Yerel Haberler
Antalya
ALTSO Başkanı Erdem: "Vergi affı ile borçlar yapılandırılmalı, finansmana erişim kolaylaşmalı" 30 Nisan 2026 Perşembe - 21:12:16 Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) Başkanı Eray Erdem, yerel ve küresel gelişmelerin etkisiyle son yıllarda ciddi bir daralma ve mali baskı altında kalan turizm sektörü için finansman, vergi ve mevzuat alanlarında acil düzenleme çağrısı yaptı. Geçtiğimiz günlerde ALTSO Meclis Toplantısı’na katılan Antalya Vergi Dairesi Başkanı İlhan Karayılan ile de sektörün bu taleplerini paylaştıklarını belirten Erdem, turizmin Türkiye ekonomisi için stratejik önemine dikkat çekti. Turizm sektörünün doğrudan döviz girdisi sağlayan bir alan olduğunu belirten Erdem, "Turizmciler fiilen hizmet ihracatı yapıyor. Ülkemize döviz kazandıran bu sektörün, ihracatçı statüsünde değerlendirilmesi gerekiyor. Bu sayede turizmciler Eximbank kredileri, vergi avantajları ve teşviklerden yararlanabilir" diye konuştu. Rekabet gücünün artırılması için bu adımın kritik olduğunu söyleyen Erdem, buna ilave olarak Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, "İhracat ve üretimi desteklemek amacıyla kurumlar vergisinde, normal ihracatçılar için kurumlar vergisinin yüzde 25’ten yüzde 14’e indirileceğini, üretici ihracatçılarda ise oranın yüzde 9’a kadar düşeceği" yönündeki açıklamasına atıfta bulunarak, "Turizmcilerin de ihracatçı sayılarak bu haklardan yararlandırılmasını talep ettiklerini" dedi. "Vergi affı ile borçlar yapılandırılmalı, finansmana erişim kolaylaşmalı" Pandemi sonrasında toparlanma sürecinde artan maliyetler ve düşen kârlılık nedeniyle birçok işletmenin borç yükü altında olduğunu belirten Erdem, turizm sektörüne özel borç yapılandırma paketleri hazırlanması gerektiğini dile getirdi. Sektörün vergi affı beklentisi de olduğuna da işaret eden Erdem, ayrıca bu yıl uygulamaya giren "Yeni Yangın Yönetmeliği" gibi benzer uygulamalar nedeniyle uygun faizli ve uzun vadeli kredi imkânlarının sağlanmasının sektöre nefes aldıracağını söyledi. Erdem, aksi halde küçük ve orta ölçekli işletmelerin ayakta kalmakta zorlanacağını ifade etti. "KDV uygulamalarındaki çelişkiler giderilmeli" Bölgenin ağırlıklı olarak konaklama, yeme-içme işletmelerinden oluştuğuna dikkat çeken ALTSO Başkanı, "Turizm işletmeleri satın aldıkları alkollü içeceklerde ödedikleri yüzde 20 KDV’yi mahsup edemiyor. Bu durum da işletmeler üzerinde çifte yük oluşturuyor. Genel giderden düşen bu masrafın KDV üzerinden mahsup edilmemesi genel vergi uygulamalarına da uygun bir yöntem değil" dedi. Bununla beraber bölgede ve turizm merkezlerinde hizmet üretildiğini, genellikle konaklama ve yeme-içme işletmelerinin bulunduğunu yineleyen Başkan Erdem, "Gıda alışlarında da yüzde 1 olan KDV girdi maliyetlerimiz satışta yüzde 10 olarak değerlendiriliyor. Turizmci zaten ağır yük altında. Bu yüzde 9’luk KDV farkı da yine işletmelerimizin üzerinde artı bir yük olarak kalıyor" diyerek bu gibi uygulamaların yatırımcı lehine düzeltilmesi gerektiğini belirtti. "Cirodan vergi alınmamalı" Artan maliyetler ve kur baskısı nedeniyle sektörde kârlılığın düştüğünü ancak vergi yükünün artarak devam ettiğini ifade eden Erdem, ciro üzerinden alınan vergilerin işletmeleri zorladığını kaydetti. Erdem, "Kazanç üzerinden vergi alınması gerekirken, ciro (hasılat) üzerinden alınan yükler özellikle düşük marjla çalışan turizmcileri ciddi şekilde etkiliyor. Örneğin konaklama ve yeme içme tesislerinde yüzde 2 oranında Konaklama Vergisi ile binde 5 oranında Turizm Katkı payı ciro üzerinden hesaplanıyor. Bu oran çok düşük karlarla çalışan işletmelerde büyük gelir kayıplarına sebep oluyor. Hasılat bir kazanç olarak görülmemeli. Hasılattan alınan vergilerin rakamları küçük gibi görünse de kazanca yansıdığı zaman çok büyük çarpan etkisi oluşturuyor. Verginin sadece kazanç üzerinden alınması gerekir. Bu rakamları milyonlarla hesapladığımız zaman çok ağır bir yük ile karşı karşıya kalıyoruz. Vergide asıl olan elde edilen kazanç üzerinden alınmasıdır. Ciro üzerinden alınan verginin kaldırılmasını talep ediyoruz" dedi. "Ecrimisil harçları YDO ve Tüfe’ye göre çok fahiş artıyor" ALTSO Başkanı ayrıca ecrimisil nedeniyle alınan yüksek harç oranlarına da dikkat çektiği açıklamasında, "2026 yeniden değerlendirme oranı yüzde 25,49, son açıklanan enflasyon oranı ise 32,82 iken Ecrimisil harçlarının bu oranlara göre fahiş oranda artması da turizmci için büyük bir yüktür. Bir yandan devlet desteği bekleyen turizmciye kira artış oranlarının neredeyse 7-8 katı oranında artışla karşı karşıya bırakılması zor günler geçiren sektörün belini büküyor. Artışların açıklanan yeniden değerlendirme ve enflasyon oranlarını aşmaması gerektiğini düşünüyoruz" ifadelerine yer verdi. Başkan Erdem, turizm sektörünün sürdürülebilirliği için atılacak adımların yalnızca işletmeleri değil, bölge ekonomisini ve istihdamı da doğrudan etkileyeceğini belirterek, "Turizm, Türkiye’nin en önemli döviz kaynaklarından biridir. Bu sektörü güçlendirmek, ülke ekonomisini güçlendirmektir" çağrısı yaptı.
30 Nisan 2026 Perşembe - 19:48 TUR’da Patara - Kemer etabını Casper Van Uden kazandı 61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun 180.7 kilometrelik Patara-Kemer etabını Team Picnic Postnl Takımı’ndan Casper Van Uden 4 saat 6 dakika 9 saniye ile kazandı 61.Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun Patara-Kemer startına 153 sporcu imza atarak iştirak etti. 11.47’de verilen gerçek startla birlikte anında kaçışlar başladı. Astana takımından Lev Gonov ile Alpecin takımından Tim Marsman’ın 5’inci kilometredeki kaçışları fazla uzun sürmedi. Daha sonra Total Energies takımından Geoffrey Bouchard ile Muğla Büyükşehir Belediyespor’dan Rudolf Remkhi bir kaçış denemesinde bulundu. 16’ncı kilometre böyle geçildi. Etap, tırmanışlarla seyrelen pelotonun sprinti ile sona erdi. Picnic-PostNL takımından Hollandalı Casper van Uden, Mayıs 2025’teki İtalya Turu’nun ardından ilk kez bir etap zaferine erişti. Bu aynı zamanda Picnic-PostNL’in bu sezondaki ilk galibiyeti oldu. Etabı MBH Bank CSB Telecom Fort takımından Polonyalı Marcin Budziski ikinci bitirirken Bardiani CSF 7 Saber takımından Özbek Nikita Tsvetkov üçüncü oldu. 61.Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun gerek genel klasman gerekse takım birincisini muhtemelen tayin edecek ikinci tırmanış etabı yarın koşulacak. Antalya-Feslikan etabı 127.9 kilometre olarak belirlendi. Etabın başlama saati 12.15. Turkuaz Mayoyu Khern Pharma takımından Ivan Ramiro Sosa taşıyacak.
