Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Antalya
Montuyla ayakkabısını çıkarıp kot ve atletle denize giren genç boğuldu
27 Nisan 2026 Pazartesi - 21:34:39
Antalya’da montu ile ayakkabısını çıkarıp, kot ve atletle denize giren genç, kıyıdan yaklaşık 10 metre açıkta boğularak hayatını kaybetti. Kıyıya çıkartılan gencin üzerinden kimlik çıkmayınca deniz polisi dalgıçları su altında kimlik aradı. Olay, saat 17.30 sıralarında dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili’nin Muratpaşa ilçesindeki kısmında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, kıyafetleriyle sahile gelen 20-25 yaşlarındaki bir genç, ayakkabı, mont ve çoraplarını çıkarıp üzerinde kot ve atletiyle denize girdi. Kayalık alanda kıyıdan yaklaşık 10 metre açılan gencin çırpındığını gören iki genç, durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. Genç suyun içinde gözden kaybolurken, bölgeye deniz polisi, sahil güvenlik ve sağlık ekipleri sevk edildi. Denizde araştırma yapan ekipler, su altında genci hareketsiz halde bulup karaya çıkardı. Sağlık ekipleri, yaptıkları kontrolde gencin hayatını kaybettiğini belirledi. Dalgıçlar sualtında kimlik aradı Karadaki eşyalarında kimliğine rastlanılmayan gencin cüzdan ve kimliğini bulmak için deniz polisi dalgıçları su altı taraması yaptı. Taramada herhangi bir ize rastlanılmazken, gencin cenazesi olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarının ardından otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. "5 dakika sonra çırpınmaya başladı" Gencin boğulma tehlikesi geçirdiğini görünce 112 Acil Çağrı Merkezini aradığını belirten Muhammet Akyürek, "Girdikten 5 dakika sonra çırpınmaya başladı ve suya daldı. Etraftakileri uyarmaya çalıştık ama gelen olmayınca sahil güvenliği aradık" dedi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 20:46
Joao Pereira: "Bugünkü yenilginin ilk sorumlusu benim, bundan kaçmıyorum’’
Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, Samsunspor mağlubiyetiyle ilgili, "Bugünkü yenilginin ilk sorumlusu benim bundan kaçmıyorum. İlk 11’i ben seçiyorum, oyunu ben kuruyorum antrenmanları ben yaptırıyorum. O yüzden ilk sorumlu benim’’ dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Corendon Alanyaspor kendi sahasında karşılaştığı Samsunspor’a 3-2 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, "Maça iyi başladık. İlk dakikalarda 2-3 kez topu üçüncü bölgeye taşımayı başardık. 3-4 korner pozisyonlarına girmeye başardık. Ama karar anlarında çok iyi değildik ve kornerlerden de bir şey çıkaramadık. Oyun eşit gidiyordu. İki takımda oynamaya çalışıyordu. Büyük bir pozisyon yoktu. Samsunspor’un golüne kadar. Gol pozisyonunda da stoper kendi ceza sahasından bizim ceza sahamıza kadar top sürerek geldi. Pas verdi, asist yaptı. Bu imkansız, böyle bir gol yemek kabul edilemez. Bu seviyede böyle bir hata kabul edilemez. Çocuklarım da futbol oynuyor. Onların maçlarında bile kabul edilemeyecek bir durum. Rakip ceza sahasından diğer ceza sahasına kadar top sürmesi kabul edilemez. Daha fazla baskı yapılması gerekiyor en fazla faul ile durdurulması gerekiyor. Golden sonra da özgüvenimiz düştü. Zaten Beşiktaş maçında mağlup olmuştuk. Sonrasında ikinci gol kendi aramızdaki bir top kaybından geldi. Ve Samsunspor için kolay bir gol oldu. Basit hatalar yaptık ve cezası ağır oldu. Devrede bazı değişikliler yaptık, daha fazla risk aldık ve adam adama döndük. Sonrasında 2-1’i yakalayacak pozisyonlar bulduk. Mesela Steve Mounie’nin kafa pozisyonu var. Kendi oyuncuma çarptı kaleye giden top. Adam adam oyunda bazı zorluklar oluyor. Adam adama oynama kapasitesine sahip oyuncularımız yok. Tüm maç boyunca bunu sürdürecek karaktereristlik özelliğimiz yok. Özellikle Beşiktaş maçı gibi zorlu maçın ardından bunu yapamazdık. Bazı sıkıntılar yaşadık rakip de 3-4 gol şansı yakaladı. Risk alınca rakibimiz 3. golü buldu. Ama sonrasında oyuncularım inanmaya devam ettiler 2. ve 3. golü buldular. Son topu da uzun kullanabildik. Ama topu kaybettik. Bugün maçta iyi şey bizim adımıza oyuncularımızın son dakikaya kadar mücadele etmesiydi. "3 final maçımız var’’ Son kalan 3 maçlarının final niteliğinde olacağının altını çizen Pereira, "Şimdi odaklanmamız gerekiyor. Çünkü önümüzde 3 final maçımız var. Ve galibiyette uzlaşmak için de rakibe hiç birşey vermemiz gerekiyor. Son iki maçta rakibimize çok fazla şanlar verdik. Çok iyi organizasyonlarla gelen goller değildi bizim hatalarımızdan gelen gollerdi. Samsunspor hak etti demiyorum. Ama goller bizim hatalarımızdan geldi. Bunu kabul etmek çok zor. Bazen Rakip çok iyi oynar iyi organizasyon yapar bize zorluk çıkarırlar o zaman alkışlarım. Ama böyle basit goller yiyin kabul etmesi gerçekten zor oluyor. Bir sonraki adımımız hataları aza indirmek olmalı. Şimdi 3 final maçımız var 9 puan alabilir. Bizim için önemli’’ ifadelerini kullandı. Samsunspor maçı yenilgisinin ilk sorumlusunun kendisi olduğunu aktaran Pereira, "Bugünkü yenilginin ilk sorumlusu benim bundan kaçmıyorum. ilk 11’i ben seçiyorum, oyunu ben kuruyorum antrenmanları ben yaptırıyorum. O yüzden ilk sorumlu benim’’ şeklinde konuştu.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 20:35
Galatasaray’ın kutlamalarında taraftarı bıçaklayan şüpheli 24 saat geçmeden yakalandı
