Yerel Haberler
Ankara
Milli Eğitim Bakanlığı Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz görevden alındı, yerine ise Cihad Demirli atandı 25 Nisan 2026 Cumartesi - 02:27:41 Resmi Gazete’de yayımlanan karar ile birlikte Milli Eğitim Bakanlığı Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz görevden alındı, yerine ise Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Cihad Demirli atandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan karara göre, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz görevden alındı. Yılmaz’ın yerine Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Cihad Demirli atandı. Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığına Cem Gençoğlu, Talim ve Terbiye Kurulu Üyeliklerine, Ortaöğretim Genel Müdürü Halil İbrahim Topçu ve Hatice Çelik, Ortaöğretim Genel Müdürlüğüne Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Cengiz Mete, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğüne ise Emre Topoğlu atandı. Ayrıca karar ile birlikte, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında Strateji Geliştirme Başkanlığına Enes Bot, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim ve Araştırma Merkezi Başkanlığına Ömer Faruk Öztürk ve Türkiye İş Kurumu Genel Müdür Yardımcılığına İbrahim Oğuzhan Yıldırım atandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında açık bulunan Personel Genel Müdür Yardımcılığına Tarık Tanguroğlu atandı. Ticaret Bakanlığında ise Ürün Güvenliği ve Denetimi Genel Müdür Yardımcıları Mehmet Halil Madazlı ve Ahmet Karabay görevden alındı. Karar ile birlikte Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğünde Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Kaldırım ve Genel Müdür Yardımcısı Deniz Coşkun görevden alındı. Genel Müdür Yardımcılığına Serhat Metin, Yönetim Kurulu Üyeliklerine ise Ahmet Özkaya, Mustafa Pustu ve Süleyman Önel atandı. Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünde açık bulunan Yönetim Kurulu Üyeliklerine ise Fatih Çakmak ve Mustafa Akkaya getirildi.
24 Nisan 2026 Cuma - 20:03 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından maaşlarını alamayan maden işçileriyle ilgili açıklama Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından, maaşlarını alamadıkları için Eskişehir’den Ankara’ya yürüyen maden işçileriyle ilgili yapılan açıklamada, "Şirket yetkilileri tarafından, söz konusu alacakların 36 milyon liralık kısmının bugün işçilerin hesaplarına yatırıldığı, kalan kısmın ise işveren tarafından önümüzdeki hafta içerisinde tamamen ödeneceğinin taahhüt edildiği Bakanlığımıza bildirilmiştir" denildi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından, bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya mecralarında, Doruk Madencilik ve Elektrik Üretim San. Tic. A.Ş. işyerine ilişkin yer alan haberler üzerine yapılan açıklamada, "Sürecin en başından itibaren konu ilgili birimlerce değerlendirilmiş hem işveren hem de işçi tarafı ile gerekli görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bugün de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Faruk Özçelik başkanlığında; işçi temsilcilerinin katılımıyla bir görüşme gerçekleştirilmiş, çözüm odaklı değerlendirmelerde bulunulmuştur" denildi. Açıklamada, "Yapılan değerlendirmelerde söz konusu işyeri hakkında Bakanlığımıza intikal eden başvurular doğrultusunda Rehberlik ve Teftiş Başkanlığımız tarafından yürütülen denetim ve inceleme faaliyetleri kapsamında; 2023 yılında; Toplu İş Sözleşmesinden kaynaklı bireysel alacaklara ilişkin ödemelerin yapılmaması üzerine ise söz konusu işveren hakkında toplamda 3 milyon 284 bin 946 lira idari para cezası kesildiği, 2025 yılına yönelik denetimlerde toplu iş sözleşmesinden doğan alacakların ödenmediği ve ücretlerin düzenli ödenmediği belirlenmiş olup bu kapsamda işveren hakkında toplam 20 milyon 292 bin 142 lira idari para cezası kesildiği, 2026 yılı içerisinde yapılan incelemelerde, işçilere ait ücret alacaklarının bir kısmının ödenmediğinin tespit edildiği vurgulanmıştır. Ayrıca şirket yetkilileri tarafından, söz konusu alacakların 36 milyon liralık kısmının bugün işçilerin hesaplarına yatırıldığı, kalan kısmın ise işveren tarafından önümüzdeki hafta içerisinde tamamen ödeneceğinin taahhüt edildiği Bakanlığımıza bildirilmiştir. İşçi alacaklarının eksiksiz ve zamanında ödenmesi ile çalışma hayatına ilişkin mevzuatın uygulanması konusunda gerekli tüm idari işlemler kararlılıkla yürütülmektedir. İşveren tarafının taahhütlerini yerine getirmemesi halinde gerekli idari yaptırımlar kararlıkla uygulanmaya devam edecektir. Süreç Bakanlığımız tarafından yakından takip edilmektedir" ifadelerine yer verildi.
20 yıllık ses teli çilesi ameliyatla son buldu
02 Nisan 2026 Perşembe - 11:01 20 yıllık ses teli çilesi ameliyatla son buldu Yozgat’ta yaşayan 63 yaşındaki Menşure Köse, 20 yıldır ses tellerindeki sorun sebebiyle yaşadığı nefes darlığından Ankara’da yapılan ameliyatla kurtuldu. 20 yıl boyunca ses telleri felci nedeniyle ciddi nefes darlığı ve konuşma güçlüğü yaşayan 63 yaşındaki Menşure Köse, gerçekleştirilen ameliyatla sağlığına kavuştu. Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde gerçekleştirilen ameliyatla ses telleri açılan Köse’nin hem rahat nefes alması sağlandı hem de sesi korunarak sağlık sorunları giderildi. "Ameliyatta hastamızın ses tellerini açıp rahat bir nefes almasını sağladık" Ameliyat sonrası 20 yıldır ses telleriyle ilgili sorunlar yaşayan Menşure Köse’nin sağlık problemlerinin giderildiğini belirten Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Kliniği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Aydın Acar, ’’Bu hastamız bize yaklaşık sekiz ay önce Çorum’dan geldi. Menşure Hanım’ın 20 yıl önce ses tellerindeki sıkıntı sebebiyle iki ses telinde felç meydana gelmiş ve bu yüzden ciddi sıkıntılar yaşamış. Son yıllarda da nefes alması ciddi şekilde azaldığı için hastanemize başvurdu. Bizde gerekli tahlil ve tetkik yaptıktan sonra ailesinden de müsaade alarak hastamızın ameliyatını planladık. Ameliyatta hastamızın ses tellerini açıp, rahat bir nefes almasını sağladık, aynı zamanda sesini de korumaya çalıştık. Yaklaşık sekiz ay oldu ameliyat olalı, şimdi kontrole çağırdık. Çok şükür her şey yolunda, hastamız iyi’’ dedi. "Hastamız toplumda çok nadir görülen ses telleri felci olmuş" Hastalığın toplumda çok nadir görüldüğünün altını çizen Prof. Dr. Acar, şu ifadelere yer verdi: ’’Tiroid bezinin yanından ses tellerine giden sinirler geçer. Sinirlerin zedelenmesi kısmi veya tamamen olabilir. Bu hastamızda da tamamen bir zedelenme olmuş ve toplumda çok nadir görülen ses telleri felci olmuş. Sonrasında buna bağlı olarak da ciddi ses kısıklığı, sesin tamamen yok olma ve nefes problemleri olmuş, bu şekilde 20 yıl yaşamış. Son yıllarda kilo alması ve şikayetlerin artmasıyla nefes alamaz hale gelmiş, bize bu şikayetlerle geldi. Durumu çok kötüydü. Çeşitli ses tahlil, tetkiklerden sonra iki taraflı ses teli felci olduğuna karar verdik. Durumu hastanın kendisi ve ailesiyle paylaştık, ameliyat kararı aldık. Hastamız 3 ayda bir kontrole gelmekte ve çok şükür durumu iyi. 20 yıllık eziyet böylece son bulmuş oldu.’’ "Yeniden doğmuş gibiyim, dünya varmış" Yıllar boyunca çektiği sıkıntıları ifade eden Menşure Köse, "Evde rahat oturamıyordum, nefes alamıyordum. Yatarken daralıyor, iş yaparken daralıyordum. Zamanla sesimin tamamını kaybettim. Sonrasında çocuklarım beni doktora götürdü. O zaman Kulak burun ve boğaz doktorları ameliyat yapacağız ve gırtlağını deleceğiz dediler, çok korktum. Birçok doktor aynı şeyi söyleyince ameliyat olmadım, gırtlağımı deldirmedim. Söylem yerindeyse artık yaşadığım hayat burnumdan geliyordu. Bir tanıdığımız bize, Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Kliniğine başvurmamızı ve burada Prof. Dr. Aydın Acar ile görüşmemizi söyledi. Bizde tavsiyesine uyarak Ankara’ya geldik ve bu hastaneye başvurduk. Sağ olsun Aydın hoca bizle çok ilgilendi. Tahliller ve tetkikler yaptılar ve ses teli felci olduğumu söylediler. Ben yine gırtlağımın delinmesinden korktum ama yaşadığım sıkıntılar yüzünden gırtlağımı delseler bile artık ameliyat olacağım dedim. Aydın hoca ve ekibi ameliyat yaptılar. Çok şükür gırtlağım delinmeden yapılan bu ameliyat bana yeni bir hayat verdi. Şu an rahat konuşabiliyorum, rahat nefes alabiliyorum. Her işimi kendim yapıyorum. Hızlı hızlı merdiven bile çıkabiliyorum. Yeniden doğmuş gibiyim, dünya varmış’’ diye konuştu.
Dünya Bankası’ndan İstanbul’un demiryolu hattına 2 milyar dolarlık kredi
02 Nisan 2026 Perşembe - 10:48 Dünya Bankası’ndan İstanbul’un demiryolu hattına 2 milyar dolarlık kredi Dünya Bankası, İstanbul Boğazı üzerinden Türkiye’nin demiryolu bağlantısını güçlendirmek için 2 milyar dolarlık finansmanı onayladı. Dünya Bankası, İstanbul Boğazı (Boğaz) boyunca demiryolu bağlantısını güçlendirecek ve Türkiye’nin Avrupa, Asya ve Orta Doğu’yu birbirine bağlayan önemli bir lojistik merkezi rolünü pekiştirecek dönüştürücü bir yatırım olan İstanbul Kuzey Demiryolu Geçiş Projesi (INRAIL) için 2 milyar ABD doları tutarındaki krediyi onayladı. Yapılan destek, toplam 6,75 milyar dolarlık uluslararası kredi paketinin önünü açan kritik bir adım olarak öne çıkıyor. Toplam yatırım tutarı 8,3 milyar dolar olarak hesaplanan proje kapsamında, 127 kilometrelik elektrikli ve yüksek kapasiteli bir demiryolu hattı kurulacak. Hat, Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden geçerek kentin iki yakasını raylı sistemle birbirine bağlayacak. Böylece İstanbul’un çevresinde stratejik bir demiryolu çemberi oluşturulması planlanıyor. Proje aynı zamanda iki havalimanı ile ulusal demiryolu ağını entegre edecek. İNRAIL’in devreye alınmasıyla birlikte İstanbul Boğazı’ndaki yük taşımacılığı kapasitesinin yıllık yaklaşık 3 milyon tondan 50 milyon tona yükselmesi hedefleniyor. Bu sıçrama, Türkiye’nin uluslararası ticaret hatlarındaki konumunu daha da güçlendirebilir. Yeni demiryolu hattı; Orta Koridor, Irak Kalkınma Yolu ve Türkiye-Avrupa hattı gibi kritik ticaret güzergahlarını birbirine bağlayarak Türkiye’nin bölgesel bir lojistik merkez olma iddiasını destekleyecek. Proje güzergahının yaklaşık yarısının tünellerden oluşması planlanıyor. Bu sayede aşırı sıcaklık, sel, şiddetli rüzgar ve orman yangınları gibi çevresel risklere karşı daha dirençli bir altyapı hedefleniyor. Projenin hayata geçirilmesiyle birlikte, demiryolu koridoru boyunca 99 bin doğrudan istihdam oluşturulması, dolaylı etkilerle birlikte toplam istihdamın 414 bine ulaşması öngörülüyor.
İletişim Başkanı Duran: "Filistinlilere uygulanması öngörülen idam düzenlemesini şiddetle kınıyorum"
01 Nisan 2026 Çarşamba - 20:11 İletişim Başkanı Duran: "Filistinlilere uygulanması öngörülen idam düzenlemesini şiddetle kınıyorum" İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "İsrail Parlamentosu’nda kabul edilen ve sadece Filistinlilere uygulanması öngörülen idam düzenlemesini şiddetle kınıyorum, telin ediyorum" dedi. İletişim Başkanı Duran sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "İsrail Parlamentosu’nda kabul edilen ve sadece Filistinlilere uygulanması öngörülen idam düzenlemesini şiddetle kınıyorum, telin ediyorum. Masum insanlara yönelik soykırımlarının bir uzantısı olarak gördüğümüz bu sözde yasa, hukukun üstünlüğünü hiçe sayan, ayrımcılığı, zulmü derinleştiren ve bir halkı topyekûn cezalandırmayı meşrulaştırmaya çalışan açık bir zulüm örneğidir. Filistin halkına yönelik sistematik baskı ve şiddetin yeni bir boyut kazandığı bu adım, işgal politikalarının geldiği noktayı gözler önüne sermektedir" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin bu tarz uygulamalar karşısında Filistin halkının yanında duracağını vurgulayan Duran, "Irkçı ve ayrımcı uygulamalarla şekillenen bu hastalıklı anlayışın ne hukukta ne de insanlık değerlerinde karşılığı vardır. Uluslararası toplumun, bu açık hukuksuzluk karşısında sessiz kalmaması; adalet, insan hakları ve evrensel değerler adına somut adımlar atması ertelenemez bir zorunluluktur. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye, her zaman olduğu gibi bugün de mazlumun yanında, zalimin karşısında durmaya devam edecektir. Biliyoruz ki Filistinli kardeşlerimizin haklı davasını savunmak, insani bir sorumluluktur" dedi.
HAK-İŞ Başkanı Arslan: "Çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruzları unutmadık, Allah’a şükür Nevruz’u normalleştirdik"
01 Nisan 2026 Çarşamba - 19:28 HAK-İŞ Başkanı Arslan: "Çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruzları unutmadık, Allah’a şükür Nevruz’u normalleştirdik" Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Yakın tarihte Nevruz günlerinde yapılan kavgaların, çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruzları unutmadık, hatırlıyoruz. Onun için Nevruz’u da normalleştirdik Allah’a şükür" dedi. HAK-İŞ Konfederasyonu Türk Dünyası ve Akraba Topluluklar Komitesi tarafından ‘Türk Dünyası Öğrencileriyle Buluşma ve Nevruz Etkinlikleri’ gerçekleştirildi. Konfederasyonun ev sahipliğinde gerçekleşen programda Türk tarihi ve kültürünün önemine vurgu yapılırken, birlik beraberlik ve kardeşliğin güçlendirilmesi gerektiğine değinildi. Programda bir konuşma gerçekleştiren HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Benim çocukluğumda ilk hatırladığım Nevruz’la ilgili baharın gelişinin müjdecisi olduğu ve çiçeğiyle beraber biz Nevruz’u hatırlıyoruz. Sultan Nevruz Bey bizde geçer. Biraz Avşar Türklerinde de böyle bir şey. Sultan Nevruz. Ve Nevruz