Yerel Haberler
Antalya
25 Şubat 2026 Çarşamba - 16:45 Vatandaş görüp ihbar etti, acı olayın arkasından cinayet şüphesi çıktı Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde dün sabah saatlerinde yol kenarında bir kadının ölü bulunması olayıyla ilgili kocası gözaltına alındı. Olay, dün saat 08.00 sıralarında Zeytinada Mahallesi Sazak mevkiinde, D-400 kara yolu üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sabah erken saatlerde muz bahçesinde çalışmaya giden bir vatandaş, yol kenarında hareketsiz şekilde yatan bir kişiyi fark etti. Durumun şüpheli bulunması üzerine 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulunuldu. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Kimliği tespit edildi Olay yerine ulaşan sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, kadının hayatını kaybettiği belirlendi. Yapılan ilk incelemede yaşamını yitiren kişinin 45 yaşındaki Saliha Turan olduğu tespit edildi. Cumhuriyet savcısının olay yerinde yaptığı incelemenin ardından Turan’ın cenazesi önce Gazipaşa Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Buradaki işlemlerin tamamlanmasının ardından kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Alanya Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Kocası gözaltına alındı Olayla ilgili olarak jandarma ekiplerinin yürüttüğü soruşturma kapsamında Saliha Turan’ın eşi olduğu öğrenilen M.T. (45) isimli şüpheli gözaltına alındı. Şüpheli, jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Bölgede bulunan güvenlik kameraları ve görgü tanıklarının ifadeleri doğrultusunda başlatılan soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü öğrenildi.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 16:17 Kepez Belediyesi, kadın personelin Ramazan’daki mesai bitişini yarım saat öne çekti Kepez Belediyesi, Ramazan ayı dolayısıyla kadın personele yönelik çalışma saatlerinde düzenlemeye gitti. Belediye ve belediyeye bağlı şirketlerde görev yapan kadın çalışanların mesai bitiş saatleri, Ramazan süresince 17.00 olarak belirlendi. Kepez Belediyesi, Ramazan ayı boyunca kadın personelin iş ve aile hayatını kolaylaştıracak özel bir mesai düzenlemesini hayata geçirdi. Belediye ve belediyeye bağlı şirketlerde görev yapan kadın çalışanların 17.30 olan mesai bitiş saatleri, Ramazan süresince 17.00 olarak belirlendi. Ramazan ayında iş ve özel yaşam dengesini destekleyen bu uygulama kamu hizmetlerini aksatmadan, sürdürülecek. Mesai düzenlemesi kadın personelin, trafik yoğunluğuna takılmadan evlerine ulaşmalarını ve aileleri için iftar sofralarını rahatça hazırlayabilmelerini sağlayacak. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, uygulamaya ilişkin yaptığı açılamada, Ramazan ayının birlik ve beraberlik ayı olduğunu vurguladı. Başkan Kocagöz, "Aile bizim için çok önemli. Ramazan ayında kadın personelimizin zamanında evlerine yetişerek iftar hazırlıklarını rahatça yapabilmelerini ve aileleriyle birlikte iftar sofralarında buluşmalarını istedik. İftar sofraları, birlik ve beraberliğin simgesidir ve aileyle geçirilen bu zamanlar Ramazan’ın en değerli anlarıdır" dedi.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 15:19 Balık tutmak için gittiği dalga kıranda düşerek mahsur kaldı Antalya’da balık tutmak için gittiği mendirekte ayağı kayarak beton blokların üzerinden düşen ve yaralanarak mahsur kalan yaşlı adam AFAD ve itfaiye ekiplerinin 1 saatlik operasyonuyla kurtarıldı. Olay, saat 12.30 sıralarında Konyaaltı ilçesi Balıkçı Barınağı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, arkadaşı ile balık tutmak için Balıkçı Barınağı’na gelen Atilla Toprak (65), mendireğin deniz kısmına geçti. Dalga kıranın üzerinden kayarak düşen Toprak kayalıkların arasına sıkıştı. Durumu fark eden yaşlı adamın arkadaşı Tarık Çetin, 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak yardım istedi. AFAD ve itfaiye ekipleri kurtardı İhbar üzerine bölgeye itfaiye, sağlık ve AFAD ekipleri sevk edildi. Ekipler, kayalıklara sıkışan Toprak’ı halat, sedye ve merdiven yardımıyla yaklaşık 1 saat süren çalışmanın ardından sıkıştığı yerden çıkarıp sağlık ekiplerine teslim etti. Toprak, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulansla Akdeniz Üniversitesi hastanesine sevk edildi "Ayağı kayıp düştü" Atilla Toprak ile balık tutmak için bölgeye gelen ve 112’yi arayarak yardım isteyen arkadaşı Tarık Çetin, "Amcamızla balık tutmaya gelmiştik. Ben çantaları koyarken arkamdan geliyordu. Maalesef böyle bir talihsizlik oldu. Ayağı kaydı, düştü. Ben 112’yi, AFAD’ı, Sahil Güvenliği aradım. Maalesef böyle bir şey oldu" dedi.
Yapay zekayla oluşturulan videolar gerçeklik algısını dönüştürüyor, ruh sağlığını olumsuz etkiliyor
03 Şubat 2026 Salı - 09:42 Yapay zekayla oluşturulan videolar gerçeklik algısını dönüştürüyor, ruh sağlığını olumsuz etkiliyor İnternet ortamında, özellikle sosyal medyada yayınlanan ve gerçeğiyle neredeyse ayırt edilemeyecek yapay zeka videolarının, insanın ruh sağlığına olumsuz yönde etkisi olduğu bildirildi. Uzmanlar, yapay zekanın gerçeğe duyulan güveni zedelediğine de dikkat çekerek, "İnsanlar artık sadece gerçek olmayanı gerçek mi diye sorgulamaktan öte, gerçek olana şüphe ile yaklaşmaya başladı. Bu durum ruh sağlığı açısından yeni ve önemli problemleri beraberinde getiriyor" dedi. Memorial Antalya Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Uzm. Dr. Fatma Arkaz, yapay zekayla üretilen içeriklerin insan psikolojisi üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Uzm. Dr. Arkaz, yapay zekayla birlikte yalnızca teknolojinin değil, gerçeklik algısının da dönüştüğünü belirterek, "İnsan beyni gördüğüne inanmaya eğilimlidir. Burada temel bir güven mekanizması vardır. Ancak yapay zeka ile üretilen içerikler bu temel güven mekanizmasına zarar vermeye başladı" dedi. "Gerçeğe duyulan güven zedeleniyor" Yapay zekanın gerçeğe çok yakın taklitler üretebildiğine dikkati çeken Arkaz, "İnsanlar artık sadece gerçek olmayanı gerçek mi diye sorgulamaktan öte, gerçek olana şüphe ile yaklaşmaya başladı. Tabi bu durumda ruh sağlığı açısından yeni ve önemli problemleri de beraberinde getiriyor" ifadelerini kullandı. Beynin görsel bilgiyi kanıt olarak kabul ettiğini vurgulayan Arkaz, yapay zekanın bu güveni sarstığını belirterek, "Kişi gördüğüne bile inanamaz hale geliyor, bu da genel bir güvensizlik duygusunu tetikliyor" değerlendirmesinde bulundu. "Hassas bireylerde sanrısal düşünceler tetiklenebiliyor" Yoğun yapay zeka etkileşiminin zihinsel etkilerine değinen Arkaz, dikkat süresinin azaldığını, eleştirel düşüncenin pasifleştiğini ve bilişsel yorgunluğun arttığını söyledi. Psikiyatrik rahatsızlıklar açısından risklere işaret eden Uzm. Dr. Arkaz, "Özellikle anksiyete bozukluğu, depresyon ve psikoza yatkınlığı olan kişilerde gerçeklik sınırları zorlanabiliyor. Bazı hassas bireylerde sanrısal düşünceler tetiklenebiliyor" diye konuştu. Arkaz ayrıca yoğun yapay zeka kullanımının bağımlılık benzeri döngülere yol açabileceğinin de altını çizdi. "Dijital etkileşimi sınırlandırma çağrısı" Sorgulamanın belirli bir düzeye kadar sağlıklı olduğunu ifade eden Arkaz, "Sürekli şüphe hali zihinsel yorgunluğu artırır ve olaylara karşı güvensizliği besler. Her gördüğümüze inanmayalım ama her şeyin gerçekliğini de sürekli sorgulamak zorunda değiliz" dedi. Özellikle duygusal olarak hassas dönemlerde dijital etkileşimin sınırlandırılması gerektiğini vurgulayan Arkaz, yapay zekanın bir araç olduğunu, insani ilişkilerin yerini tutamayacağını belirterek gerçek sosyal bağların korunması çağrısında bulundu. "Uzmanlara ve kurumlara duyulan güvenin azalmasına yol açabilir" Yapay zekanın gerçekliği kolayca taklit edebilmesinin bilgiye ve kanıta olan güveni sarstığını ifade eden Arkaz, bunun toplumsal düzeyde şüpheciliğin ve komplo teorilerinin artmasına, uzmanlara ve kurumlara duyulan güvenin azalmasına yol açabileceğini söyledi. "Videolarda yapay zeka olduğu belirtilmeli" Uzm. Dr. Fatma Arkaz, uyarı mekanizmalarının eksikliğine de dikkati çekerek, "Yapay zeka ile üretilen içeriklerin açıkça belirtilmesi, oluşan şüpheyi azaltabilir. Ancak şu an böyle bir uygulama yaygın değil" değerlendirmesinde bulundu.
Bahis ve şike soruşturmasında tutuklanan Ndao’nun eşi: "Kızım ilk yaş gününe babasız girdi"
03 Şubat 2026 Salı - 09:35 Bahis ve şike soruşturmasında tutuklanan Ndao’nun eşi: "Kızım ilk yaş gününe babasız girdi" İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü futbolda bahis ve şike soruşturması kapsamında 20 şüpheli ile birlikte tutuklanan Konyasporlu futbolcu Alassane Ndao’nun eşi Semiramis Ndao, kızlarının ilk yaş gününe babasız girmesinin ailede büyük üzüntüye sebep olduğunu belirterek, "Alassane çok üzgün ama en yakın zamanda geleceğine inanıyor. Bu sürecin bir an önce sona ermesini istiyoruz" dedi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen futbolda bahis ve şike soruşturması kapsamında gözaltına alınan Konyasporlu futbolcu Alassane Ndao, 9 Aralık 2025 tarihinde çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Soruşturma kapsamında toplam 20 kişi cezaevine gönderilirken, Ndao’nun eşi Semiramis Ndao da yaşadıkları zorlu süreci ve aile olarak içinde bulundukları durumu İhlas Haber Ajansı’na anlattı. Eşinden yaklaşık 2 aydır uzak olduklarını söyleyen Semiramis Ndao, kızlarının birinci yaş gününde babasının yanında olamamasının ailede derin bir üzüntü oluşturduğunu aktararak, "Bu süreçte gerçekten çok zorlandık. Bugün kızımın birinci yaş günü ve babası yanında değil. Bunun burukluğunu yaşıyoruz. En yakın zamanda bize gelmesini istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Kötü şartlar altında tutuluyor" Eşinin Türk vatandaşı olmadığı için farklı bir cezaevine sevk edildiğini dile getiren Ndao, "Diğer futbolcuları Silivri’ye götürürken, Alassane’yi Maltepe Cezaevi’ne götürdüler. Orada 10 yıl, 30 yıl ceza almış kişilerle birlikte, kötü şartlar altında kalıyor. Can güvenliği açısından da kaygılarımız var" cümlelerine yer verdi. Eşinin bir sporcu olduğunu vurgulayan Semiramis Ndao, cezaevi şartlarının sporcu yaşamına uygun olmadığını da vurgulayarak, "Uyku düzeni, yemek düzeni, antrenman programı bir sporcu için çok önemli. Kendi imkanlarıyla bir şekilde antrenman yapmaya çalışıyor ama ne kadar verimli olabilir, bu tartışılır. 60 kişilik bir koğuşta kalıyor ve hepsi sigara içiyor. Hayatında hiç sigara kullanmamış biri olarak bundan çok rahatsız" diye konuştu. "Her hafta ziyarete gidiyorum, kızımı bırakmak zorunda kalıyorum" Yaşadıkları sürecin hem fiziksel hem de psikolojik olarak çok yıpratıcı olduğunu sözlerine ekleyen Ndao, "Konya’daydık, Antalya’ya dönmeye karar verdik. Konya’da zaten 12 ay ceza almıştı, orada işimiz kalmamıştı. Antalyalıyım, buraya gelirken düzenlenen operasyonla eşimi aldılar. İki gün neye uğradığımı şaşırdım. Antalya’ya geldim ve her hafta Maltepe Cezaevi’ne ziyarete gidiyorum. Kızımı burada bırakmak zorunda kalıyorum. Günübirlik gidip gelmek aşırı yorucu oluyor" açıklamasını yaptı. "Hala kariyerini düşünüyor" Eşinin cezaevinde olmasına rağmen futbol kariyerini düşünmeye devam ettiğini dile getiren Semiramis Ndao, şunları söyledi: "Bana ‘Çok sıkıldım, bir an önce çıkmam lazım, antrenman yapmam lazım’ diyor. Orada bile kendi kariyerini düşünüyor. Maçları takip ediyor." "Ailesi Senegal’de, süreç yakından takip ediliyor" Ndao’nun ailesinin Senegal’de yaşadığını ve süreci endişeyle takip ettiğini belirten eşi, "Ailesi Senegal’de, buradaki hukuki süreci merakla izliyorlar. Avukatımız ve menajeriyle birlikte haber gönderiyoruz, orada da Alassane’nin özgür bırakılması için bir kampanya başlatıldı. Önümüzü görebilmek, geleceğimizi planlayabilmek için bu sürecin bir an önce son bulmasını istiyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Kızlarının ilk doğum gününde babasının yanında olamamasının kendilerini derinden yaraladığını hatırlatan Semiramis Ndao, "Kızımın babasıyla birlikte vakit geçirmesi gereken bir dönemde babasının yanımızda olmaması çok üzücü. İlk doğum gününde yanında olamadı. Alassane çok üzgün ama en yakın zamanda geleceğine inanıyor" diye konuştu.
Gazipaşa’da bıçaklı kavga: 2 yaralı, 4 gözaltı
03 Şubat 2026 Salı - 09:19 Gazipaşa’da bıçaklı kavga: 2 yaralı, 4 gözaltı Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde gece saatlerinde bir iş yerinde çıkan tartışma bıçaklı kavgaya dönüştü. Olayda 2 kişi yaralanırken, kaçmaya çalışan şüphelilerin karıştığı trafik kazasında alkollü sürücüye ceza uygulandı. Olay, saat 01.00 sıralarında Gazipaşa’nın Yenimahalle Çaybaşı Sokak’ta bulunan bir iş yerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, henüz bilinmeyen bir nedenle başlayan tartışma kısa sürede büyüyerek bıçaklı kavgaya dönüştü. Kavga sırasında B.N. ve D.A. isimli kişiler, A.K. ve H.K. tarafından bıçakla yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar, ambulanslarla Gazipaşa Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralıların hastanedeki müdahalelerinin ardından taburcu edildikleri öğrenildi. Olay sonrası şüphelilerin, O.Ö. ve E.G. tarafından olay yerinden 07 CGJ 030 plakalı araçla kaçırıldığı belirlendi. Kaçış sırasında aracın trafik kazası yaptığı tespit edildi. Kaza sonrası yapılan kontrolde araç sürücüsü O.G.’nin 2.54 promil alkollü olduğu belirlendi. Alkollü araç kullandığı gerekçesiyle sürücüye yaklaşık 58 bin TL idari para cezası uygulanırken, sürücü belgesine el konuldu. Araç ise çekici yardımıyla bulunduğu yerden alınıp trafikten men edildi. Olayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında A.K., H.K., O.Ö. ve E.G. polis ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı.
Otizmli öğrenciye okulda öğretmenden darp iddiasına 15 bin liralık taksitli ceza ailenin tepkisine neden oldu
02 Şubat 2026 Pazartesi - 21:55 Otizmli öğrenciye okulda öğretmenden darp iddiasına 15 bin liralık taksitli ceza ailenin tepkisine neden oldu Antalya’da özel eğitim okulunda görev yapan bir öğretmenin, yüzde 99 oranında engelli bir öğrenciye şiddet uyguladığı gerekçesiyle yargılandığı davada mahkeme sanığı suçlu buldu. Sanık hakkında 150 gün ceza, günlüğü 100 TL üzerinden hesaplanarak toplamda 15 bin TL adli para cezasına çevirdi ve taksitlendirdi. Karara aileden tepki geldi. Antalya 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nde geçtiğimiz günlerde görülen davada, Kepez’deki özel bir uygulama okulunda öğretmen olarak görev yapan H.O.’nun, engelli öğrenci Zafer Özkan’a şiddet uyguladığı sabit görüldü. Olayın, 16 Mayıs 2024 yılında okul binası içerisinde meydana geldiği belirtildi. Duruşmada dinlenen tanıkların beyanlarında, yerde dizleri üzerinde oturan, kendini savunamayacak durumdaki engelli öğrenciye sanığın kızgınlıkla tekme attığını gördüğünü söyledi. Tanık, yaşadığı şok nedeniyle olayı ilk gün anlatamadığını, ancak vicdanen rahatsızlık duyması üzerine ertesi gün okul yönetimine ve aileye bilgi verdiğini ifade etti. Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasında, sanığın bakıma muhtaç ve kendini savunamayacak durumda olan engelli birine şiddet uyguladığını vurgulayarak, Türk Ceza Kanunu’nun 86/2 ve 86/3-b maddeleri kapsamında cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme para cezası verdi Mahkeme, sanığın eylemini sabit bularak önce 180 gün adli para cezası verdi. Takdiri indirimle ceza 150 güne düşürüldü. Günlüğü 100 TL üzerinden hesaplanan ceza toplamda 15 bin TL adli para cezasına çevrildi ve taksitlendirilmesine karar verildi. Sanığın sabıkasız oluşu gerekçe gösterilerek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verildi. Olay kameraya yansıdı Öte yandan yaşanan olay güvenlik kameralarına yansıdı. Görüntülerde, engelli gencin okulun içinde duvara doğru iten H.O.’nun ardından üst kata çıkan gencin peşinden koşarak gittiği görüldü. Görüntülerinde farklı bir noktasında ise, H.O. ile öğretmenin yine yan yana geldiği, gencin bir anda yere düşme anı, ardından da diğer veli ve öğrencilerin toplanması yer aldı. Anne: "Başımdan kaynar sular döküldü" Şiddete maruz kalan 22 yaşındaki Zafer Özkan’ın annesi Tuğba Özkan, yaşadıklarını anlattı. Oğlunun 6 aylıkken geçirdiği havale sonrası otizmli olduğunu belirten Özkan, olaydan sonra öğretmenle yaşadığını ileri sürdüğü diyaloğu şu sözlerle aktardı: "Başımdan kaynar sular döküldü. Öğretmeni buldum. ‘Oğlumdan ne istedin? Egon mu tatmin oldu? Sana vururken ‘bana vurma’ diyebildi mi?’ dedim. Bana ‘Abla ben sana demedim mi bunlar abartacaklar diye’ dedi. ‘Ben yapmadım’ diye inkâr etti. Sonra da bana ‘Hadi gel sen de bana vur, ödeşelim’ dedi." Anne Özkan, yaşadığı psikolojik çöküntüyü ise şu ifadelerle dile getirdi: "Çığlık çığlığa kaldım, sinir boşalması yaşıyordum. Yanıma yaklaşıp ellerini büktü, ‘Hadi abla vursana’ diye alaycı hareketler yaptı. Elimi kaldırdım ama ona dokunmaktan tiksindim. Etrafımdakilere ‘Allah’tan korkan yok mu, ne olur şunu yanımdan alın’ diye yalvardım." Anne Özkan, kamera kayıtlarında, sanığın önce öğrenciyi ittiği, ardından kameraların kör noktasında tokat ve tekme attığı, gencin korku içinde kaçmasına rağmen şiddetin devam ettiğini iddia etti. Olayın ardından oğlunun epilepsi nöbetleri geçirmeye başladığını iddia eden anne, yapılan tetkiklerde beyninde ödem tespit edildiğini söyledi. Anne Özkan, doktorların, durumun darbelere bağlı olabileceğini ifade ettiği ancak zaman geçmesi nedeniyle kesin bağ kurulamadığı belirttiğini aktardı. "Şok üstüne şok yaşadım" Özkan mahkemenin verdiği kararı yeterli bulmadığını savunarak, "Ben kamera görüntülerini izleyince zaten şok olmuştum. Üstüne bir de bu ceza gelince şok üstüne şok yaşadım" dedi. Mağdur aile ve avukatları, verilen cezanın caydırıcılıktan uzak olduğunu belirterek karara itiraz edeceklerini ifade etti.