Yerel Haberler
Antalya
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 18:00 Muhittin Böcek’in de yargılandığı davada "tehdit" ve "menfaat" iddiaları Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de bulunduğu 3’ü aynı dosyadan tutuklu toplam 41 sanık yeniden yargılanmaya başlandı. Duruşmada suçtan zarar gören Emin Hesapçıoğlu, Muhittin Böcek ile seçim öncesi yaptığı görüşmelere yönelik; "Seçim için maddi yönden destek olmamı istedi, seçimi kazanacağını, destek vermezsem zarar göreceğimi söyledi" derken, müşteki Evren Topal ise "Hayatım bitme noktasına gelmiş, ben şikayetçi olmayacağım da kim şikayetçi olacak" ifadelerini kullandı. Hesapçıoğlu’nun beyanlarının ardından söz alan Muhittin Böcek ise, "Tutuklandıktan sonra ifadeleri değişmiştir. Sadece kendisini kurtarmak için konuşuyor" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davanın görülmesine Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmada, aralarında görevinden uzaklaştırılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in de bulunduğu 3’ü tutuklu toplam 41 sanığın yargılandığı dosyada suçtan zarar görenlerin ifadeleri alındı. Dava kapsamında tutuklu sanıklar Muhittin Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek, Fazlı Ateş ile Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik başka bir soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Ali Altun, Yasin Yellice, Zuhal Böcek, Mehmet Okan Kaya ve Levent Şapçılar’ın da aralarında bulunduğu 41 sanık yargılanıyor. Muhittin Böcek ve Fazlı Ateş mahkeme salonunda hazır bulunurken, Zuhal Böcek, Yasin Yellice ve Mehmet Okan Kaya duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katıldı. Rahatsızlığı nedeniyle duruşmaya katılamayan Gökhan Böcek ve İlker Arslan’ın bulunmadığı duruşmayı taraf yakınları ve avukatların yanı sıra Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Özdemir de takip etti. "Seçim için destek olmazsam zarar göreceğimi söyledi" Duruşmada ifadesi alınan suçtan zarar gören Emin Hesapçıoğlu, kendisinden nakdi olarak alındığını öne sürdüğü paralar ve araç alımı eylemine ilişkin ifade verdi. 25 Eylül tarihli ifadesini tekrar ettiğini belirten Hesapçıoğlu, son yerel seçimlerden 3 ay önce Muhittin Böcek’in kendisini WhatsApp üzerinden aradığını ve ASAT’taki makamına gittiğini anlattı. Hesapçıoğlu, "Seçim için maddi yönden destek olmamı istedi. Seçimi kazanacağını, destek vermezsem zarar göreceğimi söyledi. Olumlu ya da olumsuz cevap vermedim, geçiştirdim. Bir süre sonra Gökhan Böcek yanıma geldi, seçim için maddi destek vermemi istedi. Bunun üzerine Muhittin Böcek’i aradım, AKM’deki ofisine çağırdı. ‘Oğlunuz benden para istiyor’ dediğimde, ‘Bilgim var’ dedi. Seçimde kendisine destek olmazsam zarar göreceğimi, seçimi kendisinin kazanacağını söyledi. Akabinde, ‘Bundan sonra Gökhan senin yanına gelecek, ne söylerse gereğini yapmalısın’ dedi" ifadelerini kullandı. Bu sözleri tehdit olarak değerlendirdiğini belirten Hesapçıoğlu, yeniden seçilmesi halinde işlerinde sıkıntı yaşayacağını düşündüğü için talepleri kabul ettiğini söyledi. Hesapçıoğlu, "Bu tehdit karşısında yeniden seçilmesi halinde işlerimde sıkıntı yaşayacağımdan çekindim. Yeniden seçilirse sıkıntı göreceğimi düşündüğüm için Gökhan Böcek’in seçim giderleri kapsamında benden istediği 1 milyon TL nakdi ve 1 milyon TL değerindeki yakıt kartını seçim öncesinde Gökhan Böcek’e elden teslim ettim" dedi. "‘Muhittin Böcek belediye başkanı olduğu sürece gerçekleştiremezsin" Emin Hesapçıoğlu, 2018 yılında imarlı olarak satın aldığını belirttiği akaryakıt istasyonuna ilişkin de beyanda bulundu. Herhangi bir yasal engeli olmayan yer için inşaata başlamak üzere proje çizdirdiğini ve müracaat ettiğini anlatan Hesapçıoğlu, belediye tarafından taleplerinin çeşitli gerekçelerle bekletildiğini ileri sürdü. Hesapçıoğlu, "2018 yılında akaryakıt istasyonunu imarlı olarak satın aldım. Herhangi bir yasal engeli olmayan yerime inşaata başlamak üzere proje çizdirdim, müracaat ettim. Ancak Büyükşehir Belediyesi, yakınlarda Camii olmasına rağmen istasyonda mescit olmadığı ve otomasyon odası olması gerektiği gibi bahanelerle taleplerimizi dondurdu. Bu düzeltmeleri yaptık. 4-5 ay geçtikten sonra belediyede bu konuda yetkili olan Serkan T.’den randevu istedim" diye konuştu. Serkan T. ile görüşmeye gittiğini, görüşme sırasında başka bir odaya geçtiklerini belirten Hesapçıoğlu, geçtikleri odada Gökhan Böcek’in bulunduğunu söyledi. Hesapçıoğlu, "Gittiğimiz odada Gökhan Böcek vardı. Beni Gökhan Böcek’le baş başa bırakarak Serkan T. ayrıldı. Gökhan Böcek, süreçten haberdar olduğunu ifade etti. Bu sürecin çözülmesini istiyorsam birtakım talepleri olacağını söyledi. Serkan T.’nin oğlunun eğitim masraflarının karşılanması için 1 milyon TL destek olmamı ve kendisinin bir arabaya ihtiyacı olduğunu söyledi. Bu talepler yerine getirilmezse, ‘Muhittin Böcek belediye başkanı olduğu sürece gerçekleştiremezsin’ dedi. Bana göre beni tehdit etti" ifadelerini kullandı. "Tehditleri kısmen engellemek amacıyla aracı teslim ettim" Hesapçıoğlu, söz konusu süreçte talep edildiğini öne sürdüğü aracı kira sözleşmesi yaparak teslim ettiğini anlattı. Aracın mülkiyetini vermemek ve baskıları azaltmak amacıyla bu yönteme başvurduğunu söyleyen Hesapçıoğlu, daha sonra kira bedelleri için hukuki süreç başlattıklarını belirtti. Hesapçıoğlu, "Daha sonra kira sözleşmesi yaparak kendisinin talep ettiği aracı teslim ettim. Hem aracın mülkiyetini vermemek hem de bu tehditleri kısmen engellemek amacıyla aracı bu şekilde teslim ettim. Kiralama bedellerine ilişkin faturaları kestim. Benden baskı ile aldıkları bu bedelleri geri almak istiyordum. Daha sonra bu işlem için de icra takibi yoluna başvurarak aracın kirasının ödenmesi için işlem başlattım" dedi. "Diğer istasyonlarımın da mühürleneceği korkusuyla baldızına aracı verdim" Gökhan Böcek’in 2024 yılı Mart ayı başlarında baldızının bir araca ihtiyacı olduğunu söylediğini ileri süren Hesapçıoğlu, kırmızı renkte bir aracın beğenildiğini ve satış yapılmaması konusunda personelini uyardığını belirtti. Hesapçıoğlu, aracın teslim alınacağı gün tadilat yapılan istasyona belediye ekiplerinin kontrole geldiğini ve yapı tatil zaptı tutularak inşaatın mühürlendiğini ifade etti. Hesapçıoğlu, "Aracı teslim alacağı gün tadilat yapılmakta olan istasyonda belediyenin ekipleri kontrole gelmiş, yapı tatil zaptı tutarak inşaatı mühürlemişler. Aynı gün Gökhan Böcek, baldızını alıp yanıma ziyarette bulundu. Geldiğinde istasyonumun mühürlendiğinden haberi olduğunu ve daha sonra başka istasyonlar için de işlem yapılacağına dair bilgi aldığını söyledi. Aracın ödemesini hemen yapamayacağını, mayıs ayında parasının geleceğini, o zaman ödemeyi yapacağını söyledi. Diğer istasyonlarımın da mühürleneceği korkusuyla baldızına aracı verdim, baldızı adına fatura kestirdik" diye konuştu. Araçla ilgili süreci avukatlarına verdiklerini ifade eden Hesapçıoğlu, "Daha sonra icra takibi için konuyu avukatlarıma vermiş durumdayız. Araç akşam saatlerinde teslim edildi, aynı gün kontrole gelinmesi ilginç bir tesadüf gibi geliyor. Gökhan, Muhittin Böcek’in oğludur. Şehrin her ilçesinde iş yerlerim var ve bu konuda üstüme gelinmemesi için talepleri kabul ettim" dedi. "Talebi yerine getir dedi" Hesapçıoğlu, ifadesinin devamında Gökhan Böcek’in İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın tutuklanmasının ardından ailesine yardım topladığını söylediğini ileri sürdü. Hesapçıoğlu, "Gökhan Böcek, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın tutuklanmasından sonra ailesine yardım topladığını, bana da 50 bin dolar düştüğünü söyledi. Ardından Muhittin Böcek beni aradı, ‘Gökhan seni aramış, talebi yerine getir’ dedi. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı beni aradığı için işlerime zarar gelir korkusuyla 300 bin TL verdim" ifadelerini kullandı. "Sadece kendisini kurtarmak için konuşuyor" Emin Hesapçıoğlu’nun ifadesinin ardından söz alan Muhittin Böcek, Hesapçıoğlu’nun beyanlarına cevap verdi. Böcek, ifadelerin değiştiğini savunarak, Hesapçıoğlu’nun kendisini kurtarmak amacıyla konuştuğunu ileri sürdü. Böcek, "Tutuklandıktan sonra ifadeleri değişmiştir. Sadece kendisini kurtarmak için konuşuyor. Yeğeni ve oğluyla birlikte benim makamıma gelip ‘Duayen başkan’ diyerek sohbette bulundu. Gökhan Böcek ile haftada bir kez bir araya geliyordu. Kendisine, ‘Gökhan Böcek, geleceğin başkanı’ diye hitap ediyordu" dedi. "Başkanın oğlu olmazsa benimle herhangi bir ilişkisi olamaz" Muhittin Böcek’in sözlerine cevap veren Emin Hesapçıoğlu, her belediye başkanını ziyaret ettiği gibi Muhittin Böcek’i de ziyaret ettiğini söyledi. Şirketlerinin farklı belediyelerden ihale aldığını belirten Hesapçıoğlu, Gökhan Böcek ile samimiyetinin bulunmadığını ifade etti. Hesapçıoğlu, "Her başkanı ziyaret ettiğim gibi Muhittin Böcek’i de ziyaret ettik. Benim şirketlerim her belediyeden ihale almaktadır. Antalya Büyükşehir Belediyesi iştirak şirketlerinden de ihale aldım. Gökhan Böcek ile bir samimiyetim yok, çocuğum yaşındadır. Muhittin Böcek’in oğlu olması sıfatıyla tanırım. Başkanın oğlu olmazsa benimle herhangi bir ilişkisi olamaz. Muhittin Başkanı 30 yıldır tanırım. Benden taleplerde bulunmuştu, taleplerini yerine getirmediğim zaman işlerim yok sayılmıştır" dedi. "Uygunsuz olan işyeri için cezai işlem başlatılmıştı" Hesapçıoğlu’nun ifadesinin ardından tutuksuz yargılanan sanık Serkan T. de beyanda bulundu. 2024 yerel seçimlerinden sonra genel sekreter yardımcılığı görevinde bulunduğunu belirten Serkan T., sorumluluğu altında kaçak yapılarla ilgili bir birimin olduğunu söyledi. Serkan T., "2024 yerel seçimlerinden sonra genel sekreter yardımcılığı görevinde bulundum. Sorumluluğum altında, kaçak yapılarla ilgili bir birim bulunmaktaydı. 2025 yılında akaryakıt istasyonuyla ilgili proje bölümünün bir şikayeti oldu. Projenin uygun olmadığına dair bir dilekçe yazıldı. Belediye personelimiz alana giderek birtakım tespitler yaptı ve aykırılıklar tespit etti. Bunun üzerine Gökhan yanıma gelerek yıkılmaması konusunda taleplerde bulundu. O şekilde olamayacağını kendisine ilettik. Muhittin Başkan’a da iletince bunun belediyeye ait mülkiyet olduğunu söyledi. Ancak bizim yaptığımız tespitlerde uygunsuz olan işyeri için cezai işlem başlatılmıştı" ifadelerini kullandı. "Aralarında ahbaplık ilişkisi vardı" Gökhan Böcek ile Emin Kemal Hesapçıoğlu arasındaki ilişki sorulan Muhittin Böcek’in şoförü sanık Onur Nasuh ise taraflar arasında arkadaşlık ilişkisi bulunduğunu öne sürdü. Nasuh, "Gökhan ile Emin Kemal Hesapçıoğlu’nun arasında ahbaplık ilişkisi vardı. Saatlerce otururlardı. Birlikte yemek yerlerdi ve sürekli de görüşürlerdi" diye konuştu. "Hayatım bitme noktasına gelmişti" Müşteki Evren Topal ise 20 yıldır Antalya’da asfalt ve yol işleri yaptıklarını, 19 ilçede birçok ilçe belediyesine iş yaptıklarını belirtti. 2020 yılında içme suyu imalatına başladıklarını ve büyük bir ihale aldıklarını söyleyen Topal, işin yüzde 50 seviyesine geldiği dönemde yaşanan süreçleri anlattı. Topal, "20 yıldır Antalya’da asfalt yol işleri yapıyorduk. 19 ilçede birçok ilçe belediyesine iş yaptık. 2020 yılında içme suyu imalatı yapmaya başladık, büyük bir ihale aldık. Biz burada işe başladık, işimizin yüzde 50’sine gelmiş bulunmaktaydık. 29 gün Antalya’da yağmur yağdı. Daire Başkanı Osman Sütçü, bir an önce gereken yolların asfaltlanması konusunda yazılar yazdı. Hava müsait olunca asfaltlamayı yapalım dedik, sözleşmemiz feshedildi" dedi. Aradan zaman geçtikten sonra tekrar asfalt ihalesi aldıklarını belirten Topal, 5 ay boyunca hakkedişlerini alamadıklarını ileri sürdü. Topal, "Aradan zaman geçti, tekrar asfalt ihalesini aldık. 5 ay boyunca hakedişlerimizi alamadık. Belediyenin en altından en üstüne kadar her personeline ulaşmaya çalıştık ama netice alamadık. Genel müdür yardımcısı ile toplantı yaparken Osman S. geldi. ‘Daha önce içme suyu projeniz de feshedildi, sen konuyu anlamadın, gelsin seni Tayyip Erdoğan kurtarsın’ dedi" ifadelerini kullandı. "Bana kolaylık sağlayabileceklerini söyledi" Topal, Osman S.’nin daha sonra şantiyeye geldiğini ve kendisinden 2 milyon TL talep ettiğini iddia etti. Topal, Serkan T., Gökhan Böcek ve adını vermek istemediği bazı kişilerin içinde olduğu bir sistemden kendisine bahsedildiğini öne sürdü. Topal, "Daha sonra şantiyeye gelip 2 milyon talep etti. Serkan T., Gökhan Böcek ve adını vermeyeceği bazı kişilerin içinde olduğu bir sistemden bahsetti, bana kolaylık sağlayabileceklerini söyledi. Daha sonra bu iş çözülmedi, çözülmediği için zaman zaman sıkıştırdım. Şikayetçi olmadan önce param ödendi. Hayatım bitme noktasına gelmiş, ben şikayetçi olmayacağım da kim şikayetçi olacak. Kendimin ve ailemin can güvenliğinden endişem var" diye konuştu. "Evleri iki ay arayla üzerime aldım" Duruşmada malen sorumlu sıfatıyla ifade veren Meltem Yılmaz da beyanda bulundu. Tuncay S.’nin eski eşi olduğunu ve 10 yıl önce boşandıklarını belirten Yılmaz, eski eşinin yeniden evlenmek istediğini ve iki çocuğu üzerine daire yapmak istediğini söylediğini aktardı. Yılmaz, "Tuncay S.’nin eski eşiyim. 10 yıl önce boşandım, 2 çocuğumuz vardı. 2 yıl önce yeniden evlenmek istediğini ve 2 çocuğum üzerine daire yapmak istediğini söyledi. Bana gidip sen tapu alacaksın dedi. Demir Bey’le ilk kez orada karşılaştık. Evleri 2 ay arayla üzerime aldım. Ailesi zengin bir aile, maddi durumları iyi diye biliyorum. Evlerin 1+1 ve 2+1 olması nedeniyle o kapasiteye sahip olduğunu düşündüğüm için başka bir şey aklıma gelmedi" şeklinde konuştu. Duruşma, tanıkların ifadelerinin dinlenmesiyle devam edecek.
ALKÜ "Benim Üniversitem" dolu dolu geçti
30 Ocak 2026 Cuma - 18:26 ALKÜ "Benim Üniversitem" dolu dolu geçti Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) tarafından hiç üniversite deneyimi yaşamamış 40-60 yaş bireylerin için başlattığı "Benim Üniversitem" projesi birbirinden öğretici ve güzel programlarla dolu dolu geçti. 26-30 Ocak tarihleri arasında hiç üniversite deneyimi yaşamamış 40-60 yaş arası bireylerin ilk kez üniversite deneyimi yaşamaları için ALKÜ 60+ Tazelenme Üniversitesi ve ALKÜ Bilim İletişimi Ofisi tarafından "Benim Üniversitem" projesi hayata geçirildi. 26-30 Ocak tarihlerinde 3 gün süren projeye 27 kişi ilk kez üniversite deneyimi yaşadılar. Eğitim Fakültesi Başöğretmen Konferans Salonu’nda yapılan açılış törenin ardından öğrenciler, ilk derslerini Dr. Öğr. ÜyesiErgün Kara tarafından aldılar. Öğrenciler ilk günün devamında Dr. Öğr. Üyesi Burcu Karasakaloğlu, Doç. Dr. Ayşe Ünal, ve Tıp Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Ali Seydi Alpay tarafından verilen sağlık temelli derslerle ilk gün tamamlandı. Öğrenciler ikinci günde de Arş. Gör. Abdulkadir Yıldız, Dr. Öğr. Üyesi Ceren Şarahman Kahraman, Doç. Dr. Oğuz Nebioğlu, Cilvarda Restoran Şefi Yiğit Ulus ve Öğr. Gör. Dr. Samet Ak tarafından sağlıklı beslenme ve gastronomi alanında uygulamalı ve teorik dersler verildi.Programın üçüncü gününde Öğr. Gör. Emriye Gümüş, Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Dönmez, Dr. Öğr. Üyesi Necati Çelik, tarafından sağlık, spor ve turizm alanında dersler yapıldı. Koordinatör Nalbant, proje sayesinde öğrencilerin büyük keyif aldıklarını dile getirdi. "Öğrencilerimizle gurur duyduk" ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, projeye başvurarak ilk kez üniversite deneyimi yaşayan bireylerin heyecanını görmekten mutluluk duyduğunu söyledi. Rektör Türkdoğan yaptığı açıklamada, "ALKÜ olarak vatandaşlarımızın öğrenme sürecine katkıda bulunmak için birçok projeler gerçekleştiriyoruz. 60+ Tazelenme Üniversitesi sayesinde 60 yaş üstü bireylerimize üniversite eğitimi vererek vatandaşlarımıza güzel bir proje sunduk. Bunun yanında ALKÜ Bilim İletişimi Ofisi ile bu süreci en iyi şekilde yürütmeye gayret ediyoruz. Benim Üniversitem projesiyle bu deneyimi yaşayan ve ALKÜ ailesinin bir parçası olan yeni öğrencilerimizle gurur duyuyoruz. Projede emeği geçen Koordinatör Doç. Dr. Özgür Nalbant’a ve tüm ALKÜ ailesine yürekten teşekkür ederim" dedi. Projeye katılan öğrenciler yaşadıkları deneyim ile ilgili büyük mutluluk duyduklarını dile getirdiler. Bedia Hakenkruger projeyi ilk duyduğunda hemen başvurduğunu dile getirerek, "Proje bizim için çok önemli oldu. Ben burada hem öğrendim hem de eğlendim. Yeniden gençliğime döndüm" dedi. Projeye başvuran bir diğer öğrenci Ergül Akbaş ise burada yeni şeyler öğrendiklerini üniversite deneyiminin çok keyifli ve öğretici olduğunu belirtti. Öğrencilerden Sevim Yılmaz da öğrenirken eğlenmeyi ilk kez yaşadığını belirterek üniversiteli olmanın çok özel bir yeri olduğuna değindi. Öğrenciler projenin hayata geçirilmesinde başta ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan olmak üzere Koordinatör Doç. Dr. Özgür Nalbant ve ALKÜ ailesine teşekkür ettiler.
Voleybolun geleceği Antalya’da konuşuldu
30 Ocak 2026 Cuma - 18:09 Voleybolun geleceği Antalya’da konuşuldu Eczacıbaşı Spor Kulübü bünyesinde ilk kez düzenlenen Eczacıbaşı Geleceğe Smaç Takımları Turnuvası, farklı kampüslerden sporcuları Antalya’da bir araya getirdi. 21 Ocak-1 Şubat tarihleri arasında gerçekleştirilen turnuva Antalya Nirvana Cosmopolitan Hotel’de yapıldı. Antalya’da 10 gün boyunca, üç dönem halinde gerçekleştirilen turnuva kapsamında; her dönemin sonunda Eczacıbaşı Dynavit’in başarılı sporcuları Ebrar Karakurt, Elif Şahin, Simge Aköz ve Yaprak Erkek, uzaktan bağlantıyla genç voleybolcularla bir araya gelerek kariyer yolculuklarını paylaştı ve onlara ilham verdi. Turnuvanın kapanış gününde ise Dilay Özdemir ve Meliha Diken de uzaktan bağlantıyla sporcularla buluşacak. Voleybolun geleceği ve mirası Turnuvanın kapanış etkinliğinde Eczacıbaşı Spor Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Eczacıbaşı’nın ev sahipliğinde, genç sporcuların katılımıyla voleybolun geleceği ve mirası odağında kapanış etkinliği gerçekleştirildi. Etkinlikte konuşan Faruk Eczacıbaşı, "‘Birlikten kuvvet doğar’ diye bir söz vardır. Gücü birlikte üretmek, ortak bir hedef doğrultusunda birlikte çalışabilmek ve bir takımın vazgeçilmez bir parçası olabilmek son derece değerlidir. Bu yalnızca spor hayatınızda değil, özel hayatınızda da geçerlidir. Bir bütünün vazgeçilmez bir parçası olmanın ne kadar önemli olduğunu, böyle ortamlarda çok daha iyi göreceğinize inanıyorum. Bu deneyimler, hayatınıza yön verecek önemli kazanımlar sağlayacaktır. Toplum içinde, arkadaşlık ilişkilerinizde, ileride kuracağınız ailede ve hayatınız boyunca üstleneceğiniz her rolde; bir bütünün vazgeçilmez parçası olmayı en iyi şekilde yine bu tür ortamlar sayesinde öğreneceksiniz. Sizler, tüm dünyaya gençlerin ve özellikle Türk kadınlarının neler başarabileceğini, ne kadar güçlü ve kararlı olabileceğini göstereceksiniz. Önünüzde uzun ve dolu dolu bir hayat var. Hayat yalnızca spordan ibaret değil; bireysel ve toplumsal olarak da anlam kazanan bir yolculuk. Toplumun vazgeçilmez bir parçası olmayı başardığınızda, hayatın en değerli amaçlarından birini gerçekleştirmiş olacaksınız. İyi bir birey olmak; aranan, sevilen ve ‘onsuz olmaz’ denilen biri haline gelmek, hayat yolculuğunuzun en önemli rehberlerinden biri olacaktır" dedi. Eczacıbaşı Spor Kulübü, Geleceğe Smaç Okulları ile genç sporcuları voleybolla buluşturmaya, onların sportif ve kişisel gelişimlerine katkı sağlamaya ve Eczacıbaşı geleneğini yeni nesillere aktarmaya devam ediyor. 30 bin genç kız voleybol ile tanıştı 2015 yılında, Eczacıbaşı Spor Kulübü, ES Voleybol Spor Kulübü iş birliğiyle Geleceğe Smaç projesini hayata geçirdi. Temmuz 2025 itibarıyla Geleceğe Smaç, tamamen Eczacıbaşı Spor Kulübü bünyesinde faaliyet gösteren Geleceğe Smaç Spor Okulları yapısına dönüştü. Bu dönüşümle birlikte spor okulları, kulübün altyapı sistemiyle daha güçlü bir entegrasyon sağlayarak kız çocuklarının erken yaşta voleybol ile tanışmasını, spor kültürü kazanmasını ve lisanslı sporcu olarak gelişimlerini sürdürmeleri hedefleniyor. O tarihten bu yana, 24 kampüste yürütülen program kapsamında 30 bin genç kız voleybol ile tanıştı. 2015 yılından itibaren programa 10 bine yakın sporcu katılım sağladı; bunların 4.951’i voleybol okullarında eğitim alırken, 2.100’ü lisanslı sporcu oldu. Eczacıbaşı Spor Kulübü bünyesinde Antalya’da ilk kez düzenlenen Geleceğe Smaç Takımları Turnuvası’na; İstanbul başta olmak üzere Ataşehir, Beykoz, Koşuyolu, Şerifali, Florya, Maltepe ve İzmir kampüsleri (Gaziemir, Bornova, Karşıyaka) ile Ankara, Adana, Mersin ve Eskişehir’den toplam 13 kampüs ve 625 sporcunun katıldı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Yurtlarımızda 1 milyon kapasiteyi geçmiş durumdayız"
30 Ocak 2026 Cuma - 17:40 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Yurtlarımızda 1 milyon kapasiteyi geçmiş durumdayız" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, öğrenci yurtlarının kapasitesinin 1 milyonu aştığına dikkat çekerek, "Kim ne derse desin. Dünyada örgün öğrenimde okuyan öğrenci başına en fazla yurdu olan ülkelerin başında Türkiye geliyor. Başvuranların neredeyse tamamını yerleştiren bir sistemimiz var" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Antalya Ahmet Hamdi Akseki KYK Yurdu’nda düzenlenen Kış Kampı programında gençlerle buluştu. Konuşmasında fırsat eşitliği vurgusu yapan Yılmaz, "Türkiye’nin hangi bölgesinde, hangi köyünde doğmuş olursa olsun, hangi sosyo-ekonomik gruba mensup olursa olsun tüm çocuklarımıza kendilerini geliştirme imkanı sunmak bizim temel görevimizdir. Eğitime yaptığımız yatırımlar bunun en açık göstergesi. AK Parti geldiği sıralarda 70 küsür olan üniversite sayısını bugün 129’u devlet, 79’u vakıf olmak üzere 208’e çıkardık. Sadece sayıyı artırmakla kalmadık; dünyanın birçok ülkesinde üniversite eğitimi paralıyken, biz üniversite eğitimini parasız hale getirdik. Ders kitaplarını ücretsiz olarak sırasına koyduk" ifadelerini kullandı. "KYK yurtları depremde stratejik kalemiz oldu" Öğrenci yurtlarının kapasitesinin 1 milyon eşiğini aştığını belirten Yılmaz, "Kim ne derse desin. Dünyada örgün öğrenimde okuyan öğrenci başına en fazla yurdu olan ülkelerin başında Türkiye geliyor. Başvuranların neredeyse tamamını yerleştiren bir sistemimiz var. Bu yurtlar sadece öğrencinin kaldığı yerler değil; depremde gördük, çok işimize yaradı. Birçok ailemizi buralarda misafir ettik. Bugün de Antalya’da olduğu gibi kış kampları ve sosyal etkinlikler için kullanılması çok anlamlı" dedi. 3 milyon gence 450 milyar TL’lik "GÜÇ" desteği İstihdam projelerine değinen Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından duyurulan "Gençliğin Üretim Gücü (GÜÇ)" programına ilişkin şunları söyledi: "İŞKUR artık sadece iş yönlendiren değil, eğitim ve staj programları düzenleyen gelişmiş bir yapıya dönüştü. Yeni programımızla 3 yılda 450 milyar TL kaynak ayırdık ve 3 milyon gencimize dokunacağız. Ayrıca günlük bin 375 TL cep harçlığıyla kampüslerde uyguladığımız programlarımız devam ediyor. Ulusal Staj Portalı ile gençlerimizin iş hayatına erken yaşta adım atmasını sağlıyoruz." "İş dünyasının ‘tecrübe’ bitiriyoruz" Yılmaz, ayrıca İşe İlk Adım Programı kapsamında 18-25 yaş arasındaki gençlerin istihdam edilmesi halinde devletin 6 ay süreyle ücret ve prim desteği sağlayacağını ifade etti. Gençlerin iş ararken karşılaştığı en büyük engel olan tecrübe sorununa çözüm getirdiklerini belirten Yılmaz, "Gençler işe gittiğinde ’tecrüben var mı?’ diye soruyorlar. İşte bunu 6 aylık destek programlarımızla ortadan kaldırıyoruz. Maliyeti tamamen İŞKUR tarafından karşılanan bu sistemle gençlerimiz iş deneyimi kazanacak" dedi. "Siyasette seçme ve seçilme yaşını biz düşürdük" Gençlerin karar alma süreçlerinde aktif rol almasını istediklerini vurgulayan Yılmaz, "Seçme ve seçilme yaşını düşürürken bize çok karşı çıktılar, eleştirdiler ama biz yaptık. Belediye meclislerinden TBMM’ye kadar her aşamada gençlerin olmasını istiyoruz. Biz gençler için değil, gençlerle birlikte bir şeyler yapıyoruz. Medyaya da sesleniyorum; lütfen olumsuz haberler yerine pırıl pırıl, dünya ile rekabet eden bu gençlerimizin başarılarını, olumlu örneklerini gösterin" diye konuştu. "Haklı olanın güçlü olduğu bir dünya" Türkiye’nin birliği ve beraberliği üzerine mesajlar veren Yılmaz, konuşmasını şöyle tamamladı: "Türk’üyle, Kürt’üyle, Zaza’sıyla, Çerkezi’yle, Alevi’si ve Sünni’siyle bir olacağız. Enerjimizi iç kavgalara değil, ülkemizi geleceğe taşımak için harcayacağız. Sadece haklı olmak yetmiyor, aynı zamanda güçlü olmanız gerekiyor. Haklı olanın güçlü olduğu bir dünya için çalışmaya devam edeceğiz." Programa Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanı sıra Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Halis Yunus Ersöz, Antalya Valisi Hulusi Şahin, AK Parti Antalya Milletvekilleri ve çok sayıda öğrenci katıldı.
Şemsi Bayraktar’dan sel ve hortumdan zarar gören Antalyalı üreticiler için destek talebi
30 Ocak 2026 Cuma - 17:37 Şemsi Bayraktar’dan sel ve hortumdan zarar gören Antalyalı üreticiler için destek talebi Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Antalya’nın Kumluca ilçesinde sel ve hortumdan zarar gören bölgelerde incelemelerde bulunarak, don afetinde yapılan nakdi yardımların aynı şekilde bu afetler için de verilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Antalya’nın Kumluca ilçesinde sel ve hortumdan etkilenen tarım alanlarında incelemelerde bulundu. Bayraktar, sabah saatlerinde Kumluca’ya gelişinde ilk olarak Kumluca Ziraat Odası’nı ziyaret etti, ardından hortumdan zarar gören Mavikent Mahallesi’ne geçti. Bayraktar, bölgede ayrıca Kumluca Kaymakamı Bahadır Güneş ve DSİ Finike Şube Müdürü Mehmet Şen’den yaşanan sel ve hortumla ilgili bilgi alındı. "İklim değişikliği tarıma büyük zarar veriyor" Mavikent Mahallesi’nde hortumdan zarar gören üreticileri ziyaret eden Genel Başkan Şemsi Bayraktar, iklim değişikliği ve mevsim kaymalarının tarım sektöründe ciddi kayıplara yol açtığını belirterek, Kumluca, Kemer, Aksu, Serik ve Kepez ilçelerinde 50 mahallede bin 437 üreticinin ve 5 bin 34 dekar meyve, sebze ve buğday alanının zarar gördüğünü söyledi. "Yüzlerce üretici, binlerce dekar alan zarar gördü" Bayraktar, hortum ve fırtına nedeniyle Kumluca, Aksu ve Demre’de 17 mahallede 162 üreticinin 787 dekar tarım alanının zarar gördüğünü, Finike ve Kepez ilçelerinde ise fırtına nedeniyle 47 üreticinin 115 dekar alanının etkilendiğini ifade etti. Bayraktar, dolu sonucu Döşemealtı, Gazipaşa ve Aksu ilçelerinde 5 mahallede 151 üreticinin 985 dekar tarım alanında meyve, sebze ürünleri ve sera yapılarının zarar gördüğünü kaydetti. "Üreticilerin üçte ikisi sigortasız" KOBİKS’e kayıtlı yaklaşık 283 bin dekar tarım arazisi bulunduğunu dile getiren Bayraktar, bu alanların yalnızca yüzde 34’ünün sigortalı olduğunu belirterek, üreticilerin üçte ikisinin zararlarını tazmin edecek durumda olmadığını vurguladı. "Don yardımı sel ve hortum için de yapılmalı" Üreticilerin kredi imkanlarına erişiminin kolaylaştırılması gerektiğini söyleyen Bayraktar, "Don felaketinden zarar gören üreticilerimize nasıl nakdi yardım yapıldıysa, bu bölgede sel ve hortumdan zarar gören üreticilerimize de aynı desteğin verilmesini istiyoruz" dedi. Genel Başkan Şemsi Bayraktar, Mavikent Mahallesi’nin ardından selden zarar gören Karşıyaka ve Kum mahallelerinde de incelemelerde bulunarak Kumluca’dan ayrıldı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Yurtlarımızda 1 milyon kapasiteyi geçmiş durumdayız"
30 Ocak 2026 Cuma - 17:33 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Yurtlarımızda 1 milyon kapasiteyi geçmiş durumdayız" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, öğrenci yurtlarının kapasitesinin 1 milyonu aştığına dikkat çekerek, "Kim ne derse desin. Dünyada örgün öğrenimde okuyan öğrenci başına en fazla yurdu olan ülkelerin başında Türkiye geliyor. Başvuranların neredeyse tamamını yerleştiren bir sistemimiz var" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Antalya Ahmet Hamdi Akseki KYK Yurdu’nda düzenlenen Kış Kampı programında gençlerle buluştu. Konuşmasında fırsat eşitliği vurgusu yapan Yılmaz, "Türkiye’nin hangi bölgesinde, hangi köyünde doğmuş olursa olsun, hangi sosyo-ekonomik gruba mensup olursa olsun tüm çocuklarımıza kendilerini geliştirme imkanı sunmak bizim temel görevimizdir. Eğitime yaptığımız yatırımlar bunun en açık göstergesi. AK Parti geldiği sıralarda 70 küsür olan üniversite sayısını bugün 129’u devlet, 79’u vakıf olmak üzere 208’e çıkardık. Sadece sayıyı artırmakla kalmadık; dünyanın birçok ülkesinde üniversite eğitimi paralıyken, biz üniversite eğitimini parasız hale getirdik. Ders kitaplarını ücretsiz olarak sırasına koyduk" ifadelerini kullandı. "KYK yurtları depremde stratejik kalemiz oldu" Öğrenci yurtlarının kapasitesinin 1 milyon eşiğini aştığını belirten Yılmaz, yurtların fonksiyonelliğine dair şu ifadeleri kullandı: "Kim ne derse desin. Dünyada örgün öğrenimde okuyan öğrenci başına en fazla yurdu olan ülkelerin başında Türkiye geliyor. Başvuranların neredeyse tamamını yerleştiren bir sistemimiz var. Bu yurtlar sadece öğrencinin kaldığı yerler değil; depremde gördük, çok işimize yaradı. Birçok ailemizi buralarda misafir ettik. Bugün de Antalya’da olduğu gibi kış kampları ve sosyal etkinlikler için kullanılması çok anlamlı." 3 milyon gence 450 milyar TL’lik "GÜÇ" desteği İstihdam projelerine geniş yer ayıran Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından duyurulan "Gençliğin Üretim Gücü (GÜÇ)" programına ilişkin şunları söyledi: "İŞKUR artık sadece iş yönlendiren değil, eğitim ve staj programları düzenleyen gelişmiş bir yapıya dönüştü. Yeni programımızla 3 yılda 450 milyar TL kaynak ayırdık ve 3 milyon gencimize dokunacağız. Ayrıca günlük 1375 TL cep harçlığıyla kampüslerde uyguladığımız programlarımız devam ediyor. Ulusal Staj Portalı ile gençlerimizin iş hayatına erken yaşta adım atmasını sağlıyoruz." "İş dünyasının ‘tecrübe’ bitiriyoruz" Yılmaz, ayrıca İşe İlk Adım Programı kapsamında 18-25 yaş arasındaki gençlerin istihdam edilmesi halinde, devletin 6 ay süreyle ücret ve prim desteği sağlayacağını ifade etti. Gençlerin iş ararken karşılaştığı en büyük engel olan tecrübe sorununa çözüm getirdiklerini belirten Yılmaz, "Gençler işe gittiğinde ’tecrüben var mı?’ diye soruyorlar. İşte bunu 6 aylık destek programlarımızla ortadan kaldırıyoruz. Maliyeti tamamen İŞKUR tarafından karşılanan bu sistemle gençlerimiz iş deneyimi kazanacak" dedi. "Siyasette seçme ve seçilme yaşını biz düşürdük" Gençlerin karar alma süreçlerinde aktif rol almasını istediklerini vurgulayan Yılmaz, "Seçme ve seçilme yaşını düşürürken bize çok karşı çıktılar, eleştirdiler ama biz yaptık. Belediye meclislerinden TBMM’ye kadar her aşamada gençlerin olmasını istiyoruz. Biz gençler için değil, gençlerle birlikte bir şeyler yapıyoruz. Medyaya da sesleniyorum; lütfen olumsuz haberler yerine pırıl pırıl, dünya ile rekabet eden bu gençlerimizin başarılarını, olumlu örneklerini gösterin" diye konuştu. "Haklı olanın güçlü olduğu bir dünya" Türkiye’nin birliği ve beraberliği üzerine mesajlar veren Yılmaz, konuşmasını şöyle tamamladı: "Türk’üyle, Kürt’üyle, Zaza’sıyla, Çerkezi’yle, Alevi’si ve Sünni’siyle bir olacağız. Enerjimizi iç kavgalara değil, ülkemizi geleceğe taşımak için harcayacağız. Sadece haklı olmak yetmiyor, aynı zamanda güçlü olmanız gerekiyor. Haklı olanın güçlü olduğu bir dünya için çalışmaya devam edeceğiz." Programa, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanı sıra Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Halis Yunus Ersöz, Antalya Valisi Hulusi Şahin, AK Parti Antalya Milletvekilleri ve çok sayıda öğrenci katıldı. (İS-SM-
Antalya Büyükşehir Belediyesi araç filosunu güçlendirdi
30 Ocak 2026 Cuma - 16:47 Antalya Büyükşehir Belediyesi araç filosunu güçlendirdi Antalya Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde sunulan hizmetlerin daha hızlı, etkin ve verimli şekilde yürütülmesi amacıyla araç filosunu güçlendirdi. Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Büyükşehir Belediyesinin kendi öz kaynaklarıyla 847 milyon TL yatırım bedeliyle 256 yeni aracın Antalya’ya kazandırıldığını kaydetti. Antalya Büyükşehir Belediyesi, araç filosunun gücüne güç katan yeni araç eklemeleri yaptı. Bu kapsamda Antalya Büyükşehir Belediyesi, tamamı kendi öz kaynaklarından karşılanan 847 milyon TL bedelle 256 aracı envanterine ekledi. "Tamamı öz kaynakla alındı" Araç envanterine kazandırılan yeni araçların hizmete alım töreninde konuşan Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Büyükşehir Belediyesinin kendi öz kaynaklarıyla gerçekleştirilen yatırımın önemine dikkat çekti. Özdemir, "ASAT ve Antalya Büyükşehir Belediyesinin hizmet kapasitesini doğrudan güçlendiren çok önemli bir yatırımı sizlerle paylaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Muhittin Başkanımızın oluşturduğu mali disiplin sayesinde Devlet Malzeme Ofisi’nden satın alımını yaptığımız toplam 847 milyon yatırım bedelli 256 adet aracımızı hizmet için filolarımıza katmış bulunuyoruz. Bunu sadece bir araç alımı olarak da görmüyoruz. Antalya Büyükşehir Belediyesinin ve ASAT’ın planlı, güçlü, sürdürülebilir hizmet anlayışını da net bir şekilde ortaya koyduğunu düşünüyoruz" dedi. "Antalya’ya hayırlı uğurlu olsun" "ASAT ve Büyükşehir’in hizmetlerinde kullanılacak bu araçlarla bizim önceliğimiz, hedefimiz nettir" diyen Özdemir, "Antalya’nın her sokağına, her mahallesine, her vatandaşa kesintisiz, kaliteli hizmeti götürmek. Buradaki ekskavatör, kepçe, arazöz, çekici, tır, damperli çöp kamyonu, forkliftimiz, motosikletimiz, yol temizleme süpürme araçlarımız, kanal açma makinemiz, transitlerimiz ve teleskobik yükleyicilerimiz ile toplam 256 aracımız Antalya’mıza hayırlı uğurlu olsun" şeklinde konuştu. Özdemir, daha sonra Milletvekili Mustafa Erdem ve beraberindeki heyetle birlikte Büyükşehir Belediyesinin yeni araçlarını inceledi. Törene Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Mustafa Erdem, CHP Parti Meclis Üyesi Önder Kurnaz, ASAT Genel Müdürü Cengiz Gülebay ve Antalya Büyükşehir Belediyesi bürokratları katıldı.
Antalya’da seyir halindeki halk otobüsü alevlere teslim oldu
30 Ocak 2026 Cuma - 16:26 Antalya’da seyir halindeki halk otobüsü alevlere teslim oldu Antalya’da seyir halindeki halk otobüsü alevlere teslim oldu. Otobüs şoförünün aracın arkasından çıkan dumanları fark ederek yolcuları indirmesi ve müdahalesi olumsuzluk yaşanmasının önüne geçti. Olay, saat 14.30 sıralarında Kepez ilçesi Gülveren Mahallesi Gülveren Mahallesi Antalyalı Hakkı Çavuş Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre F.Y.’nin kullandığı 07 AAK 658 plakalı Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne ait resmi plakalı halk otobüsünün motor kısmında henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. İçerisinde yolcu bulunan ve seyir halindeki halk otobüsü sürücüsü F.Y. aracın arkasından dumanlar çıktığını fark edince otobüsü hemen yolun kenarına çekti. Yolcuları indirip yangına müdahale etti Otobüs içerisinde bulunan az sayıdaki yolcuyu araçtan indiren F.Y. alevler içinde yanan motor kısmına yangın tüpü ile müdahale etti. Bu sırada durumun 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine olay yerine itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Kısa sürede verilen adrese gelen Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı ekipler motor kısmı alevler içinde yanmakta olan halk otobüsünü söndürmek için çalışma başlattı. Ekiplerin kısa süreli müdahalesi ile yangın kontrol altına alınırken, halk otobüsünde soğutma çalışması yapıldı. Yangın nedeniyle halk otobüsünde maddi hasar meydana geldi.
Oğlu öldürülen anne mahkemeden keşif istedi: "Yıkanırken gördüm, boynunda tırnak izleri vardı, adli tıp raporunda çıkmadı"
30 Ocak 2026 Cuma - 15:59 Oğlu öldürülen anne mahkemeden keşif istedi: "Yıkanırken gördüm, boynunda tırnak izleri vardı, adli tıp raporunda çıkmadı" Antalya’da 26 yaşındaki gencin eski kız arkadaşının evinin önünde çıkan tartışmada bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin 1’i tutuklu 4 sanığın yargılandığı davanın yedinci celsesi görüldü. Duruşmada konuşan anne Sevim Talay, "Ben çocuğumun vefatından sonra yıkanırken yanına girdim, boynunda ve yüzünde tırnak izleri vardı. Neden adli tıp raporunda çıkmadı" diyerek keşif talep etti. Antalya’nın Aksu ilçesi Pınarlı Mahallesi Cumhuriyet Caddesi’nde 25 Aralık 2024 tarihinde meydana gelen olayda, iddiaya göre Seyit Muhammet Talay (26) bir süre önce ayrıldığı kız arkadaşı A.S.’nin (23) evinin yakınında aracında bekledi. Durumu fark eden A.S.’nin babası Ömer S. ile yakınlarının Talay’ın yanına gelmesiyle taraflar arasında tartışma çıktı. Tartışmanın kısa sürede kavgaya dönüştüğü olayda Talay, karnından bıçaklandı. Ağır yaralanan genç, kaldırıldığı Kepez Devlet Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Olayın ardından baba Ömer S. ile kızları A.S. ve D.S. gözaltına alındı. Şüphelilerden Ömer S. çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, A.S. ve D.S. tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Sanıklar hakkında ‘kasten öldürme’ suçlamasıyla iddianame düzenlendi. İddianamede, sanıkların birlikte hareket ettikleri, maktul yaralı haldeyken saldırının devam ettiği yönünde değerlendirmelere yer verildi. Anne ve babadan keşif talebi Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın yedinci celsesine, maktul Seyit Muhammet Talay’ın ailesi, tutuklu sanık Ömer S., tutuksuz sanıklar A.S., D.S. ve S.T. ile taraf avukatları katıldı. Duruşmada söz alan baba Ramazan Talay, olay yerinin kör nokta olduğunu belirterek, adaletli bir keşif yapılmasını talep etti. Anne Sevim Talay ise oğlunun yalnızca bıçaklanmadığını, sonrasında da darbedildiğini öne sürerek, "İfadeleri okudum, çocuğumu Ömer S.’nin 3 çocuğu darbediyor. Bıçaklandıktan sonra yerde de darbediyorlar. Ben çocuğumun vefatından sonra yıkanırken yanına girdim, boynunda ve yüzünde tırnak izleri vardı. Neden adli tıp raporunda çıkmadı. Ev ile olay yeri 25-30 metre, keşif yapılmasını istiyorum" dedi. "Bu suçu işlemedim" Tutuklu sanık Ömer S. ise suçlamaları reddederek, "Bu suçu işlemedim. Karşı taraf sürekli mahkemeyi uzatarak mağdur olmama neden oluyor. Bir yılı aşkın süredir cezaevindeyim. Hem ben hem ailem zarar gördü. İşlemediğim bir suçtan dolayı buradayım. Beraatımı ve tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Müşteki avukatı Huriye Erbuğa, bir sonraki celsede olaya tanıklık ettiğini düşündükleri kişinin dinlenmesini ve tüm sanıkların tutuklanmasını talep etti. Tutuksuz sanıklar ise üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek, beraatlarını talep etti. Mahkeme heyeti, sanık Ömer S.’nin tutukluluk halinin devamına ve tanık dinlenmesi talebinin kabulüne karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Antalya Büyükşehir’den kırsal mahalle yollarına 759 milyar 505 milyon TL’lik yatırım
30 Ocak 2026 Cuma - 14:42 Antalya Büyükşehir’den kırsal mahalle yollarına 759 milyar 505 milyon TL’lik yatırım Antalya Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılında Gazipaşa’dan Kaş’a 19 ilçenin kırsal mahalle grup yollarına 759 milyar 505 milyon 771 bin 51 TL yatırım yaptı. Yolların asfaltlanması, bakım onarımı ve yeni yolların açılmasıyla vatandaşların daha konforlu ulaşımı sağlandı. Antalya Büyükşehir Belediyesi, kent merkezi ve kırsal mahalleler arasındaki ulaşım konforunu artırmak amacıyla başlattığı yol yapım, bakım ve onarım çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. 2025 yılında da asfalttan kar mücadelesine, bakım onarımdan yeni yolların açılmasına kadar vatandaşların daha konforlu ulaşımı için yoğun bir çalışma yürütüldü. Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılı içerisinde bu çalışmalar için 759 milyar 505 milyon 771 bin 51 TL harcadı. Yıllar içinde deforme olan mahalle grup yolları genişletilip, altyapısı yenilenerek asfaltlandı. Yazın sıklıkla kullanılan yaylalara ulaşım sağlayan yollar modernize edildi. Kış aylarında yaşanan sel ve heyelandan zarar gören noktalara anında müdahale edilerek, yaşanan mağduriyetlerin önüne geçildi. Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı’nca kırsal mahalle grup yollarında sathi asfalt, sıcak asfalt ve stablize çalışması yapıldı. Büyükşehir Belediyesi ayrıca greyderli bakım, asfalt yama, bakım onarım yaparken, yeni yollar da açtı. Kış aylarında da yoğun yağış yüzünden bozulan yollarda karla mücadele çalışması yapılırken, heyelan çalışması da gerçekleştirildi. Bu yatırımlar sayesinde kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşların ulaşım konforu önemli ölçüde iyileştirildi. Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı yolların tamamında yol bakım onarım çalışmaları devam ediyor.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Geçmişte paramızı ödediğimiz halde alamadığımız ürünleri bugün dünyaya satıyoruz"
30 Ocak 2026 Cuma - 14:20 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Geçmişte paramızı ödediğimiz halde alamadığımız ürünleri bugün dünyaya satıyoruz" Antalya’da düzenlenen Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin savunma sanayisinde önemli bir dönüşüm yaşadığını belirterek, "Geçmişte paramızı ödediğimiz halde bize satılmayan ürünleri bugün dünyanın dört bir yanına parası mukabilinde satar hale gelmiş durumdayız" dedi. Antalya’nın Serik ilçesindeki Belek Turizm Merkezi’nde 5. Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı başladı. Çok sayıda ihracatçının katılım sağladığı konferans, açılış konuşmalarıyla başladı. "Dünya yapısal bir dönüşüm sürecinden geçiyor" Konferansta konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, küresel düzeyde güvenlik endişelerinin ve belirsizliklerin arttığı bir dönemden geçildiğine dikkat çekti. Dünyada güç dengelerinin değiştiğini vurgulayan Yılmaz, yaşanan gelişmelerin belli siyasi tercihlerden çok daha öte, yapısal bir dönüşüme işaret ettiğini söyledi. Jeopolitik gerilimlerin ve yapay zekâ başta olmak üzere teknolojik dönüşümün güvenlik alanını doğrudan etkilediğini belirten Yılmaz, NATO ve Avrupa Birliği’nin savunma harcamalarına yönelik hedeflerinin de bu dönüşümün somut göstergeleri olduğunu ifade etti. NATO’nun harcama hedeflerini artırdığını söyleyen Yılmaz, "Jeopolitik gerilimlerin, belirsizliklerin arttığı, teknolojik dönüşümün yapay zeka merkezli hızlandığı bir ortamda stratejilerimizi belirlemek durumundayız. Bunu somut olarak NATO’nun hedeflerinde görüyoruz. 2035’te milli gelire oranla yüksek oranda harcama hedefleri konmuş durumda. Bunu yine Avrupa Birliği’nin tartışmalarında görüyoruz. Avrupa’nın güvenliği şu anda çok yoğun bir tartışma sürecinden geçiyor. Avrupa, başkalarına güvenerek yola devam edemeyeceğini, kendi çarelerini aramak gerektiğini gördü. Rusya-Ukrayna çatışması bağlamında özellikle. Bir taraftan da ABD’nin ’Artık bu maliyeti ben tek başıma yüklenmek istemiyorum’ yaklaşımını görmüş durumda. Dolayısıyla Avrupa, savunma alanına çok daha fazla kaynak ayıracak" dedi. "Savunma sanayi güçlü siyasi irade olmadan gelişemez" Bir ülkenin güvenliğinin yalnızca silahlarla ölçülemeyeceğini dile getiren Yılmaz, ekonomik, kültürel, idari ve hukuki yapının da güçlü olması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin savunma sanayisinde avantajlı bir konumda olduğunun altını çizen Yılmaz, bu avantajın erken dönemde ortaya konulan güçlü siyasi iradeden kaynaklandığını vurguladı. Yılmaz, savunma sanayinin önemine dikkat çekerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu alana erken dönemde verdiği güçlü desteğin Türkiye’yi küresel ölçekte avantajlı bir noktaya taşıdığını ifade etti. "185 ülkeye ihracat yapan bir savunma sanayimiz var" Türkiye’nin savunma sanayisinde geldiği noktaya ilişkin rakamları da paylaşan Yılmaz, 3 bin 500’ü aşkın firmanın faaliyet gösterdiğini, bin 400’ün üzerinde projenin yürütüldüğünü ve yaklaşık 100 bin kişiye nitelikli istihdam sağlandığını belirtti. Yakın gelecekte istihdamın 150 bine çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi. Savunma sanayisinde yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranına ulaşıldığını kaydeden Yılmaz, Türkiye’nin 185 ülkeye ihracat yaptığını belirterek, "Ürün çeşitliliği artmış bir savunma sanayi söz konusu. Geçmişte paramızı ödediğimiz halde bize satılmayan ürünleri bugün biz dünyanın dört bir yanına parası mukabilinde satar hale gelmiş durumdayız. Aslında bu Türkiye’nin bence son çeyrek yüzyılını özetliyor" dedi. "10 milyar doları aşmak yeni sorumluluklar getiriyor" Savunma sanayi ihracatının 10 milyar doları aştığını hatırlatan Yılmaz, bu başarının yeni bir muhasebe yapılmasını zorunlu kıldığını belirtti. Türkiye’nin artık çift haneli ihracat yapan ülkeler arasında kalıcı bir şekilde yer alması gerektiğini ifade eden Yılmaz, "Satın alma gücüne göre dünyanın 11’inci büyük ekonomisiyiz. Savunma sanayisinde ise ilk 10 ihracatçı ülke arasına girmiş durumdayız. Yeni hedefler belirlememiz lazım. Artık bu yeni teknolojilerin, yapay zekanın çok daha etkili şekilde sisteme girmesi gerekiyor. Ürün bazlı ortaklıkların daha fazla gelişmesi lazım. ABD dünyanın en zengin ülkesi, orada bile bir ürün geliştirirken birçok ülkeyi işin içine dahil ediyorlar. Başkalarının ürettiği sistemlerle ülkelerin nereye kadar yürüyebileceğini çevremizdeki bazı örneklerden görmüş olduk. Kendi ürünlerimizi geliştirmek durumundayız. Savunma sanayisi güçlü olmayan bir ülkenin uluslararası politikada bağımsız tutum alması zor" diye konuştu. Savunma sanayisinin cari açığın düşmesine destek olduğunu belirten Yılmaz, "Bizim ekonomimizde en büyük mesele, cari açık meselesidir. Hem ihracat artışıyla hem ithalat ikamesiyle savunma sanayimiz cari açığın kalıcı bir şekilde düşmesine ciddi katkı sunuyor. Önümüzdeki dönemde bunu çok daha belirgin bir şekilde görmüş olacağız. Nitelikli istihdamla, katma değeri yüksek üretimle daha büyük gelir oluşturmuş oluyoruz. Savunma sanayisinde gelişen teknolojiler bir süre sonra sivil endüstrilere de sirayet ediyor. Neden sağlık endüstrilerinde de savunma sanayiinde olduğu gibi yerli ve milli üretimi çok daha yükseklere taşımayalım" şeklinde konuştu. "Kartlar yeniden karılıyor, dengeler yeniden kuruluyor" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, küresel ölçekte savunma, ekonomi ve ticaret alanlarında köklü bir dönüşüm yaşandığını belirterek, mevcut uluslararası düzenin ciddi şekilde aşındığını söyledi. "Kartlar yeniden karılıyor, dengeler yeniden kuruluyor" diyen Bolat, "İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan savunma, ekonomi, nakli ve ticaret rejimlerinde ciddi aşınmalar, hatta çatırdamalar var. Davos’ta yapılan Dünya Ekonomi Forumu’nda da dünya liderleri bunu açık şekilde itiraf etti. Gümrük vergisi savaşları başladı, ticaret savaşları başladı. Rekabetçilikte ve fiyatlama davranışlarında çok önemli değişiklikler yaşanıyor" dedi. Türkiye’nin Batı’daki karmaşa ile Doğu ve Uzak Doğu’daki hızlı ilerleme arasında bulunduğunu vurgulayan Bolat, "Biz bu tabloya göre stratejilerimizi çiziyoruz ve sürekli dinamik bir politika üretme süreci içinde hareket ediyoruz. Avrupa Birliği’nin Hindistan’la ve Mercosur ülkeleriyle serbest ticaret anlaşmaları önemli gelişmeler. Ancak unutulmamalı ki Avrupa Birliği’nin zaten 75 serbest ticaret anlaşması var. Bizimle de 30 yıldır gümrük birliği mevcut ve bu süreçten çok iyi şekilde istifade ettik" ifadelerini kullandı. İhracatın Türkiye ekonomisindeki kritik rolüne dikkat çeken Bolat, "2025 yılında 396 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatıyla yılı kapattık. Mal ihracatında 11,7 milyar dolarlık net artış sağladık. İhracat, büyümemizin en önemli motorlarından biridir. Göreve geldiğimden bu yana savunma sanayi ihracatımız neredeyse yüzde 100 arttı ve 10 milyar 54 milyon dolara ulaştı. Türk savunma sanayi ürünleri gittiği her yerde kalite, teknoloji ve sağlamlıkla anılıyor" dedi. Bolat, Ticaret Bakanlığı olarak savunma sanayii ihracatçılarını tüm destek mekanizmalarından faydalandırdıklarını vurgulayarak, "Orta yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam ihracattaki payı yüzde 43,5’e yükseldi. Bu tablo, başardıklarımızla iftihar etmemiz gerektiğini gösteriyor" ifadelerini kullandı. "2025’te ihracat yüzde 48 artışla 10,54 milyar dolara ulaştı" Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün ise "Savunma ve havacılık sanayii ihracatına genel bakış" başlıklı konuşmasında sektörün ihracat performansını ayrıntılı verilerle paylaştı. Görgün, bölgesel dağılıma ilişkin şu bilgileri verdi: "2025 yılında savunma ve havacılık sanayii ihracatımız 10,54 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Bu rakam, bir önceki yıla göre yüzde 48’lik artış anlamına geliyor. Avrupa’ya 4,3 milyar dolar, Orta Doğu’ya 1,6 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik. En fazla ihracat yaptığımız ülkeler Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık ve Slovakya oldu." Savunma sanayiinin Türkiye’nin toplam mal ihracatı içindeki payının hızla arttığını belirten Görgün, "2022 yılında bu oran yüzde 1,7 iken, 2025 itibarıyla yüzde 3,6 seviyesine yükseldi. Uluslararası endeksler de Türkiye’nin savunma sanayiindeki yükselişini teyit ediyor. Yayınlanmış verilere göre Türkiye, dünyada son 10 yılda bir önceki 10 yıla oranla ihracatını en çok artıran ülke olmuştur" diye konuştu. Hizmet ihracatına ilişkin ilk kez veri toplandığını da açıklayan Görgün, "2025 yılında mal ihracatına ek olarak 184 milyon dolarlık hizmet ihracatı gerçekleştirdiğimizi tespit ettik. 2025 yılında sektörümüz, bir önceki yıla göre yüzde 79 artışla toplam 17,9 milyar dolarlık yeni sözleşme imzaladı. Bu sözleşmelerin önümüzdeki yıllarda teslimata dönüşmesiyle yeni ihracat rekorları göreceğiz. 2021 yılında kişi başına düşen ihracat cirosu 45 bin dolar seviyesindeydi. 2025’te bu rakam 100 bin dolara ulaştı. Küresel ölçekte ihracat başarısı bulunan yabancı şirketlerde ise bu rakam, kişi başına yaklaşık 300 bin dolar civarındadır. Bizim de verimli bir ihracat için, sektör ortalamasında 300 bin dolar seviyesini yakalamamız gerekiyor" dedi. Sivil sektörlere açılımın önemine dikkat çeken Görgün, "Savunma sanayi firmalarının sivil alandaki satış oranları küresel ölçekte yüzde 50’ler seviyesinde. Biz de sektör olarak, sahip olduğumuz teknolojileri sivil pazarlara da çözüm üretecek şekilde ürünleştirmeye daha fazla kafa yormalı, strateji oluşturmalı ve kaynak ayırmalıyız" ifadelerini kullandı. İhracat şampiyonlarına ödül Açılış konuşmalarının ardından düzenlenen Savunma ve Havacılıkta 2025 İhracat Şampiyonları Ödül Töreni’nde başarılı ihracatçılara ödülleri takdim edildi. Programa; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Antalya Valisi Hulusi Şahin, Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Savunma ve Havacılık Sanayii İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mehmet Demiroğlu, Antalya milletvekilleri ve çok sayıda ihracatçı katıldı.