Yerel Haberler
Antalya
18 Nisan 2026 Cumartesi - 21:24 Akdeniz Belediyecilik Proje Yarışması’nda Antalya Büyükşehir Belediyesine iki ödül Antalya Büyükşehir Belediyesi, 10. Akdeniz Belediyecilik Proje Yarışması’ndan iki ödülle döndü. Büyükşehir Belediyesi, "Dirençli İlk Yeşil Alan Modeli: Konyaaltı Sahili 2. Etap Projesi" ile Peyzaj Planlama, Tasarım ve Uygulama kategorisinde; "Orman Yangınlarının Önlenmesine Yönelik Çalışmalar Projesi" ile Çevre Koruma ve Altyapı kategorisinde Dr. Burhanettin Onat Anı Ödülü’ne layık görüldü. Akdeniz Belediyeler Birliği (AKBB) belediye hizmetlerinin niteliğinin artırılması, kentlilik bilincinin güçlendirilmesi ve belediye projelerinin desteklenmesi amacıyla bu yıl Akdeniz Belediyecilik Proje Yarışması’nın 10’uncusunu gerçekleştirdi. 10. Akdeniz Belediyecilik Proje Yarışması’nda 5 kategoride 22 farklı belediyeden 72 proje değerlendirildi. Antalya Büyükşehir Belediyesi, Çevre Koruma ve Alt Yapı Çalışmaları Kategorisinde ‘Orman Yangınlarının Önlenmesine Yönelik Çalışmalar Projesi’ ile Burhanettin Onat Anı Ödülüne, Peyzaj Planlama, Tasarım ve Uygulama Projeleri Kategorisinde ‘İklime Dirençli İlk Yeşil alan Modeli; Konyaaltı Sahili 2.Etap Projesi’ ile ödüle layık görüldü. Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, ödülü CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı’nın elinden aldı. Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, iki ödül almanın haklı gururunu yaşadıklarını belirterek, "Kentimizi daha dirençli, daha yaşanabilir hale getirmek için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Özdemir, emeğin değer bulduğu ve yerel yönetim anlayışının geleceğe taşındığı bir tören olduğunu belirterek, "Bizler, şehirlerimizin sokaklarında, mahallelerinde, vatandaşlarımızın günlük hayatına doğrudan temas eden hizmetleri üretiyoruz. Bu yüzden diyoruz ki, belediyecilik sadece taş üstüne taş koymak, yol yapmak ya da altyapı kurmak değildir. Belediyecilik, bir şehrin ruhuna dokunmaktır. İnsanın yaşam kalitesini yükseltmek, o şehrin kimliğini koruyarak yarınlara miras bırakmaktır. Bu ödüle emek verenler kadar bunu görüp değerlendiren jüride çok kıymetli. Hepinize emekleri için çok teşekkür ediyorum. Bu ödülü Antalya Büyükşehir Belediyemiz ve en çokta Muhittin Başkanımız adına alıyorum" dedi.
Uzaklaştırma kararı bulunan eşe sopalı saldırı davasında savcıdan 20 yıla kadar hapis talebi
25 Mart 2026 Çarşamba - 10:35 Uzaklaştırma kararı bulunan eşe sopalı saldırı davasında savcıdan 20 yıla kadar hapis talebi Antalya’da Ukrayna asıllı Türk vatandaşı Iryna Melnychuk D.’nin, uzaklaştırma kararı aldırdığı eşi tarafından sokak ortasında sopayla darbedildiği iddiasına ilişkin davada, sanığın tasarlayarak eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 13 yıldan 20 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Sanık Mehmet Ali Değer, mütalaaya yönelik savunmada beraatini talep ederek, "İftira ve kumpas ile türlü türlü oyunlarla, planlarla hürriyetimden alıkonuldum" dedi. 5 Temmuz 2025 tarihinde Konyaaltı ilçesinde meydana gelen olayda, iddiaya göre otelde vardiyalı çalışan Iryna Melnychuk D., gece mesaisi sonrası evine dönerken, hakkında uzaklaştırma kararı bulunan eşi Mehmet Ali Değer tarafından sopayla darbedildi. Başına aldığı darbeler sonucu kafatasında kırıklar ve beyin kanaması riski oluşan kadın, ellerinde çok sayıda kırıkla birlikte 16 gün hastanede tedavi gördü. Güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı Soruşturma kapsamında ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntülerinde, olay gecesi şüphelinin sitenin arka kapısı çevresine geldiği, bir süre etrafı kontrol ettiği ve ardından eldiven giydiği anlar yer alıyor. Devamında elindeki sopayla karanlık alana doğru ilerlediği görülürken, son görüntülerde ise aynı kişinin hızla koşarak motosikletin bulunduğu tarafa doğru olay yerinden uzaklaştığı anlar güvenlik kamerasına yansıyor. İddianamede ağır ceza talebi Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, sanığın mağdurun işten çıkış ve eve geliş saatlerini bildiği, elinde sopayla site çevresine geldiğinin kamera görüntüleriyle tespit edildiği, eylemin anlık öfkeyle değil tasarlayarak gerçekleştirildiği kaydedildi. İddianamede ayrıca, olay yeri yakınındaki iş yerinden alınan kamera kayıtlarının mağdura izletildiği ve mağdurun görüntülerdeki kişinin eşi Mehmet Ali D. olduğunu kesin olarak teşhis ettiği belirtildi. Sanığın daha önce de uzaklaştırma kararlarını ihlal ettiği vurgulanan iddianamede, şiddet eğilimlerinin sürdüğü, serbest kalmasının mağdur açısından tehdit oluşturacağına dikkat çekildi. Bu gerekçelerle, sanığın eyleminin "eşe karşı tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs" suçunu oluşturduğunu belirterek, en ağır şekilde cezalandırılması ve iyi hâl indirimi uygulanmaması istendi. Sanığın savcılıktaki ifadesinde ise olay saatinde Lara semtinde D.D. isimli bir kişinin evinde bulunduğunu, HTS kayıtlarının da bunu göstereceğini söylediği aktarıldı. "Seni öldüreceğim" Iryna Melnychuk D. ise, kolluk kuvetlerine verdiği ifade de olay günü aldığı darbeler nedeniyle geçici hafıza kaybı yaşadığını, ikametinin arka kapısından girdiği sırada arkasından bir ses duyduğunu, döndüğünde eşi Mehmet Ali Değer’i gördüğünü söyledi. Katılanın beyanında, sanığın kendisine bağırmasına fırsat vermeden sopa benzeri bir cisimle sert şekilde vurduğu ve "Seni öldüreceğim" dediği, başını korumaya çalışırken ellerine de çok sayıda darbe aldığı yer aldı. Iryna D., kendisine saldıran kişinin eşi olduğunu, bunu görüntüden, sesinden ve kokusundan ayırt ettiğini ifade etti. Tanık anlatımlarında da olay gecesi bir kadının yere yatırılarak defalarca darbedildiğinin görüldüğü, bağırma sesleri üzerine aşağı inen site sakinlerinin ise Iryna D.’yi yerde ve başından yoğun şekilde kan kaybeder halde bulduğu belirtilmişti. Adli raporda hayati tehlike ve ağır kırık tespiti Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin duruşmaya yansıyan 10 Temmuz 2025 tarihli doktor raporunda, mağdurun yaşamını tehlikeye sokan şekilde yaralandığı, yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek nitelikte olduğu ve kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkilediği belirtildi. Kovuşturma aşamasında mahkemeye ulaşan raporda ise mağdurun duyu veya organlarından birinin işlevinde sürekli fonksiyon azalması bulunduğu kaydedildi. 4. duruşmada da Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden gelen raporda, mağdurun yüzünde sabit iz ya da değişiklik bulunmadığı, ancak duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli fonksiyon azalması niteliğinde olduğu bildirildi. Savcı, mütalaasını açıkladı Davanın 4. duruşması Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülürken, salonda tutuklu sanık Mehmet Ali Değer ve taraf avukatları yer aldı. Gelen sağlık raporuna taraf avukatlarından itiraz olmazken, Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, sanığın ölümcül bölge olan başa birden fazla kez vurması nedeniyle eyleminin "eşe karşı tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs" suçunu oluşturduğunu belirterek 13 yıldan 20 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Mağdur Iryna Melnychuk D. ise önceki duruşmada verdiği ifade de saldırıya ilişkin şunları söylemişti: "Her tartışmada ‘benim ailem diplomat, yakınlarım yunus polisi’ diyordu. ‘Seni istersem yurt dışına attırırım, çocuğunu yurda veririm’ diye tehdit ediyordu. O gece işten dönüp binaya girerken arkamdan zıplayıp ‘seni öldüreceğim’ diyerek kafama vurdu. Yere düştüm, vurmaya devam etti. Komşular çıkıp ambulans çağırdı. Onun olduğuna eminim, sesinden tanıdım. İlk kez 29 Mayıs’ta uzaklaştırma kararı aldırmıştım, bir hafta boyunca şikayetimi geri çekmem için telefonla aramaya devam etti. Şikayetçiyim." "Sanık, uzaklaştırmayı ihlal etti" Iryna D.’nin avukatı Havva Nur Yağcı, esasa yönelik aldığı sözde; müvekkilinin 29 Mayıs 2025 tarihinde uzaklaştırma kararı aldırdığını, sanığın bu kararı ihlal ettiğini hatırlattı. Yağcı, "Müvekkilim 29 Mayıs 2025 tarihinde uzaklaştırma kararı almıştır, 1 Haziran 2025 ve 27 Haziran 2025 tarihlerinde sanığın ihlalleri mevcuttur. Müvekkilim takip altındadır, sanık ne şekilde evine girebileceğini bilebilecek durumdadır, suçu işlediği sabittir cezalandırılmasını talep ediyoruz" dedi. Sanık Mehmet Ali Değer ise suçlamaları kabul etmeyerek beraatini ve tahliyesini talep etti. Değer, "İftira ve kumpas ile türlü türlü oyunlarla, planlarla hürriyetimden alıkonuldum. İlahi adalet için, hak için hukuk için beraatimi talep etmekteyim. Yargılama süresince de haksız bir şekilde saldırıya maruz kaldım, hakkımda yargısız infaz yapılmaktadır. Yargılama süresince yargılamaya yön vermeye çalışarak mahkemenizi yönlendirmeye yönelik davranışlar sergilenmektedir, bu nedenle beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum" şeklinde savunma yaptı. Mahkeme heyeti, sanık ve avukatına mütalaaya karşı yazılı savunmalarını sunmaları için süre verilmesine, sanığın tutukluluk halinin devamına ve duruşmanın ileri bir tarihe ertelenmesine karar verdi.
Ceza yazılacağını bile bile yasaklı alanlara park ediyorlar
25 Mart 2026 Çarşamba - 10:35 Ceza yazılacağını bile bile yasaklı alanlara park ediyorlar Antalya’nın Manavgat ilçesinde park yasağına rağmen araçlarını yasaklı alanlara bırakan sürücüler, yapılan tüm uyarı ve cezai işlemlere rağmen kuralları ihlal etmeyi sürdürüyor. Antalya’nın Manavgat ilçesinde trafik düzeni ve güvenliğini tehlikeye atan park ihlalleri devam ediyor. Özellikle Gülveren Caddesi’nde trafik ve belediye ekipleri tarafından park yapılmasını engellemek amacıyla yerleştirilen dubalara rağmen bazı sürücülerin araçlarını dubaların üzerine park ettiği görüldü. Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekipleri, park yasağı bulunan alanlarda denetimlerini aralıksız sürdürürken, kuralları ihlal eden sürücülere cezai işlem uyguluyor. Uyarıların dikkate alınmaması durumunda sürücülere ceza puanı verilirken, ihlalin tekrarı halinde araçlar çekiliyor. İhlaller belirli noktalarda yoğunlaşıyor Yukarı Hisar Mahallesi’nde Tugayoğlu, Şelale ve Hastane Caddeleri ile Aşağı Hisar Mahallesi’nde Çağlayan İlköğretim Okulu çevresi, 4606 Sokak, Gülveren ve Orhan Gazi Caddeleri ile Aşağı Pazarcı Mahallesi’nde Atatürk ve Fevzipaşa Caddelerinde yoğunlaşan ihlaller nedeniyle ekipler özellikle motorize devriyelerle denetimlerini sıklaştırdı. Tüm denetim ve cezalara rağmen bazı sürücülerin park yasağını ihlal etmeye devam etmesi, trafik düzeni ve güvenliğini tehdit etmeyi sürdürüyor.
ALKÜ’de iki dev destan tek yürekte buluştu
24 Mart 2026 Salı - 21:28 ALKÜ’de iki dev destan tek yürekte buluştu Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesinde (ALKÜ) Türk tarihinin iki dönüm noktası olan "12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü" ile "18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü" etkinlikleri, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Programın açılış konuşmasını yapan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Atıf Bayramoğlu, bu iki tarihi değerin Türk milletinin hafızasında, ruhunda ve vicdanında kenetlendiğini belirterek, "12 Mart İstiklal Marşı’nın kabulü kalemle yazılmış bir diriliş, 18 Mart Çanakkale Zaferi ise kanla yazılmış bir varoluşun adıdır. İstiklâl Marşı, bir milletin "Korkma!" diye başlayan en büyük cesaretidir. Çanakkale ise o cesaretin ete kemiğe bürünmüş hâlidir. Bu iki büyük değer, bize sadece geçmişi anlatmaz; aynı zamanda kim olduğumuzu, nereden geldiğimizi ve nereye yürümemiz gerektiğini hatırlatır. İşte bu yüzden böylesi programlar oldukça önem arz etmektedir. Bunlar, bir milletin kendini yeniden hatırladığı, kökleriyle bağ kurduğu, değerlerini diri tuttuğu anların adıdır" dedi. Programın moderatörlüğünü üstlenen Doç. Dr. Yavuz Uysal, açılışta yaptığı konuşmada Çanakkale’de cephede verilen mücadelenin İstiklal Marşı’nda kelimelere dönüştüğünü belirterek, "Bu iki mücadele aynı ruhun ve aynı diriliş hareketinin yansımasıdır" dedi. Akif’in ödülü reddetme hassasiyetine ve marşın bir kimlik inşası olduğuna değinen Bayram, gençlere marşın her dizesinin altındaki derin anlamı sorgulama çağrısında bulundu. Dr. Irmak Karabulut ise Çanakkale Zaferi’nin Mustafa Kemal Atatürk’ü dünya tarihine kazandıran bir deha örneği olduğunu anlattı. Siperler arasındaki mesafenin 8 metreye kadar düştüğü o anlarda Türk askerindeki sarsılmaz tevekkülü vurgulayan Karabulut, Atatürk’ün Anzak annelerine yazdığı mektubu hatırlatarak, "Çanakkale’yi kazandıran bu yüksek ruhtur" dedi. Programın devamında Dr. Öğr. Üyesi Melih Can ve Dr. Öğr. Üyesi Adem Karaca tarafından müzik dinletisi yapıldı. Program teşekkür belgelerinin verilmesiyle sona erdi. Eğitim Fakültesi Başöğretmen Atatürk Konferans Salonu’nda yapılan etkinliğe Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Atıf Bayramoğlu, Prof. Dr. Mehmet Kılıç, Prof. Dr. Işık Bayraktar, Genel Sekreter Hüseyin Er, fakülte dekanları, MYO müdürleri, akademisyenler, idari personel ve öğrenciler katıldı.
Antalya turizminde bayram bilançosu: Doluluk yüzde 70-85 bandında seyretti
24 Mart 2026 Salı - 15:28 Antalya turizminde bayram bilançosu: Doluluk yüzde 70-85 bandında seyretti Ramazan Bayramı’ndaki Antalya’daki turizm bilançosuna ilişkin değerlendirmede bulunan POYD Başkanı Hakan Saatçioğlu, açık olan otellerde doluluk oranlarının yüzde 70 ile yüzde 85 bandında seyrettiğini belirtti. Turizmin başkenti Antalya’da, Ramazan Bayramı tatilinin ardından Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Saatçioğlu, üç buçuk günlük bayram tatili sonrası turizmdeki hareketliliğe ilişkin bilgi verdi. "Bayram dönemleri turizmde canlanma fırsatı sunuyor" Ramazan Bayramı dönemlerinin Antalya turizmi açısından her zaman önemli bir hareketlilik oluşturduğunu belirten Saatçioğlu, özellikle son yıllarda hem Ramazan hem de Kurban Bayramı’nın kış sezonuna doğru kaymasının sektör için sezon öncesi bir canlanma fırsatı sunduğunu ifade etti. Ancak bu yılki bayramda bölgedeki hareketliliğin beklentilerin bir miktar altında gerçekleştiğini kaydeden Saatçioğlu, sezon öncesi olması nedeniyle birçok tesisin henüz açılmadığını dile getirdi. "Doluluk oranları yüzde 70 ile yüzde 85 bandında seyretti" Açık olan otellerdeki doluluk oranlarına ilişkin bilgi veren Saatçioğlu, "Sezon öncesi olması nedeniyle birçok tesis henüz açılmamıştı; açık olan otellerde ise doluluk oranları yüzde 70 ile yüzde 85 bandında seyretti. Bayram süresince Türkiye genelinde etkili olan yağışlı hava şartları da talebi sınırlayan önemli faktörlerden biri oldu" dedi. Saatçioğlu; yaklaşık üç hafta önce Orta Doğu’da başlayan gerginlikler nedeniyle sınırlı da olsa rezervasyon iptalleri yaşandığını ifade ederek, "Tüm bu gelişmelere rağmen, Antalya turizmi güçlü yapısını korumaktadır. En büyük temennimiz, bölgede en kısa sürede yeniden huzur ve barış ortamının sağlanması ve turizmin kaybettiği rezervasyonları hızla geri kazanmasıdır" ifadelerini kullandı.