Yerel Haberler
Antalya
Madde bağımlılığından yavru kedi sayesinde kurtuldu 30 Nisan 2026 Perşembe - 11:42:11 Antalya’da madde bağımlılığından kurtulmak için mücadele veren 34 yaşındaki adam, sahiplendiği yavru kedi sayesinde hayata tutundu. Kedisi yanından ayrılmayan Sırrı Ü., "Ona ölünceye kadar bakacağım" dedi. Antalya’nın Serik ilçesinde uzun süredir madde bağımlılığı ile savaşan Sırrı Ü. (34), Serik Kamu ve Toplum Yararına Uyuşturucuyla Mücadele Derneği Başkanı Fatih Süleyman Korkut’un teşvikiyle bir kedi sahiplendi. Yavru kedi, Sırrı Ü.’nün sadece ev arkadaşı değil adeta kurtarıcısı oldu. Sırrı Ü.’nün birlikte her yere gittiği, omuzundan inmeyen kedisiyle arasında duygusal bir bağ oluştu. "Hayvan sevgisiyle maddeden kurtuldum" Minik dostuna bakmanın kendisine büyük bir güç verdiğini belirten Sırrı Ü., "Kediyle Fatih ağabeyin sayesinde tanıştık. ’Gidelim bir hayvan sahiplenelim’ dedi. Gittik gördük, ne olursa olsun sakat olsa bile benim olsun, ben bakarım dedim. Şansımıza kedimiz denk geldi. Bir aydır yanımdan hiç ayrılmıyor. Nereye gidersek beraber gidiyoruz, yemek yiyoruz, geziyoruz. Hayvan sevmek bence insanın kendisine saygı duyması demektir. Hayvanları sevmeyi bilmeyenin kendisine de saygısı olmaz. Görenler ilk başta ’Bakamazsın, küçük’ dediler. Ben de bakarım dedim. Biraz büyüdü, artık ölene kadar onunla beraberiz" dedi. "Yavru kedi onu hayata bağladı" Serik Kamu ve Toplum Yararına Uyuşturucuyla Mücadele Derneği Başkanı ve Kurucusu Fatih Süleyman Korkut ise, "Kardeşimize gerçekten kedi yavrusunun çok iyi geldiğini gördüm. Aralarında güzel bir bağ oldu. Madde bağımlılığını kesinlikle çözdü. Bizim derneğimizde kalıyor şu anda kardeşimiz. Ailesiyle biraz problemleri var. Yavru kedi onun koynunda yatıyor. Kendisinde sorumluluk hissi doğdu. Yavru kedi onu hayata bağladı. Allah’ın bir lütfu kesinlikle. Şahsım ve derneğimiz adına çok mutluyum. Toplum yararına böyle bir şey yaptığımız için özellikle Sırrı kardeşimiz için çok mutluyum. Kedi onun hayatını komple değiştirdi" diye konuştu.
30 Nisan 2026 Perşembe - 11:13 Kızını karaciğer nakli beklerken kaybetti, oğlu organ bağışıyla hayata tutundu Antalya’da yaklaşık 1 yıldır karaciğer nakli için bekleyen 10 yaşındaki Süleyman Taşkesen, 9 yaşındaki bir çocuğun vefatının ardından ailesinin organlarını bağışlamasıyla sağlığına kavuştu. 7 yıl önce aynı hastalık nedeniyle 15 yaşındaki kızını kaybeden Arzu Taşkesen, oğlunun nakil olmasının ardından donör aileye yazdığı mektupta, "Size o kadar minnettarım ki bana yaşattığınız mutluluğun tarifi yok. Ama artık yüreğimde bir sızı daha var" sözleriyle hem minnetini hem de yaşadığı üzüntüyü dile getirdi. Nakli gerçekleştiren Prof. Dr. İbrahim Aliosmanoğlu ise kadavra bağışının önemine dikkat çekerek, "Bazen aileler ya da hasta yakınları canlı uygun donör bulamıyor. Burada kadavra bağışı hayat kurtarıcı oluyor" dedi. Gaziantep’te yaşayan ve 1 yaşındayken karaciğer yetmezliği tanısı konulan 10 yaşındaki Süleyman Taşkesen’in ailesi, yaklaşık 1 yıl önce Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Organ Nakli Merkezi’ne başvurdu. Prof. Dr. İbrahim Aliosmanoğlu tarafından değerlendirilen Süleyman, uygun canlı donör bulunamaması nedeniyle kadavra bağışıyla gerçekleşecek nakil için bekleme listesine alındı. Yaklaşık 1 yıldır nakil bekleyen Süleyman için beklenen haber, 2 hafta önce geldi. 