Yerel Haberler
Antalya
20 Nisan 2026 Pazartesi - 17:33 Antalya’da 2 kişinin ölümüne neden yangında perdelerin tutuşturulduğu iddiası Antalya’da 3 yıl önce Muharrem Barış ile kız arkadaşı Berna Shermetova’nın yaşamını yitirdiği yangına ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. İddianamede, evin perdesinin dışarıdan tutuşturulması sonucu yangının çıktığı değerlendirilirken, tutuklu sanıklar hakkında "canavarca hisle yangın çıkarmak suretiyle kasten öldürme" ve "mala zarar verme" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Kepez ilçesi Fatih Mahallesi 3412 Sokak’ta bulunan gecekonduda, 3 Şubat 2023 günü saat 02.00 sıralarında yangın çıktı. Evden yükselen alevleri gören mahalle sakinlerinin ihbarı üzerine bölgeye itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Yangının söndürülmesinin ardından evde yapılan incelemede 2 kişinin cansız bedenine ulaşıldı. Hayatını kaybedenlerin Muharrem Barış ile kız arkadaşı Berna Shermetova olduğu belirlendi. Olayın ardından başlatılan soruşturmada dosya, Antalya Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin başka bir olayı araştırdığı sırada ulaştığı bilgiler doğrultusunda yeniden ele alındı. Shermetova ile Barış’ın öldürülmüş olabileceği yönündeki bilgi üzerine derinleştirilen çalışmada, Muharrem Barış ile İsmail Ö’nün arasında alacak meselesi nedeniyle husumet bulunduğu tespit edildi. Soruşturma kapsamında, olay günü İsmail Ö’nün, Barış’ın kaldığı evin perdesini pencere dışından tutuşturduğu, yangının bu şekilde çıktığı, Mehmet U. ile suça sürüklenen çocuklar M. Ç. ve Z. H. da olayın farklı aşamalarında yer aldığı yönünde değerlendirme yapıldı. Başka suçlardan cezaevinde bulunan İsmail Ö. ile Mehmet U’nun ifadeleri alınırken, iki şüpheli de tutuklandı. "Yangının evdeki elektrik aksamından çıkmadığı kanaatine varıldı" Antalya 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede, tüm soruşturma evrakı ile birlikte elektrik prizlerinden alınan kabloların Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından incelendiği, düzenlenen raporda elektriksel bir arıza tespit edilemediği kaydedildi. Bu nedenle yangının evde bulunan elektrik aksamından kaynaklanmadığı, dışarıdan gerçekleşen bir müdahale sonucu çıktığı kanaatine varıldığı belirtildi. İddianamede, müştekiler Damla Barış ile Ebru Biçer’in, babaları Muharrem Barış’ın bulunduğu evin İsmail Ö. ve M. Ç. tarafından yakıldığı yönündeki beyanlarının da dosyaya girdiği ifade edildi. Mağdur Ebru Biçer’in beyanında, kardeşi Damla Barış ile birlikte daha önce Cumhuriyet Başsavcılığı’na sundukları dilekçeyi tekrar ettiğini söylediği, ses kaydında ismi geçen İsmail Ö. ve M. Ç.’den şikayetçi olduğunu belirttiği de dosyada yer aldı. Mağdur Damla Barış’ın ifadesinde ise, ölen Muharrem Barış’ın öz babası olduğu, babasının Berna Shermetova ile birlikte aynı evde yaşadığı, olaydan sonra kardeşi Fırat Orhan’ın kendisine "evi perdeyi ateş vererek İsmail Ö’nün yaktığını" söylediği aktarıldı. Damla Barış, ayrıca babasının İsmail Ö’ye uyuşturucu verdiğini, İsmail’in eve sık sık geldiğini, babasıyla bu nedenle kavga ettiklerini ve Mehmet U’nun da İsmail’le birlikte gezdiğini beyan etti. "Perdeyi tutuşturduğunu, evdekilerin öldüğünü söyledi" İddianamede ifadesine yer verilen tanık Uğur G., İsmail Ö. ile arkadaş ortamında tanıştığını belirterek, 2023 yılının ilk aylarında İsmail Ö’nün yanına gelerek olayı anlattığını söyledi. Uğur G. ifadesinde, "İsmail yanıma gelerek, Muharrem Barış ile tartıştığını ve çok sinirlendiği için kalmış olduğu evin perdesini tutuşturduğunu, çıkan yangında da evdekilerin öldüğünü söyledi. Ben İsmail’e neden böyle bir şey yaptığını sorduğumda, o da bana, ‘Böyle olacağını bilmiyordum’ dedi" beyanında bulundu. Dosyada yer alan ses çözümleme tutanağında da kimlik bilgileri tespit edilemeyen bir erkek ile kadın sesinin, "evin yanmasında ya İso ve Mürüvvet’in parmağı var, İso çakmağı çakmış perdeyi yol almışlar oradan" şeklinde konuştuğunun görüldüğü aktarıldı. "İsmail, itfaiyeyi arayın yangın var dedi" Suç tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle hakkında ayrı soruşturma yürütülen M. Ç.’nin ifadesinde, olay günü İsmail Ö. ile ilk kez buluştuğunu, beyaz bir araçla Antalya içinde dolaştıklarını, daha sonra araçla bazı yerlere uğradıklarını ve son olarak bir yere gittiklerini anlattığı kaydedildi. M. Ç. ifadesinde, "İsmail araçtan tek başına indi, 10-15 dakika sonra elinde çakmaklar ve kredi kartlarıyla geri döndü. Ardından aracı kullanan Mehmet U’ya "sür, sür" dedi ve bir süre sonra itfaiyenin aranmasını isteyerek ‘itfaiyeyi arayın, yangın var deyin gibi bir şeyler’ dedi" şeklinde konuştu. M. Ç, daha sonra Belek’e gittiklerini, burada İsmail ile Mehmet’in kendi aralarında konuştuklarını, ne konuştuklarını duymadığını, yaklaşık bir hafta sonra Antalya’ya döndüğünde İsmail ile Mehmet U’nun buluştukları sırada İsmail’in "bir ev yaktığını" anlattığını söyledi. M. Ç., "Evin içinde birilerinin olduğundan bahsetmedi. Benim Berna ve Muharrem’in ölümüyle ilgim yoktur. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" dedi. Suç tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle hakkında ayrı soruşturma yürütülen Z. H’de ifadesinde, olay gecesi İsmail ve Mehmet ile birlikte araçta bulunduğunu, Kepez’e giderken arabanın içinde uyuyakaldığını, 10-15 dakika sonra İsmail’in yeniden araca geldiğini, bir süre sonra sabaha karşı otobanda giderlerken İsmail’in aracı durdurup "gittikleri evi yaktığını" söylediğini anlattı. Yangında iki kişinin öldüğünü ise haberlerden öğrendiğini belirten Z. H., olayla ilgisinin olmadığını savundu. "Z. H. benim eski kız arkadaşımdı, ifadesi bu nedenle olabilir" Şüpheli Mehmet U. ise savunmasında, daha önce bu dosyada tanık olarak ifade verdiğini, neden şüpheli olarak dinlendiğini anlamadığını söyledi. Maktul Muharrem’i tanıdığını, kendisine borcu bulunduğunu ancak aralarında husumet olmadığını ileri süren Mehmet U, olay günü İsmail, M. Ç. ve Z. H. ile beyaz araçla gezdiklerini, bir süre sonra Mazi Dağı’nda bulunduklarını, daha sonra birlikte Serik’e gidip dolaştıktan sonra Antalya’ya döndüklerini söyledi. Mehmet U., "Ben Muharrem ile Berna’nın öldüğünü internetten öğrendim. Bütün gün Z. H. ile birlikteydik, hiç yanımdan ayrılmadı. Z. H. benim eski kız arkadaşımdı, kendisiyle kavgalı ayrıldık, bu nedenle benim hakkımda ifade vermiş olabilir. Mürüvvet’in de ifadesini kabul etmiyorum, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" dedi. İsmail Ö. suçlamayı reddetti Şüpheli İsmail Ö. ise savunmasında, maktulleri ve dosyadaki diğer şüphelileri tanıdığını, olay günü Mehmet U., Z. H. ve M. Ç. ile birlikte buluştuklarını doğruladı. Önce Mehmet ile Z. H.yi Mehmet’in bir arkadaşının evine bıraktıklarını, ardından M. Ç. ile birlikte annesinin Konuksever Mahallesi’ndeki evine gittiklerini, burada üzerini değiştirdikten sonra Mehmet ile Z. H’yi tekrar alıp Serik’e gittiklerini anlattı. İsmail Ö. savcılık ifadesinde, "Ben hakkımda neden suçlama yapıldığını anlamış değilim. Muharrem ve Berna’nın ölümüyle bir alakam yoktur. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" dedi. Ağırlaştırılmış müebbet talebi İddianamede, kriminal rapor, müşteki ve tanık ifadeleri ile şüphelilerin birbirleriyle çelişen savunmalarının birlikte değerlendirildiği, yangının kasten çıkarılarak maktullerin ölümüne sebebiyet verildiğinin anlaşıldığı belirtildi. Savcılık, şüpheli İsmail Ö’nün maktul Muharrem Barış’tan uyuşturucu alışverişinden kaynaklı alacağının bulunması nedeniyle olay günü Mehmet U. ile birlikte Muharrem’in kaldığı eve gittiğini, evi yaktığını, Mehmet U’nun da bu eyleme iştirak ettiğini değerlendirdi. İddianamede, iki şüphelinin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek Muharrem Barış ile Berna Shermetova’ya karşı "canavarca hisle yangın çıkarmak suretiyle kasten öldürme" ve maktul Muharrem Barış’a yönelik "yangın çıkarmak suretiyle mala zarar verme" suçlarını işlediklerinin anlaşıldığı kaydedildi. Savcı, İsmail Ö. ile Mehmet U’nun ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Antalya 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianame doğrultusunda davanın ileriki günlerde görülmesine başlanacak.
Antalya’ya yeni karavan park geliyor
08 Ağustos 2025 Cuma - 12:22 Antalya’ya yeni karavan park geliyor Antalya Büyükşehir Belediyesi, karavan turizmine yönelik yatırımlarına bir yenisini daha ekliyor. Lara bölgesinde inşa edilen Volkan Konak Karavan Park, projesinde sona gelindi. Denize sıfır konumda yer alan ve tüm altyapı ile sosyal donatıları tamamlanan tesis, kısa süre içerisinde karavan severlerin hizmetine sunulacak. Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından ilk olarak 2023 yılında Konyaaltı Arapsuyu Mahallesi’nde hayata geçirilen Karavan Park’a gösterilen yoğun ilgi üzerine, ikinci karavan parkı Muratpaşa ilçesi Güzeloba Mahallesi’nde Lara Sahili üzerinde hayata geçirildi. Aynı anda 120 karavana hizmet verebilecek kapasitede planlanan Karavan Park, 12 bin 360 metrekarelik bir alan üzerine kuruldu. Tesisin içerisinde, 5 bin metrekarelik yeşil alanla birlikte; market, çamaşırhane, duş ve tuvalet alanları, kafeterya, çocuk oyun alanları, jeneratör ve pis su boşaltım noktaları gibi pek çok imkan yer alıyor. Volkan Konak’ın ismi yaşatılacak Karavan Park’a Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi’nde alınan kararla, geçtiğimiz aylarda hayatını kaybeden Türk Halk Müziği ve Karadeniz müziğinin usta ismi Volkan Konak’ın adı verildi. Doğayla iç içe, denize sıfır konumu ve zengin donatılarıyla dikkat çeken Volkan Konak Karavan Park, yerli ve yabancı karavan tutkunlarına unutulmaz bir tatil deneyimi sunmayı hedefliyor. Kısa süre içerisinde hizmete açılması planlanan tesis, Antalya’nın turizm çeşitliliğine önemli bir katkı sağlayacak.
Çaya düşüp hayatta kalma mücadelesi veren yavru kediyi ekipler kurtardı
08 Ağustos 2025 Cuma - 12:13 Çaya düşüp hayatta kalma mücadelesi veren yavru kediyi ekipler kurtardı Antalya’da Boğaçayı’na düşen yavru bir kedi Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin bölgede yüzeydeki sucul bitkileri kesen ekipleri tarafından kurtarıldı. Gerekli kontrolleri yapılan yavru kediye ‘Boğaç’ ismi verilirken, yavru kedi şimdi sahiplendirilmeyi bekliyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi ekipleri Boğaçayı’nda yüzeydeki sucul bitki temizliği yaparken, Boğaçayı içerisine düşen yavru bir kedi olduğunu fark etti. Etrafı yüksek setlerle çevrili olan Boğaçayı’ndan çıkacak bir alan bulamayan yavru kediye doğru hızla yaklaşan ekipler, file yardımıyla yavru kediyi bitkilerin arasından kurtardı. Hayata yeniden tutundu Ekiplerin hızlı müdahalesi ile kurtarılan yavru kedi korku dolu gözlerle hayata yeniden tutundu. Büyükşehir Belediyesi veteriner ekipleri gerekli kontrol ve aşılarını yaptı. Büyükşehir ekipleri, yavru kediye ‘Boğaç’ ismini verdi. Büyükşehir Belediyesi Deniz ve Kıyı Yönetimi Şube Müdürlüğü’nde misafir edilen ‘Boğaç’ sahiplendirilmeyi bekliyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Deniz ve Kıyı Yönetimi Şube Müdürü Dr. Mustafa Yıldırım, Boğaçayı’nda temizlik yapan ekiplerin suya düşen bir yavru kediyi fark ettiğini belirterek, "Arkadaşlarımız hemen o noktaya teknemizi yönlendirip kedimizi ölmek üzere iken kurtarmış. Hemen yavru kedimizin ilgili birimlerimizde gerekli bakımlarını kontrollerini yaptırdık. Boğaçayı’ndan esinlenerek adını da Boğaç koyduk. Ömür boyu sahiplenebilecek bir kişi bulursak sahiplendirmeyi umuyoruz. Ekiplerimiz sürekli Boğaçayı’nda canlıların hayatlarını kurtarıyorlar. Özellikle oltalara, ağlara takılan kuşları canlıları kurtarıyorlar" dedi.
Muratpaşa’nın LGS gururları
08 Ağustos 2025 Cuma - 10:04 Muratpaşa’nın LGS gururları Antalya Muratpaşa Belediyesi’nin destek eğitim kurs merkezlerinde liseye hazırlanan ve Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavına giren öğrencilerin tercih sonuçları belli oldu. 459 puanla 2.68’lik yüzdelik dilime girerek destek eğitim merkezlerinin en başarılı öğrencisi olan Kıvanç Coşguner, Antalya TOBB Fen Lisesi’ne, 443 puan alan Ahmet Kayra Üzer ise Antalya Dr. İlhami Tankut Anadolu Lisesi’ne yerleşti. Muratpaşa Belediyesi’nin Zeytinköy, Ermenek ve Memurevleri mahallelerindeki destek eğitim kurs merkezlerinde liseye hazırlanan öğrenciler, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) yerleştirme sonuçlarında büyük başarı elde etti. 15 Haziran’da iki oturumda yapılan sınava kurs merkezlerinden 140 öğrenci katıldı. Sonuçlara göre iki öğrenci yüzde 5’lik dilime, toplam 10 öğrenci ise yüzde 15’lik dilime girmeyi başardı. Yerleştirme sonuçlarının açıklanmasının ardından öğrenciler, merkezlerdeki rehberlik hizmetinden yararlanarak tercihlerini yaptı. 459 puanla 2.68’lik yüzdelik dilime giren Kıvanç Coşguner, Antalya TOBB Fen Lisesi’ne, 443 puanla yüzde 4’lük dilimde yer alan Ahmet Kayra Üzer ise Antalya Dr. İlhami Tankut Anadolu Lisesi’ne yerleşti. Nisa Güray, Almina Altıntaş, Yiğit Efe Erdurucan ve Leyla Khussain Türk Telekom Anadolu Lisesi’ne; Azra Melek Topyüz Antalya Anadolu İmam Hatip Lisesi’ne; Selim Akın ise Antalya İbrahim Bedrettin Elmalı Fen Lisesi’ne girdi. Semi Narada Şener İstanbul Şile’deki Ayet Azer Aran Savunma Sanayi Meslek ve Teknik Lisesi’ni, Oğuz Alp Aksu ise Isparta Keçiborlu Uçak Bakım Anadolu Lisesi’ni kazandı. Öğrencilerden sınav tavsiyeleri Antalya TOBB Fen Lisesi öğrencisi olan Coşguner, kurslardaki eğitmen kadrosu ve deneme sınavlarının başarısında önemli rol oynadığını belirterek, "Bu okula yerleşmemdeki en büyük etken aldığım eğitim ve yaptığım düzenli tekrarlar" dedi. Annesi Tülay Yezer Coşguner ise kursların ekonomik imkanları kısıtlı aileler için büyük bir hizmet olduğunu söyledi. Dr. İlhami Tankut Anadolu Lisesi’ne yerleşen Ahmet Kayra Üzer, sınav sürecinde kursta öğrendiklerini evde pekiştirerek sistemli çalıştığını ifade etti. Keçiborlu Uçak Bakım Anadolu Lisesi öğrencisi Oğuz Alp Aksu, üniversitede aynı branşta ilerlemeyi hedeflediğini ve uçak bakım teknisyeni olmak istediğini dile getirdi. Antalya İbrahim Bedrettin Elmalı Fen Lisesi öğrencisi Selim Akın ise kitap okuma alışkanlığının süreyi verimli kullanma, okuduğunu anlama ve genel kültür açısından sınav başarısına katkı sağladığını vurguladı.
Küçük bir kasabadan büyük bir pazara: Elmalı’nın mavi altını yaban mersini
08 Ağustos 2025 Cuma - 09:50 Küçük bir kasabadan büyük bir pazara: Elmalı’nın mavi altını yaban mersini Elmalı’nın Karamık Mahallesi’nde kurulan yaban mersini bahçesi, bölge çiftçiliğine yeni bir soluk getirirken, ürünler hem yurt dışına ihraç ediliyor hem de Türkiye’deki ulusal perakende zincirlerinde yerini alıyor Antalya’nın Elmalı ilçesine bağlı Karamık Mahallesi’nde yaşayan Sercan Koloğlu ve ailesi, yaban mersini yetiştiriciliğine başlayarak bölgede bir ilke imza attı. 2023 yılında 30 dönümlük bir deneme bahçesiyle yola çıkan Sercan Koloğlu, 2024 yılında farklı çeşitleri de ekleyerek üretim alanını 200 dönüme çıkardı. Bahçede toplam 80 bin adet yaban mersini fidanı bulunuyor. Uluslararası pazarda yer alıyorlar Sercan Koloğlu yaptığı açıklamada, "Dikimden bir yıl sonra fidan başına 1,3 kg, ikinci yıl ise 2 kg verim aldık. Ürünlerimizi Hollanda ve Orta Doğu başta olmak üzere yurt dışına pazarlıyoruz. Türkiye’de ise perakende marketlerle çalışıyoruz. Hedefimiz üretimi daha da artırarak dünyanın birçok yerine satış yapmak" dedi. "İnsanlar faydalarını öğrendikçe daha fazla kullanacak" Yatırımın büyümesi için bölgede başka üreticilerin de bu alana yönelmesi gerektiğini ifade eden Koloğlu, "Yaban mersini bir furya değil, modası geçmeyecek bir ürün. İnsanlar faydalarını öğrendikçe günlük yaşamlarında daha fazla tüketecek. Pazar gücümüzün artması için birlikte hareket etmemiz şart" diye konuştu. "Kaliteli ve sağlıklı yaşamın anahtarı" Yaban mersininin faydalarına da değinen Koloğlu, bu meyvenin insan sağlığına pek çok katkı sağladığını vurguladı. Koloğlu, yaban mersininin kalp ve damar sağlığını desteklediğini, güçlü bir antioksidan etkisi olduğunu, hafıza ve beyin fonksiyonlarını geliştirdiğini, sindirim ve bağırsak sağlığını desteklediğini, kan şekeri dengesine yardımcı olduğunu, bağışıklık sistemini güçlendirdiğini, cilt ve kemik sağlığını koruduğunu, spor sonrası toparlanmayı hızlandırdığını ve yaşam süresini uzatabileceğini belirterek, "Kaliteli ve sağlıklı yaşam için tüketilmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı. Bölgede farklı bir üretim alanı olarak dikkat çeken yaban mersini, Elmalı’daki çiftçilere de önemli bir alternatif tarım modeli sunuyor.