Yerel Haberler
Antalya
19 Şubat 2026 Perşembe - 22:54 Engelli oğlu için falezlere çıktı, 2 saatte ikna edildi Antalya’da 35 metre yüksekliğindeki falezlere çıkan kadın, yaklaşık 2 saatlik uğraş sonunda ikna edilebildi. Ağır otizmli oğlunun başka bir kente sevk edileceğini söyleyen anne, oğlunun Antalya’da kalmasını istedi. Olay, saat 10.30 sıralarında Muratpaşa ilçesi Bahçelievler Mahallesi Konyaaltı Caddesi üzerindeki falezlerde meydana geldi. Konyaaltı Caddesi üzerinde bulunan falezlere gelen Emine K., kayalıkların uç noktasına çıktı. Kayalıklara çıkan kadını gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirirken, olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Emine K., polis ekipleri ve vatandaşların ikna çabalarına karşılık vermedi. Olayı haber alarak bölgeye gelen Akdeniz Otizm Spor Kulübü Derneği Başkanı Demet Çileli Baz’ın yaklaşık 2 saat süren çabaları sonucu ikna edilen Emine K. güvenli bölgeye alındı. Baz’a sarılarak gözyaşı döken Emine K., 2 engelli oğlunun daha bulunduğunu, ağır otizmli oğlunun daha önce darbettiği gerekçesiyle bakımevine yerleştirildiğini ve burada uyum sağlayamadığı için başka kente sevk edileceğini belirtti. Oğlunun tedavi için başka kente gönderileceğini söyleyen Emine K, "Neden benim çocuğum burada kalmıyor, neden Ordu’ya gidiyor. Neden sığdıramadılar benim çocuğumu. Beni bu hale düşüren hiç kimseye hakkımı helal etmiyorum. Ben çocuğuma yakın olmak istedim, başında durmak istedim. Nasıl bırakayım ben çocuğumu" dedi. Olay yerinde bulunan sağlık ekipleri tarafından sağlık durumu kontrol edilen Emine K, ifade işlemleri için polis merkezine götürüldü.
Antalya’da 20 yerinden bıçaklanarak öldürülen gencin cenazesi teslim alındı, cinayet zanlısı tutuklandı
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:39 Antalya’da 20 yerinden bıçaklanarak öldürülen gencin cenazesi teslim alındı, cinayet zanlısı tutuklandı Antalya’da internette tanışarak evine çağırdığı kişi tarafından 20 yerinden bıçaklanarak hayatını kaybeden gencin cenazesi annesi ve yakınları tarafından teslim alınarak toprağa verilmek üzere memleketi Bursa’ya götürüldü. Cinayet zanlısı sevk edildiği mahkemece tutuklanırken, hayatını kaybeden gencin annesi cenaze alındığı sırada gözyaşlarına hakim olamadı. Dün akşam Konyaaltı ilçesi Toros Mahallesi 846. Sokak’ta bulunan 4 katlı bir apartmanın 3’üncü katında meydana gelen olayda, arkadaşlarının ulaşamadığı 26 yaşındaki İlhan Çobanoğlu, çilingir yardımıyla girilen ikametinde ölü olarak bulunmuştu. Vücudunda 20’ye yakın bıçak yarası olan Çobanoğlu’nun ölümü sonrası, Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından binanın güvenlik kameraları inceleyerek cinayet zanlısı Yusuf E.Ç’yi (21) olaydan 2 saat sonra Aksu ilçesinde yakalandı. Zanlı tutuklandı Adliyeye sevk edilip hakim karşısına çıkan zanlı Yunus E. Ç., Cumhuriyet Savcısına verdiği ifadenin ardından nöbetçi sulh hukuk mahkemesinde "kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Annesi gözyaşlarına hakim olamadı Savcılık ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından İlhan Çobanoğlu’nun cansız bedeni Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırılırken, gencin Bursa’da yaşayan annesi ve yakınlarına haber verildi. Oğlunun ölüm haberini alarak Antalya’ya gelen İlhan Çobanoğlu’nun cenazesi annesi, dayısı ile yakınları tarafından teslim alındı. Evladının ölümü nedeniyle bir hayli üzgün olduğu görülen Çobanoğlu’nun annesi gözyaşlarına hakim olamadı. Annesinin gözyaşları içinde teslim alınan İlhan Çobanoğlu’nun cenazesi toprağa verilmek üzere Bursa’ya götürüldü. (RB-SM-
İnternetten tanıştığı genci bıçaklayarak öldüren şüpheli adliyeye sevk edildi
18 Şubat 2026 Çarşamba - 14:50 İnternetten tanıştığı genci bıçaklayarak öldüren şüpheli adliyeye sevk edildi Antalya’da internette tanıştığı genci evinde 20 bıçak darbesi ile öldüren şahıs, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Dün akşam Konyaaltı ilçesi Toros Mahallesi 846. Sokak’ta bulunan 4 katlı bir apartmanın 3’üncü katında meydana gelen olayda, 26 yaşındaki İlhan Çobanoğlu’na ulaşamayan arkadaşları gencin oturduğu eve geldi. Kapıyı ısrarla çalan Çobanoğlu’nun arkadaşları, kapının açılmaması üzerine 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradı. Adrese gelen polis ekipleri, çilingir vasıtası ile kapının açılmasının ardından girdikleri evde genci kanlar içerisinde yatarken buldu. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Çobanoğlu’nun hayatını kaybettiği belirlendi. Vücudunda 20’ye yakın bıçak yarası olan Çobanoğlu’nu öldüren şahsın yakalanması için Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri çalışma başlatırken, gencin cenazesi savcılık ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Apartmandaki ve çevredeki güvenlik kameralarını incelemeye alan Cinayet Büro Amirliği ekipleri, katil zanlısı Yusuf E.Ç.’yi (21) olaydan 2 saat sonra Aksu ilçesinde yakaladı. Adliyeye sevk edildi İfade işlemleri için Antalya Emniyet Müdürlüğü’ne getirilen Yusuf E.Ç.’nin ilk ifadesinde İlhan Çobanoğlu ile internet üzerinden tanıştıklarını, kendisini eve çağırdığını, aralarında çıkan tartışma sonrası Çobanoğlu’nun kendisine bıçakla saldırdığını ve yere düşen bıçağı alarak onu öldürdüğünü söylediği öğrenildi. Zanlı, emniyetteki işlemlerinin ardından sağlık kontrolünden geçirilerek adliyeye sevk edildi.
AÜ Rektörü Prof. Dr. Özkan’dan Antalya’ya susuzluk uyarısı: "Şehre rehberlik yapacak yegane kurum üniversitedir"
18 Şubat 2026 Çarşamba - 12:46 AÜ Rektörü Prof. Dr. Özkan’dan Antalya’ya susuzluk uyarısı: "Şehre rehberlik yapacak yegane kurum üniversitedir" Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Antalya’nın karşı karşıya olduğu en kritik tehdidin su kıtlığı olduğunu belirterek, çevresel sürdürülebilirlik konusunda uyarılarda bulundu. Susuzluk riskiyle birlikte yeşil alan kaybına da dikkat çeken Özkan, "Her alanda şehre rehberlik yapacak yegane kurum üniversitedir. Bizden başka bu rehberliği üstlenecek bir yapı da yok. Turizmle ilgili bir sorun varsa üniversite orada olmalı, göçle ilgili bir sorun varsa sosyoloji bölümümüz var; çocuk çalışmalarımız, çocuk hakları, hukuk, psikoloji, elimizde geniş bir uzmanlık alanı var. Bizi en yakın zamanda tehdit edecek en önemli sorun susuzluk. Yeşilliği katlediyoruz. Belek’te kesilen ağaçları gördükçe içim acıyor" dedi. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, tıp alanındaki yenilikler, üniversite hastanesinin mevcut durumu ve Antalya’nın öncelikli sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İhlas Haber Ajansı Antalya Bölge Müdürlüğü’nü ziyaret eden Özkan, rahim naklinde dünya çapında elde edilen başarıdan yapay zekânın tıptaki rolüne, yeni hastane yatırımından su kıtlığına kadar birçok başlıkta dikkat çeken mesajlar verdi. Rahim naklinde dünya literatürüne giren başarı Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin 2011 yılında dünyadaki ilk kadavradan rahim naklini gerçekleştirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özlenen Özkan, bu yöntemin dünya genelinde birçok merkeze örnek olduğunu söyledi. Özkan, "Biz 2011 yılında ilk rahim naklini yaptıktan sonra dünyada birçok ülke bu alana yöneldi. Önce İsveç, ardından Amerika’yı takip eden Almanya, Çin, Hindistan gibi ülkelerde rahim nakli deneyimleri gerçekleştirildi. Dünyada bugün 100’ün üzerinde rahim nakli yapıldı ve bu nakillerden doğan çocuklar var. Bunun öncüsü olmak bizim için büyük bir onur" dedi. Rahim nakli çalışmasının ilk dönemde kamuoyunda geniş yankı uyandırdığını belirten Özkan, proje hazırlıklarının uzun süre göz önünde olmadığını vurgulayarak, "Çalışmalarımızın büyük bölümü bilimsel altyapı aşamasında ilerledi. Naklin gerçekleştirilmesi dünya genelinde güçlü bir etki oluşturdu" dedi. "Deneysel aşamadan klinik gerçekliğe ulaştı" Robotik, laparoskopik yaklaşımlar ile canlı ve kadavradan nakiller gibi yeni yöntemler gelişse de temel tekniğin aynı kaldığını ifade eden Özkan, "2011’de ilk deneysel aşamada olan rahim nakli, bugün klinik gerçeklik düzeyine ulaştı. Robotik cerrahi var, laparoskopik yöntemler var. Canlıdan ve kadavradan nakiller yapılıyor. Ancak kullanılan temel teknik hâlâ ’Özkan tekniği’" şeklinde konuştu. Üniversite bünyesinde bugüne kadar iki rahim nakli gerçekleştirildiğini söyleyen Özkan, her iki vakada da başarılı sonuçlar alındığını ve bir erkek ile bir kız çocuğunun dünyaya geldiğini kaydetti. Özkan, seri nakiller yerine hasta güvenliği ve yaşam kalitesine odaklandıklarını vurguladı. Kafa ve beyin nakli tartışmaları Kamuoyunda zaman zaman gündeme gelen kafa ve beyin nakli konularına da değinen Özkan, mevcut bilimsel sınırlamalara işaret ederek, "Bugün için en büyük engel sinir iyileşmesi. Merkezi sinir sistemindeki bir kesi sonrası iletimi yeniden sağlamak mümkün olmuyor. Hayati fonksiyonları ya da hareketi geri getiremiyoruz. Dünyada bu konuda yoğun çalışmalar var, ancak şu an için uygulanabilir bir tablo yok. Bilimsel engeller aşılmadan bu konular teorik düzeyde kalmaya devam ediyor" dedi. "Yapay zekâya hiçbir alan tamamen devredilmedi" Tıpta yapay zekâ kullanımının giderek arttığını belirten Özkan, özellikle veri analizi ve tanı süreçlerindeki katkıya dikkat çekti. Özkan, "Yapay zekâ bize en çok verileri analiz etme noktasında hız kazandırıyor. Doğru yönlendirme sağlıyor. Ancak sistem, girilen veri doğrultusunda çalışır. Veri olmadan doğru sonuç üretmesi mümkün değil. Onkoloji alanında ise bazı ‘pathway’leri, yani biyolojik yolakları tespit etmek amacıyla yapay zekâdan yararlanıyoruz. Yapay zekânın aktif kullanıldığı alanlar var ancak bugün itibarıyla hiçbir alanı tamamen yapay zekâya bırakmış değiliz" şeklinde konuştu. Özkan, yakın gelecekte yapay zekânın en yoğun kullanılacağı alanların radyoloji ve patoloji gibi görüntüleme temelli branşlar olacağını da sözlerine ekledi. Yeni hastane yatırımı Üniversite hastanesinde randevu ve ameliyat bekleme sürelerine ilişkin değerlendirmede bulunan Özkan, nisan ayında yaşanan yangının kapasiteyi etkilediğini belirtti. Özkan, "Yangın sonrası küçülmeye gitmek zorunda kaldık. Akdeniz Üniversitesi sadece Antalya’ya değil, birçok şehre hizmet veren bir hastane. Bundan gurur duyuyorum. Ancak bu yer sıkıntısı bizi bir hayli üzüyor. 900 yataklı yeni hastaneyi 2026 sonunda devralabilirsek önemli bir rahatlama sağlanacak" dedi. MR çekim sürelerinde belirgin iyileşme sağlandığını söyleyen Özkan, hedeflerinin daha kısa bekleme süresi olduğunu vurgulayarak, "Göreve geldiğimizde MR için aylar süren randevular vardı. Şimdi birkaç güne indi. Hedefimiz aynı gün ya da ertesi gün çekim" diye konuştu. Hasta memnuniyeti ve ‘güler yüz’ hassasiyeti Sağlık hizmetinde insan faktörünün belirleyici olduğunu ifade eden Özkan, hasta memnuniyetinin yalnızca tıbbi sonuçlarla sınırlı olmadığını söyleyerek, "Bizim işimiz insan. En doğru tedaviyi sunsanız bile iletişimde eksiklik varsa farklı algılanabiliyor. Güler yüzü bu nedenle çok önemsiyorum" ifadelerini kullandı. "Üniversite rehberlik yapmak zorunda" Akdeniz Üniversitesi’nin şehirle olan ilişkisine değinen Özkan, üniversitelerden yalnızca eğitim ve bilim üretmek konusunda faydalanılmaması gerektiğine işaret ederek, şu ifadelere yer verdi: "Üniversitelerin her zaman ifade ettiğim gibi iki temel görevi var: Birincisi eğitim, ikincisi bilim üretmek. Bilim üretirken de ortaya koyduğunuz çalışmanın havada kalmaması gerekir, insanlığa ve topluma somut fayda sağlaması gerekir. Üç yıl önce çok ciddi bir deprem yaşadık, ardından Covid süreci geçti. Covid döneminde çok iyi bilim insanlarımız, doktorlarımız vardı. Aynı şekilde çok nitelikli jeologlarımız, mimarlarımız, bölge planlamacılarımız var. Bu birikimin şehirde 7 gün 24 saat rehberlik yapması gerekiyor. Göç başta olmak üzere sosyolojiyle ilgili pek çok ciddi sorunla karşı karşıyayız. Bu noktada rehberlik yapacak yegâne kurum üniversitedir, bundan kaçış yok. Bizden başka bu rehberliği üstlenecek bir yapı da yok. Turizmle ilgili bir sorun varsa üniversite orada olmalı. Çünkü turizm paydaşlarımızla birlikte bu şehrin temel alanlarından biri. Göçle ilgili bir sorun varsa sosyoloji bölümümüz var; çocuk çalışmalarımız, çocuk hakları, hukuk, psikoloji, elimizde geniş bir uzmanlık alanı var." "En büyük tehlike susuzluk" Antalya’nın en önemli riskinin su kıtlığı olduğunu vurgulayan Özkan, çevresel sürdürülebilirlik çağrısı yaptı. Özkan, "Bence şu anda bölgemizde çok ciddi bir susuzluk riski var. Su sadece içmek için değil; tarım ve turizm için de zorunlu. Tarım kentiyiz, sulama gerekiyor. Turizm kentiyiz, su olmadan turizm olmaz. Bu nedenle imar planlamasını da bu gerçeğe göre yapmak zorundayız. Önümüzdeki dönemde en büyük tehlikenin susuzluk olduğunu düşünüyorum. Buna bir an önce çare bulmalıyız. Yeşilliği katlediyoruz. Kundu’da oturuyorum; Belek’te kesilen ağaçları gördükçe içim acıyor. Biz ne diyoruz, insanlar ne yapıyor açıkçası? Bu anlamda bence bizi en yakın zamanda tehdit edecek en önemli sorun susuzluk ve yeşilliği katletmemiz" dedi. Toplumsal konularda üniversitenin görüşlerinin zaman zaman alındığını ancak bu görüşlerin hayata ne kadar geçtiğinden emin olmadıklarını ifade eden Özkan, sorunların çözümünde herkesin sorumluluk alması ve ortaklaşa hareket edilmesi gerektiğine dikkat çekerek, sözlerini şu şekilde sonlandırdı: "Eğer bu sürece hep birlikte katkı sunabilirsek ortaya çok daha güçlü sonuçlar çıkacaktır. Belki hemen değil, ancak yapılan bu çağrıların karşılığı ilerleyen dönemde mutlaka görülecektir. Burada hiç kimsenin kötü niyetli olduğunu düşünmüyorum. Bazı konular zaman zaman gözden kaçabiliyor. Temennimiz geç kalınmaması. Biz her zaman iş birliğine hazırız. Bir adım atılsın, biz koşmaya hazırız."
AÜ Rektörü Prof.Dr.Özkan:" Şehre rehberlik yapacak yegane kurum üniversitedir"
18 Şubat 2026 Çarşamba - 12:41 AÜ Rektörü Prof.Dr.Özkan:" Şehre rehberlik yapacak yegane kurum üniversitedir" Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Antalya’nın karşı karşıya olduğu en kritik tehdidin su kıtlığı olduğunu belirterek çevresel sürdürülebilirlik konusunda uyarılarda bulundu. Susuzluk riskiyle birlikte yeşil alan kaybına da dikkat çeken Özkan, "Her alanda şehre rehberlik yapacak yegane kurum üniversitedir. Bizden başka bu rehberliği üstlenecek bir yapı da yok. Turizmle ilgili bir sorun varsa üniversite orada olmalı, göçle ilgili bir sorun varsa sosyoloji bölümümüz var; çocuk çalışmalarımız, çocuk hakları, hukuk, psikoloji, elimizde geniş bir uzmanlık alanı var. Bizi en yakın zamanda tehdit edecek en önemli sorun susuzluk. Yeşilliği katlediyoruz. Belek’te kesilen ağaçları gördükçe içim acıyor" dedi. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, tıp alanındaki yenilikler, üniversite hastanesinin mevcut durumu ve Antalya’nın öncelikli sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Rahim naklinde dünya çapında elde edilen başarıdan yapay zekânın tıptaki rolüne, yeni hastane yatırımından su kıtlığına kadar birçok başlıkta konuşan Özkan, dikkat çeken mesajlar verdi. Rahim naklinde dünya literatürüne giren başarı Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin 2011 yılında dünyadaki ilk kadavradan rahim naklini gerçekleştirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özlenen Özkan, bu yöntemin dünya genelinde birçok merkeze örnek olduğunu söyledi. Özkan, sürece ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Biz 2011 yılında ilk rahim naklini yaptıktan sonra dünyada birçok ülke bu alana yöneldi. Önce İsveç, ardından Amerika’yı takip eden Almanya, Çin, Hindistan gibi ülkelerde rahim nakli deneyimleri gerçekleştirildi. Dünyada bugün 100’ün üzerinde rahim nakli yapıldı ve bu nakillerden doğan çocuklar var. Bunun öncüsü olmak bizim için büyük bir onur." Rahim nakli çalışmasının ilk dönemde kamuoyunda geniş yankı uyandırdığını belirten Özkan, proje hazırlıklarının uzun süre göz önünde olmadığını vurgulayarak, "Çalışmalarımızın büyük bölümü bilimsel altyapı aşamasında ilerledi. Naklin gerçekleştirilmesi dünya genelinde güçlü bir etki oluşturdu" dedi. "Deneysel aşamadan klinik gerçekliğe ulaştı" Robotik, laparoskopik yaklaşımlar ile canlı ve kadavradan nakiller gibi yeni yöntemler gelişse de, temel tekniğin aynı kaldığını ifade eden Özkan, "2011’de ilk deneysel aşamada olan rahim nakli, bugün klinik gerçeklik düzeyine ulaştı. Robotik cerrahi var, laparoskopik yöntemler var. Canlıdan ve kadavradan nakiller yapılıyor. Ancak kullanılan temel teknik hâlâ Özkan Tekniği" şeklinde konuştu. Üniversite bünyesinde bugüne kadar iki rahim nakli gerçekleştirildiğini söyleyen Özkan, her iki vakada da başarılı sonuçlar alındığını ve bir erkek ile bir kız çocuğunun dünyaya geldiğini kaydetti. Seri nakiller yerine hasta güvenliği ve yaşam kalitesine odaklandıklarını vurguladı. Kafa ve beyin nakli tartışmaları Kamuoyunda zaman zaman gündeme gelen kafa ve beyin nakli konularına da değinen Özkan, mevcut bilimsel sınırlamalara şu şekilde işaret etti: "Bugün için en büyük engel sinir iyileşmesi. Merkezi sinir sistemindeki bir kesi sonrası iletimi yeniden sağlamak mümkün olmuyor. Hayati fonksiyonları ya da hareketi geri getiremiyoruz. Dünyada bu konuda yoğun çalışmalar var, ancak şu an için uygulanabilir bir tablo yok. Bilimsel engeller aşılmadan bu konular teorik düzeyde kalmaya devam ediyor." "Yapay zekâya hiçbir alan tamamen devredilmedi" Tıpta yapay zekâ kullanımının giderek arttığını belirten Özkan, özellikle veri analizi ve tanı süreçlerindeki katkıya dikkat çekti. Özkan, "Yapay zekâ bize en çok verileri analiz etme noktasında hız kazandırıyor. Doğru yönlendirme sağlıyor. Ancak sistem, girilen veri doğrultusunda çalışır. Veri olmadan doğru sonuç üretmesi mümkün değil. Onkoloji alanında ise bazı ‘pathway’leri, yani biyolojik yolakları tespit etmek amacıyla yapay zekâdan yararlanıyoruz. Yapay zekânın aktif kullanıldığı alanlar var; ancak bugün itibarıyla hiçbir alanı tamamen yapay zekâya bırakmış değiliz" şeklinde konuştu. Özkan, yakın gelecekte yapay zekânın en yoğun kullanılacağı alanların radyoloji ve patoloji gibi görüntüleme temelli branşlar olacağını da sözlerine ekledi. Yeni hastane yatırımı Üniversite hastanesinde randevu ve ameliyat bekleme sürelerine ilişkin değerlendirmede bulunan Özkan, Nisan ayında yaşanan yangının kapasiteyi etkilediğini belirtti. Özkan, "Yangın sonrası küçülmeye gitmek zorunda kaldık. Akdeniz Üniversitesi sadece Antalya’ya değil, birçok şehre hizmet veren bir hastane, bundan gurur duyuyorum. Ancak bu yer sıkıntısı bizi bir hayli üzüyor.900 yataklı yeni hastaneyi 2026 sonunda devralabilirsek önemli bir rahatlama sağlanacak" dedi. MR çekim sürelerinde belirgin iyileşme sağlandığını söyleyen Özkan, hedeflerinin daha kısa bekleme süresi olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu: "Göreve geldiğimizde MR için aylar süren randevular vardı. Şimdi birkaç güne indi. Hedefimiz aynı gün ya da ertesi gün çekim." Hasta memnuniyeti ve ‘güler yüz’ hassasiyeti Sağlık hizmetinde insan faktörünün belirleyici olduğunu ifade eden Özkan, hasta memnuniyetinin yalnızca tıbbi sonuçlarla sınırlı olmadığını söyleyerek, "Bizim işimiz insan. En doğru tedaviyi sunsanız bile iletişimde eksiklik varsa farklı algılanabiliyor. Güler yüzü bu nedenle çok önemsiyorum" ifadelerini kullandı. "Üniversite rehberlik yapmak zorunda" Akdeniz Üniversitesi’nin şehirle olan ilişkisine değinen Özkan, üniversitelerden yalnızca eğitim ve bilim üretmek konusunda faydalanılmaması gerektiğine işaret ederek, şu ifadelere yer verdi: "Üniversitelerin, her zaman ifade ettiğim gibi, iki temel görevi var: Birincisi eğitim, ikincisi bilim üretmek. Bilim üretirken de ortaya koyduğunuz çalışmanın havada kalmaması gerekir; insanlığa ve topluma somut fayda sağlaması gerekir. Üç yıl önce çok ciddi bir deprem yaşadık, ardından Covid süreci geçti. Covid döneminde çok iyi bilim insanlarımız, doktorlarımız vardı. Aynı şekilde çok nitelikli jeologlarımız, mimarlarımız, bölge planlamacılarımız var. Bu birikimin şehirde 7 gün 24 saat rehberlik yapması gerekiyor. Göç başta olmak üzere sosyolojiyle ilgili pek çok ciddi sorunla karşı karşıyayız. Bu noktada rehberlik yapacak yegâne kurum üniversitedir; bundan kaçış yok. Bizden başka bu rehberliği üstlenecek bir yapı da yok. Turizmle ilgili bir sorun varsa üniversite orada olmalı; çünkü turizm paydaşlarımızla birlikte bu şehrin temel alanlarından biri. Göçle ilgili bir sorun varsa sosyoloji bölümümüz var; çocuk çalışmalarımız, çocuk hakları, hukuk, psikoloji, elimizde geniş bir uzmanlık alanı var." "En büyük tehlike susuzluk" Antalya’nın en önemli riskinin su kıtlığı olduğunu vurgulayan Özkan, çevresel sürdürülebilirlik çağrısı yaptı. Özkan, "Bence şu anda bölgemizde çok ciddi bir susuzluk riski var. Su sadece içmek için değil; tarım ve turizm için de zorunlu. Tarım kentiyiz, sulama gerekiyor. Turizm kentiyiz, su olmadan turizm olmaz. Bu nedenle imar planlamasını da bu gerçeğe göre yapmak zorundayız. Önümüzdeki dönemde en büyük tehlikenin susuzluk olduğunu düşünüyorum. Buna bir an önce çare bulmalıyız. Yeşilliği katlediyoruz. Kundu’da oturuyorum; Belek’te kesilen ağaçları gördükçe içim acıyor. Biz ne diyoruz, insanlar ne yapıyor açıkçası? Bu anlamda bence bizi en yakın zamanda tehdit edecek en önemli sorun susuzluk ve yeşilliği katletmemiz" dedi. Toplumsal konularda üniversitenin görüşlerinin zaman zaman alındığını ancak bu görüşlerin hayata ne kadar geçtiğinden emin olmadıklarını ifade eden Özkan, sorunların çözümünde herkesin sorumluluk alması ve ortaklaşa hareket edilmesi gerektiğine dikkat çekerek, sözlerini şu şekilde sonlandırdı: "Eğer bu sürece hep birlikte katkı sunabilirsek, ortaya çok daha güçlü sonuçlar çıkacaktır. Belki hemen değil, ancak yapılan bu çağrıların karşılığı ilerleyen dönemde mutlaka görülecektir. Burada hiç kimsenin kötü niyetli olduğunu düşünmüyorum; bazı konular zaman zaman gözden kaçabiliyor. Temennimiz, geç kalınmaması. Biz her zaman iş birliğine hazırız. Bir adım atılsın, biz koşmaya hazırız."
Kalp hastalarına Ramazan uyarısı
18 Şubat 2026 Çarşamba - 12:18 Kalp hastalarına Ramazan uyarısı Kalp hastalarının oruç tutup tutamayacağına ilişkin genel bir kural olmadığını belirten Kardiyoloji Uzmanı Dr. Erdal Durmuş, "Her hasta kendi kardiyoloji hekimi tarafından bireysel olarak değerlendirilmelidir" dedi. Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Erdal Durmuş, Ramazan ayı öncesinde kalp hastalarının dikkat etmesi gereken hususlara ilişkin açıklamalarda bulundu. Oruç tutmanın iyi kolesterolü (HDL) artırabildiğini, kötü kolesterolü (LDL) düşürebildiğini kaydeden Durmuş, "Oruç, tansiyonu düşürerek kalp hastalığı riskini azaltabilir. Ayrıca vücuttaki enflamasyonu azaltarak kalp sağlığı üzerinde olumlu etkiler gösterebilir. Her hasta kendi kardiyoloji hekimi tarafından bireysel olarak değerlendirilmelidir" ifadelerini kullandı. "Kalp yetersizliği olanlar risk altında" Kalp yetersizliği bulunan hastaların oruç tutmasının sakıncalı olabileceğini vurgulayan Uzm. Durmuş, "Bu hastalar genellikle yoğun şekilde idrar söktürücü ilaç kullanır. Uzun süreli açlık ve susuzluk, böbrek fonksiyonlarında bozulmaya ve ciddi tansiyon düşüklüğüne yol açabilir. Kalp fonksiyonu ileri derecede bozulmuş hastaların oruç tutmaması gerekir" şeklinde konuştu. "Kontrolsüz tansiyon hastalarına uyarı" Kontrolsüz yüksek tansiyonu olan hastaların da dikkatli olması gerektiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Durmuş, "Uzun süreli açlık ve iftarda fazla miktarda besin tüketimi sağlığı tehdit edebilir. Ancak tansiyonu ilaç tedavisiyle kontrol altında olan hastalarda, ilaç saatleri iftar ve sahura göre düzenlenirse oruç tutulabilir" diye konuştu. Uzm. Durmuş, güncel yaklaşıma göre tedaviyle kontrol altına alınmış tansiyonun ortalama 135/85 mmHg’nin altında olması gerektiğini ifade etti. "Kalp damar tıkanıklığı olanlar dikkat etmeli" Kalp damar tıkanıklığı bulunan hastaların da risk grubunda olduğunu dile getiren Uzm. Durmuş, "Son 6 ay içinde kalp krizi geçiren, bypass ya da koroner stent yapılan hastaların oruç tutması önerilmez. Bu hastalar ikili kan sulandırıcı kullandığı için uzun süreli açlık ve susuzluk pıhtılaşma riskini artırabilir" dedi. Hastalığın kontrol altına alındığı ve tekli kan sulandırıcıya geçildiği dönemde, hekim onayıyla oruç tutulabileceğini belirten Uzm. Durmuş, aktif göğüs ağrısı veya ciddi nefes darlığı olan kişilerin de oruç tutmadan önce mutlaka doktora başvurması gerektiğini söyledi. "Ritim bozukluğu ve kapak hastaları için risk" Kalbinde kontrolsüz ritim bozukluğu ya da ciddi kapak hastalığı bulunan kişilerin de oruç tutarken dikkatli olması gerektiğini kaydeden Dr. Durmuş, "Özellikle metal kapak takılmış ve kan sulandırıcı (oral antikoagülan) ilaç kullanan hastalarda, beslenme düzenindeki değişiklik ve susuzluk ilaç düzeyini bozabilir. Bu durum kanamaya ya da kalp kapağında pıhtı oluşmasına yol açabilir. Ritmi kontrol altında olan ve beslenmeden etkilenmeyen ilaç kullanan hastalar ise doktor kontrolünde oruç tutabilir" açıklamasında bulundu. Kalp pili olanlar oruç tutabilir mi Kalp pili olan hastaların iki gruba ayrıldığını söyleyen Uzm. Durmuş, "Kalp yetersizliği nedeniyle pil takılan ve yoğun ilaç kullanan hastalar için oruç uygun olmayabilir. Ritim bozukluğu nedeniyle pil takılan ve yoğun ilaç kullanmayan hastalar ise genel durumları uygunsa oruç tutabilir" dedi. "Ramazan’da beslenme önerileri" Ramazan ayında kalp hastalarının beslenmesine de dikkat etmesi gerektiğini belirten Uzm. Dr. Durmuş, "Aşırı yağlı ve ağır et yemeklerinden uzak durulmalıdır. Sebze ağırlıklı Akdeniz tipi beslenme tercih edilmelidir. İftar ile sahur arasında yeterli miktarda su içilmeli, çay ve kahve gibi idrar söktürücü içeceklerin tüketimi azaltılmalıdır" dedi.
Köpeğini sel sularından kurtaran sahibi o anları anlattı
18 Şubat 2026 Çarşamba - 12:04 Köpeğini sel sularından kurtaran sahibi o anları anlattı Antalya’nın Alanya ilçesinde etkili olan sağanak yağışın ardından taşkın riskiyle karşı karşıya kalan Dim Çayı’nda sel sularına kapılan köpek, sahibi tarafından kurtarıldı. Arkadaşıyla birlikte bulduğu bir kapının üzerine kaymaması için battaniye serip köpeğe yol yapan sahibi, köpeği güvenli alana çekmeyi başardı. Olay, Alanya ilçesinde bulunan Dim Çayı kenarında meydana geldi. Aniden bastıran sağanak yağış ve Dim barajının kapaklarının aşırı yağıştan dolayı açılmasının ardından çayın debisi yükseldi. Su seviyesinin artmasıyla birlikte çay kenarındaki bazı işletmelerde maddi hasar oluştu. Köpek işletmeciler tarafından kurtarıldı Taşkın sırasında akıntıya kapılan ve işletmeye ait olduğu öğrenilen "Paşa" isimli köpek, işletme sahiplerinin müdahalesiyle kurtarıldı. Yaklaşık 15 dakika süren çalışma sonucu akıntıya kapılmaktan son anda kurtarılan köpeğin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Kurtarma anları ise bir vatandaşın cep telefonu kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi. "Önceliğimiz hayvan sevgisi olsun" İşletmeye ait ’Paşa’ lakaplı köpeği kurtardıkları anları anlatan işletme sahibi Serkan Şimşek, "O akşam aşırı yağmur vardı. Bizleri buradan tahliye ettiler. Sabah geldiğimizde köpeğimiz paşa orada kalmış. Hemen kurtarmak için çalışmaya başladık. Arkadaşı çağırdım. Oradan bir kapı bulduk. Kapının üzerine kaymasın diye battaniye serdim. Kapının üzerinden tırmanmasını sağladık sonra tutup güçte olsa yukarı çekmeyi başardık" dedi. Paşayı kurtarmak için arkadaşına yardıma giden Abdullah Alp ise "Sabah arkadaş geldi. Paşa şu an suyun içinde ben de yapacak bir şey yok gidip kurtaracağız dedim. Direkt atladık. Arkadaşım kapıyı aldı, üstüne koyduk kurtardık" ifadelerini kullandı. Yaşanan olayın ardından Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk, ’Paşa’ lakaplı köpeği kurtaran işletme sahiplerini makamında kabul etti. Öztürk, kurtarma anına ait fotoğrafı çerçeveleterek işletme sahiplerine hediye etti.
Geleneksel Ramazan Şenlikleri bu yıl Cam Piramit’te düzenlenecek
18 Şubat 2026 Çarşamba - 12:03 Geleneksel Ramazan Şenlikleri bu yıl Cam Piramit’te düzenlenecek Antalya Büyükşehir Belediyesi Ramazan ayı için hazırlıklarını tamamladı. Cam Piramit’te düzenlenecek Ramazan Şenliği’nde ise geleneksel Ramazan geceleri yaşatılacak. Birlik, beraberlik, yardımlaşma ve dayanışmanın öne çıktığı Ramazan ayı için hazırlıklarını tamamlayan Antalya Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayının manevi atmosferine uygun şekilde, ihtiyaç sahiplerine destek olmayı ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmeyi hedefliyor. Ramazan ayı boyunca Antalya Büyükşehir Belediyesi Mobil Aşevi, mahalle mahalle dolaşarak vatandaşlara sıcak yemek ikramında bulunacak. Büyükşehir Belediyesi, ihtiyaç sahibi ailelere Ramazan kolileri ulaştırırken, Halk Ekmek Fabrikası tarafından üretilen Ramazan pideleri sofralarda yerine alacak. Ramazan etkinliklerinin adresi cam piramit Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Geleneksel Ramazan etkinliklerinin adresi bu yıl Cam Piramit Fuar ve Kongre Merkezi olacak. 19 Şubat-22 Mart tarihleri arasında Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenecek Ramazan etkinlikleri kapsamında her akşam saat 20.15’te geleneksel çocuk etkinlikleri, saat 20.45’te konserler ve hemşehri geceleri gerçekleştirilecek. Etkinlik alanında yöresel lezzetler, geleneksel el sanatları ve satış alanları da Antalyalılar ile buluşacak. İhtiyaç sahibi vatandaşlar unutulmadı Antalya Büyükşehir Belediyesi Ramazan ayının maneviyatına uygun şekilde ihtiyaç sahibi vatandaşları da yalnız bırakmayacak. Temel gıda ürünlerinden oluşan Ramazan kolileri 19 ilçede belirlenen ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılacak. Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı ekipleri tarafından titizlikle hazırlanan Ramazan kolileri, kapı kapı dağıtılarak vatandaşların sofralarına bereket katacak. Mobil aşevinden sıcak yemek ikramı Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı’na Mobil Aşevi de Ramazan ayı boyunca mahallelerde iftar öncesi sıcak yemek dağıtımı gerçekleştirecek. Her akşam farklı bir mahallede konuşlanacak mobil aşevi saat 18.00 itibarıyla yemek dağıtımına başlayacak. Mobil Aşevi 19 Şubat Perşembe günü Hüsnü Karakaş Mahallesi Muhtarlık yanında, 20 Şubat Cuma Güneş Mahallesi pazar yerinde, 21 Şubat Cumartesi Aydoğmuş Mahallesi muhtarlık önünde, 22 Şubat Pazar günü Varsak Menderes Mahallesi’nde parkın yanında bulunan muhtarlık evinin önünde emek ikramında bulunacak. Ramazan pidesi sofraları süsleyecek Antalya Büyükşehir Belediyesi Halk Ekmek Fabrikası’nda modern ve hijyenik şartlarda üretilen Ramazan pideleri de Halk Ekmek Büfelerinde satılacak. Ramazan sofralarının vazgeçilmesi Ramazan pidesinin sofralarda yerini alabilmesi için 250 gram Ramazan pidesi, Halk Ekmek büfelerinde 20 TL’den vatandaşa ulaştırılacak.
Antalya’da 2040 yılına yönelik ulaşım sistemi oluşturmak için çalıştay
18 Şubat 2026 Çarşamba - 11:39 Antalya’da 2040 yılına yönelik ulaşım sistemi oluşturmak için çalıştay Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin kent içi ulaşımda kalıcı çözümler üretmek, çevresel ve sosyal hedeflerle uyumlu sürdürülebilir bir ulaşım sistemi oluşturmak amacıyla yürüttüğü "2040 Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Ana Planı" (ASKUP) kapsamında gerçekleştirdiği tematik çalıştayın ikincisi gerçekleştirildi. Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen "2040 Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Ana Planı" kapsamında geçtiğimiz günlerde kamu kurum temsilcileriyle gerçekleştirilen toplantılar sonrasında geliştirilen plan ve öneriler, ‘2. Teknik Çalıştay’da değerlendirildi. Toplantıda katılımcılara Antalya’nın 2040 yılı ulaşım vizyonu doğrultusunda çevreci ve sürdürülebilir ulaşım politikaları, trafik yoğunluğunu azaltmaya yönelik çözüm önerileri ile toplu taşıma ve alternatif ulaşım senaryolarına yönelik kapsamlı bir sunum gerçekleştirildi. Toplantının açılışında konuşan Başkan Vekili Mustafa Oruç, Antalya’nın 2019 yılından itibaren nüfusunun 265 bin 977 kişi arttığına, aynı dönemde artan araç sayısının 612 bin 460 olduğuna dikkat çekti. Oruç, "2040 hedef yılı doğrultusunda hazırladığımız plan kapsamında toplu taşımanın güçlendirilmesi, raylı sistem yatırımlarının etaplar halinde hayata geçirilmesi, yaya ve bisikletli ulaşımın gerçek bir alternatif haline getirilmesi ile özel araç kullanımının dengeli biçimde yönetilmesi temel önceliklerimiz arasında yer alıyor" dedi. Çalıştayda yaya, bisiklet ve raylı sistem masada Antalya Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Ana Planı Proje Müdürü Melike Sarım Boynuyoğun ise yürütülen çalışmalara ilişkin şu bilgileri verdi: "Gerçekleştirilen ilk çalıştayda önemli fikirler ortaya çıktı. Özellikle motorlu ve motorsuz ulaşım, bisiklet yolları, yaya ulaşımı ve engelli erişimi konularında önemli öneriler aldık. Ulaşım çok boyutlu bir konu. Biz tüm paydaşlarımızla bu konuları değerlendiriyoruz. Kent merkezi başta olmak üzere yaya yollarının ve yaya bölgelerinin oluşturulmasını değerlendiriyoruz. Toplu taşımada önemli başlıklarımızdan biri raylı sistemdir. Katılımcılarımızla birlikte tüm bu konuları değerlendiriyoruz." Boğaziçi Proje Mühendislik’ten Dr. Murat Çağatay, Antalya’da aylar süren kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini, anketler yaptıklarını ve 160’ın üzerinde kavşakta araç ve kesit sayımları gerçekleştirdiklerini aktardı. Bu toplantılara çok kapsamlı bir katılım olduğunu söyleyen Çağatay, "Çalışmalarımızda elde ettiğimiz verileri sizlerde paylaştık. Sizlerin de fikirlerini alarak, taleplerini alarak bir çözüm oluşturacağız. Çalışmalarımızı haritalar ve paftalar üzerinde yaparak planı somutlaştıracak ve ASKUP’a nihai halini vereceğiz" dedi.
Kepez’de camiler Ramazan’a hazırlandı
18 Şubat 2026 Çarşamba - 10:29 Kepez’de camiler Ramazan’a hazırlandı Kepez Belediyesi, 11 ayın sultanı Ramazan’ın manevi huzurunun en güzel şekilde yaşanabilmesi amacıyla ilçedeki camilerde kapsamlı bir temizlik çalışması gerçekleştirdi. Kepez’in camileri temizlenerek Ramazan ayına hazırlandı. İlçe genelindeki camilerin temizliğini yıl boyunca düzenli olarak sürdüren Kepez Belediyesi, Ramazan ayı öncesinde çalışmalarını daha ayrıntılı ve kapsamlı bir şekilde yoğunlaştırdı. Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, camilerin iç mekanlarında detaylı temizlik yaptı. Cemaatin namaz kıldığı halılar özel ekipmanlarla yıkanarak hijyenik hale getirildi, mihrap, minber ve kürsü bölümleri özenle temizlendi. Cami girişlerinde bulunan ayakkabılık alanları da unutulmadı. Yoğun kullanım nedeniyle kirlenen raflar temizlenip dezenfekte edilirken, düzenli bir görünüm sağlandı. Vatandaşların namaz öncesinde abdest aldığı şadırvan ve abdesthanelerde ise kapsamlı hijyen çalışması yapıldı. Musluklar, mermer zeminler, lavabolar ve su giderleri tek tek kontrol edilerek temizlendi, gerekli bakımlar gerçekleştirildi. Ramazan ayının birlik, beraberlik ve paylaşma ayı olduğunu hatırlatan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, "Hemşehrilerimizin huzur ve gönül rahatlığı içinde ibadetlerini yerine getirebilmeleri için camilerimizi Ramazan’a hazırladık. Tüm vatandaşlarımıza hayırlı bir Ramazan diliyorum" dedi.
Kumluca Devlet Hastanesi’nde 1 yılda 424 bin 651 hasta muayene edildi
18 Şubat 2026 Çarşamba - 10:18 Kumluca Devlet Hastanesi’nde 1 yılda 424 bin 651 hasta muayene edildi Antalya’nın Kumluca ilçesinde İlçe Kaymakamı Bahadır Güneş, devlet hastanesini ziyaret ederek hastane yönetiminden çalışmalarla ilgili bilgi aldı. Kumluca Kaymakamı Bahadır Güneş, daire amirleriyle birlikte Kumluca Devlet Hastanesi’ni ziyaret ederek yöneticilerden çalışmalarla ilgili bilgi aldı. Kaymakam Bahadır Güneş, hastaneye gelişinde ilk olarak diyaliz ünitesini gezdi, ardından poliklinikleri dolaşarak hastalarla sohbet etti. Hastane kapalı oto parkı, acil servis, yoğun bakım üniteleri ve yapımı devam eden kroner yoğun bakım servisini de gezen Güneş, toplantı salonuna geçti. Hastane Başhekimi Fatih Aladağ ve idareciler tarafından Kaymakam Bahadır Güneş’e hastanedeki çalışmalar ve yeni gelişmeler hakkında bilgi verildi. 160 dönümlük arazi üzerinde 33 dönümlük kapalı alanda kurulan hastanenin, 163 araçlık kapalı otoparkı bulunduğunu, 150 yatak kapasitesine sahip olduğunu belirten Başhekim Fatih Aladağ, "Toplam personel sayımız 546, 38 uzman hekim, 17 pratisyen hekim, 343 sağlık personeli ve diğer alanlardaki 137 kişi ile hizmet vermekteyiz" dedi. Başhekim Fatih Aladağ, "Hastanemizde yıllık muayene ettiğimiz hasta sayısı 424 bin 651, Acil bölümünde yıllık muayene ettiğimiz hasta sayısı 136 bin 775, Diş Hastanemizde yıllık muayene ettiğimiz hasta sayımız 25 bin 348, hastanemiz bünyesinde yıllık yatan hasta sayımız 9 bin 906 kişi, Yoğun Bakım ünitemizde yıllık yatan hasta sayımız 861 kişi, yıllık yeni doğan yoğun bakım sayımız ise 355 kişidir" dedi. Aladağ, "Hastanemizde yıllık 6 bin 169 kişi ameliyat oldu. ABC Grubu ameliyatlarında ise 2 bin 365 hastamız ameliyat oldu. Hastanemizde Gastroskopi olan hasta sayımız 263 kişi ve kolonoskopi olan hasta sayımız ise 260 kişidir. Birinci seviye yoğun bakım sayımız 6 ve ikinci seviye yoğun bakım yatağımız ise 6 kişi olup toplam 12 yoğun bakım yatağımız bulunmaktadır" dedi. Başhekim Aladağ son olarak, "Batı Antalya Bölgesinde ilk olacak olan kroner anjiyo bakım merkezimizdeki çalışmalar aralıksız sürüyor. En kısa zamanda da o merkezimizi hizmete açmayı hedefliyoruz dedi. Hastane yönetimi tarafından 112 acil merkezinin Temel Eğitim Mahallesi’nde yapılması planlanan yeni bir binaya taşınacağını, yetersiz olan ortopedi başta olmak üzere bazı branşlarda yeni doktorların geleceğinin bilgisi verilen Kaymakam Bahadır Güneş hastaneden ayrıldı.