Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Antalya
Manzara keyfi hastanede son buldu
03 Nisan 2026 Cuma - 21:33:05
Antalya’nın Serik ilçesinde manzara izlemek için yol kenarında bulunan taş duvar üstünde oturan bir kişi, dengesini kaybederek yaklaşık 15 metre yükseklikten yuvarlandı. Ekiplerin operasyonuyla kurtarılan yaralı hastaneye kaldırıldı. Olay, Serik ilçesine bağlı Gebiz Mahallesi, Akçapınar Mevkiinde bulunan Çığırgan Deresi köprüsü yanında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, yol kenarında durup taş duvar üstünde oturarak manzara izlemeye başlayan Resul D. (60), bir anlık dengesini kaybetmesi sonucu yaklaşık 15 metre yükseklikten yuvarlandı. Vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye itfaiye, jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yardımıyla düştüğü yerden kurtarılan Resul D., sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Resul D.’nin hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenilirken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.
03 Nisan 2026 Cuma - 20:46
Dövüş köpeği üretip yavruların kulaklarını kesen işletmeye 323 bin TL ceza
Antalya’da bir vatandaşın, köpek üretimi yapıldığını iddia ettiği işletme hakkındaki şikayeti üzerine işletmeye 327 bin 623 TL para cezası uygulandı. Daha önce "Pitbullar üretilmesin, dövüştürülmesin" diyen vatandaşa ise 457 bin TL para cezası kesildiği öğrenildi. Kocaeli’nde yaşayan yaşam hakkı savunucusu İbrahim Kaya, Mart ayında geldiği Antalya’nın Kepez ilçesi Varsak Menderes Mahallesi’nde ormanlık alandan geçerken iri cüsseli köpekler görmesi üzerine dövüş köpeği olarak yetiştirildiklerinden şüphe ederek içeri girdi. İşletme içerisinde 20 civarında köpek ve 6-7 yavru bulunduğunu gören Kaya, üretim yapıldığını öğrendi. 26 günlük yavruların anneden ayrıldığını ve kulaklarının kesildiği fark eden İbrahim Kaya, durumu yetkililere bildirdi. İşletmecinin yavruları 30 ila 40 bin TL arasında sattığı iddiasıyla Kaya’nın şikayeti sonrası Kepez İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, işletmede denetim yaptı. Ekipler tarafından işletmeye toplam 327 bin 623 TL idari para cezası uygulanırken yaşam hakkı savunucusu İbrahim Kaya, köpeklerin üretimini ve satışını yapan şahısların bu miktarın çok daha fazlasını kazandığını, cezaların caydırıcı hale gelmesi gerektiğini belirterek, "Bu şahıs 1 ay içerisinde 43 tane yavru köpek sattığını söyledi. 43 köpek 1 milyon 300 bin TL civarında bir para yapıyor. Bu miktar parayı 1 ayda kazanan bir şahsa 323 bin TL ceza yazılması ne kadar caydırıcı. Adli ve idari para cezalarının caydırıcı şekilde arttırılmasını talep ediyoruz" dedi. Yavru köpeklerin kulakları kesilmiş Şahısların yavru köpeklerin kulaklarının kesim işleminin kendileri tarafından yapıldığını beyan ettiğini söyleyen Kaya, "Antalya Varsak Mahallesi’nde merdiven altı hayvan üretimi yapan bir şahsın adresini topladığım delillerle birlikte Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ile İlçe Tarım Müdürlüğü’ne ihbarda bulundum. Bunun üzerine buraya 323 bin TL idari para cezası kesilmiş. Burada 26 günlük yavru köpeklerin kulağının kesildiğini belgeledim. 26 günlük yavru köpeklerin kulağını bir veteriner hekim kesemez. Şahısta ‘Ben veteriner hekim çağırmıyorum. Kendim işlemlerini yapıyorum’ diyordu. Bu yavru köpeklerin karaciğerleri olgunlaşmaz. Olgunlaşmadığı içinde anestezik madde verilemez" ifadelerini kullandı. Üretim yapana 323 bin, karşı çıkana 457 bin TL ceza Annelerinden ayrılmaması ve süt emmesi gereken yavru köpeklerinin kulaklarının kesilerek işkence edildiğini vurgulayan Kaya, "Yani işkence ederek yavru köpeklerin kulağını kesiyor bu vatandaş. 3 aylık olana kadar annesinin yanında olması, süt emmesi gereken yavru köpeklerin 30 bin TL karşılığında satılmak istendiğini belgeledim. Hayvanlara işkence eden ve üreterek istismar eden bu şahsa 323 bin TL para cezası kesildi. Ben geçmiş dönemde pitbullar üretilmesin, dövüştürülmesin dediğim için bana 457 bin TL para cezası kesilmişti. Aynı zamanda bu adam köpeklerin dövüş köpeği olduğunu ve dövüş için kullanılabileceğini söylemişti. Dövüş köpeği ile de fotoğrafları var zaten sosyal medya hesabında, adli ve idari para cezalarının caydırıcı şekilde arttırılmasını talep ediyoruz" şeklinde konuştu. "Sonuna kadar mücadele edeceğiz" Merdiven altı hayvan üretimi ve dövüşü düzenleyenlerle sonuna kadar mücadele edeceklerini belirten İbrahim Kaya, "Yaşamı savunan insanlar olarak hem merdiven altı üretim yaparak geçimi sağlayan, bu şekilde istismar eden, dövüştürerek istismar eden bu canilerle sonuna kadar mücadele edeceğiz. Sokak hayvanı popülasyonunun artmasından dolayı bir yasa çıkartıldı. Fakat sokak hayvanı popülasyonu bu tarz merdiven altı üretim yapan kişiler yüzünden artıyor. Ne kadar çok satış olursa, sokağa terk etmede o kadar artıyor. Çözüm doğanı öldürmek değil, doğumu engellemek. Tarım Bakanımız hayvanlara eziyet edenlerle etkin bir şekilde mücadele edileceğini söylemişti. En çok hayvana eziyet köpekleri ve horozları dövüştürenler tarafından uygulanıyor. Bakanlık yetkililerinden de bu konuda etkin bir şekilde mücadele edilmesini bekliyoruz" dedi.
03 Nisan 2026 Cuma - 20:24
ATSO’nun 144. yılında ekonomi ve Antalya uyarısı: "Deniz trafiğimizi arttırarak, karayolu sıkışıklığımızı bir şekilde azaltalım"
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleyman, küresel gerilimlerin tarım, turizm ve sanayi üzerinde baskı oluşturduğunu belirterek, "Göç alan bir şehiriz. Fakat şehrimizi düzenlerken bu kadar trafik yoğunluğunu hiç düşünmemiştik. Antalya için istediğimiz şu; ilçeler ve şehir merkezi arasında denizimizi sadece yüzmek için kullanmayalım, serinlemek için kullanmayalım. Deniz trafiğimizi arttırarak, karayolu sıkışıklığımızı bir şekilde azaltalım" dedi. ATSO 144. Yıl Vergi ve Ali Bahar Özel Ödülleri Töreni, ATSO Atatürk Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Törende konuşan ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile eski Dışişleri Bakanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, küresel gelişmelerin ekonomi üzerindeki etkilerinden Antalya’nın üretim gücüne, turizmden altyapı ihtiyacına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Programın sonunda 144. Yıl Vergi ve Ali Bahar Özel Ödülleri sahiplerine takdim edildi. "Küresel gerilimler bugün askeri müdahalelere yol açtı" Açılış konuşmasını yapan ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, 144. yılın önemine dikkat çekerek bölgede yaşanan savaş, huzursuzluk ve gerilimlerin Türkiye ekonomisini de doğrudan etkilediğini söyledi. Hacısüleyman, "Şu anda bölgemizde cereyan eden savaş, huzursuzluk, türbülans, gerilim adına ne derseniz deyin bizleri de etkiliyor. İnşallah kısa sürede ateşkes sağlanır ve ekonomiyi etkileyen bazı konulara tekrar çözüm üretme şansımız olur. Ama görünen şu ki, ticaret savaşları olarak başlayan, gümrük tarifeleriyle başlayan gerilimler bugün askeri müdahalelere yol açtı ve şu an da dünya ekonomisinde jeopolitik riskler giderek artıyor" dedi. Artan petrol fiyatlarının üretimden ulaştırmaya, lojistikten hizmet sektörüne kadar tüm alanlarda girdi maliyetlerini yükselttiğini ifade eden Hacısüleyman, bu durumun Antalya’nın üç ana lokomotif sektörü olan tarım, turizm ve sanayiyi doğrudan etkilediğini kaydetti. Hacısüleyman, "Petrol fiyatlarının artması başlı başına bütün hizmetlerde, üretimde, ulaştırmada ve lojistikte girdi maliyetlerinin artmasına sebep oluyor. Bu da hem tarımı etkiliyor, hem turizmi etkiliyor hem de sanayiyi etkiliyor" diye konuştu. "Gübreye erişimde yaşanan sıkıntı pahalılığı artırıyor" Hacısüleyman, gübre sektöründe yaşanan küresel kısıtlamalara değinerek, "Tarımsal üretimin ana faktörlerinden bir tanesi, fidenin ve tohumun dışında gübredir. Gübre ihracatının hem Çin hem Rusya tarafından yasaklanması, gübrenin bileşenlerini oluşturan ürünlerin ve yapı taşlarının kısıtlanması Türkiye’de de tarımsal faaliyetlerde ve ürünlerde pahalılığa yol açmaya başlıyor" ifadelerini kullandı. Turizm sektörünün de savaş ve risk ortamından etkilendiğini belirten Hacısüleyman, lojistik giderleri ile sigorta maliyetlerindeki artışın paket tur fiyatlarına kadar yansıdığını söyledi. Hacısüleyman, "Turizmde lojistik dediğimiz bir unsur var. O da esas olarak taşıyıcılarımızın, uçaklarımızın yakıt fiyatlarının artmasıdır. Bu da bilet fiyatlarının artması, paket tur fiyatlarının yükselmesi anlamına geliyor. Sadece bununla kalmıyor. Savaş ve riskler sigorta maliyetlerini de artırıyor. Hem gemi taşımacılığında hem uçak taşımacılığında hem de karayolu taşımacılığında birçok maliyet yükseliyor" dedi. "Turizmin yüzde 63’ü Antalya’da gerçekleşiyor" Antalya’nın turizmdeki ağırlığına işaret eden Hacısüleyman, kentin Türkiye ekonomisi açısından taşıdığı öneme vurgu yaptı. Hacısüleyman, "Antalya turistik bir kent. Ana lokomotifi ihracat gelirleri 18 milyar dolarla ülkemizdeki başkent ve lokomotif üretici durumdadır. Türkiye’nin 150 milyon gecelemelik bir turist kapasitesi var. Bunun 95 milyonu Antalya’da gerçekleşiyor. Yani turizmin yüzde 63’ü Antalya’da gerçekleşiyor. Turizm neden ana lokomotif? Çünkü turizm her sektörden mal ve hizmet alıyor. Hepimiz turizme mal veya hizmet üretiyoruz. Ürettiğimizin fazlasını ülkemizin diğer bölgelerine gönderiyoruz. Bir kısmını da ihracat şeklinde yapılandırıyoruz. Ama bu lokomotifte en küçük bir titreme dahi herkesi etkileyebiliyor" diye konuştu. "Mart ayında başlayan huzursuzluk rezervasyon akışlarını yavaşlattı" Mart ayında başlayan huzursuzluğun rezervasyon akışlarında yavaşlamaya neden olduğunu belirten Hacısüleyman, sezon içinde tam toparlanma sağlanamaması halinde kayıpların tek haneli oranlarda hissedilebileceğini söyledi. Hacısüleyman, "Biz diliyoruz ki turizmde hiç kayıp vermeden hareket edelim. Ancak Mart ayında başlayan bu huzursuzluk rezervasyon akışlarında yavaşlamaya sebebiyet verdi. Bu yavaşlama, eğer sezon içerisinde tam toparlanma olmazsa tek haneli eksilmelere sebep olabilir. Bunlara hazırlıklı olmalıyız" dedi. Tarım, turizm ve sanayiye destek çağrısı Bu süreçte ekonomi yönetiminin sektörlere destek vermesinin önemine işaret eden Hacısüleyman, sağlanacak desteklerin ekonomiye katlanarak geri döneceğini söyledi. Hacısüleyman, "Turizm sektörünü bir şekilde destekleyebilirsek, tarım sektörümüzü bir şekilde destekleyebilirsek, sanayi sektörümüzü bir şekilde destekleyebilirsek, teşvikler oluşturabilirsek, destekler çıkarabilirsek bu alanda kat ve kat geri dönüşümüz olacak. Vereceğiniz destek boşa gitmeyecek, bize ekonomi olarak geri dönecek" ifadelerini kullandı. Yıl sonu enflasyon hedefleri ile faiz politikalarına ilişkin de değerlendirmede bulunan Hacısüleyman, yaşanan gelişmelerin ekonomik beklentiler üzerinde etkili olabileceğini vurguladı. Hacısüleyman, "Yıl sonu için hedeflediğimiz enflasyon değerlerinden bir miktar feragat etmek zorunda kalabiliriz. Yine meclis konuşmalarımızda söylediğimiz gibi faizlerin daha iyi bir ortama doğru geri gelmesi anlamında da Merkez Bankamızın alacağı kararlarda bir miktar gecikme olabilir. Bunlara da hazırlıklı olmalıyız. Beklemediğimiz bu durum bize finansmana ihtiyacımız konusunda tekrar düşünmeye sebebiyet veriyor" dedi. "Deniz trafiğini artırarak karayolu sıkışıklığını azaltalım" Antalya’nın geleceğine ilişkin yürüttükleri "Antalya 2050 vizyonu" çalışmasına da değinen Hacısüleyman, kentte nüfus ve turist sayısının hızla arttığını, ancak altyapının aynı hızla gelişmediğini söyledi. Hacısüleyman, 25 yıl önce Antalya’nın nüfusunun 1 milyon 700 bin, turist sayısının ise 3 milyon 400 bin olduğunu, bugün ise nüfusun 2 milyon 700 bine, turist sayısının da 17 milyona ulaştığını belirtti. Kentin özellikle trafik yoğunluğu açısından yeni çözümlere ihtiyaç duyduğunu ifade eden Hacısüleyman, "Göç alan bir şehiriz. Fakat şehrimizi düzenlerken bu kadar trafik yoğunluğunu hiç düşünmemiştik. Antalya için istediğimiz şu; ilçeler ve şehir merkezi arasında denizimizi sadece yüzmek için kullanmayalım, serinlemek için kullanmayalım. Deniz trafiğimizi arttırarak ve oluşturarak karayolu sıkışıklığımızı bir şekilde azaltalım. Tabii ki birçok sebep olabilir. Ama bizi en çok sıkıştıran trafik ne zaman? Yaz aylarında. O yüzden burada devlet olarak birlikte hareket edersek o zaman bunu yapma şansımız var. Çünkü yerel yönetimlerin bunlara kaynak ayırması mümkün gözükmüyor. O nedenle bunu ülkemizin, Antalya’mızın projesi olarak görmekte fayda var" dedi. Hisarcıklıoğlu: "ATSO, Avrupa’nın güçlü odalarıyla aynı standartta hizmet veriyor" TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu da, ATSO’nun Antalya’nın marka şehir haline gelmesinde çok önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Hisarcıklıoğlu, "Odamız kendini sürekli geliştirmekte, gelecek nesillere daha güçlü ve rekabetçi bir Antalya bırakmak için projeler hayata geçirmektedir. Antalya’da iş dünyamızın nabzını en iyi şekilde tutarak üyelerimizin sesine tercüman olmaktadır. Sorunlarının çözümü için devreye girmekte ve bunları sonuçlandırmaktadır" diye konuştu. KOBİ’lerin finansmana erişimini kolaylaştırmak için geçen yıl KGF kefaletli Nefes Kredisi’nin yeniden başlatıldığını hatırlatan Hisarcıklıoğlu, küresel gelişmelerin reel sektör üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu söyledi. Hisarcıklıoğlu, "Şu günlerde zor bir dönemden geçiyoruz. Kuzeyimizde ve güneyimizdeki savaşın ateşi giderek büyüyor. Küresel ekonomide belirsizlikler ve maliyetler artıyor. Tedarik zincirleri bozuluyor, öngörülebilirlik azalıyor. Enerji arzı açısından kritik önemde olan ve dünya petrol ticaretinin yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda bekleyen gemi sayısının 2 bine ulaştığı tahmin ediliyor" ifadelerini kullandı. Dünya genelinde fiyatların yükseldiğini, büyümenin yavaşladığını ve stagflasyon riskinin arttığını belirten Hisarcıklıoğlu, "Bu tür küresel şoklar kaçınılmaz olarak ülkemizi de etkiliyor. Girdi maliyetlerimiz artıyor, krediye erişim zorlaşıyor ve faizler yükseliyor. Belki de ilk defa hem yurtiçi hem de yurtdışı talebin birlikte daralacağını hesaba katmamız gerekiyor. Reel sektör olarak özellikle nakit akışını çok daha iyi yönetmemiz gerekiyor. Bilançolarımızda döviz cinsinden borç-alacak dengesinde de dikkatli olunması gerekiyor" dedi. Türkiye özel sektörünün krizlere uyum sağlama kapasitesinin yüksek olduğunu da vurgulayan Hisarcıklıoğlu, "Türkiye, dinamik, esnek ve kriz tecrübesi olan bir özel sektöre sahiptir. Bu sayede şoklara uyum sağlama kapasitesi yüksektir. Geçmişte de bunun örnekleri yaşanmıştır. Milletimiz de sakin bir tutum sergilemiş, panik hareketlere tevessül etmemiştir" diye konuştu. Çavuşoğlu:"Antalya diplomaside, bilimde ve küresel kararlarda da merkez olacak" AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu ise Antalya’nın yalnızca turizm ve tarımda değil, diplomasi, bilim ve küresel organizasyonlar bakımından da öne çıkan bir şehir olduğunu söyledi. Çavuşoğlu, "144 yıl bir şehrin ticari hafızasıdır, Antalyamızın ekonomik olarak teminatıdır. Antalya Türkiye’nin turizme açılan kapısıdır. Nisan ayında Antalya Diplomasi Forumu ile Antalya, küresel diplomasinin yeniden kalbi olacak. Ekim ayında Uluslararası Uzay Kongresi ile bilim ve teknolojinin merkezi haline gelecek. Dünyanın en büyük zirvesi KOP-31 İklim Zirvesi ile içeriden ve dışarıdan 100 bin insanın katılacağı, dünyanın geleceğine yön veren kararların alındığı bir şehir olacak" dedi. Antalya’nın ekonomik büyüklüğüne ve vergi performansına da dikkat çeken Çavuşoğlu, "Türkiye’nin altıncı büyük ekonomisiyiz. Diğer taraftan 60 bini aşkın kurumlar vergisi mükellefi ve 300 bini aşan gelir vergisi mükellefi bulunmaktadır. Bu, üretimin yaygınlığını ve ticaretin de derinliğini göstermektedir. Antalya sadece kazanan bir şehir değildir. Kazandığının karşılığını ülkesine fazlasıyla ödeyen bir şehirdir. Ve vergi kaçakçılığının en düşük olduğu illerden bir tanesidir Antalya. Antalya kendisine yapılan yatırımı fazlasıyla ülkenin ekonomisine katma değer olarak sağlayan bir şehirdir" dedi. Devletin de Antalya’nın değerinin farkında olduğunu belirten Çavuşoğlu, "Özellikle tüm bu kriz ortamında, tasarruf döneminde de Antalya’mıza hükümetimiz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yatırımları getirmek için çalışıyoruz. Antalya’nın altyapısı çok önemli. Yollar ve otoyolların yapılması ve yenilenmesi, onkoloji merkezi gibi hastaneler ve sağlık hizmetleri, genişletilen havalimanları, gençlerimize yönelik spor salonları, yurtlar, gençlik merkezleri, tarımı destekleyen göletler, barajlar ve sulama sistemleri gibi önemli yatırımları Antalya’mıza getirmek için çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya milletvekilleri, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, STK temsilcileri ve iş insanlarının katıldığı törende konuşmaların ardından ATSO 144. Yıl Vergi ve Ali Bahar Özel Ödülleri sahiplerine takdim edildi.
03 Nisan 2026 Cuma - 18:28
Başkan Kocagöz: "Bütün borçları kapattık"
Kepez Belediyesi’nin Nisan Meclisi’nde Kepez’in mali bütçesine değinen Başkan Mesut Kocagöz, "Artık Kepez’in ne esnafa ne Sosyal Güvenlik Kurumuna ne de Vergi Dairesi’ne hiçbir borcu yok. Bütün borçları kapattık" diyerek sezonun ilk yağlı güreşinin 19 Nisan’da Kepez’de yapılacağını da müjdeledi. Kepez Belediye Meclisi’nin Nisan ayı toplantısında 41 yazılı gündem maddesi görüşüldü. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz başkanlığında gerçekleşen meclis toplantısı saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Mart meclisinde alınan kararların görüşülmesi ve oylanmasının ardından Nisan ayı gündem maddelerinin görüşülmesine geçildi. Meclisin açılışında konuşan Başkan Kocagöz, MHP Genel Başkanı merhum Alparslan Türkeş ve Muhsin Yazıcıoğlu’nu rahmetle andı. Meclis salonunda, meclis üyelerine sunulan çiçeklerin belediye seralarında kurakçıl peyzaj uygulamasıyla üretildiğini bildirdi. Başkan Kocagöz, kurakçıl peyzaj uygulamalarıyla hem doğal kaynakların korunduğunu hem de estetik ve sürdürülebilir bir çevre oluşturulduğunu belirterek, sürdürülebilir bir çevre için atılan bu adımdan dolayı emekleri için belediye çalışanlarına teşekkür etti. Başkan Kocagöz, konuşması sırasında Kepez’de yapımı devam eden Otizm Parkı’nın Mayıs ayının ikinci haftasında tamamlanarak, hizmet açılacağını da bildirdi. Konuşmasını bir müjdeyle sürdüren Başkan Kocagöz, 19 Nisan’da sezonun ilk yağlı güreşinin Kepez Belediyesi tarafından yapılacağını vurguladı. Başkan Kocagöz’ün konuşmasının ardından; Belediye Meclisinin birinci ve ikinci başkan vekilleri, katip üyeleri, encümen üyeleri, Plan ve Bütçe Komisyonu, İmar Komisyonu, Mülkiyeti Değerlendirme Komisyonu, İsim Tespit Komisyonu, Kentsel Gereksinimler Komisyonu, Esnaf Sicil Takip Komisyonu, Hayvan Hakları Komisyonu ve Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’na bir yıl görev yapmak üzere üye seçimi yapıldı. Nisan meclisinde ayrıca Yağlı Güreş Düzenleyen Kentler Birliğine üye olunması, birlik tüzüğünün kabulü, birliğin doğal üyesi olan Başkan Kocagöz’ün yanı sıra 4 asil ve 2 yedek üyede işaretli oylama sistemiyle belirlendi. Meclisin 16. Maddesi olan 2025 yılı Faaliyet Raporunun görüşülmesi sırasında Başkan Kocagöz, meclis başkanlık koltuğunu 1. Başkan Vekili Veli Yılmaz’a bırakarak meclis üyelerinin yanına oturdu. Bu maddenin görüşülmesi sırasında söz alan Başkan Kocagöz, "2025 yılında gerçekleştirdiğimiz hizmet hamleleri ile Kepez ilçesi daha çağdaş daha sosyal ve daha yaşanabilir bir kent haline gelmesi için uğraş vermekteyiz. Eğitimden spora, sağlığa, kültürden çevre yatırımlarına kadar hayata geçirdiğimiz projelerle ilçe modern ve güvenli bir yaşam alanıyla buluşuyor. Hepimizin ortak değeri olan ilçemizde 105 projeyle yola çıktık. Ortak akılla hep beraber bütün meclis üyelerimizle ortaya koyduğumuz şeffaf belediyecilik anlayışıyla bugüne kadar hayata geçirdiğimiz 50 proje, ilçemiz için geleceğe atılmış bir adımdır. Yapılan çalışmalarla artık Kepez’i sel su basmıyor. Bu her şey bitmiş anlamına gelmez yine çalışmalarımız devam etmektedir" dedi. Kepez Belediyesi meclis üyeleriyle beraber gerçekleştirdikleri hizmet turunun kendisini çok memnun ettiğini, ortak akılla yürütülen Kepez’de sık sık bu çalışmalara önem vereceklerini bildirdi. Önümüzdeki günlerde Kepez’de 20 açılış yapılacağını ve 12 tane temel atma töreninin hazır olduğunu söyledi. Kepez’in mali bütçesine de değinen Başkan Kocagöz, "Artık Kepez’in ne esnafa ne Sosyal Güvenlik Kurumuna, ne de Vergi Dairesine hiçbir borcu yok. Bütün borçları kapattık. Görevi devraldığımızdaki 1 milyar 226 milyon borç sıfırlanmış durumda Bu başarı hepimizin başarısıdır. Gelir Bütçesinin gerçekleşme oranının yüzde 102.45, Gider Bütçesinin gerçekleşme oranının ise yüzde 92.33, Yatırım Bütçesinin de yıl sonu itibariyle gerçekleşme oranının yüzde 85 olduğunu bildirdi. Başkan Kocagöz, mali bütçeye yönelik açıklamalarının ardından emeği geçen herkese teşekkür etti. Faaliyet Raporunun onaylanmasının ardından Başkan Kocagöz, meclis başkanlığına geri döndü. Kepez’e 1 sağlık, 1 spor yatırımı daha Kepez’in Nisan ayı meclis toplantısında Gündoğdu Mahallesi 2480 ve 2483 Sokaklar arasında kalan mülkiyeti belediyeye ait park alanına Aile Sağlığı Merkezi yapılması, mülkiyeti Kepez Belediyesi’ne ait Kültür Mahallesi 10222 ada 6 parselin spor yatırımı için 25 yıl süre ile Gençlik ve Spor Bakanlığı adına tahsis edilmesi konusu oy birliği ile kabul edildi. Ahatlı’da 5 park isimlendirildi Mecliste Ahatlı Mahallesi’ndeki 5 park isimlendirildi. Mahalle muhtarlık binasının bulunduğu parka ‘Aydınlık Parkı’, 3142 sokak üzerindeki parka ‘Şehit Kubilay Parkı’, 3116 sokak üzerinde bulunan parka ‘Şehit Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel Parkı’, 3111 Sokak üzerinde bulunan parka ‘Güneş Parkı’, 3129 sokak üzerinde bulunan parka ‘Özgürlük Parkı’ isminin verilmesi oy birliği ile kabul edildi.
23 Eylül 2025 Salı - 11:38
Hayatını 5 farklı isimle sürdürdü, emekliliği için yeni bir umut doğdu
Antalya’da doğumunda adı ve cinsiyetinin yanlış yazdırılmasıyla başlayan hatalar zinciriyle yaşamı boyunca 5 farklı isimle anılmaya başlayan 59 yaşındaki Ersin Akbaş’ın emekli olabilmek için daha önce kayıtlara ulaşılamaması sebebiyle reddedilen davası, 1992 yılında Bağ-Kur’a kaydının olduğunu gösteren belgeyi mahkemeye sunmasıyla tekrar görülmeye başlandı.
23 Eylül 2025 Salı - 11:23
Antalya Büyükşehir’den üniversite öğrencilerine eğitim desteği
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin geçtiğimiz yıllarda üniversite öğrencilerine yönelik başlattığı eğitim desteği 2025-2026 eğitim-öğretim döneminde de devam ediyor. Üniversite öğrencileri 13 bin TL’lik eğitim desteği için başvurularını 5 Ekim’e kadar basvuru.antalya.bel.tr. adresinden yapabilecek. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Eylül ayı meclis toplantısında aldığı kararla, sosyal incelemede ihtiyaç sahibi olduğu tespit edilen yükseköğretim öğrencilerine 13 bin TL’lik eğitim desteği sağlanacak. Üniversite öğrencileri eğitim destek yardımı başvurusunu 5 Ekim 2025 tarihine kadar basvuru.antalya.bel.tr adresi üzerinden yapabilecek. Eğitim desteği için başvuracak kişilerin ikametinin Antalya olması gerekiyor. Eğitim desteğinde açık öğretim ve uzaktan öğretim başvuruları kabul edilmeyecek.
23 Eylül 2025 Salı - 11:16
Uzm. Dr. Jamala Mammadova: "Ergenlikte erken teşhisle sağlıklı bir gelecek mümkün"
Erken ergenliğin belirtilerini, risk faktörlerini ve tedavi yöntemlerini anlatan Çocuk Endokrinolojisi Uzm. Dr. Jamala Mammadova, Mammadova, "Erken tanı ve düzenli takip, çocuğun hem fiziksel hem de duygusal gelişimi için kritik öneme sahiptir" dedi. Günümüzde çocuk sağlığıyla ilgili en sık karşılaşılan durumlardan biri olan erken ergenlik, ailelerin dikkatli takibini gerektiriyor. Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bölümü’nden Uzm. Dr. Jamala Mammadova, erken ergenlik hakkında bilinmesi gerekenleri paylaştı. "Erken ergenlik 2’ye ayrılır" Uzm. Dr. Mammadova, erken ergenliğin vücudun hormon üretimindeki dengesizliklerden kaynaklandığını belirterek iki ana türe ayrıldığını söyleyerek, "Merkezi erken ergenlik, beyindeki hipotalamus ve hipofiz bezinin erken uyarılmasıyla tetiklenir. Nedenleri arasında genetik faktörler, beyin tümörleri, menenjit gibi enfeksiyonlar, baş travmaları veya doğuştan gelen anomaliler yer alır. Bazı durumlarda obezite de hipotalamusu etkileyerek erken ergenliği hızlandırabilir. Periferik erken ergenlik ise yumurtalık, testis veya böbrek üstü bezlerinden östrojen ya da testosteronun aşırı salgılanmasından kaynaklanır. Tümörler, kistler, genetik sendromlar veya hormon içeren ilaçlara maruziyet de tetikleyici olabilir" dedi. "Belirtiler cinsiyete göre değişir" "Erken ergenlik belirtileri çocuğun cinsiyetine göre farklılık gösterebilir ve genellikle yavaş başlasa da hızlı ilerleyebilir" diyen Mammadova, "Her iki cinsiyette de vücut kokusu, sivilce artışı, hızlı kemik olgunlaşması ve duygusal dalgalanmalar görülebilir. Kız çocuklarında 8 yaş öncesi göğüs gelişimi, hızlı boy uzaması, kasık veya koltuk altı kıllanması, vajinal akıntı ve 10 yaş öncesi adet görme; erkek çocuklarında ise 9 yaş öncesi testis büyümesi, penis uzaması, ses kalınlaşması, yüz kıllanması ve ereksiyonlar dikkat edilmesi gereken bulgulardır" ifadelerini kullandı. "Çocuğun psikolojisini gözlemleyin" Uzm. Dr. Mammadova, erken ergenliğin çocuğun psikolojisini de etkileyebileceğini vurgulayarak, "Tanı fizik muayene, hormon testleri, kemik yaşı röntgeni ve gerekirse beyin MR’ı gibi görüntülemeleri içerir. Aileler çocuğun duygusal durumunu da göz ardı etmemeli, bu sürecin tedavi edilebilir olduğunu çocuğa açıkça anlatmalıdır" dedi. "Tedaviye erken başlamak çok önemli" Merkezi erken ergenlikte en yaygın yöntem, hipofiz bezini baskılayarak hormon salınımını durduran GnRH analoglar olduğunu belirten Mammadova, "Bu ilaçlar genellikle aylık enjeksiyonlar şeklinde uygulanır ve çocuk normal ergenlik yaşına ulaşana kadar devam eder. Periferik tipte ise altta yatan sebep tedavi edilir örneğin tümör varsa cerrahi müdahale veya radyasyon gerekebilir. Amaç, erken kemik kapanmasını önleyerek çocuğun nihai boyunu korumak ve duygusal gelişimi desteklemektir" şeklinde konuştu. "Risk faktörlerini azaltmak mümkün" Erken ergenliği tamamen önlemek zor olsa da bazı risklerin azaltılabileceğini vurgulayan Mammadova, "Evdeki hormon içeren ilaçları çocuklardan uzak tutun, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersizle obeziteyi önleyin, plastik şişeleri ısıtmaktan kaçının. Ailede genetik yatkınlık varsa, çocukları erken yaşta endokrinolojik taramadan geçirin" dedi. "Aileler çocuklarını yargılamadan desteklemeli" Uzm. Dr. Mammadova, ailelere, "Erken ergenlik yaşayan çocuklar yaşıtlarından farklı hissedebilir; bu nedenle psikolojik destek önemlidir. Okulda öğretmenlerle iletişim kurarak çocuğun sosyal adaptasyonunu sağlayın. Tedavi sürecinde düzenli doktor ziyaretlerini aksatmayın ve çocuğun büyüme hızını takip edin. Dengeli beslenme, yeterli uyku ve stres yönetimi de genel hormonal dengeyi korur" uyarılarında bulundu.
23 Eylül 2025 Salı - 11:08
Antalya’da aronya ve böğürtlen hasadı bereketi
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Korkuteli’nin Beğiş Mahallesi’nde hayata geçirdiği sulama suyu projesiyle tarımsal üretim yeniden hayat buldu. Büyükşehir Belediyesi’nden aronya ve böğürtlen hibesi desteği alan üreticiler bu yılki hasattan büyük memnuniyet duydu. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ‘Yerelden Kalkınma’ hedefi doğrultusunda üretime ve üreticiye sağladığı destekler meyvesini veriyor. Korkuteli’nin Beğiş Mahallesi’nde hayata geçirilen "Beğiş Susuzu Sulama Projesi" ile bölge halkı kuru tarımdan meyve, yeşil ve aromatik bitki üretimine yöneldi. Büyükşehir Belediyesi’nden aronya ve böğürtlen hibesi alan üreticilerin bu yıl ki hasadı yüzleri güldürdü. "Elde edilen üretimden memnunuz" Ekonomik değeri yüksek tıbbi ve aromatik bitki üretimine teşvik etmek amacıyla üreticilerle buluşturulan aronyanın hasadı gerçekleştirildi. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görevli Ziraat Mühendisi Nida Kalkan, sulama suyu projesiyle üretimin arttığını belirterek, "Geçtiğimiz yıllarda Beğiş Mahallesi’nde üreticilerimize 450 adet aronya ve 300 adet böğürtlen hibesini gerçekleştirmiştik. Beğiş Susuzu’na suyun gelmesi ile birlikte üreticilerimize verdiğimiz aronyalar çok güzel meyve oluşturdu. Elde edilen üretimden memnunuz" dedi. "Verim beklediğimizden yüksek" Üretici Semra Akan ise Büyükşehir Belediyesi’nden hem böğürtlen hem de aronya fidanı hibesi aldığını ifade ederek, "İki yıldır aronya yetiştiriyorum. Böğürtlenlerimizin hasadını gerçekleştirdik. Yaşına göre böğürtlenden de iyi bir verim aldık ama aronyalarımız daha verimli. Fidan başına yaklaşık 1 kilogram kadar meyve alacağız. Bölgeye suyun da gelmesiyle birlikte bahçemizde damlama sulama sistemine geçtik. Gayet bereketli ve beklediğimizden fazla bir verim verdi. Hasat sonrası elde edilen mahsul ile dondurma işletmemde bu meyvenin dondurmasını üreteceğiz" diye konuştu.
23 Eylül 2025 Salı - 10:49
5 farklı isimle hayatını sürdürdü, emekliliği için yeni bir umut doğdu
Antalya’da doğumunda adı ve cinsiyetinin yanlış yazdırılmasıyla başlayan hatalar zinciriyle yaşamı boyunca 5 farklı isimle anılmaya başlayan 59 yaşındaki Ersin Akbaş’ın emekli olabilmek için daha önce kayıtlara ulaşılamaması sebebiyle reddedilen davası 1992 yılında Bağ-Kur’a kaydının olduğunu gösteren belgeyi mahkemeye sunmasıyla tekrar görülmeye başlandı. Antalya’da yaşayan ve doğduğunda Ergün ismiyle nüfus kaydına kız olarak yazılan 59 yaşındaki Ersin Akbaş hayatı boyunca farklı kurumlarda yapılan hatalar zinciriyle tam bir karmaşaya dönüştü. Nüfus kaydına yapılan itiraz çok geçmeden düzeltildi ancak yanlışlıklar okul hayatında da devam etti. İlkokul diplomasını Ersun ismiyle alan Akbaş, itiraz etti ancak ikinci kez aldığı diplomada ismi Ergin olarak yazıldı. Kendi adıyla 1986-1987 yılları arasında 18 ay askerlik görevi yapan Ersin Akbaş, 1990 yılında yaşanan Körfez kriziyle çıkan seferberlik sonrası ikinci kez askerliğe çağrılarak, ikinci askerliğini ise Ersün adıyla yaptı. 5 farklı isimle hayatını sürdürdü 59 yıl boyunca Ergün, Ersun, Ergin, Ersün ve son olarak mevcut kimliğindeki Ersin Akbaş ismiyle yaşamını sürdüren Akbaş’ın ismi sebebiyle yaşadığı sıkıntılar, sosyal güvenlik primi ödemelerinde ve iş bulma süreçlerinde de devam etti. Son olarak emeklilik hayali kuran Akbaş, avukatı aracılığıyla Antalya 9. İş Mahkemesi’ne isim tespit ve sigorta girişleri için tespit davası açtı. Zonguldak SGK’ye yazılan müzekkereye verilen cevapta, Ersin Akbaş’ın ’yanında çalıştım’ dediği annesi Şerife Akbaş’ın belirtilen tarihlerde vergi yükümlülüğüne ait bir kaydına rastlanılmadığı belirtildi. Yok denilen belgeye kendi imkanları ile ulaştı Mahkeme bilirkişinin sunmuş olduğu rapor doğrultusunda mahkeme istinaf yolu açık olmak üzere davanın reddine karar verdi. Son olarak kendi imkanları ile Zonguldak Çaycuma Vergi Dairesi’nden Ersin Akbaş ismiyle annesi yanında çalıştığına ve vergi mükellefi olduğuna dair belgeye ulaştı. Söz konusu belgede 01.05.1992 işe başlama, 31.12.1997 işi terk tarihi bulunduğu görüldü. Kendisine ulaştırılan belgeyi avukatına veren Akbaş’ın emekli olabilme hayali böylece yeniden yeşerirken, istinaf mahkemesine yapılan itiraz ile davanın yeniden görülmesine karar verildi. Geçtiğimiz günlerde davanın görülen ilk duruşmasında mahkeme kurumlardan SGK kayıt belgelerinin getirtilmesi için müzekkere yazdı. Mahkeme kurumlara müzekkere yazdı 2 ay sonraya ertelenen davanın kendileri için yeni bir umut olduğunu belirten Ersin Akbaş’ın avukatı Nuray Ertem, "Ersun beyin doğum yıllarında yapılan hata nedeniyle 5 ayrı ismin farklı kurumlarda yazılmasından kaynaklanan sebeplerle sigortalılığının ispatı, sigortalılığın başlangıç tarihi için dava açtık. Bu davada ilgili kurumlardan bize gerekli belgeler gönderilmediği, yok denilip geçiştirildiği için davamız ilk başta reddedildi. Daha sonra biz haricen temin ettik ve mahkemeye bu belgelerle birlikte yargılamanın iadesi talebinde bulunduk. Mahkemede bunları yeni delil olarak kabul etti ve yargılamanın iadesine karar verdi. En son duruşmasına girdiğimizde de yine ilgili kurumlardan SGK kayıt belgelerinin getirtilmesi için müzekkere yazdı" dedi. "Bizim için yeni bir umut doğdu" Kurumlardan gelecek olan kayıtlar ile Ersin Akbaş’ın emekliliğe hak kazandığının ispat edileceğini belirten Ertem, "Bunlara cevap verildiği takdirde Ersun beyin isminin Ersin olduğunu ve sigortalılığının başlangıç tarihinin SGK kayıtlarında görüldüğünden çok daha öncesi olduğunu ve emekliliğe hak kazandığını ispat edeceğiz. Bizim için yeni bir umut doğdu. İsim netleştirildi ama, isim değişikliği yapılmasına rağmen SGK, askerlik şubesi ve diğer kurumlardaki isimler aynı şekilde senkronize olarak düzeltilmediği için bu problem hala devam ediyor ve farklı şekillerde yansıyor" ifadelerini kullandı. İsim karmaşası nedeniyle emekli olamıyor Emekliliğinin dolmasına rağmen yaşanan isim karmaşası nedeniyle emekli olamadığını belirten Ersin Akbaş ise, "5 ismin içinde sigortayı bulmak için, sigortaları birleştirmek için uğraşıyoruz. Bütün belgeleri bulduk, avukatım mahkemeye sundu. Hatta Cumhurbaşkanlığı’na yazı yazdık, belgelerin araştırılması için. Onu da mahkeme kabul etti. Şimdi sonucunu bekliyoruz. Bundan sonraki süreç ne olur bilmiyoruz. Ama, hak için hakkaniyet, insan için insaniyet, devlet içinde merhamet istemeye başladık. Böyle yaşayan bir ölü gibi gezmek zor geliyor. 59 yaşındayım, emekliliğim doldu. Ben daha kaç sene yaşarım, kaç sene ömür biçebilirsin. Ya bugün, ya yarın ölümümüzü bekliyoruz. Dünyada yaşadık, 60 yaşına geldik, emekli bari olalım diye uğraşıyoruz" şeklinde konuştu. "15 yıl geçti emekli olamıyorum" 5 ismin düzeltilmesi yerine sadece Ersün’ün Ersin olarak düzeltildiğini söyleyen Akbaş 15 sene geçmesine rağmen emekli olamadığını söyleyerek "1984 yılında annemin yanında ben işçi olarak çalışıyordum Ersun Akbaş olarak. Nüfusun belgelerinin içinde kayboldum. Annemin yanında işçi olarak Ersun Akbaş olarak çalıştım. 1991 yılında kendi adıma vergi mükellefiydim, 1996’da toplam borcumuzu ödemek için gittik. Benim ismimin Ersün olarak değiştirildiğini gördüm. Ersin Akbaş olarak askere gittim. 2006’da Ersin Akbaş olmak için dava açtım. Davayı kazandım Çaycuma’da, ama 5 ismi düzeltmek yerine sadece Ersün’ü Ersin yaptılar. Ersun’lar kayboldu gitti. Normalde 15 yıl geçti, ama emekli olamıyoruz hala. Benim 15 senem geçti emekli olmadan" dedi.
23 Eylül 2025 Salı - 10:12
Kırmızı ışık ihlali kazaya yol açtı: 1 yaralı
Antalya’nın Manavgat ilçesinde kırmızı ışık ihlali nedeniyle kamyonet ile otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen kazada 1 kişi yaralandı. Kaza, Antalya-Alanya D-400 Karayolu Manavgat Çevreyolu Tahtakale kavşağında meydana geldi. Hüseyin Avni Akın Caddesi’nden gelip Demokrasi Bulvarı istikametine gitmekte olan Sadettin Özer idaresindeki 34 MIB 431 plakalı otomobil ile Demokrasi Bulvarı’ndan kavşağa girip Alanya yönüne seyir halinde olan Eren Bora yönetimindeki 07 AFY 212 plakalı kamyonet çarpıştı. Çevredeki güvenlik kameraları ve ilk incelemelere göre kazanın otomobilin kırmızı ışık ihlali yapması sonucu gerçekleştiği belirlendi. Çarpışmada otomobilde yolcu olarak bulunan Fildiş Özer yaralandı. Olay yerine çağrılan 112 sağlık ekibinin ilk müdahalesinin ardından yaralı, ambulansla hastaneye kaldırıldı.
23 Eylül 2025 Salı - 10:11
Manavgat’ta motosiklet ile otomobil çarpıştı: 2 yaralı
Antalya’nın Manavgat ilçesinde D-400 Karayolu üzerinde seyir halindeki motosikletin şerit değiştirirken otomobile çarpması sonucu meydana gelen kazada 2 kişi yaralandı. Kaza, Antalya-Manavgat D-400 Karayolu Süral su tesisleri önünde yaşandı. Veli K. idaresindeki motosiklet, aynı yönde ilerleyen Tunahan Y.’nin kullandığı 33 ZN 636 plakalı otomobille çarpıştı. Çarpmanın şiddetiyle yaralanan motosiklet sürücüsü Veli K. ve arkasında yolcu olarak bulunan Zehra K., 112 sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulansla Serik Devlet Hastanesine kaldırıldı. Kazanın ardından Bölge Trafik İstasyon Amirliği ekiplerince yapılan kontrolde motosikletin tescilsiz olduğu, sürücünün ehliyeti bulunmadığı ve kask takmadığı belirlendi. Sürücüye bu ihlaller nedeniyle toplam 65 bin 670 TL para cezası uygulandı.
23 Eylül 2025 Salı - 10:07
Antalya’da altın susamda hasat başladı
Antalya Manavgat’ın coğrafi işaretli ürünü olma özelliği taşıyan ve "altın" olarak anılan susamda bu yıl yaklaşık 4 bin ton rekolte bekleniyor. Hasadına başlanan, başta yağ oranıyla en kaliteli susam olma özelliğine sahip altın susamın kilosu 130-140 liradan alıcı arıyor. Manavgat’ın başta yağ oranı olmak üzere birçok özelliğiyle en kaliteli susam olma özelliğine sahip tescilli "altın susam"ın hasadına başlandı. Sarılar Mahallesi Hüseyin Efendi Caddesi üzerindeki 6 dönümlük tarlasında ürün hasadı yapan Ali Durmaz, bu yılın verimde geçen yıla göre daha iyi olduğunu belirterek, "Bu yıl ilk ektiğim ürün su altında kaldığı için doğrudan sürerek ikinci ekimi yaptım. Üzerindeki başaklar da çok iyi. İlaç ve gübre vermediğim, işçi çalıştırmadığım için yakıt ve tohum olarak toplam 6 bin lira dolayında masrafım oldu. 6 dönümden 60 dolayında gümül oluştu. Her gümülden ortalama 2 kilo yani 10’ar kilo susam olacağını tahmin ediyorum. Toplam 600 kilo susam bekliyorum. Bu yıl 130-140 liradan alıcı bulacağına inanıyorum" dedi. Ali Durmaz’ın oğlu Osman Durmaz ise, otelde muhasebeci olarak çalıştığını belirterek, "Ne yazık ki artık tarımda işçi bulamıyoruz. Şu an biz ürünümüzü imece usulü akraba ve komşularımızla kaldırıyoruz" diye konuştu. Manavgat altın susamının kilosunun geçen yıl 125 liradan satıldığı, bu yıl artan maliyetlere rağmen susamın fiyatının çok az değişmesi nedeniyle geçen yıl 45 bin dönüm alanda susam ekimi yapıldığı, 3 bin ton rekolte beklendiği belirtildi. Manavgat altın susamı, aroması ve yağı ile öne çıkan özelliğe sahip. Diğer susamların yağ oranı yüzde 40 civarında iken Manavgat’ta yetişen susamın yağ oranının yüzde 60 seviyelerinde olduğu bilimsel analizlerle de kanıtlandı. Ürün Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası’nca coğrafi işaret alınarak tescil ettirildi.
23 Eylül 2025 Salı - 10:02
Alanya’da tur otobüsüyle yolcu midibüsü çarpıştı: 2’si ağır 15 yaralı
Antalya’nın Alanya ilçesinde özel tur otobüsüyle yolcu midibüsünün çarpışması sonucu ilk belirlemelere göre 2’si ağır 15 kişi yaralandı. Yaralılar tedavi için hastanelere yönlendirildi.
23 Eylül 2025 Salı - 07:45
Alanya Belediye Başkanı Özçelik: ‘’Yangınlara karşı yeşil bant uygulaması başlatıyoruz’’
Alanya’da orman yangınlarından etkilenen mahallelerde incelemelerde bulunarak, muhtarlar ve vatandaşlarla bir araya gelen Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, evlerin çevresinde doğal bir koruma kalkanı oluşturulması için yeşil bant uygulaması başlatacaklarını belirterek, belediye ekiplerinin köyleri gezerek, vatandaşlara psikolojik destek vereceğini de söyledi. Alanya’nın Aliefendi, Kargıcak, İspatlı mahallelerinde 18 Eylül’de saat 22.00 sıralarında, 19 Eylül gecesi ise Yaylakonak, Şıhlar ve Kocaoğlanlı mahallelerinde orman yangınları çıkmıştı. Orman yangınlarından etkilenen mahallelerde incelemelerde bulunan Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, muhtarlar ve vatandaşlarla bir araya geldi. Aliefendi Mahallesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulunan ve son durum değerlendirmesi yapan Başkan Özçelik’e, Başkan Danışmanları Faruk Konukçu, Sadık Dizdaroğlu ve Nazmi Zavlak, Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı Alanya İtfaiye Gruplar Amiri Hasan Çelik, Muhtarlar Derneği Başkanı ve Aliefendi Muhtarı Rüştü Vural, Kargıcak Mahalle Muhtarı Muammer Asiltürk ile İspatlı Mahalle Muhtarı Hasan Yüksel, Fakırcalı Muhtarı Selahattin Aydoğan, Şıhlar Muhtarı Hilmi Türker eşlik etti. Özçelik vatandaşları dinledi Yangının başladığı ilk saatlerden itibaren sahada olduklarını belirten Başkan Özçelik, uğradığı mahallerde vatandaşlarla buluştu ve sorunlarını dinledi. Yangınların söndürülmesi için ilk andan itibaren alevlerle mücadele eden tüm kurum, kuruluş ve gönüllülere teşekkür eden Başkan Özçelik, Alanya Belediyesi’nin tüm imkanlarıyla halkın yanında olduğunu kaydetti. Festival bütçesi yangından zarar görenler için kullanılacak Basın açıklamasında, alınan kararları ve destek planlarını ayrıntılarıyla aktaran Başkan Özçelik, "Bu yıl 20’ncisini yapmayı planladığımız Uluslararası Alanya Caz Festivali, yangın felaketi nedeniyle iptal edilmiştir. Çünkü ciğerlerimiz yanarken eğlence yapmayı doğru bulmadık. Festival için ayrılan bütçeyi, doğrudan yangından zarar gören vatandaşlarımızın yararına kullanma kararı aldık. Önümüzdeki günlerde bu desteğin nasıl somut hale geleceğini kamuoyuyla paylaşacağız. Ayrıca AFAD’ın daha önce Manavgat yangınında uyguladığı prosedürün Alanya’da da devreye alınması için girişimler yapıldı. Antalya Büyükşehir Belediyesi ve İlçe Tarım Müdürlüğü de sera naylonu, hortum ve sulama ekipmanları gibi tarımsal zararların telafisi için destek verecek." diye konuştu. Yangınla mücadelede yeşil bant önlemi Yangınla mücadelede en önemli konulardan birinin evlerin korunması olduğuna işaret eden Başkan Özçelik, yeni bir önlem planını açıklayıp, şöyle konuştu, "Yangın sırasında alevler evlere kadar geldi. Bizim, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ve orman ekiplerinin araçlarıyla evleri korumak zorunda kaldık. Bundan sonraki süreçte evlerin çevresinde doğal bir koruma kalkanı oluşturulması için yeşil bant uygulaması başlatıyoruz. Bunun için ciddi sayıda keçiboynuzu ve zeytin ağacı temin ederek vatandaşlarımıza dağıtacağız. Halkımızdan ricamız, bu fidanları evlerinin etrafına dikerek, yangına karşı doğal bir güvenlik hattı oluşturmalarıdır. Öte yandan belediye ekiplerimiz köyleri gezerek, yangından etkilenen vatandaşlarımıza psikolojik destek verecek. Çok şükür can kaybımız yok. Hemşerilerimizle bir araya gelip dertleştik. Tarifsiz bir acı. Allah bu günleri bir daha göstermesin. Büyükşehir Belediyesi ile iş birliğiyle çalışıyoruz. Belediye olarak tüm imkanlarımızla destek veriyoruz." ifadelerini kullandı. Alanya belediyesi 350 personel ve 52 araç ile sahadaydı Yangının detayları ve süreç boyunca Alanya Belediyesi’nin yürüttüğü çalışmaları rakamlarla aktaran Başkan Özçelik, "Alanya’da meydana gelen iki ayrı orman yangını sonucunda can kaybı yaşanmamış, ancak 6 konut, 1 araç ve yaklaşık 1.000 hektar ormanlık alan zarar görmüş 226 kişi evlerinden ve işyerlerinden tahliye edilmiştir. AFAD, Orman Genel Müdürlüğü, İtfaiye, Jandarma, Emniyet, UMKE, DSİ, Karayolları, ASAT, Kızılay, Aile ve Sosyal Hizmetler, özel sektör, Vodafone, Türk Telekom, komşu illerimiz Mersin Karaman, Konya ve Isparta’dan gelen ekipler yangında görev aldı. Toplamda 1.114 personel, 2 uçak, 11 helikopter, 2 İHA ve çok sayıda kara aracı yangın süresince ve sonrasında bölgede çalışmalarını yürüttü. Belediyemiz Afet İşleri, Fen İşleri, Park ve Bahçeler, Zabıta, Sosyal Yardım, İşletme ve İştirakler, Temizlik İşleri, Makine İkmal birimlerinden toplam 350 personel ve 52 araç ile aktif müdahalelerde bulunuş, ayrıca 3 bin 300 kişilik sıcak yemek ve sosyal destek hizmetleri sağlamıştır. Kamu kurumları, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle yangın kısa sürede kontrol altına alınmış, vatandaşlarımızın tahliyesi güvenli şekilde gerçekleştirilmiştir. Önümüzdeki dönemde yaraların sarılması, fidan desteği, küçük ev onarımları, gönüllü itfaiye timleri ve altyapı çalışmaları belediyemiz tarafından öncelikli olarak sürdürülecektir" dedi.
22 Eylül 2025 Pazartesi - 18:02
Manavgat Belediyesi Kent Tiyatrosu oyuncu adayı sınavı başvuruları başladı
Manavgat Belediyesi Kent Tiyatrosu, yeni sezon için kadrosuna katılacak oyuncu adaylarını belirlemek üzere sınav sürecini başlattı. Tiyatroya gönül veren, sahne heyecanını yaşamak isteyen ve yeteneklerini geliştirmeyi hedefleyen 18 yaş üzeri tüm vatandaşlar, 22-30 Eylül 2025 tarihleri arasında Atatürk Kültür Merkezi’nden ya da www.manavgat.bel.tr adresi üzerinden başvuru yapabilecek. Oyuncu adayları için seçmeler 1-5 Ekim 2025 tarihleri arasında Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Seçmelerde adaylar, dört farklı aşamada değerlendirilecek. Değerlendirmede başarılı olan adaylar, Kent Tiyatrosu ekibine katılma şansı elde edecek. Tiratlar belirlendi Seçmelerde adayların sahneleyeceği tiratlar da belli oldu. Kadın oyuncu adayları, "Holden’in Külkedileri" (Abdullah Öztürk) ve "Kız Kurusu Gül Hanım" (Federico Garcia Lorca) oyunlarından birini sahneleyecek. Erkek oyuncu adayları ise "Güldürü Üstüne Aldatma ya da Tam Tersi" (Ahmet Önel) ve "Biraz Gelir Misiniz?" (Aziz Nesin) oyunlarından seçecekleri bir tiratla sınavda sahne alacak.
22 Eylül 2025 Pazartesi - 17:29
Kepez Belediyesi, Alzheimer hastalarını unutmadı
Kepez Belediyesi, Dünya Alzheimer Farkındalık Günü’nde "Geçmişin İzinde, Hatıraların Peşinde" temasıyla Alzheimer hastaları ve hasta yakınlarını Dokumapark’ta bir araya getirdi. Etkinlikte düzenlenen müze gezileri ve atölye çalışmalarıyla hem geçmişin izleri yeniden canlandırıldı hem de Alzheimer’da erken tanının önemi vurgulandı. Kepez Belediyesi, Alzheimer Farkındalık Günü’nde, "Geçmişin İzinde, Hatıraların Peşinde" temasıyla düzenlediği etkinlikte Alzheimer hastaları ve hasta yakınları Dokumapark’ta bir araya getirdi. Katılımcılar, hem geçmişle bağ kurdukları müze ziyaretlerine katıldı hem de zihinsel ve duygusal gelişimi destekleyen atölye çalışmalarıyla keyifli vakit geçirdi. İlk olarak, geçmişin izlerini taşıyan ve çocukluk hatıralarının canlandırdığı Anadolu Oyuncak Müzesi gezildi. Renkli ve nostaljik oyuncakların yer aldığı müzede Alzheimer hastalarının hatıralarla bağ kurmaları, geçmişe dair hatıralarını tazelemeleri hedeflendi. Ardından katılımcılar, Bir Zamanlar Antalya Müzesi’ni ziyaret etti. Kentin sosyal ve kültürel geçmişini gözler önüne seren müze, özellikle yaşlı bireylerde belleği tetikleyici unsurlar barındırmasıyla dikkat çekti. Müze gezilerinde geçmiş dönemlere dair anlatılar ve hatıralar paylaşıldı. Etkinliğin üçüncü bölümünde ise atölye çalışmaları gerçekleştirildi. Alzheimer hastaları ve yakınları için düzenlenen boyama atölyesi, hem hafıza becerilerini destekleyici hem de rahatlatıcı bir faaliyet olarak büyük ilgi gördü. Renklerin ve çizimlerin buluştuğu bu çalışmada, katılımcılar hem eğlendi hem de birbirleriyle sosyal etkileşim kurma imkanı buldu. Alzheimer, çağın hastalığı Kepez Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü Dr. Vahap Alagöz de etkinliğe katılarak Alzheimer hastalığına yönelik farkındalık oluşturmanın önemine dikkat çekti. Dr. Alagöz, "Alzheimer, çağın bir hastalığı Biz de hasta ve yakınlarını bilgilendirmek amacıyla çeşitli etkinlikler düzenliyoruz. Ayrıca, hasta yakınları için 23 Eylül Salı günü saat 15.00’da Dokumapark Antalya Bilim Merkezi’nde bir seminer gerçekleştireceğiz. Bu seminerde Alzheimer hastalığını tanıma, hastalarla etkili iletişim kurma yöntemleri ve bakım süreçleri hakkında bilgilendirici içerikler paylaşacağız. Tüm hasta yakınlarını seminerimize bekliyoruz" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder