Yerel Haberler
Antalya
ALKÜ’nün gelişimi 2026 Asya üniversite sıralamalarında yerini aldı 28 Nisan 2026 Salı - 20:22:37 Times Higher Education tarafından yayımlanan 2026 Asya Üniversite Sıralamalarında Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Asya genelinde 801+ bandında yer aldı. Üniversitenin genel skoru 14.7-23.2 aralığında hesaplandı. ALKÜ; Uluslararasılaşmada 27.2, Araştırma Kalitesinde 22.3, Eğitimde 19.8, Sanayi İş Birliğinde 16.4, Araştırma Ortamında 12.6 oranında yer aldı. ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, elde edilen sonuçların üniversitenin doğru bir gelişim çizgisinde ilerlediğini gösterdiğini söyledi. Rektör Türkdoğan, "THE 2026 Asya sıralamalarında elde ettiğimiz bu tablo, üniversitemizin sahip olduğu potansiyeli ve doğru yolda ilerlediğini açıkça ortaya koyuyor. Özellikle uluslararasılaşma, araştırma kalitesi ve eğitim alanlarında ortaya çıkan veriler bizler için son derece önemli. Amacımız; bu güçlü temeli daha ileriye taşıyarak üniversitemizi hem ulusal hem de uluslararası sıralamalarda üst basamaklara çıkarmaktır. Bu doğrultuda araştırma, inovasyon ve uluslararası iş birliklerini daha da güçlendirmek için kararlılıkla çalışıyoruz. Önümüzdeki süreçte akademik üretkenliğimizi artırarak, nitelikli eğitim anlayışımızı geliştirerek ve sektörle olan iş birliklerimizi daha da derinleştirerek sürdürülebilir bir başarı grafiği yakalamayı hedefliyoruz. Üniversitemizin gelişimine katkı sağlayan ALKÜ ailesine ve tüm kurumlarımıza teşekkür ediyorum" dedi.
28 Nisan 2026 Salı - 17:10 Başkan Erdem: "Alanya’nın tarımsal potansiyelini daha ileriye taşımak için çalışıyoruz" Alanya Ticaret ve Sanayi Odası’nın (ALTSO) Nisan ayı olağan meclis toplantısı düzenlendi. Meclis Başkanı Mehmet Kural başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya Antalya Defterdarı İlhan Karayılan da misafir olarak katılarak meclis üyeleriyle bir araya geldi. Toplantıda konuşan ALTSO Başkanı Eray Erdem, Nisan ayı faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Alanya’nın değerlerini tanıtmaya devam ediyoruz" Alanya’nın coğrafi işaretli ürünlerinin ve yerel değerlerinin tanıtımına büyük önem verdiklerini ifade eden Başkan Erdem, "YÖREX Yöresel Ürünler Fuarı’nda Alanya’mızı birlik ve beraberlik içerisinde başarıyla tanıttık. Ayrıca Alanya keçiboynuzu için Avrupa Birliği coğrafi işaret başvurusunu gerçekleştirerek hem bölgemiz hem de ürünümüz adına tarihi bir adım attık" dedi. "Tarım sektörünü güçlendirmeye yönelik adımlar attık" Tarım alanında üreticilere yönelik çalışmalara da değinen Başkan Erdem, "Keçiboynuzu yetiştiriciliğine yönelik eğitim programları düzenleyerek üreticilerimize doğru dikim, bakım ve verimlilik teknikleri hakkında kapsamlı bilgiler aktardık. Bununla birlikte fidan dağıtım töreniyle üretimin yaygınlaşmasına katkı sağladık. Alanya’nın tarımsal potansiyelini daha ileriye taşımak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" diye konuştu. "İş dünyamızın finansmana erişimi önceliğimiz" Ekonomi ve finans alanındaki gelişmelere de değinen Başkan Erdem, "Turizm ve ihracat sektörlerimize yönelik destek taleplerimizi ilgili kurumlara ilettik ve bu girişimlerimizin karşılık bulmasından memnuniyet duyduk. Açıklanan kredi destekleri, iş dünyamızın finansmana erişimini kolaylaştıracaktır. Ayrıca bankacılık sektörü temsilcileriyle yaptığımız görüşmelerde üyelerimizin beklenti ve sorunlarını doğrudan iletme fırsatı bulduk" ifadelerini kullandı. "Alanya’nın geleceği için ortak akılla çalışıyoruz" Nisan ayı boyunca farklı alanlarda yürütülen çalışmalara da değinen Başkan Erdem, "Ulusal ve uluslararası iş birliklerinden çevresel sürdürülebilirlik projelerine, turizmden spora kadar geniş bir yelpazede önemli toplantı ve organizasyonlara katıldık. Vefa turizmi programı, Mavi Akdeniz Projesi ve spor turizmine yönelik planlamalarla Alanya’mızın kalkınmasına katkı sunmaya devam ediyoruz. Tüm bu çalışmaları ortak akıl anlayışıyla sürdürüyoruz" dedi. Defterdar Karayılan’dan iş dünyasıyla iş birliği vurgusu Toplantıya katılan Antalya Defterdarı İlhan Karayılan da meclis üyelerine hitap ederek, kamu ile iş dünyası arasındaki güçlü iletişimin önemine dikkat çekti. Defterdar Karayılan, meclis üyelerinden gelen soruları da yanıtlayarak, ev sahipliği için Başkan Erdem’e teşekkür etti. Başkan Erdem ise şunları söyledi: "Defterdarımızın katılımı bizler için son derece kıymetlidir. Kamu-özel sektör iş birliğinin güçlenmesi, üyelerimizin yaşadığı sorunların daha hızlı çözülmesi ve sağlıklı bir ekonomik yapı oluşturulması açısından büyük önem taşımaktadır" dedi.
28 Nisan 2026 Salı - 14:36 Onkoloji uzmanından sosyal medya kürlerine uyarı: "Masum görülen bitkilerin içinde birçok kimyasal var" Türk Tıbbi Onkoloji Derneğince Antalya’da düzenlenen 13. Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi’nde konuşan Dernek Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Karabulut, kanser hastalarının geleneksel, bitkisel ve sosyal medyada sıkça karşılaşılan kür, krem ve benzeri ürünleri doktorlarına danışmadan kullanmamaları gerektiğini belirterek, "Biz hastalarımızın zarar görmesini istemediğimiz için, ömrümüzü adadığımız bu insanların saçının teline zarar gelmemesi için bu ürünleri güvenli bulmuyoruz. O yüzden doktorlarına danışmadan, bu işte uzmanlığı olmayan herhangi bir kişinin sözüyle ya da yaptığı uygulamalarla hareket etmesinler" dedi. Türk Tıbbi Onkoloji Derneği tarafından bu yıl 13’üncüsü düzenlenen "Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi", Antalya’nın Serik ilçesi Belek Turizm Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kongre için Antalya’da bulunan Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Karabulut, İhlas Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, geleneksel ve bitkisel ürünler ile sosyal medyada sıkça gündeme gelen kür, krem ve benzeri uygulamaların kanser hastaları üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kanser hastalarının tedavi sürecinde bilimsel kanıtı olmayan ürünlere yönelmesinin ciddi riskler taşıyabileceğine dikkat çeken Karabulut, hekimlerin bu tür uygulamalara yaklaşımının "karşı çıkmak" olarak değil, "güvenli bulmamak" olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. "Kanser hastalarının hayatlarını kurtarmak için ömrümüzü adadık" Prof. Dr. Bülent Karabulut, kanser hastalarının yaşamlarını kurtarmak ve onları konforlu bir şekilde yaşatmak için çalıştıklarını vurgulayarak, "Biz kanser hastalarının hayatlarını kurtarmak, onları konforlu yaşatmak için hayatımızı adadık. Onlara iyi gelebilecek herhangi bir şeye karşı çıkmayız. Doktorların bu işe karşı olduğu yönündeki yaklaşıma kesinlikle halkımız inanmasın. Biz bu ürünleri güvenli bulmuyoruz. Basit bir örnek vereyim. Evinize giderken ağacın kenarında iki tane mantar buldunuz. Evinize gidip bu mantarı kavurup yemezsiniz herhalde. O da bitki, o da bir gıda ama ölebilirsiniz" diye konuştu. "Bitkileri masum gibi görüyoruz ama içinde birçok kimyasal var" Bazı bitkilerin yanlış kullanımında ölümcül sonuçlar doğurabileceğini belirten Karabulut, zakkum örneği üzerinden uyarısını sürdürdü. Karabulut, "Zakkum senelerce bu ülkede gündeme geldi. İnsanlar bunun ekstresinden belki de öldü. Çünkü bizim geleneksel dilimizde ‘zıkkım ye’ diye bir laf vardır, o zakkumdan gelir. Bunun birazcık dozunu kaçırırsanız insan ölebilir. Biz aslında bitkileri masum gibi görüyoruz ama onların içinde birçok kimyasal var. Bu nedenle güvenli bulmuyoruz" dedi. Bir maddenin kanser hücresini öldürmesinin tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Karabulut, laboratuvar düzeyindeki bazı sonuçların doğrudan hastalarda güvenle kullanılabileceği anlamına gelmediğine dikkat çekerek, "Bir şeyin kanser hücresini öldürmesi yetmiyor. ‘İspatlandı’ denilen şeylerin de çoğu hücresel düzeyde. Ama bunun zararlı olmadığını da göstermek lazım" ifadelerini kullandı. "İlaçla etkileşiyor mu, yan etkiyi artırıyor mu, etkisini azaltıyor mu" Kanser tedavilerinin hekim kontrolünde ve belirli riskler gözetilerek yürütüldüğünü söyleyen Karabulut, kanıtlanmamış ürünlerin bu sürece dahil edilmesinin hastalar açısından tehlikeli olabileceğini belirterek, "Biz zaten yeterince riski olan tedaviler yaparken, kanıtlanmamış, kanser hücresiyle ya da ilaçla nasıl etkileştiği bilinmeyen; ilacın yan etkisini artırıyor mu, etkisini azaltıyor mu ya da kanser hücresini besliyor mu gibi birçok güvenlik verisine sahip olmayan bir şeyi hastalarımıza uygulamayız" konuştu. "Bu işte uzmanlığı olmayan kişilerin sözüyle hareket etmesinler" Karabulut, kanser hastalarının tedavi sürecinde hekimlerinden habersiz herhangi bir kür, krem, bitkisel ürün ya da sosyal medyada önerilen uygulamaya yönelmemesi gerektiğini belirterek, "Biz hastalarımızın zarar görmesini istemediğimiz için, ömrümüzü adadığımız bu insanların saçının teline zarar gelmemesi için bu ürünleri güvenli bulmuyoruz. O yüzden doktorlarına danışmadan, onlara bilgi vermeden, kesinlikle bu işte uzmanlığı olmayan herhangi bir kişinin sözüyle ya da yaptığı uygulamalarla hareket etmesinler" ifadelerini kullandı.
Antalya’daki festivalde sahnede ilginç an: Dron sanatçının kafasına çarptı
07 Temmuz 2025 Pazartesi - 11:37 Antalya’daki festivalde sahnede ilginç an: Dron sanatçının kafasına çarptı Antalya’nın Kumluca ilçesinde düzenlenen Uluslararası Baysıfest Ortaköy Kültür ve Sanat Günleri’nin final konserinde ilginç bir olay yaşandı. TRT sanatçısı Nurcan Altınok’un konseri sırasında uçurulan amatör bir drone, sahneye yaklaştığı sırada sanatçının saçlarına çarptı. Kısa süreli paniğe rağmen sanatçı konserine kaldığı yerden devam etti.Antalya’nın Kumluca ilçesi Ortaköy Mahallesi’nde bu yıl üçüncüsü düzenlenen Uluslararası Baysıfest Ortaköy Kültür ve Sanat Günleri, renkli görüntülere sahne oldu. İki gün süren festival, geleneksel oyunlar, yarışmalar ve konserlerle dolu bir programla gerçekleştirildi. Ancak final akşamında yaşanan bir olay festivale damga vurdu.Ortaköy Köy Yaşam Merkezi’nde sahne alan TRT sanatçısı Nurcan Altınok’un konseri sırasında, amatör bir dron cihazı uçuş yaparken sanatçının saçlarına çarptı. Kısa süreli paniğe neden olan olay sonrası Altınok, "Kafam gitti" sözleriyle yaşadığı şaşkınlığı dile getirdi. Altınok, yara almadan olayı atlatırken, "Onun ehliyetini alın" sözleri ise izleyenleri güldürdü. Altınok, ardından konserine kaldığı yerden devam etti.Festivalin ilk gününde mahalle halkı tarafından geleneksel oyunlar sahnelenirken, yöresel sanatçılar da izleyicilere keyifli anlar yaşattı. İkinci gün ise yarışmaların finali yapıldı. Dereceye giren katılımcılara ödülleri ilçe protokolü tarafından verildi. Organizasyona destek sağlayan sponsorlara Ortaköy Mahalle Muhtarı Halime Kaya tarafından plaket takdim edildi.Festivalin ikinci akşam programına Kumluca Kaymakamı Bahadır Güneş, siyasi parti temsilcileri, kamu kurumlarının yöneticileri, sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda mahalleli katıldı.
Motosikletle kaza yapıp yaralandı, polise ’bisikletle yaptım’ dedi
07 Temmuz 2025 Pazartesi - 11:26 Motosikletle kaza yapıp yaralandı, polise ’bisikletle yaptım’ dedi Antalya’nın Manavgat ilçesinde meydana gelen kazada yaralanan genç, polis ekiplerine bisikletle kaza yaptığını söyledi. Olay yerinde motosiklet aynası bulan polisler, kazanın aslında bir motosiklet ile şehir içi minibüsün çarpışması sonucu meydana geldiğini tespit etti. Yapılan incelemede sürücünün ehliyetsiz olduğu ve motosikleti olay yerinden kaçırarak saklattığı belirlendi. Olay, Manavgat ilçesi Kavaklı Mahallesi 6512 Sokak ile 6503 Sokak’ın kesiştiği noktada meydana geldi. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne gelen ihbar üzerine, Manavgat İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekipleri ile sağlık görevlileri kaza yerine sevk edildi. "Bisikletle kaza yaptım" dedi, arkadaşları da destekledi Yaralı olarak bulunan Mehmet D, ilk müdahalesi ambulansta yapılırken polis ve sağlık ekiplerine bisikletle kaza yaptığını, arkadaşlarının bisikleti olay yerinden götürdüğünü iddia etti. Çevredeki arkadaşları da aynı ifadeyi teyit etti. Gerçeği motosiklet aynası ortaya çıkardı Kazanın yaşandığı noktada inceleme yapan trafik polisleri, yerde kırık bir motosiklet aynası buldu. Detaylı araştırmada kazanın Mehmet D’nin kullandığı 07 BKD 952 plakalı motosiklet ile Mehmet K. yönetimindeki 07 J 2136 plakalı şehir içi minibüsün çarpışması sonucu meydana geldiği belirlendi. Ehliyetsiz çıktı, motosikleti kaçırmış Ekiplerin çalışmasıyla motosikletin olay yerinden kaçırılarak saklandığı tespit edildi. Sürücü belgesi olmadığı belirlenen Mehmet D’nin, ceza almamak için böyle bir yola başvurduğu öğrenildi. Toplam 37 bin 356 TL ceza uygulandı Polis ekipleri, ehliyetsiz motosiklet sürücüsü Mehmet D ve motosikletin sahibine ayrı ayrı 18 bin 678 TL olmak üzere toplam 37 bin 356 TL para cezası kesti.
MATSO Başkanı Güngör: "TOBB Nefes Kredisi yeniden başladı"
07 Temmuz 2025 Pazartesi - 11:02 MATSO Başkanı Güngör: "TOBB Nefes Kredisi yeniden başladı" Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Seydi Tahsin Güngör, TOBB Nefes Kredisinin yeniden başlatıldığını açıkladı. KOBİ’lerin finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirilen Nefes Kredisi’nin, işletmelerin nakit akışına katkı sağlayacağını ifade eden MATSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör, kredi başvurularının 8-9 Temmuz tarihlerinde Ziraat Bankası, Halkbank, Vakıfbank, Akbank, Yapı Kredi, Denizbank ve Ziraat Katılım şubeleri aracılığıyla kullanılabileceğini söyledi. Kredi Garanti Fonu’nun kendi öz kaynak desteğiyle bu kredilere yüzde 80 oranında kefalet sağlayacağını söyleyen Başkan Güngör, "TOBB’a bağlı Oda-Borsa üyesi işletmeler TOBB Nefes Kredisi’ne başvurabilir. Başvurular, 8-9 Temmuz 2025 tarihi itibariyle başlıyor. TOBB Nefes Kredisi’nden bir firma azami 2,5 milyon TL kredi kullanabilecek. Krediler 6 ay ödemesiz şekilde azami 36 ay vadeli olacak. Detaylar için Odamızla iletişime geçebilirsiniz" dedi. "Üyelerimizin finansmana erişimi kolaylaşacak" KOBİ’lerin finansmana erişimini kolaylaştırılması, işletme sermayesinin güçlendirilmesi ve enflasyonla mücadeleye katkı sağlanması için nefes kredisinin çıkartıldığını kaydeden Güngör, "Üyelerimizin taleplerini dikkate alarak sürecin yeniden başlaması için girişimlerde bulunduk. TOBB Nefes Kredisi’nin, işletmelerimizin nakit akışına olumlu katkılar sağlayacağına inanıyoruz" ifadelerini yer verdi. MATSO olarak, üyelerin talep ve sorunlarını yakından takip ettiklerini vurgulayan Başkan Güngör, üyelerin her zaman yanında olduklarını ve her daim üyelere destek sunmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.
Metal çıkarmak için denize daldı, batmış tekneyi bulup kıyıya çıkardı
07 Temmuz 2025 Pazartesi - 10:15 Metal çıkarmak için denize daldı, batmış tekneyi bulup kıyıya çıkardı Konyaaltı Sahili’nde pandemi döneminde deniz altından atıkları çıkartmaya başlayan Erhan Uludağ, sahilde temizlik yaptığı sırada karşılaştığı manzara ile hayrete düştü. Uludağ, kıyıya birkaç metre mesafede batık halde karşılaştığı kayığı kıyıya çıkardı. Antalya’da ağır vasıta şoförlüğü yaparken pandemi döneminde başladığı ve tüpsüz dalış yaparak yaklaşık 5 yıldır denizden metal atık çıkaran Erhan Uludağ isimli vatandaş bu kez deniz dibinde karşılaştığı manzara ile şaşkına döndü. Palet ve gözlüğüyle tüpsüz dalış yaparak denizden çıkardığı metalleri geri dönüşüme veren Uludağ, hafta sonunda dalış yaptığı Konyaaltı Sahili’nde kıyıya yaklaşık 5-6 metre mesafede batmış ve ters dönmüş bir fiber balıkçı sandalı ile karşılaştı. Sahilde bulunan vatandaşların yardımıyla batık haldeki sandalı kıyıya çeken Uludağ, durumu yetkililere bildirdi. Bölgeye gelen ekipler batık teknenin sahibine ulaşmak için araştırma başlattı. Deniz dibinden bu kez tekne çıkardı Denizin altından metal, lastik gibi atıkları görmeye alışkın olduğunu ancak ilk kez böyle bir şeyle karşılaştığını söyleyen Erhan Uludağ, "Pandemide bu metal atıkları keşfettim ve çıkarmaya devam ediyorum. Bugün de tuhaf bir olayla karşılaştık, kıyıya yaklaşık 4-5 metre uzaklıkta böyle bir tekne buldum. Denize giren vatandaşlar için çapası çok tehlikeliydi. Vatandaşlarımızın ayağı veya herhangi bir yeri zarar gelmesin diye bunu dışarı aldık ve yetkililere haber verdik. Bizde şaşırdık, denizde böyle bir ters dönmüş bir tekneyi dışarıya çıkardık. Deniz dibinde aşırı şekilde metal atıklar ve kirlilik var" dedi. "Geçen sene deniz dibinden 85 ton metal atık çıkardım" 5 yıldır deniz dibinden atıkları çıkarmayı sürdürdüğünü belirten Uludağ, "Geçen sene deniz dibinden 85 ton metal atık çıkardım. Burası Antalya’nın en güzel sahili, gerçekten durum içler acısı. Suyun altında inanılmaz metal atıklar ve tehlikeli atıklar var. Benim gücüm yettiği kadar sosyal sorumlu projesi altında bu metalleri de geri dönüşüme kazandırıp hem doğamızı temizlemeye çalışıyorum. Denizimizi, sahilimizi lütfen temiz tutalım, duyarlı olalım. Denize bir şey atmayalım. Denizin üstü temiz, ama keşke altıda temiz olabilse. Aşırı şekilde tehlikeli metal atıklar var. Günlük 350-400 kiloya kadar atık çıkarıyorum" ifadelerini kullandı. "Farkındalık oluşturmak için çıkartıyorum" 5 yılda 200 tondan fazla atığı Konyaaltı Sahili’nden çıkardığını söyleyen Uludağ, "Beş sezonda 200 tonu fazlasıyla geçmiştir. Ben bunu sadece doğa ve kendim için değil, bir farkındalık oluşturmak için yapıyorum. Geri dönüşümü olan atıkları tesislere gönderiyorum. Denizden yaklaşık 200 ton metal atık çıkardım. Farkındalık olması için, doğa için bir şeyler yapmak isterim. Ayrıca buradan vatandaşlara da seslenmek istiyorum, kendinize bir iyilik yapın denize bir şey atmayın" şeklinde konuştu.
Antalya’nın Toros dağlarındaki doğal buzdolabı
07 Temmuz 2025 Pazartesi - 09:46 Antalya’nın Toros dağlarındaki doğal buzdolabı Sıcak yaz aylarını Antalya’nın Akseki ilçesi sınırlarındaki 1900 metre yüksekliğe sahip Çimi Yaylası’nda geçirenler, derinliği 40 metreyi bulan obrukları buzdolabı gibi kullanıyor. Havaların ısınmasıyla Çimi Yaylası’na çıkan yöre halkı, kış ayları gelinceye kadar yaşamlarını bölgede kurdukları barakalarda sürdürüyor. Çimi Yaylası Kuyu mevkiindeki obrukların en büyüğünün derinliği 40 metreyi buluyor. Kış aylarında yağan kar, yazın kavurucu sıcaklarında bile obruklardan kalkmıyor. Yaylada hayvanlarını otlatan çobanlar da yaylaya gelen vatandaşlara et ve süt ürünleri satıyor. Bu ürünleri alanlar, obrukları soğuk hava deposu gibi kullanıyor. Yaylacılar elektriğin olmadığı bu noktada gıdalarını sıcaklığın sıfır ile 5 derece arasında değiştiği derin obruklarda saklıyor. Bölgede yaşamını sürdürenler peynir, yoğurt ve tereyağı gibi gıdaları doğal serinliğin olduğu obruklarda aylarca bozulmadan muhafaza ediyor "Çocukluğumdan beri yaylaya çıkıyorum" Çocukluğundan beri her yıl yaz aylarında Manavgat ilçesinden gelip Akseki’nin 190 metre rakımlı Çimi Yaylası’na çıkan 72 yaşındaki Hasan Arıcı, yaylaya gelen vatandaşların obruğu yaz aylarında "soğuk hava deposu" gibi kullandığını, hayvanlardan elde edilen peynir, yağ, çökelek ve yoğurt gibi ürünlerini burada saklandığını anlattı. "80 hanede yaşayan insanlar kullanıyor" Kış aylarının şartlarına göre çoğu zaman obrukta eski ile yeni karın birbirine karıştığını ve hiçbir zaman bitmediğini dile getiren Arıcı, "Burada sıcaklık sıfırın altında. Toros Dağlarında Çimi Yaylası’nda yazın 80 hanede yaşayan insanlarımız peynir, yoğurt, çökelek gibi süt ürünlerini obrukta saklar. Yani burası bir soğuk hava deposu gibidir" dedi. Dağın zirvesinden itibaren 80 metre Obruğun bulunduğu yerin dağın zirvesinden itibaren yaklaşık 80-85 metre derinlikte olduğunu anlatan Arıcı, "Buranın derinliği tepeden itibaren 80-85 metre var. Obruğa bir metre genişliğinde daracık kayaların arasından inmeye başlıyorsun. Obruğa inen yerden itibaren yaklaşık 40 metre derinlik mevcuttur. Çoğu zaman kar eski kar ile yeni kar karışır. Bazı zamanlarda kar az yağarsa dibine ulaşır. Burası doğal buzdolabıdır. Yaylada yaşayan herkes buradan kar taşıyarak soğuk suyunu elde eder" diye konuştu. "Kimse, kimsenin ürününü almaz" Yaylada hayvancılıkla uğraşanlar peynirleri Mayıs ayından itibaren obruğa koymaya başladıklarını söyleyen Arıcı, "Mayıs ayından itibaren obruklara peynir ve yağlarımızı koymaya başlarız. Ekim, kasım ayına kadar burada durur. Yayladan dönerken herkes kendi peynirini yağını alır götürür. Kimse kimsenin peynirini, yağını almaz. Herkesin kendi malzemesi işaretlidir. Herkesin malı bellidir. Burada saklanan peynirin lezzeti tarif edilmez. Buradaki gelenek atalarımızdan kalan bir gelenektir. Asırlardır bu geleneğimiz devam ediyor" şeklinde konuştu. Akseki ilçesi Çimi Yaylası’na çıkan ve hayvancılıkla uğraşan Yörüklerden Bilal Arıcı, atalarından kalan geleneği sürdürerek ürettikleri peynirleri yaz aylarında sıcaklığı eksi 0-5 derece olan kar obruğunda sakladıklarını, mağarada saklanan peynirlerin daha lezzetli olduğunu ve bozulmadığını söyledi. "Organik soğuk hava deposu" Obruğun organik soğuk hava deposu olduğunu anlatan Arıcı "Bu kar obruğu kış ayında yağan karlar ile dolar. Yaz ayında yaylaya çıktığımızda yaylada elektrik olmadığı için bozulacak tüm gıdalarımızı burada saklarız. Bu deliklerin içerisinde bol miktarda peynir, yağ ve yoğurt saklanmaktadır. Sahibi ihtiyacı olunca buradan çıkarıp evine götürür" dedi. Arıcı, " Yaz ayında Antalya’da hava sıcaklığı 35- 40 derece iken burası bizim bulunduğumuz yerde sıfırın altına kadar inmektedir. Bu soğuklukta doğal peynir, yoğurt ve yağlarımızı saklamaktayız. Buzdolabı gibi kullanmaktayız" şeklinde konuştu. "En iyi peynir tuluma basılan peynir" En iyi peynirin tuluma basılan peynir olduğunu dikkat çeken Arıcı, "Tulum peyniri deriye basılır. Yaklaşık 3 ay kar obruğunda bekletilir. Daha sonra pazarlara götürerek pazarlarız. Eskiden atalarımız peynirleri bu şekilde deri tulumlara basarlardı. Şimdi ise bidonlara basıyoruz. Aslında tulum peynirinin lezzeti ve kalitesi çok daha farklıdır" diye konuştu. Manavgat ilçesinden nisan mayıs aylarında hava şartlarına göre yaylaya çıktıklarını anlatan Arıcı, "Yaylada keçilerimiz, koyunlarımız doğal ortamda beslenmektedirler. Keçilerden elde ettiğimiz sütten yayıklarda yağ çıkartırız. Ayrıca yine elde ettiğimiz sütten yaptığımız peynirleri ve yağları derinliği 35-40 metreyi bulan buz gibi kar obruğuna getiriyoruz. Burada üç dört ay gibi bir süre durduktan sonra yayla göçüne doğru peynirleri çıkararak pazara götürüyoruz" dedi.
Antalya Büyükşehir Belediyesi önünde Başkan Böcek’e destek mitingi
06 Temmuz 2025 Pazar - 23:57 Antalya Büyükşehir Belediyesi önünde Başkan Böcek’e destek mitingi Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü "rüşvet" soruşturması kapsamında tutuklanmasının ardından belediye binası önünde "Antalya iradesine sahip çıkıyor" mitingi düzenlendi. Böcek’in cezaevinden yazdığı mektup kalabalığa okundu. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü "rüşvet" soruşturması kapsamında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, dün sabah saatlerinde gözaltına alınıp savcılık ifadesinin ardından sevk edildiği mahkemece tutuklanarak Döşemealtı L Tipi Cezaevi’ne gönderilmişti. Böcek’in tutuklanmasının ardından CHP Antalya İl Başkanlığı’nın çağrısı ile Antalya Büyükşehir Belediyesi önünde ‘Antalya iradesine sahip çıkıyor’ mitingi düzenlendi. Muhittin Böcek’in mektubu okundu Büyükşehir Belediyesi önünde toplanan kalabalığa ilk olarak Başkan Muhittin Böcek’in cezaevinden gönderdiği mektup okundu. Böcek mektubunda, "Ben Muhittin Böcek, sizin için, hep sizinle yol yürüyen Muhittin Böcek, 31 yıldır Antalya’ da bir çiçeğe, bir ağaca, bir kuşa, bir insana iyi gelebilmek için çalışan, mücadele eden, ne Antalya’nın ne de Antalyalıların başını eğecek hiçbir şey yapmamış tek amacı ayrısız, gayrısız, herkesin başkanı olmak için çalışan Muhittin Böcek. Tutsak edilmemize sebep olan sözde itirafçı, özde iftiracıların saldırıları benim siyasi hayatımda ilk değil ve biliyorum son da olmayacak. Antalya’yı tarihinde ilk kez üst üste iki kez sizlerin oylarıyla kazanan başkanınız olarak zaten hiçbir başarının cezasız kalmayacağını biliyordum" dedi. "Torosların ağaçları gibi dimdik duruyor ve özgürlüğüme kavuşacağım anı bekliyorum" Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek mektubunun devamında, "Buradan tüm belediye çalışanlarımıza sesleniyorum, ben yokken benim sesim olacak, ben yokken benim elim, kolum ayağım olacaksınız. Bugüne kadar bana herkesin başkanı dediniz. Ben de diyorumki ben dönene kadar her biriniz Antalya için çalışmaya devam edin, hiçbir eksik bırakmayın. Turizmin en yoğun olduğu bu dönemde misafirlerimiz ve vatandaşlarımız, Antalya’da yine en iyi belediyeciliği en güzel Akdeniz şehrini görsünler ve yaşasınlar sizlerin emeği ile. Ben Torosların sert esen rüzgarlarını bilirim, beni merak etmeyin, ben rüzgara karşı dik duran Torosların ağaçları gibi dimdik duruyor ve özgürlüğüme kavuşacağım anı bekliyorum" ifadelerini kullandı. Mitinge CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, CHP Antalya Milletvekilleri Aykut Kaya, Mustafa Erdem, Cavit Arı, Sururi Çorabatır, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Döşemealtı Belediye Başkanı Menderes Dal, Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım, Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, Akseki Belediye Başkanı İlkay Akca, Finike Belediye Başkanı Mustafa Geyikçi, Serik Belediye Başkanı Kadir Kumbul, Korkuteli Belediye Başkanı Saniye Caran, Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, ilçe başkanları ve partililer katıldı.