Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Antalya
Manzara keyfi hastanede son buldu
03 Nisan 2026 Cuma - 21:33:05
Antalya’nın Serik ilçesinde manzara izlemek için yol kenarında bulunan taş duvar üstünde oturan bir kişi, dengesini kaybederek yaklaşık 15 metre yükseklikten yuvarlandı. Ekiplerin operasyonuyla kurtarılan yaralı hastaneye kaldırıldı. Olay, Serik ilçesine bağlı Gebiz Mahallesi, Akçapınar Mevkiinde bulunan Çığırgan Deresi köprüsü yanında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, yol kenarında durup taş duvar üstünde oturarak manzara izlemeye başlayan Resul D. (60), bir anlık dengesini kaybetmesi sonucu yaklaşık 15 metre yükseklikten yuvarlandı. Vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye itfaiye, jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yardımıyla düştüğü yerden kurtarılan Resul D., sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Resul D.’nin hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenilirken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.
03 Nisan 2026 Cuma - 20:46
Dövüş köpeği üretip yavruların kulaklarını kesen işletmeye 323 bin TL ceza
Antalya’da bir vatandaşın, köpek üretimi yapıldığını iddia ettiği işletme hakkındaki şikayeti üzerine işletmeye 327 bin 623 TL para cezası uygulandı. Daha önce "Pitbullar üretilmesin, dövüştürülmesin" diyen vatandaşa ise 457 bin TL para cezası kesildiği öğrenildi. Kocaeli’nde yaşayan yaşam hakkı savunucusu İbrahim Kaya, Mart ayında geldiği Antalya’nın Kepez ilçesi Varsak Menderes Mahallesi’nde ormanlık alandan geçerken iri cüsseli köpekler görmesi üzerine dövüş köpeği olarak yetiştirildiklerinden şüphe ederek içeri girdi. İşletme içerisinde 20 civarında köpek ve 6-7 yavru bulunduğunu gören Kaya, üretim yapıldığını öğrendi. 26 günlük yavruların anneden ayrıldığını ve kulaklarının kesildiği fark eden İbrahim Kaya, durumu yetkililere bildirdi. İşletmecinin yavruları 30 ila 40 bin TL arasında sattığı iddiasıyla Kaya’nın şikayeti sonrası Kepez İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, işletmede denetim yaptı. Ekipler tarafından işletmeye toplam 327 bin 623 TL idari para cezası uygulanırken yaşam hakkı savunucusu İbrahim Kaya, köpeklerin üretimini ve satışını yapan şahısların bu miktarın çok daha fazlasını kazandığını, cezaların caydırıcı hale gelmesi gerektiğini belirterek, "Bu şahıs 1 ay içerisinde 43 tane yavru köpek sattığını söyledi. 43 köpek 1 milyon 300 bin TL civarında bir para yapıyor. Bu miktar parayı 1 ayda kazanan bir şahsa 323 bin TL ceza yazılması ne kadar caydırıcı. Adli ve idari para cezalarının caydırıcı şekilde arttırılmasını talep ediyoruz" dedi. Yavru köpeklerin kulakları kesilmiş Şahısların yavru köpeklerin kulaklarının kesim işleminin kendileri tarafından yapıldığını beyan ettiğini söyleyen Kaya, "Antalya Varsak Mahallesi’nde merdiven altı hayvan üretimi yapan bir şahsın adresini topladığım delillerle birlikte Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ile İlçe Tarım Müdürlüğü’ne ihbarda bulundum. Bunun üzerine buraya 323 bin TL idari para cezası kesilmiş. Burada 26 günlük yavru köpeklerin kulağının kesildiğini belgeledim. 26 günlük yavru köpeklerin kulağını bir veteriner hekim kesemez. Şahısta ‘Ben veteriner hekim çağırmıyorum. Kendim işlemlerini yapıyorum’ diyordu. Bu yavru köpeklerin karaciğerleri olgunlaşmaz. Olgunlaşmadığı içinde anestezik madde verilemez" ifadelerini kullandı. Üretim yapana 323 bin, karşı çıkana 457 bin TL ceza Annelerinden ayrılmaması ve süt emmesi gereken yavru köpeklerinin kulaklarının kesilerek işkence edildiğini vurgulayan Kaya, "Yani işkence ederek yavru köpeklerin kulağını kesiyor bu vatandaş. 3 aylık olana kadar annesinin yanında olması, süt emmesi gereken yavru köpeklerin 30 bin TL karşılığında satılmak istendiğini belgeledim. Hayvanlara işkence eden ve üreterek istismar eden bu şahsa 323 bin TL para cezası kesildi. Ben geçmiş dönemde pitbullar üretilmesin, dövüştürülmesin dediğim için bana 457 bin TL para cezası kesilmişti. Aynı zamanda bu adam köpeklerin dövüş köpeği olduğunu ve dövüş için kullanılabileceğini söylemişti. Dövüş köpeği ile de fotoğrafları var zaten sosyal medya hesabında, adli ve idari para cezalarının caydırıcı şekilde arttırılmasını talep ediyoruz" şeklinde konuştu. "Sonuna kadar mücadele edeceğiz" Merdiven altı hayvan üretimi ve dövüşü düzenleyenlerle sonuna kadar mücadele edeceklerini belirten İbrahim Kaya, "Yaşamı savunan insanlar olarak hem merdiven altı üretim yaparak geçimi sağlayan, bu şekilde istismar eden, dövüştürerek istismar eden bu canilerle sonuna kadar mücadele edeceğiz. Sokak hayvanı popülasyonunun artmasından dolayı bir yasa çıkartıldı. Fakat sokak hayvanı popülasyonu bu tarz merdiven altı üretim yapan kişiler yüzünden artıyor. Ne kadar çok satış olursa, sokağa terk etmede o kadar artıyor. Çözüm doğanı öldürmek değil, doğumu engellemek. Tarım Bakanımız hayvanlara eziyet edenlerle etkin bir şekilde mücadele edileceğini söylemişti. En çok hayvana eziyet köpekleri ve horozları dövüştürenler tarafından uygulanıyor. Bakanlık yetkililerinden de bu konuda etkin bir şekilde mücadele edilmesini bekliyoruz" dedi.
