Yerel Haberler
Antalya
Akdeniz Belediyecilik Proje Yarışması’nda Antalya Büyükşehir Belediyesine iki ödül 18 Nisan 2026 Cumartesi - 21:24:11 Antalya Büyükşehir Belediyesi, 10. Akdeniz Belediyecilik Proje Yarışması’ndan iki ödülle döndü. Büyükşehir Belediyesi, "Dirençli İlk Yeşil Alan Modeli: Konyaaltı Sahili 2. Etap Projesi" ile Peyzaj Planlama, Tasarım ve Uygulama kategorisinde; "Orman Yangınlarının Önlenmesine Yönelik Çalışmalar Projesi" ile Çevre Koruma ve Altyapı kategorisinde Dr. Burhanettin Onat Anı Ödülü’ne layık görüldü. Akdeniz Belediyeler Birliği (AKBB) belediye hizmetlerinin niteliğinin artırılması, kentlilik bilincinin güçlendirilmesi ve belediye projelerinin desteklenmesi amacıyla bu yıl Akdeniz Belediyecilik Proje Yarışması’nın 10’uncusunu gerçekleştirdi. 10. Akdeniz Belediyecilik Proje Yarışması’nda 5 kategoride 22 farklı belediyeden 72 proje değerlendirildi. Antalya Büyükşehir Belediyesi, Çevre Koruma ve Alt Yapı Çalışmaları Kategorisinde ‘Orman Yangınlarının Önlenmesine Yönelik Çalışmalar Projesi’ ile Burhanettin Onat Anı Ödülüne, Peyzaj Planlama, Tasarım ve Uygulama Projeleri Kategorisinde ‘İklime Dirençli İlk Yeşil alan Modeli; Konyaaltı Sahili 2.Etap Projesi’ ile ödüle layık görüldü. Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, ödülü CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı’nın elinden aldı. Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, iki ödül almanın haklı gururunu yaşadıklarını belirterek, "Kentimizi daha dirençli, daha yaşanabilir hale getirmek için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Özdemir, emeğin değer bulduğu ve yerel yönetim anlayışının geleceğe taşındığı bir tören olduğunu belirterek, "Bizler, şehirlerimizin sokaklarında, mahallelerinde, vatandaşlarımızın günlük hayatına doğrudan temas eden hizmetleri üretiyoruz. Bu yüzden diyoruz ki, belediyecilik sadece taş üstüne taş koymak, yol yapmak ya da altyapı kurmak değildir. Belediyecilik, bir şehrin ruhuna dokunmaktır. İnsanın yaşam kalitesini yükseltmek, o şehrin kimliğini koruyarak yarınlara miras bırakmaktır. Bu ödüle emek verenler kadar bunu görüp değerlendiren jüride çok kıymetli. Hepinize emekleri için çok teşekkür ediyorum. Bu ödülü Antalya Büyükşehir Belediyemiz ve en çokta Muhittin Başkanımız adına alıyorum" dedi.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 19:12 Bakan Murat Kurum’dan yeniden inşa için Türkiye’den küresel seferberlik mesajı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "İki yıl gibi kısa bir sürede 455 bin konut vatandaşlarımıza teslim edildi. Burada elde edilen bilgi, beceri ve tecrübeyi tüm dünyaya aktaracağız. Bununla da yetinmedik; Türkiye’de 500 bin sosyal konut projesini başlattık. Bu projeyle de edindiğimiz deneyimi küresel ölçekte paylaşma kararlılığındayız" dedi. Antalya Diplomasi Forumu 2026 kapsamında düzenlenen sohbet paneline katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, yaptığı konuşmada COP31 sürecinin uygulama ve icra odaklı bir yaklaşım olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadele, afet yönetimi ve yeniden inşa konularındaki tecrübelerini uluslararası alana taşıdığını ifade etti. 6 Şubat depremleri sonrası yürütülen konut seferberliği, Sıfır Atık Projesi ve çevre yatırımlarına da değinen Kurum, artan küresel krizler karşısında ülkelerin kendi kendine yetebilir olması gerektiğini belirterek, Türkiye’nin savunma, enerji ve gıda alanlarında güçlü ve bağımsız bir ülke olma hedefini vurguladı. "Yeni kararlardan ziyade eylemin, icraatın ön planda olduğu bir süreç olacak" Bakan Kurum, "Bugüne kadar birçok farklı kadar karar alındı. Ama insanlık, tam da bu krizlerin ortasında artık bizden yeni karardan ziyade uygulama bekliyor, aksiyon bekliyor, netice bekliyor. Biz de COP31’i aslında geleceğin COP’u olarak nitelendiriyoruz, değerlendiriyoruz. Ve bugüne kadar alınmış kararları uygulamaya geçiren, hayata geçiren, bu kötü gidişata dur diyen bir COP olarak görüyoruz. Antalya’nın da bir hikayesi var. Burası tarihin en büyük yangınlarından birini yaşadı. Manavgat’ta o zaman birçok köyümüzde insanların hatıraları, evleri, maalesef tarlaları ve ağaçları yandı, yok oldu. Hızlı bir şekilde müdahale ettik. Bu zararları telafi etmek için insanlarımızın evlerini, iş yerlerini, ahırlarını yaptık ama o hatıralar geri gelmiyor. Yani o elli yıllık bir zeytin ağacını düşünün; belki orada tüm ailenin çocukları büyüdü. Orada hikayeleri var. O hikayeler de maalesef yok oluyor. Bugün iklim değişikliğinin etkilerini herkes hissediyor. Her dünya halkı maalesef olumsuz etkileniyor. Biz de bu noktada artık bu iklim değişikliğini durduracak aksiyon boyutuna geçmeliyiz. Yani yeni kararlardan ziyade eylemin, icraatın ön planda olduğu bir süreç olmalı. Türkiye’de de inşallah tüm dünyaya öncülük edeceğiz" dedi. "İki yıl gibi kısa bir sürede 455 bin konut vatandaşlarımıza teslim ettik" "6 Şubat’ta asrın felaketi dediğimiz bir deprem yaşadık. Gerçekten 7,8 büyüklüğünde, 11 ilimizi etkileyen 108 bin kilometrekarelik alanda, 14 milyon insanımızın yaşadığı o felaketi gördük" diyen Bakan Kurum, "Türkiye, iki yıl içinde dünyada eşi benzeri görülmemiş bir seferberlikle, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 11 ilde 3 bin 481 şantiyede, saatte 23 bin 550 konut üretir hale geldi. Üretilen konutların tamamı depreme dirençli olarak inşa edildi. Aynı zamanda yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanıldığı, ısı yalıtımlı, kendi atığını dönüştürebilen yapılar olarak hayata geçirildi. İki yıl gibi kısa bir sürede 455 bin konut vatandaşlarımıza teslim edildi. Burada elde edilen bilgi, beceri ve tecrübeyi tüm dünyaya aktaracağız. Bununla da yetinmedik; Türkiye’de 500 bin sosyal konut projesini başlattık. Bu projeyle de edindiğimiz deneyimi küresel ölçekte paylaşma kararlılığındayız" şeklinde konuştu. Yeniden inşa için Türkiye’den küresel seferberlik mesajı Filistin’de, Suriye’de, İran’da, Ukrayna’da ve Rusya’da yaşanan savaşların ardından yeniden inşa süreçlerinin gündeme geldiğini belirten Kurum, "Türkiye olarak biz de böyle bir yeniden seferberlik sürecine hazır olduğumuzu, sahip olduğumuz bilgi ve tecrübeyi paylaşmaya hazır olduğumuzu ifade ediyoruz. Dolayısıyla aslında afetler nedeniyle tüm bu adımları atıyoruz. Türkiye’nin bu tür afetlerden daha az etkilenmesi adına çalışmalarımızı sürdürüyor, ilgili muhatap ülkelerle iş birliği içinde bu süreci yürütüyoruz" dedi. "Biz hiçbir zaman sözde çevreci olmadık her zaman icraatla, eylemle ve somut adımlarla bu hassasiyetimizi ortaya koyduk" "2017 yılında başladık ve saygıdeğer Hanımefendi Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürüttüğümüz, bugün ise dalga dalga büyüyerek tüm dünyada çevre ve farkındalık alanında bir marka haline gelen Sıfır Atık Projesi’ni büyütüyoruz" diyen Bakan Kurum, "Her sektörle, her bakanlıkla birlikte çalışıyoruz. Sıfır Atık Bankamız var ve bu yapı, tüm sektörleri kapsayan adımlar atılmasına katkı sağlıyor. Bakanlığımız da aynı şekilde her sektörü içine alan çalışmalar yürütüyor. Çünkü kaynaklar sonsuz değil. Ağacımız, havamız, suyumuz sınırlı. Hatta su, önümüzdeki süreçte çok daha kıymetli hale gelecek. Bu nedenle suyumuzu da korumamız gerekiyor. Burada asıl yapılması gereken, sıfır atık bilincini ve anlayışını toplumun tamamına yerleştirmektir. Peki buradaki başarının nedeni nedir? Bence samimiyet. Biz bu sürece samimiyetle yaklaştık ve tüm sektörleri kapsayan adımlar attık. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve saygıdeğer eşi bu projeye sahip çıktılar. Aslında çevreye sahip çıktılar. Biz hiçbir zaman sözde çevreci olmadık her zaman icraatla, eylemle ve somut adımlarla bu hassasiyetimizi ortaya koyduk" ifadelerini kullandı. Çevre projelerinde kararlılık ve samimiyet vurgusu Millet bahçeleriyle ülke genelinde 1 milyona ulaşan bir yeşil alan inşa ettiklerini dile getiren Kurum, "Bu projeleri kısa sürede hayata geçirdik ve her geçen gün artırıyoruz. Şimdi de kıyılarımızla ilgili "Mavi" projelerimizi yürütüyoruz. Bu kapsamda mapa-şamandıra projelerini hayata geçirdik ve yaklaşık 800 noktada uygulama gerçekleştirdik. Bu sayede kıyılarımızı koruyacak önemli adımlar atıyoruz. Ayrıca depozito iade sistemine geçiyoruz. Bu yıl inşallah 81 ilimizin tamamında atıkların ekonomiye kazandırıldığı sistemi çok daha güçlü bir şekilde hayata geçireceğiz. Tüm bunlar aslında samimiyetle ve iyi niyetle yürütülen projelerdir. Kadınlarımız da her zaman olduğu gibi bu süreçte yanımızda yer alıyor, projeye destek veriyor. Biz de bu destekle daha çok çalışmaya devam ediyoruz" diye konuştu. "Dünyadaki bu savaşlar bitmeyecek, Önümüzdeki süreçte su ve gıda güvenliğiyle ilgili ciddi problemler de yaşanacak" Dünyadaki bu savaşların bitmeyeceğini dile getiren Kurum, "Bugün de var, yarın da olacak, sonraki süreçlerde de devam edecek. Elbette isteriz ki hiç olmasın. Ancak anlık krizlerle dünya karşı karşıya kalabiliyor. Fotoğrafın bütününe baktığımızda, bu gerçeği göz ardı etmemek gerekiyor. Ya bu kötü gidişata dur diyeceğiz ya da bu kötü gidişat ile birlikte biz de yok olacağız. Yaşadığımız afetler de bize açıkça gösteriyor ki, sistemdeki sorunları çözmek zorundayız. Savaşların sonucunda ülkelerde anlık krizler ve sıkıntılar yaşanıyor. Nitekim son döneme baktığımızda bu tür krizlerin giderek arttığını görüyoruz. Önümüzdeki süreçte su ve gıda güvenliğiyle ilgili ciddi problemler de yaşanacak. Bu nedenle her ülkenin kendi kendine yetebilir olması gerektiğini düşünüyoruz" dedi. "Her alanda kendi kendine yeten güçlü bir Türkiye hedefliyoruz" "Türkiye olarak biz de bu doğrultuda adımlar atıyoruz" diyen bakan Kurum, "Türkiye kendi kendisine yeter. Her alanda kendi kendine yetebilen savunma sanayisinde üretim ve ihracat gerçekleştiren, istihdam oluşturan ve geleceğe umutla bakan bir Türkiye inşa etmek istiyoruz. Bu yöndeki mücadele yaklaşık 24 yıldır sürüyor. Enerji bağımsızlığını sağlamış, gıda alanında kendi kendine yeten ve hatta ihracat yapan, savunma sanayisinde dünyada söz sahibi olmuş bir ülke olmayı hedefliyoruz. Üretimde ise teknoloji hayati bir öneme sahip. Çünkü teknoloji olmadan ilerleme sağlamak maalesef mümkün değil. Finansal önemli bu noktada da adımlarımızı atacağız" şeklinde konuştu.
Altın Portakal’da emek ödülleri Çiçekoğlu ve Baydar’a verilecek
18 Ağustos 2025 Pazartesi - 10:59 Altın Portakal’da emek ödülleri Çiçekoğlu ve Baydar’a verilecek Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde, Emek Ödülleri bu yıl; Feride Çiçekoğlu ve Cansu Baydar’a takdim edilecek. 24 Ekim - 2 Kasım 2025 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde; "Sinema Emek Ödülü" Feride Çiçekoğlu’na, "Genç Sinemacı Emek Ödülü" ise Cansu Baydar’a verilecek. ODTÜ Mimarlık Fakültesi’nde lisans ve lisansüstü eğitimini tamamlayan Feride Çiçekoğlu, Fulbright burslusu olarak Pennsylvania Üniversitesi’nde doktorasını yaptı. Siyasi düşünceleri nedeniyle 12 Eylül döneminde yargılandı. Ankara Ulucanlar Cezaevi’nde tanıştığı küçük bir çocukla paylaştığı hatıralar, Uçurtmayı Vurmasınlar adlı kitabına ilham oldu. Kitabı sinemaya uyarlamak isteyen yönetmen Tunç Başaran ve sanat yönetmeni Jale Başaran’la yaptığı çalışma sürecinde senaryo yazmayı öğrendi.Senaryo yazarlığına Xavier Koller’in yönettiği, Yabancı Dilde En iyi Film OSCAR’ını alan 1990, İsviçre yapımı ‘Reise der Hoffnung-Journey of Hope-Umuda Yolculuk’ ile devam eden Feride Çiçekoğlu, sinema alanında yeni bir akademik kariyer inşa etti. 2007 yılında bu alanda profesör olan Çiçekoğlu’nun İngilizce yayınlarının yanı sıra toplumsal cinsiyet meseleleri üzerinden İstanbul filmlerine odaklanan bir üçlemesi bulunuyor: Vesikalı Şehir (2007), Şehrin İtirazı (2015) ve İsyankâr Şehir (2019). Çiçekoğlu, Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde; 1989 yılında Uçurtmayı Vurmasınlar ile "En İyi Senaryo" ödülüne, 2021 yılında da "Altın Portakal Ulusal Film Yarışması Cahide Sonku Ödülü"ne layık görüldü. Senaryolarını Melisa Önel ile birlikte yazdığı Kumun Tadı (2014) ve Aniden (2022) filmleri Berlin’de ve Tokyo’da dünya prömiyeri yaptılar. Üçüncü ortak senaryoları olan Pivot filminin yapım hazırlıkları sürüyor.En güncel kitabı Bir Senaryo Yazalım (2025) ile yaklaşık kırk yıllık senaryo yazarlığı deneyimini genç kuşaklarla paylaşan Çiçekoğlu, halen İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde mimarlık, edebiyat, psikoloji ve senaryo yazarlığı dersleri vermeye devam ediyor. "Genç Sinemacı Emek Ödülü" Cansu Baydar’a takdim edilecek Bahçeşehir Üniversitesi Sinema ve Televizyon Bölümü’nden mezun olan Cansu Baydar, 2014’te Berlin’de bir parkı işgal eden mültecilerle yaptığı görüşmelerden oluşan This Is Afreeka adlı kısa belgeseli çekti. Berkun Oya’nın Bir Başkadır (2020) dizisinde ve Cici (2022) filminde yönetmen ve yapımcı asistanlığı yaptı. Kaan Müjdeci’nin Iguana Tokyo (2022) filmi ve Hamlet (2021) dizisinin senaryo ve yönetmen asistanlığını üstlendi. Yazıp yönettiği ilk kısa film "Neredeyse Kesinlikle Yanlış" (2024), dünya prömiyerini 81. Venedik Film Festivali’nin Orizzonti Kısa Film Yarışması’nda, Kuzey Amerika prömiyerini ise Sundance Film Festivali’nde yaptı. 50’den fazla uluslararası festivale seçilen film; İtalya, Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Güney Kore, Fransa, İspanya, Portekiz, Mısır, Irak, Kosova, Romanya, Ermenistan, Azerbaycan, Makedonya’da gösterildi. Baydar, Türkiye prömiyerini Antalya’da gerçekleştirdiği "Neredeyse Kesinlikle Yanlış" filmiyle 61. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde "Ulusal Kısa Film Yarışması En İyi Kısa Film Ödülü"nü kazandı. Bakü Uluslararası Film Festivali’nin Uluslararası Yarışmasında En İyi Kısa Film, İzmir Kısa Film Festivali’nde En İyi Kurmaca Film, En İyi Oyuncu (Rahaf Armanazi) ve En İyi Görüntü Yönetmeni (Barış Özbiçer), Landshut Kısa Film Festivali’nde Seyirci Ödülü, Akbank Kısa Film Festivali’nde En İyi Kısa Film, Engelsiz Filmler Festivali’nde En İyi Kısa Film, Sinop Film Festivali’nde En İyi Kısa Film, Sinepark Kısa Film Festivali’nde En İyi Kısa Film ve En İyi Yönetmen, FILMAY Kısa Film Festivali’nde En İyi Yönetmen, Kaş Film Festivali’nde En İyi Oyuncu (Rahaf Armanazi) ve En İyi Yönetmen ödüllerini toplayan film, SİYAD Türkiye Sineması Ödülleri’nde de 2024’ün en iyi kısa filmi seçildi. 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin "Emek Ödülleri", festivalin açılış töreninde takdim edilecek.
Sosyal medyada kişilerin kendi kendine "hastalık tanısı koyması" olumsuz durumlara yol açıyor
18 Ağustos 2025 Pazartesi - 10:11 Sosyal medyada kişilerin kendi kendine "hastalık tanısı koyması" olumsuz durumlara yol açıyor Sosyal medyada hızla yayılan "öz tanı" videoları, dikkat dağınıklığı ve odaklanma sorunu yaşayan birçok kişiyi DEHB hastası olduğuna inandırıyor. Psikiyatrist Uzm. Dr. Fatma Arkaz, "Bu belirtiler yoğun stres ve dijital dikkat yorgunluğu nedeniyle de ortaya çıkabilir, tanı süreci yalnızca uzmanlar tarafından yapılmalıdır" dedi. Dijital çağ ile birlikte farkındalık artışı sağlanırken, aynı zamanda yanlış algıların da güçlenebildiği belirtiliyor. Sosyal medya platformlarında milyonlarca izlenen öz tanı videoları, özellikle genç yetişkinler arasında DEHB belirtilerine sahip olduğu düşüncesinin yaygınlaşmasına sebep oluyor. Ancak dikkat dağınıklığı, odaklanma sorunu ve zihinsel yorgunluk gibi günlük hayatta sık görülen sorunların DEHB ile karıştırılması hem bireyleri hem de ruh sağlığı hizmetlerini yanlış yönlendirebiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Uzm. Dr. Fatma Arkaz, sosyal medyada hızla yayılan öz tanı eğilimlerinin risklerine dikkat çekti. Arkaz, "DEHB belirtileri arasında unutkanlık, organizasyon güçlüğü, erteleme davranışı ve dürtüsellik gibi faktörler yer alır. Ancak bu belirtiler yoğun stres, uykusuzluk ve dijital dikkat yorgunluğu gibi başka birçok durumda da geçici olarak gözlemlenebilir" dedi. Dijital dikkat yorgunluğunun da odaklanma süresini kısalttığını belirten Arkaz, klinik tabloyla günlük hayattaki dikkat sorunlarının sık sık karıştırıldığına şu şekilde vurgu yaptı: "Uyaran fazlalığı ve çoklu ekran kullanımı da odaklanmayı zorlaştırır. Bu belirtiler, kalıcı bir bozukluk yerine çevresel faktörlerin sonucunda gelişen geçici tepkiler olabilir. Klinik tabloyla günlük hayattaki dikkat dağınıklığının karıştırılması, hem yanlış tanılara hem de tedavi süreçlerinin sekteye uğramasına sebebiyet verebilir." Klinik DEHB belirtileri Dr. Arkaz, klinik DEHB belirtilerini şöyle sıraladı: "Kolayca dikkati dağılma, insanların söylediklerini dinlemekte veya talimatları takip etmekte zorlanma, günlük işleri unutma (örneğin diş fırçalamak, çorap giymek), hiperaktif ve dürtüsel davranışlar." Arkaz, hiperaktivite ve dürtüsellik belirtilerine ise "yüksek enerji, kıpırdanma, gürültülü konuşma, huzursuzluk, sırasını beklemekte zorlanma veya konuşmaları bölme" örneklerini verdi. Yanlış ilaç beklentisi riske neden oluyor Yanlış tanıların beraberinde ilaç kullanımı beklentisini de artırdığına işaret eden Arkaz, "DEHB tedavisinde kullanılan uyarıcı ilaçlar, bazı bireyler tarafından odak artırıcı performans hapı olarak algılanabiliyor. Bu da ilacın kötüye kullanım riskini artırır. Oysa bu ilaçlar ancak doğru tanı almış bireylerde, doğru doz ve takip ile faydalıdır. Gereksiz ya da yanlış kullanım ruhsal dengeyi bozabilir, bağımlılık riski neden olabilir" diye konuştu. Profesyonel destek vurgusu DEHB tanısının ancak çocukluktan itibaren bireyin birçok alandaki işlevselliğini uzun süreli olarak etkileyen belirtilerle konulabileceğini belirten Arkaz, sosyal medyanın sağladığı görünürlüğün tek başına tanı koyma aracı olmadığını şu şekilde hatırlattı: "Sosyal medya sayesinde bazı bireyler ilk kez kendini anlaşıldığını hissedebilir ve bu kıymetlidir. Ancak tanı koyma süreci yalnızca algoritmalara değil, ruh sağlığı profesyonellerine bırakılmalıdır. Bireyler, dikkat ve odak sorunlarının yaşam kalitesini ciddi şekilde etkilemeye başladığını fark ettiklerinde mutlaka bir psikiyatri uzmanına başvurmalıdır."
Oturduğu apartmanın girişinde silahlı saldırıya uğrayan şahıs yaralandı
18 Ağustos 2025 Pazartesi - 09:11 Oturduğu apartmanın girişinde silahlı saldırıya uğrayan şahıs yaralandı Antalya’da oturduğu apartmanın önünde kimliği belirsiz bir kişinin silahlı saldırısına uğrayan şahıs ağır yaralandı. Polis ekipleri olay sonrası motosiklet ile kaçan şahsı yakalamak için çalışma başlattı. Olay, saat 22.30 sıralarında Muratpaşa ilçesi Kızılarık Mahallesi 2738 sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sokak üzerinde bulunan bir apartmanda oturan Derviş Ç. (30) ikamet ettiği apartmana girmek üzereyken kimliği belirsiz bir kişinin silahlı saldırına uğradı. Silah sesleri üzerine aşağıya inen Derviş Ç’nin yakınları genci apartman girişinde kan içerisinde bulurken, kimliği belirsiz bir şahsın bölgeden motosikletle hızla uzaklaştığını gördü. Vücuduna çok sayıda kurşun isabet eden Derviş Ç. yakınları tarafından kendi imkanlarıyla özel bir hastaneye kaldırılırken, olayın 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine verilen adrese çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Daha öncede saldırıya uğramış Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ve Suç Araştırma ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri çevrede bulunan güvenlik kameralarını incelemeye alırken, olay sonrası motosikletle kaçan kimliği belirsiz şahsı yakalamak için çalışma başlattı. Olay Yeri İnceleme ekiplerinin apartman girişinde ve sokak üzerinde yaptığı çalışmalarda çok sayıda boş kovana rastlandı. Derviş Ç. kaldırıldığı hastanede ameliyata alındı. Polis ekiplerinin olayla ilgi incelemesi sürüyor.
Dairenin balkonunda çıkan yangın korkuttu genç kız gözyaşlarına hakim olamadı
18 Ağustos 2025 Pazartesi - 09:10 Dairenin balkonunda çıkan yangın korkuttu genç kız gözyaşlarına hakim olamadı Antalya’da bir dairenin balkonunda çıkan yangın, apartman sakinlerinin korku dolu dakikalar yaşamasına neden oldu. Büyük panik yaşayan ve gözyaşlarına hakim olamayan genç kızı annesi sakinleştirdi. Olay, saat 21.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Deniz Mahallesi 121 Sokak’ta bulunan 5 katlı bir apartmanın 2’nci katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre 2’nci katta bulunan Ahmet K.’ya ait dairenin balkonda kısmında henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Balkon kısmında bulunan malzemeler yanarken, evin içini bir anda saran dumanı fark eden daire sahipleri, panikle dışarı çıkarak komşulardan yardım istedi. Vatandaşların 112 Acil Çarı Merkezi’ne ihbarı ile olay yerine çok sayıda itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Genç kız gözyaşlarına hakim olamadı Apartmanın merdiven boşluğunu kaplayan dumanlar nedeniyle diğer daire sahipleri korkuyla kendilerini apartmandan dışarıya atarken, kısa sürede verilen adrese gelen Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı ekipler yangına müdahale ederek söndürdü. Bu sırada yanan dairede bulunan bir kedi vatandaşlar tarafından dışarı çıkartıldı. Yangın nedeniyle panikle dışarı çıkan ve korktuğu gözlenen genç bir kız gözyaşlarına hakim olamazken annesi tarafından teselli edildi. Dumandan etkilenen 2 kişi olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından sağlık durumları kontrol edilerek ayakta tedavi edildi.
Dairenin balkonunda çıkan yangın korkuttu genç kız gözyaşlarına hakim olamadı
18 Ağustos 2025 Pazartesi - 09:08 Dairenin balkonunda çıkan yangın korkuttu genç kız gözyaşlarına hakim olamadı Antalya’da bir dairenin balkonunda çıkan yangın apartman sakinlerinin korku dolu dakikalar yaşamasına neden oldu. Büyük panik yaşayan ve gözyaşlarına hakim olamayan genç kızı annesi sakinleştirdi. Olay, saat 21.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Deniz Mahallesi 121 sokak üzerinde bulunan 5 katlı bir apartmanın 2. katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre 2. katta bulunan Ahmet K.’ya ait dairenin balkonda kısmında henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Balkon kısmında bulunan malzemeler alevli bir şekilde yanarken, evin içini bir anda saran dumanı fark eden daire sahipleri panikle dışarı çıkarak komşulardan yardım istedi. Vatandaşların 112 Acil Çarı Merkezi’ne ihbarı ile olay yerine çok sayıda itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Genç kız gözyaşlarına hakim olamadı Apartmanın merdiven boşluğunu kaplayan dumanlar nedeniyle diğer daire sahipleri korkuyla kendilerini apartmandan dışarıya atarken, kısa sürede verilen adrese gelen Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı ekipler yangına müdahale ederek söndürdü. Bu sırada yanan dairede bulunan bir kedi vatandaşlar tarafından dışarı çıkartıldı. Yangın nedeniyle panikle dışarı çıkan ve korktuğu gözlenen genç bir kız gözyaşlarına hakim olamazken annesi tarafından teselli edildi. Dumandan etkilenen 2 kişi olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından sağlık durumları kontrol edilerek ayakta tedavi edildi.
(Düzeltme) Antalya’da eski sevgili dehşet saçtı: 1’i ağır 2 yaralı
17 Ağustos 2025 Pazar - 22:04 (Düzeltme) Antalya’da eski sevgili dehşet saçtı: 1’i ağır 2 yaralı Antalya’da cezaevinden çıkan şahıs, evine girdiği eski sevgilisi ve erkek arkadaşını bıçaklayarak kaçtı. Karın bölgesine aldığı bıçak darbeleri ile ağır yaralanan kadın, kaldırıldığı hastanede ameliyata alındı. Olay, saat 16.30 sırlarında Kepez ilçesi Mehmet Akif Ersoy Mahallesi’nde bulunan bir apartmanın giriş katındaki dairede meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, apartmanın giriş katında oturan Z.K. (36) erkek arkadaşı U.D. (44) ile birlikte eve geldi. Daireye giren Z.K. ve U.D., bir süredir cezaevinde olduğu öğrenilen Z.K.’nın eski sevgilisi M.T. (46) ile karşılaştı. 3 kişi arasında bir anda kavga çıkarken, M.T. eline geçirdiği bıçakla Z.K.’yı karın bölgesinden, U.D.’yi ise kolundan yaraladı. M.T. olay yerinden kaçarken, sesler üzerine aşağıya inen apartman sakinleri, kadın ve erkek arkadaşını kanlar içerisinde buldu. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne olayın bildirilmesi üzerine adrese çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Apartman sakinleri, yaralı Z.K. ve U.D.’ye sağlık ekipleri gelene kadar pansuman yaparak kanamayı durdurmaya çalıştı. Yaralılar yapılan ilk müdahalenin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Karın bölgesinden aldığı çok sayıda bıçak darbesi ile yaralanan Z.K., Kepez Devlet Hastanesi’nde ameliyata alındı. "Onlar yokken eve girmiş" Yaralılara ilk müdahaleyi yapan apartman sakinlerinden Gözde Beylik, "Bağırışlara çıktık, ağabey ’Yardım edin’ diye bağırıyordu. Tampon yapıp, ambulansı çağırdık. Ambulans gelene kadar eşlik ettik. Kadın karnından, diğeri de kolunun altından yaralanmıştı. Çok kan kaybediyordu. Sadece adamın cezaevinde olduğunu, ölümle tehdit ettiğini söylediler. Onlar yokken eve girmiş, geldiklerinde de saldırmış üzerlerine" dedi. Bülent Özkan ise, "Bağırış ve çığlık seslerini duyup binadan baktığımda 1 kişi aşağıya doğru kaçıyordu. Bir kişi de ‘Bıçaklandım’ diye bağırıyordu. Sonradan olay yerine gidip ambulansı aradık. Sonradan bir tane de kadının yaralı olduğunu gördüm" ifadelerini kullandı. Şahsı yakalamak için çalışma başlatıldı Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ve Kepez İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Araştırma ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri, M.D.’yi yakalamak için çalışma başlattı. Olay Yeri İnceleme ekipleri ise olayın yaşandığı daire içerisinde ve çevrede inceleme yaptı.