Yerel Haberler
Antalya
Manavgat Belediyesine yönelik yolsuzluk davasında sanıklar 3. kez hakim karşısında 10 Mart 2026 Salı - 23:12:38 Manavgat Belediyesine yönelik yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında 6’sı tutuklu 41 sanık, 3. kez hakim karşısına çıktı. Manavgat Belediyesi’nde aralarında görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara’nın da bulunduğu 6’sı tutuklu 41 sanığın yargılandığı davanın 3. duruşması görüldü. Manavgat 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde duruşmaya tutuklu Niyazi Nefi Kara, eski Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Engin Tüter’in de aralarında bulunduğu sanıklar, tanıklar, sanık yakınları ve tarafların avukatları hazır bulundu. Duruşmanın ilk gününde tanıklar dinlendi. Tanıklardan A.E., eski futbolcu olduğunu ve Manavgat Belediyespor’un idari işleriyle ilgilendiğini, para alışverişi hakkında detaylı bilgiye sahip olmadığını söyledi. Deplasmana otobüslerle taraftar götürüldüğünü söyleyen A.E, A.A.’ya taşımacılık işleriyle ilgili kulübün kasasından para verildiğini ama ne kadar para verildiğini bilmediğini anlattı. Tanık A.A. ise otobüsçülük yaptığını, geçen sezon oynanan bir karşılaşmada otobüslerin taşlanarak zarar görmesinin ardından şirketlerden otobüs tedarik edilemediğini belirterek, "Bazı otobüsçü arkadaşlara söyledim ve bu şekilde taraftarlar taşınmaya başlandı. Bunun için 3 sefer halinde 600 bin lira para aldım ve otobüsçülere dağıttım" dedi. Belediyede şoför olarak çalışan B.U. da davada tutuklu sanık Mehmet Engin Tüter’in talebiyle Side’de bazı mekanlardan parfüm ve alkol şişeleri aldığını, alkol şişelerini Tüter’in özel aracına parfümleri ise odasına bıraktığını söyledi. Duruşmanın ikinci celsesinde dosyaya giren ek iddianame kapsamında savunma yapan Niyazi Nefi Kara, belediyenin temizlik işleriyle ilgili yapılan ihalede rüşvet alındığı iddialarını kabul etmediğini söyledi. Sanıklardan Demir D. ile aralarında husumet bulunduğunu savunan Kara, "Kamu israfı oluşmaması için benim gayretim olmuştur. Yine belediyeye bağış ile 26 araç kazandırdım. İhale kamuya açık ve şeffaf olarak belediyemizde gerçekleşmiştir, ödemeler muhasebe tarafında yapılmıştır. Belediyenin borçlu olduğu firmalara borçları oranında ödemeler yapılmıştır. Dosyada yer alan bilirkişi raporunu da kabul etmiyorum, üzerime atılı suçlamayı kesinlikle kabul etmiyorum" diye konuştu. Sanık Mesut Kara, ek iddianamede örgüt yöneticisi olarak yer aldığını ve bu suçlamaları kabul etmediğini kaydetti. Mahkeme heyeti, tutukluların tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı yarına erteledi.
10 Mart 2026 Salı - 22:10 Selinus Antik Kenti Nijerya’da tanıtıldı Türkiye ile Nijerya arasında kültürel diyaloğun güçlenmesi adına başkent Abuja’da yapılan "İki Aşa-İki Kültür, Tek Vizyon" fotoğraf sergisinde Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) akademisyeni ve aynı zamanda Selinus Arkeolojik Yüzey Araştırmaları Başkanı Doç. Dr. Tuna Akçay’ın fotoğrafları yoğun ilgi gördü. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi ulusal ve uluslararası projelere öncülük etmeye devam ediyor. Bu kapsamda Nijerya ile kültürel bağların güçlenmesi adına yapılan "İki Aşa - Two Cultures, One Vision / İki Aşa- İki Kültür, Tek Vizyon" fotoğraf sergisine ALKÜ’den önemli bir katkı sağlandı. Nijerya’nın başkenti Abuja’da düzenlenen "İki Aşa - Two Cultures, One Vision / İki Aşa - İki Kültür, Tek Vizyon" fotoğraf sergisi, Türkiye ile Nijerya arasında kültürel diyaloğu güçlendiren anlamlı bir sanat buluşmasına sahne oldu. Abuja Yunus Emre Türk Kültür Merkezi ile Nijerya Cumhurbaşkanlığı Sanat, Kültür ve Ekonomi Özel Asistanlığı Ofisi iş birliğinde gerçekleştirilen sergi, iki ülkenin insanlarını, şehirlerini, tarihi mekânlarını ve kültürel değerlerini sanatın evrensel diliyle bir araya getirdi. Serginin açılışı, Abuja Büyükelçisi Mehmet Poroy ile Nijerya Cumhurbaşkanlığı Sanat, Kültür ve Ekonomi Özel Asistanı Ayomide Adeagbo’nun katılımlarıyla yoğun ilgi eşliğinde gerçekleştirildi. Devlet kurumlarının temsilcileri, diplomatik misyon üyeleri, sanatçılar ve çok sayıda davetlinin katıldığı açılış, kültürel diplomasi açısından dikkat çekici bir organizasyon olarak öne çıktı. Selinus ve Gazipaşa tanıtıldı Sergide, ALKÜ Turizm Fakültesi Öğretim Üyesi ve Selinus Arkeolojik Yüzey Araştırmaları Başkanı Doç. Dr. Tuna Akçay’ın Türkiye’den taşıdığı seçkin fotoğraf eserleri ile Nijeryalı sanatçılar Sope Adelaya ve Anigbogu Ozioma Uche’nin çalışmaları birlikte izleyiciyle buluştu. Doç. Dr. Tuna Akçay’ın eserleri arasında Gazipaşa’nın doğal, kültürel ve tarihi değerlerini yansıtan fotoğraflar özel ilgi görürken, bu kareler aracılığıyla Gazipaşa’nın uluslararası düzeyde tanıtımına katkı sağlandı. Serginin dikkat çeken yönlerinden biri ise, Akçay’ın fotoğrafları üzerinden Selinus Antik Kenti’nin de Nijerya’da tanıtılması oldu. Gazipaşa’nın arkeolojik hafızasında önemli bir yere sahip olan Selinus Antik Kenti, bu sergi sayesinde yalnızca bir fotoğraf teması olarak değil aynı zamanda Türkiye’nin köklü tarihi mirasını temsil eden güçlü bir kültürel değer olarak yabancı izleyicilere sunuldu. Böylece sanat, yalnızca estetik bir paylaşım alanı değil, aynı zamanda arkeolojik mirasın ve yerel kimliğin uluslararası görünürlüğünü artıran bir kültürel temsil aracı işlevi gördü. "İki Aşa - İki Kültür, Tek Vizyon" sergisi, Türkiye ve Nijerya’nın estetik hafızasını ortak bir platformda buluştururken, iki farklı coğrafyanın renklerini, ruhunu ve hikâyelerini tek bir vizyonda birleştirdi. Sergi, aynı zamanda Türkiye ile Nijerya arasında yeni kültürel köprüler kurulmasına katkı sunarak, sanatın birleştirici gücünü bir kez daha ortaya koydu. Ziyarete açık olacak sergi, sanatseverleri Abuja Yunus Emre Türk Kültür Merkezi’nde ağırlamaya devam edecek.
10 Mart 2026 Salı - 17:39 ALTSO Başkanı Erdem: "Alanya olarak çok güzel bir birliktelik içerisindeyiz" Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) Başkanı Eray Erdem bugün yaptığı açıklamada tur operatörleri ile otelcilerin turizmin en önemli paydaşları olduğuna dikkat çekerek aralarındaki ilişkinin şeffaf ve güvene dayalı olmasının önemine dikkat çekti. Erdem, sektörün lokomatifi olan acente ve otelcilerin birbirlerine her zaman ihtiyacı olduğunu hatırlattı. Sektörün iki önemli oyun kurucusu olan acente ve otelcilerin turizm merkezlerinden binlerce kilometre uzakta devam eden savaş ve yeni yangın yönetmeliği konusunda da şeffaf ve omuz omuza hareket etmesi gerektiğinin altını çizen ALTSO Başkanı Eray Erdem, "Dünyanın en etkili ve geniş katılımlı turizm fuarı ITB’de edindiğimiz bilgiler ışığında bir önceki döneme göre içinde bulunduğumuz dönemin doluluklarının daha iyi olduğunu söylemek mümkün. 2026 sezonunun da 2025’i aratmayacağı konusunda herkes mutabık. Hal böyleyken bazı acentelerin savaş ve yangın yönetmeliğini öne sürerek otelcilerin erken ödemelerini yapmadıklarını, verdikleri çekleri geri istedikleri ve fiyat kırmaya çalıştıklarını duyuyoruz. Bu en başta iç huzuru bozar ve günün sonunda otelci gerekli yenileme yatırımlarını yapamaz, yeterli istihdam sağlayamaz. Acenteler de pazarlamada sıkıntıya düşer. Bu durumda sektörün tüm paydaşları ve ülkemiz zarar görür. Bizim dışarıya burada bir kaos olmadığını iyi anlatmamız ve aksi bir hissiyatı uyandıracak davranışlar içinde bulunmamamız gerekmektedir. Kaldı ki varsa da kritik olan bu süreci hep birlikte el ele atlatmak için çabalıyor olmamız gerekmektedir" şeklinde konuştu. "Alanya birlikteliğini koruyalım" 2026 turizm sezonunu için şu ana kadar kaygı duyulacak bir durum olmadığının bir kez daha altını çizen Başkan Erdem, ayrıca gelişmelerden bağımsız olarak turizm sektörünün pandemiden bu yana tedbirli olmayı refleks edindiğini, bu manada yeni bir uyarıya gerek duymadığını vurguladı. ALTSO Başkanı özetle çoğu otelci ile acentenin uyum içinde çalıştıklarını ama bazı duyumlar üzerine de gerekli uyarıları yapmanın kaçınılmaz hale geldiğini söylediği konuşmasına, "Alanya olarak çok güzel bir birliktelik içerisindeyiz. Kaymakamımız, Belediye Başkanımız, ALTAV ve ALTİD yöneticileri ile ITB Berlin Fuarı’nda çok güzel temaslarda bulunduk. Bizler dışında yaşanan gelişmelere rağmen umutluyuz. Umarız en yakın zamanda her yerde barış tesis olur. Ben bir yandan otelcilere fiyat kırmamaları konusunda tavsiyede bulunurken bir yandan da bazı acentelerin partnerleri olan otelcilere karşı daha dostluk, şeffaflık ve işbirliği içinde olmalarını tavsiye ediyorum. Böyle olursa yediden yetmişe herkes kazanır. Alanya turizmi geçmişte çok daha büyük sorunları başarıyla aştı. Gelecekte de el ele, omuz omuza yürürsek herkesin kazanacağını düşünüyorum" dedi.
Eyüp Bülent Miran: "Emperyalist güçler, insan hakları kavramını büyük bir yalana dönüştürdüler"
10 Aralık 2025 Çarşamba - 14:07 Eyüp Bülent Miran: "Emperyalist güçler, insan hakları kavramını büyük bir yalana dönüştürdüler" Dünyada yaşanan hak ihlalleri ve zulümleri işaret eden Memur-Sen Antalya Temsilcisi Eyüp Bülent Miran, "Emperyalist güçler, insan hakları kavramını kendi siyasi, ideolojik, ekonomik çıkarları için kullandıkları büyük bir yalana dönüştürmüştür" dedi. Memur Sen-Antalya Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen-Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları gününe yönelik açıklamada bulundu. Emperyalistlerin en büyük yalanının insan hakları olduğunu belirten ve İsrail’in Gazze’de yaptığı zulmü işaret eden Miran, "Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere küresel hak, hukuk ve barış örgütleri, ya bütün bu olup bitenlere seyirci kalmakta ya da katliamlar da dâhil doğrudan zalimlerin zulmüne ortak olmakta, destek vermektedir. Hakların, barışın teminatı için teşekkül etmiş BM, bugün maalesef çare üretememekte, çaresiz insanlara sığınak olamamaktadır. Adalet mekanizmaları zulme ortak olunca, mazlumların hak ve özgürlük mücadelesi daha da zorlaşmaktadır" şeklinde konuştu. "İhlalleri sınırsızca ve sorumsuzca sürdürüyorlar" 77 yıllık geçmişi olan ve dünya barışını sağlamak için ülkelerin kabul ettiği Temel Haklar Beyannamesinin, haksızlıkları önlemede yeterli olamadığını belirten Miran, Politik ve askeri destek bulan zorbaların, katliamlara varan ihlallerini sınırsızca, sorumsuzca sürdürebildiğini söyledi. Miran, "İnsan ve medeniyet değerlerinden yana nasipsiz olan kişi, kurum ve yapılar, şahsi, siyasi veya ideolojik amaçlarına ulaşmak için baskı ve şiddete başvurmaktan geri durmuyorlar. Emperyalist güçler, insan hakları kavramını kendi siyasi, ideolojik, ekonomik çıkarları için kullandıkları büyük bir yalana dönüştürmüştür" diye konuştu. "Batı dünyası, kendi yalanının duvarına çarparak dağılmıştır" Filistin’de, Doğu Türkistan’da, Sudan’da tarihte eşi görülmedik hak ihlallerinin yaşandığının altını çizen Miran sözlerini şöyle sürdürdü: "Emperyalist güçler ve Siyonistler en alçakça işledikleri kitlesel soykırımlara, sürgünlere, en vahşi katliamlara, yıkım ve kıyımlara, özetle başkalarını -özellikle de Müslümanları- yok ederek var olmaya yönelmişlerdir. Genelde dünyanın mazlum bırakılmış, mağdur edilmiş coğrafyalarında, hususen de kan ve gözyaşının sel olup aktığı İslam topraklarında çığlıklar, feryatlar, feveranlar arşı inletmektedir. İnsan haklarına temel değer olarak inandığını söyleyen Batı dünyası, kendi yalanının duvarına çarparak dağılmış, medeniyet olarak iflas etmiştir. Alçaktan daha alçak, zalimden daha zalim olmayı kendisi için bir hak olarak gören siyonist katillerini barışın ve insanlığın üzerine salan inkârcı pozitivizmin insana ve insanlığa söyleyecek tek kelimesi kalmamıştır. Zulme, katliamlara, soykırıma rağmen Gazze’de ortaya konulan direniş, teslim olmayan insan onuru ve haysiyeti adına pek zor kazanılan ama o ölçüde muhteşem bir zafer ve ilham olmuştur. Eğitim-Bir-Sen olarak, 33 yıldır hak ve özgürlük mücadelemizi, adalete dayalı bir dünyanın özlemi, ideali ve hayaliyle sürdürüyoruz. Hiçbir zaman haksızlığa ortak olmadık, destek vermedik. Soykırımların, zulümlerin yaşanmadığı, istismar, ayrımcılık, sömürü, şiddet, açlık, sürgün, iltica gibi, insan varlığına ve onuruna yakışmayan hak ihlallerinin olmadığı adil, huzurlu bir dünya temenni ediyoruz."
Antalya’da 2 cana malolan spotçu yangında tüyler ürperten iddia: "Yanmaya hazır mısınız"
10 Aralık 2025 Çarşamba - 12:40 Antalya’da 2 cana malolan spotçu yangında tüyler ürperten iddia: "Yanmaya hazır mısınız" Antalya’da iki ayrı spotçu dükkanında çıkan yangında iki kişinin hayatını kaybetmesine ilişkin "olası kastla yangın çıkartmak suretiyle öldürme" suçlamasıyla tutuklu yargılanan sanık, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hakim karşısına çıktı. Mahkemede sanığın "yanmaya hazır mısınız" diyerek ateş başlattığı ve ölümlere sebep olduğu iddia edildi. Ölen kişilerden Mete Durupınar’ın annesi "Giden benim oğlum oldu" diyerek mahkemede ifade verirken, sanığın kasten yangın çıkardığını savundu. Muratpaşa ilçesi Varlık Mahallesi 173 Sokak üzerinde 2 Ocak 2025 tarihinde saat 21.30 sıralarında bir apartmanın girişinde bulunan ikinci el eşya satan iş yerinde yangın çıktı. Alevler kısa sürede apartmanı sardı. Çevredeki vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarı ile olay yerine çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Hızla büyüyen alevlere itfaiye ekipleri kısa sürede müdahale etti. Yangında mahsur kalan vatandaşlar itfaiye erleri tarafından dışarıya çıkartıldı. İddianameye göre yan dükkânın işletmecisi Mete Durupınar, duman nedeniyle iş yerinden çıkamayarak, yangın ortamında maruz kaldığı karbonmonoksit (CO) zehirlenmesi sonucu hayatını kaybederken, Özen Apartmanı altındaki çamaşırhanede çalışan Ahmet Özen ise yangında maruz kaldığı duman ve ısı nedeniyle ağır yaralandı, Konya Şehir Hastanesi’nde tedavi altına alındı ancak gelişen komplikasyonlar sonucu yaşamını kaybetti. Yangın itfaiye ekiplerinin uzun uğraşları sonucu söndürülürken, bitişikteki 2 binada büyük çapta maddi hasar meydana geldi. Apartmanların giriş katında bulunan çamaşırhane ve 2 spotçu dükkanı kullanılamaz hale geldi. Olay sonrası oluşturulan iddianamede, sanık Ufuk B.’nin, Ahmet Özen ve Mete Durupınar’ın ölümüyle sonuçlanan eylemleri nedeniyle iki kez "olası kastla yangın çıkartmak suretiyle kasten öldürme" suçundan cezalandırılması talep edildi. Sanığın, olay sırasında yaralanan Lokman Derya Y. ve Seval G.’ye yönelik eylemleri nedeniyle de iki kez "yangın çıkartmak suretiyle kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan göre cezalandırılması istendi. Ayrıca yangının Celal ve Özen apartmanlarında çok sayıda konut, iş yeri ve bir araca zarar vermesi nedeniyle sanık hakkında "zincirleme mala zarar verme" suçundan da ceza talep edildi. Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan yangın raporunda ise, apartmanın giriş katında bulunan 10 C numaralı spotçunun önünde istiflenen eşyalara bırakılan veya atılan bir ateş kaynağı sonucu yangının başladığının tahmin edildiği belirtildi. Alevlerin kısa sürede diğer iş yerlerine ve bitişik nizam apartmanlara sirayet ettiği ifade edilen raporda, olayın adli makamlarca değerlendirilmesinin uygun olacağı kaydedildi. Duruşma başladı Olay sonrası ilk duruşma Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Duruşmaya, sanık Ufuk B. SEGBİS üzerinden katılırken, müştekiler Emrullah D., Seval G., Olga R., Kibare A. Feyzi B., Hasibe Ö., Lokman Derya Y., Mehmet Halit T.,sanık ve müşteki avukatları katıldı. Müşteki Emrullah Demirci, şikayetinden vazgeçtiğini söylerken, "Kızım gelip baba evimiz yanıyor dedi, sigortaları indirdim, itfaiyenin gelmesini bekledim. Sanıktan şikayetçi değilim, hiçbir talebim de yok" şeklinde konuştu. "Yangını ben çıkarmadım" Sanık Ufuk B., yaptığı savunmada savcılıkta verdiği ifadeyi tekrar ettiğini söyledi. Savunmada, şu iddialara yer verdi: "Savcılıktaki ifademin aynısını tekrar ediyorum, yangını ben çıkarmış değilim. yaklaşık 2 yıl önce ailemle Malatya’da depremden zarar gördüğümüz için Antalya’ya geldim. Oturduğum yerin alt tarafında Lokman Derya Y.’ye ait spot dükkanı ve ölen ile yaralanana ait iş yerleri var. Ben bu iş yeri sahiplerinden sadece Lokman Derya Y’yi tanıyorum. Zarar gören diğer iş yeri sahipleri Mete Dumlupınar ve Ahmet Özen’i tanımam. Lokman Derya Y’den geçmişte koltuk takımı alıp bin 500 TL ödedim. Fakat sadece tekli bir koltuk geldi. Takımın diğerleri gelmedi. Bu nedenle aramızda bir anlaşmazlık vardı. 2 Ocak 2025 günü saat 20:00 sıralarında Lokman Derya Y.’nin iş yerine uğrayıp koltuk takımında umudumu kestiğim için ödediğim parayı istedi. Küfrederek beni dükkandan kovdu. Buna içerledim. Tekrar aşağıya indim. Lokman yanında daha önce tanımadığım Seval isimli bir bayanla oturuyordu. Paramı ne zaman vereceksin diye sorduğumda küfür edip metal bir cisimle bana saldırdı. Ben de korkup orada bulduğum ile Lokman’a vurdum. Boğuştuk. O sırada dükkanda Seval isimli şahıs beni tutmaya çalıştı. Lokman dükkandan kaçtığında dükkanın dışındaki malzemeler bilmediğim bir şekilde yanmaya başladı. Kendimi zorla kurtarıp dışarıya kaçtım. Yangından ailemin çıktığını görünce 100. Yıl bulvarına çıktım. Bir markette oturup alkol aldım. Daha sonra olay yerine döndüğümde yangın sönmüştü. Çöp toplayıp arabayı görüp ona binerek çöp toplamada yardımcı oldum. Gece eve 04:00 sıralarında geldim. Evimde uyudum. Sonrasında polisler gelip beni göz altına aldılar. Ben iddia edildiği gibi yangın çıkarmış iş yerine girip bir şeyler dökerek koltuğu yakmış ve bu şekilde büyüyen yangın nedeniyle kişilerin ölümüne, yaralanmasına ya da mallarına zarar vermiş değilim. Lokman Derya Y.’nin dükkanında ikinci el eşya satılmıyor, uyuşturucu satılıyor, maktuller de ondan uyuşturucu alıyordu." "Çakmakla ateşe verdi" Duruşmada dinlenen müşteki Lokman Derya Y., daha önce verdiği ifadeleri aktardı. Sanık Ufuk B.’yi üst kat komşusu olması nedeniyle tanıdığını, bir yıl önce deprem sebebiyle Malatya’dan taşındıklarını ve sanığa ikinci el eşya sattığını belirtti. Yılmaz, sanığın "A4" olarak bilinen uyuşturucuyu kullandığını bildiğini ancak bunu hiç görmediğini ileri sürerek, yılbaşı akşamı sanığın yanına gelerek ne içeceğini sorduğunu, kendisinin parasının olmadığını söylemesi üzerine Ufuk B.’nin kartından 200 TL çekeceğini ve bu parayla Zeytinköy’den A4, bulamazsa el yapımı alkol almasını istediğini iddia etti. Müşteki, sanığın verdiği parayla hiçbir şey almadığını, ertesi gün sanığın ne aldığını sorması üzerine hasta olduğu için gidemediğini söylediğini ve cebinden 100 TL çıkarıp verdiğini, kalan 100 TL’nin kendi alacağına karşılık olduğunu aktardı. Sanığın bu parayı alıp dükkândan ayrıldığını, olay günü ise hatırlamadığı bir saatte yeniden gelerek 100 TL’nin ne olduğunu sorduğunu, kendisinin de borcundan düşüldüğünü söylemesi üzerine Ufuk B.’nin hiçbir şey demeden gittiğini beyan etti. Müşteki, aynı gün saat 20.30 sıralarında Seval Gençoğlu ile iş yerinde oturdukları sırada sanığın dükkâna girerek "Sen benim 100 liramı mı yiyeceksin, yanmaya hazır mısınız?" dediğini, sağ cebinden sarı renkli bir teneke kutu çıkararak iş yerinin girişindeki üçlü koltuğa döküp çakmakla ateşe verdiğini anlattı. Yılmaz, alevleri eliyle söndürmeye çalıştığını, ardından sanığa sarıldığını, bu sırada sanığın montunun içinden çıkardığı satırla kendisine vurduğunu ve "Seni öldüreceğim" diyerek küfür ettiğini iddia etti. Yılmaz, dışarıda da alevlerin yükseldiğini, sanığın elinden kurtularak dışarı çıktığını, kısa süre sonra Seval Gençoğlu ve sanığın da dışarı çıktığını belirtti. Müşteki, sanığın kaçmasını engellemek için yanına gittiğinde Ufuk B.’nin "Senin kafanı keseceğim" dediğini ve olay yerinden sakin bir şekilde ayrıldığını öne sürdü. "Dışarı çıkmama engel oldu, satırla vurdu" Müşteki Seval Gençoğlu da olay günü akşam saatlerinde satmış olduğu hediyelik eşyaları Lokman Derya Yılmaz’ın dükkânına bırakmak için gittiğini belirtti. Saat 20.30 sıralarında fotoğrafta kendisine gösterilen sanık Ufuk B.’nin dükkâna sakin bir şekilde girerek "Yanmaya hazır mısınız" dediğini, elindeki bir cisimde bulunan sıvıyı üçlü koltuğa döküp ateşe verdiğini ifade etti. Gençoğlu, Lokman Derya Yılmaz’ın eliyle alevleri söndürmeye çalıştığını, aynı anda dükkânın dış kısmında da yangın başladığını gördüğünü söyledi. Yangın sürerken sanık ile Lokman arasında arbede çıktığını, sanığın montunun içinden çıkardığı satırla Lokman’a vurmaya başladığını aktardı. "Yardım edin" diye bağırdığı sırada Lokman’ın sanığın elinden kurtularak dışarı çıktığını, kavganın kapı önünde yaşanması nedeniyle kendisinin dışarı çıkamadığını, içeride kalan sanığın eşyalara satırla vurduğunu belirtti. Bu sırada sanığın satırın kesici olmayan kısmıyla kendi sol omzuna da vurduğunu, dışarı çıkmak istediğinde sanığın buna engel olduğunu ifade etti. Dışarı çıkabildiğinde her iki bileğinde ve saçlarında yanıklar olduğunu belirten Gençoğlu, dışarıda da Lokman ile sanık arasındaki kavganın sürdüğünü, bir süre sonra sanığın 100. Yıl Caddesi yönüne doğru yürüyerek uzaklaştığını söyledi. Yangında malzemelerinin yanması nedeniyle yaklaşık 50 bin TL zararının oluştuğunu, ölen iki kişiyi tanımadığını ve sanıktan şikâyetçi olduğunu ifade etti. "Dışarı çıkamadı" Maktul Ahmet Özen’in eşi Hasibe Özen ise Özen Apartmanı’nın 6 numaralı dairesinde eşi ve oğlu ile birlikte yaşadıklarını belirtti. Olay sırasında eşinin binanın altındaki "Anadolu Çamaşırhanesi" adlı iş yerinde çalıştığını ifade eden Hasibe Özen, yan tarafta bulunan spotçu dükkânında çıkan yangının kısa sürede büyüyerek binaya sıçradığını söyledi. Kendisinin oğlu ile birlikte dışarı çıkmayı başardığını, ancak yangının hızla yayılması nedeniyle eşinin dışarı çıkamadığını aktardı. Hasibe Özen, yangının söndürülmesinin ardından eşinin baygın halde çıkarıldığını ve ileri tetkikler için Konya Şehir Hastanesi’ne sevk edildiğini, çamaşırhane olarak kullanılan iş yerlerinin yanı sıra dairenin batı cephesinin ve ev eşyalarının zarar gördüğünü belirtti. Eşinin yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybettiğini söyleyen müşteki, sanıktan şikâyetçi olduğunu ifade etti. "Giden, benim oğlum oldu" Duruşmada söz verilen maktul Mete Durupınar’ın annesi Kibare Açalya ise, yaşananları "basit bir yangın" olarak görmediğini belirterek, "Giden benim oğlum oldu. Basit bir yangın olduğunu düşünmüyorum, kasti çıkarılmış bir yangın. Onun dükkânı ile benim oğlumun dükkânı arasında iki metre mesafe var" dedi. Açalya ayrıca, oğlunun 8 Ocak tarihinde defterine "Benim için saldırı ya da infazım olabilir" şeklinde bir not yazdığını da mahkemeye aktardı. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluğunun devamına karar vererek duruşmayı erteledi.
Konyaaltı’nın parklarına güvenlik kameraları yerleştiriliyor
10 Aralık 2025 Çarşamba - 11:28 Konyaaltı’nın parklarına güvenlik kameraları yerleştiriliyor Konyaaltı Belediyesi, Konyaaltı’ndaki parkların güvenliğini artırmak amacıyla güvenlik kameraları yerleştiriyor. Takılan kameralar ile izlenen parklarda, çocuklar başta olmak üzere tüm vatandaşlara güvenli bir ortam oluşturulması amaçlanıyor. Konyaaltı Belediyesi, ilçe genelinde yer alan bütün parklara güvenlik kamerası yerleştirme çalışmalarını sürdürüyor. Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan’ın yerel seçimler öncesinde duyurduğu projelerinden biri olan ‘Güvenli Parklar’ projesi, parkların 24 saat izlenerek, özellikle çocuklar olmak üzere, ilçe sakinlerinin güvenli bir alanda vakit geçirmelerini amaçlıyor. "Halkın huzuru ve güvenliği için" ‘‘23 Nisan Ulusal Egemenlik Parkı’ndan başlayarak Konyaaltı’ndaki tüm parklara güvenlik kameraları yerleştiren Konyaaltı Belediyesi ekipleri, son çalışmasını EXPO Parkı’nda gerçekleştirdi. İlçe genelinde yer alan tüm parkları güvenlik kameralarıyla donatacaklarını vurgulayan Konyaaltı Belediyesi yetkilileri, halkın huzuru için çalışmaların tüm hızıyla devam edeceğini vurguladı. "Bütün parklara uygulanacak" Gerçekleştirdikleri projeleri tüm bireyleri düşünerek hayata geçirdiklerini belirten Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, "Başta çocuklarımız olmak üzere, tüm bireylerin huzur ve güvenliği için parklarımıza kameralar yerleştiriyoruz. Projelerimizi her zaman Konyaaltı’mızdaki vatandaşlarımızın huzur ve güvenliğini ön planda tutarak uyguluyoruz. Son olarak EXPO Parkı’mıza kameralarımızı taktık. Güvenlik kameralarımızı tüm parklarımıza yerleştirmeye devam edeceğiz. Böylelikle ilçemizdeki parklar 24 saat boyunca izlenebilecek. Halk odaklı çalışma ve projelerimize var gücümüzle devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Rektör Prof. Dr. Özkan: "Öğrencilerimizi sadece üniversitenin bir parçası olarak değil, bu kurumun nefesi, enerjisi ve geleceği olarak görüyorum"
10 Aralık 2025 Çarşamba - 10:52 Rektör Prof. Dr. Özkan: "Öğrencilerimizi sadece üniversitenin bir parçası olarak değil, bu kurumun nefesi, enerjisi ve geleceği olarak görüyorum" Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Sağlık, Kültür ve Spor Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren kültür ve spor topluluklarının başkanlarıyla buluştu. Prof. Dr. Özkan, "Öğrencilerimizi sadece üniversitenin bir parçası olarak değil, bu kurumun nefesi, enerjisi ve geleceği olarak görüyorum" dedi. Akdeniz Üniversitesi Sosyal Tesisleri’nde Sağlık, Kültür ve Spor Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren kültür ve spor topluluklarının başkanları bir araya geldi. Etkinliğe Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli ve İleri Sağlık Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şükrü Özen, Sağlık, Kültür ve Spor Dairesi Başkanı Öğr. Gör. Ramazan Uyar, kültür ve spor toplulukları başkanları katıldı. Rektör Özkan öğrencilerle sohbet ederek, sorunlarıyla ilgili çözümler üretilmesi talimatını verdi. "Sizi hayata güçlü bir şekilde hazırlamak sorumluluğumuz" Topluluk başkanlarıyla bir araya geldiği için mutlu olduğunu söyleyen Rektör Prof. Dr. Özkan, "Ben öğrencilerimizi sadece üniversitenin bir parçası olarak değil, bu kurumun nefesi, enerjisi ve geleceği olarak görüyorum. Hepinizin ayrı bir hikâyesi, ayrı bir mücadelesi, ayrı bir hayali var. Ve bilin ki biz bu üniversitede sizi yalnızca akademik donanımla mezun etmeyi değil, hayata güçlü bir şekilde hazırlamayı sorumluluk biliyoruz" şeklinde konuştu. "143 öğrenci topluluğumuz bulunuyor" Rektör Özkan, "Dünya çok hızlı değişiyor. Artık sadece derslerde başarılı olmak, yüksek notlarla mezun olmak bir gencin geleceğini tek başına belirlemeye yetmiyor. Yeni dünya düzeninde mezunları ayıran şey, sahip oldukları diploma kadar ürettikleri projeler, topluma katkıları, takım içinde iş yapabilme becerileri ve kendilerini geliştirme çabalarıdır. Bu yüzden öğrenci topluluklarını çok önemsiyoruz. Bugün üniversitemizde 112’si kültür, 31’i spor olmak üzere toplam 143 öğrenci topluluğumuz bulunuyor. Bu sayı sadece bir istatistik değildir, Akdeniz Üniversitesi’nin gençlerine ne kadar geniş bir alan açtığının güçlü bir göstergesidir" dedi. Toplulukların öğrencilerin kendini keşfettiği yerler olduğunu ifade eden Rektör Özkan, "Topluluklar, bir fikri hayata geçirme cesaretini kazandığınız yerlerdir. Sorumluluk aldığınız, ekip olmayı öğrendiğiniz, bir arada üretmenin değerini gördüğünüz yerlerdir. Kendi liderliğinizi, yeteneklerinizi ve iletişim gücünüzü fark ettiğiniz alanlardır. Bazen bir topluluk çalışması, size hem hayatta hem meslekte ömür boyu lazım olacak bir beceriyi kazandırır: güven vermeyi, güven duymayı, birlikte hedefe yürümeyi. Bugün burada bir araya gelişimizin amacı da bu potansiyeli daha da güçlendirmek. Sizlerin deneyimleri, önerileri, ihtiyaçları ve hayata geçirmeyi planladığınız yeni fikirler bizim için çok kıymetli. ’Öğrenci odaklı üniversite’ anlayışımız gereği sizlerin sesine kulak vermeyi, sorunları birlikte tanımlayıp birlikte çözmeyi ve her türlü gelişim alanında yanınızda olmayı temel bir görev olarak görüyoruz. Sizler bu üniversitenin, bu ülkenin gururusunuz. Akdeniz Üniversitesi olarak her zaman, her adımda yanınızdayız. İyi ki varsınız. İyi ki Akdeniz Üniversitesi’nin gençlerisiniz" ifadelerini kullandı. Etkinlik toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.
Dokumapark’tan toplanan portakallar vatandaşlarla paylaşıldı
10 Aralık 2025 Çarşamba - 10:36 Dokumapark’tan toplanan portakallar vatandaşlarla paylaşıldı Kepez Belediyesi, Dokumapark’ta Destek Eğitim Kursu öğrencileri için doğayla iç içe etkinliği düzenledi. Öğrenciler, Antalya’nın simgesi portakalları dalından kopararak, taze taze yeme imkanı buldu. Etkinliğin ardından Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri tarafından toplanan portakallar, Dokumapark’ı ziyaret eden ilçe halkıyla paylaşıldı. Kepez Belediyesi, şehrin ortasında yeşilin ve turunçgilin buluştuğu Dokumapark’taki portakal bahçesinde anlamlı bir etkinliğe imza attı. Belediyenin Destek Eğitim Kursları’nda eğitim gören öğrenciler, öğretmenleriyle birlikte portakal bahçesine gelerek doğayla iç içe keyifli bir gün geçirdi. Yemyeşil ağaçlar ve portakallarla dolu dallar arasında yürüyen öğrenciler, hem doğayı deneyimleme fırsatı yakaladı hem de dalından taze meyve toplamanın mutluluğunu yaşadı. Portakallarla dolu bahçede gerçekleştirilen etkinlik, öğrenciler için hem eğitici hem de unutulmaz bir deneyim oldu. Öğrenciler, dalından topladıkları portakalları taze taze yemenin keyfini yaşadı. Portakallar ilçe halkıyla paylaşıldı Destek Eğitim Kursları öğrencilerinin doğayla iç içe gerçekleştirdiği etkinliğin ardından, Kepez Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri, Dokumapark’taki portakalları topladı. Toplanan meyveler, Dokumapark’ı ziyaret eden vatandaşlara ikram edilerek ilçe halkıyla paylaşıldı. Doğanın insan ruhunu dinlendirdiğini dile getiren Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, "Bir meyveyi dalından koparıp yemek ise bambaşka bir mutluluktur. Bizim çocukluğumuz da hep böyle doğal ortamlarda geçti. Biz de çocuklarımızın bu güzel duyguları tatmasını, bizim yaşadığımız o doğayla iç içe yaşamanın mutluluğunu yaşamalarını istedik. Bu nedenle öğrencilerimizi portakal bahçesinde böyle bir etkinlikle buluşturduk. Öğrencilerimizin etkinliğinin ardından belediye personellerimiz de portakalların tamamını topladı. Bizde bu portakalları, ilçe halkımızla paylaştık. Paylaşmak çoğalmaktır. Mutluluklar paylaştıkça çoğalır, acılar paylaştıkça azalır. Paylaşmak insanın kalbini, yüreğini büyütür, insan olmanın en güzel yanı paylaşmaktır" dedi.
Hem öğrenci, hem okul müdürü olarak voleybolda kupalar kaldırmayı başardı
10 Aralık 2025 Çarşamba - 10:12 Hem öğrenci, hem okul müdürü olarak voleybolda kupalar kaldırmayı başardı Okuduğu Manavgat Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde müdür olarak görev yapan Hasan Kırteke, öğrencilik yıllarında kazandığı kupaları bu kez okul müdürü olarak kaldırdı. İlçe Okul Sporları Tertip Komitesi organizatörlüğünde, kızlarda 26, erkeklerde 9 olmak üzere 35 takım ve 480 sporcunun katılımıyla geçtiğimiz günlerde Mehmet Akif Ersoy Spor Salonu’nda gerçekleştirilen 2025-2026 eğitim öğretim yılı Manavgat okulları arası voleybol gençler müsabakaları final karşılaşmalarıyla sona erdi. Manavgat Anadolu İmam Hatip Lisesi kız takımı yarı final oynayarak 3.’lük kupasını, erkek takımı ise final oynayarak 2.’lik kupasını kaldırmaya hak kazandı. Öğrencilerini tebrik etti Erkek takımının 2.’lik kupasını Milli Eğitim Müdürü Ali Hakan Öz verirken, kız takımının 3.’lük kupasını ise A Kalite Eğitim Kurumu Kurucu Müdürü Şerafettin Avcı takdim etti. Öğrencilerinin elde ettiği başarılarla gururlanan Manavgat Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdürü Hasan Kırteke, "Öğrenci olarak kupalar kazandığım. Manavgat Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde yönetici olarak iki kupa kazanma fırsatı veren Rabbime şükürler olsun. Başta Beden Eğitimi Öğretmenimiz Abdulkadir Akça olmak üzere emeği geçen herkese gönülden teşekkür ederim. Bu başarıyı kazanan öğrencilerimi ayrı ayrı tebrik eder başarılarının devamını dilerim. İyi ki varsınız" dedi.
Manavgat Belediyesi atık yönetimini güçlendiriyor
09 Aralık 2025 Salı - 16:48 Manavgat Belediyesi atık yönetimini güçlendiriyor Manavgat Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü, ilçe genelinde çevre temizliğini güçlendirmek ve atık toplama süreçlerini daha planlı hale getirmek amacıyla bahçe atığı, moloz atığı ve hacimli atıkların düzenli şekilde toplanmasına yönelik yeni bir uygulamayı hayata geçirdi. Çalışmanın ilk aşamasında bazı mahalleler pilot bölge olarak belirlendi. Belediyeden yapılan açıklamaya göre, pilot uygulama kapsamında atık toplama hizmeti, Pazartesi, Aşağıhisar, Bahçelievler, Emek, Eski Hisar, Salkım Evler, Yayla, Yukarıhisar, Salı günü Aşağı Pazarcı, Çağlayan, Çayyazı, Kasaplar, Milli Egemenlik, Örnek, Sanayi, Çarşamba Aşağı Işıklar, Aydınevler, Çeltikçi, Demirciler, Kavaklı, Mimar Sinan, Ulukapı, Perşembe Aşağı Işıklar, Çeltikçi, Demirciler, Sorgun, Ulukapı, Cuma günü ise Sorgun, Şelale, ve Yukarıpazarcı mahallelerinde gerçekleştiriliyor. Açıklamada, pilot listede yer almayan mahallelerde de Temizlik İşleri Müdürlüğü ekiplerinin rutin program kapsamında atık toplama hizmetine kesintisiz devam ettiği vurgulandı. Ayrıca vatandaşların atıklarını belirlenen günleri dikkate alarak dışarıya çıkarmalarının hizmetin verimliliğini artıracağı kaydedilerek, talep ve bildirimlerin 444 96 07 numaralı Halk Masa hattı veya 0532 649 96 07 numaralı WhatsApp ihbar hattı üzerinden iletilebileceği duyuruldu.
Antalya’da yarım tondan fazla hayvansal ve bitkisel bozuk gıda maddesi ele geçirildi
09 Aralık 2025 Salı - 14:59 Antalya’da yarım tondan fazla hayvansal ve bitkisel bozuk gıda maddesi ele geçirildi Kepez Belediyesi Zabıta Ekipleri, soğuk hava deposunda düzenledikleri baskında 61 kilo işlenmiş hayvansal gıda ürünü ve 513 kilo bitkisel ürün olmak üzere toplam 574 kilo bozuk gıda maddesini ele geçirip imha etti. Kepez Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Fevzi Çakmak Mahallesi Eşref Bitlis Caddesi üzerinde bulunan bir soğuk hava deposunda mevzuat dahilinde kapsamlı denetim ve kontroller gerçekleştirdi. Denetimler sırasında, kullanım ömrünü tamamlamış ve bozulmuş olduğu belirlenen büyük miktarda gıda ürününe rastlandı. Ekiplerin detaylı incelemesi sonucu, 61 kilo işlenmiş hayvansal gıda ürünü ve 513 kilo bitkisel ürün olmak üzere toplam 574 kilo bozuk gıda maddesi tespit edildi. İdari yaptırım ve ruhsatsız işletmeye tespit tutanağı İnsan sağlığını hiçe sayarak bu ürünleri depolayan iş yeri yetkilisine, Kepez Belediyesi Zabıta ekipleri tarafından idari yaptırım karar tutanağı tanzim edildi. Ayrıca, depo yetkilisinin "İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı"nı ibraz edememesi üzerine, ruhsatsız faaliyet gösterdiği gerekçesiyle ayrı bir tespit tutanağı düzenlendi. "Halk sağlığını tehdit etmeyecek şekilde imha edilmesi sağlandı" Tüm bu işlemlerin ardından, tespit edilen bozuk gıda ürünlerinin imhası için harekete geçildi. Konuyla ilgili olarak Temizlik İşleri Müdürlüğü ile müştereken tutanak tanzim edilerek, toplam 574 kilo gıda maddesinin halk sağlığını tehdit etmeyecek şekilde imha edilmesi sağlandı. Kepez Belediyesi Zabıta ekipleri, insan sağlığını tehdit eden imalatçı ve depolama firmalarına yönelik yaptığı denetimler sonucunda, bozuk ve son kullanma tarihi geçmiş gıdaların tüketicilere ulaşmasını engelledi. Kepez Belediyesi Zabıta ekipleri, vatandaşların sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşma hakkını korumak adına denetimlerin kararlılıkla devam edeceğini bildirdi.