Yerel Haberler
Antalya
ATSO Başkanı Ali Bahar’ın ölümüne ilişkin davada savcı mütalaasını açıkladı 04 Mart 2026 Çarşamba - 21:34:17 Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Ali Bahar’ın denizde hayatını kaybetmesine ilişkin davada Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada savcı esasa ilişkin mütalaasını açıkladı. Savcı, sanık M.S.Ç.’nin "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılmasını talep ederken, sanık Y.C.Ç.’nin ise beraatini istedi. Bahar’ın eşi Şebnem Bahar, "Bu olay kaza değil. Ali’nin o şekilde suya düşmesi mümkün değil" diyerek sanıklardan şikayetçi olduğunu söyledi. Antalya Organize Sanayi Bölgesi ve ATSO Başkanı Ali Bahar, 18 Temmuz 2024 akşamı kendisine ait "Alber" isimli tekneyle iki arkadaşıyla birlikte denize açıldı. Geceyi denizde geçiren üçlü, sabah saatlerinde limana dönmek üzere hareket etti. İddiaya göre Bahar, marinaya yanaştıkları sırada teknede oturmak için kullanılan ve "armut koltuk" olarak bilinen minderin denize düşmesi üzerine suya atladı. Tekneyi kullanan arkadaşı M.S.Ç.’nin manevra yaptığı sırada Bahar motor pervanelerinin arasında kaldı. Durumun fark edilmesinin ardından 112 Acil Çağrı Merkezi’nden yardım istendi. Sahil Güvenlik ekipleri tarafından sudan çıkarılan Bahar, ambulansla Kemer’deki özel bir hastaneye kaldırıldı. Ağır yaralı olarak hastaneye götürülen Bahar, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Ali Bahar’ın cenazesi, ATSO’da düzenlenen törenin ardından Uncalı Mezarlığı’nda toprağa verildi. "Kanlar içinde suda gördüm" Kemer Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, M.S.Ç. ve Y.C.Ç. hakkında "taksirle ölüme neden olma" suçundan 2 yıldan 6’şar yıla kadar hapis cezası talep edildi. Şüpheli M.S.Ç., iddianameye yansıyan ifadesinde olay gününü şu sözlerle anlattı: "Tekneyi Ali Bahar kullandı. Phaselis koyuna demirledik. Birlikte yemek yedik, alkol aldık ve denize girdik. Sabah Kemer’e doğru hareket ettik. Marinaya yaklaşırken armut minderlerden birinin denize düştüğünü söyledi. Mindere yaklaşmak için manevra yaptım. Tornistan yapmamı istedi. Tornistan hareket ettikten birkaç saniye sonra Ali’yi göremedim. Motoru durdurup arkaya koştum. Ali’yi kanlar içerisinde suda gördüm." "Üçümüz de birbirimize fiziksel olarak yakın değildik" Teknede bulunan Y.C.Ç. ise olay sırasında herhangi bir temas yaşanmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Olay günü herhangi bir tartışmamız olmadı. Olay anında hiçbir temasım olmadı. Ne o bana temas etti ne de ben onu ittim. Üçümüz de birbirimize olay anında fiziksel olarak yakın değildik. Teknede hiçbir şekilde ve hiç kimse arasında yakınlık olmadı. Bizim aramızdaki yakınlığın olay anı ve sonucu ile de bir bağı yoktur. Olay anında sevgi amaçlı veya şakalaşma amaçlı dahi olsa herhangi bir temasım olmadı." "Davacı ve şikayetçiyim" Müşteki Şebnem Bahar’ın Cumhuriyet Başsavcılığında alınan beyanı da dosyaya girdi. Bahar ifadesinde şu sözlere yer verdi: "Ali Bahar benim 1992 yılında resmi nikah ile evlendiğim eşimdir. Kendisi uzun yıllardır denizci lisansına sahiptir. Sık sık denize açılır. Tecrübeli bir denizcidir. Olayı öğrendiğim gün yaşadığım şok nedeniyle tansiyonum yükseldi ve alelacele alınan ifadede Sahil Güvenlik personeline şikayetçi olmadığımı söyledim. Ancak o sırada çevremdeki insanların baskı kurması sebebiyle böyle bir ifade vermem gerektiği söylendi. Bu olay neticesinde çeşitli sağlık problemleri yaşadım ve hayati nitelikte bir ameliyat oldum. Olay anına ilişkin bana verilen bilgiler ile dosyadaki bilgiler arasında ciddi farklılıklar olduğunu öğrendim. Tekne kaptanımız Fatih beyden aldığım bilgi doğrultusunda teknemiz karaya vites tornistanda, kontak kapatılmış vaziyette sahil güvenliğe teslim edilmiştir. Tarafımın da uzun yıllardır denizcilik tecrübesi bulunması sebebiyle bu hususun tekneyi o an kullanan M.S.Ç.’nin kusurlu hareketi olduğu kanaatindeyim. Bu hususun incelenmesini talep ediyorum. Olay günü teknede bulunan M.S.Ç. ve Y.C.Ç. isimli şahıslardan ve daha sonra tespit edilecek diğer şahıs veya şahıslardan davacı ve şikayetçiyim." Mahkeme dosyayı ağır cezaya göndermişti Dosya ilk olarak Kemer 4. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından görülmeye başlandı. Ancak mahkeme, olayda "kasten öldürme" ihtimali bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vererek dosyayı Antalya Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi. Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya müştekiler, avukatlar ve tutuksuz sanık M.S.Ç. katılırken, sanık Y.C.Ç. duruşmaya SEGBİS aracılığıyla bağlandı. "En yakın arkadaşımı kaybettim" Tutuksuz sanık M.S.Ç., duruşmada yaptığı savunmada Kemer’de görülen önceki duruşmalarda verdiği beyanları tekrar ettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: "Daha önce Kemer’de verdiğim beyanlara ilavem yoktur. Ali çok eski ve özel arkadaşımdır. 30 yılı aşan bir dostluğumuz vardı. Haftanın iki üç günü görüşürdük, her gün telefonla konuşurduk. Nikah şahidimdi. Oğlunun doğduğu günü bildiğim bir insandı. En yakın arkadaşımı ve dostumu kaybettiğim için derin bir üzüntü içerisindeyim. Orada bulunmuş olmaktan dolayı çok üzgünüm ve çok pişmanım. Kendisi çok ısrarcı bir kişilikti. Kazanın meydana geldiği tarihte organize ettiği tekne turuna beni sürekli arayarak davet etti. Tüm ısrarlara rağmen katılmak istemediğimi belirtmeme rağmen kendisini çok sevdiğim için tekne turuna katıldım. Tekne turuna katıldığım için büyük pişmanlık duyuyorum. Bu turun gerçekleşmemesi için her zaman itiraz ettim. Ta ki 13 Temmuz haftasına kadar. Çok yakın bir arkadaşımın annesi vefat edince 1 hafta erteledik. Bu seyahatin yapılması konusunda çok istekli ve çok ısrarcıydı. Bu durumun ortaya çıkmaması adına orada bulundum. Bunun dışında orada bulunduğum için çok pişman ve üzgünüm. Arkadaşlığı korumak adına çelişkili bir ifadem olmuştu fakat daha sonra açıklamamı düzelttim. Bu durumu Ali Bahar’ın vefatından sonra, ilk duruşmadan önce eşi Şebnem hanımın hayati bir operasyonu vardı, daveti üzerine kendisiyle görüştüm ve her şeyi o operasyondan önce anlattım. Olayın o anını içimde her zaman yaşadım. Bir türlü kamera kayıtlarına bakamadım. Ancak bu duruşmaya çıkmadan bir hafta önce kamera kayıtlarına baktım. Kamera kayıtlarındaki dakikalar, sanık C.’nin 112 ile konuşmaları ve orada yaşanan can pazarını tekrar izledim. Anlattıklarımla kamera kayıtlarının örtüştüğünü gördüm. En yakın arkadaşımı kaybettiğim ve o ortamda bulunduğum için pişmanım. Beraatimi istiyorum." "25-30 yıllık denizcilik geçmişim var" Müşteki avukatının olay anında tornistan yapıp yapmadığına ilişkin sorusunu da yanıtlayan M.S.Ç., şöyle devam etti: "Ben C.’nin verdiği beyanları bilmiyorum. Çünkü kendisi teknede bayılmıştı. Teknede yaşadığı korku anı 112 kayıtlarına yansımıştır. 25-30 yıllık denizcilik geçmişim vardır. Bu anlamda tekne kullanımına ilişkin yeterli tecrübeye sahibim. Diğer sanık C.’nin, Ali Bahar denize atladıktan sonra benim tornistan manevrası yaptığıma dair beyanına diyeceğim yok." "Bir can pazarı yaşadık" Tutuksuz sanık Y.C.Ç. ise savunmasını SEGBİS aracılığıyla yaptı. Bodrum’da sabit bir düzeni ve evi bulunduğunu belirten Y.C.Ç., Ali Bahar’ın davetlisi olarak teknede bulunduğunu söyleyerek suçlamaları reddetti. Olayın kendisi için de ağır bir travma olduğunu dile getiren Y.C.Ç., şu ifadeleri kullandı: "Bodrum ilçesinde sabit bir düzenim ve evim var. Savunmamı SEGBİS üzerinden yapacağım. Ali beyin arkadaşı ve davetlisi olarak teknedeydim. Suçlamaları reddediyorum. Hâlâ bu konuyu konuşmak benim için çok güç. Kimsenin şahit olmaması gereken çok üzücü, çok ağır bir hadise yaşandı. Bunun etkileri benim üzerimde de hala devam ediyor. Gelişen olaylar silsilesi içerisinde orada bir can pazarı yaşadık. Bu bir kazaydı. Elimden geleni yaptım. Olay çok ani gelişti. Olayın ardından çok ciddi bir çaba sarf ettik. Bunu yaşayan bilir. Allah düşmanımın başına vermesin. Keşke böyle olmasaydı. Elimizden geleni yaptık. Ali bey çok kıymetli bir insandı, benim için de çok kıymetliydi. Ben hayatımda hiç kaza geçirmedim, herhangi bir kaza anına da tanıklık etmedim. Ne önemli ne de önemsiz bir kazaya dair hiçbir bilgim yok. Ben de M. gibi cesaretimi yeni toplayarak olay görüntülerini yeni izledim ve konuşmaları yeni dinledim. Yardım isteme sebebiyle o an insanlara yalvarıyordum. Olay yaşandıktan sonra defalarca platforma inerek Ali’yi tekneye çıkarmaya çalıştım. Başaramayacağımı anlayınca tekrar yukarı çıktım. Onu kurtarmak için elimden geleni yaptım ama başaramadım. Ali beyi oturduğum yerden son gördüğüm yer, teknenin arka kısmında platforma geçilecek kapının önüydü. Bence arka platforma indi. Ondan sonra alkollü olduğu için düştü ya da atladı, o anı bilmiyorum. Düştüğü ana dair bir ses duymadım. Kaza olan yer marinanın önüdür. Güvenlik kameralarının orayı görmemesi düşünülebilir değil. Çok büyük bir şanssızlık." "Bu olay kaza değil" Duruşmada söz alan Ali Bahar’ın eşi Şebnem Bahar ise yaşadıkları sürecin çok ağır olduğunu belirterek sanıklardan şikayetçi olduğunu söyledi. Şebnem Bahar, şu ifadeleri kullandı: "Daha önce hiç adliyeye gelmedim. İlk kez eşimin ölümüyle ilgili buraya geldim. Ali bey Antalya için çok değerli bir insandı. Son bir buçuk yıldır yaşadıklarımızı kelimelerle anlatamam. Çok ciddi sağlık sorunları yaşadım, ölümden döndüm. Çocuklarım için ayakta duruyorum. Duyduklarıma ve gördüklerime inanamıyorum. M.’nin söylediği ‘yakın arkadaş’ kelimesine inanamıyorum. Son nefesime kadar her iki sanıktan da şikayetçiyim. Ben denizci kızıyım, çocukluğum okyanuslarda geçti. Bu olay kaza değil. Ali beyi gördükleri yer çelişkili. Orası bizim üçüncü odamız gibiydi. Ben o teknede her şeyi biliyorum. Anlattıkları her şey yalan. Ali’nin o suya o şekilde düşmesi mümkün değil." Bahar ayrıca sanık Y.C.Ç.’nin olay günü teknede madde kullandığını öğrendiğini öne sürerek, "C. teknede sabah saat 08.00’de madde kullanmış. Bilirkişi raporu Ali’nin tek başına düşmediğini ispatlıyor. Duymamalarına, görmemelerine ihtimal yok" dedi. Şebnem Bahar, duruşma salonundan çıkarıldı Müşteki Şebnem Bahar, eşi Ali Bahar’ın teknenin arka kısmındaki platforma düşme anının çıkardığı sesi gösterebilmek için duruşma sırasında masaya vurdu. Mahkeme başkanı, duruşma düzenini bozduğu gerekçesiyle Şebnem Bahar’ın salondan çıkarılmasına karar verdi. Savcı mütalaasını açıkladı Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada savcı esasa ilişkin mütalaasını açıkladı. Savcı, sanık M.S.Ç.’nin "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılmasını, sanık Y.C.Ç.’nin ise beraatini talep etti. Mahkeme heyeti, sanıkların adli kontrol tedbirlerinin kaldırılması taleplerini reddederken, müşteki avukatının dosyaya yansıyan ses kayıtlarının çözümlenmesi talebini kabul etti. Diğer talepler ise reddedildi. Mahkeme heyeti duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
04 Mart 2026 Çarşamba - 20:44 Antalya’da yaşlı çiftin evi alevlere teslim oldu Antalya’da yaşlı bir çiftin yaşadığı iki katlı müstakil evde yangın çıktı. Alevlere teslim olan ikamet kullanılamaz hale gelirken, yangına müdahale etmek isterken dumandan etkilenen yaşlı adam hastaneye kaldırıldı. Yangın, saat 18.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Yeşildere Mahallesi 1168 sokak üzerinde bulunan iki katlı evin üst katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, eşi ile birlikte yaşadığı Mehmet Pehlivan’a (80) ait iki katlı müstakil evin üst katında henüz bilinmeyen bir nedende yangın çıktı. Evde kimsenin bulunmadığı bir sırada ikametten dumanlar çıktığını gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yangına ilk müdahaleyi yaşlı adamın komşuları ve Antalya Emniyet Müdürlüğü’nün bölgede oluşturduğu polis noktasında görevli memurlar yaptı. Mahallede büyük panik yaşanmasına neden olan ve kısa sürede alevlerin sardığı ikamete vatandaşlar hortumlarla müdahale etti. 1 saatte söndürülebildi Vatandaşlar alevlerin birbirine bitişik konumda bulunan diğer evlere sıçramaması için büyük çaba harcarken, olay yerine gelen Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri yangına müdahale etti. İlk olarak alevlerin diğer evlere sıçramasını engelleyen itfaiye ekiplerinin yaklaşık 1 saatlik çalışmasının ardından yangın tamamen söndürüldü. Bu sırada evini saran alevlere komşuları ile birlikte müdahale etmek isteyen Mehmet Pehlivan dumandan etkilendi. Yaşlı adama olay yerinde bulunan 112 Acil Sağlık ekipleri tarafından ilk oksijen verilirken kontrol amacıyla hastaneye götürüldü.
04 Mart 2026 Çarşamba - 16:40 Kepez Meclisi’nden eğitim ve sağlık yatırımlarına tam destek Kepez Belediye Meclisi Mart ayı oturumunda ilçenin eğitim ve sağlık altyapısına katkı sağlayacak kararlara imza attı. Hisse payı Kepez Belediyesi’ne ait Kuzeyyaka Mahallesi’ndeki 31134 ada 1 nolu taşınmaz okul yatırımı yapılmak üzere 25 yıllığına Milli Eğitim Bakanlığına, Kütükçü Mahallesi’ndeki park alanı da Aile Sağlığı Merkezi yapılması için 25 yıllığına Sağlık Bakanlığına tahsis edilmesi için Başkan Mesut Kocagöz’e yetki verildi. Kepez Belediye Meclisi’nin, Mart ayı olağan toplantısı Başkan Mesut Kocagöz başkanlığında gerçekleştirildi. Kepez meclisinde 33 yazılı, 7 önerge olmak üzere 40 gündem maddesi görüşüldü. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan meclis toplantısında, siyasi partilerin grup sözcüleri konuştu. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz de, birlik ve beraberlik ayı olan Ramazan ayının hayırlara vesile olması dileklerini iletti. Dünyadaki sıcak gelişmeler değinerek, "Bütün dünyada şu an kan ve gözyaşı var. Savaşın kazananı yoktur. Savaşta çocuklar ölür. Savaşta insanlar ölür, doğa ölür. Gerçek güç aslında bir çocuğun hayatını korumaktır. Gerçek güç barışı savunabilmektir. İşte, bizim önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk yıllar öncesinde ne güzel söylemiş; ’Yurtta sulh, cihan sulh’ demiş. Bu söz aslında insanlığın vicdanıdır. Dünyayı ancak bu şekilde koruyabiliriz" dedi. "Silahlar sussun" Başkan Kocagöz, Kepez meclisinden dünyaya seslenerek, "Artık şu silahlar bir sussun, kan bitsin. Dünyayı ateşe verenler bir gün bu ateşte yanacaklar. Özellikle söylüyorum. Türklere kimse bulaşmasın. Türk’ü ayağa kaldırmak zordur, Türk ayağa kalktığı zaman oturtmaları çok daha zordur. Biz Türk milleti olarak hep barışı savunduk ve savunmaya devam edeceğiz. Allah birlik ve beraberliğimizi bozmasın. Her zaman birlik ve beraberlik içerisinde olalım. Bu bayrak her zaman dalgalansın. Biz NATO’nun en büyük ordusuyuz. İnanıyorum ki; yeni nesil daha da güçlü yapmak zorunda" diye konuştu. "Fatma öğretmen bizi çok üzdü" İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Borsa İstanbul Mesleki Teknik Anadolu Lisesi’nde öğrencisi tarafından bıçaklanarak öldürülen öğretmen Fatma Nur Çelik’e Allah’tan rahmet yakınlarına da başsağlığı dileklerinde bulunarak, "Öğretmenimiz bizi çok üzdü. Ama beni üzen bir başka konu ise gençlerimizin bu ruh hali. Sadece öğretmeler değil, ailelere ve bizlere büyük görevler düşmekte Yeni nesle sahip çıkmamız gerekli Sorgulamamız gereken konular var. Maalesef teknolojinin getirdiği bir yozlaşma var" dedi. Konuşmaların ardından Şubat ayı meclisinde alınan kararlar görüşülerek, oy birliğiyle kabul edildi. Yavuz Selim Mahallesi ve Kuzeyyaka mahallelerine semt evi yapılması amacıyla protokol ve işlemlerin yürütülmesi için Başkan Kocagöz’e yetki verildi. Mart ayı meclisinde; Barış Mahallesi 2927 sokak üzerinde bulunan parka İsmet Paşa Parkı, Varsak Esentepe Mahallesi 13. Cadde ile 7014 Sokak kesişimindeki parka Mehmet Çavuş Parkı, yine aynı mahallede 7112- 7113 sokak kesişimindeki parka Durmuş Kula Parkı, Erenköy Mahallesi 4861- 4851 Sokaklar arasında bulunan parkta Erenköy Parkı olarak isimlendirildi. Eğitime destek Kepez Meclisi, ilçenin eğitim altyapısına katkı sağlayacak yine önemli bir karara da imza attı. Şubat ayı meclis toplantısında, Kuzeyyaka Mahallesi’nde belediyenin hisseli olduğu bir parsel üzerinde önemli bir karar alındı. 31134 ada 1 nolu taşınmaz, 1/1000 ölçekli imar planında ortaokul alanı olarak belirlenen alan üzerindeki belediye hissesi, okul yatırımı yapılmak üzere Milli Eğitim Bakanlığı adına 25 yıl süreyle tahsis edilecek. İlçeye yeni bir okul yatırımı kazandıracak gündem maddesi için Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’e yetki verildi. Kepez’e sağlık yatırımı Kepez Belediyesi meclisi, Kütükçü Mahallesi’nde 29038 adada bulunan park alanına Aile Sağlığı Merkezi yapılması ve 25 yıl süreyle Sağlık Bakanlığı’na tahsis edilmesi konusunda da Başkan Kocagöz’ü yetkilendirdi. Kepez hizmet araç filosunu büyütüyor Kepez Belediyesi Mart ayı meclis toplantısında, ilçeye daha iyi hizmet verebilmek amacıyla da önemli kararlar alındı. Fen İşleri Müdürlüğü hizmetlerinden kullanılmak üzere 5 adet damperli kamyon, Temizlik İşleri Müdürlüğü hizmetlerinde kullanılmak üzere 3 adet kazıcı, yükleyici kepçe, 2 adet damperli kamyon, 1 adet dorseli atık taşıma tırı, belediye hizmetlerinin aksamadan etkin bir şekilde yürütülmesi için park yapım, bakım ve yeşil alanları sulama çalışmalarında kullanılmak üzere 2 adet su arazözü, 1 adet damperli kamyon, 1 adet kamyonet (tek kabin), 1 adet kamyonet (çift kabin) 1 adet sepetli vinç alınması için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan gerekli izinlerin alınabilmesine yönelik meclis kararı oy birliğiyle kabul edildi. Yazılı gündem maddelerinin ardından meclise önergeyle sunulan 7 gündem maddesinin görüşülmesine geçildi. Mülkiyeti belediyeye ait Gülveren Mahallesi’nde 3760 sokak ile 3710 sokak kesişimindeki park alanına Yeni Kuşak Köy Enstitüler Derneği tarafından Köy Enstitüleri Kültür Merkezi binası yapılarak belediyeye devredilmesi hususu oy birliğiyle kabul edildi.
Miran: "Kamu personel sistemi emeği merkeze almalı"
02 Ocak 2026 Cuma - 14:52 Miran: "Kamu personel sistemi emeği merkeze almalı" Memur Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, gelir dağılımı adaletsizliğinin giderilemediği, enflasyon hedeflerinin tutmadığı ve sıkılaşma politikalarının yükünün büyük ölçüde sabit ücretlilerin üzerine yıkıldığı bir yılı geride bıraktıklarını, Büyük Memur-Sen ailesi olarak 2026 yılında beklentilerinin; yüksek vaatler değil, daha öngörülebilir, daha adil ve daha sürdürülebilir bir zeminin güçlenmesi, emeği merkeze alan, adil, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir kamu personel sisteminin hayata geçirilmesi olduğunu söyledi. 3600 Ek Gösterge hayati öneme sahip Memur Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, "Kamuda çalışanlar arasında ücret ve maaş adaletsizliğinin arttığı, çalışma huzurunun bozulduğu, Kamu İşvereninin toplu sözleşme masasını etkin kullanmadığı, sosyal tarafların devre dışı bırakılarak tekil düzenlemelerle geçici iyileştirmelerin yapılmaya çalışıldığı bir yıl olarak geride kaldı. Aynı zamanda bu yıl; Toplu sözleşmede kayıt altına aldığımız ve kamu görevlileri ile emeklileri için hayati öneme sahip olan ‘1. Dereceye 3600 Ek Gösterge’ vaadi halen hayata geçirilmedi. Kamu görevlileri sendikacılığı için tercih değil zaruri şart olan ‘4688 sayılı Kanunun evrensel ilke ve normlara uygun hale getirilmesi’ hususu elzem olmasına rağmen gerekli adım atılmadı ve örgütlenme özgürlüğünün, adil toplu pazarlık hakkının önü açılmadı" dedi. "Kamu personel sistemi reforme edilmeli" Uzun süredir kamuda personel ve ücret sisteminde reform ihtiyacı olduğunu ifade ettiklerini belirten Başkan Miran, tek taraflı yapılan ve kısıtlı bir kesimi kapsayan düzenleme teklifinin; hem kamu görevlilerinin hem de kamuoyu tarafından gelen tepkiler sonrası geri çekildiğini hatırlattı. Miran, "Bir kez daha Kamu Personel Sisteminde reform ihtiyacı bütün kesimler tarafından ifade edildi. Ücret adaletsizliği, unvan karmaşası, görev-yetki-sorumluluk dengesizliği ve kariyer yapısındaki dağınıklık, bütüncül bir reform olmadan çözülemez. 2025 yılı sadece zam oranlarının değil, sistemin kendisinin sorgulandığı bir eşik yılıdır" şeklinde konuştu. "Kayıpların telafi edilmesi gerekir" 2025 yılının, toplu sözleşme sürecinin yalnızca maaş artışlarının konuşulduğu bir zemin olmaktan çıkıldığı bir yıl olduğunu belirten Başkan Eyüp Bülent Miran sözlerini şöyle sürdürdü: "Memur-Sen’in ısrarla vurguladığı üzere sorun, rakamlardan önce 4688 sayılı Kanun’un dar müzakere alanı ve çözümsüz yapısıdır. Takvimi sıkışık, yetki alanı sınırlı, konuları dar, kapsamı yetersiz ve adaletsiz hakem mekanizmasına mahkûm edilen bu sistem, kamu görevlilerini her dönem yeniden belirsizliğe sürüklemektedir. Bu yönüyle 2025, Kamu İşveren eliyle ve Hakem Kurulu Kararıyla kamu görevlileri ile emeklilerinin haklı beklentilerine cevap verilmeyen, kayıplarını telafi etmeyen ve çalışanlar arasındaki uçurumu büyüten bir yıl olarak kayıtlara geçti. Bu doğrultuda 2026 yılında da;1.dereceye 3600 ek göstergenin verilmesi, 4688 sayılı Kanunun evrensel ilke ve normlara uygun hale getirilmesi, Yardımcı Hizmetler Sınıfının Genel İdare Hizmetleri Sınıfına geçirilmesi, Mühendislik ve teknik personelin mesleki sorunlarının çözülmesi, Akademik personelin haklı ve meşru taleplerinin karşılanması, müdür, şube müdürü ve idari personelin mali haklarının iyileştirilmesi, Koruyucu Giyim kazanımımızın eksiksiz ve tavizsiz uygulanması, Hakem Kurulu kararlarıyla oluşan kayıpların telafi edilmesi, Seyyanen ödemenin emekliliğe yansıtılması, Kamu personel sistemini bozan ücret dengesizliklerinin giderilmesi ve yapısal çarpıklıkların düzeltilmesi, başta olmak üzere; emeği merkeze alan, adil, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir kamu personel sistemi için mücadelemizi ilkelerimizden sapmadan, güçlü bir irade ve ortak akılla sürdürmeye devam edeceğiz."
Kepez Kent Tiyatrosu’nun 2026 rehberi
02 Ocak 2026 Cuma - 13:46 Kepez Kent Tiyatrosu’nun 2026 rehberi Kepez Kent Tiyatrosu (KKT), yeni yılda da Kaç Baba Kaç, Medyum, Dilek Elması ve Bu Benim Masalım oyunlarıyla Erdem Bayazıt Kültür Merkezi sahnesinde tiyatroseverlerle buluşacak. Kepez’de 2026 yılı sanatla, tiyatroyla ve kültürel etkinliklerle dolu dolu geçecek. Kepez’in ödüllü ekibi, Kepez Kent Tiyatrosu, yeni yılda 2’si çocuk, 2’si yetişkin olmak üzere toplam 4 oyunu ücretsiz olarak sahneleyecek. Yetişkin oyunları arasında, 2025’te büyük ilgi gören ve bol kahkahasıyla dikkat çeken Kaç Baba Kaç ile kara komedi türündeki Medyum seyirciyle buluşacak. Her iki oyunda dönüşümlü olarak Cuma ve Cumartesi günleri saat 20.00’da sahnelenecek. 2026’nın ilk oyunu Kaç Baba Kaç, 2 Ocak 2026 Cuma (Bugün) saat 20.00’da Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’nde sergilenecek. Dünyaca ünlü İngiliz yazar Ray Cooney’nin kaleminden, Haldun Dormen çevirisi ve Gökhan Avkıran yönetmenliğinde sahneye taşınan oyun 16 yaş ve üzeri izleyiciye hitap ediyor. Kepez Kent Tiyatrosu’nun deneyimli kadrosunun sahneleyeceği oyun, 2025 sezonunda gördüğü yoğun ilginin ardından 2026’da da izleyiciyle buluşacak. Oyunun merkezinde, kariyerinin en önemli konuşmasına hazırlanan Dr. David Morgan yer alıyor. Ancak yıllar önce yaşadığı kısa bir ilişkinin beklenmedik sonuçları, hastane koridorlarında birbirinden komik olayların zincirini başlatıyor. Yanlış anlamalar, kimlik karmaşaları ve sürpriz gelişmelerle tempo hiç düşmezken, Dr. Morgan hem kariyerini hem evliliğini hem de akıl sağlığını kurtarmaya çalışıyor. 13 yaş sınırıyla sahnelenecek olan "Medyum", Sam Bobrick’in yazdığı ve yine Gökhan Avkıran’ın yönettiği kahkaha dolu bir kara komedi. Dedektif romanları yazarken geçim sıkıntısı nedeniyle medyumluk yapmaya başlayan Adam’ın, kendisini karmaşık ve komik ilişkiler ağında bulmasını konu alan oyun; kurgusu, mizahı ve oyunculuk performanslarıyla dikkat çekiyor. Kepez Belediyesi Kent Tiyatrosu, çocukları da unutmadı. Yeni yılda iki çocuk oyunu dönüşümlü olarak sahnelenecek. Dilek Elması 5 yaş, Bu Benim Masalım 4 yaşındaki çocuklar için sahne alacak. Çocuk oyunları, Pazar günleri saat 14.00’te dönüşümlü olarak sahnelenecek.
Tarımda Yenilenebilir Enerjinin Geleceği ve Çözüm Önerileri
02 Ocak 2026 Cuma - 12:37 Tarımda Yenilenebilir Enerjinin Geleceği ve Çözüm Önerileri CW Enerji, yenilenebilir enerji alanındaki güçlü bilgi birikimi ve teknolojik altyapısını tarım sektörüyle buluşturdu. Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle CW Enerji ev sahipliğinde düzenlenen "Yenilenebilir Enerjinin Geleceği ve Tarımda Kullanım Olanakları" başlıklı çalıştayda, güneş enerjisinin tarımsal üretimde sunduğu fırsatlar kapsamlı şekilde ele alındı. Kamu, akademi ve sektör temsilcilerini bir araya getiren etkinlik, tarımda sürdürülebilirlik ve enerji verimliliği odağında önemli bir bilgi paylaşım platformu sundu. Program, katılımcıların CW Enerji/ısı showroom alanı ile SolarCell ve alüminyum üretim hatlarını kapsayan tesis gezileriyle başladı. Üretim süreçlerini yakından inceleme fırsatı bulan katılımcılar, yerli, inovatif enerji teknolojileri hakkında detaylı bilgi aldı. Etkinliğin açılışında bir konuşma yapan CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, yenilenebilir enerji alanındaki güçlü bilgi birikimi ve teknolojik altyapılarını tarım sektörüyle buluşturmaya devam ettiklerini söyledi. Tarım sektörüne yönelik geliştirdikleri sistemleriyle de fark oluşturduklarına dikkat çeken Sarvan, "Güneş enerjisi tarım sektörü için stratejik bir değer taşıyor. Biz de geliştirdiğimiz sistemlerle tarımda verimlilik artışı ve çiftçilerin enerji maliyetlerinin azaltılmasını hedefliyoruz. CW Enerji olarak, ürettiğimiz ürünlerle tarım ekosistemine de katma değer sağlamayı amaçlıyoruz. Tarımsal üretimde enerji maliyetlerinin düşürülmesi, verimliliğin artırılması ve çevresel etkilerin azaltılması, sürdürülebilir gelecek vizyonumuzun temel unsurları arasında yer alıyor. Bu doğrultuda geliştirdiğimiz çözümlerle; sulama sistemlerinden seracılığa, depolama alanlarından tarımsal işletmelere kadar geniş bir ölçekte güneş enerjisinin etkin kullanımını destekliyoruz" dedi. AR-GE ve üretim güçleri sayesinde tarım odaklı uygulamaları hayata geçirdiklerini ifade eden Sarvan, şunları kaydetti: "Tarıma yönelik sistemlerimizle çiftçilerimizin enerjiye daha erişilebilir ve sürdürülebilir şekilde ulaşmasını sağlıyoruz. Tarım alanlarında enerji bağımsızlığını güçlendiren projelerimizle hem üreticilerimizin rekabet gücünü artırıyor hem de ülkemizin yeşil dönüşüm hedeflerine katkıda bulunuyoruz. Güneş enerjisinin tarımda yalnızca bir enerji kaynağı değil; aynı zamanda ekonomik, çevresel ve sosyal bir değer oluşturduğumuza da inanıyoruz. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz bu buluşmayı, bilgi paylaşımını güçlendiren ve tarımda yenilenebilir enerji farkındalığını artıran önemli bir adım olarak görüyoruz. CW Enerji olarak, bundan sonra da tarım sektörüyle birlikte hareket ederek sürdürülebilir üretim modellerinin yaygınlaşmasına öncülük etmeye devam edeceğiz." Uzman akademisyenlerden tarımda güneş enerjisi ve teknoloji odaklı sunumlar Program kapsamında Türkiye’nin güneş enerjisi potansiyeli, enerji depolama sistemleri, fotovoltaik panellerin tarımda kullanımı, solar sulama çözümleri, sera uygulamaları, ısı pompası sistemleri, off-grid tarımsal çözümler ve tarımda dijital dönüşüm başlıklarında uzman akademisyenler ve CW Enerji yöneticileri tarafından sunumlar gerçekleştirildi. Akdeniz Üniversitesi ve ODTÜ GÜNAM’dan akademisyenlerin de katılım sağladığı seminerde, güneş enerjisinin tarımsal üretimde iklimlendirme, sulama ve enerji bağımsızlığı gibi alanlarda sağladığı avantajlar paylaşıldı. CW Enerji yetkilileri, tarım sektöründe yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaştırılmasının hem üreticilerin rekabet gücünü artıracağını hem de çevresel etkilerin azaltılmasına katkı sağlayacağını vurguladı. Ayrıca bu etkinlikte, Türkiye’de fotovoltaik enerji sistemlerin tarımsal uygulamalara entegrasyonu için mevzuat altyapısının oluşturulmasına yönelik ortak çalışmaların da tohumları ekildi. Etkinlik, katılımcılar arasında gerçekleşen değerlendirmelerle sona erdi.
Yeni yıla ’don’ nöbetiyle girdiler
02 Ocak 2026 Cuma - 12:23 Yeni yıla ’don’ nöbetiyle girdiler Antalya’nın Serik ilçesinde gece saatlerinde hava sıcaklığı 0 derecenin altına düşmemesi için örtü altı üreticilerin şarkı sözlü don nöbeti başladı. Üreticiler soba ve dumanlama yöntemiyle mahsulünün don tutmasını önlemeye çalıştı. Önlem alınmayan bazı seralarda ise ürünler dondan dolayı zarar gördü. Türkiye’nin en büyük örtü altı üretimi yapılan Serik’te üreticiler, gece saatlerinde hava sıcaklığının 0 dereceye kadar düşmesi sonrası, ürünlerini dondan korumak için gece boyunca seralarda soba yakarken kimisi de dumanlama yöntemini tercih etti. Üreticiler gece boyunca sık sık derece ile sera içerindeki ürünleri kontrol ediyor. Çandır Mahallesi’nde domates üreticiliği yapan Arısoy ailesi, sabaha kadar sürecek nöbette gitar eşliğinde söylenen şarkılarla, sabaha kadar süren nöbette birbirlerine destek oluyor. "Bu gece baya uzun olacak" Domates üreticisi Fahrettin Arısoy, hava sıcaklığının 0 dereceyi gösterdiği için domateslerin don tutmaması için mücadele ettikleri belirterek, "Aynı zamanda ailemde yanımda onlarla sohbet edip çay içip bize destek oluyorlar. Bu gece baya uzun olacak. Allah tüm çiftçilerimizin yardımcısı olsun" dedi. Şeyma Arısoy ise gitar çalarak söylediği şarkılarla üreticilere destek olduğunu belirtti. Muzların zarar görmemesi için dumanlama yöntemi Serik ilçesine bağlı Üründü Mahallesi’nde de örtü altı muz üretimi yapan üreticiler, ürünlerinin zarar görmemesi için dumanlama yöntemini tercih etti. Gece saatlerinde başlatılan uygulama, sabahın ilk saatlerine kadar her saat başı düzenli olarak sürdürüldü. Üreticiler, saman ve yanıcı maddeler kullanarak seraların içine duman verip iç ortam sıcaklığını korumaya çalıştı. Zorlu hava şartları altında geçen nöbette çiftçiler, yoğun dumanın içinde seraları tek tek dolaşarak ürünlerini kontrol etti. "Sera içerisine duman vermezsek ürün üşür ve verim alamayız" Muz üreticisi Selman Sarı yaptıklarını işlemin ürünlerinin donmaması üzerine duman vermek olduğunu söyleyerek, "Her 2 saatte bir kontrol ederek, sabahın ilk ışıklarına kadar devam ediyoruz. Sera içerisine duman vermezsek ürün üşür ve verim alamayız" diye konuştu. Tarım işçisi Ahmed Zemrullah ise yaptıkları işin zor olduğunu belirterek, "Çünkü sabaha kadar seraya girip saman yakarak duman veriyoruz. Çünkü ürünleri korumak için başka türlü yolu yok" dedi. Patlıcanları don vurdu Yine gece saatlerinde Üründü Mahallesi’nde bazı seralarda ise ürünler zarar gördü. Üretici Mustafa Ünal’a ait serada yetiştirilen patlıcanları don vurdu. Sabah saatlerinde gün ağırınca seraların üzerinde oluşan buzlanma ve ürünlerin zarar gördüğü görüldü. Mustafa Ünal, "Allah’tan gelen bir şey yapacak bir şey yok. Tüm çiftçilerimize geçmiş olsun" dedi.
Hurdacının çevreyi kirletip ’Bu sefer bişeyler yapın’ talebine  zabıtadan ’Vazifede merhamet yok’  cevabı
02 Ocak 2026 Cuma - 12:16 Hurdacının çevreyi kirletip ’Bu sefer bişeyler yapın’ talebine zabıtadan ’Vazifede merhamet yok’ cevabı Kepez Belediyesi Zabıta ekipleri, içindeki demir ve bakır malzemeleri ayrıştırmak amacıyla eski ev eşyaları ile elektrik kablolarını yakan hurdacıya müdahale etti. Hurdacının, "Bu seferlik bir şeyler yapın" sözleri üzerine Zabıta ekipleri, "Vazifede merhamet vatana ihanettir. Vazifede merhamete yer yok" diyerek cezai işlem uyguladı. Kepez Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Fevzi Çakmak Mahallesi 6205 Sokak’ta çevreye zarar veren bir hurdacıyı suçüstü tespit etti. Kentsel dönüşüm nedeniyle boşaltılan bir gecekonduda bulunan eski ev eşyalarını ve elektrik kablolarını yakarak içindeki demir ve bakır malzemelerini ayrıştırmaya çalışan hurdacıya, zabıta ekipleri tarafından müdahale edildi. Zabıta ekipleri, yanan koltuklardan ve elektrik kablolarından çıkan yoğun siyah dumanın çevredeki binaları ve mahalle sakinlerini olumsuz etkilediğini belirledi. Sokakta sağlı sollu binaların bulunduğunu vurgulayan zabıta personeli, "Her taraf bina siz burada koltuk yakıyorsunuz, kablo yakıyorsunuz, çevreyi kirletiyorsunuz" diyerek tepki gösterdi. Uyarılar üzerine hurdacının, "Bu seferlik bir şeyler yapın" demesi üzerine zabıta ekipleri, "Bu seferlik yok. Vazifede merhamet vatana ihanettir. Vazifede merhamete yer yok" sözleriyle karşılık verdi. Zabıta ekiplerinin çağrısı üzerine gelen arazöz ile önce yanan evsel atıklar söndürüldü, ardından da hurdacıya, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 41/5 maddesi gereğince işlem yapıldı. Kullanılamaz ev eşyalarını kamuya açık alanlarda yakarak çevre kirliliğine neden olduğu gerekçesiyle hurdacıya 1406 TL idari para cezası kesildi. Zabıta ekipleri, çevreyi ve insan sağlığını tehdit eden bu tür uygulamalara kesinlikle müsamaha gösterilmeyeceğini belirterek, çevre kirliliğine neden olanlara karşı denetimlerin aralıksız süreceğini bildirdiler.
Antalya Ticaret Borsası, aralık ayı hal endeksini açıkladı: "Meyvede fiyat arttı, sebzede geriledi"
02 Ocak 2026 Cuma - 11:03 Antalya Ticaret Borsası, aralık ayı hal endeksini açıkladı: "Meyvede fiyat arttı, sebzede geriledi" Antalya Ticaret Borsasınca açıklanan 2025 yılı Aralık ayı hal endekslerine göre, domates ve sebzede işlem miktarı artarken, meyvede miktar geriledi. Yıllık bazda meyve fiyat endeksinde yüzde 50,96’lık artış dikkat çekerken, sebze fiyat endeksi yüzde 7,34 azaldı. Antalya Ticaret Borsası, 2025 yılı Aralık ayına ilişkin hal endekslerini açıkladı. Antalya hallerinde işlem gören domates, meyve ve sebzeye ait işlem miktar ve fiyat endeksleri, hem bir önceki aya hem de geçen yılın aynı ayına göre farklı yönlerde değişim gösterdi. Buna göre, domates miktar endeksi yıllık bazda yüzde 4,94 artarken, fiyat endeksi yüzde 16,04 yükseldi. Meyvede işlem miktarı yıllık yüzde 10,34 azalmasına rağmen, fiyat endeksi yüzde 50,96 artış gösterdi. Sebzede ise işlem miktar endeksi yıllık yüzde 19,81 artarken, fiyat endeksi yüzde 7,34 oranında geriledi. Aylık bazda miktar arttı Aralık ayında miktar endeksi aylık bazda domateste yüzde 5,21, meyvede yüzde 4,59 ve sebzede yüzde 2,61 artış kaydetti. Yıllık bazda ise domates ve sebzede artış görülürken, meyvede azalış yaşandı. Aralık ayı yıllık miktar endeksleri domates ve meyvede ortalama seviyelerde, sebzede ise ortalamanın üzerinde gerçekleşti. Yıllık fiyat endeksleri domates ve meyvede ortalama civarında, sebzede ise ortalamanın altında kaldı. Miktar-fiyat dengesi dikkat çekti Aralık ayında domates fiyat endeksi yıllık bazda yüzde 16,04 artış gösterdi. Bu artış, işlem miktarındaki yüzde 4,94’lük artışa rağmen gerçekleşti. Meyvede ise işlem miktarındaki yıllık yüzde 10,34’lük düşüş, fiyat endeksinin yüzde 50,96 oranında yükselmesinde etkili oldu. Sebzede yıllık bazda işlem miktar endeksinin yüzde 19,81 artmasına karşılık, fiyat endeksinin yüzde 7,34 düşmesi, arz artışının fiyatları baskıladığını ortaya koydu. Son yedi yıl ortalamasıyla karşılaştırma Son yedi yılın aralık ayı verileri dikkate alındığında, domates, meyve ve sebzede satış miktar endekslerinin ortalama civarında seyrettiği görüldü. Aynı dönemde domates fiyat endeksi ortalamanın üzerinde gerçekleşirken, meyve ve sebze fiyat endeksleri ortalama seviyelerde kaldı. Aylık bazda dikkat çeken değişimler Aralık ayında domates işlem miktar endeksi aylık yüzde 5,21 artarken, işlem fiyat endeksi yüzde 49,75 yükseldi. Bu artış, son yedi yılın aralık ayları içinde işlem miktarında dördüncü, işlem fiyatında ise ikinci en büyük artış olarak kaydedildi. Meyvede işlem miktar endeksi aylık yüzde 4,59 artış gösterirken, işlem fiyat endeksi yüzde 4,48 düşüş yaşadı. Bu sonuçla, işlem miktarı son yedi yılın aralık ayları içinde altıncı en büyük artış, işlem fiyatı ise ikinci en büyük azalış olarak kayıtlara geçti. Sebzede ise aralık ayında işlem miktar endeksi aylık yüzde 2,61, işlem fiyat endeksi ise yüzde 39,72 arttı. Son yedi yılın aralık ayları dikkate alındığında, sebzede işlem miktarı beşinci en büyük artış, işlem fiyatı ise ikinci en büyük artış olarak gerçekleşti.
Alanya’da yeni yıl denetimlerinde 30 aranan şahıs yakalandı
01 Ocak 2026 Perşembe - 17:23 Alanya’da yeni yıl denetimlerinde 30 aranan şahıs yakalandı Alanya’da vatandaşların yeni yıla huzur ve güven içinde girmelerini sağlamak amacıyla yılbaşı gecesi boyunca kolluk kuvvetlerince geniş kapsamlı denetimler gerçekleştirdi. Alanya İlçe Emniyet Müdürlüğü, Alanya İlçe Jandarma Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerinin katılımıyla ilçenin dört bir yanında yapılan uygulamalarda toplam 586 kolluk personeli görev aldı. Denetimlerde İlçe Emniyet Müdürlüğü’nden 313 polis memuru ve 82 çarşı ve mahalle bekçisi olmak üzere 395 personel 37 ekiple, İlçe Jandarma Komutanlığı’ndan 138 personel 35 timle, Sahil Güvenlik Komutanlığı’ndan ise 53 personel görev yaptı. Yılbaşı tedbirleri kapsamında yapılan çalışmalarda, jandarma bölgesinde 11, emniyet bölgesinde 14 olmak üzere çeşitli suçlardan aranan toplam 25 şahıs yakalanarak adli mercilere teslim edildi. Trafik uygulamalarında yapılan GBT sorgularında ayrıca 5 aranan şahıs daha yakalandı. Uyuşturucu ile mücadele kapsamında gerçekleştirilen denetimlerde ise jandarma bölgesinde uyuşturucu madde ticareti yaptığı tespit edilen 2 şahıs yakalandı. Şahısların ikametlerinde yapılan aramalarda 93 gram kokain, 1 adet hassas terazi, 1 adet sentetik hap, suçtan elde edildiği değerlendirilen 123 bin 690 TL ve bin 915 Euro para, 7 adet ziynet eşyası, 1 adet avukat kimliği ile 1 adet tabanca, 2 şarjör ve 14 adet fişek ele geçirildi. Öte yandan Emniyet bölgesinde yürütülen çalışmalarda ise uyuşturucu madde ticaretinden 5 şahıs yakalanırken, 676 kullanımlık sentetik kannabinoid, 10 adet extacy ve bin 100 adet sentetik ecza hapı ele geçirildi. Trafik güvenliğini sağlamak amacıyla yapılan denetimlerde Emniyet ve Jandarma trafik ekipleri tarafından 2 bin 984 araç ve sürücüsü kontrol edildi. Denetimlerde 30 sürücüye alkollü araç kullanmaktan, 38 sürücüye kask takmamaktan işlem yapılırken, toplam 211 araç sürücüsüne cezai işlem uygulandı, 28 araç trafikten men edildi.