Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Antalya
Cumhurbaşkanı Erdoğan Komorlar Birliği Cumhurbaşkanı Assoumani Azali ile görüştü
18 Nisan 2026 Cumartesi - 15:58:34
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 5. Antalya Diplomasi Forumu (#ADF2026) için Türkiye’de bulunan Komorlar Birliği Cumhurbaşkanı Assoumani Azali ile bir araya geldi. Görüşmede Türkiye ile Komorlar Birliği ikili ilişkileri ve bölgesel konular ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Türkiye ile Komorlar Birliği arasında ilişkilerin geliştirilmesi için ticaret, altyapı, savunma sanayi alanlarında iş birliğinin artırılmasını hedeflediklerini ifade etti. Erdoğan, Filistin’in haklı davasının desteklenmesi konusunda iki ülkenin her zeminde dayanışmasını artırmasının önemli olduğunu, Gazze’de huzur ve istikrarın sağlanması için çalışmaya devam edeceğimizi belirtti.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 15:50
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati: "Diplomasi için pencereyi değil, kapıyı açmalıyız"
Antalya Diplomasi Forumu’nda konuşan Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, ABD ile İran arasında gerilimin düşürülmesi ve nihai bir anlaşmaya ulaşılması için yoğun çaba yürüttüklerini belirterek, "Gerilimi azaltmak ve diplomasi için pencereyi değil, kapıyı açmak amacıyla çok yoğun şekilde bastırıyoruz" dedi. Abdulati, savaşın uzamasının enerji fiyatlarından gıda güvenliğine kadar tüm dünyayı etkilediğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın ev sahipliğinde bu yıl beşinci kez düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’nda basın mensuplarının sorularını cevaplayan Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, ABD ile İran arasında gerilimin düşürülmesi ve nihai bir anlaşmaya ulaşılması amacıyla yürütülen diplomatik temaslara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Abdulati, gerilimin azaltılması yönünde bölgesel düzeyde yoğun bir koordinasyon yürütüldüğünü belirterek, "Gerilimi azaltmak ve Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında nihai bir anlaşmaya varmak için çabalarımızı koordine ediyoruz. Bunu önümüzdeki günlerde yapmayı umuyoruz" ifadelerini kullandı. "Savaşın devamı bütün dünyayı etkiliyor" Yalnızca bölge ülkelerinin değil, tüm dünyanın mevcut krizden etkilendiğini söyleyen Abdulati, savaşın sürmesinin enerji fiyatlarında artışa, tedarik zincirlerinde aksamalara ve gübre tedarikinde sıkıntılara yol açtığını kaydetti. Abdulati, "Bu çok önemli senaryoyu gerçekleştirmek için daha fazla çaba harcıyoruz; çünkü yalnızca biz bölgede değil, bütün dünya bu savaşın devam etmesinden, enerji fiyatlarının yükselmesinden, tedarik zincirindeki eksikliklerden ve kesintilerden, gübre eksikliğinden zarar görüyor; bu da dünyanın gıda güvenliğini ve enerji güvenliğini etkiliyor. Bu yüzden gerilimi azaltma yönünde ilerlemek ve diplomasi için pencereyi değil kapıyı açmak amacıyla çok yoğun şekilde bastırıyoruz. Ve tekrar söyleyeyim, bunu mümkün kılmalıyız. Elbette mümkün ve bu yüzden çabalarımızı sürdürmeli ve bunu kazan-kazan durumuna dayalı olarak başarmak için baskımızı devam ettirmeliyiz" dedi. "Ortak stratejimiz, ortak vizyonumuz, ortak politikalarımız var" Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlarıyla gerçekleştirilen görüşmeye ilişkin soruyu da yanıtlayan Abdulati, önceliklerinin gerilimin barışçıl şekilde sona erdirilmesi olduğunu söyledi. Abdulati, "Her şeyden önce bu gerilimin nihai barışçıl sonucuna ulaşmak ve tansiyonu düşürmek için koordinasyon içindeyiz ve ortak bir stratejimiz, ortak bir vizyonumuz, ortak politikalarımız var. İkinci olarak da savaş sonrası bölgesel düzen konusunda ortak bir vizyon geliştirmeyi ve buna sahip olmayı düşünüyoruz. Ve bunun, komşu ülkelerin, Körfez ülkelerinin, bölgesel ortakların, buna Mısır da dahil olmak üzere, çıkarlarını ve kaygılarını dikkate alması gerekir. Ve tekrar söyleyeyim, Körfez ülkeleri için güvenliğe, garantilere tam koruma sağlamalıyız; çünkü İran’dan daha önce olanlar kınanacak nitelikteydi ve Körfez ülkelerine yönelik saldırganlıkları, saldırıları, düşmanca eylemleri kabul edemeyiz; çünkü onlar bu savaşa katılmadılar, bu savaşın tarafı değillerdi. Bu yüzden Körfez ülkelerine saldırılması kınanacak bir şeydi ve kabul edilemezdi. Bu nedenle geleceğe bakmalı ve Körfez devletlerinin ve bölgesel ortakların, buna Mısır da dahil olmak üzere, güvenlik çıkarlarını gelecekteki herhangi bir güvenlik ve bölgesel düzenlemede dikkate almalıyız" ifadelerini kullandı. "Herkes zarar görüyor" Mevcut krizin dünya ekonomisine etkilerine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Abdulati, gıda ve enerji güvenliğinin ciddi baskı altında olduğuna dikkat çekti. Abdulati, "Herkes zarar görüyor; gübre tedarik zincirindeki kesintiden dolayı gıda güvenliği de etkileniyor, ayrıca enerji fiyatlarının yüksek ya da fırlamış olması dünya ekonomisini etkiliyor" dedi. "Rusya çok önemli bir ortak" Rusya’nın rolüne ilişkin soruya da yanıt veren Abdulati, tüm aktörlerin gerilimin azaltılması için yapıcı katkı sunması gerektiğini belirtti. Abdulati, "Herkes gerilimi azaltmayı ilerletmek için yapıcı bir rol oynamalı. Elbette şimdi gerilimi azaltma yönünde hareket etmeliyiz; çünkü şu anda sorun yalnızca seyrüseferdeki kesinti nedeniyle erişilebilirlik değil, aynı zamanda karşılanabilirliktir; fiyatları aşağı çekmemiz gerekiyor. Ve Rusya, elbette, çok önemli bir ortaktır" şeklinde konuştu.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 15:45
Cumhurbaşkanı Erdoğan Slovenya Cumhurbaşkanı Natasa Pirc Musar ile görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 5. Antalya Diplomasi Forumu (#ADF2026) için Türkiye’de bulunan Slovenya Cumhurbaşkanı Natasa Pirc Musar ile bir görüşme gerçekleştirdi. Liderler, Türkiye-Slovenya ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeleri ele aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Türkiye ile Slovenya ilişkilerinin her geçen gün daha da güçlendiğini, özellikle ticaret, ekonomi ve altyapı alanlarında iş birliğini artırmak için gayret gösterildiğini belirtti. Erdoğan, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefini stratejik önemde gördüğünü, Birlik’ten cesaretli ve vizyoner yaklaşım beklendiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yakın coğrafyasındaki istikrarsızlık ve savaş ortamında, NATO müttefikleri olarak savunma sanayii alanında iş birliğinin arttırılmasının önem arz ettiğini, NATO’nun Ankara Zirvesi’nde bu konuda yeni kararlar alınmasını beklediklerini, Slovenyalı yetkililerin 5 Mayıs’tan itibaren İstanbul’da yapılacak SAHA savunma fuarına katılmalarının faydalı olacağını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Slovenya’nın Filistin Devleti’ni tanımasının, İsrail’e silah ambargosu uygulamasının ve BM’de Filistin lehine karar tasarılarına öncülük etmesinin takdirle karşılandığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Balkanlar’da istikrarı desteklemeye yönelik tesis ettiği Balkan Barış Platformu’na Slovenya’nın da katılımını arzu ettiğini belirtti.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 15:16
Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov: "Bu savaş Batı’nın Rusya’ya karşı Ukrayna eliyle yürüttüğü savaştır"
Antalya Diplomasi Forumu’nda konuşan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Ukrayna savaşından NATO’nun genişlemesine, Filistin meselesinden küresel ekonomideki dönüşüme kadar birçok başlıkta Batı’yı hedef aldı. Lavrov, "Bu savaş Batı’nın Rusya Federasyonu’na karşı Ukrayna eliyle yürüttüğü ve titizlikle hazırladığı bir savaştır. Batı, trajedileri kendi halkını seferber etmek ve kararsız ülkeleri harekete geçirmek amacıyla propaganda malzemesi olarak kullanmayı iyi biliyor" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın ev sahipliğinde bu yıl beşinci kez düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’nun (ADF2026) ikinci gününde Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, değerlendirmelerde bulundu. "Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Başetmek" temasıyla Belek turizm bölgesindeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen forumda konuşan Lavrov, Rusya-Ukrayna savaşı, NATO’nun genişleme politikası, Batı’nın güvenlik yaklaşımı, Orta Doğu’daki gelişmeler ve küresel ekonomik sistemdeki dönüşüme ilişkin sert değerlendirmeler yaptı. "Maalesef güvenlik konusunda hukuki garantiler ancak NATO üyesi olunursa elde edilebilir" Sergey Lavrov, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Rusya’nın eşit muhatap olarak görülmediğini savunarak, Batı’nın verdiği sözleri yerine getirmediğini öne sürdü. NATO’nun genişlemesine ilişkin sözlü taahhütlerin daha sonra yok sayıldığını belirten Lavrov, bu durumun yalnızca sözlü güvenceyle sınırlı kalmadığını, 1999 yılında İstanbul’da düzenlenen AGİT Zirvesi’nde kabul edilen belgelerde de "güvenliğin bölünmezliği" ilkesinin kayıt altına alındığını anlattı. Kasım-Aralık 2021 döneminde Batı’ya yeniden hukuki güvenlik garantileri önerdiklerini söyleyen Lavrov, bu girişimlerin karşılıksız bırakıldığını belirterek, "Maalesef güvenlik konusunda hukuki garantiler ancak NATO üyesi olunursa elde edilebilir. Hepsi bu. Döngü kapanmış oldu" dedi. "Ukrayna, Rusya’ya karşı mücadele aracına dönüştürüldü" Lavrov, Ukrayna krizinin son yıllarda ortaya çıkmış bir başlık olmadığını savunarak, sürecin çok daha önce şekillenmeye başladığını ileri sürdü. Ukrayna’nın Rusya’ya karşı kullanılan bir araca dönüştürüldüğünü öne süren Lavrov, "Bugün konuştuğumuz olaylar, Ukrayna krizinden çok önce, Ukrayna’nın Rusya’ya karşı kullanılacak bir Nazi devlete dönüştürülmesinden çok önce olgunlaşmaya başlamıştı. Başka hiçbir ülke yoktur ki dili yasaklanmış olsun. Ukrayna’da Rusça dil, Anayasa tarafından hâlâ korunmaktadır; ancak buna aldırış etmiyorlar ve eğitimde, kültürde, medyada, hatta günlük yaşamda Rusçayı her yerde yasaklayan kanunlar çıkardılar. Aynı zamanda Nazizm ideolojisini ve pratiğini teşvik eden bir dizi yasa da mevcut" ifadelerini kullandı. Avrupa’nın Ukrayna’ya verdiği desteği de bu çerçevede değerlendiren Lavrov, "Ukrayna’yı bugün en aktif biçimde destekleyenlerin, Nazizmin açık şekilde yeniden canlandığı Avrupa ülkeleri olması tesadüf değildir. Ne yazık ki buna Almanya ve Finlandiya gibi ülkeler de dahildir. Britanyalılar ise hiçbir zaman Nazizm felsefesinden çok da uzak olmadılar. Dolayısıyla evet, bu savaş Batı’nın Rusya Federasyonu’na karşı Ukrayna eliyle yürüttüğü ve titizlikle hazırladığı bir savaştır. Bu savaş sırasında Zelensky’nin başlıca değerleri, Rus dilinin, kültürünün, kitle iletişim araçlarının tümüyle yasaklanmasıdır. Ve onun ün kazandığı ikinci değer de Nazizmin yüceltilmesi ve meşrulaştırılmasıdır. Yani, modern Avrupa’nın değerleri de demek ki bunlarmış; çünkü Avrupa açıkça, Zelensky’nin tam da kendi değerlerini savunduğunu söylüyor" dedi. Batı’nın kendi politikalarını meşrulaştırmak için savaşı propaganda zeminine taşıdığını savunan Lavrov, "Ukrayna meselesi, anlaşılır nedenlerle öne çıkarıldı; çünkü Batı, bizim özel askerî operasyonumuzla bağlantılı olarak propaganda kartını kullanmak istiyordu. Oysa kendisi, Ukrayna’yı Rusya Federasyonu’na karşı bir mücadele aracına dönüştürme yoluna girdiğinde bunun kaçınılmaz olduğunu çok uzun yıllar boyunca biliyordu. Ama yine de trajedileri, kendi halkını seferber etmek, kararsız ülkeleri harekete geçirmek amacıyla propaganda malzemesi olarak kullanmayı iyi biliyorlar" ifadelerini kullandı. Küresel düzlemde yaşanan ekonomik rekabetin de yeni bir safhaya geçtiğini söyleyen Lavrov, enerji alanındaki mücadelenin artık farklı yöntemlerle yürütüldüğünü belirtti. BM, uluslararası hukuk ve Batı’ya "çifte standart" suçlaması Lavrov, Batı’nın "kurallara dayalı düzen" söylemini de hedef aldı. Bu kavramın hiçbir zaman somut ve ortak kabul görmüş bir zemine dayanmadığını savunan Lavrov, Kosova ile Kırım örnekleri üzerinden uluslararası hukukta çifte standart uygulandığını öne sürdü. Batı’nın bir yerde "halkların kendi geleceklerini tayin hakkı" ilkesini öne çıkarırken, başka bir yerde "toprak bütünlüğü" ilkesini öncelediğini belirten Lavrov, bunun duruma göre değişen siyasal bir yaklaşım olduğunu söyledi. Birleşmiş Milletler çevresindeki tartışmalara da değinen Lavrov, Ukrayna ve Grönland örnekleri üzerinden aynı ilkelerin farklı biçimde yorumlandığını savunarak, "Bunu artık nasıl yorumlayacağımı bilmiyorum ama bana göre her şey herkes için fazlasıyla açıktır" dedi "Biz NATO’nun iç işlerine karışmıyoruz" Rusya’nın komşu coğrafyalardaki tutumuyla Batı’nın yaklaşımını karşılaştıran Lavrov, Moskova’nın müttefiklerini zorlayıcı yöntemlerle yönlendirmediğini söyledi. Özellikle Orta Asya ülkeleri üzerinde Batılı aktörlerin ekonomik ve siyasi baskı kurduğunu savunan Lavrov, bazı çevrelerin yatırım ya da yaptırım tehdidiyle Rusya ile yürütülen projeleri durdurmaya çalıştığını öne sürdü. Lavrov, "Elbette hepimiz şunu kabul edebiliriz; biz NATO’nun iç işlerine karışmıyoruz. Ne büyükelçilerimiz ne de mevcut şartlarda NATO üyesi Avrupa ülkelerinde bulunan diğer temsilcilerimiz, üye ülkelerin topraklarında dolaşıp müdahalede bulunmuyor. Ve biz, Batı’nın yaptığını yapmıyoruz. Taklitçilik etmiyoruz; Batı’nın ve özellikle Amerikalıların uzun zamandır yaptığı şeyi yapmıyoruz. Üstelik bunu Biden döneminde başlattılar ve şimdi de sürdürüyorlar. Avrupalılar da bizim komşumuz olan ülkelere, bir zamanlar aynı imparatorlukta ve aynı Sovyetler Birliği’nde bulunduğumuz, ayrıca ekonomi, savunma, güvenlik, kamu düzeni, gümrük işleri ve benzeri birçok alanda Rusya Federasyonu’yla çeşitli anlaşmalar çerçevesinde müttefik olan ülkelere gittiklerinde aynı şeyi yapıyorlar" ifadelerini kullandı. "Gönüllüler koalisyonu" değerlendirmesi ABD’nin Avrupa’nın güvenlik yükünü azaltma arayışına girdiğini savunan Lavrov, bunun yerine Avrupa Birliği, Britanya, Türkiye ve Ukrayna’yı da kapsayan yeni bir blok fikrinin tartışıldığını söyledi. Ukrayna ordusunun bu yapının çekirdeği haline getirilmek istendiğini ileri süren Lavrov, bu çerçevede Zelenskiy ve Ukrayna askeri yönetimiyle ilgili sert değerlendirmelerde bulundu. Lavrov, "Kısacası gidişat, ‘gönüllüler koalisyonu’na benzer bir oluşuma doğru ilerliyor. Bu ismi onlar buldu ve şimdi daha çok gerçekten öyle görünmek isteyenlerin koalisyonuna, yani gerçekmiş gibi görünmek isteyenlerin koalisyonuna benziyorlar. Ama bana kalırsa çok yakında bu yapı, modası geçmişlerin koalisyonuna dönüşecek. Ben, Avrupa ülkelerinin ulusal çıkarlarının açıkça rövanşist ve militarize bir politikanın dayatılmasıyla nasıl karşılanabileceğini göremiyorum. Üstelik modern insanlık tarihinde üçüncü kez küresel tehdit yine Avrupa’dan kaynaklanacak ve onlar şimdi her yolla Ukrayna’nın bu küresel tehdidin tetikleyicisi haline gelmesini sağlamaya çalışıyorlar. Ancak Devlet Başkanı bunu birçok kez söyledi: Bizim de cevap verecek imkânlarımız var" dedi. Filistin, Gazze, Golan Tepeleri ve Hürmüz vurgusu Lavrov, Orta Doğu’daki gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde ise Filistin meselesinin geri plana itilmemesi gerektiğini söyledi. İsrail-Filistin sorununda Birleşmiş Milletler kararlarının zamanla etkisizleştirildiğini savunan Lavrov, Batı’nın burada da seçici bir hukuk anlayışıyla hareket ettiğini ileri sürdü. Golan Tepeleri, Batı Şeria, Gazze Şeridi ve Lübnan’la ilgili gelişmelere değinen Lavrov, iki devletli çözüm kararının büyük ölçüde görmezden gelinmesinin "tarihî bir hata" olacağını ifade etti. Gazze için önerilen planların BM’nin önceki kararlarıyla ne ölçüde bağdaştığını sorguladıklarını belirten Lavrov, "Birleşmiş Milletler’in iki devletin, yani Yahudi devleti ile Arap Filistin devletinin kurulmasına ilişkin tarihî kararının büyük ölçüde görmezden gelinmesi ve fiilen ortadan kaldırılması gerçekten üzücü olur" dedi. Hürmüz Boğazı ve Suriye başlıklarının da bölgesel denklemde dikkatle izlenmesi gerektiğini vurgulayan Lavrov, bugünün manşetlerine sıkışan bir diplomasi anlayışının kalıcı sorunları çözmeyeceğini savundu. "Küreselleşme sona erdi" Biden döneminden bu yana parçalanma, bölgeselleşme ve ticaret savaşlarının hızlandığını söyleyen Lavrov, doların yaptırım aracı haline getirilmesinin küresel sistemde güven kaybına neden olduğunu ifade etti. BRICS başta olmak üzere birçok yapının Batı’dan bağımsız ödeme, sigorta, yatırım ve finans mekanizmaları üzerinde çalıştığını belirten Lavrov, şöyle devam etti: "Masumiyet karinesi ve en önemlisi, ticarette, ekonomide ve her alanda tüm engellerin kaldırılması. Bildiğiniz gibi bu küreselleşme artık sona ermiş bulunuyor. Şimdi uzun zamandır, daha Biden döneminden beri, parçalanmayı, bölgeselleşmeyi ve ABD’nin kendi konumunu güçlendirme, eski konumlarını koruma yöntemi olarak aktif biçimde kullandığı ticaret savaşlarını gözlemliyoruz. Bunların elbette küreselleşmeyle hiçbir ilgisi yok. Bu yeni bir hayat. Ve boşuna değil; giderek daha fazla sayıda alt bölgesel yapı, yalnızca düşünmekle de kalmıyor, artık aynı doların dayatmasından kendini korumak için fiilen çalışıyor. Çünkü dolar bir savaş aracına dönüştürülmüş durumda." "Bazıları bugün yaşananları Üçüncü Dünya Savaşı olarak görüyor" Konuşmasının sonunda değişen küresel tabloda diyalog kanallarının açık tutulmasının önemine işaret eden Lavrov, büyük güçler arasında doğrudan temasın önem kazandığını söyledi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in daha önce BM Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesiyle zirve önerdiğini hatırlatan Lavrov, bugün bazı Batılı liderlerin söylemleri nedeniyle geri adım atmasının zorlaştığını dile getirdi. Lavrov, "Bazıları, ‘İşte ’Üçüncü Dünya Savaşı budur; sadece artık dünya savaşlarının bu yöntemlerle yürütüldüğünü henüz tam kavrayamıyoruz’ diyor. Buna bizim hüküm vermemiz doğru olmaz; bunu tarihçiler değerlendirecektir" sözleriyle konuşmasını tamamladı.
27 Mart 2026 Cuma - 17:27
Kepez Kitap Fuarı kapılarını açtı: Edebiyat dolu 10 gün başladı
Antalya’nın kültür ve edebiyat vizyonuna önemli katkılar sunan Kepez Kitap Fuarı, kitapseverlere kapılarını açtı. Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen fuar, 27 Mart-5 Nisan tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak. Kepez Belediyesi’nin bu yıl "İnsan Okur" mottosuyla düzenlediği Kepez Kitap Fuarı, okurları yayınevleri ve yazarlarla buluşturdu. Kepez Kitap Fuarı, Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde saat 14.30’da düzenlenen törenle kapılarını kitapseverlere araladı. Fuarın açılış konuşmasını ev sahibi Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz gerçekleştirdi. Başkan Kocagöz, bir kentin yalnızca taşlarla değil, düşüncelerle kurulduğunu ve Kepez’in geleceğinin hep birlikte yazıldığını dile getirdi. Okuyan toplumların büyüdüğüne, düşünen toplumların geliştiğine, yazan toplumların ise kalıcı izler bıraktığına değinen Başkan Kocagöz, "İlim ve bilginin en güçlü taşıyıcısı kitaptır. Ulu önderimiz Gazi M.Kemal Atatürk kitap ve okuma sevgisini hayatın merkezine koymuş ve şöyle demişti: ‘Ben çocukken yoksuldum. 2 kuruş elime geçince bunun 1 kuruşunu kitaba verirdim eğer böyle olmasaydım bu yaptıklarımın hiçbirisini yapamazdım.’ Bu ekonomik şartlarda fuarımızda yüzlerce gencimizin kitap alabilmek için belki boğazlarından kısarak, belki otobüs parası vermemek için yürüyerek buraya geldiğini biliyoruz. Bu bize kitabın ne kadar değerli olduğunu göstermez mi? Yazarlarımızın emekleri, yayın evlerimizin emekleri bize kitabın değerini göstermez mi? Kitap, insanlığın hafızasıdır. Kitap geçmişin bilgeliğini geleceğe taşıyan en güçlü köprüdür. Kepez’de kitap yalnızca bir etkinliğin konusu değil; bir kültür meselesidir. Bizim için önemli olan fuarlar değil, okuma alışkanlığının hayatın doğal bir parçası haline gelmesidir" dedi. "Kepez’de her yerde kitap" Yazarlık atölyeleri, yazar buluşmaları etkinlikleri yanı sıra okuma alanlarının oluşturulduğunu da belirten Başkan Kocagöz, "Mobil kütüphanelerle kitabı farklı noktalara taşıdık, kare kod uygulamalarıyla sesli kitapları günlük hayatın içine dahil ettik, kitap kumbaralarıyla paylaşma kültürünü büyüttük. Yıl boyunca gerçekleştirdiğimiz söyleşiler ve kitap kulüpleriyle bu kültürü canlı tuttuk. Akdeniz Kültür ve Edebiyat Başkenti Kepez vizyonumuzla önemli bir çalıştay gerçekleştirdik. Ortaya çıkan fikirleri yalnızca bir rapor olarak bırakmadık, somut adımlara dönüştürdük" diye konuştu. "Şiir ve edebiyat yaşamın parçası" Gençlere yönelik hedeflerini de aktaran Başkan Kocagöz, "Genç yazarlar için "İlk Kitap Yarışması" düzenleyeceğiz. Genç çizerler için illüstrasyon ve çizim yarışmaları gerçekleştireceğiz. Kepez’in farklı noktalarında oluşturulacak edebiyat duvar kağıtlarıyla, şiiri ve edebiyatı gündelik yaşamın bir parçası haline getireceğiz. Hedefimiz açık: Kepez, yalnızca kitap okuyan değil, aynı zamanda yazar yetiştiren bir merkez olacak. Kepez’de hedeflenen tam olarak şudur: Bilgiyle büyüyen, kültürle güçlenen ve geleceğini kendisi yazan bir anlayış. Fuarın onur konuğu, yazıları ve konuşmalarıyla pek çok insana ilham veren Sayın Ahmet Şerif İzgören’e katkıları için teşekkür ediyorum. Kepez Belediyesi Kitap Fuarı’nın şehrimize, ülkemize ve kültür dünyasına hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Kitap fuarının onur konuğu olan Eğitimci-Yazar Ahmet Şerif İzgören de, "Burada harika bir iş yapılmış" diyerek, Kepez Kitap Fuarı’na emeği geçenlere teşekkür etti. CHP Meclis Üyesi ve Antalya Milletvekili Cavit Arı da, yazarlarla okurları buluşturan Kepez Kitap Fuarı’nın çok önemli bir fuar olduğunu dile getirdi. Kepez Kitap Fuarı’na gençlerin yoğun bir şekilde ilgi göstermesinin çok önemli olduğuna değinen Arı, gençlerin iyi bir şekilde yetişmesi, kültür seviyesinin ve bilgisinin armasının ne kadar çok kitap okunursa o kadar mümkün olabileceğini söyledi. "Kitap en değerli hazinedir" Antalya Vali Vekili Hulusi Arat da, Antalya’nın kültürel hayatına güzel bir sayfanın eklendiği Kepez Kitap Fuarı’nda bulunmanın mutluluğunu yaşadığını dile getirdi. Kitabın insanlığın binlerce yıllık birikimini taşıyan en değerli hazine olduğunu belirten Arat, "Bu fuar vesilesiyle o hazinenin kapılarını şehrimize bir kez daha açmış oluyoruz. Kepez Belediyesi’nin bu anlamlı etkinliğe ev sahipliği yapması bizleri de ayrıca gururlandırmıştır. Kepez dinamik yapısı, genç nüfusu, kültür hayata olan değerli katkılarıyla Antalya’nın en önemli ilçesidir. Kepez Antalya’nın kalbinde de önemli bir yer tutmaktadır" dedi. "Kitap okuyan çocuklar dünyaya hakim olur" Bir toplumun gücünün sadece orduları ile ölçülemeyeceğini vurgulayan Arat, "Okuyan, çalışan, öğrenen, üreten genç nüfus önemli bir zenginliktir. Bu milli güç unsuru dediğimiz faktörlerden biride; çocuklarımızı kitapla büyüterek onlara bir dünya vermektir. Kitapla iç içe yetişen çocuklar evrene hakim olur, dünyayı anlar" diyerek, tüm Antalyalıları kitap fuarına davet etti. Konuşmaların ardından fuarın ev sahibi Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, konuklarla beraber kitap fuarını gezdi. Kepez Kitap Fuarı, UNESCO tarafından verilen "Dünya Kitap Başkenti" unvanını Antalya’ya kazandırma hedefi doğrultusunda atılan önemli adımlardan biri olarak dikkat çekiyor. Kültür ve edebiyatın buluşma noktası haline gelen fuarın, bölgedeki okuma alışkanlıklarını artırması ve gençleri kitapla daha fazla buluşturması hedefleniyor. Kitapseverler, fuarı her gün ziyaret ederek hem yeni eserlerle tanışabilecek hem de edebiyat dünyasının nabzını yakından tutabilecek.
27 Mart 2026 Cuma - 17:09
"81 İlde 81 Orman" projesi ilkbahar dikimleriyle devam ediyor
Türkiye İş Bankası, Orman Genel Müdürlüğü ve TEMA Vakfı iş birliğiyle yeniden hayat bulan "81 İlde 81 Orman" projesi, Türkiye’nin dört bir yanında yeni fidanları toprakla buluşturmaya devam ediyor. Doğaya nefes, canlılara yuva, geleceğe yeşil bir umut olma hedefiyle toplam 2,2 milyon fidanın yeşermesine vesile olmayı amaçlayan projenin ikinci fazında şu ana kadar 771 bin 700 fidanın dikimleri tamamlandı. 2026 yılındaki dikim törenlerinin ilk durağı Antalya oldu. Ekosistemin kritik bir parçası olan ormanlar, toprağı koruyup, havayı temizlerken sayısız canlıya ev sahipliği yapıyor. Ağaçların kök saldığı her alan, doğa için de bir nefes demek. Bu anlayışla Türkiye İş Bankası, Orman Genel Müdürlüğü ve TEMA Vakfı iş birliğiyle ilk olarak 2008-2017 yılları arasında gerçekleştirilen 81 İlde 81 Orman projesi; çocuklarımızın nefes alacağı, kuşların yuva kuracağı, toprağın can bulacağı bir geleceğe katkı sunmak amacıyla üç yıl önce yeniden hayata geçirildi. 771 bin 700 fidan geleceğe kök saldı Türkiye’nin dört bir yanında ağaçlandırma seferberliğine dönüşen "81 ilde 81 Orman" projesinde dikim yapılacak her ilin iklim koşullarına en uygun fidanlar seçiliyor ve toprağa güçlü bir şekilde kök salarak ormana dönüşmesi amaçlanıyor. Kızılçam, sedir, sarıçam, karaçam, meşe, ardıç, servi, huş dikimi yapılan fidan türlerinden yalnızca birkaçı Projenin ikinci fazında bugüne kadar 771 bin 700 fidanın dikimleri tamamlandı. Dikimler gerçekleştirildikten sonra sahaların bakımları üç yıl boyunca düzenli şekilde yapılarak, sağlıkla büyümeleri destekleniyor. Antalya’da 20 bin fidan toprakla buluşuyor Projenin yeni durağı olan Antalya’da Manavgat ilçesine bağlı Çardak köyünde tören düzenlendi. Törene Manavgat Belediye Başkan Vekili Mehmet Çiçek, Manavgat Milli Eğitim Müdürü Ali Hakan Öz, Antalya Ağaçlandırma Şube Müdürü Hasan Sarıtaş, Taşağıl Orman İşletme Müdürü İlker Öztürk, Türkiye İş Bankası Antalya Bölge Satış Müdürü Ömer Akdoğan, Türkiye İş Bankası Manavgat Şube Müdürü Emre Yaşar, TEMA Vakfı Projeler ve Kurumsal İş Birliği Bölüm Başkan Yardımcısı Mehtap Kızılkaya, TEMA Vakfı Antalya İl Temsilcisi Reyhan Erdoğan’ın yanı sıra Antalyalı öğrenciler ve bölge halkı katıldı. 81 İlde 81 Orman projesiyle, yüzde 57’si ormanlık alanlardan oluşan Antalya’nın Manavgat ilçesindeki Çardak köyünde yer alan 26 bin 400 hektarlık alanda 20 bin fidan toprakla buluşuyor. Projenin 2008-2017 yılları arasında gerçekleşen ilk aşamasında, 2010 yılında Antalya’nın Kepez ilçesindeki Kirişçiler Mevkiinde 40 bin fidan dikimi yapılmıştı. Düzenli bakımı yapılan bu alanda zamanla çeşitli canlı türleriyle ekosistem gelişmeye başladı. Yeni fidan bağışlamak ya da dikilmiş fidanları sahiplenmek mümkün Yeni ormanların hayat bulduğu proje kapsamında dikimi yapılacak 2,2 milyon fidana ilave bağışta bulunarak daha geniş ormanlık alanların oluşmasına katkı sağlamak mümkün. Ayrıca isteyenler, dikimi gerçekleştirilmiş fidanlardan birini bedelsiz olarak sahiplenebiliyor.
27 Mart 2026 Cuma - 16:02
Kepez’de 1 kilo 260 gram uyuşturucu madde ele geçirildi
Antalya’nın Kepez ilçesinde düzenlenen uyuşturucu operasyonunda çeşitli miktarlarda uyuşturucu madde ele geçirildi. Antalya İl Jandarma Komutanlığınca yürütülen çalışmalar kapsamında, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla Kepez ilçesinde iki şüpheliye yönelik operasyon gerçekleştirildi. Şüphelilere ait araç ve ikamette yapılan aramalarda, 1 kilo 260 gram metamfetamin, 120 adet sentetik uyuşturucu hap, 35 gram skunk, 1 adet hassas terazi, 1 adet 9 milimetre ruhsatsız tabanca ve şarjörü, 12 adet 9 milimetre fişek, ve uyuşturucu satışından elde edildiği değerlendirilen bir miktar nakit para ele geçirildi. Olayla ilgili adli tahkikat başlatıldı.
27 Mart 2026 Cuma - 15:51
Genç Onkologlar Kemer’de Buluştu: Bilim ve hukuk aynı platformda
Antalya’nın Kemer ilçesinde düzenlenen ‘2’nci Ulusal Onkoloji Fellow Kongresi’nde genç onkologlar bir araya geldi. Antalya’nın Kemer ilçesinde düzenlenen ‘2. Ulusal Onkoloji Fellow Kongresi’, genç onkoloji uzmanları ile bilim insanlarını bir araya getirdi. Kişiselleştirilmiş Onkoloji Derneği tarafından organize edilen kongre, bu yıl ikinci kez gerçekleştirilirken, genç hekimlerin mesleki gelişimine odaklanan yapısıyla dikkat çekti. Kongrede, onkoloji alanında uzmanlık eğitimi alan ya da yeni uzman olmuş genç hekimlerin erken dönemde birlikte çalışması, sunum becerilerini geliştirmesi ve güncel bilimsel bilgilere erişiminin artırılması hedeflendi. Aynı zamanda mesleğe olan ilgi ve bağlılığın güçlendirilmesi, Türkiye’deki onkoloji alanındaki sorunların paylaşılması ve çözüm yollarının tartışılması da toplantının öncelikli başlıkları arasında yer aldı. Kişiselleştirilmiş Onkoloji Derneği Genel Sekreteri Uğur Coşkun, kongrenin gençlere yönelik olması açısından önemli bir boşluğu doldurduğunu belirterek Avrupa’dan ve farklı ülkelerden katılan uzmanların da katkısıyla uluslararası bir vizyonun tartışıldığını ifade etti. Coşkun, özellikle Batı ülkelerindeki eğitim modellerine benzer şekilde, yoğun ihtisas sürecinde edinilen bilgi ve tecrübelerin genç hekimlere erken dönemde kazandırılmasının temel hedef olduğunu vurguladı. Kongrede bilimsel oturumların yanı sıra hukuki konular da geniş yer buldu. Danıştay ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nden hakimlerin katılımıyla, hekimlerin sıklıkla karşılaştığı malpraktis davaları, bilirkişi raporları ve ilaçların geri ödeme süreçlerine ilişkin önemli değerlendirmeler yapıldı. Bu sayede katılımcılar, mesleki uygulamalarını doğrudan etkileyen hukuki süreçler hakkında birinci elden bilgi edinme fırsatı yakaladı. Aytuğ Üner ise kongrede bağırsak, akciğer ve baş-boyun kanserleri başta olmak üzere birçok kanser türünün ele alındığını belirterek, yapay zeka destekli tanı yöntemleri, hasta ile iletişim ve yeni tedavi yaklaşımlarının da detaylı şekilde incelendiğini aktardı. Üner, bilimsel içeriğin yanı sıra hukukçularla yapılan etkileşimin farklı bakış açıları kazandırdığını dile getirdi. Genç hekimleri temsilen İmdat Erolu, daha önce benzer etkinliklerde genellikle dinleyici konumunda olduklarını belirterek bu kez sahnede yer alıp güncel bilimsel gelişmeleri tartışma fırsatı bulduklarını söyledi. Erolu, bu yaklaşımın genç onkologlar için yol gösterici olduğunu ifade etti. Yurt dışından katılan konuşmacıların da yer aldığı kongrede, vizyoner yaklaşımlar ve uluslararası deneyimler paylaşılırken, genç hekimlerin mesleki donanımının artırılması adına önemli bir platform oluşturuldu. 29 Mart’ta sona erecek kongre, hem bilimsel hem de mesleki dayanışma açısından verimli oturumlara sahne oldu.
27 Mart 2026 Cuma - 15:07
Alanya Ultra Trail’de heyecan başlıyor: 23 ülkeden 820 sporcu start alacak
Akdeniz’in eşsiz doğası ile Toros Dağları’nın zorlu parkurlarını buluşturan ve bu Corendon Airlines sponsorluğunda bu yıl 6’ncısı düzenlenecek olan Alanya Ultra Trail’de 23 ülkeden yaklaşık 820 sporcunun yer alması bekleniyor. Organizasyon kapsamında sporcular, Akdeniz kıyısından başlayıp Toroslar’ın zirvelerine kadar uzanan zorlu ve doğal güzelliklerle bezeli parkurlarda mücadele edecek. 5 farklı etapta yarışma gerçekleşecek Altıncısı düzenlenen Alanya Ultra Trail için parkurlarda; 68 kilometrelik Alanya Ultra Trail, 42 kilometrelik Taurus Mountain Trail, 27 kilometrelik Keykubat Mountain Run, 18 kilometrelik Cleopatra Short Trail ,5 kilometrelik Alanya Castle Run olarak belirlendi. Özellikle ultra trail kategorisinde 23 ülkeden 820 sporcunun ter dökeceği belirtilirken, organizasyonun hem spor turizmine hem de bölge tanıtımına önemli katkı sağlaması bekleniyor. Kızılkule’de düzenlenen lansmanda organizasyon yetkilileri, parkurların teknik zorluk derecesi ve doğal güzellikleriyle Avrupa’daki sayılı yarışlar arasında yer aldığını vurguladı. Yarışın, Alanya’nın tarihi dokusunu ve doğal zenginliklerini sporla buluşturduğuna dikkat çekildi. Ultra Trail için basın lansmanında konuşan Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk, "Alanya ultrasını düzenliyoruz. Birkaç yıl bir ara vermiştik ama yine kaldığımız yerden devam ediyoruz. Hatta daha güçlü devam ediyoruz. Ben bu anlamda emeği geçen tüm kurum, kuruluşlar, sponsorlar ve sporculara çok teşekkür ediyorum. İnşallah ilerdeki yıllarda da çok daha güçlenerek çok daha fazla sporcu sayısıyla beraber Alanya ultra trail, ülkemizin en önemli prestijli organizasyonlardan biri olmaya devam edecek, daha da güçlenerek yoluna devam edecek. Bu da tabii elbirliğiyle, güç birliği ile hep beraber oluyor. Ben hepsine çok teşekkür ediyorum. Altıncısını düzenliyoruz ama niceyıllar olsun inşallah" dedi. Corendon Airlines Kurumsal İletişim ve Pazarlama Kıdemli Müdürü Pınar Pehlivan ise, "Yarın farklı kilometrelerdeki parkurlarda sporcularımızı hem yolda, hem dağda, hem patikada biraz şehir içerisinde tarihi ve doğal güzelliklerin içinde bir yarış bekliyor. Öğleden sonra sanırım biraz yağış görebilirler ama herhalde bu da Ultra Trail’in güzelliklerinden. İnşallah keyifli bir yarış olacak" şeklinde konuştu. Ahmet Aslan: "Uluslararası marka sporcular var" Bu yarışmada marka sporcuların yarıştığını belirten Ultra Trail Yarış Direktörü Ahmet Aslan, "Alanya ultra trail üç yıllık aranan ardından yarın tekrar start alacak. Yarınki yarışmamız 23 farklı ülkede 820 sporcu katılacak. Beş farklı yarış mesafesi var. Yeni başlayan sporcular için beş kilometrelik halk koşu, Alanya kale koşuşu bir sonraki mesafemiz 18 kilometrelik Alanya Kleopatra short trail, bir sonraki yarışımız 27 km Keykubat dağ koşusu, 42 kilometrelik Mountain koşusu ve ana etabımız 68 kilometrelik Alanya ultra trail yarışması olacak. Bu yarışma gelecek yıllarda Avrupa’da ve dünyada adından söz ettiren önemli destinasyonlardan birisi olacak. Zaten geçtiğimiz yıllarda ve bu seneye katılımcı portföyüne baktığımız zaman uluslararası marka sporcular var. Yine önümüzdeki yıllarda uluslararası marka sporcuların tercih destinasyonlardan birisi olarak bu işi hem ülke sporuna daha katkı sağlar ve şehrin tanıtımına şehrin kültürel tanıtımına her türlü etkiyi sağlar şekilde getirmek istiyoruz" ifadelerini kullandı. Beyza Güzel: "Global anlamda da katılım çok güzel" Ultra Trail yarışmasına Elit atlet kategorisinde yarışacak olan Beyza Güzel, "Yarın için çok heyecanlıyım. Ülkemizde böylesine güzel bir yarış olduğu için ve benim de bu yarışı deneyimleyecek olmam beni ekstra heyecanlandırıyor. Global anlamda da katılım çok güzel yüksek zaten parkura baktığımızda bizi teknik bir patika bekliyor. Yükseltisi ve eğitimi çok yüksek bu yüzden patikaya doyacağımız bir yarış bizi bekliyor. Umarım derece olur. Ama benim hedefim her zaman öncelikle keyif almak oluyor. Keyifli sağlıklı bir şekilde ben startı başlatıp daha sonrasında da finish çizgisini geçince benim için en büyük başarı bu. Umarım yarın sağlıklı ve keyifli bir yarış bizi bekliyordur benim için de öyledir. Tüm buraya katılan koşucu arkadaşlarımıza da gönülden başarılar diliyorum" dedi. Yarın sabah 06.00’da verilecek start ile başlayacak olan yarışlarda sporcular, zorlu arazi şartları, irtifa değişimleri ve teknik etaplarla mücadele ederek finish çizgisine ulaşmaya çalışacak.
27 Mart 2026 Cuma - 13:07
Kıyıya yanaşmak istedikleri tekne kayalıklara çarpıp paramparça oldu
Antalya’nın Serik ilçesinde kıyıya yanaşırken boğaz girişindeki kayalıklara çarpıp parçalanan teknedeki 2 kişi yüzerek kıyıya ulaştı. Olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmazken, tekne kullanılamaz hale geldi. Serik ilçesi Boğazkent Mahallesi’nde boğaz girişinde meydana gelen kazada bir tekne kayalıklara çarparak parçalandı. Edinilen bilgilere göre, kıyıya yanaşan tekne, boğazın girişindeki kayalıklara çarptı. Çarpmanın etkisiyle tekne parçalanırken, teknedeki iki kişi denize düştü. Kazanın ardından şahıslar kendi imkânlarıyla yüzerek kıyıya çıkmayı başardı. Olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmazken, tekne kullanılamaz hale geldi. Boğazkent Balıkçılar Kooperatifi Başkanı ve Mahalle Muhtarı Özkan Uysal, yaşanan olayla ilgili şu ifadeleri kullandı: "Burada ciddi bir sıkıntımız var; limana giren teknelerimiz maalesef dev dalgalarla boğuşmak zorunda kalıyor ve en nihayetinde karaya vuruyor. Karaya vuran teknelerimiz ise şu an gördüğünüz gibi parçalanmış durumda. Olayın ardından iki arkadaşımızın kaybolduğu bilgisi geldi. Biz de gece geç saatlere kadar onları aradık. Çok şükür ki arkadaşlarımız yüzerek sahildeki bir barakaya sığınmayı başarmışlar; orada kendilerini kuruturken onlara ulaştık." Teknenin tamamen parçalandığını da belirten Uysal, "Ancak bu olay ne ilk ne de son; bu sorun böyle gitmeyecek. Bizim en büyük temennimiz ve beklentimiz, bir an önce buraya bir mendirek yapılmasıdır. Devletimiz bu yönde destek veriyor ancak sürecin hızlandırılması bizim için hayati önem taşıyor. İlçe Başkanımız Sayın Ahmet Söker de sürekli bu konunun üzerinde duruyor ve takipçisi oluyor.Bu ihmallerin ölümlerle sonuçlanmasını beklemeyelim. Bu kazada iki canımızı kaybedebilirdik; kim olursa olsun, sonuçta burada bir can söz konusu. Şükürler olsun ki kazayı can kaybı olmadan atlattık. Teknemiz tamamen parçalanıp gitti ama bizim için her şeyden önce can güvenliği geliyordu, canımızı kurtardık" dedi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
27 Mart 2026 Cuma - 12:44
Halk Et Mobil Satış Tırı’na ilçelerde yoğun ilgi
Antalya Büyükşehir Belediyesi, kaliteli ve uygun fiyatlı et ürünlerini, ANET bünyesindeki Halk Et Mobil Tırıyla ilçelerde vatandaşlarla buluşturuyor. Haftanın 7 günü farklı ilçe noktalarında sağlıklı ete erişim kolayca sağlanıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin vatandaşlara uygun fiyatlı, sağlıklı ve kaliteli et ulaştırmak amacıyla hayata geçirdiği "Halk Et" projesi kapsamında Halk Et Mobil Satış TIR’ı, yeni mobil araçlarıyla kentin tüm ilçelerinde hizmet veriyor. ANET Halk Et Satış Mağazaları’nda vatandaşlar uygun fiyatlı kaliteli et alma imkanı bulurken, Halk Et Mobil Satış Tırı ile bu hizmet Antalya’nın ilçelerinde yaşayan vatandaşların ayağına hizmeti götürülüyor. Halk Et Mobil Satış Tırı Pazartesi günü Kemer Pazartesi Pazarı karşısı, Salı günü Elmalı Belediye Meydanı, Çarşamba Korkuteli Merkez Çayırlı Cami önü, Perşembe Demre Pazar yer, Cuma Kumluca büyük yeni Pazar yeri, Cumartesi Finike Yeni Mahalle Pazar yeri ve Pazar günleri de Kaş Pazar yerinde vatandaşlara hizmet veriyor. Haftanın 7 günü kesintisiz hizmet veren Halk Et Mobil Satış Tırı gittiği her ilçede yoğun ilgi görüyor. 2019 yılında başlatılan ve açıldığı ilk günden itibaren vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği Halk Et projesi, hem besiciyi destekliyor hem de vatandaşın bütçesini zorlamadan uygun fiyata et alabilmesine imkân sağlıyor. Proje ile Antalyalı hayvan yetiştiricilerine de destek olunuyor. Halk Et Mağazaları’nda satılan et ürünlerinin elde edildiği büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar ilk elden yerel üreticilerden alınıyor. ANET tesislerinde sağlıklı ortamda kesimi yapılan hayvanlar, veteriner hekimlerin gözetiminde işlenerek tüketiciye ulaştırılmasını sağlıyor.
27 Mart 2026 Cuma - 12:00
Gençlerde su bilincine katkı
Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, suyun sürdürülebilir ve etik kullanımına yönelik çalışmalarını akademik platformlarda da paylaşmaya devam ediyor. Bu kapsamda, ASAT Genel Müdürü Cengiz Gülebay, Akdeniz Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen Su Etiği Sempozyumu’na katıldı. Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde gerçekleştirilen sempozyumda konuşan Gülebay, "İçme Suyu Kullanımı ve Etik" başlıklı sunumunda, su kaynaklarının korunması ve bilinçli tüketimin önemine dikkat çekti. Küresel ölçekte artan su stresi ve iklim değişikliğinin etkilerine değinen Gülebay, suyun yalnızca teknik değil aynı zamanda etik bir yönetim anlayışıyla ele alınması gerektiğini vurguladı. Sunumunda ASAT’ın içme suyu temini ve yönetimi alanında yürüttüğü çalışmaları da paylaşan Gülebay, özellikle SCADA sistemleri ile altyapının anlık olarak izlenmesi, kayıp-kaçak oranlarının azaltılmasına yönelik sürdürülen mücadele, atık su yönetimi süreçleri ve içme suyu laboratuvarlarında gerçekleştirilen analizler hakkında öğrencilere kapsamlı bilgiler verdi. Bu çalışmaların temelinde vatandaş sağlığı ve memnuniyetinin yer aldığını ifade eden Gülebay, suyun her damlasının korunmasının hem kurumsal hem de toplumsal bir sorumluluk olduğunu belirtti. Öğrencilerden yoğun ilgi ve soru-cevap Programın interaktif bölümünde ise öğrencilerin yönelttiği sorular da yanıtlandı. Su kaynaklarının geleceği, bireysel su tasarrufu yöntemleri ve altyapı yatırımlarının sürdürülebilirliği gibi konularda merak edilenleri yanıtlayan Gülebay, gençlerin konuya gösterdiği ilgi ve duyarlılığın memnuniyet verici olduğunu ifade etti. Soru-cevap bölümüyle birlikte sempozyum, katılımcılar açısından verimli bir bilgi paylaşımı ortamına dönüştü. Üniversite öğrencilerinin yoğun ilgi gösterdiği programda, suyun etik kullanımına yönelik farkındalık oluşturulurken, gençlerin bu alandaki bilinç düzeyinin artırılmasının geleceğin su yönetimi açısından büyük önem taşıdığı vurgulandı. ASAT’ın hayata geçirdiği projelerle su kaynaklarını koruma ve sürdürülebilir bir altyapı oluşturma hedefi doğrultusunda çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğü ifade edildi.
27 Mart 2026 Cuma - 11:46
Döşemealtı’nda uyuşturucu operasyonu
Antalya’nın Döşemealtı ilçesinde jandarma ekiplerince düzenlenen operasyonda 1 kilo 193 gram metamfetamin ve çeşitli uyuşturucu maddeler ele geçirildi. Antalya İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından uyuşturucuyla mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar aralıksız devam ediyor. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı talimatları doğrultusunda Döşemealtı ilçesinde gerçekleştirilen operasyonda, 2 şüpheli şahsın ikametinde ve aracında arama yapıldı. Yapılan aramalarda 1 kilo 193 gram metamfetamin, 10 gram eroin, 1 adet hassas terazi, 5 adet uyuşturucu kullanma aparatı (şırınga) ile suçtan elde edildiği değerlendirilen bir miktar para ele geçirildi. Olayla ilgili şüpheli şahıslar hakkında adli tahkikat başlatıldığı öğrenildi.
27 Mart 2026 Cuma - 11:46
Kumluca’da 150 kilo kıyılmış tütün ele geçirildi
Antalya’da jandarma ekiplerince düzenlenen operasyonda çok miktarda kaçak tütün ve tütün mamulü ele geçirildi. Antalya İl Jandarma Komutanlığı tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, Kumluca Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla Kumluca ilçesinde kaçak tütün ve tütün mamullerine yönelik operasyon gerçekleştirildi. Şüpheli 2 kişiye ait ikamet ve iş yerinde yapılan aramalarda, 150 kilogram kıyılmış tütün, 2 elektrikli tütün dolum makinesi, 1 adet 3 motorlu kompresör, 20 bin adet doldurulmuş makaron ve 15 bin adet boş makaron ele geçirildi. Olayla ilgili adli tahkikat başlatıldığı bildirildi.
27 Mart 2026 Cuma - 11:43
Okul koridorunda para buldu, aklına ilk gelen hadisle öğretmenler odasının yolunu tuttu
Antalya’da duyarlı bir ortaokul öğrencisi, okul çıkışında merdivene düşürülen 200 TL’yi sahibine ulaştırmak için örnek bir davranış sergiledi. Parayı alıp idareye giden öğrenci, odasında bulamadığı müdür yardımcısının masasına parayı "Merhaba hocam ben Yusuf Kerim Aydeniz, yerde 200 TL buldum, 200 TL masanızın üstünde" notuyla bıraktı. Olay anı okul kameralarına yansırken, davranışıyla takdir toplayan öğrenci, "Peygamber efendimiz bunun haram olduğunu söylüyor. Birinin eşyasını izinsiz almamalıyız" dedi.
27 Mart 2026 Cuma - 11:30
Belediyeden kadın personele hak eğitimi
Antalya’da Muratpaşa Belediyesi kadın personele yönelik "Hayatın Her Alanında Kadın Hakları" konulu eğitim programı düzenlendi. Eğitimi, sosyal hizmet uzmanı ve aile danışmanı Gülsen Ertör verdi. Kadının toplumdaki konumuna ilişkin farkındalığın artırılmasının amaçlandığı programda kadının ailede, evde, iş yaşamında ve sosyal hayattaki yeri ele alınırken, üstlendiği rollerin kadınların yaşamına etkileri değerlendirildi. Kadınların sosyal ve iş hayatında karşılaşabilecekleri sınır ihlallerine karşı nasıl hareket etmeleri gerektiği, bu durumları fark etme ve önleme yöntemleri üzerine önemli bilgiler paylaşıldı. Programda ayrıca, kadınların yaşamın her alanında psikolojik, sosyal ve ekonomik açıdan güçlü olmasının önemi vurgulandı. Günlük hayatta üstlenilen çoklu rollerin kadınların psikolojik ve fiziksel sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekilirken; öz bakım, kişisel zaman ayırma ve sağlıklı sınırlar oluşturma konuları da kapsamlı şekilde ele alındı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder