Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Antalya
TİM delegesi Akgül: "BAİB seçimlerinde ortaya çıkan tablo iş dünyasının ortak akıl ve istişare kültürünün bir yansımasıdır"
09 Nisan 2026 Perşembe - 22:09:44
Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) Olağan Genel Kurulu, yüksek katılım ve rekabet ortamında tamamlandı. Turkuaz listede Mehmet Ali Can, kırmızı listede Ramazan Keskin’in yer aldığı seçimde BAİB yönetim kurulu turkuaz liste tarafından oluşturulurken, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) delegeliği MÜSİAD Antalya Şube Başkanı Yusuf Akgül’ün birinci sırada bulunduğu kırmızı liste tarafından kazanıldı. Akgül, ortaya çıkan tablonun iş dünyasının ortak akıl ve istişare kültürünün bir yansıması olduğunu söyledi. MÜSİAD Antalya Şube Başkanı ve TİM delegesi Yusuf Akgül, seçim sonuçlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, ortaya çıkan tablonun iş dünyasının ortak akıl ve istişare kültürünün bir yansıması olduğunu belirtti. Akgül, seçim sürecinde kırmızı listenin MÜSİAD Antalya başta olmak üzere çeşitli sivil toplum kuruluşlarının desteğini aldığını ifade ederek, bu birlikteliğin sahaya da güçlü şekilde yansıdığını kaydetti. İhracatçıların beklenti ve taleplerinin bu süreçte belirleyici olduğunu vurgulayan Akgül, genel kurul sonuçlarının bu yönüyle dikkat çekici bir tablo ortaya koyduğunu dile getirdi. Yönetim kurulu ile temsil yapısının farklı listelerde şekillenmesine de değinen Akgül, "Genel kurulda oluşan tablo, klasik seçim dengelerinin ötesinde bir sonuç ortaya koymuştur. Yönetim turkuaz listede oluşurken, TİM delegeliğinde farklı bir tercih ortaya çıkmıştır. Bu durum, sahadaki temsil gücünün ve ihracatçının beklentilerinin farklı bir zeminde karşılık bulduğunu göstermektedir" ifadelerini kullandı. TİM delegeliğinde birinci sırada yer almasının kendileri açısından önemli bir sorumluluk olduğunu belirten Akgül, "Bu sonuç, ihracat camiamızın bize duyduğu güvenin açık bir göstergesidir. Bu güvene layık olmak adına tüm ihracatçılarımızın ortak menfaatlerini gözeterek çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Yeni dönemde iş birliği ve istişareye dayalı bir yaklaşımın önemine dikkat çeken Akgül, BAİB’in hem yönetim hem de temsil boyutunda uyum içinde hareket etmesinin bölge ihracatı açısından önemli olduğunu sözlerine ekledi.
09 Nisan 2026 Perşembe - 20:00
Genelkurmay Başkanı Orgenal Bayraktaroğlu: "Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızın gücünün temeli, eğitim ve eğitimin semeresini aldığımız tatbikatlardır"
Mavi Vatan 2026 Tatbikatı’nın ’fiili atış sahfası’ ardından açıklamalarda bulunan Genelkurmay Başkanı Orgenal Selçuk Bayraktaroğlu, "Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızın gücünün temeli, eğitim ve eğitimin semeresini aldığımız tatbikatlardır. tatbikatın bugünkü bölümünde; ’TCG Anadolu’dan ’BAYRAKTAR TB-3’ün kalkış ve inişi, ’TB-3’ ile ilk kez ’Kamikaze İDA’yı imhası faaliyetleri icra edilmiştir" dedi. Genelkurmay Başkanı Orgenal Selçuk Bayraktaroğlu, Mavi Vatan 2026 Tatbikatı’nın fiili atış sahfasının ardından TCG Anadolu çok maksatlı amfibi gemisinde açıklama yaptı. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin caydırıcılığının önemine değinen Genelkurmay Başkanı Orgenal Bayraktaroğlu, "Türkiye; güvenlik mimarisinin vazgeçilmez bir unsuru, küresel bir güçtür. Yerli ve milli imkanlar, yüksek teknoloji ürünleri, insansız ve insanlı platformlar, ekde ettiği imkan ve kabiliyetlerle TSK bölgede önemli bir caydırıcı güçtür. Bu caydırıcılığın en önemli unsurlarından biri Mavi Vatan’dır. Mavi Vatan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından korunmaktadır" dedi. "TB-3 ile ilk kez ’Kamikaze İDA’yı imhası faaliyetleri icra edilmiştir" Tatbikatla ilgili detaylardan bahseden Orgeneral Bayraktaroğlu, "Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızın gücünün temeli, eğitim ve eğitimin semeresini aldığımız tatbikatlardır. İşte bu tatbikatlardan biri de 10 gündür devam eden Mavi Vatan Tatbikatıdır.3- 10 Nisan 2026 tarihleri arasında Karadeniz, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de. Tatbikattaki amaç, harekata hazırlık eğitimleri, sevk ve idare etkinliği, müşterek çalışabilirliktir. Bu tatbikat aynı zamanda müşterek bir eğitim faaliyetidir. Asıl olarak Deniz Kuvvetleri Komutanlığından, destek olarak ise Kara ve Hava Kuvvetleri Komutanlıkları ile Sahil Güvenlik Komutanlığından, toplam 15 bin personel ile ayrıntıları arz edilen 120 yüzer unsur ve muhtelif sayıda uçağımızın katılımı ile gerçekleştirilen tatbikatın bugünkü bölümünde; ’TCG Anadolu’dan ’BAYRAKTAR TB-3’ün kalkış ve inişi, ’TB-3’ ile ilk kez ’Kamikaze İDA’yı imhası faaliyetleri icra edilmiştir" ifadelerine yer verdi. Programda Orgeneral Bayraktaroğlu’nun yanı sıra Deniz Kuvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu’da yer aldı.
09 Nisan 2026 Perşembe - 19:52
Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Tatlıoğlu: "Uçak gemimizin inşası süratle devam etmektedir"
Mavi Vatan 2026 Tatbikatı’ının ‘fiili atış safhası’ ardından konuşan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu: "Uçak gemimizin inşası süratle devam etmektedir, aynı zamanda hava savunma muhribi ‘TCG-Kocatepe’ gemimizin ilk bloku kızağa konmuştur" dedi. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Mavi Vatan 2026 Tatbikatı’nın ‘fiili atış safhası’nın ardından ‘TCG Anadolu’ çok maksatlı amfibi gemisinde açıklamalarda bulundu. Oramiral Tatlıoğlu, uçak gemisi inşasının devam ettiğini belirterek, "Uçak gemimizin inşası süratle devam etmektedir. Aynı zamanda hava savunma muhribi TCG-Kocatepe gemimizin ilk bloku kızağa konmuştur. İkinci, üçüncü ve dördüncü hava savunma muhriplerine de en kısa zamanda inşasına başlayacağız. İstanbul sınıfı fırkateynlerimizin ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fırkateynleri denize inmiş durumdadır. Altı, yedi ve sekizin inşası devam etmektedir. Milli mayın avlama gemilerimiz, milli hücum botlarımız, Bayraktar sınıfı milli çıkarma gemilerimiz, açık deniz karakol gemimiz, milli denizaltımız ve milli çıkarma gemilerimizin diğerleri inşası hala da devam etmektedir. Hala 37 tanesi Deniz Kuvvetlerimize, dört tanesi Sahil Güvenlik Komutanlığımıza ait olmak üzere 41 askeri geminin inşası aynı anda tersanelerimizde inşası devam etmektedir" ifadelerine yer verdi. "50 tane askeri gemiyi inşa eder durumda olacağız" Beş tip insansız deniz aracı ile iki tip kamikaze insansız deniz aracının envantere alındığını belirten Oramiral Tatlıoğlu, şu ifadeleri kullandı: "Dokuz adet gemimizin inşasına da çok kısa bir zaman sonra başlayacağız. Aynı anda 50 tane askeri gemiyi inşa eder durumda olacağız. Aynı zamanda insansız hava araçlarımızı envantere aldık. Bugün sabah siz de gözlemlediniz. İnsansız hava araçlarımızla insansız deniz araçlarımıza taarruzlar geliştirdik. Beş tip insansız deniz aracımızı ve iki tip kamikaze insansız deniz aracımızı da envanterimize kattık. Denizaltlarımızdan sahil hedeflerine atılan ‘Atmaca’ güdüm mermisini envanterimize aldık. İlk milli torpidomuz ‘Akyaka’yı envantere aldık. İlk milli mayınımız ‘Malaman’ mayınını envanterimize aldık. Son dönemde kurmuş olduğumuz Amfibi Kolordumuz gerek bu tatbikatta gerek yurt içinde gerek yurt dışında başarılıyla görevlerini icra etmekte. Son dönemde kurmuş olduğumuz Sualtı Harekat Komutanlığımızın personeli özellikle Karadeniz’de kontrol dışına çıkan mayınların, insansız deniz araçlarının, insansız hava araçlarının imhasını başarıyla yerine getirmektedir."
09 Nisan 2026 Perşembe - 18:57
Ters yönde ilerledi, hem kendi canını hem diğer sürücülerin canını hiçe saydı: 95 bin TL ceza uygulandı
Antalya’nın Alanya ilçesinde Doğu Yeni Çevre Yolu Tüneller Bölgesi’nde ters yönde ilerleyerek hem kendi hem diğer sürücülerin canını hiçe sayan sürücüye 95 bin TL ceza uygulanıp, aracı 60 gün süreyle trafikten men edildi. Mahmutlar istikametinden Oba yönüne ters şeritte seyreden araç sürücüsü, jandarma trafik ekiplerinin dikkatinden kaçmadı. Yapılan incelemelerde sürücünün hem ters yönde araç kullandığı, hem sürücü belgesini yanında bulundurmadığı hem de aracın muayenesiz olduğu tespit edildi. Kuralları hiçe sayan sürücüye toplam 95 bin 438 TL idari para cezası uygulanırken, ehliyetine el konuldu. Söz konusu araç ise 60 gün süreyle trafikten men edildi. Öte yandan, sürücü hakkında ‘trafik güvenliğini tehlikeye sokmak’ suçundan adli işlem başlatıldığı öğrenildi.
08 Nisan 2026 Çarşamba - 13:33
Kaş’ta kaybolan vatandaş için arama çalışmaları 11 gündür sürüyor
Antalya’nın Kaş ilçesinde balık tutmak için evinden ayrıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan 56 yaşındaki Mesut Çetin’i bulmak için başlatılan arama çalışmaları 11. gününde devam ediyor. 29 Mart tarihinde balık tutmak amacıyla evinden çıkan Mesut Çetin’in geri dönmemesi üzerine yakınları 112 Acil Çağrı Merkezi’ne kayıp ihbarında bulundu. İhbarın ardından bölgede başlatılan arama çalışmalarında, Kaş ilçesine bağlı Yeşilköy Mahallesi Çığlımuğar mevkiinde Çetin’e ait araç ile balık avında kullandığı malzemeler tespit edildi. Zorlu arazi şartlarına rağmen ekipler geniş bir alanda arama faaliyetlerini aralıksız sürdürüyor. Çalışmalara Antalya’dan sevk edilen komando birliklerinin yanı sıra Kaş İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, AFAD ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri katılıyor. Jandarma ekipleri arama çalışmalarını dron desteğiyle hem havadan hem karadan yürütürken, Sahil Güvenlik ekipleri de botlarla deniz yüzeyinde tarama faaliyetlerine devam ediyor. Kayıp Mesut Çetin’in bulunmasına yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi.
08 Nisan 2026 Çarşamba - 11:37
İsmail Baha Sürelsan anısına ödül töreni ve konser düzenlenecek
Antalya Büyükşehir Belediyesi, ünlü bestekar ve devlet sanatçısı İsmail Baha Sürelsan’ı, vefatının 28. yılında da unutmadı. İsmail Baha Sürelsan’a olan vefa bu yıl da İsmail Baha Sürelsan Türk Müziği Ödül Töreni ve Anma Programı ile yaşatılacak. Büyük bestekâr, müzikolog, binlerce öğrenci yetiştiren Devlet Sanatçısı İsmail Baha Sürelsan vefatının 28’inci yılında Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından anılacak. Ünlü bestekârın adını, hatıralarını ve mirasını yaşatmak için Antalya Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı tarafından düzenlenecek İsmail Baha Sürelsan Türk Müziği Ödül Töreni ve Anma Programı, 12 Nisan Pazar akşamı, Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu’nda saat 20.00’de düzenlenecek. Geçen yıl ilki düzenlenen törende, bu yıl da Prof. Dr. Murat Salim Tokaç, Özgen Gürbüz, Münip Utandı, Ayşe Taş ve Dr. Dilek Yüzlüer’den oluşan seçici kurul tarafından belirlenen ödüller sahiplerini bulacak. İsmail Baha Sürelsan Türk Müziği Ödülleri bu yıl Genç Kuşak Başarı Ödülü kategorisinde Pelin Değirmenci’ye, Yaşam Boyu Onur Ödülü ise Türk sanat müziğinin önemli isimlerinden Zekai Tunca’ya verilecek. Törenin ardından, Prof. Dr. Murat Salim Tokaç ile Dr. Dilek Yüzlüer’in birlikte sunacağı, ses sanatçısı Umut Akyürek’in icrâlarıyla yer alacağı "Mûsikî Sandığımız" adlı konser programı gerçekleşecek. İsmail Baha Sürelsan’ın anısını yaşatmak ve Türk müziğinin geleceğe taşınmasına katkı sağlamak amacıyla düzenlenen bu özel etkinlik, müzikseverler için unutulmaz bir geceye dönüşecek.
08 Nisan 2026 Çarşamba - 11:26
Boğaçayı Bilim Kurulu yaz sezonu öncesi toplandı
Antalya Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde oluşturulan Boğaçayı Bilim Kurulu, yaz sezonu öncesinde Boğaçayı’nın mevcut durumu, karşılaşılan sorunlar ve alınacak önlemleri değerlendirmek üzere toplandı. Doğal yapısına yeniden kavuşma süreci devam eden Boğaçayı’nda ekosistemin korunmasına yönelik başlıklar ele alındı. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 2019 yılında oluşturduğu Bilim Kurulu Boğaçayı’nda yaşanan değişim sürecini yakından takip ediyor. Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Çevre Yüksek Mühendisi Lokman Atasoy başkanlığında; akademisyenler, meslek odaları, kurum temsilcileri ve alanında uzman isimlerden oluşan kurul, yaz sezonu öncesi saha uygulamaları için yerinde inceleme yaptı. Boğaçayı’na gezen Bilim Kurulu, Boğaçayı’nın son durumunu ve yaz sezonunda yapılacak çalışmalara ilişkin değerlendirmede bulundu. Boğaçayı yakından takip ediliyor Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Lokman Atasoy, Boğaçayı’nda yaşanan değişimleri yakından takip ettiklerini belirterek, "Bazı bölgeler kamuoyunda kirlilik olarak değerlendirilse de bilimsel kararlar doğrultusunda bu alanlara müdahale etmiyoruz. Çünkü burada hassas bir ekosistem ve özellikle kuşlar için önemli bir yuvalama alanı bulunuyor. En büyük sorun su seviyesinin düşmesiyle birlikte sucul bitkilerin hızla çoğalması. Bu durum kontrol edilmediğinde oksijensizliğe ve dolayısıyla kokuya yol açabiliyor. Amacımız en doğru müdahaleyle doğal dengeyi korumak" dedi. "Sucul ot hasadı başlayacak" Antalya Büyükşehir Belediyesi Deniz ve Kıyı Yönetimi Şube Müdürü Mustafa Yıldırım ise temizlik çalışmalarının sürdüğünü anlatarak, şu bilgileri verdi: "Sazlık alanlara ekosisteme zarar vermemek adına müdahale etmiyoruz. Ancak genel temizlik ve vektörle mücadele çalışmalarımız devam ediyor. Yaz sezonunda su seviyesini korumak amacıyla Boğaçayı’nın ağzını kapatmayı planlıyoruz. Mayıs başı gibi makineleri indirip sucul ot hasadına başlamayı planlıyoruz." "Büyükşehir gerekeni yapıyor" Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nden Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu ise "Boğaçayı sadece insanlara ait değil. Burada bir habitat oluşmuş. Su kuşları, yosunlar, sazlıklar, balıklar burada yaşıyor. Burayı dengeli şekilde korumak lazım. Bu sene alandaki su nispeten fazla görünüyor. Boğaçayı’nın ağzının kapatılması gecikebilir. Bu kapatmanın avantajı burada oluşan yosunlar, denizlere karışmıyor ve insanların rahatsız olmasının önüne geçiliyor. Büyükşehir Belediyesi de zaten Bilim Kurulu’nda alınan kararlar doğrultusunda burada yapılması gereken çalışmaları yapıyor" diye konuştu. Tedbirler masaya yatırıldı Saha incelemesinin ardında ise Büyükşehir Belediyesi toplantı salonunda yaz aylarında artması beklenen risklere karşı alınacak tedbirler masaya yatırıldı. Boğaçayı’nda kıyı erozyonu ve taşkın riskine karşı yürütülen çalışmaların hızlandırılması planlanıyor. Batimetri ölçümleriyle değişen topoğrafik yapıya uygun şekilde sucul bitki temizliği sürdürülürken, yaz aylarında su debisinin düşmesiyle birlikte denizle bağlantı noktasının geçici olarak kapatılması düşünülüyor. Ayrıca vektörle mücadele çalışmaları ekosistemin sürdürülebilirliği gözetilerek devam edecek. Doğal süreçlerle birlikte alanda yaşamaya başlayan kuş, balık ve diğer canlı türlerinin yakından izlenmesi gerektiği vurgulandı.
08 Nisan 2026 Çarşamba - 11:24
Toplu ulaşım araçları temizlenerek sefere hazırlanıyor
Antalya Büyükşehir Belediyesi, Antalyalılara daha iyi, temiz ve hijyenik bir ulaşım hizmeti sunmak için toplu ulaşım araçlarını titizlikle temizleyerek, seferlere hazırlıyor. Antalyalılara temiz, güvenilir ve konforlu bir seyahat anlayışıyla kaliteli ulaşım imkânı sunan Büyükşehir Belediyesi, her gün seferlerini tamamlayan toplu ulaşım araçlarını detaylı temizlik ve dezenfeksiyon işlemlerinden geçirerek yeni güne hazırlıyor. Gün içerisinde yoğun şekilde hizmet veren otobüsler, sefer bitiminde Antalya Ulaşım A.Ş.’nin Fabrikalar Mahallesi’nde bulunan depolama sahalarındaki temizlik hatlarında kapsamlı bir temizlikten geçiriliyor. Otobüslerde yolcuların yoğun olarak kullandığı tutacaklar, koltuklar, zemin ve tavanlar özenle temizleniyor. Ekipler, ardından araçların içini köpükle detaylı olarak temizliyor. Ulaşım A.Ş. Operasyon Birimler Sorumlusu Ramazan Delioğlu, toplu taşıma araçlarının her gün detaylı şekilde temizlendiğini belirterek, "Seferini tamamlayan araçlarımızın temizliği her gün titizlikle gerçekleştiriliyor. Yolcularımızın temas ettiği tüm yüzeyler düzenli olarak dezenfekte ediliyor. Koltuklar, tutacaklar ve zeminler özel temizlik ürünleriyle ayrıntılı biçimde temizleniyor. Hijyen standartlarımızı yüksek tutuyoruz. Çünkü halkımızın sağlığı bizim için büyük önem taşıyor. Toplu taşıma ortak kullanım alanıdır. Biz üzerimize düşeni yaparken vatandaşlarımızdan da bu temizliğin korunması konusunda duyarlılık bekliyoruz" dedi.
08 Nisan 2026 Çarşamba - 11:00
Antalya’da ’taralı’ kavga: 1 yaralı
Antalya’da çıkan kavgada 1 kişi ’tara’ olarak tabir edilen kesici aletle başından yaralandı. Olayın ardından kaçan 3 kişinin yakalanması için polis ekipleri çalışma başlattı. Olay, dün gece Kepez ilçesi Güneş Mahallesi 6022. Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sokak üzerinde elektrikli bisikletiyle seyir eden yabancı uyruklu Ali E.C. ve tanımadığı yabancı uyruklu 3 şahıs arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesiyle kimliği belirsiz 3 kişi, Ali E.C.’ye sopa ve tara olarak tabir edilen kesici aletle saldırdı. Saldırıya uğrayan Ali E.C. tara ile başına ve eline aldığı darbelerle yaralandı. Olayı gören çevredeki vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarı ile olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Verilen adrese gelen sağlık ekipleri, başı ve elinden yaralanan Ali E.C.’yi olay yerindeki ilk müdahalenin ardından ambulansla Kepez Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Motorize Yunus timleri ve Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri, kaçan şüphelilerin yakalanması için bölgede geniş çaplı araştırma başlattı. Olay Yeri İnceleme ekiplerinin tara ve elektrikli bisiklet üzerinde yaptığı parmak izi çalışmasının ardından kesici alet ve diğer deliller delil torbasına konuldu. Elektrikli bisiklet ise çekici yardımıyla bölgeden kaldırıldı. Polis ekiplerinin olayın ardından kaçan 3 kişiyi yakalamak için çalışmaları devam ediyor. ’Dur’ ihtarına uymayan araç hareketli dakikalar yaşattı Öte yandan kaçan şahısların yakalanmasına yönelik çalışmalar sırasında olay yerine gelen ve ardından süratli bir şekilde geri manevra yaparak uzaklaşmaya çalışan bir araç ’dur’ ihtarına uymadı. Araç birkaç yüz metre ötede durdurularak, otomobil içerisindeki şahıslar etkisiz hale getirildi. Araç içesinde bulunan şahısların sokak üzerinde ikamet ettiğinin ve yaralama olayı ile alakalarının olmadığının belirlenmesinin ardından araç sürücüsüne ’Dur’ ihtarına uymamaktan idari para cezası uygulandı.
08 Nisan 2026 Çarşamba - 10:47
Turizm merkezinde esnafın karanlık yol sitemi
Antalya’nın Manavgat ilçesi Titreyengöl çevresinde aydınlatmaların çalışmaması, turistleri zor durumda bırakırken, esnaf da durumdan şikayetçi. Otellerinden dışarı çıkan turistler, cep telefonlarının ışığıyla göl kenarından çarşıya gitmeye çalışıyor. Sorgun Mahallesi’nde bulunan Titreyengöl ve çevresindeki işletmeler aydınlatmaların çalışmaması nedeniyle adeta isyan etme noktasına geldi. Titreyengöl çevresindeki otellerde tatilini geçiren az sayıda turist, çarşıya gelebilmek için cep telefonlarının ışıklarını kullanıyor. Titreyengölün karanlığa mahkum edildiğine dikkat çeken bir işletmeci "Sezonun açılmasına sayılı günler kaldı. Az da olsa turist gelip alışveriş yapıyor. Ama ne yazık ki ortalık zifiri karanlık. Titreyengöl çevresinde ve işletmelerin bulunduğu bölgede lambalar yanmıyor. Göl yakınında otlar kesilmediği için neredeyse insan boyuna ulaştı. Yetkililerden sezon başlamadan bu sorunları çözmelerini istiyoruz" dedi. 6-7 yıldır Titreyengöl bölgesinde tercümanlık yaptığını belirten Reyhan Kümül de "Titreyengöl çevresinde karanlık nedeniyle turistler korkarak geliyor. Bize bu durumu şikayet ediyorlar. Otellerinden çıkamadıklarını söylüyorlar,. Yetkiller acilen bu duruma çözüm bulsun" diye konuştu.
08 Nisan 2026 Çarşamba - 10:10
Yeşildere’deki çocuklara yönelik sosyal koruma kalkanı hamlesi
Antalya’da Zeytinköy olarak bilinen Yeşildere Mahallesi’nde çocuk ve gençlerin suça sürüklenmesini önlemek amacıyla bir proje başlatıldı. Muratpaşa Belediyesi’nin hayata geçireceği "Zeytinköy Gençlik Destek ve Dayanıklılık Merkezi (ZEYDAM)" projesi, mahallede yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Proje kapsamında çocuk ve gençlerin spor, sanat ve eğitim faaliyetleriyle desteklenerek farkındalık kazanmaları, kötü alışkanlıklardan uzaklaştırılmaları ve bu etkinin zamanla yaygınlaşması hedefleniyor. ZEYDAM ile 8-14 yaş grubuna yönelik güçlü bir "sosyal koruma kalkanı" oluşturulması planlanıyor. Bu kalkanın suça bulaşmayı önleyici, kapsayıcı ve dönüştürücü bir etki taşıması amaçlanıyor. Program kapsamında uygulanabilecek aktivitelerin ele alınması amacıyla Muratpaşa Belediyesi’nde başkan yardımcıları ve birim müdürlerinin katılımıyla bir proje toplantısı gerçekleştirildi. "Herkes bu mücadelede" ZEYDAM, veriye dayalı ve çok paydaşlı bir model olarak uygulanacak. Milli Eğitim, emniyet birimleri, muhtarlıklar, müftülük ve cemevi gibi yerel aktörlerin katkılarıyla yürütülecek projede risk altındaki çocuklar ortak veri havuzuyla belirlenecek. Özellikle kronik devamsızlık yaşayan, disiplin sorunları bulunan ve sosyal izolasyon riski taşıyan 8-14 yaş grubundaki çocuklar öncelikli olarak programa dahil edilecek. İlk adım: risk analizi Uygulamanın başlangıcında detaylı bir mevcut durum ve risk analizi yapılacak. İl Emniyet Müdürlüğü iş birliğiyle oluşturulacak vaka havuzu ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nden alınacak veriler doğrultusunda risk altındaki çocuklar tespit edilecek. Yapılacak değerlendirmeler sonucunda en yüksek risk grubunda yer alan 30 çocuk, projenin ilk etap katılımcıları olacak. ZEYDAM sadece takip değil, çocuklar ve gençler için alternatif bir yaşam yolu sunacak. Spor programları, sanat atölyeleri, eğitim destekleri, bölge dışı kamplar, turnuvalar ve sosyal etkinlikler hazırlanırken, programın asıl hedefi çocuk ve gençlere güçlü bir aidiyet duygusu kazandırmak.
08 Nisan 2026 Çarşamba - 09:55
İtfaiyeden rögarda üç kirpi, bacada serçe mesaisi
Antalya’nın Manavgat ilçesinde itfaiye ekipleri, gelen iki ayrı ihbar üzerine gerçekleştirdikleri operasyonlarla mahsur kalan bir serçe ve üç kirpiyi kurtararak doğaya saldı. Edinilen bilgiye göre, 112 Acil Çağrı Merkezine gelen üst üste iki farklı mahsur kalma ihbarı, Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi Manavgat Birimine bağlı kurtarma ekiplerini harekete geçirdi. Ekipler, kısa süre içerisinde her iki adrese de ulaşarak hayvanlar için mesai harcadı. İlk kurtarma operasyonu, Eski Hisar Mahallesi Barış Manço Parkı yakınlarındaki bir apartmandan geldi. Apartmanın ikinci katındaki dairenin bacasından kuş sesleri geldiğini fark eden vatandaşlar durumu yetkililere bildirdi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri, baca içerisinde mahsur kaldığı belirlenen serçeyi titiz bir çalışma ile bulunduğu yerden çıkardı. Sağlık durumunun iyi olduğu gözlenen serçe, ekipler tarafından doğal yaşamına geri bırakıldı. İkinci kurtarma operasyonu ise Kızılağaç Mahallesi Turizm Yolu üzerinde gerçekleşti. Kaldırımda bulunan yaklaşık 1,5 metre derinliğindeki rögara 3 adet kirpinin düştüğü ve kendi imkanlarıyla çıkamadığı bilgisi üzerine bölgeye ekip sevk edildi. Olay yerine ulaşan itfaiye görevlisi, rögara inerek mahsur kalan kirpileri tek tek yukarı çıkardı. Güvenli bir noktada doğal ortamlarına bırakılarak özgürlüklerine kavuşturuldu.
07 Nisan 2026 Salı - 20:45
Son haftaların golcüsü İbrahim Kaya
Corendon Alanyasporlu futbolcu İbrahim Kaya, Süper Lig’de son 3 maçta 3 gol atarak dikkatleri üzerine çekti. Alanyaspor’un sezon başında Bandırmaspor’dan kadrosuna kattığı İbrahim Kaya, son haftalarda önemli performans sergiliyor. 25 yaşındaki futbolcu, Süper Lig’de turuncu-yeşillilerin oynadığı son 3 maçta attığı 3 gol ve yaptığı 1 asistle takımına hem puanlar kazandırdı hem de en etkili isimlerinden biri oldu. Süper Lig’de ilk sezonunda olmasına rağmen sahadaki öz güvenli oyunu, bitiriciliği ve doğru koşu zamanlamalarıyla öne çıkan Kaya dikkatleri üzerine çekti. İbrahim Kaya, ligde bu sezon çıktığı 24 müsabakada 5 gol, 1 asistle oynuyor. Teknik ekibin kendisine verdiği rolü her geçen hafta daha iyi uygulayan 25 yaşındaki futbolcu, gelişimini sürdürmeye devam ediyor. Gösterdiği performansla Süper Lig ekiplerinin radarına giren İbrahim Kaya için Başakşehir ve Trabzonspor’un yakından takipte olduğu öğrenildi. Sezonun kalan bölümünde de bu formunu sürdürmesi halinde Kaya’nın transfer döneminde adının daha çok geçmesi bekleniyor.
07 Nisan 2026 Salı - 20:01
Alanya’da tadilattaki otelde çıkan yangın korkuttu
Antalya’nın Alanya ilçesinde tadilatta olan bir otelin giriş kısmında çıkan yangın, itfaiyenin hızlı müdahalesiyle büyümeden söndürüldü. Yangın, saat 18.00 sıralarında Kızlarpınarı Mahallesi Belen Sokak üzerinde bulunan bir otelde meydana geldi. Henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan yangını fark eden çalışanlar, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Alanya İtfaiye Amirliği ekipleri başta olmak üzere AFAD, ambulans ve polis ekipleri sevk edildi. Otelin giriş kısmında çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle büyümeden kontrol altına alınarak söndürüldü. Çıkan yangında otelin bazı odaları kullanılamaz hale geldi. Yangın sırasında otelin tadilat nedeniyle boş olması, muhtemel bir facianın önüne geçti. Yangının çıkış nedeniyle ilgili inceleme başlatıldı.
07 Nisan 2026 Salı - 17:38
Eski SGK müdürü ve 2 başmüfettişin yargılandığı davada müştekiden dikkat çeken ifade: "Düpedüz rüşvet istiyorlar"
Antalya’da denetlemeye gittikleri özel hastaneden 90 bin euro rüşvet aldıkları iddiasıyla gözaltına alınan eski Antalya SGK İl Müdürü ile 2 SGK iş başmüfettişi hakkında açılan davanın görülmesine başlandı. Eski SGK İl Müdürü Selim E., teftiş öncesi belge hazırlama ve 2024 yılındaki hastane devrine ilişkin işlemler karşılığında 90 bin euro aldığını savunurken, başmüfettiş Erdoğan Ö. ise herhangi bir para taleplerinin bulunmadığını öne sürdü. Müşteki H.U. ise, "Bankalardan kredi alamadık, personelin maaşını verecektik o anda. Biz o kadar sıkıştık ki personelin parasını döviz yaptırıp, bunlara verdik" dedi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan 54 sayfalık iddianameye göre, İş Başmüfettişleri Erdoğan Ö. ile Murat Ayhan B., 2025 yılı sağlık sektörüne yönelik programlı teftiş kapsamında Antalya’da görevlendirildi. İki müfettişe 3 özel hastanede denetim görevi verildi. İddianameye göre müfettişler 9 Mayıs 2025 tarihinde daha önceden tanıdıkları ve danışmanlık şirketi de bulunan eski SGK Antalya İl Müdürü Selim E. ile iletişime geçti. Savcılığın tespitlerine göre iki müfettiş, Antalya’da sağlık alanında danışmanlık hizmeti veren Selim E.’ye denetleyecekleri hastanelerin isimlerini vererek "hazırlıklı olmalarını" istedi. İddianamede, müfettişler ile eski il müdürü arasında zımni bir anlaşma yapıldığı, bu anlaşmayla müfettişlerin hastanelerde denetim ve teftişi güçleştirerek "ölümü gösterecekleri", Selim E.’nin ise iş yerlerini "hastalığa razı edeceği", yani kişisel menfaat karşılığında denetim sürecini sorunsuz geçirmelerini sağlayarak yaşanan sıkıntıları çözeceği kaydedildi. Görev emirlerinde olmayan 2 hastaneye gittikleri öne sürüldü İddianamede, şüpheli İş Başmüfettişi Erdoğan Ö.’nün ilk olarak görev emirlerinde yer almayan ancak Selim E.’nin danışmanlık hizmeti verdiği Özel Antalya Meydan Tıp Merkezi ile Özel Çallı Meydan Tıp Merkezi’ne gittiği belirtildi. Erdoğan Ö.’nün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı’nı arayarak bu hastanelere "yanlışlıkla" gittiklerini ve teftişe başladıklarını bildirdiği, ardından bu 2 hastanenin de denetim görevinin kendisine verilmesini sağladığı iddia edildi. Savcılığa göre müfettişler, denetim yaptıkları hastanelerde resmi tutanak düzenlemeden sözlü uyarılarla işverenleri baskı altına aldı. Hastanelere eksikliklerin giderilmemesi halinde 45 ila 50 milyon TL idari para cezası, teşvik iptalleri ve hatta kapatma riskiyle karşı karşıya kalabilecekleri yönünde uyarılar yapıldığı öne sürüldü. İddianamede müfettişler adına iki hastane sahibiyle pazarlık yapan Selim E.’nin, "40-40-40 olmak üzere toplamda 120 bin istiyorlar. 40 bin müfettişin biri, 40 bin müfettişin biri ve 40 bin de komisyon için" dediği yer aldı. Şikayet sonrası polis takibe aldı Antalya Meydan Tıp Merkezi ile Çallı Meydan Hastanesi sahipleri H.U.’nun şikayeti üzerine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma başlatıldığı belirtildi. Soruşturma kapsamında Antalya Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Mali Suçlar Büro Amirliği ekiplerinin 3 Temmuz 2025 tarihinde Selim E.’nin gittiği Çallı Meydan Tıp Merkezi’ne gizli kamera yerleştirdiği kaydedildi. İddianameye göre Selim E., olay günü hastane sahibinin odasında 90 bin euroyu poşet içerisinde teslim aldı. İşletme müdürü V.D.’nin daha önceden seri numaraları alınmış 90 bin euroyu Selim E.’ye verirken, "Şu 30 bin komisyon, şu 30 bin, her biri 30 bin, Murat" dediği anların kayda yansıdığı belirtildi. Bu sırada aynı hastane içerisinde bulunan Başmüfettiş Murat Ayhan B.’yi arayan Selim E.’nin, "Üstadım şimdi Hidayet Bey’in yanına geldim, emanetinizi aldım. Ben ofise doğru geçiyorum" dediği, tüm bu anların polisin yerleştirdiği gizli kamerayla kayda alındığı ifade edildi. Hastaneden ayrılan Selim E.’ye aracına binmek istediği sırada Antalya İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü ekiplerince suçüstü yapıldı. Selim E.’nin elindeki poşetten 90 bin euro çıktı. Selim E. ile İş Başmüfettişleri Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B. gözaltına alınarak, 4 Temmuz 2025’te tutuklandı. Duruşma başladı Rüşvet almaya teşebbüs iddiasıyla Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmaya başlayan tutuklu sanıklar Selim E., Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B. ile müştekiler H.U. ve V.D. ve taraf avukatlarının katıldığı duruşmada, sanık ve müşteki yakınları da hazır bulundu. "90 bin euro danışmanlık ve belge hazırlama ücretidir" Duruşmada ilk olarak sanık savunmaları dinlendi. Eski SGK İl Müdürü Selim E., 2008 yılından 2016 yılına kadar il müdürlüğü yaptığını, 2016 yılında görevinden istifa ederek aynı yıl iş hukuku ve sosyal güvenlik danışmanlığı alanında şirket kurduğunu anlattı. Suçlamaları kabul etmeyen Selim E., "Suçlamalara katılmıyorum. 1995 yılında Ankara’da SGK müfettişi olarak göreve başladım. 2008 yılına kadar başmüfettiş olarak görev yaptım. 2008 yılı Ocak ayında Antalya’ya il müdürü olarak atandım, 2016 yılı Nisan ayına kadar da müdürlük yaptım. Kendi isteğimle istifa ederek 2016 Nisan’da görevimden ayrıldım. 2016 Ekim ayında da şirketimi kurdum. Bahse konu iş yerine iş hukuku ve sosyal güvenlik danışmanlığı alanında 8 yıldır hizmet veriyoruz. Her yıl sözleşme yenilenmektedir. Yıllık sözleşmelerin bedeli sözleşmeyle belirlenmiştir, iş yeri teftişten geçerse ek ücret alınacağı da sözleşmede belirtilmiştir" dedi. "Bu para sunduğumuz danışmanlık ücretinin karşılığıdır" Çallı Tıp Merkezi yöneticilerinin teftiş öncesi kendilerinden destek istediğini öne süren Selim E., "Olaya gelecek olursak, Çallı Tıp Merkezi’nin müdürü V.D. iş yerimize gelerek, ‘SGK müfettişleri denetime gelebilir’ diyerek bizden yardım talep etti. Kim gelecek dediğimde Erdoğan Ö. olduğunu söyledi. Daha önce yaptığım görevlerimden dolayı müfettişlerin çoğunu tanırım. Erdoğan Ö.’yü 2008 yılından beri tanırım. Kendisine sorduğumda 2024-2025 yılları için iş haklarıyla ilgili denetim olacağını belirtti. Bunun üzerine V.D.’ye gerekli hazırlıkların yapılacağını söyledim. Bu işleri yapmak için 4 milyon TL artı KDV talepte bulundum, o da kabul ettiklerini söyledi" diye konuştu. Daha sonra ödeme şeklinin değiştirildiğini savunan Selim E., "Daha sonra V.D. beni aradı, ‘Yönetim Kurulu Başkanımız H.U. ile görüştüm, elden nakit ödeyelim, fatura istemiyoruz’ dedi. Ardından H.U.’nun kalp hastası olduğunu söyledi ve ‘Ne derse tamam deyin, gönlünü hoş tutun’ dedi. 3 Temmuz sabahı V.D. beni aradı, ‘Sizi H.U. ile ofise bekliyoruz’ dedi. Gittiğimde H.U. beni sürekli mobbingle baskı altına alarak telkinlerde bulundu. V.D. ise H.U.’nun söylediklerine aldırmamam yönünde kaş göz işareti yaptı. Beni baskı altına aldıkları için her şeye tamam dedim. Akabinde V.D., 90 bin euroyu bana teslim etti. Bu para sunduğumuz danışmanlık ücretinin karşılığıdır" ifadelerini kullandı. Selim E., 90 bin euronun içeriğine ilişkin de, "Sabit danışmanlık ücretimizi her ay alıyoruz. 2024 yılındaki hastane devrinden alacağımız mevcut. Ayrıca teftiş için belge hazırlama karşılığında aldığımız ücret 90 bin eurodur. Alacağımı almak için müfettişler para istiyor demedim. Müfettişlere müdahalem olmadı, varsa da Hidayet Bey’in baskısıyla WhatsApp üzerinden aradım. 4 milyon TL’yi ben talep ettim, onlar 90 bin euroda anlaşalım dediler, anlaşıldı. Eğer bu bir rüşvet parasıysa benim parayı kime götüreceğimin takibi yapılabilirdi. ‘Teftişte bir sıkıntı olmayacak’ şeklindeki sözüm de hazırladığımız belgeler doğrultusunda teftişte bir sorun olmayacağına dairdi" dedi. "Emanet" savunması: Biri fide, diğeri rakı açıklaması Telefon kayıtlarında geçen "emanet" ifadesine ilişkin de açıklama yapan Selim E., Erdoğan Ö.’nün kendisine daha önce böğürtlen fidesini nereden alabileceğini sorduğunu, bu nedenle bir tarım firmasından fide bulduğunu öne sürdü. Selim E., "Erdoğan Ö. için çalıştığım bir tarım firmasından böğürtlen fidesi buldum, bu nedenle ‘emanet’ dedim" diye konuştu. Murat Ayhan B. ile yaptığı görüşmeye ilişkin ise Selim E., "Murat Ayhan B., Saki marka rakının mor üzüm serisini bulamadığını söyledi. Saki Rakı’nın da danışmanlığını yapıyoruz. Saki Rakı’nın sahibiyle görüştüm, eşim iş yerlerine giderek bir koli rakı aldı. Emanet kelimesini bu konu için kullandım" savunmasını yaptı. "Görevimi yaparken suç işlemedim" Tutuklanmadan önce SGK İş Başmüfettişi olarak görev yapan Murat Ayhan B. ise 1993 yılından bu yana müfettiş ve başmüfettiş olarak çalıştığını söyledi. Murat Ayhan B., "2024 yılının sonunda, 2025 yılında yapılacak denetimlerin nasıl gerçekleştirileceği belirlendi. Biz de Erdoğan Ö. ile birlikte Antalya’ya görevlendirildik. İşimizi yaptığımız sırada gözaltına alındık. Tutuklanmamızdan sonra hastane denetimleri sona erdi, bahse konu iş yerinin denetimi yarıda kaldı. Mevzuata uygun olarak hareket ettim, görevimi yaparken suç işlemedim, kimseden menfaat temin etmedim, kimseyle herhangi bir anlaşma yapmadım, rüşvet anlaşması yapmadım, kesinlikle rüşvet almadım, almaya da teşvik etmedim" dedi. Kendisinin Selim E.’den herhangi bir para talep etmediğini savunan Murat Ayhan B., "Selim E. adlı kişiden para talep etmedim. Telefon kayıtlarından benim dışımda yapılan görüşmelerden savcılık aşamasında haberim oldu. Gerçeği yansıtmayan iddiaları kabul etmiyorum. 9 aydan beridir tutukluyum. Tutukluluğumun kaldırılmasını ve beraatimi talep ediyorum" diye konuştu. Tape kayıtlarında geçen "emanet" ifadesine ilişkin de açıklama yapan Murat Ayhan B., "Daha önce ‘emanet’ kelimesini duymadığımı ifade etmiştim. Bunun tarafı ben değilim. Ses kayıtlarından hastane sahiplerinin ‘ara’ dediği anlaşılıyor. Rakı konusunu parası karşılığında istemiştim. Emanet kelimesini duysam bile rakı konusunu anlardım" dedi. "Yargılanması gereken biz değil onlardır" Tutuklanmadan önce SGK İş Başmüfettişi olarak görev yapan Erdoğan Ö. ise, 40 yılı aşkın süredir görev yaptığını, rüşvet iddiasıyla ilgisinin bulunmadığını öne sürdü. Erdoğan Ö., "1985 yılından beri iş başmüfettişi olarak çalışıyorum. 40 yılı aşkındır görev yapıyorum. Herhangi bir soruşturma geçirmedim, adli sicilimde böyle bir kayıt yoktur. Bakanlık tarafından zaman zaman ihtiyaç duyulan yerlere görevlendiriliriz. Antalya iline de Murat Ayhan B. ile göreve geldik. Bu görevi yaparken sebebini bilmediğimiz bir şekilde özellikle Çallı Tıp Merkezi’nde denetim yapmaktayken gözaltına alındık" dedi. "Bir kez bile telefonla görüşmüş müyüz ama rüşvet istemişiz" Hastane sahibiyle yalnızca tanışma toplantısında görüştüğünü savunan Erdoğan Ö., "Yapmış olduğum denetimde H.U. ile tanışma toplantısı yaptık, onun dışında H.U. ile telefonla ya da yüz yüze görüşmem olmadı. Çallı Tıp Merkezi’ne denetime gittiğimizde H.U.’nun çalışma odasının yanındaki oda bize çalışma odası olarak verildi. Denetimlerde hastane müdürü V.D. yardımcı oldu. Müştekilerin ifadelerini okuduğumda, ifadeleri arasında çelişki olduğunu gördüm. Tamamen soruşturma aşamasında mahkemeyi yanıltıcı bilgiler içermektedir" diye konuştu. Soruşturma dosyasındaki tarihlere de değinen Erdoğan Ö., "2 Haziran 2025 tarihinde ben yurt dışındaydım, ailemle birlikte tatildeydim. 2 Haziran’da telefonum tamamen kapalıydı. 3 Haziran saat 15.30’da telefonu açtım. Dolayısıyla çelişkili ifadelerle yıllardır kamu görevi yapmış olan insanları heba etme çalışması içindeler. Biz orada birkaç gün çalıştık. Yan yana bulunan odalarımız vardı. Bir kez bile çay kahve içmek için yanımıza gelmişler mi, bir kez bile telefonla görüşmüş müyüz ama rüşvet istemişiz; bu hayatın olağan akışına aykırıdır. Kendilerinin ticari faaliyetleri sebebiyle 2 ticari erbabının alacak verecek ilişkisi kaynaklı biz kamu görevimizi yapmadık, yargılanması gereken biz değil onlardır. Tapelerde ve kayıtlarda gözüktüğü gibi Selim E. beni 11 kez aramıştır. Bu 11 aramanın 9’unu cevapsız bıraktım. Üzerime atılan suçu kabul etmiyorum, herhangi bir rüşvet talebim olmamıştır, beraatımı talep ediyorum. 90 bin euro para alındığını KOM Şube beni polis merkezine götürdüğünde avukatım huzurunda öğrendim. Benim alınan parayla herhangi bir ilişkim yoktur. Bu parayı kimden ne için aldığını bilmiyorum. Bizim adımızı kullanmış ve para talep etmiş olabilir, ancak bu konuyla bizim alakamız yoktur" dedi. "Emanet" ifadesi için fide açıklaması yaptı Kayıtlarda geçen "emanet" kelimesine ilişkin de açıklama yapan Erdoğan Ö., daha önce Selim E.’yi tanıdığı için böğürtlen fidesi talebinde bulunduğunu söyledi. Erdoğan Ö., "Daha önceden Selim’i tanıdığım, böğürtlen işiyle ilgilendiğini bildiğim ve daha önce de bana sebze fidesi gönderdiği için buraya geldiğimizde fide istedim. 28 Haziran’da beni B. Tarım adlı bir yere yönlendirdi. Cumartesi gidip fideleri aldım. Böğürtlen fidesi alamadım dedim, o da beni başka bir yere yönlendirdi fakat ben oraya gidene kadar kapanmıştı. Ben bunu Selim Bey&e bildirdiğimde kendisi temin edip uçakla gönderebileceğini söyledi. ‘Emanet’ kelimesini sadece fide olarak duymuştum" dedi. "120 bin euro istediklerini söylediler" Hastanenin genel müdür yardımcısı olduğunu belirten V.D. ise sürecin Antalya Meydan Tıp Merkezi’ne yapılacağı bildirilen denetim öncesinde başladığını anlattı. V.D., "Hastanenin genel müdür yardımcısıyım. 20 Mayıs günü Antalya Meydan Tıp Merkezi’nin işletme müdürünü arayarak, kendilerinin bir iş müfettişini arayarak denetim olacağını söyledi. 21 Mayıs’ta tekrar aranıp denetimin iptal olduğunu söylemişler. 22 Mayıs’ta Erdoğan Ö. Meydan Tıp Merkezi’ne gelip ‘Biz sizi denetleyeceğiz’ diyerek 4-5 gün sonra geleceklerini bildirdi" dedi. Denetim süreciyle ilgili danışmak amacıyla 2 Haziran’da Selim E.’nin yanına gittiğini söyleyen V.D., "Meydan’a müfettiş geldiğini, nelere dikkat etmemiz gerektiğini sordum. Selim Bey müfettişleri sordu. Sıdıka Hanım da müfettişin isminin Erdoğan olduğunu söyledi. Bunun üzerine Selim Bey, Erdoğan Ö.’yü arayarak, ‘Üstadım, Meydan Tıp Merkezi’ni siz mi denetliyorsunuz’ dedi. Erdoğan Bey’in numarasını WhatsApp’tan gönderdi, herhangi bir aksilik olursa bana bilgi verin dedi" diye konuştu. V.D., denetim sırasında yüksek para cezası tehdidinin dile getirildiğini öne sürerek, "Daha sonra denetimlerin Çallı’da devam edeceğini, müfettişlerle ters düşmemem gerektiğini, herhangi bir cezada 5-10 milyon bedel çıkacağını söyledi. 13 Haziran sabahı Erdoğan Ö. beni aradı, bana konum atarak kendilerini almamı istedi. Aldık, kendilerine çalışma ofisi gösterdik. Yağmurlama sisteminin olup olmadığını sordu, olmadığını, itfaiyeden gerekli raporu aldığımızı söyledim. O gün 5-6 çalışanın ifadelerini aldılar ve gittiler" dedi. "İki yol olduğunu söylediler 17 Haziran’da yapılan görüşmede ceza ihtimalinin daha açık şekilde dillendirildiğini savunan V.D., "Daha sonra 17 Haziran’da tekrar geldiler. Çalışma sürelerinin uzun olduğunu, çalışan maaşlarının TÜİK verilerine göre verilmediğini, bir laborantın TÜİK verilerine göre 80 bin TL maaş aldığını, buna göre işlem yapılırsa 40-50 milyon gibi bir ceza ortaya çıkacağını, sonra teftişe devam edeceklerini söylediler. Bunun için iki yol olduğunu söylediler. Birinci yolun, TÜİK verilerine göre işlem yapılırsa 40-50 milyon gibi bir ceza olacağını belirttiler. İkinci yol ise istediğimizi yaparsanız o şekilde devam edeceklerini söylediler. Yanlışlık yapabileceğimizi, yanlışlık varsa en kısa sürede düzelteceğimizi söyledim. Müfettişler bana tek yetkili olup olmadığımı sordu. Ben de tek yetkili olduğumu, ancak böyle bir kararı yönetime sormam gerektiğini söyledim. Bu konuşmalar geçerken Erdoğan Ö. ile muhatap oldum, Murat B. bey de yanındaydı" dedi. "Bunlar düpedüz rüşvet istiyor, suçüstü yakalatmak lazım" Yönetime bilgi verdiğinde tepkiyle karşılaştığını anlatan V.D., "Yönetime müfettişlerin taleplerini ilettiğimde, ‘Olur mu böyle bir şey, biz işçilerimizle sözleşme yapıyoruz, ona göre maaş veriyoruz, öyle bir şey olsa bizi uyarırlardı’ denildi. Bunun üzerine 18 Haziran’da Selim E.’yi aradım. Selim Bey 18 Haziran’da iş yerine geldi. Selim Bey, mesailerin uzun olduğunu, fazla mesai yönünde müfettişlerin beyanı bulunduğunu, 7 buçuk saatin dışında mesai bulunamayacağını söyledi. Sağlık sektöründe iş kanunu ve daha önceki mahkeme kararlarını gösterdim, bunu müfettişlerle görüşmesini istedim" diye konuştu. Ertesi gün Selim E.’nin kendisine bir tablo gösterdiğini söyleyen V.D., "Ertesi günü Selim beni arayarak, ‘5 dakikaya geliyorum’ dedi. Selim Bey geldiğinde Excel tablosu gösterdi. Müfettişlerin 50-60 milyon ceza çıkardıklarını, buna karşılık 40 komisyon, 40 bir müfettiş, 40 da diğer müfettiş için olmak üzere 120 bin Euro istediklerini söyledi. TL mi Euro mu diye sordum, Euro dedi. Bunun çok olduğunu, yönetimin kabul etmeyeceğini ama yine de yönetime ileteceğimi aktardım" dedi. Bu talebi H.U.’ya ilettiğinde "Bunlar düpedüz rüşvet istiyor, bu yapılır mı, yazıklar olsun, bunları suçüstü yakalatmak lazım" dediğini belirten V.D., ardından Başsavcılığa gidildiğini, 23 Haziran’da KOM Şube’ye gidilerek müfettişlerden şikayetçi olunduğunu söyledi. V.D., "25 Haziran’da polisler iş yerimize gelip ses ve görüntü cihazı yerleştirdi. Bu görüşmede polisler bizim pazarlık yapmamızı istedi. 26 Haziran’da Selim’i arayarak pazarlık yaptım, 30 bin euro verebileceğimizi, 10-10-10 şeklinde olabileceğini söyledim. Selim E. ise ‘Ben görüşeyim’ diyerek ofisten ayrıldı. 27 Haziran’da ise Selim E., 90 bin euroya ikna ettiğini, 40-40 şeklinde kendisi pay almadan anlaşmaya vardığını anlattı" diye konuştu. Paranın hazırlanma sürecine de değinen V.D., "Ben de bankadan kredi çekeceğimizi, raporun bitmesine yönelik parayı hazırlayacağımızı söyledim. 28 Haziran’da Selim E. beni WhatsApp’tan arayarak parayı peşin istediklerini, parayı almadan işe başlamayacaklarını söyledi. 1 Temmuz günü Erdoğan beni arayarak iş yerine geleceğini söyledi. Saat 14.30 gibi geldi, işi nasıl hızlandırırız onu konuştuk. 2 Temmuz günü Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B. işçilerin ifadesini alacaktı. 2 Temmuz’da Erdoğan Meydan’daki, Murat ise Çallı’daki işçilerin ifadesini aldı. Çallı’daki ifadeleri alırken Murat, şube müdürü S.K.’ya daha önceki ifadeleri yırttığını, yeniden ifade alacağını söyledi. O gün de 6-7 ifade alındı. 3 Temmuz günü rapor tamamlandı. Saat 11.00 gibi Selim geldi. Geldiği zaman parayı verdim. 30 bin komisyon, 30 bin Murat, 30 bin de Erdoğan’ın parası olmak üzere 90 bin euro para verdim. Emniyetten paranın poşetlenip 30-30-30 ayrı hazırlanması istendiği için ayrı hazırladım. Selim E., ‘Müfettişlerle ters düşmeyelim, her dediklerine tamam diyelim’ demişti. Şikayetçiyim" dedi. "Rüşvet olaylarını duyunca üzülüyordum, aynı şey başıma gelince bunu kendi üzerime borç bildim" Hastane yönetim kurulu başkanı müşteki H.U. ise ilk kez böyle bir olayla karşılaştığını belirterek, istenen para karşısında büyük şaşkınlık yaşadıklarını anlattı. H.U., "70 yaşında insanım, tansiyonum yüksek. İlk defa böyle bir şeyle karşılaştık. V.D., 120 bin euro istediklerini söyleyince şaşırdık kaldık. 120 bin euro para istiyorlar, vermezsek 40-50 milyon para ceza yazılacağını söylediler. Rüşvet olaylarını duyunca üzülüyordum, aynı şey başıma gelince bunu kendi üzerime borç bildim. Kardeşlerim de ‘Bize neye mal olacak olursa olsun bunun üzerine gidelim’ dedi" şeklinde konuştu. Başsavcılığa ve ardından emniyete giderek şikayetçi olduklarını belirten H.U., "Başsavcılığa gittim, daha sonra emniyete giderek şikayetçi olduk. Selim E., ‘Benim alakam yok’ dediği için ilk başta ondan şikayetçi olmadık. Şimdiki ifadelerine inanamadık. Daha sonra emniyete dilekçe verdik, ses ve görüntü kaydı için. Sonrasında Selim E.’nin de bu işin içinde olduğunu anladım. O nedenle tansiyonum inip çıktı" dedi. "Personelin maaşını döviz yaptırıp bunlara verdik" Maddi sıkışmışlık içinde olduklarını da vurgulayan H.U., "Bankalardan kredi alamadık, personelin maaşını verecektik o anda. Biz o kadar sıkıştık ki personelin parasını döviz yaptırıp bunlara verdik. Görüntü almamın amacı, müfettişlerin rüşvet istediğini kanıtlamaktı" ifadelerini kullandı.
07 Nisan 2026 Salı - 16:38
Antalya’da yılın serbest fotoğraf ödülü İHA’ya
Antalya Gazeteciler Cemiyeti (AGC) tarafından düzenlenen "2025 Yılı Antalya Basın Ödülleri" yarışmasında İhlas Haber Ajansı Antalya Bölge Müdürlüğü’nden Suat Metin, ’Yılın Fotoğrafı’ serbest kategorisinde ödüle layık görüldü. AGC 2025 Yılı Antalya Basın Ödülleri yarışmasında dereceye giren eserler belirlendi. Bir otelin toplantı salonunda bir araya gelen yarışma jürisi, 153 eserden 16’sını ödüle layık buldu. Yarışmada, İhlas Haber Ajansı (İHA) Muhabiri Suat Metin, Yılın Fotoğrafı serbest kategorisinde ‘Acıyı hisset’ adlı fotoğrafıyla ödül almaya layık görüldü.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder