Yerel Haberler
Ankara
26 Şubat 2026 Perşembe - 23:15 Bakan Gürlek: "Avukatlık kanunu daha kapsamlı bir şekilde ele almak için çalışmaya başladık" Adalet Bakanı Akın Gürlek, avukatlık mesleğinin güçlenmesi için yalnızca tekil düzenlemelerin yeterli olmayacağını konunun bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirterek, "Bu maksatla Avukatlık kanunu daha kapsamlı bir şekilde ele almak için çalışma yapmaya ivedilikle başladık" dedi. Bakan Gürlek, Ankara 2 No’lu Barosunun düzenlediği iftar programına katıldı. Programda konuşan Bakan Gürlek, mülkün temelinin adalet, adaletin temelinin ise savunma hakkı olduğunu söyledi. Bakan Gürlek, avukatlık mesleğinin güçlenmesi için yalnızca tekil düzenlemelerin yeterli olmayacağını konunun bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirtti. Bakan Gürlek, "Bu maksatla Avukatlık Kanunu daha kapsamlı bir şekilde ele almak için çalışma yapmaya ivedilikle başladık. Yargı reformu strateji belgesinde savunmanın güçlendirilmesinin temel hedeflerinden biri olarak önümüzdeki dönemde Avukatlık Kanununu güncelleyecek avukatların birlik, beraberlik ve belge temin yetkilerini genişletecek, stajyer avukatlara destek verecek düzenlemeler yapacağız. Amacımız avukatların mesleğini güven içinde saygınlıkla ve etkin şekilde icra edebileceği bir ortamı hazırlamaktır. Savunmanın güçlenmesi, yargının güçlenmesidir. Yargının güçlenmesi ise adaletin güçlenmesidir" dedi. Avukatlar yalnızca müvekkillerini temsil etmediğini aynı zamanda hukuk devletinin teminatı olduğunu anlatan Bakan Gürlek, arabuluculuk ve uzlaştırma gibi uygulamalarda elde edilen başarılarda avukatların rolünün çok büyük olduğunu kaydederek, "Son yıllarda avukatlık mesleğini güçlendirmek için önemli adımlar attık. Hukuk mesleklerine giriş sınavını getirdik. Hukuk fakültelerine, kaliteyi arttıracak düzenlemeler yaptık. E-duruşma sistemini hayata geçirerek avukatların yargılamalarda bulundukları yerden katılmasını sağladık. UYAP entegrasyonunu genişlettik. Bazı avukatlık hizmetlerindeki KDV oranını düşürdük. Mesleğe yeni başlayan avukatlar için baro keseneği muafiyeti ve finansman desteği imkanı getirdik. Adli yardım gelirlerini arttırdık. Bunlar savunmanın sesine kulak verilerek hayata geçirilmiş düzenlemelerdir" diye konuştu.
26 Şubat 2026 Perşembe - 22:25 CHP Genel Başkanı Özel: "Filistin için verilen mücadeleye hem diplomatik desteği hem de insani desteği vermiş olan bir ülkeyiz" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak 1970’lerin başından beri Filistin meselesine, Filistin’in birliği, bütünlüğü, özgürlüğü, doğu Kudüs’te iki devletli bir yapının savunulması, bağımsız Filistin için verilen mücadeleye hem diplomatik desteği hem de insani desteği vermiş olan bir ülkeyiz" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Ankara İl Örgütünce gerçekleştirilen iftar programına katıldı. Çankaya Zübeyde Hanım Sosyal Tesisinde konuşan Özel, Ramazan ayının mübarek olmasını diledi. Özel, "Bir siyasi partiyi gençleştirmek önemli, gençlerle buluşturmak önemli. Ama bir siyasi partiyi bir yaşta olan, yaşayan bir organizma olarak görmemek lazım. Bir orman gibi görmek lazım; en genç fidelerinden, en köklü ağaçlarına, en tecrübeli olan dallarına kadar" diye konuştu. "Siyasi tarihimizin en büyük saldırılarından bir tanesi ile karşı karşıyayız" Özel, "Bugünlerde yapılan her konuşmada, her sohbette, ele mikrofon alınca yapacağınız her söylemde mutlaka içinde adalet oluyor, adalet olmadan bir şey konuşmak mümkün değil. En başta hiç şüphe yok ki siyasi tarihimizin en büyük saldırılarından bir tanesi ile karşı karşıyayız. CHP ile hizmette yarışacak takati kalmayanlar, CHP’yi itibarsızlaştırmak, belediye başkanlarını itibarsızlaştırmak ve siyasi olan ama yargı eliyle yürütülen birtakım davalar ya da dava tehditleri üzerinden milletin verdiği desteği, gösterdiği teveccühü görmezden gelmek, dikkatleri başka yere çekmek, sulandırmak ve milletin CHP’ye yönelişine bir set çekmeye çalışıyorlar. Bunun karşısında şüphesiz büyük bir cesaret, kararlılık, birlik ve beraberlik içinde mücadele ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Biz var oldukça da kimse Cumhuriyet’e, kazanımlarına, değerlerine el uzatamayacak" Özel, her zorluğa karşı ayakta kaldıklarını vurgulayarak, "Biz savaş meydanlarında kurulmuş, darbelerde kapanmış ve ilk fırsatta tekrar açılmış ve genel başkanları hapis yatmış, il başkanları siyasi cinayetlere, ilçe başkanları, üyeleri siyasi cinayetlere kurban gitmiş ama bir santim eğilmemiş bir siyasi geleneğiz. Cumhuriyet’ten önce vardık, Cumhuriyet oldukça da var olacağız. Biz var oldukça da kimse Cumhuriyet’e, kazanımlarına, değerlerine el uzatamayacak. Cumhuriyet Halk Partisi böyle bir parti" şeklinde konuştu. "Türkiye İttifakı, içinde Türkiye’nin bütün demokratlarını barındırır" CHP’nin bünyesinde barındırdığı tüm çeşitliliklerden güç aldığını söyleyen Özel, sözlerine şöyle devam etti: "Cumhuriyet Halk Partililer, bir yaşam biçiminin tek başına tercih eden insanların oluşturduğu bir yapıdan değil, Anadolu’nun bütün renklerini, bütün inançlarını, bütün mezheplerini, bütün yaşam biçimlerini içinde barındıran ama ülkenin bölünmez bütünlüğü, ay yıldızlı al bayrak ve kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk sevgisinde birleşen koca bir ailedir. Bu ailenin varlığı, son girdiğimiz yerel seçimlerde ay yıldızlı al bayrağımızdan rengini alan Türkiye İttifakı’na katılmıştır. Türkiye İttifakı, içinde Türkiye’nin bütün demokratlarını barındırır. Türkiye İttifakı, sosyal demokratların, muhafazakar demokratların, milliyetçi demokratların, liberal demokratların, Kürt demokratların bir arada olduğu, bir arada yaşamı savundukları, ülkenin varlığı, birliği, bütünlüğü için hep birlikte olan, ülkedeki herkesin inancına saygılı, inancını yaşamasına saygılı, tüm özgürlüklerin teminatı ve Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında bir kez daha yüzyıl öncesinde olduğu gibi tüm Anadolu’yu ve Trakya’yı kapsayan, kucaklayan milletin kol kola girerek ayağa kalktığı, bütün zorluklardan, bütün kuşatmalardan birlikte kurtuldukları bir süreci yeniden yaşamanın adıdır." "Hep birlikte çok güzel günlere omuz omuza, kol kola yürümeye kararlıyız" Özel, omuz omuza yürümeye kararlı olduklarını vurgulayarak, "Biz Türkiye olarak biriz, beraberiz. Ülkemizle, vatanımızla, milletimizle, bayrağımızla, Atatürk’ümüzle birlikte bundan sonraki süreçte Türkiye’nin yüzde 90, 95’i olarak, bu büyük aile olarak aramıza nifak sokmaya çalışanlara, farklılıklardan kavga çıkarmaya çalışanlara, sürtüşmeden tansiyon, tansiyondan siyasi nema çıkarmaya çalışanlara karşı biz birbirimizi seviyoruz ve hep birlikte çok güzel günlere omuz omuza, kol kola yürümeye kararlıyız. Biz Türkiye’yiz ve Türkiye’yi çok seviyoruz" açıklamasında bulundu. "Filistin için verilen mücadeleye hem diplomatik desteği hem de insani desteği vermiş olan bir ülkeyiz" Türkiye olarak 1970’lerin başından beri Filistin için verilen mücadeleye destek olduklarını aktaran Özel, şu ifadeleri kullandı: "Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak 1970’lerin başından beri Filistin meselesine, Filistin’in birliği, bütünlüğü, özgürlüğü, doğu Kudüs’te iki devletli bir yapının savunulması, bağımsız Filistin için verilen mücadeleye hem diplomatik desteği hem de insani desteği vermiş olan bir ülkeyiz. Buna uluslararası dünya da onunla birlikte Türkiye de vermesi gereken en sert reaksiyonu doğru zamanda vermedi. Ortaya çıkan tabloda kimse masum değil. Ama şimdi Trump‘ın Amerika’nın başına yeniden gelmesiyle, Gazze’ye dönük bakıp ‘Buraları güzelmiş. Orada Filistinlilere yer yok. Etraftaki Müslüman ülkelere onları dağıtacağım. Oraya kocaman oteller yapacağım, kumarhaneler açacağım. Plajları çok güzel. Önünde de çok petrol var, hidrokarbon var. Orayı istiyorum’ dediği yer Gazze. Şimdi bir Gazze Barış Planı ortaya attı. Bir heyete uluslararası camiayı davet etti. Aklı başında, gerçek Filistin dostu, Amerika’dan korkmayan, bir takım çıkar ilişkileri içinde olmayan ülkeler bu işe mesafe koydular."
Bakan Uraloğlu: "Ocak ayında toplam 17 milyon 785 bin 633 yolcuya hizmet verdik"
08 Şubat 2026 Pazar - 12:51 Bakan Uraloğlu: "Ocak ayında toplam 17 milyon 785 bin 633 yolcuya hizmet verdik" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Ocak ayında direkt transit yolcular ile birlikte toplam 17 milyon 785 bin 633 yolcuya hizmet verdik" dedi. Bakan Uraloğlu, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü (DHMİ) tarafından hazırlanan 2026 yılı Ocak ayına ilişkin havayolu uçak, yolcu ve yük istatistiklerini değerlendirdi. "Toplam uçak trafiği üst geçişler ile birlikte 179 bin 78’e ulaştı" Uraloğlu, yolcu ve çevre dostu havalimanlarında iniş-kalkış yapan uçak sayısının iç hatlarda 68 bin 371, dış hatlarda ise 62 bin 749 olduğuna ifade ederek, "Böylece toplam uçak trafiği üst geçişler ile birlikte 179 bin 78’e ulaştı. Ocak ayında hizmet verilen uçak trafiği 2025 yılının aynı ayı ile kıyaslandığında üst geçişler dahil toplam uçak trafiğinde yüzde 1,8 artış meydana geldi" açıklamalarında bulundu. "Ocak ayında toplam 17 milyon 785 bin 633 yolcuya hizmet verdik" Türkiye genelinde hizmet veren havalimanlarındaki yolcu trafiğine ilişkin de bilgi veren Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "Yılın ilk ayında iç hat yolcu trafiği 8 milyon 200 bin 145, dış hat yolcu trafiği 9 milyon 572 bin 922 oldu. Ocak ayında direkt transit yolcular ile birlikte toplam 17 milyon 785 bin 633 yolcuya hizmet verdik. 2026 yılının Ocak ayında hizmet verilen yolcu trafiği geçen yılının aynı ayı ile kıyaslandığında direkt transit dahil toplam yolcu trafiğinde yüzde 9,6 artış gerçekleşti. Havalimanları yük trafiği ise iç hatlarda 75 bin 621 ton, dış hatlarda 326 bin 245 ton olmak üzere toplamda 401 bin 866 tona ulaştı." "Yolcu trafiği 2025 yılının aynı ayı ile kıyaslandığında yüzde 7 artış gösterdi" İstanbul Havalimanı’na ocak ayında iniş-kalkış yapan uçak trafiğinin iç hatlarda 9 bin 265, dış hatlarda 35 bin 825 olmak üzere toplamda 45 bin 90’a ulaştığını belirten Uraloğlu, "Bu havalimanında iç hatlarda 1 milyon 329 bin 833, dış hatlarda 5 milyon 580 bin 975 olmak üzere toplamda 6 milyon 910 bin 808 yolcuya hizmet verildi. Toplam yolcu trafiği 2025 yılının aynı ayı ile kıyaslandığında yüzde 7 artış gösterdi" diye konuştu. İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nda ise Ocak ayında iniş-kalkış yapan uçak trafiğinin iç hatlarda 9 bin 479, dış hatlarda 14 bin 209 olmak üzere toplamda 23 bin 688 olarak gerçekleştiğini belirten Uraloğlu, "Yolcu trafiği ise iç hatlarda 1 milyon 752 bin 332, dış hatlarda 2 milyon 437 bin 642 olmak üzere toplamda 4 milyon 189 bin 974 oldu. 2026 yılının Ocak ayında hizmet verilen toplam yolcu trafiği de 2025 yılının aynı ayı ile kıyaslandığında yüzde 14 artış gösterdi. Böylece İstanbul Havalimanı ile Sabiha Gökçen Havalimanı’nı bir ayda kullanan yolcu sayısı 11,1 milyonu aştı. Havayolunu tercih eden neredeyse her iki yolcudan biri İstanbul’daki havalimanlarından seyahat etti. Genel havacılık faaliyetlerinin devam ettiği İstanbul Atatürk Havalimanı’nda ise bin 862 uçak trafiği gerçekleşti" dedi. "Turizm merkezlerindeki havalimanlarında bir ayda 2 milyon 285 bin 422 yolcu ağırlandı" Ocak ayında; turizm merkezlerindeki havalimanlarında iç hatlarda 1 milyon 446 bin 366, dış hatlarda 839 bin 56 olmak üzere toplamda 2 milyon 285 bin 422 yolcu trafiği gerçekleştiğini kaydeden Uraloğlu, "Yılın ilk ayında İzmir Adnan Menderes Havalimanı’nda 978 bin 647, Antalya Havalimanı’nda 1 milyon 74 bin 277, Muğla Dalaman Havalimanı’nda ise 89 bin 53 yolcuya hizmet verildi. Muğla Milas-Bodrum Havalimanı’nda toplamda 108 bin 763 yolcuya hizmet verilirken Gazipaşa Alanya Havalimanı’nda toplamda 34 bin 682 yolcu trafiği gerçekleşti" şeklinde konuştu.
Bakan Göktaş: "Aile ve Gençlik Fonu’ndan yararlanan 5 bin 926 çiftin 5 bin 992 çocuğu dünyaya geldi"
08 Şubat 2026 Pazar - 12:45 Bakan Göktaş: "Aile ve Gençlik Fonu’ndan yararlanan 5 bin 926 çiftin 5 bin 992 çocuğu dünyaya geldi" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Gençlik Fonu’ndan şu ana kadar yararlanan 5 bin 926 çiftin, 5 bin 992 çocuğunun dünyaya geldiğini duyurdu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Aile ve Gençlik Fonu, gençlerin evliliğe adım atmalarını kolaylaştırırken aile kurumunun güçlendirilmesine önemli katkılar sunmaya devam ediyor. Bakan Göktaş, 2025 Aile Yılı’nda ‘Aile ve Gençlik Fonu’nu 81 ilde yaygınlaştırdıklarını vurgulayarak, şu ana kadar fondan yararlanan 5 bin 926 çiftin, 5 bin 992 çocuğunun dünyaya geldiğini açıkladı. Bakan Göktaş, fon kapsamında bugüne kadar 9 milyar 386 milyon lira kredi ödemesi yaptıklarını belirtti. "Faizsiz kredi miktarını yükselterek, 25 yaşına kadar olan gençlerimiz için 250 bin lira, 26 ila 29 yaş arasındaki gençlerimiz için 200 bin lira olarak belirledik" Aile ve Gençlik Fonu’nun umut verici olduğunu ifade eden Göktaş, "Faizsiz sunduğumuz kredi miktarını yükselterek, 25 yaşına kadar olan gençlerimiz için 250 bin lira, 26 ila 29 yaş arasındaki gençlerimiz için 200 bin lira olarak belirledik. 48 ay içinde çocuk sahibi olan gençlerimize ise her çocuk için 12 ay erteleme imkanı sunduk. Bu gençlerde anne olma yaşı ortalaması 23, baba olma yaşı ortalama 26. Bu veri Aile ve Gençlik Fonu’nun işlevselliği açısından da son derece umut verici" açıklamalarında bulundu. "Proje çerçevesinde 75 bin 972 çift kredi almaya hak kazandı" Bakan Göktaş, Aile ve Gençlik Fonu’na Türkiye genelinde bugüne kadar toplam 197 bin 541 başvuru yapıldığını belirterek, "Proje çerçevesinde 75 bin 972 çift kredi almaya hak kazandı. Öte yandan 147 bin 126 kişi eğitim ve danışmanlık hizmetlerinden yararlandı" ifadelerini kullandı.
Nurol Teknoloji’den balistik seramikte ezber bozan üretim: Küresel arz açığına Türkiye’den yanıt
08 Şubat 2026 Pazar - 11:52 Nurol Teknoloji’den balistik seramikte ezber bozan üretim: Küresel arz açığına Türkiye’den yanıt Nurol Teknoloji Genel Müdürü Serpil Gönenç Dinçer, artan jeopolitik gerilimlerin balistik seramiğe talebi hızla artırdığını belirterek, Türkiye’nin bu alanda küresel ölçekte kritik bir tedarikçi konumuna yükseldiğini söyledi. Artan küresel güvenlik riskleri ve jeopolitik gerilimler, balistik koruma sistemlerine yönelik talebi hızla artırırken, ileri teknik seramiklerdeki arz sıkıntısı ülkeleri alternatif tedarik kaynaklarına yönlendiriyor. Artan tehdit seviyeleri balistik seramiği stratejik hale getirdi Nurol Teknoloji Genel Müdürü Serpil Gönenç Dinçer, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, özellikle yüksek tehdit seviyelerinin olduğu dönemlerde balistik seramiğin stratejik öneminin daha da arttığını söyledi. Dinçer, "Gerginliğin bu kadar yükseldiği bir ortamda tehdit seviyelerinin yüksek olması çok normal. Bu tehdit seviyelerini karşılayabilmek için seramiğe ihtiyaç var. Ancak dünyanın seramik arzı bu talepleri karşılama konusunda zayıf kalıyor" dedi. İleri teknik balistik seramikte entegre üretim kabiliyeti Nurol Teknoloji’nin ileri teknik balistik seramik üreticisi olduğunu vurgulayan Dinçer, alümina, silisyum karbür ve bor karbür seramiklerinin şirket bünyesinde üretilebildiğini belirtti. Almanya’da satın alınan Industrie Keramik Hochrhein firmasıyla birlikte ileri teknik seramik tozları üretiminde de yetkinlik kazanıldığını ifade eden Dinçer, "Artık sadece seramik değil, seramiğin tozunu da üreten bir firma konumundayız" diye konuştu. "Ezber bozuyoruz, balistik toz reçetelerini yeniden yazıyoruz" Bu entegrasyonun yeni ürünlerin önünü açtığını belirten Dinçer, "Balistik seramik alanında bugüne kadar yapılmış ürünlerin ötesine geçebiliyoruz. Balistik tozların reçetelerini yeniden şekillendiriyoruz. Kendi balistik tecrübemizi, Industrie Keramik Hochrhein’in toz üretim tecrübesiyle birleştiriyoruz" ifadelerini kullandı. Hibrit seramiklerle daha hafif zırhlar Dinçer, bor karbür ve silisyum karbürün harmanlandığı hibrit seramiklerin farklı oranlarda geliştirildiğini, özellikle 60’a 40 hibrit seramiğin pazara sunulduğunu belirterek, bu ürünlerin müşteriler tarafından aktif olarak kullanılmaya başlandığını söyledi. Bu sayede daha hafif ve çoklu atışa daha dayanıklı zırhların üretilebildiğini kaydeden Dinçer, "Biz daha hafif seramikler üretebiliyoruz, müşterilerimiz de daha hafif zırhlar geliştirebiliyor" dedi. Yüzde 100 bor karbür seramik için geri sayım Nurol Teknoloji’nin seramik Ar-Ge çalışmalarının yoğun şekilde sürdüğünü vurgulayan Dinçer, çok yakında yüzde 100 bor karbür seramiğe ilişkin yeni bir ürünün müjdesini vermeyi hedeflediklerini söyledi. "Birçok ülke üretimini dışarıyla paylaşmıyor" Dinçer, birçok ülkenin balistik seramik üretimini kendi ihtiyaçlarını karşılayacak seviyede tuttuğunu ya da üretim fazlasını paylaşmadığını belirterek, "En yüksek koruma seviyesine sahip, çok hafif zırh ihtiyacınız varsa, bunu temin edebileceğiniz seçenekler çok sınırlı. Bu noktada Türkiye öne çıkıyor" değerlendirmesinde bulundu. Yıllık en az 100 bin bor karbür seramik üretim kapasitesi Türkiye’nin güvenlik güçlerinin bor karbür seramikli zırhlar kullandığını belirten Dinçer, üretim hatlarının aktif şekilde çalıştığına dikkati çekti. Bor karbür seramik üreten ABD ve İsrail’in zırhlarını diğer ülkelere çok fazla ihracat yapmadığını aktaran Dinçer, "Gerek madde konusunda gerek seramikler konusunda genelde kendi ülkelerinin ihtiyaçlarını karşılayacak kadar üretiyorlar ya da daha fazlasını üretiyorlarsa da çok fazla dışarı ile paylaşmıyorlar. Dolayısıyla da sizin eğer en yüksek koruma seviyeli, çoklu atışa en çok dayanıma olan, hele de böyle bir ortamda ihtiyaca binaen çok hafif zırhlar ihtiyacınız varsa, bunu yapabileceğiniz, alabileceğiniz, bu seramikleri alabileceğiniz aslında tek bir tane seçeneğiniz kalıyor. Bu da Türkiye. Bu anlamda da Nurol Teknoloji çok büyük bir kapasiteye sahip. Bir senede en az 100 bin adet bor karbür seramik üretebilir durumdayız ve de bu kapasitemizi dolduruyoruz" şeklinde konuştu. Türkiye’nin balistik koruma ihtiyacının yaklaşık yüzde 95’ini karşılayan Nurol Teknoloji, Milli Savunma Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, kuvvet komutanlıkları, jandarma, emniyet ve diğer güvenlik kurumlarının ihtiyaçlarını, en hafif ve en yüksek koruma seviyesine sahip ürünlerle karşılıyor. Balistik zırhları yurt dışında da yoğun talep gören Nurol Teknoloji, personel koruma çözümlerinin yanı sıra araç koruma ve platform koruma alanlarında da geniş bir ürün portföyüyle hizmet veriyor. Zırhlar ilk darbeyi sahada değil, bilgisayarda görüyor Balistik sektörde test odaklı yaklaşımın maliyetli olduğuna dikkat çeken Dinçer, Nurol Teknoloji’nin simülasyon tabanlı bir Ar-Ge altyapısı kurduğunu anlattı. Malzemelerin kapsamlı şekilde karakterize edildiğini, gerçek test sonuçlarıyla simülasyon verilerinin karşılaştırıldığını belirten Dinçer, "Şu anda simülasyon altyapımız gerçek testlerle yüzde 95’in üzerinde örtüşüyor" dedi. Simülasyon altyapısı üretim süreçlerine de yön veriyor Simülasyon altyapısı ile hem mühendislik hem malzemeden hem zamandan tasarruf ettiklerini dile getiren Dinçer, ürünlerini daha hızlı bir şekilde müşterilerine ulaştırdıklarını kaydetti. Bu altyapının yalnızca ürün tasarımında değil, seramik üretim proseslerinde de aktif olarak kullanıldığını belirten Dinçer, şu ifadeleri kullandı: "Üstelik bu analiz simülasyon altyapımızı kurduktan sonra sadece zırh tarafında değil, seramik tarafında da kullanıyoruz. Biz şu anda bir seramiğimizi tüm basım kriterleri, uygulanması gereken basınçtan tutun, aslında nasıl bir geometride bir kalıp yapılmasına kadar her şeyi simülasyonda önceden görüyoruz. Daha sonra ona göre üretimlerimizi yapıyoruz. Dolayısıyla hem ürün hem proses değiştirme anlamında çok aktif bir şekilde kullanıyoruz." Avrupa’da alımlar binlerden on binlere çıktı Nurol Teknoloji’nin ihracatının ağırlıklı olarak Avrupa ve Amerika’ya yapıldığını ifade eden Dinçer, özellikle Avrupa pazarında ciddi bir artış yaşandığını dile getirerek "Artık bizim barış bölgeleri dediğimiz bölgelerde de çok ciddi ihtiyaçlar ortaya çıktı. Biz görüyoruz aktif olarak. Nurol Teknoloji’nin ihracatları çok yoğunluklu Avrupa ve Amerika tarafında. Özellikle Avrupa tarafındaki artışlar kayda değer. Eskiden binler mertebesinde olan alımlar artık birkaç on binler mertebelerine çıkmış durumda. Bir kere de bunları yapamadıkları için genelde dört senelik beş senelik alımlar şeklinde devam ediyor. Bu tek bir ülkeyle de sınırlı değil. Tüm Avrupa ülkeleri artık bu noktaya geldi. Bizim de ihraç rakamlarımıza yansıyor" diye konuştu.
Nurol Teknoloji’den balistik seramikte ezber bozan üretim: Küresel arz açığına Türkiye’den yanıt
08 Şubat 2026 Pazar - 11:45 Nurol Teknoloji’den balistik seramikte ezber bozan üretim: Küresel arz açığına Türkiye’den yanıt Nurol Teknoloji Genel Müdürü Serpil Gönenç Dinçer, artan jeopolitik gerilimlerin balistik seramiğe talebi hızla artırdığını belirterek, Türkiye’nin bu alanda küresel ölçekte kritik bir tedarikçi konumuna yükseldiğini söyledi. Artan küresel güvenlik riskleri ve jeopolitik gerilimler, balistik koruma sistemlerine yönelik talebi hızla artırırken, ileri teknik seramiklerdeki arz sıkıntısı ülkeleri alternatif tedarik kaynaklarına yönlendiriyor. Artan tehdit seviyeleri balistik seramiği stratejik hale getirdi Nurol Teknoloji Genel Müdürü Serpil Gönenç Dinçer, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, özellikle yüksek tehdit seviyelerinin olduğu dönemlerde balistik seramiğin stratejik öneminin daha da arttığını söyledi. Dinçer, "Gerginliğin bu kadar yükseldiği bir ortamda tehdit seviyelerinin yüksek olması çok normal. Bu tehdit seviyelerini karşılayabilmek için seramiğe ihtiyaç var. Ancak dünyanın seramik arzı bu talepleri karşılama konusunda zayıf kalıyor" dedi. İleri teknik balistik seramikte entegre üretim kabiliyeti Nurol Teknoloji’nin ileri teknik balistik seramik üreticisi olduğunu vurgulayan Dinçer, alümina, silisyum karbür ve bor karbür seramiklerinin şirket bünyesinde üretilebildiğini belirtti. Almanya’da satın alınan Industrie Keramik Hochrhein firmasıyla birlikte ileri teknik seramik tozları üretiminde de yetkinlik kazanıldığını ifade eden Dinçer, "Artık sadece seramik değil, seramiğin tozunu da üreten bir firma konumundayız" diye konuştu. "Ezber bozuyoruz, balistik toz reçetelerini yeniden yazıyoruz" Bu entegrasyonun yeni ürünlerin önünü açtığını belirten Dinçer, "Balistik seramik alanında bugüne kadar yapılmış ürünlerin ötesine geçebiliyoruz. Balistik tozların reçetelerini yeniden şekillendiriyoruz. Kendi balistik tecrübemizi, Industrie Keramik Hochrhein’in toz üretim tecrübesiyle birleştiriyoruz" ifadelerini kullandı. Hibrit seramiklerle daha hafif zırhlar Dinçer, bor karbür ve silisyum karbürün harmanlandığı hibrit seramiklerin farklı oranlarda geliştirildiğini, özellikle 60’a 40 hibrit seramiğin pazara sunulduğunu belirterek, bu ürünlerin müşteriler tarafından aktif olarak kullanılmaya başlandığını söyledi. Bu sayede daha hafif ve çoklu atışa daha dayanıklı zırhların üretilebildiğini kaydeden Dinçer, "Biz daha hafif seramikler üretebiliyoruz, müşterilerimiz de daha hafif zırhlar geliştirebiliyor" dedi. Yüzde 100 bor karbür seramik için geri sayım Nurol Teknoloji’nin seramik Ar-Ge çalışmalarının yoğun şekilde sürdüğünü vurgulayan Dinçer, çok yakında yüzde 100 bor karbür seramiğe ilişkin yeni bir ürünün müjdesini vermeyi hedeflediklerini söyledi. "Birçok ülke üretimini dışarıyla paylaşmıyor" Dinçer, birçok ülkenin balistik seramik üretimini kendi ihtiyaçlarını karşılayacak seviyede tuttuğunu ya da üretim fazlasını paylaşmadığını belirterek, "En yüksek koruma seviyesine sahip, çok hafif zırh ihtiyacınız varsa, bunu temin edebileceğiniz seçenekler çok sınırlı. Bu noktada Türkiye öne çıkıyor" değerlendirmesinde bulundu. Yıllık en az 100 bin bor karbür seramik üretim kapasitesi Türkiye’nin güvenlik güçlerinin bor karbür seramikli zırhlar kullandığını belirten Dinçer, üretim hatlarının aktif şekilde çalıştığına dikkati çekti. Bor karbür seramik üreten ABD ve İsrail’in zırhlarını diğer ülkelere çok fazla ihracat yapmadığını aktaran Dinçer, "Gerek madde konusunda gerek seramikler konusunda genelde kendi ülkelerinin ihtiyaçlarını karşılayacak kadar üretiyorlar ya da daha fazlasını üretiyorlarsa da çok fazla dışarı ile paylaşmıyorlar. Dolayısıyla da sizin eğer en yüksek koruma seviyeli, çoklu atışa en çok dayanıma olan, hele de böyle bir ortamda ihtiyaca binaen çok hafif zırhlar ihtiyacınız varsa, bunu yapabileceğiniz, alabileceğiniz, bu seramikleri alabileceğiniz aslında tek bir tane seçeneğiniz kalıyor. Bu da Türkiye. Bu anlamda da Nurol Teknoloji çok büyük bir kapasiteye sahip. Bir senede en az 100 bin adet bor karbür seramik üretebilir durumdayız ve de bu kapasitemizi dolduruyoruz" şeklinde konuştu. Türkiye’nin balistik koruma ihtiyacının yaklaşık yüzde 95’ini karşılayan Nurol Teknoloji, Milli Savunma Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, kuvvet komutanlıkları, jandarma, emniyet ve diğer güvenlik kurumlarının ihtiyaçlarını, en hafif ve en yüksek koruma seviyesine sahip ürünlerle karşılıyor. Balistik zırhları yurt dışında da yoğun talep gören Nurol Teknoloji, personel koruma çözümlerinin yanı sıra araç koruma ve platform koruma alanlarında da geniş bir ürün portföyüyle hizmet veriyor. Zırhlar ilk darbeyi sahada değil, bilgisayarda görüyor Balistik sektörde test odaklı yaklaşımın maliyetli olduğuna dikkat çeken Dinçer, Nurol Teknoloji’nin simülasyon tabanlı bir Ar-Ge altyapısı kurduğunu anlattı. Malzemelerin kapsamlı şekilde karakterize edildiğini, gerçek test sonuçlarıyla simülasyon verilerinin karşılaştırıldığını belirten Dinçer, "Şu anda simülasyon altyapımız gerçek testlerle yüzde 95’in üzerinde örtüşüyor" dedi. Simülasyon altyapısı üretim süreçlerine de yön veriyor Simülasyon altyapısı ile hem mühendislik hem malzemeden hem zamandan tasarruf ettiklerini dile getiren Dinçer, ürünlerini daha hızlı bir şekilde müşterilerine ulaştırdıklarını kaydetti. Bu altyapının yalnızca ürün tasarımında değil, seramik üretim proseslerinde de aktif olarak kullanıldığını belirten Dinçer, şu ifadeleri kullandı: "Üstelik bu analiz simülasyon altyapımızı kurduktan sonra sadece zırh tarafında değil, seramik tarafında da kullanıyoruz. Biz şu anda bir seramiğimizi tüm basım kriterleri, uygulanması gereken basınçtan tutun, aslında nasıl bir geometride bir kalıp yapılmasına kadar her şeyi simülasyonda önceden görüyoruz. Daha sonra ona göre üretimlerimizi yapıyoruz. Dolayısıyla hem ürün hem proses değiştirme anlamında çok aktif bir şekilde kullanıyoruz." Avrupa’da alımlar binlerden on binlere çıktı Nurol Teknoloji’nin ihracatının ağırlıklı olarak Avrupa ve Amerika’ya yapıldığını ifade eden Dinçer, özellikle Avrupa pazarında ciddi bir artış yaşandığını dile getirerek "Artık bizim barış bölgeleri dediğimiz bölgelerde de çok ciddi ihtiyaçlar ortaya çıktı. Biz görüyoruz aktif olarak. Nurol Teknoloji’nin ihracatları çok yoğunluklu Avrupa ve Amerika tarafında. Özellikle Avrupa tarafındaki artışlar kayda değer. Eskiden binler mertebesinde olan alımlar artık birkaç on binler mertebelerine çıkmış durumda. Bir kere de bunları yapamadıkları için genelde dört senelik beş senelik alımlar şeklinde devam ediyor. Bu tek bir ülkeyle de sınırlı değil. Tüm Avrupa ülkeleri artık bu noktaya geldi. Bizim de ihraç rakamlarımıza yansıyor" diye konuştu.
Kırmızı bültenle aranan 9 suçlu ve ulusal seviyede aranan 6 suçlu Türkiye’ye getirildi
08 Şubat 2026 Pazar - 11:30 Kırmızı bültenle aranan 9 suçlu ve ulusal seviyede aranan 6 suçlu Türkiye’ye getirildi İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "Kırmızı bültenle aradığımız 9, ulusal seviyede aradığımız 6 suçluyu ülkemize getirdik" dedi. Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, kırmızı bültenle aranan 9 suçluyu ve ulusal seviyede aranan yurt dışındaki 6 suçluyu, Türkiye’ye getirildiğini duyurdu. Yerlikaya paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "15 suçluyu daha ülkemize getirdik. Kırmızı bültenle aradığımız 9, ulusal seviyede aradığımız yurt dışındaki 6 suçluyu, Gürcistan (6), Almanya (4), Karadağ (2), Azerbaycan, Kuzey Makedonya ve Yunanistan’dan ülkemize getirdik. Kırmızı bültenle aradığımız; ‘Tasarlayarak Öldürme ve Kasten Öldürme’ suçlarından aranan A.K. isimli şahıs Almanya’da, Bodrum’da eski eşi Rus I.D. (42) ile kızı D.D.’nin (15) öldürülüp sarp araziye atılması olayının şüphelisi olarak aranan Litvanya uyruklu A.K. Almanya’da yakalanarak ülkemize iadesi sağlandı. ‘Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma veya Sağlama’ suçundan aranan İ.A. isimli şahıs Almanya’da, ‘Kasten Yaralama, Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını İhlal Etme, Basit Yaralama, Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması, Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri Satın Alma veya Taşıma veya Bulundurma, Yaralama, Mala Zarar Verme’ suçlarından aranan M.D. isimli şahıs Almanya’da, ‘Kasten Öldürme’ suçundan aranan S.G. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Kasten Öldürme’ suçundan aranan S.G. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Kasten Öldürme, Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri Satın Alma veya Taşıma veya Bulundurma’ suçlarından aranan Ö.Y. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Uyuşturucu Madde İhraç Etme’ suçundan kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan M.M. isimli şahıs Karadağ’da, ‘Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma, Yağma, Tehdit’ suçlarından aranan G.A. isimli şahıs Karadağ’da, ‘Dolandırıcılık’ suçundan aranan M.S.E. isimli şahıs Kuzey Makedonya’da, ulusal seviyede aradığımız; ‘Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık’ suçundan aranan B.G. isimli şahıs Almanya’da, ‘Kasten Öldürmeye Teşebbüs’ suçundan aranan S.Ö. isimli şahıs Yunanistan’da, ‘Kasten Öldürme, Yaralama’ suçlarından aranan N.U. isimli şahıs Azerbaycan’da, ‘Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı’ suçundan aranan A.S. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Hırsızlık’ suçundan ulusal seviyede aranan S.G. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Dolandırıcılık’ suçundan ulusal seviyede aranan S.G. isimli şahıs Gürcistan’da yakalandı ve ülkemize iadeleri sağlandı. EGM Interpol-Europol Daire Başkanlığımızı, Adalet Bakanlığı görevlilerini, Dışişleri Bakanlığı görevlilerini, KOM, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıklarımızı, Siber ve Asayiş Daire Başkanlıklarımızı tebrik ediyorum. Kırmızı Bültenle aradığımız, organize suç örgütü üyelerini, zehir tacirlerini yakalayıp ülkemize tek tek geri getireceğiz. Kaçış yok."
Kırmızı bültenle aranan 9 suçlu ve ulusal seviyede aranan 6 suçlu Türkiye’ye getirildi
08 Şubat 2026 Pazar - 10:52 Kırmızı bültenle aranan 9 suçlu ve ulusal seviyede aranan 6 suçlu Türkiye’ye getirildi İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "Kırmızı bültenle aradığımız 9, ulusal seviyede aradığımız 6 suçluyu, ülkemize getirdik" dedi. Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, kırmızı bültenle aranan 9 suçluyu ve ulusal seviyede aranan yurt dışındaki 6 suçluyu, Türkiye’ye getirildiğini duyurdu. Yerlikaya paylaşımında şu ifadelere yer verdi; "15 Suçluyu daha ülkemize getirdik. Kırmızı bültenle aradığımız 9, ulusal seviyede aradığımız yurt dışındaki 6 suçluyu, Gürcistan(6), Almanya(4), Karadağ(2), Azerbaycan, Kuzey Makedonya ve Yunanistan’dan ülkemize getirdik. Kırmızı bültenle aradığımız; ‘Tasarlayarak Öldürme ve Kasten Öldürme’ suçlarından aranan A.K. isimli şahıs Almanya’da, Bodrum’da eski eşi Rus I. D. (42) ile kızı D. D.’nin (15) öldürülüp sarp araziye atılması olayının şüphelisi olarak aranan Litvanya uyruklu A. K. Almanya’da yakalanarak ülkemize iadesi sağlandı. ‘Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma veya Sağlama’ suçundan aranan İ.A. isimli şahıs Almanya’da, ‘Kasten Yaralama, Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını İhlal Etme, Basit Yaralama, Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması, Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri Satın Alma veya Taşıma veya Bulundurma, Yaralama, Mala Zarar Verme’ suçlarından aranan M.D. isimli şahıs Almanya’da, ‘Kasten Öldürme’ suçundan aranan S.G. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Kasten Öldürme’ suçundan aranan S.G. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Kasten Öldürme, Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri Satın Alma veya Taşıma veya Bulundurma’ suçlarından aranan Ö.Y. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Uyuşturucu Madde İhraç Etme’ suçundan kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan M.M. isimli şahıs Karadağ’da, ‘Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma, Yağma, Tehdit’ suçlarından aranan G.A. isimli şahıs Karadağ’da, ‘Dolandırıcılık’ suçundan aranan M.S.E. isimli şahıs Kuzey Makedonya’da, ulusal seviyede aradığımız; ‘Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık’ suçundan aranan B.G. isimli şahıs Almanya’da, ‘Kasten Öldürmeye Teşebbüs’ suçundan aranan S.Ö. isimli şahıs Yunanistan’da, ‘Kasten Öldürme, Yaralama’ suçlarından aranan N.U. isimli şahıs Azerbaycan’da, ‘Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı’ suçundan aranan A.S. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Hırsızlık’ suçundan ulusal seviyede aranan S.G. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Dolandırıcılık’ suçundan ulusal seviyede aranan S.G. isimli şahıs Gürcistan’da yakalandı ve ülkemize iadeleri sağlandı. EGM Interpol-Europol Daire Başkanlığımızı, Adalet Bakanlığı görevlilerini, Dışişleri Bakanlığı görevlilerini, KOM, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıklarımızı, Siber ve Asayiş Daire Başkanlıklarımızı tebrik ediyorum. Kırmızı Bültenle aradığımız, organize suç örgütü üyelerini, zehir tacirlerini yakalayıp ülkemize tek tek geri getireceğiz. Kaçış yok."
ASO Başkanı Ardıç: "Üretimde katma değeri yükseltecek çalışmaları öncelikli görüyoruz"
08 Şubat 2026 Pazar - 10:32 ASO Başkanı Ardıç: "Üretimde katma değeri yükseltecek çalışmaları öncelikli görüyoruz" Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, "ASO olarak; sanayi işletmelerimizin dijital, yeşil ve yapay zeka odaklı dönüşümünü hızlandıracak, üretimde katma değeri yükseltecek çalışmaları öncelikli görüyoruz" dedi. ASO Başkanı Ardıç, Yönetim Kurulu Üyeleri ile birlikte Gebze Bilişim Vadisi ve İstanbul MEXT Teknoloji Merkezi’ni ziyaret etti. ASO Başkanı Seyit Ardıç başkanlığında, Başkan Yardımcıları Mete Çağlayan ve Ercan Ata, Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Osmanbeyoğlu, Halit Erol, Burcu Özbozkurt, Ertuğrul Onat, Levent Akçakoca, Zafer Korkmaz, ASO Genel Sekreteri Prof. Dr. Mehmet Cansız ve Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Ahmet Dinçer’in yer aldığı heyetin ilk durağı Gebze Bilişim Vadisi oldu. Bilişim Vadisi’nde ASO teknoloji üssü vizyonu Ziyarette, Bilişim Vadisi Genel Müdür Yardımcısı Tuba Öztepe ve ekibinden yürütülen faaliyetler ve projeler hakkında bilgi alındı. Ankara Sanayi Odası’nın kuruluş hazırlıklarını hızla sürdürdüğü; teknoloji tabanlı girişimciliği, Ar-Ge’yi ve üretimi bir araya getirecek vizyon projesi ASO Teknoloji Üssü kapsamında, Türkiye’nin yüksek teknolojili üretim ekosistemine değer katacak yaklaşımlar üzerine karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu. Kocaeli sanayi odası ile birlik ve dayanışma vurgusu ASO Yönetimi, Kocaeli Sanayi Odası’nı da ziyaret ederek, Oda Başkanı Ayhan Zeytinoğlu ve Yönetim Kurulu Üyeleri ile bir araya geldi. Ardıç, Kocaeli’nin güçlü üretim kültürü ve tecrübesinin önemine dikkat çekerek, "Sanayi odaları olarak; birlik, dayanışma ve ortak akıl içinde hareket ettikçe, sanayimizin geleceğini çok daha sağlam temeller üzerinde inşa edeceğimize inanıyorum" dedi. Dijital, yeşil ve yapay zeka odaklı dönüşüm ASO Yönetimi’nin Marmara Bölgesi’ndeki ikinci durağı, İstanbul’da Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) tarafından hayata geçirilen MEXT Teknoloji Merkezi oldu. ASO Başkanı Seyit Ardıç ve Yönetim Kurulu Üyeleri, MEXT Teknoloji Merkezi Genel Müdürü Efe Erdem ve Dijital Dönüşüm Yöneticisi Furkan Koyuncu’dan; sanayide dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm ve yapay zeka uygulamalarına yönelik yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. "Üretimde katma değeri yükseltecek çalışmaları öncelikli görüyoruz" Sanayinin rekabet gücünü belirleyen en temel alanların başında; dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve yapay zekanın üretim süreçlerine etkin biçimde entegre edilmesinin geldiğini belirten Ardıç, "Bu alanlarda atılan her somut adım, sanayimizin verimliliğini ve küresel rekabet gücünü doğrudan artırıyor. Ankara Sanayi Odası olarak; sanayi işletmelerimizin dijital, yeşil ve yapay zeka odaklı dönüşümünü hızlandıracak, üretimde katma değeri yükseltecek çalışmaları öncelikli görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu. ASO Yönetimi’nin bir sonraki adresi ise İstanbul Sanayi Odası (İSO) oldu. Seyit Ardıç Başkanlığındaki ASO heyeti, İSO Başkanı Erdal Bahçıvan ve Yönetim Kurulu Üyeleri ile bir araya geldi. İSO Başkanı Bahçıvan, ASO heyetini İSO’da ilk kez ağırlamanın memnuniyetini duyduklarını belirtti. Sanayinin güncel konularının sanayiciler tarafından her zaman istişare edilmesi gerektiğine vurgu yapan Bahçıvan, sanayicilerin hem ulusal hem de uluslararası düzeyde karşılaştıkları zorluklara karşı birlikte hareket etmenin, sektörün geleceği için kritik bir rol oynadığını belirtti. "Dayanışma ruhumuz sanayimizin en büyük gücü" Seyit Ardıç da yaptığı konuşmada, 18 Kasım 1963’te kurulan ASO’nun kuruluş sürecinde İstanbul Sanayi Odası’nın sağladığı katkıya dikkati çekerek, "Türk sanayicisinin bu dayanışma ruhu, ülkemiz sanayisinin en büyük gücüdür" ifadelerini kullandı. Ardıç, İSO’nun tecrübe ve birikimiyle; Ankara’nın teknoloji ve yüksek katma değerli üretim gücü birleştiğinde Türkiye sanayisinin çok daha ileriye taşınacağına dikkat çekti. Toplantıda, dünya ve Türkiye ekonomisinde yaşanan gelişmeler ve sanayiye etkileri istişare edildi.