Yerel Haberler
Antalya
Joao Pereira: "Ligi iyi bir şekilde bitirmemiz gerekiyor’’ 18 Mart 2026 Çarşamba - 19:51:09 Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira Kocaelispor galibiyetinin ardından, ’’Şu an ayaklarımızın yere sağlam basması gerekiyor. 5-0 kazandık. Bizim mücadeleye, çalışmaya odaklı olmaya devam etmemiz. gerekiyor. İyi bir şekilde ligi bitirmemiz gerekiyor’’ dedi. Trendyol Süper Lig’in 27. haftasında Corendon Alanyaspor, evinde karşılaştığı Kocaelispor’u 5-0 mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, "Sonunda bugün 3 puanı alabildik. Uzun süredir hak ettiğimiz bir galibiyetti. Bugün farkı oluşturan şey aslında topun kaleye girmesiydi. Önceki maçlarda bu konuda çok sıkıntı yaşıyorduk. Oyuncularım için ayrıca mutluyum. Çünkü hafta boyunca çok sıkı çalıştılar ve bizim için iyi bir galibiyet iyi goller ve akşamı üç puan alarak tamamladık. Oyuncuların bugün oyunu çok iyi anladı galibiyet için ne yapmamız gerektiğini çok iyi anladılar. Devreye avantajlı bir şekilde girdik ama içeride konuştuk. 0-0 gibi oynayacağız dedik. Önümüzde 45 dakika daha var diye konuştuk ikinci yarının ilk 15 dakikası oyunu tutmak çok önemliydi. Skoru koruduk bunu başardık ve sonrasında 5-0’lık bir galibiyete ulaştık’’ dedi. "Önümüzde 7 maç var" Ligde geri kalan maçlar için daha iyi konsantre olmaları gerektiğini belirten Pereira, "Galibiyet alamıyorken çok kötü bir takım değildik. Bugün galibiyet aldık ama en iyi takım değiliz böyle düşünmemek gerekiyor. Önümüzde 7 maç var. Alabileceğimiz 21 puan var maksimumuzu verip daha fazla puan kazanmamız gerekiyor. Çünkü buna ihtiyacımız var. Oyuncular için çok önemli bir galibiyetti. Çünkü çok iyi şeyler yapıyorlar daha öncesinde de çok iyi şeyler yaptılar. Ama golü atamıyorduk. Bugün yine aynı şekilde iyi işler yaptılar ve beş gol bulduk. Şu an ayaklarımızın yere sağlam basması gerekiyor. 5-0 kazandık. Bizim mücadeleye çalışmaya odaklı olmaya devam etmemiz gerekiyor iyi bir şekilde ligi bitirmemiz gerekiyor’’ şeklinde konuştu.
18 Mart 2026 Çarşamba - 18:59 Esnaf kavgasında 1 kişiyi öldüren, 2 kişiyi ağır yaralayan şüpheli tutuklandı Antalya’da komşu esnaflar arasında çıkan ve 1 kişinin öldüğü, 2 kişinin de yaralandığı kavgayla ilgili olayın şüphelisi çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kepez ilçesi Yeni Emek Mahallesi Şelale Caddesi üzerinde meydana gelen olayda, oto yıkamacı Mustafa O. (41) ile yan komşusu market işletmecisi Mustafa D. (51) arasında iddiaya göre araç parkı nedeniyle tartışma çıktı. Tartışmanın kısa sürede büyümesi üzerine Mustafa O., yanındaki silahla markettin önünde oturan Mustafa Deveci (22) ve akrabaları Şevket D. (24) Mustafa D.’ye (51) kurşun yağdırdı. Saldırıda, kurşunların hedefi olan 3 kişi sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Saldırıda ağır yaralanan 22 yaşındaki Mustafa Deveci, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Tutuklanarak cezaevine gönderildi Olayın ardından kaçan şüphelinin yakalanması için Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri çalışma başlattı. Ekiplerin Mustafa O.’yu yakalamaya yönelik çalışmaları devam ederken, dün akşam 21.30 sıralarında Kepez’de rutin devriye atan ekipler, durumundan şüphelendikleri bir şahsa "dur" ihtarında bulundu. Yaya olarak kaçmaya çalışan şüpheli, kısa süreli kovalamacanın ardından kıskıvrak yakalandı. Gözaltına alınan şahsın yapılan sorgusunda cinayet şüphelisi Mustafa O. olduğu tespit edildi. Cinayet Büro Amirliği ekiplerine teslim edilen Mustafa O., emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Gazetecilerin cinayeti neden işlediniz sorusuna "Çok pişmanım, böyle olsun istemezdim" şeklinde yanıt veren zanlı, çıkarıldığı mahkemece kasten öldürme suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.
18 Mart 2026 Çarşamba - 18:58 Antalya Büyükşehir Belediyesi davasında ara karar açıklandı Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davanın üçüncü duruşma gününde ara karar açıklandı. 3 tutuklu sanığın tahliyesine, Muhittin Böcek ve oğlunun tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de aralarında bulunduğu 5’i tutuklu toplam 41 sanık yargılandığı duruşmada tutuklu ve tutuksuz yargılanan sanıkların savunmalarının tamamlanmasının ardından Cumhuriyet Savcısı, ara mütalaasını açıkladı. Mütalaada, hakkında yakalama kararı bulunan N.E. ve O.M. adlı şahısların akıbetinin sorulması, tutuksuz sanık T.K. hakkında bu aşamaya kadar alınan beyanların niteliğine göre iftira ve yalan suçları yönünden Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulması, tutuksuz sanık S.T. hakkındaki yurt dışına çıkış yasağı ile adli kontrol kararının devamı, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin ayrı ayrı sürmesi ve yardım eden sıfatıyla 3628 sayılı Kanun’a muhalefet suçlamasıyla yargılanan tutuksuz sanık K.A.’nın tutuklanması talep edildi. Sanıklardan tahliye talepleri geldi Mütalaanın ardından söz alan sanıklardan Fazlı Ateş, "Suçlamayı kabul etmiyorum. Beraatimi ve tahliyemi istiyorum" dedi. Hakkında zincirleme suç hükümleri kapsamında "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması" ve "haksız mal edinme" suçlarından cezalandırılması talep edilen sanık İlker Arslan da, "Tutuksuz yargılanmak üzere tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Tutuklu yargılanan sanık Mehmet Okan Kaya ise savunmasında, "Bana ailem tarafından ‘Devlet babadır’ diye öğretildi, bugüne kadar hizmet ederek bir şey sahibi oldum, iki küçük oğlum var. Ben suç işlemedim, sağlık sorunlarımdan bahsetmiştim, bir şekilde üstesinden geliyorum. Sezonda yüzlerce kişi çalıştırıyorum, turizm sezonu başlıyor, işlerin başında olmam lazım, devletime de malıma sahip çıktığı için teşekkür ederim. 7 aydır çocuklarımı hiç öpmedim, hanımım da çocuklarım cezaevi şartlarımı görmesin diye getirmedi, önce tahliyemi sonra beraatimi istiyorum" dedi. Duruşma sırasında savunma yapan avukatlardan birinin mahkeme heyetine teşekkür etmesinin ardından, salonda bulunan kalabalık da mahkeme heyetini alkışlayarak teşekkür etti. Mahkeme heyeti ara kararını açıkladı Mahkeme heyeti, tutuksuz sanık T.K. hakkında suç duyurusunda bulunulması talebinin reddine karar verdi. Heyet ayrıca, yardım eden sıfatıyla 3628 sayılı Kanun’a muhalefet suçlamasıyla yargılanan tutuksuz sanık K.A.’nın tutuklanması yönündeki talebi de kabul etmedi. Ara kararda, tutuklu sanıklar İlker Arslan, Fazlı Ateş ve Mehmet Okan Kaya’nın tahliyesine hükmedildi. Mahkeme, adli kontrol hükümleri kapsamında uygulanan yurt dışına çıkış yasağının devamına da karar verdi. Mahkeme heyeti, Muhittin Böcek ile Gökhan Böcek’in tutukluluk hallerinin devamına karar verirken, Muhittin Böcek’in son 1 yıl içerisindeki sağlık raporlarının mahkeme heyetine sunulmasını da istedi. Mahkeme, bir sonraki celsede suçtan zarar görenler ile tanıkların dinlenmesine karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Tedavisi tamamlanan caretta caretta denizin maviliğine kulaç açtı
05 Kasım 2025 Çarşamba - 10:33 Tedavisi tamamlanan caretta caretta denizin maviliğine kulaç açtı Antalya’da bir turistin yaralı halde bularak haber vermesi üzerine DEKAFOK ekipleri tarafından koruma altına alınarak tedavisi tamamlanan Zühal isimli Caretta Careta rehabilitasyon sürecinin ardından yeniden denizle buluştu. 21 Ekim 2025’de Kundu Turizm bölgesinde bir turistin yaralı halde bularak otel yönetimine haber vermesi üzerine kıyıya çekilen ve DEKAFOK ekipleri tarafından koruma altına alınarak DEKAFOK Eğitim ve Araştırma Merkezi’nde ki tedavisinin ardından Zühal ismi verilen Caretta Caretta sağlığına kavuştu. Zühal, İl Jandarma Komutanlığı Çevre Doğa ve Hayvanları Koruma Timi, İlçe Jandarma Komutanlığı Merkez Jandarma Karakol Komutanı ve ekibinin yanı sıra Manavgat’taki değişik okullardan gelen 110 öğrencinin katılımıyla denizin mavi sularına bırakıldı. Ağzında ve boğazında kanca bulundu Zühal isimli Caretta Caretta’nın serüveni hakkında bilgi veren DEKAFOK Başkanı Seher Akyol, "Caretta caretta türü deniz kaplumbağası 21 Ekim 2025’de Kundu Turizm bölgesinde bir turistin tespiti üzerine yaralı halde bulundu. Otel yönetimine bilgi veren turist yaralı kaplumbağayı kıyıya çekti. Otel yönetimi hızla DEKAFOK Kıyı Koruma Derneği ekiplerine haber verdi. DEKAFOK ekipleri olarak alana ulaşıp yaralı kaplumbağayı teslim aldık. Veteriner kliniğinde tedaviye alınan yaralı carettanın ilk tespitinde ağzında ve boğazında 2 adet olta kancası bulundu" dedi. 14 günlük tedavi süreci tamamlandı 45 dakikalık bir operasyon ve 14 günlük tedavi sürecinin ardından Zühal’in denize geri bırakıldığını söyleyen Akyol, "Ağzındaki kanca hızla çıkarıldı ancak boğazındaki kanca ancak endoskopi cihazı yardımıyla ve titiz müdahaleyle 45 dakikalık bir operasyonla çıkarılabildi. Zühal ismini verdiğimiz kaplumbağamız 14 gün DEKAFOK bakım ünitelerinde tedavi gördükten sonra sağlığına kavuştu ve yuvasına yani denize yolladık" ifadelerini kullandı. DEKAFOK Eğitim ve Araştırma Merkezi’nde rehabilitasyon süreçleri devam eden kaplumbağalar hakkında da bilgi veren Akyol "NAR isimli deniz kaplumbağamızın sol ön yüzgecine Türkiye’de ilk defa gerçekleştirilen bir operasyon ile platin pin takıldı. Sol yüzgeci kopmak üzereyken Finike Millî Parklar Şefliği’nin ihbarı üzerine teslim aldığımız Chelonia Mydas türü deniz kaplumbağasının 84 gündür ilk yardım ünitelerimizde tedavisini sürdürüyoruz" şeklinde konuştu. İlk yüzgeç protezi uygulanacak Şu anda iyileşme sürecinde bulunan sağ ön yüzgeci küçük yaşlardan itibaren bulunmayan İpek isimli deniz kaplumbağasına Avrupa’nın ilk protez yüzgecini tasarlamayı planladıklarını belirten Akyol, "İpek ismini verdiğimiz bir diğer Chelonia Mydas deniz kaplumbağası ise tekne pervanesinin çarpması sonucu kafası tamamen parçalanmış halde Finike’den merkezimize getirildi. Sağ ön yüzgeci küçük yaşlardan itibaren hiç olmayan ve beyin sarsıntısı geçiren bu genç kaplumbağamızın da yine iyileşme sürecine girmesinden mutluluk duyuyoruz. Tam iyileşme göstermesi halinde Avrupa’nın ilk yüzgeç protezini tasarlamayı ve kendisine entegre etmeyi planlıyoruz" dedi. "9 gündür yaşam mücadelesi veriyor" DEKAFOK Eğitim ve Araştırma Merkezi’nde tedavisi devam eden bir başka deniz kaplumbağasının ise yaşam mücadelesi verdiğini söyleyen Akyol, "Daha isim vermediğimiz 3. Chelonia Mydas kaplumbağamız yaşça daha büyük. Yine tekne pervanesinin çarpması sonucu kafasından ve kabuğundan ağır yaralanmıştı. 27 Ekim’de Belek Turizm bölgesinden teslim aldığımız kaplumbağamız, profesörlerimiz ve veteriner hekimimiz tarafından ilk günü çıkarması bile zor denmesine rağmen 9 gündür yaşam mücadelesini sürdürüyor. Antibiyotik tedavisi ve rehabilite süreci devam ediyor" ifadelerini kullandı.
ASO Başkanı Ardıç: "Yüksek faiz politikası enflasyonu kontrol altına almakta başarılı olamadığı gibi reel sektörü de nefessiz bırakıyor"
04 Kasım 2025 Salı - 19:37 ASO Başkanı Ardıç: "Yüksek faiz politikası enflasyonu kontrol altına almakta başarılı olamadığı gibi reel sektörü de nefessiz bırakıyor" ANTALYA (İHA) – Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "Acilen üretim ekonomisine geri dönmeliyiz. Ülkemiz ekonomisinin itici gücü üretimdir, sanayidir, ihracattır. Bu gücü korumanın yolu da ekonomik ve finansal istikrarı üretimle uyumlu hale getiren dengeli politikalardır" dedi. ASO Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı, Antalya’da gerçekleştirildi. ASO Başkanı Seyit Ardıç’ın katılımıyla gerçekleşen toplantıda güncel ekonomik gelişmeler, ekim ayı enflasyon verileri ve sanayicilerin beklentileri ele alındı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Ardıç, ihracatçı firmalara verilen yüzde 3 oranındaki Döviz Dönüşüm Desteği süresinin Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğ ile 6 ay daha uzatıldığını ve bunun ihracatçılar için olumlu bir gelişme olduğunu söyledi. "Ekonomide belirsizlik ve öngörülemezlik artık yeni normalimiz" Ardıç, ABD’nin artan gümrük tarifelerinin sadece ticaret dinamiklerini değil aynı zamanda küresel siyaseti de etkileyerek dünyayı yeni bir dönüşüm sürecine sürüklediğini söyleyerek, ABD ve Avrupa Birliği’nin yeni tarifeler uygulamasının uluslararası bir tepkiyi tetikleyerek piyasalardaki belirsizlik ve oynaklığı arttırdığını söyledi. Ardıç, "Belirsizlik ve öngörülemezlik artık yeni normalimiz. IMF’nin verilerine göre, küresel belirsizlik tarihin en yüksek seviyesine ulaşmış durumda. Ekonomik aktiviteye yönelik beklentiler hala pozitif seyretse de, güven endekslerinde sert bir bozulma dikkat çekiyor. Bu tablo, modern ekonomilerin derin çelişkisini gözler önüne seriyor, Büyüme devam ediyor, ancak güven eriyor" dedi. Dijitalleşme ve yapay zekanın üretim süreçlerinden lojistiğe kadar her alanı dönüştürdüğüne vurgu yapan Ardıç, aynı zamanda iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik odaklı politikaların da ekonomilerin geleceğini şekillendirdiğine dikkati çekti. Ardıç, sanayi sektöründe teknolojinin önemine de değinerek, küresel tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmalar, yapay zeka ve dijitalleşmenin dönüştürücü etkilerinin, bölgesel çatışmalar ve büyük güç rekabetinin ülkeleri ortak çözümleri aramaya zorladığını söyledi. "5 yıl sonra kullanılan her iki üründen biri Çin malı olacak" Çin’in üretim ritmine de vurgu yapan Ardıç, dünyanın temposunu aşmaya başladığını belirterek, otomasyon ve akıllı teknolojilerin kullanımıyla artık Çin’in tüm dünyada zirveye oynadığını dile getirdi. Ardıç, Çin’in bu tempoyla devam etmesi halinde 2030 yılında milli gelir büyüklüğünde Amerika’yı geçeceğini ve 5 yıl sonra kullanılan her iki üründen birinin Çin malı olacağına işaret etti. Ardıç, gelecek dönemde rekabetin sadece tarifelerle değil yeni teknolojiler, dijitalleşme, sürdürülebilirlik standartları ve tedarik zinciri teşvikleri üzerinden süreceğini söyleyerek, "Çin küresel ekonomide hâkimiyetini her geçen gün arttırırken; Amerika Birleşik Devletleri de korumacı önlemlerle oyunun kurallarını yeniden yazmaya çalışıyor. Yüksek korumacı tarifelerden standartlara ve tedarik mimarisine doğru evrilen ticaret savaşları kızışıyor. Bu savaşın kazananları, bu yeni dönemi erken okuyup, inovasyon, üretim, pazar üçgenini aynı anda optimize edenler olacaktır" dedi. "Yüksek faiz politikası enflasyonu kontrol altına almakta artık başarılı değil" Ekim ayı enflasyonunun aylık yüzde 2,55 olarak açıklanmasıyla yılsonu enflasyonunun Merkez Bankası ve OVP tahminlerinin üzerinde kalma olasılığı belirgin şekilde arttığını aktaran Ardıç, "Merkez Bankası, son Para Politikası Kurulu Toplantısı’nda politika faizini 100 baz puan düşürerek yüzde 39,5’e indirdi. Karar metninde ise, ‘dezenflasyon hızında belirgin bir yavaşlama’ olduğuna dikkat çekti. Fiyat istikrarını sağlamak için yaklaşık 2,5 yıldır uygulanan yüksek faiz politikası, uzun vadede maliyetleri artırarak enflasyonu yeniden besleyen bir döngüye dönüştü. Yani, enflasyonu durdurmak için kullanılan araç, ne yazık ki enflasyonun kaynağı haline geliyor. Bu süreçte üretim maliyetleri artıyor, yatırımlar erteleniyor, krediye erişim neredeyse imkansız hale geliyor. Kısacası, tek başına yüksek faiz politikası enflasyonu kontrol altına almakta başarılı olamadığı gibi reel sektörü de nefessiz bırakıyor" açıklamasında bulundu. "Mevcut dezenflasyon politikası yapısal reformlarla desteklenmediği sürece üretim yerine ithalatı daha cazip hale getiriyor" İmalat PMI endeksinin son 19 aydır 50 eşik değerinin altında kalmasının üretimde daralmayı işaret ettiğini kaydeden Ardıç, gıda hariç alt sektörlerin tamamında olumsuz seyrin kalıcı hale geldiğini söyledi. Sanayi üretim endeksinin ağustosta sınırlı yükseliş gösterse de alt sektörlerde genele yayılan bir artışın olmadığını da ifade eden Ardıç, aynı şekilde kapasite kullanım oranlarının da yüzde 73,8 seviyesiyle son 5 yılın en düşük düzeylerinde olduğunu dile getirdi. Ardıç, son açıklanan reel sektör güven endeksi içindeki yatırım harcamalarının bu yıl serinin en düşük seviyelerine gerilediğini de kaydederek, "Mevcut dezenflasyon politikası yapısal reformlarla desteklenmediği sürece, üretim yerine ithalatı daha cazip hale getiriyor. Bugün birçok sektör, üretimin değil, ithalat yapmanın daha karlı olduğu bir noktaya doğru ilerliyor. Bu tablo maalesef sürdürülebilir değildir. Sanayisizleşmeye giden bu süreci sonlandırıp, acilen üretim ekonomisine dönmeliyiz. Unutmayalım; ülkemiz ekonomisinin itici gücü üretimdir, sanayidir, ihracattır. Bu gücü korumanın yolu da, ekonomik ve finansal istikrarı üretimle uyumlu hale getiren dengeli politikalardır. Enflasyonun temel ve yapısal sebeplerine yönelik tedbirler almadan, yalnızca yüksek faiz uygulayarak halkın satın alma gücünü aşındırıp, reel sektörün üretim kapasitesini zayıflatarak sorunu çözmek mümkün değildir. Özetle sürdürülebilir fiyat istikrarı ancak talep ve arzı eş zamanlı güçlendirecek bütüncül politikalarla mümkündür" ifadelerini kullandı. "Nitelikli eğitim sistemi, sürdürülebilir kalkınmanın da temel formülüdür" Ekonomide bilgi, kültür ve kurumların önemine dikkati çeken Ardıç, "Bugün inovasyona açık bir kültür, güçlü kurumlar, bilim ve teknolojiye yatırım yapan bir eğitim sistemi ve Ar-Ge’ye dayalı üretim modeli kurmadan, dünya ekonomisinde üst sıralara çıkmamız mümkün değildir. Kurumsal bağımsızlığı koruyan, girişimcinin önünü açan ve bilimi rehber edinen yaklaşım artık bir zorunluluktur. Bugün geldiğimiz noktada sanayicinin rekabet gücünü sadece döviz kuru ya da işçilik maliyeti değil; teknoloji, Ar-Ge, fikri mülkiyet ve marka belirliyor. Sonuç olarak; güçlü kurumlar, rekabetçi piyasalar, nitelikli eğitim sistemi, yetkin insan kaynağı ve verimli Ar-Ge politikaları; sadece bir ekonomik reçete değil, sürdürülebilir kalkınmanın da temel formülüdür" şeklinde konuştu. "Teknolojiyi sanayimize entegre edemezsek, birçok firmamız ciddi ölçüde rekabet gücünü kaybedecek" Ekonomide teknolojinin önemine vurgu yapan Ardıç, "Teknolojiyi sanayimize entegre edemezsek, yakın gelecekte birçok firmamız ciddi ölçüde rekabet gücünü kaybedecek, hatta kapanma riskiyle karşı karşıya kalacaktır. Ülkemiz sanayisinin güçlü bir üretim kapasitesi var ancak katma değeri yüksek üretim oranımız hâlâ arzu edilen seviyede değil. Verimliliği artırmak, enerji yoğunluğunu azaltmak ve küresel değer zincirlerinde daha üst basamaklara çıkmak için dijitalleşme, Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarına hız vermek zorundayız" değerlendirmesinde bulundu. Dünya Bankası’nın ‘sanayi sektörü işçi başına katma değer rakamlarına’ göre Türkiye AB ülkelerine göre yüzde 46, OECD ülkelerine göre ise yüzde 48 daha düşük katma değer üretiği bilgisini veren Ardıç, bu farkı kapatmanın yolunun orta ve uzun vadede Ar-Ge, inovasyon, nitelikli insan kaynağı; yani toplam faktör verimliliğinden geçtiğini kaydetti. "Ar-Ge ile ticari başarı arasındaki köprü oluşturulmalı" Ardıç, 2002 yılında 1,2 milyar dolar olan Ar-Ge harcamalarının 2024’te 20 milyar dolara çıktığını ve yaklaşık 17 kat arttığını söyledi. Son 10 yılda 10 imalat sanayiine 38,5 milyar dolar Ar-Ge harcaması yapıldığını söyleyen Ardıç, buna rağmen toplam ihracat içindeki yüksek teknoloji payının hala yüzde 3,5 seviyesinde olduğunu dile getirdi. Ardıç, sözlerine şu şekilde devam etti: "Demek ki sorun, ‘ne kadar harcadığımızda’ değil, ‘nasıl harcadığımızda’. Veriler şunu gösteriyor; Ar-Ge harcaması yapmak, teşvikler vermek, Ar-Ge merkezleri kurmak yetmiyor. Asıl gerekli olan; Ar-Ge ile ticari başarı arasındaki köprüyü kurabilmek. Ar-Ge’yi ürünleştirmek. Yani patent ve marka odaklı Ar-Ge yapabilmek. Sonuç olarak dünya ile kıyasladığımızda zaten daha düşük Ar-Ge harcaması yapıyoruz onun da karşılığını alamıyoruz." Program, Ardıç’ın konuşmasının ardından ‘Yılın Komiteleri Ödül Töreni’ ile devam etti.
Turşular Konyaaltı’nın minik elleriyle kuruldu
04 Kasım 2025 Salı - 17:27 Turşular Konyaaltı’nın minik elleriyle kuruldu Konyaaltı Belediyesi Kreş ve Gündüz Bakımevlerinde turşu kurma etkinliği gerçekleştirildi. Minikler, öğretmenleri eşliğinde hazırladıkları turşuları olgunlaşmaya bıraktı. Konyaaltı Belediyesi Kreş ve Gündüz Bakımevlerinde eğitim gören minikler için keyifli bir etkinlik gerçekleştirildi. Minikler düzenlenen etkinlikte öğretmenleri eşliğinde turşu kurdu. Öğrenciler ilk olarak sebzeleri kavanozlara yerleştirdi. Ardından ise öğretmenlerinin yardımıyla kavanozlara tuz ve sirke koyarak turşu kurma işlemini tamamladı. Çocuklar gerçekleşen etkinliği keyifle karşıladı. Kreş öğretmenleri etkinliğin, öğrencilerin el koordinasyon ile motor becerilerinin gelişimi ve grup çalışmasına uyumlu hale gelmeleri için düzenlendiğini aktardı. Konyaaltı Belediyesi Kreş Müdürlüğü’nden edinilen bilgiye göre, turşu kurma etkinliği gibi daha birçok etkinliğin, çocukların gelişimi için planlanmaya devam edeceği kaydedildi. Kotan: "Çocuklarımızın beceri gelişimi bizler için önemli" Düzenlenen etkinliğin ardından konuşan Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, "Konyaaltı Belediyemizin tüm kreşlerinde eğitimlerimiz devam ediyor. Verdiğimiz eğitimin yanında, miniklerimize üretmenin önemini de aktarıyoruz. Etkinliklerimizde çocukların motor becerilerini geliştirmeyi amaçlıyor ve aynı zamanda özgüvenlerini artırıyoruz. Miniklerimiz hem eğleniyor hem öğreniyor. Bu bizleri çok mutlu ediyor. Çocuklarımızın beceri gelişimi bizler için önemli. Atatürk’ün çocukları için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz. Hepsinin eline sağlık" ifadelerini kullandı. Düzenlenen etkinliğe dair konuşan Konyaaltı Belediyesi Kreş Öğretmeni Esra Karadaşlı, "Bu etkinliği, çocuklarımız için kışa hazırlık etkinliği olarak planladık. Buradaki amacımız çocukların motor gelişimini sağlamak, aynı zamanda gelişimlerini desteklemek ve el ile göz koordinasyonunu desteklemek. Amacımız okul öncesi eğitimde eğlenerek öğretmek. Akademik bilgiyi oyun olarak alıyoruz. Aynı zamanda eğlenceli etkinliklerle de tamamlıyoruz. Bugünkü turşu kurma etkinliği de bunun bir örneğiydi. Belediye Başkanımız Cem Kotan’ın çocuklara verdiği önem doğrultusunda çalışmalarımıza devam ediyoruz ve çocuklarımıza güzel bir gelecek hazırlıyoruz" diye konuştu.
Akdeniz Üniversitesi, araştırma gücüyle dünya sıralamalarında yükseliyor
04 Kasım 2025 Salı - 17:03 Akdeniz Üniversitesi, araştırma gücüyle dünya sıralamalarında yükseliyor Akdeniz Üniversitesi, bilimsel üretkenliğini uluslararası alanda bir kez daha kanıtlayarak Leiden Dünya Üniversiteleri Sıralamasında, dünya genelinde 878’inci, Türkiye genelinde ise 15’inci sıraya yükseldi. Hollanda’nın Leiden Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Bilim ve Teknoloji Çalışmaları Merkezi (CWTS) tarafından hazırlanan Leiden Dünya Üniversiteleri Sıralaması sonuçları açıklandı. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından da tanınan dört küresel değerlendirme kuruluşundan biri olan CWTS Leiden Ranking’de bu yıl 1594 üniversite değerlendirildi. Türkiye’den 45 üniversitenin yer aldığı sıralamada Akdeniz Üniversitesi, dünya genelinde bilimsel etki göstergesine göre 912. basamaktan 878. sıraya, Türkiye sıralamasında ise 17. basamaktan 15. sıraya yükselerek dikkat çekici bir başarıya imza attı. Alan bazlı güçlü performans Tüm bilim dallarının yanında beş ayrı alanda yapılan alan bazlı sıralamada da Akdeniz Üniversitesi, bilimsel etki göstergesinde Yaşam ve Yer Bilimleri alanında 6. sırada, Sosyal Bilimler ve Beşeri Bilimler alanında 8. sırada, Biyomedikal ve Sağlık Bilimleri alanında 12. sırada, Matematik ve Bilgisayar Bilimleri alanında 17. sırada, Fizik bilimleri ve Mühendislik alanında ise Türkiye’de 31. sırada yer aldı. CWTS Leiden Ranking, Web of Science veri tabanına dayalı analizlerle üniversiteleri; bilimsel etki, uluslararası/endüstri iş birliği düzeyi, açık erişim ve cinsiyet dağılımı gibi göstergelere göre değerlendiriyor.
Ukrayna asıllı kadına sopalı saldırı davasında ikinci duruşma: Güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı
04 Kasım 2025 Salı - 16:37 Ukrayna asıllı kadına sopalı saldırı davasında ikinci duruşma: Güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı Antalya’da Ukrayna asıllı Türk vatandaşı Iryna Melnychuk D.’nin, uzaklaştırma kararı aldırdığı eşi Mehmet Ali D. tarafından sokak ortasında sopayla darbedildiği iddiasına ilişkin davanın ikinci duruşması görüldü. Öte yandan olay gecesi elinde sopayla site çevresine gelen bir kişinin güvenlik kamerasına yansıyan görüntüleri de ortaya çıktı. 5 Temmuz gecesi Konyaaltı ilçesinde meydana gelen olayda, iddiaya göre otelde vardiyalı çalışan Iryna Melnychuk D., gece mesaisi sonrası evine dönerken, hakkında uzaklaştırma kararı bulunan eşi Mehmet Ali D. tarafından sopayla darbedildi. Başına aldığı darbeler sonucu kafatasında kırıklar ve beyin kanaması riski oluşan kadın, ellerinde çok sayıda kırıkla birlikte 16 gün hastanede tedavi gördü. Güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı Soruşturma kapsamında ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntülerinde, olay gecesi şüphelinin sitenin arka kapısı çevresine geldiği, bir süre etrafı kontrol ettiği ve ardından eldiven giydiği anlar yer alıyor. Devamında elindeki sopayla karanlık alana doğru ilerlediği görülürken, son görüntülerde ise aynı kişinin hızla koşarak motosikletin bulunduğu tarafa doğru olay yerinden uzaklaştığı anlar güvenlik kamerasına yansıyor. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, sanığın mağdurun iş çıkış ve eve geliş saatlerini bildiği, olayın tasarlanarak gerçekleştirildiği, daha önce de uzaklaştırma kararlarını ihlal ettiği belirtilmiş, iddianamede sanığın ’eşe karşı tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan en ağır şekilde cezalandırılması talep edilmişti. Sanık ise savcılık ifadesinde olay saatinde Lara semtinde bir arkadaşının evinde bulunduğunu söyleyerek suçlamaları reddetti. "Bezdim, sıkıldım, affedemiyorum" dedi Davanın ikinci duruşması Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Sanığın olay günü görüştüğünü söylediği tanık Rena K., mahkemede verdiği ifadede 4 Temmuz akşamı sanığın kendisine mesaj atarak buluşmak istediğini söyleyerek, şu ifadelere yer verdi: "4 Temmuz’da görüştük, akşam 21.00 gibi buluşmak istediğini söyledi, birimiz Konyaaltı’nda birimiz Güzeloba’da oturuyor, evim Güzeloba’da, saat geç oldu dedim. ’Konum at sana geliyorum’ dedi. 22.58’de bana geldi. Beyaz bir araçla geldi, plakasını görmedim. Üstüne kapüşonlu koyu renk bir şey vardı. Yanında beyaz bir köpek vardı, daha sonra köpeğine su istedi. Evde otururken "Bezdim, sıkıldım, affedemiyorum" dedi, neyi affedemiyorsun dedim, cevap vermedi. 15-20 dakika oturup gitti. Evimden ayrılırken hareketleri tuhaftı, alkollü müsün dedim, yok değilim dedi. "İstiyorsan eve bırakırım, ehliyetini kaptırma" dedim. Canı sıkılmış olabilir dedim ama hiçbir şey konuşulmadı. Sanığı turizm sektöründen tanıyorum, olay günü kendisini merak ettiğim için, eve ulaşıp ulaşmadığını kontrol etmek için 00.30’da aradım, telefonu kapalıydı, daha sonra 02.04’te dönüş yaptı. Bir gün sonra tekrar aradım, telefonu kapalıydı. İrina’yı haberlerden tanıyorum. Daha sonra İrina’nın kim olduğunu öğrenip yanına giderek görüştüm. HTS kayıtlarının istenmesine onayım vardır. Ben olay günü Konyaaltı’na kesinlikle gitmedim. Olay günü sanığın üstünde kapüşon dışında şapka da vardı." Mahkeme heyeti, mağdur avukatınca sunulan flash belleğin dosyaya eklenmesine, tanık ve sanığın HTS kayıtlarının incelenmesine, sanığın olay anı ve sonrasındaki konum kayıtlarının istenmesine karar verdi. Sanığın tutukluluk hâlinin devamına hükmeden mahkeme, duruşmayı erteledi.