Yerel Haberler
Antalya
20 Nisan 2026 Pazartesi - 17:33 Antalya’da 2 kişinin ölümüne neden yangında perdelerin tutuşturulduğu iddiası Antalya’da 3 yıl önce Muharrem Barış ile kız arkadaşı Berna Shermetova’nın yaşamını yitirdiği yangına ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. İddianamede, evin perdesinin dışarıdan tutuşturulması sonucu yangının çıktığı değerlendirilirken, tutuklu sanıklar hakkında "canavarca hisle yangın çıkarmak suretiyle kasten öldürme" ve "mala zarar verme" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Kepez ilçesi Fatih Mahallesi 3412 Sokak’ta bulunan gecekonduda, 3 Şubat 2023 günü saat 02.00 sıralarında yangın çıktı. Evden yükselen alevleri gören mahalle sakinlerinin ihbarı üzerine bölgeye itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Yangının söndürülmesinin ardından evde yapılan incelemede 2 kişinin cansız bedenine ulaşıldı. Hayatını kaybedenlerin Muharrem Barış ile kız arkadaşı Berna Shermetova olduğu belirlendi. Olayın ardından başlatılan soruşturmada dosya, Antalya Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin başka bir olayı araştırdığı sırada ulaştığı bilgiler doğrultusunda yeniden ele alındı. Shermetova ile Barış’ın öldürülmüş olabileceği yönündeki bilgi üzerine derinleştirilen çalışmada, Muharrem Barış ile İsmail Ö’nün arasında alacak meselesi nedeniyle husumet bulunduğu tespit edildi. Soruşturma kapsamında, olay günü İsmail Ö’nün, Barış’ın kaldığı evin perdesini pencere dışından tutuşturduğu, yangının bu şekilde çıktığı, Mehmet U. ile suça sürüklenen çocuklar M. Ç. ve Z. H. da olayın farklı aşamalarında yer aldığı yönünde değerlendirme yapıldı. Başka suçlardan cezaevinde bulunan İsmail Ö. ile Mehmet U’nun ifadeleri alınırken, iki şüpheli de tutuklandı. "Yangının evdeki elektrik aksamından çıkmadığı kanaatine varıldı" Antalya 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede, tüm soruşturma evrakı ile birlikte elektrik prizlerinden alınan kabloların Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından incelendiği, düzenlenen raporda elektriksel bir arıza tespit edilemediği kaydedildi. Bu nedenle yangının evde bulunan elektrik aksamından kaynaklanmadığı, dışarıdan gerçekleşen bir müdahale sonucu çıktığı kanaatine varıldığı belirtildi. İddianamede, müştekiler Damla Barış ile Ebru Biçer’in, babaları Muharrem Barış’ın bulunduğu evin İsmail Ö. ve M. Ç. tarafından yakıldığı yönündeki beyanlarının da dosyaya girdiği ifade edildi. Mağdur Ebru Biçer’in beyanında, kardeşi Damla Barış ile birlikte daha önce Cumhuriyet Başsavcılığı’na sundukları dilekçeyi tekrar ettiğini söylediği, ses kaydında ismi geçen İsmail Ö. ve M. Ç.’den şikayetçi olduğunu belirttiği de dosyada yer aldı. Mağdur Damla Barış’ın ifadesinde ise, ölen Muharrem Barış’ın öz babası olduğu, babasının Berna Shermetova ile birlikte aynı evde yaşadığı, olaydan sonra kardeşi Fırat Orhan’ın kendisine "evi perdeyi ateş vererek İsmail Ö’nün yaktığını" söylediği aktarıldı. Damla Barış, ayrıca babasının İsmail Ö’ye uyuşturucu verdiğini, İsmail’in eve sık sık geldiğini, babasıyla bu nedenle kavga ettiklerini ve Mehmet U’nun da İsmail’le birlikte gezdiğini beyan etti. "Perdeyi tutuşturduğunu, evdekilerin öldüğünü söyledi" İddianamede ifadesine yer verilen tanık Uğur G., İsmail Ö. ile arkadaş ortamında tanıştığını belirterek, 2023 yılının ilk aylarında İsmail Ö’nün yanına gelerek olayı anlattığını söyledi. Uğur G. ifadesinde, "İsmail yanıma gelerek, Muharrem Barış ile tartıştığını ve çok sinirlendiği için kalmış olduğu evin perdesini tutuşturduğunu, çıkan yangında da evdekilerin öldüğünü söyledi. Ben İsmail’e neden böyle bir şey yaptığını sorduğumda, o da bana, ‘Böyle olacağını bilmiyordum’ dedi" beyanında bulundu. Dosyada yer alan ses çözümleme tutanağında da kimlik bilgileri tespit edilemeyen bir erkek ile kadın sesinin, "evin yanmasında ya İso ve Mürüvvet’in parmağı var, İso çakmağı çakmış perdeyi yol almışlar oradan" şeklinde konuştuğunun görüldüğü aktarıldı. "İsmail, itfaiyeyi arayın yangın var dedi" Suç tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle hakkında ayrı soruşturma yürütülen M. Ç.’nin ifadesinde, olay günü İsmail Ö. ile ilk kez buluştuğunu, beyaz bir araçla Antalya içinde dolaştıklarını, daha sonra araçla bazı yerlere uğradıklarını ve son olarak bir yere gittiklerini anlattığı kaydedildi. M. Ç. ifadesinde, "İsmail araçtan tek başına indi, 10-15 dakika sonra elinde çakmaklar ve kredi kartlarıyla geri döndü. Ardından aracı kullanan Mehmet U’ya "sür, sür" dedi ve bir süre sonra itfaiyenin aranmasını isteyerek ‘itfaiyeyi arayın, yangın var deyin gibi bir şeyler’ dedi" şeklinde konuştu. M. Ç, daha sonra Belek’e gittiklerini, burada İsmail ile Mehmet’in kendi aralarında konuştuklarını, ne konuştuklarını duymadığını, yaklaşık bir hafta sonra Antalya’ya döndüğünde İsmail ile Mehmet U’nun buluştukları sırada İsmail’in "bir ev yaktığını" anlattığını söyledi. M. Ç., "Evin içinde birilerinin olduğundan bahsetmedi. Benim Berna ve Muharrem’in ölümüyle ilgim yoktur. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" dedi. Suç tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle hakkında ayrı soruşturma yürütülen Z. H’de ifadesinde, olay gecesi İsmail ve Mehmet ile birlikte araçta bulunduğunu, Kepez’e giderken arabanın içinde uyuyakaldığını, 10-15 dakika sonra İsmail’in yeniden araca geldiğini, bir süre sonra sabaha karşı otobanda giderlerken İsmail’in aracı durdurup "gittikleri evi yaktığını" söylediğini anlattı. Yangında iki kişinin öldüğünü ise haberlerden öğrendiğini belirten Z. H., olayla ilgisinin olmadığını savundu. "Z. H. benim eski kız arkadaşımdı, ifadesi bu nedenle olabilir" Şüpheli Mehmet U. ise savunmasında, daha önce bu dosyada tanık olarak ifade verdiğini, neden şüpheli olarak dinlendiğini anlamadığını söyledi. Maktul Muharrem’i tanıdığını, kendisine borcu bulunduğunu ancak aralarında husumet olmadığını ileri süren Mehmet U, olay günü İsmail, M. Ç. ve Z. H. ile beyaz araçla gezdiklerini, bir süre sonra Mazi Dağı’nda bulunduklarını, daha sonra birlikte Serik’e gidip dolaştıktan sonra Antalya’ya döndüklerini söyledi. Mehmet U., "Ben Muharrem ile Berna’nın öldüğünü internetten öğrendim. Bütün gün Z. H. ile birlikteydik, hiç yanımdan ayrılmadı. Z. H. benim eski kız arkadaşımdı, kendisiyle kavgalı ayrıldık, bu nedenle benim hakkımda ifade vermiş olabilir. Mürüvvet’in de ifadesini kabul etmiyorum, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" dedi. İsmail Ö. suçlamayı reddetti Şüpheli İsmail Ö. ise savunmasında, maktulleri ve dosyadaki diğer şüphelileri tanıdığını, olay günü Mehmet U., Z. H. ve M. Ç. ile birlikte buluştuklarını doğruladı. Önce Mehmet ile Z. H.yi Mehmet’in bir arkadaşının evine bıraktıklarını, ardından M. Ç. ile birlikte annesinin Konuksever Mahallesi’ndeki evine gittiklerini, burada üzerini değiştirdikten sonra Mehmet ile Z. H’yi tekrar alıp Serik’e gittiklerini anlattı. İsmail Ö. savcılık ifadesinde, "Ben hakkımda neden suçlama yapıldığını anlamış değilim. Muharrem ve Berna’nın ölümüyle bir alakam yoktur. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" dedi. Ağırlaştırılmış müebbet talebi İddianamede, kriminal rapor, müşteki ve tanık ifadeleri ile şüphelilerin birbirleriyle çelişen savunmalarının birlikte değerlendirildiği, yangının kasten çıkarılarak maktullerin ölümüne sebebiyet verildiğinin anlaşıldığı belirtildi. Savcılık, şüpheli İsmail Ö’nün maktul Muharrem Barış’tan uyuşturucu alışverişinden kaynaklı alacağının bulunması nedeniyle olay günü Mehmet U. ile birlikte Muharrem’in kaldığı eve gittiğini, evi yaktığını, Mehmet U’nun da bu eyleme iştirak ettiğini değerlendirdi. İddianamede, iki şüphelinin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek Muharrem Barış ile Berna Shermetova’ya karşı "canavarca hisle yangın çıkarmak suretiyle kasten öldürme" ve maktul Muharrem Barış’a yönelik "yangın çıkarmak suretiyle mala zarar verme" suçlarını işlediklerinin anlaşıldığı kaydedildi. Savcı, İsmail Ö. ile Mehmet U’nun ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Antalya 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianame doğrultusunda davanın ileriki günlerde görülmesine başlanacak.
Yabancı vatandaşların konut talebindeki artış, dolandırıcıların gözünü Antalya’ya çevirdi
07 Ağustos 2025 Perşembe - 12:37 Yabancı vatandaşların konut talebindeki artış, dolandırıcıların gözünü Antalya’ya çevirdi Nüfusa oranla en fazla yabancıya konut satışının Antalya’da olduğunu belirten Antalya Emlakçılar ve İş Takipçileri Oto Galerisi Esnaf Odası Başkanı İsmail Çağlar, " Bu dolandırıcıların hedefini bu bölgeye çevirmesine neden oluyor. Ev veya araç gösterip IBAN’a para alıyorlar. Tapu sorulmadan para gönderildiği için vatandaş parasını kaybediyor. Bu durum hem satın alırken hem de kiralarken yaşanıyor. Mutlaka tapu sahibini görmeden ve sorgulamadan hiçbir ödeme yapılmasın" dedi. Türkiye genelinde yabancılara yapılan konut satışında ilk sıralarda yer alan Antalya’da, emlak ve araç piyasası hareketliliğini sürdürürken dolandırıcılık vakaları da artış gösteriyor. Günde en az 3-4 kişinin dolandırıldığı yönünde kendisini aradığını belirten Çağlar "Ne yazık ki bu olaylar her geçen gün artıyor. Vatandaşlarımızdan ricam; yetki belgesi olmayan kişilerden alışveriş yapmamaları. Ev ya da araç alacaklarsa ya tapu sahibinden ya da yetki belgesi olanlardan alsınlar" dedi. "Tapu sahibini görmeden ve sorgulamadan hiçbir ödeme yapılmasın" Nüfusa oranla en fazla yabancıya konut satışının Antalya’da olduğunu belirten Başkan Çağlar, "Resmi rakamlara bakıldığında İstanbul önde görünüyor. Ancak İstanbul’un nüfusu da çok yüksek. Nüfusa oranla değerlendirildiğinde en çok satış Antalya’da yapılıyor. Bu da dolandırıcıların hedefini bu bölgeye çevirmesine neden oluyor. Ev veya araç gösterip IBAN’a para alıyorlar. Tapu sorulmadan para gönderildiği için vatandaş parasını kaybediyor. Bu durum hem satın alırken hem de kiralarken yaşanıyor. Mutlaka tapu sahibini görmeden ve sorgulamadan hiçbir ödeme yapılmasın. Yetki belgelerinin olmasına dikkat etsinler. Bu kişiler vergi vermiyor, esnafın kazancını çalıyor. Çalmak sadece cepten para almak değildir. Emek verip dükkân açan, kayıtlı çalışan insanların hakkını gasp etmektir. Vatandaşlarımız bu konuda bilinçli ve dikkatli olmalı" diye konuştu. "Faizler düşmedikçe hareket beklenmiyor" Çağlar, kira artışları ve konut piyasasında da kira artışlarının yasal çerçevede, TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) ortalamasına göre belirlendiğini hatırlattı. Çağlar, "Her ay TÜFE ortalamasına göre belirlenen kira artış oranları, kiracı ile ev sahibi arasında anlaşmaya bağlı olarak uygulanıyor. Örneğin geçen yıl Ağustos ayında kira sözleşmesi yapılmış bir kiracı, bu ay TEFE-TÜFE oranına göre belirlenen artışla yeni kirayı bankaya yatırır. Bu sistem böyle devam eder, bunun dışında ekstra bir zam yapılması yasal değildir ve şikayet edilebilir" dedi. "Antalya’ya göç ve öğrenci talebi kira fiyatlarını etkiliyor" Antalya’nın Türkiye ve yurt dışından göç almaya devam ettiğini vurgulayan Çağlar, özellikle üniversite öğrencilerinin kira piyasasında hareketlilik oluşturduğunu söyledi. Çağlar, "Akdeniz Üniversitesi’nde yaklaşık 100 bin öğrenci var. Yeni dönem yaklaşırken ev kiralamaya başladılar. Ancak ev sayısının yetersiz olması nedeniyle kira fiyatları yüksek seyrediyor. Bununla birlikte 5 yıl önce yapılan kira sözleşmeleri bugünkü şartlarda düşük kalıyor. Ancak artışlar yine TEFE-TÜFE oranına göre yapılıyor" diyerek açıklamasını sonlandırdı.
Özel bireyler yüzme kurslarıyla dolu dolu bir yaz geçiriyor
07 Ağustos 2025 Perşembe - 12:28 Özel bireyler yüzme kurslarıyla dolu dolu bir yaz geçiriyor Antalya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Özel Eğitim Okulu ve Rehabilitasyon Merkezi’nde, yüzme kursları yaz aylarıyla birlikte yoğun ilgi görüyor. Özel bireyler fizik tedavilerinin yanı sıra yüzme sporuyla hem güçleniyorlar hem de keyif dolu bir yaz geçiriyorlar. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Döşemealtı’nda hizmet veren Büyükşehir Belediyesi Özel Eğitim Okulu ve Rehabilitasyon Merkezi, engelli bireylere yönelik faaliyetlerini sürdürürken, yaz aylarıyla birlikte açılan yüzme kursu yoğun ilgi görüyor. Engelli bireylerin tedavi sürecini pekiştirmek, sosyalleşmelerine katkıda bulunmak ve verimli bir tatil süreci geçirmelerini sağlamak amacıyla düzenlenen yüzme derslerine 90 öğrenci kayıt yaptırdı. Haftanın 2 günü, 2 saat gerçekleştirilen derslere katılım sağlayan öğrenciler, havuzda vakit geçirirken doyasıya eğlenip, yüzmeyi öğreniyor. Fizik tedavi seanslarına ek olarak yüzme eğitimi alan özel bireyler, kas ve iskelet sistemleri yüzme sporu ile güçlendiriyor. Özel çocukların fiziksel gelişimi destekleniyor Özel bireylere yönelik verilen yüzme dersleriyle birlikte fiziksel gelişimini ve rehabilitasyon sürecini desteklerken, yüzmeyi öğretmek ve çocukların su korkusunu yenmesi de hedefleniyor. Yüzme derslerine katılan öğrencilerden Ali Çetin, burada fizik tedavi aldıklarını ve havuza girdiklerini belirterek, "Yüzme derslerimiz çok keyif geçiyor. Havuza geldiğimi için çok memnunum. Yüzme dışında atölyelerde vakit geçiriyoruz. Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederim" dedi. Ders günleri mutlu uyanıyorlar Öğrenci velilerinden Meliha Genç ise kızının rehabilitasyon merkezine geldiğini söyleyerek, "Sadece fizik tedavi değil, ondan sonra yüzme havuzunda yüzme dersi de alıyor. Farklı daha birçok etkinliğe ve atölyelere dahil oluyor. Ulaşım bizim için çok kolay. Evimizden alınıp, evimize bırakılıyoruz. Burası eğlenceli ve verimli geçiyor. Kızımın kas rahatsızlığı var ve buradaki yüzme dersinden dolayı kasları daha iyi çalışıyor. Öğretmenimizle birlikte temas sorunumuzu da aştık. Kızım buraya geleceği günler mutlu uyanıyor ve buraya heyecanla geliyor. Haftanın 3 günü buraya geliyoruz, 2 gün de havuza geliyoruz. Kızımın engelinden dolayı normal yüzme kursuna güvenip gönderemedik. Ancak buraya güvenimiz tam. Herkes daha dikkatli davranıyor. Hocalarımızdan da memnunuz" diye konuştu.
CW Enerji şampiyon başpehlivan Orhan Okulu’yu ağırladı
07 Ağustos 2025 Perşembe - 12:02 CW Enerji şampiyon başpehlivan Orhan Okulu’yu ağırladı CW Enerji, Kırkpınar Yağlı Güreşleri şampiyonu Başpehlivan Orhan Okulu’yu ağırladı. Başarısından dolayı Okulu’yu tebrik eden CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, "Spora verilen her destek, sağlıklı nesillerin ve güçlü bir toplumun inşasına katkı sunar. Bu bilinçle kültürümüzün önemli bir parçası olan yağlı güreşe destek olmayı sürdüreceğiz" dedi. Kırkpınar Yağlı Güreşleri şampiyonu Başpehlivan Orhan Okulu CW Enerji’yi ziyaret etti. Ziyarette konuşan CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında spora ve sporcuya destek olmaya devam ettiklerini söyledi. Bu doğrultuda, Türkiye Yağlı Güreş Ligi’ne isim sponsoru olduklarını ve bundan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getiren Sarvan, "Geleneksel Türk sporlarından biri olan yağlı güreşe destek vermekten gurur ve mutluluk duyuyoruz. Ata sporumuz olan güreş sadece bir spor dalı değil, aynı zamanda milletimizin köklü tarihini, değerlerini ve kültürel zenginliğini yansıtan önemli bir mirastır. Bu değerli mirasın yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması bizler için son derece kıymetli. Güreşi bir kültür mirası olarak gelecek nesillere bırakma gayreti ile yapılan çalışmaların her zaman yanındayız. Bu nedenle tarihi çok eski yıllara kadar giden Ata sporumuza destek olmayı kendimize görev bildik" dedi. "Şampiyon Başpehlivan Orhan Okulu’yu tebrik ediyorum" Sarvan, "Her yıl Kırkpınar başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında düzenlenen yağlı güreş organizasyonları geçmiş ile bugün arasında güçlü bir bağ kuruyor. CW Enerji olarak bu güçlü mirasa sahip çıkarak geleneksel sporların yaşatılması adına önemli bir adım atıyoruz. Bu spor geçmişten günümüze taşıdığı mirasını modern dünyaya aktarırken, kültürel zenginliklerimizi ve değerlerimizi gelecek kuşaklara taşıma konusunda da oldukça önemli bir yere sahip. Bu nedenle başarısından dolayı Kırkpınar Yağlı Güreşleri şampiyonu Başpehlivan Orhan Okulu’yu tebrik ediyorum. Kendisine başarılarının devamını diliyorum" diye konuştu. "Yağlı güreşe destek olmayı sürdüreceğiz" CW Enerji olarak, topluma değer katan her alanda var olmayı önemsediklerini ifade eden Sarvan, "Bu tür projelerin toplumda birlik ve beraberliği pekiştirdiğine, gençlerimize örnek teşkil ettiğine inanıyor, CW Enerji olarak üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye kararlılıkla devam ediyoruz. Geleneklerimize sahip çıkmak, aynı zamanda geleceğe yapılan bir yatırımdır. Spora verilen her destek, sağlıklı nesillerin ve güçlü bir toplumun inşasına katkı sunar. Bu bilinçle kültürümüzün önemli bir parçası olan yağlı güreşe destek olmayı sürdüreceğiz" diyerek sözlerini tamamladı.
Antalya’da aynı yerde iki ayrı kaza 2 kişinin yaralanmasına, trafiğin de 2 saat kapanmasına neden oldu
07 Ağustos 2025 Perşembe - 11:35 Antalya’da aynı yerde iki ayrı kaza 2 kişinin yaralanmasına, trafiğin de 2 saat kapanmasına neden oldu Antalya’nın Manavgat ilçesinde Sorgun-Otogar Köprülü Kavşağı’nda meydana gelen iki ayrı trafik kazasında 2 kişi yaralandı. İlk kazada bariyerlere çarpan otomobilde bulunan yaralılar hastaneye kaldırılırken, kısa süre sonra aynı noktada meydana gelen zincirleme kazada ise yaralanan olmadı. Kazalar nedeniyle kavşağın Alanya istikameti yaklaşık 2 saat trafiğe kapandı. Edinilen bilgilere göre, Antalya istikametinden Alanya yönüne seyir halinde olan Mustafa D. idaresindeki 07 CKS 58 plakalı Tofaş Şahin marka otomobil, Sorgun-Otogar Köprülü Kavşağı’nda sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu önce sağ, ardından sol bariyerlere çarparak durabildi. Çarpmanın etkisiyle araç parçalanırken, sürücü Mustafa D. ve yanında yolcu olarak bulunan Emrah A. yaralandı. Çevredekilerin 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından yaralılar ambulansla hastaneye kaldırıldı. Aynı noktada ikinci kaza, 3 araç birbirine girdi İlk kazadan dakikalar sonra, kazayı fark ederek yavaşlayan Arif Y.’nin kullandığı 01 BAM 412 plakalı Fiat otomobil ile Deniz Y. idaresindeki 07 CSS 10 plakalı Hyundai marka otomobile, aynı yönde ilerleyen yabancı uyruklu Emrakh K.’nin kullandığı 07 BYB 233 plakalı otomobil çarptı. Üç aracın karıştığı zincirleme kazada yaralanan olmazken, Hyundai plakalı marka araçta yolcu olarak bulunan iki çocuk ve bir köpek, uzun süre korku içinde araçta bekledi. Çocuklar daha sonra diğer sürücüler tarafından araçtan indirilerek sakinleştirildi. Kavşak yaklaşık 2 saat trafiğe kapalı kaldı Kazaların ardından polis ekipleri tarafından kavşağın Alanya istikameti trafiğe kapatıldı. Kazaya karışan araçların çekiciyle kaldırılmasının ardından trafik yeniden normale döndü. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Selahattin Tonguç son yolculuğuna uğurlandı
06 Ağustos 2025 Çarşamba - 18:26 Selahattin Tonguç son yolculuğuna uğurlandı Antalya’da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden eski belediye başkanlarından 84 yaşındaki Selahattin Tonguç, yolculuğuna uğurlandı. 1973-1980 yılları arasında Antalya Belediye Başkanlığı görevini yapan Selahattin Tonguç, 84 yaşında yaşamını yitirdi. Bir süredir sağlık sorunları nedeniyle hastanede tedavi gören ve son olarak geçtiğimiz hafta geçirdiği aort damarı yırtılması sonrası ameliyata alınmış, ardından yoğun bakıma kaldırılmıştı. Hastanedeki tedavisi devam eden Selahattin Tonguç dün akşam saatlerinde hastanede hayatını kaybetti. Kızı ve oğlu gözyaşı döktü Selahattin Tonguç için bugün ilk olarak eski Büyükşehir Belediye binası önünde, ardından CHP Antalya İl Başkanlığı’nda tören düzenlendi. İkindi namazının ardından Muratpaşa Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Tonguç’un cenazesi sevenlerinin omuzlarında Andızlı Mezarlığı’nda bulunan aile kabristanında toprağa verildi. Cenaze namazı öncesi Selahattin Tonguç’un kızı Ayşe ve oğlu Çetin babalarının tabutuna son kez sarılarak gözyaşı döktü. Törene merhum Selahattin Tonguç’un eşi Ayşe Tonguç, oğlu Çetin Tonguç, kızı Ebru Tonguç, Antalya Valisi Hulusi Şahin, CHP Antalya Milletvekili Aykut Kaya, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Antalya Büyükşehir Belediye eski Başkanları Mustafa Akaydın ve Hasan Subaşı, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Döşemealtı Belediye Başkanı Menderes Dal, CHP Antalya eski Milletvekilleri Çetin Osman Budak, Aydın Özer, Tuncay Ercenk katıldı.