Yerel Haberler
Ankara
Osmanlı Devleti’nin temellerinin Ankara’da atıldığı iddiası
31 Ocak 2026 Cumartesi - 23:17 Osmanlı Devleti’nin temellerinin Ankara’da atıldığı iddiası Osmanlı Devleti’nin temellerinin Ankara’da atıldığını ileri süren Prof. Dr. Mehmet Öz, "Karamanlı Nişancı Mehmet Paşa’nın tarihinde çok net olarak şunu görüyoruz ki, Gündüz Alp, Ertuğrul’un babası olarak yazılmıştır" dedi. Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’nin dedesinin kim olduğu yönündeki tartışmalara ilişkin değerlendirmede bulunan Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz, tarih kitaplarında yer alan bazı bilgilerin tartışmalı olabileceğini ifade etti. Klasik Osmanlı geleneğinde Ertuğrul Gazi’nin babasının Süleyman Şah olarak kabul edildiğini hatırlatan Öz, Karamanlı Nişancı Mehmet Paşa’nın tarihinde, Ertuğrul Gazi’nin babasının Gündüz Alp olarak kaydedildiğini belirtti. Ayrıca, Osman Gazi dönemine ait olduğu iddia edilen sikkelerde de dede olarak Gazi Gündüz Alp’in adının yer aldığını ifade eden Öz, Osmanlıların kuruluş sürecinde Ankara’nın önemli bir rol oynadığını vurguladı. "Süleyman Şah rivayetini kabul eden tarihçilerle, Gündüz Alp’i söyleyenlerin hepsi Osmanlıların yolunun Ankara’dan geçtiğini söyler" Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’nin dedesinin kim olduğu konusunda tarih kitaplarında birtakım yanlış ifadeler olduğunu aktaran Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı ve aynı zamanda Türk Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz, şunları kaydetti: "Osman Gazi’nin dedesinin kim olduğu konusunda, tarihi kaynaklarda karışık birtakım ifadeler var. Bu konu tarihçiler arasında bir tartışma konusudur. Klasik Osmanlı geleneğine göre, Ertuğrul Gazi’nin babası Süleyman Şah olarak gösterilir. Süleyman Şah Türbesi günümüzde de Suriye olayları vesilesiyle çok gündeme gelmiş bir olaydır. Fakat tarihte Süleyman Şah diye bildiğimiz kişi, eğer Kutalmışoğlu Süleyman Şah’tan bahsediyorsak, bunun Osmanlılarla alakası yok ama Osmanlı tarihinde Ertuğrul Gazi’nin babasına Süleyman Şah diyorlar. Kutalmışoğlu Süleyman Şah Anadolu fatihidir, Selçuklu Hanedanı’ndandır. 1075’te İznik merkezi olarak Türkiye Selçuklu Devleti’ni kuran kişidir. Onun ölümü de aslında Suriye Selçuklular arasında çıkan bir savaş dolayısıyla, bugünkü Suriye’nin kuzeyinde bir savaş sonunda gerçekleştiği için, bu iki Süleyman Şah’ın hatıralarının karıştığına dair tarihçiler arasında tartışma var. Süleyman Şah’ın dört ya da üç oğlundan bahsedilir. Bunların Anadolu’ya gelişleri anlatılır. Fakat başka kaynaklar da var. Şimdi mesela Enveri diye bir adam var. Bunun Düsturname isimli bir eseri var. Ondan sonra Yazıcızade Ali var ve bir de Karamanlı Nişancı Mehmet Paşa var. Şimdi bunlardan bir kısmı işte 15. yüzyıl ortalarında bunların eserlerine baktığımız zaman, bir Gündüzalp ve Gökalp’i görüyoruz. Karamanlı Nişancı Mehmet Paşa’nın tarihinde çok net olarak şunu görüyoruz ki, Gündüz Alp, Ertuğrul’un babası olarak yazılmıştır. Yani demek ki tarih kaynaklarının bir kısmında Süleyman Şah, bir kısmında Gündüz Alp var. Bunlar Ankara civarına geliyorlar. Ankara burada şöyle önemli. Süleyman Şah rivayetini kabul eden tarihçiler de Gündüz Alp’i söyleyenlerin hepsi de Osmanlıların yolunun Ankara’dan geçtiğini ve bir müddet Karacadağ etrafında oturduklarını söylerler. Önce Ahlat var, bazılarına göre Urfa civarı var. Sonra Halep’ten Sürmeli Çukuru’na gidiş, tekrar Ankara’ya geliş var. Ankara’da Karacadağ var. Karacadağ’dan Sultanönü’ne, oradan Söğüt var. Oraya yerleştiler deniliyor. Demek ki Osmanlı’nın Anadolu’daki seyahatinde Ankara’da bir duraklama, bir durma dönemleri var." "Buradan Gündüz Alp’in Ertuğrul’un babası olduğu neticesi çıkar" Osman Gazi’nin bastırdığı sikkelerin üzerinde dedesi Gündüz Alp’in adının olduğunu belirten Öz, "Karamanlı Nişancı Mehmet Paşa der ki Gündüz Alp öldü, Kızıl Saray’da gömüldü, defnedildi. Şimdi Kızıl Saray neresi? Beypazarı’nın bir köyü ve bu şu anda Gündüz Alp’in mezarının olduğu söylenen Hırkatepe köyünün bitişiğinde. Osmanlı döneminde de Kızıl Saray nam-ı diğer Sekli diye 15-16. yüzyıl tahrir defterlerinde bu köyler var. Hem Hırka Köyü var hem de Kızıl Saray diğer adıyla Sekli Köyü Osmanlı arşiv belgelerinde var. Osmanlı tarihinde ilk sikkeyi bastıranın hep Osman Gazi olduğu söylenir. Yıllar önce Hacettepe Üniversitesi’nde yapılan bir toplantıda ilk sikkenin Osman Gazi’ye ait sikke olarak tanıtıldı. Fakat sonradan bunun gerçek mi, sahte mi olduğu tartışıldı. Daha sonra iki sikke daha ortaya çıktı ve bu sikkelerden, yani Osman Gazi’ye ait sikkelerden 1300 tarihinde basılan üzerinde Osman bin Ertuğrul bin Gündüz Alp yazıyor. Şimdi bu neyi gösteriyor bize? Demek ki bu sikkenin var olduğunu düşündüğümüzde 1300 yılı civarında Osman Gazi sikke darp etmiş. Yani kendinin bir hutbe ve sikke sahibi hükümdar olduğu ilan ediliyor. O halde sikke bastırmış. İki sikkede sadece baba adı var. Ama bunda babasının babasının adı da var. O da Gündüz Alp. Şimdi bütün bu anlatılanları birleştirdiğimizde Süleyman Şah hikayesinin de aslında bir kurmaca olduğunu düşünürsek buradan Gündüz Alp’in Ertuğrul’un babası olduğu neticesi çıkar" ifadelerini kullandı. "Hemşehrilerimizin çoğu Hırkatepe’de bir Osmanlı dedesinin kabrinin olduğunu bilmiyor" Gazi Gündüz Alp’i tanıtmak amacıyla 2016 yılında dernek kurduklarını söyleyen Gündüzalp Ünal, "2016 senesinde Hırkatepeliler Derneği’ni kurduk. Burada Beypazarı’nı, Hırkatepe’yi, Gazi Gündüz Alp’i Türkiye’ye ve dünyaya tanıtmaya çalışıyoruz. 2016 yılından 2024 yılına kadar Beypazarı Hırkatepe Mahallesi’nde çok büyük etkinlikler yaptık ve Hırkatepe’yi Gazi Gündüz Alp’i, Beypazarı çevresini, Türkiye’ye ve yurt dışına da tanıtmaya gayret gösterdik. Hemşehrilerimizin çoğu Hırkatepe’de bir Osmanlı dedesinin kabrinin olduğunu bilmiyor. Onlara da biz üzülüyoruz. Beypazarı’na gelecek turistleri Gazi Gündüz Alp’i ziyaret etmeden gitmemesinin önünü açmamız lazım" diye konuştu. "Tarihçilerin yüzde 65’i Gazi Gündüz Alp’in mezarının Hırkatepe köyünde bulunduğunu belirtti" Her sene mayıs ayının sonunda Gazi Gündüz Alp Şenlikleri yaptıklarını vurgulayan Ahmet Gündüzalp, "Burada Osmanlı Devleti’ni kuran Osman Gazi’nin dedesi, Ertuğrul Gazi’nin babası Gazi Gündüz Alp Türbesi bulunmaktadır. Bazı kitaplarda Ertuğrul Gazi’nin babasının Gazi Gündüz Alp mi, Süleyman Şah mı olduğunu söylemektedir. Ama biz araştırdığımızda tarihçilerin yüzde 65’i Gazi Gündüz Alp’in mezarının Hırkatepe köyünde bulunduğunu belirtti. 2002 yılında Ankara Valiliğinden yardım alarak emekli Vali Yahya Gür ve MHP lideri Devlet Bahçeli’nin yardımlarıyla türbeyi yenilettik. Türbenin açılışını 2002 yılında beraber yaptılar. Biz her sene mayıs ayının sonunda Gazi Gündüz Alp Şenlikleri yapıyoruz, Hacet Bayramı yapıyoruz. Bu Hacet Bayramı’nda türbeye giderek Gazi Gündüz Alp’e dualar ediyoruz, yağmur duası yapıyoruz. Gazi Gündüz Alp’in türbesinin genç nesillere taşınması için, bilinmesi için, bizden sonrakilerine ulaşması için elimizden gelen gayreti yapmak istiyoruz" şeklinde konuştu. "Osman Gazi’nin dedesi Süleyman Şah değil, Gazi Gündüz Alp’tir" Gündüz Alp Türbesi’ne her ay ziyaretçilerin geldiğini ifade eden İbrahim Sergi, "Bu türbe, Osman Gazi’nin dedesinin türbesidir. Fakat, herkes Süleyman Şah olarak biliyor ama Süleyman Şah değil, bu yanlış biliniyor. Tarihçilerin incelemesine göre, Osman Gazi’nin dedesi, Süleyman Şah değil, Gazi Gündüz Alp’tir. Gazi Gündüz Alp’ın yatarı da Hırkatepe köyünde bulunuyor. Türbenin tarihi çok eskiye dayanır. Kayı Boyu’ndan gelirken Gündüz Alp yaralı geliyor. 40 kişiyle birlikte buraya gelince burada vefat ediyor. Türbesini buraya defnediyorlar. 40 kişi de Hırkatepe köyünde kalıyor. Hırkatepe Köyü’nün tarihi de Osmanlı devletine dayanıyor. 2002 yılında Devlet Bahçeli bu türbenin restorasyonunu yaptırdı, açılışına da geldi. Gazi Gündüz Alp anma şölenleri her sene haziran ayının birinci haftasında yapılır. Buraya her ay 10-15 gün ziyaretçi gelir. Osmanlı’nın tarihini öğrenmek isteyenler bu türbeye gelsinler" dedi.
Diyarbakır Havalimanı’nda aletli iniş sistemi yeniden devrede
31 Ocak 2026 Cumartesi - 17:36 Diyarbakır Havalimanı’nda aletli iniş sistemi yeniden devrede Diyarbakır Havalimanı’nda bir süredir inşaat ve bakım çalışmaları nedeniyle askıya alınan aletli iniş sistemi (ILS), gerekli kontrollerin sağlanmasının ardından yeniden devreye alındı. Diyarbakır Havalimanı’nın ana pistinin, 2 Aralık 2025 tarihinde başlatılan inşaat ve bakım çalışmaları kapsamında geçici olarak hizmete kapatılmasının ardından, uçuşlar yardımcı pist üzerinden gerçekleştirilmeye başlanmıştı. Bu tarihte ana pistte başlatılan inşaat ve onarım çalışmaları sırasında geçici ve zorunlu olarak hizmet dışı bırakılan ILS sistemi; inşaat işlerinin yapılması, kritik sahaların korunması ve sinyal güvenliğinin sağlanmasının ardından yeniden devreye alındığı duyuruldu. Geçici süreyle kullanım dışı bırakılmıştı Ana pistteki çalışmalar sırasında, ILS cihazlarının önünde yer alan kritik ve hassas alanların etkilenebileceği ve sinyal güvenliğinin riske girebileceği değerlendirilerek sistem NOTAM yayımlanarak geçici süreyle kullanım dışı bırakılmıştı. Devam eden teknik düzenlemelerle ILS altyapısının kritik sahaları korunarak sinyal güvenliği sağlandığı, bunun üzerine mevcut ILS sisteminin yeniden devreye alınarak yardımcı pist için ‘side-step’ usulüyle yaklaşma hizmeti verilmeye başlandığı ifade edildi. Side-step uygulamasında uçaklar, ILS bulunan piste hassas yaklaşma yaptıktan sonra, şartların sağlanması halinde yardımcı piste yanal manevra yaparak inişini tamamladığı aktarıldı. Havalimanında ana pistteki bakım ve onarım faaliyetleri tamamlanıncaya kadar operasyonların yardımcı pist ve ’side-step’ yöntemiyle devam edeceği de ayrıca belirtildi.
Başkent’te eriyen karlar ve yağmur suları, barajları doldurmaya başladı
31 Ocak 2026 Cumartesi - 16:26 Başkent’te eriyen karlar ve yağmur suları, barajları doldurmaya başladı Ankara’nın önemli içme suyu kaynaklarından biri olan Kurtboğazı Barajı’nda, eriyen karlar ve son günlerde etkili olan yağışlar sonrası doluluk oranı yavaş yavaş artış göstermeye başladı.Ankara, son zamanların en kurak dönemlerini yaşıyor. İl genelinde kuraklık ve yağışın azalması sonucu sular kesilmiş ve vatandaşlar mağdur edilmişti. Fakat son günlerde yer üstünde kalan karların erimesi ve yağan yağmur, barajları az da olsa doldurmaya başladı. Ankara’nın önemli içme suyu kaynaklarından biri olan Kurtboğazı Barajı’nda da, eriyen karlar ve son günlerde etkili olan yağışlar sonrası doluluk oranı artış göstermeye başladı. Kış aylarında beklenen yağışların bir bölümünün bahar aylarına sarkmasıyla birlikte, özellikle yüksek kesimlerde eriyen kar sularının Kurtboğazı Barajı’na ulaşması, doluluk oranına az da olsa olumlu yansıdı. Uzmanlar, yağışların devam etmesi halinde barajdaki su seviyesinin daha da yükselebileceğini belirtti. Ancak uzmanlar, su tasarrufu konusunda tedbirli olunması gerektiğine dikkat çekerek, mevcut artışın rehavete yol açmaması gerektiğini vurguladı.ASKİ’nin verilerine göre baraj doluluk oranlarıAkyar Barajı: yüzde 1,99Çamlıdere Barajı: yüzde 13,74Çubuk 2 Barajı: yüzde 3,76Eğrekkaya Barajı: yüzde 17,68Kargalı Barajı: yüzde 14,02Kavşakkaya Barajı: yüzde 3,29Kesikköprü Barajı: yüzde 100Kurtboğazı Barajı: yüzde 8,90Peçenek Barajı: yüzde 15,29Türkşerefli Barajı: yüzde 5,92Uludere Barajı: yüzde 36,44
Kiminin çöpü, kiminin hazinesi: "Ankara Bit Pazarı"
31 Ocak 2026 Cumartesi - 16:10 Kiminin çöpü, kiminin hazinesi: "Ankara Bit Pazarı" Ankara’nın Ulus semtinde bulunan İtfaiye Meydanı’ndaki "Bit Pazarı" haftada üç gün kuruluyor. İkinci el eşya ve antika ürünlerin bulunduğu pazar koleksiyonerlerin dikkatini çekiyor. Altındağ’da Ulus’ta yer alan İtfaiye Meydanı’nda her cuma, cumartesi ve pazar günleri kurulan "Bit Pazarı", koleksiyonerlerin ve ikinci el eşya meraklıların dikkatini çekiyor. Antika ve ikinci el eşya koleksiyonerleri, aradıklarını bulmak için bu pazarı ziyaret ediyor. Pazarda, kimilerinin çöpe attığı eşyalar ilgilisi için adeta bir hazineye dönüşüyor. "Burada her bütçeye uygun eşya var" İtfaiye Meydanı’ndaki bit pazarında ikinci el eşya satıcılığı yapan pazarcı İbrahim Reşit, "Burası her cuma, cumartesi ve pazar kurulan Ankara’nın ikinci el İtfaiye Pazarı. Eski adıyla Hergele Meydanı. Burada insanlar uygun fiyatlı şeyler buluyor, alıyor ve satıyor. Herkese ve her bütçeye uygun İkinci el, antika güzel şeyler var burada. Buraya her kesimden insan geliyor. Büyükelçisi, profesörü, işsizi, garibanı da geliyor. Burası Ankara’nın özel ve güzel bir yeri" ifadelerinde bulundu. "Eski hep kıymetlidir" Bit pazarının Ankara’nın merkezi lokasyonunda bulunduğunu belirten Reşit, "Buraya çok fazla koleksiyoner gelir. Burada cumartesi sabahı yukarı tarafta antika pazarı kurulur. Buraya bir şey almak için gelmezsiniz fakat, çok küçük bir paraya büyük bir iyilik yapma imkanınız olur. Aynı zamanda çok güzel bir geri dönüşümle değerlendirmiş oluyorsunuz. İnsanların geri dönüşüme artık alışması lazım. İnsanlar yaşlandıkça dün ne yediğini unutur fakat çocukluğunu unutmaz. Eski hep kıymetlidir. Eskiden üretilen mallar kıymetli ve nadir bulunur. Ben de dolma kalem ve anahtarlık koleksiyoneriyim. Buraya hafta sonları herkesi bekleriz" dedi. "Ankara’da oturanlar için bu bit pazarı bulunmaz bir nimet" Son üç yıldır İtfaiye bit pazarında tezgah açan pazarcı Kemal Başar, "Emekliyim ve burada kendime bir meşgale buldum. Burada hem vakit geçiriyoruz hem de cebimize para giriyor. Yaklaşık kırk yıldır Ankara’dayım. Aradığınız her şey burada var. Fiyatlar da uygun. Ankara’da bulunan bütün dostlarımızı buraya bekliyoruz. Buraya gelip neye ihtiyaçları varsa karşılasınlar. Ankara’da oturanlar için bu bit pazarı bulunmaz bir nimet" diye belirtti. "Burada aradığın her şeyi bulabiliyorsun" Hobi olarak ikinci eşyalarla ilgilendiğini söyleyen Hacı Aslan, "Burada bir anahtar buldum, pazarlıkla beş yüz liraya aldım. Çok güzel ve çok eski bir anahtar. Burada aradığın her şeyi bulabiliyorsun. Pazarı dolanıyorsun ve günün stresini yorgunluğunu atıyorsun. Burada arkadaşlarla muhabbet ediyorsun, çay ve kahve içiyorsun. Burada güzel ve antika ürünler de oluyor değişik değişik. Ben evde biriktiriyorum ve koleksiyon yapıyorum. Benim için çok güzel bir eğlence oluyor. Bazen arkadaşlara hediye alıyorum" dedi.