Yerel Haberler
Antalya
Şehit yakınları ve gaziler sanatla buluştu 26 Mart 2026 Perşembe - 09:58:22 Antalya’da şehit yakınları, gaziler ve gazi aileleri tarafından hazırlanan resim sergisi, düzenlenen törenle sanatseverlere kapılarını açtı. Program kapsamında sahne alan koro, seslendirdiği türkülerle izleyenlerin beğenisini topladı. Programın başlangıcında, şehit yakınları ve gazilerin el emeğiyle hazırladığı resim sergisi için tören düzenlendi. Vali Yardımcısı Mustafa Hulusi Arat, İl Müdürü Galip Sökmen ve beraberindeki protokol üyeleri, dualar eşliğinde açılış kurdelesini keserek sergiyi ziyarete açtı. Kurdele kesiminin ardından protokol üyeleri ve davetliler, kahramanların ve emanetlerinin fırçasından çıkan eserleri tek tek inceleyerek bilgi aldı. Eserler büyük beğeni topladı Sergide özellikle Gazi Mustafa Kemal Atatürk portreleri, Çanakkale savaşlarını simgeleyen çalışmalar ve Türk bayrağı temalı tablolar dikkat çekti. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği sergi, katılımcılardan tam not aldı. "Yaklaşık 3- 4 aylık kısa bir sürede bu kıymetli eserleri sizlerin beğenisine sunduk" Etkinlikte konuşan İl Müdürü Galip Sökmen, projenin Bakanlık talimatıyla hayata geçirildiğini belirterek "Sergimizin hazırlanma sürecinde şehit eşimiz Seher Demirkıran hocamızdan büyük destek aldık. Yaklaşık 3- 4 aylık kısa bir sürede bu kıymetli eserleri sizlerin beğenisine sunduk. Ayrıca Büyükşehir Belediyemizin katkılarıyla, Melek hocamızın yönetiminde kurumumuzda görev yapan mesai arkadaşlarımızdan oluşan bir koro kurduk" İfadelerini kullandı. Sergi açılışının ardından sahne alan Ay Yıldız Türk Halk Müziği Korosu, salonu dolduranlara unutulmaz bir müzik ziyafeti sundu. Şef Melek Yıldız yönetimindeki koro, Anadolu’nun dört bir yanından derlenen türküleri seslendirdi. İzleyicilerin büyük beğenisini kazanan konser, alkışlarla sona erdi. Antalya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü koordinesinde Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Perge Salonu’nda düzenlenen programa; Antalya Vali Yardımcısı Mustafa Hulusi Arat, Antalya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Galip Sökmen, protokol üyeleri, şehit yakınları, gaziler ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Kız kaçırma kavgasında bir kişi ölmüştü, azmettirici iddiasıyla yargılanan iki sanığın savunmaları alındı
08 Ekim 2025 Çarşamba - 10:24 Kız kaçırma kavgasında bir kişi ölmüştü, azmettirici iddiasıyla yargılanan iki sanığın savunmaları alındı Antalya’da kız kaçırma meselesi nedeniyle çıkan ve 1 kişinin pompalı tüfekle öldürüldüğü olaya ilişkin davanın ilk duruşması görüldü. Duruşmada azmettirici suçlamasıyla yargılanan Ümmühani Ü. ve Derya Ç. SEGBİS aracılığıyla savunma yaparken, maktul Sefil Ünder’in eşi ve çocukları sanıklardan şikayetçi olduklarını belirtti. Antalya’nın Kepez ilçesinde 7 Ocak 2025 tarihinde meydana gelen olayda, kız kaçırma meselesi yüzünden çıkan kavgada Sefil Ünder (46) pompalı tüfekle vurularak hayatını kaybetmiş, Sultan Ünder (24) ise yaralanmıştı. Olay sonrası gözaltına alınan şüphelilerden Dursun A. tutuklanırken, Serkan D. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya azmettirici suçlamasıyla tutuklu olarak yargılanan sanıklar Ümmühani Ü. ve Derya Ç. SEGBİS aracılığıyla katıldı. Duruşmada maktulün yakınları Alev Ü., Aslı Ü., Nazar Ü. ve Candar Ü. müşteki olarak yer aldı. "Sefil en sevdiğim amca oğlumdu" Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen sanık Derya Ç., olay günü evinde bulunduğunu belirterek, dışarıdan gelen gürültü üzerine evinden çıktığını, Dursun A. ile Sefil Ünder’in tartıştığını gördüğünü söyledi. Tarafları ayırdığını, ortamı sakinleştirmeye çalıştığını ifade eden sanık, "Sefil en sevdiğim amca oğlumdu, hiçbir zaman aramızda tartışma olmadı. Ateş etme olayını görmedim, suçlamaları kabul etmiyorum" dedi. "Oğlum da ‘Ben vurmadım’ diyor" Sanık Ümmühani Ü. ise olay günü orada olmadığını savunarak, "Denetimli serbestlikteydim, hastaneye ve cezaevine gittim. Taksiyi aradım, Zeytinköy’de ki teyzemin yanına gittim, eve döndüğümde polislerin çevirdiğini gördüm. Dursun benim oğlum, suçlamaları kabul etmiyorum. Oğlum da ‘Ben vurmadım’ diyor" şeklinde konuştu. Ümmühani Ü., takside bulunduğu saatlerin incelenmesini istedi. "Eşim çocuklarımın önünde öldürüldü" Müşteki Alev Ünder, ifadesinde olay sırasında cezaevinde bulunduğunu belirterek, "Eşimin öldürüldüğünü cezaevinde duydum. Eşim çocuklarımın önünde öldürüldü. Eşimi öldürenler Ümmühani Ü., Derya Ç. ve Dursun A.’dır. Şikayetçiyim" dedi. Müştekiden tehdit iddiası Müşteki Aslı Ü., babasının öldürülmesinden önce sanık Derya Ç.’nin tehditte bulunduğunu iddia etti. Olay günü Derya Ç.’nin Sultan Ü’ye "Bugün bu işi kan durduracak" dediğini anlatan Aslı Ü., "Derya Ç. silahı evden çıkarıp Dursun’a verdi, ‘Git sık’ dedi. Dursun da iki el ateş etti, babam ve yengem vuruldu. Olay yerinde Beran Ç. de vardı. Serkan D. yoktu, suçu onun üzerine atmaya çalışıyorlar. Derya Ç.’nin ifadeleri yalan, şikayetçiyim" dedi. "Olay günü cezaevindeydim" Maktulün oğlu Candar Ü., olay sırasında cezaevinde olduğunu, yaşananları sonradan öğrendiğini belirterek sanıklardan şikayetçi oldu. Candar Ü., ifadesinin ardından duruşma düzenini bozduğu gerekçesiyle mahkeme başkanı tarafından salondan çıkarıldı. "Babam gözümün önünde vuruldu" Bir diğer müşteki Nazar Ü. ise babasının gözleri önünde öldürüldüğünü belirterek, "Ümmühani Ü. oğlunun yapacaklarından haberdardı. Derya Ç. silahı evinden getirip Dursun’a verdi. İkisi de azmettiricidir. Hâlâ olayın şokundayım, babamdan başka kimsem yoktu" diye konuştu. Mahkeme heyeti, sanık Serkan Dağ’ın savunmasının alınması için Mersin Ağır Ceza Mahkemesi’ne yazı yazılmasına karar verdi. Duruşma 2 Aralık 2025 tarihine ertelendi.
Kız kaçırma kavgasında bir kişi ölmüştü, azmettirici iddiasıyla yargılanan iki sanığın savunmaları alındı
08 Ekim 2025 Çarşamba - 10:14 Kız kaçırma kavgasında bir kişi ölmüştü, azmettirici iddiasıyla yargılanan iki sanığın savunmaları alındı Antalya’da kız kaçırma meselesi nedeniyle çıkan ve 1 kişinin pompalı tüfekle öldürüldüğü olaya ilişkin davanın ilk duruşması görüldü. Duruşmada azmettirici suçlamasıyla yargılanan Ümmühani Ü. ve Derya Ç. SEGBİS aracılığıyla savunma yaparken, maktul Sefil Ünder’in eşi ve çocukları sanıklardan şikayetçi olduklarını belirtti. Antalya’nın Kepez ilçesinde 7 Ocak 2025 tarihinde meydana gelen olayda, kız kaçırma meselesi yüzünden çıkan kavgada Sefil Ünder (46) pompalı tüfekle vurularak hayatını kaybetmiş, Sultan Ünder (24) ise yaralanmıştı. Olay sonrası gözaltına alınan şüphelilerden Dursun A. tutuklanırken, Serkan D. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya azmettirici suçlamasıyla tutuklu olarak yargılanan sanıklar Ümmühani Ü. ve Derya Ç. SEGBİS aracılığıyla katıldı. Duruşmada maktulün yakınları Alev Ü., Aslı Ü., Nazar Ü. ve Candar Ü. müşteki olarak yer aldı. "Sefil en sevdiğim amca oğlumdu" Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen sanık Derya Ç., olay günü evinde bulunduğunu belirterek, dışarıdan gelen gürültü üzerine evinden çıktığını, Dursun A. ile Sefil Ünder’in tartıştığını gördüğünü söyledi. Tarafları ayırdığını, ortamı sakinleştirmeye çalıştığını ifade eden sanık, "Sefil en sevdiğim amca oğlumdu, hiçbir zaman aramızda tartışma olmadı. Ateş etme olayını görmedim, suçlamaları kabul etmiyorum" dedi. "Oğlum da ‘Ben vurmadım’ diyor" Sanık Ümmühani Ü. ise olay günü orada olmadığını savunarak, "Denetimli serbestlikteydim, hastaneye ve cezaevine gittim. Taksiyi aradım, Zeytinköy’de ki teyzemin yanına gittim, eve döndüğümde polislerin çevirdiğini gördüm. Dursun benim oğlum, suçlamaları kabul etmiyorum. Oğlum da ‘Ben vurmadım’ diyor" şeklinde konuştu. Ümmühani Ü., takside bulunduğu saatlerin incelenmesini istedi. "Eşim çocuklarımın önünde öldürüldü" Müşteki Alev Ünder, ifadesinde olay sırasında cezaevinde bulunduğunu belirterek, "Eşimin öldürüldüğünü cezaevinde duydum. Eşim çocuklarımın önünde öldürüldü. Eşimi öldürenler Ümmühani Ü., Derya Ç. ve Dursun A.’dır. Şikayetçiyim" dedi. Müştekiden tehdit iddiası Müşteki Aslı Ü., babasının öldürülmesinden önce sanık Derya Ç.’nin tehditte bulunduğunu iddia etti. Olay günü Derya Ç.’nin Sultan Ü’ye "Bugün bu işi kan durduracak" dediğini anlatan Aslı Ü., "Derya Ç. silahı evden çıkarıp Dursun’a verdi, ‘Git sık’ dedi. Dursun da iki el ateş etti, babam ve yengem vuruldu. Olay yerinde Beran Ç. de vardı. Serkan D. yoktu, suçu onun üzerine atmaya çalışıyorlar. Derya Ç.’nin ifadeleri yalan, şikayetçiyim" dedi. "Olay günü cezaevindeydim" Maktulün oğlu Candar Ü., olay sırasında cezaevinde olduğunu, yaşananları sonradan öğrendiğini belirterek sanıklardan şikayetçi oldu. Candar Ü., ifadesinin ardından duruşma düzenini bozduğu gerekçesiyle mahkeme başkanı tarafından salondan çıkarıldı. "Babam gözümün önünde vuruldu" Bir diğer müşteki Nazar Ü. ise babasının gözleri önünde öldürüldüğünü belirterek, "Ümmühani Ü. oğlunun yapacaklarından haberdardı. Derya Ç. silahı evinden getirip Dursun’a verdi. İkisi de azmettiricidir. Hâlâ olayın şokundayım, babamdan başka kimsem yoktu" diye konuştu. Mahkeme heyeti, sanık Serkan Dağ’ın savunmasının alınması için Mersin Ağır Ceza Mahkemesi’ne yazı yazılmasına karar verdi. Duruşma 2 Aralık 2025 tarihine ertelendi.
En iyi pilotlar aynı gökyüzünde buluştu
07 Ekim 2025 Salı - 17:17 En iyi pilotlar aynı gökyüzünde buluştu Antalya’nın Kemer ilçesinde 4-6 Ekim tarihleri arasında düzenlenen Escape Tahtalı Acro Festival 2025, adrenalin ve heyecan dolu üç günün ardından sona erdi. 2 bin 365 metre yükseklikteki Tahtalı Dağı’ndan başlayan uçuşlar, "Zirveden Maviye" temasıyla gökyüzünü renklendirdi ve Antalya semalarında unutulmaz görüntülere sahne oldu. Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı’nın Sürdürülebilir Turizmin Geliştirilmesi Destek Programı kapsamında hayata geçirilen festival, Antalya’nın alternatif turizm potansiyelini gözler önüne serdi. Kemer ve Tekirova bölgesinin ekstrem spor turizmi açısından taşıdığı potansiyel, bu organizasyonla birlikte daha geniş bir kitleye ulaştı. En iyi pilotlar aynı gökyüzünde buluştu Türkiye’nin en deneyimli acro yamaç paraşütü pilotları ile tanınmış base jump ve wingsuit sporcuları üç gün boyunca Kemer semalarında gökyüzüyle dans etti. Yaklaşık 20-25 profesyonel sporcu, zirveden maviye uzanan cesur uçuşlarıyla izleyenlere hem heyecan hem de görsel bir şölen sundu. Festival boyunca Tahtalı Dağı’nın zirvesinden başlayan uçuşlar, Tekirova sahilinde son buldu. Katılımcılar, Akdeniz’in büyüleyici manzarası eşliğinde yaptıkları akrobasi hareketleriyle gökyüzünü adeta bir gösteri alanına çevirdi. Festival; Antalya Valiliği ve Kemer Kaymakamlığı himayesinde, Kemer Belediyesi’nin destekleriyle düzenlendi. Ziyaretçiler, hem uçuş gösterilerini izledi hem de yöresel ürün stantlarını gezdi Bu güçlü iş birliği sayesinde Kemer ve Tekirova, yalnızca deniz turizmiyle değil, ekstrem spor ve macera turizmiyle de adından söz ettirmeye başladı. Festival süresince bölgeye gelen ziyaretçiler, hem uçuş gösterilerini izledi hem de yöresel ürün stantlarını gezerek bölgenin kültürel zenginliğini deneyimleme fırsatı buldu. Escape Tahtalı Acro Festival, sadece bir spor etkinliği değil; aynı zamanda Antalya’nın sürdürülebilir turizm vizyonunun güçlü bir yansıması oldu. Festival süresince çekilen görüntüler ve yapılan canlı yayınlar, sosyal medyada milyonlara ulaştı. Yerli ve yabancı medya temsilcilerinin katılımıyla Antalya’nın marka değeri bir kez daha güçlendi. Katılımcılar, etkinliğin hem profesyonel organizasyonu hem de bölgenin doğal güzellikleriyle dünya standartlarında bir deneyim sunduğunu belirtti. "Antalya gökyüzüyle de anılacak" Organizasyonun koordinatörü Mehmet Dursun, festivalin beklenenin üzerinde bir ilgi gördüğünü belirterek, "Tahtalı Dağı sadece bir zirve değil, aynı zamanda Antalya’nın turizmde ulaştığı vizyonun da simgesi. Bu festivalle Antalya artık sadece deniz, kum ve güneşle değil; gökyüzüyle, heyecanla ve özgürlükle anılacak. Hedefimiz bu organizasyonu her yıl daha da büyütüp uluslararası bir marka haline getirmek." dedi. Dursun ayrıca, etkinlikte yapılan uçuşta meme kanseri farkındalığına dair mesajların da uçuşlarda sergilendiğini aktararak etkinliğin toplumsal farkındalık adına da önemli mesajlar içerdiğini belirtti. Ayrıca Antalya’nın alternatif turizm potansiyelini göstermesi açısından büyük bir adım olduğunu vurguladı. Gelecek yıl için beklenti yüksek Escape Tahtalı Acro Festival 2025, Antalya’nın tanıtımına ve bölge ekonomisine önemli katkı sağladı. Organizasyonun ardından yerli ve yabancı sporcuların katılımıyla 2026 yılı için hazırlıkların şimdiden başladığı belirtildi.
Başkan Güngör: "Manavgat’ın coğrafi işaret tescilli ’altın susamı’, Türkiye’nin en kaliteli susamı olarak öne çıkıyor"
07 Ekim 2025 Salı - 16:43 Başkan Güngör: "Manavgat’ın coğrafi işaret tescilli ’altın susamı’, Türkiye’nin en kaliteli susamı olarak öne çıkıyor" Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Başkanı Seydi Tahsin Güngör, oda olarak Manavgat Altın Susamı’na coğrafi işaret tescili aldıklarını hatırlatarak, bu ürünün yüzde 62 seviyesindeki yağ oranıyla Türkiye’de üretilen susamlar arasında en yüksek yağ oranına sahip olma özelliğini taşıdığını söyledi. Altın sarısı rengi nedeniyle "Altın Susam" adını alan Manavgat susamının, kendine özgü kokusu ve aromasıyla yalnızca Türkiye’de değil, yurt dışında da özellikle Japonya başta olmak üzere büyük ilgi gördüğünü belirten Başkan Güngör, ürünün ihraç edildiğini ifade etti. Susam ekiminin mayıs ayında yapıldığını, hasadın ise eylül sonu ile ekim ayı içinde gerçekleştirildiğini kaydeden Başkan Güngör, "Hasat, herhangi bir makine kullanılmadan tamamen elle yapılıyor. Bitkiler sökülerek ‘gümül’ haline getiriliyor ve uç kısımları yukarıya gelecek şekilde tarlada kurumaya bırakılıyor. Ardından çırpılarak susam taneleri toplanıyor. Bu geleneksel yöntem, ürünün doğallığını ve kalitesini korumasını sağlıyor. Manavgat susamı, tarlalardaki zorlu hasadın ardından fabrikalarda özenle işleniyor. Fabrikada saatler süren işlemler sonucunda zengin aroması ortaya çıkan susam; tahin, tahin yağı, helva gibi çeşitli ürünlere dönüştürülüyor" dedi. "Eskiden Osmanlı Sarayı’nda şimdi beş yıldızlı otellerin mutfağında tercih ediliyor" Tarihte Osmanlı Sarayı’nın, günümüzde ise beş yıldızlı otellerin mutfaklarında Manavgat susamının tercih edildiğini belirten MATSO Başkanı Güngör, "Bu da bizleri gururlandırıyor. Türkiye’de yıllık üretilen susamın yaklaşık yüzde 35-40’ı Manavgat’ta yetiştirilmektedir. MATSO olarak Manavgat Altın Susamı’na coğrafi işaret aldıktan sonra bölgemizde susam üretiminde önceki yıllara göre belirgin bir artış yaşandı" ifadelerini kullandı. Güngör, Manavgat Altın Susamı’nın bölge ekonomisine katkısının her geçen yıl arttığını belirterek, "Coğrafi işaret tescilimizle birlikte hem üreticimizin emeği değer kazanıyor hem de Manavgat tarımı markalaşma yolunda önemli bir adım atıyor" değerlendirmesinde bulundu. Osmanlı arşivlerinde "Susam Kenti" Manavgat Manavgat Altın Susamı’nın köklü bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayan Başkan Güngör, Osmanlı Devleti’nin tapu tahrir defterlerinde de Manavgat Altın Susamı’na dair kayıtlar bulunduğunu belirterek, "1450 yılı Manavgat Tımar Defteri’nde yer alan kayıtlarda tahin hanelerden alınan vergiler, o dönemde de Manavgat’ın bir ‘susam kenti’ olduğunu gösteriyor" dedi. Tarladan sofraya, emekle yükselen marka MATSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör, coğrafi işaret tesciliyle birlikte Manavgat Altın Susamı’na olan talebin geçtiğimiz yıllara göre belirgin biçimde arttığını belirterek, Türkiye’de üretilen susamın yaklaşık yüzde 35-40’ının Manavgat’ta hasat edildiğini ifade etti. MATSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör, sözlerini şu şekilde tamamladı, "Tarladan sofraya kadar Manavgat Altın Susamı’mıza alın teriyle emek veren tüm üreticilerimize şükranlarımı sunuyorum."