Yerel Haberler
Antalya
Kepez’in başpehlivanı Enes Doğan 19 Nisan 2026 Pazar - 22:04:17 10. Kepez Belediyesi Yağlı Pehlivan Güreşleri’nde başpehlivan Enes Doğan oldu. 10. Kepez Belediyesi Yağlı Pehlivan Güreşleri’nde Duacı Edip Akbayram Gençlik Parkı’nda gerçekleştirildi. Finalde kol bağlayan pehlivanların mücadelesi, izleyenlere Kırkpınar Yağlı Güreşleri atmosferini aratmadı. Günün sonunda finalde Ali Gürbüz ile mücadele eden Enes Doğan, rakiplerini geride bırakarak Kepez’in başpehlivanı unvanını kazandı. Ali Gürbüz geçirdiği sakatlık dolayısıyla final müsabakasına devam edemedi. Enes Doğan, 10. Kepez Belediyesi Yağlı Pehlivan Güreşleri’nin altın kemeri kazanan başpehlivanı oldu. Enes Doğan’a şampiyonluk nişanesi olan altın kemeri Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz taktı. Kepez Belediyesi Yağlı Pehlivan Güreşleri’nin 3 milyon TL’den başlayan ağalık ihalesini 7 milyon 777 bin TL ihale bedeli ile iş insanı Veli Güler aldı. Baş boyu müsabakalarında öne çıkan isimler arasında Mustafa Batu, Ali Gürbüz, Orhan Okulu, Ali İhsan Batmaz, Yusuf Can Zeybek, Feyzullah Aktürk, Recep Kara, Yıldıray Pala, Ertuğrul Dağdeviren, Yunus Emre Yaman, Yalçın Üncül, Erkan Taş, Fatih Atlı, Enes Doğan, İsmail Balaban, Mehmet Yeşil Yeşil yer aldı. "Burada diz çöken yenilmez, burada galip gelen kibirlenmez" Başkan Kocagöz, er meydanının sadece bir spor alanı olmadığını vurgulayarak, "Burada asaletin, cesaretin ve geleneğin bin yıllık yürüyüşüne şahitlik ediyoruz. Er meydanı sadece bileğin gücünün değil; ahlakın, sabrın ve mertliğin sınandığı yerdir. Burada diz çöken yenilmez, burada galip gelen kibirlenmez. Çünkü bu meydanın özü edep, ahlak ve saygıdır" 12 yıl aradan sonra güreşlerin yeniden düzenlenmesinin önemine dikkat çeken Başkan Kocagöz, "Kepez meydanı yıllardır pehlivanını, davulun zurnanın coşkusunu bekliyordu. Bugün bu hasret sona erdi. Kepez’de er meydanı yeniden kuruldu, güreş yeniden ayağa kalktı" dedi. Şiddete karşı güçlü mesaj Konuşmasında toplumsal olaylara da değinen Başkan Kocagöz, okullarda yaşanan şiddet olaylarına dikkat çekerek hayatını kaybeden öğrenci ve öğretmenlere Allahtan rahmet, yakınlarına da başsağlığı dileklerinde bulundu. Başkan Kocagöz, "Okul dediğimiz yer bir çocuğun hayal kurduğu, bir öğretmenin geleceği inşa ettiği yerdir. Orada gözyaşı olmamalıydı. Bugün bu meydandan sadece güreşin değil, insanlığın sesini yükseltiyoruz. Okullarda sessizlik değil, çocuklarımızın o güzel sesleri olmalıdır" diye konuştu. Sporun önemine de vurgu yapan Başkan Kocagöz, gençlerin spora yönlendirilmesi gerektiğini belirterek, "Spor kötü alışkanlıkların panzehridir. Yerel yöneticiler olarak spor altyapılarını yapmaya devam edeceğiz" dedi. Konuşmasının sonunda güreş severlere seslenen Başkan Kocagöz, Kepez’de yağlı güreş geleneğinin artık kesintiye uğramayacağını belirterek şu sözlerle konuşmasını tamamladı: "Er meydanı hazır, Kepez hazır Haydi yiğitler meydan sizindir. Bugün burada gösterdiğiniz ilgi, bu geleneğin artık bir daha kesintiye uğramayacağının en büyük göstergesidir. Söz veriyoruz; bu meydan bir daha susmayacak, bu davullar bir daha durmayacak." Hem sportif rekabetin hem de toplumsal dayanışmanın ön plana çıktığı 10. Kepez Belediyesi Yağlı Pehlivan Güreşleri, Kepez’de ata sporu yağlı güreşin yeniden güçlü bir şekilde hayat bulmasını sağladı.
19 Nisan 2026 Pazar - 14:47 Bakan Fidan, açıklamalarının ardından soruları cevapladı Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu’nun yaptığı açıklamada, bu yıl 150 ülkeden ve 66 uluslararası kuruluştan toplam 6 bin 400 katılımcının foruma katıldığını belirtti. Ayrıca forum kapsamında 23 devlet ve hükümet başkanı, 13 devlet ve hükümet başkan yardımcısı ile 50 bakanın ağırlandığını bildirdi. Oturumda konuşan Fidan, "Biz İsrail gibi değiliz, onlar biliyorsunuz Kıbrıs ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile bir araya gelip bölgedeki Müslüman ülkelere karşı bir askeri ittifak kurdular. Biz onların yaptığını yapmıyoruz" dedi.Bakan Fidan, NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen ADF 2026’nın kapanışı kapsamında "ADF Youth Talk" oturumuna katılarak basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Beşinci Antalya Diplomasi Forumu’nu yoğun, nitelikli ve verimli bir programın ardından tamamladıklarını ifade eden Bakan Fidan, üç gün boyunca Antalya’nın bir kez daha küresel diplomasinin merkezlerinden biri haline geldiğini vurguladı.150 ülkeden 6 bin 400 katılımcı bir araya geldiOturumda, Asya-Pasifik’ten Latin Amerika’ya, Avrupa’dan Orta Asya’ya kadar dünyanın dört bir yanından gelen liderlerin, karar alıcıların ve uzmanların aynı çatı altında bir araya gelerek görüş alışverişinde bulunduğunu belirten Bakan Fidan, "Bu yıl 150 ülke ve 66 uluslararası kuruluştan 6 bin 400 katılımcı forumumuza katıldı. Bu sayı, hem kapsadığı coğrafya hem de katılımcı sayısı bakımından benzer organizasyonlarla kıyaslandığında oldukça yüksek bir düzeydedir. 23 devlet ve hükümet başkanı, 13 devlet ve hükümet başkan yardımcısı, meclis başkanları, 50 bakan ve 87 uluslararası kuruluşun üst düzey temsilcisi foruma iştirak etti. Forum kapsamında Sayın Cumhurbaşkanımız, Cumhurbaşkanı Yardımcımız ve bakanlarımız, muhataplarıyla verimli temaslarda bulundu" dedi.Uluslararası gündemi belirleyen temaslarForum kapsamında Recep Tayyip Erdoğan’ın yoğun ve verimli temaslar gerçekleştirdiğini dile getiren Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve bakanların da Türkiye’ye gelen muhataplarıyla önemli görüşmeler yaptığını ifade etti. Fidan, ADF süresince uluslararası gündemi şekillendirecek kritik toplantılara da forum marjında ev sahipliği yapıldığını belirterek, "Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan ile gerçekleştirdiğimiz dörtlü toplantıda, bölgemizde barış ve istikrarı destekleyecek adımları ve seyrüsefer serbestisinin kalıcı şekilde tesisine yönelik olası girişimleri ele aldık" diye konuştu. Ayrıca Bakan Fidan, Gazze bağlamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde düzenlenen "Filistin İçin Tek Yürek: Eğitimde Yıkıma Karşı Geleceği Korumak" başlıklı oturumun forumun en anlamlı buluşmalarından biri olduğunu ifade etti."Arabuluculuk rolümüzü sürdüreceğiz"Diplomasinin tüm imkanlarından istifade ederek iş birliğimizi çeşitlendirmeyi ve dostluk köprülerimizi çoğaltmayı kararlılıkla sürdüreceklerini bildiren Bakan Fidan, "Kritik başlıklarda güven inşa etmeye, tarafları birbirine yaklaştırmaya ve gerektiğinde arabuluculuk rolü üstlenmeye aynı azimle devam edeceğiz. Türkiye’nin diplomasi alanındaki bu çekim gücü önümüzdeki dönemde de artan bir ivmeyle inşallah büyümeye devam edecek" şeklinde konuştu.Dörtlü toplantıların temel amacı ve çalışma alanları"Pakistan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır dörtlü toplantısını, üçüncüsünü de ifade ettiğiniz gibi gerçekleştirdik ve bunu kamuoyuyla paylaştık" diye sözlerine devam eden Dışişleri Bakanı Fidan, "En başından beri hedefimiz, bu dört ülkenin bölgesel sahiplenmeyi gerektiren tüm konuları ele alarak sahici, gerçekçi ve uygulanabilir bir gündemle süreci ilerletmesidir. Liderlerimizin bu konuda bir iradesi var. Bizler de dışişleri bakanları olarak bu iradeyi ekonomi, teknoloji, sağlık ve savunma gibi birçok alanda hayata geçirmeye çalışıyoruz. Bizim inancımız şu, bu dört ülke aslında daha geniş bir bölgenin temsili niteliğini taşıyor. Ancak bölgedeki iş birliği imkanları yeterince kullanılmadığı için potansiyel tam anlamıyla hayata geçirilemiyor. Bu tespitten hareketle somut alanlarda iş birliğini geliştirmek için bir araya geliyoruz" şeklinde konuştu."Müslüman ülkelere karşı bir askeri ittifak kurdular"Bakan Hakan Fidan, o bölgede çok ciddi siyasi krizler ve çatışmaların olduğunu açıklayarak "Bu çatışmaların azaltılması ve istikrarın sağlanması için de neler yapılabileceğini değerlendiriyoruz. Biz İsrail gibi değiliz yani İsrail’in söylediğiniz gibi, onlar biliyorsunuz Kıbrıs ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile bir araya gelip bölgedeki Müslüman ülkelere karşı bir askeri ittifak kurdular. Biz onların yaptığını yapmıyoruz. Biz bölgemizdeki çatışmaları nasıl söndürürüz, ekonomik ilerlemeyi nasıl sağlarız, istikrarı nasıl hayata geçiririz onun arayışı içerisindeyiz. Biz şunu gördük: Eğer dışarıdan yardım beklemeye, kurtarıcı beklemeye bu bölge devam ederse, bu bölge ilelebet bu sorunlarla baş başa kalmaya devam edecek. Onun için akıllı aktörler hikmetle, geçmişten ders çıkartarak geleceklerine yön verirler. Diğer Gazze konusunda da yaptığımız toplantıda şu anda Gazze barış planının bir uygulama süreci var malumunuz. Gazze barış planının başlangıcına sebep olan sekizli grubun, New York’ta biliyorsunuz geçtiğimiz yıl eylül ayında Sayın Trump’la liderlerimiz bir araya geldiler. Buradan çıkan görüş ve iradeyle Gazze Barış Planı, Barış Kurulu gibi mekanizmalar hayata geçirilmeye başlandı. Şimdi bunun kurucu ruhunu oluşturan bu ülkelerle tekrar bir araya geldik. Tüm bu Gazze soykırımını durdurmaya ve tersine çevirmeye yönelik çabalarımız, çalışmalarımız geride bıraktığımız süreç içerisinde nerede? Alınan kararlar, ortaya konan vizyon, yapısal kurumsallaşmalar bizi nereye getirdi? Bununla ilgili çok detaylı tartışmaları ele aldık" şeklinde konuştu."Hürmüz Boğazı ile ilgili zihinlerde karışık bir durum var"Hürmüz Boğazı’yla ilgili şu anda zihinlerde karışık bir durum olduğunu belirten Bakan Fidan, "Zaman zaman işte tarafların açıldığı, zaman zaman kısmi bloke etmelerin olduğu yönünde beyanlar var. Uygulamayı da yakından takip ediyoruz. Deniz Kuvvetleri üzerinden, bu konuda gelişmeler oldukça biz de kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceğiz" dedi."Umudumuz ateşkes anlaşmasına uyup bu süre içerisinde sorunlarını çözmeleri"İran ile ABD arasında Pakistan’ın ara buluculuğunda süren müzakereleri sadece yakından takip etmekle kalmadıklarını ifade eden Bakan Fidan, "Elimizden gelen bütün desteği vermeye çalışıyoruz. Hem Amerikalı hem İranlı taraflarla görüşerek Pakistanlı kardeşlerimizin mevcut çabasına ne türden katkılar yapabiliriz, onun arayışı içerisindeyiz. Şimdi görüşmelerde kritik bir aşamaya gelindi. Ortada, yani bu herkesin malumu güzel olan şu, her iki taraf da çok ciddi bir niyetle, samimiyetle esas itibarıyla görüşmelere devam ediyor. Devam etme iradeleri var. Mevcut şu andaki ateşkesten sadece taraflar değil, bütün dünya açıkçası rahatlama içerisinde. Tabii ki bunun devam etmesi herkes için önemli ve ben savaşan tarafların da bunun bilincinde olduğunu görüyorum. Bu forumda da buluştuğumuz bütün aktörler doğudan, batıdan, kuzeyden, güneyden hepsi savaşın tekrar başlamaması için endişelerini sürekli bize iletiyor. Biz de bu konuda elimizden gelen bütün çabayı göstereceğimizi söylüyoruz. Geldiğimiz noktada tarafların hala bir tartışma içerisine olduğunu biliyoruz. Bu nokta da araya girmek istemiyoruz ama gelmeden önce Pakistan tarafı ile önemli bir görüşme yaptım. Önümüzdeki hafta ateşkesin sona ermesi ile beraber tekrar yeni bir savaşın başlamasını hiç kimse istemiyor. Umudumuz tarafların dünya kamuoyunun yaptığı baskının etkisinde ateşkes süresinin uzatılması ve ateşkes süresi içerisinde bu güne kadar çözemedikleri ama çözme iradesinde oldukları sorunları çözmeleri" diye konuştu.Rusya-Ukrayna savaşında barış çabaları ve Türkiye’nin rolüİran-ABD arasındaki müzakereleri yakından takip ettikleri gibi Rusya-Ukrayna müzakerelerini de takip ettiklerini anlatan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Orada da rol alıyoruz gerektikçe. Gerçekten beşinci yılına giren bu savaş artık bitmek durumunda, çok fazla maliyet üretti. Ama savaşın belli bir coğrafyada devam ediyor olması da kanıksanmış durumda. Bu aslında hem Ukrayna hem Rusya için iyi bir durum değil. Barış çabalarını artırarak devam ettirmemiz gerekiyor. Türkiye olarak bu konuda bizim vizyonumuz, çabamız ortada. Tarafları geçen yaz üç defa İstanbul’da bir araya getirdik. Tekrar getirmeye hazırız. İster teknik düzeyde ister liderler düzeyinde. Ama taraflar başka başkentlerde de bir araya geliyor. Bizim gördüğümüz şu anda aslında bunu da konuşuyoruz. Burada da söylemekte bir sıkıntı görmüyorum. Bir taraftan İran-Amerika müzakereleri devam ederken aslında İran-Amerika savaşı daha acil sorunları birden unutturdu. Yani Ukrayna’daki barış müzakerelerini ve Gazze’deki yürüyen barış planına dünya kamuoyunun birdenbire ilgisi azalır gibi oldu. Bunun bir yansıması olarak burada birtakım aksamalarla karşılaşmayı açıkçası biz stratejik endişeyle karşılıyoruz. Bunun olmaması için tarafları şimdiden uyarıyoruz. Tekrar tekrar diyoruz ki buralardan bizim dikkatimizi dağıtmamamız lazım. Hem Ukrayna hem Gazze meselesi oldukça önemli. Bu iki konudaki dikkatimizi devam ettirmeliyiz" şekline konuştu.Doğu Akdeniz’deki askeri ittifaka ilişkin değerlendirmeİsrail, Yunanistan ve Kıbrıs Rum yönetiminin bir araya gelip bir askeri ittifak kurması, somut birlikler oluşturması, tehdit önceliği olduğunu söyleyen Bakan Fidan, "Yani Türkiye ile beraber diğer ülkeler. Yani bunun başka türlü bir izlenim oluşturmasını da kimse bekleyemez. Bunun aksi yönünde bize ne öncesinde ne sonrasında bir güvence veya beyan verilmedi. Kimse bu ittifaklar oluşturulurken bize ’Ya biz bunu size karşı yapmıyoruz’ demedi. Tam tersine bu ittifakın oluşturulduğu seremonide liderler yan yana iken İsrail başbakanının hem Yunanistan başbakanının hem Kıbrıs Rum Kesimi cumhurbaşkanının bulunduğu yerde yaptığı beyanlar var, bu ittifakın ruhunu tanımlayan. Neden yapıldığını? Şimdi bu gerçekler ortadayken, bizim ortaya koyduğumuz tepkinin Yunanistan’la aramızda yürüttüğümüz müzakere sürecinden dolayı az bile olduğunu düşünüyorum. Yani bu iş birliği ruhunu açıkçası biz hiçbir zaman için rahatsız etmek istemedik. Ama o toplantıda İsrail başbakanının söylediği şeyler ortada, somut askeri yapılanmalar var, askeri iş birlikleri var. Şimdi bunu görmemezlikten gelemeyiz. Hani Yunanistan bunu başka türlü anlatabilir, saklayabilir. Kendisi zaten NATO ülkesi, daha sonra diğer ülkelerle bu türden bir askeri iş birliğine girmesi, Avrupa’da Yunanistan dışında bu türden bir askeri iş birliği veya ortak birlik kurma anlaşması imzalayan hiç kimse yok. Dolayısıyla bu bir endişe kaynağı olmaya, sadece bizim için değil. Bakın bu Türkiye’nin bir sıkıntısı değil. Söylemiyorlar ama bölgedeki bütün Müslüman ülkeler ciddi endişe içerisindeler ve soru soruyorlar. Bir de son zamanlarda İsrail’in bölgedeki işgalci ve yayılmacı politikasından hareketle. Şimdi böyle bir isim varken hani sanki Türkiye burada gereksiz yere endişe üretiyormuş söyleminde bulunmak da doğru değil. Ortada gerçekler var, insanların endişeleri var bölge ülkelerinde. Türkiye kendisini koruyacak nitelikte ama bölgede daha zayıf nitelikte olup bu askeri ittifaka endişeyle bakan ülkeler var" dedi."Dünyanın başına bela olmuş durumda"Gazze’ye yönelik soruları yanıtlayan Bakan Fidan, "Gazze’deki soykırımın değişik şekillerde devam ettirilmeye çalışıldığı gerçeği ortada. Yani insanlar açlığa mahkum edilerek, soğukta kalmaya zorlanarak, gerekli barınma imkanlarının sağlanmadığı ortada, tabii ki bu var. Biz şunu görüyoruz, yani bunu her yerde de söyledik. Biz uluslararası toplum olarak bir araya geldik. Gazze Barış Planı’nı uygulamak için, hayata geçirmek için yoğun çaba içerisindeyiz. Cumhurbaşkanımızın bu konuda Sayın Trump ve bölge liderleriyle başlattığı yoğun müzakere süreci var son 1 yıldır. Ama buna rağmen İsrail’in asli niyeti olan Gazze’yi ister insanlarını öldürerek ister sürerek insansızlaştırmaya yönelik politikasının değişmediğini bütün herkes biliyor. Sadece söylemiyor. Herkes biliyor bunu. Dolayısıyla uluslararası toplum Antalya Diplomasi Forumu’nda da çok sık kullanıldığı gibi diplomasinin bütün imkanlarını kullanarak bunu engelleme yolunda gereken adımları atma yönünde çok ciddi çaba ortaya koyuyor. Bu sorun İsrail yayılmacılığı sorunu, yani sizin anlattığınız o uzun sorunu biz öyle tanımlıyoruz. İsrail yayılmacılığı sorunu sadece bölgenin değil, artık dünyanın bir güvenlik sorunu haline gelmiştir. Bu yayılmacılığın hangi yöntemlerle, uluslararası toplum tarafından nasıl durdurulacağı meselesi yine uluslararası toplumun kendi ana gündem maddelerinden biridir. Süreç içerisinde ben bu konuda da olumlu gelişmeler olacağını düşünüyorum. Bir araya geldiğimiz bütün aktörler aynı endişeyi taşıyor. Yani İsrail’in bu yayılmacılığına artık kimse bahane bulabilecek durumda değil. Sürdürülebilir de değil. Sürekli uluslararası krizlerin tetiklendiği ve uluslararası krizleri tetikleyen irrasyonel, fundamentalist bir hükümetten söz ediyoruz. Dünyanın başına bela olmuş durumda. Bu sadece Türkiye’nin sorunu değil. Bazıları çok fazla Türkiye’yle ilişkilendirmeye çalışıyor da bu sadece bizim sorunumuz değil. Sadece bölgenin de sorunu değil. Dünyanın başına bela olmuş bir güvenlik sorunundan bahsediyoruz. Orada bir fundamentalist hükümetten dolayı" diye konuştu.
Başkan Eyüp Bülent Miran: "Zam teklifi kabul edilemez, gerçek bir iyileştirme sağlamayacak"
13 Ağustos 2025 Çarşamba - 08:41 Başkan Eyüp Bülent Miran: "Zam teklifi kabul edilemez, gerçek bir iyileştirme sağlamayacak" Memur Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, 8. Toplu Sözleşme görüşmelerinde hükümetin sunduğu ilk teklifin Memur Sen’in teklifinden çok uzak ve kabul edilemez olduğunu belirtti. Miran, "Hükümetin sunduğu teklif 4 milyon memur ve 2 milyon emekli memur açısından reel bir iyileştirme sağlamayacak" diye konuştu. Türkiye’deki 4 milyon memur ve 2 milyon memur emeklisini ilgilendiren zam pazarlığında hükümetin sunduğu ilk teklif, sendikalar arasında hayal kırıklığına neden oldu. Memur Sen İl Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde hükümetin, 2026’nın ilk 6 ayı için yüzde 10, ikinci 6 ayı için yüzde 6, 2027’nin her iki yarısı için ise yüzde 4 zam şeklindeki teklifinin kabul edilemez olduğunu söyledi. Miran, "Hükümetin sunduğu ilk teklif sendika olarak sunduğumuz tekliften çok uzak ve kabul edilemez" dedi. "Bu teklif ücret adaletsizliğini gidermez" Başkan Miran, mevcut ekonomik şartlar, yüksek enflasyon ve yaşam maliyetleri karşısında bu oranların memur ve emekli memur maaşlarında reel bir iyileşme sağlamayacağını vurguladı. Miran, "Memur Sen olarak 2026 yılı için yüzde 10 refah payı, İlk 6 ay yüzde 25 zam + 10 bin TL taban aylık, ikinci 6 ay yüzde 20 zam (toplam yüzde 88), 2027 yılı için ilk 6 ay yüzde 20 zam + 7 bin 500 TL taban aylık, ikinci 6 ay için ise yüzde 15 zam talep etmiştik. Hükümetin açıkladığı ilk rakamlara bakıldığında biz ortada pazarlık yapacak bir teklif görmüyoruz. Bu teklif ücret adaletsizliğini gidermez" dedi. "Kaybedecek 2 yıl daha yok" 7. Dönem Toplu Sözleşmedeki kayıpların telafisini 8. Dönem Toplu Sözleşmede beklerken umduklarını bulamadıklarını belirten Başkan Miran, memurun, emeklinin sorunlarını çözen, beklentilerini karşılayan, refah payı içeren, kamuda farklı statüde aynı işi yapan çalışanlar arasında ücret adaletini gözeten, Cumhurbaşkanının koyduğu kriteri gözeten bir teklif beklediklerini dile getirdi.
Alanya’da belediyenin ruhsatını iptal edip mühürlediği otele, idari yargıdan yürütmeyi durdurma kararı çıktı
12 Ağustos 2025 Salı - 18:53 Alanya’da belediyenin ruhsatını iptal edip mühürlediği otele, idari yargıdan yürütmeyi durdurma kararı çıktı Antalya’nın Alanya ilçesi Avsallar Mahallesi’nde bir otelde müşterilerin şikayetleri üzerine harekete geçen Alanya Belediyesi, otel hakkında ruhsat iptaline karar verdi. Şikayetler üzerine gerekli incelemelerin ardından otel mühürlenirken, idari yargı kapatma işleminin durdurulmasına karar verdi. Alanya Belediyesi’nden yapılan açıklamada denetimlerin aralıksız olarak sürdürüleceği bilgisi paylaşıldı. Geçtiğimiz günlerde, çok sayıda şikâyete konu olan Alanya’nın Avsallar Mahallesi’nde bulunan bir konaklama tesisine yönelik ruhsat iptali ve kapatma işlemleri üzerine idari yargıda işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verdi. Konu ile alakalı olarak Alanya Belediyesinin yapmış olduğu yazılı açıklamada Alanya Belediyesi olarak, tüm yasal sorumlulukların titizlikle yerine getirilmesine rağmen, yargı kararları karşısında hukuken işlem yapma yetkisinin sınırlandırıldığı, ancak konu ile ilgili denetim görevlerinin aralıksız olarak sürdürüleceği bildirildi. Söz konusu tesisin, 2024 yılı Aralık ayında iş yeri açma ve çalışma ruhsatı aldığı ancak 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu’nda yer alan ve konaklama tesisleri için zorunlu olan "Turizm İşletme Belgesi"ni yasal süresi içinde almadığı hatırlatılan açıklamada bu durumun Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün 23 Temmuz 2025 tarihli resmi yazısıyla tespit edilmesi üzerine, belediyenin mevzuata uygun şekilde 28 Temmuz 2025 tarihinde ruhsat iptali işlemini gerçekleştirdiği kaydedildi. Açıklamada şöyle denildi: "5 Ağustos 2025 tarihinde yapılan tespit ile kapatma ve mühürleme tarihi 11 Ağustos 2025 olarak belirlenmiştir. İşletme ile ilgili şikayetler de değerlendirilmek sureti ile 11 Ağustos günü yapılan mühürleme işleminin ardından, İşletmenin açtığı dava sonucunda, Antalya 5. İdare Mahkemesi’nin 11 Ağustos 2025 tarihli kararıyla, davanın esası hakkında nihai karar verilinceye kadar yürütmenin durdurulmasına hükmedilmiştir. Bu karar, belediyemizin kapatma işlemini bu aşamada uygulamasına engel olmakta; ancak yargı süreci tamamlandığında verilecek nihai karara göre işlem yapılacaktır. Belediyemiz, bu süreçte kamu sağlığı, güvenliği, hijyen ve hizmet kalitesinin korunması için Zabıta Müdürlüğü ve ilgili tüm birimler aracılığıyla denetimlerini sıklaştırmış olup, olumsuzluk tespit edilmesi halinde mevzuat çerçevesinde derhal işlem yapılmaktadır. Kentimizin turizm itibarının korunması ve vatandaşlarımızın mağduriyetinin önlenmesi amacıyla, yargı kararıyla sınırlanan yetkilerimiz dışında kalan tüm görevlerimizi tavizsiz olarak yerine getirmeye devam edeceğiz." Geçtiğimiz günlerde otelde konaklayan bazı müşterilerin, otelin sağlık ve temizlik durumlarında ciddi eksiklikler bulunduğunu belirterek ilgili kurumlara yasal başvuruda bulunduğu öğrenildi.
Manavgat Belediye Başkan Yardımcısı Gülsüm Özer parti üyeliği ve tüm görevlerinden istifa etti
12 Ağustos 2025 Salı - 17:59 Manavgat Belediye Başkan Yardımcısı Gülsüm Özer parti üyeliği ve tüm görevlerinden istifa etti Manavgat Belediyesi’ne yönelik rüşvet soruşturması kapsamında gözaltına alınan ve 7 Ağustos tarihinde tahliye olan Manavgat Belediye Başkan Yardımcısı Gülsüm Özer, CHP üyeliği başta olmak üzere, belediye meclis üyeliği ve belediye başkan yardımcılığından istifa ettiğini açıkladı. Manavgat’a hizmet etmek için CHP saflarından belediye meclis üyesi seçildiğini, seçildiği günden operasyonun başladığı güne kadar geçen süreçte gecesini gündüzüne katarak Manavgat için çalıştığını belirten Gülsüm Özer, istifa gerekçesini, "Yaşadığım bu süreçte aldığım travmadan dolayı, psikolojim bozuldu. Bundan sonraki süreçte faydalı olamayacağımı düşündüğümden dolayı belediye meclis üyeliği ve başkan yardımcılığından istifa ediyorum. Aynı zamanda CHP üyeliğinden de istifa ediyorum. Çünkü bu zor günümde yanımda yer almayan, destek çıkmayanların, şöyle ki; bana il başkanlığı tarafından gönderilen avukatın adımı bile bilmemesi bana sorumsuzluk geldi. Cezaevinden çıktığım bir haftaya yaklaşmasına rağmen hala şahsımı il başkanının bile arayıp sormaması davasına inandığım CHP üyesi olarak çok düşündürücü geldi. Ben aynı zamanda Antalya Büyükşehir Belediyesi meclis üyesiyim. Söylemek istediklerim bunlarla da kısıtlı değil, ziyaretime gelen bazı milletvekilleri adımı dahi bilmiyordu. Her şeyin ’mış’ gibi yapılıyor olması beni çok üzdü. Tüm bu nedenler şahsımı çok üzdüğünden ve psikolojimin bozulması nedeniyle istifa yolunu seçtiğimi tüm kamuoyuna bildiririm" sözleriyle ifade etti. Gülsüm Özer, "Yaşadığım zorlu süreçte şahsımı bir an olsun yalnız bırakmayan aileme, akrabalarıma, arkadaşlarıma, belediye personeline, en önemlisi bana canıgönülden inanan, dualarını esirgemeyen Manavgat halkına sonsuz teşekkürler" dedi.
Gazipaşa İlçe Emniyet Müdürü’nden sahte yatırım uyarısı
12 Ağustos 2025 Salı - 16:03 Gazipaşa İlçe Emniyet Müdürü’nden sahte yatırım uyarısı Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde, İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Ali Kayhan, sahte yatırım reklamlarıyla vatandaşların kişisel ve finansal bilgilerinin hedef alındığını belirterek "Kişisel bilgilerinizi paylaşmayın, resmi kaynakları takip edin" dedi. Gazipaşa İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Ali Kayhan, son dönemde sosyal medya ve internet platformlarında artış gösteren sahte yatırım reklamlarıyla ilgili vatandaşları uyardı. Müdür Kayhan, dolandırıcıların tanınmış iş insanları, sanatçılar veya kamu kurumlarının isimlerini ve logolarını izinsiz kullanarak vatandaşları kandırmaya çalıştığını söyleyerek, "Bu yöntemle hazırlanan sahte reklamlar, vatandaşlarımızı güven duygusu üzerinden hedef alıyor. Özellikle ‘kayıt ol, kazan’ ya da ‘devlet destekli yatırım’ gibi vaatler, tamamen aldatma amaçlıdır" dedi. Müdür Kayhan, bu tür reklamlarda yer alan bağlantılar üzerinden kayıt olan vatandaşların kişisel verilerinin, banka ve kredi kartı bilgilerinin çalındığını belirtti. "Vatandaşlarımızdan ricamız, bu tür bağlantılara tıklamadan önce mutlaka kaynağın doğruluğunu teyit etmeleridir. Kişisel ve finansal bilgilerinizi asla bu tür platformlarda paylaşmayın" diye konuştu. Dolandırıcılıkla mücadelede en önemli adımın bilinçlenmek olduğunu vurgulayan Kayhan, "Yatırım fırsatı gibi görünen bir ilan gördüğünüzde, mutlaka bankanızın resmî iletişim kanallarını veya ilgili kamu kurumlarının web sitelerini kontrol edin. Şüpheli içerikleri, hem Emniyet birimlerine hem de ilgili sosyal medya platformuna bildirerek yayılmasını önleyin" ifadelerini kullandı. Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesine göre, bilişim sistemleri ve banka/kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun nitelikli dolandırıcılık kapsamında değerlendirildiğini hatırlatan Kayhan, "Bu suçun cezası 4 yıldan 10 yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır. Vatandaşlarımızın bu konuda dikkatli olması hem kendi hem de toplum güvenliği açısından önemlidir" dedi. Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde, İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Ali Kayhan, sahte yatırım reklamlarıyla vatandaşların kişisel ve finansal bilgilerinin hedef alındığını belirterek "Kişisel bilgilerinizi paylaşmayın, resmi kaynakları takip edin" dedi.
Anlamlı serginin açılışını başkan Kotan yaptı
12 Ağustos 2025 Salı - 14:49 Anlamlı serginin açılışını başkan Kotan yaptı Konyaaltı Belediyesi, Cumhuriyet Kadınları Derneği Konyaaltı Şubesi’nin düzenlediği "Kağıtların Dansı" adlı sergisine ev sahipliği yapıyor. Sergi açılışına katılan Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, "Tamamen atık kağıtlardan üretilmiş bu anlamlı eserler ormanlarımızı korumanın önemini hatırlatıyor. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi Antalya’nın Konyaaltı Belediyesi Cumhuriyet Kadınları Derneği Konyaaltı Şubesi Eski Başkanı Hikmet Özkaya’nın hazırladığı "Kağıtların Dansı" adlı sergiyi sanatseverlerle buluşturuyor. Kağıt atıklarından yapılan eserlerin yer aldığı serginin açılışı, Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan tarafından gerçekleştirildi. Açılışta sergi sahibi Hikmet Özkaya ile birlikte eserleri inceleyen Başkan Kotan, sanatın çevre bilincini güçlendiren önemli bir araç olduğunu belirterek Özkaya’ya emeklerinden dolayı teşekkür etti. Özkaya ise destekleri için Başkan Kotan’a teşekkür ederek, açılışın sonunda kendi yazdığı kitabı hediye etti. Serginin 22 Ağustos’a kadar açık olacağı bildirildi. Doğayı korumak gibi bir sorumluluğumuz var Serginin açılışında konuşan Başkan Kotan, "Tamamen atık kağıtlardan üretilmiş bu anlamlı eserler, bize doğa ve ormanlarımızın ne kadar değerli olduğunu hatırlatıyor. Orman yangınları, sadece ağaçlarımızı değil, içinde barındırdığı canlıları, toprağı ve geleceğimizi yok ediyor. Ülkemizin orman yangınlarıyla boğuştuğu şu günlerde, bu serginin kıymetini daha iyi anlıyoruz. Bizler, hem bireyler hem de kurumlar olarak doğayı koruma sorumluluğunu taşımak zorundayız. Bu sergi, geri dönüşümün ne kadar etkileyici ve güçlü bir mesaj aracı olabileceğini de gösteriyor. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Sergimize tüm vatandaşlarımızı davet ediyorum" ifadelerini kullandı.