03 Nisan 2026 Cuma - 20:24
ATSO’nun 144. yılında ekonomi ve Antalya uyarısı: "Deniz trafiğimizi arttırarak, karayolu sıkışıklığımızı bir şekilde azaltalım"
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleyman, küresel gerilimlerin tarım, turizm ve sanayi üzerinde baskı oluşturduğunu belirterek, "Göç alan bir şehiriz. Fakat şehrimizi düzenlerken bu kadar trafik yoğunluğunu hiç düşünmemiştik. Antalya için istediğimiz şu; ilçeler ve şehir merkezi arasında denizimizi sadece yüzmek için kullanmayalım, serinlemek için kullanmayalım. Deniz trafiğimizi arttırarak, karayolu sıkışıklığımızı bir şekilde azaltalım" dedi. ATSO 144. Yıl Vergi ve Ali Bahar Özel Ödülleri Töreni, ATSO Atatürk Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Törende konuşan ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile eski Dışişleri Bakanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, küresel gelişmelerin ekonomi üzerindeki etkilerinden Antalya’nın üretim gücüne, turizmden altyapı ihtiyacına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Programın sonunda 144. Yıl Vergi ve Ali Bahar Özel Ödülleri sahiplerine takdim edildi. "Küresel gerilimler bugün askeri müdahalelere yol açtı" Açılış konuşmasını yapan ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, 144. yılın önemine dikkat çekerek bölgede yaşanan savaş, huzursuzluk ve gerilimlerin Türkiye ekonomisini de doğrudan etkilediğini söyledi. Hacısüleyman, "Şu anda bölgemizde cereyan eden savaş, huzursuzluk, türbülans, gerilim adına ne derseniz deyin bizleri de etkiliyor. İnşallah kısa sürede ateşkes sağlanır ve ekonomiyi etkileyen bazı konulara tekrar çözüm üretme şansımız olur. Ama görünen şu ki, ticaret savaşları olarak başlayan, gümrük tarifeleriyle başlayan gerilimler bugün askeri müdahalelere yol açtı ve şu an da dünya ekonomisinde jeopolitik riskler giderek artıyor" dedi. Artan petrol fiyatlarının üretimden ulaştırmaya, lojistikten hizmet sektörüne kadar tüm alanlarda girdi maliyetlerini yükselttiğini ifade eden Hacısüleyman, bu durumun Antalya’nın üç ana lokomotif sektörü olan tarım, turizm ve sanayiyi doğrudan etkilediğini kaydetti. Hacısüleyman, "Petrol fiyatlarının artması başlı başına bütün hizmetlerde, üretimde, ulaştırmada ve lojistikte girdi maliyetlerinin artmasına sebep oluyor. Bu da hem tarımı etkiliyor, hem turizmi etkiliyor hem de sanayiyi etkiliyor" diye konuştu. "Gübreye erişimde yaşanan sıkıntı pahalılığı artırıyor" Hacısüleyman, gübre sektöründe yaşanan küresel kısıtlamalara değinerek, "Tarımsal üretimin ana faktörlerinden bir tanesi, fidenin ve tohumun dışında gübredir. Gübre ihracatının hem Çin hem Rusya tarafından yasaklanması, gübrenin bileşenlerini oluşturan ürünlerin ve yapı taşlarının kısıtlanması Türkiye’de de tarımsal faaliyetlerde ve ürünlerde pahalılığa yol açmaya başlıyor" ifadelerini kullandı. Turizm sektörünün de savaş ve risk ortamından etkilendiğini belirten Hacısüleyman, lojistik giderleri ile sigorta maliyetlerindeki artışın paket tur fiyatlarına kadar yansıdığını söyledi. Hacısüleyman, "Turizmde lojistik dediğimiz bir unsur var. O da esas olarak taşıyıcılarımızın, uçaklarımızın yakıt fiyatlarının artmasıdır. Bu da bilet fiyatlarının artması, paket tur fiyatlarının yükselmesi anlamına geliyor. Sadece bununla kalmıyor. Savaş ve riskler sigorta maliyetlerini de artırıyor. Hem gemi taşımacılığında hem uçak taşımacılığında hem de karayolu taşımacılığında birçok maliyet yükseliyor" dedi. "Turizmin yüzde 63’ü Antalya’da gerçekleşiyor" Antalya’nın turizmdeki ağırlığına işaret eden Hacısüleyman, kentin Türkiye ekonomisi açısından taşıdığı öneme vurgu yaptı. Hacısüleyman, "Antalya turistik bir kent. Ana lokomotifi ihracat gelirleri 18 milyar dolarla ülkemizdeki başkent ve lokomotif üretici durumdadır. Türkiye’nin 150 milyon gecelemelik bir turist kapasitesi var. Bunun 95 milyonu Antalya’da gerçekleşiyor. Yani turizmin yüzde 63’ü Antalya’da gerçekleşiyor. Turizm neden ana lokomotif? Çünkü turizm her sektörden mal ve hizmet alıyor. Hepimiz turizme mal veya hizmet üretiyoruz. Ürettiğimizin fazlasını ülkemizin diğer bölgelerine gönderiyoruz. Bir kısmını da ihracat şeklinde yapılandırıyoruz. Ama bu lokomotifte en küçük bir titreme dahi herkesi etkileyebiliyor" diye konuştu. "Mart ayında başlayan huzursuzluk rezervasyon akışlarını yavaşlattı" Mart ayında başlayan huzursuzluğun rezervasyon akışlarında yavaşlamaya neden olduğunu belirten Hacısüleyman, sezon içinde tam toparlanma sağlanamaması halinde kayıpların tek haneli oranlarda hissedilebileceğini söyledi. Hacısüleyman, "Biz diliyoruz ki turizmde hiç kayıp vermeden hareket edelim. Ancak Mart ayında başlayan bu huzursuzluk rezervasyon akışlarında yavaşlamaya sebebiyet verdi. Bu yavaşlama, eğer sezon içerisinde tam toparlanma olmazsa tek haneli eksilmelere sebep olabilir. Bunlara hazırlıklı olmalıyız" dedi. Tarım, turizm ve sanayiye destek çağrısı Bu süreçte ekonomi yönetiminin sektörlere destek vermesinin önemine işaret eden Hacısüleyman, sağlanacak desteklerin ekonomiye katlanarak geri döneceğini söyledi. Hacısüleyman, "Turizm sektörünü bir şekilde destekleyebilirsek, tarım sektörümüzü bir şekilde destekleyebilirsek, sanayi sektörümüzü bir şekilde destekleyebilirsek, teşvikler oluşturabilirsek, destekler çıkarabilirsek bu alanda kat ve kat geri dönüşümüz olacak. Vereceğiniz destek boşa gitmeyecek, bize ekonomi olarak geri dönecek" ifadelerini kullandı. Yıl sonu enflasyon hedefleri ile faiz politikalarına ilişkin de değerlendirmede bulunan Hacısüleyman, yaşanan gelişmelerin ekonomik beklentiler üzerinde etkili olabileceğini vurguladı. Hacısüleyman, "Yıl sonu için hedeflediğimiz enflasyon değerlerinden bir miktar feragat etmek zorunda kalabiliriz. Yine meclis konuşmalarımızda söylediğimiz gibi faizlerin daha iyi bir ortama doğru geri gelmesi anlamında da Merkez Bankamızın alacağı kararlarda bir miktar gecikme olabilir. Bunlara da hazırlıklı olmalıyız. Beklemediğimiz bu durum bize finansmana ihtiyacımız konusunda tekrar düşünmeye sebebiyet veriyor" dedi. "Deniz trafiğini artırarak karayolu sıkışıklığını azaltalım" Antalya’nın geleceğine ilişkin yürüttükleri "Antalya 2050 vizyonu" çalışmasına da değinen Hacısüleyman, kentte nüfus ve turist sayısının hızla arttığını, ancak altyapının aynı hızla gelişmediğini söyledi. Hacısüleyman, 25 yıl önce Antalya’nın nüfusunun 1 milyon 700 bin, turist sayısının ise 3 milyon 400 bin olduğunu, bugün ise nüfusun 2 milyon 700 bine, turist sayısının da 17 milyona ulaştığını belirtti. Kentin özellikle trafik yoğunluğu açısından yeni çözümlere ihtiyaç duyduğunu ifade eden Hacısüleyman, "Göç alan bir şehiriz. Fakat şehrimizi düzenlerken bu kadar trafik yoğunluğunu hiç düşünmemiştik. Antalya için istediğimiz şu; ilçeler ve şehir merkezi arasında denizimizi sadece yüzmek için kullanmayalım, serinlemek için kullanmayalım. Deniz trafiğimizi arttırarak ve oluşturarak karayolu sıkışıklığımızı bir şekilde azaltalım. Tabii ki birçok sebep olabilir. Ama bizi en çok sıkıştıran trafik ne zaman? Yaz aylarında. O yüzden burada devlet olarak birlikte hareket edersek o zaman bunu yapma şansımız var. Çünkü yerel yönetimlerin bunlara kaynak ayırması mümkün gözükmüyor. O nedenle bunu ülkemizin, Antalya’mızın projesi olarak görmekte fayda var" dedi. Hisarcıklıoğlu: "ATSO, Avrupa’nın güçlü odalarıyla aynı standartta hizmet veriyor" TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu da, ATSO’nun Antalya’nın marka şehir haline gelmesinde çok önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Hisarcıklıoğlu, "Odamız kendini sürekli geliştirmekte, gelecek nesillere daha güçlü ve rekabetçi bir Antalya bırakmak için projeler hayata geçirmektedir. Antalya’da iş dünyamızın nabzını en iyi şekilde tutarak üyelerimizin sesine tercüman olmaktadır. Sorunlarının çözümü için devreye girmekte ve bunları sonuçlandırmaktadır" diye konuştu. KOBİ’lerin finansmana erişimini kolaylaştırmak için geçen yıl KGF kefaletli Nefes Kredisi’nin yeniden başlatıldığını hatırlatan Hisarcıklıoğlu, küresel gelişmelerin reel sektör üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu söyledi. Hisarcıklıoğlu, "Şu günlerde zor bir dönemden geçiyoruz. Kuzeyimizde ve güneyimizdeki savaşın ateşi giderek büyüyor. Küresel ekonomide belirsizlikler ve maliyetler artıyor. Tedarik zincirleri bozuluyor, öngörülebilirlik azalıyor. Enerji arzı açısından kritik önemde olan ve dünya petrol ticaretinin yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda bekleyen gemi sayısının 2 bine ulaştığı tahmin ediliyor" ifadelerini kullandı. Dünya genelinde fiyatların yükseldiğini, büyümenin yavaşladığını ve stagflasyon riskinin arttığını belirten Hisarcıklıoğlu, "Bu tür küresel şoklar kaçınılmaz olarak ülkemizi de etkiliyor. Girdi maliyetlerimiz artıyor, krediye erişim zorlaşıyor ve faizler yükseliyor. Belki de ilk defa hem yurtiçi hem de yurtdışı talebin birlikte daralacağını hesaba katmamız gerekiyor. Reel sektör olarak özellikle nakit akışını çok daha iyi yönetmemiz gerekiyor. Bilançolarımızda döviz cinsinden borç-alacak dengesinde de dikkatli olunması gerekiyor" dedi. Türkiye özel sektörünün krizlere uyum sağlama kapasitesinin yüksek olduğunu da vurgulayan Hisarcıklıoğlu, "Türkiye, dinamik, esnek ve kriz tecrübesi olan bir özel sektöre sahiptir. Bu sayede şoklara uyum sağlama kapasitesi yüksektir. Geçmişte de bunun örnekleri yaşanmıştır. Milletimiz de sakin bir tutum sergilemiş, panik hareketlere tevessül etmemiştir" diye konuştu. Çavuşoğlu:"Antalya diplomaside, bilimde ve küresel kararlarda da merkez olacak" AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu ise Antalya’nın yalnızca turizm ve tarımda değil, diplomasi, bilim ve küresel organizasyonlar bakımından da öne çıkan bir şehir olduğunu söyledi. Çavuşoğlu, "144 yıl bir şehrin ticari hafızasıdır, Antalyamızın ekonomik olarak teminatıdır. Antalya Türkiye’nin turizme açılan kapısıdır. Nisan ayında Antalya Diplomasi Forumu ile Antalya, küresel diplomasinin yeniden kalbi olacak. Ekim ayında Uluslararası Uzay Kongresi ile bilim ve teknolojinin merkezi haline gelecek. Dünyanın en büyük zirvesi KOP-31 İklim Zirvesi ile içeriden ve dışarıdan 100 bin insanın katılacağı, dünyanın geleceğine yön veren kararların alındığı bir şehir olacak" dedi. Antalya’nın ekonomik büyüklüğüne ve vergi performansına da dikkat çeken Çavuşoğlu, "Türkiye’nin altıncı büyük ekonomisiyiz. Diğer taraftan 60 bini aşkın kurumlar vergisi mükellefi ve 300 bini aşan gelir vergisi mükellefi bulunmaktadır. Bu, üretimin yaygınlığını ve ticaretin de derinliğini göstermektedir. Antalya sadece kazanan bir şehir değildir. Kazandığının karşılığını ülkesine fazlasıyla ödeyen bir şehirdir. Ve vergi kaçakçılığının en düşük olduğu illerden bir tanesidir Antalya. Antalya kendisine yapılan yatırımı fazlasıyla ülkenin ekonomisine katma değer olarak sağlayan bir şehirdir" dedi. Devletin de Antalya’nın değerinin farkında olduğunu belirten Çavuşoğlu, "Özellikle tüm bu kriz ortamında, tasarruf döneminde de Antalya’mıza hükümetimiz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yatırımları getirmek için çalışıyoruz. Antalya’nın altyapısı çok önemli. Yollar ve otoyolların yapılması ve yenilenmesi, onkoloji merkezi gibi hastaneler ve sağlık hizmetleri, genişletilen havalimanları, gençlerimize yönelik spor salonları, yurtlar, gençlik merkezleri, tarımı destekleyen göletler, barajlar ve sulama sistemleri gibi önemli yatırımları Antalya’mıza getirmek için çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya milletvekilleri, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, STK temsilcileri ve iş insanlarının katıldığı törende konuşmaların ardından ATSO 144. Yıl Vergi ve Ali Bahar Özel Ödülleri sahiplerine takdim edildi.
03 Nisan 2026 Cuma - 18:28
Başkan Kocagöz: "Bütün borçları kapattık"
Kepez Belediyesi’nin Nisan Meclisi’nde Kepez’in mali bütçesine değinen Başkan Mesut Kocagöz, "Artık Kepez’in ne esnafa ne Sosyal Güvenlik Kurumuna ne de Vergi Dairesi’ne hiçbir borcu yok. Bütün borçları kapattık" diyerek sezonun ilk yağlı güreşinin 19 Nisan’da Kepez’de yapılacağını da müjdeledi. Kepez Belediye Meclisi’nin Nisan ayı toplantısında 41 yazılı gündem maddesi görüşüldü. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz başkanlığında gerçekleşen meclis toplantısı saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Mart meclisinde alınan kararların görüşülmesi ve oylanmasının ardından Nisan ayı gündem maddelerinin görüşülmesine geçildi. Meclisin açılışında konuşan Başkan Kocagöz, MHP Genel Başkanı merhum Alparslan Türkeş ve Muhsin Yazıcıoğlu’nu rahmetle andı. Meclis salonunda, meclis üyelerine sunulan çiçeklerin belediye seralarında kurakçıl peyzaj uygulamasıyla üretildiğini bildirdi. Başkan Kocagöz, kurakçıl peyzaj uygulamalarıyla hem doğal kaynakların korunduğunu hem de estetik ve sürdürülebilir bir çevre oluşturulduğunu belirterek, sürdürülebilir bir çevre için atılan bu adımdan dolayı emekleri için belediye çalışanlarına teşekkür etti. Başkan Kocagöz, konuşması sırasında Kepez’de yapımı devam eden Otizm Parkı’nın Mayıs ayının ikinci haftasında tamamlanarak, hizmet açılacağını da bildirdi. Konuşmasını bir müjdeyle sürdüren Başkan Kocagöz, 19 Nisan’da sezonun ilk yağlı güreşinin Kepez Belediyesi tarafından yapılacağını vurguladı. Başkan Kocagöz’ün konuşmasının ardından; Belediye Meclisinin birinci ve ikinci başkan vekilleri, katip üyeleri, encümen üyeleri, Plan ve Bütçe Komisyonu, İmar Komisyonu, Mülkiyeti Değerlendirme Komisyonu, İsim Tespit Komisyonu, Kentsel Gereksinimler Komisyonu, Esnaf Sicil Takip Komisyonu, Hayvan Hakları Komisyonu ve Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’na bir yıl görev yapmak üzere üye seçimi yapıldı. Nisan meclisinde ayrıca Yağlı Güreş Düzenleyen Kentler Birliğine üye olunması, birlik tüzüğünün kabulü, birliğin doğal üyesi olan Başkan Kocagöz’ün yanı sıra 4 asil ve 2 yedek üyede işaretli oylama sistemiyle belirlendi. Meclisin 16. Maddesi olan 2025 yılı Faaliyet Raporunun görüşülmesi sırasında Başkan Kocagöz, meclis başkanlık koltuğunu 1. Başkan Vekili Veli Yılmaz’a bırakarak meclis üyelerinin yanına oturdu. Bu maddenin görüşülmesi sırasında söz alan Başkan Kocagöz, "2025 yılında gerçekleştirdiğimiz hizmet hamleleri ile Kepez ilçesi daha çağdaş daha sosyal ve daha yaşanabilir bir kent haline gelmesi için uğraş vermekteyiz. Eğitimden spora, sağlığa, kültürden çevre yatırımlarına kadar hayata geçirdiğimiz projelerle ilçe modern ve güvenli bir yaşam alanıyla buluşuyor. Hepimizin ortak değeri olan ilçemizde 105 projeyle yola çıktık. Ortak akılla hep beraber bütün meclis üyelerimizle ortaya koyduğumuz şeffaf belediyecilik anlayışıyla bugüne kadar hayata geçirdiğimiz 50 proje, ilçemiz için geleceğe atılmış bir adımdır. Yapılan çalışmalarla artık Kepez’i sel su basmıyor. Bu her şey bitmiş anlamına gelmez yine çalışmalarımız devam etmektedir" dedi. Kepez Belediyesi meclis üyeleriyle beraber gerçekleştirdikleri hizmet turunun kendisini çok memnun ettiğini, ortak akılla yürütülen Kepez’de sık sık bu çalışmalara önem vereceklerini bildirdi. Önümüzdeki günlerde Kepez’de 20 açılış yapılacağını ve 12 tane temel atma töreninin hazır olduğunu söyledi. Kepez’in mali bütçesine de değinen Başkan Kocagöz, "Artık Kepez’in ne esnafa ne Sosyal Güvenlik Kurumuna, ne de Vergi Dairesine hiçbir borcu yok. Bütün borçları kapattık. Görevi devraldığımızdaki 1 milyar 226 milyon borç sıfırlanmış durumda Bu başarı hepimizin başarısıdır. Gelir Bütçesinin gerçekleşme oranının yüzde 102.45, Gider Bütçesinin gerçekleşme oranının ise yüzde 92.33, Yatırım Bütçesinin de yıl sonu itibariyle gerçekleşme oranının yüzde 85 olduğunu bildirdi. Başkan Kocagöz, mali bütçeye yönelik açıklamalarının ardından emeği geçen herkese teşekkür etti. Faaliyet Raporunun onaylanmasının ardından Başkan Kocagöz, meclis başkanlığına geri döndü. Kepez’e 1 sağlık, 1 spor yatırımı daha Kepez’in Nisan ayı meclis toplantısında Gündoğdu Mahallesi 2480 ve 2483 Sokaklar arasında kalan mülkiyeti belediyeye ait park alanına Aile Sağlığı Merkezi yapılması, mülkiyeti Kepez Belediyesi’ne ait Kültür Mahallesi 10222 ada 6 parselin spor yatırımı için 25 yıl süre ile Gençlik ve Spor Bakanlığı adına tahsis edilmesi konusu oy birliği ile kabul edildi. Ahatlı’da 5 park isimlendirildi Mecliste Ahatlı Mahallesi’ndeki 5 park isimlendirildi. Mahalle muhtarlık binasının bulunduğu parka ‘Aydınlık Parkı’, 3142 sokak üzerindeki parka ‘Şehit Kubilay Parkı’, 3116 sokak üzerinde bulunan parka ‘Şehit Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel Parkı’, 3111 Sokak üzerinde bulunan parka ‘Güneş Parkı’, 3129 sokak üzerinde bulunan parka ‘Özgürlük Parkı’ isminin verilmesi oy birliği ile kabul edildi.
22 Eylül 2025 Pazartesi - 13:21
Bakan Tunç: "Gazze’deki soykırım uluslararası mahkemelerin inandırıcılığını kaybettiğini bütün dünyaya göstermiş durumda"
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Gazze’deki soykırım uluslararası hukukun etkisizleştirildiğini, uluslararası mahkemelerin inandırıcılığını kaybettiğini bütün dünyaya göstermiş durumda. Uluslararası Adalet Divanı’nda BM soykırım sözleşmesini ihlal eden İsrail’in yargılandığı davada alınan tedbir kararları, maalesef hayata geçirilemedi. Karar sadece kağıt üzerinde. Kim uygulayacak bu kararı? Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi. Neden uygulamıyor? Çünkü orada adil bir yapı yok" dedi. Adalet Bakanı Tunç, Antalya’da Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı (ATGV) Antalya Eğitim ve Sosyal Tesisi’nde düzenlenen Uluslararası 20. Adli Tıp Günleri’ne katıldı. Burada bir konuşma yapan Bakan Tunç, tarih boyunca insanlığın en kadim arayışlarından biri hakikat arayışının adaletin tecellisi, gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasında saklı olduğunu söyledi. Yargılamada hakim, hukuk bilgisini aşan, teknik ve uzmanlık gerektiren konularda, doğru ve tarafsız karar verebilmek için bilirkişilik kurumuna başvurma gereği duyacağını ifade eden Bakan Tunç, "Uzman kişilerce hazırlanan bilirkişi raporları, hakimlerin kanaatini bilimsel ve teknik verilere dayandırarak, isabetli karar vermesini sağlar. Böylece adaletin toplum nezdindeki inandırıcılığını güçlendirir. Bilirkişilik kurumunun en önemli ve kurumsallaşmış alanlarından biri olan Adli Tıp, Tıp biliminin bilgi ve yöntemlerini hukukun hizmetine sunarak, yargıya bilimsel delil sağlayan bir uzmanlık alanıdır. Yargılamada maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına katkı sunun Adli Tıp, adaletin doğru ve güvenilir şekilde tecelli etmesinde hayati bir rol oynar. Bu yönüyle hem adil yargılanma hakkının korunmasını hem de toplumun hukuka olan güveninin güçlenmesini temin eder" dedi. "Adli Tıp, gerçeği bilimi diliyle adalete taşır" Adli Tıp’ın bilimin ışığını, adaletin terazisine taşıyan hukukun ayrılmaz bir tamamlayıcısı olduğuna işaret eden Tunç, "Adli Tıp, bir yandan insan bedeninin sessiz tanıklığını çözümlerken, diğer yandan hukuk dünyasının en karmaşık, en gizemli vakalarına ışık tutar. Her bir bulgu, her bir inceleme, hakikate giden yolun taşlarını örer. Bir parmak izi, bir DNA örneği, bir otopsi raporu; kimi zaman en karmaşık davaların çözüm anahtarını elinde tutar. Hukuk uyuşmazlıklarından, ceza soruşturma ve yargılamalarına adli tıp; delile dayalı bilimin gücüyle, karanlıkta kalan gerçeklerin gün yüzüne çıkmasını sağlar. Böylece adli tıp, adaletin, toplumsal güvenin ve hukukun üstünlüğünün de teminatı olur. Kısacası adli tıp gerçeği bilimi diliyle adalete taşır" diye konuştu. İstanbul’a Yeni Adli Tıp Kurumu hizmet binası geliyor "Adalet Bakanlığı olarak son 23 yılda, böylesine önemli bir kurumun yapısını güçlendirecek birçok adım attık" diyen Bakan Tunç, şunları söyledi: "Bu kapsamda, 2002 yılında 802 olan personel sayısını; akademisyen, adli tıp uzmanı, asistan, hekim, mühendis, biyolog ve kimyager gibi çeşitli branşlarda olmak üzere toplam 3 bin 190’a çıkararak insan kaynağı kapasitesini güçlendirdik. Teknolojik imkânların artırılmasına ve adli tıp hizmetlerinin yurt genelinde yaygınlaştırarak birimlerin fiziki şartlarının iyileştirilmesine yönelik çalışmalara hız verdik. Adli Tıp hizmetlerinde her geçen gün artan iş yükü ve çeşitlilik göz önüne alındığında, farklı ihtisas alanlarında kurumsallaşma zorunlu hale geldiğinden; 2002 yılında sadece 5 olan ihtisas kurulu sayısını 11’e çıkardık. Son derece ileri teknoloji ürünü cihazlarla donatılmış "Adli Bilişim İhtisas Dairesini" kurarak ihtisas daire sayısını 7’ye yükselttik. 2002 yılında Adli Tıp Kurumu yalnızca 25 ilimizde 18 şube müdürlüğünde hizmet sunuyordu. Yaptığımız yatırımlarla 81 il merkezi ve 145 Adli Tıp Şube Müdürlüğü ile adli tıp hizmetlerini ülke geneline yayarak en hızlı şekilde hizmet verir hale getirdik. 2002 yılında 6 olan Adli Tıp Grup Başkanlığı sayısını 16’ya yükselttik. Adlî Tıp Kurumu merkez binasını 2006 yılında hizmete açtık. İstanbul Bahçelievler’de yer alan Adli Tıp Kurumu yeni hizmet binasının yapım ihalesini 6 Ekim’de gerçekleştiriyoruz. 2 yıl içinde de binamızı tamamlamayı hedefliyoruz." "Maalesef batı ikiyüzlü" Bakan Tunç, konuşmasında Gazze’deki katliama da değinerek sözlerini şöyle tamamladı: "Biz burada insan haklarını konuşurken maalesef Filistin’de Gazze’de 2 yıldan bu yana hatta 1 asırdan bu yana insan hakları ihlalleri dünyanın gözü önünde gerçekleşiyor. Son 2 yıldan bu yana artık insan hakları ihlalinin önüne geçen soykırım suçu işleniyor. 65 binden fazla masum insan maalesef dünyanın gözü önünde katledildi. Bunların büyük bir çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşuyor. Maalesef batı ikiyüzlü. Kadın ve çocuk haklarından bahsedenler, orada gazeteciler öldürülürken basın özgürlüğünden bahsedenlerin Filistin ve Gazze söz konusu olduğunda hiç sesleri çıkmıyor. Avrupa ülkelerinde ve dünyanın değişik yerlerinde toplum vicdanı bunu kabul etmiyor. İnsanlar sokaklar taşıyor, yönetimlerine bu zulmü durdurmak için çağrıda bulunuyorlar ve son zamanlarda Türkiye’nin daha çok seslendirmesiyle, Sayın Cumhurbaşkanımızın oradaki problemin çözümünün iki devletli bir yapıda olduğu ve toprak bütünlüğüne sahip bağımsız bir Filistin Devleti’nin mutlaka kurulması gerektiği düşüncesini artık bütün dünya yavaş yavaş kabul etmeye başladı. Birçok Avrupa devletinin de Filistin devletini tanığını görüyoruz. Cumhurbaşkanımız, ABD’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda bütün insanlığa hitap edecek ve bu konuya yine her zaman olduğu gibi ‘Dünya 5’ten büyüktür. Dünyanın adalete ihtiyacı vardır, daha adil bir dünya mümkündür, burada insan hakları ihlali vardır, soykırım suçu işlenirken biz yöneticiler susamayız’ diyecektir ve bütün dünyaya yine Filistinli mazlumların halı davasını seslendirmeye devam edecektir. Maalesef 2 yıldan bu yana Gazze’deki soykırım uluslararası hukukun etkisizleştirildiğini, uluslararası mahkemelerin inandırıcılığını kaybettiğini bütün dünyaya göstermiş durumda. Uluslararası Adalet Divanı’nda BM soykırım sözleşmesini ihlal eden İsrail’in yargılandığı davada alınan tedbir kararları, maalesef hayata geçirilemedi. Karar sadece kağıt üzerinde. Kim uygulayacak bu kararı? Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi. Neden uygulamıyor? Çünkü orada adil bir yapı yok. Bir vetoyla insani yardım, ateşkes önergeleri reddedilebiliyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde soykırım işleyen, çocukları, kadınları katleden soykırımcılar hakkında yakalama kararı çıkartılıyor ve tutuklama talep ediliyor ama tutuklama talep edilen soykırım suçluları, o katiller bütün dünyayı dolaşarak kendilerini demokratik ülke olarak nitelendiren ülkelerin parlamentolarında ayakta alkışlanabiliyor. İşte bu çifte standart maalesef uluslararası hukuka güveni, uluslararası mahkemelere güveni azaltıyor ve yok ediyor. Dolayısıyla insanlık için çok büyük bir problem. Uluslararası hukuk ve mahkemelerini güvenilir hale getireceksek öncelikle o Gazze’de o katliamı yapanları adalet önüne çıkarılması gerekiyor. İnşallah adalet önüne bir gün çıkacaklar. Nasıl Bosna kasapları yıllar sonra kurulan mahkemede insanlık önünde hesap verip hapse atılmışlarsa, İsrail’in o soykırım suçluları da bir gün insanlık huzurunda hesap verecekler." "2025 yılının 8 ayında 615 bin 944 adli dosya incelendi" Adli Tıp Kurumu Başkanı ve Uluslararası 20. Adli Tıp Günleri Kongre Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Hızır Aslıyüksek, kurumun 2024 ve 2025 yılındaki işlemlerinden bahsetti. Aslıyüksek, Adli Tıp Kurumu’nun 2024 yılında yaklaşık 28 bin 802 otopsi, 23 bin 704 ölü muayenesi, 467 bin 497 adli muayene ve 147 bin 587 DNA incelemesi olmak üzere toplam 901 bin 606 adli dosyayı inceleyerek, mütalaa ve adli rapor düzenlediğini, 2025 yılının ilk 8 ayında ise yaklaşık, 18 bin 134 otopsi, 14 bin 122 ölü muayenesi, 287 bin 448 adli muayene ve 97 bin 651 DNA incelemesi olmak üzere toplam 615 bin 944 adli dosyayı inceleyip, mütalaa ve adli rapor düzenlediğini bildirdi. Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Yakup Ali Kahveci de, düzenlenen kongrenin Türkiye dahil 27 ülkeden bilim insanları ve hukuk ile yargı camiasından katılımlarla büyük bir camiaya dönüştüğün işaret ederek, "İnşallah daha da büyüyerek devam eder. Kongre süresince Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı olarak her türlü destek ve imkanımızla sizlerin yanındayız. Kongrenin çok verimli geçmesini temenni ediyorum" dedi.
22 Eylül 2025 Pazartesi - 12:18
"Kitaplar Konuşuyor" projesi gönüllülerle denize açıldı
Muratpaşa Belediyesi ve Adalya Vakfı’nın 2023’te hayata geçirdiği "Kitaplar Konuşuyor" projesi, görme engellilere sesli kitap desteği sunarken toplumsal farkındalığı artırmaya devam ediyor. Proje gönüllüleri, Kaleiçi Yat Limanı’nda düzenlenen yat turunda görme engellilerle bir araya geldi. Antalya Muratpaşa Belediyesi ile Adalya Vakfı iş birliğinde başlatılan "Kitaplar Konuşuyor" projesi, bir yandan görme engelli bireylerin eğitime erişimini kolaylaştırırken bir yandan da toplumsal farkındalığa katkı sağlıyor. Projede gönüllü okuyucuların seslendirdiği yüzlerce kitap dijital kütüphaneye kazandırıldı. Ses kayıt stüdyosu ve dijital kütüphane Projenin ilk aşamasında 150 gönüllüye Milli Eğitim Bakanlığı onaylı "Diksiyon ve Seslendirme Teknikleri" eğitimi verildi. Türkçeyi doğru kullanan, etkili konuşan ve gönüllü olarak kitap seslendirmek isteyen 12 kişi ise Engelsiz Kafe’de kurulan Ses Kayıt Stüdyosu’nda okumalar yapmaya başladı. Bugüne kadar 100 masal, 100 E-KPSS testi, 50 roman ve 50 kişisel gelişim kitabı gönüllü seslerle kayıt altına alınarak dijital kütüphaneye eklendi. Mavi yolculuk buluşması Projenin en özel buluşmalarından biri ise Kaleiçi Yat Limanı’ndaki mavi yolculukta gerçekleşti. Gönüllü okuyucular ve Altınokta Körler Derneği üyeleri, düzenlenen yat turunda bir araya geldi. Etkinlikte gönüllüler, görme engellilerin günlük yaşamda karşılaştığı zorlukları deneyimlemek için göz bandı takarak yolculuğu tamamladı. Altınokta Körler Derneği üyeleri, seslerini kitaplardan tanıdıkları gönüllülerle buluşmanın mutluluğunu yaşarken, katılımcılar da "Kitaplar Konuşuyor"un yalnızca bir proje değil, paylaşılan bir hayat hikâyesi olduğunu dile getirdi.