30 Nisan 2026 Perşembe - 16:28 "Kedilere salam doğramak için taşıdığım bıçağı savurdum, pişmanım" diyen sanığa müebbet hapis Antalya’nın Kepez ilçesinde parkta yürüyüş yapan şahsın uğradığı bıçaklı saldırıda hayatını kaybetmesine ilişkin davada karar çıktı. İfadesinde "Kesinlikle ölen maktule öldürme kastım olmadı. Halkın üzerime gelmesinden dolayı kaçmak zorunda kaldım. Yaralandıktan sonra tampon yapan da, ambulans çağıran da benim. Pişmanım" diyen sanık müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Kararı değerlendiren maktulün ablası Vasfiye Nayman, "Çok sevinçliyiz, inşallah kardeşim mekanında rahat uyur" dedi. Olay, 1 Kasım 2025 tarihinde saat 12.00 sıralarında Kepez ilçesi Ulus Mahallesi Gazi Bulvarı üzerindeki Fatih Sultan Mehmet Parkı’nda meydana geldi. İddiaya göre, parkta bankta alkol alan bir kişi, yoldan geçenlere sözlü ve fiziksel saldırıda bulunmaya başladı. Üzerindeki bıçağı çıkaran saldırgan, kaldırımda yürüyen vatandaşlara yöneldiği sırada parkta yürüyüş yapan Ali Haydar Özyıldırım’a (58) da saldırdı. Bir anda karşısına çıkan saldırganla kısa süreli boğuşma yaşayan Özyıldırım, aldığı bıçak darbeleriyle yere yığıldı. Çevredeki vatandaşlar ağır yaralanan Özyıldırım’a yardım etmeye çalışırken, saldırgan olay yerinden uzaklaştı. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Göğsüne aldığı bıçak darbesiyle ağır yaralanan Ali Haydar Özyıldırım, sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Ameliyata alınan Özyıldırım, saldırıdan 1 gün sonra hayatını kaybetti. Kepez İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Araştırma ve Önleme Büro Amirliği ekipleri, güvenlik kamerası görüntülerinden şüphelinin Sedat Demirören olduğunu saptadı. Kısa sürede yakalanan Demirören, sevk edildiği nöbetçi mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olay sonrası kaçan Demirören’in çevredeki iş yerlerinin güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerinde elinde bıçakla yolda rahat tavırlarla yürüdüğü görüldü. Ali Haydar Özyıldırım’ın cenazesi, Antalya Adli Tıp Kurumu morgundaki işlemlerinin ardından ailesi ve yakınlarına teslim edildi. Aile, hayatını kaybeden Özyıldırım’ın kornealarını bağışlama kararı aldı. Cenaze, daha sonra defnedilmek üzere Çakırlar Mezarlığı’na götürüldü. Cenazenin teslim alınması sırasında gözyaşlarına hakim olamayan kızı Kader Yanadur’u yakınları teselli etmeye çalıştı. "Kedilere salam doğramak için taşıdığım bıçağı savurdum" Tutuklu sanık Sedat Demirören’in "kasten öldürme" suçundan yargılandığı davanın karar duruşması Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Sanık ile maktul Ali Haydar Özyıldırım’ın yakınları ile taraf avukatları duruşmada hazır bulundu. Sanık Demirören, ilk duruşmadaki savunmasında Ali Haydar Özyıldırım’ı boşandığı eşi nedeniyle simaen tanıdığını öne sürerek, olay günü eski eşiyle tartıştıktan sonra evinin alt sokağındaki parka gidip alkol aldığını söylemişti. Demirören, parkta bulunduğu sırada boşandığı eşi nedeniyle simaen tanıdığını iddia ettiği bir kişinin geçtiğini belirterek, "Şahıs parkta yürürken birbirimize ters ters baktık, yanına gidince suratıma yumruk vurdu. Belinden bir şey çıkartır düşüncesiyle kendimi savunmak amacıyla yanımda kedilere salam doğramak için taşıdığım bıçağı savurdum, öldürme kastım yoktu" ifadelerini kullanmıştı. Karar duruşmasında savunması alınan Demirören, "Maktule Allah’tan rahmet diliyorum, çok üzgünüm, özür dilerim. Yaşanmasını kesinlikle istemezdim, zarar verme gibi bir niyetim yoktu. Bir anda gelişen olaydı, tersleşmemiz sonucu gelişen bir olaydı. Ailesinden de özür diliyorum" dedi. Savcı müebbet hapis talep etti Cumhuriyet savcısı, sanık ve taraf avukatlarının beyanlarının ardından verdiği mütalaasında sanık Sedat Demirören’in kasten öldürme suçundan cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamını talep etti. Mütalaaya karşı son savunması sorulan sanık Demirören, "Kesinlikle ölen maktule öldürme kastım olmadı. Halkın üzerime gelmesinden dolayı kaçmak zorunda kaldım. Tampon yapan benim, ambulans çağıran da benim. Üzerime keserle, sandalyeyle gelinmesi üzerine olay yerinden uzaklaşmak zorunda kaldım. Ellerimdeki kan oradan mevcut. Pişmanım" diye konuştu. Mahkeme heyeti, sanık Demirören’i "kasten öldürme" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırdı. "Kardeşim mekanında rahat uyur" Kararın ardından maktul Ali Haydar Özyıldırım’ın yakınları, adliye önünde basın mensuplarına açıklamada bulundu. Özyıldırım’ın ablası Vasfiye Nayman, verilen karardan dolayı mahkeme heyetine teşekkür ederek, "Çok sevinçliyiz, inşallah kardeşim mekanında rahat uyur. Avukatların sayesinde müebbet hapis cezası aldı. Allah kimseye göstermesin, acımız çok büyük. Allah kimseye yaşatmasın, kimsenin başına gelmesin inşallah" dedi. "Masum bir kişi hayattan koparıldı" Maktulün kuzeni Mihriban Sarı ise adaletin yerini bulduğunu ifade ederek, "Şu an karar açıklandı. Masum bir kişi hayattan koparıldı, onun üzüntüsünü, acısını yaşıyoruz. Adaletimize, yargı sürecine her zaman güvenimiz tamdı, bugün bunu görmüş olduk. Bu kişi müebbet hapis ile cezalandırıldı. Acımız çok taze fakat bir nebze olsun su serpildi. Maalesef bu tarz insanların yüzünden masum kişiler hayattan koparılıyor. Adaletimize, devletimize teşekkür ediyorum. Kimse benim başıma gelmez demesin. Çok masum, kimseye zararı olmayan kuzenimiz hayattan koparıldı. Bu yüzden kararı duyunca çok sevindik" ifadelerini kullandı.
Bakan Ersoy, Akdeniz’in 2 bin yıllık su altı hazinesine dalış yaptı
28 Haziran 2025 Cumartesi - 16:12 Bakan Ersoy, Akdeniz’in 2 bin yıllık su altı hazinesine dalış yaptı Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya’nın Adrasan açıklarında 40 metre derinlikte bulunan Seramik Batığı’nda yürütülen kazı çalışmalarını dalış yaparak yerinde inceledi Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya’nın Kumluca ilçesine bağlı Adrasan açıklarında yaklaşık 40 metre derinlikte tespit edilen ve Geç Hellenistik–Erken Roma Dönemi’ne ait olduğu değerlendirilen 2 bin yıllık Seramik Batığı’na dalış yaptı. Bakan Ersoy, dalış sonrası yürütülen kazı çalışmaları hakkında bilgi aldı. Yaklaşık 2 bin yıl öncesine ait olduğu değerlendirilen batıkta yer alan çanak, tabak ve amforaların büyük ölçüde bozulmadan günümüze ulaştığını ifade eden Ersoy, keşfin Türkiye ve dünya kültürel mirası açısından son derece değerli olduğunu vurguladı. Kemer, su altı arkeolojisinin yeni merkezi olacak Bakan Ersoy, "Geleceğe Miras" projesi kapsamında yürütülen bu bilimsel kazılarla Türkiye’nin artık su altı arkeolojisinde izleyen değil, yön veren ülke konumuna geldiğini ifade etti. Kazıdan çıkarılan eserlerin sergileneceği Akdeniz Sualtı Arkeoloji Müzesi’nin Kemer Idyros’ta inşa edileceğini belirten Ersoy, Kemer’in su altı arkeolojisinin merkezi olacağını kaydetti. Kazı çalışmaları ve müze projesiyle Türkiye’nin kültürel mirasının gelecek nesillere aktarılmasının hedeflendiği bildirildi.
Ukrayna’da savaşın yıktığı sahne, Antalya’da yeniden kuruldu
28 Haziran 2025 Cumartesi - 12:34 Ukrayna’da savaşın yıktığı sahne, Antalya’da yeniden kuruldu Rusya tarafından 16 Mart 2022’de bombalanan ve 600 sivilin öldüğü Mariupol Tiyatrosu’nun trajedisi, "Tahtadan Kardan Adam" oyunuyla Antalya’da hayata döndü. Ukrayna Antalya Konsolosu Oleksandr Voronin, "Bu oyun, insanların kurtuluş aradığı ama bulamadığı yerin; son sözünü söyleyemeyen seslerin hikâyesidir" dedi. Antalya Devlet Tiyatrosu, savaşın ortasında kaybolan çocuk seslerini sahneye taşıyan çarpıcı bir oyunun dünya prömiyerine ev sahipliği yaptı. Türk yönetmen ve oyun yazarı Ferdi Dalkılıç’ın kaleme aldığı "Tahtadan Kardan Adam" adlı eser, Ukraynacaya çevrilerek Ukrayna İlk Akademik Çocuk ve Gençlik Tiyatrosu repertuvarına alındı. İki ay süren prova sürecinin ardından, Ukraynalı tiyatro ekibi Antalya’ya gelerek oyunu ilk kez burada sahneledi. Eser, 16 Mart 2022 tarihinde Rus hava saldırısıyla yıkılan Mariupol Drama Tiyatrosu’nda yaşanan trajediye dayanıyor. Saldırı sırasında çoğu kadın ve çocuk olmak üzere yaklaşık bin kişi tiyatroya sığınmış, 600’den fazlası hayatını kaybetmişti. Oyun, bu yıkımı gerçek tanıklıklarla izleyiciye aktarıyor. Teknoloji destekli sunumla duygular ortaklaştı Sahnelemede kullanılan özel sunum tekniği ve teknolojik altyapı sayesinde Türk ve Ukraynalı izleyiciler, diller farklı olsa da aynı duygu yoğunluğunda buluştu. Farklı dillerdeki seyircilerin sahnedeki acıyla ortaklaşa bağ kurabildiği yapım, tiyatro sanatında etkileşimi derinleştiren bir anlatı biçimi sundu. "Bu olanlar istatistik değil, yaşayan insanlar" Oyunun ardından konuşan Ukrayna Antalya Konsolosu Oleksandr Voronin, savaşın üçüncü yılında Ukrayna’nın hâlâ yıkıcı saldırılar altında olduğunu vurgulayarak, şu ifadelere yer verdi: "Üç yıl, sadece uzun bir zaman değil. Bu, yerle bir edilen şehirler, yok edilen evler, parçalanmış hayatlar demektir. On binlerce insan hayatını kaybetti, bunların arasında sivil halk, yaşlılar, kadınlar ve maalesef çocuklar da var." 10 milyondan fazla Ukraynalının doğup büyüdükleri şehirleri terk etmek zorunda kaldığını belirten Voronin, "Birçoğunun geri dönme imkânı yok. Ukrayna şehirlerine yönelik her gün Rusya tarafından yıkıcı füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenliyor. Konutları, hastaneleri, okulları yok ediyor. İnsanlar annelerini, babalarını, kardeşlerini, eşlerini, evlatlarını ve tüm ailelerini bir anda kaybediyor. Bu olanlar soyut bir istatistik değil, bunlar yaşayan insanlar, kapanmayan yaralar" sözleriyle yaşanan kayıpların insani boyutuna dikkat çekti. Sanatın bu acıları anlatmadaki gücüne işaret eden Voronin, "Savaşın gerçeği, sürekli ve saygıyla, acı çekenlere duyulan empatiyle anlatılmalıdır. Ve bunu yapmanın en güçlü yollarından biri sanattır. Çünkü sanat yalnızca akla değil, kalbe de hitap eder" ifadelerini kullandı. Konsolos Voronin, oyunun taşıdığı öneme ise şu sözlerle dikkat çekti: "Bu oyun, insanların kurtuluş aradığı ancak bulamadığı yer olan Mariupol Drama Tiyatrosu’nun trajedisini anlatıyor. Bu oyun, son sözünü söyleyemeyen seslerin hikâyesidir. Ve bizim asla kaybetmememiz gereken hafızanın hikâyesidir." "Bu oyun, tüm savaş çocuklarına ithaf edildi" Oyunun yazarı ve yönetmeni Ferdi Dalkılıç da sahne sonrası yaptığı kısa konuşmada, bu eseri yalnızca Ukrayna için değil, savaşın sürdüğü tüm coğrafyalardaki çocuklara adadığını belirtti. Dalkılıç, "Bu oyunu, Ukrayna, Filistin, Gazze, Suriye, Afrika ve dünyanın bilmediğimiz daha birçok coğrafyasında devam eden tüm savaşlardaki acı ve korku çeken tüm çocuklara ithaf ediyorum" dedi. "Tahtadan Kardan Adam", savaşın gölgesinde kalan çocukların sesini duyurmayı ve toplumsal hafızayı canlı tutmayı amaçlıyor. Tiyatronun evrensel diliyle anlatılan bu trajedi, hem geçmişin tanıklığını yapmak hem de uluslararası kamuoyunda vicdani farkındalık oluşturmak adına önemli bir anlatı sunuyor. Oyunun ilerleyen süreçte farklı ülkelerde de sahnelenerek daha geniş kitlelere ulaşması hedefleniyor.