Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Antalya
Antalya’da kayıp zabıta için arama çalışması başlatıldı
20 Nisan 2026 Pazartesi - 21:54:38
Antalya’nın Manavgat ilçesinde 6 gündür haber alınamayan zabıta memuru için arama çalışması başlatıldı. Ekipler zabıta memurunun telefonundan son sinyalin alındığı ırmakta arama çalışması yaptı. 14 Nisan gecesi Çeltikçi Mahallesi’ndeki evinden ayrılan Manavgat Belediyesi Zabıta Müdürlüğü personeli Ali Savaş’tan (42) 6 gündür haber alınamıyor. Güvenlik güçleri tarafından yapılan araştırmalar sonucunda Savaş’ın telefonundan son sinyalin Salkımevler Mahallesi’nde Manavgat Irmağı kenarından alındığı belirlenirken, aramalar bu bölgede yoğunlaştı. Manavgat İlçe Jandarma Komutanlığı Merkez Karakolu ve Manavgat İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri karadan dron destekli arama yaparken, Deniz Polisi dalgıçları da ırmakta arama yaptı. Dalgıçlar kanal boyunda bulunan Aşıklar Çeşmesi’nin bulunduğu bölgeden Manavgat Irmağı’na girerek, Şavlak bölgesine kadar bölgeyi tamamen taradı. Ali Savaş’ın yakınlarının da takip ettiği arama çalışmalarından 6. günün sonunda da sonuç alınamazken, arama çalışmalarının sabah saatlerinden itibaren yeniden başlatılacağı bildirildi.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 21:44
Alanyaspor, Beşiktaş maçı hazırlıklarına başladı
Corendon Alanyaspor, Ziraat Türkiye Kupası çeyrek finalinde Beşiktaş ile oynayacağı karşılaşmanın hazırlıklarına başladı. Turuncu-yeşilli ekip, teknik direktör Joao Pereira yönetiminde tesislerde gerçekleştirilen antrenmanla çalışmalarını sürdürdü. Antrenman, ısınma hareketleriyle başlarken, dün oynanan Kasımpaşa maçında ilk 11’de forma giyen futbolcular yenileme çalışması yaptı. Diğer oyuncular ise pas çalışmasının ardından dar alanda oyun oynayarak idmanı tamamladı. Alanyaspor, Beşiktaş maçı hazırlıklarını yarın yapacağı antrenman ile devam edecek.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 18:10
Fiziksel engelli bireyler Aspendos Antik Tiyatrosu’nu VR gözlükleri ile sanal ortamda gezdi
Akdeniz Üniversitesi Serik Gülsün Süleyman Süral Meslek Yüksekokulu’nda hayata geçirilen proje ile fiziksel engelli bireyler, Aspendos Antik Tiyatrosu’nu VR gözlükleri ile sanal ortamda gezdi. Akdeniz Üniversitesi Serik Gülsün Süleyman Süral Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Ramazan Erdem’in koordinatörlüğünde ve Müdür Yardımcısı Öğr. Gör. İbrahim Korkmaz’ın akademik danışmanlığında geliştirilen "Engelsiz Aspendos" projesi, fiziksel engelli bireylere unutulmaz bir deneyim sundu. Tekstil Teknolojisi Programı öğrencilerinin özverili çalışmalarıyla ortaya çıkan proje, "Toplumsal Duyarlılık ve Katkı Projeleri" kapsamında tasarlandı. Projenin uygulama aşamasında fiziksel engelli vatandaşlar Serik Meslek Yüksekokulu yerleşkesinde ağırlandı. Katılımcılar, VR (Sanal Gerçeklik) gözlükleri aracılığıyla tarihi Aspendos Antik Tiyatrosu’nu sanal ortamda gezme imkânı buldu. Daha önce Aspendos’u hiç görme fırsatı bulamadıklarını dile getiren engelli bireyler, yaşadıkları deneyimin son derece etkileyici olduğunu ifade ettiler. Katılımcılar, sanal tur sırasında "sanki gerçekten oradaymış gibi" hissettiklerini belirterek, projeye emek veren öğrencilere teşekkür ettiler.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 17:33
Antalya’da 2 kişinin ölümüne neden yangında perdelerin tutuşturulduğu iddiası
Antalya’da 3 yıl önce Muharrem Barış ile kız arkadaşı Berna Shermetova’nın yaşamını yitirdiği yangına ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. İddianamede, evin perdesinin dışarıdan tutuşturulması sonucu yangının çıktığı değerlendirilirken, tutuklu sanıklar hakkında "canavarca hisle yangın çıkarmak suretiyle kasten öldürme" ve "mala zarar verme" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Kepez ilçesi Fatih Mahallesi 3412 Sokak’ta bulunan gecekonduda, 3 Şubat 2023 günü saat 02.00 sıralarında yangın çıktı. Evden yükselen alevleri gören mahalle sakinlerinin ihbarı üzerine bölgeye itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Yangının söndürülmesinin ardından evde yapılan incelemede 2 kişinin cansız bedenine ulaşıldı. Hayatını kaybedenlerin Muharrem Barış ile kız arkadaşı Berna Shermetova olduğu belirlendi. Olayın ardından başlatılan soruşturmada dosya, Antalya Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin başka bir olayı araştırdığı sırada ulaştığı bilgiler doğrultusunda yeniden ele alındı. Shermetova ile Barış’ın öldürülmüş olabileceği yönündeki bilgi üzerine derinleştirilen çalışmada, Muharrem Barış ile İsmail Ö’nün arasında alacak meselesi nedeniyle husumet bulunduğu tespit edildi. Soruşturma kapsamında, olay günü İsmail Ö’nün, Barış’ın kaldığı evin perdesini pencere dışından tutuşturduğu, yangının bu şekilde çıktığı, Mehmet U. ile suça sürüklenen çocuklar M. Ç. ve Z. H. da olayın farklı aşamalarında yer aldığı yönünde değerlendirme yapıldı. Başka suçlardan cezaevinde bulunan İsmail Ö. ile Mehmet U’nun ifadeleri alınırken, iki şüpheli de tutuklandı. "Yangının evdeki elektrik aksamından çıkmadığı kanaatine varıldı" Antalya 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede, tüm soruşturma evrakı ile birlikte elektrik prizlerinden alınan kabloların Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından incelendiği, düzenlenen raporda elektriksel bir arıza tespit edilemediği kaydedildi. Bu nedenle yangının evde bulunan elektrik aksamından kaynaklanmadığı, dışarıdan gerçekleşen bir müdahale sonucu çıktığı kanaatine varıldığı belirtildi. İddianamede, müştekiler Damla Barış ile Ebru Biçer’in, babaları Muharrem Barış’ın bulunduğu evin İsmail Ö. ve M. Ç. tarafından yakıldığı yönündeki beyanlarının da dosyaya girdiği ifade edildi. Mağdur Ebru Biçer’in beyanında, kardeşi Damla Barış ile birlikte daha önce Cumhuriyet Başsavcılığı’na sundukları dilekçeyi tekrar ettiğini söylediği, ses kaydında ismi geçen İsmail Ö. ve M. Ç.’den şikayetçi olduğunu belirttiği de dosyada yer aldı. Mağdur Damla Barış’ın ifadesinde ise, ölen Muharrem Barış’ın öz babası olduğu, babasının Berna Shermetova ile birlikte aynı evde yaşadığı, olaydan sonra kardeşi Fırat Orhan’ın kendisine "evi perdeyi ateş vererek İsmail Ö’nün yaktığını" söylediği aktarıldı. Damla Barış, ayrıca babasının İsmail Ö’ye uyuşturucu verdiğini, İsmail’in eve sık sık geldiğini, babasıyla bu nedenle kavga ettiklerini ve Mehmet U’nun da İsmail’le birlikte gezdiğini beyan etti. "Perdeyi tutuşturduğunu, evdekilerin öldüğünü söyledi" İddianamede ifadesine yer verilen tanık Uğur G., İsmail Ö. ile arkadaş ortamında tanıştığını belirterek, 2023 yılının ilk aylarında İsmail Ö’nün yanına gelerek olayı anlattığını söyledi. Uğur G. ifadesinde, "İsmail yanıma gelerek, Muharrem Barış ile tartıştığını ve çok sinirlendiği için kalmış olduğu evin perdesini tutuşturduğunu, çıkan yangında da evdekilerin öldüğünü söyledi. Ben İsmail’e neden böyle bir şey yaptığını sorduğumda, o da bana, ‘Böyle olacağını bilmiyordum’ dedi" beyanında bulundu. Dosyada yer alan ses çözümleme tutanağında da kimlik bilgileri tespit edilemeyen bir erkek ile kadın sesinin, "evin yanmasında ya İso ve Mürüvvet’in parmağı var, İso çakmağı çakmış perdeyi yol almışlar oradan" şeklinde konuştuğunun görüldüğü aktarıldı. "İsmail, itfaiyeyi arayın yangın var dedi" Suç tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle hakkında ayrı soruşturma yürütülen M. Ç.’nin ifadesinde, olay günü İsmail Ö. ile ilk kez buluştuğunu, beyaz bir araçla Antalya içinde dolaştıklarını, daha sonra araçla bazı yerlere uğradıklarını ve son olarak bir yere gittiklerini anlattığı kaydedildi. M. Ç. ifadesinde, "İsmail araçtan tek başına indi, 10-15 dakika sonra elinde çakmaklar ve kredi kartlarıyla geri döndü. Ardından aracı kullanan Mehmet U’ya "sür, sür" dedi ve bir süre sonra itfaiyenin aranmasını isteyerek ‘itfaiyeyi arayın, yangın var deyin gibi bir şeyler’ dedi" şeklinde konuştu. M. Ç, daha sonra Belek’e gittiklerini, burada İsmail ile Mehmet’in kendi aralarında konuştuklarını, ne konuştuklarını duymadığını, yaklaşık bir hafta sonra Antalya’ya döndüğünde İsmail ile Mehmet U’nun buluştukları sırada İsmail’in "bir ev yaktığını" anlattığını söyledi. M. Ç., "Evin içinde birilerinin olduğundan bahsetmedi. Benim Berna ve Muharrem’in ölümüyle ilgim yoktur. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" dedi. Suç tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle hakkında ayrı soruşturma yürütülen Z. H’de ifadesinde, olay gecesi İsmail ve Mehmet ile birlikte araçta bulunduğunu, Kepez’e giderken arabanın içinde uyuyakaldığını, 10-15 dakika sonra İsmail’in yeniden araca geldiğini, bir süre sonra sabaha karşı otobanda giderlerken İsmail’in aracı durdurup "gittikleri evi yaktığını" söylediğini anlattı. Yangında iki kişinin öldüğünü ise haberlerden öğrendiğini belirten Z. H., olayla ilgisinin olmadığını savundu. "Z. H. benim eski kız arkadaşımdı, ifadesi bu nedenle olabilir" Şüpheli Mehmet U. ise savunmasında, daha önce bu dosyada tanık olarak ifade verdiğini, neden şüpheli olarak dinlendiğini anlamadığını söyledi. Maktul Muharrem’i tanıdığını, kendisine borcu bulunduğunu ancak aralarında husumet olmadığını ileri süren Mehmet U, olay günü İsmail, M. Ç. ve Z. H. ile beyaz araçla gezdiklerini, bir süre sonra Mazi Dağı’nda bulunduklarını, daha sonra birlikte Serik’e gidip dolaştıktan sonra Antalya’ya döndüklerini söyledi. Mehmet U., "Ben Muharrem ile Berna’nın öldüğünü internetten öğrendim. Bütün gün Z. H. ile birlikteydik, hiç yanımdan ayrılmadı. Z. H. benim eski kız arkadaşımdı, kendisiyle kavgalı ayrıldık, bu nedenle benim hakkımda ifade vermiş olabilir. Mürüvvet’in de ifadesini kabul etmiyorum, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" dedi. İsmail Ö. suçlamayı reddetti Şüpheli İsmail Ö. ise savunmasında, maktulleri ve dosyadaki diğer şüphelileri tanıdığını, olay günü Mehmet U., Z. H. ve M. Ç. ile birlikte buluştuklarını doğruladı. Önce Mehmet ile Z. H.yi Mehmet’in bir arkadaşının evine bıraktıklarını, ardından M. Ç. ile birlikte annesinin Konuksever Mahallesi’ndeki evine gittiklerini, burada üzerini değiştirdikten sonra Mehmet ile Z. H’yi tekrar alıp Serik’e gittiklerini anlattı. İsmail Ö. savcılık ifadesinde, "Ben hakkımda neden suçlama yapıldığını anlamış değilim. Muharrem ve Berna’nın ölümüyle bir alakam yoktur. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" dedi. Ağırlaştırılmış müebbet talebi İddianamede, kriminal rapor, müşteki ve tanık ifadeleri ile şüphelilerin birbirleriyle çelişen savunmalarının birlikte değerlendirildiği, yangının kasten çıkarılarak maktullerin ölümüne sebebiyet verildiğinin anlaşıldığı belirtildi. Savcılık, şüpheli İsmail Ö’nün maktul Muharrem Barış’tan uyuşturucu alışverişinden kaynaklı alacağının bulunması nedeniyle olay günü Mehmet U. ile birlikte Muharrem’in kaldığı eve gittiğini, evi yaktığını, Mehmet U’nun da bu eyleme iştirak ettiğini değerlendirdi. İddianamede, iki şüphelinin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek Muharrem Barış ile Berna Shermetova’ya karşı "canavarca hisle yangın çıkarmak suretiyle kasten öldürme" ve maktul Muharrem Barış’a yönelik "yangın çıkarmak suretiyle mala zarar verme" suçlarını işlediklerinin anlaşıldığı kaydedildi. Savcı, İsmail Ö. ile Mehmet U’nun ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Antalya 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianame doğrultusunda davanın ileriki günlerde görülmesine başlanacak.
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:58
Alanya’da hapis cezasıyla aranan 2 firari yakalandı
Antalya’nın Alanya ilçesinde, haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 2 firari hükümlü, polis ve jandarma ekiplerinin düzenlediği operasyonlarla yakalandı. Alanya İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, ’uyuşturucu madde ticareti’ suçundan aranan ve hakkında 20 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan M.B.’nin yakalanmasına yönelik çalışma başlattı. Teknik ve fiziki takibin ardından firari hükümlü, Oba Mahallesi’nde düzenlenen operasyonla gözaltına alındı. Öte yandan, İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri de ’kasten yaralama’ ve ’kasten öldürme’ suçlarından 13 yıl 8 ay 20 gün hapis cezası bulunan H.D.S.’nin yakalanması için çalışma yürüttü. Şüpheli, Mahmutlar Mahallesi’ndeki adresine düzenlenen operasyonla yakalandı. Gözaltına alınan 2 hükümlü, emniyet ve jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. M.B. ile H.D.S., çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:58
Huzurevi sakinlerine güvenli teknoloji eğitimi verildi
Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) bünyesinde faaliyet gösteren Nexus Yazılım Geliştirme ve Proje Atölyesi öğrencileri, Yaşlılar Haftası ve yaklaşan bayram öncesinde Alanya Huzurevi’ne anlamlı bir ziyaret gerçekleştirdi. Teknoloji ile toplumsal değerlerin bir araya getirildiği etkinlikte, huzurevi sakinlerine yönelik "Güvenli Teknoloji Eğitimi" verildi. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Nexus Yazılım Geliştirme ve Proje Atölyesi öğrencileri, Yaşlılar Haftası kapsamında Alanya Huzurevi sakinlerine "Güvenli Teknoloji Eğitimi" verdi. ALKÜ Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (ALKUZEM) Müdürü Öğr. Gör. Dr. Mert Gülsoy danışmanlığında düzenlenen programa yaklaşık 20 mühendislik öğrencisi katıldı. Ziyaret kapsamında huzurevi yönetimiyle bir araya gelen Gülsoy, kurumun Programın devamında öğrenciler tarafından verilen eğitimlerde, teknolojinin günlük hayatı kolaylaştıran yönleri anlatıldı. Özellikle güvenli internet kullanımı, veri gizliliği ve şifre güvenliği gibi konular üzerinde durulurken, dijital ortamda karşılaşılabilecek risklere karşı alınması gereken önlemler detaylı şekilde aktarıldı. Dijital dolandırıcılığa karşı uyarı Son dönemde artış gösteren yapay zekâ destekli dolandırıcılık yöntemlerine de değinilen eğitimde, deepfake (yapay zeka ile gerçek gibi üretilmiş sahte video, görüntü, ses ve içerik) gibi teknolojilerle yapılan dolandırıcılıklara karşı dikkatli olunması gerektiği vurgulandı. Huzurevi sakinleri, anlatımları ilgiyle takip ederken merak ettikleri sorulara da yanıt buldu. Eğitim programının ardından öğrenciler ile huzurevi sakinleri arasında samimi sohbetler gerçekleştirildi. Ziyaret kapsamında yaşlılara kişisel bakım ve hijyen ürünlerinden oluşan hediyeler takdim edilerek bayram öncesi moral verildi. Gerçekleştirilen etkinlikle, üniversite öğrencilerinin sadece akademik değil, sosyal sorumluluk bilinciyle de hareket ettiği bir kez daha ortaya konuldu. Ziyaret, toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:54
Park halindeki otomobil yola çıkarken elektrikli bisiklete çarptı
Antalya’nın Manavgat ilçesinde park halindeyken geriye doğru yola çıkan otomobil, o sırada yoldan geçmekte olan elektrikli bisiklete çarptı. Kazada devrilen elektrikli bisikletin sürücüsü yaralanırken, o anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Kaza, Sorgun Mahallesi 8016. Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, park halindeyken geriye doğru yola çıkan Saliha I.’nın kullandığı 07 AAD 730 plakalı otomobil, seyir halindeki İlhan Ş’nin kullandığı 07 CCA 880 plakalı üç tekerlekli elektrikli bisiklete çarptı. Güvenlik kamerasına saniye saniye yansıyan kazada yaralanan İlhan Şengül, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı.
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:26
Antalya Büyükşehir Belediyesi davasında üçüncü duruşma günü
Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davada üçüncü duruşma günü başladı. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, önceki celselerde tutuklu ve tutuksuz yargılanan sanıkların savunmalarının alınmasının ardından, bugün de tutuksuz yargılanan sanıkların ifade işlemlerine devam ediliyor. Duruşmanın öğleden sonraki kısmında savcının mütalaa vereceği bekleniliyor. Bölge Adliye Mahkemesi toplantı salonunda görülen duruşmada, soruşturma kapsamında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de aralarında bulunduğu 5’i tutuklu toplam 41 sanık yargılanıyor. İfade işlemleri üçüncü günde de sürüyor Davanın ilk gününde tutuklu sanıkların savunmaları alınırken, ikinci gün itibarıyla tutuksuz yargılanan sanıkların ifadelerine geçilmişti. Mahkeme heyeti, üçüncü duruşma gününde de tutuksuz sanıkların savunmalarını almaya devam ediyor. Sanıkların, haklarındaki suçlamalara ilişkin savunmalarının alındığı duruşmada, dosyada yer alan para transferleri, taşınmazlar, ruhsat ve iskan süreçleri ile çeşitli mali işlemlere ilişkin iddialar değerlendirilmeyi sürdürüyor. 41 sanık yargılanıyor Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanıklar hakkında icbar suretiyle irtikap, haksız mal edinme, nüfuz ticareti, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması, nitelikli dolandırıcılık ve iftira suçlamalarına yer veriliyor. Kapsamlı dosyada, belediyedeki bazı işlemler ve mali ilişkiler çerçevesinde, iskan ve ruhsat süreçlerinden seçim dönemine uzanan çeşitli iddialar da yer alıyor. Duruşma sürüyor Mahkeme heyetinin gün boyunca tutuksuz sanıkların savunmalarını almaya devam etmesi beklenirken, yargılamanın ilerleyen aşamalarında dosyadaki deliller ve tanık beyanlarının da ele alınacağı öğrenildi "Çorbada tuzun bulunsun" dedi zorlama olmadı 2024 Yılı yerel seçim propaganda çalışmaları kapsamında reklam firmasının yapmış olduğu işlere yönelik ödemeler için Muhittin Böcek’in oğlu Mustafa Gökhan Böcek ve Serkan Temuçin aracılığıyla kendisinden fatura ödeme talebi bulunması eylemine ilişkin savunma yapan ve aylık 40 milyon TL aylık geliri olduğunu bildiren Tacir A.Y.: "Belli sektörlerde çeşitli iş kollarında iş yapıyoruz, bir kısmı ortaklıdır. Özellikle ortaklı olan şirketlerde icra kurulunda değilim. Özellikle bahsi geçen Finike dövizin kurucusuyum, 25 yıl önce icra kurulundan ayrıldım, 15 yıl önce yönetim kurulundan ayrıldım. Yaptığı işleri avukatlarıma devrettim, kendileri yapıyorlar. Dosyada adı geçenlerin çoğunu tanımam, adı geçenlerden Muhittin Böcek başkanı uzun yıllardır tanırım, oğlunu da lise çağlarından tanırım. Tanışıklığım vardır ama samimiyetim yok. Zeynep hanımın öz babasını gençlik yıllarından tanırım. Zeynep hanım ve Zuhal hanımı ilk kez burada gördüm. Bana isnat edilen suçların hiçbirini kabul etmiyorum. Burada yargılanıyorum, delil yok, şahit yok, yönetim kurulunda değilim, detaylara dair bilgim yok. Reklam firmasına yapılan ödeme, sadece seçimlerde yapılır, seçimlerde genelde HDP dışında tüm siyasi partilere yapabildiğim ölçüde destekte bulunurum. Seçim yardımıdır herhangi bir zorlama olmadı, ricada bulunuldu, ben de yardım ettim. Muhittin başkan aradı, "Çorbada tuzun bulunsun" dedi, bundan ibarettir Gökhan böceğin bizzat benden gelip yardım istediğini sanmıyorum, Muhittin başkan vasıtasıyla yardımda bulunmuşumdur ancak. Hiçbir zorlama yok, mağduriyetim ya da beklentim yoktur, her siyasiye yardım ederiz" dedi. Zeynep Kerimoğlu’na 80 milyon ödeme yapılmasına ilişkin eylem nedeniyle de savunma yan A.Y., "Finike dövizde yapılan işlemlerden benim haberim olmaz, Zeynep hanıma sorulsun benim hiçbir iletişimim olmamıştır, ortaklarım M.A. ve E.A. bilir. Ben büyük hissedarım, şirketin kurucusuyum" şeklinde konuştu. "Yıllık bilançomuz 1 milyar doların üzerindedir" Gökhan Böcek’in kurucusu olduğu döviz bürosunda gerçekleştirdiği işlemlere dair açıklamalarda bulunan A.Y., "Olaydan haberim yok, ne olduğunu bilmem. Gözaltından sonra araştırdım, bilgim yok., Benim bu olayda aracı olduğumu sanmıyorum. Avukatlarımı ararım, x kişiye yardımcı olun, beni mahcup etmeyin derim. Gökhan beyin beni aradığını sanmıyorum, ne işleri varsa beni tanıdıkları için döviz bürosuna gidip işlerini görebilirler. Bu süreçlerden önce de bu süreçte de büyükşehir belediyesinin işlerimde zorluk çıkardığı kanuna göre iş yaptıkları için doğrudur. B.Ç. ve M.Y.’yi tanımam, telefonları da yoktur, talimat verdiğim bilgisi doğru değildir. Finike dövizin yıllık bilançosu 1 milyar doların üzerindedir. S.E. ile gözaltında tanıştım, irtibatım yoktur. Türkiye’de Kapalıçarşı başta olmak üzere birçok kuyumcu ve döviz bürosunun altın işi yaptığı söylenir ama Finike Döviz çok kurumsal bir yerdir, altın işi yaptıklarını sanmıyorum. Bırakın kara parayı kayıt dışı bir işe tenezzül etmemiş bir kurumuz" ifadelerini kullandı. "Biz kullanılmışız" Tacir E.A. ise Finike Döviz’de gerçekleşen para transferleri eylemine yönelik şu ifadelere yer verdi: "Antalya’nın önde gelen firmalarındanız, işlem hacmimiz baya yüksektir. Bu olaydan anlaşılıyor ki, biz kullanılmışız. B.Ç. bizden döviz almak için Gökhan Böcek ile geldi, bizim hesabımızda işlem yapmak istediklerini söyledi. İmzaları aldık, paraları teslim ettik. Gökhan, M.Y.’nin Antalya’da iş yapacağını söyledi ve parayı verdik, gönderdik. M.Y.’yi ilk kez gördüğüm için daha sonra biz bu işlemi MASAK a bildirdik. Bu işlemin şüpheli olduğunu bilme şansımız yok, bu olaydan 15-20 gün sonra Gökhan Böcek eşinin döviz işlemi olacağını söyledi. Bankada o kadar müsaitliğimiz yoktu, 70 milyon TL‘lik işlemdi, döviz S.E.’nin iş yerine götürüldü, parayı Zeynep Kerimoğlu’nun hesabına ilettik. Bizim elemanlar ya da S.E.’nin elemanları göndermiş olabilir, hatırlamıyorum." "B.Ç., ‘parayı Gökhan’ın hesabına aktarın’ dedi" Yine döviz bürosu üzerinden Gökhan Böcek’in hesabına gönderilen transfere ilişkin savunmada bulunan E.A., "B.Ç.’nin Aralık ayında 55 milyon TL’lik işlemi vardı, bankadan geçeceklerini söylediler, tamam yardımcı oluruz dedik, imzalarını aldık, elden nakit aldım şeklinde yazdı. B.Ç. bir gün sonra gelemeyeceğim, parayı Gökhan’ın hesabına aktarın dedi, Gökhan’ın hesabına aktardık. Telefondan rica etti. 55 milyonluk işlemi ilk defa işlem yaptığımız için MASAK’a bildirdik. Bir gün sonraki olan işlemlerde yoktum, yurt dışındaydım" diye konuştu. Mustafa Gökhan Böcek’in kendisine getirmiş olduğu fiziki dövizin altın bozdurma pusulası düzenlenerek babası Muhittin Böcek’e gönderilmesine ilişkin talebi doğrultusunda gider pusulası düzenlediği eylemine ilişkin savunmasını sürdüren E.A., "İfade verirken başka unuttuğunuz olay var mı dediler, Muhitin Böcek olduğundan dolayı hatırladım. Çok zaman önceydi, U.K.Y.’ye yönlendirmiştim. Büyük ihtimal Gökhan Böcek geldi, Muhittin Böceğe ait olduğunu biliyorum, 700 bin TL gibi bir paraydı. Başka bir kuyumculuk firmasına yönlendirdim, işlemi tam olarak hatırlamıyorum. Altın bozdurma ya da döviz bozdurma işlemi olabilir, biz de bu yüzden altınla ilişkilendirilmiş olabiliriz" dedi. "Nasıl bir para kazanılsın ki bu para rüşvet parası olarak verilsin" Finike Döviz Bürosu yetkilisi tutuksuz yargılanan sanık M.A. ise para transferlerini belediye başkanının oğluna duydukları güven nedeniyle gerçekleştirdiklerini, akıllarına şüpheli bir durum gelmediğini belirterek, şöyle konuştu: "Tüm işlemler E.A. ve ben tarafından yapılmakta. Döviz bürosunda yetkiler bizdedir. İşlem hacmimiz çok yüksek değil aslında, 1 milyar dolar bir ciromuz oluyor. Kara para yada aksi durumlar için büromuzda bir kişiyi görevlendiririz, şüpheli işlemleri yapıldığında sistemimiz bize uyarı verir. Suçlamaları kabul etmiyorum. M.Y. ve B.Ç. isimli kişileri ilk kez gördük. Para banka üzerinden geldi. Bu paranın suç ya da rüşvet parası olduğunu bilmiyorduk. Şehrimizin belediye başkanının oğlu Gökhan Böcek, M.Y. ve B.Ç.’yi getirdi. M.Y., 80 milyon liralık döviz alımı istedi. Yatırım yapmak için Antalya’ya gelen bir iş adamı zannettik. Gökhan Böcek getirdiği için de güvendik. Biz bu işlemleri M.Y.’ye yaptık ve parasını teslim ettik. Halen bu paranın rüşvet parası olduğunu idrak edemiyorum, nasıl bir para kazanılsın ki bu para rüşvet parası olarak verilsin. Daha sonra Zeynep ve Gökhan geldiler. 70 milyon liralık bir döviz istediler. Bizim o gün hesabımızda 6-7 milyon lira vardı. S.E.’ye yönlendirdik. Bir iki gün içinde bu işlemi yapabileceklerini söylediler. Zeynep Kerimoğlu bizden altın faturası istemedi, dövizi banka hesabına istedi. Paradan şüphede duymadık". M.A. da verdiği ifadesinde M.Y. adlı şahsın parayı Gökhan Böcek’in hesabına aktarılmasını istediğini öne sürerek, "M.Y.’nin ortağı olarak Gökhan Böcek’le iş yerimize gelen B.Ç., 55 milyonluk döviz alacağını söyledi, yardım edebileceğimizi söyledik. 1 gün sonra hesabımıza para gönderdi, ‘Ben gelemiyorum, Gökhan’a verir misin’ dedi. Gökhan, iş yerine korumasıyla gelip parayı alarak gitti, 1 gün sonra Gökhan bey ve O.M iş yerimize geldi, 600 bin Euro döviz var, ev almak istiyoruz, yurt dışından getirirken beyan etmedikleri için altın olarak hesabına yatırılmasını istediler. Kara para olduğunu düşünmeden K.A.’yı arayarak, ‘Bu işi yapabilir misin’ dedik, K.A. ‘Yapabilirim’ dedi. Parayı kendisine attık, o da onların hesabına altın bozdurma işlemi olarak gönderdi. Biz tüm işlemleri belediye başkanının oğlu ve ailesi olduğu için güven duygusuyla yaptık. Bu yüksek miktardaki tüm işlemleri MASAK’a zaten şüpheli olarak bildirdik. Biz kullanılmış bir esnafmışız" dedi. "Bize gelen altınların hepsi fiziki" Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama eylemine ilişkin bir süre tutuklu kaldıktan sonra yargılanmasına tutuksuz olarak devam edilen sanık S.E. ise altın ithalatı ve ihracatı işlemleri yaptığını belirterek, "". TL karşılığı döviz yapmıyoruz. Kesinlikle döviz alımı yapılmadı. Yanımda çalışan T. Adlı şahıs beni aradı. Finike Döviz’in yönlendirdiğini söyleyerek altın işlemi olduğunu söyledi. Zeynep Kerimoğlu’nun hesabına 70 milyon liralık işlem yaptık. Bize döviz gelmedi, altın geldi. Bu işlemi de 2 gün de gerçekleştirdik. Biz esnaf arasında borç altın ya da nakit alırız. Ben Finike Döviz’den de aldım. T.A. ile cezaevinde tanıştık. 550 gram civarında bir altın götürdüğünü söyledi. Biz aldık parayı, M.K.’nın hesabına gönderdim. 5 Temmuz günü evdeydim. Muhittin Böcek’in gözaltına alındığını biliyorum. Finike Döviz’in sahipleri KOM’dan çıkınca beni aradılar. ‘Kusura bakma sizi de bu işe dahil ettik’ dedi. Ali Yılmaz’ın yapılan işlemlerden haberinin olmadığını düşünüyorum" dedi.
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:23
Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, bin 221 sağlık çalışanı ile bayramda hizmet verecek
Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, bayram tatili süresince sağlık hizmetlerinin kesintisiz devam etmesi için tüm hazırlıklarını tamamladı. Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Banu Karakuş Yılmaz, bayramdan bir gün öncesi de dahil olmak üzere bayram boyunca toplam bin 221 sağlık personelinin görev başında olacağını açıkladı. Bayram süresince acil servis başta olmak üzere yoğun bakım, ameliyathane, doğumhane, diyaliz ve tüm yataklı servislerde sağlık hizmetlerinin aralıksız sürdürüleceğini belirten Prof. Dr. Banu Karakuş Yılmaz, gerekli tüm planlamaların yapıldığını söyledi. "Tüm önlemlerimizi aldık" Bayram tatili boyunca sağlık hizmetlerinde herhangi bir aksama yaşanmaması için kapsamlı bir planlama gerçekleştirdiklerini ifade eden Başhekim Prof. Dr. Karakuş Yılmaz, "Bayram süresince hizmet verecek tüm birimlerimizde insan gücü ve tıbbi donanım açısından gerekli düzenlemeleri yaparak tedbir ve önlemlerimizi aldık. Personel planlamalarımızı tamamlayarak ihtiyaç duyulan birimlerde takviye görevlendirmeler gerçekleştirdik. Bayramdan bir gün öncesi de dahil olmak üzere toplam dört gün boyunca 207 hekim, 428 hemşire ve sağlık çalışanı, 349 temizlik personeli, 45 tıbbi sekreter, 8 danışma görevlisi, 122 güvenlik personeli, 10 santral görevlisi, 18 şoför, 16 sağlık memuru ve 18 teknik servis çalışanı olmak üzere toplam bin 221 sağlık personelimiz hasta ve hasta yakınlarına hizmet vermek için görev başında olacaktır" dedi. Bayramda beslenmeye dikkat Ramazan ayı boyunca değişen beslenme düzenine de dikkat çeken Başhekim Prof. Dr. Banu Karakuş Yılmaz, "Bayramda aşırı ve dengesiz beslenmeden kaçınılması gerekmektedir. Bayramda sindirim sorunları yaşamamak için normal beslenme düzenine geçerken karbonhidrat ve şekerden zengin gıdaların tüketimine dikkat edilmelidir. Bol sıvı tüketilmeli, mümkün olduğunca hafif tatlılar tercih edilmeli ya da tatlı tüketimi sınırlandırılmalıdır. Bayramın hepimize başta sağlık olmak üzere huzur, mutluluk ve esenlik getirmesini diliyorum" diye sözlerine ekledi.
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:21
Alanya’da kalp sağlığında TAVI işlemi başarıyla uygulanıyor
Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, TAVI (Transkateter Aort Kapak İmplantasyonu) işlemini hastalarına başarıyla uygulamaya devam ediyor. Açık kalp ameliyatı için yüksek risk taşıyan hastalar için önemli bir alternatif olan bu yöntem sayesinde bölge halkı ileri düzey kalp tedavilerine kendi şehirlerinde ulaşabiliyor. Kasıktan girilerek kapalı yöntemle gerçekleştirilen TAVI işlemi sayesinde aort kapak hastalığı bulunan hastalarda göğüs kafesi açılmadan ve kalp durdurulmadan kapak değişimi yapılabiliyor. Böylece hastalar daha kısa sürede iyileşirken, komplikasyon riski de önemli ölçüde azalıyor. Uygulama hakkında bilgi veren Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Cemal Köseoğlu, "TAVI yöntemi özellikle ameliyat riski yüksek olan hastalar için büyük avantaj sağlamaktadır. İleri yaşta olan veya ek sağlık sorunları bulunan hastalar için güvenli ve etkili bir tedavi seçeneği olarak öne çıkmaktadır. Akciğer, karaciğer veya böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalar ya da daha önce açık kalp ameliyatı geçirmiş kişiler için bu yöntem önemli bir alternatif sunar. İşlem sırasında aort kapağı, göğüs açılmadan ve kalp durdurulmadan, genellikle kasıktan girilerek özel bir kateter yardımıyla değiştirilir. Bu sayede hastalar daha kısa sürede iyileşmekte ve açık kalp ameliyatına göre daha düşük komplikasyon riski ile tedavi edilmektedir" dedi. TAVI işleminin invaziv kardiyolojinin en ileri ve en zorlu girişimleri arasında yer aldığını vurgulayan Köseoğlu, "Bu uygulama yüksek teknoloji, özel eğitim ve deneyimli bir ekip gerektirir. Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Kliniği olarak güçlü hekim kadromuz ve gelişmiş teknolojik altyapımız sayesinde TAVI işlemini başarıyla uyguluyoruz. Hastalarımıza ileri düzey kalp tedavilerini kendi şehirlerinde alma imkânı sunmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz" diye konuştu.
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:18
Antalya’da Çanakkale şehitleri anıldı
Antalya’da 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen anma töreninde şehit kabirleri ziyaret edilip, kırmızı karanfiller bırakıldı. 15 Temmuz şehidi Yasin Naci Ağaroğlu’nun annesi Zehra Ağaroğlu, vatan sevgisinin her şeyin üzerinde olduğunu vurgulayarak, "Evlatsız yaşanır ama vatansız yaşanmaz" dedi. Antalya’da Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü çerçevesinde Uncalı Mezarlığı’nda anma programı düzenlendi. Anma programına Antalya Valisi Hulusi Şahin’in yanı sıra Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Garnizon Komutanı Tümgeneral Sinan Eren, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Ahmet Kavukcu, milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, şehit yakınları ve gaziler katıldı. Kur’an-ı Kerim tilaveti ve duaların ardından protokol üyeleri şehit kabirlerine karanfil bıraktı. Törende duygusal anlar da yaşandı. "En şerefli, en güzel acı" 15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında şehit düşen Yasin Naci Ağaroğlu’nun annesi Zehra Ağaroğlu, evlat acısını gururla harmanladığını ifade etti. Ağaroğlu, "Vatanımız için onlar fedailerdi; canlarını, kanlarını bu yolda harcadılar. Bir şehit annesi olarak diyorum ki evlatsız yaşanır ama vatansız yaşanmaz. Şehitlik ve evlat acısı belki çok büyük bir acıdır ama en şerefli, en güzel acıdır. Rabbime şükrediyoruz, hamdediyoruz" dedi. "Emanete sahip çıkacağız" Düşmanın o gece içeriden geldiğini hatırlatan acılı anne, şehitlerin bıraktığı bayrağı yere düşürmeyeceklerini belirterek, "Benim evladım 15 Temmuz şehidiydi. Düşman maalesef o zaman dışarıdan değildi, vatanın içinden hainlerdi. Şehitlerimizin taşıdığı bu bayrağı bize devrettiler. Biz de bu vatana sahip çıkacağız, onların emanetlerini koruyacağız. Madem ölüm bir kez olacak, o da neden Allah için olmasın? Vatan sağ olsun" diyerek sözlerini noktaladı.
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:10
Antalya’da Çanakkale şehitleri anıldı
Antalya’da 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen anma töreninde, şehit kabirleri ziyaret edilip kırmızı karanfiller bırakıldı. 15 Temmuz şehidi Yasin Naci Ağaroğlu’nun annesi Zehra Ağaroğlu, vatan sevgisinin her şeyin üzerinde olduğunu vurgulayarak, "Evlatsız yaşanır ama vatansız yaşanmaz" dedi. Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü çerçevesinde Antalya Uncalı Mezarlığı’nda anma programı düzenlendi. Anma programına Antalya Valisi Hulusi Şahin’in yanı sıra Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, Garnizon Komutanı Tümgeneral Sinan Eren, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Ahmet Kavukcu, milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, şehit yakınları ve gaziler katıldı. Kur’an-ı Kerim tilaveti ve duaların ardından protokol üyeleri şehit kabirlerine karanfil bıraktı. Törende duygusal anlar da yaşandı. "En şerefli, en güzel acı" 15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında şehit düşen Yasin Naci Ağaroğlu’nun annesi Zehra Ağaroğlu, yaptığı açıklamada, evlat acısını gururla harmanladığını ifade etti. Ağaroğlu, şu ifadeleri kullandı: "Vatanımız için onlar fedailerdi; canlarını, kanlarını bu yolda harcadılar. Bir şehit annesi olarak diyorum ki; evlatsız yaşanır ama vatansız yaşanmaz. Şehitlik ve evlat acısı belki çok büyük bir acıdır ama en şerefli, en güzel acıdır. Rabbime şükrediyoruz, hamd ediyoruz." "Emanete sahip çıkacağız" Düşmanın o gece içeriden geldiğini hatırlatan acılı anne, şehitlerin bıraktığı bayrağı yere düşürmeyeceklerini belirterek, "Benim evladım 15 Temmuz şehidiydi. Düşman maalesef o zaman dışarıdan değildi, vatanın içinden hainlerdi. Şehitlerimizin taşıdığı bu bayrağı bize devrettiler. Biz de bu vatana sahip çıkacağız, onların emanetlerini koruyacağız. Madem ölüm bir kez olacak, o da neden Allah için olmasın? Vatan sağ olsun" diyerek sözlerini noktaladı.
18 Mart 2026 Çarşamba - 12:21
Antalya’da plakasız ve abartı egzozlu motosiklete 62 bin TL ceza kesildi
Antalya’nın Manavgat ilçesinde trafik ekiplerinin devriye görevi sırasında yaptığı denetimde, plakasız ve abartı egzozlu motosiklet sürücüsüne ceza yağdı. Olay, D-400 kara yolu kenarında bulunan bir akaryakıt istasyonunda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekipleri, Batı Side Köprülü Kavşak yan yol üzerinde yer alan akaryakıt istasyonunda bulunan motosikletleri kontrol etti. Yapılan incelemede motosikletlerden birinin plakasının takılı olmadığı tespit edildi. Ekiplerin yaptığı detaylı kontrolde ayrıca motosiklette abartı egzoz bulunduğu belirlendi. Trafik ekipleri tarafından sürücüye plaka takmamak ve abartı egzoz kullanmak suçlarından toplam 62 bin TL idari para cezası uygulandı. Sürücünün ehliyetine 1 ay süreyle el konulurken, motosiklet de 1 ay süreyle trafikten men edildi.
18 Mart 2026 Çarşamba - 12:03
Kepez’de bayram öncesi tatlıcılara sıkı denetim
Kepez Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, bayram öncesinde ilçe genelinde tatlı üretimi ve satışı yapan işletmelere yönelik kapsamlı denetimler gerçekleştirdi. Denetimlerde hijyen, ürün kalitesi ve fiyat etiketleri titizlikle incelendi. Kepez Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, bayram öncesi artan tatlı talebi nedeniyle ilçe genelinde faaliyet gösteren tatlı üretim ve satış noktalarına yönelik denetimlerini yoğunlaştırdı. Vatandaşların sağlıklı, hijyenik ve güvenilir gıdaya ulaşmasını sağlamak amacıyla gerçekleştirilen denetimlerde, işletmelerin üretim alanları, kullanılan malzemeler ve saklama şartları detaylı şekilde kontrol edildi. Denetimler kapsamında özellikle hijyen kurallarına uyulup uyulmadığı, çalışanların kişisel temizlik standartları, ürünlerin son kullanma tarihleri ve fiyat etiketi uygunlukları incelendi. Kurallara uymayan işletmelere gerekli uyarılar yapılırken, eksikliklerin giderilmesi için süre verildi. Zabıta ekipleri ayrıca bayram yoğunluğu nedeniyle oluşabilecek olumsuzlukların önüne geçmek adına denetimlerin aralıksız sürdürüleceğini belirtti. Vatandaşların herhangi bir olumsuz durumla karşılaşmaları halinde Kepez Belediyesi’ne bildirimde bulunmaları istendi.
18 Mart 2026 Çarşamba - 11:57
Tofaş’ın kırmızı ışık ihlaliyle gelen kaza kamerada
Antalya’nın Manavgat ilçesinde bir kavşakta meydana gelen trafik kazasında, kırmızı ışık ihlali yapan otomobil başka bir araca çarptı. Kazada şans eseri yaralanan olmazken, olay anı güvenlik kamerasına saniye saniyesine yansıdı. Kaza, Manavgat ilçesi Alanya-Manavgat D-400 Karayolu üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Manavgat istikametine seyir halinde olan Tofaş marka otomobil, kavşakta kırmızı ışık ihlali yaptı. Bu sırada kavşağa giren başka bir otomobile çarparak kazaya neden oldu. Meydana gelen kazada can kaybı ya da yaralanma yaşanmazken, araçlarda maddi hasar oluştu. Kaza anının güvenlik kamerasına yansıdığı olayla ilgili inceleme başlatıldı.
18 Mart 2026 Çarşamba - 11:18
‘Dur’ ihtarına uymayan sürücüye 640 bin TL ceza
Antalya'nın Manavgat ilçesinde jandarma ekiplerinin "dur" ihtarına uymayarak kaçan kamyonet sürücüsü, yaşanan kovalamaca sonucu yakalandı. Alkollü ve uyuşturucu etkisinde olduğu belirlenen sürücüye toplam 640 bin TL para cezası uygulandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder