Yerel Haberler
Antalya
21 Nisan 2026 Salı - 17:10 Antalya’da 192 milyar TL’lik 458 proje yürütülüyor Antalya’da yılın 2. İl Koordinasyon Kurulu toplantısı, Antalya Valisi Hulusi Şahin başkanlığında gerçekleştirildi. Antalya’da İl Koordinasyon Kurulu’nun 2026 yılı 2. toplantısı İl Milli Eğitim Müdürlüğü salonunda gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Antalya Valisi Hulusi Şahin, il genelinde 2026 yılı mart ayı sonu itibariyler 458 projenin sürdüğünü, projelerin 338’inin genel ve özel bütçeli kuruluşlar, 120’sinin ise belediyeler tarafından yürütüldüğünü söyledi. Toplam yatırım bedeli 192 milyar 62 milyon TL, 2026 yılı ödeneğinin ise 29 milyar 427 milyon TL olduğunu aktardı. Mart ayı sonu itibarıyla 4 milyar 628 milyon TL harcama yapıldığını belirten Vali Hulusi Şahin nakdi gerçekleşme oranının ise yüzde 16 seviyesinde olduğunu açıkladı. "Genel ve özel bütçeli kuruluşlar 338 adet proje üzerinde çalıştı" Genel ve özel bütçeli kuruluşların yürüttüğü 338 projenin toplam bedelinin 170 milyar 257 milyon TL olduğunu aktaran Vali Şahin, bu projeler için 2026 yılında 19 milyar 272 milyon TL ödenek ayrıldığını söyledi. Mart ayı sonuna kadar yapılan harcamaların 1 milyar 925 milyon TL olduğunu, bu alandaki nakdi gerçekleşmenin ise yüzde 10 olduğunu dile getirdi. "Belediye projelerinde yüzde 27 gerçekleşme" Belediyeler tarafından yürütülen 120 projenin toplam bedelinin 21 milyar 804 milyon TL olduğunu, bu projelere 2026 yılı için 10 milyar 155 milyon TL ödenek ayrıldığını aktardı. Mart ayı sonu itibarıyla 2 milyar 702 milyon TL harcama yapıldığını belirten Vali Şahin, nakdi gerçekleşme oranının yüzde 27 olduğunu söyledi. "En fazla harcama kamu hizmetlerinde" Yatırımcı kuruluşlar ve belediyelerce yapılan harcamanın 2 milyar 540 milyon TL ile Diğer Kamu Hizmetleri sektöründe yapıldığını ifade eden Vali Şahin, bunu 932 milyon TL ile ulaştırma-haberleşme ve 664 milyon TL ile eğitim sektörlerinin takip ettiğini açıkladı. "18 proje tamamlandı" Toplam 458 projeden 18’inin tamamlanarak hizmete alındığını belirten Vali, 291 projenin devam ettiğini, 65 projenin ihale aşamasında bulunduğunu, 83 projeye henüz başlanmadığını ve 1 projenin ise tasfiye edildiğini söyledi.
21 Nisan 2026 Salı - 17:03 ALKÜ, yeşil enerjide Türkiye’nin ilk üniversitesi oldu Elektrik tüketiminin tamamını yeşil enerji kaynaklarından sağlayan Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) CK Enerji Akdeniz Elektrik tarafından verilen Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikası (I-REC) ile Türkiye’nin ilk üniversitesi oldu. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından düzenlenen 10. Verimlilik Proje Ödülleri kapsamında, GES projesi ile Kamu Kategorisi’nde Türkiye üçüncüsü olan Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi bu kez de CK Enerji Akdeniz Elektrik aracılığı ile Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikası (I-REC) alan Türkiye’deki ilk üniversite oldu. Sürdürülebilir bir geleceğe katkı sunmak, karbon salımını sıfırlamak için çevre dostu enerji kullanımına yönelik önemli bir adım atan ALKÜ, elektrik tüketimini yeşil enerji kaynaklarından sağladığını belgeledi. CK Enerji Akdeniz Elektrik aracılığı ile Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikası (I-REC) alan ALKÜ, elektrik tüketiminden kaynaklı çevre etkisine nötrledi. 634 bin kwh’lik elektrik tüketimi yeşil enerjiden karşılandı Sertifika ile üniversitenin 2026 yılının ilk iki ayında gerçekleştirdiği toplamda 634 bin 479 kWh elektrik tüketiminin yeşil enerjiden karşılandığı belgelenmiş oldu. Böylece 272,8 CO emisyonunun önüne geçilirken, 12 bin 300 yetişkin ağaç dikilmesiyle eşdeğer bir karbon emisyonu nötrlemesi sağladı. Bu sonuç ile ALKÜ şehir merkezinde 58 adet otomobilin bir yıl boyunca trafikten çekilmesiyle aynı çevresel faydayı sağladı. Geleceğimiz için çalışmalarımız hızla sürdüreceğiz Törende konuşan ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, "Üniversite olarak yalnızca akademik başarılarla değil, çevresel sorumluluklarımızla da öncü olmayı hedefliyoruz. Yenilenebilir enerjiye yönelerek karbon ayak izimizi azaltmak ve sürdürülebilir bir gelecek için somut adımlar atmak önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bu sertifika, çevreye duyarlı yaklaşımımızın uluslararası düzeyde tescillenmesi açısından büyük önem taşıyor. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak adına çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Bizlere bu konuda desteklerini esirgemeyen CK Enerji Akdeniz Elektrik ailesine ve Genel Müdürümüz Fahrettin Tunç’a, ALKÜ ailemizin her bir ferdine yürekten teşekkür ediyorum" dedi. Gelecek nesillerin yaşam kalitesini etkileyen stratejik bir adım CK Enerji Akdeniz Elektrik Genel Müdürü Fahrettin Tunç da, "Yenilenebilir enerjiye geçiş, gelecek nesillerin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen stratejik bir adım. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi’nin I-REC sertifikasıyla elektrik tüketimini yeşil enerji kaynaklarıyla belgelendirmesi, sürdürülebilirlik adına son derece kıymetli bir örnek. Sürdürülebilir enerjiye erişimi kolaylaştırmak, iş ortaklarımızla birlikte temiz bir geleceğe katkı sağlamak en büyük önceliğimiz. CK Enerji Akdeniz Elektrik olarak, kurumların karbon ayak izini azaltmalarına katkı sunmaya ve temiz enerji dönüşümünü desteklemeye kararlılıkla devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu. Sertifika, Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesinde düzenlenen törenle takdim edildi. ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, CK Enerji Akdeniz Elektrik Genel Müdürü Fahrettin Tunç’un katıldığı törende, yeşil enerji kullanımının sürdürülebilir bir gelecek için önemine işaret edildi.
Manavgat Belediyesi’nden yaz yoğunluğuna özel temizlik seferberliği
31 Temmuz 2025 Perşembe - 16:24 Manavgat Belediyesi’nden yaz yoğunluğuna özel temizlik seferberliği Manavgat Belediyesi, yaz aylarında artan nüfus ve sıcak hava nedeniyle temizlik çalışmalarını yoğunlaştırdı. Kent merkezi ve turistik bölgelerdeki çöp konteynerleri basınçlı su ve özel temizlik ürünleriyle gece saatlerinde dezenfekte ediliyor. Antalya’nın Manavgat Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü, yaz aylarında artan nüfus yoğunluğu ve sıcak hava şartları nedeniyle şehir genelinde temizlik çalışmalarına hız verdi. İlçeye gelen on binlerce yerli ve yabancı turistin de etkisiyle özellikle kent merkezi ve turistik bölgelerdeki çöp konteynerleri ile çöp toplama noktalarında yoğun bir temizlik ve dezenfeksiyon çalışması yürütülüyor. Ekipler, kötü koku, bakteri ve haşere oluşumunun önüne geçebilmek için çöp konteynerlerini ve çevrelerini basınçlı su ve özel temizlik ürünleriyle yıkayarak detaylı şekilde dezenfekte ediyor. Temizlik çalışmaları gece saatlerinde, yaya ve araç trafiğinin daha az olduğu zamanlarda gerçekleştirilerek vatandaşların günlük yaşamını etkilemeden tamamlanıyor. Başkan Vekili Çiçek, "Temiz ve sağlıklı bir kent için çalışıyoruz" Manavgat Belediyesi Başkan Vekili Av. Mehmet Çiçek, yürütülen çalışmalarla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Manavgat, yaz aylarında nüfusu katlanan bir turizm kenti. Bu yoğunluk elbette temizlik ihtiyacını da artırıyor. Temizlik İşleri Müdürlüğü ekiplerimiz, halk sağlığı ve çevre temizliği açısından büyük bir özveriyle çalışmalarını sürdürüyor. Tüm vatandaşlarımıza temiz ve sağlıklı bir kent sunmak için çalışıyoruz" dedi.
Muratpaşa’da sünnet olan çocuklar şölene hazırlanıyor
31 Temmuz 2025 Perşembe - 13:41 Muratpaşa’da sünnet olan çocuklar şölene hazırlanıyor Antalya Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, bu yıl 11’incisi düzenlenecek Sünnet Şöleni kapsamında Meydan Tıp Hastanesi’nde sünnet olan çocukları ziyaret etti. Çocuklara ve ailelere ‘Geçmiş olsun’ dileklerinde bulunan Başkan Uysal, tüm Muratpaşalıları 5 Eylül’de gerçekleşecek Geleneksel Sünnet Şöleni’ne davet etti. Muratpaşa Belediyesi’nin geleneksel olarak düzenlediği Sünnet Şöleniyle yaşları 5-12 arasında değişen 168 çocuk Meydan Tıp Hastanesi’nde sünnet oldu. Çocukların sünnet operasyonları belediye işbirliği ile ücretsiz olarak gerçekleştirildi. "Sünnet Şölenine bütün Muratpaşa’mız davetlidir" Hastanede çocukları ziyaret eden Başkan Uysal, içinde kırtasiye malzemeleri ve eşofman takımı bulunan paketleri çocuklara armağan etti. Çocuklarla hatıra fotoğrafı da çekilmeyi ihmal etmeyen Başkan Uysal ilçe sakinlerini 5 Eylül’de gerçekleşecek Sünnet Şölenine davet ederken, "Her yıl olduğu gibi bu yıl da ekonomik olarak dayanışma içinde olmamız gereken ailelerimizle toplu sünnet şöleni düzenliyoruz. Onlarla beraber yapacağımız Sünnet Şölenine bütün Muratpaşa’mız davetlidir. Kültürümüzde, inançlarımızda insanlarımızın ihtiyaç olarak gördüğü her şey ‘sosyal hizmetler’ başlığı altında bizim faaliyet alanımızdır" şeklinde konuştu. "İlk erkek çocuğumuz. Heyecanlıyız. Mutluyuz" Oğlunu sünnet ettirmeye getiren ebeveynlerden Tanju Çot, çok duygulandıklarını ifade ederken, "İlk erkek çocuğumuz. Heyecanlıyız. Mutluyuz" diye konuştu. Çot, ayrıca Muratpaşa Belediyesi’ne yardımları için teşekkür etti. "Operasyon özel bir hastanede ve en güzel şartlarda yapılıyor"" Bir diğer ebeveyn Hatice Küçükşen ise "Operasyon özel bir hastanede ve en güzel şartlarda yapılıyor. Çok memnunuz. Belediyemize çok teşekkür ederiz, çok mutlu olduk" şeklinde konuştu. Sünnet operasyonlarının ardından çocuklar, 5 Eylül Cuma günü düzenlenecek renkli ve coşkulu bir şölenle taçlandırılacak. Şölenden önce çocukların bedenlerine uygun sünnet kıyafetleri de belediye tarafından çocuklara hediye edilecek. Şehitler Parkı’nda düzenlenecek etkinlikte çocukları çeşitli aktivitelerle dolu birbirinden eğlenceli sürprizler bekliyor.
Mevlide gitmek için evden çıkan 76 yaşındaki adamdan 56 gündür haber alınamıyor
31 Temmuz 2025 Perşembe - 13:16 Mevlide gitmek için evden çıkan 76 yaşındaki adamdan 56 gündür haber alınamıyor Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde 5 Haziran’da evinden çıkan 76 yaşındaki Hüseyin Karadeniz’den tam 56 gündür haber alınamıyor. Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde 5 Haziran Perşembe günü Maha Yaylası’ndaki evinden mevlide katılmak için yaya olarak ayrılan 76 yaşındaki Hüseyin Karadeniz’den bir daha haber alınamadı. Akşam saatlerinde eve dönmeyen Karadeniz’in yakınları durumu önce komşularla birlikte araştırdı, sonuç alamayınca ise Gazipaşa İlçe Jandarma Komutanlığı’na ihbarda bulundu. Son görüntüsü güvenlik kamerasında Jandarma ekiplerinin başlattığı çalışmalarda, Karadeniz’in evinden ayrıldıktan kısa süre sonra bir güvenlik kamerası tarafından kaydedildiği belirlendi. Elde edilen görüntüler doğrultusunda arama çalışmaları o bölgeye yoğunlaştırıldı. Ancak Karadeniz’in gitmeyi planladığı Şahinler Mahallesi’ndeki mevlit programına hiç ulaşmadığı ortaya çıktı. Bölgedeki aramalar sonuçsuz kaldı Yaşlı adam için AFAD, Jandarma Arama Kurtarma (JAK), AKUT, komando birliklerinin katılımıyla bölgede geniş çaplı arama kurtarma çalışmaları başlatıldı. Sarp arazi, ormanlık alanlar ve geçiş güzergahları günlerce taranırken, iz takip köpeklerinin desteğiyle yapılan çalışmalardan da bir sonuç alınamadı. 56 gündür Hüseyin Karadeniz’den hala haber alınamazken, ailesi ve ekiplerin umutlu bekleyişi sürüyor.
5 aylık bebek hayatını kaybetti
31 Temmuz 2025 Perşembe - 13:11 5 aylık bebek hayatını kaybetti Antalya’da doğduktan sonra annesi tarafından sokağa terk edilen ve beslenme bozukluğu, bronşit rahatsızlıkları sebebiyle 1 aylık tedavi sürecinin ardından, devlet koruması altına alınan 5 aylık bebek kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Olay, dün akşam 19.30 sıralarında Muratpaşa ilçesi Gebizli Mahallesi’nde bulunan Antalya Valiliği Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğü’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, devlet korumasında olan 5 aylık Arda Deniz D. isimli bebek, görevliler tarafından kurum içerisindeki yatağında hareketsiz bulundu. Bebeğin nefes almadığını fark eden görevliler kendi imkanlarıyla Arda bebeği hemen en yakındaki özel bir hastaneye götürdü. Burada doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayan Arda D. isimli bebek hayatını kaybetti. Küçük bebeğin cansız bedeni kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Annesi tarafından sokağa terk edilmiş Küçük bebeğin ölümünün ardından Antalya Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Olay Yeri İnceleme ve polis merkezi ekipleri olayla ilgili Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğü’nde inceleme yaptı. Öte yandan, Arda bebeğin 17 Şubat 2025 tarihinde henüz birkaç günlük iken annesi tarafından Kepez bölgesinde terk edilmiş halde bulunduğu öğrenildi. Sağlık ekipleri tarafından ilk önce Kepez Devlet Hastanesi’ne kaldırılan bebeğin sevk edildiği özel bir hastanede 1 ay devam eden tedavi sürecinin ardından, devlet korumasına alındığı, bronşit ve beslenme bozukluğu rahatsızlığı bulunduğu öğrenildi. Tedavisine devam edilen küçük bebeğin ayrıca dün sabah saatlerinde yine rutin kontrolleri çerçevesinde hastaneye götürüldüğü ve tedavisinin ardından öğlen saatlerinin ardından kuruma getirildiği öğrenildi. Olayla ilgili Antalya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından muhakkik görevlendirilerek inceleme başlatıldığı bildirildi.
Antalya’da uzaklaştırma kararı aldıran kadın dehşeti yaşadı
31 Temmuz 2025 Perşembe - 12:03 Antalya’da uzaklaştırma kararı aldıran kadın dehşeti yaşadı Antalya’da yaşayan Ukrayna asıllı Türk vatandaşı Iryna Melnychuk D., uzaklaştırma kararı aldırdığı eşi M.A.D.’nin sopalı saldırısına uğradığını öne sürdü. Kafatasına zımba atılan, elleri kırılan ve 16 gün hastanede tedavi gören kadın, "Plan yapıp beni öldürmeye geldi. Şimdi içeride ama ben hâlâ korkuyorum. En ağır cezayı almasını istiyorum" dedi. Antalya’da 14 yıldır yaşayan Ukrayna asıllı Türk vatandaşı Iryna Melnychuk D., 1,5 yıl önce evlendiği M.A.D. tarafından sokak ortasında sopayla darbedildiğini ileri sürerek suç duyurusunda bulundu. Olayın ardından hastaneye kaldırılan kadının kafatasında kırıklar ve vücudunun birçok yerinde darp izleri oluştu. Iryna, saldırıya uğradığı sırada daha önce hakkında uzaklaştırma kararı bulunan eşinin kendisini öldürmeye çalıştığını iddia ederek, saldırıyı planlı olarak gerçekleştirdiğini öne sürdüğü eşinin "en ağır cezayla cezalandırılmasını" talep etti. Olay, 5 Temmuz Cumartesi gecesi saat 00.40 sularında Konyaaltı ilçesinde meydana geldi. Otelde vardiyalı olarak çalışan Iryna, gece mesaisi sonrası servisten inerek konutunun arka kapısından evine girmek üzereyken arkasında bir ses duydu. İddiaya göre, şapka ya da kapüşonla yüzünü gizleyen M.A.D., kadına hiçbir şey söylemeden kafasına sopayla defalarca vurdu. Saldırı sırasında elleriyle başını korumaya çalışan Iryna’nın sol elinde çok sayıda kırık oluştu. Kafatasında beyin kanaması riski taşıyan yaralanmalar nedeniyle Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Iryna Melnychuk D., 16 gün boyunca hastanede tedavi gördü. Sol eline platin ve demir takılan, kafasında zımba dikişler atılan ve estetik müdahale gerektiren doku kayıpları oluşan Iryna Melnychuk D, halen tedavi görüyor. Olayın ardından M.A.D. gözaltına alınıp tutuklandı. Ancak savcılıktaki ifadesinde suçlamayı kabul etmeyen M.A.D., olay anında başka bir evde olduğunu savunarak, "Eşimin yaralanmasıyla bir ilgim yok. Olay saatinde Lara’da D.D. isimli kişinin evindeydim. HTS kayıtları bunu ortaya koyacaktır" dedi. "Korkuyorum, can güvenliğim yok" İhlas Haber Ajansı’na konuşan Iryna Melnychuk D., yaşadıklarını şöyle anlattı: "Evliliğimizin başından itibaren psikolojik baskılar ve tehditler gördüm. Sürekli sınır dışı edilmekle tehdit ediyordu. Daha önce de birkaç kez uzaklaştırma kararı aldırdım. 30 Haziran’da çilingir çağırarak evime zorla girmişti. 5 Temmuz gecesi işten dönerken arkamdan zıplayarak kafama vurdu. Yere düştüm, vurmaya devam etti. Komşular ambulans çağırdı. Elim paramparça oldu, kafama zımba atıldı. Şimdi hastaneden çıktım ama hâlâ sokakta yürürken korkuyorum. İnanın sokakta yürürken arkaya dönüp kontrol ediyorum, hastaneye geldim burada bile bakıyorum arkadan insanlar yürüyor. Bekliyorum önüme geçsinler. Çünkü korkuyorum artık." "Temiz bir akılla plan yapıp geldi" Iryna Melnychuk D., saldırının önceden planlanmış olduğuna inandığını söyleyerek, "Hiçbir madde kullanmadan, bilinçli şekilde yaptı. Çünkü artık onun hayatımda olmasını istemiyordum. Bu yüzden bana zarar verdi. Hastaneden çıkar çıkmaz boşanma davası açtım. Başka birinden 8 yaşında bir kızım var, kızımı Ukrayna’ya göndermek zorunda kaldım, iyileşmeden çocuğumu yanıma alamam" dedi. "Kötü niyetli insanların aramızda dolaşmasına izin vermemeliyiz" Iryna Melnychuk D., saldırının ardından yaşadığı farkındalığı ise şu sözlerle dile getirdi: "Maalesef böyle bir hata yaptım. Şimdi anlıyorum ki bir insanla nerede tanıştığınızın önemi yok, çok dikkatli olunması gerekiyor. Otelde tanımış olabilirsin, bir bankada çalışıyor olabilir ama bu onun sağlıklı biri olduğu anlamına gelmiyor. Eskiden birinin belli bir yerde çalışıyor olması bana güven verirdi ama öyle değilmiş. O yüzden burada yaşayan tüm kadınlara sesleniyorum: Dikkatli olun. Başınıza böyle bir şey gelirse ve hayatta kalabilirseniz, nerede paylaşabiliyorsanız paylaşın. Çünkü böyle insanların dışarıda dolaşmaması gerekiyor. İnsan içinde bulunmamaları gerekiyor. Bunlar insan bile değil. Korkmamak lazım. Kötü niyetli insanların aramızda dolaşmasına izin vermemeliyiz." Kendisinin yaşadığı saldırının cezasız kalmaması için mücadele ettiğini belirten Iryna Melnychuk D, "Kanunlara göre ne kadar ceza alabiliyorsa o kadar ceza alınması istiyorum" ifadelerini kullandı. "Cezasız kalmasın" Mağdur Kadın, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda da, "M.A.D plan yapıp beni öldürmeye geldi. Şu an içerde ama can güvenliğim yok. Bu insan turizm sektöründe çalışıyor. Cezasız kalmasın" diyerek adalet çağrısında bulundu. "Bu yalnızca hukuki değil, insani bir mücadeledir" Iryna Melnychuk D.’nin avukatı Havva Nur Yağcı ise olay sonrası yaptığı açıklamada müvekkilinin yaşadığı travmanın ciddiyetine dikkat çekti. Yağcı, şu ifadeleri kullandı: "Öncelikle, müvekkilim Iryna Melnychuk D.’nin maruz kaldığı bu vahim ve akıl almaz saldırıdan dolayı yaşadığı fiziksel ve psikolojik travmanın boyutu oldukça ciddi. Yapılan darp sonucunda kafatasında kırıklar, beyin travması ve çok sayıda kemik kırığı oluşmuş; bu durum onun hayati tehlike geçirmesine yol açmıştır. Şu an iyileşme süreci devam etmektedir. Adli makamlara taşınarak cezai ve hukuki süreç başlatılmıştır. Adalet önünde hesap vermesi için tüm hukuki imkanları kullanacağız ve sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız." Açıklamasında yalnızca bir avukat değil, aynı zamanda bir kadın olarak da ses yükselttiğini belirten Yağcı, şöyle devam etti: "Yaşanılan bu süreç yalnızca bir kişinin mücadelesi değildir. Bu açıklamayı yalnızca bir avukat olarak değil, aynı zamanda kadının yaşama tutunma mücadelesi olarak yapıyorum. Her gün bu ülkede korkuyla susan, çaresizlik içinde kalan yüzlerce kadının sesi olmak zorundayız. Şiddete uğrayan herkes bilmelidir ki yalnız değilsiniz. Hukuk ve bizler sizin yanınızdayız. Kadına şiddet, ne yazık ki toplumumuzda ciddi bir yara. Ama bu tür olayların üzeri örtülmedikçe, adaletin sesi daha yüksek çıktıkça bu tablo değişecektir. Müvekkilim için yürüttüğümüz mücadele yalnızca hukuki değil, aynı zamanda insani bir sorumluluktur."
Başkan Ali Bıdı: "Sektörün ikiye bölünmesi bizleri de üzdü, çözüm için elimizden geleni yaptık"
31 Temmuz 2025 Perşembe - 11:25 Başkan Ali Bıdı: "Sektörün ikiye bölünmesi bizleri de üzdü, çözüm için elimizden geleni yaptık" Anfaş Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bıdı, 18-20 Eylül tarihlerinde İzmir ve Antalya’da eş zamanlı düzenlenecek yaş meyve-sebze fuarlarının sektörde bölünmeye neden olduğu yönündeki eleştirilere yanıt verdi. Yaşanan durumun sektöre zarar verdiğini vurgulayan Bıdı, bu bölünmenin önüne geçmek adına ciddi girişimlerde bulunduklarını belirtti. Sektörün ikiye bölünmesinin kendilerini de fazlasıyla üzdüğünü ve etkilediğini ifade eden Bıdı, "Böyle bir durumun yaşanmaması için, hem ihracatçı birliklerinin başkanlarıyla hem de sektör temsilcileriyle yaptığımız toplantılarda iki öneri sunduk. Birincisi; bu fuarın bir yıl Antalya’da, bir yıl İzmir’de dönüşümlü olarak düzenlenmesiydi. İkincisi ise; ’Gelin bu organizasyonu birlikte Antalya’da yapalım, sektörü mağdur etmeyelim’ dedik. Ancak maalesef bu önerilerimize olumlu bir geri dönüş alamadık" dedi. Antalya, tarımın başkenti Ali Bıdı, Antalya’nın tarımsal üretim ve ihracattaki liderliğini rakamlarla ortaya koyarak, kentin Türkiye’nin tarımın başkenti olduğu gerçeğini herkesin bildiğini söyledi. Bıdı, "Nasıl ki turizmde bir numaraysa, tarımda da aynıdır. Cam seraların yüzde 80’i, plastik seraların yüzde 50’si Antalya’da yer alıyor. Türkiye’deki örtüaltı tarım alanlarının yüzde 59’u Antalya’dadır. Domates, biber, salatalık, patlıcan ve muz gibi birçok üründe Antalya birincidir. 2024 yılı itibarıyla sadece yaş meyve-sebze ihracatımız 700 milyon doları aştı" diye konuştu. Antalya ve Mersin: Üretimin kalbi Bıdı, Türkiye’nin yaş meyve-sebze üretiminde Antalya ve Mersin’in başı çektiğini, iki ilin bu sektörü taşıdığını vurgulayarak, "Tarım üretiminde Antalya ile birlikte Mersin de Türkiye’nin lokomotifidir. Ancak Mersinli firmalar dahi ulaşım, konaklama ve lojistik imkanları bakımından Antalya’nın fuar merkezi olarak çok daha uygun olduğunu net şekilde ifade etmektedir. Mersin’deki üreticiler de bu fuarın yerinin Antalya olduğunu belirtmiştir. Bu da aslında sektörün ortak kanaatidir" dedi. Antalya’nın stratejik üstünlüğü Ali Bıdı, Antalya’nın fuar için ideal bir lokasyona sahip olduğunu da sözlerine ekleyerek, "Antalya Havalimanı, yenilenen altyapısı ve yoğun uçuş ağıyla Türkiye’nin en güçlü ulaşım merkezlerinden biri haline geldi. 2024 verilerine göre Antalya’dan yapılan yurt dışı uçuş sayısı, İzmir’e kıyasla yüzde 300 daha fazladır. Anfaş ise, havalimanına sadece 1,5 km mesafededir. Bu, uluslararası alım heyetlerinin zaman ve ulaşım açısından büyük avantaj yaşamasını sağlar. Ayrıca, Anfaş’ın konumu sayesinde katılımcı firmalar, ziyaretçilerini doğrudan üretim merkezlerine götürebiliyor. Bu ‘yerinde hizmet’ modeli, sektörün ihtiyaçlarına birebir cevap vermektedir. Antalya, Türkiye’nin ekilebilir alanlarının yalnızca yüzde 1,6’sına sahip olmasına rağmen, ülke tarımsal üretiminin yüzde 4,3’ünü tek başına gerçekleştirmektedir. Bu büyük bir başarıdır. Antalya’nın üretim gücü, iklimi, lojistik avantajları ve altyapısıyla bu fuara ev sahipliği yapması doğaldır. Unutulmamalıdır ki; bu fuarın ev sahibi Anfaş’tır. Fuar alanı bizimdir ve bu organizasyon, önümüzdeki yıllarda da kesinlikle Antalya’da düzenlenmeye devam edecektir. Sektörün doğal merkezi olan Antalya, bu fuarın da kalıcı adresidir" ifadelerini kullandı.
Hamilelere yaz tatili uyarısı: Güneş, sıcak, hijyen ve seyahat planları dikkat gerektiriyor
31 Temmuz 2025 Perşembe - 10:57 Hamilelere yaz tatili uyarısı: Güneş, sıcak, hijyen ve seyahat planları dikkat gerektiriyor Yaz aylarında artan sıcaklıklar ve hareketli tatil planları, hamileler için bazı sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Uzmanlar, bu özel dönemde anne adaylarının hem kendilerini hem de bebeklerini korumak için dikkatli olmaları gerektiğini vurguluyor. Memorial Antalya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Gülbin Destici İşgören, yaz tatili planı yapan hamilelere yönelik önemli uyarılarda bulundu. Hamileliğin özen gerektiren bir süreç olduğunu hatırlatan İşgören, doğru önlemlerle tatilin güvenli ve keyifli bir şekilde geçebileceğini söyledi. Tatil planı öncesi doktor onayı şart Hamilelik döneminde yapılacak her tatil planının mutlaka doktor onayıyla yapılması gerektiğine dikkat çeken Opr. Dr. İşgören, "Her gebelik kendine özgüdür. Özellikle ilk üç ay ve doğuma yakın dönemlerde seyahat planı yapılmadan önce mutlaka hekime danışılmalıdır" dedi. Uçak yolculuğu için en uygun dönem 14-28. haftalar Uçak yolculuğunun hamilelikte dikkat edilmesi gereken konulardan biri olduğunu belirten Opr. Dr. İşgören gebeliğin 14 ila 28. haftaları arasında uçuşların daha güvenli olduğunu söyledi. "Bu dönemde uzun uçuşlarda bacakların hareket ettirilmesi, bol su içilmesi ve gerekiyorsa varis çorabı kullanılması öneriliyor. Ayrıca bazı hava yolu firmalarının hamile yolculardan sağlık raporu talep edebileceği unutulmamalı" ifadesinde bulundu. Güneş çarpmasına karşı önlem alınmalı Hamilelikte vücut ısısının artması nedeniyle güneş çarpması riskinin yükseldiğine dikkat çeken Opr. Dr. İşgören; "Özellikle öğle saatlerinde güneş altında kalınmaması, güneş gözlüğü ve en az 50 SPF içeren koruyucu kremlerin kullanılması gerekiyor" ifadelerini kullandı. Sıvı kaybına karşı su tüketimi artırılmalı Yaz aylarında artan terleme nedeniyle sıvı kaybının daha fazla yaşandığını vurgulayan İşgören; "Hamilelerin günde en az 3 litre su tüketmesi gerekiyor. Özellikle seyahat esnasında suya ulaşımın zor olabileceği düşünülerek yanlarında mutlaka içme suyu bulundurulmalı" dedi. Kıyafet seçimi hem konfor hem sağlık için önemli Hamilelikte uygun kıyafet seçiminin hem konforu hem sağlığı etkilediğini belirten İşgören; "Pamuklu, bol ve açık renkli giysilerin tercih edilmesi, sentetik kumaşlardan uzak durulması, ayak sağlığı için ise rahat sandalet ya da ortopedik terliklerin kullanılması gerekiyor" diye konuştu. Beslenmede hijyen ve dengeye dikkat edilmeli Tatil döneminde dışarıda yemek zorunda kalan hamilelerin gıda hijyenine daha fazla özen göstermesi gerektiğini vurgulayan Opr. Dr. İşgören; "Güvenilir ve hijyenik restoranlar tercih edilmeli, çiğ et, iyi pişmemiş gıdalar ve pastörize edilmemiş süt ürünlerinden uzak durulmalıdır" dedi. Fiziksel aktiviteler ağır olmamalı Hamilelik döneminde vücudun daha fazla dinlenmeye ihtiyaç duyduğunu açıklayan İşgören; "Tatil planlarının fazla yorucu olmaması gerekiyor. Uzun yürüyüşler, tempolu aktiviteler ya da sıcak havalarda yapılan gezilerin yerine daha sakin ve serin ortamlarda zaman geçirilmesini tavsiye ediyoruz" dedi. Havuz ve deniz tercihinde hijyen ön planda olmalı Yüzme aktivitelerinin yaz aylarında sık tercih edildiğini ancak hijyen açısından dikkatli olunması gerektiğini belirten Opr. Dr. İşgören; "Temizliği şüpheli havuzlardan uzak durulmalı, denize girilecekse suyun hijyeninden ve akıntı durumundan emin olunmalı. Ayrıca yüzme sonrası mutlaka duş alınmalı" ifadelerini kullandı. Konaklama tercihi sağlık açısından kritik Tatil süresince kalınacak yerin şartlarının doğrudan sağlıkla ilgili olduğuna dikkat çeken Opr. Dr. İşgören; "Konaklama yapılacak tesisin hijyen şartları, sağlık merkezlerine olan yakınlığı, klimalı ve asansörlü olması önemlidir. Bu, anne adayının konforunu ve güvenliğini artırır" dedi. Tıbbi belgeler her zaman ulaşılabilir olmalı Hamilelik döneminde yaşanabilecek acil durumlar için hazırlıklı olunması gerektiğini söyleyen Opr. Dr. İşgören; "Anne adaylarının hamileliğe dair tıbbi belgeleri, doktor iletişim bilgileri ve kullandıkları ilaçların listesini yanlarında bulundurmaları gerekiyor. Bu belgelerin kolay ulaşılabilir bir yerde tutulması, zaman kaybını önler" şeklinde konuştu. Hamilelik hastalık değil; bilinçli olunmalı Hamileliğin hastalık değil, özel bir dönem olduğunu ifade eden Opr. Dr. İşgören; "Dikkat ve özen ile alınacak önlemler sayesinde yaz tatili sağlıklı ve huzurlu bir şekilde geçirilebilir" dedi.
Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne CDP’den "Saydamlık 2024" Rozeti
31 Temmuz 2025 Perşembe - 10:53 Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne CDP’den "Saydamlık 2024" Rozeti Antalya Büyükşehir Belediyesi, dünyanın en saygın çevresel raporlama platformlarından biri olan CDP (Karbon Saydamlık Projesi) kapsamında gerçekleştirdiği çalışmalarla "Discloser 2024" rozetine layık görüldü. Dünya genelinde şehirlerin iklim değişikliğiyle mücadele ve uyum konusundaki kararlılığını, attığı somut adımları ve bu süreçteki şeffaf raporlamasını değerlendiren uluslararası bir platform olan CDP, yerel yönetimlerin çevresel etkilerini azaltmaya yönelik politikalarını, hedeflerini ve uygulama performanslarını detaylı bir şekilde analiz ederek, küresel ölçekte karşılaştırmalı bir puanlama sistemi sunuyor. Bu kapsamda, ,D- seviyesinden başlayarak D-, D+, C-, C+, B-, B+, A- ve en yüksek başarı seviyesi olan A puanına kadar bir değerlendirme sistemi kullanıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi, CDP sürecine ilk katıldığı yıl D- seviyesinden başlamış, geçen yıllarda gösterdiği sürekli gelişimle 2024 itibarıyla A- seviyesine ulaşmayı başarmıştı. A- seviyesi, iklim eyleminde yüksek performansa işaret eden bir başarı olarak değerlendiriliyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi CDP’nin en prestijli seviyesi olan A Listesi’ne girmek için çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Antalya ortalamanın üzerinde performans gösterdi 2024 yılı CDP skorlamasında dünya genelindeki şehirlerin ortalama notu "B" seviyesinde gerçekleşirken Antalya ise bu ortalamanın üzerinde performans göstererek, iklim değişikliğiyle mücadele ve uyum konusundaki güçlü taahhüdünü ve şeffaflığını ortaya koymuş, "A-" derecesiyle ödüllendirilerek uluslararası alanda örnek şehirler arasında yer alma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Bu başarı, Antalya’nın iklim eyleminde uluslararası standartlarda lider şehirler arasında yer aldığının en somut göstergesi. Antalya’nın hedefi "A Listesi"ne girmek A- notu, aynı zamanda Antalya’nın bir sonraki adım olan "A Listesi"ne girme yolundaki kararlılığını ve sürekli gelişim odaklı yaklaşımını da teyit ediyor. Önümüzdeki günlerde başlatılacak olan 2025 CDP raporlama hazırlıkları, bir yandan mevcut performansın değerlendirilmesini, bir yandan da eksik alanlara yönelik iyileştirme çalışmalarını kapsayacak. CDP tarafından sunulan bireysel geri bildirim ve kapasite geliştirme fırsatları da bu süreçte rehber niteliğinde olacak. Çalışmalar kararlılıkla sürdürülüyor Çevresel şeffaflık, iklim değişikliğiyle mücadele, adaptasyon ve sürdürülebilirlik konularında her yıl daha ileriye gitmeyi hedefleyen Antalya Büyükşehir Belediyesi, Antalya’yı dirençli ve çevre dostu bir geleceğe taşımak için kararlılıkla çalışmayı sürdürüyor.