Yerel Haberler
Antalya
Isparta’da yerel kalkınma hamlesi tanıtıldı: Dört stratejik alana yatırım çağrısı 28 Mart 2026 Cumartesi - 14:19:10 Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde hazırlanan Yerel Kalkınma Hamlesi Programı’nın Isparta tanıtım toplantısı, ITSO Başkanı ve Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulu Üyesi Metin Çelik ev sahipliğinde Isparta Ticaret ve Sanayi Odası (ITSO) Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıya bölgenin kamu ve özel sektör temsilcileri yoğun ilgi gösterdi. Yerelden kalkınma vizyonu çerçevesinde hazırlanan ve Türkiye Yüzyılı Kalkınma Hamlesi’nin önemli bir ayağını oluşturan program, Isparta’nın potansiyelini temel alarak dört öncelikli yatırım alanına odaklanıyor. Toplantıda Isparta Vali Yardımcısı Adnan Tezcan Yerel Kalkınma Hamlesi teşvik sisteminin Isparta için ciddi fırsatlar barındırdığını vurgulayarak; "Önceki çalıştığımız yerlerde de kalkınma ajanslarının çok önemli işlere vesile olduğunu gördük, duyduk. Burada da BAKA’nın önemli konularda destekleri olduğunu biliyoruz. İnşallah hayırlı uğurlu olur, bereketli olur, verimli olur, faydalı olur" dedi. ITSO Başkanı Metin Çelik ise Isparta’ya özel olarak belirlenen yatırım konularının Isparta’nın potansiyelini ne denli güçlü yansıttığını bir kez daha gözler önüne serdiğini belirterek, "Gönlümden geçen bayağı bir talep olması, BAKA’yı yormamız, çalıştırmamız ki bu teşvikleri şehrimize kazandırmamız" dedi. Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) Genel Sekreteri Volkan Güler, konuşmasında Yerel Kalkınma Hamlesi’nin bölgeleri kendi güçlü yönleri üzerinden desteklediğini söylerken, programın sadece teşviklerle sınırlı olmadığını da hatırlatarak, yerel aktörlerin sürece dahil edilmesinin önemine değindi; Kamu yatırımları ve teşvik mekanizmaları elbette süreci kolaylaştırır, ancak işin asli sahibi özel sektör olacaktır. Biz Kalkınma Ajansları olarak bu sürecin kolaylaştırıcısıyız. Yatırımcılara rehberlik etmek, projelerini yönlendirmek ve başvuru süreçlerinde destek olmak bizim görevimiz. Bu noktada sanayicilerimizin ve girişimcilerimizin ilgisi belirleyici olacak. Yerelden gelen güçlü bir talep olduğu sürece, programın etkisi de katlanarak artacaktır" dedi. Son olarak, verilen desteklerin muhteviyatına da değinen Güler, "KDV istisnasından faiz desteğine, yatırım yeri tahsisinden makine desteklerine kadar çok kapsamlı bir sistem kuruldu. Bu nedenle tüm yatırımcılarımızı bu sürecin bir parçası olmaya davet ediyoruz" dedi. Isparta ili için belirlenen yatırım konularında, bölgenin tarımsal mirasını teknolojiyle buluşturan ve atıkları ekonomiye kazandıran projeler öne çıkıyor: "Gül ve Diğer Tıbbi Aromatik Bitki Özlerinden Katma Değerli Kozmetik Ürünleri ile Gıda Takviyesi Üretimi: Bölgenin simgesi olan gül ve tıbbi bitkilerin sanayiye entegrasyonu hedefleniyor. Mantar Kompostu Üretimi ve/veya Entegre Mantar İşleme Tesisi: Salamura ve konserve mantar gibi katma değerli işleme tesisleri desteklenecek. Meyve ve Atıklarından Katma Değerli Ürünler Üretimi: Meyve tozu, pektin, selüloz ve hemiselüloz üretimiyle sıfır atık ve yüksek verim amaçlanıyor. Akıllı Tarım Teknolojileri, Makineleri, Ekipmanları ve Aksamları Üretimi: GPS destekli makineler, otonom araçlar ve akıllı sulama sistemleri gibi yüksek teknolojili ekipman üretimine odaklanılacak". Başvuruların 2 Mart – 15 Mayıs 2026 tarihleri arasında yerelkalkinmahamlesi.sanayi.gov.tr adresinden alınacağı, yalnızca dijital ortamda yapılacak başvuruların detaylı fizibilite ve belge hazırlığı gerektirdiğini ifade edildi. Program sonunda soru-cevap bölümüyle devam eden toplantıda, yatırımcıların süreç hakkında merak ettiği konulara açıklık getirildi.
28 Mart 2026 Cumartesi - 12:03 Batı Antalya’da tarımsal üretim ve ticaretindeki sorunlar masaya yatırıldı Antalya ve ilçelerindeki yaş sebze ve meyve toptancı hallerini ziyaret eden İç Ticaret Genel Müdürü Adem Başar, "Sahada sorunları görerek çözüm aramak önemli" dedi. İç Ticaret Genel Müdürü Adem Başar ve TÜRKHAL (Türkiye Haller Federasyonu Başkanı) Yüksel Tavşan Kumluca’da incelemelerde bulundu. Antalya Büyükşehir belediyesi Kumluca Toptancı Haline gelen heyet önce Kumluca Yaş sebze ve meyve Komisyoncuları Derneğini, ardından Toptancı Halindeki ürününü pazarlamaya çalışan üretici ve komisyoncuları ziyaret etti. Toptancı halindeki incelemelerden sonra Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası Toplantı Salonuna geçen heyet burada sektörün paydaşları ile sorunlarını tartışarak çözüm yolları aradı. Toplantıda konuşma yapan İç Ticaret Genel Müdürü Adem Başar, "Hepinizin şirketleri var. Şirketinizin kuruluşu, ana sözleşme değişiklikleri, ticaret kanuna göre işlemlerini inceleyen ve takibini yapan genel müdürüm. Son zamanlarda e ticaretin düzenlenmesi, büyük ticaret sitelerinin düzenlenmesi, rekabet ve büyük sitelerde mal satışı veya hizmet satışı yapan KOBİ’lerin ilişkilerini düzenliyoruz. Uzun süre dayanan hububat gibi tarımsal ürünlerin standardize edilmesini inceliyoruz. Perakende ticaret kanunun işleyişini inceliyoruz. Bunun içinde sizlerle bir arada olmamızı sağlayan hal kanunu dediğimiz 5957 sayılı kanun var. Bu kadar geniş bir perspektifte görev yapmaya çalışıyoruz. Yurt içindeki ticaret ve ticareti ilgilendiren her başlıkta görev yetki ve sorumluluklarımız var. Bunu yapıyorken de iletişim ve sahada olmak önemli. Meslek kuruluşları ve sektör temsilcileriyle bir arada olmak önemlidir. Bu toplantıların önemi, toplantıya gelmeden önce sahada sıkıntıları görerek toplantıya gelmek ve hep birlikte sorunlar üzerinde tartışmak ve çözüm yollarını konuşmamız önemlidir. Bunu bugün de yarın da konuşuyor olacağız" dedi. Sebze ve meyve ticaretinin çok yönlü bir ticaret olduğuna işaret eden Başar, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Türkiye tarımsal üretimin çok yaygın olduğu bir ülkedir. Antalya bölgesi en belirgin üretimi yapsa da Türkiye’nin batısında da iç bölgede de kuzeyinde de her yerinde tarımsal üretim var. Sebze meyve üretimi var. Çok büyük bir potansiyelimiz var. Bu potansiyeli hem iç hem ihracat hem de sanayi için kullanıyoruz. Bu süreci hem genel merkez hem de yerel yönetimlerle birlikte yürütüyoruz. Devlet olarak en zor sektör olan sebze ve meyve piyasasındaki sıkıntıları 14 yıl önce görmüşüz. 2 yıldır da bazı adımları atmakta zorlanıyoruz. Çünkü sahada zorluklar var. Türkiye her geçen gün gelişen ve değişen bir ülkedir. Şartlar değiştikçe sorunlarda değişerek artıyor. Biz devlet olarak sorunların çözümüyle baş etmeye çalışıyoruz. En büyük sorunlarımızdan birisi kayıt dışı ticaret. Şartlar değiştikçe kayıt dışı da artıyor. 2018 yılından beri yeni hal kanunu konuşuyoruz. Aracınızın lastiğini veya ayakkabınız 1 yılda bir değiştirebiliyorsunuz kimse bir şey fark etmiyor ama yaş sebze ve meye günlük alınıp satılan bir şey olduğu için dikkat çekiyor. İnsanlarımız değişen fiyatlardan rahatsız oluyor. Eskiden sebze meyve mevsimseldi. Artık günümüzde mevsimsellik kalktı. 12 ay yaş ve taze sebze ve meyve tüketebiliyor. İnsanlarımız taze sebze ve meyveye talep gösterdiği sürece değişken iklim şartları ve saha şartları gerçekliğiyle karşı karşıya kalıyoruz. Her şeye rağmen vatandaşlarımızın taleplerini karşılamak için üretici, tüketici ve tedarikçilerin hakları korumak için çok yönlü çalışıyoruz." Sektörün üreticilerin gördüğü gibi çok küçük bir sistem olmadığını da dile getiren Başar; "Sebze ve meyve sektörü sadece üretim ayağından oluşmuyor. Bunun paketlemesi var. Pazarlaması var. Tüketiciye ulaştırılması var. Üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkı var. Biz üretim pazarlama ve tüketicinin tüm sorunlarını çözerek sorunsuz hale getirmek mücadele ediyoruz" ifadelerine yer verdi. Başar’a Kumluca, Finike, Antalya, Alanya Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncuları Dernek Başkanları ve Antalya Büyükşehir Belediyesi Toptancı Hal Şube Müdürü Osman Yılmaz da eşlik etti.
28 Mart 2026 Cumartesi - 11:48 AŞT Dünya Tiyatro Günü’nü üç ayrı sahnede üç farklı oyunda kutladı Antalya Büyükşehir Belediyesi Antalya Şehir Tiyatroları (AŞT) 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nü üç ayrı sahnede sahnelenen üç farklı oyunla kutladı. Farklı anlatım biçimlerini ve sahne dillerini izleyiciyle buluşturan temsiller, tiyatroseverlerin yoğun ilgisiyle karşılandı. Perdelerini açtığı ilk günden bu yana kapalı gişe sahnelenen İstanbul Efendisi müzikali, Antalya Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Doğu Garajı Kültür Merkezi Büyük Sahne’de seyirciyle buluştu. Musahipzade Celâl’in sevilen eserinden uyarlanan ve yönetmenliğini Engin Alkan’ın üstlendiği yapım; müzikal yapısı, güçlü sahne dili ve etkileyici oyunculuk performanslarıyla ilk günden bu yana coşkulu bir şekilde ilgi görmeye devam ediyor. Sahnedeki enerji, uyum ve rejisel bütünlük, izleyiciden uzun süre alkış aldı. Performans Sahne’de izleyiciyle buluşan polisler ise düzenin ayakta kalabilmesi için suça ihtiyaç duyulan absürt bir dünyayı sahneye taşıdı. Otorite ile birey arasındaki ilişkiyi ele alan oyun, çarpıcı anlatımı ve düşündüren yapısıyla öne çıktı. Yıldız Kenter Sahnesi’nde sahnelenen, yetişkinlere yönelik kukla tiyatrosu Göçmen ise; evini, geçmişini ve hayallerini bir bavula sığdırarak yola çıkanların hikâyesini anlattı. Göç olgusunu duygusal ve çarpıcı bir dille ele alan oyun, izleyici üzerinde derin bir etki bıraktı. 27 Mart Dünya Tiyatro Günü kapsamında sahnelenen bu üç yapım, tiyatronun farklı anlatım biçimlerini aynı gün içinde seyirciyle buluşturdu.
Antalya’da bir ayda 848 uyuşturucu operasyonu düzenlendi
02 Ekim 2025 Perşembe - 14:43 Antalya’da bir ayda 848 uyuşturucu operasyonu düzenlendi Eylül ayı İl Asayiş ve Güvenlik Toplantısı Antalya Valisi Hulusi Şahin başkanlığında yapıldı. Toplantının ardından Eylül ayında Antalya’da yaşanan asayiş olaylarının verilerini paylaşan Antalya Valisi Şahin, tescilli motorlu araç sayısı 1 milyon 644 bin 145 olduğunu, bunlardan 524 bin 589’unun motosiklet olduğunu belirtti. Şahin ayrıca uyuşturucuya yönelik düzenlenen 848 operasyonda 31 kg 45 gram esrar, 23 kg 308 gr bonzai, 68 kilogram skunk ve 10 kilogram kokainin ele geçirildiğini söyledi. İl Asayiş ve Güvenlik Toplantısı Antalya Valiliği’nde gerçekleştirildi. Toplantıda Antalya Valisi Hulusi Şahin’e Antalya İl Emniyet Müdürü Dr. Sabit Akın Zaimoğlu, Antalya İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Ahmet Kavukçu, Sahil Güvenlik Grup Komutanı Yarbay Tolga Coşkun eşlik etti. Antalya’nın huzur ve güvenliği için Jandarma, Emniyet ve Sahil Güvenlik bölgelerinde Eylül ayında asayiş suçlarına yönelik çalışmaları açıklayan Antalya Valisi Hulusi Şahin verileri paylaştı. Olayları aydınlatma oranı yüzde 97.55 İl genelinde 10 bin 693 olay meydana geldiğini ve bu olayların yüzde 97.55 oranında aydınlatıldığını belirten Şahin, "Bu olayların 4 bin 350’si kişilere, 5 bin 521’i mal varlığına, 157’si devlete ve millete, bin 248’s topluma karşı meydana gelmiş. 3 bin 417’si ise takibi gereken suçlar kapsamındadır. 4 bin 843 aranan şahıs yakalanmış, 756’sı tutuklanmıştır. Bu çalışmalar neticesinde 186 adet tabanca, 134 adet av tüfeği, 265 adet av tüfeği fişeği, 3 bin 265 adet fişek, 18 adet çalıntı oto, 26 adet çalıntı motosiklet, 6 adet çalıntı elektrikli bisiklet, 75 bin 400 TL değerinde döviz, 37 bin 800 TL nakit para, 837 bin 207 TL değerinde zihniyet eşyası ele geçirilmiştir" dedi. 122 kaçakçılık operasyonu yapıldı Eylül ayında yapılan uygulama ve denetimlerde il genelinde toplam 1 milyon 705 bin 234 şahıs ve 1 milyon 876 bin 334 aracın sorgulandığını belirten Vali Şahin, "Kaçakçılık ve Organize Suçlar kapsamında 88, mali suçlar 32 ve organize suçlar 2 olmak üzere 122 operasyon yapılmıştır. Operasyonlarda 199 şüpheli işlem yapılmış, 152 şahıs serbest, 19 şahıs adli kontrol, 11 şahıs göz altı, 17 şans ise tutuklanmıştır. Mali suçlar ile mücadele kapsamında rüşvet suçundan 2olayda 30 şüpheli şahsa işlem yapılmış, 14 şahıs serbest kalırken, 9 şahıs adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 7 şahıs ise tutuklanmıştır. Nitelikli dolandırıcılık suçundan bir olayda 21 şüpheli şahsa işlem yapılmış, 10 şahıs serbest, 11 şahıs gözaltı durumundadır" ifadelerini kullandı. 9 milyon 433 bin 10 adet makaron ele geçirildi Yapılan aramalarda 1 ay içerisinde toplam 9 milyon 433 bin 10 adet kaçak makaron ele geçirildiğinin altını çizen Antalya Valisi Hulusi Şahin, "392 bin 840 adet kaçak içi doldurulmuş makaron, 15 bin 694 kg kaçak tütün, 88 paket nargile tütünü, 2 bin 583 paket kaçak ısıtma tütün, 14 bin 941 paket kaçak sigara, 3 bin 74 adet kaçak elektronik sigara, 165 paket kaçak elektronik sigara likiti, bin 196 adet pro, 10 bin 32 litre kaçak alkol, 500 litre etil alkol, 238 şişe kaçak alkol, 600 adet kaçak ilaç, bin 775 adet kaçak emtia, 16 bin 130 adet kaçak eşya 133 adet kaçak cep telefonu, 493 adet sahte para, 133 adet fişek, 1 adet av tüfeği ve 81 adet tabanca ele geçirilmiştir" şeklinde konuştu. Antalya’da 133 bin 11 yabancı uyruklu şahıs var Eylül ayı içerisinde 13 göçmen kaçakçılığı operasyonu yapıldığını söyleyen Şahin, "21 şüpheli organizatör şahıs hakkında işlem yapıldı. 9 şahıs tutuklandı, 8 şahıs adli kontrol şartı aldı. 4 şahıs ise savcılık talimatına istinaden serbest bırakıldı. Yakalanan 27 düzensiz göçmen hakkında gerekli işler işlemler yapılması için Döşemealtı GÖKSEM’e teslim edildi. Mobil Göç Noktaları’nda bin 156, merkez ve dış ilçe birimlerimizde 9 bin 609 yabancı uyruklu şahıs ülkemizde yasal kalış açısından sorgulandı. Bu sorgulamalar neticesinde toplamda 37 yabancı uyruklu şahsa ikametine kayıtlı olduğu illere dönmesi yönünde tebligat yapıldı. Kayıtsız 43 yabancı uyruklu şahıs geçici barınma merkezine sevk edildi. 48 yabancı uyruklu şahıs gönüllü geri dönüş kapsamında sınır dışı edildi. 100 farklı uyluklarda yabancı uyruklu şahıs ise sınır dışı edilmek üzere GÖKSEM geri gönderme merkezine teslim edildi. İlimiz genelinde toplam 133 bin 11 yabancı uyruklu şahıs oturma ve çalışma izni alarak yasal olarak ikamet etmektedir" şeklinde konuştu. Uyuşturucuya büyük darbe Uyuşturucuyla mücadeleye yönelik 848 operasyon gerçekleştirildiğinin altını çizen Antalya Valisi Şahin, "922 şüpheli şahsa işlem yapılmış ve 79 şahıs tutuklanmıştır. 9 şahsın işlemleri devam etmektedir. Operasyonlarda 31 kg 45 gram esrar, 23 kg 308 gr bonzai, 68 kilogram skunk, 10 kilogram kokain, 7 kilogram metamfetamin, 624.3 gram eroin, 127 bin 128 adet sentetik ecza, 46 adet 10 adet kaptagon, 173 kök kenevir bitkisi ele geçirilmiştir. Ayrıca NARVAS projesi kapsamında yapılan 422 ihbarı istinaden 684 uygulama yapılmıştır. Siber suçlar gerçekleştirilen 66 operasyonda toplam 315 şüpheli şahıs sorgulanmış, 48 şahıs adli kontrol, 118 şahıs serbest, 149 şahıs bize tutuklanmıştır. 17 şahıs ise firari durumdadır" ifadelerini kullandı. Bir ayda 2 bin 594 kaza meydana geldi İl genelinde gerçekleştirilen denetimlerde 463 bin 487 sürücü denetlendiğini söyleyen Şahin, "100 bin 741 adet idari para cezası uygulanmış 3 bin 401 araç trafikten men edilmiştir. 5 e-scooter sürücüsüne ceza işlem uygulanmıştır. İl genelinde 2 bin 594 trafik kazası meydana gelmiş, bu kazalarda maalesef 13 vatandaşımızı kaybetti, 2 bin 26 vatandaşımız ise yaralandı. Korsan taşımacılık kapsamında 28 engelli araçlar için ayrılmış park yeri denetimleri kapsamında bin 250 araca cezayı işlem uygulandı. İlimizde tescilli motorlu araç sayısı 1 milyon 644 bin 145’tir. Bunların da yüzde 32’si yani 524 bin 589’u motosiklettir" dedi.
Uluslararası Altın Portakal Film Festivali "Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması’nda jüri üyeleri açıklandı
02 Ekim 2025 Perşembe - 14:01 Uluslararası Altın Portakal Film Festivali "Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması’nda jüri üyeleri açıklandı Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında gerçekleştirilecek "Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması"nın jüri üyeleri açıklandı. Yarışmanın jürileri; "Leyla Özalp, Osman Özcan ve Sezen Kayhan’dan" oluşuyor. 24 Ekim - 2 Kasım 2025 tarihleri arasında bu sene 62.’si gerçekleştirilecek Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamındaki Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması’nın jüri üyeleri açıklandı. Türkiye genelindeki 75 farklı sinema okulundan 34 projenin başvurduğu Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması’nın Ön Seçici Kurulu’nda ise yönetmen, senarist Aydın Sayman ve yönetmen Onur Güler yer aldı. Sinemanın ustaları öğrenciler için bir arada "Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması"nda jüri üyesi Leyla Özalp, 1979 ve 2004 yılları arasında, 28 uzun metraj sinema filmi, 2 belgesel, 2 televizyon dizisinde, yardımcı yönetmen, yürütücü yapımcı ve yapımcı olarak çalıştı. Türk film ve televizyon endüstrisinin aktif bir üyesi olan Özalp, 1993 yılında, Bizans döneminden günümüze; Haliç kıyısındaki tarihi semtlerin çok kültürlülüğünü ve birçok dinin birlikte barış içinde yaşamasını anlatan, "Mozaik", adlı belgeseli yönetti. 2003 yılında, görev aldığı Türk sinemasının 30 önemli yapımında kamera arkasını anlattığı, "Seni Seviyorum Sinema" adlı kitabı Remzi Kitabevi tarafından yayınlanan Özalp, 2003 yılında Uçan Süpürge Film Festivali’nin Türk sinemasında perde arkasında çalışan altı Türk kadınına ilk kez verilen, "Bilge Olgaç Başarı Ödülü"nü aldı. 2005-2007 yılları arasında çeşitli üniversitelerde, kurs ve festivallerde Film Yapımcılığı dersi veren Özalp’ın 2008 yılında Türkiye’deki film yapım sürecini anlattığı "Bir Film Yapmak" adlı kitabı İletişim Yayınları tarafından yayınlandı. Özalp, 2008 yılında ise bu kitapla 10. Anadolu Üniversitesi Eskişehir Uluslararası Film Festivali Sinema Kültürü Emek Ödülü ve "En İyi Sinema Kitabı Özel Ödülü" aldı. 2010-2011 yıllarında Türkan Şoray’ın NTV’de yaptığı "Sinema Benim Aşkım" adlı TV programının yapım danışmanlığını üstlenen Özalp, 2012 yılında NTV yayınları tarafından yayınlanan Türkan Şoray’ın "Sinema Benim Aşkım" adlı kitabının ve 2013 yılında Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayınlanan "Sinemam ve Ben" adlı kitabın editörlüğünü yaptı. 2025 yılında, 26. Eskişehir Uluslararası Film Festivali’nde Onur Ödülü alan Özalp, Atıf Yılmaz, Yavuz Turgul, Ömer Kavur, Tunç Başaran, Şerif Gören, Zeki Ökten, Başar Sabuncu, Erden Kıral, Orhan Oğuz, Ömer Uğur, Reis Çelik, Sinan Çetin, Memduh Ün, Sinem Kaplanoğlu ve Yavuz Turgul’la da çalıştı. "Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması"nda jüri üyesi Osman Özcan ise, İstanbul Yapı Meslek Lisesi yapı ressamlığı bölümünde okudu. Özcan, 1987- 2006 yılları arasında farklı atölyeler ve projelerde heykel, resim, iç mimari, sahne tasarımı, mimari ve endüstriyel tasarım alanlarında çalışmalar yürüttü. Osman Özcan aynı zamanda 1986-1998 yılları arasında bir tiyatroda oyunculuk, ışık, efekt tasarımı konularında çalıştı. 2006 yılından başlayarak tamamıyla sinema ve televizyon sektöründe, sanat tasarımı alanında çalışmaya devam eden Özcan, birçok ulusal ve uluslararası, uzun ve kısa metraj film ile Tv. dizisilerinde set dekoratörü,sanat yönetmeni ve yapım tasarımcısı olarak çalıştı. Özcan halen FST ulusal (Film ve sahne tasarımcıları derneği) ve uluslararası PCD (The Production Designers Collective) üyesi olarak görev alıyor. "Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması"nda jüri üyesi yazar, yönetmen ve akademisyen Sezen Kayhan ise Bilkent Üniversitesi’nde Arkeoloji ve Sanat Tarihi lisansının ardından Bahçeşehir Üniversitesi’nde Sinema-TV yüksek lisansını, Antwerp ve Koç Üniversiteleri’nde Film Çalışmaları ve Görsel Kültür ortak doktora programını tamamladı. Kısa filmleri Erik Zamanı (2012), Elene (2016) ve İmparatorlukta Zor Bir Gün (2019) Tribeca, BFI London, Palm Springs, Montreal World gibi prestijli festivallerde gösterilen ve ödüller alan Kayhan’ın video işleri ve resimleri İstanbul Modern başta olmak üzere çeşitli müzelerde sergilendi. Türkiye, İtalya, Amerika ve Almanya’da pek çok film, dizi ve belgeselde çalışan ve sinema ve kültür üzerine yayınları da olan Kayhan, halen Johannes Gutenberg Üniversitesi’nde öğretim üyesi ve araştırmacı olarak çalışmayı sürdürüyor. Kayhan ilk uzun metrajlı belgeseli Mor Menekşeli Kadınlar üzerinde de çalışıyor. Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması’nda "En İyi Film" seçilen öğrenci filmi 1 Kasım 2025, Cumartesi günü açıklanacak. Kazanan film, Altın Portakal heykelciğiyle ödüllendirilecek.
Prof. Dr. Özkan: "Hedefimiz ilaçsız rahim naklini yapabilmek"
02 Ekim 2025 Perşembe - 12:51 Prof. Dr. Özkan: "Hedefimiz ilaçsız rahim naklini yapabilmek" Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, rahim naklinde bağışıklık sistemini bastıran ilaçlar kullanıldığını ve bunun bebeğe de bir miktar zararı olduğunu belirterek, "Buradaki hedef ilaçsız biz bu organ naklini nasıl yapabiliriz. Günün sonunda ufak ufak adımlar var ama daha çok yolumuz var. Tabii bu ufak adımlarla sonuca eriyorsunuz en nihayetinde. Bu anlamda hem yapay organ, hem ilaçları nasıl minimalize ederiz, hep bunun üzerine çalışılıyor. Hayvandan yine insana nakiller. Bunlar birkaç çeşit üzerine gidilen yeni modeller. Her şey önce hayal kurmakla başlıyor. Hayal kuruyoruz, ondan sonra o hayal nezdinde planlar yapıp devam ediyoruz" dedi. Dünyada ilk kadavradan rahim naklinin gerçekleştirildiği Akdeniz Üniversitesi, 2-3 Ekim tarihlerinde 5. Uluslararası Uterus Nakli Derneği (ISUTx) Kongresi’ne ev sahipliği yapıyor. Dünyada 130’dan fazla rahim naklinin ve 70’in üzerinde doğumun gerçekleştiği bu alandaki en önemli bilimsel etkinliklerden biri olan kongreye yaklaşık 20 ülkeden 100’e yakın bilim adamı katıldı. Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan ve Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan’ın başkanlığındaki kongrenin sekreterliğini Prof. Dr. Nasuh Utku Doğan üstlenirken, Uluslararası Uterus Nakli Derneği Başkanı Prof. Dr. Paige Parrot ve eski başkan Prof. Dr. Sara Brucker (Almanya) da katılımcılar arasında yer aldı. Kongrede canlı ve kadavra donörden uterus nakli cerrahisi, nakil sonrası gebelik ve doğum sonuçları, fertilitenin korunması ve etik tartışmalar, immünsupresyon yönetimi, komplikasyonlar, uzun dönem takip verileri ve deneysel yaklaşımlar gibi başlıklar ele alınacak. "Uterus naklinin 15. yılı" Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, açılış öncesi yaptığı konuşmada, "Uterus naklinin 15. yılına geldik. Kongremizin bu yıl 5’incisini düzenliyoruz. Dünyanın ekspertleri burada şu anda, 20’den fazla ülkeden bir katılım var. Dünyada 130’dan fazla nakil yapıldı, gayet iyi hissediyoruz" dedi. "Dünyada 70’in üzerinde bebek doğdu" İsveç’ten Prof. Dr. Mats Brnnström ise sözlerine Antalya’daki tarihi nakli hatırlatarak başladı. Brnnström, "Aslında 2011 yılının Ağustos ayında buradaydım. Çünkü Antalya’da ilk cerrahi olarak başarılı rahim naklini burada gerçekleştirmiştiniz. Ardından ertesi yıl dünyada ilk canlı donör naklini yaptık ve 2014’te ilk doğumları elde ettik. Bugün dünyada 120’den fazla işlem yapılmış durumda ve muhtemelen 60 ya da 70’ten fazla bebek doğdu. Şu anda bu işlemi yapan yaklaşık 25 merkez var. En büyük his, aslında bir aileyi tamamladığınızı gördüğünüzde yaşanıyor; anne babaların imkânsız olduğunu düşündükleri bir çocuğa kavuştuğunu görmek" diye konuştu. "Rahim nakli dünyası Antalya’da toplandı" Uluslararası Uterus Nakli Derneği eski Başkanı Prof. Dr. Sara Brucker, kongrenin önemini şu sözlerle dile getirdi: "Biz küçük bir topluluğuz, küçük bir derneğiz fakat her yıl bir araya gelerek hem başardıklarımızı kutluyoruz hem de nereye gitmemiz gerektiğine bakıyoruz. Burada Asya’dan, Avustralya’dan, Güney Afrika’dan, Güney Amerika’dan, Kuzey Amerika’dan, Avrupa’dan gelenler var. Bugün rahim nakli dünyası Antalya’da toplanmış durumda. Bu bizim 5. kongremiz ve dünya Antalya’da Ömer, Mats Brnnström ve bir sonraki başkan olan Paige Birch ile birlikte buluşuyor. Burada bulunmak çok büyük bir onur." "Rahim naklinde en iyiler burada" Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ise şunları söyledi: "Çok heyecanlıyım. Çünkü 15. yıl. Dile kolay üzerinden 15 yıl geçmiş, çok hızlı geçti. Bu rahim naklinde dünyanın en iyileri burada, yapmak isteyen ekipler yine burada. Yaklaşık 20 ülkeden 100 katılımcımız var. Burada en önemli şey, bu bir organ nakli. Rahim naklinde immune sistemini bastıran ilaçlar kullanıyoruz. O anlamda bebeğe de elbette bir miktar zararı oluyor. Buradaki hedef ilaçsız biz bu organ naklini nasıl yapabiliriz. Günün sonunda ufak ufak adımlar var ama daha çok yolumuz var. Tabii bu ufak adımlarla sonuca eriyorsunuz en nihayetinde. Bu anlamda hem yapay organ, hem ilaçları nasıl minimalize ederiz hep bunun üzerine çalışılıyor. Hayvandan yine insana nakiller. Bunlar birkaç çeşit üzerine gidilen yeni modeller. Her şey önce hayal kurmakla başlıyor. Hayal kuruyoruz, ondan sonra o hayal nezdinde planlar yapıp devam ediyoruz. Bazen başarılı oluyoruz, bazen başarısız oluyoruz. Şu anda çok ufak adımlar ama tabii en nihayetinde bir yere varacağız. Sonuç olarak yapay organ çok da kolay bir şey değil. Şu an bunları oluşturmak, birleştirmek çok mümkün gözükmüyor. Ama bunlar ilk adımlar. Bizden sonraki nesiller belki görür. Şimdiye kadar yapılanların hepsi tartışılacak. Nerede hata yaptık, neyi daha iyi yapabilirdik? Bundan sonra nasıl daha iyi yapabiliriz? Kadınlar 5 binde bir rahimsiz doğuyor. Çok ciddi bir ihtiyaç var. Eğer rahmi yoksa hastanın bir tek yöntemi var. Ya çocuk evlat edinecek ya da kendi yumurtaları var ise rahim nakli yapılıyor. Her seferinde söylüyoruz ama eksik bir bilgi oluyor. Kaliteli yumurtası olan hastaların rahim nakli yapılıyor, kendi bebeklerini doğuruyorlar. Başkasının bebeğini doğurmuyorlar. Bunun yine altını çizelim. Bu etapta da bekleyen çok fazla hasta var, inşallah herkes günün sonunda istediği hedefe ulaşır."
MATSO’da zeytinyağı fabrikası işletmelerinin sorun ve talepleri masaya yatırıldı
02 Ekim 2025 Perşembe - 12:19 MATSO’da zeytinyağı fabrikası işletmelerinin sorun ve talepleri masaya yatırıldı MATSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör başkanlığında, zeytinyağı fabrikası işletmeciliği yapan oda üyelerinin katılımıyla toplantı gerçekleştirildi. Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Başkanı Seydi Tahsin Güngör başkanlığında, zeytinyağı fabrikası işletmeciliği yapan oda üyeleriyle sektörün sorun ve taleplerini değerlendirmek üzere toplantı gerçekleştirildi. MATSO toplantı salonunda düzenlenen toplantıya Manavgat Ziraat Odası Başkanı Rasim Metin de katıldı. Toplantıda sektörün mevcut durumu, karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri ele alınırken, işletmeciler tek tek söz alarak görüş ve taleplerini dile getirdi. Gündeme getirilen her konu üzerinde karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu. Toplantıda konuşan MATSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör, üyelerin her zaman yanında olduklarını vurgulayarak, "Üyelerimizin sektörlerinde yaşadığı sorunların çözümü, taleplerinin ilgili mercilere aktarılması ve üretimle ticaretin önündeki engellerin kaldırılması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Oda olarak bölge ekonomisine katkı sağlayan her alanda kararlılıkla çalışmaya devam edecek, üyelerimizin sesi olmayı sürdüreceğiz" dedi. "Manavgat’ın zeytin ve zeytinyağının markalaşmasını istiyoruz" Başkan Güngör, zeytin ve zeytinyağının markalaşma sürecine de dikkat çekerek şunları söyledi: "Ürünlerimizin katma değerini artırmak ve markalaşma yolunda ilerlemek için çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Hedefimiz, Manavgat’ımızın zeytin ve zeytinyağını yalnızca yerel pazarda değil, ulusal ve uluslararası pazarlarda da bilinen ve tercih edilen bir marka haline getirmektir. Bu süreçte coğrafi işaret, tanıtım ve pazarlama konularında üyelerimize her türlü desteği sağlamayı sürdüreceğiz."
Prof. Dr.  Özkan: "Hedefimiz ilaçsız rahim naklini yapabilmek"
02 Ekim 2025 Perşembe - 12:16 Prof. Dr. Özkan: "Hedefimiz ilaçsız rahim naklini yapabilmek" -Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr .Özlenen Özkan, rahim naklinde immune sistemini bastıran ilaçlar kullanıldığını, o anlamda bebeğe de elbette bir miktar zararı olduğunu belirterek " Buradaki hedef ilaçsız biz bu organ naklini nasıl yapabiliriz. Günün sonunda ufak ufak adımlar var ama daha çok yolumuz var, tabii bu ufak adımlarla sonuca eriyorsunuz en nihayetinde. Bu anlamda hem yapay organ, hem ilaçları nasıl minimalize ederiz hep bunun üzerine çalışılıyor. Hayvandan yine insana nakiller. Bunlar birkaç çeşit üzerine gidilen yeni modeller. Her şey önce hayal kurmakla başlıyor. Hayal kuruyoruz, ondan sonra o hayal nezdinde planlar yapıp devam ediyoruz" dedi. Dünyada ilk kadavradan rahim naklinin gerçekleştirildiği Akdeniz Üniversitesi, 5. Uluslararası Uterus Nakli Derneği (ISUTx) Kongresi’ne ev sahipliği yapıyor. Dünyada 130’dan fazla rahim naklinin ve 70’in üzerinde doğumun gerçekleştiği bu alandaki en önemli bilimsel etkinliklerden biri olan kongreye yaklaşık 20 ülkeden 100’e yakın bilim insanı katıldı. , Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, "Uterus naklinin 15’inci yılına geldik. Dünyanın ekspertleri burada şu an" şeklinde konuşurken, Akdeniz üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Rahim naklinde dünyanın en iyileri burada, yaklaşık 20 ülkeden 100 katılımcımız var. Hedefimiz ilaçsız rahim naklini yapabilmek" ifadelerini kullandı. 2-3 Ekim 2025 tarihlerinde düzenlenen 5. Uluslararası Uterus Nakli Derneği (ISUTx) Kongresi, Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan ve Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan’ın kongre başkanlığında gerçekleştiriliyor. Kongre sekreterliğini Prof. Dr. Nasuh Utku Doğan üstlenirken, Uluslararası Uterus Nakli Derneği Başkanı Prof. Dr. Paige Parrot ve eski başkan Prof. Dr. Sara Brucker (Almanya) da katılımcılar arasında yer aldı. Kongrede; canlı ve kadavra donörden uterus nakli cerrahisi, nakil sonrası gebelik ve doğum sonuçları, fertilitenin korunması ve etik tartışmalar, immünsupresyon yönetimi, komplikasyonlar, uzun dönem takip verileri ve deneysel yaklaşımlar gibi başlıklar ele alınıyor. "Uterus naklinin 15’inci yılı" Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, açılış öncesi yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Uterus naklinin 15’inci yılına geldik, kongremizin bu yıl 5’incisini düzenliyoruz. Dünyanın ekspertleri burada şu anda, 20’den fazla ülkeden bir katılım var. Dünyada 130’dan fazla nakil yapıldı, gayet iyi hissediyoruz." "Dünyada 70’in üzerinde bebek doğdu" İsveç’ten Prof. Dr. Mats Brnnström ise sözlerine Antalya’daki tarihi nakli hatırlatarak başladı. Mats Brnnström , "Aslında 2011 yılının Ağustos ayında buradaydım çünkü Antalya’da ilk cerrahi olarak başarılı rahim naklini burada gerçekleştirmiştiniz. Ardından ertesi yıl dünyada ilk canlı donör naklini yaptık ve 2014’te ilk doğumları elde ettik. Bugün dünyada 120’den fazla işlem yapılmış durumda ve muhtemelen 60 ya da 70’ten fazla bebek doğdu. Şu anda bu işlemi yapan yaklaşık 25 merkez var. En büyük his, aslında bir aileyi tamamladığınızı gördüğünüzde yaşanıyor; anne babaların imkânsız olduğunu düşündükleri bir çocuğa kavuştuğunu görmek" diye konuştu. "Rahim nakli dünyası Antalya’da toplandı" Uluslararası Uterus Nakli Derneği eski Başkanı Prof. Dr. Sara Brucker, kongrenin önemini şu sözlerle dile getirdi: "Biz küçük bir topluluğuz, küçük bir derneğiz, fakat her yıl bir araya gelerek hem başardıklarımızı kutluyoruz hem de nereye gitmemiz gerektiğine bakıyoruz. Burada Asya’dan, Avustralya’dan, Güney Afrika’dan, Güney Amerika’dan, Kuzey Amerika’dan, Avrupa’dan gelenler var. Bugün rahim nakli dünyası Antalya’da toplanmış durumda. Bu bizim beşinci kongremiz ve dünya, Antalya’da Ömer, Mats Brnnström ve bir sonraki başkan olan Paige Birch ile birlikte buluşuyor. Burada bulunmak çok büyük bir onur." "Rahim naklinde en iyiler burada" Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ise heyecanını şu sözlerle aktardı: "Çok heyecanlıyım çünkü 15. yıl. Dile kolay, üzerinden 15 yıl geçmiş, çok hızlı geçti. Bu rahim naklinde dünyanın en iyileri burada, yapmak isteyen ekipler yine burada. Yaklaşık 20 ülkeden 100 katılımcımız var. Burada en önemli şey, bu bir organ nakli. Rahim naklinde immune sistemini bastıran ilaçlar kullanıyoruz. O anlamda bebeğe de elbette bir miktar zararı oluyor. Buradaki hedef ilaçsız biz bu organ naklini nasıl yapabiliriz. Günün sonunda ufak ufak adımlar var ama daha çok yolumuz var, tabii bu ufak adımlarla sonuca eriyorsunuz en nihayetinde. Bu anlamda hem yapay organ, hem ilaçları nasıl minimalize ederiz hep bunun üzerine çalışılıyor. Hayvandan yine insana nakiller. Bunlar birkaç çeşit üzerine gidilen yeni modeller. Her şey önce hayal kurmakla başlıyor. Hayal kuruyoruz, ondan sonra o hayal nezdinde planlar yapıp devam ediyoruz. Bazen başarılı oluyoruz, bazen başarısız oluyoruz. Şu anda çok ufak adımlar ama tabii en nihayetinde bir yere varacağız. Sonuç olarak yapay organ çok da kolay bir şey değil. Şu an bunları oluşturmak, birleştirmek çok mümkün gözükmüyor. Ama bunlar ilk adımlar. Bizden sonraki nesiller belki görür. Şimdiye kadar yapılanların hepsi tartışılacak. Nerede hata yaptık, neyi daha iyi yapabilirdik? Bundan sonra nasıl daha iyi yapabiliriz? Kadınlar 5 binde bir rahimsiz doğuyor. Çok ciddi bir ihtiyaç var. Eğer rahmi yoksa hastanın bir tek yöntemi var. Ya çocuk evlat edinecek ya da kendi yumurtaları var ise rahim nakli yapılıyor. Her seferinde söylüyoruz ama eksik bir bilgi oluyor. Kaliteli yumurtası olan hastaların rahim nakli yapılıyor, kendi bebeklerini doğuruyorlar. Başkasının bebeğini doğurmuyorlar. Bunun yine altını çizelim. Bu etapta da çok fazla hasta var elbette bekleyen, inşallah herkes günün sonunda istediği hedefe ulaşır." (BA-