22 Eylül 2025 Pazartesi - 12:16
Büyükşehir’den kurumlara bank ve piknik masası desteği
Antalya Büyükşehir Belediyesi, Antalya ve ilçelerdeki okul, sağlık ocağı, muhtarlık, sivil toplum kuruluşu ve camilere bank ve piknik masası desteği veriyor. Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ekipleri tarafından, bank ve piknik masaları vatandaşların talep ettiği noktalara teslim edildi. Manavgat Hatipler İstiklal Ortaokulu Okul Aile Birliği Başkanı Çiğdem Şahin, "Okulumuzun inşaatı yeni bitti ve bu yıl eğitim-öğretime başladık. Eksikliklerimiz çoktu. Antalya Büyükşehir Belediyesi ekipleri okul bahçemize bank ve piknik masası yerleştirdi" dedi. İlçelere de bank ve masa desteği Büyükşehir Belediyesi, Kemer ilçesindeki okullar ve spor salonlarına da bank ve piknik masası desteği sağladı. Belediye ekipleri tarafından teslim edilen malzemeler, öğrenciler ve sporcuların açık alanlarda daha rahat vakit geçirmesine katkı sağlayacak. Finike ilçesinde de okul ve ortak kullanım alanları için 17 bank ve 8 piknik masası verildi. Alanya’daki 9 mahalledeki okul, cami ve muhtarlık gibi ortak kullanım alanı olan yerlere de bank ve piknik masası desteğinde bulunuldu. Ekipler malzemeleri muhtarlar ve okul müdürlerine teslim ederken, gösterilen noktalara da monte etti. Antalya Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı’nda görevli peyzaj mimarı Rukiye Köken, ilçelerden gelen talepler doğrultusunda bank ve piknik masalarının verildiğini belirterek, "Yerleştirdiğimiz bank ve piknik masalarıyla eğitim ortamlarının daha verimli ve keyifli hale gelmesini hedefliyoruz. Öğrencilerin doğayla iç içe zaman geçirmelerine imkan tanıyoruz. Engelli bireylerin de faydalanabileceği şekilde erişilebilirlik standartlarına dikkat ediyoruz. Böylece hem öğrenciler hem mahalle halkı için güvenli ve modern buluşma alanları oluşturuyoruz" dedi.
22 Eylül 2025 Pazartesi - 11:56
Korkuteli Manay’da içme suyu hattı yenileniyor
Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, Korkuteli ilçesine bağlı Manay Mahallesi’nde içme suyu altyapısını yenileme çalışmalarına başladı. Yaklaşık 8,5 kilometrelik yeni hat ile bölgedeki ekonomik ömrünü tamamlamış eski içme suyu boruları, yeni borularla değiştirilecek. Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü ekipleri Korkuteli’nin 59 mahallesinde içme suyu temini için çalışmalarını sürdürüyor. Bu çerçevede Manay Mahallesi’nde gerçekleştirilecek altyapı yenileme çalışmaları ile yıllardır yaşanan su sorunlarına çözüm sağlanması hedefleniyor. 8,5 kilometrelik içme suyu hattı Korkuteli Manay Mahallesi’nde yapılan çalışmalara ilişkin bilgi veren ASAT Genel Müdürlüğü Korkuteli Şube Müdürü Melih Astarcıoğlu, "Mahallemizde ekonomik ömrünü tamamlamış içme suyu hatlarının yenileme çalışmalarını gerçekleştiriyoruz. Yaklaşık 8,5 kilometrelik hat değişikliği yapıyoruz. 63’lük ve 110’luk polietilen borularla içme suyu hattını revize ederek kayıp-kaçakları önlemeyi ve vatandaşlarımıza daha sağlıklı içme suyu imkânı sunmayı hedefliyoruz’’ dedi. Mahalle Muhtar Azası Halil Kaya ise, "Daha önce sık sık su kesintileri yaşıyorduk, özellikle yukarıda kalan evlerimize su gitmiyordu ve bu durum bizlere çok zorluk yaşatıyordu. Yeni hatla birlikte bu sorunların artık ortadan kalkacağına inanıyoruz" diye konuştu.
22 Eylül 2025 Pazartesi - 11:55
Restorasyonu tamamlanan tarihi Sarıhacılar Camisi emanet eserlerini bekliyor
Antalya’nın 800 yıllık geçmişe sahip Sarıhacılar köyü, tarihi camisiyle bölgenin en önemli değerlerinden biri olarak öne çıkıyor. Sanat tarihçileri tarafından yaklaşık 600 yıllık olduğu değerlendirilen cami, 2019 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı himayesinde restorasyona alındı. Pandemi nedeniyle zaman zaman aksayan çalışmalar 2022 yılının sonunda tamamlandı ve cami yeniden ibadete açıldı. Ancak restorasyon öncesi Side Müze Müdürlüğü ve Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından emanet alınan teberrukat eşyaları, aradan geçen üç yıla rağmen hala camiye iade edilmedi. Restorasyon sürecinde, camide bulunan Sakal-ı Şerif, sancak, Kabe örtüsü ve diğer teberrukat eşyaları muhafaza edilmek üzere ilgili kurumlara teslim edildi. Ancak aradan üç yıl geçmesine rağmen bu eserlerin büyük bölümü hâlâ camiye iade edilmedi. Sadece Sakal-ı Şerif bir süre önce geri getirildi. Köy halkı, bu süreçte birçok girişimde bulundu. Antalya Valisi Hulusi Şahin, 20 Mart 2025’te köye gelerek meseleyi yerinde inceledi. Vali Şahin, sancak ve Kabe örtüsünün yeniden değerlendirilmesi gerektiğini, ancak diğer eserlerin camiye iadesinin önünde hiçbir engel bulunmadığını ifade ederek, sürecin hızlandırılacağını söyledi. Köylüler, "Restorasyon tamamlandı, imamımız atandı ama camimiz hala bomboş. Atalarımızın emaneti olan bu kıymetli eşyaların geri verilmesini istiyoruz" dedi. Sarıhacılar Köyü Kültür ve Turizm Dayanışma Derneği İstanbul Şube Başkanı Mehmet Orhan Can, yalnızca Müftülük tarafından teslim alınan Sakal-ı Şerif’in camiye geri getirildiğini, sancak ve Kabe örtüsü dışındaki bütün kıymetli eşyaların hala yerini almadığını söyledi. Orhan Can, "Antalya Valimiz Hulusi Şahit 20 Mart 2025’te köyümüze gelerek meseleyle yakından ilgilendi. Valimiz, sancak ve Kabe örtüsünün yeniden değerlendirilmesi gerektiğini, diğer eserlerin ise eserlerin camiye iadesinin önünde hiçbir engel bulunmadığını ifade ederek, sürecin hızlandırılacağını ve camiye iadesinin yapılması için kurumlara talimat verdiğini ifade etti" dedi. Aradan altı ay geçmesine rağmen herhangi bir gelişme yaşanmadığını dile getiren Can, şunları kaydetti: "Valimizin ziyaretinin üzerinden aylar geçti ama eserlerimiz hala camimize iade edilmedi. Akseki Kaymakamlığına defalarca konu hakkında takipçi olmamıza rağmen, bürokratik engellerin aşılamadığı söyleniyor. Elimizde bir imkan yok, bütün ümidimiz yetkililerin bu engelleri kaldırarak eserlerimizi camimize iade etmesidir. Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy’dan bu konuda yardım istiyoruz. Sarıhacılar halkı, uzun süredir mahrum kaldıkları tarihi emanetlerin bir an önce camiye kazandırılmasını ve yeniden teşhire açılmasını bekliyor" şeklinde konuştu. Sarıhacılar platformu İzmir sorumlusu Fatma Genç ise "Restorasyonun bitmesinin üzerinden 3 yıl geçti, camimize görevli imam da atandı. Fakat hala teberrukat eşyalarımızı yerine getiremedik. Eşyalar restorasyon sürecinde emanet alınırken geri gelmek şartıyla götürülmüştü. Ama hala dönmedi. Bu durum camiyi ziyarete gelenlerin de tepkisini çekiyor. Camimiz bomboş kaldı, adeta öksüz gibi. Asırlarca bu eserler camimizin sembolüydü. Caminin aydınlatma sistemin ise 1800’lerde bir nevi asansörlü sistemle yapıldığı bilinen ve özellikle tavan ortasındaki kubbede takılı bulunan ve dökümden yapılan sistemde gaz lambası ve mumların istenilen yüksekliğe göre elle ayarlanabilen asansörlü mekanizma ile çalışan avizenin boşluğu bile ziyaretçiler tarafından hemen fark edilmektedir" diye konuştu.
22 Eylül 2025 Pazartesi - 11:03
Kepez’in Uluslararası Akdeniz Tiyatro Ödülleri ilk kez sahiplerini buldu
Kepez Belediyesi tarafından düzenlenen ve bu yıl ilki düzenlenen Uluslararası Akdeniz Tiyatro Ödülleri, görkemli bir törenle sahiplerini buldu. Uluslararası Akdeniz Tiyatro Ödülleri, birbirinden değerli isimleri Antalya’da bir araya getirdi. Yaşamlarını kaybeden tiyatro emekçilerinin alkışlarla anıldığı gece, Mimar Sinan Akademi’nin sanat gösterileriyle renklendi. Gecenin açılışında, Gençlik ve Senfoni Orkestrası’nın tiyatro sahnelerini hatırlatan ve konukları geçmişe götüren ’Hoş Geldiniz’ müziği ile yapıldı. Açılış konuşmasını yapan Tiyatro Gazetesi Kurucusu Nazif Uslu, "Bizler tiyatro sanatının ülkemizde kültürleşmesi, toplum tarafından kabul görmesi için elimizden geldiğince bunun mücadelesini veriyoruz. Özellikle yerel yönetimlerin bu anlamda bunları desteklemesi bizim için çok kıymetli ve çok önemli. Bu nedenle yıllardır bu mesleği yapan insanlar olarak Kepez’de, Kepez Belediyesi’nin ev sahipliğinde böyle bir ödül törenini düzenlemiş olmak bizi çok mutlu etti" dedi. "Antalya binlerce yıllık köklü tiyatro kültürüne sahip" Bir kentin vizyonunu sadece yollar, binalar ve alt yapıların belirlemediğini, asıl vizyonu kültür sanat ve bilimin şekillendirdiğini söyleyen Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz de, "Sanatsa toplumların ortak dili, vicdan ve en güçlü bağ kurma aracıdır. Sanat susmaz sanat haykırır en önemlisi sanat birleştirir ve barıştırır işte bu nedenlerle Kepez Belediyesi olarak Kültür sanat bilim yatırımlarımıza devam ediyoruz. Kentimizi kültür sanat şehri yapmaya kararlıyız. Binlerce yıllık köklü tiyatro kültürüne sahip Antalya’mız Aspendos‘tan Termessos‘a, Perge‘den Side’ye kadar tarihin en görkemli tiyatro sahnelerini barındırıyor. İşte böyle bir coğrafyada sanatın sesini yükseltmek tiyatro ve tiyatro emekçilerine hak ettiği değeri vermek bizler için hem bir sorumluluk hem de bir ödevdir" ifadelerini kullandı. "Amaç yarıştırmak değil" Amaçlarının tiyatroları yarıştırmak değil, onları motive etmek, ihtiyaçlarını görülür kılmak ve onların seslerini daha geniş kitlelere ulaştırmak olduğunu belirten Kocagöz, "Bu gece 7 ülke 7 şehir sloganıyla yola çıktığımız büyük bir buluşma Kuzey Makedonya’dan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden, Özbekistan’dan Mısır’dan gelen uluslararası konuklarımızla yan yana oturuyoruz. Bunun yanında Kahramanmaraş, Mersin Adana ve Hatay gibi Akdeniz şehirlerimizin önemli tiyatroları da aramızda. Amacımız bir yarışı sahnelemek değil birlikte sanatın evrensel dili aracılığıyla barışı sevgiyi ve kardeşliği tüm dünyaya haykırmak. Kepez’i sanatla güzelleştirip Antalya’mızı sanat merkezi yapabilmek için çalışacağız, çalışmaya devam" diye konuştu. "Antalya’ya yakıştı" Akdeniz’in medeniyetlerin ortak dili olduğunu söyleyen Antalya Valisi Hulusi Şahis ise, "Bugün tiyatroyu insanı anlatan, insanın evrensel dili tiyatroyu esas alarak biz Akdeniz’i tekrar barışın, toleransın, kardeşliğin, güzelliklerin merkezi yapma fırsatını Antalya’dan tekrar yakalamak istiyoruz. Bu yüzden ilkini yapmış olduğumuz bu etkinlikte 7 ülkeyi 7 şehri 7 iklimi bir araya getiriyoruz. Bu hızla artacak, nasıl ki; Altın Portakal 60’ları buldu, Opera ve Bale Festivali 32’ncisi devam ediyor. Ben inanıyorum; Kepez’in ev sahipliğinde başlayan Akdeniz Tiyatro Ödülleri eminim onları, yirmileri ve yüzleri görecektir. Akdeniz’de barışın toleransın dilini herkese haykıracaktır. İlkler her zaman zordur. Bir işe başlamakta, onu bitirmenin yarısıdır. Bu etkinlik Antalya’ya yakıştı. Buradan bir barış güneşi gibi inşallah yükselecek ve tiyatronun dilini Antalya’dan her tarafa duyuracağız" dedi. "Antalya’dan haykırmak için bir aradayız" Bir şehrin büyüklüğünün antik tiyatronun büyüklüğüyle ölçüldüğünü vurgulayan Vali Şahin, "Eski dünya birbirleriyle tiyatro sahnesinde buluşuyordu. Orada buluşuyor, orada meseleleri çözüyorlardı. Bugün neden bunu yapmayalım? Tiyatro sahnesinde niye milletler buluşup kendi problemlerini barış içinde çözmesinler ve dünyayı tiyatroyla daha güzel yapmayalım. Biz Antalya’dan bunu haykırmak için bir araya geldik" diye konuştu. Kuzey Makedonya Kültür ve Turizm Bakanı Zorran Lutkov da "Bir siyasetçi kültürü sanatı ön plana koyuyorsa o siyasetçi başarılıdır" dedi. Ödüller sahiplerini buldu Gecenin sonunda ödüller sahiplerini verilirken, Kuzey Makedonya Kültür ve Turizm Bakanı Zoran Lutrov ve Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’e Uluslararası Sanata Evet ödülü verilirken, Atilla Klince ise jüri özel ödülüne layık görüldü. Gecede Uluslararası Tiyatro Hizmet Ödülü Doç. Dr. Birgül Yeşiloğlu Güler ve Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne, Yaşam Boyu Onur Ödülü Rezzan Ürey’e, Ahmet Adnan Saygun Özel Ödülü Antalya Devlet Senfoni Orkestrası Müdür Yardımcısı Meriç Esen’e, Uluslararası Opera Bale Ödülü Antalya Devlet Opera ve Balesi Müdürü Özgür Aslan’a, Uluslar Arası Akdeniz Tiyatro Ödülü Antalya Devlet Tiyatrosu Müdürü Gökhan Tüzün’e, Nihat Yıldırım Uluslararası Emek Ödülü Mustafa Avkıran’a, Nihat Yıldırım Uluslararası Emek Ödülü Mehmet Ali Kaptanlar’a, Nihat Yıldırım Uluslararası Emek Ödülü Musa Uzunlar’a, Yılın Oyunu Ödülü Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Yardımcısı Ceren Özmen’e, Şehir Tiyatroları Festivali Ödülü Adana Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Festival Genel Koordinatörü Seyfettin Süha Erol’a, Başarı Emek Ödülü, Samet Demir’e, Jüri Özel Ödülü Fırat Onur Deniz’e, Emek Dayanışma Ödülü Mahmut Ünver’e, Tiyatro Oyun Yazarı Ödülü Fatma Gülara Işık Tuğcu’ya, Yılın Oyuncusu Ödülü Gökhan Tüzün ve Ömür Sevgi Çil’e Uluslararası Tiyatro Ödülü Mazen El Gharabawy’e, Uluslararası Tiyatro Ödülü Elbek Eshmuradov ve Derman Atik’e, Başarı Emek Ödülü Cihan Atakul, Muhammet Kürtüloğlu ve Ali Gezgin’e, Uluslararası Sanat ve Kültür Haberciliği Ödülü Hasan Çakmak’a, Sanat ve Kültür Haberciliği Ödülü Ali Taş’a verildi.
22 Eylül 2025 Pazartesi - 10:57
Antalya’da GSB yurtları başvuruların yüzde 98,9’unu karşıladı
Antalya’da 2025-2026 akademik yılı için 7 bin 259 öğrencinin başvuru yaptığı Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı yurtlarda, 19 Eylül itibarıyla başvuruların yüzde 98,9’u karşılandı. Antalya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde kent genelinde 24 bin 345 yatak kapasitesiyle yükseköğrenim gören gençlere barınma hizmeti sunuluyor. Yurtlarda öğrencilere konforlu odalarda barınma imkânının yanı sıra sağlıklı ve dengeli beslenmeleri için kahvaltı ve yemek hizmeti verilirken, barınan her öğrenciye aylık 6 bin 600 TL beslenme desteği sağlanıyor. Antalya GSB yurtları, yaz döneminde "Seyahatsever" programı kapsamında da gençlere ev sahipliği yaptı. Bu kapsamda 12 bin 861 genç Antalya’daki yurtlara rezervasyon yaptırdı. Toplam 16 yurdun bulunduğu şehirde, 13 bin 637’si kız, 10 bin 708’i erkek olmak üzere toplam 24 bin 345 öğrenci barınıyor. Kentte ayrıca özel barınma imkânı sunan vakıf, belediye yurtları ve özel yurtlarda; 2 bin 47 kız ve bin 740 erkek olmak üzere toplam 3 bin 787 öğrenciye barınma hizmeti veriliyor.
22 Eylül 2025 Pazartesi - 10:12
Kırmızı ışık ihlali kazayı beraberinde getirdi
Antalya’nın Manavgat ilçesinde kırmızı ışıkta geçen otomobilin hafif ticari araca çarparak karşı şeride geçtiği kazada şans eseri yaralanan olmadı. Kaza; Manavgat ilçesi İbrahim Sözen Caddesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, yapay şelale istikametine gitmekte olan Hülya K.’nın kullandığı 80 DS 254 plakalı Tofaş marka otomobil ile Ahmet M.’nin kullandığı 34 CDP 743 plakalı Fiat marka hafif ticari araç çarpıştı. Kazada, otomobil çarpışmanın şiddetiyle refüjü aşarak karşı şeride geçerek durabilirken şans eseri kimsenin burnu bile kanamadı. Kazanın, Hülya K.’nın kullandığı 80 DS 254 plakalı aracın kırmızı ışık ihlali yapması sonucu meydana geldiği belirlendi.
22 Eylül 2025 Pazartesi - 10:00
Palmiyeye çarpan araç takla attı: 2 yaralı
Antalya’nın Manavgat ilçesinde seyir halindeki hafif ticari araç, palmiyeye çarparak takla attı. Ters dönen araçta bulunan 2 kişi yaralanırken, araçtan çimlerin üzerine düşen Türk bayrağını gören Jandarma Uzman Çavuş, bayrağı özenle katlayarak jandarma aracına götürdü. Kaza, Manavgat ilçesi Sorgun Mahallesi Titreyengöl Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Titreyengöl istikametine seyir halindeki Şükrü U.Y.’nin kullandığı 07 AST 488 plakalı hafif ticari araç, aşırı hız ve dikkatsizlik nedeniyle refüjde bulunan palmiyeye çarptıktan sonra takla atarak ters döndü. İhbar üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri sevk edilirken, kazada yaralanan araç sürücüsü Şükrü U.Y. ve araçta yolcu olarak bulunan Hatice Y. sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulansla özel bir hastaneye kaldırıldı. Uzman çavuşun bayrak hassasiyeti Öte yandan, kaza sırasında takla atarak ters dönen araçtan çimlerin üzerine düşen Türk bayrağını gören Manavgat İlçe Jandarma Komutanlığı Merkez Jandarma Karakolu’nda görevli bir uzman çavuş , çimlerin üzerindeki bayrağı eline alıp özenle düzelttikten sonra jandarma aracına bıraktı.
22 Eylül 2025 Pazartesi - 09:55
Manavgat’ta 2 katlı evde çıkan yangın paniğe neden oldu
Antalya’nın Manavgat ilçesinde bir evde çıkan yangın korku dolu anların yaşanmasına neden oldu. Üst katta oturan ve ayağından ameliyat olduğu için yürümekte zorlanan bir vatandaş, oğlunun yardımıyla yanan binadan uzaklaştırıldı. Yangın, Manavgat ilçesi Yukarı Pazarcı Mahallesi 4010 Sokak’ta, 2 katlı bir ikametin birinci katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Manavgat Belediyesi hizmet binasının bitişiğinde bulunan 2 katlı apartmandan dumanların yükseldiğini gören vatandaşlar ve belediye çalışanları 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradı. İhbar üzerine verilen adrese Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi Manavgat Birimi, 112 Sağlık ve Manavgat Emniyet Müdürlüğü ekipleri sevk edildi. Bu sırada daireden yükselen alevler nedeniyle binanın önünde bulunan belediyeye ait parktaki araçlar görevliler tarafından bulundukları yerden hızla uzaklaştırıldı. Oğlunun yardımıyla binadan çıkarıldı Yanan dairenin üst katında ikamet etmekte olan ve ayağından ameliyat geçirdiği için yürüyemeyen bir vatandaş, oğlunun yardımıyla binadan çıkartıldı. Olay yerine gelen ekipler yanan daire ve binanın diğer dairelerinde insan olup olmadığını kontrol ettikten sonra, yangına müdahale ederek alevleri kısa sürede kontrol altına aldı. Yapılan soğutma çalışmasının ardından daire içerisinde olan eşyalar tamamen yanarken ev kullanılamaz hale geldi. Yangın sırasında dairede bulunan piknik tüpünün patladığı bildirilirken, patlayan piknik tüpü itfaiye görevlisi tarafından evden çıkarıldı. Yangının çıktığı dairenin yanı sıra binanın üst katındaki dairelerin camları patladı ve tamamen siyaha büründü. Öte yandan, evden dumanların çıktığını görerek ihbarda bulunan vatandaşlar, dumanların çıkmasıyla birlikte dairede ikamet etmekte olan A.B.’nin evden çıkarak hızla uzaklaştığını, ardından dairenin alevlere teslim olduğunu belirtti.
22 Eylül 2025 Pazartesi - 09:40
Ambulans şoförünün dikkati 1 dakikada 2 kazayı önledi
Antalya’nın Manavgat ilçesinde hasta taşıyan ambulansın şoförü, dikkati sayesinde 1 dakika içinde yaşanabilecek 2 ayrı kazayı önledi. O anlar ambulansın güvenlik kamerasına yansıdı. Antalya’nın Manavgat ilçesi Sarılar Mahallesi Muhittin Ersoy Bulvarı üzerinde hasta taşıyan ambulans, kavşakta ters yönden gelen otomobili fark eden şoförün ani manevrası ile kazadan kıl payı kurtuldu. Aynı dakikalar içinde kırmızı ışıkta bekleyen araçların arasından geçen ambulans sürücüsü, yola aniden yayayı da fark ederek hızını düşürdü. Bu sayede yayaya çarpmaktan da son anda kurtulan ambulans şoförü, hem hastayı güvenle hastaneye ulaştırdı ve oluşabilecek iki ayrı kazayı engelledi. Ambulansın araç içi güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde, şoförün dikkati ve refleksleri sayesinde kazaların önlenme anları saniye saniye görüldü.
21 Eylül 2025 Pazar - 23:10
Antalya'da korkutan yangın!
Antalya’da ocakta unutulan yemek yangına neden oldu. Merdiven boşluğunu kaplayan dumanlar nedeniyle büyük panik yaşayan 15 katlı apartmanın sakinleri sokağa döküldü.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder