Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Antalya
Gran Fondo Antalya’da madalyalar sahiplerini buldu
12 Nisan 2026 Pazar - 17:26:55
Türkiye’nin önde gelen amatör yol bisikleti organizasyonlarından Gran Fondo Antalya’nın 8.’si Kemer’de düzenlendi. Parkurlar sonunda dereceye giren sporculara ödülleri düzenlenen törenle verildi. Kemer Belediyesi’nin destek verdiği, Uluslararası Bisiklet Birliği (UCI) ve Türkiye Bisiklet Federasyonu kurallarına uygun olarak gerçekleştirilen ve 15 ülkeden 578 sporcunun katılım sağladığı organizasyon tarihinde ilk kez yer alan ve tırmanış performansının ön plana çıktığı etap ta koşulmuştu. Bugün ise sporcular 98 kilometrelik ve 48 kilometrelik parkurda pedal çevirdi. Yarışlar, bu yıl "Yeşil Gelecek" temasıyla düzenlendi. Yarışlar sonrasında Mustafa Ertuğrul Aker Parkı’nda yer alan Kemer Belediyesi Deniz Kafe yanında ödül töreni düzenlendi. Dereceye giren sporcuların ödüllerini Kaymakam Solmaz, Başkan Topaloğlu ve diğer protokol üyeleri vererek hatıra fotoğrafı çektirdi. Ödül töreninde konuşan Kaymakam Solmaz, herkesin merakla beklediği güzel bir yarış olduğuna dikkat çekerek, "Bu yıl ki yarışları da herkesin memnun kaldığı bir şekilde tamamlamaktan dolayı mutluluk duyuyoruz. Gelecek yıl yapılacak olan yarışların heyecanına şimdiden başladık. Sekiz yıldır organizasyonun Kemer’de yapılmasında emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Bu tür organizasyonların en önemli ayağı sponsorlar. Onlar olmadığı zaman başarılı olamayız. Dereceye giren tüm sporcuları tebrik ediyorum" dedi. Başkan Topaloğlu ise yaptığı konuşmada, "Güzel bir havada yapılan yarışlarda tüm sporcular bir olumsuzluk olmadan bitiş noktasına geldi. Sekizincisi düzenlenen yarışlar çok güzel geçti. Her yıl üzerine katarak gidiyoruz. Bu yıl ilk defa tırmanış etabı yapıldı. Dereceye giren tüm sporcuları tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı. 98 kilometrelik parkurun erkekler kategorisinde birinciliği 3:03:06.80’lik dereceyle Gökhan Uzuntaş elde etti. 3:04:33.87 ile Kamer Kanber ikinci, 3:05:08.57’lik dereceyle de Rus sporcu Aleksei Maiskii üçüncü oldu. Kadınlarda ise ilk 3 sırayı Rus sporcular aldı. Daria Pravilova 3:18:45.40’lık dereceyle birinci, 3:47:13.87 ile Olga Chirkova ikinci, 3:51:05.28 ile de Viktoryia Aleksandrova üçüncü oldu. 48 km parkuru 48 kilometrelik Parkurun erkekler kategorisinde 1:17:47.94’lük dereceyle Alptuğ Kuşcu birinci, 1:17:53.20’lik dereceyle Murat Uslu ikinci, 1:17:53.29’luk dereceyle de Mithat Temizyürek üçüncü geldi. Kadınlarda ise 1:19:19.56 ile Aylin Yüce birinci, 1:24:15.11 ile Burcu Kaya ikinci, 1:24:15.37 ile de Buket Demirci üçüncü oldu. Tırmanış etabında kadınlarda 0:34:25.90 dereceyle Şeniz Pamuk birinci, 0:35:45.10 ile Aylin Yüce ikinci, 0:36:18.73 ile de Rus sporcu Viktoryia Aleksandrova üçüncü oldu. Erkeklerde ise 0:27:59.03’lük dereceyle Oleg Dereviagin birinci, 0:28:54.54’lük dereceyle Ömer Faruk Yılmaz ikinci, 0:29:13.22’lik dereceyle de Evgenii Arinin üçüncü geldi. Para C 48K parkurunda erkeklerde 1:28:01.10 ile Hüseyin Uğur birincilik, 1:28:49.85 ile Selim Gözber ikincilik, 1:34:15.83 ile de Ali Kırbaş üçüncülük elde etti. Para B 48K parkurunda erkeklerde birinci 1:30:34.38’le Halil Vural - Hasan Hüseyin Kaçar, ikinci 1:35:45.90’la Engin Balaban - Okan Öztürk, üçüncü ise 1:38:21.15’le Taşkın Özgür - Burhan Kızıltaş oldu. Kadınlarda da Gülsüm Çeşmeci - Burcu Yıldız 2:02:52.31 ile birinci, Maide Yayla - Sema Gündoğdu 2:11:47.95 ile ikinci, Hamide Turan - Büşra Yücel’soy ise 2:12:59.54 ile üçüncü geldi. AG Tohum - Para C (48K) Pro parkurunda erkeklerde Fırat Uğur 1:20:14.79’la birinci, Kazakistan’dan Pavel Babenko da 1:29:15.98’lik dereceyle ikinci oldu. Ödül törenine, Kemer Kaymakamı Ahmet Solmaz, Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, Kemer Jandarma Komutanı Ömer Seyhan ve protokol üyeleri katıldı.
12 Nisan 2026 Pazar - 17:11
Beldibi’nde yarım asırlık tapu hasreti sona erdi
Kemer’in Beldibi Mahallesi’nde yaşayan vatandaşların 50 yıllık tapu hasreti sona erdi. Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, 50 yıl sonra 800 dönümlük alandaki hak sahiplerine düzenlenen törenle tapularını dağıttı. Tapu töreninde konuşan Başkan Topaloğlu, bazı yerlerde iyi şeylerin olması için imar planlarının tamamlanmasının gerektiğini söyledi. Başkan Topaloğlu, Beldibi Mahallesi’nin çok bilinen bir bölge olduğunu ancak imar planlarının geçmemesinin Beldibi’ni olduğu yerde bıraktırdığını ifade etti. Göynük Mahallesi’nde tapu sorunu çözüldükten sonra Göynük’ün koca bir şehre dönüştüğünü hatırlatan Başkan Topaloğlu, "Yeni doğan bir çocuk anaokulunu, ilkokulu, ortaokulu ve liseyi okuyor. Ayrıca Akdeniz Üniversitesi’ne bağlı Göynük Aşçılık Meslek Yüksekokulu’nu okuyor. Şimdi bu fırsat Beldibi’ne geldi" dedi. 2012 yılında Göynük Belediye Başkanlığı yaptığına değinen Başkan Topaloğlu, "Daha önce Beldibi Konyaaltı Belediyesi’ne bağlandı. 2012’de tekrar Kemer’e dönüp Göynük’e bağlandığında buralar imar planında tarım alanıydı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile görüştük ve bize tarım dışı kullanım diye bir rapor çıkar dediler. Üniversiteden tarım raporu çıkardık. Bakanlık kamu yararı kararı aldı ve 1000’lik ve 5000’lik planları onayladı. 2014 yılında Büyükşehir Yasası ile Göynük Belediyesi kapanınca Kemer Belediyesi’ne kaldı. 2014 – 2019 yılları arasında aday olmadık. 2019 seçimlerinde sizlerin oylarıyla göreve geldiğimizde Beldibi bıraktığımız gibi duruyordu ve planlarda bir ilerleme yoktu. Tekrar 18 uygulamasına geçildi. Bu konuda bizden desteklerini esirgemeyen Tapu Kadastro Bölge Müdürü, Tapu Kadastro İl Müdürü, Kemer Tapu Müdürü ve Kemer Belediye Başkan Yardımcımız Gülsüm Bal ve ekibine çok teşekkür ediyorum. Tam yedi yıl uğraştılar. Beldibi 3’den arıtmaya kadar olan yerlerin tapularını bitirdik. Büyükşehir ve kadastrodan geçti ve tapuya geldi. Sonuçta artık tüm süreç tamamlandı ve Beldibi 3’ten ilkokulun oraya kadar olan bölgenin tüm tapularını dağıtıyoruz" diye konuştu. Beldibi Mahallesi’ne ilk olarak kapalı pazar yeri kazandıracaklarına işaret eden Başkan Topaloğlu, "Hazinenin olduğu yere dört dönümlük bir pazar alanı ayırdık. Diğer mahallelerde yaptığımız gibi Beldibi Mahallesi’ne de bir pazar yeri yapacağız. Sonuçta 50 yıllık bir sorundan bahsediyoruz. Emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Bugün Beldibi’nin bayram günü olsun. Allah güle güle kullanmayı nasip etsin. Bize de imar yollarını açıp hizmet yapmayı nasip etsin. Hayırlı uğurlu olsun" ifadelerini kullandı.
12 Nisan 2026 Pazar - 14:34
Öğretmen maaşları ve sahte kayıtlar üzerinden 52 milyon liralık vurgun iddiasına 18 tutuklama
Antalya’da Demre Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü zimmet, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık soruşturması kapsamında 52 milyon 344 bin 670 TL kamu zararına yol açıldığı iddiasıyla 3’ü kamu görevlisi 46 şüpheliye yönelik 8 ilde eş zamanlı yapılan operasyonda, dosya kapsamında daha önce tutuklanan 2 kişi ile birlikte 18 şüpheli tutuklandı. Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından Demre Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen zimmet, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık soruşturması kapsamında, kamu kaynağının mevzuata aykırı kullanıldığı iddiasıyla 8 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Soruşturma dosyasına yansıyan tespitlere göre, okulda görevli öğretmenlerin maaş ve ek ders ödemelerinden rızaları dışında 687 bin 31,89 TL bedelin alındığı, ayrıca kendi adına tahakkuk oluşturmak suretiyle 13 bin 473,20 TL’lik ödeme sağlandığı öne sürüldü. Emekli öğretmenlerin çalışıyormuş gibi gösterilmesiyle 295 bin 248,83 TL’lik kamu kaynağının usulsüz şekilde kullanıldığı, eğitim hazırlık ödeneğinden de sahte tahakkuk oluşturulması suretiyle bin 389 TL bedelin alındığı belirlendi. Sahte öğrenci kayıtları ve sahte işletmeler iddiası Dosyada en dikkat çeken bölüm ise mesleki eğitim kapsamındaki Ustalık Telafi Programı oldu. Meslek lisesinde öğrenim gören öğrencilerin daha iyi eğitim almaları amacıyla stajyer öğrenci bulunduran işletmelere destek sağlanması için verilen devlet desteğinin sahte öğrenci kayıtları ve sahte işletmeler oluşturularak, şüphelilerin kendi hesaplarına ve iş birliği içerisinde oldukları kişilerin hesaplarına aktarıldığı ileri sürüldü. Bu yöntemle 51 milyon 336 bin 618,54 TL kamu kaynağının mevzuata aykırı olarak kullanıldığı iddia edilirken, soruşturmada toplam kamu zararının 52 milyon 344 bin 670,45 TL olduğu belirtildi. Soruşturma kapsamında şüphelilere yönelik Antalya, İstanbul, Kırıkkale, Ankara, Aydın, Kırşehir ve Eskişehir’de 7 Nisan’da eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. 2 şüphelinin cezaevinde, 1 şüphelinin ise yurt dışında firari olduğu belirlenirken, Antalya’da 35, İstanbul’da 2, Kırıkkale’de 1, Ankara’da 2, Aydın’da 1, Kırşehir’de 1 ve Eskişehir’de 1 kişi olmak üzere toplam 46 şüpheliye yönelik işlem yapıldığı ve kamu görevlileri açısından soruşturmanın genişleyebileceği öğrenildi. Gözaltına alınan şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. 1 şüpheli savcılık ifadesinin ardından serbest bırakılırken, Demre Adliyesi Nöbetçi Sulh Mahkemesi’ne sevk edilen 42 şüpheliden 26’sı adli kontrol şartıyla serbest kaldı. Rızası ve bilgisi dışında maaşından kesinti yapılan okuldaki öğretmenlerin mağdur sıfatıyla ifadeleri alınırken mahkeme tarafından N.Y., T.S., A.D., M.E., S.D., H.E., M.E., E.K., R.K., K.D., B.A., M.H.A., O.Ö., S.Ç., M.Ş. ve R.Ş.Y. isimli 16 şüpheli hakkında ise tutuklama kararı verilirken dosya kapsamında daha önce tutuklanarak cezaevine gönderilen M.Ş. ve Ö.A. ile birlikte rakam 18’e yükseldi. Tutuklanan 16 şüpheli Elmalı Cezaevi’ne gönderilirken firari 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi.
12 Nisan 2026 Pazar - 13:08
Manavgat 2050 vizyonunu masaya yatırdı
Manavgat Belediyesi tarafından düzenlenen Manavgat Ortak Akıl ve Eylem Zirvesi, Başkan Vekili Mehmet Çiçek’in ev sahipliğinde yoğun bir katılım ile gerçekleşti. Manavgat’ın 2050 yılına kadar olan vizyonunu belirlemek ve Manavgat’ın yol haritasını çizmek amacıyla turizmden tarıma, kentleşmeden çevreye kadar birçok başlık kapsamlı şekilde ele alındı. Zirvenin açılışında konuşan Manavgat Belediye Başkan Vekili Mehmet Çiçek, böylesine kapsamlı bir ortak akıl ve eylem zirvesinin kent için çok önemli bir adım olduğunu söyledi. Manavgat’ın geçmişten bu yana güçlü bir hikayesi olduğunu da ifade eden Başkan Vekili Mehmet Çiçek, "1980’li yıllarda başlayan turizm yatırım seferberliği ile birlikte Manavgatımız da müthiş bir büyüme sürecine girdi. Son 10 yılda nüfusumuz yüzde 20 arttı. Bu bir risk mi? Eğer yönetemezsek, evet. Ama doğru yönetirsek bu, Manavgat’ın en büyük zenginliği olacaktır" dedi. "Nasıl bir Manavgat’ta yaşlanmak istiyoruz?" Manavgat’ın nüfus yoğunluğunun da büyük bir çeşitliliğe sahip olduğunu da dile getiren Başkan Vekili Mehmet Çiçek, "Bugün 260 bin nüfusumuzun yalnızca 115 bini Antalya kütüğüne kayıtlı. Yani Manavgat, farklı şehirlerden gelen insanların buluştuğu bir şehir. Ayrıca, bir başka gerçeğe bakalım. Bugün Manavgat nüfusunun yaklaşık yüzde 51’i 35 yaşın üzerinde ve bu oran artmaya devam ediyor. Yani sadece büyümüyoruz, aynı zamanda yaşlanıyoruz. O halde bir an önce sormamız gereken soru çok net. Biz nasıl bir Manavgat’ta yaşlanmak istiyoruz? Nüfusumuz yaşlandıkça ekonomimiz bundan nasıl etkilenecek" şeklinde konuştu. "Türkiye’de yabancıların yaptığı her 5 gecelemeden 1’i Manavgat’ta" Manavgat’ın Türkiye ekonomisi için de çok önemli bir noktada olduğuna da değinen Başkan Vekili Çiçek, "Manavgat sadece bir şehir değil, Türkiye ekonomisi için de kritik bir merkezdir. Bakanlık verilerine göre, Türkiye’de yabancıların yaptığı her 5 gecelemeden 1’i Manavgat’ta gerçekleşiyor. Türkiye’nin sadece binde 3’ü kadar bir alanda bu kadar büyük bir turizm hacmini yönetiyoruz. Bu, aynı zamanda büyük sorumlulukları beraberinde getiriyor. Bugün artık bazı sorulara net cevaplar vermek zorundayız. Turizmi büyütürken, doğamızı, kültürümüzü ve kent yaşamımızı kaybediyor muyuz? Yoksa bunları birlikte güçlendirebiliyor muyuz? Ulaşım altyapımız, kentsel altyapımız bu yoğunluğu kaldırabiliyor mu? Artık sadece büyümeyi değil, doğru büyümeyi konuşmak zorundayız" ifadelerini kullandı. "Side turizmi 12 aya yayılmalı" Konuşmasını Antik Side’nin 12 aya yayılan bir turizm merkezi olması gerektiğini söyleyerek sürdüren Başkan Vekili Çiçek, "Side hepimizin gurur duyduğu Manavgatımızın en önemli markası. Dünyanın sayılı antik kentlerinden biri. Tarihiyle, kimliğiyle, potansiyeliyle eşsiz bir değer. Ama yılın belli dönemlerinde capcanlı olan Side, yılın önemli bir bölümünde hayattan kopuyor. Bu tabloyu görmezden gelemeyiz. Şimdi kendimize şu soruyu sormalıyız. Biz Side’yi sadece yaz aylarında yaşayan bir turizm merkezi olarak mı görmek istiyoruz, yoksa 12 ay yaşayan, nefes alan, üreten bir cazibe merkezi haline mi getirmek istiyoruz? Eğer ikinciyi istiyorsak, o zaman turizmi yeniden düşünmek zorundayız. Kültür turizmi, doğa turizmi, spor turizmi, sağlık turizmi gibi turizm alternatiflerini daha güçlü hale getirmeliyiz. Manavgat’ın müthiş bir potansiyeli var. Ama bu potansiyeli birlikte harekete geçirmemiz gerekiyor" dedi. "Manavgat, sadece Türkiye’de değil, dünyada örnek gösterilen bir kent olacak" Tarım sektörümüz, klasik tarıma göre yüksek katma değerli üretim yaparak bizleri gururlandırıyor ama bu bize yetmez. Daha verimli nasıl oluruz? Daha sürdürülebilir nasıl oluruz? Daha fazla katma değeri nasıl üretiriz? İzninizle bugünün ilk net tespitini ben yapmak istiyorum. Bu şehirdeki aklı, bu şehirdeki sermayeyi, bu şehirdeki vizyonu bir araya getirebilirsek Manavgat, sadece Türkiye’de değil, dünyada örnek gösterilen bir şehir olur. Buna yürekten inanıyorum. Ancak bunun için bir şartımız var. Bugün burada siyaseti, kişisel öncelikleri, günlük tartışmaları kapının dışında bırakacağız. Bugün unvanlarımızla, görevlerimizle değil, Manavgat’a gönül veren, Manavgat için sorumluluk hisseden insanlar olarak masalara oturacağız ve tek bir hedefimiz olacak. Manavgat’ta yaşayan, Manavgat’ta kazanan insanlar olarak bu şehri birlikte daha iyi bir geleceğe taşımak. Bunu yapabilirsek, evlerimize gittiğimizde çocuklarımızın, torunlarımızın gözlerine güvenle bakabileceğimize canı gönülden inanıyorum" diye konuştu. Başkan Vekili Çiçek: "Gerçek ortak akıl, herkesin sesinin duyulduğu yerde oluşur" Zirvenin yalnızca salonda oluşan masalarda kalmayacağını da ifade eden Başkan Vekili Mehmet Çiçek, "Bu toplantı bir yol haritası üretme toplantısıdır. Burada ortaya çıkacak her fikir, her öneri, her tespit Manavgat’ın geleceğine yazılacak bir nottur. Bu süreç burada bitmeyecek. Bu salonda konuşulanları derleyeceğiz, analiz edeceğiz ve teknolojik imkanları da kullanarak Manavgat halkının tamamına açacağız. Burada tabanını hazırladığımız ve sivil toplumun her kesimine yayılacak görüşmeleri yapacağız. Burada konuşulan projeleri konularına göre ayırıp tüm muhataplarıyla tekrar kararlaştıracağız. Bu şehirde söz söylemek isteyen herkesin bu sürece dahil olmasını sağlayacağız. Çünkü biz inanıyoruz ki gerçek ortak akıl, herkesin sesinin duyulduğu yerde oluşur" diyerek sözlerini tamamladı. İlk günde 133 proje önerisi Yapılan sunumların ardından turizm ve destinasyon yönetimi, tarım, gıda ve kırsal kalkınma, kentleşme, altyapı ve ulaşım, doğa, çevre ve sürdürülebilirlik, ekonomi, girişimcilik ve yatırım, eğitim, insan kaynağı ve gelecek nesiller, kültür, kimlik ve kent yaşamı ile sosyal yaşam ve toplumsal dayanışma gruplarında katılımcılar proje, sorunlar ve çözüm önerilerini akademisyenler eşliğinde tartıştı. İlk günün sonunda 8 ayrı masada yapılan çalışmalarda 133 ayrı proje ortaya çıktı. Zirveye, Antalya milletvekilleri Cavit Arı, Aliye Coşar, Aykut Kaya, Sururi Çorabatır, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Hatice Öz, parti temsilcileri, geçmiş dönem Manavgat ve belde belediye başkanları, Antalya Büyükşehir Belediyesi bürokratları, kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, iş adamları ve çok sayıda davetli katıldı.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 12:44
Onu görenler azmine hayran kalıyor: Ayaklarıyla tıraş oluyor, yemek yiyor, para üstü veriyor
Antalya’da doğuştan elleri olmayan 69 yaşındaki 2 çocuk babası Mehmet Temel, ayaklarını adeta el gibi kullanarak hayatını sürdürüyor. Günlük yaşamda birçok işini ayaklarıyla gerçekleştiren Temel, azmiyle örnek oluyor.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 12:30
Onu görenler azmine hayran kalıyor: Ayaklarıyla tıraş oluyor, yemek yiyor, para üstü veriyor
Antalya’da doğuştan elleri olmayan 69 yaşındaki 2 çocuk babası Mehmet temel, ayaklarını adeta el gibi kullanarak hayatını sürdürüyor. Günlük yaşamda birçok işini ayaklarıyla gerçekleştiren Temel, azmiyle örnek oluyor. Antalya’da yaşayan doğuştan elleri olmayan 2 çocuk babası Mehmet Temel, yıllardır esnaflık yaptığı takı dükkanında boncukları ayakları ile tek tek diziyor. Elleri olmamasına rağmen günlük yaşamında da birçok işini kendi halledebilen Temel, ayaklarıyla tıraş oluyor, yemek yiyor hatta araç sürebiliyor. Sürücü koltuğunda özel tertibatlı aracıyla yıllardır araba kullanan Temel usta şoförleri de aratmıyor. Kaleiçi’ndeki iş yerine geldiğinde ise kepengini açan Temel, takılarını tek tek ayaklarıyla diziyor, cep telefonunu ayaklarıyla kullanıyor ve kahvesini içiyor. Dükkanına gelen müşteriler, alışveriş sonrası para üstünü ayaklarıyla veren Temel’i görünce ise şaşırıyor. Hayatı boyunca çalışarak birçok işte görev aldığını dile getiren Temel, şehir dışına giderek ayakkabı boyacılığı, kaset gibi işler yaptığını aktardı. "Annem beni kazanın altına koyup terk etmiş" Yaşam hikayesini anlatan Temel, doğduğu zaman çevredeki komşularının annesine olumsuz söylemlerde bulunduğunu şu sözlerle aktardı: "Yayla da doğmuşum. Komşular anneme ’bunu öldür başına bela olur. Ne el ne ayak var’ demişler. Beni kazanın altına koymuşlar. Günler sonra babama ’Senin bir oğlun oldu ama kazanın altına koydular’ demişler. Babam anneme ’çocuk nerede’ diye sorunca ’öldü’ demiş. Babam da ’ölüsü nerede’ diye sorduğunda kazanın altında tarlaya koyduğunu söylemiş. Beni bulmak için 6-7 saat yol yürümüş. Babam beni ceketine sarıp çadıra getirmiş. Diğer çocuklardan daha çok önem vereceğini söylemiş." "Sevinçten ağaca çıkmışım" 9 yaşına kadar yürüyemediğini belirten Temel, "Diğer çocukların elleri ayakları var benim niye yok diye sorduğumda hem onları hem kendimi üzüyordum. Annem, babama ’biraz da sen bak ben dayanamıyorum’ demiş. Babam da beni alıp elma bahçesine bir çadıra kurmuştu. Her gün orada babamla kalıyorduk. Orada otururken bir şeyler oldu ve yürüyebiliyordum. Sevinçten oradaki ağaca çıkmışım. Sevinçten çığlık atıyormuşum. Halbuki o ağaca çıkamam ama sevinçten çıkmışım" diye konuştu. "Elim ayağım araba" Temel, araç kullanmanın hayatında önemli bir yerde olduğunu aktararak, "Her şeyi yapacağım aklıma gelirdi ama araba kullanacağım aklım gelmezdi. 50 senedir özel tertibatlı araba kullanıyorum. Bu sene ehliyetin değişmesi gerekiyormuş fakat şuanda değiştiremedim. Benim elim ayağım araba. Ehliyetimin yenilenmesini istiyorum" ifadelerini kullandı. "Müşterilere ayağımla para verip alırken şaşırıyorlar" Ayakları ile para uzatan Temel müşterilerinin şaşkınlığı ise şu sözlerle anlattı: "Müşterilere ayağımla para verip alırken şaşırıyorlar, onlar da şok oluyor, kamera şakası sanıyorlar. Bir zamanlar İstanbul’da gişe memuruna ayağımla para uzattım şok oldu, ’el miydi ayak mıydı’ dedi. Kamera şakası dedim" diye konuştu. "Elimi ayağımı sana vereyim baba" Hayatında en çok iz bırakan anlardan birini anlatan Temel: "Bir zamanlar 4 yaşındaki kızım ile mutfakta otururken bana ‘Baba neden elin ayağın yok?’ dedi. ’Allah böyle yaratmış’ dedim kızım da "bir elimi bir ayağımı kesip sana vereyim" dedi. Hayır deyince bu sefer "iki elimi iki ayağımı sana vereyim" dedi ve ben orada koptum" ifadelerini kullandı.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 12:26
Bakan Ersoy: "Söz konusu ülkemiz ve milletimiz olunca ayrıştırmaya tenezzül etmiyoruz"
AK Parti Genel Merkez Akdeniz Bölgesi Strateji Toplantısı’nda konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Akdeniz Bölgesi’nde 2002-2025 yılları arasında yaklaşık 26,9 milyar liralık kültür ve turizm yatırımı gerçekleştirildiğini, yerel yönetimlerin turizm altyapı projelerine ise yaklaşık 21,1 milyar lira kaynak aktarıldığını belirtti. Yeri geldiğinde yerel yönetimlerin alması gereken sorumlulukları da üstlenerek hizmet sağladıklarını ifade eden Ersoy, "Söz konusu ülkemiz ve milletimiz olunca sen-ben ayrımına, bizden-sizden ayrıştırmasına asla tenezzül etmiyoruz. Biz millete hizmetkâr olmak için buradayız" dedi. AK Parti Akdeniz Bölge Strateji Toplantısı, Antalya’da düzenlendi. Toplantıya katılan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, bakanlık olarak hayata geçirilen yatırımları ve Antalya başta olmak üzere bölgeye sunulan hizmetleri anlattı. "Turizmde son 8 yılda gelirlerimizi yüzde 109 artırdık" Turizm sektöründe son 8 yılda gelirlerin yüzde 109 arttığına dikkat çeken Bakan Ersoy, göreve geldikleri ilk günden itibaren kültür ve turizmi tek bir ekosistemin parçaları olarak ele aldıklarını söyledi. Bu anlayışla her başlık için özel proje, hizmet ve eser üretirken, kültür ve turizmin birbirini doğrudan ya da dolaylı biçimde sürekli desteklemesini sağladıklarını belirten Ersoy, "Bu sayededir ki ülkemizin kültür ve turizm potansiyelini en üst faydayı sunacak hizmet ve eserlere dönüştürmekte çok ciddi mesafeler katettik" dedi. Türk turizminin artık ürün ve pazar çeşitliliğini artırdığını, kıyılara sıkışmaktan kurtarılarak ülke geneline yayıldığını ifade eden Ersoy, "Gastronomiden kültür varlıklarına farklı unsurların özne haline getirildiği ve ilgi gördüğü, tesis kalitesinden yetişmiş insan kaynağına, sağlıktan sürdürülebilirliğe özgün ve öncü çalışmalarıyla örnek alınan, neticede her yıl kendini aşan ve yeni rekorlar kıran bir Türk turizmi var" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın turizmi ekonomide stratejik sektör olarak ilan ettiğini hatırlatan Ersoy, "Sayın Cumhurbaşkanımızın ekonomide stratejik sektör olarak ilan ettiği turizmde son 8 yılda gelirlerimizi yüzde 109 oranında artırmış bulunuyoruz. Covid-19 gibi benzeri görülmemiş bir krize, etrafımızda yaşanan savaşlara ve siyasi gerilimlere rağmen 2017-2025 yılları arasında ülkemize turizmde böylesi muazzam bir sıçrama yaptırmayı başardık" ifadelerini kullandı. "Türk arkeolojisinin altın çağını başlattık" "Geleceğe Miras" projesiyle Türk arkeoloji tarihinin en kapsamlı kazı, restorasyon, ihya ve inşa sürecini hayata geçirdiklerini vurgulayan Bakan Ersoy, bu kapsamda 65 ilde 255 kazı çalışmasının sürece dahil edildiğini söyledi. Arkeolojik kazıların yılın tamamına yayılacak şekilde yeniden düzenlendiğini belirten Ersoy, her birine Türk koordinatör kazı başkanları atandığını, yabancı kazıların da bu uygulamaya dahil edildiğini kaydetti. Ersoy, "Milli ve yerli bir arkeoloji hamlesi gerçekleştirdik ve Türk arkeolojisinin altın çağını başlattık. Bu süreçte 15 binin üzerinde eser müzelerimize kazandırılmıştır" dedi. 2025 yılında yürütülen arkeolojik çalışmaların toplam sayısının 776’ya ulaştığını, bu yıl bu sayının 800’e çıkarılmasının hedeflendiğini aktaran Ersoy, Geleceğe Miras kapsamında 27 müze ve ören yerinde uygulamaya alınan Gece Müzeciliği ile 2025 yılında 600 bin ziyaretçinin ağırlandığını söyledi. Projeye bugüne kadar 7,5 milyar lira destek aktarıldığını belirten Ersoy, "Geleceğe Miras projesi ile arkeoloji; istihdam oluşturan, yerel kalkınmayı destekleyen ve turizme doğrudan katkı sağlayan stratejik bir alana dönüşmüştür. Taş Tepeler projemiz ile de insanlığın tarihine dair bilinenleri değiştirmeye, geçmişe yeni ve heyecan verici bir pencere açmaya devam ediyoruz. Bu projede, 15’i Türk ve 21’i yabancı olmak üzere toplam 36 akademik kurumun katılımıyla eşsiz bir uluslararası bilimsel iş birliği yürütülmektedir" diye konuştu. Kültür Yolu Festivali 26 ilde düzenlenecek Türkiye Kültür Yolu Festivali ile hem Türkiye’nin özgün kültür-sanat değerlerinin hem de uluslararası sanat uygulamaları ve etkinliklerinin halkla buluşturulduğunu ifade eden Ersoy, festivalin Türk kültür ve sanatını uluslararası vitrine taşıdığını söyledi. Festivalin düzenlendiği şehirlerde yalnızca kültürel değil ekonomik hareketlilik de oluştuğunu belirten Ersoy, "Festivalimize dahil edilen şehirlerimizde gerek yerel halkın gerek çevre şehirlerden gelen vatandaşlarımızın yoğun ilgisi bölgede ciddi bir ekonomik hareketliliği de beraberinde getirmektedir. Bu yıl inşallah 26 ilimizde bu kültür-sanat iklimi etkisini gösterecektir" ifadelerini kullandı. Akdeniz Bölgesi’ne 26,9 milyar liralık yatırım Akdeniz Bölgesi’nde 2002-2025 yılları arasında yaklaşık 26,9 milyar liralık kültür ve turizm yatırımı gerçekleştirildiğini belirten Ersoy, aynı dönemde yerel yönetimlerin turizm altyapı projelerine aktarılan kaynağın yaklaşık 21,1 milyar liraya ulaştığını söyledi. Bölgede konaklama kapasitesindeki artışa da işaret eden Ersoy, "2002’de 610 konaklama tesisi varken neredeyse altı buçuk katlık bir artışla bugün 3 bin 845 konaklama tesisimiz misafirlerini ağırlamaktadır. Yatak kapasitesi 2002’de 161 bin 970 kişi iken 2026 mart ayı itibarıyla 684 bin 681 kişiye ulaşmış bulunuyoruz. Burada da 4 katından fazla bir artış yakalamış durumdayız" dedi. Antalya ve Burdur’da kapsamlı kazı, müze ve ören yeri çalışmaları 2025 yılında proje hazırlığı dahil tescilli taşınmazların restorasyon ve bakım-onarımları, yeni müze yapımı, mevcut müzelerin bakım-onarımı ile teşhir-tanzimi ve ören yerlerinin çevre düzenlemelerine yönelik toplam 33 işin tamamlandığını kaydeden Ersoy, aynı yıl 341 taşınmaz için toplam 263,5 milyon lira proje ve uygulama yardımı yapıldığını söyledi. Likya Uygarlıkları Müzesi ile Syedra ve Sagalassos ören yerlerinde gece müzeciliği 2026 yılı itibarıyla 28 işin proje ve uygulama çalışmalarının sürdüğünü belirten Ersoy, "Geçtiğimiz yıl, Geleceğe Miras projesi kapsamında Antalya ve Burdur’da kapsamlı kazı çalışmaları gerçekleştirdik. Antalya ve Alanya müzelerinde, Aspendos, Patara ve Side ören yerleri ile Nekropol Müzesinde Gece Müzeciliği uygulamasını başlattık. Uygulamaya geçilmesiyle birlikte 50 bine yakın ziyaretçi rakamına ulaştık. 2026 yaz sezonuna kadar Likya Uygarlıkları Müzesi ile Syedra ve Sagalassos ören yerlerinde de Gece Müzeciliği uygulamasını başlatacağız" diye konuştu. "Yerel yönetimlerin yapmaları gereken işleri de üstleniyoruz" Depremden etkilenen şehirlerde tarihinin en yoğun restorasyon, inşa ve ihya çalışmalarının yürütüldüğünü belirten Ersoy, Haziran ayı itibarıyla 377 vakıf kültür varlığının tamamının restore edilerek yeniden ayağa kaldırılmış olacağını ifade etti. Bunun yanı sıra atıksu arıtma ve bağlantılı altyapı tesisleri, 5 yıldız kalitesinde ücretsiz halk plajları, havaalanı kapasite artırımı çalışmaları ile otoyol düzenleme ve yapım işlerinin sürdüğünü kaydeden Ersoy, bölgenin hem vatandaşlar hem de yabancı misafirler için yüksek hizmet ve konfor seviyesine ulaştırıldığını söyledi. Bu hizmetlerin yalnızca kendi bakanlıkları eliyle değil, diğer bakanlıklarla iş birliği içinde ve gerektiğinde yerel yönetimlerin yerine de üstlenilerek yürütüldüğünü belirten Ersoy, "Bunu gerek kendi bünyemizde yürüttüğümüz projelerle gerek diğer bakanlıklarımızla gerçekleştirdiğimiz iş birlikleriyle ve yeri geldiğinde yerel yönetimlerin alması gereken sorumlulukları, yapmaları gereken işleri üstlenerek yapıyoruz. Söz konusu ülkemiz ve milletimiz olunca sen-ben ayrımına, bizden-sizden ayrıştırmasına asla tenezzül etmiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadeleriyle, biz millete hizmetkâr olmak için buradayız. Bunun gereğini sonuna kadar yapacağız" ifadelerine yer verdi. "Türkiye’nin gücü milletimizin huzurunu korumaktadır" İran’a karşı başlatılan hukuksuz saldırının yıkıcı sonuçlarının bölgedeki hemen her ülkeye sirayet ettiğini vurgulayan Bakan Ersoy, bölgede patlama ve siren sesleriyle ölümlerin ve kayıpların olağan gündem haline geldiğini söyledi. Ersoy, "Böylesi bir ortamda Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin gücü, Sayın Cumhurbaşkanımızın şahsında ortaya koyduğu irade, yürüttüğü uluslararası politika ve attığı diplomatik adımlar milletimizin huzurunu ve güvenini korumakta, saldırıların son bulması için mesafe alınmasına hizmet etmektedir. Bizler de üzerimize düşeni yapmakta ve ülkemizin hem bugününü hem yarınlarını teminat altına almak için var gücümüzle çalışmaktayız" diyerek sözlerini tamamladı. Toplantıya, AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin, AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi Menderes Türel, AK Parti Antalya milletvekilleri ve partililer katıldı. (BA-
04 Nisan 2026 Cumartesi - 12:15
Otomobil ile motosikletin çarpışma anı kamerada: 1 yaralı
Antalya’nın Manavgat ilçesinde otomobil ile motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen kazada motosiklet sürücüsü yaralandı. Kaza anı ise güvenlik kamerasına yansıdı. Kaza; Sorgun Mahallesi Sorgun Bulvarı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İlhan E.’nin kullandığı 07 BVN 980 plakalı motosiklet, Kemer Caddesi kavşağına geldiğinde İsmail E’nin kullandığı 07 BGY 911 plakalı otomobil ile çarpıştı. Güvenlik kamerasına saniye saniyesine yansıyan kazada yaralanan ve 112 sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırılan motosiklet sürücüsünün hayati tehlikesinin bulunmadığı bildirildi.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 11:31
Muratpaşa’da otomobil ile motosiklet çarpıştı: 1 yaralı
Antalya’da otomobil ile motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında motosiklet sürücüsü yaralandı. Kaza dün akşam Muratpaşa ilçesi Üçgen Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, aynı istikamette giden Yakup P idaresindeki 07 CFK 175 plakalı otomobil ile A.A.’nın kullandığı 07 BOJ 944V motosiklet çarpıştı. Çarpmanın etkisiyle motosiklet sürücüsü yola savrulurken, çevredeki vatandaşlar yardıma koştu. Olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralanan motosiklet sürücüsü ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı. Polis ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 10:51
Hafif ticari araçla çarpışan otomobilin sürücüsü yaralandı
Antalya’nın Manavgat ilçesinde otomobil ile hafif ticari aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında otomobil sürücüsü yaralandı. Kaza; Side Mahallesi Yavuz Sultan Selim Bulvarı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Veli Ç.’nin kullandığı 34 KSB 729 plakalı hafif ticari araç, Sultan A.’nın kullandığı 21 DZ 788 plakalı otomobil ile çarpıştı. Güvenlik kamerasına yansıyan kazada yaralanan otomobil sürücüsü, 112 sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye götürüldü. Polis ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 10:39
İtfaiye eri yangında dumandan etkilenen kediyi kalp masajı ile hayata döndürdü
Antalya’da bir dairede çıkan yangında büyük çapta hasar meydana geldi. Yangın sırasında ikamet içerisinde bulunan bir kişi polis ekipleri tarafından dışarı çıkartılırken, itfaiye ekipleri dumandan etkilenen bir kediyi kalp masajı ile hayata döndürdü. İtfaiye eri kediyi hayata döndürmenin mutluluğunu onu öperek kutladı.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 10:27
Kitap aşkı çocuklukta başladı, 11 bin kitaba ulaştı
Antalya’nın Alanya ilçesinde yaşayan 77 yaşındaki Mehmet Kaya, kitaplara adadığı yaşamıyla dikkat çekiyor. Çocukluk yıllarında başlayan okuma sevgisini bir ömre sığdıran Kaya, 18 yıldır yaşadığı evini adeta dev bir kütüphaneye dönüştürdü. Bugün evinde yaklaşık 11 bin kitap bulunduğunu belirten Kaya, bunların 10 binini okuduğunu ifade ederek, kitaplarla kurduğu bağın sıradan bir alışkanlığın çok ötesinde olduğunu ortaya koyuyor. 77 yaşındaki Mehmet Kaya’nın kitaplarla tanışması henüz küçük yaşlarda başladı. O yıllarda eline geçen her kitabı okumaya çalışan Kaya, zamanla bu alışkanlığını vazgeçilmez bir yaşam biçimine dönüştürdü. Aradan geçen yıllar boyunca kitap biriktirmeye devam eden Kaya, 18 yıl önce yerleştiği evinde koleksiyonunu büyüterek her odayı kitaplarla doldurdu. Bugün evine girenleri raflar dolusu kitap karşılıyor. Günlük yaşamında kitap okumayı merkezine aldığını dile getiren Kaya, boş kaldığı her anı kitap okuyarak değerlendirdiğini söyledi. "Azim ve tutkunun yaşı yok" Sadece okumakla yetinmeyen Kaya’nın bir diğer tutkusu ise şiir. Yıllar içinde şiire olan ilgisini geliştiren Kaya, hem şiir okumaya hem de yazmaya başladı. Duygularını kaleme dökerek ifade etmenin kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını belirten Kaya, bu ilgisinin zamanla şiir kitapları yazmasına vesile olduğunu söyledi. Evindeki kitapları büyük bir özenle koruyan Kaya, oluşturduğu bu kütüphanenin sadece kendisi için değil, aynı zamanda gelecek nesiller için de önemli olduğunu düşünüyor. İlerlemiş yaşına rağmen okuma ve yazma azminden hiçbir şey kaybetmeyen Mehmet Kaya, kitaplarla iç içe yaşamını sürdürmeye devam ediyor. Onun hikâyesi, okuma alışkanlığının bir insanın hayatını nasıl şekillendirebileceğini gözler önüne sererken, azim ve tutkunun yaşı olmadığını da bir kez daha ortaya koyuyor. "Okumaya devam ediyorum" Okumaktan hiçbir zaman vazgeçmeyen Kaya, "Okumaya hasret bir babanın çocuğuyum, babam beni okutmaya çalıştı. Okurken daha güzel sözler öğrenmeye başladım ne kadar güzel söz öğrendiysem daha güzelin peşinde koştum. Kendimi daha güzel adam yapmak için şiir yazmam gerektiğine inandım. Şiirler yazdım dergiler çıkarttım kitap okumak benim yalnızlığımı giderdi. Benim insanlık tarafımı inşa etti. Daha çok okuyunca kitap okumanın mutlak surette insanın insan olması gerektiğine inandım. Bu inancımın peşinden gittim. Ülkeme dair, insana dair, aşka dair, evine ekmek götüremeyen babalara dair şiirler yazdım. 77 yaşındayım okumaya devam ediyorum’’ dedi. "11 bin kitabım var" Evinde 11 bine yakın kitap olduğunu ve radyoya olan ilgisinin geçmişte izler bıraktığını vurgulayan Mehmet Kaya, "Benim evimin her tarafı kütüphane. 11 bine yakın kitabım var. 10 binini okumuşumdur. Okuduğum her kitaptan kendime bir şeyler aldım. Onlardan nimet devşirdim bir güzellik aldım o güzelliğin devam etmesi için de tekrardan kitap okumaya başlıyorum. Kitaplarla mutlu oluyorum. Kitabı her elime aldığımda gönlüme bir bahar gelmiş oluyor. Radyo bana geçmişimi hatırlatıyor annemi babama hatırlatıyor radyodan şiirler dinliyorum kasetlerden şiirler dinliyorum. En az bin 500’e yakın kasetim var. Her odamda bir radyo vardır. Yazı yazarken, kitap okurken şiirler dinliyorum’’ ifadelerini kullandı. "Kitap okumadığın gün karanlıktasın" Karanlıkta kalmak istemeyen gençler için kitap okumanın değerli olduğunu söyleyen Kaya, ‘’Gençlere yegane tavsiyem durmadan kitap okusunlar. Teknoloji gelişti ama mutlaka kitap okusunlar, kitapların sayfasını çevirsinler kitapların kokusunu alsınlar. Gençler evlenirken düğün davetiyesi yerine kitaplar gönderin, davetiye masraflarına kitap alın kitap gönderin. onlar da sizin sayenizde kitap okusunlar bu yeni bir alışkanlık olsun. Kitap okumadığın gün karanlıktasın. Karanlıkta kalmak istemiyorsan kitap oku’’ şeklinde konuştu.
03 Nisan 2026 Cuma - 21:33
Manzara keyfi hastanede son buldu
Antalya’nın Serik ilçesinde manzara izlemek için yol kenarında bulunan taş duvar üstünde oturan bir kişi, dengesini kaybederek yaklaşık 15 metre yükseklikten yuvarlandı. Ekiplerin operasyonuyla kurtarılan yaralı hastaneye kaldırıldı. Olay, Serik ilçesine bağlı Gebiz Mahallesi, Akçapınar Mevkiinde bulunan Çığırgan Deresi köprüsü yanında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, yol kenarında durup taş duvar üstünde oturarak manzara izlemeye başlayan Resul D. (60), bir anlık dengesini kaybetmesi sonucu yaklaşık 15 metre yükseklikten yuvarlandı. Vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye itfaiye, jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yardımıyla düştüğü yerden kurtarılan Resul D., sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Resul D.’nin hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenilirken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.
03 Nisan 2026 Cuma - 20:46
Dövüş köpeği üretip yavruların kulaklarını kesen işletmeye 323 bin TL ceza
Antalya’da bir vatandaşın, köpek üretimi yapıldığını iddia ettiği işletme hakkındaki şikayeti üzerine işletmeye 327 bin 623 TL para cezası uygulandı. Daha önce "Pitbullar üretilmesin, dövüştürülmesin" diyen vatandaşa ise 457 bin TL para cezası kesildiği öğrenildi. Kocaeli’nde yaşayan yaşam hakkı savunucusu İbrahim Kaya, Mart ayında geldiği Antalya’nın Kepez ilçesi Varsak Menderes Mahallesi’nde ormanlık alandan geçerken iri cüsseli köpekler görmesi üzerine dövüş köpeği olarak yetiştirildiklerinden şüphe ederek içeri girdi. İşletme içerisinde 20 civarında köpek ve 6-7 yavru bulunduğunu gören Kaya, üretim yapıldığını öğrendi. 26 günlük yavruların anneden ayrıldığını ve kulaklarının kesildiği fark eden İbrahim Kaya, durumu yetkililere bildirdi. İşletmecinin yavruları 30 ila 40 bin TL arasında sattığı iddiasıyla Kaya’nın şikayeti sonrası Kepez İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, işletmede denetim yaptı. Ekipler tarafından işletmeye toplam 327 bin 623 TL idari para cezası uygulanırken yaşam hakkı savunucusu İbrahim Kaya, köpeklerin üretimini ve satışını yapan şahısların bu miktarın çok daha fazlasını kazandığını, cezaların caydırıcı hale gelmesi gerektiğini belirterek, "Bu şahıs 1 ay içerisinde 43 tane yavru köpek sattığını söyledi. 43 köpek 1 milyon 300 bin TL civarında bir para yapıyor. Bu miktar parayı 1 ayda kazanan bir şahsa 323 bin TL ceza yazılması ne kadar caydırıcı. Adli ve idari para cezalarının caydırıcı şekilde arttırılmasını talep ediyoruz" dedi. Yavru köpeklerin kulakları kesilmiş Şahısların yavru köpeklerin kulaklarının kesim işleminin kendileri tarafından yapıldığını beyan ettiğini söyleyen Kaya, "Antalya Varsak Mahallesi’nde merdiven altı hayvan üretimi yapan bir şahsın adresini topladığım delillerle birlikte Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ile İlçe Tarım Müdürlüğü’ne ihbarda bulundum. Bunun üzerine buraya 323 bin TL idari para cezası kesilmiş. Burada 26 günlük yavru köpeklerin kulağının kesildiğini belgeledim. 26 günlük yavru köpeklerin kulağını bir veteriner hekim kesemez. Şahısta ‘Ben veteriner hekim çağırmıyorum. Kendim işlemlerini yapıyorum’ diyordu. Bu yavru köpeklerin karaciğerleri olgunlaşmaz. Olgunlaşmadığı içinde anestezik madde verilemez" ifadelerini kullandı. Üretim yapana 323 bin, karşı çıkana 457 bin TL ceza Annelerinden ayrılmaması ve süt emmesi gereken yavru köpeklerinin kulaklarının kesilerek işkence edildiğini vurgulayan Kaya, "Yani işkence ederek yavru köpeklerin kulağını kesiyor bu vatandaş. 3 aylık olana kadar annesinin yanında olması, süt emmesi gereken yavru köpeklerin 30 bin TL karşılığında satılmak istendiğini belgeledim. Hayvanlara işkence eden ve üreterek istismar eden bu şahsa 323 bin TL para cezası kesildi. Ben geçmiş dönemde pitbullar üretilmesin, dövüştürülmesin dediğim için bana 457 bin TL para cezası kesilmişti. Aynı zamanda bu adam köpeklerin dövüş köpeği olduğunu ve dövüş için kullanılabileceğini söylemişti. Dövüş köpeği ile de fotoğrafları var zaten sosyal medya hesabında, adli ve idari para cezalarının caydırıcı şekilde arttırılmasını talep ediyoruz" şeklinde konuştu. "Sonuna kadar mücadele edeceğiz" Merdiven altı hayvan üretimi ve dövüşü düzenleyenlerle sonuna kadar mücadele edeceklerini belirten İbrahim Kaya, "Yaşamı savunan insanlar olarak hem merdiven altı üretim yaparak geçimi sağlayan, bu şekilde istismar eden, dövüştürerek istismar eden bu canilerle sonuna kadar mücadele edeceğiz. Sokak hayvanı popülasyonunun artmasından dolayı bir yasa çıkartıldı. Fakat sokak hayvanı popülasyonu bu tarz merdiven altı üretim yapan kişiler yüzünden artıyor. Ne kadar çok satış olursa, sokağa terk etmede o kadar artıyor. Çözüm doğanı öldürmek değil, doğumu engellemek. Tarım Bakanımız hayvanlara eziyet edenlerle etkin bir şekilde mücadele edileceğini söylemişti. En çok hayvana eziyet köpekleri ve horozları dövüştürenler tarafından uygulanıyor. Bakanlık yetkililerinden de bu konuda etkin bir şekilde mücadele edilmesini bekliyoruz" dedi.
03 Nisan 2026 Cuma - 20:24
ATSO’nun 144. yılında ekonomi ve Antalya uyarısı: "Deniz trafiğimizi arttırarak, karayolu sıkışıklığımızı bir şekilde azaltalım"
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleyman, küresel gerilimlerin tarım, turizm ve sanayi üzerinde baskı oluşturduğunu belirterek, "Göç alan bir şehiriz. Fakat şehrimizi düzenlerken bu kadar trafik yoğunluğunu hiç düşünmemiştik. Antalya için istediğimiz şu; ilçeler ve şehir merkezi arasında denizimizi sadece yüzmek için kullanmayalım, serinlemek için kullanmayalım. Deniz trafiğimizi arttırarak, karayolu sıkışıklığımızı bir şekilde azaltalım" dedi. ATSO 144. Yıl Vergi ve Ali Bahar Özel Ödülleri Töreni, ATSO Atatürk Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Törende konuşan ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile eski Dışişleri Bakanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, küresel gelişmelerin ekonomi üzerindeki etkilerinden Antalya’nın üretim gücüne, turizmden altyapı ihtiyacına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Programın sonunda 144. Yıl Vergi ve Ali Bahar Özel Ödülleri sahiplerine takdim edildi. "Küresel gerilimler bugün askeri müdahalelere yol açtı" Açılış konuşmasını yapan ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, 144. yılın önemine dikkat çekerek bölgede yaşanan savaş, huzursuzluk ve gerilimlerin Türkiye ekonomisini de doğrudan etkilediğini söyledi. Hacısüleyman, "Şu anda bölgemizde cereyan eden savaş, huzursuzluk, türbülans, gerilim adına ne derseniz deyin bizleri de etkiliyor. İnşallah kısa sürede ateşkes sağlanır ve ekonomiyi etkileyen bazı konulara tekrar çözüm üretme şansımız olur. Ama görünen şu ki, ticaret savaşları olarak başlayan, gümrük tarifeleriyle başlayan gerilimler bugün askeri müdahalelere yol açtı ve şu an da dünya ekonomisinde jeopolitik riskler giderek artıyor" dedi. Artan petrol fiyatlarının üretimden ulaştırmaya, lojistikten hizmet sektörüne kadar tüm alanlarda girdi maliyetlerini yükselttiğini ifade eden Hacısüleyman, bu durumun Antalya’nın üç ana lokomotif sektörü olan tarım, turizm ve sanayiyi doğrudan etkilediğini kaydetti. Hacısüleyman, "Petrol fiyatlarının artması başlı başına bütün hizmetlerde, üretimde, ulaştırmada ve lojistikte girdi maliyetlerinin artmasına sebep oluyor. Bu da hem tarımı etkiliyor, hem turizmi etkiliyor hem de sanayiyi etkiliyor" diye konuştu. "Gübreye erişimde yaşanan sıkıntı pahalılığı artırıyor" Hacısüleyman, gübre sektöründe yaşanan küresel kısıtlamalara değinerek, "Tarımsal üretimin ana faktörlerinden bir tanesi, fidenin ve tohumun dışında gübredir. Gübre ihracatının hem Çin hem Rusya tarafından yasaklanması, gübrenin bileşenlerini oluşturan ürünlerin ve yapı taşlarının kısıtlanması Türkiye’de de tarımsal faaliyetlerde ve ürünlerde pahalılığa yol açmaya başlıyor" ifadelerini kullandı. Turizm sektörünün de savaş ve risk ortamından etkilendiğini belirten Hacısüleyman, lojistik giderleri ile sigorta maliyetlerindeki artışın paket tur fiyatlarına kadar yansıdığını söyledi. Hacısüleyman, "Turizmde lojistik dediğimiz bir unsur var. O da esas olarak taşıyıcılarımızın, uçaklarımızın yakıt fiyatlarının artmasıdır. Bu da bilet fiyatlarının artması, paket tur fiyatlarının yükselmesi anlamına geliyor. Sadece bununla kalmıyor. Savaş ve riskler sigorta maliyetlerini de artırıyor. Hem gemi taşımacılığında hem uçak taşımacılığında hem de karayolu taşımacılığında birçok maliyet yükseliyor" dedi. "Turizmin yüzde 63’ü Antalya’da gerçekleşiyor" Antalya’nın turizmdeki ağırlığına işaret eden Hacısüleyman, kentin Türkiye ekonomisi açısından taşıdığı öneme vurgu yaptı. Hacısüleyman, "Antalya turistik bir kent. Ana lokomotifi ihracat gelirleri 18 milyar dolarla ülkemizdeki başkent ve lokomotif üretici durumdadır. Türkiye’nin 150 milyon gecelemelik bir turist kapasitesi var. Bunun 95 milyonu Antalya’da gerçekleşiyor. Yani turizmin yüzde 63’ü Antalya’da gerçekleşiyor. Turizm neden ana lokomotif? Çünkü turizm her sektörden mal ve hizmet alıyor. Hepimiz turizme mal veya hizmet üretiyoruz. Ürettiğimizin fazlasını ülkemizin diğer bölgelerine gönderiyoruz. Bir kısmını da ihracat şeklinde yapılandırıyoruz. Ama bu lokomotifte en küçük bir titreme dahi herkesi etkileyebiliyor" diye konuştu. "Mart ayında başlayan huzursuzluk rezervasyon akışlarını yavaşlattı" Mart ayında başlayan huzursuzluğun rezervasyon akışlarında yavaşlamaya neden olduğunu belirten Hacısüleyman, sezon içinde tam toparlanma sağlanamaması halinde kayıpların tek haneli oranlarda hissedilebileceğini söyledi. Hacısüleyman, "Biz diliyoruz ki turizmde hiç kayıp vermeden hareket edelim. Ancak Mart ayında başlayan bu huzursuzluk rezervasyon akışlarında yavaşlamaya sebebiyet verdi. Bu yavaşlama, eğer sezon içerisinde tam toparlanma olmazsa tek haneli eksilmelere sebep olabilir. Bunlara hazırlıklı olmalıyız" dedi. Tarım, turizm ve sanayiye destek çağrısı Bu süreçte ekonomi yönetiminin sektörlere destek vermesinin önemine işaret eden Hacısüleyman, sağlanacak desteklerin ekonomiye katlanarak geri döneceğini söyledi. Hacısüleyman, "Turizm sektörünü bir şekilde destekleyebilirsek, tarım sektörümüzü bir şekilde destekleyebilirsek, sanayi sektörümüzü bir şekilde destekleyebilirsek, teşvikler oluşturabilirsek, destekler çıkarabilirsek bu alanda kat ve kat geri dönüşümüz olacak. Vereceğiniz destek boşa gitmeyecek, bize ekonomi olarak geri dönecek" ifadelerini kullandı. Yıl sonu enflasyon hedefleri ile faiz politikalarına ilişkin de değerlendirmede bulunan Hacısüleyman, yaşanan gelişmelerin ekonomik beklentiler üzerinde etkili olabileceğini vurguladı. Hacısüleyman, "Yıl sonu için hedeflediğimiz enflasyon değerlerinden bir miktar feragat etmek zorunda kalabiliriz. Yine meclis konuşmalarımızda söylediğimiz gibi faizlerin daha iyi bir ortama doğru geri gelmesi anlamında da Merkez Bankamızın alacağı kararlarda bir miktar gecikme olabilir. Bunlara da hazırlıklı olmalıyız. Beklemediğimiz bu durum bize finansmana ihtiyacımız konusunda tekrar düşünmeye sebebiyet veriyor" dedi. "Deniz trafiğini artırarak karayolu sıkışıklığını azaltalım" Antalya’nın geleceğine ilişkin yürüttükleri "Antalya 2050 vizyonu" çalışmasına da değinen Hacısüleyman, kentte nüfus ve turist sayısının hızla arttığını, ancak altyapının aynı hızla gelişmediğini söyledi. Hacısüleyman, 25 yıl önce Antalya’nın nüfusunun 1 milyon 700 bin, turist sayısının ise 3 milyon 400 bin olduğunu, bugün ise nüfusun 2 milyon 700 bine, turist sayısının da 17 milyona ulaştığını belirtti. Kentin özellikle trafik yoğunluğu açısından yeni çözümlere ihtiyaç duyduğunu ifade eden Hacısüleyman, "Göç alan bir şehiriz. Fakat şehrimizi düzenlerken bu kadar trafik yoğunluğunu hiç düşünmemiştik. Antalya için istediğimiz şu; ilçeler ve şehir merkezi arasında denizimizi sadece yüzmek için kullanmayalım, serinlemek için kullanmayalım. Deniz trafiğimizi arttırarak ve oluşturarak karayolu sıkışıklığımızı bir şekilde azaltalım. Tabii ki birçok sebep olabilir. Ama bizi en çok sıkıştıran trafik ne zaman? Yaz aylarında. O yüzden burada devlet olarak birlikte hareket edersek o zaman bunu yapma şansımız var. Çünkü yerel yönetimlerin bunlara kaynak ayırması mümkün gözükmüyor. O nedenle bunu ülkemizin, Antalya’mızın projesi olarak görmekte fayda var" dedi. Hisarcıklıoğlu: "ATSO, Avrupa’nın güçlü odalarıyla aynı standartta hizmet veriyor" TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu da, ATSO’nun Antalya’nın marka şehir haline gelmesinde çok önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Hisarcıklıoğlu, "Odamız kendini sürekli geliştirmekte, gelecek nesillere daha güçlü ve rekabetçi bir Antalya bırakmak için projeler hayata geçirmektedir. Antalya’da iş dünyamızın nabzını en iyi şekilde tutarak üyelerimizin sesine tercüman olmaktadır. Sorunlarının çözümü için devreye girmekte ve bunları sonuçlandırmaktadır" diye konuştu. KOBİ’lerin finansmana erişimini kolaylaştırmak için geçen yıl KGF kefaletli Nefes Kredisi’nin yeniden başlatıldığını hatırlatan Hisarcıklıoğlu, küresel gelişmelerin reel sektör üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu söyledi. Hisarcıklıoğlu, "Şu günlerde zor bir dönemden geçiyoruz. Kuzeyimizde ve güneyimizdeki savaşın ateşi giderek büyüyor. Küresel ekonomide belirsizlikler ve maliyetler artıyor. Tedarik zincirleri bozuluyor, öngörülebilirlik azalıyor. Enerji arzı açısından kritik önemde olan ve dünya petrol ticaretinin yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda bekleyen gemi sayısının 2 bine ulaştığı tahmin ediliyor" ifadelerini kullandı. Dünya genelinde fiyatların yükseldiğini, büyümenin yavaşladığını ve stagflasyon riskinin arttığını belirten Hisarcıklıoğlu, "Bu tür küresel şoklar kaçınılmaz olarak ülkemizi de etkiliyor. Girdi maliyetlerimiz artıyor, krediye erişim zorlaşıyor ve faizler yükseliyor. Belki de ilk defa hem yurtiçi hem de yurtdışı talebin birlikte daralacağını hesaba katmamız gerekiyor. Reel sektör olarak özellikle nakit akışını çok daha iyi yönetmemiz gerekiyor. Bilançolarımızda döviz cinsinden borç-alacak dengesinde de dikkatli olunması gerekiyor" dedi. Türkiye özel sektörünün krizlere uyum sağlama kapasitesinin yüksek olduğunu da vurgulayan Hisarcıklıoğlu, "Türkiye, dinamik, esnek ve kriz tecrübesi olan bir özel sektöre sahiptir. Bu sayede şoklara uyum sağlama kapasitesi yüksektir. Geçmişte de bunun örnekleri yaşanmıştır. Milletimiz de sakin bir tutum sergilemiş, panik hareketlere tevessül etmemiştir" diye konuştu. Çavuşoğlu:"Antalya diplomaside, bilimde ve küresel kararlarda da merkez olacak" AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu ise Antalya’nın yalnızca turizm ve tarımda değil, diplomasi, bilim ve küresel organizasyonlar bakımından da öne çıkan bir şehir olduğunu söyledi. Çavuşoğlu, "144 yıl bir şehrin ticari hafızasıdır, Antalyamızın ekonomik olarak teminatıdır. Antalya Türkiye’nin turizme açılan kapısıdır. Nisan ayında Antalya Diplomasi Forumu ile Antalya, küresel diplomasinin yeniden kalbi olacak. Ekim ayında Uluslararası Uzay Kongresi ile bilim ve teknolojinin merkezi haline gelecek. Dünyanın en büyük zirvesi KOP-31 İklim Zirvesi ile içeriden ve dışarıdan 100 bin insanın katılacağı, dünyanın geleceğine yön veren kararların alındığı bir şehir olacak" dedi. Antalya’nın ekonomik büyüklüğüne ve vergi performansına da dikkat çeken Çavuşoğlu, "Türkiye’nin altıncı büyük ekonomisiyiz. Diğer taraftan 60 bini aşkın kurumlar vergisi mükellefi ve 300 bini aşan gelir vergisi mükellefi bulunmaktadır. Bu, üretimin yaygınlığını ve ticaretin de derinliğini göstermektedir. Antalya sadece kazanan bir şehir değildir. Kazandığının karşılığını ülkesine fazlasıyla ödeyen bir şehirdir. Ve vergi kaçakçılığının en düşük olduğu illerden bir tanesidir Antalya. Antalya kendisine yapılan yatırımı fazlasıyla ülkenin ekonomisine katma değer olarak sağlayan bir şehirdir" dedi. Devletin de Antalya’nın değerinin farkında olduğunu belirten Çavuşoğlu, "Özellikle tüm bu kriz ortamında, tasarruf döneminde de Antalya’mıza hükümetimiz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yatırımları getirmek için çalışıyoruz. Antalya’nın altyapısı çok önemli. Yollar ve otoyolların yapılması ve yenilenmesi, onkoloji merkezi gibi hastaneler ve sağlık hizmetleri, genişletilen havalimanları, gençlerimize yönelik spor salonları, yurtlar, gençlik merkezleri, tarımı destekleyen göletler, barajlar ve sulama sistemleri gibi önemli yatırımları Antalya’mıza getirmek için çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya milletvekilleri, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, STK temsilcileri ve iş insanlarının katıldığı törende konuşmaların ardından ATSO 144. Yıl Vergi ve Ali Bahar Özel Ödülleri sahiplerine takdim edildi.
03 Nisan 2026 Cuma - 18:28
Başkan Kocagöz: "Bütün borçları kapattık"
Kepez Belediyesi’nin Nisan Meclisi’nde Kepez’in mali bütçesine değinen Başkan Mesut Kocagöz, "Artık Kepez’in ne esnafa ne Sosyal Güvenlik Kurumuna ne de Vergi Dairesi’ne hiçbir borcu yok. Bütün borçları kapattık" diyerek sezonun ilk yağlı güreşinin 19 Nisan’da Kepez’de yapılacağını da müjdeledi. Kepez Belediye Meclisi’nin Nisan ayı toplantısında 41 yazılı gündem maddesi görüşüldü. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz başkanlığında gerçekleşen meclis toplantısı saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Mart meclisinde alınan kararların görüşülmesi ve oylanmasının ardından Nisan ayı gündem maddelerinin görüşülmesine geçildi. Meclisin açılışında konuşan Başkan Kocagöz, MHP Genel Başkanı merhum Alparslan Türkeş ve Muhsin Yazıcıoğlu’nu rahmetle andı. Meclis salonunda, meclis üyelerine sunulan çiçeklerin belediye seralarında kurakçıl peyzaj uygulamasıyla üretildiğini bildirdi. Başkan Kocagöz, kurakçıl peyzaj uygulamalarıyla hem doğal kaynakların korunduğunu hem de estetik ve sürdürülebilir bir çevre oluşturulduğunu belirterek, sürdürülebilir bir çevre için atılan bu adımdan dolayı emekleri için belediye çalışanlarına teşekkür etti. Başkan Kocagöz, konuşması sırasında Kepez’de yapımı devam eden Otizm Parkı’nın Mayıs ayının ikinci haftasında tamamlanarak, hizmet açılacağını da bildirdi. Konuşmasını bir müjdeyle sürdüren Başkan Kocagöz, 19 Nisan’da sezonun ilk yağlı güreşinin Kepez Belediyesi tarafından yapılacağını vurguladı. Başkan Kocagöz’ün konuşmasının ardından; Belediye Meclisinin birinci ve ikinci başkan vekilleri, katip üyeleri, encümen üyeleri, Plan ve Bütçe Komisyonu, İmar Komisyonu, Mülkiyeti Değerlendirme Komisyonu, İsim Tespit Komisyonu, Kentsel Gereksinimler Komisyonu, Esnaf Sicil Takip Komisyonu, Hayvan Hakları Komisyonu ve Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’na bir yıl görev yapmak üzere üye seçimi yapıldı. Nisan meclisinde ayrıca Yağlı Güreş Düzenleyen Kentler Birliğine üye olunması, birlik tüzüğünün kabulü, birliğin doğal üyesi olan Başkan Kocagöz’ün yanı sıra 4 asil ve 2 yedek üyede işaretli oylama sistemiyle belirlendi. Meclisin 16. Maddesi olan 2025 yılı Faaliyet Raporunun görüşülmesi sırasında Başkan Kocagöz, meclis başkanlık koltuğunu 1. Başkan Vekili Veli Yılmaz’a bırakarak meclis üyelerinin yanına oturdu. Bu maddenin görüşülmesi sırasında söz alan Başkan Kocagöz, "2025 yılında gerçekleştirdiğimiz hizmet hamleleri ile Kepez ilçesi daha çağdaş daha sosyal ve daha yaşanabilir bir kent haline gelmesi için uğraş vermekteyiz. Eğitimden spora, sağlığa, kültürden çevre yatırımlarına kadar hayata geçirdiğimiz projelerle ilçe modern ve güvenli bir yaşam alanıyla buluşuyor. Hepimizin ortak değeri olan ilçemizde 105 projeyle yola çıktık. Ortak akılla hep beraber bütün meclis üyelerimizle ortaya koyduğumuz şeffaf belediyecilik anlayışıyla bugüne kadar hayata geçirdiğimiz 50 proje, ilçemiz için geleceğe atılmış bir adımdır. Yapılan çalışmalarla artık Kepez’i sel su basmıyor. Bu her şey bitmiş anlamına gelmez yine çalışmalarımız devam etmektedir" dedi. Kepez Belediyesi meclis üyeleriyle beraber gerçekleştirdikleri hizmet turunun kendisini çok memnun ettiğini, ortak akılla yürütülen Kepez’de sık sık bu çalışmalara önem vereceklerini bildirdi. Önümüzdeki günlerde Kepez’de 20 açılış yapılacağını ve 12 tane temel atma töreninin hazır olduğunu söyledi. Kepez’in mali bütçesine de değinen Başkan Kocagöz, "Artık Kepez’in ne esnafa ne Sosyal Güvenlik Kurumuna, ne de Vergi Dairesine hiçbir borcu yok. Bütün borçları kapattık. Görevi devraldığımızdaki 1 milyar 226 milyon borç sıfırlanmış durumda Bu başarı hepimizin başarısıdır. Gelir Bütçesinin gerçekleşme oranının yüzde 102.45, Gider Bütçesinin gerçekleşme oranının ise yüzde 92.33, Yatırım Bütçesinin de yıl sonu itibariyle gerçekleşme oranının yüzde 85 olduğunu bildirdi. Başkan Kocagöz, mali bütçeye yönelik açıklamalarının ardından emeği geçen herkese teşekkür etti. Faaliyet Raporunun onaylanmasının ardından Başkan Kocagöz, meclis başkanlığına geri döndü. Kepez’e 1 sağlık, 1 spor yatırımı daha Kepez’in Nisan ayı meclis toplantısında Gündoğdu Mahallesi 2480 ve 2483 Sokaklar arasında kalan mülkiyeti belediyeye ait park alanına Aile Sağlığı Merkezi yapılması, mülkiyeti Kepez Belediyesi’ne ait Kültür Mahallesi 10222 ada 6 parselin spor yatırımı için 25 yıl süre ile Gençlik ve Spor Bakanlığı adına tahsis edilmesi konusu oy birliği ile kabul edildi. Ahatlı’da 5 park isimlendirildi Mecliste Ahatlı Mahallesi’ndeki 5 park isimlendirildi. Mahalle muhtarlık binasının bulunduğu parka ‘Aydınlık Parkı’, 3142 sokak üzerindeki parka ‘Şehit Kubilay Parkı’, 3116 sokak üzerinde bulunan parka ‘Şehit Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel Parkı’, 3111 Sokak üzerinde bulunan parka ‘Güneş Parkı’, 3129 sokak üzerinde bulunan parka ‘Özgürlük Parkı’ isminin verilmesi oy birliği ile kabul edildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder