Yerel Haberler
Antalya
TİM delegesi Akgül: "BAİB seçimlerinde ortaya çıkan tablo iş dünyasının ortak akıl ve istişare kültürünün bir yansımasıdır" 09 Nisan 2026 Perşembe - 22:09:44 Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) Olağan Genel Kurulu, yüksek katılım ve rekabet ortamında tamamlandı. Turkuaz listede Mehmet Ali Can, kırmızı listede Ramazan Keskin’in yer aldığı seçimde BAİB yönetim kurulu turkuaz liste tarafından oluşturulurken, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) delegeliği MÜSİAD Antalya Şube Başkanı Yusuf Akgül’ün birinci sırada bulunduğu kırmızı liste tarafından kazanıldı. Akgül, ortaya çıkan tablonun iş dünyasının ortak akıl ve istişare kültürünün bir yansıması olduğunu söyledi. MÜSİAD Antalya Şube Başkanı ve TİM delegesi Yusuf Akgül, seçim sonuçlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, ortaya çıkan tablonun iş dünyasının ortak akıl ve istişare kültürünün bir yansıması olduğunu belirtti. Akgül, seçim sürecinde kırmızı listenin MÜSİAD Antalya başta olmak üzere çeşitli sivil toplum kuruluşlarının desteğini aldığını ifade ederek, bu birlikteliğin sahaya da güçlü şekilde yansıdığını kaydetti. İhracatçıların beklenti ve taleplerinin bu süreçte belirleyici olduğunu vurgulayan Akgül, genel kurul sonuçlarının bu yönüyle dikkat çekici bir tablo ortaya koyduğunu dile getirdi. Yönetim kurulu ile temsil yapısının farklı listelerde şekillenmesine de değinen Akgül, "Genel kurulda oluşan tablo, klasik seçim dengelerinin ötesinde bir sonuç ortaya koymuştur. Yönetim turkuaz listede oluşurken, TİM delegeliğinde farklı bir tercih ortaya çıkmıştır. Bu durum, sahadaki temsil gücünün ve ihracatçının beklentilerinin farklı bir zeminde karşılık bulduğunu göstermektedir" ifadelerini kullandı. TİM delegeliğinde birinci sırada yer almasının kendileri açısından önemli bir sorumluluk olduğunu belirten Akgül, "Bu sonuç, ihracat camiamızın bize duyduğu güvenin açık bir göstergesidir. Bu güvene layık olmak adına tüm ihracatçılarımızın ortak menfaatlerini gözeterek çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Yeni dönemde iş birliği ve istişareye dayalı bir yaklaşımın önemine dikkat çeken Akgül, BAİB’in hem yönetim hem de temsil boyutunda uyum içinde hareket etmesinin bölge ihracatı açısından önemli olduğunu sözlerine ekledi.
09 Nisan 2026 Perşembe - 20:00 Genelkurmay Başkanı Orgenal Bayraktaroğlu: "Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızın gücünün temeli, eğitim ve eğitimin semeresini aldığımız tatbikatlardır" Mavi Vatan 2026 Tatbikatı’nın ’fiili atış sahfası’ ardından açıklamalarda bulunan Genelkurmay Başkanı Orgenal Selçuk Bayraktaroğlu, "Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızın gücünün temeli, eğitim ve eğitimin semeresini aldığımız tatbikatlardır. tatbikatın bugünkü bölümünde; ’TCG Anadolu’dan ’BAYRAKTAR TB-3’ün kalkış ve inişi, ’TB-3’ ile ilk kez ’Kamikaze İDA’yı imhası faaliyetleri icra edilmiştir" dedi. Genelkurmay Başkanı Orgenal Selçuk Bayraktaroğlu, Mavi Vatan 2026 Tatbikatı’nın fiili atış sahfasının ardından TCG Anadolu çok maksatlı amfibi gemisinde açıklama yaptı. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin caydırıcılığının önemine değinen Genelkurmay Başkanı Orgenal Bayraktaroğlu, "Türkiye; güvenlik mimarisinin vazgeçilmez bir unsuru, küresel bir güçtür. Yerli ve milli imkanlar, yüksek teknoloji ürünleri, insansız ve insanlı platformlar, ekde ettiği imkan ve kabiliyetlerle TSK bölgede önemli bir caydırıcı güçtür. Bu caydırıcılığın en önemli unsurlarından biri Mavi Vatan’dır. Mavi Vatan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından korunmaktadır" dedi. "TB-3 ile ilk kez ’Kamikaze İDA’yı imhası faaliyetleri icra edilmiştir" Tatbikatla ilgili detaylardan bahseden Orgeneral Bayraktaroğlu, "Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızın gücünün temeli, eğitim ve eğitimin semeresini aldığımız tatbikatlardır. İşte bu tatbikatlardan biri de 10 gündür devam eden Mavi Vatan Tatbikatıdır.3- 10 Nisan 2026 tarihleri arasında Karadeniz, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de. Tatbikattaki amaç, harekata hazırlık eğitimleri, sevk ve idare etkinliği, müşterek çalışabilirliktir. Bu tatbikat aynı zamanda müşterek bir eğitim faaliyetidir. Asıl olarak Deniz Kuvvetleri Komutanlığından, destek olarak ise Kara ve Hava Kuvvetleri Komutanlıkları ile Sahil Güvenlik Komutanlığından, toplam 15 bin personel ile ayrıntıları arz edilen 120 yüzer unsur ve muhtelif sayıda uçağımızın katılımı ile gerçekleştirilen tatbikatın bugünkü bölümünde; ’TCG Anadolu’dan ’BAYRAKTAR TB-3’ün kalkış ve inişi, ’TB-3’ ile ilk kez ’Kamikaze İDA’yı imhası faaliyetleri icra edilmiştir" ifadelerine yer verdi. Programda Orgeneral Bayraktaroğlu’nun yanı sıra Deniz Kuvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu’da yer aldı.
09 Nisan 2026 Perşembe - 19:52 Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Tatlıoğlu: "Uçak gemimizin inşası süratle devam etmektedir" Mavi Vatan 2026 Tatbikatı’ının ‘fiili atış safhası’ ardından konuşan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu: "Uçak gemimizin inşası süratle devam etmektedir, aynı zamanda hava savunma muhribi ‘TCG-Kocatepe’ gemimizin ilk bloku kızağa konmuştur" dedi. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Mavi Vatan 2026 Tatbikatı’nın ‘fiili atış safhası’nın ardından ‘TCG Anadolu’ çok maksatlı amfibi gemisinde açıklamalarda bulundu. Oramiral Tatlıoğlu, uçak gemisi inşasının devam ettiğini belirterek, "Uçak gemimizin inşası süratle devam etmektedir. Aynı zamanda hava savunma muhribi TCG-Kocatepe gemimizin ilk bloku kızağa konmuştur. İkinci, üçüncü ve dördüncü hava savunma muhriplerine de en kısa zamanda inşasına başlayacağız. İstanbul sınıfı fırkateynlerimizin ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fırkateynleri denize inmiş durumdadır. Altı, yedi ve sekizin inşası devam etmektedir. Milli mayın avlama gemilerimiz, milli hücum botlarımız, Bayraktar sınıfı milli çıkarma gemilerimiz, açık deniz karakol gemimiz, milli denizaltımız ve milli çıkarma gemilerimizin diğerleri inşası hala da devam etmektedir. Hala 37 tanesi Deniz Kuvvetlerimize, dört tanesi Sahil Güvenlik Komutanlığımıza ait olmak üzere 41 askeri geminin inşası aynı anda tersanelerimizde inşası devam etmektedir" ifadelerine yer verdi. "50 tane askeri gemiyi inşa eder durumda olacağız" Beş tip insansız deniz aracı ile iki tip kamikaze insansız deniz aracının envantere alındığını belirten Oramiral Tatlıoğlu, şu ifadeleri kullandı: "Dokuz adet gemimizin inşasına da çok kısa bir zaman sonra başlayacağız. Aynı anda 50 tane askeri gemiyi inşa eder durumda olacağız. Aynı zamanda insansız hava araçlarımızı envantere aldık. Bugün sabah siz de gözlemlediniz. İnsansız hava araçlarımızla insansız deniz araçlarımıza taarruzlar geliştirdik. Beş tip insansız deniz aracımızı ve iki tip kamikaze insansız deniz aracımızı da envanterimize kattık. Denizaltlarımızdan sahil hedeflerine atılan ‘Atmaca’ güdüm mermisini envanterimize aldık. İlk milli torpidomuz ‘Akyaka’yı envantere aldık. İlk milli mayınımız ‘Malaman’ mayınını envanterimize aldık. Son dönemde kurmuş olduğumuz Amfibi Kolordumuz gerek bu tatbikatta gerek yurt içinde gerek yurt dışında başarılıyla görevlerini icra etmekte. Son dönemde kurmuş olduğumuz Sualtı Harekat Komutanlığımızın personeli özellikle Karadeniz’de kontrol dışına çıkan mayınların, insansız deniz araçlarının, insansız hava araçlarının imhasını başarıyla yerine getirmektedir."
Çocuklarda boy kısalığına karşı ebeveynlere uzmanından uyarılar
10 Eylül 2025 Çarşamba - 11:58 Çocuklarda boy kısalığına karşı ebeveynlere uzmanından uyarılar Çocuk Endokrinolojisi Bölümü’nden Uz. Dr. Jamala Mammadova, çocuklarda boy kısalığı hakkında ebeveynlerin dikkat etmesi gereken noktaları açıkladı. Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bölümü’nden Uz. Dr. Jamala Mammadova, çocukluk döneminin en kritik değişkenlerinden birinin büyüme olduğunu belirterek, "Büyümenin temelleri anne karnında atılıyor. Çocukların büyüme hızı ve miktarında beslenme, hormonal nedenler, diyabet ve astım gibi rahatsızlıklar ile çevresel faktörler önemli rol oynuyor. Boyları cinsiyet ve yaş popülasyon ortalamasının altında kalan çocukların, boy kısalığında erken teşhis ve tedavi büyük önem taşıyor" dedi. "Çocuklarda her yaşa göre beklenen yıllık büyüme hızı farklıdır" Okul çağındaki büyüme hızına dikkat çeken Mammadova, "Çocuklarda her yaşa göre beklenen yıllık büyüme hızı farklıdır. İlk bir yılda yaklaşık 20–25 cm, ikinci yılda 10–12 cm, okul öncesi dönemde 6–8 cm, okul çağında 5–6 cm, ergenlik döneminde ise 8–12 cm civarındadır. Eğer bir çocuğun boyu, yaşıtlarının yüzde 3’lük diliminin altındaysa veya büyüme hızı kendi yaşına göre beklenenden düşükse, bu durum boy kısalığı olarak değerlendirilir" diye konuştu. Mammadova, boy kısalığını anlamak için 4 önemli işaret bulunduğunu belirterek: Yaşıtlara göre kısa boy çocuğun boyunun, aynı yaş ve cinsiyetteki çocuklara kıyasla belirgin şekilde kısa olması. Yavaş büyüme hızı: Çocuğun boy artışının, düzenli ölçümlerde beklenenden az olması. Fiziksel orantısızlık: Kol, bacak veya gövde arasındaki orantısızlıklar, altta yatan bir sağlık sorununa işaret edebilir. Gelişimsel işaretler: Ergenlikte gecikme, diş çıkmasında veya motor becerilerde gerilik gibi belirtiler boy kısalığını da işaret edebilir" şeklinde konuştu. Boy kısalığının birden fazla nedeni olabilir Boy kısalığının nedenlerine değinen Mammadova, "Ailevi kısa boy, hormonal sorunlar, kronik sağlık sorunları, beslenme eksiklikleri, genetik bozukluklar veya nedeni bulunamayan sebepler boy kısalığına yol açabilir" ifadelerini kullandı. "Erken teşhis çocuğun boy potansiyelini etkiliyor" Erken teşhisin önemine dikkat çeken Mammadova, "Boy kısalığı olan çocuğun boyunun uzaması durumu, boy kısalığının nedenine bağlıdır. Erken teşhis ve uygun tedaviyle birçok çocuk genetik potansiyeline uygun boya ulaşabilir. Tedavi sürecinde düzenli takip şarttır" dedi. Beslenme tek başına yeterli olmayabilir Beslenmenin büyüme üzerindeki etkisine vurgu yapan Mammadova, "Yetersiz beslenme, özellikle protein, kalsiyum, D vitamini, çinko ve demir eksiklikleri, büyüme geriliğine yol açabilir. Ancak sadece beslenmeyle sorun çözülemez. Boy kısalığı şüphesinde bir çocuk endokrinoloji uzmanına başvurulmalıdır" diye konuştu.
ATB’de zeytin ve zeytinyağının sektörel analizi yapıldı
10 Eylül 2025 Çarşamba - 11:49 ATB’de zeytin ve zeytinyağının sektörel analizi yapıldı Antalya Ticaret Borsası (ATB), zeytin hasadı öncesinde Zeytin ve Zeytinyağı Sektörel Analiz Toplantısı düzenledi. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyesi Ragıp Gök başkanlığında gerçekleşen toplantının moderatörlüğünü ATB 4. Meslek Komitesi Başkan Yardımcısı Zafer Tan yaptı. Toplantıya, Antalya, Kumluca, Manavgat Ziraat Odası başkanları, ATB üyeleri, oda ve borsa temsilcileri, Tarım ve Orman Müdürlüğü temsilcileri ile sektör paydaşları katıldı. ATB Yönetim Kurulu Üyesi Ragıp Gök, her yıl hasat öncesinde sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirerek, zeytin ve zeytinyağı üretiminde karşılaşılan sorunları ele alıp, çözüm önerilerini konuştuklarını belirtirken, "Borsa olarak, tarımsal faaliyetlerin değer bulması için canla başla çalışıyor, bunu yaparken de ortak aklın rehberliğine büyük önem veriyoruz" dedi. Antalya’da, Gazipaşa’dan Kaş’a uzanan 640 kilometrelik sahil şeridinde zeytin yetiştiriciliği yapıldığını kaydeden Gök, hastalıklar, zararlılar, bakım ve budama eksiklikleri ile kurak iklim şartlarının etkisiyle geçen yıl rekoltede düşüş olmuştu. Bu yıl için hep birlikte daha yüksek bir rekolte beklentisi içindeyiz. Ancak özellikle iklim değişikliğinin tüm tarımsal ürünlerimiz üzerinde derin etkiler bıraktığını da hatırlatmak isterim" diye konuştu. "Maliyet yüzde 40 arttı" Moderatör Zafer Tan, Antalya Ticaret Borsası yönetimine toplantıyı düzenledikleri için teşekkür etti. Zeytin yetiştiriciliğinde maliyetlerin geçen yıla göre yüzde 40 arttığını söyleyen Tan, rekolte beklentisinin bölge bölge değiştiğine işaret etti. Zeytin hasadının ekim ayında başlayacağını belirten Tan, verimli bir hasat dönemi olmasını diledi. Tan, zeytinde rakip olan İspanya, İtalya, Tunus, Fas gibi ülkelerde verim beklentisinin yüksek olduğuna işaret etti. "İlçelerde rekolte bölge bölge değişiyor" Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, zeytin yetiştiriciliğinde başta işçilik maliyeti olmak üzere girdi maliyetlerinin arttığını belirtirken, "Umarım zeytinde verimli bir dönem yaşarız, fiyat istenilen seviyede olur, üreticimiz para kazanır" dedi. Manavgat Ziraat Odası Başkanı Rasim Metin ise Manavgat’ta döllenmede dönemindeki yağmur ve don nedeniyle bazı bölgelerde geçen yıla göre rekolte kaybı beklediklerini söyledi. Yağmur beklentisi Zeytinpark A.Ş. Genel Müdürü Bayram Çarkçıgil, su sıkıntısı ve yağmur olmaması nedeniyle zeytin meyvesinde dolgunluk olmadığını, bu dönem gelecek yağışların meyvenin dolgunluğunu artıracağını kaydederken, "Bu dönem yağmur yağmazsa hasat olumsuz etkilenir, yağmurun yağmasını bekliyoruz" dedi. Doğru çeşit vurgusu Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi İlhami Tozlu, yanlış çeşitlerin bölgeye dikilmesinin büyük sıkıntı olduğunu söylerken, bölgenin klimasına ve toprağına uygun zeytin çeşidinin dikilmesi için üreticinin teşvik edilmesi gerektiğini kaydetti. Tozlu, zeytinyağında markalaşmaya gidilmesi, bunun için de doğru zamanında doğru yöntemlerle hasat yapılması gerektiğini vurguladı. "Maliyetler artıyor, markalaşalım" Ulu Zeytinyağı Fabrikası sahibi Mustafa Fettahoğlu, Manavgat bölgesinde zeytin ve zeytinyağında rekolte kaybı beklendiğini söyledi. Fettahoğlu, zeytinyağı üretim maliyetleri arttığını belirtirken, işçilik maliyeti, elektrik, makine ve ekipman ve operatör maliyetlerinin arttığına dikkat çekti. Zeytinde erken hasadın sakıncalarına dikkat çeken, zeytinyağında markalaşma çalışmalarının yapılması gerektiğini söyleyen katılımcılar, markalaşmayla birlikte zeytin ve zeytinyağının para edeceğini söyledi. Toplantıya katılan sektör temsilcileri, zeytin ve zeytinyağının üretim maliyetleri, işçilik sıkıntısı ve fiyat politikasını değerlendirdi.
ALKÜ’de "Sınai Mülkiyet ve Ticarileşme" konulu seminer düzenlendi
10 Eylül 2025 Çarşamba - 11:42 ALKÜ’de "Sınai Mülkiyet ve Ticarileşme" konulu seminer düzenlendi Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesinde akademisyenler ve öğrencilere yönelik "Sınai Mülkiyet ve Ticarileşme" konulu seminer düzenlendi. ALKÜ Teknoloji Transfer Ofisi Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen "Sınai Mülkiyet ve Ticarileşme" başlıklı seminer, Alev Alatlı Konferans Salonunda gerçekleştirildi. "Patentlemede önemli adımlar attık" Etkinliğin açılış konuşmasını ALKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Atıf Bayramoğlu yaptı. Konuşmasında sınai mülkiyetin ülkemiz açısından taşıdığı öneme değinen Prof. Dr. Bayramoğlu, üniversitelerin sadece bilgi üreten değil aynı zamanda bilgiyi ticarileştirerek topluma ve sanayiye değer katan merkezler olduğunu vurguladı. ALKÜ’nün patentleşme konusunda önemli adımlar yaptığını vurgulayan Rektör Yardımcısı Bayramoğlu; ALKÜ’nün Türk Patent ve Marka Kurumuna yapılmış 11 patent başvurusundan 6’sının tescillendiğini, bu sayının her geçen yıl daha da artırmasını hedeflediklerini ifade etti. Prof. Dr. Bayramoğlu ayrıca bilgi çağında ekonomik gücün en önemli kaynağının fikir, yenilik ve marka olduğunu belirterek fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunmasının katma değerli üretim için kritik rol oynadığını söyledi. Konuşmasının son bölümünde Bayramoğlu, Türk Patent ve Marka Kurumunun bu noktada ülkemiz adına önemli bir misyon üstlendiğinin altını çizdi. Patent başvuruları tüm yönleriyle ele alındı Etkinliğin ikinci bölümünde Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak’ın sunumuyla gerçekleştirilen "Sınai Mülkiyet ve Ticarileşme" başlıklı seminer, katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. Başkan Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak; seminerde patent ve marka tescil süreçleri, ticarileşme stratejileri ve fikri hakların ekonomik katkısı gibi konuları tüm ayrıntılarıyla ele aldı. Başkan Durak, patent başvurusu yapılırken dikkat edilmesi gereken kritik noktaları da katılımcılara tüm detaylarıyla anlattı. Sunumun ardından soru-cevap bölümüne geçilerek katılımcılar Başkan Durak ile fikir alışverişinde bulundu. ALKÜ’de patent alan akademisyenler belgelerini aldı Programın son bölümünde ALKÜ’de patent başvurusu tescillenen akademisyenlerden Doç. Dr. Murat Aksel, Doç. Dr. Sema Avcı, Doç. Dr. Sinan Uzunlu, Doç. Dr. Fatih Darıcık, Doç. Dr. Özlem Kaplan’a Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak ile ALKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Atıf Bayramoğlu tarafından belgeleri takdim edildi. Program, toplu çekilen hatıra fotoğrafının ardından son buldu. Düzenlenen seminere Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak, ALKÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Atıf Bayramoğlu, Prof. Dr. Mehmet Kılıç, akademisyenler, öğrenciler ile sektör temsilcileri katıldı.
Antalya’da rüşvet soruşturmasında gözaltı sayısı 20’ye yükseldi, 8 şirkete kayyum talebi
10 Eylül 2025 Çarşamba - 11:37 Antalya’da rüşvet soruşturmasında gözaltı sayısı 20’ye yükseldi, 8 şirkete kayyum talebi Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen ’rüşvet’ soruşturmasının 5’inci dalgasında, bu sabah saatlerinde operasyon düzenlendi. Operasyon kapsamında gözaltı sayısı 20’ye yükseldi. Başsavcılık, "Suçtan elde edilen gelirlerin aklanmasında kullanıldığı" gerekçesiyle 8 şirkete kayyum atanması talebinde bulundu. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca Antalya Belediyesine yönelik rüşvet almak, vermek ve ihaleye fesat karıştırmak suçlarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında aralarında iş adamları, belediye personeli, eski yöneticiler ve Muhittin Böcek’in eski gelininin de bulunduğu 20 şüpheliyi gözaltına aldı. Soruşturma dosyasında, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ile oğlu Mustafa Gökhan Böcek’in belediye ile iş yapan firmalardan para talep ettikleri, ödemeler karşılığında hak edişlerin ve imar izinlerinin hızla çözüldüğü yönünde ifadeler yer aldı. MASAK raporlarına dayanan incelemelerde, ödemelerin gizlenmesi için fatura düzenleme ve şirketler üzerinden aklama yöntemleri kullanıldığı tespit edildi. 8 şirkete kayyum talebi Başsavcılık, "Suçtan elde edilen gelirlerin aklanmasında kullanıldığı" gerekçesiyle iş adamı Mehmet O.K.’ye ait faaliyet gösteren 8 şirkete kayyum atanması talebinde bulundu. 20 şüpheli gözaltına alındı Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü’nce yeni dalgada gözaltına alınan isimler ise şöyle: "Muhittin Böcek’in eski gelini Zeynep K., Yıldız M., eski Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Tuncay S., belediye şirketi ANTEPE Genel Müdürü İsmail E., iş adamı Mehmet O.K. ve eşi Birsen K., akaryakıt istasyonları sahibi Emin K.H., müteahhit Mehmet S.A., otel sahibi Süleyman E., iş adamları Hayrettin A., Emin A., Bilal S. ve Mehmet İ. E., Avukat Fırat A., Antalya Büyükşehir Belediyesi personeli Halil K., belediye işçileri Çağrı G., Kaan K., belediyede şoför Halil A., satış elemanı Levent Ş. ve eski polis memuru Oktay A."
Gören gözlerine inanamadı, denizin ortasında SUP üzerinde mangal yakıp ciğer pişirdi
10 Eylül 2025 Çarşamba - 10:41 Gören gözlerine inanamadı, denizin ortasında SUP üzerinde mangal yakıp ciğer pişirdi Antalya’da bir vatandaş eşsiz gündoğumu manzarası eşliğinde çıktıkları SUB Board turunda farklı bir etkinliğe imza attı. Denizin ortasında SUB Board üzerinde mangal yakan ve şişe geçirdiği ciğerleri pişirerek ikram ettiği arkadaşlarına farklı bir deneyim yaşattı. Antalya başta olmak üzere birçok sahil kentinde son dönemlerde gittikçe yayılan bir spor dalı olan Stand Up Paddle (SUP) boarda olan ilgi her geçen gün artıyor. SUP boarda ilgi duyan vatandaşlar ve sporcular özellikle Konyaaltı Sahili’nde sabah erken saatlerde önce bir araya gelerek kürek çekiyor. Gün doğumunu Antalya’nın falezleri ve kentin eşsiz silüeti eşliğinde denizde karşılayan vatandaşlar zaman zaman farklı etkinliklere imza atıyor. 17 yıldır Antalya’da ocak başı restoran işletmeciliği yapan ve yaklaşık 6 yıldır Stand Up Paddle (SUP) ile ilgilenen Halil Yiğit kimsenin aklına gelmeyecek bir şey yaparak denizin ortasında mangal yaptı. SUP üzerinde mangalı gören gözlerine inanamadı Çoğu kişinin ayakta durmakta bile zorlandığı SUP boarda kurduğu düzenek ile sabitleyerek yaktığı mangalda şişlere geçirdiği ciğerleri pişiren Yiğit, birlikte denize açıldığı gruptaki arkadaşlarına tek tek ikram etti. Sahildeki vatandaşların hayretler içerisindeki bakışları arasında deniz ortasında tüten mangal ilgi odağı olurken, Yiğit’in etrafı kısa sürede diğer SUP’cular ile doldu taştı. Yiğit, hemen hemen her sabah arkadaşları ile birlikte Konyaaltı Sahili’ne gelerek gün doğumunu denizde karşılayarak kahvaltılarını yaptıklarını belirtti. Farklı bir etkinlik yapmak istediklerini ve akıllarına mangal yakmak geldiğini söyleyen Yiğit, "Arkadaşlarla yıllardan beri yapıyoruz bu sporu, her sabah çıkıyoruz. Kahvaltı yapıyoruz, çay, kahve falan derken farklı bir şey yapalım diye aklımızdan geçti. Sabah kahvaltıda ne gider, ciğer gider ciğer yapalım dedik" dedi. Sırada saç kavurma var Denizin ortasında SUP üzerinde mangalda ciğer şişin kendileri içinde farklı bir deneyim olduğunu söyleyen Halil Yiğit, " Kalabalık bir ortamda hafta sonuna denk geldi. Herkeste sebeplendi, yaptık. Güzel oldu gayet, kimseye ve çevreye zarar vermeden. Ormanlarda yangın riski var, denizin ortasında SUB’ta yapalım dedik bizde. Hiç ciğer yemeyen arkadaşlarda vardı. Onlarda bayağı bir yediler. Sürekli üzerinde vakit geçiriyoruz. Kahvaltımızı da orada yapıyoruz, daha öncede farklı şeyler yaptık. Ama mangal biraz farklı oldu, daha çok olumlu tepkiler aldı. Gayet iyi ve güzeldi, yine farklı şeyler yapmayı düşünüyoruz. Saç kavurma olur, gözleme olur, farklı şeyler yapacağız" ifadelerini kullandı.
Antalya’da ’deniz kaplumbağası ambulansı’ göreve başladı
10 Eylül 2025 Çarşamba - 10:36 Antalya’da ’deniz kaplumbağası ambulansı’ göreve başladı Deniz Kaplumbağaları ve Fokları Araştırma, Kurtarma, Rehabilitasyon ve Bilgilendirme Derneği (DEKAFOK) bünyesinde hizmete giren deniz kaplumbağası ambulansı, Manavgat’tan Samandağ’a kadar uzanan kıyı hattında yaralı kaplumbağalara ve deniz canlılarına 7/24 müdahale edecek. Türkiye’nin ilk deniz kaplumbağası ambulansı, Antalya’nın Manavgat ilçesinde hizmete girdi. DEKAFOK bünyesinde hayata geçirilen özel donanımlı araç, Muğla’dan Mersin Samandağ’a kadar uzanan kıyı şeridinde yaralı deniz kaplumbağaları ve diğer deniz canlılarına hızlı müdahale imkânı sunacak. Ambulansta yaralı hayvanlara ilk müdahalenin yapılabilmesi için tıbbi malzemeler, acil müdahale kitleri ve ilk yardım çantaları bulunuyor. "Kaş’tan Samandağ’a kadar tüm kıyılarda gelen ihbarlara hızlıca ulaşılacak" Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Cengiz Deval, Antalya kıyılarının deniz kaplumbağalarının en yoğun üreme alanlarından biri olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi: "Mayıs-Ağustos dönemi, kaplumbağaların üreme zamanı ile turizmin en yoğun dönemine denk geliyor. Bu süreçte kaplumbağalar çok sayıda insan kaynaklı tehlikeyle karşılaşıyor, ölümler ve yaralanmalar yaşanıyor. Ancak bugüne kadar bu tür vakalara müdahale edebilecek bir ambulans imkânı yoktu. Bu araç sayesinde Kaş’tan Samandağ’a kadar tüm kıyılarda gelen ihbarlara hızlıca ulaşarak ilk yardım uygulayabileceğiz. Aracın varlığı, yaralı kaplumbağaların kaybedilmeden merkezimize getirilmesini sağlayacak." DEKAFOK Başkanı Seher Akyol ise ambulansın yalnızca deniz kaplumbağaları değil, deniz ekosistemindeki tüm canlılar için hizmet vereceğini belirterek, "Son iki ayda ortalama 9 yaralı kaplumbağa aldık. Türkiye’nin her yerinden gelen ihbarlara açığız. Ambulansımız 7 gün 24 saat hizmette. Ayrıca Türkiye’nin ilk kaplumbağa ihbar hattı olan 0850 335 07 07 numaralı telefondan bize ulaşabilirsiniz" dedi.
Antalya’da genç adam kiraladığı araçta başından vurulmuş halde bulundu
10 Eylül 2025 Çarşamba - 10:34 Antalya’da genç adam kiraladığı araçta başından vurulmuş halde bulundu Antalya’nın Manavgat ilçesinde kiraladığı araç içerisinde başından vurulmuş halde bulunan genç, arkadaşlarının ambulansa yetiştirmeye çalışmasına rağmen hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olay, Manavgat ilçesi Oymapınar Barajı’ndan Akseki Kepezbeleni Mahallesi’ne giden yol üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 23 yaşındaki Ferhat C. sabah saatlerinde bir arkadaşını arayarak kötü olduğunu söyleyip konum attı. Olay yerine gelen iki arkadaşı, genç adamı kiraladığı lüks bir araç içerisinde başından vurulmuş halde buldu. Arkadaşları, 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak yardım isterken, Ferhat C.’yi kendi araçlarına alarak Manavgat yönüne doğru yola çıktı. Oymapınar Mahallesi’ne geldiklerinde karşılarından gelen ambulansa teslim edilen genç, Manavgat Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Ancak burada yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Hastaneye gelen yakınları ve arkadaşları büyük üzüntü yaşarken, genci hastaneye getiren arkadaşları, "Yaklaşık bir haftadır Kahramanmaraş’taydı, bugün Manavgat’a döneceğini söylemişti. Böyle bir şey yapmasına akıl sır erdiremiyoruz" ifadelerini kullandı. Ferhat C.’nin cenazesi, jandarma olay yeri incelemesi, cumhuriyet savcısı ve adli tabibin çalışmalarının ardından Antalya Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.