Yerel Haberler
Ankara
RTÜK’ten bazı televizyon kanallarına ceza 22 Nisan 2026 Çarşamba - 16:45:26 Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), "abartılı şiddet, çocuk ve gençlere zarar veren içerikler" gerekçesiyle bazı televizyon kanallarına yaptırım uyguladı. RTÜK, gündemdeki yayın ihlallerini incelemek üzere toplandı. TLC adlı medya hizmet sağlayıcı kuruluş tarafından 13 Nisan’da yayınlanan ‘GEBER!’ isimli yabancı filmin "geneline hakim olan şiddet unsurlarının suçluların güç mücadelesinde başvurdukları başlıca çözüm yöntemi olarak gösterildiğine ve filmde yer verilen şiddet sahnelerinin şiddetin normalleştirdiğine" karar veren Üst Kurul, TLC adlı medya hizmet sağlayıcı kuruluşa 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendinde yer alan ‘şiddeti özendirici veya kanıksatıcı olamaz’ hükmünü ihlalden idari para cezası ve program durdurma yaptırımı uyguladı. "Zuhal Topal’la Yemekteyiz" yarışmasındaki sözler nedeniyle TV8’e ceza RTÜK, TV8’de 7 Nisan’da yayınlanan Zuhal Topal’la Yemekteyiz isimli programla ilgili resen başlatılan incelemeyi ve İletişim Merkezi’ne iletilen çok sayıda vatandaş şikayetini değerlendirdi. Üst Kurul, programa yarışmacı olarak katılan 70 yaşındaki emekli devlet memuru şahsa yönelik diğer yarışmacıların kullandığı ‘Kokoşum’, ‘Görmüyor’, ‘Titreme, dökeceksin’, ‘İlaçlarını içtin mi?’, ‘Senin burada ne işin var?’, ‘Yürüyemiyorsun’, ‘Sekiz bakıyorsun’ ve ‘Yaşınızın kadını değilsiniz’ gibi söylemlerle "yarışmacının küçük düşürüldüğüne ve bu durumun insan onuruna saldırı olduğuna" karar verdi. Bu söylemlerin yanı sıra "kadın yarışmacının ’Yemek dışında yorum yapmayın’, ’Yaşımla ilgili konuşmayın’ demesine rağmen diyalogların devam ettiği ve sunucunun bu durumu sonlandırmadığının tespit edildiği" belirtildi. "Canlı olarak yayınlanmayan ve montajlandıktan sonra ekranlara getirilen söz konusu bölümde yaşlılara yönelik aşağılamaların tamamen reyting amaçlı korunduğu ve sunucunun da diğer yarışmacılara müdahale etmediği" ifade edildi. Bu gerekçelerle TV8’e 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un ‘Yayın ilkeleri’ başlıklı 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi ‘İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz. Kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez’ hükmünü ihlal etmekten idari para cezası verildi. Kanal 26’ya ceza RTÜK, Kanal 26 televizyonunda 13 Nisan’da yayınlanan Açık Futbol programı nedeniyle ceza verdi. "Programda sarf edilen eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, insan onuruna aykırı ve aşağılayıcı olduğu" ifade edilirken, bahsi geçen kanala 6112 Sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan ‘İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz. Kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez’ hükmünü ihlal etmekten idari para cezası kesildi.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 16:16 Bakan Güler şehit ve gazilerin çocuklarıyla bir araya geldi Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, şehit ve gazilerin çocuklarıyla bir araya geldi. Bakan Güler, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla şehit ve gazilerin çocuklarını Milli Savunma Bakanlığında ağırladı. Bakan Güler, çocukların bayramını kutlayarak, "Bugün hep birlikte çok güzel bir bayramı kutlamanın tarifsiz mutluluğu içerisindeyiz. Sizlerin sevincini, umutlarını ve hayallerini paylaştığımız ve gözlerinizdeki heyecanı gördüğümüz böylesine özel bir günde siz değerli evlatlarımızı Bakanlığımızda ağırlamaktan büyük bir mutluluk duyuyorum" ifadelerini kullandı. "Bugün bayrağımız göklerde özgürce dalgalanıyorsa bunu aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize borçluyuz" Milli Mücadele’nin milletin kaderini değiştiren en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu söyleyen Bakan Güler, 23 Nisan’ın yalnızca bir bayram değil, özgürlüğün ve güçlü bir geleceğe olan inancın sembolü olduğunu vurguladı. Güler, "Bugün bayrağımız göklerde özgürce dalgalanıyorsa ve bizler bu topraklarda huzur içinde yaşayabiliyorsak bunu aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize borçluyuz. Onlar sizlerin güven içinde büyümesi, hayaller kurabilmesi ve güzel bir geleceğe ulaşabilmesi için büyük fedakarlıklar yaptılar. Bu kıymetli mirası korumak ve daha güçlü yarınlara taşımak için var gücümüzle çalışıyoruz" diye konuştu. "Sizlerin güçlü, donanımlı ve özgüvenli bireyler olarak yetişmesi, ülkemizin yarınlarını daha aydınlık kılacaktır" Şehit ve gazi çocuklarının Türkiye’nin en kıymetli hazineleri olduğunu dile getiren Güler, şu ifadeleri kullandı: "Özellikle vurgulamak isterim ki şehitlerimizin ve gazilerimizin emaneti olan ailelerimiz ve siz yavrularımız başımızın tacısınız. Bu kıymetli emanetin temsilcileri olan sizlerden beklentim kendinize güvenmeniz, merak duygunuzu hiç kaybetmemeniz ve sürekli öğrenmeye açık olmanızdır. Kitap okuyan, araştıran, soru soran ve düşündüklerini cesaretle ifade edebilen bireyler olarak yetişmeniz hem sizin hem de ülkemizin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. İleride hangi mesleği seçerseniz seçin, yaptığınız işi en iyi şekilde yapmanız ve ülkenize faydalı bireyler olmanız, en büyük hedefiniz olmalıdır. Sizler, bu ülkenin en kıymetli hazinelerisiniz ve bizler için çok değerlisiniz. Sizlerin mutluluğu ve başarısı hepimizin ortak sevincidir. Bu yüzden devletimiz sizlerin en iyi şartlarda eğitim alabilmesi güven içinde büyüyebilmesi ve hayallerini gerçekleştirebilmesi için tüm imkanlarını seferber etmektedir. Çünkü sizlerin güçlü, donanımlı ve özgüvenli bireyler olarak yetişmesi ülkemizin yarınlarını daha aydınlık kılacaktır. Milli Savunma Bakanlığı olarak bizler de her zaman yanınızda olmaya ihtiyaç duyduğunuz her an destek vermeye devam edeceğiz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle, kahraman gazilerimizi şükranla anıyorum. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınızı bir kez daha kutluyor, sizlere sağlık, mutluluk, başarı ve umut dolu bir gelecek diliyorum." Bakan Güler’e Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ile Bakan Yardımcısı Salih Ayhan da eşlik etti.
Ankara merkezli 8 ildeki et fiyatlarında manipülasyon soruşturmasında 7 kişi tutuklandı
04 Nisan 2026 Cumartesi - 11:32 Ankara merkezli 8 ildeki et fiyatlarında manipülasyon soruşturmasında 7 kişi tutuklandı Ankara merkezli 8 ilde et fiyatlarını manipüle ettikleri, arzı kısıtladıkları ve bozulmuş etleri piyasaya sürdükleri iddia edilen kişilere yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 31 şüpheliden 7’si tutuklanırken, 2 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Genel Soruşturma Bürosu tarafından Tarım ve Orman Bakanlığının suç duyurusu üzerine CİMER başvuruları ve sosyal medya paylaşımları göz önüne alınarak soruşturma başlatıldı. Başsavcılıktan yapılan açıklamada, ülke genelinde 2025 yılı Ekim ayı sonuna kadar istikrarlı bir şekilde devam eden karkas et fiyatlarında bazı besici gruplar tarafından et ve et ürünlerinin fiyatlarının manipüle edilmek suretiyle olağanüstü bir şekilde yükseltildiği, karkas et tedarikçisi firmalar tarafından arz kısıtlamasına gidilerek elde mal olmadığı ya da kesime hayvan gelmediği gibi gerekçelerle karkas et arzını fiilen durdurdukları, hastalıklı hayvanların kesilmesi ile bozulmuş etlerin piyasaya sürüldüğü yönünde yapılan tespitler neticesinde değişik illerde faaliyette bulunan büyük ölçekli besici ve karkas et tedarikçilerinin örgütsel faaliyet kapsamında ‘nitelikli dolandırıcılık, fiyatları etkileme, mal ve hizmet satımından kaçınma, bozulmuş veya değiştirilmiş gıda ticareti’ suçlarını işlediklerine dair somut delillerin tespit edilmesi üzerine operasyon başlatıldığı belirtildi. Ankara merkezli Kırşehir, Kayseri, Konya, Bursa, Balıkesir, İstanbul ve Sakarya’da 28 şüpheli ile Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılacak denetimleri önceden haber veren 5 kamu görevlisi de dahil olmak üzere toplamda 33 şüpheli hakkında 31 Mart’ta eş zamanlı gözaltı kararı verildiği kaydedildi. Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyonla 31 şüphelinin gözaltına alındığı, firari 2 şüpheli hakkında ise yakalama emri düzenlediği ifade edildi. Soruşturmanın titizlikle yürütüldüğü belirtilen açıklamada, "Gözaltında bulunan 5 şüpheli (kamu görevlileri) hakkında 1 Nisan, 16 şüpheli hakkında ise 3 Nisan tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığımızın talebiyle Sulh Ceza Hakimliğince adli kontrol kararı verilmiş, aynı tarihte tutuklamaya sevk edilen 10 şüpheliden 7’si Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanmış, 3 şüpheli de adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştır. Soruşturma tüm şüpheliler ve yine halkımızın sağlığıyla oynadığı tespit edilen, edilecek tüm kişiler yönüyle titizlikle devam etmektedir" denildi.
Prof. Dr. Fevzi Altuntaş: "Hastalıkları adeta ‘Parmak İzi’ gibi tanımlayarak kişiye özel tedavi planları oluşturabiliyoruz"
04 Nisan 2026 Cumartesi - 11:19 Prof. Dr. Fevzi Altuntaş: "Hastalıkları adeta ‘Parmak İzi’ gibi tanımlayarak kişiye özel tedavi planları oluşturabiliyoruz" Ankara Hematoloji Onkoloji Derneği (AHOD) Başkanı Prof. Dr. Fevzi Altuntaş, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında düzenlenen programda kanser tanı ve tedavisindeki son gelişmeleri aktardı. Prof. Dr. Altuntaş, hastalıkları adeta "parmak izi" gibi tanımlayarak kişiye özel tedavi planları oluşturabildiklerini ve yapay zekanın tedavi süreçlerindeki önemini vurguladı. Ankara Hematoloji Onkoloji Derneği tarafından (AHOD) 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası dolayısıyla düzenlenen programda kanser tanı ve tedavisindeki son gelişmeler ele alındı. AHOD Başkanı Prof. Dr. Fevzi Altuntaş, kanserle mücadelede erken tanının önemi, korunma yöntemleri ve yapay zeka uygulamalarının tedavi süreçlerindeki rolüne ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Kanser yönetilmesi gereken bir süreçtir Dernek Başkanı Prof. Dr. Altuntaş, kanserin artık yalnızca tedavi edilmesi gereken bir hastalık değil, yönetilmesi gereken bir süreç olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Kanserin önlenebilir bir hastalık olduğuna işaret eden Altuntaş, sigara kullanımı, obezite, alkol tüketimi ve zararlı güneş ışınlarından korunma gibi önlemlerle kanser vakalarının önemli bir kısmının engellenebileceğini paylaştı. Kanser tarama programları vatandaşlara ücretsiz Erken tanının hayati önem taşıdığını dile getiren Prof. Dr. Altuntaş, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen meme, kolorektal (kalın bağırsak / kolon) ve rahim ağzı kanseri tarama programlarının ücretsiz olduğunu hatırlatarak vatandaşların bu programlara katılımının artırılması gerektiğini hatırlattı. Prof. Dr. Altuntaş, kanserle mücadelede yalnızca fiztiksel değil, psikolojik, sosyal ve manevi iyilik halinin de önem taşıdığına dikkat çekerek, son yıllarda bilimsel gelişmelerle birlikte kanser alanında önemli bir paradigma değişimi yaşandığını ifade etti. Erken tanı ile birlikte tedavi başarı oranı yüzde 90’lara kadar çıkıyor Kanserin günümüzde çaresiz bir hastalık olmaktan çıktığını vurgulayan Prof. Dr. Altuntaş, erken tanı, doğru risk analizi ve kişiye özel tedavi yaklaşımlarının ön plana çıktığını kaydetti. Erken tanı ile birlikte tedavi başarı oranlarının yüzde 90’lara kadar çıkabildiğini ve kanser kaynaklı ölümlerin önemli ölçüde azaltılabildiğini aktaran Altuntaş, bu nedenle erken teşhisin hayat kurtardığına dikkat çekti. Hastalıklar "parmak izi" gibi tanımlanıyor Prof. Dr. Altuntaş, "Günümüzde kanser tanı yöntemleri çok hızlı gelişmektedir. Dijital onkoloji, dijitalleşme ve yapay zeka uygulamaları bu alanda önemli yer tutmaktadır. Artık kanseri yalnızca morfolojik olarak değil, genetik ve moleküler düzeyde analiz edebiliyoruz. Hastalıkları adeta "parmak izi" gibi tanımlayarak kişiye özel tedavi planları oluşturabiliyoruz" şeklinde konuştu. Yapay Zeka kişiselleştirilmiş tedavi yöntemlerinin önünü açmaktadır. Yapay zeka teknolojileri sayesinde tanı ve takip süreçleri hızlanmakta, daha kısa sürede daha doğru sonuçlar elde edildiğini vurgulayan Prof. Dr. Altuntaş, "Bu gelişmeler, kişiselleştirilmiş tedavi yöntemlerinin önünü açmaktadır" dedi. İmmünoterapi ( bağışıklık tedavisi) ve hedefe yönelik tedaviler bu sürecin en önemli parçaları olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Altuntaş, Yapay zeka destekli uygulamalar sayesinde tanı ve takip süreçlerinin hızlandığının altını çizdi. Tedaviler umut verici sonuçlar ortaya koyuyor Hematolojik kanserlerin onkolojinin en hızlı gelişen alanlarından biri olduğunu belirten Prof. Dr. Altuntaş, yeni nesil tedavi yöntemleri ve akıllı ilaçlar sayesinde hastalıkların uzun süre kontrol altında tutulabildiğini söyledi. Özellikle immünoterapiler ve spesifik antikor ( bağışıklık proteni) tedavilerinin umut verici sonuçlar ortaya koyduğunu ifade eden Altuntaş, hastalara umutlarını kaybetmemeleri çağrısında bulundu. Yeni tedavi yöntemleriyle uzun süreli ve kalıcı yanıtlar elde ediliyor Lenfoma ve multipl miyelom (kemik iliği kanseri) gibi hastalıklarda da yeni tedavi yöntemleriyle uzun süreli ve kalıcı yanıtlar elde edildiğini belirten Prof. Dr. Altuntaş, bu durumun hastaların yaşam süresini ve kalitesini artırdığını vurguladı. Kök hücre naklinde de önemli gelişmeler yaşandığını kaydeden Altuntaş, tam uyumlu verici bulunamadığı durumlarda dahi başarılı sonuçlar alınabildiğine dikkat çekti. Programa, Ankara Hematoloji Onkoloji Derneği yönetiminden isimler de katıldı. Dernek Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Öztürk Ateş, Genel Sekreter Doç. Dr. Fatih Yıldız ve Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Halil Başar da programda görüşlerini paylaştı. Alanında uzman isimlerin katılımıyla gerçekleştirilen program, kanser tanı ve tedavisindeki son gelişmeler ile yapay zeka uygulamalarının ele alındığı değerlendirmelerle tamamlandı. Program, Ankara’da bir restoranda düzenlenen yemekli organizasyonla sona erdi. (BC -
Ankara’da keşfedilmeyi bekleyen doğa harikası: Kurumcu Şelalesi
04 Nisan 2026 Cumartesi - 10:04 Ankara’da keşfedilmeyi bekleyen doğa harikası: Kurumcu Şelalesi Ankara’nın Kızılcahamam ilçesine bağlı Kurumcu köyünde yer alan Kurumcu Şelalesi ve gölü, eşsiz manzarasıyla dikkat çekiyor. Bölge, turistler için saklı bir rota olma özelliğini koruyor. Başkent Ankara, çoğunlukla siyasi ve idari kimliğiyle ön plana çıksa da sahip olduğu doğal güzelliklerle de dikkat çekiyor. Özellikle son yıllarda doğa turizmine olan ilginin artmasıyla birlikte daha önce geniş kitleler tarafından bilinmeyen bölgeler de gün yüzüne çıkıyor. Kızılcahamam ilçesinde yer alan ve doğallığını büyük ölçüde koruyan alanlar, doğaseverlerin ilgisini çekiyor. Bu doğal alanlardan biri de Kurumcu köyü sınırları içerisinde bulunan Kurumcu Şelalesi ve çevresindeki göl olarak öne çıkıyor. Şehrin gürültüsünden uzak, sakin ve huzurlu bir atmosfer sunan bölge, sahip olduğu yapısı, temiz havası ve etkileyici manzarasıyla ziyaretçilerine adeta görsel bir şölen sunuyor. Şelalenin oluşturduğu doğal gölet ve çevresindeki yeşil alanlar dört mevsim farklı güzellikler sunarken, ilkbahar ve sonbahar aylarında renk cümbüşüyle öne çıkıyor. Bölge, özellikle fotoğraf tutkunları ve doğa yürüyüşü yapmak isteyenler için önemli bir alternatif oluşturuyor. Henüz geniş kitleler tarafından bilinmeyen Kurumcu Şelalesi, Ankara’nın en büyük şelalesi olma özelliğine sahip. "Bu sene yağmur bol yağdı, göller doldu, kuruyan şelale akıyor" Kurumcu Şelalesi’nin geçtiğimiz yıllara kıyasla daha iyi bir durumda olduğunu ve gür bir şekilde aktığını belirten Kurumcu köyü muhtarı Şerafettin Üçpınar, "Bu sene yağmur bol yağdı, göller doldu, kuruyan şelale akıyor. Şelale geçen sene akmadı, bu sene akıyor. Su bol, yağmur bol. Geçen sene kuraklık vardı, bu sene iyi. Ankara’dan gelenlerle ilgili şikayetimiz var. Yiyorlar, içiyorlar, çöplerini atıyorlar. Şelalemiz var, ormanımız var. Bu şelale önceden devamlı akıyordu. 2 senedir akmıyordu. Bu sene iyi. Bu sene kesilmez, 1 ay akar. Suyu yaz ayında sebzeler için kullanıyoruz" diye konuştu.