Yerel Haberler
Ankara
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından maaşlarını alamayan maden işçileriyle ilgili açıklama 24 Nisan 2026 Cuma - 20:03:53 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından, maaşlarını alamadıkları için Eskişehir’den Ankara’ya yürüyen maden işçileriyle ilgili yapılan açıklamada, "Şirket yetkilileri tarafından, söz konusu alacakların 36 milyon liralık kısmının bugün işçilerin hesaplarına yatırıldığı, kalan kısmın ise işveren tarafından önümüzdeki hafta içerisinde tamamen ödeneceğinin taahhüt edildiği Bakanlığımıza bildirilmiştir" denildi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından, bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya mecralarında, Doruk Madencilik ve Elektrik Üretim San. Tic. A.Ş. işyerine ilişkin yer alan haberler üzerine yapılan açıklamada, "Sürecin en başından itibaren konu ilgili birimlerce değerlendirilmiş hem işveren hem de işçi tarafı ile gerekli görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bugün de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Faruk Özçelik başkanlığında; işçi temsilcilerinin katılımıyla bir görüşme gerçekleştirilmiş, çözüm odaklı değerlendirmelerde bulunulmuştur" denildi. Açıklamada, "Yapılan değerlendirmelerde söz konusu işyeri hakkında Bakanlığımıza intikal eden başvurular doğrultusunda Rehberlik ve Teftiş Başkanlığımız tarafından yürütülen denetim ve inceleme faaliyetleri kapsamında; 2023 yılında; Toplu İş Sözleşmesinden kaynaklı bireysel alacaklara ilişkin ödemelerin yapılmaması üzerine ise söz konusu işveren hakkında toplamda 3 milyon 284 bin 946 lira idari para cezası kesildiği, 2025 yılına yönelik denetimlerde toplu iş sözleşmesinden doğan alacakların ödenmediği ve ücretlerin düzenli ödenmediği belirlenmiş olup bu kapsamda işveren hakkında toplam 20 milyon 292 bin 142 lira idari para cezası kesildiği, 2026 yılı içerisinde yapılan incelemelerde, işçilere ait ücret alacaklarının bir kısmının ödenmediğinin tespit edildiği vurgulanmıştır. Ayrıca şirket yetkilileri tarafından, söz konusu alacakların 36 milyon liralık kısmının bugün işçilerin hesaplarına yatırıldığı, kalan kısmın ise işveren tarafından önümüzdeki hafta içerisinde tamamen ödeneceğinin taahhüt edildiği Bakanlığımıza bildirilmiştir. İşçi alacaklarının eksiksiz ve zamanında ödenmesi ile çalışma hayatına ilişkin mevzuatın uygulanması konusunda gerekli tüm idari işlemler kararlılıkla yürütülmektedir. İşveren tarafının taahhütlerini yerine getirmemesi halinde gerekli idari yaptırımlar kararlıkla uygulanmaya devam edecektir. Süreç Bakanlığımız tarafından yakından takip edilmektedir" ifadelerine yer verildi.
24 Nisan 2026 Cuma - 19:27 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "İstanbul Finans Merkezi odaklı yeni hamlelerimizle güçlü bir yatırım zemini oluşturuyoruz" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Yatırımcı dostu düzenlemeler, genişletilen vergi teşvikleri, ‘tek durak büro’ ile hızlanan süreçler ve İstanbul Finans Merkezi odaklı yeni hamlelerimizle güçlü bir yatırım zemini oluşturuyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle gerçekleştirilen ‘Türkiye Yüzyılında Yatırımlar için Güçlü Merkez’ programı ile İstanbul’un küresel ölçekte bir yatırım ve finans üssü olma iddiasını daha ileri bir aşamaya taşıyoruz. Küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde ülkemizin istikrar adası olma konumunu somut adımlarla güçlendiriyoruz. Yatırımcı dostu düzenlemeler, genişletilen vergi teşvikleri, ‘tek durak büro’ ile hızlanan süreçler ve İstanbul Finans Merkezi odaklı yeni hamlelerimizle güçlü bir yatırım zemini oluşturuyoruz" ifadelerini kullandı. İstanbul’un sermaye ve ticaretteki konumunu güçlendireceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Hayata geçireceğimiz kapsamlı reformlarla birlikte İstanbul’un, sermayenin, ticaretin ve karar alma süreçlerinin merkezlerinden biri olma konumunu güçlendireceğiz. Atacağımız adımların üretim, ihracat, teknoloji ve girişimcilik ekseninde sürdürülebilir büyümeye de ciddi anlamda katkı sunmasını bekliyoruz. Emeği geçenlere gönülden teşekkür ediyor atılan adımların iş dünyamız finans çevreleri ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum" dedi.
Sağlık, Çalışma, Aile ve Sosyal İşler Komisyonu toplandı
02 Nisan 2026 Perşembe - 14:44 Sağlık, Çalışma, Aile ve Sosyal İşler Komisyonu toplandı Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkan Vedat Bilgin başkanlığında toplandı. Bilgin, sosyal reform niteliğindeki düzenlemelerin eleştirilecek tarafları olabileceğini belirterek, "Onları birlikte müzakere ederiz ve eleştiririz ama yapacağı gerçekleştikten sonra, toplantı bitip Meclis kararı verdikten sonra, Komisyondan Meclise intikal ettikten sonra daha doğrusu çok önemli bir aşamayı gerçekleştirmiş olacağız" dedi. Bilgin, komisyonda yaptığı konuşmada, "Yüce Meclisin de iradesiyle bu sosyal reformlar tamamlanacak ve birçok sorunun çözülmesine katkı yapacaktır. Tabii, sosyal reformlar, ekonomik politikaların sağlıklı işleyebilmesi için çok önemli adımlardır çünkü biliyorsunuz, Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’mıza göre de sosyal devlet niteliğini, geleneksel olarak da sosyal devlet niteliğini taşıyan bir devlettir, böyle bir siyasal mirasın sahibiyiz. Bu önemlidir çünkü ekonomik politikalar, ekonomik konjonktürlere göre ortaya çıkan sorunlar ağırlaşabilir ama sosyal politikalarla bu ağırlaşan ekonomik sorunların, toplumsal huzursuzluğa, toplumsal sorunların derinleşmesine yönelik etkileri hafifletilebilir veya tamamen ortadan kaldırılabilir. Bu bakımdan, her sosyal düzenlemenin böyle bir mahiyeti vardır. Biz de bu sosyal politikalara önem veriyoruz. Komisyonumuz da hem çalışma hayatıyla ilgili hem aile hayatıyla hem de sağlıkla ilgili düzenlemelerle bu konuda önemli çalışmalara imza atmıştır ve bugün de böyle bir çalışma önümüzde bulunmaktadır" ifadelerini kullandı.
Bakan Göktaş: "Erken müdahale otizmli bireylerimiz için hayati önem taşıyor"
02 Nisan 2026 Perşembe - 13:24 Bakan Göktaş: "Erken müdahale otizmli bireylerimiz için hayati önem taşıyor" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Erken tanı, erken müdahale otizmli bireylerimiz için hayati önem taşıyor. Çünkü erken tanıda çocuklarımızın yaşam becerilerini erken zamanda fark ettiğinizde onları aslında günlük yaşamlarını da güçlendirmiş oluyorsunuz" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Ankara Kavacık Otizm Aktif Yaşam Merkezi açılışına katıldı. Burada kurdele kesiminin ardından Bakan Göktaş’a otizmli bireyler tarafından hediye takdim edildi. Ardından atölyeleri gezen Göktaş, merkeze gelen bireylerle sohbet etti, etkinliklere katıldı ve ilahi söyledi. Ziyareti sonrasında basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Göktaş, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında ülke genelinde etkinlikler düzenlendiğini belirtti. Etkinlikleri tek bir güne değil ay boyunca yapmaya gayret ettiklerini dile getiren Göktaş, "Bugün de Keçiören Belediyemiz iş birliğiyle aktif yaşam merkezi açtık. Burada da 13 yaş üstündeki otizmli bireylerimize yönelik bir yaşam merkezi aynı zamanda hem sosyalleşme hem bakım merkezi hizmeti görecek bu merkezimiz. 50 kapasiteli. Çocuklarımız hem rehabilite olacak aynı zamanda sosyalleşme imkanına sahip burada. Çeşitli etkinliklerle de onları yaşam becerilerini güçlendirmeye yönelik çeşitli etkinlikler düzenleniyor" ifadelerini kullandı. "Amacımız hem ailelerimizi hem bireylerimizi güçlendirmek" Merkezin, ailelerin çocuklarını bırakabilecekleri bir yer olduğunu aktaran Göktaş "Dolayısıyla hem aileleri hem çocuklarımızı güçlendirdiğimiz, destek olduğumuz önemli bir merkezi hayata geçirmiş bulunuyoruz. Keçiören’deki bu merkezden çeşitli yerlerde de yapmaya devam edeceğiz. Gündüz engelli engelsiz yaşam merkezlerimizle beraber bu tür merkezlerimizi aslında ülke genelinde de çoğaltıyoruz. Amacımız burada hem ailelerimizi hem bireylerimizi güçlendirmek" şeklinde konuştu. "Erken müdahale otizmli bireylerimiz için hayati önem taşıyor" Otizmde erken müdahalenin önemine dikkati çeken Göktaş, "Erken tanı, erken müdahale otizmli bireylerimiz için hayati önem taşıyor. Çünkü erken tanıda çocuklarımızın yaşam becerilerini erken zamanda fark ettiğinizde onları aslında günlük yaşamlarında güçlendirmiş oluyorsunuz. Biz de özellikle hem bu süreçte ailelerimizin yanında olmaya, çocuklarımızın yanında olmaya ve otizmi özellikle bütün Türkiye’de kalıcı halde farkındalığı oluşturmaya yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Amacımız farkındalık gününü, farkındalık ayına yaymak, aynı zamanda bütün Türkiye’de bu farkındalığı kalıcı halde 81 ilimizde oluşturmak" açıklamasında bulundu. "Böyle kurumların mutlaka açılması gerekiyor" Merkeze ziyarete gelenlerden Pervin Sabur ise "25 yaşında otizmli birey annesiyim. Nisan ayı otizm farkındalık ayı. Bugün böyle kurumların mutlaka açılması gerekiyor. Çünkü bizim çocuklarımız kabul gördüğü yerler ya da eğitim-öğretim hayatı bittikten sonra uğraş terapisinin yapılacağı yerler burası. Bu merkezlerin çoğalması bizim için çok güzel, çok anlamlı" diye konuştu.
8 ülkeden İsrail’in idam yasası tepkisi: "Ayrımcı İsrail uygulamalarına karşı uyarı"
02 Nisan 2026 Perşembe - 12:50 8 ülkeden İsrail’in idam yasası tepkisi: "Ayrımcı İsrail uygulamalarına karşı uyarı" Türkiye, Mısır, Ürdün, Endonezya, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve BAE dışişleri bakanları, İsrail’in Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik idam cezasını öngören yasasını en güçlü şekilde kınayarak, uygulamanın bölgesel istikrarı tehdit ettiğini bildirdi. Türkiye, Mısır, Ürdün, Endonezya, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri dışişleri bakanları, İsrail Parlamentosu’nda (Knesset) kabul edilen ve işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik idam cezasının uygulanmasına imkan tanıyan yasaya ilişkin ortak açıklama yayımladı. Ortak açıklamada, söz konusu yasanın en güçlü şekilde kınandığı belirtilerek, düzenlemenin fiilen Filistinlilere karşı uygulanmasının öngörüldüğüne dikkat çekildi. Bakanlar, işgal altındaki Filistin topraklarında Filistin halkının vazgeçilmez haklarını ve varlığını inkar eden bir "apartheid sistemi" ile reddiyeci söylemi pekiştiren ayrımcı İsrail uygulamalarına karşı uyarıda bulundu. Açıklamada, yasanın özellikle Filistinli mahkumlara yönelik ayrımcı biçimde uygulanmasının "tehlikeli bir tırmanma" anlamına geldiği vurgulanarak, bu tür adımların gerilimi artırabileceği ve bölgesel istikrarı zayıflatabileceği kaydedildi. Bakanlar ayrıca, İsrail’in gözaltında tuttuğu Filistinli mahkumların şatrlarına ilişkin derin endişe dile getirerek, işkence, insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele, açlık ve temel hakların inkarına ilişkin güvenilir raporlara işaret etti. Bu uygulamaların Filistin halkına yönelik daha geniş çaplı ihlallerin parçası olduğuna dikkat çekilen açıklamada, İsrail’in Filistinlileri hedef alan ırk temelli ayrımcı ve baskıcı politikalarına karşı olunduğu ifade edildi. "Uluslararası çabalar artırılmalı" Bakanlar, sahadaki gerilimi tırmandırabilecek uygulamalardan kaçınılmasının acil gerekliliğini vurgulayarak, hesap verebilirliğin sağlanmasının önemine işaret etti. Açıklamada, istikrarın korunması ve daha kötüye gidişin önlenmesi amacıyla uluslararası toplumun çabalarını yoğunlaştırması çağrısında bulunuldu.
Türkiye’nin elektrik kurulu gücü 124 bin 321 megavata yükseldi
02 Nisan 2026 Perşembe - 12:32 Türkiye’nin elektrik kurulu gücü 124 bin 321 megavata yükseldi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Sadece 2025 yılında yaklaşık 8 bin 200 megavat yenilenebilir enerji kurulu gücünü devreye aldık. Bu, Avrupa’daki bazı ülkelerin toplam kurulu gücü kadar bir güç anlamına geliyor" dedi. Türkiye’nin elektrik kurulu gücü, 2026’nın şubat ayında da yükselişini sürdürdü. Türkiye’nin elektrik kurulu gücü, şubat ayı sonu itibarıyla 124 bin 321 megavata çıktı. Toplam elektrik kurulu gücünün yüzde 62,4’üne karşılık gelen 77 bin 556 megavatlık kısmını yenilenebilir enerji oluşturdu. Şubat ayı sonu itibarıyla elektrik kurulu gücünde 26 bin 94 megavat ile güneşin payı yüzde 21’e çıkarken, kurulu gücü 15 bin 4 megavata ulaşan rüzgârın payı da yükseldi ve yüzde 12,1 oldu. Güneş ve rüzgâr kurulu gücünün toplamı ise Şubat’ta yüzde 33,1’lik pay ile 41 bin 98 megavata yükselmiş oldu. "2025 yılında yaklaşık 8 bin 200 megavat yenilenebilir enerji kurulu gücünü devreye aldık" Verileri değerlendiren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Enerjide dışa bağımlılığın azaltılması, emisyonların düşürülmesi ve arz güvenliğinin güçlendirilmesi için yenilenebiliri enerjimizin merkezin koyduk. Sadece 2025 yılında yaklaşık 8 bin 200 megavat yenilenebilir enerji kurulu gücünü devreye aldık. Bu, Avrupa’daki bazı ülkelerin toplam kurulu gücü kadar bir güç anlamına geliyor. Ama bölgemizde son yaşanan gelişmeler bunun çok daha üstünde bir gücü her yıl sistemimize katmamız gerektiğini gösterdi. İnşallah yeni yatırımlarla yenilenebilir enerji alanındaki gücümüzü daha da yukarılara taşıyacağız" dedi.
Mescid-i Nebevi modeli tespihi, çocuklarına bırakacak
02 Nisan 2026 Perşembe - 12:31 Mescid-i Nebevi modeli tespihi, çocuklarına bırakacak Dede yadigarı merakla tespih tasarım ustası olan Muhammed Koyuncu, Mescid-i Nebevi model tespihiyle dikkat çekiyor. Koyuncu, "Tespihi yapmak takriben 10 gün kadar sürdü. Güzel bir eser ortaya çıktı. Onu da çocuklarıma bırakmayı düşünüyorum" diye konuştu. Geleneksel el sanatları arasında önemli bir yere sahip olan tespih ustalığı, sabır ve ince işçilik gerektiren yapısıyla öne çıkıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı onaylı tespih tasarım ustası olan Muhammed Koyuncu, dede yadigarı merakla başladığı mesleğinde yıllar içinde ustalaşarak, el emeği tespihleriyle hem yurt içinde hem de yurt dışında koleksiyonerlere ulaşıyor. "5-10 dakika da olsa girip tozunu çekip öyle evime giderim" Dede yadigarı tespihin merakıyla bu işe başladığını belirten Muhammed Koyuncu, "Çalıştığım kurumda da bir arkadaşın tespih ustası olduğunu öğrendim. Tespihle ilgili sorular sordum ve bana bir tespih yapmasını istedim. O da beni davet etti. Tespihi beraber yaptık. Daha sonrasında da tozunu yuttuk diyelim, tespih işine başladık. Birkaç yıl çıraklığını yaptım. Daha sonra da tespih ustası olarak devam ettik. Şu an atölyeye girmediğim gün rahatsız oluyorum. İşten dolayı giremediğim zaman 5-10 dakika da olsa girip tozunu çekip öyle evime giderim. Bu işi de 7-8 yıldır ustalığını yapıyorum. Çıraklıkla birlikte sayarsak daha da fazla oluyor" dedi. "Bu süreç bir aşkın başlangıcı gibi" Tespih yapım sürecini anlatan Koyuncu, "Bu süreç bir aşkın başlangıcı gibi diyebiliriz. İlk önce malzememizi değerlendiririz. En güzel modeli nasıl yapabiliriz diye bir taslaklama işlemi yaparız. Bunu yaptıktan sonra kesime geçeriz. Kesimi yaptıktan sonra zımparasına geçeriz. Delimi var. Tekrar şekil verme işlemi var. Zımparası var tekrar. Sonra cilalama işlemi vardır. Daha sonra da tespih dizilimiyle aşkımız gerçekleşmiş olur. Minimum bir tespih 1 gün sürer. Malzemenin işçiliğine göre, sertliğine göre de bu birkaç gün daha fazla sürdüğü olabiliyor. Gözde malzemelerimiz, nadir katalinlerden başlayıp doğal gruplar, kukadır, hayvansal ürünler, ağaç gruplarımız, damla kehribarlarımız var. Türkiye’mizin oltuları meşhur, onlardan işleyebiliyoruz. Genelde bu malzemeleri çalışıyoruz" diye konuştu. "14 ile 15 bin liradan başlayarak 100-150 bin liraya kadar gidebiliyor" Tespihin kalitesinin nasıl ayırt edilebileceğini ve satış fiyatına değinen Koyuncu, "Elinizi aldığınızda zaten cilasından bile fark edilebilir. Biz tek tek her aşamasını elimizden geçirdikten sonra tespih oluşuyor. Onlar da fabrikasyon usulü, el değmeden, zımparası, cilası her şeyi makineden geçtiği için kalite düşük oluyor. 5 dakikada bir tespih hazır oluyor. Her bütçeye uygunda malzemelerimiz mevcuttur. Malzeme ile birlikte minimum 14 ile 15 bin liradan başlayarak 100-150 bin liraya kadar gidebiliyor" şeklinde konuştu. "Bu işi yaptığım için tescillemek istedim" Bakanlık onaylı tespih ustası olmak istediğini dile getiren Koyuncu, "Bu işi yaptığım için tescillemek istedim. İleride çoluğumun çocuğum bu mesleği de ilerletmesi için, onlara bu mesleği bir bilezik olarak kollarına takabilmesi için. Ben de bu adımla başladım. Süreç benim için de güzel oldu. Bu işi yapmamın takdir belgesi gibi olduğu için de sevindim açıkçası" ifadelerini kullandı. "Normal insan dişi gibi koktuğu için bunlar biraz zorluyor" Tespih yapımında en çok sert malzemelerin zaman aldığını vurgulayan Koyuncu, "Bunlar ağaç grupları, diş grubu hayvansal ürünlerden bahsedebiliriz. Bunlar daha da zor oluyor. Delim aşaması zor oluyor. Malzeme doğal olduğu için de yanma ihtimali yüksek. Kokusu da normal insan dişi gibi koktuğu için bunlar biraz zorluyor. Ama bizim için problem değil" dedi. Mescid-i Nebevi tespih modeli Severek yaptığı ve çerçevelettiği tespihin hikayesini anlatan Koyuncu, "Mescid-i Nebevi model. Gidip görmek nasip olmadı, inşallah olur. Peygamber Efendimiz’i çok sevdiğim için orayı kendime özgü modelini tespihime işlemek istedim. Takriben 10 gün kadar sürdü. Güzel bir eser ortaya çıktı. Onu da çocuklarıma bırakmayı düşünüyorum" diye konuştu. Tespih tasarım ustalığı süreci Koyuncu, Kültür ve Turizm Bakanlığı tespih tasarım ustalığı başvuru sürecinin internet üzerinden gerçekleştirildiğini, adaylardan üretim aşamalarını içeren kısa videolar talep edildiğini ifade etti. Aynı zamanda başvuruların değerlendirilmesinin ardından uygun bulunan adayların komisyona davet edildiğini ve komisyonda yapılan inceleme sonucu onay alanların ‘tespih tasarım ustası’ ünvanı kazandığını aktardı. "Suudi Arabistan, Kuveyt, Dubai oralarda da müşterilerimiz var" Koleksiyonerlerin sadece Türkiye ile sınırlı kalmadığını dile getiren Koyuncu, "Arap ülkelerinde, daha çok Suudi Arabistan, Kuveyt, Dubai oralarda da müşterilerimiz var. Bize sosyal medya üzerinden ulaşabiliyorlar. Türkiye’ye gidip gelenler oluyor. Kendileri bizzat buraya da teşrif ettikleri oluyor. Bu şekilde iletişim kurup bizden tespih yapımını istiyorlar" şeklinde konuştu. Geleceğe umut Muhammed Koyuncu, tespihin kültürde önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, bu alanda geleceğe dair umutlu olduğunu ifade etti ve mesleğe ilgi duyan yeni ustaların yetiştiğini, ortaya nadir eserlerin çıktığını dile getirdi. Mesleğe başlayacaklara öneri Mesleğe başlamak isteyenlere de tavsiyelerde bulunan Koyuncu, tespih ustalığının sabır ve sebat gerektirdiğini vurguladı. İlk aşamalarda maddi kazanç beklentisinin ön planda tutulmaması gerektiğini belirten Koyuncu, ustalığın zamanla kazanıldığını ve bu işi severek yapmanın süreci daha anlamlı hale getirdiğini ifade etti.
Türkiye Güzellikleri Fotoğraf Ödülleri açıklandı
02 Nisan 2026 Perşembe - 12:26 Türkiye Güzellikleri Fotoğraf Ödülleri açıklandı Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nin (TFMD) ‘Türkiye Güzellikleri Fotoğraf Ödülleri’nde kazananlar belli oldu. Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nin (TFMD) uluslararası sergilerle dünyaya ve Kültür Yolları Festivalleri ile kent meydanlarına taşıdığı Türkiye Güzellikleri Fotoğraf Ödülleri açıklandı. TFMD’nin 11 yıldır amatör ve profesyonel tüm fotoğrafçıların katılımıyla düzenlediği yarışma, Türkiye’nin sahip olduğu zenginliklerin fotoğraf aracılığıyla geleceğe aktarılmasını sağlamayı amaçlıyor. Nemrut Parkı’nda gün doğumu Tarihi ve arkeolojik mirasını gösteren fotoğrafların değerlendirildiği ‘Geleceğe Miras’ kategorisinde birinciliğe, Nemrut Milli Parkı’nın gün doğumu fotoğrafıyla Hakkı Bulun kazandı. Antalya Manavgat’ta yer alan Selge Antik Kenti’ndeki Adam Kayalar karesiyle Yalçın Akkaya ikincilik, Çanakkale’deki Assos Antik Kenti’ni Samanyolu Galaksisi ile fotoğraflayan Oğuz Büktel ise üçüncülük ödülüne layık görüldü. Jüri toplantılarına 10 yıldır ev sahipliği yapan ASKA adına verilen özel ödülü de bu kategoriden seçildi. Adıyaman’daki Kahta Kalesi’ni yansıtan fotoğrafla Said Nuri Sargın, ASKA Özel Ödülü’nü kazandı. Medya-İş Özel Ödülü’nü ise sisler içindeki tarihi Afyon Kalesi’ni kadrajlayan fotoğrafla Emrullah Akgün kazandı. Vakıf Ödülü Yenikapı Mevlevihanesi’ne Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün katkılarıyla düzenlenen, Türkiye’nin kültürel ve tarihi mirasının temel taşlarını oluşturan vakıf eserlerini mimari, estetik ve insani boyutlarıyla belgeleyen fotoğrafları teşvik etmek amacıyla verilen Vakıf Eserleri Özel Ödülü, İhsan İlze’nin çektiği Yenikapı Mevlevihanesi’nde Devran Meşki ayininden bir kareye verildi. Yaban keçisi fotoğrafı ASKA Türkiye Güzellikleri birincisi, yaban hayatı bakımından Türkiye’nin en zengin bölgelerinden biri olan Tunceli’deki Munzur Vadisi Milli Parkı’nda çektiği yaban keçisi fotoğrafıyla Ahmet Aslan oldu. İsmail Serhat Şahin, Aksaray Sultanhanı’nda sergilenen ve Anadolu’nun yüzyıllardır süregelen kültürel ve ticari hafızasını yansıtan halıların yer aldığı kareyle ikinciliğe, Trabzon Ayasofya Camisi’ni kadrajlayan fotoğrafla da üçüncülüğe layık görüldü. Gökyüzünden Türkiye Fethiye’den Dron fotoğraflarının değerlendirildiği ve ilginin her geçen gün büyüdüğü bir kategori olan ‘AJET Gökyüzünden Türkiye Güzellikleri’ kategorisinde ise sabahın mavi saatlerinde Fethiye Kayaköy’de sisler içindeki Taksiyarhis Kilisesi’ni yansıtan fotoğrafla Said Nuri Sargın birincilik ödülüne layık görüldü. Konya bozkırında yağmurun ardından oluşan çift gökkuşağı altında evine dönen koyunları gösteren kareyle Gülin Yiğiter ikincilik, Denizli’deki Taşkın Dede Türbesi’nde 700 yıldır yapılan keşkek ritüelini yansıtan fotoğrafla Esengül Alıcı ise üçüncülük ödülünü kazandı. Afyonkarahisar’daki Basmakçı Yüreğil Gölü’ndeki flamingolar fotoğrafıyla Muzaffer Murat İlhan, AJET Özel Ödülü’nün sahibi oldu. Kültür yollarında Türkiye’yi gezecek Yarışmada seçilen kareler, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Türkiye Kültür Yolları Festivalleri’nde 26 ilde kent meydanlarında sergilenecek. Türkiye güzellikleri fotoğraf ödülleri 2026 jürisi Yarışmada Jüri Başkanlığı koltuğunda ise usta fotoğraf sanatçısı İzzet Keribar oturdu. Jüri üyeleri arasında ise Coşkun Aral, Sefa Yamak, Sebati Karakurt, Tolga Adanalı, Adem Altan, Zihni Oğuz Akın, İrfan Altıkardeş, Seçil Van Het Hof, Gül Aşık, Saffet Yiğit, Cengiz Kesici, Cumhur Özen yer aldı.