Yerel Haberler
Antalya
Antalya Cumhuriyet Başsavcıvekili Tabar: "16 infaz koruma memurumuz yaralandı, ciddi boyutta bir yaralanma yok" 27 Mart 2026 Cuma - 23:00:06 Antalya Cumhuriyet Başsavcıvekili Adnan Tabar, 16 infaz koruma memurunun yaralandığı kazaya ilişkin, "Ciddi boyutta bir yaralanma yok. Çevredeki hastanelere kaldırıldılar" dedi. Kaza, Döşemealtı ilçesi Akdeniz Bulvarı üzerinde saat 20.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, vardiya değişimi sonrası mesaiden çıkan infaz koruma memurlarını taşıyan Mustafa O. yönetimindeki 07 C 4119 plakalı midibüs, sağ şeritten önüne çıkan tıra çarpmamak için fren yaptı. Sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği araç, yaklaşık 2 metrelik şarampole devrildi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda ambulans, itfaiye, AFAD, UMKE ve polis ekipleri sevk edildi. Midibüste bulunan infaz koruma memurlarından 16’sı yaralandı. Yaralılar, yapılan ilk müdahalenin ardından ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırıldı. "Ciddi boyutta bir yaralanma yok" Kazaya ilişkin açıklama yapan Antalya Cumhuriyet Başsavcıvekili Adnan Tabar, "Döşemealtı ilçemizde 20.30 sıralarında cezaevi kampüsümüzdeki vardiyadan çıkan infaz koruma memurlarını şehir merkezine nakletmekte olan servis aracımız kaza yaptı. Önüne çıkan araç nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybederek şarampole devrildi. 16 infaz koruma memurumuz yaralandı. Ciddi boyutta bir yaralanma yok. Çevredeki hastanelere kaldırıldılar. Hastaneye gidip arkadaşlarımızın durumuna bakacağız. Olayla ilgili adli soruşturma başlatıldı" dedi. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
27 Mart 2026 Cuma - 17:27 Kepez Kitap Fuarı kapılarını açtı: Edebiyat dolu 10 gün başladı Antalya’nın kültür ve edebiyat vizyonuna önemli katkılar sunan Kepez Kitap Fuarı, kitapseverlere kapılarını açtı. Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen fuar, 27 Mart-5 Nisan tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak. Kepez Belediyesi’nin bu yıl "İnsan Okur" mottosuyla düzenlediği Kepez Kitap Fuarı, okurları yayınevleri ve yazarlarla buluşturdu. Kepez Kitap Fuarı, Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde saat 14.30’da düzenlenen törenle kapılarını kitapseverlere araladı. Fuarın açılış konuşmasını ev sahibi Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz gerçekleştirdi. Başkan Kocagöz, bir kentin yalnızca taşlarla değil, düşüncelerle kurulduğunu ve Kepez’in geleceğinin hep birlikte yazıldığını dile getirdi. Okuyan toplumların büyüdüğüne, düşünen toplumların geliştiğine, yazan toplumların ise kalıcı izler bıraktığına değinen Başkan Kocagöz, "İlim ve bilginin en güçlü taşıyıcısı kitaptır. Ulu önderimiz Gazi M.Kemal Atatürk kitap ve okuma sevgisini hayatın merkezine koymuş ve şöyle demişti: ‘Ben çocukken yoksuldum. 2 kuruş elime geçince bunun 1 kuruşunu kitaba verirdim eğer böyle olmasaydım bu yaptıklarımın hiçbirisini yapamazdım.’ Bu ekonomik şartlarda fuarımızda yüzlerce gencimizin kitap alabilmek için belki boğazlarından kısarak, belki otobüs parası vermemek için yürüyerek buraya geldiğini biliyoruz. Bu bize kitabın ne kadar değerli olduğunu göstermez mi? Yazarlarımızın emekleri, yayın evlerimizin emekleri bize kitabın değerini göstermez mi? Kitap, insanlığın hafızasıdır. Kitap geçmişin bilgeliğini geleceğe taşıyan en güçlü köprüdür. Kepez’de kitap yalnızca bir etkinliğin konusu değil; bir kültür meselesidir. Bizim için önemli olan fuarlar değil, okuma alışkanlığının hayatın doğal bir parçası haline gelmesidir" dedi. "Kepez’de her yerde kitap" Yazarlık atölyeleri, yazar buluşmaları etkinlikleri yanı sıra okuma alanlarının oluşturulduğunu da belirten Başkan Kocagöz, "Mobil kütüphanelerle kitabı farklı noktalara taşıdık, kare kod uygulamalarıyla sesli kitapları günlük hayatın içine dahil ettik, kitap kumbaralarıyla paylaşma kültürünü büyüttük. Yıl boyunca gerçekleştirdiğimiz söyleşiler ve kitap kulüpleriyle bu kültürü canlı tuttuk. Akdeniz Kültür ve Edebiyat Başkenti Kepez vizyonumuzla önemli bir çalıştay gerçekleştirdik. Ortaya çıkan fikirleri yalnızca bir rapor olarak bırakmadık, somut adımlara dönüştürdük" diye konuştu. "Şiir ve edebiyat yaşamın parçası" Gençlere yönelik hedeflerini de aktaran Başkan Kocagöz, "Genç yazarlar için "İlk Kitap Yarışması" düzenleyeceğiz. Genç çizerler için illüstrasyon ve çizim yarışmaları gerçekleştireceğiz. Kepez’in farklı noktalarında oluşturulacak edebiyat duvar kağıtlarıyla, şiiri ve edebiyatı gündelik yaşamın bir parçası haline getireceğiz. Hedefimiz açık: Kepez, yalnızca kitap okuyan değil, aynı zamanda yazar yetiştiren bir merkez olacak. Kepez’de hedeflenen tam olarak şudur: Bilgiyle büyüyen, kültürle güçlenen ve geleceğini kendisi yazan bir anlayış. Fuarın onur konuğu, yazıları ve konuşmalarıyla pek çok insana ilham veren Sayın Ahmet Şerif İzgören’e katkıları için teşekkür ediyorum. Kepez Belediyesi Kitap Fuarı’nın şehrimize, ülkemize ve kültür dünyasına hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Kitap fuarının onur konuğu olan Eğitimci-Yazar Ahmet Şerif İzgören de, "Burada harika bir iş yapılmış" diyerek, Kepez Kitap Fuarı’na emeği geçenlere teşekkür etti. CHP Meclis Üyesi ve Antalya Milletvekili Cavit Arı da, yazarlarla okurları buluşturan Kepez Kitap Fuarı’nın çok önemli bir fuar olduğunu dile getirdi. Kepez Kitap Fuarı’na gençlerin yoğun bir şekilde ilgi göstermesinin çok önemli olduğuna değinen Arı, gençlerin iyi bir şekilde yetişmesi, kültür seviyesinin ve bilgisinin armasının ne kadar çok kitap okunursa o kadar mümkün olabileceğini söyledi. "Kitap en değerli hazinedir" Antalya Vali Vekili Hulusi Arat da, Antalya’nın kültürel hayatına güzel bir sayfanın eklendiği Kepez Kitap Fuarı’nda bulunmanın mutluluğunu yaşadığını dile getirdi. Kitabın insanlığın binlerce yıllık birikimini taşıyan en değerli hazine olduğunu belirten Arat, "Bu fuar vesilesiyle o hazinenin kapılarını şehrimize bir kez daha açmış oluyoruz. Kepez Belediyesi’nin bu anlamlı etkinliğe ev sahipliği yapması bizleri de ayrıca gururlandırmıştır. Kepez dinamik yapısı, genç nüfusu, kültür hayata olan değerli katkılarıyla Antalya’nın en önemli ilçesidir. Kepez Antalya’nın kalbinde de önemli bir yer tutmaktadır" dedi. "Kitap okuyan çocuklar dünyaya hakim olur" Bir toplumun gücünün sadece orduları ile ölçülemeyeceğini vurgulayan Arat, "Okuyan, çalışan, öğrenen, üreten genç nüfus önemli bir zenginliktir. Bu milli güç unsuru dediğimiz faktörlerden biride; çocuklarımızı kitapla büyüterek onlara bir dünya vermektir. Kitapla iç içe yetişen çocuklar evrene hakim olur, dünyayı anlar" diyerek, tüm Antalyalıları kitap fuarına davet etti. Konuşmaların ardından fuarın ev sahibi Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, konuklarla beraber kitap fuarını gezdi. Kepez Kitap Fuarı, UNESCO tarafından verilen "Dünya Kitap Başkenti" unvanını Antalya’ya kazandırma hedefi doğrultusunda atılan önemli adımlardan biri olarak dikkat çekiyor. Kültür ve edebiyatın buluşma noktası haline gelen fuarın, bölgedeki okuma alışkanlıklarını artırması ve gençleri kitapla daha fazla buluşturması hedefleniyor. Kitapseverler, fuarı her gün ziyaret ederek hem yeni eserlerle tanışabilecek hem de edebiyat dünyasının nabzını yakından tutabilecek.
27 Mart 2026 Cuma - 17:09 "81 İlde 81 Orman" projesi ilkbahar dikimleriyle devam ediyor Türkiye İş Bankası, Orman Genel Müdürlüğü ve TEMA Vakfı iş birliğiyle yeniden hayat bulan "81 İlde 81 Orman" projesi, Türkiye’nin dört bir yanında yeni fidanları toprakla buluşturmaya devam ediyor. Doğaya nefes, canlılara yuva, geleceğe yeşil bir umut olma hedefiyle toplam 2,2 milyon fidanın yeşermesine vesile olmayı amaçlayan projenin ikinci fazında şu ana kadar 771 bin 700 fidanın dikimleri tamamlandı. 2026 yılındaki dikim törenlerinin ilk durağı Antalya oldu. Ekosistemin kritik bir parçası olan ormanlar, toprağı koruyup, havayı temizlerken sayısız canlıya ev sahipliği yapıyor. Ağaçların kök saldığı her alan, doğa için de bir nefes demek. Bu anlayışla Türkiye İş Bankası, Orman Genel Müdürlüğü ve TEMA Vakfı iş birliğiyle ilk olarak 2008-2017 yılları arasında gerçekleştirilen 81 İlde 81 Orman projesi; çocuklarımızın nefes alacağı, kuşların yuva kuracağı, toprağın can bulacağı bir geleceğe katkı sunmak amacıyla üç yıl önce yeniden hayata geçirildi. 771 bin 700 fidan geleceğe kök saldı Türkiye’nin dört bir yanında ağaçlandırma seferberliğine dönüşen "81 ilde 81 Orman" projesinde dikim yapılacak her ilin iklim koşullarına en uygun fidanlar seçiliyor ve toprağa güçlü bir şekilde kök salarak ormana dönüşmesi amaçlanıyor. Kızılçam, sedir, sarıçam, karaçam, meşe, ardıç, servi, huş dikimi yapılan fidan türlerinden yalnızca birkaçı Projenin ikinci fazında bugüne kadar 771 bin 700 fidanın dikimleri tamamlandı. Dikimler gerçekleştirildikten sonra sahaların bakımları üç yıl boyunca düzenli şekilde yapılarak, sağlıkla büyümeleri destekleniyor. Antalya’da 20 bin fidan toprakla buluşuyor Projenin yeni durağı olan Antalya’da Manavgat ilçesine bağlı Çardak köyünde tören düzenlendi. Törene Manavgat Belediye Başkan Vekili Mehmet Çiçek, Manavgat Milli Eğitim Müdürü Ali Hakan Öz, Antalya Ağaçlandırma Şube Müdürü Hasan Sarıtaş, Taşağıl Orman İşletme Müdürü İlker Öztürk, Türkiye İş Bankası Antalya Bölge Satış Müdürü Ömer Akdoğan, Türkiye İş Bankası Manavgat Şube Müdürü Emre Yaşar, TEMA Vakfı Projeler ve Kurumsal İş Birliği Bölüm Başkan Yardımcısı Mehtap Kızılkaya, TEMA Vakfı Antalya İl Temsilcisi Reyhan Erdoğan’ın yanı sıra Antalyalı öğrenciler ve bölge halkı katıldı. 81 İlde 81 Orman projesiyle, yüzde 57’si ormanlık alanlardan oluşan Antalya’nın Manavgat ilçesindeki Çardak köyünde yer alan 26 bin 400 hektarlık alanda 20 bin fidan toprakla buluşuyor. Projenin 2008-2017 yılları arasında gerçekleşen ilk aşamasında, 2010 yılında Antalya’nın Kepez ilçesindeki Kirişçiler Mevkiinde 40 bin fidan dikimi yapılmıştı. Düzenli bakımı yapılan bu alanda zamanla çeşitli canlı türleriyle ekosistem gelişmeye başladı. Yeni fidan bağışlamak ya da dikilmiş fidanları sahiplenmek mümkün Yeni ormanların hayat bulduğu proje kapsamında dikimi yapılacak 2,2 milyon fidana ilave bağışta bulunarak daha geniş ormanlık alanların oluşmasına katkı sağlamak mümkün. Ayrıca isteyenler, dikimi gerçekleştirilmiş fidanlardan birini bedelsiz olarak sahiplenebiliyor.
Antalya raylı sistem kontrolörleri uluslararası sertifika aldı
03 Ekim 2025 Cuma - 12:13 Antalya raylı sistem kontrolörleri uluslararası sertifika aldı Antalya Büyükşehir Belediyesi iştirak şirketi Antalya Ulaşım A.Ş. bünyesinde görev yapan tramvay trafik kontrolörleri, Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) belgesi almaya hak kazandı. Kent içi raylı sistem trafiğini yöneten kontrolörler, Avrupa Birliği standartlarında uluslararası geçerliliğe sahip sertifikalarına kavuştu. Kent İçi Raylı Sistemler Trafik Kontrolörü olarak görev yapan 14 personel, Avrupa Birliği standartlarında belirtilen şartlara göre gerçekleştirilen kurum içi eğitimlerini tamamladıktan sonra İstanbul Uygulamalı Gaz ve Enerji Teknolojileri Araştırma Mühendislik Sanayi ve Ticaret A.Ş. Eğitim ve Belgelendirme Şefliği (UGETAM) tarafından düzenlenen yazılı ve uygulamalı sınavlarda başarılı oldu. Eğitimleri tamamlayan trafik kontrolörlerine sertifikaları, Antalya Ulaşım A.Ş. Genel Müdürü Melih Dipova tarafından takdim edildi. "Önceliğimiz güvenli yolculuk" Belgelendirme sürecine katkı sağlayan Hafif Raylı Sistem İşletme Müdürü Gönen Aksoy ile Sistem Kalite ve Emniyet Müdürü Kaan Sarı’ya teşekkür eden Genel Müdür Melih Dipova şunları söyledi: "Her zaman önceliğimiz, yolcularımızı güvenli şekilde ulaştırmak. Burada yaptığınız iş büyük önem arz ediyor. Uluslararası geçerliliği bulunan ve en üst seviye olan 5. seviye MYK belgeleriniz hem şirketimiz hem de sizin adınıza çok kıymetli. Sizleri tebrik ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum."
Antalya’da sokak hayvanlarına 7/24 bakım ve rehabilitasyon
03 Ekim 2025 Cuma - 12:12 Antalya’da sokak hayvanlarına 7/24 bakım ve rehabilitasyon Antalya Büyükşehir Belediyesi, sokak hayvanlarının yaşam hakkını korumak amacıyla çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi’nin 2023 yılında Antalya’ya kazandırdığı Sokak Hayvanları Geçici Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi, sokakta yardıma ihtiyaç duyan can dostlara 7 gün 24 saat hizmet veriyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin, Kepez ilçesine bağlı Kirişçiler Mahallesi’nde 2023 yılında hizmete açtığı 42 bin metrekare alana sahip Türkiye’nin en modern Sokak Hayvanları Geçici Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi, sokak hayvanlarına umut oluyor. Kedi evi, köpek kulübesi, 7/24 acil kliniği, ameliyathaneler ve karantina binası gibi bölümlerin bulunduğu bakımevinde sokak hayvanlarının gerekli bakım ve tüm tedavi işlemleri gerçekleştiriyor. Tam donanımlı sokak hayvanları merkezi İhbar hattından gelen bildirimler üzerine harekete geçen ekipler hasta ya da yaralı halde sokakta kalan hayvanlara anında müdahale ediyor. Hayvan Ambulansı ile bulundukları yerden güvenle alınan hayvanlara merkezde muayene, tedavi ve rehabilitasyon süreçleri uygulanıyor. İyileşen kediler, alındıkları noktalara geri bırakılırken, köpeklerin bakımı ve takibi bakımevinde sürdürülüyor. Tam donanımlı merkezde sokak hayvanlarının tedavi, aşılama, kısırlaştırma ve rehabilitasyon süreçleri veteriner hekimlerce titizlikle yürütülüyor. Sağlığına kavuşan hayvanların güvenle yaşamlarına devam edebilmesi için sahiplendirme çalışmaları da gerçekleştiriliyor. "Yaşam kaliteleri yükseltiliyor" 2025 yılı boyunca merkezde yürütülen çalışmaların odağında kısırlaştırma, tedavi ve sahiplendirme yer aldı. Resmi kayıtlara göre 917 köpek ve 1803 kedi kısırlaştırıldı. 451 köpek ve 107 kedi yeni yuvalarına kavuştu. Yıl içinde 4 bin 887 ihbara müdahale edilirken, kedi ve köpeklere toplam 211 ortopedik operasyon gerçekleştirildi. Bu çalışmalar hem popülasyonun sağlıklı kontrolünü hem de yaralı-hasta hayvanların yaşam kalitesinin yükseltilmesini hedefliyor. "7/24 ekipler aktif" Merkezde görevli Veteriner Hekim Sezgi Karal merkezin çalışmaları hakkında bilgi verdi. Sezgi Karal, "7/24 esasına dayalı çalışan Antalya’daki tek ekibiz. İhbar hattımız üzerinden yaralı hayvanlarımızı alıp bakımevimize getiriyor, bakım ve tedavilerini gerçekleştiriyoruz. İyileşen kedileri alındıkları bölgeye geri bırakıyoruz. Köpeklerimizin bakımı ise bakımevimizde devam ediyor. Sahiplendirme süreçlerimiz her gün 14.00-16.00 arasında sürüyor. Okulları ziyaret ederek farkındalık eğitimleri veriyoruz. Çocuklar ve gençlere hayvanları nasıl koruyabiliriz, onlara karşı doğru davranışlar neler olmalıdır gibi konularda eğitimler veriyoruz. Can dostlarımız için canla başla çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.
ANTGİAD yeni döneme başlangıç yaptı
03 Ekim 2025 Cuma - 11:39 ANTGİAD yeni döneme başlangıç yaptı Antalya Genç İş İnsanları Derneği (ANTGİAD), 2025-2026 çalışma döneminin ilk Genişletilmiş Üye Toplantısını 2 Ekim akşamı bir otelde gerçekleştirdi. Toplantının ilk sunumunu ANTGİAD Genel Sekreteri Av.Neslihan Yalçın yaptı. Yalçın, yaz sezonu boyunca gerçekleştirdikleri etkinlikleri tek tek sıraladı. Yaz aylarında hem sosyalleşme, hem dinlenme hem de üyelerin kenetlenme duygusunu güçlendirici onlarca etkinlik yaptıklarını belirten Yalçın, ANTGİAD yeni sezona daha dinamik bir şekilde giriyor dedi. Açılış konuşmasını ANTGİAD Başkanı Ercan Yavaş yaptı. Toplantının konuk konuşmacısı ise ekonomist Murat Muratoğlu oldu. "Ekonomi sadece rakam değildir" Konuşmasında dünya, Türkiye ve Antalya ekonomisini değerlendiren Yavaş, küresel risklere dikkat çekerek şunları söyledi: "Yüksek faizler girişimcinin önüne duvar örüyor. Finansmana ulaşmak zor, finansman maliyetleri yüksek. Ama sadece faiz yetmez. Ekonomi, hukuk güvenliğiyle doğrudan bağlantılıdır. Borsanın ibresi şirket bilançolarına bakmalı. Oysa bizde borsa, son dakika haberleriyle yönünü şaşırıyor. Küçük yatırımcılar zarar ederken, spekülatörler kazanıyor." "Hizmet sektöründeki ölçüsüz kâr hırsı hepimizi zorluyor" Turizm ve hizmet sektöründeki fiyat dengesizliklerini eleştiren Yavaş, "Bir feribotla Yunan adasına gidip yemek yemek, Ege’de orta halli bir restorandan ucuz hale geldiyse bir yerde yanlış var demektir. Antalya’da iki kişilik hesap, Atina’da dört kişilik sofrayla eşitse bu ölçüsüz kâr hırsıdır. Bu anlayış, hem iç hem dış turizmi baltalıyor, hep birlikte bindiğimiz dalı kesiyoruz" dedi. "Öngörülebilirlik olmadan ekonomi olmaz" Emlak vergilerindeki fahiş artışlara değinen Yavaş, öngörülebilirliğin önemini şu sözlerle vurguladı: "100 bin liralık bir emlak vergisinin bir anda 1-2 milyon liraya çıkması kabul edilemez. Bu adeta bir servet vergisidir. Böyle bir uygulama sadece iş dünyasını değil, tüm toplumu yeni bir enflasyon dalgasıyla karşı karşıya bırakır. Vergi her zaman öngörülebilir olmalıdır. Bu aşırı vergi artışı mutlaka makul bir seviyeye çekilmelidir" "Her genç 18 yaşında meslek ehliyeti almalı" Yavaş, nitelikli eleman açığının iş dünyasının en büyük sorunlarından biri olduğunu belirtti. Sürekli değişen eğitim politikalarının gençleri çıkmaza sürüklediğini vurgulayan Yavaş şunları söyledi: "Her gencimiz 18 yaşına geldiğinde bir meslek ehliyetine sahip olmalı. Elektrik, yazılım, aşçılık, marangozluk fark etmez. Üniversiteye gitse de gitmese de genç ‘elimde bir meslek var’ diyebilmeli. Bu model işsizliği azaltır, üretime güç katar, gençlere özgüven verir." ANTGİAD’ın bu konuda somut adımlar attığını belirten Yavaş, yakın zamanda hayata geçirilen iş garantili meslek kursuyla ilgili, "ANTGİAD öncülüğünde İŞKUR, Halk Eğitim Merkezi, ATSO ve İNKAY işbirliğiyle açtığımız ön muhasebe kursunda 18 gencimizi seçtik. Üç ayın sonunda bu gençler ön muhasebe ehliyeti alacak, ANTGİAD üyelerimizin şirketlerinde iş garantisine kavuşacak. Üstelik kurs süresince asgari ücretleri Halk Eğitim Merkezi tarafından karşılanacak. Bu model, Türkiye’ye örnek olmalı. Bu başarı, siz değerli üyelerimizin desteğiyle mümkün oldu. Sizlerle gurur duyuyorum. ANTGİAD sizinle büyük, sizinle güçlü" ifadelerine yer verdi. "Barınma sorunu gençlerin hayallerini yıkıyor" Yavaş, gençlerin eğitim yolculuğunu doğrudan etkileyen barınma krizine de dikkat çekerek, "Hayalindeki üniversiteyi kazanacak puanı alan gencimiz artık başka şehre gidemiyor. Çünkü kira ödeyemiyor, yaşam maliyetlerini karşılayamıyor. Bunun iki sonucu var: Kent ekonomileri kan kaybedecek ve gençlerimiz hayallerinden vazgeçmek zorunda kalacak. Bu da gençlerimizde ömür boyu sürecek mesleki mutsuzluk oluşturacaktır" diye konuştu. "Planlama devletin başucu sözcüğü olmalıdır" Antalya’daki müze ve Atatürk Devlet Hastanesi süreçlerine değinen Yavaş, "Müzemiz yıkıldı, oysa etap etap yenilenebilirdi. Atatürk Devlet Hastanesi şehrin ortasında çok büyük bir ihtiyacı karşılıyor. Yeni bir merkezi hastane yapılmadan mevcut yapının yıkılması büyük plansızlıktır. Planlama her alanda bir ülkenin geleceğinin pusulasıdır. Planlama yoksa geriye sadece tesadüfler ve krizler kalır" dedi. Başkan Yavaş, 28-30 Kasım tarihlerinde Antalya’da gerçekleşecek TÜRKONFED 26. İş Dünyası Zirvesi hakkında da bilgi verdi Yavaş, "Antalya, Isparta ve Burdur iş dünyasının ortak sesi BAKSİFED’in ev sahipliğinde düzenlenecek zirvede Türkiye’nin dört bir yanından iş insanları buluşacak. ANTGİAD’ın güçlü desteği ve işbirliği ile gerçekleşecek zirve ; vizyonumuzu büyütecek, ufkumuzu genişletecek, ülkemizin geleceğine ışık tutacak tarihi bir buluşma olacak" dedi. Murat Muratoğlu’ndan Türkiye Ekonomisinin Geleceği sunumu Toplantının konuşmacı konuğu ekonomist Murat Muratoğlu, "Türkiye Ekonomisinin Geleceği" başlıklı sunumunda küresel ve ulusal ekonomik gelişmeleri değerlendirdi. Girişimcilere, iş insanlarına ve yatırımcılara çok boyutlu öngörüler sunan Muratoğlu’nun konuşması yoğun ilgiyle izlendi. 29 Ekim Cumhuriyet Balosu Konuşmasının sonunda Ercan Yavaş, ANTGİAD’ın bir sonraki buluşmasının geleneksel 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Balosu olacağını duyurarak, "Bizler Atatürk’ün ‘en büyük eserim’ dediği Cumhuriyet’in yılmaz savunucularıyız. Cumhuriyet Bayramımızda bir kez daha haykıracağız: Biz Cumhuriyetiz, biz demokrasi, özgürlük ve adaletiz. Ve Cumhuriyetimizi sonsuza kadar yaşatacağız. Ne mutlu Türküm diyene" diye konuştu. Salondan bu sözlere coşkulu alkışlar yükseldi. Yoğun katılımın olduğu ANTGİAD Genişletilmiş Üye Toplantısı, samimi bir atmosferde sona erdi.
Prof. Dr. Ömer Özkan: "Nakilde en büyük hedef riskleri azaltmak"
03 Ekim 2025 Cuma - 11:02 Prof. Dr. Ömer Özkan: "Nakilde en büyük hedef riskleri azaltmak" Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, rahim nakillerinde kullanılan ilaçların enfeksiyon ve tümör riskine yol açabileceğini belirterek, tıp dünyasının en önemli hedeflerinden birinin ilaçsız rahim nakli olduğunu söyledi. Özkan, "Bu riskleri mümkün olduğunca azaltmak gerekir. O nedenle bu ilaçların en az düzeyde, en güvenli şekilde kullanılması, hatta mümkünse hiç kullanılmadan naklin yapılabilmesi hedefleniyor" dedi. Dünyada ilk kadavradan rahim naklinin gerçekleştirildiği Akdeniz Üniversitesi, 5. Uluslararası Uterus Nakli Derneği (ISUTx) Kongresi’ne ev sahipliği yapıyor. 2-3 Ekim 2025 tarihlerinde Antalya’da düzenlenen kongrede konuşan Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, gelecekte hedeflenen ilaçsız rahim nakli konusu üzerine açıklamalarda bulundu. İlk kadavradan rahim naklini gerçekleştiren ekibin başındaki isim olan Prof. Dr. Ömer Özkan, rahim nakillerinde kullanılan ilaçların diğer organ nakillerinde kullanılanlarla aynı olduğunu belirterek şunları söyledi: "Rahim naklinde kullandığımız ilaçlar diğer organ nakillerinde kullanılan ilaçların aynısı. Rahim naklinin avantajı, kısa süreli kullanılıyor. Hayat boyu kullanılmıyor. Çocuk doğurduktan sonra ilacı kesiyorsunuz. Rahimi ne zaman çıkarırsanız o ilacı kullanmasına gerek yok. Ama bu kullandığınız 1 yıl ya da 5 yıl olabilir. Ne kadar kullanacağınız hiç belli olmaz. Ani bir enfeksiyona, tümöre yatkınlığa neden olabilir." "Çocuk sahibi olmak için riskleri azaltmak gerek" Organ naklinin yaşam kurtarıcı bir işlem olduğuna dikkat çeken Özkan, rahim naklinin ise farklı bir noktada bulunduğunu vurguladı: "Bu tabii bir kalpte, böbrekte, karaciğerde zaten olmanız gereken ameliyatlar. Ama çocuk sahibi olmak ya da hayat kalitesini artırmak amaçlı yapılan nakillerde bu riskleri mümkün olduğu kadar azaltmak gerekir. O nedenle bu ilaçların en az düzeyde, en güvenli şekilde kullanılması, hatta mümkünse hiç kullanılmadan naklin yapılabilmesi hedefleniyor." "Genetik değişiklikler önümüzdeki dönemin en önemli konusu olacak" Özkan, ilaçsız rahim nakline yönelik çalışmaların henüz erken evrede olduğunu, ancak gelecekte tıbbın en kritik alanlarından birine dönüşeceğini söyledi. Özkan, şöyle konuştu: "Önemli ama çok erken evrede. Çalışmalar daha çok genetiği değiştirilmiş hayvanlar üzerinde yapılıyor. Bunun yanında dokular üzerinde genetik değişiklik yapılması ya da farklı yöntemlerin geliştirilmesiyle de önemli mesafeler kat edilebileceğini düşünüyoruz. Bu aşamada yapılan araştırmalar erken deneysel çalışmalardır. Tıpa çok büyük faydası var, ancak şu an için hastalara bireysel olarak doğrudan fayda sağlayacak durumda olduğuna inanmıyorum. Gelecekte ise çok çok önemli gelişmeler vaat ediyor. Doku üretimi, hasarlı dokuların kurtarılması ve rejeneratif dediğimiz yeni dokuların geliştirilmesinde de çok büyük katkılar sağlayacak. Genetik değişiklikler oluşturmak, önümüzdeki dönemin en önemli konularından biri olacak." "Yüzlerce hasta bekliyor" Özkan, Antalya’nın bu alanda öncü çalışmalar yürüttüğünü ve çok sayıda hastanın nakil için sırada beklediğini de ifade ederek, "Antalya olarak bu sürecin oldukça içerisindeyiz. Mümkün olduğunca az hastaya zarar vererek, seçerek ve temkinli şekilde ilerliyoruz. Sadece yapmakla olmuyor, elde edilen tecrübeleri diğer organ nakillerine de yansıtıyoruz. Laboratuvar kısmında da çok güzel şeyler yaptığımızı düşünüyorum. Şu anda listelenmiş yüzlerce rahim nakli için bekleyen hasta var. Sağlık Bakanlığı’na verdiğimiz, her şeyi tamamlanmış, hasta çıksa yarın ameliyat olacak onlarca hasta olduğunu söyleyebilirim" dedi.
Prof. Dr. Ömer Özkan: "Nakilde en büyük hedef riskleri azaltmak"
03 Ekim 2025 Cuma - 10:55 Prof. Dr. Ömer Özkan: "Nakilde en büyük hedef riskleri azaltmak" Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, rahim nakillerinde kullanılan ilaçların enfeksiyon ve tümör riskine yol açabileceğini belirterek, tıp dünyasının en önemli hedeflerinden birinin ilaçsız rahim nakli olduğunu söyledi. Özkan, "Bu riskleri mümkün olduğunca azaltmak gerekir. O nedenle bu ilaçların en az düzeyde, en güvenli şekilde kullanılması, hatta mümkünse hiç kullanılmadan naklin yapılabilmesi hedefleniyor" dedi. Dünyada ilk kadavradan rahim naklinin gerçekleştirildiği Akdeniz Üniversitesi, 5. Uluslararası Uterus Nakli Derneği (ISUTx) Kongresi’ne ev sahipliği yapıyor. 2-3 Ekim 2025 tarihlerinde Antalya’da düzenlenen kongrede konuşan Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, gelecekte hedeflenen ilaçsız rahim nakli konusu üzerine açıklamalarda bulundu. İlk kadavradan rahim naklini gerçekleştiren ekibin başındaki isim olan Prof. Dr. Ömer Özkan, rahim nakillerinde kullanılan ilaçların diğer organ nakillerinde kullanılanlarla aynı olduğunu belirterek şunları söyledi: "Rahim naklinde kullandığımız ilaçlar diğer organ nakillerinde kullanılan ilaçların aynısı. Rahim naklinin avantajı, kısa süreli kullanılıyor. Hayat boyu kullanılmıyor. Çocuk doğurduktan sonra ilacı kesiyorsunuz. Rahimi ne zaman çıkarırsanız o ilacı kullanmasına gerek yok. Ama bu kullandığınız 1 yılda olabilir, 5 yılda olabilir. Ne kadar kullanacağınız hiç belli olmaz. Ani bir enfeksiyona, tümöre yatkınlığa neden olabilir." "Çocuk sahibi olmak için riskleri azaltmak gerek" Organ naklinin yaşam kurtarıcı bir işlem olduğuna dikkat çeken Özkan, rahim naklinin ise farklı bir noktada bulunduğunu vurguladı: "Bu tabii bir kalpte, böbrekte, karaciğerde zaten olmanız gereken ameliyatlar. Ama çocuk sahibi olmak ya da hayat kalitesini artırmak amaçlı yapılan nakillerde bu riskleri mümkün olduğu kadar azaltmak gerekir. O nedenle bu ilaçların en az düzeyde, en güvenli şekilde kullanılması, hatta mümkünse hiç kullanılmadan naklin yapılabilmesi hedefleniyor." "Genetik değişiklikler önümüzdeki dönemin en önemli konusu olacak" Prof. Dr. Ömer Özkan, ilaçsız rahim nakline yönelik çalışmaların henüz erken evrede olduğunu, ancak gelecekte tıbbın en kritik alanlarından birine dönüşeceğini söyledi. Özkan, şöyle konuştu: "Önemli ama çok erken evrede. Çalışmalar daha çok genetiği değiştirilmiş hayvanlar üzerinde yapılıyor. Bunun yanında dokular üzerinde genetik değişiklik yapılması ya da farklı yöntemlerin geliştirilmesiyle de önemli mesafeler kat edilebileceğini düşünüyoruz. Bu aşamada yapılan araştırmalar erken deneysel çalışmalardır. Tıpa çok büyük faydası var, ancak şu an için hastalara bireysel olarak doğrudan fayda sağlayacak durumda olduğuna inanmıyorum. Gelecekte ise çok çok önemli gelişmeler vaat ediyor. Doku üretimi, hasarlı dokuların kurtarılması ve rejeneratif dediğimiz yeni dokuların geliştirilmesinde de çok büyük katkılar sağlayacak. Genetik değişiklikler oluşturmak, önümüzdeki dönemin en önemli konularından biri olacak." "Yüzlerce hasta bekliyor" Özkan, Antalya’nın bu alanda öncü çalışmalar yürüttüğünü ve çok sayıda hastanın nakil için sırada beklediğini de ifade etti: "Antalya olarak bu sürecin oldukça içerisindeyiz. Mümkün olduğunca az hastaya zarar vererek, seçerek ve temkinli şekilde ilerliyoruz. Sadece yapmakla olmuyor, elde edilen tecrübeleri diğer organ nakillerine de yansıtıyoruz. Laboratuvar kısmında da çok güzel şeyler yaptığımızı düşünüyorum. Şu anda listelenmiş yüzlerce rahim nakli için bekleyen hasta var. Sağlık Bakanlığı’na verdiğimiz, her şeyi tamamlanmış, hasta çıksa yarın ameliyat olacak onlarca hasta olduğunu söyleyebilirim." (BA-