Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Trump’ın kızı olduğunu iddia eden Özmen: "Baba, başka ülkelerin iç işlerine karışma"
01 Mart 2026 Pazar - 23:10:13
ABD Başkanı Donald Trump’ın kızı olduğunu iddia eden Necla Özmen, "Buradan babama sesleniyorum, başka ülkelerin iç işlerine karışmadan kendi ülkesini kalkındırmak istiyorsa o yönde hareket etmesini tercih ederim" dedi. Ankara 27. Aile Mahkemesine başvurarak ABD Başkanı Donald Trump’a babalık davası açan Necla Özmen, iddiasını bu kez ABD’ye taşıdı. Özmen, ABD Başkanı Donald Trump’ın biyolojik babası olduğunu öne sürerek, Amerika Birleşik Devletleri’nde yetkili mahkemeye avukat aracılığıyla başvuruda bulundu. Başvurunun kabul edilmesinin ardından dava açılacağı öğrenildi. Özmen’in Türkiye’de açtığı dava iddiaların somut delillerle desteklenmediği gerekçesiyle reddedilirken, karar istinaf mahkemesine taşınmıştı. "Amerika’da davanın açıldığını biliyorum" Buna ilişkin açıklamalarda bulunan Özmen, "Daha önce Trump’a babalık davası Türkiye’de açmıştım. O konuda zaten olumsuz şeyler olacağını bildiğim için elçilik yoluyla, ABD elçiliği aracılığıyla Amerikan Aile Mahkemesi’ne babalık davası için dilekçe gönderdim. Hatta Amerika’daki Türk avukatlarla görüştüm. Onlar da bu konuyla ilgili dava sürecini takip ediyor. Kendileri bana bilgi veriyor. Henüz bir açıklama gelmedi bana ama Amerika’da davanın açıldığını biliyorum" dedi. Özmen şöyle devam etti: "Bir ülkenin iç işlerine karışılmasını doğru bulmuyorum. Kimse kimsenin ülkesine karışamaz, meşru kılamaz. ABD devleti tarafından mağdur bırakılıyorum. Haklarım gasbediliyor, ben haklarımı arıyorum. ABD devletinin de bana devlet olarak sahip çıkmasını istiyorum. Bir an önce bu babalık davasının da sonuçlanmasını talep ediyorum." "Buradan tüm dünyaya çağrı yapıyorum, bu savaşı bitirin" ABD Başkanı Trump’a seslenen Özmen, "Trump, ülkeyi, ABD’yi kalkındırmak, güçlü bir hâle getirmek istediğini söylüyor. O zaman başka ülkelerin iç işlerine karışarak bu iş olmaz. Yani tamam, yaptığı doğru şeyler de var ama hataları da var. Buradan babama sesleniyorum, başka ülkelerin iç işlerine karışmadan kendi ülkesini kalkındırmak istiyorsa o yönde hareket etmesini tercih ederim. Yani savaşın bitmesini istiyorum, çünkü birçok ülkeye zararı oluyor. Savaş istemiyorum. Bir ülkenin iç işlerine karışmak doğru değil. Dünyadaki ülkelerin de düzelmesini istiyorum. Buradan tüm dünyaya çağrı yapıyorum, bu savaşı bitirin. Başka insanların canı yanmasın. Yani bu şekilde hiçbir ülkeye fayda olmaz, zararı olur" ifadelerini kullandı. "Umarım gerçek olur" Yapay zekayla Trump ile yan yana oldukları fotoğraf hakkında ise Özmen, "Bu resmi görünce hoşuma gitti. Zannedersem yapay zekâ ile yapılmış. Gerçek gibi duruyor. Umarım gerçek olur. Yani kendisiyle bu şekilde görüşebilirim. Yaşadıklarımı dile getirebilirim. Bir baba olarak bana da sahip çıkmasını isterim. Yani iyi bir insana benziyor aslında. Ama nedense bazen aile meselesinden uzak durabiliyor. Ama durmasını istemiyorum. Gerçekten bana sahip çıkmasını istiyorum" dedi. "Bir baba-kız sıcaklığı görmedim" Fotoğrafı görünce duygulandığını ifade eden Özmen, "Çok duygulandım. Gerçek baba-kız gibi gözüküyor. Gerçekten çok duygulandım. Yani uzun yıllardır çok sıkıntı çektim. Böyle bir sıcaklığı hiç duymadım. Yani bir baba sıcaklığı, bir baba-kız sıcaklığı görmedim. Yani resimde onu ifade ediyor. Gerçek gibi duruyor. İnşallah gerçek olur" diye konuştu.
01 Mart 2026 Pazar - 23:03
Trump’ın kızı olduğunu iddia eden Özmen: "Baba, başka ülkelerin iç işlerine karışma"
ABD Başkanı Donald Trump’ın kızı olduğunu iddia eden Necla Özmen, "Buradan babama sesleniyorum, başka ülkelerin iç işlerine karışmadan kendi ülkesini kalkındırmak istiyorsa o yönde hareket etmesini tercih ederim" dedi. Ankara 27. Aile Mahkemesine başvurarak ABD Başkanı Donald Trump’a babalık davası açan Necla Özmen, iddiasını bu kez ABD’ye taşıdı. Özmen, ABD Başkanı Donald Trump’ın biyolojik babası olduğunu öne sürerek Amerika Birleşik Devletleri’nde yetkili mahkemeye avukat aracılığıyla başvuruda bulundu. Özmen’in, Türkiye’de açtığı dava iddiaların somut delillerle desteklenmediği gerekçesiyle reddedilirken, karar istinaf mahkemesine taşınmıştı. Başvurunun kabul edilmesinin ardından dava açılacağı öğrenildi. "Amerika’da davanın açıldığını biliyorum" Buna ilişkin açıklamalarda bulunan Özmen, "Daha önce Trump’a babalık davası Türkiye’de açmıştım. O konuda zaten olumsuz şeyler olacağını bildiğim için elçilik yoluyla, ABD elçiliği aracılığıyla Amerikan Aile Mahkemesi’ne babalık davası için dilekçe gönderdim. Hatta Amerika’daki Türk avukatlarla görüştüm. Onlar da bu konuyla ilgili dava sürecini takip ediyor. Kendileri bana bilgi veriyor. Henüz bir açıklama gelmedi bana ama Amerika’da davanın açıldığını biliyorum" dedi. Özmen şöyle devam etti: "Bir ülkenin iç işlerine karışılmasını doğru bulmuyorum. Kimse kimsenin ülkesine karışamaz, meşru kılamaz. ABD devleti tarafından mağdur bırakılıyorum. Haklarım gasp ediliyor, ben haklarımı arıyorum. ABD devletinin de bana devlet olarak sahip çıkmasını istiyorum. Bir an önce bu babalık davasının da sonuçlanmasını talep ediyorum." "Buradan tüm dünyaya çağrı yapıyorum, bu savaşı bitirin" ABD Başkanı Trump’a seslenen Özmen, "Trump, ülkeyi, ABD’yi kalkındırmak, güçlü bir hâle getirmek istediğini söylüyor. O zaman başka ülkelerin iç işlerine karışarak bu iş olmaz. Yani tamam, yaptığı doğru şeyler de var ama hataları da var. Buradan babama sesleniyorum, başka ülkelerin iç işlerine karışmadan kendi ülkesini kalkındırmak istiyorsa o yönde hareket etmesini tercih ederim. Yani savaşın bitmesini istiyorum çünkü birçok ülkeye zararı oluyor. Savaş istemiyorum. Bir ülkenin iç işlerine karışmak doğru değil. Dünyadaki ülkelerin de düzelmesini istiyorum. Buradan tüm dünyaya çağrı yapıyorum, bu savaşı bitirin. Başka insanların canı yanmasın. Yani bu şekilde hiçbir ülkeye fayda olmaz, zararı olur" ifadelerini kullandı. "Umarım gerçek olur" Yapay zekayla Trump ile yan yana oldukları fotoğraf hakkında ise Özmen, "Bu resmi görünce hoşuma gitti. Zannedersem yapay zekâ ile yapılmış. Gerçek gibi duruyor. Umarım gerçek olur. Yani kendisiyle bu şekilde görüşebilirim. Yaşadıklarımı dile getirebilirim. Bir baba olarak bana da sahip çıkmasını isterim. Yani iyi bir insana benziyor aslında. Ama nedense bazen aile meselesinden uzak durabiliyor. Ama durmasını istemiyorum. Gerçekten bana sahip çıkmasını istiyorum" dedi. "Bir baba-kız sıcaklığı görmedim" Fotoğrafı görünce duygulandığını ifade eden Özmen, "Çok duygulandım. Gerçek baba-kız gibi gözüküyor. Gerçekten çok duygulandım. Yani uzun yıllardır çok sıkıntı çektim. Böyle bir sıcaklığı hiç duymadım. Yani bir baba sıcaklığı, bir baba-kız sıcaklığı görmedim. Yani resimde onu ifade ediyor. Gerçek gibi duruyor. İnşallah gerçek olur" diye konuştu.
01 Mart 2026 Pazar - 21:50
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi: "Bazı sosyal medya hesaplarında ’Türkiye-İran sınır hattındaki 80 bin mayın temizlendi’ iddiası dezenformasyon içermektedir"
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi tarafından yapılan açıklamada, "Bazı sosyal medya hesaplarında ‘Türkiye-İran sınır hattındaki 80 bin mayın temizlendi’ iddiası dezenformasyon içermektedir" denildi. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Bazı sosyal medya hesaplarında ‘Türkiye-İran sınır hattındaki 80 bin mayın temizlendi’ iddiası dezenformasyon içermektedir. Türkiye’nin sınır hattında yürütülen mayın temizleme çalışmaları, uluslararası yükümlülükler kapsamında planlı şekilde yürütülen ve sınır güvenliğini zayıflatmak değil, aksine modern güvenlik sistemleriyle daha etkin hale getirmeyi amaçlayan faaliyetlerdir. Sınır güvenliğimiz fiziki engeller, ileri teknoloji gözetleme sistemleri, insansız hava araçları ve çok katmanlı güvenlik unsurlarıyla 7/24 esasına göre kesintisiz bir şekilde Cumhuriyet tarihinin en yoğun teknolojisi, en etkili ve kademeli tedbirleri ile sağlanmaktadır. Hudut güvenliğine ilişkin manipülatif içeriklerle kamuoyunda algı oluşturmayı amaçlayan paylaşımlara itibar edilmemesi önemle rica olunur" ifadeleri kullanıldı.
01 Mart 2026 Pazar - 21:07
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İran halkına başsağlığı diliyorum"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İran halkına başsağlığı diliyor, ülkem ve milletim adına taziyelerimi iletiyorum" dedi.
02 Şubat 2026 Pazartesi - 12:09
Oğuzlardan bugüne bin yıllık Yaren geleneği yaşatılıyor
Çankırı Şabanözü Çaparkayı Köyü Yarenleri, Orta Asya’dan bugüne uzanan Yaren kültürünü kortej yürüyüşü ve yöresel oyunlarla Ankara’da yaşattı. Ankara’nın Pursaklar ilçesinde, Orta Asya’dan bugüne uzanan ve Türk kültürünün kadim miraslarından biri olan Yaren geleneği, Çankırı’nın Şabanözü ilçesine bağlı Çaparkayı Köyü Yarenleri tarafından düzenlenen yaren alayı kortej yürüyüşü ile yaşatıldı. Belediye binası önünden başlayan kortej yürüyüşü, protokol üyeleri ve vatandaşların katılımıyla gerçekleşirken, etkinlikte Sinsin oyunu, Tura oyunu, yöresel oyunlar ve Şabanözü halayı sergilendi. Kadim Türk kültürünün önemli unsurlarından biri olan Yaren geleneğini izlemek için çok sayıda vatandaş da yöresel oyunlara eşlik etti. "Yarenler, Oğuzların 24 boyunu temsil ediyor" Yaren geleneğinin binlerce yıllık bir geçmişe sahip olduğunu belirten Çaparkayı Köyü Yarenlerinden Ertuğrul Durmuş, "Yaren, Orta Asya’dan gelen Oğuzların 24 boyunu temsil eden, binlerce yıllık bir kültürdür. Kültürü yaşatmaya çalışıyoruz. Yaren odamız var. Kendi köyümüzde normalde. Baş ağalar var, Yarenimizin kurucuları. Orta oyunlarımız var. Misafirsiz Yaren olmaz, misafirler başımızın tacı. Oyun havaları oynarız. Daha sonra yemekten sonra yüzük oyunumuz vardır, mendil altına para saklanır. Yenilen tarafa ceza verilir. Gecenin sonunda misafirler uğurlanır, sonra mahkeme kurulur. Kural dışı hareket eden arkadaşlar heyet ile davalar görülür, ceza kesilir ve herkes evine gider. Genelde kışın yapılırmış. Hafta sonları genelde yapılıyor. Günümüz şartlarında 2 haftada bir yapıyoruz. Yaren arkadaşlık, dostluktur. Bu halkın hepsi de Oğuzlardan gelme" dedi. "Çankırılılar olarak kültürümüzü yaşatıyoruz" Yaren geleneğini gelecek nesillere aktarmayı hedeflediklerini vurgulayan Harun Demirtaş, "Oğuz atadan günümüze uzanan bin yıllık kültürümüzü tanıtmaya çalışıyoruz. Sinsi, Tura oyunumuz, Yöresel Şabanözü Halayı gösterilerini yaptık. Kültürümüzü yaşatmak için Yaren ağalarımızla beraber mücadeleye devam ediyoruz. Çankırılılar olarak kültürümüzü yaşatıyoruz. Burada gördüğünüz ağalar gönüllü. Vaktinden, cebinden para harcayarak kültürü yaşatmaya çalışıyorlar. Bin yıldır atalarımız bu güne getirmiş. Gelecek nesillere aktarıp Yaren kültürümüzü yaşatmaya devam edeceğiz" diye konuştu. "Güzel bir gelenek, devamını dilerim" Etkinliği ilk kez izlediğini belirten Çankırı Şabanözü Mart köyünden Ramazan Mihvatoğlu, "Güzel bir gelenek, devamını dilerim. Pursaklar’da ilk defa görüyorum" şeklinde konuştu. "Atadan gelme yöresel kültürlerini devam ettiriyorlar" Gösterileri izleyen bir diğer vatandaş Serpil Sayın ise, "Pek bir bilgim yok ama çok güzel eğleniyorlar. Sık sık yapıyorlar, kesintisiz bu eğlenceyi düzenliyorlar. Herkes memnun. Atadan gelme yöresel kültürlerini devam ettiriyorlar. Kendim oralı değilim ama seviyorum yaptıkları eğlenceleri. Kortejde de yer aldım, eğlencelerine katıldım. Torunum Zeynep ile geldik" ifadelerini kullandı. "Zamanında, gençliğimizde biz de oynadık" Yöresel oyunları beğendiğini dile getiren Zekeriya Bodur, "Yöresel oyunlarımız çok güzel oluyor. Tebrik ederim hepsini, başarılar dilerim. Her sene olur, düzenlenir. Zamanında, gençliğimizde biz de oynadık" dedi. "Oğlum da oynuyor, kendisi paşa" Yaren kültürünün kendi köylerinden çıktığını belirten Kezban Demirtaş "Çok memnun olduk. Allah yardımcıları olsun. Benim kendi köyüm. Oğlum da oynuyor, kendisi paşa. Her sene yapıyorlar. Her yere gidiyor, Yarenlere gidiyor hiç durmuyor" açıklamasında bulundu. Etkinliğe, Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin ve İlçe Kaymakamı Üzeyir Aziz Özeren katıldı.
02 Şubat 2026 Pazartesi - 12:04
Pursaklar’da bulunan okullarda ‘Bayrak Sevgisi’ etkinlikleri
Pursaklar Belediyesi’ne bağlı Nezaket Okulları’nda düzenlenen ‘Bayrak Sevgisi’ etkinliğinde, Türk bayrağının önemi, taşıdığı milli ve manevi değerler öğrencilere hatırlatıldı. Pursaklar Belediyesi’ne bağlı Merkez Nezaket Okulu’nda gerçekleştirilen ve Milli Eğitim Bakanı (MEB) tarafından düzenlenen Bayrak Sevgisi etkinliğinde, Türk bayrağının tarihteki yeri, bağımsızlığın simgesi oluşu ve vatandaşlar için taşıdığı manevi anlam, öğrencilere anlatıldı. Etkinlik kapsamında Türk bayrağının tarih boyunca verilen bağımsızlık mücadelesinin en önemli sembolü olduğu vurgulandı. Bayrağın, şehitlerin canları pahasına vatan topraklarını emanet ettiği kutsal bir değer olduğu ifade edilerek, ona gösterilmesi gereken saygı ve hassasiyet üzerinde duruldu.
02 Şubat 2026 Pazartesi - 12:03
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından Verimlilik Artırıcı Projelere 27 milyon lirayı aşan destek
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, enerji verimliliği projelerine yatırım bedelinin yüzde 30’u kadar hibe desteği sağladıklarını ve desteğin üst limitinin 2026 yılı için 27 milyon 92 bin 663 lira olarak belirlendiğini açıkladı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Verimlilik Artırıcı Proje Destek Programı’nın kapsamını genişletti. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada enerji hizmet şirketlerinin (ESCO) enerji yöneticisi görevlendirmekle yükümlü olan endüstriyel işletmelerin, ticari binaların, hizmet binalarının ve kamu binalarında enerji performans sözleşmeleri (EPS) yoluyla uygulayacağı enerji verimliliği projelerinin, teşvikten yararlanabileceği belirtildi. Ayrıca enerji verimliliği projelerine yatırım bedelinin yüzde 30’u kadar hibe desteği sağlanacağı belirtilirken, desteğin üst limiti 2026 yılı için 27 milyon 92 bin 663 lira olarak belirlendi. ESCO’lar da dahil edildi Buna göre, ‘ESCO’ olarak da bilinen enerji hizmet şirketleri de artık enerji yöneticisi görevlendirmekle yükümlü olan endüstriyel işletmeler, ticari binalar, hizmet binaları ve kamu binalarında EPS yoluyla uygulayacağı enerji verimliliği projeleri için söz konusu destekten yararlanabileceği ifade edildi. Bu çerçevede, enerji yöneticisi görevlendirmekle yükümlü olan endüstriyel işletmeler, ticari binalar, hizmet binaları ve kamu kesimi binaları ile enerji hizmet şirketleri tarafından müştereken imzalanarak yürürlüğe girmiş ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yapılan başvuru duyurusunda belirtilen kriterleri ve enerji verimliliği önlemlerini içeren enerji performans sözleşmeleri için yapılan başvurular kabul ediliyor. 27 milyon lirayı aşan destek Enerji hizmet şirketlerinin EPS yoluyla uygulayacağı enerji verimliliği projelerine, yatırım bedelinin yüzde 30’una kadar hibe desteği sağlanacağı açıklanırken, desteklerde üst limitin, 2026 yılı için 27 milyon 92 bin 663 lira olacağı ve proje tutarı ne olursa olsun bu tutarı aşamayacağı vurgulandı. Ayrıca bu tutarın, her yıl yeniden değerleme oranında artırılacağı da ifade edildi. Destekte erken ödeme fırsatı Destek kararı verilen başvurular için belirlenen destek tutarının yüzde 50’sine teminat karşılığı erken ödeme yapılacağı, uygulama sonrası sözleşmede garanti edilen tasarrufun en az yüzde 70’inin sağlandığının ölçme ve doğrulama uzmanı tarafından doğrulanmasının ardından da nihai destek ödemesi gerçekleştirileceği belirtildi.
02 Şubat 2026 Pazartesi - 12:00
Gölbaşı Belediyesi 12 binden fazla çocuğu etkinliklerle ağırladı
Gölbaşı Belediyesi, yarıyıl tatilinde hazırladığı ücretsiz buz pateni, tırmanma sporları ve Çocuk Şenliği etkinlikleriyle 12 binden fazla çocuğa hizmet verdi. Gölbaşı Belediyesi, yarıyıl tatilinde çocukların hem eğlenmesini hem de fiziksel, sosyal ve sanatsal gelişimlerine katkı sunmayı amaçlayan kapsamlı bir etkinlik programı gerçekleştirdi. Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı’nın talimatlarıyla hazırlanan program kapsamında, 100. Yıl Buz Pateni ve Tırmanma Spor Salonu ücretsiz hale getirildi ve Çocuk Şenliği ise binlerce çocuğu ağırladı. Eğlence ve heyecanın adresi olan 100. Yıl Buz Pateni ve Tırmanma Spor Salonu’nda, 2 bin 156 çocuk buz pateniyle buluştu. Bin 855 çocuk ise dağcılık ve tırmanma salonunda zirveye doğru tırmanarak vakit geçirdi. Sihirbaz, bilim, balon ve bubble show gösterileri, animasyonlar, jonglör ve ateş gösterileri ile maskot karşılamaları sayesinde 8 bin 400 çocuk, yarıyıl tatilinde farklı etkinliklerle buluştu. "Sosyal belediyeciliği lafla değil, çocuklarımızın gülümsemesiyle hayata geçiriyoruz" Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, çocukların mutluluğunu ve gelişimini merkeze alan bir anlayışla çalıştıklarını belirterek, "Biz Gölbaşı’nda sosyal belediyeciliği lafla değil, çocuklarımızın gülümsemesiyle hayata geçiriyoruz. Yarıyıl tatilinde evlatlarımızın hem eğlenmesini hem de sporla, sanatla, oyunla gelişmesini istedik. Bu nedenle buz pateni ve tırmanma salonumuzu tamamen ücretsiz yaptık, Çocuk Şenliği ile ilçemizi neşeyle doldurduk. Çocuklarımızın buz pateni yaparken heyecanını, tırmanma duvarında zirveye ulaşırken yaşadığı mutluluğu, atölyelerde hayal güçlerini özgürce ortaya koymalarını görmek bizler için tarif edilemez bir gurur. 12 binden fazla çocuğumuzun ve ailesinin mutluluğuna ortak olmak bizim için büyük bir motivasyon oldu. Bizler biliyoruz ki çocuklar, özgüveni yüksek bireyler olarak yetişirse toplumun temeli güçlü olur. Çocuk dostu bir Gölbaşı hedefiyle çıktığımız bu yolda, üretken, sağlıklı ve mutlu nesiller yetiştirmek için çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz. Unutmayalım ki çocuklarımız mutluysa Gölbaşı güçlüdür" ifadelerine yer verdi.
02 Şubat 2026 Pazartesi - 11:34
FETÖ iltisaklı olduğu belirlenen 385 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi
Terör örgütü FETÖ’nün sosyal medya üzerinden yürüttüğü algı ve propaganda faaliyetlerine yönelik çalışmalar kapsamında örgüt bağlantılı olduğu belirlenen 385 sosyal medya hesabına Ankara Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince erişim engeli getirildi. Terör örgütü FETÖ’nün sosyal medya üzerinden yürüttüğü algı ve propaganda faaliyetlerine yönelik çalışmalar sürüyor. Bu kapsamda, İletişim Başkanlığı tarafından yapılan tespitler doğrultusunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen işlemler sonucunda, bu hafta erişim engeli getirilen FETÖ bağlantılı hesap sayısı 385’e ulaştı. Yetkililer, terör örgütünün dijital mecralardaki yapılanmasına karşı mücadelenin kararlılıkla devam ettiğini bildirirken, soruşturmaların çok yönlü olarak sürdürüldüğü öğrenildi.
02 Şubat 2026 Pazartesi - 10:49
TVHB Başkanı Eroğlu: "Sulak alanların tahribi zoonotik enfeksiyonların ortaya çıkma ve yayılma riskini artırmaktadır"
Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Başkanı Ali Eroğlu, "Göçmen kuşların mola alanı olan sulak alanların tahribi, kuş gribi, Batı Nil virüsü ve benzeri zoonotik enfeksiyonların ortaya çıkma ve yayılma riskini artırmaktadır" dedi. TVHB Başkanı Eroğlu, sulak alanların tahribinin toplum sağlığını tehdit etmesi ile ilgili bir açıklama yayımladı. Eroğlu, göçmen kuşların da mola alanı olan sulak alanların tahribine dayalı, kuş gribi, Batı Nil virüsü ve benzeri zoonotik enfeksiyonların ortaya çıkıp yayılma riskinin arttığını açıkladı. "Sulak alanların tahribi zoonotik enfeksiyonların ortaya çıkma ve yayılma riskini artırmaktadır" Ali Eroğlu, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 2 Şubat, 1971 yılında İran’ın Ramsar kentinde imzalanan Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar (Ramsar) Sözleşmesi’nin kabul edildiği güne atfen Dünya Sulak Alanlar Günü olarak ilan edilmiştir. Türkiye’nin de taraf olduğu sözleşmeyi 172 ülke imzalamıştır. Sulak alanlar; dünyamızın biyolojik çeşitliliğinin korunması, iklim dengesinin sürdürülebilirliği ve su kaynaklarının devamlılığı açısından hayati öneme sahip doğal ekosistemlerdir. Bu alanlar yalnızca çok sayıda canlı türü için yaşam alanı oluşturmakla kalmamakta; suyun doğal filtrasyonu, taşkınların dengelenmesi, karbon tutumu, mikroklimanın düzenlenmesi ve ekosistem sürekliliğinin sağlanması gibi hayati işlevleri de yerine getirmektedir. Ancak son yıllarda hızlanan kentleşme, plansız arazi kullanımı, kontrolsüz tarımsal faaliyetler, endüstriyel kirlilik ve iklim değişikliğinin etkileri nedeniyle sulak alanlarımız ciddi baskı altındadır. Sulak alanların kirlenmesi ya da yok olması, yaban hayatındaki hassas dengeyi bozarak yabani türlerin insan ve evcil hayvanlarla temasını artırmakta; bu durum halk sağlığı açısından önemli biyolojik riskler doğurmaktadır. Özellikle göçmen kuşların mola alanı olan sulak alanların tahribi, kuş gribi, Batı Nil virüsü ve benzeri zoonotik enfeksiyonların ortaya çıkma ve yayılma riskini artırmaktadır." "Ekosistemlerde meydana gelen bozulmalar, yeni risk alanları oluşturmaktadır" Sulak alanların aynı zamanda, antimikrobiyal dirençle mücadelede ’doğanın böbrekleri’ işlevini gördüğünü belirten Eroğlu, "Hayvansal ve tarımsal atıkların su kaynaklarına karışmasını engelleyen, patojen yükünü azaltan bu doğal filtrasyon sistemlerinin bozulması; dirençli mikroorganizmaların doğrudan çevreye ve gıda zincirine karışmasına zemin hazırlamaktadır. Sulak alanlar; hayvancılık, balıkçılık ve tarımsal üretim açısından stratejik öneme sahip olmasının yanı sıra, zoonotik hastalıkların izlenmesi, çevresel risklerin erken tespiti ve biyogüvenliğin sağlanması bakımından da kritik alanlardır. Bu ekosistemlerde meydana gelen bozulmalar, ekosistem dengesini zayıflatmakta ve toplum sağlığını tehdit eden yeni risk alanlarının oluşmasına neden olmaktadır" şeklinde konuştu. "Kamu kurumları, yerel yönetimleri duyarlı olmaya ve somut adımlar atmaya davet ediyoruz" ’Tek sağlık’ yaklaşımına değinen Eroğlu, "Veteriner hekimler; hayvan hastalıklarının kontrolü, yaban hayatının izlenmesi ve sulak alanlarda yaşayan canlıların sağlığının korunması süreçlerinde bilimsel ve kamusal sorumluluk üstlenmektedir. İnsan, hayvan ve çevre sağlığının ayrılmaz bir bütün olduğunu esas alan ’tek sağlık’ yaklaşımı, sulak alanların korunmasında temel bir yol haritası niteliği taşımaktadır. Ülkemiz, uluslararası sözleşmeler kapsamında sulak alanların korunmasına yönelik önemli yükümlülükler üstlenmiş bulunmaktadır. Ancak mevcut tehditlerin boyutu dikkate alındığında; bu taahhütlerin sahaya etkin biçimde yansıtılması, koruma-kullanma dengesini esas alan, bilimsel temelli, şeffaf ve denetlenebilir politikaların kararlılıkla uygulanması gerekmektedir. Biyolojik çeşitliliğin korunması, ekosistem sağlığının sürekliliği ve doğal mirasımızın gelecek kuşaklara aktarılabilmesi için sulak alanların korunması zorunludur. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak; ilgili kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, meslek örgütlerini ve toplumu, sulak alanlarımızın korunması konusunda daha duyarlı olmaya ve somut adımlar atmaya davet ediyoruz" diye konuştu.
02 Şubat 2026 Pazartesi - 10:46
Bakan Tekin: "Bağımsızlığımızın asıl savunucusu bireyleri yetiştirmek bizim işimiz"
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Milli Eğitim Bakanlığı olarak ülkemizde milli birliğin, beraberliğin, hukuk devletinin, anayasal düzenin, insan haklarının ve hepsinden de öte bağımsızlığımızın asıl savunucusu bireyleri yetiştirmek bizim işimiz" dedi. Milli Eğitim Bakanlığı’nca 2025-2026 eğitim öğretim yılının ikinci dönemi, okullarda ‘Bayrak Sevgisi’ teması kapsamında yürütülecek eğitim ve farkındalık çalışmalarıyla başladı. Öğrencilere milli değerlerin kazandırılması, bayrağa ve milli birlik duygusuna yönelik farkındalığın artırılması hedeflenen proje kapsamında eğitim kurumlarında çeşitli etkinlikler ve bilgilendirici faaliyetler düzenlendi. Öte yandan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ikinci dönemin başlaması dolayısıyla Ankara’da Büyükhanlı Kardeşler Ortaokulu’nu ziyaret etti. Bakan Tekin ziyarette öğrenciler ve öğretmenlerle bir araya gelerek, yürütülecek çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Ülkemizde milli birliğin savunucusu bireyleri yetiştirmek bizim işimiz" Bakan Tekin, 2025-2026 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde okullarda başlatılan ‘Bayrak Sevgisi’ temasının çocuklara milli birlik ve beraberlik duygusunu yaşatacağını belirterek, "Yeni eğitim-öğretim yılı hepimiz için hayırlı olsun. Aynı zamanda bugün Şaban ayının tam ortasındayız. Her eğitim öğretim yılının başında çocuklarımıza bir farkındalık oluşturulması açısından okullarımızdan, öğretmen arkadaşlarımızdan bu konuda belirli etkinlikler yapılmasını arzu ediyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) olarak ülkemizde milli birliğin, beraberliğin, hukuk devletinin, anayasal düzenin, insan haklarının ve hepsinden de öte bağımsızlığımızın asıl savunucusu bireyleri yetiştirmek bizim işimiz. Bakanlık olarak bizim ana görevimiz. Biz de bu realiteden hareketle eğitim-öğretim yılının başında çocuklarımızın okullarda milli birliğimizin, beraberliğimizin en önemli sembollerinden birisi olan bayrağımızla ilgili farkındalık şuurunu artıracak etkinlikler yapalım istedik. Şu an Türkiye’nin tamamında okullarımızda altında yaşamaktan, gölgelendiği yerde bulunmaktan gurur ve onur duyduğumuz ay yıldızlı bayrağımızla ilgili farkındalıklar yapılıyor. Ben Türk halkına da, bütün milletimize de bu anlamda çocuklarımıza bu türden farkındalık etkinliklerinde destek olmalarını temenni ediyorum. Bu şekilde milli birliğimizin güçlenmesi adına hep beraber güzel şeyler yapmış oluruz" ifadelerini kullandı.
02 Şubat 2026 Pazartesi - 10:12
Bakan Yerlikaya, jandarmanın 5. GÖKBEY helikopterini envantere aldığını duyurdu
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Jandarma Havacılık Komutanlığı’nın 5. GÖKBEY helikopterini envantere kattığını "Gökbey filomuz büyüyor" başlığıyla duyurdu. İçişleri Bakanı Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Jandarma Havacılık Komutanlığı’nın 5. GÖKBEY helikopterini envanterine kattığını bildirdi. Bakan Yerlikaya, paylaşımında "Gökbey filomuz büyüyor. Jandarma Havacılık Komutanlığımız, 5. GÖKBEY helikopterini envanterine kattı. Mutluyuz, gururluyuz" ifadelerini kullandı.
02 Şubat 2026 Pazartesi - 08:12
Bakan Yerlikaya açıkladı: Şanlıurfa’da tefeci organize suç örgütüne yönelik operasyonlarda 23 tutuklama
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Şanlıurfa’da tefeci organize suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyonlarda 37 şüphelinin yakalandığını ve 23’ünün tutuklandığını açıkladı. Bakan Yerlikaya sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Şanlıurfa’da tefeci organize suç örgütüne yönelik jandarmamızın düzenlediği operasyonda 4,2 milyar lira hesap hareketi bulunan 37 şüpheliyi yakaladık. 23’ü tutuklandı, 14’ü hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. MASAK verileri sonucu şüphelilere ait yaklaşık 804 milyon lira değerinde; 20 adet taşınmaz, 55 adet araç ve bin 145 adet banka hesabına el konuldu. Ayrıca; 12 adet şirkete TMSF tarafından kayyım atandı. Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığımız ile Jandarma KOM Daire Başkanlığımız koordinesinde; Şanlıurfa İl Jandarma Komutanlığımızca yapılan çalışmalar sonucu; 45 farklı adreste, 545 jandarma personeli ve Jandarma İHA (JİHA) destekli düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin; faizle borç verdikleri vatandaşlarımızı baskı altına aldıkları, yüksek faizle verdikleri paraların teminatı olarak vatandaşlarımıza çek ve senet imzalattıkları, ödeme yapamayan vatandaşlarımıza ait mal varlıklarını ise tehdit ve baskıyla devraldıkları tespit edildi. Bu şahıslar hakkında savcılıklarımızca soruşturma başlatıldı. Organize suç örgütleri ve çetelerle nasıl kararlılıkla mücadele ediyorsak, tefecilere karşı da aynı kararlılıkla mücadelemizi sürdürüyoruz. Valimizi, Cumhuriyet Başsavcılığımızı, İl Jandarma Komutanlığımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı.
02 Şubat 2026 Pazartesi - 00:13
Ankara’da sosyal medya kavgası silahlı çatışmaya döndü: 4 gözaltı
Ankara’nın Sincan ilçesinde sosyal medya üzerinden başlayan küfürleşme, sokakta silahlı kavgaya dönüştü. Polisin hızlı müdahalesiyle facianın eşiğinden dönülürken, olaya karışan 4 şüpheli silahlarıyla birlikte yakalandı. Olay, dün akşam saat 19.45 sıralarında Plevne Mahallesi Akşemsettin mevkisinde meydana geldi. İddiaya göre, aralarında husumet bulunan şahıslar sosyal medya platformları üzerinden karşılıklı küfürleşmeye başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine taraflar Kosova Sokak yakınlarında bir araya gelerek kavgaya tutuştu. Kavga sırasında şahısların yanlarında getirdikleri silahlarla çevreye ateş açtığı öğrenildi. Açılan ateş sonucu bölgedeki bir araca mermi isabet ederken, şans eseri herhangi bir yaralanma veya can kaybı yaşanmadı. Sincan İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin titiz çalışması sonucu, olaya karıştığı tespit edilen F.A., İ.Ç., M.Ç. ve Ö.S. kısa sürede kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin üzerinde yapılan aramalarda, 2 adet ruhsatsız tabanca, 1 adet pompalı tüfek ele geçirilerek muhafaza altına alındı. Gözaltına alınan 4 şüphelinin emniyetteki sorgularının devam ettiği ve işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilecekleri öğrenildi. Polisin olayla ilgili başlattığı geniş çaplı soruşturma sürüyor.
01 Şubat 2026 Pazar - 23:21
Ankara’da drift yapan 5 sürücüye 291 bin 85 lira ceza
Ankara’nın Polatlı ilçesinde otomobilleriyle drift atarak diğer sürücülerin güvenliğini tehlikeye düşüren 5 sürücüye toplam 291 bin 85 lira para cezası kesildi. Polatlı İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Büro Amirliği ekipleri, İstiklal Mahallesi Barbaros Caddesi üzerinde drift yaparken kameralara yansıyan 5 sürücü hakkında Karayolları Trafik Kanunu’nun 67/1-d maddesi kapsamında işlem başlattı. Yapılan işlemler sonucunda söz konusu 5 sürücüye toplam 291 bin 85 lira idari para cezası uygulandığı bildirildi.
01 Şubat 2026 Pazar - 23:07
Ankara’da trafik güvenliğini tehlikeye atan 5 sürücüye ceza kesildi
Ankara’nın Polatlı ilçesinde otomobilleriyle drift atarak diğer sürücülerin güvenliğini tehlikeye düşüren 5 sürücüye ağır ceza kesildi. Polatlı İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Büro Amirliği ekipleri tarafından, İstiklal Mahallesi Barbaros Caddesi üzerinde kamera kayıtlarına yansıyan ve drift yaptığı tespit edilen 5 sürücü hakkında Karayolları Trafik Kanunu’nun 67/1-d maddesi kapsamında işlem yapıldı. Yapılan işlemler sonucunda söz konusu 5 sürücüye toplamda 291 bin 85 lira idari para cezası uygulandığı bildirildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder