Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Antalya
Gran Fondo Antalya’da madalyalar sahiplerini buldu
12 Nisan 2026 Pazar - 17:26:55
Türkiye’nin önde gelen amatör yol bisikleti organizasyonlarından Gran Fondo Antalya’nın 8.’si Kemer’de düzenlendi. Parkurlar sonunda dereceye giren sporculara ödülleri düzenlenen törenle verildi. Kemer Belediyesi’nin destek verdiği, Uluslararası Bisiklet Birliği (UCI) ve Türkiye Bisiklet Federasyonu kurallarına uygun olarak gerçekleştirilen ve 15 ülkeden 578 sporcunun katılım sağladığı organizasyon tarihinde ilk kez yer alan ve tırmanış performansının ön plana çıktığı etap ta koşulmuştu. Bugün ise sporcular 98 kilometrelik ve 48 kilometrelik parkurda pedal çevirdi. Yarışlar, bu yıl "Yeşil Gelecek" temasıyla düzenlendi. Yarışlar sonrasında Mustafa Ertuğrul Aker Parkı’nda yer alan Kemer Belediyesi Deniz Kafe yanında ödül töreni düzenlendi. Dereceye giren sporcuların ödüllerini Kaymakam Solmaz, Başkan Topaloğlu ve diğer protokol üyeleri vererek hatıra fotoğrafı çektirdi. Ödül töreninde konuşan Kaymakam Solmaz, herkesin merakla beklediği güzel bir yarış olduğuna dikkat çekerek, "Bu yıl ki yarışları da herkesin memnun kaldığı bir şekilde tamamlamaktan dolayı mutluluk duyuyoruz. Gelecek yıl yapılacak olan yarışların heyecanına şimdiden başladık. Sekiz yıldır organizasyonun Kemer’de yapılmasında emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Bu tür organizasyonların en önemli ayağı sponsorlar. Onlar olmadığı zaman başarılı olamayız. Dereceye giren tüm sporcuları tebrik ediyorum" dedi. Başkan Topaloğlu ise yaptığı konuşmada, "Güzel bir havada yapılan yarışlarda tüm sporcular bir olumsuzluk olmadan bitiş noktasına geldi. Sekizincisi düzenlenen yarışlar çok güzel geçti. Her yıl üzerine katarak gidiyoruz. Bu yıl ilk defa tırmanış etabı yapıldı. Dereceye giren tüm sporcuları tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı. 98 kilometrelik parkurun erkekler kategorisinde birinciliği 3:03:06.80’lik dereceyle Gökhan Uzuntaş elde etti. 3:04:33.87 ile Kamer Kanber ikinci, 3:05:08.57’lik dereceyle de Rus sporcu Aleksei Maiskii üçüncü oldu. Kadınlarda ise ilk 3 sırayı Rus sporcular aldı. Daria Pravilova 3:18:45.40’lık dereceyle birinci, 3:47:13.87 ile Olga Chirkova ikinci, 3:51:05.28 ile de Viktoryia Aleksandrova üçüncü oldu. 48 km parkuru 48 kilometrelik Parkurun erkekler kategorisinde 1:17:47.94’lük dereceyle Alptuğ Kuşcu birinci, 1:17:53.20’lik dereceyle Murat Uslu ikinci, 1:17:53.29’luk dereceyle de Mithat Temizyürek üçüncü geldi. Kadınlarda ise 1:19:19.56 ile Aylin Yüce birinci, 1:24:15.11 ile Burcu Kaya ikinci, 1:24:15.37 ile de Buket Demirci üçüncü oldu. Tırmanış etabında kadınlarda 0:34:25.90 dereceyle Şeniz Pamuk birinci, 0:35:45.10 ile Aylin Yüce ikinci, 0:36:18.73 ile de Rus sporcu Viktoryia Aleksandrova üçüncü oldu. Erkeklerde ise 0:27:59.03’lük dereceyle Oleg Dereviagin birinci, 0:28:54.54’lük dereceyle Ömer Faruk Yılmaz ikinci, 0:29:13.22’lik dereceyle de Evgenii Arinin üçüncü geldi. Para C 48K parkurunda erkeklerde 1:28:01.10 ile Hüseyin Uğur birincilik, 1:28:49.85 ile Selim Gözber ikincilik, 1:34:15.83 ile de Ali Kırbaş üçüncülük elde etti. Para B 48K parkurunda erkeklerde birinci 1:30:34.38’le Halil Vural - Hasan Hüseyin Kaçar, ikinci 1:35:45.90’la Engin Balaban - Okan Öztürk, üçüncü ise 1:38:21.15’le Taşkın Özgür - Burhan Kızıltaş oldu. Kadınlarda da Gülsüm Çeşmeci - Burcu Yıldız 2:02:52.31 ile birinci, Maide Yayla - Sema Gündoğdu 2:11:47.95 ile ikinci, Hamide Turan - Büşra Yücel’soy ise 2:12:59.54 ile üçüncü geldi. AG Tohum - Para C (48K) Pro parkurunda erkeklerde Fırat Uğur 1:20:14.79’la birinci, Kazakistan’dan Pavel Babenko da 1:29:15.98’lik dereceyle ikinci oldu. Ödül törenine, Kemer Kaymakamı Ahmet Solmaz, Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, Kemer Jandarma Komutanı Ömer Seyhan ve protokol üyeleri katıldı.
12 Nisan 2026 Pazar - 17:11
Beldibi’nde yarım asırlık tapu hasreti sona erdi
Kemer’in Beldibi Mahallesi’nde yaşayan vatandaşların 50 yıllık tapu hasreti sona erdi. Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, 50 yıl sonra 800 dönümlük alandaki hak sahiplerine düzenlenen törenle tapularını dağıttı. Tapu töreninde konuşan Başkan Topaloğlu, bazı yerlerde iyi şeylerin olması için imar planlarının tamamlanmasının gerektiğini söyledi. Başkan Topaloğlu, Beldibi Mahallesi’nin çok bilinen bir bölge olduğunu ancak imar planlarının geçmemesinin Beldibi’ni olduğu yerde bıraktırdığını ifade etti. Göynük Mahallesi’nde tapu sorunu çözüldükten sonra Göynük’ün koca bir şehre dönüştüğünü hatırlatan Başkan Topaloğlu, "Yeni doğan bir çocuk anaokulunu, ilkokulu, ortaokulu ve liseyi okuyor. Ayrıca Akdeniz Üniversitesi’ne bağlı Göynük Aşçılık Meslek Yüksekokulu’nu okuyor. Şimdi bu fırsat Beldibi’ne geldi" dedi. 2012 yılında Göynük Belediye Başkanlığı yaptığına değinen Başkan Topaloğlu, "Daha önce Beldibi Konyaaltı Belediyesi’ne bağlandı. 2012’de tekrar Kemer’e dönüp Göynük’e bağlandığında buralar imar planında tarım alanıydı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile görüştük ve bize tarım dışı kullanım diye bir rapor çıkar dediler. Üniversiteden tarım raporu çıkardık. Bakanlık kamu yararı kararı aldı ve 1000’lik ve 5000’lik planları onayladı. 2014 yılında Büyükşehir Yasası ile Göynük Belediyesi kapanınca Kemer Belediyesi’ne kaldı. 2014 – 2019 yılları arasında aday olmadık. 2019 seçimlerinde sizlerin oylarıyla göreve geldiğimizde Beldibi bıraktığımız gibi duruyordu ve planlarda bir ilerleme yoktu. Tekrar 18 uygulamasına geçildi. Bu konuda bizden desteklerini esirgemeyen Tapu Kadastro Bölge Müdürü, Tapu Kadastro İl Müdürü, Kemer Tapu Müdürü ve Kemer Belediye Başkan Yardımcımız Gülsüm Bal ve ekibine çok teşekkür ediyorum. Tam yedi yıl uğraştılar. Beldibi 3’den arıtmaya kadar olan yerlerin tapularını bitirdik. Büyükşehir ve kadastrodan geçti ve tapuya geldi. Sonuçta artık tüm süreç tamamlandı ve Beldibi 3’ten ilkokulun oraya kadar olan bölgenin tüm tapularını dağıtıyoruz" diye konuştu. Beldibi Mahallesi’ne ilk olarak kapalı pazar yeri kazandıracaklarına işaret eden Başkan Topaloğlu, "Hazinenin olduğu yere dört dönümlük bir pazar alanı ayırdık. Diğer mahallelerde yaptığımız gibi Beldibi Mahallesi’ne de bir pazar yeri yapacağız. Sonuçta 50 yıllık bir sorundan bahsediyoruz. Emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Bugün Beldibi’nin bayram günü olsun. Allah güle güle kullanmayı nasip etsin. Bize de imar yollarını açıp hizmet yapmayı nasip etsin. Hayırlı uğurlu olsun" ifadelerini kullandı.
12 Nisan 2026 Pazar - 14:34
Öğretmen maaşları ve sahte kayıtlar üzerinden 52 milyon liralık vurgun iddiasına 18 tutuklama
Antalya’da Demre Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü zimmet, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık soruşturması kapsamında 52 milyon 344 bin 670 TL kamu zararına yol açıldığı iddiasıyla 3’ü kamu görevlisi 46 şüpheliye yönelik 8 ilde eş zamanlı yapılan operasyonda, dosya kapsamında daha önce tutuklanan 2 kişi ile birlikte 18 şüpheli tutuklandı. Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından Demre Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen zimmet, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık soruşturması kapsamında, kamu kaynağının mevzuata aykırı kullanıldığı iddiasıyla 8 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Soruşturma dosyasına yansıyan tespitlere göre, okulda görevli öğretmenlerin maaş ve ek ders ödemelerinden rızaları dışında 687 bin 31,89 TL bedelin alındığı, ayrıca kendi adına tahakkuk oluşturmak suretiyle 13 bin 473,20 TL’lik ödeme sağlandığı öne sürüldü. Emekli öğretmenlerin çalışıyormuş gibi gösterilmesiyle 295 bin 248,83 TL’lik kamu kaynağının usulsüz şekilde kullanıldığı, eğitim hazırlık ödeneğinden de sahte tahakkuk oluşturulması suretiyle bin 389 TL bedelin alındığı belirlendi. Sahte öğrenci kayıtları ve sahte işletmeler iddiası Dosyada en dikkat çeken bölüm ise mesleki eğitim kapsamındaki Ustalık Telafi Programı oldu. Meslek lisesinde öğrenim gören öğrencilerin daha iyi eğitim almaları amacıyla stajyer öğrenci bulunduran işletmelere destek sağlanması için verilen devlet desteğinin sahte öğrenci kayıtları ve sahte işletmeler oluşturularak, şüphelilerin kendi hesaplarına ve iş birliği içerisinde oldukları kişilerin hesaplarına aktarıldığı ileri sürüldü. Bu yöntemle 51 milyon 336 bin 618,54 TL kamu kaynağının mevzuata aykırı olarak kullanıldığı iddia edilirken, soruşturmada toplam kamu zararının 52 milyon 344 bin 670,45 TL olduğu belirtildi. Soruşturma kapsamında şüphelilere yönelik Antalya, İstanbul, Kırıkkale, Ankara, Aydın, Kırşehir ve Eskişehir’de 7 Nisan’da eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. 2 şüphelinin cezaevinde, 1 şüphelinin ise yurt dışında firari olduğu belirlenirken, Antalya’da 35, İstanbul’da 2, Kırıkkale’de 1, Ankara’da 2, Aydın’da 1, Kırşehir’de 1 ve Eskişehir’de 1 kişi olmak üzere toplam 46 şüpheliye yönelik işlem yapıldığı ve kamu görevlileri açısından soruşturmanın genişleyebileceği öğrenildi. Gözaltına alınan şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. 1 şüpheli savcılık ifadesinin ardından serbest bırakılırken, Demre Adliyesi Nöbetçi Sulh Mahkemesi’ne sevk edilen 42 şüpheliden 26’sı adli kontrol şartıyla serbest kaldı. Rızası ve bilgisi dışında maaşından kesinti yapılan okuldaki öğretmenlerin mağdur sıfatıyla ifadeleri alınırken mahkeme tarafından N.Y., T.S., A.D., M.E., S.D., H.E., M.E., E.K., R.K., K.D., B.A., M.H.A., O.Ö., S.Ç., M.Ş. ve R.Ş.Y. isimli 16 şüpheli hakkında ise tutuklama kararı verilirken dosya kapsamında daha önce tutuklanarak cezaevine gönderilen M.Ş. ve Ö.A. ile birlikte rakam 18’e yükseldi. Tutuklanan 16 şüpheli Elmalı Cezaevi’ne gönderilirken firari 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi.
12 Nisan 2026 Pazar - 13:08
Manavgat 2050 vizyonunu masaya yatırdı
Manavgat Belediyesi tarafından düzenlenen Manavgat Ortak Akıl ve Eylem Zirvesi, Başkan Vekili Mehmet Çiçek’in ev sahipliğinde yoğun bir katılım ile gerçekleşti. Manavgat’ın 2050 yılına kadar olan vizyonunu belirlemek ve Manavgat’ın yol haritasını çizmek amacıyla turizmden tarıma, kentleşmeden çevreye kadar birçok başlık kapsamlı şekilde ele alındı. Zirvenin açılışında konuşan Manavgat Belediye Başkan Vekili Mehmet Çiçek, böylesine kapsamlı bir ortak akıl ve eylem zirvesinin kent için çok önemli bir adım olduğunu söyledi. Manavgat’ın geçmişten bu yana güçlü bir hikayesi olduğunu da ifade eden Başkan Vekili Mehmet Çiçek, "1980’li yıllarda başlayan turizm yatırım seferberliği ile birlikte Manavgatımız da müthiş bir büyüme sürecine girdi. Son 10 yılda nüfusumuz yüzde 20 arttı. Bu bir risk mi? Eğer yönetemezsek, evet. Ama doğru yönetirsek bu, Manavgat’ın en büyük zenginliği olacaktır" dedi. "Nasıl bir Manavgat’ta yaşlanmak istiyoruz?" Manavgat’ın nüfus yoğunluğunun da büyük bir çeşitliliğe sahip olduğunu da dile getiren Başkan Vekili Mehmet Çiçek, "Bugün 260 bin nüfusumuzun yalnızca 115 bini Antalya kütüğüne kayıtlı. Yani Manavgat, farklı şehirlerden gelen insanların buluştuğu bir şehir. Ayrıca, bir başka gerçeğe bakalım. Bugün Manavgat nüfusunun yaklaşık yüzde 51’i 35 yaşın üzerinde ve bu oran artmaya devam ediyor. Yani sadece büyümüyoruz, aynı zamanda yaşlanıyoruz. O halde bir an önce sormamız gereken soru çok net. Biz nasıl bir Manavgat’ta yaşlanmak istiyoruz? Nüfusumuz yaşlandıkça ekonomimiz bundan nasıl etkilenecek" şeklinde konuştu. "Türkiye’de yabancıların yaptığı her 5 gecelemeden 1’i Manavgat’ta" Manavgat’ın Türkiye ekonomisi için de çok önemli bir noktada olduğuna da değinen Başkan Vekili Çiçek, "Manavgat sadece bir şehir değil, Türkiye ekonomisi için de kritik bir merkezdir. Bakanlık verilerine göre, Türkiye’de yabancıların yaptığı her 5 gecelemeden 1’i Manavgat’ta gerçekleşiyor. Türkiye’nin sadece binde 3’ü kadar bir alanda bu kadar büyük bir turizm hacmini yönetiyoruz. Bu, aynı zamanda büyük sorumlulukları beraberinde getiriyor. Bugün artık bazı sorulara net cevaplar vermek zorundayız. Turizmi büyütürken, doğamızı, kültürümüzü ve kent yaşamımızı kaybediyor muyuz? Yoksa bunları birlikte güçlendirebiliyor muyuz? Ulaşım altyapımız, kentsel altyapımız bu yoğunluğu kaldırabiliyor mu? Artık sadece büyümeyi değil, doğru büyümeyi konuşmak zorundayız" ifadelerini kullandı. "Side turizmi 12 aya yayılmalı" Konuşmasını Antik Side’nin 12 aya yayılan bir turizm merkezi olması gerektiğini söyleyerek sürdüren Başkan Vekili Çiçek, "Side hepimizin gurur duyduğu Manavgatımızın en önemli markası. Dünyanın sayılı antik kentlerinden biri. Tarihiyle, kimliğiyle, potansiyeliyle eşsiz bir değer. Ama yılın belli dönemlerinde capcanlı olan Side, yılın önemli bir bölümünde hayattan kopuyor. Bu tabloyu görmezden gelemeyiz. Şimdi kendimize şu soruyu sormalıyız. Biz Side’yi sadece yaz aylarında yaşayan bir turizm merkezi olarak mı görmek istiyoruz, yoksa 12 ay yaşayan, nefes alan, üreten bir cazibe merkezi haline mi getirmek istiyoruz? Eğer ikinciyi istiyorsak, o zaman turizmi yeniden düşünmek zorundayız. Kültür turizmi, doğa turizmi, spor turizmi, sağlık turizmi gibi turizm alternatiflerini daha güçlü hale getirmeliyiz. Manavgat’ın müthiş bir potansiyeli var. Ama bu potansiyeli birlikte harekete geçirmemiz gerekiyor" dedi. "Manavgat, sadece Türkiye’de değil, dünyada örnek gösterilen bir kent olacak" Tarım sektörümüz, klasik tarıma göre yüksek katma değerli üretim yaparak bizleri gururlandırıyor ama bu bize yetmez. Daha verimli nasıl oluruz? Daha sürdürülebilir nasıl oluruz? Daha fazla katma değeri nasıl üretiriz? İzninizle bugünün ilk net tespitini ben yapmak istiyorum. Bu şehirdeki aklı, bu şehirdeki sermayeyi, bu şehirdeki vizyonu bir araya getirebilirsek Manavgat, sadece Türkiye’de değil, dünyada örnek gösterilen bir şehir olur. Buna yürekten inanıyorum. Ancak bunun için bir şartımız var. Bugün burada siyaseti, kişisel öncelikleri, günlük tartışmaları kapının dışında bırakacağız. Bugün unvanlarımızla, görevlerimizle değil, Manavgat’a gönül veren, Manavgat için sorumluluk hisseden insanlar olarak masalara oturacağız ve tek bir hedefimiz olacak. Manavgat’ta yaşayan, Manavgat’ta kazanan insanlar olarak bu şehri birlikte daha iyi bir geleceğe taşımak. Bunu yapabilirsek, evlerimize gittiğimizde çocuklarımızın, torunlarımızın gözlerine güvenle bakabileceğimize canı gönülden inanıyorum" diye konuştu. Başkan Vekili Çiçek: "Gerçek ortak akıl, herkesin sesinin duyulduğu yerde oluşur" Zirvenin yalnızca salonda oluşan masalarda kalmayacağını da ifade eden Başkan Vekili Mehmet Çiçek, "Bu toplantı bir yol haritası üretme toplantısıdır. Burada ortaya çıkacak her fikir, her öneri, her tespit Manavgat’ın geleceğine yazılacak bir nottur. Bu süreç burada bitmeyecek. Bu salonda konuşulanları derleyeceğiz, analiz edeceğiz ve teknolojik imkanları da kullanarak Manavgat halkının tamamına açacağız. Burada tabanını hazırladığımız ve sivil toplumun her kesimine yayılacak görüşmeleri yapacağız. Burada konuşulan projeleri konularına göre ayırıp tüm muhataplarıyla tekrar kararlaştıracağız. Bu şehirde söz söylemek isteyen herkesin bu sürece dahil olmasını sağlayacağız. Çünkü biz inanıyoruz ki gerçek ortak akıl, herkesin sesinin duyulduğu yerde oluşur" diyerek sözlerini tamamladı. İlk günde 133 proje önerisi Yapılan sunumların ardından turizm ve destinasyon yönetimi, tarım, gıda ve kırsal kalkınma, kentleşme, altyapı ve ulaşım, doğa, çevre ve sürdürülebilirlik, ekonomi, girişimcilik ve yatırım, eğitim, insan kaynağı ve gelecek nesiller, kültür, kimlik ve kent yaşamı ile sosyal yaşam ve toplumsal dayanışma gruplarında katılımcılar proje, sorunlar ve çözüm önerilerini akademisyenler eşliğinde tartıştı. İlk günün sonunda 8 ayrı masada yapılan çalışmalarda 133 ayrı proje ortaya çıktı. Zirveye, Antalya milletvekilleri Cavit Arı, Aliye Coşar, Aykut Kaya, Sururi Çorabatır, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Hatice Öz, parti temsilcileri, geçmiş dönem Manavgat ve belde belediye başkanları, Antalya Büyükşehir Belediyesi bürokratları, kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, iş adamları ve çok sayıda davetli katıldı.
03 Nisan 2026 Cuma - 12:32
Cinayet davasında otopsi raporu detayı
Antalya’da 45 yaşındaki Nida Nazlıer’in evinde öldürülmesine ilişkin davada, hakkında "canavarca hisle ve eziyet çektirerek kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilen tutuklu sanık Aref Elhussein, ikinci kez hakim karşısına çıktı. Duruşmada gündeme gelen otopsi raporunda şüphelinin ifadesinin aksine cinsel birleşmeye ilişkin bulguya rastlanmadığı belirtilirken, sanık savunmasında, "Çok pişmanım, olay nasıl oldu bilmiyorum. Beni çağırdı yanına gittim, beni bırakması için para teklif ettim ancak beni bırakmadı" dedi. Olay, 31 Temmuz günü saat 17.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Zerdalilik Mahallesi Cebesoy Caddesi üzerindeki 5 katlı binanın 1’inci katında meydana geldi. İşten çıkan Halil İ. (23), birlikte yaşadığı arkadaşı Nida Nazlıer’in evine geldi. Eve giren Halil İ., Nazlıer’i banyoda kanlar içerisinde buldu. İhbar üzerine adrese gelen sağlık ve polis ekipleri, Nazlıer’in hayatını kaybettiğini belirledi. Nazlıer’i bulan Halil İ. ile maktulle en son telefonda görüştüğü ve anahtar almak için eve geldiği belirlenen H.H. (39) gözaltına alındı. Antalya Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri ise olayın ardından 80’in üzerinde güvenlik kamerası görüntüsünü inceleyerek şüphelinin kimliğini tespit etti. Kepez ilçesi Güneş Mahallesi’nde oturduğu belirlenen Suriye uyruklu Aref Elhussein (28), düzenlenen operasyonla yakalandı. Şüphelinin kimliği parmak izi çalışmasıyla netlik kazandı. Elhussein ile birlikte Halil İ. ve H.H., ifadelerinin ardından sağlık kontrolünden geçirilerek adliyeye sevk edildi. Hastanedeki işlemler sırasında Elhussein’den kan örneği alındığı, sağ elinin bandajlı olduğu görüldü. İfadesinde suçunu kabul eden Elhussein, Nazlıer ile ilişki konusunda anlaştıklarını, aralarında çıkan tartışma sırasında aynanın kırıldığını, cam parçalarıyla kendisine saldırıldığını ve Nazlıer’i kanlar içinde görünce kaçtığını öne sürdü. Adliyeye sevk edilen Elhussein, "kasten öldürme" suçundan tutuklanırken, Halil İ. ile H.H. serbest bırakıldı. İddianamede ağırlaştırılmış müebbet talebi Hazırlanan iddianamede, sanık Aref Elhussein hakkında "canavarca hisle ve eziyet çektirerek kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. İddianamede savunmasına da yer verilen sanık, maktulün kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu iddia etti. Bu iddia üzerine Antalya 2’nci Sulh Ceza Hakimliği kararıyla sanık hakkında iç beden muayenesi yapıldı. Yapılan muayenede, sanığın cinsel saldırı iddiasını doğrulayacak herhangi bir bulguya rastlanmadığı, bu yöndeki beyanlarının ise suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirildi. Duruşmada otopsi raporu gündeme geldi İddianamenin Antalya 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilmesiyle açılan davanın ikinci duruşmasına taraf yakınları ve taraf avukatı katıldı. Duruşmada söz alan maktulün avukatı, HTS kayıtlarında maktulle sanık arasında herhangi bir iletişim bulunmadığını belirterek, sanığın öne sürdüğü şekilde cinsel bir ilişkinin yaşanmadığını savundu. Maktul Nazlıer ailesinin avukatı Erdem Elmas otopsi raporuna dikkat çekerek, "Maktulün otopsi raporunda cinsel birleşmeye dair bir bulgu yer almıyor. Bu nedenle bu olay yağma amacıyla adam öldürmedir" ifadelerini kullandı. "Sadece pişmanım" Savunma yapan tutuklu sanık Aref Elhussein ise, "Çok pişmanım, olay nasıl oldu bilmiyorum. Beni çağırdı yanına gittim, beni bırakması için para teklif ettim ancak beni bırakmadı, ücreti ödemek istedim ama kabul etmedi, kendimi kurtarmak için böyle yaptım, diyeceğim bir şey yok, sadece pişmanım" dedi. "Üzerindeki altınları aldım. Telefonunu da aldım, parçalayıp çöpe attım" Sanık Aref Elhussein, ilk duruşmada ise maktulle ilişkiye girdiklerini, ardından tartışma çıktığını öne sürerek, "Bana engel olmaya çalıştı. Masanın üzerindeki bardağı alıp başına vurdum. Aramızda arbede yaşandı. Sinirden kendimi kaybettim, saçından tutup aynalı dolaba vurdum. Ayna kırıldı. Cam parçasını sol ayağıma sapladı. O beni öldürmek istedi. Üzerindeki altınları aldım. Telefonunu da aldım, parçalayıp çöpe attım. Üzerimde kan olduğu için evden kıyafet bulup giydim. Yüzüm tırnak izleriyle çizilmişti, içeriden bir gömlek alıp yüzüme sardım. Taksi çağırıp iş yerine geldim. Kanlı elbiselerimi poşete koydum" diye konuşmuştu. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
03 Nisan 2026 Cuma - 12:32
Antalyakart Londra’dan birincilikle döndü: "Mobil Engelli Bildirimi" ödül kazandırdı
Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki Antalya Ulaşım A.Ş. tarafından işletilen Antalyakart, Londra’da düzenlenen uluslararası Transport Ticketing Awards yarışmasında önemli bir başarıya imza attı. Antalyakart Mobil uygulamasına eklenen "Mobil Engelli Bildirimi" özelliği, Antalya Büyükşehir Belediyesine 2026 Ulaşım Biletleme Ödülleri’nde En İyi Eşitlik ve Kapsayıcılık Girişimi ödülünü kazandırdı. Ulaşım sektörünün geleceğini şekillendirmek için dünyanın önde gelen ulaşım liderlerini bir araya getiren Transport Ticketing Global etkinliğinde elde edilen bu başarı, 13 kişilik uluslararası jüri tarafından yapılan değerlendirme sonucunda açıklandı. Ödül, Antalya Ulaşım A.Ş. Bilişim Sistemleri Müdürü Murat Altıntaş, Muhasebe ve Finans Müdürü Vedat Subaşı ile Kentkart CEO’su Çınar Basmacı, Uluslararası Satış ve Küresel Pazarlama Müdürü Fırat Albayrak ve Pazarlama Yöneticisi Aidar Zain’a takdim edildi. Engelsiz, sürdürülebilir ve erişilebilir toplu taşıma amaçlanarak engelli derneklerinin sivil toplum örgütlerinin destekleri ve Kentkart çözüm ortağı ile hazırlanan Mobil Engelli Bildirimi özelliği, engelli bireylerin ulaşım deneyimini kolaylaştırıyor. Uygulama sayesinde durakta bekleyen engelli yolcular, mobil uygulama üzerinden durağa gelmekte olan otobüs sürücüsüne bildirim gönderebiliyor. Önündeki ekranda bu bildirimi gören sürücüler, durağa yaklaşırken daha dikkatli davranıyor ve gerektiğinde yolculara destek olabiliyor. Bu özellik, kullanıcılar tarafından da memnuniyetle karşılanıyor. Online başvuru sistemi de finale kaldı Antalyakart’ın bir diğer projesi olan 6 Kasım 2025’te devreye aldığı online başvuru platformu da, aynı etkinlikte "En İyi Yolcu Deneyimi Girişimi" kategorisinde finale yükseldi. Türkiye’de bir ilk olan sistemle kullanıcılar başvurularını online olarak tamamlayıp, Antalyakartlarını PUDO kargo otomatlarından temassız bir şekilde teslim alabiliyor. Hizmete girdiği günden beri bin 796 Antalyakart sahiplerine ulaştırılırken, 7 bin 899 indirimli ve ücretsiz Antalyakart’ın vize işlemi tamamlandı. Online hizmetler sayesinde vatandaşlar, kart merkezlerine gitmeden işlemlerini kolaylıkla tamamlayabiliyor. Antalyakart, elde ettiği bu başarılarla hem uluslararası alanda adından söz ettiriyor hem de Antalya’da daha erişilebilir ve kullanıcı dostu bir toplu ulaşım sistemi sunmaya devam ediyor.
03 Nisan 2026 Cuma - 12:30
Antalya semaları kahverengiye büründü Sahra Çölü üzerinden gelen toz taşınımı çamur olup yağdı
Antalya’da Sahra Çölü üzerinden gelen toz taşınımı sabah saatlerinde etkisini gösterdi. Gece saatlerinde başlayan yağışla birlikte havadan adeta çamur yağarken, sabahın erken saatlerinde uyanan vatandaşlar yoğun toz bulutuyla karşılaştı. Dün Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), Ege ve Batı Akdeniz kıyıları için toz taşınımı uyarısın ardından Antalya’da toz taşınımı etkili oldu. Alanya’da sabah saatlerinde yağışla birleşen toz bulutları ilçe genelinde araçların ve açık alanların üzerini kahverengi çamur tabakasıyla kapladı. Yer yer oluşan su birikintilerinin çamur görünümünde olduğu gözlemlenirken, öğle saatlerinde toz taşınımı ektisini kaybetti. Sahra’dan gelen toz bulutunun Alanya semalarındaki etkisi drone ile havadan görüntülendi. Görüntülerde, ilçe üzerinde yoğun bir sis tabakasını andıran toz bulutu dikkat çekti. Yağmur yerine çamur yağdığını söyleyen Enes Ayaz Sipahi (20) ‘’Sabah işe gitmek için kalktığımda böyle bir manzara ile karşılaştım. Afrika’dan geldiğini duydum. Sabah yağmur yerine sanki çamur yağıyordu’’ dedi. Manavgat ilçesinde de, etkili olan toz taşınımı yoğunluğu yağışla birlikte araçların camlarında göze çarptı. Öte yandan toz taşınımın etkisinin yağışla birlikte azalacağı, akşam saatlerinde ise etkini yitireceği belirtildi.
03 Nisan 2026 Cuma - 12:28
Antalya Büyükşehir zabıtasından dronla denetim
Antalya Büyükşehir Belediyesi zabıta ekipleri, kentin farklı noktalarında dron ile havadan denetim yapıyor. Kent genelinde huzur ve güvenliği sağlamak amacıyla günün her saatinde sahada olan Antalya Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı ekipleri, çevre, sağlık, trafik ve gıda gibi birçok alanda denetimlerini dron destekli teknoloji ile güçlendirdi. Zabıta ekipleri, özellikle turizm sezonu yaklaşırken dünyaca ünlü Konyaaltı sahilinde vatandaşların huzurlu ve güvenli bir tatil geçirmelerini sağlamak için sorumluluk alanı içerisindeki yerlerde dron ile havadan denetimler gerçekleştirecek. Havadan gerçekleşecek denetimlerle plajlarda vatandaşları rahatsız eden seyyar satıcı ve dilencilere anında müdahale edilebilecek. Zabıta Dairesi Başkanlığı yetkilileri, kentin farklı noktalarında dron ile havadan denetimlerin yapılacağını söyledi.
03 Nisan 2026 Cuma - 12:28
Kepez’de Akdeniz Üniversitesi mezunu genç sanatçıların objektifinden hayat sergisi
Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümü’nün geleneksel hale gelen karma fotoğraf sergisi, Dokumaparak Modern Sanatlar Galerisi’nde sanatseverlerle buluştu. Serginin açılışında konuşan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, "Genç sanatçılarımızın bu üretimleri, sanatın aynı zamanda düşünmek ve anlamak olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Bu şehirde sanat üreten, düşünen ve sorgulayan her gencin yanında yanındayız" dedi. Kepez Belediyesi’nin Dokumapark Modern Sanatlar Galerisi, 10 Nisan tarihlerine kadar çok anlamlı bir fotoğraf sergisine ev sahipliği yapıyor. Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümü’nün geleneksel karma sergisi, bu yıl 20. dönem mezunlarının çalışmalarını sanatseverlerle buluşturdu. Kasım 2025’te hayatını kaybeden fotoğraf bölümü öğrencisi Ömer Özer’in eserlerinin de sergilenmesi, sergiye ayrı bir anlam ve duygusal derinlik kattı. Serginin açılışına Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Özlenen Özkan, İbradı Belediye Başkanı Hatice Sekmen, AÜ.Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Semih Büyükkol ve Akdeniz Üniversitesi öğrencileri katıldı. "Her kare bir duygu" Serginin açılışında konuşan Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Semih Büyükkol, serginin her yıl düzenli olarak gerçekleştirildiğini belirterek, bu yılki seçkinin mezun öğrencilerin özgün çalışmalarından oluştuğunu ifade etti. Fotoğrafın yalnızca bir görüntü kaydetmekten ibaret olmadığını vurgulayan Büyükkol, her karenin bir duyguyu, bir hikayeyi ve çoğu zaman görünmeyeni görünür kılma çabasını yansıttığını dile getirdi. Sergide yer alan eserlerin önemli bir kısmının Antalya’nın İbradı ilçesine bağlı Ormana Köyü’nde gerçekleştirilen teknik gezi sırasında üretildiğini belirtti. "Sanat düşünmek ve anlamaktır" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ise konuşmasında, geçmişin izleriyle geleceğin imkanlarını aynı çatı altında buluşturan bu serginin önemine dikkat çekti. Serginin Dokumapark gibi özel bir mekanda düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Kocagöz, Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümü’nün 20. dönem mezunlarını ve emeği geçen herkesi tebrik etti. Sergide yer alan çalışmaların İbradı Ormana’nın düğmeli evlerinden günümüz teknolojisinin sunduğu yeni anlatım biçimlerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığını belirten Başkan Kocagöz, her bir karede bir bakış açısı, bir yorum ve bir arayışın hissedildiğini ifade etti. Genç sanatçıların üretimlerinin, sanatın aynı zamanda düşünmek ve anlamak olduğunu hatırlattığını vurgulayan Başkan Kocagöz, serginin bir vefa duygusunu da barındırdığını belirterek Ömer Özer’i rahmetle andı. Sanat üreten gençlerin her zaman yanında olacaklarını ifade eden Kocagöz, katkı sunan herkese teşekkür ederek mezun öğrencilere başarılar diledi. "Sanat ve edebiyat daha çok desteklenmeli" Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan da konuşmasında, sanatın insan hayatındaki yerinin her geçen gün daha da önemli hale geldiğine dikkat çekti. Günlük hayatın yoğun temposu içinde sanatın bireye nefes aldıran, onu durup düşünmeye sevk eden özel bir alan açtığını belirten Özkan, sergide yer alan eserlerin bu anlamda büyük bir değer taşıdığını ifade etti. Fotoğrafın yalnızca bir kare değil; aynı zamanda bir tanıklık, bir duygunun yansıması ve bir kentin hafızası olduğunu vurgulayan Özkan, öğrencilerin ortaya koyduğu çalışmaların bu yönüyle dikkat çekici olduğunu söyledi. Üniversitelerin farklı düşüncelerin, renklerin ve bakış açılarının bir araya geldiği yerler olduğunu dile getiren Özkan, genç sanatçıların üretimlerinin bu çeşitliliği yansıttığını belirtti. Özellikle İbradı’nın Ormana Köyü’nde gerçekleştirilen çalışmaların hem kültürel mirası hem de yerel dokuyu görünür kıldığını ifade etti. Günümüzde sanat ve edebiyatın daha fazla desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Özkan, bu tür etkinliklerin toplumun estetik ve düşünsel gelişimine katkı sunduğunu söyledi. Sergideki her eserin ayrı bir emek, sabır ve dikkat gerektirdiğini belirterek, gençlerin üretimlerinin sadece sanatsal değil, aynı zamanda düşünsel bir derinlik taşıdığını dile getirdi. Özkan, konuşmasının sonunda sanata verdiği destekten dolayı Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ve sergiye emeği geçen herkese teşekkür etti. Açılış konuşmalarının ardından, hayatını kaybeden öğrenci Ömer Özer anısına hazırlanan başarı belgesi ve plaket, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz tarafından ailesine takdim edildi. Açılışta ayrıca, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan da, sanata verdiği desteklerinden dolayı Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’e teşekkür ederek, plaket takdiminde bulundu. Kurdele kesimiyle kapılarını açan sergi, 10 Nisan’a kadar ziyaret edilebilecek.
03 Nisan 2026 Cuma - 12:26
Akciğer kanserinde ölüm oranı ürkütüyor: "20 yıl sigara içenler taramadan geçmeli"
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Murat Kıyık, akciğer kanserinin hem dünyada hem de Türkiye’de kanser kaynaklı ölümler arasında ilk sırada yer aldığını belirterek, özellikle uzun yıllar sigara kullanan kişilerin taramadan geçmesinin hayati önem taşıdığını söyledi. Akciğer kanserinde erken tanının hayat kurtardığını vurgulayan Kıyık, "Yaklaşık 20 yıl boyunca günde bir paket sigara içmiş, 50 ila 77 yaş arasındaki kişiler risk grubunda yer alıyor. Bu kişilere düşük doz bilgisayarlı tomografi çekildiğinde, 100 kişiden 4’ünde erken evrede akciğer kanseri teşhisi koyabiliyoruz" dedi. Akciğer Sağlığı ve Yoğun Bakım Derneği (ASYOD) tarafından düzenlenen 11. Uluslararası Katılımlı Akciğer Sağlığı Kongresi kapsamında Antalya’da bulunan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Murat Kıyık, akciğer kanserine ilişkin açıklamalar yaptı. Hastalığın görülme sıklığı ve ölüm oranlarının ürkütücü boyutta olduğunu ifade eden Kıyık, dünya genelinde her yıl yaklaşık 2 buçuk milyon akciğer kanseri vakası görüldüğünü, bunların 1 milyon 800 bininin ölümle sonuçlandığını belirtti. Türkiye’de ise yılda 50 bin yeni akciğer kanseri vakasının tespit edildiğini, bunların 35 bininin hayatını kaybettiğini kaydetti. "Akciğer kanseri ölüm sırasında birinci sırada" Akciğer kanserinin tüm dünyada ve Türkiye’de kanserler arasında ölüm sırasında ilk sırada bulunduğunu dile getiren Kıyık, taramanın temel amacının hastalığı oluşmadan önlemek ve erken evrede yakalamak olduğunu söyledi. Kıyık, "Dünyada yılda iki buçuk milyon akciğer kanseri görülüyor ve maalesef bunların 1 milyon 800 bin kişisi hayatını kaybediyor. Türkiye’ye gelecek olursak yılda 50 bin yeni akciğer kanseri görülüyor ve bunların 35 bini hayatını kaybediyor. Akciğer kanseri maalesef tüm dünyada ve Türkiye’de kanserler içerisinde ölüm sırasında birinci sırada yer alıyor" ifadelerini kullandı. Bir yanda koruyucu hekimliğin, diğer yanda tedavi edici hekimliğin bulunduğunu hatırlatan Kıyık, akciğer kanseri taramasının koruyucu hekimlik açısından önemli bir adım olduğuna dikkat çekti. Risk grubunu anlattı Tarama yapılacak grupların belirli kriterlere göre seçildiğini belirten Kıyık, "Biz hekimler akciğer kanserinde taramayı şu amaçla yapıyoruz. Bir koruyucu hekimlik var, bir de tedavi edici hekimlik var. Koruyucu önlemlerden bir tanesi de kişi akciğer kanseri olmasın diye akciğer kanseri taraması yapılmasıdır. Risk gruplarını önce belirliyoruz. Yaklaşık olarak 20 yıl günde bir paket sigara içmiş bir insan 50 ila 77 yaş arasındaysa, akciğer kanserinin en fazla görülme yaşları bu yaş grupları oluyor" dedi. Bu yaş grubunda yer alan ve uzun süre sigara kullanan kişilere düşük doz bilgisayarlı tomografi önerildiğini söyleyen Kıyık, bunun hem radyasyon maruziyetini azalttığını hem de kanser vakalarının başlangıç aşamasında tespit edilmesine imkan sağladığını kaydetti. Kıyık, "Bu yaş grubunda sigara içen insanlara düşük doz bilgisayarlı tomografi çektiriyoruz. Yani hem radyasyonundan korumuş oluyoruz hem de akciğer kanseri varsa bir başlangıç halinde yakalayıp onu bertaraf etmek istiyoruz. Hem de ikinci bir uyarı da o hastamızla, sigara içen kişiyle yüz yüze geldiğimiz zaman şunu anlatıyoruz; içtiğiniz sigara risk doğuruyor, sizi bunun için tarıyoruz. Belki onu sigarayı bırakması için de yardımcı bir gerekçe olmuş oluyor" diye konuştu. "100 kişiden 4’üne erken evrede teşhis konuyor" Tarama programlarının yalnızca kanseri değil, sigaranın yol açtığı diğer akciğer hastalıklarını da ortaya çıkarabildiğine işaret eden Kıyık, erken tanının çok yönlü fayda sağladığını söyledi. Kıyık, "Bu tarama yapıldığında 100 kişiden 4 kişiye erken evrede akciğer kanseri teşhisi konuyor. Ayrıca başka bir akciğer hastalığı varsa, kanser dışında onlar da ortaya çıkarılmış oluyor. Kişi başlangıç aşamasında bir enfeksiyonla karşı karşıya olabilir. İçtiği sigarayla maruz kaldığı başka bir hastalık, KOAH, interstisyel akciğer hastalığı gibi diğer hastalıklar da oluşuyor olabilir. Bunlar da önlenmiş oluyor" dedi. "Arabalarını bakıma götürdükleri gibi kendileri de gelsinler" Tarama sisteminin yaygınlaşmasının önemine değinen Kıyık, sigara kullanan vatandaşların sağlık kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini söyledi. Kıyık, "Artık Avrupa’da ve Amerika’da olan akciğer kanseri taramasının bizde de rutin olarak başlaması gerekiyor. Ama diyelim ki şu anda yok, bizim uyarımız sigara içen insanlara bir, sigarayı bırakmaları; iki, eğer sigara içiyorlarsa, bu yaş grubundaysalar, 50-77 yaş arasındaysalar, 20 yıldır sigara içmişlerse nasıl arabalarını yılda bir yahut da 10 bin kilometre, 15 bin kilometrede bir bakıma götürüyorlarsa, kendileri de buyursunlar gelsinler. Zaten devletimizin de sigara bırakma polikliniği hizmeti var. Hem o hizmeti almış olurlar hem de kendi sağlıkları için bir taramadan geçmiş olurlar" ifadelerini kullandı. Genç yaşta sigaraya başlayanlar için ayrı uyarı Türkiye’nin genç yaşta sigaraya başlama oranında öne çıkan ülkeler arasında bulunduğunu belirten Dr. Murat Kıyık, Rusya, Sırbistan ve Macaristan gibi ülkelerde de benzer bir tablo görüldüğünü söyledi. Sigaraya ne kadar erken başlanırsa riskin o kadar arttığını vurgulayan Kıyık, tarama yaş aralığının ortalama veriler üzerinden belirlendiğini ancak daha genç yaşta sigaraya başlayanların da ciddi risk altında olduğunu ifade etti. Kıyık, "Bütün dünyada bazı ülkelerde, özellikle bizim Türkiye, genç yaşta sigaraya başlama konusunda hemen hemen birinci sırada geliyor. Bizim gibi ülkeler var; Rusya, Sırbistan, Macaristan gibi ülkelerde de erken yaşta sigaraya başlama söz konusu. Onun için ne kadar erken başlanıyorsa sigaraya, riski o kadar artıyor. Aslında biz 50-77 diyoruz ama bunlar ortalama yaşlar. Kişi 15 yaşında bir paket sigara içmeye başlamışsa, 20 yıl içince 35 yaşına gelmiş oluyor. Aynı riski o da taşıyor aslında" dedi. "14 yaşında başlamıştı, 34 yaşında kaybettik" Genç yaşta sigaraya başlamanın ne kadar ağır sonuçlar doğurabileceğine ilişkin örnek de paylaşan Kıyık, çok genç akciğer kanseri hastalarıyla karşılaştıklarını söyledi. Kıyık, "Tarama grubu olarak 50-77 yaş arası grubu söylemiş isek de erken yaşta sigaraya başlayanlar dikkatli olmalı. Çünkü bizim çok genç akciğer kanser hastalarımız var. Hatta öyle ki, bir hastamın oğlu akciğer kanseriydi. Baba hala yaşıyor. Oğlunu 34 yaşında kaybettik. 14 yaşında sigaraya başlamıştı. Maalesef 3 yıl yaşadıktan sonra kaybettik" ifadelerine yer verdi. "Pulmoner emboli sessiz ölüme yol açabiliyor" Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nuri Tutar da akciğer damarına pıhtı atmasının, tıptaki adıyla pulmoner embolinin, çoğu zaman kalp krizi ile karıştırılabilen ve ani ölümlere yol açabilen ciddi bir tablo olduğuna dikkat çekti. Pulmoner embolide en kritik noktanın hastalıktan şüphelenmek olduğunu vurgulayan Tutar, göğüs ağrısı, öksürük, balgam, ateş ve kanlı balgam gibi belirtilerle ortaya çıkabilen tablonun hayati risk taşıdığını söyledi. Prof. Dr. Tutar, "Akciğer damarına pıhtı atması özellikle sessiz ölüme yol açan bir durumdur. Aslında bilmediğimiz durumlarda, herkes kalp krizi geçirdiğini hissederken bunun sebebi pulmoner emboli olabilir. Aynı şekilde göğüs ağrısı yapar ve göğüs ağrısı sonucunda da hastalarda öksürük, balgam, ateş ve kanlı balgamla bize gelebilir. Göğüs ağrısının sebebi, akciğer damarına pıhtı atmasından kaynaklanabilir" dedi. Uzun yolculuk ve hareketsizlik uyarısı Pulmoner embolinin özellikle uzun süre hareketsiz kalan kişilerde daha sık görülebildiğini belirten Tutar, pıhtının çoğunlukla bacak toplardamarlarında oluştuğunu, ardından akciğer damarına ilerleyerek damarlanmayı bozduğunu ifade etti. Tutar, "Bu özellikle uzun süreli yolculukta, hareketsiz kalmış bireylerde oluşabilir. Bacaktaki toplardamarlarda pıhtı oluşur. Ondan sonrasında bu pıhtı akciğer damarına atar ve akciğerin damarlanmasını bozar. Bundan sonrasında biz sıklıkla kan sulandırıcı tedaviler kullanırız ve buna göre kan sulandırıcı tedavilerle hastalığı tedavi etmeye çalışırız. Burada en önemli şey, hastalıktan şüphelenmektir" diye konuştu. "Kalp krizi sanıldı, pulmoner emboli çıktı" Yakın zamanda üniversitede yaşanan bir vakayı örnek gösteren Prof. Dr. Tutar, pulmoner embolinin sinsi ve ölümcül seyredebildiğini anlattı. Tutar, "Çok yakın zamanda bizim üniversitemizde bir onkoloğun eşi göğüs ağrısıyla kırklı yaşlarda acile başvurdu ve kalp krizi şüphesiyle hemen anjiyo yapıldı. Ancak akciğer damarına pıhtı atmıştı ve hasta kaybedildi" ifadelerini kullandı. İki saat mola önerisi Özellikle uzun yolculuk yapanların, hareketsiz kalanların ve doğum kontrol hapı kullanan kadınların risk altında olduğuna işaret eden Tutar, korunma açısından basit ama etkili önlemlerin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. Tutar, "Doğal olarak özellikle uzun yolculuklarda iki saatte bir mola vermek gerekir. Doğum kontrol hapı kullanan kadınlar da risk altındadır. Bu açıdan dikkat edilmesi gerekir" dedi.
03 Nisan 2026 Cuma - 12:19
Medyada kapsayıcı dil seferberliği başlıyor
Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi ile Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği (TÜKD) iş birliğinde "Kapsayıcı Dil Kullanımı Destekleme Projesi" hayata geçiriliyor. Medyada kullanılan dilin dönüştürücü gücüne dikkat çeken proje, haber içeriklerinde yer alan ayrımcı ifadelerin görünür kılınmasını ve daha kapsayıcı bir dil anlayışının yaygınlaştırılmasını hedefliyor. Proje kapsamında gazetecilerin haber üretim süreçlerinde daha sorumlu ve kapsayıcı bir dil kullanmalarına destek olunması, aynı zamanda mesleki pratikler üzerinden ortak bir deneyim ve farkındalık oluşturulması amaçlanıyor. Çevrim içi eğitim Proje kapsamında gazetecilere yönelik kısa süreli ve etkileşimli bir çevrim içi eğitim verilecek. Eğitimin ardından katılımcılardan, kendilerine sunulacak özel bir kodlama kılavuzu doğrultusunda örnek bir haber metnini analiz etmeleri istenecek. Süreci tamamlayan tüm basın mensuplarına ise katılım belgesi verilecek. Kapsayıcı ve sorumlu bir medya dili inşa etmeyi amaçlayan proje, basın mensuplarını bu dönüşüm sürecine katkı sunmaya davet ediyor.
03 Nisan 2026 Cuma - 11:44
Antalya’da sahilde dev caretta caretta ölü bulundu
Deniz kaplumbağası yuvalama alanlarından biri olan Antalya’nın Serik ilçesinde, nesli tükenme tehlikesi altındaki bir Caretta caretta ölü olarak sahile vurdu. Olay, akşam saatlerinde Serik ilçesine bağlı Boğazkent Mahallesi’nde bulunan bir otelin sahilinde meydana geldi. Kıyıda hareketsiz yatan dev bir caretta caretta fark eden otel görevlileri, durumu hemen yetkililere bildirdi. Yapılan ilk incelemede, kaplumbağanın yaklaşık 1 buçuk metre boyunda olduğu tespit edildi. İhbarın ardından olay yerine Serik Belediyesi ekipleri sevk edildi. Ekipler, kıyıya vuran ölü deniz kaplumbağasını bulunduğu yerden kaldırdı.
03 Nisan 2026 Cuma - 11:26
ATB Başkanı Çandır: "Yerel miras ticarete dönüşüyor"
Antalya Ticaret Borsası (ATB) öncülüğünde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) desteğiyle bu yıl 22-26 Nisan tarihleri arasında ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’in Danışma Kurulu Toplantısı, ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır başkanlığında Borsa Toplantı Salonu’nda yapıldı. Antalya Ticaret Borsası (ATB) öncülüğünde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) desteğiyle bu yıl 22-26 Nisan tarihleri arasında ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’in Danışma Kurulu Toplantısı, ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır başkanlığında Borsa Toplantı Salonu’nda yapıldı. Toplantının açılışında konuşan Çandır, YÖREX’in Türkiye’nin en çok sevilen ve tek yöresel ürünler fuarı olduğunu belirterek, "YÖREX’e katkı sunan, destek veren tüm kurum ve kuruluşlarımıza teşekkür ediyorum. Sizler YÖREX’i bu kadar sahiplenmeseydiniz bu projeyi bu kadar geliştiremezdik" dedi. YÖREX’in 2008 küresel krizinin ardından TOBB’un "Kriz varsa çare de var" kampanyası çerçevesinde hayata geçirildiğini hatırlatan Çandır, fuarın yerli üretimi desteklemek ve kırsal kalkınmayı güçlendirmek hedefiyle ilerlediğini belirtti. Anadolu’nun zengin üretim potansiyelini ekonomiye kazandırmayı hedeflediklerini kaydeden Çandır, TOBB’un ve kurum, kuruluşların desteğiyle YÖREX’in kısa sürede ulusal bir projeye dönüştüğünü vurguladı. YÖREX’in başladığı 2010 yılında 109 olan coğrafi işaret tescilli ürün sayısının bin 828’e ulaştığını, 837 ürünün tescil için beklediğini belirten Çandır, "YÖREX, coğrafi işaret konusunda farkındalık oluşturmuştur. Yöresel ürünlerin temsil edildiği önemli bir platform haline gelmiştir" diye konuştu. Çandır, Antalya’da ise aynı dönemde 2 olan coğrafi işaretli ürün sayısının 20’ye yükseldiğini belirtti. Çandır, geçen 17 yılda Avrupa Birliği’nde 46 ürünün de coğrafi işaret tescili aldığını, Türk kahvesinin de geleneksel ürün adı koruması elde ettiğini kaydetti. Çandır, YÖREX’in ardından yöresel ürünler konusunda kamu politikalarının da geliştiğini, market raflarında coğrafi işaretli ürünlerin yer almasına yönelik düzenlemelerin hayata geçirildiğini hatırlattı. Yerel miras ticarete dönüşüyor YÖREX ile unutulmaya yüz tutmuş binlerce yöresel ürünün gün yüzüne çıkarılarak ekonomiye kazandırıldığını vurgulayan Çandır, yerel mirasın ticari değere dönüştüğünü ve bunun yerel kalkınmaya güçlü katkı sağladığını belirtti. Coğrafi işaretli ürünlerin üretildiği bölgenin ekonomik değerini artırdığına dikkat çeken Çandır, dünyada 200 milyar dolarlık, Avrupa Birliği’nde ise 100 milyar avroluk bir pazar bulunduğunu, Türkiye’nin coğrafi işaretli ürünler alanında önemli bir potansiyele sahip olduğunu ve bu pazardan daha fazla pay almayı hedeflediğini kaydetti. 2,5 milyon ziyaretçi YÖREX’in başladığı günden bu yana başarılara imza attığını anlatan Çandır, 81 ilin tamamı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin YÖREX’te temsil edildiğini, 5 bini aşkın katılımcı ve 2,5 milyondan fazla ziyaretçinin YÖREX’te yöresel ürünlerle buluştuğunu kaydetti. 22-26 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek YÖREX 2026’da 70’in üzerinde ilin katılım sağlayacağını belirten Çandır, hedeflerinin 81 ilin tamamının fuarda yer alması olduğunu söyledi. YÖREX’in yalnızca bir fuar değil, aynı zamanda kültürel bir buluşma noktası olduğuna dikkat çeken Çandır, "Yüzlerce kadın kooperatifinin kurulmasına öncülük eden YÖREX, üretimi teşvik eden ve yerelden kalkınmayı destekleyen önemli bir organizasyondur. Stantlarda ürünlerin sadece sergilenmesi değil, üretim aşamalarının da canlı olarak gösterilmesi büyük önem taşıyor" dedi. Çocuklar yöresel değerleri görmeli Yöresel ürünlerin gelecek nesillere aktarılmasının önemine değinen Çandır, çocukların bu değerleri tanımasının ve sahiplenmesinin gerekliliğine dikkat çekerek, "Kendi ürünlerimizi çocuklarımıza tanıtmalı, tattırmalı ve hissettirmeliyiz. Aksi halde bize ait olmayan ürünlere yönelim artacaktır" ifadelerini kullandı. YÖREX’E tam destek Toplantıya katılan kurum ve kuruluşların temsilcileri, YÖREX ile yöresel ürünlerin ekonomiye kazandırıldığını belirterek, ulusal marka haline gelen YÖREX’i desteklediklerini ifade etti. Toplantıda ayrıca fuarın daha geniş kitlelere ulaşması için kurumların iletişim kanalları aracılığıyla tanıtım faaliyetlerine destek vermesinin önemi vurgulandı.
03 Nisan 2026 Cuma - 11:22
Antalya'da 15 yıllık cinayetin sırrı DNA eşleşmesi ile çözüldü
Antalya'nın Korkuteli ilçesinde 2011 yılında elleri ve ağzı bağlı şekilde boğularak öldürülen kadının cinayeti oluşturulan özel çalışma grubu ve DNA örneklerinin güncel teknoloji ile yeniden incelenmesi sonucu JASAT ekiplerince çözüldü. 11 Eylül 2011 tarihinde Korkuteli'nin Ulucak köyü Ballıca mevkiinde meydana gelen olayda sabah saatlerinde yüzünde koli bandı, boynunda çamaşır ipi olan, elleri arkadan bağlanmış bir kadın cesedi bulunmuştu. 2 çocuk annesi olan Havva Yıldırım'dan uzun süredir haber alamayan yakınlarının başvurusu ile Adli Tıp Kurumu morguna gelen Yıldırım'ın yakınları, cesedi teşhis edilmişti. Faili meçhul olarak kayıtlara geçen Havva Yıldırım'ın ölümünü yeniden ele alan Antalya İl Jandarma Komutanlığı Asayiş Şube Müdürlüğü JASAT ekipleri, o dönemde Yıldırım'dan alınan ve şüpheliye ait olduğu değerlendirilen DNA örneklerini güncel teknoloji ile tekrar incelemeye aldı. Özel çalışma grubu oluşturulduJASAT ekiplerinin titiz çalışması ile 9 şüpheliden alınan DNA örnekleri Havva Yıldırım'dan alınan örnek üzerinde yapılan detaylı laboratuvar incelemeleri sonucunda, şüpheli S.K.'dan alınan biyolojik örneklerin Havva Yıldırım'dan alınan dokuyla tam uyum sağladığı tespit edildi. JASAT ekiplerince oluşturulan özel çalışma grubu ve yoğun teknik takip sonucunda köşeye sıkışan katil zanlısı S.K., 30 Mart 2026 tarihinde düzenlenen operasyonla yakalandı. 15 yıllık faili meçhul cinayet dosyası JASAT'ın titiz çalışmasıyla çözülürken adli makamlara sevk edilen zanlı, tutuklanarak cezaevine gönderildi.
03 Nisan 2026 Cuma - 11:17
Trafik kazasında hayatını kaybeden küçük çocuğun cenazesi teslim alındı
Antalya’nın Manavgat ilçesinde otomobilin tırın dorsesine çarpması sonucu meydana gelen kazada 6 yaşındaki çocuğun cenazesi babası ve yakınları tarafından gözyaşları içinde teslim alındı. Dün akşam saatlerinde Manavgat ilçesi Konya-Antalya D-687 kara yolunda meydana gelen kazada Süreyya Betül S.’nin kullandığı 16 AZN 034 plakalı Skoda marka cip, Demirkapı Tüneli’ni geçtikten sonra Beydiğin Mahallesi’nde karşı yönden gelen İbrahim K.’nın kullandığı 07 HGH 12 plakalı Mercedes marka tırın dorsesine çarpmış, kazada sürücü Süreyya Betül S. ile araçta yolcu olarak bulunan Mustafa Tarık S., İlay Ece S. ve Bilge Mila S. (6) yaralanmıştı. Gözyaşlarını tutamadılar 112 sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalesinin ardından yaralılar ambulansla Serik Devlet Hastanesi’ne kaldırılırken, 6 yaşındaki Bilge Mila S. ambulansta yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmişti. Feci kazada hayatını kaybeden küçük çocuğun cenazesi işlemleri için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırılırken, 6 yaşındaki Bilge Mila S.’nin cenazesi baba Mustafa Tarık S. ve yakınları tarafından teslim alındı. Küçük çocuğun cansız bedeninin cenaze aracına yüklenmesi sırasında baba ve yakınları gözyaşlarına hakim olamadı.
03 Nisan 2026 Cuma - 10:49
Antalya’da intihar teşebbüsü gibi kaza güvenlik kamerasında
Antalya'nın Manavgat ilçesinde D-400 Karayolu üzerinde tur minibüsü ile ters yönde ilerleyen otomobilin çarpıştığı kazada otomobil sürücüsü yaralandı, çarpışma anları ve otomobildeki yolcunun camdan aşağıya düştüğü kaza anı güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder