Yerel Haberler
Antalya
Corendon Airlines 5. Finansın Geleceği Zirvesi’ne sponsor oldu
15 Aralık 2025 Pazartesi - 16:37 Corendon Airlines 5. Finansın Geleceği Zirvesi’ne sponsor oldu 5. Finansın Geleceği Zirvesi, 11 Aralık’ta Turkuvaz Medya Merkezi’nde gerçekleşti. Bankacılık, sermaye piyasaları ve reel sektörü bir araya getiren zirveye Corendon Airlines destek sponsoru olarak katkı sağladı. Ekonomi yönetiminin yol haritası, finansal istikrar ve yatırım ikliminin ele alındığı zirvede; kamu, finans ve özel sektör temsilcileri güncel ekonomik gelişmeleri çok boyutlu şekilde değerlendirdi. Zirve kapsamında düzenlenen panellerde, küresel ekonomik görünüm, Türkiye’nin finansal dönüşüm süreci ve sektörler üzerindeki etkiler masaya yatırıldı. Zirve kapsamında konuşan Corendon Turizm Grubu Finans Danışmanı Batuğhan Karaer, havacılık ve turizm sektörünün finansal dinamiklerine ilişkin bir sunum gerçekleştirdi. Karaer, artan maliyetler, finansmana erişim, döviz dengesi ve sürdürülebilir büyüme başlıklarında havacılık sektörünün mevcut konumuna ve gelecek beklentilerine dair değerlendirmelerde bulundu. Etkinliğin kapanış bölümünde ise Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in katılımıyla gerçekleştirilen "Para Sohbetleri" oturumu, ekonomi gündemine ilişkin önemli mesajlara sahne oldu. 5. Finansın Geleceği Zirvesi ve 13. Para Sohbetleri Zirvesi, Corendon Airlines’ın destek sponsorluğunda tamamlandı. Zirvenin açılışına; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, BDDK Başkanı Şahap Kavcıoğlu, SPK Başkanı Ömer Gönül ve Borsa İstanbul AŞ Genel Müdürü Korkmaz Ergun katıldı.
Satırla katledilen hemşirenin eşine ağırlaştırılmış müebbet talebi
15 Aralık 2025 Pazartesi - 16:16 Satırla katledilen hemşirenin eşine ağırlaştırılmış müebbet talebi Antalya’da iki aylık eşi hemşire Sevcan Demir Sakman’ı satırla öldürdüğü iddiasıyla tutuklu yargılanan Halit Can Sakman’ın, "canavarca hisle eşe karşı kasten öldürme" suçlamasıyla yargılandığı davada Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, sanığın eylemini Türk Ceza Kanunu’nun 82/1. maddesinde düzenlenen nitelikli kasten öldürme suçu kapsamında değerlendirerek ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasını talep ederken, maktülün annesinin "Gün yüzü görmesin" sözleri dikkat çekti. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın duruşmasına; maktul Sevcan Demir Sakman’ın annesi Havva Ünay, babası Güney Demir, tutuklu sanık Halit Can Sakman ve taraf avukatları katıldı. Bir önceki duruşmada istenen adli raporun dosyaya girdiği, sanığın akıl sağlığının yerinde olduğunun tespit edildiği bildirildi. HTS kayıtlarında adı geçen tanık dinlendi Duruşmada HTS kayıtlarında adı geçen tanık Merve B. dinlenildi. Tanık beyanında, sanıkla geçmişte sınırlı bir tanışıklıkları olduğunu belirterek, olay gecesi sanığa ulaşılamaması üzerine kendisine ait telefondan arama yapıldığını, daha sonra aynı numaradan sanığın teyzesi tarafından yapılan aramayı polis ekiplerinin açtığını ifade etti. En ağır ceza verilsin Mahkemede söz alan maktulün annesi Havva Ünay, "Ağırlaştırılmış müebbet alsın, gün yüzü görmesin, başka kimseye zarar vermesin" ifadelerini kullanırken, babası Güney Demir de sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. Savcı mütalaasını açıkladı Tarafların beyanlarının ardından Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını sundu. Savcı, sanığın eyleminin; canavarca hisle işlendiği, mağdurun sanığın eşi olduğu ve olay sırasında maktulün kendini savunamayacak durumda bulunduğu gerekçesiyle, Türk Ceza Kanunu’nun 82/1. maddesinde düzenlenen nitelikli kasten öldürme suçunu oluşturduğunu belirtti. Savcı, bu kapsamda sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti. Sanıktan savunma Mütalaaya karşı savunma yapan sanık Halit Can Sakman, evlilik öncesinde birlikte yaşadıklarını, evlilik sonrası maddi nedenlerle tartışmalar yaşandığını öne sürerek, kendisini baskı altında hissettiğini ve pişman olduğunu söyledi. Duruşma ertelendi Sanık avukatının esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma hazırlamak üzere süre talep etmesi üzerine mahkeme heyeti duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Olayın geçmişi Olay, 9 Mart 2025 tarihinde Kepez ilçesi Gazi Mahallesi’nde bulunan bir sitenin giriş katında meydana geldi. Özel bir hastanede hemşire olarak çalışan Sevcan Demir Sakman ile Acil Tıp Teknisyeni eşi Halit Can Sakman arasında çıkan tartışmanın kısa sürede kavgaya dönüştüğü, Sevcan Demir Sakman’ın sırt, karın ve vücudunun çeşitli bölgelerinden satırla yaralandığı, sağlık ekiplerinin genç kadının olay yerinde hayatını kaybettiğini belirlediği bildirildi. Yaralı olduğunu söyleyen sanık ise polis ekiplerine teslim edilerek hastaneye sevk edildi. Güvenlik kamerası görüntüleri dosyada Dosyaya giren güvenlik kamerası görüntülerinde, Sevcan Demir Sakman’ın yaşadığı şiddetten kaçmak amacıyla defalarca evden çıkmaya çalıştığı, sanık tarafından engellendiği ve olayın ardından Halit Can Sakman’ın üzeri kanlı şekilde apartmandan tek başına çıktığı anların yer aldığı öğrenildi.
Aksu’da 7 ürün için coğrafi işaret başvurusu
15 Aralık 2025 Pazartesi - 15:36 Aksu’da 7 ürün için coğrafi işaret başvurusu Antalya’nın Aksu ilçe Kaymakamı Ahmet Hikmet Şahin, "Kaymakamlığımızca; keşkek, köfte, solak pişisi, salça, yabani incir reçeli, Kaliforniya biberi ve araka yemeği olmak üzere 7 ürün için Türk Patent ve Marka Kurumu’na başvuru yaptık" dedi. Antalya’nın Aksu ilçesinde Yerli Malı Haftası, yerli ve milli üretimin önemine dikkat çekilen kapsamlı bir programla kutlandı. Aksu Kocabelen Okulu bahçesinde düzenlenen etkinlikte, Aksu’nun tarımsal gücü, coğrafi işaretli ürünlerin önemi ve üretimde sürdürülebilirlik vurgulandı. "Coğrafi işaret sadece kültürel miras değil, ekonomik kalkınmadır" Aksu Kaymakamı Ahmet Hikmet Şahin, konuşmasında Aksu’nun tarım ve turizm açısından stratejik bir ilçe olduğunu belirterek, yaklaşık 50 bin dekar örtü altı üretim alanıyla bölgenin önemli tarım merkezlerinden biri olduğunu söyledi. İlçede faaliyet gösteren çok sayıda fide ve tohum firmasının milli ve yerli tohum üretimi yaparak hem ülke ekonomisine hem de ihracata katkı sunduğunu ifade eden Şahin, pandemi sürecinin gıdanın stratejik önemini net biçimde ortaya koyduğunu belirtti. 7 ürün için coğrafi işaret başvurusu yaptıklarını belirten Kaymakam Şahin, "Coğrafi işaret sadece kültürel bir miras değil; üretici için sürdürülebilir gelir, bölge için ekonomik kalkınma demektir. Kaymakamlığımızca; keşkek, köfte, solak pişisi, salça, yabani incir reçeli, Kaliforniya biberi ve araka yemeği olmak üzere 7 ürün için Türk Patent ve Marka Kurumu’na başvuru yaptık. Yerli üretimi coğrafi işaretle koruyarak emeği markaya, markayı gelire dönüştürüyoruz. Bu bilinci de çocuklarımıza aktarmayı hedefliyoruz" dedi. "Yerli üretime sahip çıkmak vatan sevgisidir" Aksu İlçe Milli Eğitim Müdürü Cahit Öztürk, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda üretken, sorumluluk sahibi ve bilinçli bireyler yetiştirmeyi amaçladıklarını belirtti. Yerli ve milli üretimin vatan sevgisinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade eden Öztürk, "Vatanını sevmek; bu topraklarda üretilen yerli ve milli ürünlere sahip çıkmakla mümkündür" ifadelerini kullandı. Aksu’nun tarımsal üretimi, bereketli toprakları ve köklü kültürüyle güçlü bir potansiyele sahip olduğunu dile getiren Öztürk, coğrafi işaretli ürünlerin geleneksel üretimi koruduğunu ve yerel üreticiyi desteklediğini vurguladı. Öğrencilerin coğrafi işaretli ürünleri tanımasının, ülkenin ekonomik bağımsızlığına ve bölgesel kalkınmaya önemli katkı sunduğunu söyledi. "Coğrafi işaret emeği korur, üretimi güçlendirir" Aksu Tarım ve Orman İlçe Müdürü Dilek Boğatimur ise coğrafi işaretin, ürünün kökenini, niteliğini ve kalitesini güvence altına alan önemli bir tescil olduğunu belirterek, bu sayede hem geleneksel üretimin hem de yerel tarımın sürdürülebilirliğinin sağlandığını ifade etti. Boğatimur, Aksu’nun fide ve tohumculuk alanında Türkiye’nin önde gelen merkezlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, yerli ve milli üretime verilen desteğin artarak devam edeceğini kaydetti.
Minik eller tohumları toprakla buluşturdu
15 Aralık 2025 Pazartesi - 14:17 Minik eller tohumları toprakla buluşturdu Konyaaltı Belediyesi’nin halka kazandırdığı 5’inci kreş olan Doğa Çocuk Enstitüsü’nde yer alan serada ’Sebze Ekimi Etkinliği’ gerçekleştirildi. Minikler, etkinlik için hazırlanan tohumları toprakla buluşturdu. Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan’ın, Konyaaltı’ndaki kreş sayısını iki katına çıkarma sözünün ardından açılan ilk kreş olan Doğa Çocuk Enstitüsü’nde eğitim ve etkinlikler devam ediyor. Doğayla iç içe bir ortamda eğitimlerini sürdüren çocuklar için, kreş içerisinde yer alan serada ’Sebze Ekimi Etkinliği’ gerçekleştirildi. Etkinlikte ilk olarak Eric Carle’ın ’Minik Tohum’ adlı kitabında tohumları tanıttığı kısım okundu. Ardından sevgi treni oluşturan çocuklar seraya geçerek kazma küreklerle toprağı hazırladı. Minikler öğretmenleri eşliğinde hazırladıkları toprağa roka, tere, maydanoz ve ıspanak ekip sebzeleri toprakla buluşturdu. Etkinlik boyunca keyifli vakit geçiren çocuklar, tohumları toprakla buluşturmanın tadını çıkardı. Konyaaltı Belediyesi Kreş Müdürlüğü’nden edinilen bilgiye göre, bu tür etkinliklerin çocukların gelişimi için planlanmaya devam edeceği aktarıldı. Kotan: "Çocuklarımız eğitimi en doğal ortamda görüyorlar" Konyaaltı Belediyesi kreşlerinde eğitimle birlikte çocuklara üretmenin önemini de aktardıklarını vurgulayan Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, "Kreşlerimizde verdiğimiz eğitimin kalitesini her zaman en üst seviyede tutuyoruz. İlçemize kazandırdığımız 5’inci kreşimizde çocuklar doğayla iç içe bir eğitim görüyor. Minikler burada toprakla buluşuyor. Çamurla oynuyor. Tamamen doğal bir ortam var. Kreşimizin içerisinde bir de seramız mevcut. Bu serada minikler üretmeyi öğreniyor. Gerçekleştirdiğimiz sebze ekimi etkinliğiyle, çocuklarımıza üretmenin ne kadar önemli olduğunu küçük yaşta göstermiş olduk. Miniklerimiz, sebzeleri toprakla buluşturdu. Hepsinin eline sağlık. Onları çok seviyoruz" ifadelerini kullandı. "Doğa Çocuk Enstitüsü’nde birçok etkinlik yapılıyor" Konyaaltı Belediyesi Kreş Öğretmeni Güleray Erçiftçi, "Çocuklarımız Eric Carle’ın muhteşem eserlerinden biri olan ‘Minik Tohum’un yolculuğuna çıktılar. Minik Tohum’un maceralarına tanıklık ederek, kahvaltı tabaklarımızı süsleyecek olan roka, tere ve maydanozları toprakla buluşturdular. Ardından mutfaklarımızın vazgeçilmezlerinden ıspanakları toprakla buluşturdular" dedi. Doğa Çocuk Enstitüsü’nde gerçekleştirilen etkinliklere değinen Erçiftçi, "Çocuklarımızın doğayla bağlantı kurdukları pek çok etkinlik yapıyoruz. Serbest oyun alanlarımızdaki yapı inşa oyunlarıyla, çamur mutfağımızda hazırladıkları yiyeceklerle hem doğayla bağlantı kuruyorlar hem de kendilerini gerçekleştirme basamaklarının aslında en kıymetli alanında görüyorlar. Velilerimiz çok mutlular. Çünkü kendilerine her akşam eve topraklanmış, toprak ve çamurla birlikte oyunlar oynayan çocuklar teslim ediyoruz" diye konuştu.
Elmalı Devlet Hastanesi’ne modern göz polikliniği
15 Aralık 2025 Pazartesi - 13:45 Elmalı Devlet Hastanesi’ne modern göz polikliniği Elmalı Verem Savaş Derneği, Elmalı Devlet Hastanesi bünyesinde kurulacak tam donanımlı Göz Polikliniği için gerekli olan tüm tıbbi cihazları temin etti. Tamamı Elmalı halkının bağışlarıyla temin edilen, son teknolojiye sahip göz muayene ve tanı cihazları, hastane yönetimine teslim edilerek vatandaşların hizmetine sunuldu. Elmalı Devlet Hastanesi, göz sağlığı alanında bölgeye hizmet verebilecek güçlü bir altyapıya kavuşurken, ilçe halkının başka merkezlere sevk edilme ihtiyacının da önemli ölçüde azalması bekleniyor. Cihaz tesliminin ardından Elmalı Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Murat Yüncü ve İdari ve Mali İşler Müdürü Mehmet Öz, Elmalı Verem Savaş Derneği’ni ziyaret etti. Dernek binasında, yönetim kurulu üyelerinin de katılımıyla gerçekleşen törende, Başhekim Yüncü tarafından Dernek Başkanı Ecz. Salih Baybars Türkiş’e sağlık hizmetlerine sundukları katkılardan dolayı teşekkür plaketi takdim edildi. Başhekim Yüncü, ziyaret sırasında yaptığı değerlendirmede; "Bu katkı yalnızca bir cihaz bağışı değil; kamuya, insana ve geleceğe karşı duyulan sorumluluğun en somut göstergesidir, Elmalı için son derece kıymetli bir kazanımdır" ifadelerini kullandı. Elmalı Verem Savaş Derneği Başkanı Ecz. Salih Baybars Türkiş de ziyaret esnasında yapmış olduğu konuşmada, "Elmalı Verem Savaş Derneği , geçmişte Elmalı’da bir çok esere imza atmıştır. Bir çok gencimize burs vermiştir. Halkımızın desteği ile birçok yardıma ve projeye önderlik yapabilir. Elmalı Devlet Hastanesi yönetiminin, Elmalımıza kalacak bu yatırımlara öncülük etmesi ve bizlerden, Elmalı halkına taleplerini iletmesi, ilçemize olan ilgi ve alakalarının bir göstergesidir. Bize bu yardımları yapmaya vesile oldukları için ben de Elmalı halkı adına kendilerine teşekkür ediyorum" dedi.
ATSO Başkanı Hacısüleyman’dan Antalya için kritik uyarı: "Kaynaklar sınırlı, tercihler belirleyici"
15 Aralık 2025 Pazartesi - 13:11 ATSO Başkanı Hacısüleyman’dan Antalya için kritik uyarı: "Kaynaklar sınırlı, tercihler belirleyici" Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Antalya’nın 2050 vizyonunun ortak akılla belirlendiğini belirterek, sınırlı kaynaklar karşısında kentin geleceğinin doğru tercihlerle planlanması gerektiğini söyledi. ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman’ın ev sahipliğinde, sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda kentin sosyo-ekonomik yapısını güçlendirmek ve yaşam kalitesini artırmak amacıyla düzenlenen "Antalya 2050 Vizyonu Arama Konferansı" tamamlandı. Üç gün süren konferansta, Antalya’nın gelecek 25 yılına yön verecek stratejiler ortak akılla ele alındı. Kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, meslek kuruluşları, iş dünyası temsilcileri ve sivil toplum paydaşlarının geniş katılım sağladığı konferans ’tarım’, ’turizm’, ’ticaret-sanayi’ ve ’kentsel dönüşüm’ başlıkları altında dört ana oturum şeklinde gerçekleştirildi. Oturumlarda, Antalya’nın nüfus artışı, göç, kaynak yönetimi, iklim değişikliği, afetler, teknoloji, şehircilik, ulaşım ve ekonomik çeşitlilik gibi başlıklar bütüncül bir yaklaşımla ele alındı. "Ortak noktamız insan yaşamının sürdürülebilirliği" Toplantının açılış konuşmasını yapan ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, ortak noktalarının insan yaşamının sürdürülebilirliği olduğunu vurguladı. "Nasıl bir Antalya istiyoruz, neyi neye tercih edeceğiz?" sorularının kritik öneme sahip olduğunu belirten Hacısüleyman, bu soruların tek bir doğru cevabı olmadığını, ancak tercih hakkının Antalya’da yaşayanlara ait olması gerektiğini söyledi. Hacısüleyman, "Kendi geleceğimizi yine Antalyalılar olarak biz belirlemeliyiz" dedi. "Neyi, ne kadar tercih edeceğimizi konuşuyoruz" 2050’ye giderken kentin nasıl bir yol izlemesi gerektiğinin tartışıldığını belirten Hacısüleyman, "Daha fazla ticaret mi istiyoruz, daha fazla yapılaşma mı, yoksa tarımı, suyu ve doğayı koruyan bir Antalya mı?" ifadelerini kullandı. Tarım sektörünün artan sıcaklıklar nedeniyle üretimde zorlandığını, turizmin ise kaynak baskısını her geçen gün daha fazla hissettiğini kaydeden Hacısüleyman, kentleşmenin kültürle birlikte düşünülmemesi halinde şehrin ruhunu kaybedeceğini söyledi. "Turist sayısı 5 kat arttı, kaynaklarımız aynı kaldı" Antalya’nın nüfusunun 2000 yılında yaklaşık 1 milyon 700 bin olduğunu hatırlatan Hacısüleyman, bugün bu sayının 2 milyon 700 bine ulaştığını ifade etti. Son 25 yılda kaynakların 1 milyon kişiyle daha paylaşılır hale geldiğine dikkat çeken Hacısüleyman, "Su arttı mı? Hayır. Ama kişi başına düşen kaynak azaldı" dedi. Turizm verilerine de değinen Hacısüleyman, 2000 yılında Antalya’ya gelen yabancı turist sayısının yaklaşık 3,4 milyon olduğunu, bugün ise bu rakamın 17 milyonun üzerine çıktığını belirtti. Her yeni kullanıcının kaynaklara ortak olduğunu dile getiren Hacısüleyman, turizmde bunun geçici, göçte ise kalıcı bir etki oluşturduğunu vurguladı. Beş katlık artışa rağmen kaynaklarda benzer bir artış yaşanmadığını vurgulayan Hacısüleyman, "Bu yükü kaldıracak hangi kaynağımız beş kat arttı? İşte bu nedenle taşıma kapasitesini konuşmak zorundayız" diye konuştu. Antalya’nın daha ne kadar nüfusu, turisti ve yapılaşmayı kaldırabileceğinin bilimsel verilerle analiz edilmesi gerektiğini ifade eden Hacısüleyman, "Kaynaklar artmayacak. Bu yüzden planlamayı kapasite üzerinden yapmak zorundayız" dedi. "Teknoloji büyük bir dönüşüm getiriyor" Son 25 yılda dijital platformların kısa sürede küresel ölçekte büyük değerlere ulaştığını hatırlatan Hacısüleyman, önümüzdeki 25 yılda çok daha köklü bir dönüşüm yaşanacağını belirtti. Otonom araçlar, dikey tarım, suyun depolanması ve gri su kullanımı gibi başlıkların konferansta ele alındığını söyleyen Hacısüleyman, "25 yıl sonra yine aynı sorunları mı konuşacağız, yoksa bir kısmını çözmüş mü olacağız? Bu sorunun cevabını bugünden vermek zorundayız" diye kouştu. "İklim değişikliği artık teorik değil" İklim değişikliğinin artık günlük hayatın bir gerçeği haline geldiğini vurgulayan Hacısüleyman, "Eskiden 40 günde yağan yağmur bugün 2 saatte yağıyor. Sonrasında altyapıyı ya da yönetimleri suçluyoruz ama bireysel sorumluluğumuzu da sorgulamamız gerekiyor" dedi. Deprem, sel ve su krizinin insan yaşamını doğrudan etkileyen başlıklar olduğunu belirten Hacısüleyman, Antalya’nın geleceğinin ancak bütüncül, bilimsel ve sürdürülebilir bir planlamayla güvence altına alınabileceğini sözlerine ekledi. Antalya 2050 vizyonu belirlendi Konferans sonucunda Antalya’nın 2050 yılına uzanan yol haritasını şekillendirecek ortak vizyon, sürdürülebilirlik, çeşitlendirilmiş ekonomi, akıllı şehircilik ve yüksek yaşam kalitesi ekseninde tanımlandı. Vizyon çerçevesinde Antalya’nın; kültür, sanat, turizm ve eğitimin başkenti, marka değerleriyle Akdeniz’in çekim merkezi, sürdürülebilir, akıllı, güvenli ve çevreye duyarlı dönüşümünü tamamlamış bir şehir olması hedefleniyor. Tek bir sektöre bağımlı olmayan dengeli ekonomik yapısıyla, kalite odaklı ve destinasyon çeşitliliği yüksek turizmini güçlendiren Antalya’nın; iklim göçü baskısına rağmen kentsel dokusunu koruyan marka şehir kimliğini pekiştirmesi öngörülüyor. "Dünyanın en yaşanabilir şehirleri arasına girme hedefi" Vizyon kapsamında Antalya’nın, veriye dayalı yönetilen, çalışma, yaşam ve sosyal alanları birbiriyle uyumlu, doğayla barışık ve kendi kendine yeten bir kalkınma modelini hayata geçirmesi amaçlanıyor. Sanayi ve ticarette teknoloji odaklı, rekabetçi bir güç haline gelmesi; demiryolu öncelikli lojistik altyapısı, gelişmiş liman kapasitesi ve yatçılık ekosistemiyle yüksek katma değerli ihracat yapan küresel bir merkez olması hedefleniyor. İklim değişikliğine uyumlu bir şehir vizyonu doğrultusunda ise; su ve enerjiyi akıllı yöneten, yerel üretimi güçlendiren, yenilenebilir enerji ve etkin atık yönetimiyle çevresel etkileri en aza indiren, sürdürülebilir tarım ve Ar-Ge ekosistemi oluşturulmuş, dirençli ve yaşam kalitesi yüksek bir şehir modeli öne çıkıyor. Bu dönüşümle Antalya’nın, dünyanın en yaşanabilir ilk 10 şehri arasına girmesi amaçlanıyor. "Somut projelere dönüşecek" Oturumlar sonunda elde edilen çıktılar doğrultusunda, her bir alan için hazırlanan "Antalya 2050 Vizyonu Stratejik Yol Haritası Raporları" ilgili kurumlarla paylaşılacak. Belirlenen stratejiler, ATSO iş birliğinde somut projelere dönüştürülerek hayata geçirilecek. Konferans çıktılarında ayrıca; iş birliği, koordinasyon ve yönetişim anlayışıyla tüm paydaşlarıyla birlikte çalışan, ekosistem odaklı büyüyen bir şehir modelinin hayata geçirilmesinin önemi vurgulandı.
Akdeniz Üniversitesi’nden bakım hizmetlerinde dijital ve yeşil dönüşüm hamlesi
15 Aralık 2025 Pazartesi - 12:44 Akdeniz Üniversitesi’nden bakım hizmetlerinde dijital ve yeşil dönüşüm hamlesi Akdeniz Üniversitesi, bakım hizmetlerinde dijitalleşme ve sürdürülebilirliği aynı çatı altında buluşturan "CADI" projesiyle, bakım ekosistemini yeni beceriler ve yeni iş birlikleri üzerinden yeniden kurguluyor. Akdeniz Üniversitesi’nde bakım hizmetlerinde dijitalleşme ve sürdürülebilirliği birlikte ele alan "Dijital ve Yeşil Becerilerle Güçlendirilmiş Bakım Ekosistemi (CADI)" Projesi’nin açılış programı gerçekleştirildi. Proje, sağlık, teknoloji, kamu ve sivil toplum paydaşlarını bir araya getirerek bakım alanında yenilikçi ve kalıcı bir model oluşturmayı hedefliyor. Avrupa Birliği Erasmus+ Programı kapsamında desteklenen ve Akdeniz Üniversitesi öğretim üyesi, Avrupa Birliği Araştırma ve Uygulama Merkezi (AKVAM) Müdürü Doç. Dr. Mustafa Çoban’ın yürütücülüğünü yaptığı CADI Projesi’nin açılış programı, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Yavuz Tekelioğlu Konferans Salonu’nda yapıldı. Programa üniversite yöneticileri, akademisyenler, kamu kurumları temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve proje paydaşları katıldı. "Projeler Gençlere ilham versin" Programın açılış konuşmasını Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cengiz Toker yaptı. CADI Projesi’nin üniversite adına önemli bir kazanım olduğunu belirten Toker, bu tür projelerin genç akademisyenler ve öğrenciler için yol gösterici olduğuna dikkat çekerek katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür etti. Alman Ulusal Ajansı’ndan 94 puan aldı Projenin yürütücüsü AKVAM Müdürü Doç. Dr. Mustafa Çoban, CADI Projesi’nin temel hedefinin bakım hizmetlerinde dijital ve yeşil becerilerle güçlendirilmiş bir ekosistem oluşturmak olduğunu vurguladı. Çoban, projenin tasarlanma sürecinde Akdeniz Üniversitesi’nin güçlü altyapısından ve çok yönlü imkanlarından yararlanıldığını ifade etti. "Akdeniz Üniversitesi bizi farklı kılıyor" Akdeniz Üniversitesi’nin sahip olduğu özgün avantajlara dikkat çeken Çoban, üniversite hastanesi, teknokent, öğrenci yurtları, kampüs içi yaşam alanları ve büyük insan sirkülasyonuna sahip yapının proje üretimi açısından önemli bir ekosistem sunduğunu belirtti. Bu bütüncül yapının CADI Projesi’nin temelini oluşturduğunu dile getiren Çoban, üniversitenin araştırma gücü, öğrenci potansiyeli, tarım altyapısı, teknokent firmaları ve kampüs içi sosyal yaşam alanlarının projelere önemli katkı sunduğunu ifade etti. Çoban, Akdeniz Üniversitesi’nin "yaşayan kampüs" modeliyle Avrupa’daki birçok üniversiteden ayrıştığını söyledi. "Avrupa’nın dikkatini çeken bir proje" Proje sahibi kuruluş adına Almanya’dan katılan BedCon Yöneticisi Zeki Çağlar da konuşmasında, projeye verilen yüksek puanın önemine dikkat çekti. Çağlar, "94 puan, Alman Ulusal Ajansı için oldukça yüksek bir değerlendirme. Proje kapsamı ve hazırlanış kalitesi, ajans tarafından da takdir edildi." dedi. "Paydaşlardan destek ve değerlendirmeler" Proje ortağı Sağlık ve Çevre Politikaları Derneği Başkanı Öğr. Gör. Mustafa Çelik, böyle kapsamlı bir projede yer almaktan duydukları memnuniyeti dile getirirdi. Antalya Valiliği adına konuşan Dr. Gülşen Elmas, projenin Antalya’nın dijitalleşme ve sürdürülebilirlik vizyonuna katkı sağlayacağını ifade etti. Antalya İl Sivil Toplum İlişkiler Müdürü Hüseyin Kurtay ise slayt sunumu eşliğinde sivil toplum alanındaki çalışmalarını anlattı. Program, Dr. Nilgün Akbulut Çoban’ın CADI Projesi sunumu ile devam etti. "Kişisel verilerin korunması" Programın son bölümünde Akdeniz Üniversitesi Genel Sekreter Yardımcısı ve AKVAM Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Ahmet Alptekin Duru, "Avrupa Birliği Projelerinde Kişisel Verilerin Korunması" başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Duru, kişisel verinin tanımı ve korunmasına ilişkin kapsamlı bilgiler aktardı. "Doğru iletişimin önemi" Programın kapanışında Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürü Talat Öztuzsuz, CADI Projesi kapsamında kurumsal kimlik, görünürlük ve doğru iletişimin önemi üzerine bir sunum yaptı. Öztuzsuz, doğru iletişimin projelerin sürdürülebilirliğini ve toplumsal etkisini güçlendirdiğine dikkat çekti. Program, toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.