Yerel Haberler
Antalya
Kepez’in başpehlivanı Enes Doğan 19 Nisan 2026 Pazar - 22:04:17 10. Kepez Belediyesi Yağlı Pehlivan Güreşleri’nde başpehlivan Enes Doğan oldu. 10. Kepez Belediyesi Yağlı Pehlivan Güreşleri’nde Duacı Edip Akbayram Gençlik Parkı’nda gerçekleştirildi. Finalde kol bağlayan pehlivanların mücadelesi, izleyenlere Kırkpınar Yağlı Güreşleri atmosferini aratmadı. Günün sonunda finalde Ali Gürbüz ile mücadele eden Enes Doğan, rakiplerini geride bırakarak Kepez’in başpehlivanı unvanını kazandı. Ali Gürbüz geçirdiği sakatlık dolayısıyla final müsabakasına devam edemedi. Enes Doğan, 10. Kepez Belediyesi Yağlı Pehlivan Güreşleri’nin altın kemeri kazanan başpehlivanı oldu. Enes Doğan’a şampiyonluk nişanesi olan altın kemeri Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz taktı. Kepez Belediyesi Yağlı Pehlivan Güreşleri’nin 3 milyon TL’den başlayan ağalık ihalesini 7 milyon 777 bin TL ihale bedeli ile iş insanı Veli Güler aldı. Baş boyu müsabakalarında öne çıkan isimler arasında Mustafa Batu, Ali Gürbüz, Orhan Okulu, Ali İhsan Batmaz, Yusuf Can Zeybek, Feyzullah Aktürk, Recep Kara, Yıldıray Pala, Ertuğrul Dağdeviren, Yunus Emre Yaman, Yalçın Üncül, Erkan Taş, Fatih Atlı, Enes Doğan, İsmail Balaban, Mehmet Yeşil Yeşil yer aldı. "Burada diz çöken yenilmez, burada galip gelen kibirlenmez" Başkan Kocagöz, er meydanının sadece bir spor alanı olmadığını vurgulayarak, "Burada asaletin, cesaretin ve geleneğin bin yıllık yürüyüşüne şahitlik ediyoruz. Er meydanı sadece bileğin gücünün değil; ahlakın, sabrın ve mertliğin sınandığı yerdir. Burada diz çöken yenilmez, burada galip gelen kibirlenmez. Çünkü bu meydanın özü edep, ahlak ve saygıdır" 12 yıl aradan sonra güreşlerin yeniden düzenlenmesinin önemine dikkat çeken Başkan Kocagöz, "Kepez meydanı yıllardır pehlivanını, davulun zurnanın coşkusunu bekliyordu. Bugün bu hasret sona erdi. Kepez’de er meydanı yeniden kuruldu, güreş yeniden ayağa kalktı" dedi. Şiddete karşı güçlü mesaj Konuşmasında toplumsal olaylara da değinen Başkan Kocagöz, okullarda yaşanan şiddet olaylarına dikkat çekerek hayatını kaybeden öğrenci ve öğretmenlere Allahtan rahmet, yakınlarına da başsağlığı dileklerinde bulundu. Başkan Kocagöz, "Okul dediğimiz yer bir çocuğun hayal kurduğu, bir öğretmenin geleceği inşa ettiği yerdir. Orada gözyaşı olmamalıydı. Bugün bu meydandan sadece güreşin değil, insanlığın sesini yükseltiyoruz. Okullarda sessizlik değil, çocuklarımızın o güzel sesleri olmalıdır" diye konuştu. Sporun önemine de vurgu yapan Başkan Kocagöz, gençlerin spora yönlendirilmesi gerektiğini belirterek, "Spor kötü alışkanlıkların panzehridir. Yerel yöneticiler olarak spor altyapılarını yapmaya devam edeceğiz" dedi. Konuşmasının sonunda güreş severlere seslenen Başkan Kocagöz, Kepez’de yağlı güreş geleneğinin artık kesintiye uğramayacağını belirterek şu sözlerle konuşmasını tamamladı: "Er meydanı hazır, Kepez hazır Haydi yiğitler meydan sizindir. Bugün burada gösterdiğiniz ilgi, bu geleneğin artık bir daha kesintiye uğramayacağının en büyük göstergesidir. Söz veriyoruz; bu meydan bir daha susmayacak, bu davullar bir daha durmayacak." Hem sportif rekabetin hem de toplumsal dayanışmanın ön plana çıktığı 10. Kepez Belediyesi Yağlı Pehlivan Güreşleri, Kepez’de ata sporu yağlı güreşin yeniden güçlü bir şekilde hayat bulmasını sağladı.
19 Nisan 2026 Pazar - 14:47 Bakan Fidan, açıklamalarının ardından soruları cevapladı Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu’nun yaptığı açıklamada, bu yıl 150 ülkeden ve 66 uluslararası kuruluştan toplam 6 bin 400 katılımcının foruma katıldığını belirtti. Ayrıca forum kapsamında 23 devlet ve hükümet başkanı, 13 devlet ve hükümet başkan yardımcısı ile 50 bakanın ağırlandığını bildirdi. Oturumda konuşan Fidan, "Biz İsrail gibi değiliz, onlar biliyorsunuz Kıbrıs ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile bir araya gelip bölgedeki Müslüman ülkelere karşı bir askeri ittifak kurdular. Biz onların yaptığını yapmıyoruz" dedi.Bakan Fidan, NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen ADF 2026’nın kapanışı kapsamında "ADF Youth Talk" oturumuna katılarak basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Beşinci Antalya Diplomasi Forumu’nu yoğun, nitelikli ve verimli bir programın ardından tamamladıklarını ifade eden Bakan Fidan, üç gün boyunca Antalya’nın bir kez daha küresel diplomasinin merkezlerinden biri haline geldiğini vurguladı.150 ülkeden 6 bin 400 katılımcı bir araya geldiOturumda, Asya-Pasifik’ten Latin Amerika’ya, Avrupa’dan Orta Asya’ya kadar dünyanın dört bir yanından gelen liderlerin, karar alıcıların ve uzmanların aynı çatı altında bir araya gelerek görüş alışverişinde bulunduğunu belirten Bakan Fidan, "Bu yıl 150 ülke ve 66 uluslararası kuruluştan 6 bin 400 katılımcı forumumuza katıldı. Bu sayı, hem kapsadığı coğrafya hem de katılımcı sayısı bakımından benzer organizasyonlarla kıyaslandığında oldukça yüksek bir düzeydedir. 23 devlet ve hükümet başkanı, 13 devlet ve hükümet başkan yardımcısı, meclis başkanları, 50 bakan ve 87 uluslararası kuruluşun üst düzey temsilcisi foruma iştirak etti. Forum kapsamında Sayın Cumhurbaşkanımız, Cumhurbaşkanı Yardımcımız ve bakanlarımız, muhataplarıyla verimli temaslarda bulundu" dedi.Uluslararası gündemi belirleyen temaslarForum kapsamında Recep Tayyip Erdoğan’ın yoğun ve verimli temaslar gerçekleştirdiğini dile getiren Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve bakanların da Türkiye’ye gelen muhataplarıyla önemli görüşmeler yaptığını ifade etti. Fidan, ADF süresince uluslararası gündemi şekillendirecek kritik toplantılara da forum marjında ev sahipliği yapıldığını belirterek, "Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan ile gerçekleştirdiğimiz dörtlü toplantıda, bölgemizde barış ve istikrarı destekleyecek adımları ve seyrüsefer serbestisinin kalıcı şekilde tesisine yönelik olası girişimleri ele aldık" diye konuştu. Ayrıca Bakan Fidan, Gazze bağlamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde düzenlenen "Filistin İçin Tek Yürek: Eğitimde Yıkıma Karşı Geleceği Korumak" başlıklı oturumun forumun en anlamlı buluşmalarından biri olduğunu ifade etti."Arabuluculuk rolümüzü sürdüreceğiz"Diplomasinin tüm imkanlarından istifade ederek iş birliğimizi çeşitlendirmeyi ve dostluk köprülerimizi çoğaltmayı kararlılıkla sürdüreceklerini bildiren Bakan Fidan, "Kritik başlıklarda güven inşa etmeye, tarafları birbirine yaklaştırmaya ve gerektiğinde arabuluculuk rolü üstlenmeye aynı azimle devam edeceğiz. Türkiye’nin diplomasi alanındaki bu çekim gücü önümüzdeki dönemde de artan bir ivmeyle inşallah büyümeye devam edecek" şeklinde konuştu.Dörtlü toplantıların temel amacı ve çalışma alanları"Pakistan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır dörtlü toplantısını, üçüncüsünü de ifade ettiğiniz gibi gerçekleştirdik ve bunu kamuoyuyla paylaştık" diye sözlerine devam eden Dışişleri Bakanı Fidan, "En başından beri hedefimiz, bu dört ülkenin bölgesel sahiplenmeyi gerektiren tüm konuları ele alarak sahici, gerçekçi ve uygulanabilir bir gündemle süreci ilerletmesidir. Liderlerimizin bu konuda bir iradesi var. Bizler de dışişleri bakanları olarak bu iradeyi ekonomi, teknoloji, sağlık ve savunma gibi birçok alanda hayata geçirmeye çalışıyoruz. Bizim inancımız şu, bu dört ülke aslında daha geniş bir bölgenin temsili niteliğini taşıyor. Ancak bölgedeki iş birliği imkanları yeterince kullanılmadığı için potansiyel tam anlamıyla hayata geçirilemiyor. Bu tespitten hareketle somut alanlarda iş birliğini geliştirmek için bir araya geliyoruz" şeklinde konuştu."Müslüman ülkelere karşı bir askeri ittifak kurdular"Bakan Hakan Fidan, o bölgede çok ciddi siyasi krizler ve çatışmaların olduğunu açıklayarak "Bu çatışmaların azaltılması ve istikrarın sağlanması için de neler yapılabileceğini değerlendiriyoruz. Biz İsrail gibi değiliz yani İsrail’in söylediğiniz gibi, onlar biliyorsunuz Kıbrıs ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile bir araya gelip bölgedeki Müslüman ülkelere karşı bir askeri ittifak kurdular. Biz onların yaptığını yapmıyoruz. Biz bölgemizdeki çatışmaları nasıl söndürürüz, ekonomik ilerlemeyi nasıl sağlarız, istikrarı nasıl hayata geçiririz onun arayışı içerisindeyiz. Biz şunu gördük: Eğer dışarıdan yardım beklemeye, kurtarıcı beklemeye bu bölge devam ederse, bu bölge ilelebet bu sorunlarla baş başa kalmaya devam edecek. Onun için akıllı aktörler hikmetle, geçmişten ders çıkartarak geleceklerine yön verirler. Diğer Gazze konusunda da yaptığımız toplantıda şu anda Gazze barış planının bir uygulama süreci var malumunuz. Gazze barış planının başlangıcına sebep olan sekizli grubun, New York’ta biliyorsunuz geçtiğimiz yıl eylül ayında Sayın Trump’la liderlerimiz bir araya geldiler. Buradan çıkan görüş ve iradeyle Gazze Barış Planı, Barış Kurulu gibi mekanizmalar hayata geçirilmeye başlandı. Şimdi bunun kurucu ruhunu oluşturan bu ülkelerle tekrar bir araya geldik. Tüm bu Gazze soykırımını durdurmaya ve tersine çevirmeye yönelik çabalarımız, çalışmalarımız geride bıraktığımız süreç içerisinde nerede? Alınan kararlar, ortaya konan vizyon, yapısal kurumsallaşmalar bizi nereye getirdi? Bununla ilgili çok detaylı tartışmaları ele aldık" şeklinde konuştu."Hürmüz Boğazı ile ilgili zihinlerde karışık bir durum var"Hürmüz Boğazı’yla ilgili şu anda zihinlerde karışık bir durum olduğunu belirten Bakan Fidan, "Zaman zaman işte tarafların açıldığı, zaman zaman kısmi bloke etmelerin olduğu yönünde beyanlar var. Uygulamayı da yakından takip ediyoruz. Deniz Kuvvetleri üzerinden, bu konuda gelişmeler oldukça biz de kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceğiz" dedi."Umudumuz ateşkes anlaşmasına uyup bu süre içerisinde sorunlarını çözmeleri"İran ile ABD arasında Pakistan’ın ara buluculuğunda süren müzakereleri sadece yakından takip etmekle kalmadıklarını ifade eden Bakan Fidan, "Elimizden gelen bütün desteği vermeye çalışıyoruz. Hem Amerikalı hem İranlı taraflarla görüşerek Pakistanlı kardeşlerimizin mevcut çabasına ne türden katkılar yapabiliriz, onun arayışı içerisindeyiz. Şimdi görüşmelerde kritik bir aşamaya gelindi. Ortada, yani bu herkesin malumu güzel olan şu, her iki taraf da çok ciddi bir niyetle, samimiyetle esas itibarıyla görüşmelere devam ediyor. Devam etme iradeleri var. Mevcut şu andaki ateşkesten sadece taraflar değil, bütün dünya açıkçası rahatlama içerisinde. Tabii ki bunun devam etmesi herkes için önemli ve ben savaşan tarafların da bunun bilincinde olduğunu görüyorum. Bu forumda da buluştuğumuz bütün aktörler doğudan, batıdan, kuzeyden, güneyden hepsi savaşın tekrar başlamaması için endişelerini sürekli bize iletiyor. Biz de bu konuda elimizden gelen bütün çabayı göstereceğimizi söylüyoruz. Geldiğimiz noktada tarafların hala bir tartışma içerisine olduğunu biliyoruz. Bu nokta da araya girmek istemiyoruz ama gelmeden önce Pakistan tarafı ile önemli bir görüşme yaptım. Önümüzdeki hafta ateşkesin sona ermesi ile beraber tekrar yeni bir savaşın başlamasını hiç kimse istemiyor. Umudumuz tarafların dünya kamuoyunun yaptığı baskının etkisinde ateşkes süresinin uzatılması ve ateşkes süresi içerisinde bu güne kadar çözemedikleri ama çözme iradesinde oldukları sorunları çözmeleri" diye konuştu.Rusya-Ukrayna savaşında barış çabaları ve Türkiye’nin rolüİran-ABD arasındaki müzakereleri yakından takip ettikleri gibi Rusya-Ukrayna müzakerelerini de takip ettiklerini anlatan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Orada da rol alıyoruz gerektikçe. Gerçekten beşinci yılına giren bu savaş artık bitmek durumunda, çok fazla maliyet üretti. Ama savaşın belli bir coğrafyada devam ediyor olması da kanıksanmış durumda. Bu aslında hem Ukrayna hem Rusya için iyi bir durum değil. Barış çabalarını artırarak devam ettirmemiz gerekiyor. Türkiye olarak bu konuda bizim vizyonumuz, çabamız ortada. Tarafları geçen yaz üç defa İstanbul’da bir araya getirdik. Tekrar getirmeye hazırız. İster teknik düzeyde ister liderler düzeyinde. Ama taraflar başka başkentlerde de bir araya geliyor. Bizim gördüğümüz şu anda aslında bunu da konuşuyoruz. Burada da söylemekte bir sıkıntı görmüyorum. Bir taraftan İran-Amerika müzakereleri devam ederken aslında İran-Amerika savaşı daha acil sorunları birden unutturdu. Yani Ukrayna’daki barış müzakerelerini ve Gazze’deki yürüyen barış planına dünya kamuoyunun birdenbire ilgisi azalır gibi oldu. Bunun bir yansıması olarak burada birtakım aksamalarla karşılaşmayı açıkçası biz stratejik endişeyle karşılıyoruz. Bunun olmaması için tarafları şimdiden uyarıyoruz. Tekrar tekrar diyoruz ki buralardan bizim dikkatimizi dağıtmamamız lazım. Hem Ukrayna hem Gazze meselesi oldukça önemli. Bu iki konudaki dikkatimizi devam ettirmeliyiz" şekline konuştu.Doğu Akdeniz’deki askeri ittifaka ilişkin değerlendirmeİsrail, Yunanistan ve Kıbrıs Rum yönetiminin bir araya gelip bir askeri ittifak kurması, somut birlikler oluşturması, tehdit önceliği olduğunu söyleyen Bakan Fidan, "Yani Türkiye ile beraber diğer ülkeler. Yani bunun başka türlü bir izlenim oluşturmasını da kimse bekleyemez. Bunun aksi yönünde bize ne öncesinde ne sonrasında bir güvence veya beyan verilmedi. Kimse bu ittifaklar oluşturulurken bize ’Ya biz bunu size karşı yapmıyoruz’ demedi. Tam tersine bu ittifakın oluşturulduğu seremonide liderler yan yana iken İsrail başbakanının hem Yunanistan başbakanının hem Kıbrıs Rum Kesimi cumhurbaşkanının bulunduğu yerde yaptığı beyanlar var, bu ittifakın ruhunu tanımlayan. Neden yapıldığını? Şimdi bu gerçekler ortadayken, bizim ortaya koyduğumuz tepkinin Yunanistan’la aramızda yürüttüğümüz müzakere sürecinden dolayı az bile olduğunu düşünüyorum. Yani bu iş birliği ruhunu açıkçası biz hiçbir zaman için rahatsız etmek istemedik. Ama o toplantıda İsrail başbakanının söylediği şeyler ortada, somut askeri yapılanmalar var, askeri iş birlikleri var. Şimdi bunu görmemezlikten gelemeyiz. Hani Yunanistan bunu başka türlü anlatabilir, saklayabilir. Kendisi zaten NATO ülkesi, daha sonra diğer ülkelerle bu türden bir askeri iş birliğine girmesi, Avrupa’da Yunanistan dışında bu türden bir askeri iş birliği veya ortak birlik kurma anlaşması imzalayan hiç kimse yok. Dolayısıyla bu bir endişe kaynağı olmaya, sadece bizim için değil. Bakın bu Türkiye’nin bir sıkıntısı değil. Söylemiyorlar ama bölgedeki bütün Müslüman ülkeler ciddi endişe içerisindeler ve soru soruyorlar. Bir de son zamanlarda İsrail’in bölgedeki işgalci ve yayılmacı politikasından hareketle. Şimdi böyle bir isim varken hani sanki Türkiye burada gereksiz yere endişe üretiyormuş söyleminde bulunmak da doğru değil. Ortada gerçekler var, insanların endişeleri var bölge ülkelerinde. Türkiye kendisini koruyacak nitelikte ama bölgede daha zayıf nitelikte olup bu askeri ittifaka endişeyle bakan ülkeler var" dedi."Dünyanın başına bela olmuş durumda"Gazze’ye yönelik soruları yanıtlayan Bakan Fidan, "Gazze’deki soykırımın değişik şekillerde devam ettirilmeye çalışıldığı gerçeği ortada. Yani insanlar açlığa mahkum edilerek, soğukta kalmaya zorlanarak, gerekli barınma imkanlarının sağlanmadığı ortada, tabii ki bu var. Biz şunu görüyoruz, yani bunu her yerde de söyledik. Biz uluslararası toplum olarak bir araya geldik. Gazze Barış Planı’nı uygulamak için, hayata geçirmek için yoğun çaba içerisindeyiz. Cumhurbaşkanımızın bu konuda Sayın Trump ve bölge liderleriyle başlattığı yoğun müzakere süreci var son 1 yıldır. Ama buna rağmen İsrail’in asli niyeti olan Gazze’yi ister insanlarını öldürerek ister sürerek insansızlaştırmaya yönelik politikasının değişmediğini bütün herkes biliyor. Sadece söylemiyor. Herkes biliyor bunu. Dolayısıyla uluslararası toplum Antalya Diplomasi Forumu’nda da çok sık kullanıldığı gibi diplomasinin bütün imkanlarını kullanarak bunu engelleme yolunda gereken adımları atma yönünde çok ciddi çaba ortaya koyuyor. Bu sorun İsrail yayılmacılığı sorunu, yani sizin anlattığınız o uzun sorunu biz öyle tanımlıyoruz. İsrail yayılmacılığı sorunu sadece bölgenin değil, artık dünyanın bir güvenlik sorunu haline gelmiştir. Bu yayılmacılığın hangi yöntemlerle, uluslararası toplum tarafından nasıl durdurulacağı meselesi yine uluslararası toplumun kendi ana gündem maddelerinden biridir. Süreç içerisinde ben bu konuda da olumlu gelişmeler olacağını düşünüyorum. Bir araya geldiğimiz bütün aktörler aynı endişeyi taşıyor. Yani İsrail’in bu yayılmacılığına artık kimse bahane bulabilecek durumda değil. Sürdürülebilir de değil. Sürekli uluslararası krizlerin tetiklendiği ve uluslararası krizleri tetikleyen irrasyonel, fundamentalist bir hükümetten söz ediyoruz. Dünyanın başına bela olmuş durumda. Bu sadece Türkiye’nin sorunu değil. Bazıları çok fazla Türkiye’yle ilişkilendirmeye çalışıyor da bu sadece bizim sorunumuz değil. Sadece bölgenin de sorunu değil. Dünyanın başına bela olmuş bir güvenlik sorunundan bahsediyoruz. Orada bir fundamentalist hükümetten dolayı" diye konuştu.
ANTGİAD 35. yılını kutluyor
13 Ağustos 2025 Çarşamba - 12:07 ANTGİAD 35. yılını kutluyor Antalya’nın ilk iş adamları derneği olma unvanını taşıyan Antalya Genç İş İnsanları Derneği (ANTGİAD), 35’inci yılını kutluyor. Dernek Başkanı Ercan Yavaş, "Bize bu mirası emanet eden tüm başkanlarımıza ve üyelerimize şükran borçluyuz. Şimdi, geleceğin projelerini hayata geçirme zamanı" dedi. Antalya’da 1990 yılında kurulan Antalya Genç İş İnsanları Derneği (ANTGİAD), 35’inci kuruluş yıl dönümünü kutladı. ANTGİAD Başkanı Ercan Yavaş, programda yaptığı konuşmada, "Bize bu mirası emanet eden tüm başkanlarımıza ve üyelerimize şükran borçluyuz. Şimdi, geleceğin projelerini hayata geçirme zamanı" dedi. Yavaş, derneğin kurulduğu günden bu yana Antalya iş dünyasının gelişiminde rol üstlendiğini belirterek, "Onların attığı temeller üzerine yeni çalışmaları sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. Derneğin kuruluşundan bu yana iş dünyasında yol gösterici konumda olduğunu belirten Yavaş, "Biz sadece bir dernek değil, Antalya’nın geleceğini şekillendiren bir güç birliğiyiz. Geçmişten aldığımız güçle yarının iş dünyasını bugünden planlıyoruz. Antalya’nın ilk iş insanları derneği olma sorumluluğunu ilk günkü heyecanla taşıyoruz" diye konuştu. Görev sürelerinde köklü değerleri koruduklarını ve yeni projeler geliştirdiklerini kaydeden Yavaş, eğitim, girişimcilik, sosyal sorumluluk ve uluslararası iş birlikleri alanlarında faaliyet yürüttüklerini, Antalya ekonomisine katkı sağlayan etkinlikler düzenlediklerini söyledi. 35. yılı bir dönüm noktası olarak gördüklerini belirten Yavaş, önümüzdeki dönemde uluslararası iş birlikleri, girişimcilik ve inovasyon ekosistemi, eğitim ve mentorluk programları, sürdürülebilirlik projeleri, kadın iş gücünün desteklenmesi, Antalya markasının güçlendirilmesi ve dijital altyapı geliştirme hedeflerine odaklanacaklarını söyledi. Yavaş, "Biz, ANTGİAD olarak 35 yılın verdiği tecrübe ve güvenle geleceğe cesur, planlı ve kararlı adımlarla yürüyoruz" ifadelerini kullandı.
ALKÜ’den muz üretiminde yapay zekâ devrimi
13 Ağustos 2025 Çarşamba - 12:05 ALKÜ’den muz üretiminde yapay zekâ devrimi Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) akademisyenleri, TÜBİTAK destekli "Muz-AI" projesiyle serada yapay zekâ tabanlı üretim modeli geliştirerek, su tüketimini azaltmayı ve ürün miktarını artırmayı hedefliyor. ALKÜ, her geçen gün ülkeye ve bölgeye katkı sağlayacak çalışmalara imza atarak, bilimsel araştırmalarla gelişimin öncüsü olmaya devam ediyor. Son olarak ALKÜ akademisyenleri, tarım teknolojilerinde çığır açacak yeni bir projeye daha imza attı. TÜBİTAK ARDEB 1001-Elektrik, Elektronik ve Enformatik Araştırma Destek Grubu (EEEAG) tarafından desteklenmeye hak kazanan "Muz-AI: Serada Muz Bitkisinin Gelişiminin ve Ürün Miktarının Yapay Zekâ Tabanlı Modellenmesi ve Hassas Tarım Uygulamaları için Veri Kümesi Oluşturulması" başlıklı proje, 2 milyon 400 bin TL bütçe ile 36 ay boyunca yürütülecek. ALKÜ Makine Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Akın Oktav’ın yürütücülüğünü üstlendiği projede Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Özge Öztimur Karadağ ve Endüstri Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Murat Alper Başaran araştırmacı, Biyosistem Mühendisliği Bölümü’nden ise Doç. Dr. Fırat Arslan danışman olarak görev alıyor. Kabul edilen proje kapsamında serada muz üretiminde yapay zekâ tabanlı bir model geliştirilerek su tüketiminin azaltılması ve ürün miktarının artırılması hedefleniyor. Tarım 4.0 vizyonuna katkı sağlayacak çalışma, gerçek zamanlı veriye dayalı hassas tarım uygulamaları için kanıtlayıcı bir model ortaya koyacak. Bu model sayesinde girdi-çıktı ilişkilerini yüksek doğruluk oranıyla (yüzde 90) tanımlayan bir yapay zekâ algoritması geliştirilecek ve seralarda verimlilik en üst düzeye çıkarılacak. Rektör Türkdoğan: "Alanya ve çevresini geliştiriyoruz’’ ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, "Üniversite olarak bilimsel çalışmaların her zaman yanında olduk, akademisyenlerimizin ülkemize ve bölgemize değer katacak projelerine daima destek verdik. ALKÜ olarak Alanya ve çevresinin her türlü gelişimini önemsiyor, bilimin rehberliğinde bölgesel kalkınmaya katkı sağlamayı sürdürüyoruz. Geliştirilecek yapay zekâ tabanlı modelin hem tarımsal verimliliğe hem de çevre dostu üretim anlayışına önemli katkılar sunacağına inanıyorum" dedi. Doç. Dr. Oktav: "Su tüketimini azaltıp ürün miktarını artıracağız" Proje yürütücüsü Doç. Dr. Akın Oktav ise, tarım teknolojilerinin önemine değinerek, "Tarım teknolojileri, sürdürülebilirliği artırmak ve daha etkili üretim yöntemleri geliştirmek amacıyla ortaya çıkmıştır. Günümüzde Tarım 4.0 olarak adlandırılan süreç, dijital teknolojileri kullanarak daha akıllı, verimli ve çevreye duyarlı bir tarım sektörüne doğru ilerleyen 4. tarım devrimini ifade etmektedir. Büyük veri, yapay zekâ, robotlar, nesnelerin interneti ve artırılmış gerçeklik gibi teknolojik yenilikler, tarım da dâhil olmak üzere tüm alanlarda etkisini göstermektedir. Bu teknolojilerin tarıma uyarlanmasıyla hassas tarım, dijital tarım ve akıllı tarım gibi yeni üretim yaklaşımları gelişmektedir. Özellikle ekilebilir arazilerdeki mahsullerin verimli bir şekilde yetiştirilmesi ve bakımı için veri odaklı stratejiler günümüzde büyük önem taşımaktadır. Bu projeyle birlikte serada su tüketimini azaltıp ürün miktarını artıracağız" dedi.
Dikenli inciri fazla tüketen vatandaşlar hastanelik oldu
13 Ağustos 2025 Çarşamba - 12:01 Dikenli inciri fazla tüketen vatandaşlar hastanelik oldu Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde aşırı dikenli incir tüketimi nedeniyle çok sayıda vatandaş, kabızlık şikayetiyle hastaneye başvurdu. Dr. Tayfun Anıl Demir, dikenli incirin fazla tüketimden ve susuzluktan kaçınılması gerektiğini vurguladı. Gazipaşa’da son günlerde aşırı dikenli incir tüketimi nedeniyle çok sayıda vatandaş, sindirim problemi şikayetiyle hastaneye başvurdu. Acil servise gelen hastalara bağırsak tıkanıklığı teşhisi konularak, tıbbi müdahale yapıldı. ’Mart inciri’, ’Frenk yemişi’ ve ’Hint inciri’ olarak da bilinen dikenli incirin yanlış ve fazla tüketiminin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurgulayan Acil Servis Uzmanı Dr. Tayfun Anıl Demir, vatandaşları dikkatli olmaya çağırdı. Demir, "Günde 1-5 adet dikenli incir tüketimi genellikle güvenlidir. Ancak daha fazla tüketimden kaçınılmalıdır" dedi. Dikenli incirin çözünmez lif ve sert çekirdekler içerdiğini belirten Dr. Demir, "Aşırı miktarda tüketildiğinde ve yeterince su içilmediğinde bu çekirdekler ve lifler bağırsaklarda birikerek mekanik tıkanıklığa, yani obstrüktif ileusa neden olabilir. Lifin bağırsaklarda düzgün hareket etmesi için bol su içmek çok önemlidir" ifadelerini kullandı. Aşırı dikenli incir tüketimine bağlı bağırsak tıkanıklığı vakalarının tıbbi literatürde de yer aldığını aktaran Dr. Demir, "Özellikle Akdeniz ve Ortadoğu bölgelerinde bir oturuşta 10-20 adet dikenli incir yiyen bireylerde bu sorun görülebiliyor. Bu durum, bağırsak hareketlerini bozarak, tıkanıklığa yol açabiliyor" diye konuştu.
Akdağ eteklerindeki Çeltek Yaylası yolu asfalta kavuşuyor
13 Ağustos 2025 Çarşamba - 11:58 Akdağ eteklerindeki Çeltek Yaylası yolu asfalta kavuşuyor Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından Alanya merkeze yaklaşık 50 km uzaklıkta Akdağ’ın eteklerinde yer alan Çeltek Yaylası yolu asfaltlanıyor. Altyapı çalışmaları tamamlanan 14 km’lik yolda asfalt döküm çalışmaları zorlu arazi şartlarına rağmen sürüyor. Alanya merkeze yaklaşık 50 km uzaklıkta Akdağ’ın eteklerinde yer alan Çeltek Yaylası, Dim Vadisi’nde Öteköy ve Taşbaşı mahalleleri başta olmak mahallelerde yaşayan vatandaşların güzergahında yer alıyor. 120 hanenin yaşadığı yayla yolunun asfaltlanması için mahalle muhtarları ve sakinlerinin talebi doğrultusunda Antalya Büyükşehir Belediyesi çalışma başlattı. Bir süre önce altyapı çalışmaları yapılan 14 km’lik yolda asfalt döküm çalışmalarına başlandı. Çalışmalar zorlu şartlarda sürüyor Antalya Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Sorumlusu İsa Akdemir, Çeltek Yaylası’ndaki asfalt çalışmalarını yerinde takip etti. Uzun süredir yolun yapılması talebi olduğunu belirten Akdemir, "Önce stabilize ve altyapısını tamamladık. 2025 programını yaparken bu yolun da asfalt yapılması noktasında karar aldık. Burası 14 km. Şu an yolumuzun tamamını sathi kaplama olarak gerçekleştiriyoruz. Doğa şartları ağır olan bir yerdeyiz. İster istemez buraya malzeme çıkarmak için Alanya’dan günde bir sefer yapabiliyoruz. Zor şartlar içerisinde çalışıyoruz ama bu bölgemizdeki insanlarımız 25-30 yıldır bu yolun yapılması talebinde bulunuyorlar" dedi. "Geçen yıl ev yandı, itfaiye bile çıkaramadık" Taşbaşı Muhtarı Mustafa Erat, mahallede hayvancılığın yaygın olduğunu söyleyerek, "Hayvanlarını buraya çıkarırken zorlanıyorlardı. Geçen yıl ev yandı itfaiye bile çıkaramadık. Burası iki köyün yaylası. Mahalle sakinlerimiz yılın altı ayını Çeltek Yaylası’nda geçirir. Tarım ve hayvancılıkla uğraştığımız için bu yaylaya bizim için çok önemli. Arazi yapısının zorluğu nedeniyle çok zorluk çekiyorduk. Büyük bir külfetten kurtulacağız. Çok mutluyuz" dedi. Öteköy Mahallesi Muhtarı Ahmet Bülbül de, "Perişan durumdaydı yolumuz, bozuktu. Şu anda asfaltı yapıldı. Ambulans, itfaiye gelebilecek. Bu durum bizi memnun etti" şeklinde konuştu.
62. Uluslararasi Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Film Forum başvuruları başladı
13 Ağustos 2025 Çarşamba - 11:13 62. Uluslararasi Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Film Forum başvuruları başladı 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında yer alan, genç ve bağımsız sinema üreticilerini bir araya getiren Film Forum başvuruları açıldı. Türkiye sinemasının üretim gücünü artırmayı ve yenilikçi ve özgün projeleri sinema profesyonelleriyle buluşturmayı hedefleyen Film Forum 27-28 Ekim 2025 tarihleri arasında gerçekleşecek. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali bünyesinde gerçekleştirilen Film Forum, Türkiye sinemasını dünya sinema endüstrisinin önemli temsilcileriyle buluşturan dinamik bir platform olarak öne çıkıyor. Sinema üretimini teşvik eden, etkileyici içeriklerin gelişimini destekleyen foruma, Uzun Metraj Kurmaca Film Platformu kapsamında "Pitching" ve Sümer Tilmaç Antalya Senaryo Destek fonu, İlk Uzun Metraj Film Geliştirme Platformu, Work-in-Progress Kurmaca Film Platformu ve Work-in-Progress Belgesel Film Platformu kategorilerindeki projeler kabul ediliyor. Sümer Tilmaç Antalya Senaryo Destek Fonu başvuruları 22 Eylül’e kadar sürecek Geçtiğimiz yıllarda proje çekimlerinin en az üçte ikisi Antalya kentinde gerçekles¸tirilerek filmin son kurgusunda en az üçte iki oranında Antalya’da çekilmiş sahneleri içerecek ulusal uzun metraj bir filme destek olmak, Türkiye’de film çekimi için en elveris¸li gün ıs¸ıgˆı ve dogˆal platoların bulundugˆu Antalya’da film üretimini artırmak, Antalya’yı, Türkiye ve dünya film endüstrisinin önemli merkezlerinden birine dönüs¸türmek amacıyla gerçekles¸tirilen Sümer Tilmaç Antalya Senaryo Destek fonu ile destekleyen Film Forum projeleri bu yıl 22 Eylül 2025 Pazartesi’ye kadar kabul edecek. Film Forum başvuruları çevrim içi olarak 22 Eylül’e kadar yapılabilecek Yönetmenleri ve yapımcıları destekleyerek projelerin uluslararası alanda daha fazla görünürlük kazanmasını hedefleyen Film Forum, bu doğrultudaki çalışmalarına kararlılıkla devam ediyor. Foruma başvurular, www.antalyaff.com adresinde yer alan Film Forum sayfası üzerinden 22 Eylül 2025, Pazartesi tarihine kadar gerçekleştirilebilecek. Film Forum’da ilk: "İlk uzun metraj film geliştirme platformu" Bu yıl ilk kez Film Forum kapsamında hayata geçirilecek İlk Uzun Metraj Film Geliştirme Platformu ile ilk uzun metraj kurmaca filmini geliştirmekte olan senarist-yönetmenleri desteklemek, filme çekme amacıyla ilk kez senaryolaştırılan projelere benzersiz katkı sunmak ve sürdürülebilir bir üretim planı geliştirmek hedefleniyor. Bu sene ilk kez Film Forum kapsamında hayata geçirilecek bu bölüm ile Türkiye sinemasına yeni soluklar kazandırmak ve ilk filmlerin hayata geçiş sürecini desteklemek amaçlanıyor. ‘Pitching’ platformlarına Türkiye’den süresi en az 60 dakika olan uzun metraj film projeleri ve ‘Work in Progress’ platformlarına ise yine Türkiye’den post-prodüksiyon aşamasında veya çekimlerinin en az yüzde 70’ini tamamlamış projeler, 22 Eylül 2025, Pazartesi tarihine kadar başvurabilecek. Film Forum’dan toplam 1 milyon 100 bin TL para ödülü Türkiye’nin en büyük sektörel destek platformu olan Film Forum, yönetmen, yapımcı ve senaristleri uluslararası film profesyonelleriyle buluştururken, bu yıl toplam 1 milyon 100 bin TL tutarında para ödülü verecek.
JMO’dan uyarı: "Antalya’nın çevresinde aktif fay hatları var"
13 Ağustos 2025 Çarşamba - 11:11 JMO’dan uyarı: "Antalya’nın çevresinde aktif fay hatları var" Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mustafa Karancı, Balıkesir’deki 6,1 büyüklüğündeki depremin ardından Antalya’nın deprem riskine dikkat çekerek, kentin üç tarafının aktif faylarla çevrili olduğunu söyledi. Karancı, "Fethiye-Burdur fay zonunda gerçekleşebilecek bir deprem beklentilerimizin içerisindedir" diyerek, böyle bir depremin Antalya’da kalıcı hasarlar bırakabileceği uyarısında bulundu. Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Antalya Şube Başkanı Mustafa Karancı, 17 Ağustos 1999 Marmara depremlerinin 26’ncı yıl dönümüne sayılı günler kala 10 Ağustos’ta Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde meydana gelen 6,1 büyüklüğündeki deprem sonrası Antalya’nın deprem riskine ilişkin uyarılarda bulundu. AFAD verilerine göre 11 kilometre derinlikte gerçekleşen depremin sığ olduğunu, bu nedenle enerjinin yüzeye hızlı ulaştığını belirten Karancı, sarsıntının bölge halkı tarafından şiddetli hissedildiğini söyledi. Karancı, depremin, yaklaşık 205 kilometre uzunluğundaki Simav fay hattının en kuzeybatısında, Gelenbe fay zonu ile Sındırgı fay zonunun birleştiği noktada meydana geldiğini aktardı. " ’Bizde deprem olmaz’ denilemez" Türkiye’nin aktif tektonik levhalar üzerinde bulunduğunu vurgulayan Karancı, "Hiçbir ilimiz, hiçbir ilçemiz ‘bizde deprem olmaz’ diyemez. Maraş’ta, Van’da, İzmir’de, Balıkesir’de yaşandı; geçmişte Antalya’da da yaşandı, yine yaşanabilir" dedi. Antalya’nın üç tarafı fay hatlarıyla çevrili Antalya’nın merkezinde aktif fay hattı bulunmadığını ancak çevresinde büyük risk oluşturan faylar yer aldığını belirten Karancı, "Batımızda 300 kilometre uzunluğunda Fethiye-Burdur fay zonu var. Geçmişte 7’nin üzerinde depremler üretmiş, Antalya merkeze 100 kilometreden yakın. Güneyimizde Kıbrıs-Helen yayı dalma-batma zonu bulunuyor, burada Afrika Levhası Anadolu Levhası’nın altına batıyor ve büyük depremler üretme potansiyeline sahip. Doğumuzda ise Aksu fayı var. Antalya üç tarafı bu faylarla çevrili bir şehir" diye konuştu. Fethiye-Burdur fay zonunun 50 yılda bir kırıldığını ve kırılma dönemine yaklaşılmış olabileceğini belirten Karancı, "Depremlerin tekrarlama periyotları vardır. 50 yıl gibi, 100 yıl gibi, 500 yıl gibi, 1000 yıl gibi. Bugün Fethiye Burdur fay zonuna baktığımızda 50 yılda bir kırılmış ve yine kırılma dönemine yaklaşmış durumdayız, hatta belki de geçmiş durumdayız. Dolayısıyla Fethiye Burdur Fay zonunda gerçekleşebilecek bir deprem bizim beklentilerimizin içerisindedir" diyerek, böyle bir depremin Antalya’da kalıcı hasarlar bırakabileceğini ifade etti. Antalya’nın sadece 8 ilçesinde jeoloji mühendisleri görevde Antalya’da zemin etütlerinin yetersiz olduğunu ileri süren Mustafa Karancı, "Zemin parametreleri bilinmeden binaların güvende olduğunu söyleyemeyiz" dedi. Karancı, yeni imar alanlarında jeolojik ve jeoteknik etütlerin mutlaka yerinde yapılması gerektiğini, tarımsal alanların ve taşıma gücü düşük bölgelerin imara açılmaması gerektiğini kaydetti. Tsunami riskine de değinen Karancı, geçmişte Antalya’nın tsunamiden etkilendiğini, AFAD’ın tsunami erken uyarı sisteminin devrede olduğunu hatırlattı. Türkiye’nin depreme hazır olmadığını dile getiren Karancı, "Halkımız korkuyor çünkü hazır değiliz. Yapılarımız hazır değil, kurumlarımız hazır değil. Şehirlerimizi dirençli hale getirmemiz gerekiyor. Kentsel dönüşüm hızlanmalı, güvenli binalar yapılmalı" dedi.
Yoldan görüntü alırken cama düşen motosiklet sürücüsüyle ne uğradıklarını anlayamadılar: O anlar kamerada
13 Ağustos 2025 Çarşamba - 10:25 Yoldan görüntü alırken cama düşen motosiklet sürücüsüyle ne uğradıklarını anlayamadılar: O anlar kamerada Antalya’da otomobille çarpışan motosiklet sürücüsünün otomobilin ön camına çarpıp ağır yaralandığı trafik kazası otomobilin yolcu koltuğunda oturan kişi tarafından saniye saniye kaydedildi. Kaza Altınova Bulvarı’nda yaşandı. Havalimanı’ndan Hal Kavşağı istikametine seyir halinde olan Şehmus Y. idaresindeki 07 BLA 410 plakalı otomobil, şerit ihlali yaptığı belirtilen ve ismi öğrenilemeyen motosiklet sürücüsüne çarptı. Çarpışmanın etkisiyle motosiklet sürücüsü önce otomobilin ön camına, ardından asfalt zemine düşerek ağır yaralandı. Motosiklet ise kazanın şiddetiyle yaklaşık 500 metre kayarak durabildi. Otomobil sürücüsü Şehmus Y. ve yanındaki arkadaşı, hemen araçtan inerek yaralı motosiklet sürücüsüne yardım etmeye koştu. Kan kaybeden sürücüyü güneşten korumak için gömleklerini çıkaran ikili, sağlık ekiplerini arayarak yardım çağırdı. Olay yerine bir süre sonra ulaşan ambulans ekipleri, yaralı motosiklet sürücüsüne ambulansta kalp masajı yaptıktan sonra hastaneye kaldırdı.Kaza anına ait görüntülerde, sol şeritte ilerleyen otomobilin, sağ şeritten hızla sol şeride geçen motosiklete çarptığı anlar kayda girdi. Görgü tanıkları, kazanın motosiklet sürücüsünün sağ şeritten sol şeride ani ve hızlı bir şekilde geçmesi nedeniyle meydana geldiğini belirtirken, ambulansın olay yerine geç geldiğini iddia etti. Otomobil sürücüsü Şehmus Y., kazanın şokunu yaşarken, "Motosiklet sürücüsü en sağ şeritten sol şeride aniden geçti. Frene basıp kurtarmaya çalıştım, kurtaramadım ama önemli değil, adam ölmesin, gerisi boş," diyerek yaralı sürücünün hayatta kalması için çaba gösterdiğini dile getirdi. Motosiklet sürücüsünün hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenilirken, polis kazayla ilgili soruşturma başlattı. Kaza anının kaydedildiği görüntüler, olayın detaylarının incelenmesi için yetkililere teslim edildi.
Antalya’da uyuşturucu operasyonlarında 1 haftada 28 olayda yakalanan 17 kişi tutuklandı
13 Ağustos 2025 Çarşamba - 10:24 Antalya’da uyuşturucu operasyonlarında 1 haftada 28 olayda yakalanan 17 kişi tutuklandı Antalya’da son bir haftada Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü koordinesinde yapılan çalışmalarda yaklaşık 24 bin 68 kullanımlık sentetik kannabinoid (A4) ele geçirildi. Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü koordinesinde son 1 hafta içerisinde yapılan çalışmalarda "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapmak ve Sağlamak" suçundan; 28 olayda, 35 şüpheli şahıs yakalanırken, bu şahıslardan 17’si çıkarıldığı adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi. "Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek ve Bulundurmak" suçundan ise gerçekleşen 104 olayda, 106 şüpheli şahıs yakalanırken, aranan şahıslara yönelik yapılan çalışmalarda ise uyuşturucu suçlarından aranması olan 13 şahıs yakalanarak cezaevine teslim edildi. Eğitim ve Bilgilendirme faaliyetleri kapsamında düzenlenen eğitimlerde ise 640 katılımcıya uyuşturucu ile mücadele konularında eğitim verildi. Ayrıca yapılan çalışmalarda bin 13 adet sentetik ecza, 946 gram esrar, 400 gram skunk, 160 gram sentetik kannabinoid hammaddesi (Fubunica), 100 gram metamfetamin, 74 gram kokain, 46 gram ve 227 adet, yaklaşık 24 bin 68 kullanımlık sentetik kannabinoid(A4), 19 gram eroin, 4 adet hassas terazi, 2 adet ateşli silah, 13 adet fişek ile suçtan elde edildiği değerlendirilen bir miktar Türk Lirası ve döviz ele geçirildi.