Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Cumhurbaşkanı Erdoğan BAE Başkanı Al Zahyan ile telefonda görüştü
01 Mart 2026 Pazar - 01:30:21
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Erdoğan görüşmede, Birleşik Arap Emirlikleri’ne yönelik saldırılar nedeniyle üzüntülerini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Al Nahyan ile bölgedeki son durumu ele aldı.
01 Mart 2026 Pazar - 01:19
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar Emiri, Al Sani ile telefonda görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede yapılan saldırılar nedeniyle geçmiş olsun dileklerini ifade etti. Erdoğan, Al Sani’den Katar’daki son duruma ilişkin bilgi aldı.
01 Mart 2026 Pazar - 00:46
İncirlik soruşturması kapsamında ANKA Genel Yayın Yönetmeni Kenan Şener gözaltına alındı
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı, tarafından İncirlik Hava Üssü’nden canlı yayınlar yapan ANKA Haber Ajansı hakkında yürütülen soruşturma kapsamında, ANKA Genel Yayın Yönetmeni Kenan Şeker Ankara’da gözaltına alındı. ANKA Haber Ajansı, İncirlik Hava Üssü’nden yaklaşık 1 saat 14 dakika boyunca canlı yayın yapıp üssün görüntülerini paylaşmıştı. Konuya ilişkin Adana Cumhuriyet Başsavcılığı İncirlik Hava Üssü’ne ilişkin görüntülerin ANKA Haber Ajansı tarafından canlı yayınlanmasına yönelik resen soruşturma başlatmıştı. Konuya dair Adana’da üç şüpheli gözaltına alınmıştı. Konuya ilişkin Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ANKA Genel Yayın Yönetmeni Kenan Şeker hakkında gözaltı kararı çıktı. Gözaltı kararının ardından Şeker, gece saatlerinde Ankara’da gözaltına alındı.
01 Mart 2026 Pazar - 00:31
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile telefonda görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile telefonda görüştü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede İran ve Körfez ülkelerindeki son durum ve güncel gelişmeler ele alındı.
03 Şubat 2026 Salı - 12:27
MHP lideri Bahçeli: "Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir" MHP lideri Bahçeli, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Terörsüz Türkiye süreci hakkında değerlendirmede bulunan Bahçeli, "Kim veya kimler bu hedeflere dudak büküyorsa; kuraktır, kukladır, korkaktır, karanlıktadır. Kim veya kimler söz ve eylemleriyle bu hedefleri baltalama amacındaysa maksatlıdır, marazlıdır, mahsurludur, maşadır. Kim ve kimler, makesin yerine makusu tercih ediyor, gülün yerine çamura başvuruyor, bu suretle ’Terörsüz Türkiye’, ’Terörsüz Bölge’ hedeflerini sekteye uğratmak için tetikte bekliyorsa, ülke ve millet aleyhine tertip içinde olan güdümlü işbirlikçidir. Sözün doğru olması kadar millete mensubiyet ve sadakat hissiyatının da ağır basması, ağırlığınca da mücevher gibi parlaması usulen de esasen de gerek ve yeter şarttır" diye konuştu. "Sağlam temeller üzerine daha güçlü, ileri demokratik ve hukukî yapıları ihya etmek de bizlere düşmektedir" Terörsüz Türkiye sürecinin önünde engel ve sıkıntı oluşturan kurumsal ve yasal düzenlemeleri iyileştirmenin TBMM’nin temel varlık sebeplerinden birisi olduğunu dile getiren Bahçeli, "Birliktelik ve dayanışma kültürünün önemini kabul etmeyenlerin ya da ediyor gibi görünüp sürekli çark edenlerin farklılık ve çatışma noktalarının kurumlaşmasına sürekli vurgu yapması, demokrasiye değil anarşiye çanak tutmaktır. Gerçek duygusal kopuş da aynısıyla böyle doğacaktır. Dünyanın her demokratik rejiminde geçerli olan veya olması beklenen bu gerçeğe saygı duyulmalı ve riayet edilmelidir. Bilinmesini özellikle arzu ederim ki, demokratikleşme projeleri, böyle bir duyarlılıkla ele alındığı ve asgari müşterekler zemini üzerine bina edildiği sürece anlamlı ve kalıcı olacaktır. Bu sağlam temeller üzerine daha güçlü, ileri demokratik ve hukukî yapıları ihya etmek de bizlere düşmektedir. Yapay çatışma alanları oluşturmak, devamlı oyun bozanlık yapmak, olmayan tıkanmadan, görülmeyen güven krizinden bahsetmek yüreklice ifade ediyorum ki, sorumsuzluk örneği, makusa hizmet örgütlenmesidir. ‘Terörsüz Türkiye’ ile ‘Terörsüz Bölge’ hedefleri bir yanda demokrasi namusunu savunmak, diğer yanda insan hakları ve özgürlüklerin açılan bayrağı altında toplanmaktır" dedi. "Suriye’deki malum olayları Türkiye’ye taşıyıp Kürt kardeşlerimizi provoke etmeye çalışmanın iyi niyetle bağdaşır bir tarafı asla yoktur" Milli birlik ve kardeşlik duygusunu karartmanın ve kaskatı hale sokmanın emelini taşıyanların tarihin uçuruma yakın yerinde durduğunu söyleyen Bahçeli, "Suriye’deki malum olayları Türkiye’ye taşıyıp Kürt kardeşlerimizi provoke etmeye çalışmanın iyi niyetle bağdaşır bir tarafı asla yoktur ve olamayacaktır. Kürt kardeşlerimizle terör örgütü YPG’yi yan yana getirmek, üst üste örtüştürmek fahiş bir gafilliktir. Suriye Cumhuriyeti’nde yeni bir denklem, yeni bir paradigma, yeni bir yapı oluşmuştur. Bu durum beklenen, olması gereken gayedir, ayrıca devletin egemenlik haklarıyla, siyasal, toplumsal ve toprak bütünlüğüyle ilişkilidir, aynı zamanda bunu destekleyen, tescilleyen gelişmedir. 30 Ocak 2026 tarihinde, Şam yönetimi ile SDG/YPG arasında, 10 Mart Mutabakatı ile 18 Ocak Mutabakatı temelinde kapsamlı bir ateşkes ile askeri ve idari yapıların Suriye Cumhuriyeti’ne aşamalı entegrasyonu hususunda anlaşmaya varmışlardır. Bu gelişme Suriye’nin egemenliğinin güçlendirilmesi ve uzun vadeli istikrarın sağlanması açısından belirleyici ve memnuniyet verici bir kavşak noktasıdır. Devlet otoritesi sağlanmıştır" ifadelerini kullandı. "Bize düşen, PKK’nın kurucu önderliğine DEM Parti’den tüm örgüt uzantılarına kadar saygı gösterilmesini istemek ve beklemektir" 27 Şubat 2025 tarihinde PKK’nın kurucu önderliği tarafından yapılan çağrının 337 gün sonra Suriye’de de müspet karşılığı bulduğunu ve çok önemli bir etabın böylelikle geçildiğinin altını çizen Bahçeli, "Onun bunun saçma sapan telkin ve tazyikine kapılmadan, su katılmamış bühtanlara aldırış etmeden elimizi vicdanımıza koyup düşünelim ve sorgulayalım. PKK’nın kurucu önderliği 27 Şubat 2025 tarihinden itibaren verdiği tüm sözlerin ardında durdu mu? Durdu. Bölücü terör örgütünün lağvedilmesini ve silahların yakılmasını sağladı mı? Sağladı. 27 Şubat çağrısı PKK’yla birlikte örgütün tüm bileşenleri için bağlayıcı oldu mu? Oldu. Madem maksat hasıl oldu, o halde bize düşen de PKK’nın kurucu önderliğine DEM Parti’den tüm örgüt uzantılarına kadar saygı gösterilmesini istemek ve beklemektir. Araplar, Kürtler, Türkmenler, diğer halkların birlik, dirlik ve kardeşlik içinde yaşaması için tarihi bir fırsat kapısı aralanmış ve herkes somut gelişmeleri benimsemiştir. Türkiye’de olduğu gibi, Suriye’de de provokasyonların yaşanması mümkündür ve beklenmelidir. Buna karşı azami derece ve düzeyde sabırlı, tedbirli, temkinli olmak herkesin ortak çıkarınadır" diye konuştu. "Erken seçim diye bir şey asla gündemde yer almayacaktır" CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Suriye devletinin terörle mücadelesini endişe verici bulmasını, Ahmet Şara’nın Suriye’nin tamamını temsil etmediğini dile getirmesini hüsran verici bir hezeyan olarak niteleyen Bahçeli, "Esad’ı kalbinde taşıyan, aklını ve gönlünü de YPG’ye kaptıran bu zatın ne sözü söz, ne de siyaseti mert ve millidir. ‘HTŞ’ye kravat takmakla olmaz’ demiş. Anlayacağınız halt etmiş, gene çuvallamış. Sen de YPG’nin kravatını takabilirsin, Mazlum Abdi’yle el ele verebilirsin, dağ taş gezerek fesat/nifak üretimi yapabilirsin. Sayın Özel, zırvayı bırak sadede gel. Gürültü patırtı çıkarmanın siyaset olmadığını, laf ola beri gele türünden konuşmaların seni komik durumlara düşürdüğünü anla ve kabullen. Dilinin altındaki baklayı çıkar, Suriye’nin siyasi ve toprak bütünlüğünü sağlamasından dolayı uykularının kaçtığını da itiraf et. CHP Genel Başkanı’nın erken seçim ezberine takılması ve şahsıma beyhude çağrılar yapması tam bir siyasi ahmaklıktır. Seçimin ne zaman yapılacağı bellidir. Erken seçim diye bir şey asla gündemde yer almayacaktır" dedi. "ABD’nin İran’ı vurması hiçbir şekilde kabul edilemez bir emperyalist vandallık olacaktır" ABD’nin silaha ve zora dayalı müdahalelerinin sömürüye ve yayılmaya dayalı mütecaviz taleplerinin bağımsız devletlerin egemen eşitliklerini tartışmaya açacak noktaya kadar geldiğini ifade eden Bahçeli, "Venezuela’dan sonra, İsrail’in tahrik ve tacizleriyle ABD’nin İran’a karşı gündeme aldığı askeri operasyon ihtimali sadece komşu ülke İran ve bölgemiz için değil dünyanın tamamını yakıcı şekilde etkileyecek asal bir tehlikedir. İran’a askeri hareket yoluyla sözde ılımlı, gerçekte zincirlenmiş ve devşirilmiş köstebek liderleri işbaşına getirme senaryosu çok vahim sonuçları peş peşe tetikleyecektir. Venezuela’dan sonra sırayı İran’ın alması felaketlere açık davetiye çıkarmaktan başka bir anlama gelmeyecektir. Siyonizm’in dürtmesiyle ABD’nin İran’ı vurması hiçbir şekilde kabul edilemez bir emperyalist vandallık olacaktır. Böylesine bir hak ve yetki hiçbir ülkenin uhdesinde değildir" şeklinde konuştu. "Epstein belgelerinin zamanlama itibarıyla manidar bir dönemde deşifre edilmesi akılları karıştıran soru işaretleriyle doludur" Epstein belgeleri hakkında konuşan Bahçeli, "Skandal itiraflar, dehşet verici çarpıklıklar ne hikmetse ABD’nin Suriye’de SDG/YPG’ye sırt dönüp Ahmet eş Şara’yı desteklediği, ayrıca İran’a yönelik saldırı planlarının ortaya çıktığı bir zamana tesadüf etmiştir. İşkence gören çocuklardan taciz ve tecavüze uğrayan reşit olmayan kız çocuklarına varıncaya kadar kan donduran iğrençliklerin yaşanması, pek çok siyasetçi, devlet adamı ve meşhur ismin karıştığı ve katıldığı skandallar furyası insanım diyen herkesin midesini bulandırmaktadır. Cinsel istismar suçlusu milyarder Jeffrey Epstein’e ilişkin olarak yayımlanan belgelerin zamanlama itibarıyla manidar bir dönemde deşifre edilmesi hem tuhaf hem de akılları karıştıran soru işaretleriyle doludur. İnsanlık ayıplarının, insani felaketlerin, kirli ilişkilerin merkezinde yer aldığı bu tehdit mekanizmasının organize halde siyasi ve stratejik hedefleri gözettiği kanaatimce çok mümkündür. İnsani değer ve mirasın ayaklar altında çiğnenmesi, çocukların bu faciada kullanılmaları nice çatıları uçuracak, nice şöhretli insanı rezil edecek kırattadır. Ahlaki yarılmanın, ahlaktaki dağılmanın, Lut Kavmi’ne benzer toplumsal yapılardaki kokuşmanın; hazza, hıza, hırsa ve dipsiz şehvet ve şöhrete dalmanın sonu ve sonucu yeryüzü cehenneminin yanan ateşine odun taşımakla eşanlamlıdır. Değerlerin müdafaa edilmesi şarttır" ifadelerini kullandı. "Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir" Konuşmasını sonunda Milliyetçi Hareket Partisi’nin doğru bildiği yoldan ayrılmayacağını belirten Bahçeli, "Onlar Milliyetçi Hareket Partisi’yle, Milliyetçi Hareket Partisi de Türkiye ve dünya sorunları ile uğraşmaya devam edecektir. Biz siyaseti, ‘siyaset olsun diye’ değil, milletimize ve ülkemize hizmet için yapıyoruz. Çünkü başkaları gibi ilkeleri, nezaketi, hoşgörüyü unutma lüksüne sahip değiliz. Bu aziz vatan hepimizindir, temel varoluş sebebimizdir. Bunun için her şeyimizdir, her şeyden de azizdir. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerimi noktalarken hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyor, en iyi dileklerimi sunuyorum. Ama aziz dava arkadaşlarım, Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir" dedi.
03 Şubat 2026 Salı - 12:21
Bakan Tekin: "Teknolojiye dair her adımı geniş yelpazeyle tartmak durumundayız"
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Teknolojiye dair her adımı geniş yelpazeyle tartmak durumundayız. Bugün çocuklarımızla bizler de sürekli ekranların bitmeyen içerik akışlarının, ardı arkası kesilmeyen bildirimlerin muhatabı durumundayız" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) TEKNOKENT çatısı altında yürütülen eğitim teknolojileri ve inovasyon ekosistemini güçlendirmeye yönelik gerçekleştirilen ETKİM (Eğitim Teknolojileri Kuluçka ve İnovasyon Merkezi) toplantısına katıldı. Toplantıda eğitimde dijital dönüşüm, Ar-Ge odaklı projelerin desteklenmesi ve öğretmen-öğrenci merkezli yenilikçi teknolojilerin yaygınlaştırılması konuları ele alındı. ETKİM’in eğitim teknolojileri alanında girişimcilik ve yenilikçi ürün geliştirme süreçlerine katkısının önemine vurgu yapan Bakan Tekin, gençlerin ve eğitim paydaşlarının bu ekosistemde yer almasının eğitimde kaliteyi yükselteceğini belirtti. Toplantıda, eğitim teknolojilerinin eğitim sistemine entegrasyonu, sektörel iş birliği fırsatlarının artırılması ve Türkiye’nin teknoloji odaklı eğitim politikalarının güçlendirilmesi gibi gündem maddeleri ele alındı. Bakan Tekin, yenilikçi dijital eğitim araçlarının ve girişimlerin eğitim öğretim süreçlerine etkilerinin artırılması için devlet-üniversite iş birliğinin sürdürüleceğini de vurguladı. "Günümüz dünyasında dijital araçlar her geçen gün artıyor" ETKİM toplantısında yaptığı açıklamalarda, dijital dünyanın her geçen gün değişime uğradığını ve bu değişimi eğitim alanına entegre etmeye çalıştıklarını belirten Bakan Tekin, "Bugün burada bulunduğumuz eğitim teknolojisi ile ilgili etkinliğimiz aslında çocuklarımızı bu özgüvenle yetiştirme sürecinin bir parçası. Eğitim ve öğretim süreçlerinde bu hassasiyetle yaklaşıyoruz. Çocuklarımız, hem eğitim ve öğretimle ilgili yeni teknolojileri konusunda bilgisayarı olsunlar, kullanabilsinler, hem de geçmişiyle bağ kurabilsinler. Bu hassasiyetle eğitimle teknolojinin aynı anda hem imkan hem de bir imtihan ürettiği bir zamanda bakanlığımızın ilgili birimleriyle üniversitelerimizde genç girişimcilerimizle ve yatırımcılarımızla aynı ortamda bulunmayı bu açıdan değerli buluyorum. Günümüz dünyasında dijital araçlar her geçen gün artıyor. Gündelik hayatımıza yeni araçlar dahil oluyor. Dilimizi yeni kavramlar kuşatıyor ve yeni kavramlar kullanmaya başlıyoruz. Fakat asıl belirleyici olan şey bu imkanların, bu kavramların yeni dilin hangi istikamete yöneleceği ve eğitim sahasında nasıl bir karşılık bulacağıdır. Biz ETKİM’i bu anlamda hem bir teknoloji merkezi hem de söylem inşa edecek önemli bir değer olarak görüyorum" diye konuştu. "Teknolojiye dair her adımı geniş yelpazeyle tartmak durumundayız" Kalıcı öğrenmenin yolunun sağlıklı teknolojiden geçtiğini, bilgiye erişim miktarının her geçen gün arttığını vurgulayan Bakan Tekin, "Teknolojiye dair her adımı geniş yelpazeyle tartmak durumundayız. Bugün çocuklarımızla bizler de ekranların bitmeyen içerik akışlarının, ardı arkası kesilmeyen bildirimlerin muhatabı durumundayız. Bilgi miktarı artıyor. Ama bu artış, her zaman öğrenmenin derinleşmesi anlamına da gelmiyor. Çoğu zaman zihnimizi yoran, dikkatimizi parçalayan bir gürültüye dönüşebiliyor. Oysa biliyoruz ki kalıcı öğrenme, düşünmeye zaman tanıyan, denemeyi ve tekrar etmeyi mümkün kılan sakin bir iklimi de beraberinde getirmesi gerekir. Burada geliştireceğiniz ya da geliştirmekte olduğunuz her ürünün, yaptığınız her bir yatırımın da bu iklimi nasıl etkilediğini hesapladığımızı tahmin ediyorum. Dikkati dağıtmak yerine toplanmasına katkı sunan, öğretmenin hazırlık ve ders yükünü hafifleten, sınıfta konunun daha iyi kavranmasını sağlayan çözümler, bu ekosistemde gerçek kalıcı bir değer üretecektir" şeklinde konuştu. "Vizyonumuzun akademik temeli ODTÜ’nün bilimsel gücüne dayanıyor" ETKİM ve ODTÜ Tekno Kent iş birliği ile hayata geçirilen projelerin, teknoloji alanında büyük gelişmelere öncü olacağını ifade eden ODTÜ rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil ise, "ETKİM’i ODTÜ ve ODTÜ Tekno Kent işbirliğiyle hayata geçirmenin ve üniversitemize ve bu teknoloji ekosistemine duyulan güvenin en güçlü ve en somut göstergelerinden biri olarak görüyoruz ve bu güven aynı zamanda bizler için çok önemli bir sorumluluk. Ülkemizin eğitimde küresel rekabet gücünü artırma yolunda bakanlığımızın önemli vizyonuna her zaman hizmet etmeye ve ülkemizin rekabet gücünü artırma yolunda üzerimize düşeni gerçekleştireceğiz. Bu vizyonumuzun uzun akademik temeli ODTÜ’nün bilimsel gücüne dayanıyor. Özellikle ODTÜ Eğitim Fakültemizde son yıllarda göstermiş olduğumuz kararlı ve istikrarlı gelişim, en son açıklanan sıralamalarda Türkiye’den ilk yüze giren tek eğitim fakültesi ve dünyada da 93. sırada olması hepimiz için büyük bir gurur kaynağı" ifadelerine yer verdi.
03 Şubat 2026 Salı - 12:07
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmet’ler makama, Demirtaş yuvasına dönene kadar kararımız nettir"
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM’de partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu.
03 Şubat 2026 Salı - 12:00
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "(Yeni anayasa çalışmaları) Cumhurbaşkanımıza yakın süreçte toplu bir sunum gerçekleştireceğiz"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, yeni anayasa çalışmalarına ilişkin, "Cumhurbaşkanımıza çalışmalarımızla ilgili belli konuları arz ediyoruz. Kendisine yakın süreçte toplu bir sunum gerçekleştireceğiz" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında toplanan Kabine Toplantısı’nın ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. Bir gazeteci tarafından yeni anayasa çalışmalarına ilişkin sorulan soru üzerine değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, komisyonun düzenli bir şekilde çalışmalarına devam ettiğini kaydederek, "Bir politika çerçevesi oluşturuyoruz. Anayasa çalışmalarında esas görev Meclis’in. Bu konuların Meclis’te tartışılmasına uygun bir ortam oluşursa AK Parti olarak hazırlıklarımızı mutfakta tamamlamaya çalışıyoruz. Epeyce de bir mesafe aldık. Bu işin Meclis’te başlaması lazım ki anlamlı bir çalışma yapılabilsin. MHP çalışmasını bitirmişti, biz de yoğun bir şekilde çalışıyoruz ama henüz bu aşamada nihai bir takvim veremeyiz. Cumhurbaşkanımıza çalışmalarımızla ilgili belli konuları arz ediyoruz. Kendisine yakın süreçte toplu bir sunum gerçekleştireceğiz" cevabını verdi.
03 Şubat 2026 Salı - 11:57
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Kürt kardeşlerimiz ile YPG’yi yan yana getirmek gafilliktir"
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM’de partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu.
03 Şubat 2026 Salı - 11:55
Bakan Kacır: "20 milyon lira üst limitli 36 ay vadeli krediler için 20 puanlık finansman desteği sunuyoruz"
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "KOSGEB Kapasite Geliştirme Destek Programı 2026 yılı 1’inci dönem başvurularını başlattık. 20 milyon lira üst limitli 36 ay vadeli krediler için 20 puanlık finansman desteği sunuyoruz" dedi. Bakan Kacır, KOSGEB Kapasite Geliştirme Destek Programı 2026 yılı 1’inci dönem başvurularının bugün başladığını resmi sosyal medya hesaplarından duyurdu. Kacır, 20 milyon lira üst limitli, 36 ay vadeli krediler için 20 puanlık finansman desteği sunduklarını açıkladı. "20 milyon lira üst limitli 36 ay vadeli krediler için 20 puanlık finansman desteği sunuyoruz" Bakan Kacır, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "KOBİ’lerimizi büyütmeye, üretimi ve istihdamı güçlendirmeye devam ediyoruz. KOSGEB Kapasite Geliştirme Destek Programı 2026 yılı 1’inci dönem başvurularını başlattık. 20 milyon lira üst limitli 36 ay vadeli krediler için 20 puanlık finansman desteği sunuyoruz. 2025’te 2 bin 440 işletmeye 38,4 milyar lira finansmana erişim imkânı sağladık. Daha güçlü, daha üretken bir Türkiye için işletmelerimizin yanındayız." Programa başvuruların 28 Şubat’a kadar yapılabileceğini belirten Bakan Kacır, detaylı bilgilere kosgeb.gov.tr adresinden ulaşılabileceğini kaydetti.
03 Şubat 2026 Salı - 11:53
Bakan Yumklı: "214 proje, toplam 1,7 milyar lira hibe desteği almaya hak kazandı"
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Çiftlik Faaliyetlerinin Çeşitlendirilmesi ve İş Geliştirme Tedbiri’ne başvuran 214 proje, toplam 1,7 milyar lira hibe desteği almaya hak kazandı" açıklamasında bulundu. Bakan Yumaklı, resmi sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamada Çiftlik Faaliyetlerinin Çeşitlendirilmesi ve İş Geliştirme Tedbiri’ne başvuran 214 projenin toplam 1,7 milyar lira hibe desteği almaya hak kazandığını duyurdu. Aynı zamanda Yumaklı, projeler tamamlandığında yaklaşık 2,9 milyar lira tutarındaki yatırımın ülke ekonomisine kazandırılacağını belirtti. "214 proje, toplam 1,7 milyar lira hibe desteği almaya hak kazandı" Bakan Yumaklı, şu ifadelere yer verdi: "IPARD III Programı 7’nci Başvuru Çağrı Dönemi kapsamında yapılan değerlendirmeler tamamlandı. Çiftlik Faaliyetlerinin Çeşitlendirilmesi ve İş Geliştirme Tedbiri’ne başvuran 214 proje, toplam 1,7 milyar lira hibe desteği almaya hak kazandı. IPARD projeleriyle 214 girişimcimiz hayallerine bir adım daha yaklaşırken, projeler tamamlandığında yaklaşık 2,9 milyar lira tutarında yatırım ülke ekonomisine kazandırılmış olacak. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu aracılığıyla; üretim, istihdam ve kırsal kalkınmayı destekleyen modern yatırımlarla kırsalda bereketi büyütmeye devam ediyoruz. Hayırlı, uğurlu olsun."
03 Şubat 2026 Salı - 11:51
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Politikalarımızla enflasyondaki düşüşü desteklemeye devam edeceğiz"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Gıda, sosyal konut, lojistik, enerji ve beşeri sermayeye yönelik arz yönlü politikalarımızla enflasyondaki düşüşü desteklemeye devam edeceğiz" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 2026 yılı ocak ayında ücret ve fiyat güncellemelerinin yanı sıra olumsuz mevsim koşullarının etkisiyle tüketici fiyatlarındaki aylık artışın yüzde 4,84 oranında gerçekleştiği, yıllık enflasyonun ise yüzde 30,65 düzeyine gerilediğine dikkati çekti. Açıklamasında, ocak ayı enflasyonunda gıda ve hizmet kalemlerinin ön plana çıktığını, özellikle dönemsel arz koşullarına bağlı olarak yükselen taze sebze ve meyve fiyatlarının gıda fiyatlarındaki artışta önemli rol oynadığını belirten Yılmaz, "Temel mal enflasyonu aylık bazda ılımlı seyrini sürdürmüş, yıllık yüzde 17,45 seviyesine inmiştir. Dönemsel gelişmeler enflasyon üzerinde kısa süreli olumlu veya olumsuz etki yapabilme potansiyeline sahip olsa da programımızın ana istikameti ve rotası ülkemizi tek haneli enflasyon rakamlarına kavuşturmaktır. Bu amaç doğrultusunda para, maliye ve gelirler politikalarımızı etkin ve koordineli bir şeklide yürütüyor, dezenflasyon sürecini destekleyen yapısal reformlarımızı hızlandırıyoruz. Talepte dengelenme, fiyatlama davranışlarında normalleşme ve beklentilerde iyileşmenin yanı sıra gıda, sosyal konut, lojistik, enerji ve beşeri sermayeye yönelik arz yönlü politikalarımızla enflasyondaki düşüşü desteklemeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.
03 Şubat 2026 Salı - 11:34
Bakan Uraloğlu: "Kırkdilim Geçişi’nde inşa ettiğimiz 3 çift tüp tünelde sona yaklaştık"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Kırkdilim Geçişi’nde inşa ettiğimiz toplam uzunluğu 4 bin 99 metre olan 3 çift tüp tünelde de sona yaklaştık" dedi. Bakan Uraloğlu, yapım çalışmaları devam eden Çorum-Laçin-Osmancık Yolu’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Uraloğlu, Çorum-İskilip Yolu’nun yaklaşık 3’üncü kilometresinden ayrılarak Laçin ilçesine uzanan, Kırkdilim Geçişi’ni de kapsayan 25 kilometrelik kesimde çalışmaların son aşamaya geldiğini açıkladı. Projenin tamamının 50,6 kilometre uzunluğunda projelendirildiğini belirten Uraloğlu, tüm güzergâh boyunca imalatların sürdüğünü ifade etti. "Kırkdilim Geçişi’nde inşa ettiğimiz 3 çift tüp tünelde sona yaklaştık" Kırkdilim Tünellerinin Karadeniz’i İç Anadolu’ya bağlayan hatta daha konforlu ve kesintisiz bir ulaşım sağlamak amacıyla inşa edildiğini kaydeden Uraloğlu, bölgenin coğrafi zorluklarının modern mühendislik çözümleriyle aşıldığını vurguladı. Uraloğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Stratejik öneme sahip proje kapsamında, güzergahın en zorlu kesimi olan Kırkdilim Geçişi’nde inşa ettiğimiz toplam uzunluğu 4 bin 99 metre olan 3 çift tüp tünelde de sona yaklaştık. Mevcutta 40 virajla geçilen, fiziki ve geometrik standardı düşük yolu; bölünmüş yol ve tünel konforuyla yüksek standartlı hale getiriyoruz." "Akaryakıttan yıllık toplam 311,5 milyon lira tasarruf edeceğiz" Kırkdilim Tünellerinin hizmete açılmasıyla el edilecek kazanıma ilişkin de açıklamada bulunan Bakan Uraloğlu, "Kırkdilim Tünelleri ile zamandan 255 milyon lira, akaryakıttan 56,5 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 311,5 milyon lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zararlı karbon salınımını da 3 bin 420 ton azaltacağız" diye konuştu.
03 Şubat 2026 Salı - 11:20
Uzmanından uyarı: "Sigara, Türkiye’de en az 4-5 litre benzin parasına eşit olmalı"
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Toker Ergüder, sigaranın dolaylı etkilerle birlikte Türkiye’ye yıllık 23-24 milyar dolarlık maliyet oluşturduğunu belirterek uyarılarda bulundu. Türkiye’de sigara kullanım oranını düşürmeye yönelik çalışmalar devam ediyor. Öğretim Üyesi Prof. Dr. Toker Ergüder, sigaranın ülke ekonomisine maliyeti, fiyatların caydırıcılığı, gençler ve kadınlar üzerindeki etkileri ile elektronik sigaralara ilişkin değerlendirmelerini İHA muhabirine anlattı. Toker Ergüder, Türkiye’ye yıllık 23-24 milyar dolarlık maliyet oluşturduğunu belirterek sigaranın en az 4-5 litre benzin parasına eşit olması gerektiğini ifade etti. "Sigaranın Türkiye’ye yıllık maliyeti 23-24 milyar dolar" Türkiye’de 2010’lu yıllardan itibaren çok önemli çalışmaların olduğunu belirten Toker Ergüder, "Sigaranın tek başına maliyetini hesaplamak çok zor. Dolaylı maliyetlere de bakıyoruz. Biz en son 23 Aralık’ta burada bir çalıştay yaptık ve yaptığımız çalışma sonucunda sigaranın Türkiye maliyetinin yaklaşık 680 milyar lira olduğunu tespit ettik. Bu da yaklaşık 17-18 milyar dolara denk geliyor ama tabii bunun üzerine de birazcık dolaylı maliyetleri de eklemek lazım. Diyelim ki siz sigara içtiniz, kalp krizi geçirdiniz, uzun süre evde kalıyorsunuz, işe gidemiyorsunuz, otobüs şoförüsünüz, akciğer kanseri oldunuz, vefat ettiniz. Sonra onun ailenize getirdiği yükleri de hesaplamak lazım. Bunların hepsini hesaplarsanız sigaranın Türkiye maliyetinin yaklaşık 23-24 milyar dolar civarında olduğunu dolaylı maliyetlerle beraber tahmin ediyoruz" dedi. "Türk gibi sigara içmekten nasıl Türk gibi sigara içmemeyi ülkeye getirdiniz diye öğrenmeye çalıştılar" Sigarayı bırakmanın bir aşama olduğunu söyleyen Ergüder, "Önce insanlar sigarayı bırakmayı düşünürler. Ondan sonra sigarayı bırakmaya karar verirler. Ondan sonra sigarayı bırakmak için destek alırlar. Sonra sigarayı bırakırlar ve sürdürürler. Sigarayı bırakmayı düşünmek ve karar vermek için eğitim çok önemli. Bu konuda da Sağlık Bakanlığımız çok önemli faaliyetler yapıyor. Sürekli bilgilendirme çalışmaları, aile eğitimleri sigara bırakma hizmeti vermeye başladı. Online sigara bırakma hizmeti alabiliyorsunuz. Ancak insanlarda her zaman bilgi tutum ve davranışa dönüşmez. Bizim başka önemli müdahalelere de ihtiyacımız var. Bunlardan biri de mali politikalardır. Mali politikalar sigarayı bırakmayı düşündürürler. Bununla ilgili dünyadaki en iyi örneklerden biri de Türkiye’dir. Türkiye 2008’de bu dumansız hava sahası kanunundan sonra 2008 ile 2012 arasında Türkiye’de sigara içme oranları yüzde 14’e yakın düştü. Hakikaten çok dünyaya örnek tarihi bir kampanya yaptık. Dünya Sağlık Örgütü Başkanı 3 sefer İstanbul’a geldi ve Sayın Cumhurbaşkanımızla görüştü. Türk gibi sigara içmek diye bir terim vardı eskiden. Siz, Türk gibi sigara içmekten nasıl Türk gibi sigara içmemeyi ülkeye getirdiniz diye öğrenmeye çalıştılar" diye konuştu. "İnsanların gelirlerinden sigaraya ayrılan oranı yüzde 4,8’den 1,8’e düştü" Aynı zamanda Ergüder, şu ifadelere yer verdi: "Eskiden insanlar ceplerindeki paraların, yıllık gelirlerinin sigara almak için yüzde 4.8’ini harcarken son 1 yılda bu yüzde 1.8’e düştü. Türkiye’de sigaralar çok ulaşılabilir oldu. Bu da özellikle çocuk ve gençleri daha çok etkiliyor. Çocuk ve gençler sigaralar ucuz olduğu sürece sigaraya daha kolay erişiyorlar ve nikotin bağımlısı hale geliyorlar. Bazen bana kızıyorlar bunları söyledikçe ama sonuçta ben bir halk sağlığı profesörüyüm, tıp doktoruyum, hekimim ve insanların sağlık ve iyilik halleri için bir şeyler söylemeye çalışıyorum. Onların akciğer kanserine yakalanmalarını önlemeye çalışıyoruz. O yüzden de bu söylediklerimizin hepsi onların sağlık ve iyilikleri hali. Türkiye’de şu anda sigara fiyatları diğer ürünlerle kıyaslandığında ucuz kaldı." "Sigaranın Türkiye’de en az 4-5 litre benzin parasına eşit olması lazım" Dünya genelinde 1 paket sigaranın bir menü hamburger parası veya 4-5 litre benzin parasına eşit olduğunu ifade eden Ergüder, "Fiyat söyleyince bana çok kızıyorlar. Sonuçta Türkiye’de de o parayı verirken markette düşündürecek, beyinde sigarayı bırakmaları için tetikleme oluşturacak bir fiyatın olması lazım. Bizim de öngörümüz sigaranın Türkiye’de en az 4-5 litre benzin veya bir hamburger parasına eşit olması lazım. Bununla ilgili de çok çalışmalarımız var. 2004 yılında Türkiye’de 1 paket sigara parasıyla bir hamburger alınabiliyormuş. Şu anda 4 paket sigara ile bir hamburger alabiliyorsunuz. 4-5 litre benzin parası Türkiye’de yaklaşık 250-300 liraya denk geliyor. Türkiye’de 90 liraya sigara satılıyor. Biz ne yazık ki 90 liraya sigara satıldığı sürece akciğer kanserlerini, kalp krizlerini önlemede bir sürü zorluk yaşıyoruz" şeklinde konuştu. Tütün endüstrisinin hedefi kadınlar Toker, sigara firmalarının son yıllarda özellikle genç kadınları hedef aldığını belirterek, Türkiye’de genç kadınlarda sigara kullanımının son 10 yılda ciddi oranda arttığını söyledi. Bu artışın sürmesi halinde gelecek yıllarda kadınlarda akciğer kanseri ve kalp-damar hastalıklarına bağlı ölümlerin ciddi şekilde yükselebileceği uyarısında bulunan Toker, kadınları tütün endüstrisinin etkisine karşı dikkatli olmaya çağırdı. Elektronik sigaralar ve vakalar Toker, slim sigaraların ardından elektronik ve ısıtılmış sigaraların piyasaya sürüldüğünü belirterek, bu ürünlerin de nikotin bağımlılığına yol açan ve ciddi sağlık riskleri taşıyan zararlı ürünler olduğunu söyledi. Toker, ABD’de yaşanan ölümleri hatırlatarak Türkiye’de de vakaların görülmeye başladığını ve kullanıcıların dikkatli olması gerektiğini vurguladı.
03 Şubat 2026 Salı - 11:19
Halk Sağlığı Genel Müdürü Demirkol: "(Grip vakaları) Bu dönemde herhangi bir rutin dışı artış yok ve kontrol dışında bir durum yok"
Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammed Emin Demirkol, grip vakalarının arttığı iddialarına ilişkin, "Türkiye’de bu dönemde herhangi bir rutin dışı artış yok ve kontrol dışında bir durum yok" dedi. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Doç. Dr. Demirkol, grip vakalarının arttığı iddialarına ilişkin açıklama yaptı. İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine konuşan Demirkol, enfeksiyonları yakından takip ettiklerini belirterek, "Erken uyarı sistemimizle, Türkiye’nin herhangi bir yerinde ortaya çıkan vaka artışları bizim sistemimize sinyal olarak düşüyor ve ekiplerimiz, uzman ekiplerimiz, biyologlarımız bu konuyla ilgili yakın takipteler. Türkiye’nin herhangi bir ilinde, herhangi bir köyünde, herhangi bir vaka artışı adresler üzerinden bizim sistemimizde yakından takip ediliyor. Bu şu demek, farklı hastanelere aynı köyden başvuran 20 vatandaşımız farklı hastanelere başvurmuş olsalar bile onların Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi (MERNİS) adreslerinden bulundukları köy kümelenmesi çalışması anında yapılıyor" şeklinde konuştu. "Bizim alarm olacağımız herhangi bir artış farklı bir artış söz konusu değil" Her yıl ekim ayından mart ayına kadar dalgalanmaları beklediklerini aktaran Demirkol, "Epidemiyologlarımızla yaptığımız bilimsel toplantılarda da onların da bize bu raporların analizlerinde söyledikleri bu süreci normal olduğu. Yani biz her ayın her gününde bir önceki yıllara göre farklı bir artış var mı, beklemediğimiz bir yükseliş var mı diye de bakıyoruz. Bir önceki haftaya göre bu haftada artış olabilir, fakat bir önceki yılla kıyaslayarak mevsimsel geçişleri doğru analiz etmek gerekiyor bilimsel açıdan. Bu kapsamda bu süreçte bizim dikkatimizi çeken vatandaşımızın alarm olacağı, bizim alarm olacağımız herhangi bir artış farklı bir artış söz konusu değil" açıklamasında bulundu. "Türkiye’de bu dönemde herhangi bir rutin dışı artış yok ve kontrol dışında bir durum yok" Her yıl farklı mutasyonlarla farklı virüs türlerinin ortaya çıktığını dile getiren Demirkol, "Dünyanın farklı yerlerinde tabii çeşitli virüs isimleri gündemimize geliyor, haberlerde okuyoruz. Türkiye’de acaba bu var mı diye vatandaşlarımız endişeleniyor. Fakat içleri rahat olsun. Biz yakından sistemi bilim adamlarımızla, bilim komisyonlarımızla yakından takip ediyoruz. Bilim insanlarımız bu konuda bizleri her daim aydınlatıyorlar ve yol gösteriyorlar. Türkiye’de bu dönemde herhangi bir rutin dışı artış yok ve kontrol dışında bir durum yok. Bu mevsimde doğal artışları yaşıyoruz" diye konuştu. "Kontrol dışına çıkan belirtilerde en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalarını tavsiye ediyoruz" Demirkol, öksürük, bulantı, kusma gibi belirtilerin kontrol dışına çıktığında en yakın sağlık kuruluşuna gidilmesi gerektiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Uyarımız bu dönemde ateş, öksürük, bulantı kusma gibi durumlar olduğunda istirahat etmelerini, olabildiği kadar kalabalıklardan uzak kalmalarını, bol su tüketmelerini ve doğal beslenmelerini tavsiye ediyoruz. Bunlar kontrol dışına çıktığında öksürük, ateş, bulantı kusma gibi yine en yakın sağlık tesisimize başvurmalarını kendilerine tavsiye ediyoruz. Bu süreçler, doğal süreçler geçecektir. Fakat kronik hastalığı olanlar, yaşlı olanlar özellikle bebeklerde, çocuklarda da hassas ve kırılgan gruplarımız olduğu için, enfeksiyonlardan çok daha kolay etkilendikleri için hem bu gruplara daha bir hassasiyetle eğiliyoruz tüm sağlık personelimizle hem de onlara bu durum yaşandığında hastanelerimizi bekliyoruz."
03 Şubat 2026 Salı - 11:19
Bahçeli: "Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir."
Bahçeli: "Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder