Yerel Haberler
Antalya
BAKA, Batı Akdeniz Kırsal Turizmini Küresel Pazara Taşıyor: 2.5 Milyon Euro’luk "CReSInMed" projesi başlıyor 16 Mart 2026 Pazartesi - 15:33:03 Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA), Antalya, Burdur ve Isparta’daki kırsal turizm potansiyelinin uluslararası alandaki görünürlüğünü artırmak ve yerel işletmelerin rekabet gücünü güçlendirmek amacıyla CReSInMed Avrupa Birliği projesinde ülkemizi temsil ediyor. Avrupa Birliği’nin Interreg NEXT MED Programı kapsamında finanse edilen "CReSInMed – Akdeniz’de Kırsal Turizm KOBİ’lerinin Rekabet Gücü ve Uluslararasılaşması" projesi, BAKA’nın öncülüğünde Batı Akdeniz Bölgesi için sürdürülebilir kırsal kalkınmada yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Akdeniz Havzası’nda sınır ötesi iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan CReSInMed projesi, farklı ülkelerden kurumları ortak bir çalışma platformunda buluşturuyor. Proje kapsamında yürütülecek ortak çalışmalar ve bilgi paylaşımı sayesinde Batı Akdeniz’de faaliyet gösteren kırsal turizm işletmelerinin uluslararası deneyimlerden faydalanması ve yeni iş birlikleri geliştirmesi hedefleniyor. Hedefimiz turizmi 12 aya yaymak CReSInMed projesinin Batı Akdeniz Bölgesi’nde sürdürülebilir kırsal kalkınma için önemli bir fırsat sunduğunu vurgulayan BAKA Genel Sekreteri Volkan Güler, projeye ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı olarak önceliklerimiz; turizmi yılın 12 ayına yaymak, kırsal alanlardaki turizm faaliyetlerini çeşitlendirmek ve yerel KOBİ’lerin uluslararası pazarlara erişimini güçlendirmektir. Bu proje ile turizm faaliyetlerinde sunulan çeşitliliğin artırılmasının yanı sıra turizm gelirlerinin bölge geneline daha dengeli bir şekilde yayılması hedeflenmektedir. Aynı zamanda kırsal yerleşimlerde yaşayan vatandaşlarımızın turizme yönelik ekonomik faaliyetlere katılımının artırılması ve turizm gelirlerinden aldıkları payın yükseltilmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirilecektir." Güler ayrıca, proje kapsamında turizm alanında faaliyet gösteren paydaşlar arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesine de önem verdiklerini belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Bölgemizde turizme yönelik faaliyetlerde paydaşlar arası koordinasyon ve entegrasyonun güçlendirilmesiyle somut sonuçlar elde edileceğine inanıyoruz. Projedeki uluslararası ortaklarımızla eşgüdüm içerisinde çalışarak karşılıklı bilgi ve deneyim paylaşımı gerçekleştireceğiz. Bizdeki uygulamalarla diğer ülkelerdeki uygulamalar arasındaki farkları değerlendirme imkânı bulacağız. Özellikle yöresel ürünlerin kırsal turizm anlamında markalaştırılması ve pazarlanması konusunda farklı ülkelerin deneyimlerini inceleyerek bölgemiz için yeni fırsatlar ortaya çıkarmayı hedefliyoruz." Filistin dahil yedi ülkeden yerel KOBİ’ler projede yer alacak Yerel işletmelere ve topluluklara somut faydalar sağlaması hedeflenen proje; İtalya, Yunanistan, Türkiye, Ürdün, Tunus, İspanya ve Filistin’den kuruluşları bir araya getiren geniş bir Akdeniz iş birliği ağı oluşturuyor. Proje kapsamında kırsal alanlarda faaliyet gösteren 50 KOBİ merkeze alınacak. Bu işletmelere yönelik olarak özel eğitim programları, kişiselleştirilmiş uluslararasılaşma planları, ağ oluşturma faaliyetleri, turizm kümelenmesi çalışmaları ve yenilikçi dijital araçlar sunulacak. Böylece kırsal turizm işletmelerinin yönetim, pazarlama ve uluslararası iş birlikleri konularında kapasitelerinin artırılması hedefleniyor. Projenin açılış toplantısı İtalya’da yapılacak 2026 yılının Ocak ayında başlayan proje 36 ay boyunca devam edecek ve 2029 yılının Ocak ayında tamamlanacak. Toplam bütçesi 2milyon 561 bin 648,80 Euro olan projenin 2 milyon 279 bin 867,43 Euro’luk kısmı, yani yaklaşık yüzde 89’u, Avrupa Birliği tarafından finanse ediliyor. CReSInMed projesinin resmi başlangıç toplantısı 23–25 Mart 2026 tarihleri arasında İtalya’nın Sardinya adasındaki Cagliari şehrinde gerçekleştirilecek. Program kapsamında proje faaliyetlerine yönelik operasyonel, teknik ve finansal planlamaların yapılacağı Yönlendirme Komitesi toplantıları düzenlenecek. Bunun yanı sıra halka açık bir proje tanıtım etkinliği gerçekleştirilecek ve İtalya’daki kırsal turizm alanında faaliyet gösteren kurumlara saha ziyaretleri yapılacak.
16 Mart 2026 Pazartesi - 15:24 Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturmasında sanıkların yargılanmasına devam ediliyor Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında aralarında görevinden uzaklaştırılan Başkan Muhittin Böcek’in oğlu Gökhan Böcek ve 2 tutuklu sanığın daha savunmaları alındı. Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında aralarında görevinden uzaklaştırılan Başkan Muhittin Böcek’in de bulunduğu 5’i tutuklu toplam 41 sanık hakim karşısına çıktı. Muhittin Böcek’in ardından oğlu Gökhan Böcek ile iş insanı Fazlı Ateş ve Antalya Emniyet Müdürlüğü görevinden uzaklaştırılan İlker Arslan ilk duruşmada savunmasını verdi. Gökhan Böcek, kendisi hakkında yöneltilen eylemlere cevap verdi. Kendisine yöneltilen suçlamaların babasının bilgisi dahilinde olmadığını ifade eden Gökhan Böcek, yerel seçim propaganda çalışmaları kapsamında bir reklam firmasından yapmış olduğu işlere yönelik ödemeler için fatura ödeme talebinde bulunması eylemine yönelik, "Y. Y. ile yerel seçim propagandası kapsamında yardım etmek istediğini söyledi, maddi tutar söylemedim, reklam konusunda anlaştık. A. bey de destek olmak istediğini söyledi, kabul ettim" dedi. Eski eşine boşanma konusu karşılığında lüks dubleks villa alımı eylemine yönelik savunma yapan Gökhan Böcek, "Y. abiden borç istedim, Konyaaltı’nda villa projemiz vardı, oradaki daire karşılığında borç istemiştim, İstanbul dosyasında tutuklandıktan sonra bu ifadeyi verdiğini düşünüyorum" şeklinde konuştu. Oğlu M. A. B. üzerine dubleks villa alınması eyleminde B. Ç.’nin 26 12 Aralık 2024 tarihinde iki farklı işlemde bir döviz işletmesine belirtilen tutarı gönderdiği, karşılığında herhangi bir döviz alımı yapmadığı suçlamasına yönelik savunma yapan Böcek, "Eşimin yurt dışında yaşayan ablası Türkiye ye gelmişti, buraya kesin dönüş yapmak istiyordu, altın bozdurulup ev alınmak istiyordu. Benim çocuğum yok, yeğenlerime ev almak istiyorum dedi. Altınları bozdurup ev aldık, B. Ç.’nin suçlamasını kabul etmiyorum" dedi. Zuhal B’nin 4 ayrı lüks araç devir ve satışları eylemine ilişkin açıklama yapan Böcek, "Kara para gibi bir durum söz konusu olsa gerçek firmadan almazdık" derken iş insanı E. H.’den nakdi olarak alınan paralara ilişkin ise, "E. H. benim sürekli görüştüğüm biriydi, sanki ona dayatma yapmışım gibi ifadeleri var. Bu doğru değil, oradan bir araç alınma durumu var. Elden nakit verdiğimiz halde hakkımızda icra işlemi başlattı" savunmasını yaptı. Bir kuyumcunun Muhittin Böcek’in hesabına para göndermesine ilişkin de savunma yapan Gökhan Böcek, "Babam bana altın vermişti, ben gidip hesabına yatırdım. Bizim milletin parasına ihtiyacımız yoktur, varlıklı bir aileyiz" dedi. Son olarak arkadaşı F. S. isimli şahsın şüpheli olduğu değerlendirilen finansal irtibatları hakkında konuşan Böcek, "F. çocukluk arkadaşımdır, yatırım yapmak istedi, B. beyle tanıştırdım. Bu yatırım sadece Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin vermiş olduğu bir karar değildir, Antalya Valiliği ve Tarım ve Orman Müdürlüğü’nü de kapsamaktadır. Burada nüfuz ticareti yapmam söz konusu değildir" dedi. Tutuklu diğer sanık Fazlı Ateş de, iş çözme vaadiyle iş adamlarından para alması eylemine yönelik savunma yaptı. Ateş, "B. Ç.’yi uzun süredir tanırım, zaman zaman para alışverişim olmuştur. Maddi sıkıntım vardı, 4 buçuk milyon kendisinden para aldım. Ufuk sitesinde oturduğum evi onun yeğenine devrettim. Evin bedeli 15 milyon TL, borcumu ödediğimde evimi geri alırım demiştim. B. Ç.’nin bana hala borcu bulunmaktadır. Bana verdiği 6 milyon TL’dir. Benim dolandırıcı olduğunu ifade etmiş, sürekli görüşüyorduk, 10 milyonluk senetim var hala kendisinde. E. T. bana geldi, "Hak edişlerim imzalanmıyor, Muhittin başkanla diyaloğunuz var" dedi. Muhittin başkanın müsait olduğu dönemde kendisine sordum, bu firmanın usulsüz iş yaptığından dolayı imzalamadıklarını dile getirdi. Sonra onlara bunu iletince bizim işimiz sağlam dediler, o zaman Ticaret Mahkemesi’ne başvurun dedim. Ben kendilerinden 2 milyon borç almıştım, daha sonra ibanlarına atarak ödedim. Bu borç nedeniyle şikayetçi olduklarını düşünüyorum" dedi. Antalya Emniyet Müdürlüğü görevinden uzaklaştırılan İlker Arslan ise kendisine yöneltilen suçlamalara şu şekilde cevap verdi: "31 yıllık meslek hayatımda hakkımda akçe konularına ilişkin en ufak bir ithamda bulunulmamıştır, devletimin kaynaklarına hiçbir zaman yan gözle bakmadığım için Allah’ıma şükrediyorum. 3 kez FETÖ kumpasının mağduru oldum. Bu kadar hizmet etmeme rağmen bir evim bile yok, Ankara’daki evim kirada. Tutuklanmama neden olan 2 ifade, operasyon yapılmadan 2 gün önce alınmış, daha önceki ifadelerinde ismim dahi geçmiyor. Kararname hazırlıkları yapıldığında ismim ortaya çıkmış, ben tutuklandıktan 3 gün sonra kararname hazırlanmıştır. İfade verenlerden biri benimle hiç görüşmediğini söylüyor. Bu kişilerle para trafiğim yok, benim adım kullanılarak para isteniyorsa ve haberdar değilsem o zaman benim bu davanın şüphelisi değil, mağduru olmam gerekir. Günümüzde nüfuz ticareti o kadar yaygın ki; görevdeyken 3 kez başsavcının adını kullanarak nüfuz ticareti yapan kişi bulunmuştur. Antalya’ya atanmamdan sonra sivilden tek tanıdığım Fazlı Ateş’e Ankara’dan aldığım araziyi satmaya karar vermiştim. Sözlü olarak anlatmıştım, sonra yazıya döktüm. Polis olan birisi suç olan transferi banka yoluyla yapar mı, bu transferler de banka yoluyla yapıldı, gizli değildir. Antalya’da 1 yıllık görev sürem boyunca bütçemde artma değil, tam tersine azalma meydana gelmiştir. Bunlar mal bildirme formunda görünmektedir. " "Üzerime atılı suçları işlemedim" Büyükşehir Belediyesi ile resmi iş ilişkisi olan iş adamlarından suça konu maddi menfaatlerin şahsına aktarılmasına yönelik eyleme ilişkin savunma yapan tutuklu sanık Mehmet Okan Kaya, "Akarlar adlı firmadan zorla para alındığı ve benim de buna yardım ettiğim söyleniyor, bu suçlamayı tamamen reddediyorum. Belediyede görüşmem vardı, firmayı tanımam. S. T. ile karşılaştık, odasına gittim, baba oğul firması odadalardı. Samimim bir ortam vardı, yerel seçimde sponsor olmak istiyorlarmış, daha sonra firmadan arıyorum, şu kadar faturayı keser misin dediler, kestim. Çalıştığım 30 yıl da ses ışık sahne hizmetleri verdim. Hiçbir belediye başkanı kendisi ödeme yapmamıştır, sponsorları ödeme yapmıştır. Bu sadece Antalya’ya mahsus değildir. Ben ödemelerimi fatura karşılığında aldım. Sponsorlarından ödeme aldım. Sponsor konusu çok yaygın olduğu için herhangi bir konudan şüphelenmedim" dedi. "Bu suçlamalara konu paralar, yüksek sezonda 1 günlük cirom bile değildir" Hakkında bir şirketten usulüne uygun olmayan para aldığına yönelik iddiaya ilişkin de açıklamada bulunan Kaya, "Hakkımda başka bir iddia bir şirketten ödeme aldığımla ilgili, ben kendilerinden para almadım. Bu üstüme atılmış iftiradır, para almış olsam bir delili olurdu. Ekrem isimli adı geçen şahsı şirket sahibi olarak tanımıştım, esas sahibi Cengiz adlı bir isimmiş. Bahsi geçen parayı ben almadım, emniyette ifade verirken öğrendim, şok oldum. Kimseden para almadım, alsam faturasını keserdim, yaklaşık 7 aylık cezaevi sürecimde üzerime atılan suçları gördüm, neden atıldığını anlayamadım. Ben tutuklandığımdan beri aynı ifadeyi veriyorum, bakıyorum adı geçenler serbestken ben tutukluyum. Bir diğer suçlamada malvarlığını aklamak, kesinlikle kabul etmiyorum, hesap hareketlerimde görülen işlemler, gerçek işlerdir. Kesilen her faturanın resmi görseli videosu vardır, konser organizasyonlarında sanatçılar para almadan sahneye çıkmazlar, iş öncesinde bu sebeple bu şirketlere ödeme yaparım. İş bitiminde bu firmalar bana fatura düzenlerler. Bu suçlamalara konu paralar, yüksek sezonda 1 günlük cirom bile değildir" ifadelerini kullandı. Son olarak tahliyesini isteyen Kaya, mağdur olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti: "Ben suç işlemedim, 7 aydır cezaevindeyim, oturup kalkmakta zorlanıyorum, sağ ayağımda kısalma meydana geldi, yataktan bile zor kalkıyorum. Daha fazla mağdur olmak istemiyorum, önümüz bayram, iki tane çocuğum var. Uzun zamandır çocuklarımı görmedim, tahliyemi ve beraatimi istiyorum."
16 Mart 2026 Pazartesi - 15:07 Muhittin Böcek: "Tüm bu suçlardan beraat edeceğimi biliyorum ve tahliyemi istiyorum" Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında aralarında görevinden uzaklaştırılan Başkan Muhittin Böcek’in de bulunduğu 5’i tutuklu toplam 41 sanık hakim karşısına çıktı. Muhittin Böcek savunmasında, "Ben yaşamak istiyorum. Uyku annesi, kalp, astım, prostat, böbreklerimle ilgili çeşitli rahatsızlıklarım var. 5 Temmuz’da alnım açık başım dik onurumla cezaevine girdim, 9. aya giriyorum. Tedavi olmak istiyorum. Tüm bu suçlardan beraat edeceğimi biliyorum ve tahliyemi istiyorum" dedi. Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanıklar Muhittin Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek, eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan, Fazlı Ateş ve Mehmet Okan Kaya ile birlikte toplam 41 sanık yargılanıyor. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilerek kamu davası açıldı. Dosyanın ilk duruşması bugün görülmeye başlandı. Muhittin Böcek, İlker Arslan, Fazlı Ateş, Gökhan Böcek ve Mehmet Okan Kaya davaya duruşma salonunda katılırken, tutuklu ve tutuksuz sanık yakınları, CHP Genel Merkezi’nden yöneticiler, CHP Antalya Milletvekilleri, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Özdemir duruşma salonunda yer aldı. Şüpheliler arasında ve haklarında yakalama kararı bulunan N.E. ve O.M. ile şüpheli U.K.Y. de duruşmaya katılmadı. İçişleri Bakanlığı kararıyla görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek, mahkemede yaptığı savunmada babasını 13 yaşındayken kaybettiğini, dün babasını 51. yılında ilk kez mezarında ziyaret edemediğini dile getirerek, şu ifadelere yer verdi: "İlk defa babamın mezarına gidemedim,13 yaşında babamı kaybettim, dün 51. yılıydı. 1999’da Konyaaltı Belediye Başkanı oldum, benim hayalim Cumhuriyetin 100. Yılında belediye başkanı olmaktı. 2019 yılında göreve geldiğimizden 6 ay sonra Cumhurbaşkanı tüm büyükşehir belediye başkanlarını külliyeye davet etti. 6 milyar 180 bin borcumuz var dedik, kredi ile ilgili konuştuk, 200 milyon kredi verildi. Ardından pandemi dönemi geldi, rahatsızlığım nedeniyle 1 yıl görevimden uzaklaştım, ardından Manavgat yangınları sonra deprem, acı süreçlerden geçtik." "Hiçbir yakınımı zengin etmedim, göreve bir akrabamı zengin etmek için gelmedim" Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde bin 129 ihale yapıldığını aktaran Böcek, ihalelere kendisinin girmediğini vurgulayarak, şu ifadelere yer verdi: "İhalelere belediyeden denetimden geçtikten sonra mülkiye başmüfettişi gelir, asla bir ihaleyle ilgili sorunumuz olmadı. 24 yıldır Antalya’da muhalefet partiden görevli olarak görevimi sürdürüyorum. Hiçbir yakınımı zengin etmedim, göreve bir akrabamı zengin etmek için gelmedim. Bu yılki bütçemiz 84 buçuk milyar, bu bütçeyi namusum gibi koruyarak devam edeceğim. 2024 yılında borçlu belediyelerin listesi asıldı, Antalya Büyükşehir’in hiçbir borcu yansımadı. Belediyede 19 bin 180 kişi çalışıyor, hepsinin emeğinin karşılığını veriyoruz, kimsenin emeğini peşkeş çekmedim. " "Yaşamak istiyorum" "Rahmetli babam Çağlarca köyü ağası" diyen Böcek, maddi durumlarının iyi olduğuna dikkat çekti. Madden belediyeden gelecek hiçbir gelire ihtiyacı olmadığını belirten Böcek, "27 milyona ev sahipliği yapıyoruz, şantajlara kumpaslara fırsat vermedim, hiçbir şekilde çalışmalarımız süresince kamu zararına uğratmadım. 10 defa hastaneye kaldırıldım, hayatım boyunca hastalığı bahane edip hiçbir zaman rapor almadım, 5 Temmuz’da tutuklandığımda 12 ilaç kullanıyordum, şimdi 22 ilaç kullanıyorum. Türk hekimlerine emanetiz deniyor, üniversiteye tedavi olmak için gidemedim. Ben yaşamak istiyorum. Uyku apnesi, kalp, astım, prostat, böbreklerimle ilgili çeşitli rahatsızlıklarım var. 5 Temmuz’da alnım açık başım dik onurumla cezaevine girdim, 9. aya giriyorum. Tedavi olmak istiyorum. Tüm bu atılı suçlardan beraat edeceğimi biliyorum ve tahliyemi istiyorum" dedi. "Kimsenin bir kuruşunda gözüm yoktur" "2024 Yılı Yerel Seçim propaganda çalışmaları kapsamında Anadolu Reklam isimli firmanın yapmış olduğu işlere yönelik ödemeler için oğlu Mustafa Gökhan Böcek ve S.T. aracılığıyla Y.Y., A.Y. ve S.K.’den fatura ödeme talebinde bulunması yönünde savunma yapan Muhittin Böcek, "Doğrudan ya da dolaylı talimatım olmadı, gece gündüz demeden çalışmalarımı yapıyordum seçim döneminde, o yoğunlukta kimseyi görmedim. Tüm siyasi partilerde partiler komisyon kurar, kendi gönülleriyle yapmıştır, benim haberim ve dahilim olmamıştır. Haksız mal edinme konusunu reddediyorum, kimsenin bir kuruşunda gözüm yoktur, mal beyanım ortadadır, haksız mal edinme konusunu kabul etmiyorum" diye konuştu. "Suçun neden bana yöneltildiğini anlamıyorum" Zeynep K’ye lüks dubleks daire alımı hakkında konuşan Böcek, "Emniyete verdiğim ifademi tekrar ediyorum. Zeynep’e ev alımı konusunda Y.G.’ye borç vermiş, ikisi arasında alacak ilişkisi. Bu eylem nedeniyle neden suçlanıyorum, suçun neden bana yöneltildiğini anlamıyorum, kabul etmiyorum" şeklinde konuştu. Mustafa Gökhan Böcek ve Zuhal B. ortak çocukları M.A.B. üzerine dubleks villa alınması hususunda hakkında icbar suretiyle irtikap suçunu işlediği hususunda kamu davası açmaya yetecek yeterli şüphelinin oluştuğu, Mustafa Gökhan Böcek’in ise yardım eden sıfatıyla bahse konu suça iştirak ettiğine dair savunma yapan Böcek, "S.A. herhangi bir talimatım asla bulunmamaktadır, S.A’nın gönderdiği mesaj benimle ilişkilendirilmiştir. Kimsenin hakkı yenmemiştir, bir anlam çıkarılmasını anlamış değilim, irtikap suçunu işlediğimin sonucuna varılması mümkün değildir, mali hizmetler başkanının bana bilgi vermesinin nasıl bir garip yönü olabilir. Bütün daire başkanlarıyla çalışma şeklim bu yöndedir, hepsine destek olurum. Belediyenin parasını kuruşu kuruşuna gözüm gibi korudum. Oğlum Gökhan’la şahsi ticarete dayamalı ödemelerin benimle ilişkilendirilmesini kesinlikle kabul etmiyorum. B.Ç.’yi bugüne kadar 2-3 kez gördüm, M.Y.’yi hiç görmedim, talimatım ya da vaadim söz konusu değildir" dedi. M.K. adına araç, ikamet etmesi için kendi adına ev alması ve B.G. ve A.A. isimli şahıslardan M.K.’ye saat ile elden para alınması eylemine ilişkin değerlendirmede bulunan Böcek, "M.K. hanım adına 30 yılı aşkın dostluğum olan A.A.’dan araç alınmıştır. Makamımda görüşmesi yapılmıştır, aracın 1 milyon 800 bin TL ödemeye anlaşılmıştır. Kasamda bulunan altını oğluna teslim ettim, araç satış bedelinin gönderileceğini söylemiştim. Ortada gerçek bir alım satım ilişkisi vardır, herhangi bir suç işlenmemiştir. Bildiğiniz gibi Yörük çocuğuyum, hayat arkadaşına alacağın bir şeyi başkasına aldırtmak bizim adetimizde var mı, M. hanıma saatini hediye ederken faturasının alınmadığını şimdilik saati kullanmaması gerektiğini söylemiştim, evinde de o şekilde bulundu. M. hanıma hediye ettiğim saat ya da tadilat için herhangi bir talebim bulunmadı, iş insanlarına baskı kurmam, dolaylı bir menfaat talep etmem asla söz konusu değil, tüm suçlamaları reddediyorum" diye konuştu. H.A. tarafından şahsına Aksu ilçesi Altıntaş Mahallesi’nde daire satışı eylemine ilişkin konuşan Böcek, "1 milyon 650 bin TL’ye el sıkıştık, 650 bin için 25 bin dolar verdim, geri kalan 1 milyonu kendi aramızda halledeceğimiz konusunda el sıkıştık. Bu durum iki kişi arasında ticaretten ibarettir. Atadan kalma yerlerim, mal beyanlarım günü gününe görülecektir, böylesine mal varlığı olan birinin bunlarına ihtiyacı yoktur" ifadelerini kullandı. İ. E.’nin gerçekte şahsına ait olduğunu iddia ettiği bir sitedeki lüks daire ve Kemer ilçesi Kuzdere mevkiindeki tarla vasfındaki taşınmazı kendi üzerine alması eylemi hakkında savunma yapan Böcek, şu ifadelere yer verdi: "Üzerinden 10 yıl geçtiği için bu konuları hatırlamam, nasıl ruhsat alındığına dair bilgim yoktur, bu ev benim evim değildir, İ. E. tarafından nasıl temin edildiğini bilmiyorum." Başka bir siteden kendisine üç adet ve diğer belediye çalışanlarına maliyeti karşılığında iki adet dükkan alınması konusuna yönelik Böcek, "2019 yılı yerel seçimlerini kazandıktan sonra Güneş Mahallesi’ne ziyaretimizde söz alan bir vatandaş, önceki başkanın dönüşüm sözü verdiğini, seçilemeyince iş makinelerini mahalleden topladığını belirtti. Geçmiş dönem başkanı vaatlerini yerine getirmeyince talimat verdim, bir an önce sürecin tamamlanmasını istedim. Belediye meclisimizden oy birliğiyle geçti, ihale süreci tamamlandı. S.K. 15 yıldır tanıdığım, oğlunun nikahını kıydığım kişi, işin yavaşlatılması iddiası tamamen asılsız. S.T.’ye birkaç daire iste gibi talimatım asla olmadı, 15 yılık dostumdan asla böyle bir şey istemedim. S.T.’yi tersleyip neden böyle bir talepte bulunuyorsun demeliydi, sonuç olarak bu taşınmazlarla hiçbir alakam bulunmamaktadır" diye konuştu. Büyükşehir belediyesi ile resmi iş ilişkisi olan iş adamlarından suça konu maddi menfaatlerin reklam ve organizasyon işi yapan Mehmet Okan Kaya isimli şahsa aktarılması eylemi hakkında Böcek, "Tüm organizasyonlarda herkese aynı eşit mesafede olan birisiyim, Türkiye’nin her yerinde gönüllülük aracılığıyla sponsor olunur. Ben bu konulara girmem, bilgim dahilinde olmaz, yardım istemem tamamen gerçek dışıdır. Seçim sürecinde insanlar destekledikleri adaya destek olmak isterler. Var olan bu gerçeği sanki bir iş insanına dayatıyor gibi yapmam düşünülemez" dedi. Polis memuru O.A. ile olan irtibatı hakkında da açıklamada bulunan Böcek, "O.A.’yı tanırım, eşi belediyede çalışır, belediye başkanı olarak iftiralar maruz kaldığım olmuştur. Kendisi bana destek vermek adına bilgi vermiş olabilir, başka bir ilişkim bulunmamıştır" ifadelerini kullandı. Eski Emniyet Müdürü İlker Arslan hakkında kendisine yöneltilen soruya da cevap veren Böcek, "İlker Arslan’a yönelik hiçbir talimatım olmadı" dedi. Böcek hakkında üç ayrı suçlama Dosyada görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek hakkında "icbar suretiyle irtikap", "haksız mal edinme" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması" suçlarından yargılama talep ediliyor. Tutuklu sanıklardan Mustafa Gökhan Böcek hakkında ise "nüfuz ticareti", "yardım eden sıfatıyla haksız mal edinme" ve "yardım eden sıfatıyla icbar suretiyle irtikap" suçlamaları yöneltiliyor. Eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan hakkında da zincirleme suç hükümleri kapsamında "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması" ve "haksız mal edinme" suçlarından cezalandırılması talep ediliyor. Soruşturma kapsamında tutuksuz yargılanan sanıklar Zuhal B. ve Zeynep K. hakkında ise "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması" suçundan cezalandırılmaları isteniyor. Dosyada 26 ayrı iddia incelendi Savcılık tarafından hazırlanan 702 sayfalık iddianamede, belediyedeki çeşitli işlemler ve mali hareketlere ilişkin 26 ayrı iddia hakkında hukuki değerlendirme yapıldı. İddianamede özellikle yerel seçim sürecinde yürütülen propaganda faaliyetleri kapsamında bazı reklam harcamalarının iş insanlarına fatura ettirildiği iddiaları, bazı taşınmaz ve araçların üçüncü kişiler üzerine geçirilmesi, yüksek tutarlı para ve döviz transferleri ile iskan ve ruhsat işlemleri karşılığında menfaat sağlandığına ilişkin değerlendirmeler yer aldı. İddianamede incelenen bazı iddialar yönünden ise kamu davası açılması için yeterli delil bulunmadığı değerlendirmesine yer verildi. "Suçu meslek edinme" değerlendirmesi İddianamede Mustafa Gökhan Böcek hakkında dikkat çeken bir değerlendirme de yer aldı. Savcılık, Böcek’in resmi bir gelirinin bulunmamasına rağmen elde ettiği menfaatlerin kaynağını gizlemek amacıyla bazı malvarlığı değerlerini üçüncü kişiler üzerine tescil ettirdiğini veya çeşitli finansal işlemlerle meşru gelir gibi göstermeye çalıştığını değerlendirdi. Bu nedenle Mustafa Gökhan Böcek’in Türk Ceza Kanunu’nun 58’inci maddesi kapsamında "suçu meslek edinen kişi" olarak cezalandırılması talep edildi. MASAK ve HTS verileri delil olarak dosyada Savcılık iddianamede olaylara ilişkin değerlendirmelerin; taraf beyanları, MASAK finansal verileri, HTS analizleri, tapu kayıtları, mali inceleme raporları ve kurum yazışmaları birlikte incelenerek yapıldığını belirtti. 258 milyon liralık mal varlığı için müsadere talebi Soruşturma kapsamında yapılan aramalar ve mali incelemelerde yaklaşık 170 milyon lira tutarında nakit mevduata el konulduğu belirtildi. Ayrıca 10 daire, 5 araç, 5 iş yeri, bir saat ve bir cep telefonu olmak üzere toplam değeri yaklaşık 258,6 milyon lira olarak hesaplanan malvarlığının da müsaderesi talep edildi.
Sokak ortasında defalarca bıçaklanarak öldürülen yaşlı adamın cenazesi alındı
15 Kasım 2025 Cumartesi - 12:56 Sokak ortasında defalarca bıçaklanarak öldürülen yaşlı adamın cenazesi alındı Antalya’nın Kaş ilçesinde, 36 yaşındaki bir kişi tarafından annesiyle gönül ilişkisi olduğu iddiasıyla sokak ortasında defalarca bıçaklanarak öldürülen yaşlı adamın cenazesi, yakınları tarafından gözyaşlarıyla teslim alındı. Olay, dün saat 12.30 sıralarında Kaş ilçesi Andifli Mahallesi Şehit Kazım Temel Caddesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, belediyede işçi olarak çalışan Gökay S. (36), annesi M.S. (58) ile gönül ilişkisinde olduğunu öne sürdüğü bir otelin gece bekçisi Yusuf A. ile caddede karşılaştı. İkili arasında başlayan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Gökay S., yanında taşıdığı bıçakla Yusuf A.’yı vücudunun farklı bölgelerinden defalarca bıçaklayıp olay yerinden kaçtı. Çevredekilerin ihbarı üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ağır yaralı halde Kaş Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Yusuf A., doktorların tüm çabasına rağmen kurtarılamadı. Yusuf A.’nın cansız bedeni, otopsi işlemleri için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna gönderilirken; polis ekipleri, kaçan Gökay S.’yi kısa sürede suç aletiyle birlikte yakalayarak gözaltına aldı. Sabah saatlerinde Antalya Adli Tıp Kurumu’na gelen Yusuf A.’nın yakınları, gözyaşlarını tutmakta güçlük çekti. Ayakta durmakta zorlanan genç kadına eşi kolundan destek olurken, işlemlerin tamamlanmasının ardından cenaze yakınlarına teslim edildi. Yusuf A.’nın cenazesi, defin için Kaş ilçesine götürüldü. Yusuf A.’nın ölümünün ardından başlatılan soruşturmanın sürdüğü bildirildi.
AYM Başkanı Özkaya: "İş birliği artık somut karar mekanizmasına ihtiyaç duyuyor"
15 Kasım 2025 Cumartesi - 10:47 AYM Başkanı Özkaya: "İş birliği artık somut karar mekanizmasına ihtiyaç duyuyor" Antalya’da düzenlenen Balkan Anayasa Mahkemeleri Forumu (BCCF) 3. Konferansı kapsamında, Foruma üye ülkeler tarafından görüşülen tüzük oy birliğiyle kabul edilerek "Antalya Deklarasyonu" imzalandı. Anayasa mahkemeleri başkanları, hukukun üstünlüğü, demokrasi ve insan haklarının korunmasına yönelik taahhütlerini deklarasyonla yeniden vurguladı. Anayasa Mahkemesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen Balkan Anayasa Mahkemeleri Forumu (BCCF) 3. Konferansı, Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı (ATGV) Antalya Eğitim ve Sosyal Tesisinde düzenlendi. Konferansa, Balkan Anayasa Mahkemeleri Forumu üyeleri Arnavutluk, Bulgaristan, Karadağ, Kosova ve Kuzey Makedonya’nın yanı sıra Forumun gözlemci statüsündeki üyeleri Bosna-Hersek, Hırvatistan ve Romanya anayasa mahkemeleri katıldı. Azerbaycan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Moldova anayasa/yüksek mahkemeleri ile Afrika Anayasa Yargısı Konferansı Daimî Genel Sekreteri ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yargıçları da konferansta yer aldı. Oturumların tamamlanmasının ardından Balkan Anayasa Mahkemeleri Forumu’na üye altı ülkenin anayasa mahkemesi başkan ve üyeleri, Üyeler Kurulu Toplantısı’nda bir araya geldi. Toplantıda, 27 Ekim 2023’te kurulan Forumun yapısı, hedefleri, faaliyet alanları, dönem başkanlığı ve üyelik esaslarını içeren taslak tüzük görüşüldü. "İş birliği artık somut karar mekanizmasına ihtiyaç duyuyor" Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, toplantıda yaptığı konuşmada taslak tüzüğün, diğer bölgesel birliklerin örnek alınarak hazırlandığını ifade etti. Özkaya, "Diğer bölgesel mekanizmalarda somut bir karar mekanizması ve temsilde rotasyon esaslı unsurlardır. Esasen yaşanan süreç de bize göstermektedir ki Forum için informal bir yapıdan ziyade somut bir karar mekanizması içeren bir yapı öngörülmesi Forumun sağlıklı işleyişi açısından da tercih edilebilir bir durum olarak gözükmektedir. Dolayısıyla artık üçüncü yılını doldurduğumuz bu iş birliğinin somut karar alma mekanizmasına ihtiyaç duyduğu açıktır" dedi. Yapılan müzakerelerin ardından taslak tüzük oy birliğiyle kabul edildi ve böylece Balkan Anayasa Mahkemeleri Forumu resmî statü kazandı. "Antalya Deklarasyonu" imzalandı Tüzüğün kabul edilmesine ilişkin "Antalya Deklarasyonu", Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, Bulgaristan Anayasa Mahkemesi Başkanı Pavlina Panova, Kosova Anayasa Mahkemesi Başkanı Nexhmi Rexhepi, Kuzey Makedonya Anayasa Mahkemesi Başkanı Darko Kostadinovski, Karadağ Anayasa Mahkemesi Başkanı Sneana Armenko ve Arnavutluk Anayasa Mahkemesi’ni temsilen Üye Sonila Bejtja tarafından imzalandı. Deklarasyonda, anayasa ve yüksek mahkemeler ile muadili kurumların, hukuk devleti, demokrasi ve insan haklarının korunmasında üstlendiği role vurgu yapıldı. Metinde, "Anayasanın ve anayasal değerlerin garantörleri olarak, Balkan anayasa yargısı mercilerinin başkanları ve temsilcileri sıfatıyla bizler; Balkan ülkelerinde hukukun üstünlüğü, demokrasi ve insan haklarının korunması ve geliştirilmesine olan bağlılığımızı beyan ederiz" ifadeleri yer aldı. Deklarasyonda ayrıca anayasa yargısı alanında bilgi ve iyi uygulamaların paylaşımı yoluyla iş birliğinin güçlendirileceği belirtilerek, sürekli faaliyet gösteren bir platformun mahkemeler arası diyalog ve tecrübe paylaşımını artıracağına dikkat çekildi. Antalya Deklarasyonu’nda, Balkan Anayasa Mahkemeleri Forumu 4. Konferansı’nın Kuzey Makedonya Anayasa Mahkemesi ev sahipliğinde düzenleneceği bilgisi de yer aldı.