9 yaşındaki bir çocuğun vefatının ardından ailesinin organlarını bağışlaması üzerine Taşkesen ailesine uygun karaciğer bulunduğu bildirildi. Gaziantep’te yaşayan aile, haberi aldıkları akşam yola çıkarak Antalya’ya geldi. Süleyman Taşkesen, Antalya’ya ulaştığı sabah Prof. Dr. İbrahim Aliosmanoğlu ve ekibi tarafından ameliyata alındı. Başarılı geçen naklin ardından küçük çocuk, yıllardır mücadele ettiği hastalığın sıkıntılarından kurtulup sağlığına kavuştu. "Aynı aile daha önce kızları için de başvurmuştu, maalesef kaybettik" Nakil süreciyle ilgili bilgi veren Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Organ Nakli Merkezi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Aliosmanoğlu, Süleyman’a 2 hafta önce kadavradan karaciğer nakli gerçekleştirdiklerini belirterek, ailenin yaklaşık 1 yıl önce merkeze başvurduğunu söyledi. Süleyman için uygun canlı donör bulunamadığını anlatan Aliosmanoğlu, "Biz Süleyman’a 2 hafta önce kadavradan karaciğer nakli gerçekleştirdik. Yaklaşık 1 yıl önce başvuruda bulundular. Uygun canlı donör olmadığı için kadavra listesine almıştık. Uygun canlı donör olmadığını bilerek vurguluyorum. Ülkemizde maalesef kadavra bağışı az, yeterli değil" dedi. Aynı ailenin yıllar önce kızları için de karaciğer nakli başvurusunda bulunduğunu aktaran Prof. Dr. Aliosmanoğlu, "Birkaç yıl önce yine Süleyman’ın ablası için bize kadavra listesinden karaciğer nakli için başvurmuştu aynı aile. Maalesef o kızımıza kadavra çıkmadığı için onu kaybettik. Ona nakil gerçekleştiremedik ama Süleyman’da Allah’tan böyle bir şansımız oldu" diye konuştu. "Vefat eden bir çocuğumuzun karaciğerini Süleyman’a naklettik" Vefat eden bir çocuğun ailesinin organ bağışı kararıyla Süleyman’ın nakil şansı bulduğunu ifade eden Aliosmanoğlu, ameliyat sonrası sürecin iyi ilerlediğini söyledi. Aliosmanoğlu, "Vefat eden bir çocuğumuzun karaciğerini ailesi bağışlamıştı. Biz de iki hafta önce Süleyman’a nakil ameliyatını gerçekleştirdik ve her şey gayet iyi gidiyor. 4-5 gün önce de Süleyman’ı taburcu ettik" ifadelerini kullandı. "Kadavra bağışı hayat kurtarıcı oluyor" Organ bağışının özellikle canlı donör bulunamayan hastalar için hayati önem taşıdığını belirten Aliosmanoğlu, kadavra bağışı konusunda toplumsal duyarlılığın artması gerektiğini kaydetti. Prof. Dr. Aliosmanoğlu, "Bazen aileler ya da hasta yakınları canlı uygun donör bulamıyor ve burada kadavra bağışı hayat kurtarıcı oluyor. Hatta keşke yeterli kadavra bağışı olsa da canlı nakilleri hiç yapmasak diye uğraşıyoruz ama maalesef o hassasiyete ya da o duruma ulaşamadık ülkemizde. Mümkün olduğu kadar bağışı artırmamız gerekiyor, ki çocuklarımız, gençlerimiz normal hayatlarına dönsünler, hayatlarını yaşasınlar. Buradan tüm ülkemize sesleniyoruz, herkesi organ bağışında bulunmaya davet ediyoruz" diye konuştu. Türkiye’de yıllık yaklaşık bin 500 ile 2 bin civarında karaciğer nakli gerçekleştiğini aktaran Aliosmanoğlu, buna yakın sayıda hastanın da karaciğer nakli beklediğini belirtti. Aliosmanoğlu, "Bildiğim kadarıyla yaklaşık 30 bin civarında da böbrek nakli için bekleyen hastamız var. Bunların büyük çoğunluğu diyalizle devam ediyor ve buna bağlı komplikasyonlarla uğraşıyor. Yeterli bağış olduğunda aslında bu listeler erir. Hem karaciğer nakli hem böbrek nakli için umarım kadavra organ bağışında bu sayıları artırırız" ifadelerini kullandı. "Beyin ölümü bitkisel hayatla karıştırılmamalı" Kadavra bağışının beyin ölümü gerçekleşen hastalardan yapılabildiğini anlatan Aliosmanoğlu, beyin ölümünün geri dönüşü olmayan bir durum olduğunu vurguladı. Hasta yakınlarının zaman zaman beyin ölümünü bitkisel hayatla karıştırabildiğini belirten Aliosmanoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Kadavra bağış beyin ölümü olan hastalardan oluyor. Beyin ölümü olan bir insanın geri dönme ihtimali yok. Bu durum ayrıntılı testlerle tespit ediliyor. Hasta yakınlarımız bunu bazen bitkisel hayatla karıştırıyor. ‘Yeniden bir umut belki hastamız geri döner ya da canlanır’ gibi düşünebiliyorlar ama beyin ölümü tanısı konulduğunda böyle bir ihtimal kesinlikle yok. Bağış olmadığında beyin ölümü olan kişi zaten vefat etmiş oluyor. Ama ailesi organ bağışladığında, o kişinin organları en az 4-5 kişiye yeniden hayat oluyor." Kızını aynı hastalıktan kaybetti, oğluna umut oldu Anne Arzu Taşkesen, oğlunun nakil sürecini anlatırken 7 yıl önce aynı hastalık nedeniyle kızlarını kaybettiklerini dile getirdi. Kızına geç kalındığını ve nakil yapılamadığı için onu kaybettiklerini belirten Taşkesen, "Biz Süleyman için geçtiğimiz kasım ayında nakil işlemleri için başvurduk. Daha önce kızımız için de nakil için başvurmuştuk, 15 yaşındaydı. Ona çok geç kalmıştık ve yetişemedik. Siroz oldu ve kaybettik. Süleyman’da daha bilinçli olduk, erken müdahale etmek istedik" dedi. Kendisinin de taşıyıcı olduğunu, genetik bir rahatsızlık nedeniyle canlı donör olmasının risk taşıdığını söyleyen anne Taşkesen, "Canlı verici olmak istedim ama taşıyıcı olduğum için, genetik bir rahatsızlığım olduğu için bendeki karaciğer de biraz riskli oluyordu. Onun için doktorumuz kadavraya yazdırmak istedi. Biz de kadavra listesine yazdırdık" diye konuştu. "Bir çocuktan haber geldi, hemen yola çıktık" Nakil olacağı haberini Gaziantep’te aldıklarını anlatan anne Taşkesen, o an hem sevinci hem de başka bir ailenin acısını aynı anda yaşadıklarını söyledi. Taşkesen, "Bir çocuktan vefat haberi geldi, o çocuğa da çok üzüldük. Gaziantep’teydik, hemen akşam yola çıktık. Sabahında buradaydık ve Süleyman hemen ameliyata girdi. Ameliyat çok şükür çok iyi geçti. Hiç beklemediğimiz bir anda oldu. O çocuğun ailesine bu bağışı yaptıkları için çok teşekkür ediyoruz" dedi. "Çocuklarını iki dakika kaybetseler beni anlarlar" Organ bağışının sadece bir hastayı değil, bütün aileyi etkileyen bir karar olduğunu vurgulayan Taşkesen, "İnsan başına gelmeyince anlamıyor. Benim yaşadığımı yaşamaları lazım birinin beni anlaması için. İnsanın çocuğu en değerli şeyi. İki dakika kaybetseler beni anlarlar. Organ bağışı yapmak insanların tek bir kişiyi değil; anneyi, babayı, kardeşi, akrabayı, herkesi ilgilendiriyor. O sadece bir kişi değil; bir aile, bir akraba, bir topluluk. O bizim bir dünyamız. Ameliyat olduğu için çok mutluyuz" ifadelerini kullandı. "Sürekli ‘Rahat uyumak istiyorum’ diyordu" Süleyman’ın nakil öncesi ciddi sıkıntılar yaşadığını anlatan anne Taşkesen, oğlunun özellikle kaşıntı ve uyku düzensizliği nedeniyle çok zorlandığını dile getirdi. Sürekli endişe içinde yaşadıklarını belirten Taşkesen, şöyle konuştu: "Ne olacak, nasıl olacak, kurtaracak mıyız diye sürekli bir endişe içindeydik. Çok şükür artık çok mutluyuz. Herkesi bilinçli olmaya davet ediyorum. Süleyman’ın nakil öncesi kaşıntıları oluyordu, uyku düzeni yoktu. Uykudan uyanıp sürekli kaşınıyordu. ‘Yeter artık, ben bundan kurtulmak istiyorum, rahat uyumak istiyorum, istediğimi yemek istiyorum’ diye hep dert yanıyordu. Artık inşallah normal, sağlıklı bir insan olarak hayatına devam edecek." Donör aileye mektup yazdı: "Bana yaşattığınız mutluluğun tarifi yok" Oğluna karaciğeri bağışlanan kişinin bir çocuk olduğunu öğrenince çok üzüldüğünü belirten anne Taşkesen, donör aileye duyduğu minneti bir mektupla dile getirdi. Kendisi de evlat acısı yaşadığı için donör ailenin acısını çok iyi anladığını söyleyen Taşkesen, "Kimin organ bağışladığını öğrenmek istemiştim. Bir çocuk olduğunu öğrenince çok üzüldüm. Bir yandan ailesine çok teşekkür ediyorum. Onların acısını ben de bir çocuk kaybettiğim için anlıyorum. Böyle bir şey yapmak çok zor bir şey. Çok zor bir şeyi başarmışlar. Hele bir çocuğunun organını bağışlamak çok zor ama bilinçlenmek böyle bir şey" dedi. Taşkesen, donör aileye yazdığı mektupta şu ifadeleri kullandı: "Merhaba hiç tanımadığım ama acısını yüreğimde hissettiğim can aile. Bundan 7 sene önce ben de karaciğer hastalığından kızımı kaybettim. 15 yaşındaydı, 23 Nisan doğumlu. Doğum günü geldi, kızım 22 oldu. 18 yaşında oğlum, 10 yaşında oğlum ve 8 yaşında kızım var. Süleyman 1 yaşındayken onun da hasta olduğunu öğrendim. Hep onda bir şey olur korkusuyla yaşadım. 10 yaşında yeşil gözlü, hayat dolu bir çocuk Süleyman. Dün bir telefonla Gaziantep’ten çıkıp yeniden buraya yetişmeye çalıştık. İçimde hem korku hem sevinç vardı. Çocuğum iyileşecekti. Sürekli kaşınan, her yerini yara yapan, geceleri uyumayan Süleyman artık deliksiz uyuyacaktı ve büyüyecekti. Size o kadar minnettarım ki. Bana yaşattığınız mutluluğun tarifi yok. Ama artık yüreğimde bir sızı daha var. Süleyman’ın içindeki güzel yürek Can. Allah’ım rahmet eylesin, sizi cennetinde kavuştursun. Allah sizden bin kere razı olsun. Allah’a emanet olun. Süleyman’ın annesi." "7 senedir yüreğimde kızımın ateşiyle yaşıyorum" Mektubunda 7 yıl önce kaybettiği kızından da bahsettiğini belirten Taşkesen, "Kızım 15 yaşındaydı. Çok çektik. O da organ nakli olsaydı belki kurtarabilirdim. 7 sene oldu, 7 senedir yüreğimde onun ateşiyle yaşıyorum. Keşke herkes bilinçlense ve hiçbir çocuk, hiçbir hasta ölmese diyorum" ifadelerini kullandı. "10 yıldır çocuğumuz çok çekti" Baba Taşkesen de oğlunun yıllardır hastalıkla mücadele ettiğini ve naklin ardından büyük mutluluk yaşadıklarını söyledi. Kızlarını kaybetmenin acısını da taşıdıklarını belirten baba Taşkesen, "İbrahim hocaya çok teşekkür etmek istiyorum. 10 yıldır çocuğumuz çok çekti. Bizi bu hastalıktan kurtardığı için hocamıza minnettarız. Geceleri çocuğum hiç rahat değildi. Kızımızın da acısı vardı. İbrahim hocaya ve ekibine teşekkür ediyorum" dedi.
30 Nisan 2026 Perşembe - 10:40 Medstar Antalya Hastanesi’nden ’Kanser Okulu’ etkinliği Kanser konusunda farkındalığı arttırmak ve vatandaşların doğru bilgilendirilmesini hedefleyen Medstar Antalya Hastanesi alanında uzman isimlerin konuşmacı olarak katılacağı "Kanser Okulu" etkinliği düzenleyecek. Medstar Antalya Hastanesi, kanser konusunda toplumsal farkındalığı artırmak ve doğru bilgilendirme sağlamak amacıyla "Kanser Okulu" etkinliği düzenliyor. 2 Mayıs Cumartesi günü 13.00 - 18.00 saatleri arasında bir otelde gerçekleştirilecek etkinlik, katılımcılara ücretsiz olarak sunulacak. Kanser Okulu’nda, kanserden korunma yolları, önlenebilir kanser türleri, multidisipliner yaklaşımın önemi, doğru cerrahi uygulamalar ve onkoloji konseylerinin rolü gibi kritik başlıklar ele alınacak. Güncel bilgiler paylaşılacak Bunun yanı sıra beslenme ve psikolojinin kanser sürecindeki etkisi kapsamlı şekilde değerlendirilecek. Etkinlikte ayrıca günümüz onkolojisinde öne çıkan kişiselleştirilmiş tedavi yöntemleri ve akıllı ilaçlar hakkında güncel bilgiler paylaşılacak. Katılımcılar, kanserle mücadelede bilimsel gelişmeleri yakından tanıma ve merak ettikleri soruları uzmanlara yöneltme fırsatı bulacak. Alanında uzman isimler Ücretsiz olarak gerçekleştirilecek Medstar Antalya Hastanesi Kanser Okulu’nda Tıbbi Onkoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Aysegül Kargı ve Prof. Dr. Mükremin Uysal, Genel Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. İsmail Gömceli ve Op. Dr. Barış Özcan, Estetik ve Plastik Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Dilek Demirez, Psikiyatri Bölümü’nden Uzm. Dr. Mustafa Alp Şenel ve Beslenme Uzmanı Dyt. Refik Sezgin konuşmacı olarak katılacak.
30 Nisan 2026 Perşembe - 10:30 Akdeniz Üniversitesi’nde son 2 yılda 5 bin fidan dikildi Daha yeşil bir kampüs anlayışıyla çalışmalarına devam eden Akdeniz Üniversitesi’nde son iki yılda 5 binden fazla fidan dikildi. Akdeniz Üniversitesi Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı Peyzaj Şube Müdürlüğü organizasyonuyla Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, akademisyenler ve öğrencilerin katılımıyla çeşitli türde fidan dikme etkinliği gerçekleştirildi. Kampüs merkezi ve fakülte ve yüksekokul yerleşkelerinde gerçekleştirilen fidan dikme etkinlikleriyle Akdeniz Üniversitesi yeşilliğine yeşillik kattı. 2025 ve 2026 yıllarında 5 binin üzerinde 15 çeşit ağaç toprakla buluşturuldu. 2025 yılında 2 bin 650 fidan Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı Peyzaj Şube Müdürlüğü verilerine göre 2025 yılı içerisinde gerçekleştirilen ağaçlandırma seferberliğinde toplamda 2 bin 650 fidan dikildi. Bu dönemde özellikle dayanıklılığı ve bölge iklimine uyumuyla bilinen servi ön plana çıktı. Bin 582 adet servi fidanı toprakla buluştu. Bunun yanı sıra, kampüse Akdeniz kültürünün sembolü olan 505 adet zeytin fidanı dikilirken 152 adet kızıl çam, 45 adet fıstık çamı, 341 adet keçiboynuzu, 7 adet nar, 18 adet mandalina türlerinden oluşan 2 bin 650 adet fidan toprakla buluşturuldu. 2026 yılında 2 bin 753 fidan Akdeniz Üniversitesi’nde 2026 yılında dikim sayısı bir önceki yılı geride bırakarak 2 bin 753’e ulaştı. Bu yılın en dikkat çekici verisi ise Akdeniz’in renkli simgesi zakkum oldu. Tam 2 bin 265 adet zakkum fidanı kampüs yollarını ve bahçelerini süslemek üzere toprakla buluştu. 2026 yılı çalışmaları sadece görsellikle sınırlı kalmayıp, meyve ağacı çeşitliliğiyle de dikkat çekti. 64 adet Portakal-mandalina, 36 adet limon, 20 adet turunç ve 20 adet kamkat, 203 adet zeytin, 80 adet defne, 24 adet begonvil, 38 adet incir ve 3 adet nar fidan dikimi gerçekleştirildi. 2025 ve 2026 yıllarında toplamda 5 bin 403 çeşitli fidan dikilerek Akdeniz Üniversitesi doğasında yerini aldı. "Daha yeşil bir Akdeniz Üniversitesi" Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Antalya’mız coğrafyası ile kampüsümüz de peyzajı ile içerisinde güzellikleri barındırıyor. Akdeniz Üniversitemizin gerek merkez yerleşkesinde gerekse ilçelerde olan yerleşkelerinde başlattığımız ağaçlandırma çalışmalarımızla öğrencilerimize daha yeşil bir yaşam alanı sunuyoruz. Göreve geldiğimiz günden beri yönetim olarak farklı etkinliklerle kampüsümüzün daha yeşil ve daha yaşanabilir bir çevreye kavuşması için elimizden gelenin fazlasını yapıyoruz. Kampüsümüzde yeni binalar yükselirken akademisyenlerimizin ve öğrencilerimizin katkılarıyla da farklı çeşitte fidanlarımız yükseliyor. Kampüsümüzün ve yerleşkelerimizin daha yeşil olması için çalışmalarını sürdüren peyzaj müdürlüğümüze, akademisyenlerimize ve öğrencilerimize teşekkür ediyoruz. Geleceğe miras bırakacağımız yegâne şey çevremize yapacağımız yatırımlardır" dedi.
Kemer’de "mor turizm" başladı
30 Haziran 2025 Pazartesi - 15:16 Kemer’de "mor turizm" başladı Kemer Belediyesi tarafından Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin destekleri ile Gedelme Yaylası’nda ekimi yapılan lavanta bahçesinde tanıtım etkinliği düzenlendi. Türkiye’nin en önemli turizm destinasyonları arasında yer alan Kemer’de turizmi çeşitlendirmek amacıyla Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle Kemer Belediyesi tarafından dikimi yapılan lavanta bahçesine tanıtım gezisi düzenlendi. 700 rakımlı Gedelme Yaylası’nda 2 bin 750 metrekarelik arazi içerisinde vatandaşların renkli fotoğraflar çekebilmesi ve bu anı ölümsüzleştirmeleri amacıyla salıncak, oturma alanları, dilek ağacı, eşek maketi, fotoğraf çekim çerçeveleri ve tahterevalliler yerleştirildi. "Mor turizm" olarak nitelendirilen lavanta bahçesine düzenlenen tanıtım etkinliğine katılanlar, saat 09.00’da Kemer Belediyesi önünden otobüslerle ücretsiz olarak lavanta bahçesine taşındı. Tarihi Gedelme Kalesi ve 2 bin yıllık çınar ağacı ziyareti sonrası lavanta bahçesine ulaşan vatandaşlar, mor lavanta çiçeklerinin arasında bol bol fotoğraf ve video çekti. Tanıtım etkinliği, Gedelme Mağarası ziyaretiyle sona erdi. Kemer Belediye Başkan Yardımcısı Semih Top, yaptığı açıklamada ilk lavanta dikiminin 2022’de Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle yapıldığını hatırlatarak, "İlk dikimimizde bin 500 adet lavanta diktik. Bölge halkına turizm çeşitliliği sunmak adına güzel bir proje olduğuna inanıyoruz. Daha fazla nasıl geliştirebiliriz diye planlamalar yapıyoruz" dedi. Etkinliğe Kemer Belediye Başkan Yardımcısı Semih Top, Antalya Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığı’ndan Ziraat Mühendisi Nida Kalkan ve vatandaşlar katıldı. Tanıtım etkinlikleri, pazartesi ve perşembe günleri saat 09.00’da Kemer Belediyesi önünden araçların kalkması ile ücretsiz olarak devam edecek.
Plastik kırım makinesinde can pazarı
30 Haziran 2025 Pazartesi - 14:24 Plastik kırım makinesinde can pazarı Antalya’da bir dönüşüm tesisinde dengesini kaybederek plastik kırım makinesine düşen işçi ağır yaralandı. İki bacağını kaybeden işçinin kopan uzuvları koruma kaplarına konularak yaralı ile birlikte hastaneye götürüldü.Olay, saat 11.30 sıralarında sıralarında Döşemealtı ilçesi Kırkgöz Sanayi Sitesi içerisinde bulunan bir geri dönüşüm tesisinde meydana geldi. Plastik atıkların toplanarak geri dönüştürüldüğü tesiste atıkların parçalanması için kullanılan kırım makinesine malzemeleri atan Özbekistan uyruklu Kutratov Mirzovhit (28) dengesini kaybederek çalışmakta olan makineye düştü. Genç işçinin çığlıklarını duyan diğer çalışanlar yardıma koştu. Mirzovhit’in bacaklarını makineye kaptırdığını gören çalışanlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi.Kopan uzuvları koruma kaplarına konulduİhbar üzerine verilen adrese Antalya Organize Sanayi ve Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekiplerinin yanı sıra sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Verilen adrese gelen itfaiye ve sağlık ekiplerinin yaklaşık 45 dakikalık çalışması ile Mirzovhit bulunduğu yerden çıkartılırken, gencin makineye kaptırdığı kopan uzuvları plastik torbalara konularak ambulansla hastaneye kaldırıldı. Olayın yaşandığı işyerinin yakınında çalışmakta olan Akif Kızgın isimli çalışan yaşananları "Vatandaş kırım makinesinin içine sıkıştığını gördüm. Plastik kırımı yapan bir makine. İtfaiye ve sağlık ekipleri çıkardılar, kendisindeydi. Bacaklarında büyük hasar olduğunu söylüyorlar" sözleri ile anlattı
3 Büyükşehir Belediyesi’nden ortak gençlik çalışması
30 Haziran 2025 Pazartesi - 14:01 3 Büyükşehir Belediyesi’nden ortak gençlik çalışması Antalya Büyükşehir Belediyesi, Gençlik Kampı ve Eğitim Merkezi’nde, "Belediyelerde Görevli Gençlik Çalışanları İçin Kapasite Geliştirme Kampı" düzenledi. 16 farklı belediyeden gençlik personellerinin katıldığı kampta, belediyelerin gençlik çalışmalarına yönelik karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu. Antalya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve Gençlik Örgütleri Forumu (GoFor) ortaklığında "Belediyelerde Görevli Gençlik Çalışanları İçin Kapasite Geliştirme Kampı" düzenledi. Gençlik Kampı ve Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirilen kampa, 16 farklı belediyeden gençlik personeli katıldı. Gençlik çalışmaları incelendi 5 gün süren kamp programında, gençlik çalışanlarına yönelik olarak "Genç kimdir?, Gençlik çalışması nedir? Gençlik çalışanı kimdir?" gibi başlıklar altında çalışmalar yapıldı. Ayrıca, alanında uzman birçok konuşmacı tarafından insan hakları, sivil toplum ve gençlik politikaları konularında eğitim verildi. Eğitimlerin sonunda kamu ve sivil toplum ilişkileri ele alındı. Program kapsamında, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin gençlere yönelik olarak hizmete sunduğu merkezler tanıtılırken, gençlik çalışmalarına yönelik olarak bilgilendirmeler yapıldı. 3 ortak şehirde 3 farklı kamp Gençlik Örgütleri Forumu (GoFor) Yerel Gençlik Politikası Program Koordinatörü Mustafa Onur Kaygısız, Antalya Büyükşehir Belediyesi ile birlikte güzel çalışmalar yaptıklarını belirterek, "Amacımız gençlik çalışanlarının, gençlere daha iyi eğitim verip, onlarla daha iyi çalışmayı öğrenmesi. 3 ortak şehrimizde 3 farklı kamp yapılacak. Kamplarımız 5’er gün sürecek. İlki Antalya’da, ikincisi Ağustos’ta Eskişehir’de ve sonuncusu da Eylül’de İzmir’de gerçekleştirilecek" dedi. Büyükşehir’den örnek alınacak çalışmalar Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin gençlere sunduğu fırsatların, her belediyenin sunamayacağı fırsatlar olduğuna dikkat çeken program koordinatörü Mustafa Onur Kaygısız, "Bu Gençlik Kampı, Türkiye’de çok nadiren bulabileceğimiz alanlardan biri. Gençlerin kullanımı için çok uygun bir alan. Hem doğanın içinde hem farklı spor aktivitelerine uygun hem de konaklama imkanı sunuyor. Gençlere ayrılmış özel ve onların burada istediği deneyimi yaşayabileceği keyifli bir alan" diye konuştu.
Plastik kırım makinesinde can pazarı
30 Haziran 2025 Pazartesi - 13:33 Plastik kırım makinesinde can pazarı Antalya’da bir dönüşüm tesisinde dengesini kaybederek plastik kırım makinesine düşen işçi ağır yaralandı. İki bacağını kaybeden işçinin kopan uzuvları koruma kaplarına konularak yaralı ile birlikte hastaneye götürüldü. Olay, saat 11.30 sıralarında sıralarında Döşemealtı ilçesi Kırkgöz Sanayi Sitesi içerisinde bulunan bir geri dönüşüm tesisinde meydana geldi. Plastik atıkların toplanarak geri dönüştürüldüğü tesiste atıkların parçalanması için kullanılan kırım makinesine malzemeleri atan Özbekistan uyruklu Kutratov Mirzovhit (28) dengesini kaybederek çalışmakta olan makineye düştü. Genç işçinin çığlıklarını duyan diğer çalışanlar yardıma koştu. Mirzovhit’in bacaklarını makineye kaptırdığını gören çalışanlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. Kopan uzuvları koruma kaplarına konuldu İhbar üzerine verilen adrese Antalya Organize Sanayi ve Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekiplerinin yanı sıra sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Verilen adrese gelen itfaiye ve sağlık ekiplerinin yaklaşık 45 dakikalık çalışması ile Mirzovhit bulunduğu yerden çıkartılırken, gencin makineye kaptırdığı kopan uzuvları plastik torbalara konularak ambulansla hastaneye kaldırıldı. Olayın yaşandığı iş yerinin yakınında çalışmakta olan Akif Kızgın isimli çalışan yaşananları "Kişinin kırım makinesinin içine sıkıştığını gördüm. Plastik kırımı yapan bir makine. İtfaiye ve sağlık ekipleri çıkardılar, kendisindeydi. Bacaklarında büyük hasar olduğunu söylüyorlar" sözleri ile anlattı.
Antalya’da ormanlık ve kırsal alanda çıkan yangın kontrol altına alındı
30 Haziran 2025 Pazartesi - 13:22 Antalya’da ormanlık ve kırsal alanda çıkan yangın kontrol altına alındı Antalya’nın Aksu ilçesine bağlı Hacıaliler Mahallesi’nde ormanlık ve kırsal alanda çıkan yangın, havadan karadan müdahale ile kontrol altına alındı. Yangında 3 hektar orman dışı alan ve 0.2 hektar ormanlık alan zarar gördü. Aksu ilçesi Hacıeliler Mahallesi’ndeki ormanlık ve kırsal alanda yangın çıktı. Bölgeye sevk edilen itfaiye ekipleri yangına müdahaleye başlarken, Orman Bölge Müdürlüğünden arazöz ve hava desteği talep edildi. Antalya Orman Bölge Müdürlüğü ekiplerinin yerleşim alanlarına yakın olan makilik ve ormanlık alandaki yangına havadan ve karadan müdahalesi devam etti. Yangına 1 helikopter, 2 uçak, 3 arazöz, 2 ilk müdahale aracı ve çok sayıda yangın işçisi müdahalede bulundu. Yaklaşık 1,5 saatlik müdahalenin ardından yangın kontrol altına alınırken, 3 hektar orman dışı alan ve 0.2 hektar ormanlık alan zarar gördü. Hacıaliler Mahalle Muhtarı Osman Üstündaş, "Rüzgarla birlikte büyüdü. Yerleşim alanlarına çok yakındı. Büyük bir felaketten kurtulduk. Bugünlerde hepimizin dikkatli olması lazım. Neden dolayı yangının çıktığını bilmiyoruz. Vatandaş olarak duyarlı ve bilinçli olmamız gerekiyor. Ekiplerin müdahalesi olmasa çok büyük bir felaket olurdu. Hasarımız var ama en büyük sevincimiz insana zarar gelmemesi" dedi. Bölge sakinlerinden bir vatandaş da, "Balkonda küller uçuşmaya başlayınca yangın çıktığını fark ettik. Hepimiz vatandaşlar olarak yardımcı olmaya çalıştık. Uçak ve helikopterlerle müdahaleyle kontrol altına alındı yangın. Yine de hepimiz bekliyoruz. Çok korktuk. Komşular her yer yanacak diye tedirgin oldu. Herkes dışarıya çıktı.
Bir Sultan hatırası, altı umut hikayesi
30 Haziran 2025 Pazartesi - 13:08 Bir Sultan hatırası, altı umut hikayesi Muratpaşa Belediyesi’nin Antalya’da yaşayan 6 SMA ve DMD hastası çocuk için düzenlendiği etkinlikte ‘Türk sinemasının Sultan’ı Türkan Şoray’ın bağışladığı gözlük ve fular, Belediye Başkanı Ümit Uysal tarafından satın alındı. Bu özel eşyalar, belediyeye ait Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde sergilenecek. Muratpaşa Belediyesi, Antalya’da yaşayan ve sosyal güvenlik şemsiyesi dışında bırakılan SMA ve DMD kas hastası çocuklar yararına Yalım Park’ta örnek bir dayanışma gecesine ev sahipliği yaptı. Sanatçılardan güçlü destek "Bir Nefes Bir Gelecek" isimli etkinlik müzayedeyle başladı. Müzayedeye sanat ve edebiyat dünyasından birçok isim bağışladıkları özel eşyalarla katıldı. Sabahat Akkiraz şalını, Tolga Çandar imzalı bir CD’sini ve kravatını müzayedeye bağışladı. Şairler Ahmet Telli, Şükrü Erbaş ve Ferruh Tunç özel baskı ve imzalı kitaplarını gönderdi. Prof. Dr. Orhan Cebrailoğlu’nun bir tablosu ile sanat yazarı İbrahim Karaoğlu’nun bağışladığı Hayati Misman eserleri de satışa sunuldu. Türkan Şoray’ın gözlük ve fuları Başkan Uysal tarafından Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde sergilenmek üzere 40 bin liraya satın alındı. Müzayede de ayrıca 1900’lü yıllardan kalma bir gramafon 22 bin liradan alıcı buldu. Müzayede de, nostaljik mobilyalar, şömine saati, ibrik, semaver, tesbih, rahle, otantik süs eşyaları, dönem plakları, tablolar, hat sanatı eserler de dikkat çeken ürünler arasında yer aldı. Müzayededen 297 bin lira gelir elde edildi. "Onlar ülkemizin umudu" Gecede çocukların Türkiye’nin geleceği olduğuna ve SMA’lı hasta yakınlarının yalnız bırakılmaması gerektiğine vurgu yapan Başkan Uysal şöyle konuştu: "Arzu ediyoruz ki Türkiye’mizin geleceğinde hiçbir çocuğumuz tedavisiz kalmaz. Hiçbir çocuğumuz eğitimsiz kalmaz. Hiçbir ailemiz yalnız kalmaz. Bu çabaya destek veren bütün sanatçılarımıza, bütün katılımcılara, komşularımıza, eşyalarını bağışlayan bütün herkese başta Türkan Şoray ve Sabahat Akkiraz hanımefendi olmak üzere bütün sanatçılarımıza çok teşekkür ediyorum. Ülkenin bütün çocukları hepimizin çocuklarıdır. Onlar ülkemizin umududur." Altı çocuk bir gelecek "Bir Nefes, Bir Gelecek" etkinliği, sosyal güvenlik kapsamı dışında kalan SMA ve DMD hastası altı çocuğun tedavisine destek olmak amacıyla düzenlendi. Henüz 6 aylık olan Atlas Ege Sevinç’e, yalnızca 9 günlükken SMA Tip-1 teşhisi kondu. 12 yaşındaki Ege Maltepe, "Yürüyebilseydim, bisiklet sürmek isterdim" diyor; o, 8 yıldır DMD hastalığıyla mücadele ediyor. 9 yaşındaki Kerem Yapıcı’nın da tek umudu, yalnızca yurtdışında mümkün olan gen tedavisi. DMD hastası 6 yaşındaki Kuzey Talipoğlu, 1 yaşında hastalıkla tanıştı. Kevkir ailesinin 4 yaşındaki ikizlerinden Taha Miraç da DMD ile mücadele ediyor. Hazar Aşur’un ise hastalığı, daha konuşamadan, yürüyemeden, topuk kanı testiyle ortaya çıktı. Etkinlikte çocukların aileleri bireysel bağış stantları açarak kampanyalarını sürdürdü. Atlas Ege’nin annesi Meltem Gülcan Sevinç, "SMA ve DMD çaresiz hastalıklar değil. Çare insanlarımız. Az çok demeden, imkanları dahilinde desteklerini bekliyoruz" derken; Kuzey’in babası İlyas Talipoğlu ise "Yaklaşık 3 milyon dolarlık bir ilaca ulaşmaya çalışıyoruz. Bu tek başımıza mümkün değil. Tüm Türkiye’nin desteğiyle ilaca ulaşmayı umut ediyoruz" sözleriyle çağrıda bulundu. Etkinlik Vo Sahne konseriyle sona erdi.
Manavgat’ta afet bilinci ve gönüllülük için doğa yürüyüşü
30 Haziran 2025 Pazartesi - 12:41 Manavgat’ta afet bilinci ve gönüllülük için doğa yürüyüşü Manavgat Belediyesi, afet bilinci ve gönüllülük kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla Antalya İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) ve Afet İşleri Müdürlüğü’nün koordinasyonunda doğa yürüyüşü düzenlendi. Etkinlikte konuşan Manavgat Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara, afetlere karşı hazırlıklı olmanın bir zorunluluk olduğuna dikkat çekti. Kara, "Geçtiğimiz yıl hem sel felaketiyle hem de yangınla mücadele ettik. Bu acı tecrübeler bize, afetlerle etkin mücadele için kurumsal ve hazırlıklı bir yapı gerektiğini gösterdi. Bu nedenle Manavgat Belediyesi olarak Afet İşleri Müdürlüğümüzü kurduk. ‘Önce tedbir, sonra tevekkül’ anlayışıyla hareket ediyoruz" dedi. Başkan Kara ayrıca, bir yıl içerisinde 50 belediye personelinin ileri düzey arama kurtarma eğitimi aldığını belirterek, bu süreçte desteklerinden dolayı İl Afet ve Acil Durum Müdürü Necmi Erçin’e teşekkür etti. Gönüllülüğün önemine vurgu yapan Kara, "Bu bir gönül işidir, gönüllülük işidir. El ele verdiğimiz sürece birçok felaketi önleyebilir, çok daha dirençli bir şehir inşa edebiliriz" ifadelerini kullandı. Yürüyüşe; Antalya Vali Yardımcısı Tahsin Aksu, Manavgat Kaymakamı Adil Karataş, İl Afet ve Acil Durum Müdürü Necmi Erçin, Manavgat Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara, belediyeye bağlı Manavgat Arama Kurtarma (MAK) ekibi ve çok sayıda AFAD gönüllüsü katıldı.