Yerel Haberler
Antalya
20 Nisan 2026 Pazartesi - 17:33 Antalya’da 2 kişinin ölümüne neden yangında perdelerin tutuşturulduğu iddiası Antalya’da 3 yıl önce Muharrem Barış ile kız arkadaşı Berna Shermetova’nın yaşamını yitirdiği yangına ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. İddianamede, evin perdesinin dışarıdan tutuşturulması sonucu yangının çıktığı değerlendirilirken, tutuklu sanıklar hakkında "canavarca hisle yangın çıkarmak suretiyle kasten öldürme" ve "mala zarar verme" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Kepez ilçesi Fatih Mahallesi 3412 Sokak’ta bulunan gecekonduda, 3 Şubat 2023 günü saat 02.00 sıralarında yangın çıktı. Evden yükselen alevleri gören mahalle sakinlerinin ihbarı üzerine bölgeye itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Yangının söndürülmesinin ardından evde yapılan incelemede 2 kişinin cansız bedenine ulaşıldı. Hayatını kaybedenlerin Muharrem Barış ile kız arkadaşı Berna Shermetova olduğu belirlendi. Olayın ardından başlatılan soruşturmada dosya, Antalya Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin başka bir olayı araştırdığı sırada ulaştığı bilgiler doğrultusunda yeniden ele alındı. Shermetova ile Barış’ın öldürülmüş olabileceği yönündeki bilgi üzerine derinleştirilen çalışmada, Muharrem Barış ile İsmail Ö’nün arasında alacak meselesi nedeniyle husumet bulunduğu tespit edildi. Soruşturma kapsamında, olay günü İsmail Ö’nün, Barış’ın kaldığı evin perdesini pencere dışından tutuşturduğu, yangının bu şekilde çıktığı, Mehmet U. ile suça sürüklenen çocuklar M. Ç. ve Z. H. da olayın farklı aşamalarında yer aldığı yönünde değerlendirme yapıldı. Başka suçlardan cezaevinde bulunan İsmail Ö. ile Mehmet U’nun ifadeleri alınırken, iki şüpheli de tutuklandı. "Yangının evdeki elektrik aksamından çıkmadığı kanaatine varıldı" Antalya 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede, tüm soruşturma evrakı ile birlikte elektrik prizlerinden alınan kabloların Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından incelendiği, düzenlenen raporda elektriksel bir arıza tespit edilemediği kaydedildi. Bu nedenle yangının evde bulunan elektrik aksamından kaynaklanmadığı, dışarıdan gerçekleşen bir müdahale sonucu çıktığı kanaatine varıldığı belirtildi. İddianamede, müştekiler Damla Barış ile Ebru Biçer’in, babaları Muharrem Barış’ın bulunduğu evin İsmail Ö. ve M. Ç. tarafından yakıldığı yönündeki beyanlarının da dosyaya girdiği ifade edildi. Mağdur Ebru Biçer’in beyanında, kardeşi Damla Barış ile birlikte daha önce Cumhuriyet Başsavcılığı’na sundukları dilekçeyi tekrar ettiğini söylediği, ses kaydında ismi geçen İsmail Ö. ve M. Ç.’den şikayetçi olduğunu belirttiği de dosyada yer aldı. Mağdur Damla Barış’ın ifadesinde ise, ölen Muharrem Barış’ın öz babası olduğu, babasının Berna Shermetova ile birlikte aynı evde yaşadığı, olaydan sonra kardeşi Fırat Orhan’ın kendisine "evi perdeyi ateş vererek İsmail Ö’nün yaktığını" söylediği aktarıldı. Damla Barış, ayrıca babasının İsmail Ö’ye uyuşturucu verdiğini, İsmail’in eve sık sık geldiğini, babasıyla bu nedenle kavga ettiklerini ve Mehmet U’nun da İsmail’le birlikte gezdiğini beyan etti. "Perdeyi tutuşturduğunu, evdekilerin öldüğünü söyledi" İddianamede ifadesine yer verilen tanık Uğur G., İsmail Ö. ile arkadaş ortamında tanıştığını belirterek, 2023 yılının ilk aylarında İsmail Ö’nün yanına gelerek olayı anlattığını söyledi. Uğur G. ifadesinde, "İsmail yanıma gelerek, Muharrem Barış ile tartıştığını ve çok sinirlendiği için kalmış olduğu evin perdesini tutuşturduğunu, çıkan yangında da evdekilerin öldüğünü söyledi. Ben İsmail’e neden böyle bir şey yaptığını sorduğumda, o da bana, ‘Böyle olacağını bilmiyordum’ dedi" beyanında bulundu. Dosyada yer alan ses çözümleme tutanağında da kimlik bilgileri tespit edilemeyen bir erkek ile kadın sesinin, "evin yanmasında ya İso ve Mürüvvet’in parmağı var, İso çakmağı çakmış perdeyi yol almışlar oradan" şeklinde konuştuğunun görüldüğü aktarıldı. "İsmail, itfaiyeyi arayın yangın var dedi" Suç tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle hakkında ayrı soruşturma yürütülen M. Ç.’nin ifadesinde, olay günü İsmail Ö. ile ilk kez buluştuğunu, beyaz bir araçla Antalya içinde dolaştıklarını, daha sonra araçla bazı yerlere uğradıklarını ve son olarak bir yere gittiklerini anlattığı kaydedildi. M. Ç. ifadesinde, "İsmail araçtan tek başına indi, 10-15 dakika sonra elinde çakmaklar ve kredi kartlarıyla geri döndü. Ardından aracı kullanan Mehmet U’ya "sür, sür" dedi ve bir süre sonra itfaiyenin aranmasını isteyerek ‘itfaiyeyi arayın, yangın var deyin gibi bir şeyler’ dedi" şeklinde konuştu. M. Ç, daha sonra Belek’e gittiklerini, burada İsmail ile Mehmet’in kendi aralarında konuştuklarını, ne konuştuklarını duymadığını, yaklaşık bir hafta sonra Antalya’ya döndüğünde İsmail ile Mehmet U’nun buluştukları sırada İsmail’in "bir ev yaktığını" anlattığını söyledi. M. Ç., "Evin içinde birilerinin olduğundan bahsetmedi. Benim Berna ve Muharrem’in ölümüyle ilgim yoktur. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" dedi. Suç tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle hakkında ayrı soruşturma yürütülen Z. H’de ifadesinde, olay gecesi İsmail ve Mehmet ile birlikte araçta bulunduğunu, Kepez’e giderken arabanın içinde uyuyakaldığını, 10-15 dakika sonra İsmail’in yeniden araca geldiğini, bir süre sonra sabaha karşı otobanda giderlerken İsmail’in aracı durdurup "gittikleri evi yaktığını" söylediğini anlattı. Yangında iki kişinin öldüğünü ise haberlerden öğrendiğini belirten Z. H., olayla ilgisinin olmadığını savundu. "Z. H. benim eski kız arkadaşımdı, ifadesi bu nedenle olabilir" Şüpheli Mehmet U. ise savunmasında, daha önce bu dosyada tanık olarak ifade verdiğini, neden şüpheli olarak dinlendiğini anlamadığını söyledi. Maktul Muharrem’i tanıdığını, kendisine borcu bulunduğunu ancak aralarında husumet olmadığını ileri süren Mehmet U, olay günü İsmail, M. Ç. ve Z. H. ile beyaz araçla gezdiklerini, bir süre sonra Mazi Dağı’nda bulunduklarını, daha sonra birlikte Serik’e gidip dolaştıktan sonra Antalya’ya döndüklerini söyledi. Mehmet U., "Ben Muharrem ile Berna’nın öldüğünü internetten öğrendim. Bütün gün Z. H. ile birlikteydik, hiç yanımdan ayrılmadı. Z. H. benim eski kız arkadaşımdı, kendisiyle kavgalı ayrıldık, bu nedenle benim hakkımda ifade vermiş olabilir. Mürüvvet’in de ifadesini kabul etmiyorum, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" dedi. İsmail Ö. suçlamayı reddetti Şüpheli İsmail Ö. ise savunmasında, maktulleri ve dosyadaki diğer şüphelileri tanıdığını, olay günü Mehmet U., Z. H. ve M. Ç. ile birlikte buluştuklarını doğruladı. Önce Mehmet ile Z. H.yi Mehmet’in bir arkadaşının evine bıraktıklarını, ardından M. Ç. ile birlikte annesinin Konuksever Mahallesi’ndeki evine gittiklerini, burada üzerini değiştirdikten sonra Mehmet ile Z. H’yi tekrar alıp Serik’e gittiklerini anlattı. İsmail Ö. savcılık ifadesinde, "Ben hakkımda neden suçlama yapıldığını anlamış değilim. Muharrem ve Berna’nın ölümüyle bir alakam yoktur. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" dedi. Ağırlaştırılmış müebbet talebi İddianamede, kriminal rapor, müşteki ve tanık ifadeleri ile şüphelilerin birbirleriyle çelişen savunmalarının birlikte değerlendirildiği, yangının kasten çıkarılarak maktullerin ölümüne sebebiyet verildiğinin anlaşıldığı belirtildi. Savcılık, şüpheli İsmail Ö’nün maktul Muharrem Barış’tan uyuşturucu alışverişinden kaynaklı alacağının bulunması nedeniyle olay günü Mehmet U. ile birlikte Muharrem’in kaldığı eve gittiğini, evi yaktığını, Mehmet U’nun da bu eyleme iştirak ettiğini değerlendirdi. İddianamede, iki şüphelinin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek Muharrem Barış ile Berna Shermetova’ya karşı "canavarca hisle yangın çıkarmak suretiyle kasten öldürme" ve maktul Muharrem Barış’a yönelik "yangın çıkarmak suretiyle mala zarar verme" suçlarını işlediklerinin anlaşıldığı kaydedildi. Savcı, İsmail Ö. ile Mehmet U’nun ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Antalya 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianame doğrultusunda davanın ileriki günlerde görülmesine başlanacak.
Antalya’da ’emanet’ ve ‘kar payı’ vaadiyle 50 milyon liralık dolandırıcılık iddiası
18 Mart 2026 Çarşamba - 16:08 Antalya’da ’emanet’ ve ‘kar payı’ vaadiyle 50 milyon liralık dolandırıcılık iddiası Antalya’nın Döşemealtı ilçesinde bir kuyumcunun ‘emanet’ ve ‘kar payı’ vaadiyle müşterilerinden 50 milyon TL’nin üzerinde para toplayıp ortadan kaybolduğu iddia edildi. Döşemealtı ilçesi Bahçeyaka Mahallesi’nde kuyumculuk yapan B.M.A., iddiaya göre ‘emanet’ ve ‘Kar payı’ adı altında müşterilerinden para ve ziynet eşyasını topladı. Ara ara iş yerine gelen şüpheli emanetlerini almak isteyen vatandaşları oyalayıp dükkandan gönderdi. Uzun süre benzer söylemlerle kuyumcudaki alacaklarını alamayan vatandaşlar dün iş yerine geldiklerinde ise dükkanın kapalı olduğunu gördü. Kuyumcuya telefonla da ulaşamayan vatandaşların şikayeti üzerine polis ekipleri harekete geçti. Adrese gelen ekipler çilingir yardımıyla kapıyı açarak içeriye girdi. Kuyumcu kayıplara karıştı Ekiplerce yapılan incelemede iş yerinin boşaltıldığını tespit edildi. Ziynet eşyaları ve iş yerindeki değerli malzemeleri alarak kayıplara karışan B.M.A.’nın yakalanması için çalışma başlatıldı. Öte yandan B.M.A.’nın komşuları tarafından en son Salı günü akşam saatlerinde iş yerinde görüldüğü, ayrıca polis ekiplerince şahsın eski ortağının da ifadesine başvurduğu öğrenildi. Kuyumcunun kar payı adı altında vatandaşlardan yaklaşık 50 milyon lira dolayında para ve ziynet eşyası aldığı iddia ediliyor.
Antalya’da ’Emanet’ ve ‘kar payı’ vaadiyle 50 milyon liralık dolandırıcılık iddiası
18 Mart 2026 Çarşamba - 15:55 Antalya’da ’Emanet’ ve ‘kar payı’ vaadiyle 50 milyon liralık dolandırıcılık iddiası Antalya’nın Döşemealtı ilçesinde bir kuyumcu vatandaşlardan ‘emanet’ ve ‘kar payı’ vaadiyle müşterilerinden 50 Milyon TL’nin üzerinde para toplayarak ortadan kaybolduğu iddia edildi. Döşemealtı ilçesi Bahçeyaka Mahallesi’nde kuyumculuk yapan B. M. A. iddiaya göre ‘Emanet’ ve ‘Kar payı’ adı altında müşterilerinden para ve ziynet eşyası topladı. B. M.A. zaman zaman işyerine gelen ve emanet bıraktıkları altınlarla paralarını almak isteyen vatandaşları çeşitli bahanelerde daha sonra gelmelerini istedi. Uzun süre benzer söylemlerle kuyumcuda bulunan alacaklarını alamayan vatandaşlar dün işyerine geldiklerinde ise dükkanın kapalı olduğunu gördüler. Kuyumcuya telefonla da ulaşamayan vatandaşların polise şikayeti ile adrese gelen ekipler çilingir yardımıyla kapıyı açarak içeriye girdi. Kuyumcu kayıplara karıştı İşyeri içerisinde arama yapan polis ekipleri işyerinin boşaltıldığını tespit etti. Ziynet eşyaları ve işyerindeki değerli malzemeleri alarak kayıplara karışan B. M. A.’nın yakalanması için çalışma başlatıldı. Öte yandan B. M. A.’nın komşuları tarafından en son Salı günü akşam saatlerinde işyerinde görüldüğü, ayrıca polis ekipleri tarafından şahsın eski ortağının da ifadesine başvurduğu öğrenildi. Kuyumcunun kar payı adı altında vatandaşlardan yaklaşık 50 milyon lira dolayında para ve ziynet eşyası aldığı iddia ediliyor.
Bir hafta önce satın aldığı araç alev alev yandı
18 Mart 2026 Çarşamba - 15:35 Bir hafta önce satın aldığı araç alev alev yandı Antalya’nın Manavgat ilçesinde seyir halindeyken yanmaya başlayan otomobile ilk müdahale, olay yerinden geçen bir su tankerinden yapılırken, itfaiye tarafından soğutma çalışması yapıldı. Otomobil tamamen yanarak kullanılamaz hale gelirken, araç sahibi, otomobili bir hafta önce satın aldığını, seyir halindeyken bir an durakladığını sonra yanmaya başladığını söyledi. Edinilen bilgiye göre, Manavgat Alanya D-400 kara yolunda Manavgat istikametinden Alanya istikametine seyir halindeki Abdüssamet Aksoy’un kullandığı 07 ARN 024 plakalı otomobilden Aksaz-Karaöz kavşağına yaklaştığı sırada seyir halindeyken dumanlar çıkmaya başladı. Otomobil sürücüsünün aracı yolun sağına çekmesinin ardından yoldan geçen araç sürücüleri yardıma koştu. Araçtan bir anda alevler yükselirken yolun karşı şeridinde seyir halindeki bir su tankerinden hortum çekilerek yangına müdahalede bulunuldu. İhbar üzerine olay yerine Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi Manavgat Birimi ve Manavgat İlçe Jandarma Komutanlığı Merkez Jandarma Karakoluna bağlı ekipler sevk edildi. Yanan araç, itfaiye ekiplerinin soğutma çalışmasının ardından tamamen söndürülürken kullanılamaz hale geldi. Araç sahibi Abdüssamet Aksoy, aracı 1 hafta önce aldığını belirterek "Aracım LPG’li. Gaz bittiği için akaryakıt istasyonuna gidiyordum. Seyir halindeyken teklemeye başladı ve duman çıktı. Yol kenarına çektim ve yanmaya başladı" dedi.
Serik’te hasta yakınları doktor ve hemşireye saldırdı
18 Mart 2026 Çarşamba - 15:17 Serik’te hasta yakınları doktor ve hemşireye saldırdı Antalya’nın Serik ilçesinde Serik Devlet Hastanesi’nde tedavi gören hastanın eşi ve 2 kızı, doktor ve 3 hemşireyi darp etti. Anne ve kızları polis tarafından gözaltına aldı. Hastanenin Göğüs hastalıkları servisinde tedavi gören kocasına bakılmadığını iddia eden S.B. ile kızları F.B. ve S.B., görevli doktor ile 3 hemşireye saldırdı. Hastane çalışanları ve güvenlik görevlileri kavgayı ayırırken, doktor ve hemşirelerin şikayeti üzerine anne ile kızları gözaltına alındı. Şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edileceği bildirildi. Serik Kaymakamlığınca Serik Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Polikliniğinde meydana gelen olayla ilgili olarak yazılı basın açıklaması yapıldı. Kaymakam Dr. Cemal Şahin tarafından yapılan açıklamada, "17 Mart 2026 tarihinde Serik Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Polikliniğinde meydana gelen olayla ilgili olarak bazı basın organları ve sosyal medya mecralarında yer alan bilgiler üzerine kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla açıklama yapılması gereği duyulmuştur. Edinilen bilgilere göre, tedavi görmekte olan bir hastanın yakınları ile sağlık personeli arasında yaşanan sözlü tartışma kısa sürede büyüyerek arbede boyutuna ulaşmıştır. Olay sırasında görevli sağlık personeline yönelik tehdit, hakaret ve fiziki müdahalede bulunulduğu iddiası üzerine konuya ilişkin adli süreç başlatılmıştır. Olayda darp edildiğini beyan eden sağlık personeline yönelik yapılan muayene sonucunda yaralanmaların basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu tespit edilmiştir. Olayla ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığının talimatları doğrultusunda Serik İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından tahkikata başlanmış olup, olayda adı geçen şahıslar 18 Mart 2026 tarihinde adli makamlara mevcutlu olarak sevk edilmiştir. Serik Kaymakamlığı olarak, kamu görevlilerine yönelik her türlü şiddetin karşısında olduğumuzu bir kez daha ifade ediyor; sağlık çalışanlarımızın güvenli bir ortamda görevlerini sürdürebilmeleri için gerekli tüm idari ve hukuki süreçlerin titizlikle takip edileceğini kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz" dedi.
Antalya’da esnaf kavgasındaki cinayet zanlısı: "Böyle olsun istemezdim"
18 Mart 2026 Çarşamba - 15:14 Antalya’da esnaf kavgasındaki cinayet zanlısı: "Böyle olsun istemezdim" Antalya’da komşu esnaflar arasında çıkan tartışma sonucu 22 yaşındaki gence kurşun yağdırıp ölümüne ve 2 kişinin de yaralanmasına neden olan cinayet şüphelisi polis ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlı, gazetecilere "Böyle olsun istemezdim" dedi. Olay, geçtiğimiz pazartesi günü Kepez ilçesi Yeni Emek Mahallesi Şelale Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, oto yıkamacı Mustafa O. (41) ile yan komşusu market işletmecisi Mustafa D. (51) arasında henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın kısa sürede büyümesi üzerine Mustafa O., yanındaki silahla markette bulunanlara kurşun yağdırdı. Saldırıda, Mustafa Deveci (22) ve akrabaları Şevket D. (24) Mustafa D. (51) yaralandı. 22 yaşındaki genç kurtarılamadı Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan 22 yaşındaki Mustafa Deveci, doktorların tüm çabalarına rağmen hayata tutunamadı. Amca Mustafa D. ve diğer yaralı Şevket D.’nin ise hastanedeki kritik tedavilerinin sürdüğü öğrenildi. Yaya olarak kaçmaya çalışırken yakalandı Olaydan sonra otomobiliyle kayıplara karışan şüpheliyi yakalamak için Antalya Emniyeti geniş çaplı arama başlattı. Akşam saat 21.30 sıralarında Kepez’de rutin devriye atan ekipler, durumundan şüphelendikleri bir şahsa "dur" ihtarında bulundu. Yaya olarak kaçmaya çalışan şüpheli, kısa süreli kovalamacanın ardından kıskıvrak yakalandı. Gözaltına alınan şahsın, cinayet şüphelisi Mustafa O. olduğu tespit edildi. "Böyle olacağını bilsem kaçardım" Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlı sağlık kontrolü sonrasında gazetecilerin ’neden yaptınız?’ sorusu üzerine "Çok pişmanım, böyle olsun istemezdim. Böyle olacağını bilsem oradan kaçardım" dedi.
Çevre Dostu Çiftçi Kartı Projesi Gazipaşa’da büyüyor
18 Mart 2026 Çarşamba - 15:03 Çevre Dostu Çiftçi Kartı Projesi Gazipaşa’da büyüyor Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin uluslararası alanda da ödüle layık görülen "Çevre Dostu Çiftçi Kart" projesi büyümeye devam ediyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, projeyi Gazipaşa’da hayata geçirmek amacıyla Gazipaşa Belediye Başkanı Mehmet Ali Yılmaz ile protokol imzaladı. Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından 2022 yılında Çevre Kurulu koordinasyonunda başlatılan ve 2023 yılında Çin’de düzenlenen Guangzhou Uluslararası Kentsel İnovasyon Konferansı’nda ödül kazanan "Çevre Dostu Çiftçi Kartı" projesi büyümeye ve yaygınlaşmaya devam ediyor. Antalya’da her yıl yoğun şekilde kullanılan zirai ilaç ambalajlarının doğaya, toprağa ve temiz su kaynaklarına karışmasını önlemek amacıyla hayata geçirilen proje; Kumluca, Finike, Demre, Alanya, Aksu, Kemer ve Serik’in ardından yeni dönemde Gazipaşa’da da uygulanacak. Çevre ve tarım bilinci güçleniyor Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, projeyi, yeni dönemde Gazipaşa’da da hayata geçirmek amacıyla Gazipaşa Belediye Başkanı Mehmet Ali Yılmaz ile protokol imzaladı. Başkan Vekili Özdemir, projeyi Antalya’nın ilçelerinde yaygınlaştırmayı sürdürdüklerini belirterek, "Zirai ilaç ambalaj atıklarının doğaya, toprağa ve su kaynaklarına karışmasını önlemeyi hedefleyen bu çevreci uygulamayla hem atıkların güvenli şekilde toplanmasını sağlıyor hem de sürdürülebilir tarım ve çevre bilincini güçlendiriyoruz. Antalya’nın verimli topraklarını ve temiz su kaynaklarını korumak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" dedi.
Şehit Veysel Özkayacan’ın adı verilen karakol botu mavi vatanda göreve başladı
18 Mart 2026 Çarşamba - 14:51 Şehit Veysel Özkayacan’ın adı verilen karakol botu mavi vatanda göreve başladı Antalya Emniyeti Deniz Limanı Şube Müdürlüğü bünyesinde görev yapacak olan KB-0704 borda numaralı "Şehit Polis Memuru Veysel Özkayacan" isimli karakol botu, İl Emniyet Müdürü Dr. Sabit Akın Zaimoğlu, şehidin ailesi ve teşkilat mensuplarının katıldığı törenle hizmete girdi. İl Emniyet Müdürü Dr. Sabit Akın Zaimoğlu törende yaptığı konuşmada, "Bugün burada aziz şehidimiz Polis Memuru Veysel Özkayacan’ın adını yaşatacak karakol botunun hizmete giriş töreninde sizlerle birlikte olmanın gururunu ve onurunu anlatarak başlamak istiyorum. Şehitlerimiz, vatanımızın huzuru, güvenliği ve geleceği için en kıymetli varlıklarını, canlarını feda ederek bizlere onurlu bir miras bıraktı. Bizler de onların emanetine sahip çıkmayı en büyük sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Aziz şehidimizin adını taşıyan bu karakol botu mavi sularda görev yaparken, onun fedakarlığını ve kahramanlığını da her zaman hatırlatacak bir vefa nişanesi olacak. Onlar milletimizin kalbinde, bayrağımızın gölgesinde, vatanımızın her köşesinde yaşamaya devam edecek. Bu karakol botunun vatanımıza, milletimize hayırlı hizmetlerde bulunmasını temenni ediyorum. Bu vesileyle başta şehit Polis Memuru Veysel Özkayacan’ın emaneti olan kıymetli ailesi olmak üzere tüm şehitlerimizin ailelerine sabır ve metanet diliyorum. Sizlerin gururu ve duası bizler için en büyük destek kaynağı" dedi. Yapılan duaların ardından açılışı yapılan "Şehit Polis Memuru Veysel Özkayacan" isimli karakol botu selamlanarak göreve uğurlandı.
Antalya Büyükşehir Belediyesi davasında savcı mütalaasını açıkladı
18 Mart 2026 Çarşamba - 14:48 Antalya Büyükşehir Belediyesi davasında savcı mütalaasını açıkladı Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davanın üçüncü duruşmasında cumhuriyet savcısı mütalaasını açıkladı. Savcı, bir tutuksuz sanık hakkında suç duyurusunda bulunulmasını, tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamını ve tutuksuz sanıklardan K.A.’nın tutuklanmasını talep etti. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Bölge Adliye Mahkemesi toplantı salonunda görülen duruşmada, soruşturma kapsamında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de aralarında bulunduğu 5’i tutuklu toplam 41 sanık yargılanıyor. Öğle arasının ardından devam eden duruşmada söz alan cumhuriyet savcısı, mahkemeye esas hakkındaki ara mütalaasını sundu. Mütalaada hakkında yakalama kararı bulunan N.E. ve O.M. adlı şahısların akıbetinin sorulması istendi. Savcı, ayrıca tutuksuz sanık T.K. hakkında bu aşamaya kadar alınan beyanların niteliğine göre iftira ve yalan suçları yönünden Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasını talep etti. Mütalaada, tutuksuz sanık S.T. hakkında uygulanan yurt dışına çıkış yasağı ile adli kontrol tedbirinin devamı da istendi. Cumhuriyet savcısı, dosya kapsamında tutuklu bulunan sanıkların tutukluluk hallerinin ayrı ayrı devamına karar verilmesini talep etti. Savcı ayrıca, yardım eden sıfatıyla 3628 sayılı Kanun’a muhalefet suçlamasıyla yargılanan tutuksuz sanık K.A.’nın tutuklanmasını istedi. "Tahliyemi istiyorum" Savcının mütalaasını açıklamasının ardından söz verilen sanık Muhittin Böcek, sağlık durumuna dikkat çekerek, tahliye talebini yineledi. Böcek, "9 aya yakın süredir çok rahatsızım. Tutuklandığımda 12 ilaç kullanıyordum, şimdi 22 ilaç kullanıyorum. 10 kez hastaneye kaldırıldım. En ağır uyku apnesi hastasıyım, tahliyemi istiyorum. Suçlamaları kabul etmiyorum. Suçum Antalya’da 6 dönemdir belediye başkanı olmak. Belediyeyi zarara uğratmadım. Tahliyemi istiyorum, çok acil tedavi olmak istiyorum" dedi. Sanık Mustafa Gökhan Böcek ise savunmasında şu ifadelere yer verdi: "Oğlum 5 aylık, ben buraya kendim gelip teslim oldum. Delil karartma gibi işlemlerim olmadı. Ticari işlerimden dolayı yargılanıyorum. Muhittin Böcek’in oğlu olmasam, siyasetçinin oğlu olmasam yargılanmıyordum. Tahliyemi, tahliye olmazsa ev hapsi talebimi istiyorum." Cumhuriyet savcısının mütalaasının ardından sanık ve avukat beyanlarının alınmasının sürdüğü duruşmada, mahkeme heyetinin ara kararı açıklaması bekleniyor.
Çandır, Ocak ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi’ni değerlendirdi
18 Mart 2026 Çarşamba - 14:29 Çandır, Ocak ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi’ni değerlendirdi Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Antalya Tarım Konseyi (ATAK) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Ocak 2026 Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi’ni (Tarım-GFE) değerlendirdi. Çandır, Tarım-GFE’nin Ocak ayında aylık yüzde 3,86 ilan edildiğini belirtirken, "Bu rakam, endeksin ölçülmeye başlandığı 2015 yılından itibaren ocak ayları ortalamasının (4,18) yüzde 15 altında ilan edilmiştir. Ortalama altı bir yükseliş olmakla birlikte bu rakam, son 10 yılın en yüksek 4. Ocak ayı artışı olmuştur" dedi. Tarım-GFE’nin Ocak ayında yıllık yüzde 30,59 açıklandığını belirten Çandır, "Bu yıllık rakam, son 10 yılın ocak ayları ortalamasının (30,54) üzerine çıkmıştır. Ortalama üstü ilan edilen bu rakam, son 10 yılın en yüksek 4. ocak ayı artışı olmuştur. Ocak ayı için açıklanan tarımsal maliyetleri enflasyonu, bir önceki aya göre aylıkta yükseliş ve yıllıkta ise düşüş göstermiştir. Ancak 10 yıllık ocak ayı ortalamalarına göre bakıldığında aylıkta ortalama altı ve yıllıkta ise ortalama üstü artış göstermiştir" değerlendirmesinde bulundu. En çok artış veteriner hizmetlerinde Ocak ayı Tarım-GFE’nin alt kalemlerini değerlendiren Ali Çandır, tohumda aylık yüzde 1,14, enerjide yüzde 1,72, gübrede yüzde 1,60, ilaçta yüzde 1,96, veteriner hizmetlerinde yüzde 10,54, yemde yüzde 4,30, diğer kalemlerde ise yüzde 13,28 artış olduğunu kaydederken, yıllıkta ise tohumda yüzde 34,94, enerjide yüzde 18,47, gübrede yüzde 37,90, ilaçta yüzde 18,07, veteriner hizmetlerinde yüzde 43,74, yemde yüzde 36,35 ve diğer kalemlerde ise yüzde 32,75’lik artışa dikkat çekti. Çandır, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetlerin fiyatlarında aylık yüzde 2,58, yıllık yüzde 22,01’lik artış olduğunu belirtti. Ocak ayı Tarım-GFE’nin alt kalemlerine bakıldığında tarımda kullanılan mal ve hizmetlerin fiyatlarında aylıkta yüzde 4,07, yıllık ise yüzde 32,09 artış ilan edildiğine dikkat çeken Çandır, "Ocak ayları itibariyle bu rakamlar, aylıkta ve yıllıkta 2021 yılından sonraki en yüksek 3. rakamlar olmuştur" dedi. TÜİK’in Ocak ayı tarımsal üretici fiyat endeksi Tarım-ÜFE’nin aylık yüzde 8,46 arttığını, bu artışın 10 yıllık ocak ortalamasının (4,15) üzerinde olduğuna dikkat çeken Başkan Çandır, yıllık yüzde 43,58’lik artışın 10 yıllık ortalamanın (25,17) üzerinde olduğunu belirtti. Çandır, "Tarımsal faaliyetlerde bulunanlar açısından son bir yıllık eğilim, genel olarak üretici aleyhine seyretmiştir. Ancak mayıs, haziran ve eylül aylarından sonra ocak ayında da lehte bir durum ilan edilmiştir" dedi. Yurtiçi ve yurtdışı üretici enflasyonları da tarım sektörünü dolaylı olarak etkilediğini belirten Çandır, yurtdışı üretici enflasyonu YD-ÜFE’nin Ocak’ta aylık yüzde 4,06 ve yıllık yüzde 35,12 arttığını, yurtiçi üretici enflasyonu Yİ-ÜFE’nin aylık olarak yüzde 2,67, yıllık yüzde 27,17 arttığını kaydetti. Çandır, "Üretici düzeyindeki gıda kalemi ise aylık yüzde 4,24 ve yıllık ise yüzde 32,68 artmıştı. Bu durum, Ocak ayında tarıma dayalı imalat sanayiindeki enflasyonun, tarımdan daha düşük seyrettiğini göstermektedir" değerlendirmesinde bulundu. Tüketici enflasyonunda durum Ocak ayında üretici kesimdeki bu enflasyonlara karşılık tüketici enflasyonu TÜFE’nin aylık yüzde 4,84, yıllık yüzde 30,65 arttığını belirten Çandır, "Son 20 yıllık ocak ayı ortalamalarının aylıkta yüzde 2,37 ve yıllıkta ise yüzde 18,13 olduğu hatırlanırsa yıllık manşet enflasyonun hala ne kadar yüksek seyrettiği daha iyi anlaşılır" dedi. Tüketici taraftaki gıda enflasyonunun Ocak ayında aylık yüzde 6,59, yıllık yüzde 31,69 açıklandığına dikkat çeken Çandır, "İşlenmemiş gıda enflasyonu ise Ocak’ta aylık yüzde 11,79, yıllık yüzde 32,35 ilan edilmişti. Yaş meyve sebze enflasyonu ise aylık yüzde 22,03 ve yıllık yüzde 29,47 arttı" dedi.