Yerel Haberler
Antalya
En acı yarışmada altın için mücadele ettiler 01 Mayıs 2026 Cuma - 22:43:03 Antalya’nın Kumluca ilçesinde düzenlenen acı biber yeme yarışmasında 3 dakika içerisinde erkeklerde 474 gram, kadınlarda ise 146 gram biber yiyen yarışmacılar yarım altın kazandı. Antalya’nın Kumluca ilçesinde düzenlenen Tarım ve Seracılık Festivali kapsamında Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen acı biber yarışmasına 3’ü kadın 36 yarışmacı katıldı. Yarışmacılar, etkinlik öncesi yarışmada yiyecekleri biberleri jüri üyeleri huzurunda tartarak teslim aldı. Jalapone çeşidi acı biberleri alıp yarışma standına geçen yarışmacılar en fazla biberi yiyerek altın ödülünü alabilmek için mücadele etti. Biberlerin açısına dayamayan yarışmacılar acıyı bastırmak için ayran içip domates yedi. 3 dakika boyunca domates ve ayran eşliğinde acı biber tüketen yarışmacıların çektikleri acı zaman zaman yüzlerine yansıdı. Yarışma sonucunda erkeklerde 474 gram acı biberi yiyen Celal Derin birinci olurken, 370 gram acı biber yiyen Yetkin Tuncer ikinci, 322 gram acı biber yiyen Mehmet Yılmaz üçüncü oldu. Yarışmaya katılan 3 kadın arasında 146 gram ile en çok acı biber yiyen Nazime Sartık ise kadınlar kategorisinde birincisi oldu. Nazime Sartık’a da yarım altın verildi. Yarışmanın birincisi Celal Derin’e yarım altın, yarışmanın ikincisi Yetkin Tuncer’e çeyrek altın, yarışmanın üçüncüsü Mehmet Yılmaz’a da gram altın hediye edildi ayrıca tüm yarışmacılara katılım madalyalarını ve hediyelerini protokol üyeleri verdi. Bazı yarışmacılar biberlerin çok acı olduğu gerekçesiyle yarışmaya bir daha katılmayacaklarını söyledi. Daha önceki yıllarda da birinci olduğunu belirten yarışmanın birincisi Celal Derin, "Geçen sene birinci olmuştum, gelecek sene yine katılacağım ve 3 kez üst üste birinci olduktan sonra bırakacağım" dedi. Etkinlikte baba-oğul rolüyle yarışmaya katılan Mehmet Karakaya ve Cahit Karataş’ın şovu ilgi çekti. Acı biberin açısına dayamayan Mehmet Karakaya alana gelen itfaiye eri tarafından köpük sıkılarak serinletildi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 18:30 AESOB’ta Adlıhan Dere güven tazeledi Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’nin (AESOB) 21. Olağan Genel Kurulu’nda yapılan seçimleri, mevcut Başkan Adlıhan Dere 358 oyla kazandı. Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’nin (AESOB) 21. Olağan Genel Kurulu, Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Sıkı güvenlik önlemlerinin alındığı genel kurula Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, milletvekilleri, siyasi parti il başkanları ile çok sayıda davetlinin katıldı. Mevcut Başkan Adlıhan Dere ile Antalya Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Mehmet Ali Alkan’ın yarıştığı genel kurulda, oy verme işlemi saat 17.00’da sona erdi. Oy verme işleminin sona ermesinin ardından yapılan sayımda mevcut Başkan Adlıhan Dere 358 oy alırken, Mehmet Ali Alkan ise 272 oyda aldı. "Aile olmaya devam edeceğiz" 89 oy farkla seçimi kazanan Adlıhan Dere bir kez daha AESOB Başkanı oldu. Seçim sonuçlarının kesinleşmesinin ardından delegelere seslenen birlikte seslenen iki adaydan AESOB Başkanı Adlıhan Dere, "Bir hizmet yarışı yapıldı. Bu hizmet yarışının sonucunda da 358 oy Adlıhan Dere, 272 oy Mehmet Ali Alkan Başkanımız almıştır. Seçimler başta esnaf ve sanatkarımıza, oda başkanlarımıza, odalarımıza, yönetim kurulu üyelerimize hayırlı uğurlu olsun. Biz hiçbir zaman ayrışmadık, ayrışmayacağız da. Mehmet Ali Alkan benim başkanımdır, her zamanda emrindeyim. Şoför, otobüsçü ve taksici esnafının her zaman yanındayım. Biz büyük bir aileyiz dedik, aile olmaya devam edeceğiz. Herkesi kucaklayacağız" dedi. "75 oda, 110 bine yakın esnaf, biriz ve beraberiz" Antalya Şoförler ve Otomobilciler Odası Mehmet Ali Alkan ise, "Yaklaşık 2.5 aydır bizde demokrasinin gereği ekip arkadaşlarımızla birlikte bir yola çıktık. Bugün 1 Mayıs İşçe Bayramı’nda bir seçim gerçekleştirdik. 75 odamız ve 633 delege arkadaşımızın oy kullanma tercihleri bu yönde tecelli etmiştir. Başkanımızı dediği gibi biz yıllardır beraber çalışıyoruz. Yönetimlerde bulunduk, bu dönem yönetimde değiliz. Biz görevimizi yapacağız, o görevini yapacak. Birlik başkanlığına devam edecek, bizde oda başkanlığımıza devam edeceğiz. 75 oda, 110 bine yakın esnaf ve 633 delege biz biriz, beraberiz" ifadelerini kullandı.
01 Mayıs 2026 Cuma - 17:21 AK Partili Çavuşoğlu’ndan Büyükşehir’e çağrı: "Antalya’nın imajını bozmaya hakkınız yok" Antalya’da CHP’den AK Parti’ye geçen Serik Belediye Başkanı Kadir Kumbul ve 5 meclis üyesine törenle rozet takıldı. Törende konuşan önceki dönem Dışişleri Bakanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, "Antalya’nın imajını bozmaya hakkınız yok. Bir an önce arıtmalardaki eksiklikler giderilsin, yapılması gereken yeni yatırımlar yapılsın. Eğer hiç yapamıyorlarsa da yazıyla Turizm Bakanlığı’na başvursunlar, ‘Biz yapamıyoruz, siz yapın’ desinler" diyerek Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne çağrıda bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın CHP’den AK Parti’ye geçen Serik Belediye Başkanı Kadir Kumbul’a parti rozetini takmasının ardından Kumbul ve beraberindeki meclis üyeleri Halil Demir, Ahmet Anıl, Mehmet Küçükkurt, Ata Ünal ve İbrahim Akın için AK Parti Antalya İl Başkanlığı’nda rozet takma töreni düzenlendi. Açılış konuşmasını yapan AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin, belediye başkanları ve meclis üyelerine kapılarının açık olduğunu belirterek, "Belediye başkanlarımızla, meclis üyelerimizle kapımız, Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi sonuna kadar açık. Biz hizmet aşkıyla, hizmet sevdasıyla Antalya’mıza vekillerimizle, MKYK üyemizle, bakanımızın nezaretinde teşkilatımızla, ilçe başkanlarımızla uyumlu bir şekilde çalışan, amacı ve gayesi sadece hizmet olan bir partiyiz. Liderimizin izinde, Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımızın yolunda Antalya için, 19 ilçemiz için gece gündüz çalışmaya devam ediyoruz. Bu kararlılıkla çalışmalarımızı sürdürüyoruz" diye konuştu. "Kadir başkan olmasaydı o seçim alınamazdı" AK Parti Antalya Milletvekili Kemal Çelik ise, Serik Belediye Başkanı Kadir Kumbul’un uzun yıllar belediyede görev yaptığını belirterek, "AK Parti’de hizmet bilgisi var, tecrübe var. Kadir başkan da bizim 12 yıl bürokratımız olarak çalıştı. 12 yıl belediye başkan yardımcılığı yaptı. Serik’te uzun yıllar sonra seçimi özellikle aldı. Kadir başkan olmasaydı o seçim alınamazdı. Bunu açıkça ifade ediyorum" dedi. "AK Parti’ye gelmek istedi" Kumbul’un AK Parti’ye katılım sürecine değinen Çelik, "Kadir başkan bir dönem Serik’te ilçe başkanının bir videosunu izlemiş. O süreçte bazı konular gündeme geldi. Sonrasında AK Parti’ye gelmek istedi. Sürekli gelmek istediğini ve bu yönde arzusunu ifade etti. Bizim de bazı önemli konularımız vardı. Ben de başkanımızı davet ettim, il başkanımızla da konuştum. ‘Biz başkanla çalışacağız’ dedim. O dönem bazı kararlar aldık. Kendisine doğrudan ‘AK Parti’ye gel’ demedik ama bizim gördüğümüz kadarıyla iki yıl dayanabildi. Sonrasında milletin ve değerlerinin partisine katılma kararı aldı" diye konuştu. "Kadir başkanın neden AK Parti’ye geçtiğini merak edenleri iyi anlıyorum" Önceki dönem Dışişleri Bakanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu ise, "Kadir başkan evet istedi ama biz de istiyorduk. Bir partide belediye başkanıyken, özellikle de Serik gibi hassas bir bölgede, devletin de çok destek olduğu bir yerde sevdiğiniz bir insanın aranıza katılmasını istersiniz. Ancak verdiğiniz desteklerin karşılığında ‘bize geçsin’ gibi bir anlam çıkmaması ve bunun yanlış yorumlanmaması için biz zamanı bekledik. Kadir başkanımızın neden AK Parti’ye geçtiğini merak edenleri de çok iyi anlıyorum. Çünkü haksız saldırılara uğradı. Saldıran kişilerin ve partisinin anlayışı şu: Bizdeyken çok iyi, bizde yokken çok kötü. Böyle bir yaklaşım doğru değil" ifadelerini kullandı. "Siyasette herkesin diline biraz hakim olması lazım" Kadir Kumbul ile geçmişte birlikte çalıştıklarını anlatan Çavuşoğlu, "Biz 9 yıl yakın çalıştık. Başhekim olarak Serik Devlet Hastanemizin yönetimini kendisine teslim ettik. Hem iyi bir hekim hem de iyi bir insan. Hizmette liyakat önemli, iyi insan olmak önemli. Bu görevi de çok başarılı bir şekilde yürüttü. Serik halkı da kendisini çok sevdi. Bize karşı seçimi kazandı. Biz ne Serik halkını suçladık ne de Kadir Bey’i suçladık. Sonuçta daha önce iyi dediğiniz bir insan, farklı gerekçelerle ya da kendi gerekçeleriyle medeni bir şekilde ayrılıyorsa veya hizmet yolunda daha iyi hizmet edeceğine inandığı yere gidiyorsa ‘Üzüldüm’ diyebilirsiniz, ‘Doğru bulmadım’ diyebilirsiniz. Ama bu kadar ağır eleştirilerde ve hakaretlerde bulunmak bana göre doğru değil. O nedenle siyasette herkesin diline biraz hakim olması lazım" dedi. "Hiçbir AK Partili belediye başkanını zorda bırakacak talepte bulunmaz" AK Parti teşkilatlarının belediye başkanlarından hizmet dışında talepte bulunmayacağını dile getiren Çavuşoğlu, "Hiçbir AK Partili arkadaşımız; ne bizler, ne ilçe yönetimimiz, ne belediye meclis üyelerimiz ne de teşkilatlarımız bir belediye başkanımızdan onu zorda bırakacak bir talepte bulunmaz. Ancak halktan gelen talepler iletilir, birlikte çözüm nasıl bulunur buna kafa yorulur ve birlik beraberlik içinde hizmet edilir" diye konuştu. "Antalya yerel yönetim alanında hak ettiği hizmeti alamadı" Antalya’nın yerel yönetim hizmetleri konusunda hak ettiği noktada olmadığını savunan Çavuşoğlu, şöyle konuştu: "Sayın Cumhurbaşkanımızın Antalya’ya, Serik’e, merkez ilçelere ve tüm ilçelere bakışı ortada. Antalyalıların beklentileri de ortada. Maalesef şu anda Antalya, yerel yönetim alanında hak ettiği hizmeti alamadı. Tasarruf dönemine rağmen biz Antalya’ya çok güzel hizmetler getiriyoruz. Yerel yönetimin, özellikle de Büyükşehir Belediyesi’nin yapması gereken hizmetleri kimi zaman Ulaştırma Bakanlığı, kimi zaman Turizm Bakanlığı, kimi zaman Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, yani devletin kurumları yapmak zorunda kalıyor. Çünkü Antalya ihmale gelmez. Biz ilçe olarak, turizm bölgesi olan sahil bandına, Belek bölgesine, Kadriye’ye, Boğazkent’e hizmetlerimizi yapacağız. Ancak Büyükşehir Belediyesi’nin de yapması gereken hizmetler var. Bu mesajı da buradan göndermek isterim. Bu söylediklerimiz siyaset değil, Antalya’ya hizmet çağrısıdır." "Sivrisinek Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğunda" Çavuşoğlu, turizm sezonu öncesi sivrisinek ve arıtma konularına dikkat çekerek, "Daha havalar tam ısınmadan turistlerin en çok şikayet ettiği konulardan biri sivrisinek. Mart ayında ilaçlamanın başlaması gerekiyor. Son 5 yıldır Antalya’ya gelen turistlerin en çok şikayet ettiği konulardan biri sivrisinek. Bu kimin sorumluluğunda? Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğunda. Bir diğer konu da arıtma meselesi. Belek bölgesinin ve Kemer bölgesinin arıtmalarını Büyükşehir Belediyesi yapamadığı için Turizm Bakanlığımız yaptı. Bu konuda fedakarlık yapıldı. Bundan rahatsız olmak mümkün değil. Biz neyden para kazanacağız? Suyumuz temiz olacak, daha fazla turist gelecek, daha fazla yatırım olacak. Ancak maalesef şu anda arıtmalar yetersiz" ifadelerini kullandı. "Operasyon yapılıyor, paramız yok denilemez" Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik operasyonlara da değinen Çavuşoğlu, hizmetlerin aksatılmaması gerektiğini belirterek, "Büyükşehir Belediyesi şu anda devam eden yolsuzluk operasyonlarını bahane etmemeli. Yolsuzluk operasyonları niye yapılıyor? Hizmete gitmesi gereken paraları birileri cebine indirmişse bunun için operasyon yapılıyor. Milletin verdiği vergilerin, su parasının, diğer kaynakların ve devletin Ankara’dan gönderdiği paraların hizmete gitmesi için bu süreçler yürütülüyor. Şimdi ’Operasyon yapılıyor, paramız yok’ denilemez. Çünkü devlet ödeme yapmaya devam ediyor. Milletimiz de Büyükşehir Belediyesi’ne vermesi gereken Emlak Vergisi dahil, su parası dahil diğer katkıları ödemeye devam ediyor. Bunlar bahane olmamalı" diye konuştu. "Antalya’nın bekleyecek sabrı yok" COP31 Zirvesi kapsamında Büyükşehir Belediyesi’nin yapması gereken yol ve diğer hizmetlere destek vermeye hazır olduklarını dile getiren Çavuşoğlu, şöyle devam etti: "Biz özellikle COP31 Zirvesi için Büyükşehir Belediyesi’nin yapması gereken yol ve diğer hizmetler konusunda gerekli desteği vereceğimizi, Murat Kurum Bakanımız geldiği zaman söyledi. Projeler üretilsin, biz destek verelim dedik. Bunu yaptığımız toplantılarda Büyükşehir Belediye Başkanvekili’ne de açık şekilde söyledik. Buradan bir kez daha söylüyoruz; Antalya’nın bekleyecek sabrı yok. Antalya’nın imajını bozmaya hakkınız yok. Bunu söylediğimiz zaman ‘Yurt dışında kötü reklam yapıyorsunuz’ diye biz suçlanıyoruz. Antalya’nın kötü reklamı bizim bu uyarılarımız değil. Turist geldiği zaman sivrisinekten, hijyen sorunlarından, denizde gördüğü kirlilikten şikayet ediyorsa, bunu zaten anlatıyor ve konuşuyor." "Yapamıyorlarsa Turizm Bakanlığı’na başvursunlar" Konuşmasını Büyükşehir Belediyesi’ne çağrıda bulunarak tamamlayan Çavuşoğlu, "O yüzden burada hiç siyaset yapmadan Büyükşehir Belediyesi’ne çağrımız şudur: Bir an önce arıtmalardaki eksiklikler giderilsin, yapılması gereken yeni yatırımlar yapılsın. Eğer hiç yapamıyorlarsa da yazıyla Turizm Bakanlığı’na başvursunlar, ‘Biz yapamıyoruz, siz yapın’ desinler. Çünkü daha önce Turizm Bakanlığı iki arıtma yaptığı için yerel yönetimler tarafından hedef alındı. Oysa bunlar 40-50 yılda geri dönüşü olan yatırımlar. Sonuçta Antalya’nın ve turizmin geleceği için bu yatırımların yapılması gerekiyor" dedi.
Büyükşehir’den haşere ve vektörlere karşı kış mücadelesi
09 Şubat 2026 Pazartesi - 12:13 Büyükşehir’den haşere ve vektörlere karşı kış mücadelesi Antalya Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların sağlığını korumak için kış aylarında da larva ve uçkunlara yönelik ilaçlama çalışmasını sürdürüyor. Bin 600 personel 202 araçtan oluşan mücadele ordusu kent merkezi ve tüm ilçelerde ilaçlama yapıyor. Büyükşehir Belediyesi, yaz aylarında halk sağlığını tehdit edebilecek sinek ve haşerelere karşı yıl boyu mücadele ediyor. Büyükşehir Belediyesi ekipleri, vektörlerin kış aylarında barınma ve üreme alanları olarak kullandığı rögar, fosseptik ve kanalizasyon sistemlerini düzenli olarak ilaçlıyor. Üreme alanları ilaçlanıyor Antalya Büyükşehir Belediyesi Çevre Sağlığı Daire Başkanlığı’na bağlı Çevre Sağlığı Şube Müdürlüğü ekipleri vatandaşların yaz aylarını konforlu geçirilebilmesi için yıl boyu sürdürdüğü vektörle mücadele çalışmalarına devam ediyor. 19 ilçe ve 913 mahallede görevlendirilen yaklaşık bin 600 personel ve 202 araçla, rögarlar, fosseptik çukurları, yağmur suyu kanalları, su biriken bodrum katları, yeni inşaatlar, yüzme havuzu ve metruk binalarda karasinek, sivrisinek, hamamböceği ve fare gibi canlıları insan sağlığını tehdit etmeyecek düzeyde ilaçlayarak kontrol altına alıyor. Kışlık mücadeleyle yaz aylarına önlem Büyükşehir Belediyesi Çevre Sağlığı Şube Müdürlüğünde görevli Veteriner Hekim Ela Kuzu, kış aylarında yapılan düzenli ilaçlamalar sayesinde sivrisinek ve karasineklerin üreme alanları kontrol altına alınarak, yaz aylarında oluşabilecek yoğun haşere artışının önüne geçilmesinin amaçlandığını söyledi. Kuzu, "Sivrisinek erginlerinin kışladığı yerler hedef alınarak, rögarlar, kapalı kanallar, fosseptik çukurları ve inşaat boşlukları gibi alanlarda uygulama yapılıyor. Gece kanal izleme aracı ile hamamböceklerinin özellikle kış aylarında uyku durumda iken ilaçlanması bu popülasyonun en aza indirme durumunu sağlamaktadır. Vatandaşlarımız da kullanılmayan otomobil lastikleri, saksılar ve çeşitli su tutabilecek materyalleri bahçelerinde tutmaması gerekiyor" diye konuştu.
100. Yıl Bulvarı’nda asfalt çalışmasının ikinci etabı da tamamlandı
09 Şubat 2026 Pazartesi - 12:02 100. Yıl Bulvarı’nda asfalt çalışmasının ikinci etabı da tamamlandı Antalya Büyükşehir Belediyesi, kent içi trafiğinde büyük öneme sahip 100. Yıl Bulvarı üzerinde iyileştirme çalışmasında sona geldi. Alt yapı kurumlarının çalışmaları sonucu deforme olan 100. Yıl Bulvarı üzerindeki çalışmanın ikinci etabında 100. Yıl Bulvarı’nın (Konyaaltı istikametinden şehir merkezi gidiş yönü) Falez Kavşağı (Tarık Akıltopu Caddesi) ile Hızır Reis Caddesi arasında kalan bölüm asfaltlandı. Pazar günü 07.00’de trafiğe kapatılan yol, bu sabah trafiğe açıldı. Antalya Büyükşehir Belediyesi, altyapı çalışmalarının ardından bozulan ve zamanla deforme olan 100. Yıl Bulvarı’nda yenileme çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Uzun yıllardır asfaltı yenilenmeyen bulvarda etaplar halinde yürütülen çalışmaların sonuna yaklaşılırken, ikinci etap kapsamında Konyaaltı istikametinden şehir merkezi yönüne uzanan kesimde sıcak asfalt serimi gerçekleştirildi. Fen İşleri Dairesi Başkanlığı ekipleri tarafından pazar günü saat 07.00’de trafiğe kapatılan güzergâhta, eski ve yıpranmış asfalt söküldü. Yoğun bir çalışma temposuyla yürütülen çalışmalarda yaklaşık bin 500 ton sıcak asfalt serimi yapılarak yol daha konforlu ve güvenli hale getirildi. 100. Yıl Bulvarına bin 500 ton sıcak asfalt Antalya Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanı Serdar Oruç Gün, Antalya’nın en önemli ulaşım akslarından biri olan 100. Yıl Bulvarı’ndaki yenileme çalışmalarının ikinci etabının büyük bir titizlikle sürdürüldüğünü söyledi. Birinci ve ikinci etap arasındaki çalışmalara olumsuz hava şartları nedeniyle öngörülenden daha uzun süre ara vermek zorunda kaldıklarını belirten Fen İşleri Daire Başkanı Gün, "Çalışmalarımızı vatandaşlarımızın konforunu en az etkileyecek şekilde pazar günleri gerçekleştiriyoruz. Sahada eski asfaltın sökümü ve yeni asfaltın serimi için 90 personel ve 50 iş makinesiyle çalışmalarımızı hızlı bir şekilde gerçekleştirdi. Yaklaşık 1500 ton asfalt ile kaplandı" dedi. 100. Yıl Bulvarı’nın çalışmalar nedeniyle kapatılan bölümü asfalt seriminin ardından bu sabah yeniden trafiğe açıldı.
Prof. Dr. Yasemin Biçer Gömceli: "Dejavu hissi bile epileptik nöbet olabilir"
09 Şubat 2026 Pazartesi - 11:15 Prof. Dr. Yasemin Biçer Gömceli: "Dejavu hissi bile epileptik nöbet olabilir" Prof. Dr. Yasemin Biçer Gömceli, bir kişinin hayatının belirli dönemlerinde karşılaştıkları olaylarla ilgili dejavu hissine kapılmasının küçük lokalize epilepsi nöbeti ihtimali olabileceğini kaydetti. Gömceli, "Sadece dejavu hissi bile epileptik nöbet olabilir. ‘Sanki bu anı daha önce yaşamışım gibi hissediyorum’ gibi, absürt bir şekilde sürekli tekrarlayan dejavu hissinde biz ‘epilepsi olabilir mi?’ diye düşünüyoruz" dedi. Memorial Antalya Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Yasemin Biçer Gömceli, Uluslararası Epilepsi Günü kapsamında, epilepsinin belirtileri ve nedenleri hakkında açıklamalarda bulundu. Epilepsinin doğuştan gelen bir hastalık olmadığını belirten Prof. Dr. Yasemin Biçer Gömceli, bu hastalığın sadece 5’te 1’inin genetik kaynaklı olduğunu söyledi. Epilepsinin çoğunlukla sonradan ortaya çıkan sebeplerden ortaya çıktığını aktaran Gömceli, "Anne karnında oksijensiz kalmak, doğum sırasında doğum yolunda sıkışmak ya da beyin kabuğunun herhangi bir nedenle hasarlanması, daha sonrasında da hayatın herhangi bir yaşında yaşadığınız herhangi bir kafa travması sizi epilepsi bireyi haline getirebilir. Bunun dışında beyin tümörleri, beyin damar tıkanıklıkları ve kanamaları, beyin zarını etkileyen her şey epilepsi sebebi olabilir. O yüzden hastalarımızın yüzde 80’nin doğumsal nedenlerle olmadığını ya da anne karnından itibaren bu hastalığı taşımadığını söyleyebiliriz. Hepimiz aslında birer epilepsi adayıyız. Beyni olan herkes epilepsi adayıdır. İnsanlar kadar hayvanlarda da görülen bir hastalıktır" dedi. "Dejavu hissi bile epileptik bir nöbet olabilir" Epilepsi nöbetlerinin belirtilerinden bahseden Gömceli, "Epilepsi sadece büyük kasılmalı veya bayılmalı nöbetler diye anlamamalıyız. Bunun dışında beynin uygunsuz bir şekilde elektrik üretmesine bağlı, beynin hangi bölgesinde bu elektrik üretiliyorsa o bölgeyle ilgili bulgular ortaya çıkıyor. Büyük kasılmalı nöbetteyse bütün beyinle aynı anda bu deşarjlar ortaya çıkıyor ve hasta kontrolsüz bir şekilde bayılıyor. Küçük lokalize ataklarda donuk, duraksayıp kalmalardan başlayın, tuhaf bir his, çeşitli halüsinasyonlar gibi bulunduğu beyin bölgesinden kaynaklanan şikayetlerle ortaya çıkabilir. Sadece dejavu hissi bile epileptik nöbet olabilir. ‘Sanki bu anı daha önce yaşamışım gibi hissediyorum’ gibi, absürt bir şekilde sürekli tekrarlayan dejavu hissinde biz ‘epilepsi olabilir mi?’ diye düşünüyoruz. Ya da anormal kokular. Olmayan bir ortamda özellikle nahoş kokular. Boğazında bir şey kalmış gibi yutkunma, yalanma hareketleri. Bazen durup dururken bağırmalar, bazı hastalarda ise sadece gülme veya ağlama ile giden nöbetlerimiz var" şeklinde konuştu. "Soğan ya da kolonya koklatmayın" Prof. Dr. Yasemin Biçer Gömceli, büyük kasılmalı nöbet geçiren bir hastaya yapılması ya da yapılmaması gerekenleri de şu sözlerle aktardı: "Epilepsi nöbetlerinde önce bir kasılma ardından yere düşme olur. Basit bayılmalarda ise genellikle önce vücut yere yığılır sonra belki biraz kasılmalar olabilir. Epilepsi nöbetlerinde genellikle kasılmayı takip eden bilinç yitimi olur. Hastanın etrafında çarpabileceği her hangi bir şey varsa onları uzaklaştırmaya çalışmak. Elini, çeneyi açmanın bir faydası olmayacaktır. Epilepsi nöbetleri bir başı ve sonu olan tablolardır. Yaklaşık yarım dakika ya da 1 dakika sonrası nöbet kendiliğinde sonlanır. Kravatı varsa onu gevşetmek, gözlük varsa onu çıkarmak ya da yaralanabileceği unsurlardan uzaklaştırmak yeterli. O sırada ağzına kaşık, parmak sokmanın, ya da kolonya ile soğan koklatmanın hiçbir faydası yok. Bunun koklattığınız zaman düzelmiyor hasta. O nöbetin bir süresi var ve hasta o bitince açılacak. Eğer hasta açılamadan tekrar atak oluyorsa o zaman 112’yi arayınız. Çünkü hasta kendine gelmeden tekrarlayan nöbetler geçiriyorsa bu hayati riski olan bir durumdur."
Gençler ‘Antalya Yerel Gençlik Forumu’nda buluştu
08 Şubat 2026 Pazar - 15:03 Gençler ‘Antalya Yerel Gençlik Forumu’nda buluştu Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Gençlik Örgütleri Forumu (GoFor) iş birliğiyle yürütmekte olduğu "Yerel Gençlik Politikası Programı" kapsamında Antalya Yerel Gençlik Forumu düzenlendi. Antalyalı gençler, kentte yaşadıkları deneyimlerini, ihtiyaçlarını ve taleplerini doğrudan paylaşabilecekleri bir alanda bir araya geldi. Büyükşehir Belediyesi ve Gençlik Örgütleri Forumu (GoFor) iş birliğiyle Yerel Gençlik Politikası Programı kapsamında "Gençlerin Günü" başlığıyla Antalya Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binası’ndaki Sosyal Tesislerde Antalya Yerel Gençlik Forumu gerçekleştirildi. Foruma Antalya ve ilçelerinden gelen yaklaşık 100 genç katıldı. Büyükşehir’den gençlere tam destek Bu programın Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıdığını belirten Antalya Büyükşehir Belediyesi Gençlik Hizmetleri Şube Müdürü Hayat Ekici Gürkan "Bugün burada konuşulan her cümle her söz her sorun ve çözüm önerisi Antalya’nın geleceği için bir nokta olacak. Büyükşehir Belediyemizin gençlik çalışmalarından bahsedecek olursak; ilk olarak gençlerle ilgili birim kuruldu. Dört tane gençlik merkezi hizmet veriyor: Gençlik Kampı Eğitim Merkezi, Atatürk Parkı içerisindeki Gençlik Merkezi, girişimci gençlere destek verebilmek için HUB Antalya Girişimcilik Merkezi ve Serik’te Bilim Köyü Merkezi. Yakında Alanya’da da bir gençlik merkezimiz daha kurulacak. Gençlik alanında çalışmalar yapan Gençlik Meclisimiz, Genç Antalya Gönüllüleri programımız, İzcilik programımız ve Likya Şehirlerarası Gençlik Değişimi programımız var. Büyükşehir Belediyesi olarak gençlere destek vermeye ve birlikte yürümeye devam edeceğiz" diye konuştu. Gençler, sekiz gençlik hakkını konuştu Forumda gençler sekiz gençlik hakkı başlığı olan; ayrımcılıkla mücadele, barınma, çalışma, eğitim, ifade özgürlüğü, katılım, örgütlenme özgürlüğü ve sağlık hakkı başlıklarında düzenlenen yuvarlak masa toplantılarıyla talep, ihtiyaç ve çözüm önerilerini tartışma fırsatı buldu. Forum sonuçları açıklanacak Düzenlenen forum sonrasında Antalya Yerel Gençlik Forumu – Araştırma Sonuçları Toplantısı yapılacak. Antalya Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı olarak hizmet veren HUB Antalya Girişimcilik Merkezi’nde gerçekleştirilecek toplantıda hem araştırma sonuçları hem de forumun sonuçları temsilcilerle paylaşılacak. Antalya Yerel Gençlik Forumu sonrasında politika metninin şekillendirilerek Nisan ayı ortasına kadar Antalya Yerel Gençlik Politika Belgesi’nin kamuoyu ile paylaşılması planlanıyor.
Şehit kardeşine küfreden milletvekiline hakaret etti, davayı kaybedince aracı haczedildi
08 Şubat 2026 Pazar - 13:08 Şehit kardeşine küfreden milletvekiline hakaret etti, davayı kaybedince aracı haczedildi Antalya’da bir vatandaş hakkında, 2021 yılında şehit kardeşine küfreden milletvekiline sosyal medya üzerinden yaptığı hakaret içerikli yorum nedeniyle 4 yıl sonra dava açıldı. Davayı kaybeden ve tazminat kararı çıkan vatandaş, para cezasını ödeyemeyince aracı haczedilerek otoparka çekildi. Şahıs, "Arabam şehidime feda olsun. Hiç sorun değil, işe otobüsle de gider gelirim" dedi. 2021 yılında meydana gelen olayda İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, birtakım inceleme ve ziyaretlerde bulunmak üzere Bingöl’e gelmiş, Akşener’in esnaf ziyareti sırasında şehit ağabeyi Tahir Gürmen, "Bu kadın beni mahkemeye verdi, ben ceza almışım. Şu an cezaevine gireceğim" diye tepki göstermişti. Tepki sonrası güvenlik güçlerince bölgeden uzaklaştıran şehit ağabeyinin yanına giden İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan’ın Gürman’a küfür ve hakaret ettiği iddia edildi. Olayın ardından birçok kesim tarafından İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan’a tepki gösterildi. Tepkiler çığ gibi büyümüştü Kamuoyundan gelen tepkilerin ardından Türkkan, Meral Akşener’in talebi üzerine İYİ Parti Grup Başkanvekilliği görevinden istifa etmişti. Hakkında ’hakaret’ ve ’etkili eylem’ suçlarından İYİ Parti Milletvekili Lütfü Türkkan’ın milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması talebiyle hazırlanan fezleke Adalet Bakanlığı’na gönderilmişti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Lütfü Türkkan’ın bir şehit yakınına küfür etmesini "Hukuki süreç nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın şehit yakınlarına hakaret edenlerin bizim de milletimizin de gözünde milletvekilliği sakıt olmuştur" sözleri ile eleştirmişti. Yaptığı yorum nedeniyle dava açıldı O dönemde yaşananları sosyal medya hesapları üzerinden gören ve İYİ Parti Milletvekili Lütfü Türkkan’a tepki göstererek bir videonun altına hakaret içerikli yorum yapan Abdullah Gümüş isimli vatandaş hakkında Türkkan’ın avukatları olaydan 4 yıl sonra şikayetçi oldu. İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada Gümüş, 90 gün adli para cezası ile cezalandırıldı. Ceza, suçun alenen işlemesi nedeniyle TCK’nın 125(4) maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında arttırılarak 105 güne çıkartılırken, Gümüş’ün sabıkasız oluşu göz önüne alınarak TCK’nın 62(1) maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 87 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildi. Tazminat davasını kaybetti, aracı bağlandı Gümüş’ün ekonomik durumu göz önüne alınarak mahkeme tarafından günlüğü 100 TL’den 8 bin 700 TL adli para cezasına ve hükmün açıklanmasını geri bırakarak 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulması kararı verdi. Ekonomik durumu nedeniyle avukat masrafı ve faiz nedeniyle mahkemenin verdiği tazminatı ödeyemeyen Gümüş’ün 78 bin TL’yi bulan borcu nedeniyle Türkkan’ın avukatları icra davası açtı. Ankara 7. Genel İcra Dairesi’ne açılan dava sonucu Abdullah Gümüş’ün hesaplarına bloke konurken, 7 yıldır kullandığı 1991 model 38 DZ 652 plakalı aracı içinde haciz kararı çıkartıldı. Araç otoparka çekildi Aracı hakkında konulan haciz ve yakalama kararı sonrası önceki gün Gümüş’ün ikamet ettiği Çankaya Mahallesi 6423 Sokak’ta bulunan ikametine gelen polis memurları aracı bağlayarak çekici vasıtası ile otoparka çektirdi. İnşaat ustası olarak çalıştığını ve şehit kardeşine küfreden İYİ Parti Milletvekili Lütfü Türkkan’a hakarette bulunduğu için aracına yakalama kararı çıkartıldığını belirten Gümüş, "Naaşı parçalanmış şehidimizin kız kardeşine hakaret eden milletvekilinin videosunu izledim. O anki milli duygularım nedeniyle videonun altına hakaret içerikli bir yorumda bulundum. 2021 yılında olayın ardından 2025’te polise ifade vermem gerektiği söylendi. Davacı oldular ve kazandılar, tazminat davası açtılar" dedi. "Arabam şehidime feda olsun" Tazminat davasını kaybetmesinin ardından 39 bin TL olan borcun faizi ile birlikte 78 bin TL olduğunu belirten Gümüş, "Borcu ödeyemediğim için 7 yıllık arabamı 2 gün önce elimden aldılar. Şahsıma küfür etmiş olsalardı gülüp geçerdim, herhangi bir yorumda bulunmazdım. Ama şehidimizin ailesine küfür edildiği için milli duygulardan dolayı o anda yaptığım hakaret içerikli bir yorumdan dolayı bu duruma düştüm. Arabam şehidime feda olsun. Hiç sorun değil, işe otobüsle de gider gelirim" ifadelerini kullandı.
Kolu ve bacağı kopan hastalar 10 saatte aynı anda ameliyat edildi
08 Şubat 2026 Pazar - 12:17 Kolu ve bacağı kopan hastalar 10 saatte aynı anda ameliyat edildi Antalya’da 10 kişinin hayatını kaybettiği otobüs kazasında kolu ve bacağı kopan hastalar aynı anda 10 saat süren ameliyatla opere edildiler. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli ve İleri Sağlık Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan tarafından yapılan operasyon sonrası hastalar yoğun bakımdan çıkıp, serviste tedavilerine devam ediliyor. Antalya’nın Döşemealtı ilçesi yakınlarında yolcu otobüsünün virajda bariyerlere çarpıp devrildiği kazada 10 kişi öldü, 25 kişi yaralandı. Kazada yaralanan bir gencin kolu, başka birinin ise bacağı koptu. Jandarma olay yerinde kol ve bacak aradı. 2 yaralı aynı anda Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde yüz, rahim ve kol naklinde Türkiye’nin ilki olan Prof. Dr. Ömer Özkan ve Prof. Dr. Özlenen Özkan’ın ekibi tarafından ameliyat edildi. Akdeniz Üniversitesi Hastanesine getirilen yaralılar arasında Yavuz Selim Yiğit, Neziha Kutlu, Firdevs Sarı, Sedef Sarı ve Abdou Nazirou Gninkougui tedavi altına alındı. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli ve İleri Sağlık Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan tarafından kolu kopan ve bacağı kopan hastalar aynı anda yürütülen operasyonlarla birlikte kopan uzuvları yerlerine opere ettiler. "Kötü bir haberle hepimiz çok ciddi sarsıldık" Yapılan operasyonlara ilişkin açıklamalarda bulunan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Tabii olay herkesi dehşete düşürdü. Aslına bakarsanız pazar sabahı güzel bir güne uyanmışken kötü bir haberle hepimiz çok ciddi sarsıldık. Çünkü çok yüksek oranda kayıplar oldu. Bu korkunç kazada tam Antalya’ya yoluna dönüşünde bir kaza olmuş bildiğimiz kadarıyla oradan bize 5 tane yaralı geldi, 3’ünün durum ağırdı. Bir tanesi genel cerrahi, ikisi de plastik cerrahi ekibimiz tarafından tedavi edildi. Bir bayan hasta 27 yaşında. Sedef Sarı, 21 yaşında da yine Yavuz Selim isminde kolu kopan bir hastayı biz devraldık. Hızlıca ameliyata aldık. Bunlar tabi majör travmalar, büyük travmalar" dedi. 2 vakayı 2 odada aynı anda ameliyat ettik Rektör Özkan, "Hemen bulamamışlar kol ve bacağı, daha sonra insanların aklına geliyor ve uygun şartlar altında getirildiği için biz kolu ve bacağı yerine dikebildik açıkçası. Uzun süren bir ameliyattı. Dün 2 ekip çalıştık. 2 ekip aynı anda 2 odada yan yana o 2 vakayı aldık. Allah’a şükürler olsun ki şu anda durumları gayet iyi ama tabi hep ifade ediyoruz. Mikro cerrahide bu böyledir. Bir hafta 10 günlük süre sıkıntılı damarlarla tekrar tıkanma olabiliyor. Keza bunlar büyük yaralanmalar, büyük organ doku kopmaları, bundan da elbette hayati riski devam ediyor. Şu anda birkaç gün bizim için hayati risk açısından da önem arz ediyor, kol ve bacağını takip açısından da önem arz ediyor" şeklinde konuştu. Organ kayıplarında kritik zaman 4-5 saat Organ kayıplarının yaşandığı vakalarda parçaların doğru şekilde ulaştırılması gerektiğini ifade eden Rektör Özkan, "Elbette tabii burada en önemli olan şey parçaların doğru şekilde bize ulaştırılması. Burada en önemli olan şey bir vakit kaybetmemek. Hani orada burada vakit kaybettiğiniz zaman biz çok zorlanıyoruz. Çünkü 4-5 saatten sonra o organları dikmek. Zarar veriyor dikilmemesi gerekiyor. Çok kritik bir zaman bu 4-5 saat. 4-5 saatte sonra siz ameliyata da yeni başlamış oluyorsunuz. Bunlar çok ciddi zaman kayıpları. O anlamda bir, çok hızlı gelmesi gerekiyor. İki de buzla direkt temas etmeyecek şekilde bunlar ıslak bir spanca temiz spanç sarılacak ve yanlarında direkt temas etmeyeceği şekilde buz olacak. Serin bir ortamla gelmeleri gerekiyor. Tabi direkt buza temas etmemeli, suya koymamaları bazen esef ya da suyun içinde gelebiliyor. Bunlar da olmaması gerekiyor. Bize doğru şartlarda geldi dokular o anlamda da hem hasta hem biz tabi işimiz kolaylaştı hastalar açısından ve bizim açımızdan" dedi. Türkiye’nin ilk yüz naklisi Uğur Acar’ın akrabası Ameliyat edilen Yavuz Selim’in Türkiye’nin ilk yüz naklisi Uğur Acar’ın akrabası olduğunu ifade eden Rektör Özkan, "O da dışarıda bekliyordu. Ameliyat sonrası onlarla karşılaştık. Her 3 ailenin de yakınları tabi büyük bir merakla bizim çıkışımızı bekliyorlardı. O kadar çok insanın gözlerindeki o dehşeti ve sizden aman dilenmesini görmek hakikaten zor bir süreç doktor açısından da öyle iyi haberleri verdik bütün ailelere. Evet Uğur da onlardan bir tanesiydi. Hatta bir hasta yine bu kolunu transfer ettiğimiz hasta, replant ettiğimiz hastanın da yine yıllar önce başka bir yakınının yine kolunu aynı şekilde kopmuştu ve biz replante etmiştik. Ondan sonra hani o da değişik bir tabi rastlantı oldu açıkçası. Evet, ilginç bir tesadüf gerçekten tabii. Zor bir süreç" ifadelerini kullandı. "Yıllar önce kolunu ameliyat ettiğimiz hastanın yakını" Diğer hastanın durumunu da anlatan Rektör Özkan, "Vedat Sarı’ydı hastamız onun da yine bir kolu kopmuştu. Yıllar çok yıllarca ben asistandım o zaman. Onun kolunu Ömer hocayla beraber yine repland etmiştik. Aynı şekilde o arayınca tabi ilginç bir tesadüf oldu. 2 hasta da çok zor hastalardı açıkçası. Ama umuyorum başarılı geçti ameliyatları ama dediğimiz gibi şu bir hafta on günlük süreç kıymetli ama eğer her şey yolunda giderse tabii hastaların çok ciddi bir kazanımları olacak" dedi. "Tedaviye katılan herkese teşekkür ediyorum" Bunların komplike ameliyatlar olduğunu belirten Özkan, "Kolay ameliyatlar değil. Çünkü bu keskin temiz bir kesi değil koparak yerinden çıkmış. Hem kol hem bacak için söylüyorum bunu. Tabii bunlar çok teknik detaylar ama alıcı damarlarda sıkıntı oluyor. Bu anlamda çok ciddi tabi. Ekibi zorladı. Komplike ameliyatlardı ama dediğim gibi inşallah sonucu bir hafta on gün sonra yine size pozitif bir şekilde veririz. Bu tür ameliyatlarda dakikanın önemi var. Öyle olunca 2 hastada aynı anda ameliyata başlandı. Neredeyse aynı anda ameliyatları da sonlandırdık. Aynı hızla gitti. İkisi de yan yana 2 odada multi travma hastası bunlar. Bu anlamda ekibimiz de çok tabi tecrübeli. Bütün ekibe çok teşekkür ediyorum. Katkısı olan herkese buraya gelmesini sağlayan, organları yine ekstra getiren dokuları yine burada tedavi eden, tedaviye katılan herkese teşekkür ediyorum. Bir insanın hayatına katkı sunmak bizim işimizin en kıymetli, en maneviyatı yüksek tarafı elbette" dedi. "Keşke ayağını kurtardığımıza sevinebilseydi" Bir hastanın kenilerine ’çocuğum ne oldu’ diye sorduğunu anlatan Özkan, "Tabi ona öyle bir haber gidecek. Maalesef çocuğunu kaybetti, o vahim kazada. Keşke ayağını kurtardığımıza sevinebilseydi. Gerçekten çok insanın içini ezen, içini burkan bir olay. Allah sabır versin onlara da. Allah kimseye göstermesin. Çocuğum nerede diye tam uyutulurken soruyordu tabi bu kaza hemen bize gelmedi. Önce Antalya Şehir Hastanesinden bize geldi bu hastalar. O anlamda biz hangi hastanede nerede olduğunu bilmediğimiz için biz de çok vakıf değildik açıkçası çocuğun akıbetine. Ancak daha sonra biz ameliyattayken gelen haber maalesef bütün ekibi çok üzdü. Çocuğu kaybetmişiz. Allah ailesine sabır versin çok, çok zor bir süreç" şeklinde konuştu. Kopan kol ve bacak aynı anda ameliyat edildiler Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli ve İleri Sağlık Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan ise, "Buraya 5 hastamız geldi. Geldikleri gün itibarıyla 3 tanesi ameliyat edildi. 2 tanesi bizim bölümümüz tarafından ameliyat edildi. Genel durumları tabi orta ağır. Elimizden geldiğince kolu kopan hastamızı ve bacağı kopan hastamızı aynı anda ikisini beraber, ekibimizle beraber ameliyat ettik. Şu anda genel durumları iyi yakın takip ediyoruz. İnşallah güzel bir sonuç alırız" dedi. "Ameliyatlar 10 saat sürdü" Ameliyatların 8 ila 10 saat arasında sürdüğünü ifade eden Prof. Dr. Ömer Özkan, "Şu an için sağlık durumları tabii orta" şeklinde konuştu. Kazadan sonra jandarma tarafından uzuvların bulunup getirildiği sorusuna Özkan, "Tabi o kısmı ben de yeni öğreniyorum. Maalesef öyle olduğu için de tabi biraz kirli. O biraz enfeksiyon riski getiriyor inşallah o kısmı da atlatırız. Organların taşınma eğitiminin verilmesi gerekir. Basit de olsa okullara veya genel toplum kamu spotu açısından bunları da bildirmekte fayda var. Bu da önemli bir konu oldukça" şeklinde konuştu.