Yerel Haberler
Antalya
Uzm. Dr. Arkaz: "Depresyon ve anksiyetenin önüne geçmek için ’toplum desteği’ önemli rol oynuyor"
08 Ekim 2025 Çarşamba - 12:18 Uzm. Dr. Arkaz: "Depresyon ve anksiyetenin önüne geçmek için ’toplum desteği’ önemli rol oynuyor" Uzm. Dr. Fatma Arkaz, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, ruh sağlığının yalnızca bireysel değil toplumsal bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti. Dr. Arkaz, depresyon ve anksiyetenin önlenmesinde topluluk desteğinin duygusal bir kalkan görevi gördüğünü belirtti. Dünya Ruh Sağlığı Federasyonu ve Dünya Sağlık Örgütü öncülüğünde her yıl 10 Ekim’de kutlanan Dünya Ruh Sağlığı Günü, bu yıl "Topluluk: Ruh Sağlığını Birlikte Desteklemek" temasıyla tüm dünyada gündeme taşındı. Memorial Antalya Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Uzm. Dr. Fatma Arkaz, günün önemine ilişkin açıklamalarda bulundu. "Topluluklar duygusal bir kalkan görevi görüyor" Uzm. Dr. Arkaz, yapılan araştırmaların ruh sağlığı sorunlarının giderek arttığını gösterdiğini belirterek, "Depresyon ve anksiyete bozuklukları milyonlarca insanı etkiliyor. Özellikle gençler ve çalışan bireylerde psikolojik desteğe olan ihtiyaç artıyor. Bu noktada en güçlü araçlardan biri toplumsal destektir. Topluluklar sadece sosyal bir ağ değil, aynı zamanda duygusal bir kalkan görevi görür" dedi. "Sosyal bağlar ruh sağlığında belirleyici rol oynuyor" Ruh sağlığının bireysel bir yolculuk gibi görünse de sosyal bağlarla derin bir ilişki içinde olduğunu vurgulayan Arkaz, "Güçlü topluluk aidiyeti, depresyon belirtilerini azaltır. Pandemi döneminde sosyal izolasyonun ruhsal yakınmaları artırdığı görülmüştür. Online destek grupları bile kişilerin bu süreci atlatmasında önemli rol oynamıştır" ifadelerini kullandı. "Topluluk desteği, tedavi kadar etkili" Uzm. Dr. Arkaz, daimi bir ruh sağlığının sürdürülebilmesi için aile ortamı, okul, iş yeri ve topluluk desteğinin kritik önemde olduğunu belirterek, "Yalnızca tedavi edici değil, önleyici ve destekleyici topluluklara ihtiyaç vardır. İnsanların birbirini dinlemesi ve anlaması, ilaç ya da terapi kadar koruyucu bir güçtür" şeklinde konuştu. "Ruh sağlığında toplumsal ve kurumsal sorumluluk kritik" Türkiye’de ruh sağlığı hizmetlerine erişimin özellikle kırsal bölgelerde sınırlı olduğunu ifade eden Arkaz, "Büyük şehirlerde ise yoğun iş temposu ve yalnızlık duygusu öne çıkıyor. İş yerlerinde psikolojik güvenlik kültürünün yeterince yerleşmemesi çalışanların ruh sağlığını olumsuz etkiliyor. Bu noktada toplum liderlerine, işverenlere ve yerel yönetimlere önemli görevler düşüyor" dedi. "Ruhsal iyilik hali temel bir insan hakkıdır" Toplulukların, bireylerin kendini değerli hissetmesini sağladığını da kaydeden Arkaz, "Ruh sağlığının korunması yalnızca bireyin yaşam kalitesini artırmakla kalmaz, üretkenliği ve toplumsal barışı da güçlendirir. Ruhsal iyilik hali bir ayrıcalık değil, temel bir insan hakkıdır" ifadelerini kullandı.
Gazipaşa Devlet Hastanesi’nden normal doğuma teşvik etkinliği
08 Ekim 2025 Çarşamba - 11:59 Gazipaşa Devlet Hastanesi’nden normal doğuma teşvik etkinliği Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde, Gazipaşa Devlet Hastanesi tarafından anne adaylarına yönelik, "Normal Doğuma Teşvik ve Güvenli Doğum" konulu bilgilendirme etkinliği düzenlendi. Kadın doğum servisinde kurulan bilgilendirme standında, anne adaylarına gebelik süreci, doğuma hazırlık, normal doğumun önemi ve doğum sonrası bakım konularında detaylı bilgiler verildi. Uzmanlar, normal doğumun anne ve bebek sağlığı açısından önemine dikkat çekerek, doğru bilgilendirmenin doğum tercihlerinde belirleyici rol oynadığını vurguladı. Aile dostu ve güvenli doğum hizmeti Gazipaşa Devlet Hastanesi’nden yapılan açıklamada, "Hedefimiz; hastanemize müracaat eden anne adaylarını normal doğuma teşvik etmek ve güvenli, kaliteli doğum hizmetini anneye, bebeğe ve aileye en iyi şekilde sunmaktır. Aile dostu modelde, mahremiyete dayalı tek kişilik TDL (travay, doğum, lohusa) odalarımızda, yanında bir refakatçiyle kendini rahat hissederek, ev ortamında doğum yapabilen anne adaylarına hizmet veriyoruz. Bu kapsamda doğumlarımızda her zaman anne ve bebek sağlığını, konforunu öncelikli görüyoruz" ifadeleri kullanıldı. "Sağlıklı doğumlar için hep birlikteyiz" Açıklamada ayrıca, doğumların güvenli şartlarda gerçekleşmesi için tüm ekibin koordineli çalıştığı vurgulanarak, "Sağlık ve güzel anılacak doğumlara vesile olmak amacıyla ekibimizle bütüncül bir hizmet planlaması yürütüyoruz. Tüm anne adaylarımızın doğumlarını sağlıkla, huzurla ve mutlulukla gerçekleştirmelerini diliyoruz" denildi. Gazipaşa Devlet Hastanesi yetkilileri, bu tür bilgilendirme etkinliklerinin anne adaylarının bilinçlenmesine ve normal doğum oranlarının artmasına katkı sağladığını belirtti. Etkinliğe Başhekim Dr. Adil Çelik, hastane yönetimi, sağlık çalışanları ve anne adayları katıldı.
Gazipaşa’da muhtarlarla ’Huzur Toplantısı’ yapıldı
08 Ekim 2025 Çarşamba - 11:57 Gazipaşa’da muhtarlarla ’Huzur Toplantısı’ yapıldı Antalya’da Gazipaşa İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Ali Kayhan başkanlığında mahalle muhtarlarının katılımıyla "Huzur Toplantısı" gerçekleştirildi. Toplantıda ilçede asayişin sağlanması, trafik güvenliği, dolandırıcılıkla mücadele ve uyuşturucuyla ilgili çalışmalar ele alındı. Gazipaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde yapılan toplantıya Aydın, Esentepe, Gazi, İstiklal, Cumhuriyet, Pazarcı, Koru, Bakılar ve Ekmel mahallelerinin muhtarları katıldı. Toplantının ana gündemini vatandaşların huzur ve güvenliğini korumaya yönelik çalışmalar oluşturdu. İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Ali Kayhan, Gazipaşa’daki genel asayiş durumuna ilişkin istatistikleri paylaşarak, muhtarların suçun önlenmesi ve tespit edilmesindeki önemine dikkat çekti. Kayhan, "Muhtarlarımızın desteği bizim için son derece kıymetlidir. Mahallelerde karşılaşılan sorunları bize hızlıca aktarmaları, hem suçun önlenmesi hem de faillerin yakalanması sürecine büyük katkı sağlamaktadır" dedi. Toplantıda ayrıca trafik kurallarına uyulması, motosiklet sürücülerinin kask takmasının önemi, dolandırıcılık yöntemlerine karşı vatandaşların bilinçlendirilmesi ve uyuşturucuyla mücadele konuları görüşüldü. Kayhan, muhtarlardan mahallelerinde bilgilendirici görüşmeler düzenleyerek vatandaşları bu konularda duyarlı olmaya teşvik etmelerini istedi.
Kaza sonrası olay yerinden kaçtı, alkollü olduğu ortaya çıktı
08 Ekim 2025 Çarşamba - 11:25 Kaza sonrası olay yerinden kaçtı, alkollü olduğu ortaya çıktı Antalya’nın Manavgat ilçesinde otomobile çarptıktan sonra olay yerinden kaçan alkollü sürücünün aracı, ekiplerin çalışması sonucu park halinde bulundu. Kamyoneti kullandığı belirlenen sürücü, polisin tüm uyarılarına rağmen alkolmetreyi üflemeyip hakaretler savurunca gözaltına alındı. Sürücü, çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, kendisine toplam 29 bin 969 TL cezai işlem uygulandı. Kaza, Manavgat ilçesi Aşağı Hisar Mahallesi Hisar Caddesi Havuzlu Kavşakta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Baran Demir Ç.’nin idaresindeki 34 EFV 525 plakalı otomobil, 07 CAM 649 plakalı kamyonetle çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle otomobil, yol kenarındaki bir iş yerinin önünde bulunan çiçekliklerin bulunduğu alana savruldu. Kazanın ardından kamyonet hızla olay yerinden uzaklaştı. Vatandaşların aldığı plaka bilgisiyle harekete geçen polis ekipleri, kısa sürede aracı park halinde buldu. Kamyoneti kullandığı belirlenen Ali Y. önce aracı kendisinin kullanmadığını iddia etti. Ancak trafik ekiplerinin oğlu hakkında da işlem yapılacağını söylemesi üzerine aracı kendisinin kullandığını itiraf etti. Alkolmetreyi üflemeyi kabul etmedi Alkollü olduğu halde alkolmetreyi üflemeyi reddeden Ali Y., kazadan sonra evine giderek alkol aldığını öne sürdü. Trafik ekiplerinin "ehliyetine 2 yıl el konulacak" uyarısına rağmen direnen Ali Y., oğlunun tüm çabalarına rağmen direnmeyi sürdürdü. Toplam 29 bin 968 TL para cezası uygulandı Polis ekiplerince gözaltına alınan Ali Y., Devlet Hastanesi’nde yapılan kontrolde alkollü çıktı. Şelale Polis Karakolu’na götürülen sürücü, işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ali Y.’ye alkolmetreyi üflememekten 2 yıl, alkollü araç kullanmaktan 6 ay olmak üzere toplam 2 yıl 6 ay ehliyetine el konuldu. Ayrıca alkollü araç kullanmaktan 9 bin 267 TL, Kaza yerini terk etmekten 2 bin 167 TL, Oğluna yetersiz ehliyetle araç kullandırmaktan 9 bin 267 TL, oğluna da yetersiz ehliyetle araç kullanmaktan 9 bin 267 TL olmak üzere toplam 29 bin 968 TL para cezası uygulandı.
Kaleiçi Old Town Festivali 21 ülkeden 26 şehrin heyetlerini ağırlayacak
08 Ekim 2025 Çarşamba - 10:51 Kaleiçi Old Town Festivali 21 ülkeden 26 şehrin heyetlerini ağırlayacak Antalya Muratpaşa Belediyesi, bu yıl 10’uncusunu düzenlediği Kaleiçi Old Town Festivali’nde 21 ülkeden 26 şehrin heyetlerini ağırlayacak. İtalya’dan Ukrayna’ya, İrlanda’dan Lübnan’a Macaristan’dan Karadağ’a birçok ülkenin katılacağı festival, 9-12 Ekim tarihlerinde gerçekleşecek. Bu yıl 10’uncusu gerçekleşecek Kaleiçi Old Town Festivali, birbirinden farklı kültürleri tarihi kent merkezi Kaleiçi’nde buluşturuyor. 21 ülke 26 şehir Kaleiçi Old Town Festivali’nde Bu yıl festivale Bosna Hersek’ten Visoko, Çekya’dan Prag 6 ve Pribor, Hırvatistan’dan Biograd na Moru, İrlanda’dan Cork, İtalya’dan Gradara gibi şehirlerin yanı sıra Sicilya Türk Dostluk Derneği ve Malta Yerel Konseyler Derneği de katılacak. Festivalde, yavru vatan Kıbrıs’tan ise Gazimağusa ve Girne yer alacak. "Dostluk ve kardeşlik köprüleri inşa ediliyor" Muratpaşa Belediyesi, ayrıca yıllar içinde Avrupa ve Akdeniz kentleriyle geliştirdiği ilişkiler sayesinde yerel yönetimler arasında dostluk, kültürel paylaşım ve sürdürülebilirlik temelli bir ağ oluşturdu. Festival, bu kardeşlik ağının canlı bir buluşma noktası olacak. Katılımcı kentler, festival süresince sadece kültürel etkinliklerle değil, aynı zamanda yerel yönetimler arasında yeni işbirliklerinin temellerini atacak resmi görüşmelerle de Antalya’da bir araya gelecek. Festivalde bu yıl Muratpaşa Belediyesi, Ukrayna’dan Kamianets-Podilski ve İtalya’dan Noto şehirleriyle kardeş şehir olma yolunda iş birliği protokolleri imzalayacak. Kamianets-Podilski, Orta Çağ’dan kalma surları, UNESCO Geçici Miras Listesi’nde yer alan Kamianets Kalesi ve tarihi şehir dokusuyla Ukrayna’nın en önemli kültürel merkezlerinden biri. Noto ise UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Barok mimarisiyle tanınan, Sicilya Adası’nın en gözde tarihi kentlerinden biri.
Kız kaçırma kavgasında bir kişi ölmüştü, azmettirici iddiasıyla yargılanan iki sanığın savunmaları alındı
08 Ekim 2025 Çarşamba - 10:24 Kız kaçırma kavgasında bir kişi ölmüştü, azmettirici iddiasıyla yargılanan iki sanığın savunmaları alındı Antalya’da kız kaçırma meselesi nedeniyle çıkan ve 1 kişinin pompalı tüfekle öldürüldüğü olaya ilişkin davanın ilk duruşması görüldü. Duruşmada azmettirici suçlamasıyla yargılanan Ümmühani Ü. ve Derya Ç. SEGBİS aracılığıyla savunma yaparken, maktul Sefil Ünder’in eşi ve çocukları sanıklardan şikayetçi olduklarını belirtti. Antalya’nın Kepez ilçesinde 7 Ocak 2025 tarihinde meydana gelen olayda, kız kaçırma meselesi yüzünden çıkan kavgada Sefil Ünder (46) pompalı tüfekle vurularak hayatını kaybetmiş, Sultan Ünder (24) ise yaralanmıştı. Olay sonrası gözaltına alınan şüphelilerden Dursun A. tutuklanırken, Serkan D. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya azmettirici suçlamasıyla tutuklu olarak yargılanan sanıklar Ümmühani Ü. ve Derya Ç. SEGBİS aracılığıyla katıldı. Duruşmada maktulün yakınları Alev Ü., Aslı Ü., Nazar Ü. ve Candar Ü. müşteki olarak yer aldı. "Sefil en sevdiğim amca oğlumdu" Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen sanık Derya Ç., olay günü evinde bulunduğunu belirterek, dışarıdan gelen gürültü üzerine evinden çıktığını, Dursun A. ile Sefil Ünder’in tartıştığını gördüğünü söyledi. Tarafları ayırdığını, ortamı sakinleştirmeye çalıştığını ifade eden sanık, "Sefil en sevdiğim amca oğlumdu, hiçbir zaman aramızda tartışma olmadı. Ateş etme olayını görmedim, suçlamaları kabul etmiyorum" dedi. "Oğlum da ‘Ben vurmadım’ diyor" Sanık Ümmühani Ü. ise olay günü orada olmadığını savunarak, "Denetimli serbestlikteydim, hastaneye ve cezaevine gittim. Taksiyi aradım, Zeytinköy’de ki teyzemin yanına gittim, eve döndüğümde polislerin çevirdiğini gördüm. Dursun benim oğlum, suçlamaları kabul etmiyorum. Oğlum da ‘Ben vurmadım’ diyor" şeklinde konuştu. Ümmühani Ü., takside bulunduğu saatlerin incelenmesini istedi. "Eşim çocuklarımın önünde öldürüldü" Müşteki Alev Ünder, ifadesinde olay sırasında cezaevinde bulunduğunu belirterek, "Eşimin öldürüldüğünü cezaevinde duydum. Eşim çocuklarımın önünde öldürüldü. Eşimi öldürenler Ümmühani Ü., Derya Ç. ve Dursun A.’dır. Şikayetçiyim" dedi. Müştekiden tehdit iddiası Müşteki Aslı Ü., babasının öldürülmesinden önce sanık Derya Ç.’nin tehditte bulunduğunu iddia etti. Olay günü Derya Ç.’nin Sultan Ü’ye "Bugün bu işi kan durduracak" dediğini anlatan Aslı Ü., "Derya Ç. silahı evden çıkarıp Dursun’a verdi, ‘Git sık’ dedi. Dursun da iki el ateş etti, babam ve yengem vuruldu. Olay yerinde Beran Ç. de vardı. Serkan D. yoktu, suçu onun üzerine atmaya çalışıyorlar. Derya Ç.’nin ifadeleri yalan, şikayetçiyim" dedi. "Olay günü cezaevindeydim" Maktulün oğlu Candar Ü., olay sırasında cezaevinde olduğunu, yaşananları sonradan öğrendiğini belirterek sanıklardan şikayetçi oldu. Candar Ü., ifadesinin ardından duruşma düzenini bozduğu gerekçesiyle mahkeme başkanı tarafından salondan çıkarıldı. "Babam gözümün önünde vuruldu" Bir diğer müşteki Nazar Ü. ise babasının gözleri önünde öldürüldüğünü belirterek, "Ümmühani Ü. oğlunun yapacaklarından haberdardı. Derya Ç. silahı evinden getirip Dursun’a verdi. İkisi de azmettiricidir. Hâlâ olayın şokundayım, babamdan başka kimsem yoktu" diye konuştu. Mahkeme heyeti, sanık Serkan Dağ’ın savunmasının alınması için Mersin Ağır Ceza Mahkemesi’ne yazı yazılmasına karar verdi. Duruşma 2 Aralık 2025 tarihine ertelendi.
Kız kaçırma kavgasında bir kişi ölmüştü, azmettirici iddiasıyla yargılanan iki sanığın savunmaları alındı
08 Ekim 2025 Çarşamba - 10:14 Kız kaçırma kavgasında bir kişi ölmüştü, azmettirici iddiasıyla yargılanan iki sanığın savunmaları alındı Antalya’da kız kaçırma meselesi nedeniyle çıkan ve 1 kişinin pompalı tüfekle öldürüldüğü olaya ilişkin davanın ilk duruşması görüldü. Duruşmada azmettirici suçlamasıyla yargılanan Ümmühani Ü. ve Derya Ç. SEGBİS aracılığıyla savunma yaparken, maktul Sefil Ünder’in eşi ve çocukları sanıklardan şikayetçi olduklarını belirtti. Antalya’nın Kepez ilçesinde 7 Ocak 2025 tarihinde meydana gelen olayda, kız kaçırma meselesi yüzünden çıkan kavgada Sefil Ünder (46) pompalı tüfekle vurularak hayatını kaybetmiş, Sultan Ünder (24) ise yaralanmıştı. Olay sonrası gözaltına alınan şüphelilerden Dursun A. tutuklanırken, Serkan D. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya azmettirici suçlamasıyla tutuklu olarak yargılanan sanıklar Ümmühani Ü. ve Derya Ç. SEGBİS aracılığıyla katıldı. Duruşmada maktulün yakınları Alev Ü., Aslı Ü., Nazar Ü. ve Candar Ü. müşteki olarak yer aldı. "Sefil en sevdiğim amca oğlumdu" Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen sanık Derya Ç., olay günü evinde bulunduğunu belirterek, dışarıdan gelen gürültü üzerine evinden çıktığını, Dursun A. ile Sefil Ünder’in tartıştığını gördüğünü söyledi. Tarafları ayırdığını, ortamı sakinleştirmeye çalıştığını ifade eden sanık, "Sefil en sevdiğim amca oğlumdu, hiçbir zaman aramızda tartışma olmadı. Ateş etme olayını görmedim, suçlamaları kabul etmiyorum" dedi. "Oğlum da ‘Ben vurmadım’ diyor" Sanık Ümmühani Ü. ise olay günü orada olmadığını savunarak, "Denetimli serbestlikteydim, hastaneye ve cezaevine gittim. Taksiyi aradım, Zeytinköy’de ki teyzemin yanına gittim, eve döndüğümde polislerin çevirdiğini gördüm. Dursun benim oğlum, suçlamaları kabul etmiyorum. Oğlum da ‘Ben vurmadım’ diyor" şeklinde konuştu. Ümmühani Ü., takside bulunduğu saatlerin incelenmesini istedi. "Eşim çocuklarımın önünde öldürüldü" Müşteki Alev Ünder, ifadesinde olay sırasında cezaevinde bulunduğunu belirterek, "Eşimin öldürüldüğünü cezaevinde duydum. Eşim çocuklarımın önünde öldürüldü. Eşimi öldürenler Ümmühani Ü., Derya Ç. ve Dursun A.’dır. Şikayetçiyim" dedi. Müştekiden tehdit iddiası Müşteki Aslı Ü., babasının öldürülmesinden önce sanık Derya Ç.’nin tehditte bulunduğunu iddia etti. Olay günü Derya Ç.’nin Sultan Ü’ye "Bugün bu işi kan durduracak" dediğini anlatan Aslı Ü., "Derya Ç. silahı evden çıkarıp Dursun’a verdi, ‘Git sık’ dedi. Dursun da iki el ateş etti, babam ve yengem vuruldu. Olay yerinde Beran Ç. de vardı. Serkan D. yoktu, suçu onun üzerine atmaya çalışıyorlar. Derya Ç.’nin ifadeleri yalan, şikayetçiyim" dedi. "Olay günü cezaevindeydim" Maktulün oğlu Candar Ü., olay sırasında cezaevinde olduğunu, yaşananları sonradan öğrendiğini belirterek sanıklardan şikayetçi oldu. Candar Ü., ifadesinin ardından duruşma düzenini bozduğu gerekçesiyle mahkeme başkanı tarafından salondan çıkarıldı. "Babam gözümün önünde vuruldu" Bir diğer müşteki Nazar Ü. ise babasının gözleri önünde öldürüldüğünü belirterek, "Ümmühani Ü. oğlunun yapacaklarından haberdardı. Derya Ç. silahı evinden getirip Dursun’a verdi. İkisi de azmettiricidir. Hâlâ olayın şokundayım, babamdan başka kimsem yoktu" diye konuştu. Mahkeme heyeti, sanık Serkan Dağ’ın savunmasının alınması için Mersin Ağır Ceza Mahkemesi’ne yazı yazılmasına karar verdi. Duruşma 2 Aralık 2025 tarihine ertelendi.