Yerel Haberler
Antalya
15 Mart 2026 Pazar - 16:26 Özel eğitim merkezinin düşmedi dediği otizmli gencin düştüğü anın görüntüleri ortaya çıktı Antalya’da gittiği özel eğitim merkezinde fenalaştığı söylenerek evine gönderilen ve ailesine "Cin çarpmış gibiydi" denilerek merdivenden düştüğü gizlenen otizmli gencin merdivenden düştüğü ana ait güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. 25 Temmuz 2025 tarihinde meydana gelen olayda 20 yaşındaki Mehmet Ay, gittiği özel eğitim merkezinde fenalaştığı söylenerek eve gönderildi. Olay sonrası ailesinin hastaneye götürdüğü ancak merdivenden düştüğü söylenmeyen Mehmet’in çekilen MR ve tahlillerinde her hangi bir olumsuzluğa rastlanmayınca taburcu edildi. Günlerce acı içinde kıvranan Mehmet Ay’ın yürümekte zorlanması üzerine ailesi bir kez daha hastaneye götürdü. Özel eğitim merkezi yetkililerinin ailenin ve doktorların ısrarına rağmen Mehmet’in merdivenlerden düştüğünü gizlemesi kalçasının kırıldığı 4 gün sonra fark edilebildi. Çekilen röntgen sonrası kalçasındaki kırık fark edilerek ameliyata alınan Mehmet Ay’a 4 platin takıldı. Aileye olaydan 2 saat sonra haber verilen ve merdivenden düştüğü saklanan Mehmet’in merdivenlerden düştüğü ana ait güvenlik kamerası görüntüsü ise aylar sonra ortaya çıktı. Olayın ardından geçen 7 ay sonra otizmili Mehmet’in merdivenlerden düştüğü ana ait güvenlik kamerası görüntülerinde öğretmeniyle birlikte merdivenden çıkan Mehmet’in bir süre sonra zemine düştüğü, herhangi bir kontrol yapılmadan merdivenlerden çıkarıldığı görüldü. Yürüyemeyecek durumda evine gönderilen ve kalçasına 4 vida takılan Mehmet’in ailesi, çocuklarının düştüğünü kendilerinden sakladığı, bu nedenle tedavisinin aksadığı gerekçesiyle eğitim merkezi yetkililerinden şikayetçi oldu. Özel eğitim merkezinin olay günü Mehmet’in fenalaştığını ve "Cin çarpmış gibiydi. Bir hastaneye götürün" denilerek eve gönderdiğini ve düşmesinin kendilerinden gizlendiğini söyleyen baba Uğur Ay, "Özel eğitime gittiği gün her hangi bir sağlık sorunu yoktu. Merdivenlerden düşme sonucu kalçası kırılmış. Ama bizi aradıklarında bundan kesinlikle bahsedilmedi. ‘Çocuğunuz rahatsızlandı, yürüyemiyor. Servisle gönderiyoruz, karşılayın. Kucaklayarak taşıyacaksınız, yürüyemiyor" denilmişti. Düştüğü konusu gizlenmişti. Biz hastaneye götürdüğümüzde düşme konusu gizlendiği için tedavisi ilk olarak o yönde ilerlemedi. Bize sorulduğunda okulda fenalaştığını söyledik. Düşüp düşmediği soruldu, özellikle bunu öğrenmem için tekrar aramam istendi. Kurum yetkililerini tekrar arayıp doktorların düşüp düşmediğini sorduğunu belirttiğimde kesinlikle düşmediğini söylediler. Dolayısıyla röntgen çekilmedi, diğer nörolojik problemlerinden olduğu düşünülerek MR ve diğer tahliller yapıldı. Hafif bir enfeksiyon çıkınca ondan kaynaklı yürüyemediği düşünülerek taburcu edildi" dedi. Taburcu edilmesinin ardından Mehmet’in şikayetlerinin artarak devam ettiğini ve 3 gün sonra tekrar hastaneye götürdüklerinde kalçasının kırık olduğunun tespit edildiğini söyleyen baba, "Olay Cuma günü olmuştu, taburcu edildikten sonra 3 gün evdeydik. Ama annesi her altını değiştirdiğinde çocuk acı içinde kıvranıyordu. Şikayetlerde her hangi bir azalma olmadığı için tekrar hastaneye götürdük. Pazartesi tekrar hastaneye götürdük. Hastanede durumu anlattık, çekilen röntgeninde kalçasında kırık olduğu, acil ameliyat edilmesi gerektiği söylendi. Ameliyatın ardından doktor ellerinden geleni yaptıklarını ancak kalça kırığında ameliyatın zaman kaybedilmeden yapılması gerektiğini, aradan 3-4 gün sonra geçtikten sonra yapılan ameliyatın ilk günkü kadar sağlıklı olmayacağı söylendi. Şu anda çocuğum ayağa kalktı yürüyor, ama eskisi gibi değil. Aksayarak yürüyor, çabuk yoruluyor. Uzun süre yürüyemiyor, uzun süre ayakta kalamıyor" ifadelerini kullandı. Kalça ameliyatı ile otizmli Mehmet’in kırık olan kalçasına 4 adet platin takıldığını belirten Uğur Ay, "Ameliyatta takılan 4 platin ömür boyu kalçasında kalacak. Epilepsi hastası, belirli aralıklarla MR’a girmesi gerekiyor. Bu vidalar nedeniyle MR’a giremiyor. Bizden düştüğü gizlenmişti, güvenlik kamerası görüntüleri yeni elimize geçti. Kamera görüntülerinde de çocuğumun düştüğü net bir şekilde görülüyor. Ayrıca dosyada kurumda engelli rampası olduğu yönünde bir fatura var, ama görüntülerde rampa bulunmadığı görülüyor. Şikayetçi olduğumuz kurum çalışanı da verdiği beyanda bunu doğruladı. Atıl bir vaziyette depoda bekletildiğini söyledi. Düşen bir kişinin kaldırılmaması gerekirken kaldırılıyor. 112’yi aramıyorlar, 1 mere yanlarında tekerlekli sandalye varken, çocuğumu kaldırıp kırık kalçası ile yürütüyorlar. Yanlış beyanda bulunuyorlar, ‘düşmedi’ denildi, ama düştüğü görülüyor. Kurumdan şikayetçi olduk " şeklinde konuştu.
Estetik ameliyat sonrası hayatını kaybeden Alman kadının cenazesi ülkesine götürüldü
19 Kasım 2025 Çarşamba - 10:59 Estetik ameliyat sonrası hayatını kaybeden Alman kadının cenazesi ülkesine götürüldü Ülkesindeki doktorlar estetik ameliyat için onay vermemesine rağmen Türkiye’ye gelip Antalya’da yaptırdığı vücut gerdirme operasyonu sonrası hayatını kaybeden Alman kadının cenazesi ülkesine götürüldü. Almanya’nın Siegen kentinde yaşayan 41 yaşındaki Julia Ramona Jesch, ülkesindeki doktorların 2017 yılında karaciğer nakli olması nedeniyle "ameliyat olamazsın" uyarılarına rağmen Antalya’da vücut gerdirme operasyonu için bir doktorla anlaştı. 4 Kasım tarihinde Antalya’ya gelen Jesch’e 5 Kasım’da özel bir hastanede Plastik ve Estetik Cerrahı Op. Dr. B.Ç. tarafından karın, koltuk altı ve kalça bölgelerine yönelik yağ aldırma ve vücut gerdirme operasyonu gerçekleştirildi. Ameliyattan kısa bir süre sonra genç kadın, özel hastanedeki odasında kanlar içerisinde bulundu. Hastane görevlileri tarafından ilk müdahalesi yapılan ve yoğun bakım ünitesinde tedaviye alınan Jesch, 10 gün süren yaşam mücadelesini ardından 15 Kasım’da hayatını kaybetti. Jesch’in cansız bedeni, otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Antalya Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsi işlemlerinin ardından bugün teslim alınan Julia Ramona Jesch’in cenazesi, Almanya’nın Siegen kentine götürüldü. Cenazeyi teslim almak için Antalya’ya gelen kadının ailesi, nakil geçmişi bilindiği halde operasyonun yapılmasına tepki göstererek, hem kurumdan hem de ameliyatı yapan hekimden şikayetçi oldu.
Eti Gübre: "Türkiye’nin DAP gübresi ihtiyacını karşılayacak kapasitedeyiz"
19 Kasım 2025 Çarşamba - 10:16 Eti Gübre: "Türkiye’nin DAP gübresi ihtiyacını karşılayacak kapasitedeyiz" Antalya’da 36 ülkeden 725 firmanın katıldığı Growtech Antalya Tarım Fuarı’nda sektör paydaşları bir araya geldi. Bakır üretimi sırasında ortaya çıkan yan ürünleri gübreye dönüştürerek Türk tarımına katkı sunan Eti Gübre, fuarda stant açan firmalar arasında yer aldı. Eti Gübre Satış ve Pazarlama Direktörü Kürşat Akın, "Türkiye’nin DAP gübre ihtiyacının tamamını karşılayabilecek üretim kapasitesine sahibiz" dedi. Antalya’da bu yıl 24’üncüsü düzenlenen Growtech Antalya Tarım Fuarı, 36 ülkeden 725 firmanın katılımıyla kapılarını açtı. ANFAŞ Kongre ve Fuar Merkezi’nde gerçekleşen fuar, 18-21 Kasım tarihlerinde tarım sektörünün tüm paydaşlarını bir araya getiriyor. Tarım teknolojileri, bitki besleme, tohumculuk ve sulama sistemlerinin sergilendiği fuarda, bakır üretiminden çıkan yan ürünleri ekonomiye kazandırmak amacıyla kurulan Eti Gübre de yer aldı. "Rekabetçi fiyatlarda üretim yapıyoruz" Eti Gübre Satış ve Pazarlama Direktörü Kürşat Akın, şirketin kuruluş amacı, üretim kapasitesi ve sektöre sağladığı katkılara ilişkin açıklamalarda bulundu. Akın, Eti Gübre’nin 2019 yılında Mardin Mazıdağı’nda üretime başladığını belirterek şunları söyledi: "Eti Gübre 2019 yılında Mardin Mazıdağı’ndaki fosfat madenini değerlendirmek ve Eti Bakır’ın üretmiş olduğu sülfürik asidi daha faydalı bir ham maddeden mamul maddeye çevirmek amacıyla kuruldu. Mardin Mazıdağı’ndaki tesisimizin kapasitesi 400 bin ton. DAP eşleniyor olarak da 800 bin ton civarında NPK gübresi üretme kapasitesine sahip." Akın, Samsun’da 300 milyon dolarlık yatırımla devreye alınan tesisin de aynı kapasiteye sahip olduğunu ifade ederek, "Üretim kapasitemizle, Türkiye’nin yaklaşık olarak 650 bin ton civarındaki DAP ihtiyacını tamamını karşılayacak durumdayız. Dolayısıyla, üretmiş olduğumuz gübrenin hammaddesi bize ait olduğu için entegre bir tesis yapısına sahibiz. Bu sayede yurt dışıyla mukayese edildiğinde daha rekabetçi fiyatlarda üretim yapıyoruz. Böylece hem tarımın sürdürülebilirliği için gereğini yerine getiriyoruz hem de ithalatı azaltarak döviz çıkışını engellemiş oluyoruz" şeklinde konuştu. "Yeni bir tesis ya da kapasite artışı gündemimizde yok" Mevcut kapasitenin Türkiye’nin ihtiyacını karşılaması nedeniyle yeni bir tesis ya da kapasite artışının gündemlerinde olmadığını belirten Akın, önceliklerinin Türk çiftçisinin ihtiyacını karşılamak olduğunu söyledi. Tarım ve Ticaret bakanlıklarının izinleri kapsamında gübre sezonu dışındaki ürün birikimlerini ihracata yönlendirdiklerini belirten Akın, "Amerika’dan Hindistan’a kadar satışlarımız oldu. Eti Bakır’ın ürettiği sülfürik asidi gübre formuna dönüştürerek çevreye büyük bir fayda sağlıyoruz. Hem bitki besin maddesi üretiyoruz hem de bir atığı mamule çevirerek ekonomiye kazandırıyoruz" dedi. Gübre tedarikinin geçmişte Kuzey Afrika ülkeleri ve Rusya’dan yapıldığını hatırlatan Akın, Eti Gübre’nin sektöre girmesiyle tedarik süreçlerinin kolaylaştığını ve çiftçinin ürüne daha istikrarlı fiyatlarla ulaşabildiğini belirterek, "Ürünün devamlılığı ve piyasada bulunurluğu çiftçinin uygun fiyata ürüne ulaşmasını sağlıyor. Kendi enerjimizi üretmemiz de maliyetler açısından daha verimli çalışmamıza imkân veriyor" diye konuştu. Ar-Ge çalışmalarının sürdüğünü belirten Akın, verimli üretim için toprak analizi yapılmasının önemine değinerek sözlerini şöyle tamamladı: "Gübre kullanmak önemlidir. Zaman zaman pahalı görülebilir ancak toprak analizi yapılarak toprağın ve bitkinin ihtiyacı olan gübrenin tüketilmesi çok önemli. Toprak analizi yapılmasını tavsiye ediyorum."
ALTSO’dan öğrencilere anlamlı destek
18 Kasım 2025 Salı - 18:22 ALTSO’dan öğrencilere anlamlı destek Alanya Ticaret Ve Sanayi Odası (ALTSO) Başkanı Eray Erdem, Toslak’taki öğrencilere yapılan anlamlı destekle yine örnek bir çalışmaya imza attı. ALTSO Başkanı Eray Erdem, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nden gelen desteğe ALTSO bütçesinden de katkı sunarak, taşımalı eğitim kapsamında öğrenim gören yaklaşık bin öğrenciye eşofman takımı ve spor malzemesi dağıtıldığını söyledi. Erdem, "Hepsi birbirinden değerli evlatlarımızın mutluluğuna ortak olduk. Okul müdürlerimiz ve öğretmenlerimizle öğrencilerimizin ihtiyaçlarını ve eğitim alanına daha nasıl katkı sağlayabileceğimizi görüştük. Bu yardımlarda emeği olan TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu başta olmak üzere; Sayın Kaymakamımız Şakir Öner Öztürk’e, İlçe Millî Eğitim Müdürümüz Yusuf Yılmaz’a ve tüm öğretmenlerimize teşekkür ederiz. ALTSO olarak, çocuklarımızın eğitimine katkı sunmayı ve sosyal sorumluluk projelerini kararlılıkla sürdürmeyi görev bilmeye devam edeceğiz" dedi. Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk ise gençlerin en iyi fiziki şartlarda eğitim almasının önemine vurgu yaparak, "Bugün Toslak Mahallemiz’de öğrencilerimizin sevincine ortak olduk. Onların en iyi şartlarda eğitim görmesi bizlerin birinci önceliğidir. Okullarımıza her yıl geleneksel olarak spor malzemesi ve kıyafeti desteği sağlayan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na, ALTSO Başkanı Eray Erdem ve yönetimine nazik desteklerinden dolayı şükranlarımızı sunuyoruz. Hayırseverlerin katkılarıyla eğitimde fark oluşturan Alanya’mızda, tüm iş insanlarımıza teşekkür ediyor; öğrencilerimize sağlıklı ve başarılı bir eğitim yılı diliyorum" ifadelerini kullandı. İlçe Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yılmaz ise ALTSO’nun eğitime yönelik duyarlılığına dikkat çekerek, "ALTSO Başkanımız her zaman yanımızda. Eğitime çok önem veriyor. Bugün de okullarımızda eşofman ve çeşitli spor malzemelerinin dağıtımını birlikte gerçekleştirdik. Destekleri için kendilerine teşekkür ederiz" dedi. Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk, Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) Başkanı Eray Erdem, İlçe Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yılmaz, ALTSO Meclis Başkanı Mehmet Kural ve ALTSO Yönetim Kurulu Üyeleri, Toslak İlkokulu ve Toslak Sabir Erkin Ortaokulu’nu ziyaret ederek öğrencilere eşofman ve spor malzemesi dağıtımı gerçekleştirdi.
TÜRSAB Başkan adayı Hacıalioğlu: "TÜRSAB seçimlerinde oy kullanmak çileye dönüştü"
18 Kasım 2025 Salı - 16:52 TÜRSAB Başkan adayı Hacıalioğlu: "TÜRSAB seçimlerinde oy kullanmak çileye dönüştü" Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkan adayı M. Nezih Hacıalioğlu, 26. Genel Kurul öncesi yaptığı açıklamada, seçime sayılı günler kala meslektaşlarından yüzlerce mesaj aldığını dile getirerek, "Mevcut Başkanı geç kalmadan, hatta bugün, Genel Kurul ile ilgili tüm ulaşım ve konaklama organizasyonunu ‘Öncü TÜRSAB Büyük Türkiye’ ekibine devretmeye davet ediyorum" dedi. TÜRSAB Başkan adayı M. Nezih Hacıalioğlu 22-23 Kasım’da gerçekleştirilecek 26. Genel Kurul öncesi ulaşım ve konaklama giderleriyle ilgili açıklamalarda bulundu. Kendisine bu konuda yüzlerce mesaj geldiğini söyleyen ve bunların arasında TÜRSAB üyesi Şahin Öztop’un yaşadığı zorlukları anlatan sitem dolu iletisini değerlendiren M. Nezih Hacıalioğlu, "Okuduğum her satırda, Anadolu’nun dört bir yanındaki binlerce üyemizin sesini duydum. Şahin Bey’in yaşadıkları, bu yönetimin üyelere reva gördüğü çilenin somut bir kanıtıdır" diye konuştu. "Yaşananlar, 2019 kararının kasıtlı engellendiğini gösteriyor" Seçime sayılı günler kala meslektaşlarından yüzlerce mesaj aldığını dile getiren M. Nezih Hacıalioğlu, Mersin-Kızkalesi’nde faaliyet gösteren tur şirketi sahibi Şahin Öztop’un mail iletisinin Anadolu’nun dört bir yanındaki TÜRSAB üyelerinin ortak sesi olduğuna işaret etti. Hacıalioğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Şahin Öztop ağabeyimiz ne diyor? ‘Kızkalesi’nden Konya’ya otobüsle geçiyor, oradan YHT ile İstanbul’a devam ediyorum. Ücret bin 140 TL; 65 yaş üstüne yüzde 50 indirim uygulanıyor. İstanbul’a vardığınızda Söğütlüçeşme’den İstanbulkart alıp Marmaray dâhil tüm hatları kullanabiliyorsunuz. 23 Kasım’daki kongreye, kimseye muhtaç olmadan en pratik ulaşım bu.’ Şahin Bey’in Kızkalesi’nden kalkıp, otobüs ve YHT kombinasyonlarıyla kendi imkânlarıyla İstanbul’a gelme çabası, aslında bizim anlattığımız adaletsizliğin ta kendisidir. Mevcut yönetim, 2019’da alınan ’İstanbul dışı delegelerin ulaşım ve konaklamasının sağlanması’ kararını uygulamak bir yana, 2022’de bu kararı kendi çıkarına göre gizli ve adaletsiz bir şekilde uygulayarak seçimi etkilemeye çalışmıştı. Bu yıl da aynı senaryoyu tekrarladılar. Ancak Yüksek Seçim Kurulu ve Bakanlık nezdindeki girişimlerimiz sonucu, ancak 7 Kasım’da ’geç kalmış, eksik ve yetersiz’ bir açıklama yapmak zorunda kaldılar." "Online kayıt çilesi, süreci sabote etmek içindi" Son açıklanan online kayıt sisteminin bir fiyasko olduğunu da vurgulayan Hacıalioğlu, "Süreci kasıtlı olarak zorlaştırdılar. Kısa süre, karmaşık sistem ve en önemlisi kişilerin TC kimlik numaraları ve doğum tarihlerine varıncaya kadar kişisel verilerinin paylaşıyor olması, online sistemin düzgün çalışmaması, güvenlik kaygılarını artırdı. Tüm bunlar, delegeleri süreçten soğutmak ve vazgeçirmek için dizayn edilmişti. Bölge temsil kurullarından talep toplamak yerine online gibi zorlaştırıcı bir yönteme sarılmak, delegeleri sürecin dışına itmenin en kirli yoludur" şeklinde konuştu. "İki gün katılım zorunluluğu, süreci sabote etmek için uydurulmuştur" Hacıalioğlu, sürecin ardından netleşen kuralları bir kez daha hatırlatarak, üyelere şu çağrıyı yaptı: "Değerli meslektaşlarım, lütfen kulaktan dolma bilgilere itibar etmeyin. Şu an netleşen uygulamaya göre; 8 bin lira konaklama bedeli ve otobüs biletinizin faturasını ibraz ederek destekten yararlanacaksınız. ’İki gün katılım zorunluluğu’ diye bir şey kesinlikle yoktur. Bu, süreci sabote etmek için uydurulmuş bir söylemdir. İstediğiniz gün gelir, oyunuzu kullanır ve dönebilirsiniz; hakkınız saklıdır." "Bu feryadı duymazdan gelmeyin" Şahin Öztop’un mesajına atıfta bulunan Hacıalioğlu, "Şahin ağabeyimiz diyor ki, ’Bizim derdimiz çok basit; sorumluluğumuzu yerine getirmek, oyumuzu kullanmak.’ İşte mesele budur. Birliğimiz, bu kadar basit ve meşru bir talebi, üyelerine çileye dönüştüren bir yapı haline getirilmemelidir. Bu feryadı duymazdan gelen, bu çileyi umursamayan bir anlayışın TÜRSAB’ı yönetmeye devam etmesi kabul edilemez. Tüm üyelerimizin yaşadığı mağduriyet, bu değişimin en büyük teminatıdır. Gelin, oyunuzla bu çilenin son bulmasını sağlayın" ifadelerini kullandı.