Antalya’da dün akşam oynanan Galatasaray-Fenerbahçe derbisinin ardından galibiyet kutlaması yapan bir taraftarı bıçaklayarak yaralayan şüpheli, olayın üzerinden 24 saat geçmeden polis tarafından yakalandı. Dün akşam saat 22.30 sıralarında Kepez ilçesi Kültür Mahallesi Kafeler Caddesi’nde meydana gelen olayda, Galatasaray ile Fenerbahçe arasında oynanan derbi mücadelesi sonrası sarı kırmızılı taraftarlar galibiyet kutlaması için ellerinde bayraklar ve meşalelerle sokağa çıktı. Zaman zaman karşı karşıya gelen iki takım taraftarları arasında küçük çaplı tartışmalar yaşanırken, derbiyi arkadaşları ile birlikte izleyen ve galibiyeti kutlayan Mehmet A. isimli Galatasaray taraftarı kimliği belirsiz kişi veya kişilerce bıçaklanması sonucu yaralandı. Mehmet A., olay yerine gelen sağlık ekibinin ilk müdahalesinin ardından arkadaşının verdiği formasını sallayarak bindiği ambulansla hastaneye kaldırıldı. Polis ekipleri kaçan şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı. Saha ve kamera incelemeleri neticesinde saldırıyı gerçekleştirdiği belirlenen H.E.T. (17), Kepez İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekiplerince bugün öğlen saatlerinde Altınova Mahallesi’nde yakalandı. Suç aleti bıçakla birlikte yakalanan H.E.T., işlemleri için Çocuk Şube Müdürlüğü’ne teslim edildi.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 20:20
Thorsten Fink: "Uzun bir aradan sonra buradan almış olduğumuz ilk galibiyet’’
Samsunspor Teknik Direktörü Thorsten Fink, Alanyaspor maçı galibiyetinin ardından yaptığı açıklamada, "Uzun bir aradan sonra buradan almış olduğumuz ilk galibiyet. O sebepten dolayı da çok mutluyuz. Buraya gelen taraftarlarımıza uzun bir yolculuk yaptılar. Onlara da burada gördüğüm için çok mutluyum’’ dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Samsunspor deplasmanda karşılaştığı Corendon Alanyaspor’u 3-2 mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Samsunspor Teknik Direktörü Thorsten Fink, "Açıkçası pozitif şeyler konuşmayı tercih ediyorum. Tabii ki farklı bir kadro ile çıktık. Bugün yaklaşık dokuz oyuncumuzu dinlendirdik. Farklı dokuz oyuncuyla çıktık. Tabii kolay değil bir kupa karşılaşması oynuyorsunuz özellikle 120 dakika gibi bir süreden bahsediyoruz. Böyle bir karşılaşmadan sonra lig maçı oynamak kolay değil. Sonuç olarak iyi bir performans gösterdiğimizi söyleyebilirim. Zaten hava da sıcaktı. Rakibimizin puana veya puanlara ihtiyacı vardı. Ligde kalmayı garantilemesi açısından. Biz ise top bizde iken hem toplu hem topsuz zamanlarda çok iyi işler yaptigimizi söyleyebilirim. Uzun bir aradan sonra buradan almış olduğumuz ilk galibiyet. O sebepten dolayı da çok mutluyuz. Buraya gelen taraftarlarımıza uzun bir yolculuk yaptılar. Onlara da burada gördüğüm için çok mutluyum’’ dedi. "Galatasaray karşılaşmasına hazırlanacağız’’ Oyun hakkında ve bu hafta kendi sahalarında oynayacakları Galatasaray maçı hakkında değerlendirmelerde bulunan Fink, "Oyuna dönecek olursak oyunun kontrolü tamamen bizdeydi tabii yakalamış olduğumuz fırsatlar vardı. 1-0 öne geçtikten sonrasında ikinci golü bulduk. Mouandilmadji ile de üçüncü golü bulduk. Üçüncü golden sonrada aslında yakalamış olduğumuz fırsatlar vardı. Mouandilmadji ile birlikte. Tabii kalecinin de yapmış olduğu çok kritik kurtarışlar vardı. Açıkçası daha erken golleri bulup maçı kopartabilirdik ama ne yazık ki onları gerçekleştiremedik. Negatif olan şey de elbetteki konuşmamız gereken bir şey son üç 4 dakika özellikle bizim adımıza çok iyi geçmedi ve iki gol yedik. Onun dışında dediğim gibi farklı bir kadroyla çıktık. Çünkü çok fazla süre bulmamış oyunculara da zaman vermek istedim. Gol yemeden karşılaşmayı tamamlamak çok önemliydi. Ama ne yazık ki bugün bunu gerçekleştiremedik şimdi Galatasaray karşılaşmasına hazırlanacağız. Çok iyi bir atmosfer bizi bekliyor. Taraftarımız da arkamızda olacak o karşılaşmada da elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağız’’ şeklinde konuştu.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 14:50
İnternetten tanıştığı genci bıçaklayarak öldüren şüpheli adliyeye sevk edildi
Antalya’da internette tanıştığı genci evinde 20 bıçak darbesi ile öldüren şahıs, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Dün akşam Konyaaltı ilçesi Toros Mahallesi 846. Sokak’ta bulunan 4 katlı bir apartmanın 3’üncü katında meydana gelen olayda, 26 yaşındaki İlhan Çobanoğlu’na ulaşamayan arkadaşları gencin oturduğu eve geldi. Kapıyı ısrarla çalan Çobanoğlu’nun arkadaşları, kapının açılmaması üzerine 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradı. Adrese gelen polis ekipleri, çilingir vasıtası ile kapının açılmasının ardından girdikleri evde genci kanlar içerisinde yatarken buldu. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Çobanoğlu’nun hayatını kaybettiği belirlendi. Vücudunda 20’ye yakın bıçak yarası olan Çobanoğlu’nu öldüren şahsın yakalanması için Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri çalışma başlatırken, gencin cenazesi savcılık ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Apartmandaki ve çevredeki güvenlik kameralarını incelemeye alan Cinayet Büro Amirliği ekipleri, katil zanlısı Yusuf E.Ç.’yi (21) olaydan 2 saat sonra Aksu ilçesinde yakaladı. Adliyeye sevk edildi İfade işlemleri için Antalya Emniyet Müdürlüğü’ne getirilen Yusuf E.Ç.’nin ilk ifadesinde İlhan Çobanoğlu ile internet üzerinden tanıştıklarını, kendisini eve çağırdığını, aralarında çıkan tartışma sonrası Çobanoğlu’nun kendisine bıçakla saldırdığını ve yere düşen bıçağı alarak onu öldürdüğünü söylediği öğrenildi. Zanlı, emniyetteki işlemlerinin ardından sağlık kontrolünden geçirilerek adliyeye sevk edildi.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 14:06
Oyuncu Metin Akpınar’ın biyolojik kızı tazminat davasını kazandı
Ünlü sanatçı Metin Akpınar'ın biyolojik kızı olduğu 2 yıl önce mahkeme kararıyla kesinleşen Duygu Nebioğlu'nun, babalık sorumluluğunun yerine getirilmediği gerekçesiyle açtığı manevi tazminat davasında karar çıktı.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 12:46
AÜ Rektörü Prof. Dr. Özkan’dan Antalya’ya susuzluk uyarısı: "Şehre rehberlik yapacak yegane kurum üniversitedir"
Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Antalya’nın karşı karşıya olduğu en kritik tehdidin su kıtlığı olduğunu belirterek, çevresel sürdürülebilirlik konusunda uyarılarda bulundu. Susuzluk riskiyle birlikte yeşil alan kaybına da dikkat çeken Özkan, "Her alanda şehre rehberlik yapacak yegane kurum üniversitedir. Bizden başka bu rehberliği üstlenecek bir yapı da yok. Turizmle ilgili bir sorun varsa üniversite orada olmalı, göçle ilgili bir sorun varsa sosyoloji bölümümüz var; çocuk çalışmalarımız, çocuk hakları, hukuk, psikoloji, elimizde geniş bir uzmanlık alanı var. Bizi en yakın zamanda tehdit edecek en önemli sorun susuzluk. Yeşilliği katlediyoruz. Belek’te kesilen ağaçları gördükçe içim acıyor" dedi. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, tıp alanındaki yenilikler, üniversite hastanesinin mevcut durumu ve Antalya’nın öncelikli sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İhlas Haber Ajansı Antalya Bölge Müdürlüğü’nü ziyaret eden Özkan, rahim naklinde dünya çapında elde edilen başarıdan yapay zekânın tıptaki rolüne, yeni hastane yatırımından su kıtlığına kadar birçok başlıkta dikkat çeken mesajlar verdi. Rahim naklinde dünya literatürüne giren başarı Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin 2011 yılında dünyadaki ilk kadavradan rahim naklini gerçekleştirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özlenen Özkan, bu yöntemin dünya genelinde birçok merkeze örnek olduğunu söyledi. Özkan, "Biz 2011 yılında ilk rahim naklini yaptıktan sonra dünyada birçok ülke bu alana yöneldi. Önce İsveç, ardından Amerika’yı takip eden Almanya, Çin, Hindistan gibi ülkelerde rahim nakli deneyimleri gerçekleştirildi. Dünyada bugün 100’ün üzerinde rahim nakli yapıldı ve bu nakillerden doğan çocuklar var. Bunun öncüsü olmak bizim için büyük bir onur" dedi. Rahim nakli çalışmasının ilk dönemde kamuoyunda geniş yankı uyandırdığını belirten Özkan, proje hazırlıklarının uzun süre göz önünde olmadığını vurgulayarak, "Çalışmalarımızın büyük bölümü bilimsel altyapı aşamasında ilerledi. Naklin gerçekleştirilmesi dünya genelinde güçlü bir etki oluşturdu" dedi. "Deneysel aşamadan klinik gerçekliğe ulaştı" Robotik, laparoskopik yaklaşımlar ile canlı ve kadavradan nakiller gibi yeni yöntemler gelişse de temel tekniğin aynı kaldığını ifade eden Özkan, "2011’de ilk deneysel aşamada olan rahim nakli, bugün klinik gerçeklik düzeyine ulaştı. Robotik cerrahi var, laparoskopik yöntemler var. Canlıdan ve kadavradan nakiller yapılıyor. Ancak kullanılan temel teknik hâlâ ’Özkan tekniği’" şeklinde konuştu. Üniversite bünyesinde bugüne kadar iki rahim nakli gerçekleştirildiğini söyleyen Özkan, her iki vakada da başarılı sonuçlar alındığını ve bir erkek ile bir kız çocuğunun dünyaya geldiğini kaydetti. Özkan, seri nakiller yerine hasta güvenliği ve yaşam kalitesine odaklandıklarını vurguladı. Kafa ve beyin nakli tartışmaları Kamuoyunda zaman zaman gündeme gelen kafa ve beyin nakli konularına da değinen Özkan, mevcut bilimsel sınırlamalara işaret ederek, "Bugün için en büyük engel sinir iyileşmesi. Merkezi sinir sistemindeki bir kesi sonrası iletimi yeniden sağlamak mümkün olmuyor. Hayati fonksiyonları ya da hareketi geri getiremiyoruz. Dünyada bu konuda yoğun çalışmalar var, ancak şu an için uygulanabilir bir tablo yok. Bilimsel engeller aşılmadan bu konular teorik düzeyde kalmaya devam ediyor" dedi. "Yapay zekâya hiçbir alan tamamen devredilmedi" Tıpta yapay zekâ kullanımının giderek arttığını belirten Özkan, özellikle veri analizi ve tanı süreçlerindeki katkıya dikkat çekti. Özkan, "Yapay zekâ bize en çok verileri analiz etme noktasında hız kazandırıyor. Doğru yönlendirme sağlıyor. Ancak sistem, girilen veri doğrultusunda çalışır. Veri olmadan doğru sonuç üretmesi mümkün değil. Onkoloji alanında ise bazı ‘pathway’leri, yani biyolojik yolakları tespit etmek amacıyla yapay zekâdan yararlanıyoruz. Yapay zekânın aktif kullanıldığı alanlar var ancak bugün itibarıyla hiçbir alanı tamamen yapay zekâya bırakmış değiliz" şeklinde konuştu. Özkan, yakın gelecekte yapay zekânın en yoğun kullanılacağı alanların radyoloji ve patoloji gibi görüntüleme temelli branşlar olacağını da sözlerine ekledi. Yeni hastane yatırımı Üniversite hastanesinde randevu ve ameliyat bekleme sürelerine ilişkin değerlendirmede bulunan Özkan, nisan ayında yaşanan yangının kapasiteyi etkilediğini belirtti. Özkan, "Yangın sonrası küçülmeye gitmek zorunda kaldık. Akdeniz Üniversitesi sadece Antalya’ya değil, birçok şehre hizmet veren bir hastane. Bundan gurur duyuyorum. Ancak bu yer sıkıntısı bizi bir hayli üzüyor. 900 yataklı yeni hastaneyi 2026 sonunda devralabilirsek önemli bir rahatlama sağlanacak" dedi. MR çekim sürelerinde belirgin iyileşme sağlandığını söyleyen Özkan, hedeflerinin daha kısa bekleme süresi olduğunu vurgulayarak, "Göreve geldiğimizde MR için aylar süren randevular vardı. Şimdi birkaç güne indi. Hedefimiz aynı gün ya da ertesi gün çekim" diye konuştu. Hasta memnuniyeti ve ‘güler yüz’ hassasiyeti Sağlık hizmetinde insan faktörünün belirleyici olduğunu ifade eden Özkan, hasta memnuniyetinin yalnızca tıbbi sonuçlarla sınırlı olmadığını söyleyerek, "Bizim işimiz insan. En doğru tedaviyi sunsanız bile iletişimde eksiklik varsa farklı algılanabiliyor. Güler yüzü bu nedenle çok önemsiyorum" ifadelerini kullandı. "Üniversite rehberlik yapmak zorunda" Akdeniz Üniversitesi’nin şehirle olan ilişkisine değinen Özkan, üniversitelerden yalnızca eğitim ve bilim üretmek konusunda faydalanılmaması gerektiğine işaret ederek, şu ifadelere yer verdi: "Üniversitelerin her zaman ifade ettiğim gibi iki temel görevi var: Birincisi eğitim, ikincisi bilim üretmek. Bilim üretirken de ortaya koyduğunuz çalışmanın havada kalmaması gerekir, insanlığa ve topluma somut fayda sağlaması gerekir. Üç yıl önce çok ciddi bir deprem yaşadık, ardından Covid süreci geçti. Covid döneminde çok iyi bilim insanlarımız, doktorlarımız vardı. Aynı şekilde çok nitelikli jeologlarımız, mimarlarımız, bölge planlamacılarımız var. Bu birikimin şehirde 7 gün 24 saat rehberlik yapması gerekiyor. Göç başta olmak üzere sosyolojiyle ilgili pek çok ciddi sorunla karşı karşıyayız. Bu noktada rehberlik yapacak yegâne kurum üniversitedir, bundan kaçış yok. Bizden başka bu rehberliği üstlenecek bir yapı da yok. Turizmle ilgili bir sorun varsa üniversite orada olmalı. Çünkü turizm paydaşlarımızla birlikte bu şehrin temel alanlarından biri. Göçle ilgili bir sorun varsa sosyoloji bölümümüz var; çocuk çalışmalarımız, çocuk hakları, hukuk, psikoloji, elimizde geniş bir uzmanlık alanı var." "En büyük tehlike susuzluk" Antalya’nın en önemli riskinin su kıtlığı olduğunu vurgulayan Özkan, çevresel sürdürülebilirlik çağrısı yaptı. Özkan, "Bence şu anda bölgemizde çok ciddi bir susuzluk riski var. Su sadece içmek için değil; tarım ve turizm için de zorunlu. Tarım kentiyiz, sulama gerekiyor. Turizm kentiyiz, su olmadan turizm olmaz. Bu nedenle imar planlamasını da bu gerçeğe göre yapmak zorundayız. Önümüzdeki dönemde en büyük tehlikenin susuzluk olduğunu düşünüyorum. Buna bir an önce çare bulmalıyız. Yeşilliği katlediyoruz. Kundu’da oturuyorum; Belek’te kesilen ağaçları gördükçe içim acıyor. Biz ne diyoruz, insanlar ne yapıyor açıkçası? Bu anlamda bence bizi en yakın zamanda tehdit edecek en önemli sorun susuzluk ve yeşilliği katletmemiz" dedi. Toplumsal konularda üniversitenin görüşlerinin zaman zaman alındığını ancak bu görüşlerin hayata ne kadar geçtiğinden emin olmadıklarını ifade eden Özkan, sorunların çözümünde herkesin sorumluluk alması ve ortaklaşa hareket edilmesi gerektiğine dikkat çekerek, sözlerini şu şekilde sonlandırdı: "Eğer bu sürece hep birlikte katkı sunabilirsek ortaya çok daha güçlü sonuçlar çıkacaktır. Belki hemen değil, ancak yapılan bu çağrıların karşılığı ilerleyen dönemde mutlaka görülecektir. Burada hiç kimsenin kötü niyetli olduğunu düşünmüyorum. Bazı konular zaman zaman gözden kaçabiliyor. Temennimiz geç kalınmaması. Biz her zaman iş birliğine hazırız. Bir adım atılsın, biz koşmaya hazırız."
18 Şubat 2026 Çarşamba - 12:41
AÜ Rektörü Prof.Dr.Özkan:" Şehre rehberlik yapacak yegane kurum üniversitedir"
Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Antalya’nın karşı karşıya olduğu en kritik tehdidin su kıtlığı olduğunu belirterek çevresel sürdürülebilirlik konusunda uyarılarda bulundu. Susuzluk riskiyle birlikte yeşil alan kaybına da dikkat çeken Özkan, "Her alanda şehre rehberlik yapacak yegane kurum üniversitedir. Bizden başka bu rehberliği üstlenecek bir yapı da yok. Turizmle ilgili bir sorun varsa üniversite orada olmalı, göçle ilgili bir sorun varsa sosyoloji bölümümüz var; çocuk çalışmalarımız, çocuk hakları, hukuk, psikoloji, elimizde geniş bir uzmanlık alanı var. Bizi en yakın zamanda tehdit edecek en önemli sorun susuzluk. Yeşilliği katlediyoruz. Belek’te kesilen ağaçları gördükçe içim acıyor" dedi. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, tıp alanındaki yenilikler, üniversite hastanesinin mevcut durumu ve Antalya’nın öncelikli sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Rahim naklinde dünya çapında elde edilen başarıdan yapay zekânın tıptaki rolüne, yeni hastane yatırımından su kıtlığına kadar birçok başlıkta konuşan Özkan, dikkat çeken mesajlar verdi. Rahim naklinde dünya literatürüne giren başarı Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin 2011 yılında dünyadaki ilk kadavradan rahim naklini gerçekleştirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özlenen Özkan, bu yöntemin dünya genelinde birçok merkeze örnek olduğunu söyledi. Özkan, sürece ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Biz 2011 yılında ilk rahim naklini yaptıktan sonra dünyada birçok ülke bu alana yöneldi. Önce İsveç, ardından Amerika’yı takip eden Almanya, Çin, Hindistan gibi ülkelerde rahim nakli deneyimleri gerçekleştirildi. Dünyada bugün 100’ün üzerinde rahim nakli yapıldı ve bu nakillerden doğan çocuklar var. Bunun öncüsü olmak bizim için büyük bir onur." Rahim nakli çalışmasının ilk dönemde kamuoyunda geniş yankı uyandırdığını belirten Özkan, proje hazırlıklarının uzun süre göz önünde olmadığını vurgulayarak, "Çalışmalarımızın büyük bölümü bilimsel altyapı aşamasında ilerledi. Naklin gerçekleştirilmesi dünya genelinde güçlü bir etki oluşturdu" dedi. "Deneysel aşamadan klinik gerçekliğe ulaştı" Robotik, laparoskopik yaklaşımlar ile canlı ve kadavradan nakiller gibi yeni yöntemler gelişse de, temel tekniğin aynı kaldığını ifade eden Özkan, "2011’de ilk deneysel aşamada olan rahim nakli, bugün klinik gerçeklik düzeyine ulaştı. Robotik cerrahi var, laparoskopik yöntemler var. Canlıdan ve kadavradan nakiller yapılıyor. Ancak kullanılan temel teknik hâlâ Özkan Tekniği" şeklinde konuştu. Üniversite bünyesinde bugüne kadar iki rahim nakli gerçekleştirildiğini söyleyen Özkan, her iki vakada da başarılı sonuçlar alındığını ve bir erkek ile bir kız çocuğunun dünyaya geldiğini kaydetti. Seri nakiller yerine hasta güvenliği ve yaşam kalitesine odaklandıklarını vurguladı. Kafa ve beyin nakli tartışmaları Kamuoyunda zaman zaman gündeme gelen kafa ve beyin nakli konularına da değinen Özkan, mevcut bilimsel sınırlamalara şu şekilde işaret etti: "Bugün için en büyük engel sinir iyileşmesi. Merkezi sinir sistemindeki bir kesi sonrası iletimi yeniden sağlamak mümkün olmuyor. Hayati fonksiyonları ya da hareketi geri getiremiyoruz. Dünyada bu konuda yoğun çalışmalar var, ancak şu an için uygulanabilir bir tablo yok. Bilimsel engeller aşılmadan bu konular teorik düzeyde kalmaya devam ediyor." "Yapay zekâya hiçbir alan tamamen devredilmedi" Tıpta yapay zekâ kullanımının giderek arttığını belirten Özkan, özellikle veri analizi ve tanı süreçlerindeki katkıya dikkat çekti. Özkan, "Yapay zekâ bize en çok verileri analiz etme noktasında hız kazandırıyor. Doğru yönlendirme sağlıyor. Ancak sistem, girilen veri doğrultusunda çalışır. Veri olmadan doğru sonuç üretmesi mümkün değil. Onkoloji alanında ise bazı ‘pathway’leri, yani biyolojik yolakları tespit etmek amacıyla yapay zekâdan yararlanıyoruz. Yapay zekânın aktif kullanıldığı alanlar var; ancak bugün itibarıyla hiçbir alanı tamamen yapay zekâya bırakmış değiliz" şeklinde konuştu. Özkan, yakın gelecekte yapay zekânın en yoğun kullanılacağı alanların radyoloji ve patoloji gibi görüntüleme temelli branşlar olacağını da sözlerine ekledi. Yeni hastane yatırımı Üniversite hastanesinde randevu ve ameliyat bekleme sürelerine ilişkin değerlendirmede bulunan Özkan, Nisan ayında yaşanan yangının kapasiteyi etkilediğini belirtti. Özkan, "Yangın sonrası küçülmeye gitmek zorunda kaldık. Akdeniz Üniversitesi sadece Antalya’ya değil, birçok şehre hizmet veren bir hastane, bundan gurur duyuyorum. Ancak bu yer sıkıntısı bizi bir hayli üzüyor.900 yataklı yeni hastaneyi 2026 sonunda devralabilirsek önemli bir rahatlama sağlanacak" dedi. MR çekim sürelerinde belirgin iyileşme sağlandığını söyleyen Özkan, hedeflerinin daha kısa bekleme süresi olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu: "Göreve geldiğimizde MR için aylar süren randevular vardı. Şimdi birkaç güne indi. Hedefimiz aynı gün ya da ertesi gün çekim." Hasta memnuniyeti ve ‘güler yüz’ hassasiyeti Sağlık hizmetinde insan faktörünün belirleyici olduğunu ifade eden Özkan, hasta memnuniyetinin yalnızca tıbbi sonuçlarla sınırlı olmadığını söyleyerek, "Bizim işimiz insan. En doğru tedaviyi sunsanız bile iletişimde eksiklik varsa farklı algılanabiliyor. Güler yüzü bu nedenle çok önemsiyorum" ifadelerini kullandı. "Üniversite rehberlik yapmak zorunda" Akdeniz Üniversitesi’nin şehirle olan ilişkisine değinen Özkan, üniversitelerden yalnızca eğitim ve bilim üretmek konusunda faydalanılmaması gerektiğine işaret ederek, şu ifadelere yer verdi: "Üniversitelerin, her zaman ifade ettiğim gibi, iki temel görevi var: Birincisi eğitim, ikincisi bilim üretmek. Bilim üretirken de ortaya koyduğunuz çalışmanın havada kalmaması gerekir; insanlığa ve topluma somut fayda sağlaması gerekir. Üç yıl önce çok ciddi bir deprem yaşadık, ardından Covid süreci geçti. Covid döneminde çok iyi bilim insanlarımız, doktorlarımız vardı. Aynı şekilde çok nitelikli jeologlarımız, mimarlarımız, bölge planlamacılarımız var. Bu birikimin şehirde 7 gün 24 saat rehberlik yapması gerekiyor. Göç başta olmak üzere sosyolojiyle ilgili pek çok ciddi sorunla karşı karşıyayız. Bu noktada rehberlik yapacak yegâne kurum üniversitedir; bundan kaçış yok. Bizden başka bu rehberliği üstlenecek bir yapı da yok. Turizmle ilgili bir sorun varsa üniversite orada olmalı; çünkü turizm paydaşlarımızla birlikte bu şehrin temel alanlarından biri. Göçle ilgili bir sorun varsa sosyoloji bölümümüz var; çocuk çalışmalarımız, çocuk hakları, hukuk, psikoloji, elimizde geniş bir uzmanlık alanı var." "En büyük tehlike susuzluk" Antalya’nın en önemli riskinin su kıtlığı olduğunu vurgulayan Özkan, çevresel sürdürülebilirlik çağrısı yaptı. Özkan, "Bence şu anda bölgemizde çok ciddi bir susuzluk riski var. Su sadece içmek için değil; tarım ve turizm için de zorunlu. Tarım kentiyiz, sulama gerekiyor. Turizm kentiyiz, su olmadan turizm olmaz. Bu nedenle imar planlamasını da bu gerçeğe göre yapmak zorundayız. Önümüzdeki dönemde en büyük tehlikenin susuzluk olduğunu düşünüyorum. Buna bir an önce çare bulmalıyız. Yeşilliği katlediyoruz. Kundu’da oturuyorum; Belek’te kesilen ağaçları gördükçe içim acıyor. Biz ne diyoruz, insanlar ne yapıyor açıkçası? Bu anlamda bence bizi en yakın zamanda tehdit edecek en önemli sorun susuzluk ve yeşilliği katletmemiz" dedi. Toplumsal konularda üniversitenin görüşlerinin zaman zaman alındığını ancak bu görüşlerin hayata ne kadar geçtiğinden emin olmadıklarını ifade eden Özkan, sorunların çözümünde herkesin sorumluluk alması ve ortaklaşa hareket edilmesi gerektiğine dikkat çekerek, sözlerini şu şekilde sonlandırdı: "Eğer bu sürece hep birlikte katkı sunabilirsek, ortaya çok daha güçlü sonuçlar çıkacaktır. Belki hemen değil, ancak yapılan bu çağrıların karşılığı ilerleyen dönemde mutlaka görülecektir. Burada hiç kimsenin kötü niyetli olduğunu düşünmüyorum; bazı konular zaman zaman gözden kaçabiliyor. Temennimiz, geç kalınmaması. Biz her zaman iş birliğine hazırız. Bir adım atılsın, biz koşmaya hazırız."
18 Şubat 2026 Çarşamba - 12:18
Kalp hastalarına Ramazan uyarısı
Kalp hastalarının oruç tutup tutamayacağına ilişkin genel bir kural olmadığını belirten Kardiyoloji Uzmanı Dr. Erdal Durmuş, "Her hasta kendi kardiyoloji hekimi tarafından bireysel olarak değerlendirilmelidir" dedi. Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Erdal Durmuş, Ramazan ayı öncesinde kalp hastalarının dikkat etmesi gereken hususlara ilişkin açıklamalarda bulundu. Oruç tutmanın iyi kolesterolü (HDL) artırabildiğini, kötü kolesterolü (LDL) düşürebildiğini kaydeden Durmuş, "Oruç, tansiyonu düşürerek kalp hastalığı riskini azaltabilir. Ayrıca vücuttaki enflamasyonu azaltarak kalp sağlığı üzerinde olumlu etkiler gösterebilir. Her hasta kendi kardiyoloji hekimi tarafından bireysel olarak değerlendirilmelidir" ifadelerini kullandı. "Kalp yetersizliği olanlar risk altında" Kalp yetersizliği bulunan hastaların oruç tutmasının sakıncalı olabileceğini vurgulayan Uzm. Durmuş, "Bu hastalar genellikle yoğun şekilde idrar söktürücü ilaç kullanır. Uzun süreli açlık ve susuzluk, böbrek fonksiyonlarında bozulmaya ve ciddi tansiyon düşüklüğüne yol açabilir. Kalp fonksiyonu ileri derecede bozulmuş hastaların oruç tutmaması gerekir" şeklinde konuştu. "Kontrolsüz tansiyon hastalarına uyarı" Kontrolsüz yüksek tansiyonu olan hastaların da dikkatli olması gerektiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Durmuş, "Uzun süreli açlık ve iftarda fazla miktarda besin tüketimi sağlığı tehdit edebilir. Ancak tansiyonu ilaç tedavisiyle kontrol altında olan hastalarda, ilaç saatleri iftar ve sahura göre düzenlenirse oruç tutulabilir" diye konuştu. Uzm. Durmuş, güncel yaklaşıma göre tedaviyle kontrol altına alınmış tansiyonun ortalama 135/85 mmHg’nin altında olması gerektiğini ifade etti. "Kalp damar tıkanıklığı olanlar dikkat etmeli" Kalp damar tıkanıklığı bulunan hastaların da risk grubunda olduğunu dile getiren Uzm. Durmuş, "Son 6 ay içinde kalp krizi geçiren, bypass ya da koroner stent yapılan hastaların oruç tutması önerilmez. Bu hastalar ikili kan sulandırıcı kullandığı için uzun süreli açlık ve susuzluk pıhtılaşma riskini artırabilir" dedi. Hastalığın kontrol altına alındığı ve tekli kan sulandırıcıya geçildiği dönemde, hekim onayıyla oruç tutulabileceğini belirten Uzm. Durmuş, aktif göğüs ağrısı veya ciddi nefes darlığı olan kişilerin de oruç tutmadan önce mutlaka doktora başvurması gerektiğini söyledi. "Ritim bozukluğu ve kapak hastaları için risk" Kalbinde kontrolsüz ritim bozukluğu ya da ciddi kapak hastalığı bulunan kişilerin de oruç tutarken dikkatli olması gerektiğini kaydeden Dr. Durmuş, "Özellikle metal kapak takılmış ve kan sulandırıcı (oral antikoagülan) ilaç kullanan hastalarda, beslenme düzenindeki değişiklik ve susuzluk ilaç düzeyini bozabilir. Bu durum kanamaya ya da kalp kapağında pıhtı oluşmasına yol açabilir. Ritmi kontrol altında olan ve beslenmeden etkilenmeyen ilaç kullanan hastalar ise doktor kontrolünde oruç tutabilir" açıklamasında bulundu. Kalp pili olanlar oruç tutabilir mi Kalp pili olan hastaların iki gruba ayrıldığını söyleyen Uzm. Durmuş, "Kalp yetersizliği nedeniyle pil takılan ve yoğun ilaç kullanan hastalar için oruç uygun olmayabilir. Ritim bozukluğu nedeniyle pil takılan ve yoğun ilaç kullanmayan hastalar ise genel durumları uygunsa oruç tutabilir" dedi. "Ramazan’da beslenme önerileri" Ramazan ayında kalp hastalarının beslenmesine de dikkat etmesi gerektiğini belirten Uzm. Dr. Durmuş, "Aşırı yağlı ve ağır et yemeklerinden uzak durulmalıdır. Sebze ağırlıklı Akdeniz tipi beslenme tercih edilmelidir. İftar ile sahur arasında yeterli miktarda su içilmeli, çay ve kahve gibi idrar söktürücü içeceklerin tüketimi azaltılmalıdır" dedi.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 12:04
Köpeğini sel sularından kurtaran sahibi o anları anlattı
Antalya’nın Alanya ilçesinde etkili olan sağanak yağışın ardından taşkın riskiyle karşı karşıya kalan Dim Çayı’nda sel sularına kapılan köpek, sahibi tarafından kurtarıldı. Arkadaşıyla birlikte bulduğu bir kapının üzerine kaymaması için battaniye serip köpeğe yol yapan sahibi, köpeği güvenli alana çekmeyi başardı.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 12:03
Geleneksel Ramazan Şenlikleri bu yıl Cam Piramit’te düzenlenecek
Antalya Büyükşehir Belediyesi Ramazan ayı için hazırlıklarını tamamladı. Cam Piramit’te düzenlenecek Ramazan Şenliği’nde ise geleneksel Ramazan geceleri yaşatılacak. Birlik, beraberlik, yardımlaşma ve dayanışmanın öne çıktığı Ramazan ayı için hazırlıklarını tamamlayan Antalya Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayının manevi atmosferine uygun şekilde, ihtiyaç sahiplerine destek olmayı ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmeyi hedefliyor. Ramazan ayı boyunca Antalya Büyükşehir Belediyesi Mobil Aşevi, mahalle mahalle dolaşarak vatandaşlara sıcak yemek ikramında bulunacak. Büyükşehir Belediyesi, ihtiyaç sahibi ailelere Ramazan kolileri ulaştırırken, Halk Ekmek Fabrikası tarafından üretilen Ramazan pideleri sofralarda yerine alacak. Ramazan etkinliklerinin adresi cam piramit Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Geleneksel Ramazan etkinliklerinin adresi bu yıl Cam Piramit Fuar ve Kongre Merkezi olacak. 19 Şubat-22 Mart tarihleri arasında Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenecek Ramazan etkinlikleri kapsamında her akşam saat 20.15’te geleneksel çocuk etkinlikleri, saat 20.45’te konserler ve hemşehri geceleri gerçekleştirilecek. Etkinlik alanında yöresel lezzetler, geleneksel el sanatları ve satış alanları da Antalyalılar ile buluşacak. İhtiyaç sahibi vatandaşlar unutulmadı Antalya Büyükşehir Belediyesi Ramazan ayının maneviyatına uygun şekilde ihtiyaç sahibi vatandaşları da yalnız bırakmayacak. Temel gıda ürünlerinden oluşan Ramazan kolileri 19 ilçede belirlenen ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılacak. Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı ekipleri tarafından titizlikle hazırlanan Ramazan kolileri, kapı kapı dağıtılarak vatandaşların sofralarına bereket katacak. Mobil aşevinden sıcak yemek ikramı Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı’na Mobil Aşevi de Ramazan ayı boyunca mahallelerde iftar öncesi sıcak yemek dağıtımı gerçekleştirecek. Her akşam farklı bir mahallede konuşlanacak mobil aşevi saat 18.00 itibarıyla yemek dağıtımına başlayacak. Mobil Aşevi 19 Şubat Perşembe günü Hüsnü Karakaş Mahallesi Muhtarlık yanında, 20 Şubat Cuma Güneş Mahallesi pazar yerinde, 21 Şubat Cumartesi Aydoğmuş Mahallesi muhtarlık önünde, 22 Şubat Pazar günü Varsak Menderes Mahallesi’nde parkın yanında bulunan muhtarlık evinin önünde emek ikramında bulunacak. Ramazan pidesi sofraları süsleyecek Antalya Büyükşehir Belediyesi Halk Ekmek Fabrikası’nda modern ve hijyenik şartlarda üretilen Ramazan pideleri de Halk Ekmek Büfelerinde satılacak. Ramazan sofralarının vazgeçilmesi Ramazan pidesinin sofralarda yerini alabilmesi için 250 gram Ramazan pidesi, Halk Ekmek büfelerinde 20 TL’den vatandaşa ulaştırılacak.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 11:39
Antalya’da 2040 yılına yönelik ulaşım sistemi oluşturmak için çalıştay
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin kent içi ulaşımda kalıcı çözümler üretmek, çevresel ve sosyal hedeflerle uyumlu sürdürülebilir bir ulaşım sistemi oluşturmak amacıyla yürüttüğü "2040 Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Ana Planı" (ASKUP) kapsamında gerçekleştirdiği tematik çalıştayın ikincisi gerçekleştirildi. Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen "2040 Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Ana Planı" kapsamında geçtiğimiz günlerde kamu kurum temsilcileriyle gerçekleştirilen toplantılar sonrasında geliştirilen plan ve öneriler, ‘2. Teknik Çalıştay’da değerlendirildi. Toplantıda katılımcılara Antalya’nın 2040 yılı ulaşım vizyonu doğrultusunda çevreci ve sürdürülebilir ulaşım politikaları, trafik yoğunluğunu azaltmaya yönelik çözüm önerileri ile toplu taşıma ve alternatif ulaşım senaryolarına yönelik kapsamlı bir sunum gerçekleştirildi. Toplantının açılışında konuşan Başkan Vekili Mustafa Oruç, Antalya’nın 2019 yılından itibaren nüfusunun 265 bin 977 kişi arttığına, aynı dönemde artan araç sayısının 612 bin 460 olduğuna dikkat çekti. Oruç, "2040 hedef yılı doğrultusunda hazırladığımız plan kapsamında toplu taşımanın güçlendirilmesi, raylı sistem yatırımlarının etaplar halinde hayata geçirilmesi, yaya ve bisikletli ulaşımın gerçek bir alternatif haline getirilmesi ile özel araç kullanımının dengeli biçimde yönetilmesi temel önceliklerimiz arasında yer alıyor" dedi. Çalıştayda yaya, bisiklet ve raylı sistem masada Antalya Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Ana Planı Proje Müdürü Melike Sarım Boynuyoğun ise yürütülen çalışmalara ilişkin şu bilgileri verdi: "Gerçekleştirilen ilk çalıştayda önemli fikirler ortaya çıktı. Özellikle motorlu ve motorsuz ulaşım, bisiklet yolları, yaya ulaşımı ve engelli erişimi konularında önemli öneriler aldık. Ulaşım çok boyutlu bir konu. Biz tüm paydaşlarımızla bu konuları değerlendiriyoruz. Kent merkezi başta olmak üzere yaya yollarının ve yaya bölgelerinin oluşturulmasını değerlendiriyoruz. Toplu taşımada önemli başlıklarımızdan biri raylı sistemdir. Katılımcılarımızla birlikte tüm bu konuları değerlendiriyoruz." Boğaziçi Proje Mühendislik’ten Dr. Murat Çağatay, Antalya’da aylar süren kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini, anketler yaptıklarını ve 160’ın üzerinde kavşakta araç ve kesit sayımları gerçekleştirdiklerini aktardı. Bu toplantılara çok kapsamlı bir katılım olduğunu söyleyen Çağatay, "Çalışmalarımızda elde ettiğimiz verileri sizlerde paylaştık. Sizlerin de fikirlerini alarak, taleplerini alarak bir çözüm oluşturacağız. Çalışmalarımızı haritalar ve paftalar üzerinde yaparak planı somutlaştıracak ve ASKUP’a nihai halini vereceğiz" dedi.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 10:29
Kepez’de camiler Ramazan’a hazırlandı
Kepez Belediyesi, 11 ayın sultanı Ramazan’ın manevi huzurunun en güzel şekilde yaşanabilmesi amacıyla ilçedeki camilerde kapsamlı bir temizlik çalışması gerçekleştirdi. Kepez’in camileri temizlenerek Ramazan ayına hazırlandı. İlçe genelindeki camilerin temizliğini yıl boyunca düzenli olarak sürdüren Kepez Belediyesi, Ramazan ayı öncesinde çalışmalarını daha ayrıntılı ve kapsamlı bir şekilde yoğunlaştırdı. Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, camilerin iç mekanlarında detaylı temizlik yaptı. Cemaatin namaz kıldığı halılar özel ekipmanlarla yıkanarak hijyenik hale getirildi, mihrap, minber ve kürsü bölümleri özenle temizlendi. Cami girişlerinde bulunan ayakkabılık alanları da unutulmadı. Yoğun kullanım nedeniyle kirlenen raflar temizlenip dezenfekte edilirken, düzenli bir görünüm sağlandı. Vatandaşların namaz öncesinde abdest aldığı şadırvan ve abdesthanelerde ise kapsamlı hijyen çalışması yapıldı. Musluklar, mermer zeminler, lavabolar ve su giderleri tek tek kontrol edilerek temizlendi, gerekli bakımlar gerçekleştirildi. Ramazan ayının birlik, beraberlik ve paylaşma ayı olduğunu hatırlatan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, "Hemşehrilerimizin huzur ve gönül rahatlığı içinde ibadetlerini yerine getirebilmeleri için camilerimizi Ramazan’a hazırladık. Tüm vatandaşlarımıza hayırlı bir Ramazan diliyorum" dedi.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 10:20
Yağışların sebep olduğu yoldaki çukura koltuklu önlem
Antalya’nın Manavgat ilçesinde şiddetli yağışlar sonrası yolda oluşan çukurlar vatandaşlarca üzerine koltuk konularak kapatılmaya çalışıldı.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 10:18
Kumluca Devlet Hastanesi’nde 1 yılda 424 bin 651 hasta muayene edildi
Antalya’nın Kumluca ilçesinde İlçe Kaymakamı Bahadır Güneş, devlet hastanesini ziyaret ederek hastane yönetiminden çalışmalarla ilgili bilgi aldı. Kumluca Kaymakamı Bahadır Güneş, daire amirleriyle birlikte Kumluca Devlet Hastanesi’ni ziyaret ederek yöneticilerden çalışmalarla ilgili bilgi aldı. Kaymakam Bahadır Güneş, hastaneye gelişinde ilk olarak diyaliz ünitesini gezdi, ardından poliklinikleri dolaşarak hastalarla sohbet etti. Hastane kapalı oto parkı, acil servis, yoğun bakım üniteleri ve yapımı devam eden kroner yoğun bakım servisini de gezen Güneş, toplantı salonuna geçti. Hastane Başhekimi Fatih Aladağ ve idareciler tarafından Kaymakam Bahadır Güneş’e hastanedeki çalışmalar ve yeni gelişmeler hakkında bilgi verildi. 160 dönümlük arazi üzerinde 33 dönümlük kapalı alanda kurulan hastanenin, 163 araçlık kapalı otoparkı bulunduğunu, 150 yatak kapasitesine sahip olduğunu belirten Başhekim Fatih Aladağ, "Toplam personel sayımız 546, 38 uzman hekim, 17 pratisyen hekim, 343 sağlık personeli ve diğer alanlardaki 137 kişi ile hizmet vermekteyiz" dedi. Başhekim Fatih Aladağ, "Hastanemizde yıllık muayene ettiğimiz hasta sayısı 424 bin 651, Acil bölümünde yıllık muayene ettiğimiz hasta sayısı 136 bin 775, Diş Hastanemizde yıllık muayene ettiğimiz hasta sayımız 25 bin 348, hastanemiz bünyesinde yıllık yatan hasta sayımız 9 bin 906 kişi, Yoğun Bakım ünitemizde yıllık yatan hasta sayımız 861 kişi, yıllık yeni doğan yoğun bakım sayımız ise 355 kişidir" dedi. Aladağ, "Hastanemizde yıllık 6 bin 169 kişi ameliyat oldu. ABC Grubu ameliyatlarında ise 2 bin 365 hastamız ameliyat oldu. Hastanemizde Gastroskopi olan hasta sayımız 263 kişi ve kolonoskopi olan hasta sayımız ise 260 kişidir. Birinci seviye yoğun bakım sayımız 6 ve ikinci seviye yoğun bakım yatağımız ise 6 kişi olup toplam 12 yoğun bakım yatağımız bulunmaktadır" dedi. Başhekim Aladağ son olarak, "Batı Antalya Bölgesinde ilk olacak olan kroner anjiyo bakım merkezimizdeki çalışmalar aralıksız sürüyor. En kısa zamanda da o merkezimizi hizmete açmayı hedefliyoruz dedi. Hastane yönetimi tarafından 112 acil merkezinin Temel Eğitim Mahallesi’nde yapılması planlanan yeni bir binaya taşınacağını, yetersiz olan ortopedi başta olmak üzere bazı branşlarda yeni doktorların geleceğinin bilgisi verilen Kaymakam Bahadır Güneş hastaneden ayrıldı.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 10:04
Alkollü sürücü palmiyeye çarptı: 2 yaralı
Antalya’nın Manavgat ilçesinde alkollü sürücünün kullandığı aracın refüjdeki palmiyeye çarpması sonucu meydana gelen kazada 2 kişi yaralandı. Sürücünün 186 promil alkollü olduğu belirlenirken, araç içerisindeki alkol şişesi dikkat çekti. Kaza; Manavgat ilçesi Sorgun Mahallesi Titreyengöl Caddesi’nde meydana geldi geldi. Edinilen bilgiye göre, cadde üzerinde seyir halindeki Mehmet Ö.’nün kullandığı 07 GKN 09 plakalı otomobil sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu refüjde bulunan palmiyeye çarptı. Palmiyenin ortadan ikiye bölündüğü, otomobilin hurdaya döndüğü kazada otomobil sürücüsü Mehmet Ö. ve otomobilde yolcu olarak bulunan Neriman U. yaralandı. Kazanın ardından olay yerine 112 sağlık, Antalya Büyükşehir belediyesi İtfaiyesi Manavgat Birimine bağlı kurtarma ekibi, Jandarma ve trafik ekipleri sevk edildi. Yaralılar, 112 sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Kazanın ardından otomobil içerisindeki alkol şişesi dikkat çekerken, araç sürücüsünün hastanede yapılan kontrolünde 186 promil alkollü olduğu belirlendi. Araç sürücüsüne 11 bin 629 TL para cezası uygulanırken sürücü belgesine 6 aylığına el konuldu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder