Yerel Haberler
Antalya
Antalya Cumhuriyet Başsavcıvekili Tabar: "16 infaz koruma memurumuz yaralandı, ciddi boyutta bir yaralanma yok" 27 Mart 2026 Cuma - 23:00:06 Antalya Cumhuriyet Başsavcıvekili Adnan Tabar, 16 infaz koruma memurunun yaralandığı kazaya ilişkin, "Ciddi boyutta bir yaralanma yok. Çevredeki hastanelere kaldırıldılar" dedi. Kaza, Döşemealtı ilçesi Akdeniz Bulvarı üzerinde saat 20.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, vardiya değişimi sonrası mesaiden çıkan infaz koruma memurlarını taşıyan Mustafa O. yönetimindeki 07 C 4119 plakalı midibüs, sağ şeritten önüne çıkan tıra çarpmamak için fren yaptı. Sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği araç, yaklaşık 2 metrelik şarampole devrildi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda ambulans, itfaiye, AFAD, UMKE ve polis ekipleri sevk edildi. Midibüste bulunan infaz koruma memurlarından 16’sı yaralandı. Yaralılar, yapılan ilk müdahalenin ardından ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırıldı. "Ciddi boyutta bir yaralanma yok" Kazaya ilişkin açıklama yapan Antalya Cumhuriyet Başsavcıvekili Adnan Tabar, "Döşemealtı ilçemizde 20.30 sıralarında cezaevi kampüsümüzdeki vardiyadan çıkan infaz koruma memurlarını şehir merkezine nakletmekte olan servis aracımız kaza yaptı. Önüne çıkan araç nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybederek şarampole devrildi. 16 infaz koruma memurumuz yaralandı. Ciddi boyutta bir yaralanma yok. Çevredeki hastanelere kaldırıldılar. Hastaneye gidip arkadaşlarımızın durumuna bakacağız. Olayla ilgili adli soruşturma başlatıldı" dedi. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
27 Mart 2026 Cuma - 17:27 Kepez Kitap Fuarı kapılarını açtı: Edebiyat dolu 10 gün başladı Antalya’nın kültür ve edebiyat vizyonuna önemli katkılar sunan Kepez Kitap Fuarı, kitapseverlere kapılarını açtı. Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen fuar, 27 Mart-5 Nisan tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak. Kepez Belediyesi’nin bu yıl "İnsan Okur" mottosuyla düzenlediği Kepez Kitap Fuarı, okurları yayınevleri ve yazarlarla buluşturdu. Kepez Kitap Fuarı, Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde saat 14.30’da düzenlenen törenle kapılarını kitapseverlere araladı. Fuarın açılış konuşmasını ev sahibi Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz gerçekleştirdi. Başkan Kocagöz, bir kentin yalnızca taşlarla değil, düşüncelerle kurulduğunu ve Kepez’in geleceğinin hep birlikte yazıldığını dile getirdi. Okuyan toplumların büyüdüğüne, düşünen toplumların geliştiğine, yazan toplumların ise kalıcı izler bıraktığına değinen Başkan Kocagöz, "İlim ve bilginin en güçlü taşıyıcısı kitaptır. Ulu önderimiz Gazi M.Kemal Atatürk kitap ve okuma sevgisini hayatın merkezine koymuş ve şöyle demişti: ‘Ben çocukken yoksuldum. 2 kuruş elime geçince bunun 1 kuruşunu kitaba verirdim eğer böyle olmasaydım bu yaptıklarımın hiçbirisini yapamazdım.’ Bu ekonomik şartlarda fuarımızda yüzlerce gencimizin kitap alabilmek için belki boğazlarından kısarak, belki otobüs parası vermemek için yürüyerek buraya geldiğini biliyoruz. Bu bize kitabın ne kadar değerli olduğunu göstermez mi? Yazarlarımızın emekleri, yayın evlerimizin emekleri bize kitabın değerini göstermez mi? Kitap, insanlığın hafızasıdır. Kitap geçmişin bilgeliğini geleceğe taşıyan en güçlü köprüdür. Kepez’de kitap yalnızca bir etkinliğin konusu değil; bir kültür meselesidir. Bizim için önemli olan fuarlar değil, okuma alışkanlığının hayatın doğal bir parçası haline gelmesidir" dedi. "Kepez’de her yerde kitap" Yazarlık atölyeleri, yazar buluşmaları etkinlikleri yanı sıra okuma alanlarının oluşturulduğunu da belirten Başkan Kocagöz, "Mobil kütüphanelerle kitabı farklı noktalara taşıdık, kare kod uygulamalarıyla sesli kitapları günlük hayatın içine dahil ettik, kitap kumbaralarıyla paylaşma kültürünü büyüttük. Yıl boyunca gerçekleştirdiğimiz söyleşiler ve kitap kulüpleriyle bu kültürü canlı tuttuk. Akdeniz Kültür ve Edebiyat Başkenti Kepez vizyonumuzla önemli bir çalıştay gerçekleştirdik. Ortaya çıkan fikirleri yalnızca bir rapor olarak bırakmadık, somut adımlara dönüştürdük" diye konuştu. "Şiir ve edebiyat yaşamın parçası" Gençlere yönelik hedeflerini de aktaran Başkan Kocagöz, "Genç yazarlar için "İlk Kitap Yarışması" düzenleyeceğiz. Genç çizerler için illüstrasyon ve çizim yarışmaları gerçekleştireceğiz. Kepez’in farklı noktalarında oluşturulacak edebiyat duvar kağıtlarıyla, şiiri ve edebiyatı gündelik yaşamın bir parçası haline getireceğiz. Hedefimiz açık: Kepez, yalnızca kitap okuyan değil, aynı zamanda yazar yetiştiren bir merkez olacak. Kepez’de hedeflenen tam olarak şudur: Bilgiyle büyüyen, kültürle güçlenen ve geleceğini kendisi yazan bir anlayış. Fuarın onur konuğu, yazıları ve konuşmalarıyla pek çok insana ilham veren Sayın Ahmet Şerif İzgören’e katkıları için teşekkür ediyorum. Kepez Belediyesi Kitap Fuarı’nın şehrimize, ülkemize ve kültür dünyasına hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Kitap fuarının onur konuğu olan Eğitimci-Yazar Ahmet Şerif İzgören de, "Burada harika bir iş yapılmış" diyerek, Kepez Kitap Fuarı’na emeği geçenlere teşekkür etti. CHP Meclis Üyesi ve Antalya Milletvekili Cavit Arı da, yazarlarla okurları buluşturan Kepez Kitap Fuarı’nın çok önemli bir fuar olduğunu dile getirdi. Kepez Kitap Fuarı’na gençlerin yoğun bir şekilde ilgi göstermesinin çok önemli olduğuna değinen Arı, gençlerin iyi bir şekilde yetişmesi, kültür seviyesinin ve bilgisinin armasının ne kadar çok kitap okunursa o kadar mümkün olabileceğini söyledi. "Kitap en değerli hazinedir" Antalya Vali Vekili Hulusi Arat da, Antalya’nın kültürel hayatına güzel bir sayfanın eklendiği Kepez Kitap Fuarı’nda bulunmanın mutluluğunu yaşadığını dile getirdi. Kitabın insanlığın binlerce yıllık birikimini taşıyan en değerli hazine olduğunu belirten Arat, "Bu fuar vesilesiyle o hazinenin kapılarını şehrimize bir kez daha açmış oluyoruz. Kepez Belediyesi’nin bu anlamlı etkinliğe ev sahipliği yapması bizleri de ayrıca gururlandırmıştır. Kepez dinamik yapısı, genç nüfusu, kültür hayata olan değerli katkılarıyla Antalya’nın en önemli ilçesidir. Kepez Antalya’nın kalbinde de önemli bir yer tutmaktadır" dedi. "Kitap okuyan çocuklar dünyaya hakim olur" Bir toplumun gücünün sadece orduları ile ölçülemeyeceğini vurgulayan Arat, "Okuyan, çalışan, öğrenen, üreten genç nüfus önemli bir zenginliktir. Bu milli güç unsuru dediğimiz faktörlerden biride; çocuklarımızı kitapla büyüterek onlara bir dünya vermektir. Kitapla iç içe yetişen çocuklar evrene hakim olur, dünyayı anlar" diyerek, tüm Antalyalıları kitap fuarına davet etti. Konuşmaların ardından fuarın ev sahibi Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, konuklarla beraber kitap fuarını gezdi. Kepez Kitap Fuarı, UNESCO tarafından verilen "Dünya Kitap Başkenti" unvanını Antalya’ya kazandırma hedefi doğrultusunda atılan önemli adımlardan biri olarak dikkat çekiyor. Kültür ve edebiyatın buluşma noktası haline gelen fuarın, bölgedeki okuma alışkanlıklarını artırması ve gençleri kitapla daha fazla buluşturması hedefleniyor. Kitapseverler, fuarı her gün ziyaret ederek hem yeni eserlerle tanışabilecek hem de edebiyat dünyasının nabzını yakından tutabilecek.
27 Mart 2026 Cuma - 17:09 "81 İlde 81 Orman" projesi ilkbahar dikimleriyle devam ediyor Türkiye İş Bankası, Orman Genel Müdürlüğü ve TEMA Vakfı iş birliğiyle yeniden hayat bulan "81 İlde 81 Orman" projesi, Türkiye’nin dört bir yanında yeni fidanları toprakla buluşturmaya devam ediyor. Doğaya nefes, canlılara yuva, geleceğe yeşil bir umut olma hedefiyle toplam 2,2 milyon fidanın yeşermesine vesile olmayı amaçlayan projenin ikinci fazında şu ana kadar 771 bin 700 fidanın dikimleri tamamlandı. 2026 yılındaki dikim törenlerinin ilk durağı Antalya oldu. Ekosistemin kritik bir parçası olan ormanlar, toprağı koruyup, havayı temizlerken sayısız canlıya ev sahipliği yapıyor. Ağaçların kök saldığı her alan, doğa için de bir nefes demek. Bu anlayışla Türkiye İş Bankası, Orman Genel Müdürlüğü ve TEMA Vakfı iş birliğiyle ilk olarak 2008-2017 yılları arasında gerçekleştirilen 81 İlde 81 Orman projesi; çocuklarımızın nefes alacağı, kuşların yuva kuracağı, toprağın can bulacağı bir geleceğe katkı sunmak amacıyla üç yıl önce yeniden hayata geçirildi. 771 bin 700 fidan geleceğe kök saldı Türkiye’nin dört bir yanında ağaçlandırma seferberliğine dönüşen "81 ilde 81 Orman" projesinde dikim yapılacak her ilin iklim koşullarına en uygun fidanlar seçiliyor ve toprağa güçlü bir şekilde kök salarak ormana dönüşmesi amaçlanıyor. Kızılçam, sedir, sarıçam, karaçam, meşe, ardıç, servi, huş dikimi yapılan fidan türlerinden yalnızca birkaçı Projenin ikinci fazında bugüne kadar 771 bin 700 fidanın dikimleri tamamlandı. Dikimler gerçekleştirildikten sonra sahaların bakımları üç yıl boyunca düzenli şekilde yapılarak, sağlıkla büyümeleri destekleniyor. Antalya’da 20 bin fidan toprakla buluşuyor Projenin yeni durağı olan Antalya’da Manavgat ilçesine bağlı Çardak köyünde tören düzenlendi. Törene Manavgat Belediye Başkan Vekili Mehmet Çiçek, Manavgat Milli Eğitim Müdürü Ali Hakan Öz, Antalya Ağaçlandırma Şube Müdürü Hasan Sarıtaş, Taşağıl Orman İşletme Müdürü İlker Öztürk, Türkiye İş Bankası Antalya Bölge Satış Müdürü Ömer Akdoğan, Türkiye İş Bankası Manavgat Şube Müdürü Emre Yaşar, TEMA Vakfı Projeler ve Kurumsal İş Birliği Bölüm Başkan Yardımcısı Mehtap Kızılkaya, TEMA Vakfı Antalya İl Temsilcisi Reyhan Erdoğan’ın yanı sıra Antalyalı öğrenciler ve bölge halkı katıldı. 81 İlde 81 Orman projesiyle, yüzde 57’si ormanlık alanlardan oluşan Antalya’nın Manavgat ilçesindeki Çardak köyünde yer alan 26 bin 400 hektarlık alanda 20 bin fidan toprakla buluşuyor. Projenin 2008-2017 yılları arasında gerçekleşen ilk aşamasında, 2010 yılında Antalya’nın Kepez ilçesindeki Kirişçiler Mevkiinde 40 bin fidan dikimi yapılmıştı. Düzenli bakımı yapılan bu alanda zamanla çeşitli canlı türleriyle ekosistem gelişmeye başladı. Yeni fidan bağışlamak ya da dikilmiş fidanları sahiplenmek mümkün Yeni ormanların hayat bulduğu proje kapsamında dikimi yapılacak 2,2 milyon fidana ilave bağışta bulunarak daha geniş ormanlık alanların oluşmasına katkı sağlamak mümkün. Ayrıca isteyenler, dikimi gerçekleştirilmiş fidanlardan birini bedelsiz olarak sahiplenebiliyor.
13 yaşındaki çocuğa istismar davasında mağdur: "Onu benden korumak istiyorsanız tutuklayın hakim bey"
03 Ekim 2025 Cuma - 16:27 13 yaşındaki çocuğa istismar davasında mağdur: "Onu benden korumak istiyorsanız tutuklayın hakim bey" Antalya’da 13 yaşında tiyatro eğitimi alırken tiyatro yönetmeninin cinsel istismarına uğradığını iddia eden genç kadının davasında üçüncü duruşma görüldü. Adli Tıp Kurumu raporunda mağdurun ruh sağlığının bozulduğu belirtilirken, sanık avukatı rapora itiraz etti. Mahkeme salonunda 13 yaşındaki halinin fotoğrafını gösteren mağdur, "Ben 13 yaşındaydım. Bu yaşta bir çocuk eşiniz mektup yazsa kıskanır mı, yoksa eşinizin ona bir şey söylediğinden şüphe mi edersiniz? Onu benden korumak istiyorsanız tutuklayın hakim bey" dedi. Antalya’da bir sivil toplum kuruluşunun tiyatro grubunda eğitim aldığı sırada 13 yaşındayken tiyatro yönetmeni Ü.Z.A. (51) tarafından sistematik olarak cinsel istismara uğradığını iddia eden Y.E.’nin (27) açtığı davanın üçüncü duruşması Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Sanık Ü.Z.A., "çocuğun nitelikli cinsel istismarı" ve "cebir, tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlamalarıyla yargılanıyor. Duruşmada sanık lehine tanıklık yapan gazeteci H.G., 1993’ten bu yana sanığı tanıdığını belirterek, "Toplumda saygınlığı olan bu insanın kişiliğine kefil olurum. Yargılanan olaylar hakkında bilgim yok. Y.E.’yi tanımıyorum, yalnızca basında çıkan haberlerden biliyorum" dedi. Mağdur mahkemede 13 yaşındaki fotoğrafını gösterdi Duruşmada söz alan Y.E. ise, 13 yaşındaki halinin fotoğrafını göstererek, bir önceki celsede sanığın eşi kıskandığı için mektubu sakladığına dair savunmasına yönelik, "Ben 13 yaşındaydım. Şimdi size soruyorum. 13 yaşında böyle görünen bir çocuk eşinize mektup yazsa, onu kıskanır mısınız, yoksa eşinizin çocuğa bir şey söylediğinden şüphe mi edersiniz? Ben böyle görünüyordum. Ben 13 yaşındaydım" dedi. Y.E., ifadesinde sanığın kendisini terör örgütlerinin kullandığı yöntemlerle iletişime zorladığını, sosyal medya mesajlarında bu korkuyu arkadaşlarına anlattığını belirterek, "Facebook yazışmalarımda ‘Kimse bilmeyecek’, ’Evet’ diyorum. Çünkü bana diyordu ki, ’Bunu öğrenirlerse beni öldürürler.’ Ben onu korumaya çalışıyordum. Arkadaşım bana ‘Onu sevmiyorsun sonuçta’ dediğinde, ben de ‘Bilmiyorum’ yazmışım. O kitabında bana yazdığı sözleri kullandı. Bu adam bana aşıktı. Aşk değil bu, pedofili" diye konuştu. Y.E., Adli Tıp Kurum raporuna da değinerek, "Oy birliğiyle dediler ki ’Bu çocuk mahvolmuş.’ Avukat bey ‘Boğaziçi Matematik nasıl bitirmiş mahvolduysa’ diyor. Çok zor bitirdim. Ben birine güvenemiyorum bu adamın yüzünden. Onu benden korumak istiyorsanız tutuklayın hakim bey" ifadelerini kullandı. Katılan vekili Avukat Müjde Tozbey, sanık avukatının mağduru küçümseyen sözlerine tepki göstererek, disiplin ve suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi. Tozbey, "E.’nin tecavüze uğradığı bellidir. Adli Tıp raporu bunu doğrulamaktadır. Ek delile ihtiyacımız yoktur. Sanığın tutuklanmasını talep ediyoruz" dedi. Mağdur Y.E.’nin avukatı Yağmur Burçin Sayın da aynı yönde beyanda bulunarak, mütalaa aşamasına geçilmesini ve sanığın tutuklanmasını talep etti. Sanık avukatı Süleyman Teke ise Adli Tıp Kurumu raporunun eksik olduğunu savunarak, "Rapor yalnızca mağdurun beyanlarına dayanıyor, lehimize olan belgeler dikkate alınmadı. Günlükler dosyada yok. Anne ve babası yeniden dinlenmeli. Yeniden rapor alınmasını istiyoruz" dedi. Adli tıp raporu: "Ruh sağlığı bozuldu" Dosyaya giren Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu raporunda, Y.E.’nin çocuk yaşta maruz kaldığını öne sürdüğü istismar nedeniyle "travma sonrası stres bozukluğu" yaşadığı ve ruh sağlığının bozulduğunun tespit edildiği belirtildi. Raporda mağdurun anlatımlarının çelişkisiz olduğu ve tanık beyanlarıyla desteklendiği vurgulandı. Mahkeme heyeti, katılan vekillerinin sanığın tutuklanması yönündeki talebini reddetti. Dosyanın Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu’na gönderilerek, mağdurun ruh ve beden sağlığının yeniden değerlendirilmesine karar veren mahkeme, duruşmayı 16 Aralık tarihine erteledi.
Su teresi toplarken, otlara takılmış şekilde ceset buldular
03 Ekim 2025 Cuma - 16:27 Su teresi toplarken, otlara takılmış şekilde ceset buldular Antalya’da Düden Çayı’nda su teresi toplayan çift, su yüzeyinde otlara takılmış vaziyette gördükleri cismin yaklaştıklarında bir erkeğe ait ceset olduğunu fark etti. Üzerinden kimlik çıkmayan şahsın cansız bedeni AFAD ekipleri tarafından sudan çıkartıldı. Olay, saat 11.30 sıralarında Kepez ilçesi Habipler Mahallesi 5714 Sokak’ta bulunan Düden Çayı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bölgede botla su teresi toplayan karı koca su yüzeyinde bir cisim fark etti. İlk başka su yüzeyinde etrafı otlar ve yosunlarla çevrili cismin ne olduğunu anlayamayan çift, yaklaştıklarında bir insana ait ceset olduğunu fark etti. Hemen 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak durumu bildiren çiftin ihbarı üzerine olay yerine polis, sağlık ve AFAD ekipleri sevk edildi. Verilen adrese gelen ekipler yosun ve otlara takılı vaziyetteki bir erkeğe ait olduğu öğrenilen kimliği belirsiz şahsın cesedini çıkarmak için çalışma başlattı. Üzerinden tespih ve ulaşım kartı çıktı Karadan ulaşımın mümkün olmadığı noktaya AFAD ekipleri yaklaşık 1 kilometre ileride bulunan alandan şişme botu taşıyarak ulaşabildi. Botun suya indirilmesinin ardından kimliği belirsiz şahsın cansız bedeni ekipler tarafından botla uygun bir noktadan karaya çıkarıldı. 15 günden uzun süredir suda olduğu değerlendirilen kimliği belirsiz şahsın cesedi, üzerinde savcılık ve olay yeri inceleme ekipleri çalışma yaptı. Üzerinden sadece bir ulaşım kartı ve tespih çıkan şahsın kimliğinin belirlenmesi için olay yeri inceleme ekibi tarafından parmak izi alındı. Uzun süre suda kalması nedeniyle şiştiği ve çürümek üzere olduğu görülen şahsın cansız bedeni kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlatırken, şahsın kimliğinin tespiti içinde çalışma başlatıldı.
Su teresi toplarken, otlara takılmış şekilde ceset buldular
03 Ekim 2025 Cuma - 16:19 Su teresi toplarken, otlara takılmış şekilde ceset buldular Antalya’da Düden Çayı’nda su teresi toplayan su yüzeyinde otlara takılmış vaziyette gördükleri cismin yaklaştıklarında bir erkeğe ait ceset olduğunu fark etti. Üzerinden kimlik çıkmayan şahsın cansız bedeni AFAD ekipleri tarafından sudan çıkartıldı. Olay, saat 11.30 sıralarında Kepez ilçesi Habipler Mahallesi 5714 sokak üzerinde bulunan Düden Çayı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bölgede botla su teresi toplayan karı koca su yüzeyinde kargılık alana takılmış halde bir cisim fark etti. İlk başka su yüzeyinde etrafı otlar ve yosunlarla çevrili cismin ne olduğunu anlayamayan çift yaklaştıklarında bir insana ait ceset olduğunu fark etti. Hemen 112 Acil Çağrı Merkezini arayarak durumu bildiren çiftin ihbarı üzerine olay yerine polis, sağlık ve AFAD ekipleri sevk edildi. Verilen adrese gelen ekipler yosun ve otlara takılı vaziyetteki bir erkeğe ait olduğu öğrenilen kimliği belirsiz şahsın cesedini çıkarmak için çalışma başlattı. Üzerinden tespih ve ulaşım kartı çıktı Karadan ulaşımın mümkün olmadığı noktaya AFAD ekipleri yaklaşık 1 kilometre ileride bulunan alandan şişme botu taşıyarak ulaşabildi. Botun suya indirilmesinin ardından kimliği belirsiz şahsın cansız bedeni ekipler tarafından botla uygun bir noktadan karaya çıkarıldı. 15 günden uzun süredir suda olduğu değerlendirilen kimliği belirsiz şahsın cesedi üzerinde savcılık ve Olay Yeri inceleme ekipleri çalışma yaptı. Üzerinden sadece bir ulaşım kartı ve tespih çıkan şahsın kimliğinin belirlenmesi için Olay Yeri İnceleme ekibi tarafından parmak izi alındı. Uzun süre suda kalması nedeniyle şiştiği ve çürümek üzere olduğu görülen şahsın cansız bedeni kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlatırken, şahsın kimliğinin tespiti içinde çalışma başlatıldı. (RB-
Genç hemşire, kazada yaralanan teyzesini hayatta tutmak için tüm gücüyle mücadele etti
03 Ekim 2025 Cuma - 14:32 Genç hemşire, kazada yaralanan teyzesini hayatta tutmak için tüm gücüyle mücadele etti Antalya’da meydana gelen trafik kazasında, aracı kullanan genç hemşire, arka koltukta ağır yaralanan teyzesini hayatta tutmak için mücadele etti. Genç kadının, ‘nabız yok’ denilen teyzesini yaşatmak için verdiği mücadele ise kameralara yansıdı. Ambulansla olay yerinden alınan yaralı kadına sağlık ekipleri tarafından 2 defa CPR yapılarak ambulansla hastaneye getirildi. Burada entübe işlemleri yapılırken tekrar kalbi duran kadın hayatını kaybetti. Teyzesinin cenazesinin almaya gelen genç sağlıkçı, "Ne oldu’ dedi, yaşıyordu, nabzı vardı. Ben sürekli kontrol ettim. Nabzı sonra yavaşladı ama nabzı vardı. Ben 10 dakika boyunca CPR yaptım, suni solunum yaptım. ‘Ambu getirin’ dedim, ‘Adrenalin getirin’ dedim" dedi. Kaza, dün saat 23.30 sıralarında Antalya’nın Döşemealtı ilçesi Yeşilbayır Mahallesi, Akdeniz Bulvarı üzerinde meydana geldi. Sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 15 PY 730 plakalı araç ile Gamze Altok’un kullandığı 07 ATK 432 plakalı otomobil ile sürücüsü öğrenilemeyen 07 AZN 146 plakalı araç zincirleme trafik kazasına karıştı. Kazayı gören diğer sürücülerin 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarı ile olay yerine çok sayıda sağlık, itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. Verilen adrese gelen ekipler ilk olarak 15 PY 730 ve 07 AZN 146 plakalı otomobillerde bulunan isimleri öğrenilemeyen yaralı sürücüleri ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla yakındaki hastanelere kaldırdı. Teyzesini hayatta tutmak için çaba harcadı Sağlık ekipleri 07 ATK 432 plakalı aracın arka koltuğunda bulunan ve araç içerisinde sıkışan Elife Taş’ın (58) yapılan kontrollerde hayatını kaybettiğini belirledi. Bu sırada Döşemealtı Devlet Hastanesi’nde hemşire olduğu öğrenilen araç sürücüsü Gamze Altok, teyzesi Elife Taş’ın ölmediğini, kısa süre önce konuştuğunu belirterek araç içerisinde müdahale etmeyi sürdürdü. Altok’un panik ve korku anları kameralara yansırken, uzun süre teyzesine suni teneffüs ve kalp masajı yapmaya devam eden genç sağlıkçının ısrarı ile 112 Acil Sağlık ekipleri Elife Taş’a yeniden müdahale etmeye başladı. Vatandaşlar ve itfaiye ekiplerinin yardımı sıkıştığı yerden çıkartılan Taş için ekiplerin müdahalesi sürdü. Hayatını kaybetti Sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından kazada 07 ATK 432 plakalı araçta bulunan Elife Taş’ ile kızı Gonca Taş ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Elife Taş, olay yerinde sağlık ekipleri tarafından 2 defa CPR yapılarak ambulansla hastaneye getirildi. Burada entübe işlemleri yapılırken tekrar kalbi duran kadın hayatını kaybetti. Kızı Gonca Taş ise hastanede tedavi altına alındı. Kazada hayatını kaybeden Elife Taş’ın cansız bedeni Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırılırken savcılık ve otopsi işlemlerinin ardından yakınları tarafından teslim alınarak toprağa verilmek üzere Ankara’nın Polatlı ilçesine götürüldü. Cenazenin teslim alınması sırasında Elife Taş’ın yakınlarının bir hayli üzgün olduğu görüldü. Genç sağlıkçı o anları anlattı Kazayı yara almadan atlatan arka koltukta sıkışan teyzesini hayatta tutmak için büyük çaba sarf eden araç sürücüsü Gamze Altok’un olayın şokunu henüz atlatamadığı görülürken o anları anlattı. Kaza sonrası kendisine geldiğinde ilk olarak Gonca Taş’a baktığını belirten Altok, "Ben ayıldığımda ilk önce Gonca ablama baktım. ‘Uyan, bana cevap ver. İyi misin’ dedim. Çok fazla ağrısı olduğunu söyledi. Ardından teyzeme döndüm. Bana cevap vermesini istedim. ‘Ne oldu’ dedi, yaşıyordu, nabzı vardı. Ben sürekli kontrol ettim. Nabzı sonra yavaşladı ama nabzı vardı. Ben 10 dakika boyunca CPR yaptım, suni solunum yaptım. ‘Ambu getirin’ dedim, ‘Adrenalin getirin’ dedim" sözleri ile kaza sonrasındaki o anları anlattı.
Genç hemşire, kazada yaralanan teyzesini hayatta tutmak için tüm gücüyle mücadele ettiği anlar böyle görüntülendi
03 Ekim 2025 Cuma - 14:22 Genç hemşire, kazada yaralanan teyzesini hayatta tutmak için tüm gücüyle mücadele ettiği anlar böyle görüntülendi Antalya’da meydana gelen trafik kazasında kazayı yara almadan almadan atlatan genç hemşire, arka koltukta ağır yaralanan teyzesini hayatta tutmak için mücadele etti. Genç kadının ‘nabız yok’ denilen teyzesini yaşatmak için verdiği mücadele ise kameralara yansıdı. Ambulansla olay yerinden alınan yaralı kadına sağlık ekipleri tarafından 2 defa cpr yapılarak ambulansla hastaneye getirildi. Burada entübe işlemleri yapılırken tekrar kalbi duran kadın hayatını kaybetti. Teyzesinin cenazesinin almaya gelen genç sağlıkçı, "Ne oldu’ dedi, yaşıyordu, nabzı vardı. Ben sürekli kontrol ettim. Nabzı sonra yavaşladı, ama nabzı vardı. Ben 10 dakika boyunca kendin CPR yaptım, kendim suni solunum yaptım. ‘Ambu getirin’ dedim, ‘Adrenalin getirin’ dedim. Gidiyorlardı ben durdurdum" dedi. Kaza, dün saat 23.30 sıralarında Antalya’nın Döşemealtı ilçesi Yeşilbayır Mahallesi, Akdeniz Bulvarı üzerinde meydana geldi. Sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 15 PY 730 plakalı araç ile Gamze Altok’un kullandığı 07 ATK 432 plakalı otomobil ile sürücüsü öğrenilemeyen 07 AZN 146 plakalı araç zincirleme kazada trafik kazasına karıştı. Kazayı gören diğer sürücülerin 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarı ile olay yerine çok sayıda sağlık, itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. Verilen adrese gelen ekipler ilk olarak 15 PY 730 ve 07 AZN 146 plakalı otomobillerde bulunan isimleri öğrenilemeyen yaralı sürücüleri ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla yakındaki hastanelere kaldırdı. Teyzesini hayatta tutmak için çaba harcadı Sağlık ekipleri 07 ATK 432 plakalı aracın arka koltuğunda bulunan ve araç içerisinde sıkışan Elife Taş’ın (58) yapılan kontrollerde hayatını kaybettiğini belirledi. Bu sırada Döşemealtı Devlet Hastanesi’nde hemşire olduğu öğrenilen araç sürücüsü Gamze Altok, teyzesi Elife Taş’ın ölmediğini, kısa süre önce konuştuğunu belirterek araç içerisinde müdahale etmeyi sürdürdü. Altok’un panik ve korku anları kameralara yansırken, uzun süre teyzesine suni teneffüs ve kalp masajı yapmaya devam eden genç sağlıkçının ısrarı ile 112 Acil Sağlık ekipleri Elife Taş’a yeniden müdahale etmeye başladı. Vatandaşlar ve itfaiye ekiplerinin yardımı sıkıştığı yerden çıkartılan Taş için ekiplerin müdahalesi sürdü. Hayatını kaybetti Sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından kazada 07 ATK 432 plakalı araçta bulunan Elife Taş’ ile kızı Gonca Taş ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Elife Taş, olay yerinde sağlık ekipleri tarafnıdan 2 defa cpr yapılarak ambulansla hastaneye getirildi. Burada entübe işlemleri yapılırken tekrar kalbi duran kadın hayatını kaybetti. Kızı Gonca Taş ise hastanede tedavi altına alındı. Kazada hayatını kaybeden Elife Taş’ın cansız bedeni Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırılırken savcılık ve otopsi işlemlerinin ardından yakınları tarafından teslim alınarak toprağa verilmek üzere Ankara’nın Polatlı ilçesine götürüldü. Cenazenin teslim alınması sırasında Elife Taş’ın yakınlarının bir hayli üzgün olduğu görüldü. Genç sağlıkçı o anları anlattı Kazayı yara almadan atlatan arka koltukta sıkışan teyzesini hayatta tutmak için büyük çaba sarf eden araç sürücüsü Gamze Altok’un olayın şokunu henüz atlatamadığı görülürken o anları anlattı. Kaza sonrası kendisine geldiğinde ilk olarak Gonca Taş’a baktığını belirten Altok, "Ben ayıldığımda ilk önce Gonca ablama baktım. ‘Uyan, bana cevap ver. İyi misin’ dedim. Çok fazla ağrısı olduğunu söyledi. Bende kalmasını sorularına cevap vermesini söyledim. Ardından teyzeme döndüm. Bana cevap vermesini istedim. ‘Ne oldu’ dedi, yaşıyordu, nabzı vardı. Ben sürekli kontrol ettim. Nabzı sonra yavaşladı, ama nabzı vardı. Ben 10 dakika boyunca kendin CPR yaptım, kendim suni solunum yaptım. ‘Ambu getirin’ dedim, ‘Adrenalin getirin’ dedim. Gidiyorlardı ben durdurdum" sözleri ile kaza sonrasındaki o anları anlattı.
Antalya’da hafriyat soruşturmasının detayları ortaya çıktı
03 Ekim 2025 Cuma - 14:17 Antalya’da hafriyat soruşturmasının detayları ortaya çıktı Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca hafriyat işlerine yönelik başlatılan soruşturmanın detaylar ortaya çıktı. Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Antalya İl Emniyet KOM Şube Müdürlüğü görevlileri tarafından Nitelikli Dolandırıcılık suçuna yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığınca hazırlanan Tevdi Raporu, alınan ifadeler, bilirkişi incelemesi, HTS ve MASAK verileri üzerinde yapılan çalışmalar neticesinde, Şüphelilerin, Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından 2017 yılında yapılan protokol ile Antalyaspor’a gelir sağlamak amacıyla devredilen hafriyat gelirinden usulsüz işlemlerle haksız çıkar sağladıkları tespit edildi. 30 Eylül günü gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda 2’si cezaevinde bulunan toplam 22 şüpheli şahsa işlem yapıldı. Belirtilen tarih aralığında Antalyaspor dernek yöneticisi olduğu tespit edilen iş insanı 4 şüpheli şahıs 1 Ekim günü Cumhuriyet Başsavcılığında ifade vererek serbest kaldı. Gözaltına alınan 20 şahıstan 13’ü ifadeleri akabinde Emniyet Müdürlüğünden serbest bırakılırken, 7 şüpheli ise bugün adliyeye sevk edildi. Soruşturma kapsamında yapılan tespitler ve alınan ifadeler neticesinde; İçişleri Bakanlığı Tevdi raporunda 2020-2025 yılları arasında Büyükşehir Belediyesi tarafından Antalyaspor derneğine verilen Hafriyat Alanlarının İşletilmesi İşi ilgili olarak ilk aşamada 200 Milyon TL kamu zararı tespit edildi. Ayrıca haricen yapılacak araştırmalar ve bilirkişi çalışmaları neticesinde 1 ila 3 Milyar TL arasında olduğu değerlendirilen zararın tespitine yönelik yürütülen soruşturmada; bahse konu hafriyat işini eski CHP Milletvekili Eren E’nin aracılığı ile ve karşılığında 50 bin dolar menfaat sağlayarak şüpheli hafriyat firması sahiplerini Antalya’da bir araştırma şirketi başkanı Kemal Ö’ye yönlendirdiği, Kemal Ö’nün de hafriyat firması sahiplerini maddi menfaat sağlayarak tutuklu bulunan Gökhan Böcek ve Aziz Ç. isimli dernek başkanıyla görüştürdüğünü, Aziz Ç’nin de bu işi 7 milyon 500 bin TL karşılığında menfaat sağlayarak bu şirkete verdiği, şüpheli ifadelerine yansıdı. Hafriyatçılar ve müteahhitlerden oluşan 350 şahsın alınan ifadeleri ve yapılan araştırmalar neticesinde ise merkez ilçe belediyelerinin ve büyükşehir belediyesinin ilgili birimlerinin hafriyat bedelinin hesaplanması sürecinde ve saha denetimi çalışmalarının yapılması ile ilgili sorumluluklarını yerine getirmemeleri sebebiyle bahse konu şüphelilerin denetimden ve kontrolden uzak bu durumdan yararlanarak kendilerine menfaat sağladıkları ve kamuyu zarara uğrattıkları anlaşıldı. Soruşturma kapsamında yapılacak yeni tespitler ve ifadelerde adı geçen şahıslar hakkında gerekli çalışmalar yapılarak işlemlere devam edileceği belirtildi.
Yangında anneannesi ve teyzesinin ölümüyle suçlanan sanık: "Cezaya itirazım yok"
03 Ekim 2025 Cuma - 13:22 Yangında anneannesi ve teyzesinin ölümüyle suçlanan sanık: "Cezaya itirazım yok" Antalya’da 20 Ocak 2023’te anne ve hemşire olan kızının hayatını kaybettiği yangınla ilgili torunun yargılanmasına başlandı. İlk duruşmada savcı sanığın "tasarlayarak öldürme" suçundan iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep ederken, mahkeme heyeti sanığın ve avukatının son savunması için ek süre verdi. Muratpaşa ilçesi Güvenlik Mahallesi’nde bulunan 7 katlı apartmanın 6’ncı katında 20 Ocak 2023 akşamı çıkan yangında, anne Hülya Çetinkaya (63) ile kızı Filiz Kaplan (46) yaşamını yitirmişti. İddialara göre işten eve elinde 5 litrelik bidonla dönen torun Okan Altay (28) anneannesi ve teyzesiyle tartışmaya başlamış, kısa süre sonra evde yangın çıkmıştı. Alevlerin sardığı evde Hülya Çetinkaya ve Filiz Kaplan’ın cansız bedenine ulaşılırken, Altay’ın annesi Yeliz Çetinkaya dışarı çıkarak kurtulmuştu. Dumandan etkilenen ve hastanede tedavi gören Okan Altay ise taburcu olduktan sonra gözaltına alınmış ve "tasarlayarak öldürme" suçlamasıyla tutuklanmıştı. Cezai ehliyet raporu tartışıldı Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Okan Altay Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katılırken, müşteki ve taraf avukatları salonda hazır bulundu. Dosyaya giren adli tıp raporunda sanığın "cezai ehliyetinin tam olduğu" belirtilirken, sanık avukatı rapora karşı çıkarak, Altay’ın üniversite hastanesine sevk edilmesini talep etti. Mahkeme heyeti, mevcut raporu dikkate alarak, yeniden rapor alınması talebini oy birliğiyle reddetti. Savcıdan ağırlaştırılmış müebbet talebi Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasında sanığın anneannesi Hülya Çetinkaya ve teyzesi Filiz Kaplan’ı "tasarlayarak öldürme" suçundan iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme başkanının "Cezaya itirazın var mı?" sorusuna sanık Altay "Yok" yanıtını verdi. Mahkeme heyeti, sanık ve avukatına mütalaaya karşı son savunmalarını hazırlamaları için süre vererek, davayı 21 Kasım tarihine erteledi.
Yangın sonrası anneannesi ve teyzesinin ölümüyle suçlanan sanık: "Cezaya itirazım yok"
03 Ekim 2025 Cuma - 13:21 Yangın sonrası anneannesi ve teyzesinin ölümüyle suçlanan sanık: "Cezaya itirazım yok" Antalya’da 20 Ocak 2023’te anne Hülya Çetinkaya (63) ve hemşire kızı Filiz Kaplan’ın (46) hayatını kaybettiği yangınla ilgili torun Okan Altay’ın (28) yargılanmasına başlandı. İlk duruşmada savcı, sanığın "tasarlayarak öldürme" suçundan iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep ederken, mahkeme heyeti; sanığın ve avukatının son savunması için ek süre verdi. Muratpaşa ilçesi Güvenlik Mahallesi’nde bulunan 7 katlı apartmanın 6’ncı katında 20 Ocak 2023 akşamı çıkan yangında, anne Hülya Çetinkaya ile kızı Filiz Kaplan yaşamını yitirmişti. İddialara göre işten eve elinde 5 litrelik bidonla dönen torun Okan Altay, anneannesi ve teyzesiyle tartışmaya başlamış, kısa süre sonra evde yangın çıkmıştı. Alevlerin sardığı evde Hülya Çetinkaya ve Filiz Kaplan’ın cansız bedenine ulaşılırken, Altay’ın annesi Yeliz Çetinkaya dışarı çıkarak kurtulmuştu. Dumandan etkilenen ve hastanede tedavi gören Okan Altay ise taburcu olduktan sonra gözaltına alınmış, "tasarlayarak öldürme" suçlamasıyla tutuklanmıştı. Cezai ehliyet raporu tartışıldı Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Okan Altay SEGBİS üzerinden katılırken, müşteki ve taraf avukatları da salonda hazır bulundu. Dosyaya giren adli tıp raporunda sanığın "cezai ehliyetinin tam olduğu" belirtilirken, sanık avukatı rapora karşı çıkarak Altay’ın üniversite hastanesine sevk edilmesini talep etti. Mahkeme heyeti, mevcut raporu dikkate alarak yeniden rapor alınması talebini oy birliğiyle reddetti. Savcıdan ağırlaştırılmış müebbet talebi Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasında sanığın anneannesi Hülya Çetinkaya ve teyzesi Filiz Kaplan’ı "tasarlayarak öldürme" suçundan iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme başkanının, "Cezaya itirazın var mı?" sorusuna sanık Altay ise "Yok" yanıtını verdi. Mahkeme heyeti, sanık ve avukatına mütalaaya karşı son savunmalarını hazırlamaları için süre vererek davayı 21 Kasım 2025 tarihine erteledi.