çiçeğimiz açar. Zambağın küçüğüne benzer, mor ve sarı renklerin olduğu. Gerçekten Nevruz’dan hemen sonra Toroslar’da açan bir çiçektir. Biz Nevruz çiçeğini Çiğdemi, Nergiz’i baharla birlikte tanımıştık. Tabi bu geleneklerimizin bir ifadesiydi. Fakat gençlik yıllarımızda başka bir şeyle karşılaştık. Nevruz bir ideolojik mücadelenin ne yazık ki adı olarak topluma anlatılmaya çalışıldı. Bu da çatışmaların, kavgaların çeşitli Türkiye’yi ve bizi rahatsız eden bir kısım eylemlerin günü olarak karşımıza çıktı" açıklamasında bulundu. "Türkiye ideolojik kavgaların, çatışmaların gölgesinde 1 Mayıs’ı ve Nevruz’u uzun yıllar tartışmak zorunda kaldı" Arslan, günümüzde hem Nevruz Bayramı’nın hem de 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nün normalleşmesinin gururunu yaşadıklarını aktararak, "Ne yazık ki Türkiye hem Nevruz’da hem de 1 Mayıs’ta ideolojik kavgaların, çatışmaların gölgesinde 1 Mayıs’ı ve Nevruz’u uzun yıllar tartışmak zorunda kaldı. Her ikisi de çatışmaların olduğu, gerginliklerin olduğu, polisin, copun, su sıkan TOMA’ların, gazların tartışıldığı günler olarak hafızamızda kaldı. Bunlar gerçekten bizi hem üzdü hem de tarihsel gerçeklerin sattırılması konusundaki itirazlarımız da haklı gösterdi. 1 Mayıs’ı Taksim’e hapsettiler. 1 Mayıs’ın olabilmesi için Taksim’de 1 Mayıs kutlanır. 1 Mayıs bütün alanlarda kutlanabilir. Bu tartışmaları 1 Mayıs’ı Emek Dayanışma Gününe dönüştürdük. Sonra Taksim’in tasallutundan kurtardık" ifadelerine yer verdi. "Çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruz’u normalleştirdik" Aynı şekilde Nevruz Bayramı’nın da ideolojik baskı ve kavgaların odağından kurtulduğuna dikkati çeken Arslan, "Biz bugün Nevruz’un bu yönünü konuşuyoruz. Yakın tarihte Nevruz günlerinde yapılan kavgaların, çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruzları unutmadık, hatırlıyoruz. Onun için Allah’a şükür Nevruz’u da normalleştirdik. Bugün Nevruz’u gerçek anlamıyla konuşabiliyorsak, bütün Türk dünyası ve özellikle Orta Asya toplumlarının hemen hemen pek çoğunun da sahiplendiği Nevruz’u bugün HAK-İŞ’te de konuşup kutlayabiliyorsak, Türkiye önemli iki sorunu önemli, iki kavga gününü barışa dönüştürerek hayırlı bir iş yapıldı. Burada Sayın Cumhurbaşkanımız da hükümetimize bu konudaki gayret duaları herkese teşekkür ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Konuşmasının ardından Arslan, Ergenekon’da demir dağın delinerek aşılmasına ithafen temsili olarak demir dövdü. Programa HAK-İŞ Başkanı Mahmut Arslan’ın yanı sıra; HAK-İŞ Türk Dünyası ve Akraba Topluluklar Komitesi Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Yeşil, TÜRKSOY Türkiye Temsilcisi Doç. Dr. Abdullah Kutalmış Yalçın, Türk Dil Kurumu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Harun Şahin, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Genel Sekreteri Dr. Mümin Şen, üye sendikaların yönetim kurulu üyeleri, Türk Dünyası öğrencileri ve akademisyenler katıldı.
Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Balcı: "200 gram ekmek fiyatını 17 buçuk lira olarak güncellemek zorunda kaldık"
01 Nisan 2026 Çarşamba - 18:16 Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Balcı: "200 gram ekmek fiyatını 17 buçuk lira olarak güncellemek zorunda kaldık" Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, "Kilogramı 87 liraya denk gelecek şekilde 200 gram ekmeğik 17 buçuk lira, 230 gram ekmeği 20 lira olarak güncellemek zorunda kaldık" dedi. Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, federasyon genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında yeni ekmek fiyatlarını açıkladı. 8 aydır ekmek fiyatlarında değişim olmadığını belirten Balcı, "Kilogramı 87 liraya denk gelecek şekilde 200 gram ekmeği 17 buçuk lira, 230 gram ekmeği 20 lira olarak güncellemek zorunda kaldık" diye konuştu. "Ekmek konusunda göstermiş olduğumuz hassasiyeti paydaşlarımızın da göstermesi gerekir" Enflasyonla mücadele konusunda da büyük hassasiyet göstermeye devam edeceklerini vurgulayan Balcı, "Bizim göstermiş olduğumuz hassasiyeti ekmek konusunda bizim paydaşlarımızın da göstermesi gerekir. Bu süre içerisinde ekmek fiyatı yüzde 39 artarken, yalnız 8 ayda un fiyatının yüzde 45, yüzde 50 civarında artması kabul edilir bir durum değil. Yani ekmeklik un fiyatında un sanayicileri de fırıncı esnafının gösterdiği hassasiyeti göstermesi gerekir diye düşünüyoruz. Bugün itibarıyla Ankara, İstanbul, Kocaeli, İzmir, Bursa, Balıkesir, Aydın, Denizli, Sakarya, Düzce ve Eskişehir ilerinde 200 gram ekmek 17 buçuk lira veya buna denk gelen 230 gram ekmek 20 lira üzerinden fiyat değişikliği uygulamaya girmiş oluyor" ifadelerini kullandı. "Hem esnafımızı hem tüketici olan halkımızı düşünmek zorundayız" Ekmekteki artışın mağduriyet getirdiğini aktaran Balcı, "Hayatında fırından ekmek almayan siyasetçilerin veya fırıncı esnafının ekmeği nasıl yapıldığını bilmeyen siyasetçinin ekmek üzerinden siyaset yapmak adı altında 17 buçukla 20 olan ekmeği ‘20 yapmayın, 50 lira yapın’ gibi gayriciddi açıklamalar yaptığını görüyoruz. Onların vatandaşımızı bizim kadar düşündüğünü zannetmiyorum. Biz hem esnafımızı hem tüketici olan halkımızı düşünmek zorundayız" dedi. "Zincir marketlerin tamamında ekmek satışının olmaması konusunda çalışmamız gündeme gelebilir" Balcı, esnafın maliyet konusunda dikkat etmesi gerektiğinin altını çizerek, şu ifadeleri kullandı: "Zincir marketlerin fırıncı esnafın üzerine yük olmaktan kendilerine çeki düzen vermeleri gerekiyor. 150 ekmek alıp, bunun 50 ekmeğini iade ettiğinde bizim ekmek maliyetimiz artmaktadır. Fırıncı esnafımız mağdur olmaktadır. Eğer biz bir taraftan ekmek fiyatı makul bir seviyede tutmaya çalışıyorsak, enflasyonla mücadele etmek için özveri gösteriyorsak, eğer böyle bir netice alamayacak olursak fırına yakın çevrelerde zincir marketlerin belki de tamamında ekmek satışının olmaması konusunda çalışmamız gündeme gelebilir. Esnafımızın rahat etmesi konusunda, sorunların çözümü noktasında gerek Ticaret Bakanlığımız, gerekse Tarım Bakanlığımızla çalışmamız devam ediyor. Bu mağduriyet ortadan kalkmazsa, kendi aramızda bunu çözmüş olmazsak bunu da gündeme getirip, bir çözüm noktası bulmak zorundayız."