Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Antalya
ALKÜ’de Alanya’nın su yönetimi masaya yatırıldı
23 Mart 2026 Pazartesi - 18:57:14
Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi’nde (ALKÜ) 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında düzenlenen "Dünya Su Günü: Alanya Su Yönetim Çalıştayı"nda ülkenin ve Alanya’nın su yönetimi ele alındı. "Alanya Su Raporu" kitabının da tanıtıldığı çalıştayda konuşan ALKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Kılıç, "Bakıyoruz ki topraksız üretim yapabiliyoruz ama susuz üretim yapabilecek hâlde değiliz’’ dedi. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi’nde (ALKÜ) Rafet Kayış Mühendislik Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Bölümü tarafından "Dünya Su Günü: Alanya Su Yönetim Çalıştayı" düzenlendi. Çalıştayda Alanya’nın su yönetimi problemleri ve çözüm önerileri konuşuldu. Prof. Dr. Kılıç: "Susuz bir gelecek imkânsız" Çalıştayın açılışında konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Kılıç, suyun stratejik önemine vurgu yaptı. Dünya Su Günü’nün hemen ardından gerçekleştirilen bu buluşmanın önemine değinen Prof. Dr. Kılıç, suyun hayatın kendisi olduğunu ifade etti. Geçmişten bugüne toprağın değerine vurgu yapıldığını ancak günümüzde topraksız üretimin mümkün hâle geldiğini belirten Kılıç, "Bakıyoruz ki topraksız üretim yapabiliyoruz ama susuz üretim yapabilecek hâlde değiliz. Su; medeniyetlerin doğduğu, geliştiği ve bazen de yok olduğu tek kaynaktır" dedi. ALKÜ’nün İlk Avrupa Birliği Projesi olan SWAMED’e değinen Kılıç, çalıştayın Avrupa Birliği Interreg NEXT MED programı kapsamında desteklenen projenin bir parçası olduğunu açıkladı. "Alanya su raporu" yolda Alanya’nın Toroslar ve Akdeniz arasında tarım ve turizmin iç içe geçtiği özel bir coğrafya olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Mehmet Kılıç, iklim değişikliği ve artan nüfus baskısının su yönetimini stratejik bir öncelik hâline getirdiğini söyledi. Çalıştay kapsamında tanıtılan "Alanya Su Raporu" kitabının önemine dikkat çeken Kılıç, "Üniversite olarak görevimiz su yönetimini bizzat gerçekleştirmek değil, karar alıcılara yol gösterecek bilimsel katkıyı sunmaktır. Bu çalışmanın yerel yönetimlere ve çiftçilerimize ışık tutacağına inanıyorum" diye konuştu. Alanya’ya Özgü Entegre Su Yönetim Planı Türkiye’de bulunan 25 havzanın 11’i için entegre su yönetim planlarının hazırlandığını belirten Kılıç, bu çalıştayın nihai hedefinin Alanya’ya özgü bir yönetim planı ortaya koymak olduğunu söyledi. Çalıştayda konuşan Mühendislik Fakültesi Dekanı ve Çalıştay Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erhan Cengiz ise, su yönetiminin günümüzdeki stratejik önemine vurgu yaptı. Disiplinler Arası Yaklaşım Vurgusu Prof. Dr. Cengiz, su yönetiminin artık sadece mühendislik disiplini ile sınırlı kalmadığını, çevre, tarım, şehircilik ve ekonomi ile doğrudan ilişkili, çok boyutlu bir yapı kazandığını ifade etti. Prof. Dr. Erhan Cengiz, "Burada yapılacak tartışmaların ve geliştirilecek önerilerin yalnızca akademik düzeyde kalmayıp, uygulamaya aktarılabilir olması en büyük beklentimizdir" dedi. "Gelecek, suyu koruyanların olacak" Çalıştayda konuşan ALKÜ Biyosistem Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Atılgan Atılgan, suyun stratejik önemine ve verimli kullanımının bir tercih değil, zorunluluk olduğuna dikkat çekti. Çalıştayın klasik toplantıların ötesinde sahada karşılık bulacak somut çözümler üretmeyi hedeflediğini belirten Atılgan, asıl meselenin suyu daha fazla kullanmak değil; doğru zamanda, doğru yerde ve doğru yöntemlerle kullanabilmek olduğunu ifade etti. "Alanya Su Raporu kitabı rehber olacak" ALKÜ Biyosistem Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fırat Arslan, sunumunda küresel su krizinden Alanya’nın tarımsal su ihtiyacına, Avrupa Birliği destekli projelerden suyun etik kullanımına kadar hayati konulara değindi. Doç. Dr. Arslan, dünyada 2,1 milyar insanın güvenli içme suyuna erişemediğini ve her gün 5 yaş altı yaklaşık bin çocuğun su kirliliği ile susuzluk nedeniyle hayatını kaybettiğini vurguladı. Tropikal meyvelerin su tüketiminin yüksek olduğunu ancak modern sulama teknolojileriyle toplam kullanılan su miktarının azaltılabileceğini vurgulayan Arslan, "Asıl mesele suyu daha fazla kullanmak değil; doğru zamanda, doğru yerde ve doğru yöntemlerle kullanabilmektir" dedi. ALKÜ’nün ilk Avrupa Birliği projesi olma özelliğini taşıyan ve toplam 2,7 milyon avro bütçeye sahip olan SWAMED Projesi hakkında bilgiler veren Proje Yürütücüsü Arslan, "İtalya, Yunanistan, Mısır ve Tunus iş birliğiyle yürütülecek 36 aylık projede dijital tarım, uydular, dronlar ve yapay zeka destekli karar destek sistemleri kullanılarak tarımsal sulamada maksimum verimlilik hedefleniyor. Alanya’da pilot olarak seçilen muz bahçelerinde akıllı sulama sistemleri uygulanacak" dedi. Alanya’ya dair dağınık hâldeki su verilerini tek bir akademik kaynakta toplamak amacıyla "Alanya Su Raporu" kitabını hazırladıklarını müjdeleyen Doç. Dr. Arslan, bu çalışmanın kurumlar arası kopukluğu gidereceğini ve karar vericilere bilimsel bir yol haritası sunacağını belirtti. Kitapta Alanya Kalesi’nin tarihi su yönetiminden orman yangınlarının etkilerine, yapay zekâ söyleşilerinden erken çocukluk eğitiminde çevre bilincine kadar geniş bir yelpazede konular yer alacak. Konuşmasını suyun etik ve stratejik önemine vurgu yaparak sonlandıran Arslan, suyun sadece parası verilerek satın alınan ekonomik bir meta olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti. Program hatıra fotoğrafı çekilmesi ile sona erdi. Çalıştayda konuşulan konular ve yapılması gerekenler de kayıt altına alınarak, değerlendirmeler Alanya Su Raporu kitabında yer alacak.
23 Mart 2026 Pazartesi - 17:56
Babanın en ağır yükü: Kızı ve 5 torununun cenazesini gözyaşlarıyla teslim aldı
Antalya’nın Kepez ilçesinde sera işçilerinin kaldığı prefabrik yapıda çıkan yangında hayatını kaybeden 7 aylık hamile anne ile 5 çocuğunun cenazeleri, Antalya Adli Tıp Kurumu’ndaki işlemlerin ardından yakınlarına teslim edildi. Cenazelerin alındığı sırada yangında yaşamını yitiren genç kadının babası gözyaşlarına boğuldu. Yangın, 20 Mart Cuma günü saat 02.00 sıralarında Kepez ilçesine bağlı Gaziler Mahallesi 310. Sokak’ta sera işçilerinin kaldığı prefabrik yapıda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, seraların bulunduğu alanda ikamet olarak kullanılan prefabrik yapıda henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Alevleri fark eden komşuların 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yaptığı ihbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, jandarma ve sağlık ekibi sevk edildi. Bu sırada çevredeki vatandaşlar da yangına kendi imkanlarıyla müdahale etmeye çalıştı. Ancak kısa sürede tüm yapıyı saran alevler nedeniyle müdahale yetersiz kaldı. Facia söndürme çalışmalarının ardından ortaya çıktı Yangında içeride bulunan yabancı uyruklu aileden 4 kişi, vatandaşların yardımıyla dışarı çıkarıldı. Olay yerine ulaşan Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri ise alevlerin hemen bitişikte bulunan diğer yapılara sıçramaması için yoğun çaba harcadı. Ekiplerin uzun uğraşları sonucu yangın sabahın ilk saatlerinde tamamen söndürüldü. Söndürme çalışmalarının ardından prefabrik yapıda aynı aileden 5’i çocuk 6 kişinin yaşamını yitirdiği belirlendi. Yangında 7 aylık hamile olduğu öğrenilen Leyle Elali (26) ile çocukları Muna Ahmed (9), Fatma Ahmed (8), Hayat Ahmed (7), Iman Ahmed (5) ve Mahmut Ahmed (4) hayatını kaybetti. Yangında dumandan etkilenen Şevvah Ahmed (29), Mahmut Ahmed (53), Ahmet Ahmed (2) ile işletme sahibi Rahman Genç ise, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. "Yarın bayram, erken yatın" Dumandan etkilenen baba ile oğlunun hastanedeki tedavilerinin sürdüğü öğrenilirken, babanın yangından önce çocuklarına, "Yarın bayram, erken yatın" dediği, kendisinin de erken saatlerde uyuduğu öğrenildi. Hayatını kaybeden anne ve 5 çocuğunun cenazeleri, olay yerindeki incelemelerin ardından Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Antalya Adli Tıp Kurumu’na getirilen 5 çocuk ile 7 aylık hamile annenin cenazeleri, işlemlerin tamamlanmasının ardından Leyla Elali’nin babası İsmail Ali, yakınları ve Zeytinlik Mahallesi Muhtarı Naime Aksu tarafından teslim alındı. Büyük üzüntünün yaşandığı morg önünde baba İsmail Ali’nin gözyaşlarına hakim olamadığı görüldü. Yangın faciasında yaşamını yitiren anne ve 5 çocuğun cenazelerinin defnedilmek üzere memleketleri Suriye’nin Münbiç kentine gönderileceği öğrenildi.
23 Mart 2026 Pazartesi - 16:17
Alanya’da bayram tatili süresince 3 bin 768 hastaya sağlık hizmeti sunuldu
Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Banu Karakuş Yılmaz, Ramazan Bayramı tatili süresince Acil Servis’te 3 bin 768 hastaya sağlık hizmeti sunulduğunu açıkladı. Bayram tatili süresince hastanede verilen sağlık hizmetlerini değerlendiren Başhekim Prof. Dr. Banu Karakuş Yılmaz, "Arife günü de dâhil olmak üzere bayram tatili boyunca bin 221 sağlık personelimizle birlikte; Acil Servis, ameliyathane, yoğun bakım, doğumhane, diyaliz ve tüm yataklı servislerimizde kesintisiz sağlık hizmeti sunduk’’ dedi. 3 bin 768 hastaya sağlık hizmeti verildi Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde bayram tatili boyunca 3 bin 768 hastaya sağlık hizmeti verildiğini aktaran Karakuş ‘’Bayram tatilinde Acil Servis’te 3 bin 768 hastaya sağlık hizmeti verirken, 81 hastamızın ameliyatını başarıyla gerçekleştirdik. Ayrıca 121 hastamızın yatışı yapılarak tedavilerine yataklı servislerimizde devam edildi. Bu süreçte 4 bebeğimiz hastanemizde dünyaya gözlerini açtı ve ailelerinin mutluluğuna ortak olduk. 86 hastamıza diyaliz hizmeti verilirken, 5 hastamıza da anjiyo işlemi uygulandı. Yönetim ekibimiz, bayram süresince görev yapan sağlık personelimizle koordineli bir şekilde çalışarak hasta yoğunluğuna göre gerekli planlamaları ve takviyeleri gerçekleştirdi. Sağlık tesisimiz ve birimlerimiz yerinde incelenerek hizmetlerin aksamaması sağlandı. Bu yoğun süreçte büyük bir özveri ve ekip ruhuyla çalışan, Ramazan Bayramı’nı hastalarımızla birlikte geçirerek kesintisiz sağlık hizmeti sunan tüm meslektaşlarıma ve sağlık çalışanlarımıza şahsım ve vatandaşlarımız adına teşekkür ediyorum. Tedavisi devam eden hastalarımıza da acil şifalar diliyorum" ifadesini kullandı.
23 Mart 2026 Pazartesi - 15:27
Edebiyat tutkunları Antalya’da buluşuyor
Antalya’da kitapseverlerin heyecanla beklediği Kepez Kitap Fuarı için geri sayım başladı. "İnsan Okur" mottosuyla düzenlenen fuar, zengin programı ve dikkat çeken konuklarıyla 27 Mart Cuma günü kapılarını açıyor. Kepez, önemli bir etkinliğe ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 27 Mart - 5 Nisan tarihleri arasında Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde düzenlenecek Kepez Kitap Fuarı, on gün boyunca kenti edebiyatın kalbine dönüştürecek. Kepez Belediyesi tarafından "İnsan Okur" mottosuyla düzenlenen fuar, yayınevleri, yazarlar, söyleşiler ve imza günleriyle kitapseverlere dolu dolu bir program sunacak. Edebiyattan bilime, psikolojiden güncel meselelere kadar geniş bir yelpazede gerçekleştirilecek etkinlikler, her yaştan ziyaretçiye hitap edecek. Kepez Kitap Fuarı, edebiyat ve düşünce dünyasının önemli isimlerini okurlarla bir araya getirecek. Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde 27 Mart’ta kapılarını açacak fuarda, 28 Mart’ta Tarık Tufan saat 14.00’te söyleşi gerçekleştirecek, 15.00’te ise okurlarıyla imza gününde buluşacak. Aynı gün Mert Arık da 15.00’te söyleşi düzenleyecek ve saat 16.00’da okurlarıyla imza etkinliği gerçekleştirecek. Aynı gün Sinan Meydan saat 16.00’da ‘Atatürk’ün Mirası Laik Cumhuriyet’ konulu söyleşi, saat 18.00’de ise Prof. Dr. Ethem Duygulu ve Hayrettin Filiz, Köy Enstitülerinin eğitim anlayışını ve Cumhuriyet’e katkılarını ele alacak. Moderatörlüğünü Tuncer Çetinkaya’nın üstleneceği söyleşi, Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde düzenlenecek. Kepez Kitap Fuarı’nın her günü dolu dolu etkinliklerle geçecek. 29 Mart programında Prof. Dr. İsmail Tufan 13.00’da ‘Yaşam Boyu Öğrenmeyi’ anlatacak. Kemal Varol (14.00), Coşkun Aral (15.00) ve Prof.Dr. Ahmet Taşağıl (16.00) söyleşilerin ardından imza günlerinde ziyaretçilerle buluşacak. Japon deprem uzmanı kitap fuarında Kepez Kitap Fuarı’nın 30 Mart Pazartesi günü ise dikkat çeken konuğu Japon deprem uzmanı Morivaki Yoshinori olacak. Saat 14.00’te söyleşi gerçekleştirecek olan Moriwaki, deprem bilinci, yapı güvenliği ve risk azaltma konularında deneyimlerini paylaşacak. Çocuklar için deprem farkındalığını anlatacak. Söyleşinin ardından saat 15.00’te imza gününde okurlarıyla buluşacak. Moriwaki, Türkiye’deki büyük projelerdeki çalışmaları ve deprem deneyimiyle önemli bir isim olarak fuarda yer alacak. Kepez Kitap Fuarı’nın nisan ayı programı da yoğun geçecek. 1 Nisan’da Yasemin Sungur 10.00’da ‘Atatürk’ten Sana’ , Hatice Karakayalı da saat 14.00’da ‘Kalbe Masal Düştü’, 2 Nisan’da Sabiha Gürdemir ‘Elanko ile Çocuklarla Felsefe’ konulu söyleşi ve ardından imza gününde okurlarıyla buluşacak. 3 Nisan’da saat 10.00’da Serkan Kansu, saat 11.00’da Berfin Sıla söyleşi ve imza günleriyle fuarda yer alacak. Kepez Kitap Fuarı, 4 Nisan Cumartesi günü Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal’ı ağırlayacak. ‘Güncel Siyasi ve Hukuki Gelişmeler’ üzerine bir söyleşi gerçekleştirecek olan Başkan Uysal, ardından da kitabını okurları için imzalayacak. Aynı gün Nurullah Genç 15.00, Ercan Kesal 16.00 ve Beyhan Budak 17.00’daki söyleşileriyle dikkat çekecek. Yazarlar söyleşilerin ardından okurlarıyla imza gününde bir araya gelecek. Fuarda, 5 Nisan Pazar günü Emekli Emniyet Müdürü ve yazar Dr. Akif Aktuğ saat 13.00-14.00’da, Antalya Bilim Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Murat Kaplan ise 16-00-17.00 saatlerinde ‘Bir insanı Kitap Gibi Okumanın Yolları’ konulu söyleşi ve imza gününde okurlarıyla buluşacak. Fuarın onur konuğu Ahmet Şerif İzgören ise bilgi ve deneyimlerini paylaşarak ziyaretçilere ilham verecek. Çok sayıda yazar, akademisyen ve eğitmenin katılımıyla gerçekleşecek Kepez Kitap Fuarı, Antalya’ya kültür ve edebiyat dolu bir on gün hediye edecek. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ise tüm Antalyalıları fuara davet ederek, kitapların birleştirici gücüne vurgu yaptı. Kocagöz, "Kültürle büyüyen bir şehir idealini birlikte güçlendirelim" çağrısında bulunurken, Antalya’nın kültürel kimliğini geleceğe taşıma hedefini yineledi.
16 Ekim 2025 Perşembe - 13:56
Antalya’da 5 milyon makaron ele geçirildi
Antalya’nın Kepez ilçesinde düzenlenen operasyonda 5 milyon 51 bin 960 adet makaron ile çok sayıda kaçak ürün ele geçirildi. İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince savcılık koordinesinde Kepez ilçesinde kaçak tütün ve mamullerine yönelik 3 ayrı adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Yapılan aramalarda; 5 milyon 51 bin 960 adet boş makaron, 15 kilogram kaçak tütün, 7 adet elektronik sigara likiti, 50 adet bandrolsüz puro ele geçirildi.
16 Ekim 2025 Perşembe - 13:48
Antalya’da "Böcek yedirip dişlerimi kırdılar" iddiasına 20 yıl hapis talebi
Antalya’da 23 yaşındaki gence çalıştığı iş yerinde 3 gün boyunca işkence yapıp, dişlerini kırarak hamam böceği yedirdikleri öne sürülen tutuksuz 4 sanığın yargıyandığı davada savcı, ‘nitelikli yağma’ ve ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından sanıklar için 20’şer yıla kadar hapis cezası talep etti. Duruşma sonrası konuşan Vedat Kurt, "Olaydan sonra Urfa’ya gittiğimde annem benim başımı okşamayı çok sever. Başımı okşadığında, annemin o yaraları gördükten sonraki halleri annemi bayağı üzmüştü, ki ben en çok da bunun için bu davanın peşindeydim. Annem için" dedi. Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinden çalışmak için 2020 yılında Antalya’nın Kepez ilçesine gelen Vedat Kurt (23), sanayi sitesindeki bir iş yerinde yaklaşık 10 ay çalıştı. Kurt, iddiaya göre maaşını eksik almaya başladı. Biriken alacağı 70 bin liraya karşılık iş yerindeki masadan patronuna ait 15 bin lirayı alarak İstanbul’a giden Kurt, ailesinin devreye girmesiyle parayı geri teslim etmek üzere Antalya’ya döndü. Kurt’un iddiasına göre iş yerinde A.T., O.T., S.T. ve A.A. tarafından depoya kilitlenerek sandalyeye bağlanan genç, 3 gün boyunca işkenceye maruz kaldı. Dişleri kırılan, vücudunda kesikler oluşan Kurt’un elleri ve kolları bağlandı, hamam böceği yedirildi. Şüpheliler, yaptıkları işkenceyi cep telefonuyla da kaydetti. Daha sonra iş yerinden kaçan Kurt, şüphelilerin cep telefonundaki işkence görüntülerine ulaşarak, şikayetçi oldu. Bilirkişi raporu: Fotoğraf ve video kayıtları bulundu Açılan davada Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dosyaya sunulan bilirkişi raporunda, sanıklardan S.T.’ye ait olduğu belirlenen cep telefonu ile kopya disklerin incelendiği, telefonun "DCIM/RESTORED" klasöründe 19 fotoğraf ve bir video bulunduğu, görüntülerin 13-14 Ekim 2020 tarihli olduğu, konum bilgilerinin de Kurt’un çalıştığını söylediği iş yeri ile örtüştüğü belirtildi. Raporda, video kaydının transkriptinde Kurt’a "Hırsızlık yaptım, uyuşturucu içtim" gibi sözler söylettirildiği kaydedilerek, söz konusu seslerin sanığın WhatsApp yazışmalarında geçen seslerle benzer olduğu ifade edildi. Savcılık mütalaası: "Eylemler sabit" Tutuksuz yargılanan 4 sanık, Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 14’üncü duruşmada hakim karşısına çıktı. Duruşmada savcı, esas hakkındaki mütalaasını sundu. Mütalaada, müştekinin sunduğu darp fotoğrafları ile sanık S.’nin telefonunda çıkan görüntülerin uyuştuğu, Kurt’un 13-14 Ekim 2020’de kalın ip ve sopayla darp edildiğinin sabit olduğu belirtildi. Sanık S. ve A.’nın savunmalarının darp eylemini gerçekleştirdiklerini ortaya koyduğu, O. ve A.’nın olay yerinde olmadıklarını iddia etseler de HTS kayıtları, kolluk ifadeleri ve tanık beyanlarının aksini gösterdiği kaydedildi. Mütalaada, Kurt’un telefonunun gasbedildiğine ilişkin HTS kayıtlarının beyanıyla örtüştüğü, eylemin "gece vakti birden fazla kişiyle silahlı nitelikli yağma" kapsamında olduğu, ayrıca Kurt’un elleri ve ayakları bağlı şekilde alıkonulduğu için sanıkların "silahla birden fazla kişiyle gece vakti nitelikli yağma" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından her biri için ayrı ayrı 20 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaları talep edildi. Savcı, sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ettiklerini ve eylemin sabit olduğunu belirtti. Sanık avukatları suçlamaları reddetti Sanık O.T.’nin avukatı, "Şikâyet 2 yıl sonra yapılmıştır, hayatın olağan akışına aykırıdır. Telefon gasbedilmemiştir, müvekkilim gece geç saatlerde iş yerinde değildir" dedi. Sanık A.T.’nin avukatı ise, müştekinin daha sonra müvekkilinden iş istediğini, işe başladığını ve sigorta kayıtlarını sunacaklarını söyledi. Diğer sanıkların avukatları da suçlamaları kabul etmeyerek, ek süre talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, sanık ve müşteki avukatlarının savunma için süre taleplerini kabul ederek, duruşmayı 8 Aralık tarihine erteledi. "Paralarını verdim, buna rağmen işkence ettiler" Duruşma sonrası konuşan Vedat Kurt, Antalya’ya ailesini geçindirmek için geldiğini belirterek, "Şubat 2020’de çalışmaya başladım. İlk zamanlarda maaşımı düzenli alıyordum ancak sonra paramız içeride kalmaya başladı. 8 ay geçtikten sonra artık içeride 60 bin küsur lira belki param birikmişti. Onu istediğim için egoist tavırlar sergilendi bize karşı. Paramız doğru dürüst verilmedi. Ben de o hırsla, tabii o zamanlar çocuktum, 18 yaşındaydım. O hırsla gidip patronun masasının üzerinde bulunan 15 bin 400 TL’ye tekabül eden yarısı Türk lirası, yarısı döviz olmak üzere parayı alıp İstanbul iline gittim. Ailemin adı kirlenmesin diye geri döndüm ve parayı iade ettim. Buna rağmen bana işkence ettiler. Aldığım para benim hakkımdı ve birikmiş maaşımın yarısı bile değildi" dedi. Parayı teslim ettiği gün akşam saatlerinde sanıkların aralarında plan yaptığını iddia eden Kurt, "Beni aracın arkasına attılar, eve götüreceklerini söylediler ama Kepez Cezaevi’nin karşısındaki ormanlık alana götürdüler. Telefonumu kırarak gasbettiler, ağaçlardan kopardıkları odunlarla beni dövdüler. Ardından iş yerine geri götürüp ‘domuz bağı’ yöntemiyle bağladılar. Savunmamı engelleyip, 2-3 gün boyunca aralıklarla işkence yaptılar. Gündüzleri duruyordu ama geceleri devam ediyordu. Ağzımı açık tutarak hamam böceği yedirdiler. Allah kimsenin başına vermesin" diye konuştu. "Delil bulunca şikayetçi oldum, psikolojim bozuldu" Delil bulamadığı için hemen şikayetçi olamadığını anlatan Kurt, "Sanıkların telefonundaki fotoğrafları ele geçirince başvuruda bulundum. Bu yüzden şikayet olaydan aylar sonra oldu. Bunca delile rağmen sanıklar en fazla iki ay yatıp çıktılar, tutuklanmalarını talep ediyorum" dedi. İşkenceden sonra ciddi psikolojik sorunlar yaşadığını belirten Kurt, "Halüsinasyonlar görmeye başladım, ani stres tepkileri yaşadım, çalışmakta zorlandım. Askerlik görevim sırasında bile psikolojik tedavi gördüm. Şimdi tedaviye ara verdim ama sorunlarım devam ediyor" dedi. Sanıkların daha sonra kendisini yeniden işe almak istediğini, bunu da "Biz gerçekten böyle bir şey yapmış olsaydık neden bizimle çalışıyor?" demek için yaptıklarını öne süren Kurt, "Bu davayı kimse hapse girsin diye değil, ibret olsun diye sürdürüyorum. Başka anneler evlatlarını bu halde görmesin. Annem o fotoğrafları görünce perişan oldu. Oradan çıkıp Urfa’ya gittiğimde annem benim başımı okşamayı çok sever. Başımı okşadığında annemin o yaraları gördükten sonraki halleri annemi bayağı üzmüştü, ki ben en çok da bunun için bu davanın peşindeydim. Annem için" diye konuştu.
16 Ekim 2025 Perşembe - 12:58
Kepez’de belediye personelinin üniformaları kadın eliyle üretilip tasarruf sağlanıyor
Kepez Belediyesi’nin kadın emeğine dayalı tekstil atölyesi, hem belediye personelinin üniformalarını üretiyor hem de 20 milyon TL’ye varan tasarruf sağlıyor. Kepez Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren tekstil atölyesi, kendi personel üniformalarını üretmenin yanı sıra kamu kaynaklarını etkin kullanarak belediye bütçesine önemli katkılar sağlıyor. Kadın emeğine dayalı üretim modeliyle çalışan atölye, yerel üretimi desteklerken istihdama da katkı sunuyor. Üreten belediyecilik anlayışıyla çalışmalarını sürdüren Kepez Belediyesi, hizmetlerinde sadece kaliteye değil, kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanımına da önem veriyor. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz döneminde faaliyete geçen tekstil atölyesi, yalnızca bir üretim merkezi olmasının ötesinde, kadınların iş gücüne katılımını destekleyen ve yerel kalkınmayı güçlendiren sosyal belediyecilik hizmetleriyle de öne çıkıyor. 18 kişilik kadın çalışan kadrosuyla faaliyet gösteren tekstil atölyesi, 2 bin 610 tişört, 850 mont, 2 bin 187 pantolon ve 100 adet doktor önlüğü üretti. Atölyede çeşitli ürünler de üretiliyor Atölye son olarak, Kepez Kalkınma ve Dayanışma Vakfı’na 281 ürün tesliminde bulundu. Atölye, sadece belediye personelinin kıyafetlerini üretmekle kalmayıp, talep doğrultusunda dış kurumlara da üretim yapıyor. Bu kapsamda 300 şal ve fular, 2 bin 500 aşçı önlüğü, 100 masa örtüsü ve 250 adet önlük hazırlandı. Üniforma dışında görevli pazu bandı, sandalye kılıfı ve çeşitli tekstil ürünleri de atölyede üretiliyor. Kadın gücüyle üretim Daha önce belediye çalışanlarının dışarıdan satın alınan üniformaları şimdi tekstil atölyesinde kadın gücüyle üretiliyor. Dışarıdan satın alınması halinde 20 ila 24 milyon TL’ye mal olacak belediye çalışanları üniformaları, belediyenin kendi atölyesinde yalnızca 4 milyon TL gibi bir maliyetle üretiliyor. Kepez Belediyesi olarak hem tasarrufu önceleyen hem de üreten bir belediyecilik anlayışıyla çalıştıklarını dile getiren Başkan Mesut Kocagöz, "Atölyemizde, belediyemizin güvenlikten temizliğe, fen işlerinden park ve bahçelere kadar birçok biriminde görev yapan personelimizin üniformalarını biz kendimiz üretiyoruz. Dışarıda 20-24 milyon liraya mal olacak bu kıyafetleri, biz sadece 4 milyon lira gibi bir bütçeyle ürettik. Amacımız sadece tasarruf sağlamak değil. Aynı zamanda kadınların iş gücüne katılımını artırmak, yerel kalkınmayı desteklemek ve belediyemizin her alanda kendi kendine yetebilen bir yapıya kavuşmasını sağlamaktır. Çünkü biz Kepez’de, alın teriyle üreten, israf etmeyen, dayanışmayı büyüten bir belediyecilik inşa ediyoruz" dedi.
16 Ekim 2025 Perşembe - 12:33
Antalya’da halk otobüsünün yayaya çarptığı kazanın güvenlik kamerası ortaya çıktı
Antalya’da yolun karşısına geçmek isteyen yayanın, özel halk otobüsünün çarpması sonucu ağır yaralandığı kazanın güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Dün akşam saat 20.30 sıralarında Muratpaşa ilçesi Doğuyaka Mahallesi Termessos Bulvarı’nda meydana gelen kazada, Mustafa D.’nin kullandığı 07 AU 0250 plakalı özel halk otobüsü, yolun karşısına geçmek isteyen ve henüz ismi öğrenilemeyen 50-60 yaşlarındaki bir adama çarptı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edilirken, bilinci kapalı olan yaya, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla Kepez Devlet Hastanesi’ne kaldırılmıştı. Kaza anı güvenlik kamerasına yansıdı Hastanede tedavisi devam eden yaralının kaza anına ait güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde yayanın yol kenarına geldiği, yola adım attıktan sonra süratli şekilde gelen araçları fark ederek ilk başka beklediği, ardından yolun karşısına geçmek için hareketlendiği ancak sol şeritten gelen özel halk otobüsünün çarpmasıyla yola savrulma anları yer aldı.
16 Ekim 2025 Perşembe - 12:06
Antalya’da eylülde 7 bin 310 konut satıldı
Antalya’da eylül ayında 7 bin 310, Isparta’da 707, Burdur’da ise 366 konut satışı gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2025 yılı eylül ayında Türkiye genelinde konut satışları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,9 artarak 150 bin 657 oldu. Bu satışların 7 bin 310’u Antalya’da, 707’si Isparta’da ve 366’sı Burdur’da gerçekleşti. Yabancılara yapılan konut satışları ise eylül ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,7 azalarak, bin 867 oldu. Bu satışlar toplam konut satışlarının yüzde 1,2’sini oluşturdu. Yabancılara en fazla konut satışı yapılan iller sıralamasında ilk sırayı 744 konutla İstanbul alırken, onu 557 konutla Antalya takip etti.
16 Ekim 2025 Perşembe - 11:41
Antalya’da ’Tarım Gündem’ toplantısında israfa dikkat çekildi
Antalya’da düzenlenen ’Tarım Gündem’ toplantısında israfa dikkat çekildi. Gıda Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ali Manavoğlu, üretilen gıdanın 3’te 1’i çöpe giderken, dünyada 1 milyar insanın yatağa aç girdiğini söyledi. Antalya Ticaret Borsası (ATB) ile Antalya Tarım Konseyi (ATAK) iş birliğinde düzenlenen "Tarım Gündem" programının konukları Gıda Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ali Manavoğlu ile Tüketici Konfederasyonu Başkan Vekili ve Tüketici Merkezi Başkanı İbrahim Güllü oldu. Antalya Ticaret Borsası Basın Danışmanı Vahide Yanık’ın sunduğu programda, 16 Ekim Dünya Gıda Günü nedeniyle gıda üretimi, güvenli gıda, gıdaya erişim konuları gündeme geldi. Gıda Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ali Manavoğlu, FAO’nun Dünya Gıda Günü’nün bu yılki temasını "Daha iyi gıdalar ve daha iyi bir gelecek için el ele" olarak belirlediğini belirterek, sadece gıdaya değil iyi gıdaya erişimin önemine dikkat çekti. Türkiye’nin tarım potansiyelinin yüksek olduğunu ancak sürdürülebilirlik politikalarının güçlendirilmesi gerektiğini kaydeden Manavoğlu, "Mesela su kaynaklarımızı bilinçsizce tüketiyoruz. Sulama sistemlerinde teknolojiyi yeterince kullanmıyoruz. Bu durum gelecekte gıda üretimimizi olumsuz etkileyecek" dedi. "Sağlıklı beslenme bir insan hakkıdır" diyen Manavoğlu, pandemi, iklim değişikliği ve savaşlar nedeniyle gıdanın öneminin daha fazla hissedildiğini, üretimin teşvik edilmesi ve dışa bağımlılığın azaltılması gerektiğini ifade etti. "En çok tağşiş et ve süt ürünlerinde" Manavoğlu, gıda fiyatlarının artmasıyla gıdada taklit ve tağşiş oranın da arttığını söyleyerek, et ve süt ürünleri, zeytinyağı, çay ve baharatlarda taklit ve tağşişin yoğun olduğunu bildirdi. Manavoğlu, enerji içeceklerinde ilaç etken maddesi kullanımının insan sağlığını tehdit ettiğini, bunun da sık rastlanılan bir durum haline geldiğini söyledi. Türkiye’de yaklaşık 8 bin gıda kontrol görevlisi bulunduğuna, bunun sadece 2 bin 500’ünün gıda mühendisi olduğuna dikkat çeken Manavoğlu, "Gıda mühendisleri sahada daha fazla yer almalı ve denetimler daha sık ve etkin yapılmalı" dedi. "Gıdanın 3’te 1’i çöpe gidiyor" Gıda israfının da büyük bir sorun olduğunu vurgulayan Manavoğlu, "Ürettiğimiz gıdanın 3’te 1’i çöpe gidiyor. İsrafı önlemeye kendimizden başlamalıyız. Soğuk zincirin kırılması, açık büfeler ve serpme kahvaltılar israfı artırıyor" dedi. Dünyada 1 milyar insanın yatağa aç girdiğini, buna karşın dünyada yılda yaklaşık 1 milyar ton, Türkiye’de ise 30 milyon tona yakın gıdanın israf edildiğini belirten Manavoğlu, "Üretim var ancak dağılımda bir sorun var. Bu yüzyılda her dokuz insandan birinin yatağa aç girmesi utanç verici bir durum" diye konuştu. Manavoğlu özellikle çocukların yeterli beslenmesinin önemine vurgu yaparak, öğrencilere bir öğün ücretsiz yemek sağlanmasının geleceğe yatırım olacağını söyledi. "Tüketici kaliteye değil fiyata bakıyor" Tüketici Konfederasyonu Başkan Vekili ve Tüketici Merkezi Başkanı İbrahim Güllü, son dönemde tüketicinin alım gücünün ciddi şekilde azaldığını belirterek, "Tüketici artık kaliteye değil, fiyatı ucuz olana bakıyor, bütçesine uygun olana yöneliyor. Bu da merdiven altı ürünlerin artmasına neden oluyor" dedi. Gıda enflasyonunun yüksek olması nedeniyle taklit ve tağşişli ürün sayısının arttığını kaydeden Güllü, "Tüketici kaliteli sağlıklı gıdaya ulaşımda ciddi sıkıntı yaşıyor" dedi. Güllü, taklit ve tağşişli ürünlerle mücadelede tüketicinin aktif rol oynaması gerektiğini belirterek, şüpheli durumlarda ALO 174 Gıda Hattı ya da 0501 174 0 174 numaralı Whatsapp hattından bildirim yapılabileceğini hatırlattı. Gıda denetimlerin artırılması gerektiğini vurgulayan Güllü, "Gıda mühendisleri hiçbir baskı altında kalmadan çalışmalı, maaşlarını denetledikleri firmalardan değil kamu kaynaklarından almalı" dedi. Güllü, ekonomik şartlar zorlaştıkça tüketicilerin gıda mühendislerinin rehberliğine daha fazla ihtiyaç duyduğunu söyledi. "Üretici ile tüketici arasında fiyat farkı 10 kata çıktı" Üretici-tüketici arasındaki fiyat farkının 10 kata kadar çıktığını vurgulayan Güllü, "Üretici kazansa biz de yüksek fiyatlara razı oluruz. Ancak üretici kazanmadıkça üretimden vazgeçiyor. Üretim artmazsa gıdaya daha fazla para öderiz. Üretici mutlaka desteklenmeli, aracılar azaltılmalı" dedi. Etiket değişiklikleriyle tüketicinin mağdur edildiğini söyleyen Güllü, "Tavsiye edilen satış fiyatı" uygulamasının ambalajlı ürünlerde zorunlu hale getirilmesinin fahiş fiyatlarla mücadelede etkili olacağını ifade etti. "Açık büfe ve serpme kahvaltılar israfı körüklüyor" Gıda israfına da dikkat çeken Güllü, "Türkiye’de yılda yaklaşık 30 milyon ton gıda israfı yaşanıyor. Birçok insan açlık çekerken, gıdanın çöpe gitmesi gerçekten korkunç. Açık büfe ve serpme kahvaltılar israfı körüklüyor. Tabaklarımızı tüketeceğimiz kadar doldurmalıyız" dedi. "Coğrafi işaretli ürünler gıda güvenliğini sağlıyor" Coğrafi işaretli ürünlerin artırılması gerektiğini de vurgulayan Güllü, "Bu ürünler güvenli gıda konusunda önemli. Değerlerimize sahip çıkmalı, ürünlerimizi başka ülkelere kaptırmamalıyız" dedi.
16 Ekim 2025 Perşembe - 11:27
Kemer’de zabıtandan restoranlara denetim
Kemer Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Çıralı’da 21 restoranda ruhsat, menü ve hijyen denetimi yaptı. Antalya’nın Kemer ilçesinde, Kemer Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri tarafından Ulupınar Mahallesi Çıralı Köyü’nde faaliyet gösteren restoranlara yönelik denetim gerçekleştirildi. Zabıta ekiplerine gıda mühendisinin de eşlik ettiği denetimlerde, toplam 21 işletmede iş yeri açma ve çalışma ruhsatları, menüler, fiyat tarifeleri ve hijyen durumları kontrol edildi.
16 Ekim 2025 Perşembe - 10:47
Antalya’da halk otobüsünün çarptığı yaya yaralandı
Antalya’da yolun karşısına geçmek isteyen yaya, özel halk otobüsünün çarpması sonucu ağır yaralandı. Kaza, saat 20.30 sıralarında Muratpaşa ilçesi Doğuyaka Mahallesi Termessos Bulvarı üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, yeşil ışığın yanması ile hareket eden Mustafa D.’nin kullandığı 07 AU 0250 plakalı özel halk otobüsü, yolun karşısına geçmek isteyen 50-60 yaşlarındaki adama çarptı. Yerde hareketsiz şekilde yatan yayaya ilk müdahale çevredeki vatandaşlar tarafından yapıldı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Bilinci kapalı olan yaya sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla Kepez Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. "Bir anda yola fırladı" Yaralı şahsa ilk müdahaleyi yapan Selim Güzel isimli vatandaş, "Yeşil ışık yandı burada, önce yola çıktı. Sonra geri gidecekti, tekrar koştu. Araçlara yeşil yanıyordu, biz hepimiz geçtik. Otobüs çarpınca yere düştü, hem otobüse hem yere vurdu başını. Durumu ağırdı bayağı, darbeyi başından almıştı" dedi. Polis ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.
16 Ekim 2025 Perşembe - 10:31
Antalya’da siyah incir hasadında sona gelindi
Antalya’nın İbradı ilçesinde hava şartları nedeniyle gecikmeli başlayan Bursa siyah inciri hasadında sona gelindi. İbradı ilçesine bağlı 800 rakımlı Ürünlü Mahallesi’nde tamamen doğal yöntemlerle yetiştirilen Bursa siyah inciri, bu yıl iklim değişikliği ve uzun süreli poyraz rüzgarları nedeniyle yaklaşık bir ay gecikmeli olgunlaştı. İncirlerde hava şartları nedeniyle bu yıl hem rekolte hem de hasat zamanı farklılık gösterirken, incir üreticileri bekledikleri verimi alamadı. İncir üretici Mesut Şanlı, bu yıl hem verimde hem de fiyatlarda ciddi düşüş yaşandığını belirtti. "Son 25 yılın en kötü sezonu" Şanlı, "Bu yıl hasada geçen yıla göre bir ay geç başladık. Nedeni hava şartları. Şu anda artık hasadın sonuna geldik. Görüyorsunuz incirlerin iriliğini. Çünkü bütün kuvvetini son meyvelere verdi. Hepsi tane olarak çok güzel oldu ama geçen yıla göre yüzde 70 düşüş var. Bunun da nedeni sıcak hava. Bu ağaçların dikilmesinin üzerinden 25 yıl geçti ama şimdiye kadar en kötü sezonu geçiriyoruz. Hem verim düşük hem de fiyatlar dip yaptı. Artık eski fiyatlar yok. Köylünün her senesi var, bu sene bitti, seneye bakacağız" dedi. Geçen yıl hasada 11 Ağustos’ta, bu yıl ise 7 Eylül’de başladıklarını anlatan Şanlı, "Devamlı 25 gün boyunca poyraz esti. Koruklar hep döküldü. Geçen seneki meyvenin ancak dörtte birini alabildik" ifadelerini kullandı. Rekoltedeki düşüşe rağmen Ürünlü Mahallesi’nde yetişen incirlerin kalitesinin yüksek olduğunu vurgulayan Şanlı, "Kalite olarak hiçbir sıkıntı yok, lezzet çok yüksek. Rakımı 800 metre olan bölgemizde yetişen Bursa siyahı incirleri, yüksek şeker oranı ve aromasıyla öne çıkıyor. 6-8 incir bir kilo geliyor" dedi. Hasadın son günlerinde olduklarını söyleyen üretici Kerime Seher Songül ise, "Hasatta son günümüzü yaşıyoruz. Bu sene hava şartlarından dolayı hasada geç başladık ama kaliteli oldu. Sabah saat 7’de başlıyoruz, öğleden sonra 2-3 gibi bitiriyoruz. Mahsulümüz kaliteli ama geçen yıllara göre az oldu. Hava şartlarından dolayı verim bu yıl düşük. İnşallah gelecek sene daha iyi olur" diye konuştu.
16 Ekim 2025 Perşembe - 10:16
Antalya’da siyahı incir hasadında sona gelindi
Antalya’nın İbradı ilçesinde hava şartları nedeniyle gecikmeli başlayan Bursa siyahı inciri hasadında sona gelindi. İbradı ilçesine bağlı 800 rakımlı Ürünlü Mahallesi’nde tamamen doğal yöntemlerle yetiştirilen Bursa siyahı inciri, bu yıl iklim değişikliği ve uzun süreli poyraz rüzgarları nedeniyle yaklaşık bir ay gecikmeli olgunlaştı. Ürünlü Mahallesi’nde yetiştirilen incirlerde hava şartları nedeniyle bu yıl hem rekolte, hem de hasat zamanı farklılık gösterirken, incir üreticileri bu yıl büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. "Hem verim, hem de fiyat düştü’" İncir üretici Mesut Şanlı, bu yıl hem verimde hem de fiyatlarda ciddi düşüş yaşandığını belirtti. Bursa siyah incir hasadına geçtiğimiz yıllara göre 25 gün geç başladıklarını, bu dramatik düşüşün en büyük sebebinin hava şartları, iklim değişiklikleri ve uzun süreli poyraz rüzgarları olduğunu dile getirdi. Şanlı, "Devamlı 25-26 gün poyraz esti. Koruklar hep döküldü. Askı da bu sene vurulamadı, koruklar kurudu. Geçen seneki meyvenin ancak dörtte birini alabildik" ifadelerini kullandı. "Son 25 yılın en kötü sezonu" Şanlı, "Bu yıl hasada geçen yıla göre bir ay geç başladık. Nedeni hava şartları. Şu anda artık hasadın sonuna geldik. Görüyorsunuz, incirlerin iriliğini. Çünkü bütün kuvvetini son meyvelere verdi. Hepsi tane olarak çok güzel oldu ama geçen yıla göre yüzde 70 düşüş var. Bunun da nedeni sıcak hava. Bu ağaçların dikilmesinin üzerinden 25 yıl geçti, ama şimdiye kadar en kötü sezonu geçiriyoruz. Hem verim düşük hem de fiyatlar dip yaptı. Artık eski fiyatlar yok. Köylünün her senesi var, bu sene bitti, seneye bakacağız." dedi. Geçen yıl hasada 11 Ağustos’ta, bu yıl ise 7 Eylül’de başladıklarını anlatan Şanlı, "Devamlı 25 gün boyunca poyraz esti. Koruklar hep döküldü. Geçen seneki meyvenin ancak dörtte birini alabildik." ifadelerini kullandı. Rekoltedeki düşüşe rağmen, Ürünlü Mahallesi’nde yetişen incirlerin kalitesinin yüksek olduğunu vurgulayan Şanlı, "Kalite olarak hiçbir sıkıntı yok, lezzet çok yüksek. Rakımı 800 metre olan bölgemizde yetişen Bursa siyahı incirleri, yüksek şeker oranı ve aromasıyla öne çıkıyor. 6-8 incir bir kilo geliyor." dedi. Hasadın son günlerinde olduklarını söyleyen üretici Kerime Seher Songül ise, "Hasatta Son günümüzü yaşıyoruz. Bu sene hava şartlarından dolayı hasada geç başladık ama kaliteli oldu. Sabah saat 7’de başlıyoruz, öğleden sonra 2-3 gibi bitiriyoruz. Mahsulümüz kaliteli ama geçen yıllara göre az oldu. Hava şartlarından dolayı verim bu yıl düşük. İnşallah gelecek sene daha iyi olur." diye konuştu. (AÇ-SM-
16 Ekim 2025 Perşembe - 10:12
Antalya’da odun yüklü kamyon devrildi, trafik 3 saat durdu
Antalya'nın Manavgat ilçesinde odun yüklü kamyon, kırmızı ışıkta duran otomobile çarparak devrildi. Kazada yaralanan olmazken, yol 3 saat boyunca trafiğe kapandı.
15 Ekim 2025 Çarşamba - 19:02
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Özdemir: "Muhittin Başkan günden güne kilo veriyor, bağışıklığı düşüyor"
Antalya Gazeteciler Cemiyeti’nin (AGC) geleneksel "Basın Sohbetleri" programının ekim ayı konuğu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Özdemir oldu. Özdemir, tutuklu bulunan Muhittin Böcek’in günden güne kilo verdiğini ve bağışıklığının düştüğünü belirterek, "İnsani durumlar gözetilmeli" dedi. AGC lokalinde gazetecilerle bir araya gelen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Özdemir, tutuklu bulunan Muhittin Böcek’in sağlık durumu, yürütülen soruşturma süreci ve belediyedeki görev değişiklikleri hakkında gazetecilere açıklamalarda bulundu. Belediyenin zorlu bir süreçten geçtiğini belirten Özdemir, "Kolay bir süreçte göreve gelmedik. Çok sayıda soruşturma ve denetimle karşılaştık ama buna rağmen ekip olarak kaos yaşanmadı. Muhittin Başkanımıza sonuna kadar inandık. Zor bir dönemden geçiyoruz ama hizmette bir gün bile geri kalmadık" diye konuştu. Muhittin Böcek hakkındaki soruşturmaya ilişkin Özdemir, gizlilik kararına dikkat çekerek, iddiaların medyada çarpıtılmaması gerektiğini söyledi. Özdemir, "Soruşturmanın bir gizlilik kararı var. Biz dosyadaki suçlamaları bilmiyoruz. Ancak basından çok şey öğreniyoruz. Bazı iddialar, itibar suikastına dönüşmemeli. Başkanımız geçmişte birçok denetimden geçti ve hiçbir zaman soruşturulmaktan kaçmadı. Biz de her soruya yanıt verecek güçteyiz" dedi. "Başkanımızın sağlık durumu ciddiyetini koruyor" Böcek’in sağlık durumunun hassas olduğunu belirten Özdemir, tutuksuz yargılanma çağrısında bulunarak, "Muhittin Böcek 63 yaşında, 14 ilaçla hayatta kalıyor. Antalya’nın nemli sıcağında tansiyon hastası olarak zor bir süreç geçiriyor. 27 yıllık belediye başkanlığı geçmişi olan biri. Bu nedenle insani durumlar gözetilmeli. Başkanımız günden güne kilo veriyor, bağışıklığı düşüyor" ifadelerini kullandı. "Meclis, milletin kürsüsüdür" Büyükşehir Meclisi’nde yaşanan son gerginliklere de değinen Özdemir, "Meclis tartışmaların değil, kentin sorunlarının konuşulduğu yerdir. Oy kullansa da kullanmasa da herkes sorumludur. Meclisi terk etmek doğru değildi. Siyaset kentin önüne geçmemeli" ifadelerini kullandı. Basında yer alan "yaprak dökümü" iddialarına yanıt veren Özdemir, belediyede ayrılıkların karşılıklı anlayışla gerçekleştiğini ifade ederek, "ASAT Genel Müdürü İbrahim Kurt yıllarca bu kente hizmet etti. Ayrılıklar karşılıklı anlayışla, nezaketle yürütülüyor. Hiçbir çalışma arkadaşımızla sıkıntı yaşamadık" dedi. "29 Ekim’de Candan Erçetin sahnede" Cumhuriyet’in 102. yılı kutlamalarını yapacaklarını söyleyen Özdemir, "Cumhuriyet Meydanı’nda Candan Erçetin konseriyle tüm Antalyalıları buluşturacağız. Cumhuriyet’in 101. yılını büyük bir coşkuyla kutlayacağız" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder