Yerel Haberler
Antalya
"Antalya Markaları Kongresi" başladı 29 Nisan 2026 Çarşamba - 21:03:58 Antalya Halkla İlişkiler Derneği (AHİD) organizasyonuyla, bu yıl ikincisi gerçekleştirilen Antalya Markaları Kongresi başladı. Antalya Halkla İlişkiler Derneği (AHİD) Başkanı Güldal Siğinç, açılış konuşmasına Antalya Markaları Kongresi henüz daha fikir aşamasındayken verdiği destekle gerçekleşmesine büyük katkıda bulunan merhum ATSO Başkanı Ali Bahar’ı anarak başladı. Siğinç, "Bu kongre sayesinde, Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde eğitim gören 30 öğrenciye, TEV aracılığı ile burs imkanı sağlandığına dikkat çekti. Siğinç , "Antalya’nın ticari dehasını ve marka gücünü harmanlayarak yarınlarını hep birlikte inşa edeceğiz, buradan yeni kapılar aralanacak, yeni ufuklar doğacak" dedi. Antalya ekonomisi önemli markalara sahip Antalya Markaları Kongresi’nin daha köklü ve kurumsal bir yapıya kavuştuğunu ifade eden Vali Hulusi Şahin, "Antalya’nın insanı çalışkan ve girişimci; bir ekonomide ihtiyaç duyulan en önemli unsurların hepsini bünyesinde barındırıyor. Antalya’da hem bölgesel hem ulusal, hatta küresel markalar ortaya çıktı. Antalya ekonomisi, Türkiye’nin en büyük ekonomilerinden biri; dünyada da özellikle bazı sektörlerde hatırı sayılır ekonomilerden biri hâline geldi. Bunu nasıl devam ettireceğiz ve nasıl daha da büyüyeceğiz? Öncelikle bunu başaranlardan bu başarı hikâyelerini almamız lazım. Bu tecrübelerin yanında, yeni kurumsal hamleler yaptıysalar onları da öğrenmemiz lazım. En kıymetli şey bilgidir. O bilginin de tecrübelerle ortaya çıkması gerekir. Gençlerimiz önemli başarı hikâyelerini bu kongre sayesinde dinleyecek, öğrenecek ve istifade edecek. Düzenlenen bu kongreyi bu açıdan çok kıymetli buluyorum" dedi. "İmmüterapi ve yenilikçi tedavi yöntemleriyle sağlıkta marka" Memorial Sağlık Grubu Antalya ve Göztepe Onkoloji Merkezi Kurucu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, tıbbi onkoloji alanındaki uzmanlığı; özellikle meme, baş-boyun ve jinekolojik kanserler üzerine yürüttüğü çalışmalarıyla tanınan Özdoğan İmmünoterapi ve yenilikçi tedavi yöntemleri ile kanserle ilgili istatiksel bilgiler vererek bu alanda sürdürdükleri çalışmalardan bahsetti. "Hayalimiz turizmde geniş bir yelpazede hizmet verecek markaydı" Corendon Grubu Kurucu Ortağı, Corendon Airlines Yönetim Kurulu Başkanı Yıldıray Karaer ise Hollanda’da tur operatörlüğüyle başlayan girişimcilik yolculuğunu, havacılık ve turizm sektörüne nasıl açıldıklarını, sonrasında Corendon Airlines’ın global bir markaya dönüşümünün hikayesini anlattı. Girişimciliğinin ilk yıllarındaki hayalinin turizmde geniş bir yelpazede hizmet verecek bir marka ortaya çıkarmak olduğunu ifade eden Karaer, bugün havayolu, tur operatörlüğü ve otelcilik alanlarında uluslararası ölçekte faaliyet gösteren güçlü bir turizm ekosistemine ulaşmalarının sırrının "iyi hizmet" olduğunu söyledi. Karaer, "Turizm sektöründe iyi ürünler ortaya çıkardığımızı düşünüyorum. Markamızı yurtdışında anlatabilmek için sosyal sorumluluk projeleri ve spor sponsorluklar yapıyoruz. Böylece hem uluslararası alanda doğru ifade etme fırsatı buluyoruz hem de Türkiye markasına katkıda bulunmuş oluyoruz" dedi. Kongrede Antalya’nın önde gelen markaları başarı hikayelerini anlatırken sanatçı kimliğinin yanı sıra araştırmacı ve kültür elçisi yönüyle de öne çıkan Türk Halk Müziği’nin sevilen isimlerinden Sümer Ezgü ise hikayesinin memleketin hikayesi olduğunu söyleyerek, "Çevremde enstrüman çalanlara özenerek müziğe adım attım. Yıllara yayılan sanat hayatımda; derlemeleri, sahne performansları ve televizyon programlarıyla kültürel değerlerin korunmasına ve yaşatılmasına katkı sağladım. Biz sadece türkü söylemiyor, biz bir şeyler anlatıyoruz. Sanat daima yaşama ışık tutan bir olgudur. Sanat, insanları birleştirir" diyerek konuşmasını tamamladı. Kongrede Antalya’nın öne çıkar markalarının başarı hikayeleri paylaşıldı. Antalya’nın değerlerine vefa oturumu Kongrenin ilk gününün finali "İz Bırakan Hikayelerle Şehre Dokunanlar" başlıklı Antalya Değerlerine Vefa Oturumu ile yapıldı. AHİD Genel Sekreteri Gazeteci, Editör ve Halkla İlişkiler Uzmanı Aysen Ovalı Binbir’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda Nadire Konuk ve Selçuk Akıltopu konuk olarak yer aldı. Antalya için çok büyük girişimlerde bulunmuş, Antalyaspor’un da Kurucu Başkanı olan ve Antalya milletvekilliği de yapmış Atilla Vehbi Konuk’un kızı Nadire KonuK, Antalyaspor’un kuruluş hikayesini anlattı. Antalya’nın mimari ve kültürel hafızasında derin izler bırakmış isimlerinden, ilk diplomalı Mimar Tarık Akıltopu’nun oğlu Selçuk Akıltopu ise babasının kent için yaptıklarını dile getirdi.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 17:30 Antalya’da orman yangınlarına karşı sıkı önlemler Antalya Valisi Hulusi Şahin, orman yangınlarına karşı alınan önlemler ve yürütülen hazırlıklara ilişkin, "143 noktada kara araçlarımızı konuşlandırdık. 42 kulemiz var. Bu kulelerin 36 tanesi IP kameralarla donatıldı. Dünyada çok az ülkede bulunan İHA sistemiyle Türkiye orman yangınlarını takip ediyor ve bu İHA’lardan bir tanesi de Antalya’da" dedi. Orman Yangınlarıyla Mücadele Komisyon Toplantısı, Antalya Valisi Hulusi Şahin başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantı sonrası Vali Şahin, orman yangınlarına karşı alınan önlemler ve yürütülen hazırlıklara ilişkin basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Toplantıda sıcaklıkların yükselmesi ve havanın kuruması ile birlikte artan yangın riskine karşı alınacak tedbirler paylaşıldı. "Tüm kurumlarımızın yoğun çalışması sayesinde yangın sayısını 200’de tuttuk" Antalya’nın Türkiye’nin en fazla orman varlığına sahip ili olduğunu belirten Vali Şahin, "Antalya, 1,1 milyon hektar alanla Türkiye’nin en fazla orman varlığına sahip ili. İlçelerimizin de büyük çoğunluğu birinci derecede orman yangını riski taşıyor. İklim değişikliğinin bir sonucu olarak hızla artan sıcaklıklar ve kuraklık, bu riski daha da artırıyor. Fakat geçen yıl tüm kurumlarımızın yoğun çalışması, iyi bir koordinasyon ve organizasyon sayesinde toplam yangın sayısını 200’de tuttuk. Yani yangın sayısında Türkiye genelinde üçüncü sıradayız. Ancak asıl önemli rakam alan kaybında ortaya çıkıyor; burada bin 600 hektarla 12. sıradayız. Bu da yoğun çalışmanın, sıkı takibin ve hızlı müdahalenin bir sonucu. Bu yıl da yine aynı şekilde tüm kurumlarımız, mesai mefhumu gözetmeden çalışmaya devam edecek" dedi. "Antalya İli Orman Yangınları Önleme Planı’nı devreye alıyoruz" Antalya İli Orman Yangınları Önleme Planı’nın da bu yıl yürürlüğe koyulacağını açıklayan Vali Şahin, "Böylece hem alan daraltma çalışması yapacağız hem de riskli günlerde, riskli bölgelerde çok yoğun bir bilinçlendirme, farkındalık ve erken uyarı mekanizmalarını harekete geçireceğiz. Böylece orman yangınlarının sayısını da düşürmenin arayışı içindeyiz. Çünkü her yangın, büyük bir yangına dönüşme riskini barındırıyor ve her yangın çok maliyetli bir söndürme faaliyetini gerektiriyor. O nedenle asıl yapılması gereken, yangınların hiç başlamadan engellenmesidir" diye konuştu. "143 noktada kara araçlarımızı konuşlandırdık" Orman yangınlarına hızlı müdahale için hazırlıkların her yönüyle tamamlandığını belirten Vali Şahin, "143 noktada kara araçlarımızı konuşlandırdık. 42 kulemiz var. Bu kulelerin 36 tanesi IP kameralarla donatıldı. Dünyada çok az ülkede bulunan İHA sistemiyle Türkiye orman yangınlarını takip ediyor ve bu İHA’lardan bir tanesi de Antalya’da. Ayrıca 8 helikopterimiz ve 3 uçağımız da her an göreve hazır şekilde bekliyor. Bunun yanında orman yangınlarını önleme planı doğrultusunda da hazırlıklarımızı tamamladık. Vatandaşlarımızın hassasiyeti, ilgisi ve desteğiyle birlikte bu yıl çok daha az sayıda orman yangınının yaşandığı ve çok daha az miktarda orman alanının zarar gördüğü bir yıl olacağına inanıyoruz. Tüm paydaş kuruluşlarımıza, orman teşkilatımızın fedakâr mensuplarına ve kıymetli basın mensuplarına teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Son 5 yıldaki tüm yangınlar haritaya işlendi" Antalya genelinde uygulanacak olan hassas alan uygulamasına ilişkin Vali Şahin, son 5 yılda Antalya’daki tüm orman yangınlarının bir haritaya işlendiğini belirterek, yangınların nerede çıktığını daraltılmış koordinasyon yöntemiyle tam nokta olarak tespit ettiklerini aktardı. Yangınların ne zaman çıktığını analiz ettiklerini aktaran Şahin, bu şekilde ısı haritaları oluşturduklarını söyledi. Şahin, "Artık orman yangınlarında hassas bölgeleri tüm detaylarıyla biliyoruz. Bu bölgelerde bulunan tüm paydaşlarımıza; mahalle muhtarından cami imamına, okul müdürümüzden öğretmenlerimize, çiftçilerimizden sulama kooperatifi üyelerine kadar o bölgede yaşayan ve faaliyet gösteren herkese ‘riskli gün’ belirlendiği zaman ulaşacağız. Ekiplerimiz de o bölgelerde konuşlanacak. Mutlaka alanı daraltıp ekipleri doğru yere konuşlandırmanız gerekiyor. Bu plan da bunun üzerine kurulu" dedi. Antalya Orman Bölge Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen toplantıya Vali Hulusi Şahin, Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Çiğdem Hacıoğlu, Vali Yardımcısı Salih Yüce, İl Emniyet Müdürü Dr. Sabit Akın Zaimoğlu, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Ahmet Kavukcu, 3. Piyade Eğitim Tugay Komutanı Piyade Albay Ayhan Ocak, Antalya Orman Bölge Müdürü Kemal Kayıran, AFAD İl Müdürü Necmi Erçin, ilgili kamu kurum müdürleri ve kuruluş temsilcileri ile basın mensupları katıldı.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 16:32 Anıtın tepesinde kulaklık takıp dans etti yanına kimseyi yaklaştırmadı Antalya’da elinde benzin bidonu ile Atatürk heykelinin üzerine çıkan şahıs ekiplere zor anlar yaşattı. Elinde benzin bidonu bulunan şahıs 2 saatlik çaba sonucu eyleminden vazgeçirilerek indirildi. Olay, saat 12.00 sıralarında Deniz Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde bulunan Cumhuriyet Meydanı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, elinde benzin dolu bidon ile Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan Ulusal Yükseliş Anıtı’nın üzerine çıkan ve isminin Ertan Ö. olduğu öğrenilen şahsı gören çevredeki vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine verilen adrese polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. 6 metrelik anıtın en üst noktasına çıkan ve elinde benzin bidonu bulunan şahsın ikna etmek için ekipler büyük çaba harcarken, olay yerine gelen Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı ekibi gören Ertan Ö. itfaiyenin uzaklaşmasını aksi takdirde kendisin yakacağını söyledi. Tutarsız beyanlarda bulunan şahıs verdiği telefon numarasından kardeşi ve annesinin aranmasını istedi. Şahsın verdiği numaraya ulaşan ekipler yaptıkları telefon görüşmesinin ardından Ertan Ö.’ye annesi ve kardeşinin şehir dışında olduğunu söyledi. Akli dengesi bozuk ve madde bağımlısı olduğu öğrenilen şahıs yanına kimsenin yaklaşmasına izin vermezken, kendisini ikna etmeye çalışan polislere 10 sene önce attığı mesaj nedeniyle hapis cezası aldığını ve bu nedenle zor durumda kaldığını söyledi. Elindeki bidonu göstererek kendisini yakacağını söyleyen Öztürk, bir süre sonra ise kulaklığını takıp müzik dinleyerek dans etmeye başladı. Kenti gezen turist kafileleri ve vatandaşlar yaşananları meraklı gözlerle izlerken, kimileri ise cep telefonları ile olayı kaydetti. Bu sırada olayı haber alan Muratpaşa Kaymakamı İhsan Kara’da bölgeye geldi. Şahıs ile bir süre görüşen Kara, uzaktan kendisini duyamadığını belirterek aşağıya inmesini söyledi ancak bu çağrı da cevapsız kaldı. Anıtın üzerinde tehlikeli bekleyişini sürdüren ve kimi zaman benzin bidonuyla tehditler savuran Ertan Ö. bir ara elindeki bidondan üzerine benzin döktü. Bunun üzerine harekete geçen polis ekipleri itfaiye aracının sepeti ile Ertan Ö.’nün yanına yaklaştı. Uzun süre Ertan Ö. ile görüşen ve sorunlarına çözüm bulacağını söyleyen müzakereci polis memurunun yaklaşık 2 saatlik çabasının ardından şahıs eylemine son vererek inmeyi kabul etti. İtfaiye aracının sepetine bindirilerek güvenli bölgeye alınan Ertan Ö. olay yerinde hazır bekleyen sağlık ekibinin kontrolünün ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı.
ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman: "Eğitim ve konut fiyatlarındaki artış enflasyonu etkiledi"
03 Temmuz 2025 Perşembe - 14:54 ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman: "Eğitim ve konut fiyatlarındaki artış enflasyonu etkiledi" Enflasyon verilerini değerlendiren ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, eğitim ve konut fiyatlarındaki artışların enflasyonu yukarı taşıdığını belirtti. Hacısüleyman, gıda fiyatlarındaki sakin seyrin manşet enflasyonu baskılasa da, üretici maliyetlerindeki yükselişin maliyet baskısını sürdürdüğünü söyledi. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Haziran ayı enflasyon verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Haziran ayında tüketici fiyatlarının yüzde 1,17 oranında artış gösterdiğini dile getiren Başkan Hacısüleyman, "Yıllık TÜFE’nin yüzde 35,05 seviyesine gerileyerek sınırlı da olsa düşüş eğilimini sürdürdüğünü görüyoruz. Bu süreçte, eğitim ve konut kalemlerinde dikkat çekici artışlar yaşanırken, gıda grubunda fiyatların aylık bazda gerilemesi manşet enflasyonu baskılamıştır. Ancak üretici fiyatlarında gözlenen yüzde 2,46’lık artış, önümüzdeki dönemler için maliyet baskısının sürdüğünü göstermektedir" ifadelerini kullandı. Haziran ayında tüketici fiyatlarının bir önceki aya göre yüzde 1,37 oranında artış gösterdiğini dile getiren Başkan Hacısüleyman, sözlerini şöyle sürdürdü; "Altı aylık kümülatif artış yüzde 16,67 olurken, yıllık enflasyon yüzde 35,05 seviyesine gerilemiştir. Yurt içi üretici fiyatlarında ise aylık artış yüzde 2,46 olurken, yıllık artış yüzde 24,45 olarak kaydedilmiştir. Yİ-ÜFE’nin Aralık 2024’e göre artışı ise yüzde 15,71 düzeyindedir. Bu tablo, üretim maliyetlerinde hala güçlü bir yukarı yönlü eğilimin devam ettiğini ortaya koymaktadır." "Hizmet girdileri ve enerji belirleyici rolde Sanayinin dört ana sektöründe yıllık bazda en yüksek artışın yüzde 61,04 ile ‘su temini’ sektöründe gerçekleştiğini vurgulayan Başkan Hacısüleyman, "Elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 28,25, madencilikte yüzde 25,66 ve imalatta yüzde 23,79 oranlarında yıllık artışlar dikkat çekmektedir. Ana sanayi grupları itibarıyla, ara mallarında yüzde 21,77, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 29,92, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 26,45, enerjide yüzde 24,15 ve sermaye mallarında yüzde 27,40 oranında yıllık artış kaydedildi. Bu durum, üretici fiyatlarındaki artışın sadece enerjiyle değil, geniş tabanlı bir maliyet yapısıyla ilişkilendiğini ortaya koymakta" diye konuştu. "Enflasyonla mücadelede mali disiplin öncelikli" Enflasyonun yapısal ve yapışkan bir karaktere sahip olduğunu belirten Başkan Yusuf Hacısüleyman, "Gıda fiyatlarındaki görece yatay seyir ve bazı kalemlerde gözlenen düşüşler kısa vadede olumlu bir tablo çizse de eğitim, konut ve ulaştırma gibi temel hizmet gruplarındaki fiyat artışları, enflasyonun dirençli yönünü göstermektedir" dedi. Enflasyonla mücadelenin sadece para politikasıyla sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çeken Hacısüleyman, "Bu mücadele, eş zamanlı olarak mali disiplin, kamu harcamalarının etkinliği ve arz yönlü reformlarla desteklenmeli" ifadelerini kullandı. Haziran ayı enflasyon verilerinin, yılın ikinci yarısına girerken maliyet temelli baskıların sürdüğünü ortaya koyduğunu belirten Hacısüleyman, "Bazı temel hizmet kalemlerinde katılık sorunu devam ediyor. Bu nedenle enflasyonla mücadelede bütüncül bir yaklaşım şarttır" şeklinde konuştu. "Eğitim ve konut fiyatlarındaki artış enflasyona yukarı yönlü katkı verdi" Haziran ayında ana harcama grupları içinde en yüksek artış yüzde 4,48 ile "Eğitim" grubunda kaydedildiğini dile getiren Başkan Yusuf Hacısüleyman, "Bu kalemi yüzde 2,62 ile "Konut" ve yüzde 2,38 ile "Ulaştırma" grupları takip etti. Yıllık bazda ise yüzde 73,33 artışla "Eğitim", yüzde 65,54 ile "Konut" ve yüzde 38,70 ile "Sağlık" grupları öne çıkarken, lokanta ve oteller grubunda da yüzde 35,59 yıllık artış yaşandı. Ters yönde ise "Gıda ve Alkolsüz İçecekler" ile "Giyim ve Ayakkabı" gruplarında aylık bazda yüzde 0,27 oranında düşüş kaydedildi. Bu iki grup, mevsimsel etkilerle manşet enflasyona sınırlı bir dengeleme katkısı sundu. Haziran ayında 143 temel başlıktan, 112’sinde artış yaşanırken, 5’inde değişim olmamış, 26 temel başlıkta ise düşüş gerçekleşti" diye konuştu.
Antalya’da lisanslı depoculuk için ilk adım
03 Temmuz 2025 Perşembe - 12:45 Antalya’da lisanslı depoculuk için ilk adım Antalya Ticaret Borsası (ATB), tarım ürünlerinin değerinde ticarete kazandırılması ve tarım sektörünün gelişimine katkı sağlamak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. ATB, Antalya ve çevresindeki illerin hububat ürünlerinin depolanması ve ticarete kazandırılması için lisanslı depoculuk sistemini hayata geçirmeyi hedefliyor. Antalya Ticaret Borsası, Hububat Lisanslı Deposu Ön Fizibilite Raporu’nu değerlendirmek üzere geniş katılımlı bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantının açılışında konuşan ATB Başkanı Ali Çandır, Antalya, 1990’lı yıllardan sonra örtü altı üretimiyle anılmaya başlasa da tarih boyunca hububat üretimi ve ticaretiyle öne çıkan bir şehir olduğunu belirtirken, bugün stratejik öneme sahip hububat ürünlerinin ekonomik değerini korumak ve artırmak amacıyla lisanslı depoculuğu gündeme aldıklarını söyledi. ATB 1. Meslek Komitesi’nden gelen talep doğrusunda Antalya Ticaret Borsası Hububat Lisanslı Deposu Ön Fizibilite Raporu’nu hazırladıklarını belirten Çandır, sektör paydaşlarının görüş ve önerileri doğrultusunda Hububat Lisanslı Deposu’nu Antalya’ya kazandırmak istediklerini ifade etti. "Ürün değerinde satılacak" Lisanslı deponun hayata geçmesiyle birlikte, depolarda saklanan ürünlerin ATB’nin de ortağı olduğu Akdeniz ÜPAK ve Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) platformu üzerinden elektronik ortamda alıcı ve satıcılara sunulacağını belirten Çandır, "Çiftçimizin ürününü güvenle saklayabileceği, değerinde satabileceği ve teminat olarak gösterebileceği bir sistem kurmayı amaçlıyoruz. Yatırımın gerçekleşmesiyle, ürün kalitesi korunacak, kayıt dışı ekonomi önlenecek ve arz-talep dengesi daha sağlıklı bir zemine kavuşacaktır" diye konuştu. "Stratejik bir altyapı yatırımı olacak" Başkan Ali Çandır, lisanslı depo tesisinin kurulmasının stratejik bir altyapı yatırımı olacağını vurgularken, "Bu yatırım, Antalya’mızın yanı sıra Burdur ve Isparta’da da ekonomik potansiyelin önemli ölçüde artmasına katkı sağlayacaktır" dedi. Çandır, merkezi Korkuteli olmak üzere lisanslı depoyu bölge çiftçisinin ve tüccarın hizmetine sunmak istediklerini söyledi. "Sektör destek veriyor" Toplantıda, katılımcılara fizibilite raporu sunulurken, lisanslı depoculukla ilgili bilgi verildi. Toplantıda, Antalya ve çevre illerin hububat üretim kapasitesi, tarımsal ürün deseni ve mevcut depolama altyapısı, lisanslı depo yatırımı gerekliliği, yatırımın fizibilitesi ve potansiyel etkileri ayrıntılı şekilde değerlendirildi. ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Başkan Yardımcısı Halil Bülbül, ATB Yönetim Kurulu Üyesi Ragıp Gök, BAKA Genel Sekreteri Volkan Güler, ATB üyeleri, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, Ticaret İl Müdürlüğü, Ziraat Bankası, BATEM, Akdeniz Üniversitesi, ilgili kurum temsilcileri ve sektör paydaşlarının katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, lisanslı depoculuğun Antalya’da hayata geçirilme potansiyeli değerlendirildi.
Antalya’da haşerelere karşı mücadele çalışmaları mesire alanlarında da sürüyor
03 Temmuz 2025 Perşembe - 12:42 Antalya’da haşerelere karşı mücadele çalışmaları mesire alanlarında da sürüyor Antalya Büyükşehir Belediyesi, yaz aylarının gelmesiyle birlikte halkın yoğun olarak kullandığı park, piknik ve mesire alanları ile sahil kenarlarında haşerelere karşı ilaçlama çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi, sivrisinek ve haşerelere karşı başlattığı ilaçlama çalışmalarına devam ediyor. Vatandaşların rahat bir yaz geçirmeleri için ilaçlama çalışmalarını gerçekleştiren Büyükşehir Belediyesi ekipleri, park ve mesire alanlarında ilaçlama yaparak haşerelerin ürememesi için çalışıyor. Belediye ekipleri 7/24 görev başında Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne çevre ilaçlaması konusunda danışmanlık yapan Akdeniz Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Çetin, ilaçlama çalışmalarının büyük bir özveriyle sürdüğünü söyledi. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 19 ilçede 1700 personelle sivrisinek, karasinek, kene, pire, fare ve hamamböceği gibi haşerelere karşı aralıksız mücadele ettiğini vurgulayan Prof. Dr. Çetin, "Ekipler, Beach Park, mesire alanları ve sahil kesimlerinde sabah saatlerinde ilaçlama yapıyor. İnsanlar rahatsız olmasın diye erken saatlerde ilaçlama çalışması gerçekleştiriliyor. Ancak vatandaşlar bu çalışmaları görmedikleri için ilaçlama yapılmadığını düşünüyor. Bu da yanlış bir algıya sebep oluyor" dedi. Kene vakalarını değerlendirdi Prof. Dr. Çetin, "Son günlerde Kırım Kongo hastalığıyla ilgili bir artış varmış gibi bir algı oluşturuluyor. Ancak bu hastalığı taşıyan kene türleri şehir merkezinde değil, yüksek rakımlı mera alanlarında görülür. Antalya merkezinde ya da sahil kesimlerinde bu kenelerin bulunma ihtimali çok düşüktür. Sahil kesiminde karşılaşılan keneler genellikle köpek kenesi ya da kaplumbağa kenesidir. Bu türlerin insanlara bulaşma riski çok düşüktür. Geçtiğimiz günlerde Sarısu’da bir kene görüldü. Yapılan incelemede bu kenenin kaplumbağa kenesi olduğu tespit edildi. İnsanlardan kan emme ihtimali son derece düşüktür" diye konuştu. Halk arasında doğru bilinen yanlışlar Kene ısırmalarıyla ilgili halk arasında doğru bilinen yanlışlara da değinen Çetin, "Nasıl ki her sivrisinek ısırmasından hastalık bulaşmıyorsa, her kene ısırması da hastalığa sebep olmaz. Eğer bir kene vücudunuza tutunduysa ve birkaç dakika içinde bir sağlık kuruluşuna ulaşabiliyorsanız, mutlaka bir sağlık görevlisine başvurun. Üzerine kimyasal dökmek, yakmak ya da patlatmak gibi yöntemler son derece yanlıştır" dedi. "Uzman olmayanların açıklamaları yanıltıyor" Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çetin, kamuoyunda yer alan bazı açıklamaların halkı gereksiz yere paniğe sevk ettiğine dikkat çekerek şöyle konuştu: "Biz, gerek Antalya halkının gerekse yerli ve yabancı turistlerin sağlığından sorumlu kişileriz. Büyükşehir Belediyesi ve Sağlık Müdürlüğü ekipleri, insan sağlığını korumaya yönelik çalışmaları titizlikle yürütüyor. Türkiye nüfusunun üçte biri kadar ziyaretçinin Antalya’ya geldiği göz önünde bulundurulursa, olumsuz bir durum yaşanmaması için büyük özen gösteriliyor. Kullanılan tüm ilaçlar da Sağlık Bakanlığı onaylıdır."
Lara Atıksu Arıtma Tesisi’nde kapasite iki katına çıkıyor
03 Temmuz 2025 Perşembe - 12:28 Lara Atıksu Arıtma Tesisi’nde kapasite iki katına çıkıyor Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, Lara Atıksu Arıtma Tesisi’nin kapasitesini iki katına çıkaracak dev altyapı yatırımını sürdürüyor. Yaklaşık 1,5 milyar TL yatırım bedeliyle hayata geçirilen projenin inşaat çalışmalarının 2026 yılı Temmuz ayında tamamlanması hedefleniyor. Antalya Su ve Atıksu İdaresi (ASAT) Genel Müdürlüğü, Lara Atıksu Arıtma Tesisi’nde başlatılan kapasite artırımı çalışmalarını sürdürüyor. Kapasite artışının yanı sıra tesisin tüm üniteleri, enerji verimliliği yüksek ekipmanlarla modernize edilerek daha çevreci ve sürdürülebilir hale getirilecek. Bu kapsamda anaerobik SİO-P havuzu dağıtma ünitesi, BİO-P havuzu, havalandırma havuzu, 4 adet son çökeltme havuzu, geri devir ve fazla çamur pompa istasyonu, 2 adet köpük haznesi, trafo ve jeneratör ünitesi ile blower binası gibi yeni yapılar inşa edilecek. Mevcut yapılarda ise elektromekanik ekipmanlar yenilenecek. Halihazırda ASAT tarafından sahada, son çökeltme havuzları ile geri dönüş ve fazla çamur pompa istasyonunda betonarme imalatlar; havalandırma havuzu, anaerobik BİO-P havuzları ve dağıtım yapısında ise kazı ve borulama çalışmaları da devam ediyor. Arıtma kapasitesi iki katına çıkacak Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte tesisin günlük ortalama arıtma kapasitesi 75 bin metreküpten 150 bin metreküpe, maksimum kapasitesi ise 200 bin metreküp/gün seviyesine ulaşacak. Böylece tesis, yaklaşık 1 milyon kişilik nüfusa hizmet verebilecek bir yapıya kavuşacak. Antalya’nın çevre sağlığına önemli katkı sağlayacak bu stratejik yatırım tamamlandığında, ASAT tarafından kentte sürdürülebilir atıksu yönetimi açısından büyük bir adım daha atılmış olacak. Fransız Kalkınma Ajansı (AFD) kredisiyle finanse edilen projenin inşaat çalışmalarının 2026 yılı Temmuz ayında tamamlanması hedefleniyor.
CW Enerji’den 24 milyon dolarlık yeni GES sözleşmesi
03 Temmuz 2025 Perşembe - 12:27 CW Enerji’den 24 milyon dolarlık yeni GES sözleşmesi CW Enerji, yurt içinde yerleşik bir müşteri ile 24 milyon dolar tutarında arazi tipi Güneş Enerji Santrali (GES) kurulumu için sözleşme imzaladı. Projenin 2026 yılının son çeyreğinde tamamlanması hedefleniyor. CW Enerji, yenilenebilir enerji alanındaki yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Şirket, yurt içinde yerleşik bir müşteri ile KDV hariç 24 milyon 21 bin 192 dolar tutarında bir sözleşmeye imza attı. Söz konusu proje kapsamında arazi tipi güneş enerjisi santrali kurulumu gerçekleştirilecek. Projenin 2026 yılının son çeyreğinde tamamlanması planlanırken, CW Enerji bu yatırımla hem Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlamayı hem de yerli mühendislik gücünü ortaya koymayı amaçlıyor. CW Enerji CEO’su Volkan Yılmaz, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Sürdürülebilir bir gelecek inşa etme hedefimizle temiz enerji yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Ardı ardına gerçekleştirdiğimiz bu projelerle yatırımcılarımıza uzun vadeli değer katıyoruz" dedi. Yılmaz, CW Enerji güneş panellerinin yüksek verimlilik, uzun ömür ve zorlu çevre şartlarına dayanıklılık gibi özellikleriyle öne çıktığını belirterek, "Her biri özenle geliştirilen güneş panellerimiz sayesinde yatırımcılarımız maksimum performans ve güvenilirlik elde ediyor. CW Enerji olarak AR-GE’ye yaptığımız sürekli yatırımlarla, ürün kalitemizi ve teknolojik yetkinliğimizi her geçen gün daha da ileriye taşıyoruz. Bu anlayışla hem ülkemizin enerji arz güvenliğine katkı sağlıyor hem de yatırımcılarımız için uzun vadeli değer oluşturuyoruz" ifadelerini kullandı. Yılmaz, açıklamasının sonunda hem yurt içi hem de yurt dışı pazarlarda temiz enerji yatırımlarını artırmayı sürdüreceklerini ve sıfır karbon ekonomisine geçişi desteklemeye devam edeceklerini ifade etti.
Kalp hastalığı olanların gebe kalması "Anne ve bebek sağlığı" için riskli olabilir
03 Temmuz 2025 Perşembe - 12:26 Kalp hastalığı olanların gebe kalması "Anne ve bebek sağlığı" için riskli olabilir Bazı kalp hastalıkları, gebelik sürecinde anne ve bebek sağlığını ciddi şekilde riske atabiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Nuri Cömert, "Belirli bir grup kalp hastalığı olan kişilerin gebe kalması, anne ve bebek sağlığı için riskli olabilir" dedi. Kalp hastalıkları, kadınlarda gebeliği riskli hale getirebilecek ciddi sağlık sorunları arasında yer alıyor. Bazı doğumsal ya da sonradan gelişen kalp problemleri nedeniyle kadınların gebe kalmasına tıbben izin verilmiyor. Memorial Antalya Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Nuri Cömert, kalp hastalıklarının gebelik üzerindeki etkileri ve dikkat edilmesi gereken durumlar hakkında bilgi verdi. "Gebeliğe engel kalp hastalıkları arasında siyanotik konjenital kalp hastalıkları yer alır" Kalp hastalıklarının gebelik sürecindeki risklerine dikkat çeken Uz. Dr. Cömert, "Gebeliğe engel teşkil eden kalp hastalıkları, doğumsal olan ve morarmanın eşlik ettiği kalp hastalıkları yani siyanotik konjenital kalp hastalıklarıdır. Bunlar; cerrahi müdahalenin mümkün olmadığı ileri kapak hastaları, akciğer basıncının ileri derecede artmış olduğu kalp hastalıkları, ileri evre kalp yetersizliği ve kapak darlığı sorunlarıdır" dedi. Kapakçıklarında ileri derecede darlık ya da yetersizlik bulunan hastaların da risk altında olduğunu vurgulayan Cömert, "Gündelik efor kapasitesi istirahat sırasında bile nefes darlığı çekecek kadar düşmüş olanlar ile ciddi kalp yetersizliği hastalarının gebe kalmaları sakıncalıdır" diye konuştu. "Gebelikle birlikte kalbe gelen yük artar" Gebelik döneminde kalp damar sisteminde fizyolojik değişikliklerin başladığını aktaran Dr. Cömert, "Gebeliğin 5’ten 8’inci haftasına kadar süren döneminde, kalp damar sisteminde olması gereken normal değişimler başlamaktadır. Gebelikle birlikte kalp atım hızı bir miktar artar. Kalbe gelen yük fazlalaşırken, kan basıncı yüzde 10 düşmektedir. Hormonal değişimlerden dolayı damar duvarları zayıflar" ifadelerini kullandı. "Doğum sonrası erken dönem de dikkat gerektirir" Doğum sonrası dönemde de anne sağlığı açısından dikkatli olunması gerektiğini belirten Cömert, "Doğum sonrası erken dönemde de bebeğin ana atar damara olan baskısı ortadan kalktığı için annenin dolaşım sisteminde bir takım değişimler olur. Gebelik sonrası erken dönem de aynı gebelik dönemi gibi dikkat gerektirir" dedi. Gebelik döneminde görülen bazı belirtilerin normal kabul edilebileceğini söyleyen Cömert, "Gebelik döneminde hafif nefes darlığı, yorgunluk, şiddetli olmayan çarpıntı, yol yürüme mesafesinde kısalma, bacaklarda ciddi olmayan şişlikler, sırt üstü yatıldığında oluşan nefes darlığı normal değişimler olarak kabul edilebilir" ifadelerine yer verdi. "Mutlaka kardiyolojik değerlendirme yapılmalı" Gebe kalmadan önce kalp hastalığı olan ya da ileri yaşta gebelik planlayan kişilere uyarılarda bulunan Dr. Cömert, "Gebe kalmadan önce bilinen bir kalp hastalığı olanların ya da 35 yaştan sonra gebelik planlayan kişilerin, ailesinde ciddi kalp hastalığı öyküsü olan ve kalp hastalıkları risk faktörleri olanların mutlaka kardiyoloji uzmanına başvurmaları gerekmektedir" dedi. "Gebelik öncesi planlama temel esastır" Kalp hastalarının gebelik planlamasının bir ekip çalışmasıyla yürütülmesi gerektiğine dikkat çeken Cömert, "Bilinen kalp hastalığı olan gebe takibi öncelikle kardiyolog, kadın doğum uzmanı ve anne adayının dahil olduğu takım çalışması prensibiyle yapılmalıdır. Gebelik öncesi planlama, koruyucu önlemler alınması temel esastır. Belirli bir grup kalp hastalığı olan kişilerin gebe kalması, anne ve bebek sağlığı için riskli olabilir. Bu nedenle öncesinde psikolojik destek ile kişiye bu bilgiler verilmeli, gebelikten vazgeçirilmelidir. Çiftler, ileriye yönelik korunma yöntemleri hakkında da bilgilendirilmelidir" ifadelerini kullandı. "Bazı kalp hastaları gerekli önlemlerle gebe kalabilir" Kalbinde delik olan hastaların durumunun bireysel olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Cömert, "Kalbinde delik olan kişiler, muayenelerinde kalp ve akciğere hayati önem taşıyan bir yük oluşturmadığı ispatlanmışsa gebe kalabilir. Kalp deliği geniş hastaların ameliyat sonrası gerekli önlemler alınarak gebe kalmalarına izin verilebilir" dedi. Kalp kapakçığı değişmiş veya kapak tamiri yapılmış hastaların da belirli şartlarda gebe kalabileceğini söyleyen Cömert, "Bu hastalar gebelik öncesi detaylı bir kontrol ve takiplerle, belirli bir risk altında gebe kalabilir" ifadelerini kullandı. "Ritim bozukluğu ve hipertansiyon kontrol altına alınabilir" Ritim problemi olan hastaların da gebelik öncesi değerlendirilmesi gerektiğini belirten Dr. Cömert, "Tedavi edilebilir ritim problemi olan hastaların gebelik öncesi ablasyon işlemi yapıldıktan sonra normal bir şekilde gebe kalma engelleri yoktur. Gebelik döneminde ilaç kullanımı gerektiren ritim problemlerinde, detaylı bir muayene ve risk analizi önemlidir" dedi. Yüksek kan basıncı olan hastalara da değinen Cömert, "Hipertansiyon sorunu olan hastalar gebelik dönemince sıkı takip ile gebe kalabilir. Gebelik dönemi tansiyonu olan anne adaylarının ise bu dönemde kendilerine ve bebeğe zarar vermeyen ilaçları kullanarak takip edilmeleri halinde gebe kalmalarına bir engel bulunmamaktadır" ifadelerini kullandı.
Antalya Valisi Şahin: "Antalya’da son bir haftada 37 yangın çıktı, 52 hektar alan yandı"
03 Temmuz 2025 Perşembe - 12:19 Antalya Valisi Şahin: "Antalya’da son bir haftada 37 yangın çıktı, 52 hektar alan yandı" Antalya’da Haziran ayı asayiş toplantısında konuşan Vali Hulusi Şahin, son bir haftada 37 orman yangını çıktığını ve 52 hektarlık alanın zarar gördüğünü açıkladı. Yangınların büyük çoğunluğunun elektrik arızaları ve tarımsal faaliyetlerden kaynaklandığını belirten Şahin, vatandaşları dikkatli olmaya çağırdı. Toplantıda ayrıca asayiş, kaçakçılık, uyuşturucu ile mücadele ve trafik denetimleriyle ilgili önemli veriler paylaşıldı. Antalya’da gerçekleştirilen Haziran ayı asayiş toplantısında konuşan Vali Hulusi Şahin, son bir haftada Antalya genelinde yaşanan olayları aktardı. Şahin, toplam 37 orman yangını çıktığını ve bu yangınlarda 52 hektarlık alanın zarar gördüğünü açıkladı. Orman Yangınlarıyla Mücadele "25 Haziran’dan itibaren bir hafta boyunca Gazipaşa’dan Kaş’a kadar hemen her ilçemizde yangınlarla mücadele ettik. Toplam 37 yangın çıktı. Özellikle Aksu, Alanya ve Gazipaşa’daki yangınlar oldukça kritikti. Kuzeyli rüzgarlar rutubeti azaltıyor, hava kuru olunca yangına çok daha müsait bir ortam oluşuyor. Ayrıca eski elektrik hatlarımızda meydana gelen arızalar yangına sebebiyet veriyor" dedi. Yangınların çoğu elektrik şaselerinden çıktı Yangınların büyük çoğunluğu elektrik şaselerinden kaynaklandığını belirten Şahi, "Bazıları tarımsal faaliyetler ve sera artıklarından çıktı. Son bir haftada sadece 52 hektarlık alan yandı. Bu, yangın başına 2 hektardan daha az bir alan demek. Bu başarı, vatandaşlarımızın duyarlılığı ve paydaş kurumlarımızın koordineli çalışmasıyla mümkün oldu. Tehlike geçmiş değil. Poyraz rüzgarları ve kuru hava devam ediyor. Vatandaşlarımıza dikkatli olmalarını bir kez daha hatırlatıyorum" ifadelerini kullandı. Asayiş ve suçlarla mücadele İl genelinde 10 bin 282 asayiş olayı meydana geldiğini ve yüzde 97,3 aydınlatma başarısı sağlandığını belirten Şahin, "Aranan 6 bin 211 şahıs yakalandı, 804’ü tutuklandı. Kaçakçılık ve organize suçlarla ilgili 154 operasyon gerçekleştirildi. 238 şüpheli şahıs hakkında işlem yapıldı" dedi. Uyuşturucu ile mücadele Uyuşturucu madde operasyonları kapsamında 786 operasyon düzenlendiğini belirten Şahin, 868 şüpheli hakkında işlem yapıldığını ve 166 şahıs tutuklandığını bildirdi. Trafik denetimleri ve kazalar Antalya genelinde 495 bin 928 sürücü denetlendiğini bildiren Şahin, "Haziran ayı içerisinde 99 bin 541 idari para cezası uygulandı. 2 bin 255 trafik kazası meydana geldi, 14 vatandaşımız hayatını kaybetti, 1728 kişi yaralandı" dedi. Göçmen Kaçakçılığı ve Yabancı Uyruklu durumu Göçmen kaçakçılığı kapsamında bir organizatör tutuklandığını bildiren Şahin, Antalya’da toplam 135 bin 128 yabancı uyruklu oturma ve çalışma izniyle yaşadığını söyledi.