Yerel Haberler
Antalya
26 Mart 2026 Perşembe - 16:56 Alanya’da Mart ayında deniz keyfi Antalya’nın Alanya ilçesinde hava sıcaklığının 19 derece, deniz suyu sıcaklığının ise 18 derece ölçülmesiyle birlikte yerli ve yabancı turistler dünyaca ünlü Kleopatra Plajı’na akın etti. Alanya’da güneşli havayı fırsat bilen vatandaşlar sabah saatlerinden itibaren sahile gelirken, plajda yoğunluk oluştu. Sahil bandında yürüyüş yapanlar, güneşlenenler ve denize girenler renkli görüntüler oluşturdu. Hava sıcaklığının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesiyle birlikte özellikle turistler denize girmeyi tercih etti. Bazı vatandaşlar serin sayılabilecek deniz suyuna rağmen Akdeniz’in mavi sularına girerek yüzmenin keyfini yaşadı. Kimileri sahilde şezlonglarda güneşlenirken, bazı aileler ise çocuklarıyla birlikte vakit geçirerek güzel havanın tadını çıkardı. Öte yandan, sahilin farklı noktalarında balık tutmayı tercih eden vatandaşlar da objektiflere yansıdı. Güzel havanın tadını çıkarmak için sahile gelen Doğan Karakoyun (33), ‘’Alanya her zamanki gibi çok güzel. Kışı ve yazı ayrı güzel. Yılın 7-8 ayı Alanya’da denize girilir. Kleopatra her zamanki gibi. İnsanlar güneşi gördüğü zaman ve dalgaların olmadığı zaman denize girer, güneşlenir. Bu coğrafya turizmden ekmek yiyor. Orta Doğu’da ki savaştan korkmasınlar. Yurt içi ve yurt dışından gelecek misafirlerimizi Alanya’ya bekliyoruz’’ dedi.
Çocuklar tedavisi tamamlanan güvercinleri doğaya saldı
04 Ekim 2025 Cumartesi - 13:16 Çocuklar tedavisi tamamlanan güvercinleri doğaya saldı Antalya Büyükşehir Belediyesi, 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü’ne öğrencilere yönelik özel bir etkinlik düzenledi. Büyükşehir Belediyesi Doğal Yaşam Parkı’nda gerçekleştirilen etkinlikte tedavileri tamamlanan güvercinler doğaya salındı. Büyükşehir Belediyesi, dünya genelinde hayvanların haklarını, refahlarını ve korunmalarını vurgulamak, hayvanlara olan saygıyı artırmak amacıyla her yıl 4 Ekim’de kutlanan Hayvanları Koruma Günü’nü çocuklarla birlikte kutladı. Doğal Yaşam Parkı’nda, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü iş birliğiyle ağırlanan 150 öğrenci hem eğlendi hem de hayvan haklarıyla ilgili yeni bilgiler öğrendi. Doğal Yaşam Parkı’nı gezen minikler, hayvanların doğal yaşam alanları ve yaşam biçimleri hakkında bilgi aldı. Güvercinler doğaya salındı Doğal Yaşam Parkı gezisi sonrası etkinlik alanında buluşan öğrenciler, günün anısına hazırlanan özel etkinliklere katıldı. Çocuklar; hayvan temalı dikkat ve doğa dedektifleri oyunu, yüz boyama, halat çekme ve çuval yarışmaları gibi birbirinden eğlenceli oyun ve yarışmalarla keyifli vakit geçirdi. Minikler, ayrıca Doğal Yaşam Parkı’na yaralı olarak getirilip tedavisi tamamlanan iki güvercinin doğaya salınması heyecanını yaşadı. Çocukların ellerinden özgürlüğe kanat çırpan güvercinler, unutulmaz bir anıya dönüştü. Etkinlik sonunda Büyükşehir Belediyesi, öğrencilere boyama kitabı ve maske hediye etti. "Çocuklarımızı bilinçlendiriyoruz" Dünya Hayvanları Koruma Günü’nü çocuklarla kutlamanın önemine değinen Büyükşehir Belediyesi Doğal Yaşam Parkı Şube Müdürü Aygül Arsun, "Geleceğimizin teminatı çocuklarımızın burada bulunması, etkinliklerimize katılması bizim için çok değerli. Dünya hepimizin ortak evi; hayvanların, insanların ve bütün canlıların birlikte paylaştığı bir yuva. Hayvanlarla denge içinde yaşamayı öğrenmemiz lazım. Hayvanların yaşam alanlarına, beslenme alanlarına saygı duymamız gerekiyor. Çocuklarımızın bu özel günlerle, hayvanlar ve doğa ile iç içe yaşayarak bilinçlenmelerini sağlamak için çalışıyoruz" dedi. "Öğrencilerimiz çok mutlu oldu" Etkinliklere katılan Muratpaşa Ertuğrul Gazi İlkokulu ikinci sınıf öğretmeni Gülbin Toker, "Dünya Hayvanları Koruma Günü dolayısıyla öğretmenlerimizle birlikte bir etkinlik yapmak istedik. Büyükşehir Belediyesi Doğal Yaşam Parkı’nda böyle güzel bir program olduğunu duyunca katılmak istedik. Çocuklarımız yarışmalar ve oyunlarla çok mutlu oldu. Öğrencilerimizi her zaman hayvanlara karşı duyarlı şekilde yetiştirme gayretindeyiz. Görsel olarak bu imkânları sunmak büyük katkı sağlıyor; yaşayarak öğreniyorlar, hafızalarında kalıcı oluyor. Büyükşehir Belediyemize böyle anlamlı bir etkinlik düzenlediği için teşekkür ederiz" diye konuştu. "Hayvanları koruyalım" Etkinlikleri çok beğendiğini söyleyen ikinci sınıf öğrencisi Ayda Evrenoğlu ise, "Yarışmalara katıldım, çok eğlenceliydi. Ben de madalya kazandım. Hayvanları çok seviyorum. Onlara mama ve su verelim, hayvanları korumayı unutmayalım" dedi.
Antalya Kitap Fuarı ilk gününde yoğun ilgi gördü
04 Ekim 2025 Cumartesi - 13:02 Antalya Kitap Fuarı ilk gününde yoğun ilgi gördü Antalya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde bu yıl 15’incisi gerçekleştirilen Antalya Kitap Fuarı’nın onur konuğu Zülfü Livaneli okurlarıyla buluştu. Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) gerçekleştirilen söyleşide salon tıklım tıklım dolarken, Türk edebiyatını usta ismi Zülfü Livaneli, son kitabı "Bekle Beni" üzerine konuştu. Zülfü Livaneli, ‘Bekle Beni’nin bir direnişi anlattığını belirterek, "Derinden bir edebiyatçı insana inanır. İnsanın yüreğindeki cevhere inanır. Bir gün insanlık bu karanlığı yenecek, biliyorum" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl "Kitapla umuda, adalete, özgürlüğe" temasıyla 15’incisi gerçekleştirilen Antalya Kitap Fuarı, ilk gününde yoğun bir ilgi gördü. Cam Piramit Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen fuarın açılmasıyla birlikte kitapseverler soluğu Antalya Kitap Fuarı’nda aldı. Antalya Kitap Fuarı’nın onur konuğu Türk edebiyatının ve müziğinin usta ismi sayısız roman, şiir ve düşünce eserlerinin yazarı Zülfü Livaneli, "Edebiyat’ın Toplumu Dönüştürme Etkisi" başlıklı söyleşi de okurlarıyla buluştu. Söyleşiyi Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir’de izlerken, AKM tıklım tıklım doldu. "Antalya çok önemli bir şehir" "Edebiyat’ın Toplumu Dönüştürme Etkisi" konulu söyleşinin moderatörü Yazar Serhat Kaya, 15. Antalya Kitap Fuarı’nın büyük bir heyecanla başladığını belirterek, "Bu yüksek nitelikli fuarın bu günlere gelmesini sağlayan Büyükşehir Belediyesi’ne ve bugün burada hepimiz kadar çok burada olmayı çok isteyen Muhittin Başkan’a teşekkür ediyorum" diyerek söyleşiye başladı. Türk edebiyatın usta sanatçısı Zülfü Livaneli, Antalya’nın kendisi açısından ayrı bir yeri olduğunu belirterek, "Muhittin Başkan’ın olmadığı bu dönemde bu süreci müthiş bir şekilde götüren Büşra Hanım’a çok teşekkür ediyorum. Antalya’ya her gelişte, Antalya’nın güneşinin yüreklerini aydınlattığı insanları görüyorum. Antalya çok önemli bir yer, sadece Türkiye’de değil, dünya da çok önemli bir şehir. Denizle, dağlarıyla, turizmiyle değil kültürü ile öne çıkan bir şehir. Türkiye’de ilk konserimi Antalya’da verdim. Daha sonra birçok Antalya’ya geldim, tekrar burada sizlerle olmaktan dolayı çok mutluyum" dedi. "Bir gün insanlık karanlığı yenecek" Son kitabı ‘Bekle Beni’ üzerine de değerlendirmede bulunan Zülfü Livaneli, "Bu kitap bir direniş. Bazı okurlarımız kitabı okuduktan sonra gerçekten bu olaylar sizlerin başınızdan geçti mi? diye soruyorlar. Benim ve arkadaşlarım daha da fazlasını yaşadı. ‘Siz nasıl böyle güler yüzlü, mutlu kalıyorsunuz’ diyorlar. Çünkü derinden bir edebiyatçı insana inanır. İnsanın yüreğindeki cevhere inanır. Bir gün insanlık bu karanlığı yenecek biliyorum" dedi. AKM’yi dolduran kitapseverler Zülfü Livaneli’yi büyük bir heyecanla izlerken, söyleşinin sonunda Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, usta sanatçıya "Patara’nın Deniz Feneri" heykelini ve çiçek takdim etti. "Karanlıkları aydınlığa hep birlikte çıkaracağız" Başkan Vekili Büşra Özdemir, Muhittin Başkan’ın 15 yıl önce çadırlarda başlattığı bu fuarın Zülfü Livaneli gibi Türk edebiyatının usta isimlerinin desteği ile fuar ve kongre merkezlerine sığmadığını belirtti. Başkan Vekili Büşra Özdemir, "Bu yılki mottomuzu "Kitapla umuda, adalete, özgürlüğe" olarak belirledik. Bu fikir ortaya çıktığı zaman bu fuara, bu ihtiyaca, bu özleme en çok kim anlam katar dediğimizde, aklımıza gelen tek isim büyük usta Zülfü Livaneli’ydi. Onun sesiyle, sözüyle büyüdük. Ruhumuzu hep besledi. Çok keyifli bir söyleşiydi. Hep söylüyorum, ‘Karanlık çökmeden, şafak sökmeyecek’ karanlıkları da aydınlığa hep birlikte çıkaracağız" dedi. 15. Antalya Kitap Fuarı’nın ilk gününde imza ve söyleşide Türk dağcı, yazar ve fotoğrafçı Nasuh Mahruki, Nilay Şanlı, Zekiye Yüksel, Ecmel Tayfun Bozoğlu, Şehmus Ay okurlarıyla buluştu.
"Ulusal Kısa Film Yarışması"nda jüri üyeleri açıklandı
04 Ekim 2025 Cumartesi - 12:35 "Ulusal Kısa Film Yarışması"nda jüri üyeleri açıklandı Türkiye’nin en köklü film festivali Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında gerçekleştirilecek Ulusal Kısa Film Yarışması’nda jüri üyeleri açıklandı. Yarışmanı jüri üyeleri; "Ezgi Esma Kürklü Pervaz, İlkay Nişancı ve Vuslat Saraçoğlu"ndan oluşuyor. 24 Ekim - 2 Kasım 2025 tarihleri arasında bu sene 62.’si gerçekleştirilecek Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamındaki Ulusal Kısa Film Yarışması’nda jüri üyeleri belli oldu. Ön seçici kurulunu Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Sinema ve Televizyon Bölümü’nde öğretim üyesi Prof. Senem Duruel Erkılıç, Sinema yazarı, Digiturk Sinema Kanalları program yöneticisi Okan Arpaç ve Belgeselci, akademisyen Ayşegül Selenga Taşkent’in oluşturduğu Ulusal Kısa Film Yarışması’nda ‘Adako’, ‘Akşam Yemeği’, ‘Bimba’, ‘Defne’, ‘Eudaimonia’, ‘Giderayak’, ‘Kudret’, ‘Ölüm Bizi Ayırana Dek’, ‘Soğuk Beyaz’ ve ‘Verdiğiniz Bilginin Doğruluğu İçin Teşekkür Ederiz’ filmleri yer alıyor. Ulusal Kısa Film Yarışması’nda jüri üyeleri belli oldu Ulusal Kısa Film Yarışması jüri üyesi senarist ve çevirmen Ezgi Esma Kürklü Pervaz, Bilkent Üniversitesi Mütercim-Tercümanlık bölümünden mezun oldu. Tiyatro, sinema ve televizyon projelerinde oyuncu olarak yer alan Pervaz, film, dizi ve televizyon programları için senaryo yazdı ve kitap, tiyatro oyunu ve altyazı çevirileri yaptı. Yaşamını Türkiye ve Almanya arasında sürdüren Pervaz, Onur Tan’ın yönettiği Aman Reis Duymasın filminde Veteriner Gamze karakterini, Hakan Alak’ın yönettiği Hakikat filminde ise Maria karakterini canlandırır. Kısa film çalışmalarında Osman Oğuz Öğün’ün yönettiği Yaşanmaz ve İlker Çatak’ın yönettiği Sadakat filmlerinde rol alır. James Younger’ın belgeseli Science of Bibleda yer alır. Televizyon izleyicisinin karşısına Metin Günay’ın yönettiği Diriliş Ertuğrul dizisiyle çıkar. Ayrıca Alper Özyurtlu’nun yönettiği Heberler ve Gül Oğuz’un yönettiği Sıla dizilerinin senaryolarında imzası bulunur. Ulusal Kısa Film Yarışması jüri üyesi İlkay Nişancı ise İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Sinema Anabilim Dalı’nda Doç. Dr. olarak akademik hayatını sürdürüyor. Nişancı, akademik çalışmalarının yanı sıra sinema ve televizyon alanında çok sayıda belgesel, kurmaca film, müzik videosu, reklam filmi ve televizyon programında yönetmen ve kurgucu olarak yer aldı. Müzikle de yakın bağlarını sürdüren Nişancı, öğrencilik yıllarından itibaren özellikle belgeseller ve kısa filmler için müzik tasarladı; profesyonel müzik yaşamında ise söz yazarı, besteci ve solo gitarist olarak yer aldığı ELA isimli heavy metal grubuyla iki albüme imza attı. HBO Max’te yayınlanan iki sezon ve 14 bölümden oluşan Eko Eko Eko belgesel serisinin oluşturucusu ve yönetmeni Nişancı, son filmi Zamanın Kıyısında Sınav ile de dikkat çekti. Film, 31. Adana Altın Koza Film Festivali’nde "En İyi Belgesel Film" ödülünü aldı; 44. İstanbul Film Festivali’nde ise "En İyi Belgesel Film", "En İyi Müzik" ve "En İyi Kurgu" ödüllerini kazanarak festivalin en çok ödül alan yapımı oldu. Ulusal Kısa Film Yarışması jüri üyesi Vuslat Saraçoğlu 2010 yılında Sarajevo Talent Campus’e katıldı. Saraçoğlu, Neden Tarkovsky Olamiyorum adlı uzun metraj kurmaca filmde oyuncu ve yapım koordinatörü olarak yer aldı. Borç adlı ilk uzun metraj filmi birçok uluslararası festivalde gösterilip yarışan Saraçoğlu, ulusal alanda ise başta 37. İstanbul Film Festivali’nde ’Altın Lale En İyi Film’ ödülü olmak üzere çeşitli ödüller kazandı. Saraçoğlu’nun İkinci uzun metraj kurmaca filmi Bildiğin Gibi Değil, 43.İstanbul Film Festivali’nde "En İyi Kurgu", "En İyi Senaryo", "Jüri Özel Ödülü" ve "En İyi Erkek Oyuncu" ödüllerinin sahibi oldu. Saraçoğlu’nun Her Şey Geçer isimli ilk öykü kitabı ise 2024 yılında İnkılap Kitabevi çatısı altındaki Sayfa 6 Yayınları tarafından yayınlandı. Vuslat Saraçoğlu yeni projeleri için de çalışmalarına devam ediyor. 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ödüller 1 Kasım 2025, Cumartesi günü gerçekleştirilecek olan ödül töreninde açıklanacak.
5. Uluslararası Rahim Nakli Kongresi tamamlandı
04 Ekim 2025 Cumartesi - 12:27 5. Uluslararası Rahim Nakli Kongresi tamamlandı Akdeniz Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Uterus Nakli Kongresi sona erdi. Kongrenin kapanış oturumuna dünyada ilk rahim nakli yapılan Derya Sert oğlu "Ömer Özkan" ile, ikinci rahim nakli hastası Havva Erdem ise kızı "Özlenen" ile sahneye çıkarak deneyimlerini anlattı. Akdeniz Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen ve alanında dünyanın en önemli bilimsel buluşmalarından biri kabul edilen 5. Uluslararası Uterus (Rahim) Nakli Kongresi geniş katılımla tamamlandı. Dünyada kadavradan ilk rahim naklini gerçekleştiren Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan’ın başkanlığında 2-3 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilen kongreye 20 ülkeden İsveç, ABD, Almanya, İngiltere, İtalya, Güney Kore, Brezilya ve Hindistan’ın da bulunduğu öncü merkezlerden yaklaşık 100 bilim insanı katıldı. Gelecek odaklı tartışmalar İki gün süren kongrede nakil öncesi değerlendirme yöntemlerinden komplikasyonlara, gebelik süreçlerinden etik boyutlara kadar çok sayıda konu ele alındı. İkinci gün oturumlarında ise rahim naklinin geleceği ele alınarak, etik boyutlar, maliyet karşılaştırmaları ve yapay over çalışmaları tartışıldı. Kongrede Prof. Dr. Ömer Özkan’ın yönettiği "Hastaların Deneyimleri" başlıklı son oturumda, dünyada ilk rahim nakli yapılan Derya Sert, oğlu "Ömer Özkan" ile, ikinci rahim nakli hastası Havva Erdem ise kızı "Özlenen" ile yer aldı. Sahneye ailesiyle çıkan iki anne, yaşadıkları tarihi süreci ve duydukları mutluluğu katılımcılarla paylaştı. Bu özel anlar, kongreye ayrı bir anlam kattı. "İlk olmanın sorumluluğunu taşıyorum" Derya Sert, "Ömer hocamla karşılaşmamız 2008 yılına dayanıyor. Zor ama çok güzel bir süreç geçirdik. İyi ki Allah karşımıza çıkartmış. Önce Allah, sonra Ömer hocama ve Özlenen hocama teşekkür ediyorum. Çok başka bir duyguymuş annelik. Nakil olalı 15 yıl oluyor. 9 yıl sonra yavrumuza kavuştuk. Gül vakti geldiği zaman açarmış, biz de o vakti bekledik. İyi ki Ömer hocamızın ve bizim bu sabrımız varmış." diye konuştu. Sert ayrıca, kendi izniyle sürecin kamuoyuna aktarıldığını belirterek, "İyi ki paylaşmışız, çünkü benim gibi çok kadın varmış. Bana ulaşan kadınlar oluyor, süreçle ilgili sorular soruyorlar. İlk ben olduğum için bu sorumluluğu taşımaktan mutluluk duyuyorum." dedi. "Akdeniz Üniversitesi bizim ikinci evimiz oldu" Havva Erdem ise, "Böyle değerli hocaların önünde konuşmak benim için onur. Ömer hocamın hastası olduğum için çok şanslıyım. Bizlere bu mutluluğu yaşattılar, bu mutluluğa sebep oldular. Ömer hocama ve Özlenen hocama çok teşekkür ediyorum. Akdeniz Üniversitesi artık bizim ikinci bir evimiz oldu. Orası bizim ailemiz. Dilerim ki bizden sonra bekleyen tüm kadınlar da bu mutluluğu yaşarlar." sözleriyle duygularını paylaştı. "Bilimsel öncülüğümüzden gurur duyuyoruz" Akdeniz Üniversitesi’nin gerçekleştirdiği dünyanın ilk rahim nakli ile bu alanda öncü olduğunun altını çizen Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Bugün dünyada 140’tan fazla rahim nakli yapıldı ve onlarca sağlıklı doğum gerçekleşti. Ama en önemlisi, burada yaptığımız çalışmaların insan hayatına nasıl dokunduğunu ve yaşamları nasıl değiştirdiğini kendi gözlerimizle gördük. İlk rahim nakli hastamız ve bebeklerimizin dünyanın en önemli bilim insanlarıyla aynı sahnede yer alması, bilimin hayata dokunan gücünün en somut göstergesidir. Bu, bizim için gurur verici bir andı." ifadelerini kullandı. "Gelecekteki bilimsel iş birliklerinin temelini oluşturacak" Kongre Başkanı Prof. Dr. Ömer Özkan ise rahim naklinin 15 yıllık yolculuğunda kaydedilen gelişmeleri değerlendirdiklerini belirterek şunları söyledi: "Bu kongre boyunca neler başardığımızı, daha güvenli ve başarılı nakiller için neler yapabileceğimizi konuştuk. Antalya’da dünyanın en önemli uzmanlarını ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk. Rahim nakli, tıbbın yalnızca bilimsel yönünü değil, aynı zamanda insana umut ve yeni bir yaşam sunan yönünü de gözler önüne seriyor. Bu buluşma, gelecekteki bilimsel iş birliklerinin de temelini oluşturacak."