Yerel Haberler
Antalya
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 18:00 Muhittin Böcek’in de yargılandığı davada "tehdit" ve "menfaat" iddiaları Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de bulunduğu 3’ü aynı dosyadan tutuklu toplam 41 sanık yeniden yargılanmaya başlandı. Duruşmada suçtan zarar gören Emin Hesapçıoğlu, Muhittin Böcek ile seçim öncesi yaptığı görüşmelere yönelik; "Seçim için maddi yönden destek olmamı istedi, seçimi kazanacağını, destek vermezsem zarar göreceğimi söyledi" derken, müşteki Evren Topal ise "Hayatım bitme noktasına gelmiş, ben şikayetçi olmayacağım da kim şikayetçi olacak" ifadelerini kullandı. Hesapçıoğlu’nun beyanlarının ardından söz alan Muhittin Böcek ise, "Tutuklandıktan sonra ifadeleri değişmiştir. Sadece kendisini kurtarmak için konuşuyor" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davanın görülmesine Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmada, aralarında görevinden uzaklaştırılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in de bulunduğu 3’ü tutuklu toplam 41 sanığın yargılandığı dosyada suçtan zarar görenlerin ifadeleri alındı. Dava kapsamında tutuklu sanıklar Muhittin Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek, Fazlı Ateş ile Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik başka bir soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Ali Altun, Yasin Yellice, Zuhal Böcek, Mehmet Okan Kaya ve Levent Şapçılar’ın da aralarında bulunduğu 41 sanık yargılanıyor. Muhittin Böcek ve Fazlı Ateş mahkeme salonunda hazır bulunurken, Zuhal Böcek, Yasin Yellice ve Mehmet Okan Kaya duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katıldı. Rahatsızlığı nedeniyle duruşmaya katılamayan Gökhan Böcek ve İlker Arslan’ın bulunmadığı duruşmayı taraf yakınları ve avukatların yanı sıra Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Özdemir de takip etti. "Seçim için destek olmazsam zarar göreceğimi söyledi" Duruşmada ifadesi alınan suçtan zarar gören Emin Hesapçıoğlu, kendisinden nakdi olarak alındığını öne sürdüğü paralar ve araç alımı eylemine ilişkin ifade verdi. 25 Eylül tarihli ifadesini tekrar ettiğini belirten Hesapçıoğlu, son yerel seçimlerden 3 ay önce Muhittin Böcek’in kendisini WhatsApp üzerinden aradığını ve ASAT’taki makamına gittiğini anlattı. Hesapçıoğlu, "Seçim için maddi yönden destek olmamı istedi. Seçimi kazanacağını, destek vermezsem zarar göreceğimi söyledi. Olumlu ya da olumsuz cevap vermedim, geçiştirdim. Bir süre sonra Gökhan Böcek yanıma geldi, seçim için maddi destek vermemi istedi. Bunun üzerine Muhittin Böcek’i aradım, AKM’deki ofisine çağırdı. ‘Oğlunuz benden para istiyor’ dediğimde, ‘Bilgim var’ dedi. Seçimde kendisine destek olmazsam zarar göreceğimi, seçimi kendisinin kazanacağını söyledi. Akabinde, ‘Bundan sonra Gökhan senin yanına gelecek, ne söylerse gereğini yapmalısın’ dedi" ifadelerini kullandı. Bu sözleri tehdit olarak değerlendirdiğini belirten Hesapçıoğlu, yeniden seçilmesi halinde işlerinde sıkıntı yaşayacağını düşündüğü için talepleri kabul ettiğini söyledi. Hesapçıoğlu, "Bu tehdit karşısında yeniden seçilmesi halinde işlerimde sıkıntı yaşayacağımdan çekindim. Yeniden seçilirse sıkıntı göreceğimi düşündüğüm için Gökhan Böcek’in seçim giderleri kapsamında benden istediği 1 milyon TL nakdi ve 1 milyon TL değerindeki yakıt kartını seçim öncesinde Gökhan Böcek’e elden teslim ettim" dedi. "‘Muhittin Böcek belediye başkanı olduğu sürece gerçekleştiremezsin" Emin Hesapçıoğlu, 2018 yılında imarlı olarak satın aldığını belirttiği akaryakıt istasyonuna ilişkin de beyanda bulundu. Herhangi bir yasal engeli olmayan yer için inşaata başlamak üzere proje çizdirdiğini ve müracaat ettiğini anlatan Hesapçıoğlu, belediye tarafından taleplerinin çeşitli gerekçelerle bekletildiğini ileri sürdü. Hesapçıoğlu, "2018 yılında akaryakıt istasyonunu imarlı olarak satın aldım. Herhangi bir yasal engeli olmayan yerime inşaata başlamak üzere proje çizdirdim, müracaat ettim. Ancak Büyükşehir Belediyesi, yakınlarda Camii olmasına rağmen istasyonda mescit olmadığı ve otomasyon odası olması gerektiği gibi bahanelerle taleplerimizi dondurdu. Bu düzeltmeleri yaptık. 4-5 ay geçtikten sonra belediyede bu konuda yetkili olan Serkan T.’den randevu istedim" diye konuştu. Serkan T. ile görüşmeye gittiğini, görüşme sırasında başka bir odaya geçtiklerini belirten Hesapçıoğlu, geçtikleri odada Gökhan Böcek’in bulunduğunu söyledi. Hesapçıoğlu, "Gittiğimiz odada Gökhan Böcek vardı. Beni Gökhan Böcek’le baş başa bırakarak Serkan T. ayrıldı. Gökhan Böcek, süreçten haberdar olduğunu ifade etti. Bu sürecin çözülmesini istiyorsam birtakım talepleri olacağını söyledi. Serkan T.’nin oğlunun eğitim masraflarının karşılanması için 1 milyon TL destek olmamı ve kendisinin bir arabaya ihtiyacı olduğunu söyledi. Bu talepler yerine getirilmezse, ‘Muhittin Böcek belediye başkanı olduğu sürece gerçekleştiremezsin’ dedi. Bana göre beni tehdit etti" ifadelerini kullandı. "Tehditleri kısmen engellemek amacıyla aracı teslim ettim" Hesapçıoğlu, söz konusu süreçte talep edildiğini öne sürdüğü aracı kira sözleşmesi yaparak teslim ettiğini anlattı. Aracın mülkiyetini vermemek ve baskıları azaltmak amacıyla bu yönteme başvurduğunu söyleyen Hesapçıoğlu, daha sonra kira bedelleri için hukuki süreç başlattıklarını belirtti. Hesapçıoğlu, "Daha sonra kira sözleşmesi yaparak kendisinin talep ettiği aracı teslim ettim. Hem aracın mülkiyetini vermemek hem de bu tehditleri kısmen engellemek amacıyla aracı bu şekilde teslim ettim. Kiralama bedellerine ilişkin faturaları kestim. Benden baskı ile aldıkları bu bedelleri geri almak istiyordum. Daha sonra bu işlem için de icra takibi yoluna başvurarak aracın kirasının ödenmesi için işlem başlattım" dedi. "Diğer istasyonlarımın da mühürleneceği korkusuyla baldızına aracı verdim" Gökhan Böcek’in 2024 yılı Mart ayı başlarında baldızının bir araca ihtiyacı olduğunu söylediğini ileri süren Hesapçıoğlu, kırmızı renkte bir aracın beğenildiğini ve satış yapılmaması konusunda personelini uyardığını belirtti. Hesapçıoğlu, aracın teslim alınacağı gün tadilat yapılan istasyona belediye ekiplerinin kontrole geldiğini ve yapı tatil zaptı tutularak inşaatın mühürlendiğini ifade etti. Hesapçıoğlu, "Aracı teslim alacağı gün tadilat yapılmakta olan istasyonda belediyenin ekipleri kontrole gelmiş, yapı tatil zaptı tutarak inşaatı mühürlemişler. Aynı gün Gökhan Böcek, baldızını alıp yanıma ziyarette bulundu. Geldiğinde istasyonumun mühürlendiğinden haberi olduğunu ve daha sonra başka istasyonlar için de işlem yapılacağına dair bilgi aldığını söyledi. Aracın ödemesini hemen yapamayacağını, mayıs ayında parasının geleceğini, o zaman ödemeyi yapacağını söyledi. Diğer istasyonlarımın da mühürleneceği korkusuyla baldızına aracı verdim, baldızı adına fatura kestirdik" diye konuştu. Araçla ilgili süreci avukatlarına verdiklerini ifade eden Hesapçıoğlu, "Daha sonra icra takibi için konuyu avukatlarıma vermiş durumdayız. Araç akşam saatlerinde teslim edildi, aynı gün kontrole gelinmesi ilginç bir tesadüf gibi geliyor. Gökhan, Muhittin Böcek’in oğludur. Şehrin her ilçesinde iş yerlerim var ve bu konuda üstüme gelinmemesi için talepleri kabul ettim" dedi. "Talebi yerine getir dedi" Hesapçıoğlu, ifadesinin devamında Gökhan Böcek’in İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın tutuklanmasının ardından ailesine yardım topladığını söylediğini ileri sürdü. Hesapçıoğlu, "Gökhan Böcek, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın tutuklanmasından sonra ailesine yardım topladığını, bana da 50 bin dolar düştüğünü söyledi. Ardından Muhittin Böcek beni aradı, ‘Gökhan seni aramış, talebi yerine getir’ dedi. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı beni aradığı için işlerime zarar gelir korkusuyla 300 bin TL verdim" ifadelerini kullandı. "Sadece kendisini kurtarmak için konuşuyor" Emin Hesapçıoğlu’nun ifadesinin ardından söz alan Muhittin Böcek, Hesapçıoğlu’nun beyanlarına cevap verdi. Böcek, ifadelerin değiştiğini savunarak, Hesapçıoğlu’nun kendisini kurtarmak amacıyla konuştuğunu ileri sürdü. Böcek, "Tutuklandıktan sonra ifadeleri değişmiştir. Sadece kendisini kurtarmak için konuşuyor. Yeğeni ve oğluyla birlikte benim makamıma gelip ‘Duayen başkan’ diyerek sohbette bulundu. Gökhan Böcek ile haftada bir kez bir araya geliyordu. Kendisine, ‘Gökhan Böcek, geleceğin başkanı’ diye hitap ediyordu" dedi. "Başkanın oğlu olmazsa benimle herhangi bir ilişkisi olamaz" Muhittin Böcek’in sözlerine cevap veren Emin Hesapçıoğlu, her belediye başkanını ziyaret ettiği gibi Muhittin Böcek’i de ziyaret ettiğini söyledi. Şirketlerinin farklı belediyelerden ihale aldığını belirten Hesapçıoğlu, Gökhan Böcek ile samimiyetinin bulunmadığını ifade etti. Hesapçıoğlu, "Her başkanı ziyaret ettiğim gibi Muhittin Böcek’i de ziyaret ettik. Benim şirketlerim her belediyeden ihale almaktadır. Antalya Büyükşehir Belediyesi iştirak şirketlerinden de ihale aldım. Gökhan Böcek ile bir samimiyetim yok, çocuğum yaşındadır. Muhittin Böcek’in oğlu olması sıfatıyla tanırım. Başkanın oğlu olmazsa benimle herhangi bir ilişkisi olamaz. Muhittin Başkanı 30 yıldır tanırım. Benden taleplerde bulunmuştu, taleplerini yerine getirmediğim zaman işlerim yok sayılmıştır" dedi. "Uygunsuz olan işyeri için cezai işlem başlatılmıştı" Hesapçıoğlu’nun ifadesinin ardından tutuksuz yargılanan sanık Serkan T. de beyanda bulundu. 2024 yerel seçimlerinden sonra genel sekreter yardımcılığı görevinde bulunduğunu belirten Serkan T., sorumluluğu altında kaçak yapılarla ilgili bir birimin olduğunu söyledi. Serkan T., "2024 yerel seçimlerinden sonra genel sekreter yardımcılığı görevinde bulundum. Sorumluluğum altında, kaçak yapılarla ilgili bir birim bulunmaktaydı. 2025 yılında akaryakıt istasyonuyla ilgili proje bölümünün bir şikayeti oldu. Projenin uygun olmadığına dair bir dilekçe yazıldı. Belediye personelimiz alana giderek birtakım tespitler yaptı ve aykırılıklar tespit etti. Bunun üzerine Gökhan yanıma gelerek yıkılmaması konusunda taleplerde bulundu. O şekilde olamayacağını kendisine ilettik. Muhittin Başkan’a da iletince bunun belediyeye ait mülkiyet olduğunu söyledi. Ancak bizim yaptığımız tespitlerde uygunsuz olan işyeri için cezai işlem başlatılmıştı" ifadelerini kullandı. "Aralarında ahbaplık ilişkisi vardı" Gökhan Böcek ile Emin Kemal Hesapçıoğlu arasındaki ilişki sorulan Muhittin Böcek’in şoförü sanık Onur Nasuh ise taraflar arasında arkadaşlık ilişkisi bulunduğunu öne sürdü. Nasuh, "Gökhan ile Emin Kemal Hesapçıoğlu’nun arasında ahbaplık ilişkisi vardı. Saatlerce otururlardı. Birlikte yemek yerlerdi ve sürekli de görüşürlerdi" diye konuştu. "Hayatım bitme noktasına gelmişti" Müşteki Evren Topal ise 20 yıldır Antalya’da asfalt ve yol işleri yaptıklarını, 19 ilçede birçok ilçe belediyesine iş yaptıklarını belirtti. 2020 yılında içme suyu imalatına başladıklarını ve büyük bir ihale aldıklarını söyleyen Topal, işin yüzde 50 seviyesine geldiği dönemde yaşanan süreçleri anlattı. Topal, "20 yıldır Antalya’da asfalt yol işleri yapıyorduk. 19 ilçede birçok ilçe belediyesine iş yaptık. 2020 yılında içme suyu imalatı yapmaya başladık, büyük bir ihale aldık. Biz burada işe başladık, işimizin yüzde 50’sine gelmiş bulunmaktaydık. 29 gün Antalya’da yağmur yağdı. Daire Başkanı Osman Sütçü, bir an önce gereken yolların asfaltlanması konusunda yazılar yazdı. Hava müsait olunca asfaltlamayı yapalım dedik, sözleşmemiz feshedildi" dedi. Aradan zaman geçtikten sonra tekrar asfalt ihalesi aldıklarını belirten Topal, 5 ay boyunca hakkedişlerini alamadıklarını ileri sürdü. Topal, "Aradan zaman geçti, tekrar asfalt ihalesini aldık. 5 ay boyunca hakedişlerimizi alamadık. Belediyenin en altından en üstüne kadar her personeline ulaşmaya çalıştık ama netice alamadık. Genel müdür yardımcısı ile toplantı yaparken Osman S. geldi. ‘Daha önce içme suyu projeniz de feshedildi, sen konuyu anlamadın, gelsin seni Tayyip Erdoğan kurtarsın’ dedi" ifadelerini kullandı. "Bana kolaylık sağlayabileceklerini söyledi" Topal, Osman S.’nin daha sonra şantiyeye geldiğini ve kendisinden 2 milyon TL talep ettiğini iddia etti. Topal, Serkan T., Gökhan Böcek ve adını vermek istemediği bazı kişilerin içinde olduğu bir sistemden kendisine bahsedildiğini öne sürdü. Topal, "Daha sonra şantiyeye gelip 2 milyon talep etti. Serkan T., Gökhan Böcek ve adını vermeyeceği bazı kişilerin içinde olduğu bir sistemden bahsetti, bana kolaylık sağlayabileceklerini söyledi. Daha sonra bu iş çözülmedi, çözülmediği için zaman zaman sıkıştırdım. Şikayetçi olmadan önce param ödendi. Hayatım bitme noktasına gelmiş, ben şikayetçi olmayacağım da kim şikayetçi olacak. Kendimin ve ailemin can güvenliğinden endişem var" diye konuştu. "Evleri iki ay arayla üzerime aldım" Duruşmada malen sorumlu sıfatıyla ifade veren Meltem Yılmaz da beyanda bulundu. Tuncay S.’nin eski eşi olduğunu ve 10 yıl önce boşandıklarını belirten Yılmaz, eski eşinin yeniden evlenmek istediğini ve iki çocuğu üzerine daire yapmak istediğini söylediğini aktardı. Yılmaz, "Tuncay S.’nin eski eşiyim. 10 yıl önce boşandım, 2 çocuğumuz vardı. 2 yıl önce yeniden evlenmek istediğini ve 2 çocuğum üzerine daire yapmak istediğini söyledi. Bana gidip sen tapu alacaksın dedi. Demir Bey’le ilk kez orada karşılaştık. Evleri 2 ay arayla üzerime aldım. Ailesi zengin bir aile, maddi durumları iyi diye biliyorum. Evlerin 1+1 ve 2+1 olması nedeniyle o kapasiteye sahip olduğunu düşündüğüm için başka bir şey aklıma gelmedi" şeklinde konuştu. Duruşma, tanıkların ifadelerinin dinlenmesiyle devam edecek.
Su tüketimiyle ilgili doğru bilinen yanlışlar
31 Ocak 2026 Cumartesi - 12:01 Su tüketimiyle ilgili doğru bilinen yanlışlar Su sağlıklı yaşamın vazgeçilmezleri arasında yer alsa da uzmanlar tarafından, her birey için aynı miktarda tüketilmesinin doğru olmadığını, özellikle kısa sürede aşırı su içmenin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini ve suyun ancak doğru kişide, doğru miktarda fayda sağladığını ifade edildi. Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Dahiliye Bölümü’nden Uzm. Dr. Erbil Çümen, su tüketimiyle ilgili toplumda doğru bilinen yanlışlara dikkat çekti. Suyun sağlıklı yaşamın olmazsa olmazı olarak görüldüğünü belirten Çümen, "Vücudumuzun yaklaşık dörtte üçünün su olduğunu boşuna dile getirmiyoruz. En sık duyduğumuz cümlelerden biri "Ne kadar çok su içersen o kadar sağlıklısın." Oysa bu düşünce her zaman doğru değil. Gereğinden fazla su içmek, özellikle kısa sürede çok miktarda alındığında vücutta ciddi sorunlara yol açabiliyor. Aşırı su tüketimi, kandaki tuz dengesini bozarak baş dönmesi, bulantı, hatta bilinç kaybına kadar gidebilen tablolara neden olabiliyor. Su, her gün kullanmak zorunda olduğumuz bir ilaç gibi düşünülmelidir; doğru kişide, doğru miktarda fayda sağlar. En sağlıklı yaklaşım, vücudu dinlemek, aşırıya kaçmamak ve varsa hastalıklara göre su tüketimini doktor önerisiyle düzenlemektir" dedi. "Susamıyorsak suya ihtiyacımız olmadığı düşüncesi yanlıştır" Özellikle yaşlılarda katabolizma bazı hormon dengelerinin değişmesi nedeniyle susama hissi azalttığını ifade eden Çümen, "Yani kişi susamadığını düşünse bile vücudu susuz kalmış olabilir. Bu nedenle ’canım su istemiyor’ demek, yeterince su aldığınız anlamına gelmez. Öte yandan gün boyu sürekli su içen, şişesini elinden düşürmeyen bazı kişilerde de farkında olmadan fazla su alımı görülebilir. Hatta su zehirlenmesi dahi yaşayabilirler. Burada önemli olan dengeyi yakalamaktır" şeklinde konuştu. "Çay ve kahvenin su yerine geçtiğini düşünmek bizi yanılgıya düşürür" Çümen, Çay ve kahve su içerir ama fazla tüketildiklerinde vücuttan su atımını artırırlar. Yani "nasıl olsa çay içiyorum" diyerek su içmemek doğru bir yaklaşım değildir. Su tüketimimize göre idrar rengimiz değişir, ancak koyu idrar az su içtiğimizi, açık renk idrar çok ya da yeterli su içtiğimizi her zaman göstermeyebilir. Bu konuda genelleme yapmak mümkün değildir" diye konuştu. "Böbrekleri temizlemek için bol su içmek gerekir" Böbrek taşı olan kişilerde yeterli su içmesinin çok önemli olduğunu belirten Çümen, "Ancak kalp yetmezliği, ileri böbrek hastalığı veya karaciğer sirozu olan hastalarda fazla su içmek, vücutta su toplanmasına, nefes darlığına ve hastaneye yatışlara neden olabilir. Bu hastalarda su miktarı mutlaka doktor tarafından bireysel olarak değerlendirilip belirlenmelidir" ifadelerini kullandı. "Herkesin günde mutlaka sekiz ila on bardak su içmesi gerekir" Çümen son olarak, "Su ihtiyacı kişiye göre değişir. Yaş, kilo, günlük hareket miktarı, terleme, gebelik, emzirme ve hatta yaşanılan şehir bile bu ihtiyacı etkiler. Sıcak bölgelerde yaşayan bir kişiyle serin bir şehirde yaşayan bir kişinin su ihtiyacı aynı değildir. Bu yüzden tek bir rakam herkese uymaz" dedi.
Yağış sonrası bozulan yollar onarılıyor
31 Ocak 2026 Cumartesi - 10:54 Yağış sonrası bozulan yollar onarılıyor Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, Fen İşleri Daire Başkanlığı ile Yol Yapım, Bakım ve Onarım ekipleri kent genelinde aşırı yağışlar nedeniyle bozulan yollarda bakım ve onarım çalışması yürütüyor. Ekipler, içme suyu altyapı çalışmaları kapsamında açılan hatlarda, yoğun yağışların ardından oluşan bozulmalara hızla müdahale ederken, vatandaşların günlük yaşamının olumsuz etkilenmemesi amacıyla öncelikle geçici dolgu çalışmaları yapılırken, uygun teknik şartların oluşmasının ardından kalıcı asfalt kaplamalar yapılacak. Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü İçme Suyu Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında; içme suyu hatlarının yenilenmesi ve bakım-onarım faaliyetleri sonrasında açılan yol kesimlerinde, yağışların etkisiyle meydana gelen bozulmalar tespit edilerek hızla onarılıyor. Ekipler, asfalt öncesi zeminin oturması ve gerekli teknik şartların sağlanması amacıyla öncelikle geçici dolgu uygulamalarını gerçekleştiriyor; dolgu sürecinin tamamlanmasının ardından ise program dahilinde kalıcı asfalt çalışmaları hayata geçirilecek. Konyaaltı’nda aşamalı yol onarımı Konyaaltı ilçesinde başlatılan içme suyu altyapı çalışmalarının ardından, içme suyu hatlarının geçtiği güzergâhlarda dolgu işlemleri tamamlandı. Belediye Caddesi, Atatürk Caddesi, Gazi Mustafa Kemal Caddesi ile Gürsu 304 Sokak’ta yürütülen çalışmalar kapsamında, açılan hatlar geçici dolgu ile kapatılarak ulaşım güvenliği sağlandı. Teknik şartların oluşmasının ardından bu bölgelerde program dâhilinde kalıcı asfalt çalışmaları gerçekleştirilecek. Kardeş Kentler Caddesi - havaalanı güzergâhına sıcak asfalt Aksu ilçesinde bulunan Lara Caddesi ile Kardeş Kentler Caddesi’nin havaalanı gidiş güzergâhı, olumsuz hava şartlarından etkilendi. Lara Caddesi’nde bakım ve onarım çalışmaları kapsamında Fen İşleri Daire Başkanlığı ekipleri tarafından asfalt yenilemesi yapılırken, turizm açısından büyük önem taşıyan havaalanı güzergâhına ise sıcak asfalt serimi gerçekleştirildi. Gümüşkavak ve Beldibi yolları açıldı Alanya ve çevresinde etkili olan şiddetli yağış beraberinde heyelan ve toprak kaymalarını da yol açtı. Ulaşımda herhangi bir sorun yaşanmaması için teyakkuz halinde olan Büyükşehir ekipleri, sorunların yaşandığı bölgelerde çalışma yaparak yolları güvenli hale getiriyor. Gümüşkavak ve Beldibi Mahallesi grup yollarında yaşanan toprak kayması ve heyelan sonrası Antalya Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Alanya ekipleri bölgeye gönderdiği iş makineleriyle kısa sürede yolları açtı. Gümüşkavak’da taş ve toprakla tıkanan şarampol ve yol temizliği gerçekleştirildi. Dim Grup Yolu ve Bucak Mahallesi yolunda heyelan nedeniyle yola düşen kaya, taş ve toprak iş makineleriyle temizlenerek yol trafiğe açıldı. Diğer yandan toprakla dolan şarampoller ise kepçe yardımıyla temizlenerek yol güvenli hale getirildi.
TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Doğal afetler tarım sektörünü her geçen yıl daha fazla etkilemektedir"
31 Ocak 2026 Cumartesi - 10:54 TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Doğal afetler tarım sektörünü her geçen yıl daha fazla etkilemektedir" Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Manavgat’ta meydana gelen hortumdan zarar gören tarım alanları ve seralarda incelemelerde bulundu. Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, hortumdan zarar gören sera ve tarım arazilerinde incelemelerde bulunarak üreticilerin sorun ve taleplerini dinledi. İncelemelerin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Hortumun tarımsal üretimde ciddi kayıplara yol açtığını, Manavgat’ta yaklaşık 390 dönüm sera alanının zarar gördüğünü belirten Bayraktar "390 dönüm seranın yanında 10 dönüm zeytin ve avokado bahçesi de afetten etkilendi. Afetten 48 çiftçimiz zarar gördü. Bu alanların 248 dönümü sigortalı, 142 dönümü ise sigortasız. Domates, biber, patlıcan, kabak, salatalık, çilek, karpuz fideleri ile birlikte muz, avokado ve zeytin ürünlerinde ciddi hasar var. Doğal afetler tarım sektörünü her geçen yıl daha fazla etkilemektedir. Afetler artarak devam ediyor. TARSİM’i Türkiye genelinde daha fazla çiftçiye ulaştırmamız, daha geniş alanlarda etkin hale getirmemiz gerekiyor" diye konuştu. Sigortası olmayan üreticilerin de desteklenmesi gerektiğini belirten Bayraktar "2025 yılında 65 ilde yaşanan don felaketinin ardından sigorta kapsamı dışında kalan üreticilere yardımlar yapıldı. Aynı desteğin Manavgat’taki hortum, sel ve dolu afetlerinden etkilenen üreticiler için de sağlanmasını talep ediyoruz" dedi. Üreticilerin en önemli sorunlarından bir tanesinin de krediye erişimde yaşadığı sorunlar olduğunu belirten Bayraktar, "Üreticilerimiz kredi alma yönündeki engellerin kaldırılmasını istiyor. Yaptığımız tespitleri Ankara’da ilgili bakanlıklarımızla paylaşacağız. İnşallah 2026 yılı, 2025 yılı gibi afetlerle anılmaz. Çiftçilerimize tekrar geçmiş olsun" dedi. İncelemelerin ardından Manavgat Ziraat Odasına ait Doğançam Mahallesi’nde bulunan Zeytinyağı Fabrikasına gelen Bayraktar, fabrikada incelemelerde bulundu ve Manavgat Ziraat Odası Başkanı Rasim Metin’den fabrika hakkında ayrıntılı bilgi aldı. Ziraat Odalarının üreticilerin hayatını kolaylaştırmak için çalışmalarda bulunduğuna dikkat çeken Bayraktar "Manavgat Ziraat Odamız bu konuda en önde gelen odalarımızdan bir tanesidir. Taşağıl’da bulunan fabrikanın ardından burada yeni bir zeytinyağı fabrikası açarak üreticilerimize yarar sağlamıştır. Ben başta başkanımız Rasim Metin olmak üzere yönetim kurulu ve meclis üyelerimizi kutluyorum" dedi.
Antalya, gıdada güvenin markası oluyor
31 Ocak 2026 Cumartesi - 10:08 Antalya, gıdada güvenin markası oluyor Muratpaşa’da gıda işletmelerinde hijyen ve gıda güvenliği standartlarını yükseltmek amacıyla hayata geçirilen Gold Town Gıda Güvenliği ve Hijyen Sertifika Programı, Antalya’yı bu alanda uluslararası ölçekte bir marka haline getirme hedefiyle büyüyor. Uygulamanın Kepez ve Konyaaltı ilçelerine yayılması için önemli bir adım atıldı. Muratpaşa Belediyesi’nin; Antalya Gastronomi Yatırımcıları ve İşletmecileri Derneği (AGYİD) ve hijyen alanında dünya çapında faaliyet gösteren Diversey iş birliğinde yürüttüğü program kapsamında, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal ve beraberindeki heyet; Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ve Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan ile bir araya geldi. Heyette AGYİD Başkanı Zeki Özen, Başkan Yardımcısı Burak Ünlüler ile yönetim kurulu üyeleri Güray Kanan ve Ersun Elmas da yer aldı. Görüşmede, Antalya genelinde ortak bir gıda güvenliği ve hijyen standardı oluşturulması ele alındı. Gönüllülük esasına dayalı olarak yürütülen Gold Town Sertifika Programı kapsamında restoran, kafe, lokanta ve pastanelerin; depolama şartları, pişirme ve saklama sıcaklıkları, havalandırma sistemleri ile kullanılan ürünlerin kalite ve uygunluğu gibi birçok başlıkta kapsamlı denetimlerden geçirildiği aktarıldı. Belirlenen kriterleri karşılayan işletmelerin Gold Town Sertifikası almaya hak kazandığı ifade edildi. "Antalya için ortak vizyon" Görüşmelerde, Gold Town Sertifika Programı’nın yaygınlaştırılmasıyla Antalya’nın yalnızca turizmde değil, güvenli ve hijyenik gıda alanında da uluslararası ölçekte örnek gösterilen bir şehir haline gelmesi hedefi vurgulandı. Programın Kepez ve Konyaaltı’na da yayılmasıyla Antalya’nın, gıda güvenliği ve hijyen konusunda kent ölçeğinde bütüncül bir marka yaklaşımı geliştirmesi ve bu modeli uluslararası platformlara taşıması amaçlanıyor.
Ender Örenç: "Aldığımız bu 1 puanla ligdeki konumumuzu biraz daha rahatlatmak istiyoruz"
31 Ocak 2026 Cumartesi - 00:57 Ender Örenç: "Aldığımız bu 1 puanla ligdeki konumumuzu biraz daha rahatlatmak istiyoruz" Antalyaspor Yardımcı Antrenörü Ender Örenç, Trabzonspor maçının ardından, "Sahadan 1 puanla ayrılıyoruz. Elbette 3 puan istiyorduk ancak aldığımız bu 1 puanla ligdeki konumumuzu biraz daha rahatlatmak istiyoruz" dedi. Trendyol Süper Lig’in 20. haftasında Antalyaspor, sahasında Trabzonspor ile 1-1 berabere kaldı. Maçta hakemin kırmızı kartla oyun dışına gönderdiği Teknik Direktör Sami Uğurlu yerine basın toplantısına yardımcı antrenör Ender Örenç katıldı. Karşılaşmayı değerlendiren Örenç, "Bizim için mücadele gücü yüksek olacağını tahmin ettiğimiz bir müsabakaydı. Ancak buna başlamadan önce, bu atmosferi yaşatan, bu coşkuyla takımı sahada ayakta tutan büyük Antalyaspor taraftarına teşekkür etmek istiyoruz. Daha sonrasında hem yönetimimize hem teknik ekibimize hem de oyuncularımıza ayrı bir parantez açmak istiyorum. Çünkü son dakikaya kadar çok iyi bir mücadele verdik. Maçın sonunda galip de gelebilirdik, mağlup da olabilirdik; futbolun doğasında bunlar var" diye konuştu. "Bugün sahaya çıkarken tek hedefimiz galip gelmekti" Karşılaşmanın taktiksel boyutuna değinen Örenç, "Bugün sahaya çıkarken tek hedefimiz galip gelmekti ve planlarımız da bunun üzerine kuruluydu. İlk yarıda özellikle rakibimizin ön alan baskısı karşısında oyunu kurarken zaman zaman daha geride kalmayı tercih ettik. Aut atışlarında kanat oyuncularının merkezi kapatmasından dolayı bek oyuncularımızı daha fazla opsiyon olarak kullanmak istedik. Zaman zaman bunu başardık, zaman zaman başaramadık ve uzun oynamaya yöneldik. Top rakibe geçtiğinde ise topsuz oyunda 9 numara yönlendirmeli baskıyı tercih ettik. Bu baskıyı üç bölgede uyguladık ve rotasyonlarla destekledik. Özellikle Trabzonspor’un kanat tarafındaki hareketliliğine önlem almak için ikinci bölgede blok savunmayı hedefledik. İlk yarıda birkaç pozisyon vermiş olabiliriz ancak genel olarak hedeflediğimiz savunmayı yaptığımızı düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "Hocamızın tepkisi çok aşırı değildi" Maçın ikinci yarısı ve skor değerlendirmesiyle ilgili konuşan Ender Örenç, "Kazandığımız gol belki bireysel bir rakip hatasından geldi ama bu bizim çalıştığımız, beklediğimiz ve kurguladığımız bir goldü. Bu nedenle mutluyuz. İkinci yarıda saha içinde hissettiğimiz ve Sami Hoca’nın atılmasına neden olan bir pozisyon var. Bunu spor kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Hocamızın kırmızı kart gördüğü pozisyon penaltı itirazından ziyade hakeme verdiği bir tepkiydi ve çok aşırı bir tepki değildi. Sarı karttan sonra devam eden bir itiraz da olmadı" dedi. "3 puan istiyorduk" Örenç, sahadan 1 puanla ayrıldıklarını belirterek, "Elbette 3 puan istiyorduk ancak aldığımız bu 1 puanla ligdeki konumumuzu biraz daha rahatlatmak istiyoruz. Taraftarımız bugün inanılmazdı, son dakikaya kadar bizi destekledi. Yarın itibarıyla Karagümrük maçının hazırlıklarına başlayacağız" diyerek sözlerini tamamladı.
Rıza Perçin: "Takım artık reaksiyon veriyor"
31 Ocak 2026 Cumartesi - 00:48 Rıza Perçin: "Takım artık reaksiyon veriyor" Antalyaspor Başkanı Rıza Perçin, Trabzonspor maçının ardından, yaptığı açıklamada haftalar ilerledikçe takımın daha iyi oynamaya başladığını belirterek, "Takım artık reaksiyon veriyor. Burası artık kolay bir deplasman olmadığını herkese gösteriyor" dedi. Trendyol Süper Lig’in 20. haftasında Antalyaspor, sahasında Trabzonspor ile 1-1 berabere kaldı. Karşılaşmanın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Antalyaspor Başkanı Rıza Perçin, "İkinci yarıya iyi başladık. Önce Kasımpaşa, geçen hafta uzun bir süreden sonra Gençlerbirliği’ni sahamızda yendik. Başarılı bir oyun oynadık. Bugün de gördük ki iyi yoldayız, iyi mücadele ediyoruz. Takım artık reaksiyon veriyor. Burası artık kolay bir deplasman olmadığını herkese gösteriyor. Dişe diş mücadele ediyoruz. Bugün iki tane penaltı pozisyonu olmasaydı biz buradan çok daha farklı bir sonuçla ayrılabilir, galip de gelebilirdik. Bütün futbolcu kardeşlerimize, Sami hoca ve ekibine teşekkür ediyorum. Özellikle de 2 haftadan beri özel bir teşekkürü hak eden taraftarımız. Taraftar gruplarımız hep beraber omuz omuza oldular. Burayı artık futbolcularımızla beraber taraftarlarımız da 90 dakika susmadan mücadele ediyor" diye konuştu. "Takımımıza güveniyoruz" Perçin, haftaya Karagümrük deplasmanından iyi bir sonuçla ayrılmak istediklerini belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü: "Biz takımımıza artık çok güveniyoruz. Artık bir aile olduk diyebiliriz. Antalyaspor olarak kenetlendik. Kulübün daha önceden gelen maddi ve manevi sorunları devam etmekte. Bizler yönetim olarak elimizden geleni yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz. Antalya’daki dinamikleri, akil Antalyasporluları ve iş dünyasını desteğe çağırıyoruz. Önümüzdeki günlerde bununla ilgili yarım bıraktığımız projeleri önümüzdeki haftadan itibaren işleme koyacağız. Daha güzel bir Antalyaspor izlenmesi için elimizden gelen her şeyi yapacağız." "Penaltı pozisyonlarına çoğu arkadaşımız penaltı diyor" Karşılaşmanın hakemi hakkında değerlendirmelerde bulunan Perçin, "Türk hakemlerine, genç hakemlere çok güveniyoruz. Penaltı pozisyonlarına çoğu arkadaşımız penaltı diyor. Ama oyun içerisinde bazı haklarını karşı rakibimizden yana kullandı. Anadolu kulüpleri ekonomik olarak zor günlerden geçiyor. Maçlara çıkmadan çok yıpranıyoruz zaten. Hakem arkadaşımıza güvendiğimizi maçtan önce de söyledik. Takdir haklarını bugün biraz karşı rakibe vermiş olabilir. Başarılı bir hakem. Kendisi daha iyi maçlar yönetecektir" açıklamasında bulundu. Transfer açıklaması Transfer konusundaki soruları da yanıtlayan Perçin, "İlk yarı bitimine doğru herkes kadromuzun yetersiz olduğunu söylüyordu ama şimdi bugün görüyoruz ki, şampiyonluk adaylarından Trabzonspor ile dişe diş olarak, bana göre çoğu zaman da üstün oynayarak ve penaltılar olmasa daha farklı bir skor söyleyeceğimiz bir takım durumuna geldi. Devre arasında transferi açıp reaksiyonla fazla fazla transfer yapmak, yaptığımız araştırmalarda hiçbir zaman başarılı olmamış. Ligden düşmesini daha çok kolaylaştırmış. Ama içeriye sahip çıkan, içeriyi mutlu eden kulüpler, elindeki kadroya güvenen kulüplerin, başarılı olduklarını görüyoruz. Biz buraya güvenmeye devam edeceğiz. Ama son güne kadar da bir deneyeceğiz bir şeyler. Bu tamamen kapattık ya da açıyoruz demek değildir. Pazartesi, salı gününe kadar nihai kararımızı vereceğiz. Bizim görüşümüz bu kadroya güveniyoruz, içerideki arkadaşları maddi ve manevi mutlu etmek bizim öncelikli amacımız. Hasan Yakub İlçin ve Ali Demirbilek ile ilgili teklifler geldi. Onlar bizim değerlerimiz. Kulübe nasıl katkı sağlayacaksa öyle hareket edeceğiz. Ama bir transfer olacaksa bizim öncelikli amacımız sonraki satışla ilgili yüksek bir pay koymaktır. Şu an için belli bir şey yok hafta içi bununla ilgili bir karar vermiş oluruz" ifadelerine yer verdi.
Fatih Tekke: "Çok değerli 2 puan kaybettik"
31 Ocak 2026 Cumartesi - 00:15 Fatih Tekke: "Çok değerli 2 puan kaybettik" Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, Antalyaspor beraberliği sonrası yaptığı açıklamada, çok değerli 2 puan kaybettiklerini söyledi. Trendyol Süper Lig’in 20. haftasında Trabzonspor, deplasmanda Antalyaspor ile 1-1 berabere kaldı. Karşılaşmanın ardından basın toplantısında maçı değerlendiren Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, "Üzücü bir akşam. Çok değerli 2 puan kaybettik. Maçın ilk yarısındaki oyuna göre bu kayıp normaldi, ancak ikinci yarıdaki oyun, istediklerimizi yapabilmek, kaçırdığımız penaltıyla skorun bize dönme şansı vardı. Fakat bugün olmadı, bazen böyle oluyor. Bugün ne olursa olsun kazanmamız gereken bir maçtı. Antalyaspor’u tebrik ederim 1 puan aldılar ama biz çok değerli 2 puan kaybettik" dedi. Hafta içi kupa ve ardından hafta sonu deplasmanda güçlü bir takımla mücadele edeceklerini belirten Tekke, "Maç maç gitmek zorundayız. Maçtan boynumuz öne eğik değil, dik bir şekilde ayrılıyoruz ama daha kaliteli işler çıkartmamız gerekiyor" diye konuştu. "Oyun çok fazla durdu" Hakem kararları ilgili gazetecilerin soruları yanıtlayan Tekke, "Saha içerisindeki penaltıları izlemedim, bir şey söyleyemem. Onlar da VAR’dan zaten geri geldiler. Bekleyen takımların zamanı geçirme, özellikle aut atışlarında ilk yarı ve ikinci yarı çok oldu. Oyun çok fazla durdu. Bize veya rakibe fark etmiyor. Oyunu durdurmak isteyen takım durduruyor. Saat işareti yapılıyor ama çok böyle gerçeğe yakın olmuyor. Sadece bu maç için değil" dedi. Karşılaşmada yedikleri gol ve kaçırdıkları penaltıyı talihsiz olarak değerlendiren Tekke, 90 dakikanın bu şekilde tarif edilmemesi gerektiğini söyledi. Tekke, "İstatistikler, oyun ve yapılanlar ortada ama özellikle yetenekli oyuncularımızın biraz daha ön plana çıkması lazım. Büyük takımlar açısından bu istatistiklerin daha fazla olması lazım. Yoksa deplasmanda geriden gelmişsiniz, bu şans gelmiş size ve penaltı gol olsa belki biraz daha rahatlayacaktık. Üretkenlikte ön bölgede üretememe, daha az üretme, daha çok üretirsek daha iyi olacak hissiyatı takımımda var. Bunu geliştirmek için çalışıyoruz. Ama bu bizim sorunumuz" ifadelerine yer verdi. Transfer dedikodularının oyuncuları etkileyip etkilemediği konusunda soruyu da yanıtlayan Tekke, "Etkiliyor mu bilmiyorum. Oyuncularımız değerli oyuncular. Bayağı bir zamandır oyuncularımız izlenip isteniyor. Sadece bizim oyuncular açısından değil, artık dünyada her maç, her oyuncunun her anı istatistiği tutulan, rakamlara dökülen, asla karanlık bir bilgi bırakmayan bir sistemin içerisindeyiz. Dolayısıyla oyuncular da bunları biliyor. Yapılan bazı absürt haberlerin oyuncuların kafasını karıştırabileceğine ben ihtimal vermiyorum. Çünkü istek ve arzu üst seviyede sadece problem biraz daha özgüven diyebiliriz, bu da bize kalıyor" dedi.