Yerel Haberler
Antalya
20 Nisan 2026 Pazartesi - 17:33 Antalya’da 2 kişinin ölümüne neden yangında perdelerin tutuşturulduğu iddiası Antalya’da 3 yıl önce Muharrem Barış ile kız arkadaşı Berna Shermetova’nın yaşamını yitirdiği yangına ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. İddianamede, evin perdesinin dışarıdan tutuşturulması sonucu yangının çıktığı değerlendirilirken, tutuklu sanıklar hakkında "canavarca hisle yangın çıkarmak suretiyle kasten öldürme" ve "mala zarar verme" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Kepez ilçesi Fatih Mahallesi 3412 Sokak’ta bulunan gecekonduda, 3 Şubat 2023 günü saat 02.00 sıralarında yangın çıktı. Evden yükselen alevleri gören mahalle sakinlerinin ihbarı üzerine bölgeye itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Yangının söndürülmesinin ardından evde yapılan incelemede 2 kişinin cansız bedenine ulaşıldı. Hayatını kaybedenlerin Muharrem Barış ile kız arkadaşı Berna Shermetova olduğu belirlendi. Olayın ardından başlatılan soruşturmada dosya, Antalya Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin başka bir olayı araştırdığı sırada ulaştığı bilgiler doğrultusunda yeniden ele alındı. Shermetova ile Barış’ın öldürülmüş olabileceği yönündeki bilgi üzerine derinleştirilen çalışmada, Muharrem Barış ile İsmail Ö’nün arasında alacak meselesi nedeniyle husumet bulunduğu tespit edildi. Soruşturma kapsamında, olay günü İsmail Ö’nün, Barış’ın kaldığı evin perdesini pencere dışından tutuşturduğu, yangının bu şekilde çıktığı, Mehmet U. ile suça sürüklenen çocuklar M. Ç. ve Z. H. da olayın farklı aşamalarında yer aldığı yönünde değerlendirme yapıldı. Başka suçlardan cezaevinde bulunan İsmail Ö. ile Mehmet U’nun ifadeleri alınırken, iki şüpheli de tutuklandı. "Yangının evdeki elektrik aksamından çıkmadığı kanaatine varıldı" Antalya 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede, tüm soruşturma evrakı ile birlikte elektrik prizlerinden alınan kabloların Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından incelendiği, düzenlenen raporda elektriksel bir arıza tespit edilemediği kaydedildi. Bu nedenle yangının evde bulunan elektrik aksamından kaynaklanmadığı, dışarıdan gerçekleşen bir müdahale sonucu çıktığı kanaatine varıldığı belirtildi. İddianamede, müştekiler Damla Barış ile Ebru Biçer’in, babaları Muharrem Barış’ın bulunduğu evin İsmail Ö. ve M. Ç. tarafından yakıldığı yönündeki beyanlarının da dosyaya girdiği ifade edildi. Mağdur Ebru Biçer’in beyanında, kardeşi Damla Barış ile birlikte daha önce Cumhuriyet Başsavcılığı’na sundukları dilekçeyi tekrar ettiğini söylediği, ses kaydında ismi geçen İsmail Ö. ve M. Ç.’den şikayetçi olduğunu belirttiği de dosyada yer aldı. Mağdur Damla Barış’ın ifadesinde ise, ölen Muharrem Barış’ın öz babası olduğu, babasının Berna Shermetova ile birlikte aynı evde yaşadığı, olaydan sonra kardeşi Fırat Orhan’ın kendisine "evi perdeyi ateş vererek İsmail Ö’nün yaktığını" söylediği aktarıldı. Damla Barış, ayrıca babasının İsmail Ö’ye uyuşturucu verdiğini, İsmail’in eve sık sık geldiğini, babasıyla bu nedenle kavga ettiklerini ve Mehmet U’nun da İsmail’le birlikte gezdiğini beyan etti. "Perdeyi tutuşturduğunu, evdekilerin öldüğünü söyledi" İddianamede ifadesine yer verilen tanık Uğur G., İsmail Ö. ile arkadaş ortamında tanıştığını belirterek, 2023 yılının ilk aylarında İsmail Ö’nün yanına gelerek olayı anlattığını söyledi. Uğur G. ifadesinde, "İsmail yanıma gelerek, Muharrem Barış ile tartıştığını ve çok sinirlendiği için kalmış olduğu evin perdesini tutuşturduğunu, çıkan yangında da evdekilerin öldüğünü söyledi. Ben İsmail’e neden böyle bir şey yaptığını sorduğumda, o da bana, ‘Böyle olacağını bilmiyordum’ dedi" beyanında bulundu. Dosyada yer alan ses çözümleme tutanağında da kimlik bilgileri tespit edilemeyen bir erkek ile kadın sesinin, "evin yanmasında ya İso ve Mürüvvet’in parmağı var, İso çakmağı çakmış perdeyi yol almışlar oradan" şeklinde konuştuğunun görüldüğü aktarıldı. "İsmail, itfaiyeyi arayın yangın var dedi" Suç tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle hakkında ayrı soruşturma yürütülen M. Ç.’nin ifadesinde, olay günü İsmail Ö. ile ilk kez buluştuğunu, beyaz bir araçla Antalya içinde dolaştıklarını, daha sonra araçla bazı yerlere uğradıklarını ve son olarak bir yere gittiklerini anlattığı kaydedildi. M. Ç. ifadesinde, "İsmail araçtan tek başına indi, 10-15 dakika sonra elinde çakmaklar ve kredi kartlarıyla geri döndü. Ardından aracı kullanan Mehmet U’ya "sür, sür" dedi ve bir süre sonra itfaiyenin aranmasını isteyerek ‘itfaiyeyi arayın, yangın var deyin gibi bir şeyler’ dedi" şeklinde konuştu. M. Ç, daha sonra Belek’e gittiklerini, burada İsmail ile Mehmet’in kendi aralarında konuştuklarını, ne konuştuklarını duymadığını, yaklaşık bir hafta sonra Antalya’ya döndüğünde İsmail ile Mehmet U’nun buluştukları sırada İsmail’in "bir ev yaktığını" anlattığını söyledi. M. Ç., "Evin içinde birilerinin olduğundan bahsetmedi. Benim Berna ve Muharrem’in ölümüyle ilgim yoktur. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" dedi. Suç tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle hakkında ayrı soruşturma yürütülen Z. H’de ifadesinde, olay gecesi İsmail ve Mehmet ile birlikte araçta bulunduğunu, Kepez’e giderken arabanın içinde uyuyakaldığını, 10-15 dakika sonra İsmail’in yeniden araca geldiğini, bir süre sonra sabaha karşı otobanda giderlerken İsmail’in aracı durdurup "gittikleri evi yaktığını" söylediğini anlattı. Yangında iki kişinin öldüğünü ise haberlerden öğrendiğini belirten Z. H., olayla ilgisinin olmadığını savundu. "Z. H. benim eski kız arkadaşımdı, ifadesi bu nedenle olabilir" Şüpheli Mehmet U. ise savunmasında, daha önce bu dosyada tanık olarak ifade verdiğini, neden şüpheli olarak dinlendiğini anlamadığını söyledi. Maktul Muharrem’i tanıdığını, kendisine borcu bulunduğunu ancak aralarında husumet olmadığını ileri süren Mehmet U, olay günü İsmail, M. Ç. ve Z. H. ile beyaz araçla gezdiklerini, bir süre sonra Mazi Dağı’nda bulunduklarını, daha sonra birlikte Serik’e gidip dolaştıktan sonra Antalya’ya döndüklerini söyledi. Mehmet U., "Ben Muharrem ile Berna’nın öldüğünü internetten öğrendim. Bütün gün Z. H. ile birlikteydik, hiç yanımdan ayrılmadı. Z. H. benim eski kız arkadaşımdı, kendisiyle kavgalı ayrıldık, bu nedenle benim hakkımda ifade vermiş olabilir. Mürüvvet’in de ifadesini kabul etmiyorum, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" dedi. İsmail Ö. suçlamayı reddetti Şüpheli İsmail Ö. ise savunmasında, maktulleri ve dosyadaki diğer şüphelileri tanıdığını, olay günü Mehmet U., Z. H. ve M. Ç. ile birlikte buluştuklarını doğruladı. Önce Mehmet ile Z. H.yi Mehmet’in bir arkadaşının evine bıraktıklarını, ardından M. Ç. ile birlikte annesinin Konuksever Mahallesi’ndeki evine gittiklerini, burada üzerini değiştirdikten sonra Mehmet ile Z. H’yi tekrar alıp Serik’e gittiklerini anlattı. İsmail Ö. savcılık ifadesinde, "Ben hakkımda neden suçlama yapıldığını anlamış değilim. Muharrem ve Berna’nın ölümüyle bir alakam yoktur. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" dedi. Ağırlaştırılmış müebbet talebi İddianamede, kriminal rapor, müşteki ve tanık ifadeleri ile şüphelilerin birbirleriyle çelişen savunmalarının birlikte değerlendirildiği, yangının kasten çıkarılarak maktullerin ölümüne sebebiyet verildiğinin anlaşıldığı belirtildi. Savcılık, şüpheli İsmail Ö’nün maktul Muharrem Barış’tan uyuşturucu alışverişinden kaynaklı alacağının bulunması nedeniyle olay günü Mehmet U. ile birlikte Muharrem’in kaldığı eve gittiğini, evi yaktığını, Mehmet U’nun da bu eyleme iştirak ettiğini değerlendirdi. İddianamede, iki şüphelinin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek Muharrem Barış ile Berna Shermetova’ya karşı "canavarca hisle yangın çıkarmak suretiyle kasten öldürme" ve maktul Muharrem Barış’a yönelik "yangın çıkarmak suretiyle mala zarar verme" suçlarını işlediklerinin anlaşıldığı kaydedildi. Savcı, İsmail Ö. ile Mehmet U’nun ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Antalya 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianame doğrultusunda davanın ileriki günlerde görülmesine başlanacak.
Manavgat Belediyesi’nden kırsal mahallelerde bayram öncesi ücretsiz kuaför hizmeti
17 Mart 2026 Salı - 12:12 Manavgat Belediyesi’nden kırsal mahallelerde bayram öncesi ücretsiz kuaför hizmeti Manavgat Belediyesi, Ramazan Bayramı öncesinde kırsal mahallelerde yaşayan vatandaşlara yönelik ücretsiz kuaför hizmeti sundu. Sosyal belediyecilik anlayışıyla çalışmalarını sürdüren Manavgat Belediyesi, bayram öncesi vatandaşların kişisel bakım ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla harekete geçti. Bu kapsamda oluşturulan dört ayrı ekip, ilçeye bağlı kırsal mahalleleri ziyaret ederek özellikle yaşlılar ve çocuklara ücretsiz saç kesimi hizmeti verdi. Kuaför ekipleri vatandaşlarla birebir ilgilenerek bayrama daha bakımlı ve mutlu girmelerine katkı sağladı. Gün boyu süren kuaför hizmetinden çok sayıda vatandaş faydalandı. Gerçekleştirilen ziyaretlere Manavgat Belediye Başkan Vekili Av. Mehmet Çiçek de katıldı. Vatandaşlarla bir araya gelen Çiçek, mahalle sakinleriyle sohbet ederek, "Manavgat Belediyesi olarak özellikle kırsal mahallelerimizde yaşayan vatandaşlarımızın bayrama daha mutlu girmeleri için bu hizmeti hayata geçirdik. Büyüklerimizin hayır dualarını almak, çocuklarımızın yüzündeki tebessüme vesile olmak bizim için en büyük mutluluk. Sosyal belediyecilik anlayışıyla her zaman vatandaşlarımızın yanındayız" ifadelerini kullandı. Manavgat Belediyesi, Ramazan ayı boyunca ilçenin farklı mahallelerinde vatandaşlarla bir araya gelmeye ve sosyal belediyecilik anlayışıyla çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor.
Elmalı Cezaevi’ne uyuşturucu sokma girişimine operasyon: 14 kişi tutuklandı
17 Mart 2026 Salı - 11:35 Elmalı Cezaevi’ne uyuşturucu sokma girişimine operasyon: 14 kişi tutuklandı Antalya’nın Elmalı ilçesindeki T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlülerle bağlantılı olarak cezaevine uyuşturucu sokulacağı bilgisi üzerine düzenlenen operasyonda 14 kişi tutuklandı. Antalya’nın Elmalı ilçesinde bulunan Elmalı T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda görevli infaz koruma memurlarının dikkati sayesinde cezaevine uyuşturucu madde sokma girişimi ortaya çıkarıldı. Yapılan çalışmalar sonucunda cezaevinde bulunan hükümlüler A.B., G.Y., M.T.O., O.A., S.A., C.A. ve V.Ç’nin birlikte hareket ederek dışarıdaki görüşçüleri aracılığıyla cezaevine uyuşturucu madde sokmayı planladıkları belirlendi. Durumun tespit edilmesi üzerine Elmalı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından konuyla ilgili soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında yapılan çalışmalarda, hükümlülerle bağlantılı oldukları değerlendirilen İ.B., A.K., E.Y., M.Ü., A.A., E.C.K., M.A., R.S. ve Ş.O. isimli 9 kişinin de organizasyona dahil olduğu ve cezaevine uyuşturucu sokma girişiminde bulunarak elde edilecek kazançtan pay almayı planladıkları yönünde tespitler yapıldı. Bu gelişmeler üzerine 6 Mart 2026 tarihinde toplam 16 kişi hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 188/3 maddesi kapsamında "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti" ve 297/1 maddesi kapsamında "ceza infaz kurumuna yasak eşya sokmak" suçlarından işlem başlatıldı. Cezaevine uyuşturucu sokma girişimine operasyon Elmalı Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Elmalı İlçe Jandarma Komutanlığı, Antalya İl Jandarma Komutanlığı JASAT ekipleri ve Elmalı Cezaevi Bölük Jandarma Komutanlığı’nın desteğiyle aynı tarihte operasyon düzenlendi. Operasyonda cezaevine ziyaretçi olarak gelen E.Y.’nin üzerinde yapılan aramada yaklaşık 9-10 santimetre ebatlarında toplam 10 parça, "A4" olarak tabir edilen sentetik uyuşturucu madde ele geçirildi. Ele geçirilen uyuşturucu maddelerin cezaevine sokulması organizasyonunda bağlantılı oldukları değerlendirilen İ.B., A.K., E.Y., M.Ü., M.A., R.S. ve Ş.O. isimli 7 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerden M.Ü.’nün Mersin’in Silifke ilçesinde, İ.B.’nin ise Antalya’nın Finike ilçesinde yakalandığı öğrenildi. 14 kişi tutuklandı Adliyeye sevk edilen şüpheliler, ifade işlemlerinin ardından Elmalı Sulh Ceza Hakimliği’ne çıkarıldı. Mahkeme, cezaevinde bulunan A.B., G.Y., M.T.O., O.A., S.A., C.A. ve V.Ç. ile bu kişilerle bağlantılı ziyaretçiler İ.B., A.K., E.Y., M.Ü., M.A., R.S. ve Ş.O. olmak üzere toplam 14 kişinin tutuklanmasına karar verdi. Tutuklanan ziyaretçilerin de cezaevine gönderildiği bildirildi.
"Visit Kemer" projesi, yapay zekâ destekli video serisiyle dikkat çekmeye başladı
17 Mart 2026 Salı - 11:15 "Visit Kemer" projesi, yapay zekâ destekli video serisiyle dikkat çekmeye başladı Kemer Belediyesi’nin turizm tanıtım çalışmaları kapsamında hayata geçirilen "Visit Kemer" projesi, yapay zekâ destekli video serisiyle dikkat çekmeye başladı. Proje kapsamında hazırlanan ve Phaselis Antik Kenti ile başlayan video serisi, yayınlanır yayınlanmaz sosyal medyada büyük ilgi gördü. Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, ilçenin tanıtımında artık klasik yöntemlerin ötesine geçtiklerini belirterek, Kemer’i yalnızca doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda hikâyeleri, tarihi ve duygusuyla da anlatmayı hedeflediklerini söyledi. Başkan Topaloğlu, yaptığı açıklamada, Visit Kemer projesi kapsamında hazırlanan yapay zekâ destekli içeriklerin, ilçenin tanıtımına yeni bir soluk getirdiğini ifade ederek, "Kemer’i sadece denizi, doğası ve tatil imkanlarıyla değil; geçmişi, kültürü ve güçlü hikâyeleriyle de anlatmak istiyoruz. Bu anlayışla yapay zekâ destekli video serimizi başlattık. Amacımız, Kemer’in sahip olduğu eşsiz değerleri klasik tanıtım dilinin ötesine taşıyarak özellikle dijital mecralarda daha dikkat çekici, yenilikçi ve paylaşılabilir bir içerik yapısı oluşturmaktır. Projenin oluşturulmasında emeği geçen Belediye Meclis üyemiz ve KEMİAD Başkan yardımcısı Cansın Efir’e teşekkür ederiz" dedi. Serinin ilk bölümünün Phaselis ile başladığını hatırlatan Belediye Meclis üyesi ve KEMİAD Başkan yardımcısı Cansın Efir, hazırlanan videoların tarih, mitoloji ve destinasyon deneyimini bir araya getirdiğini vurguladı. Efir, "Phaselis ile başlayan bu seri; tarih, mitoloji ve kahramanlık anlatılarıyla Kemer’i yeni nesil bir iletişim diliyle tanıtmayı hedefliyor. Yayınlanan ilk video kısa sürede çok sayıda kişiye ulaştı ve sosyal medyada büyük ilgi gördü. Bu da attığımız adımın ne kadar doğru olduğunu gösteriyor. Önümüzdeki süreçte Kemer’i hem Türkiye’de hem de uluslararası alanda daha güçlü, daha çağdaş ve daha etkili bir şekilde tanıtmaya devam edeceğiz. Visit Kemer projesi kapsamında hazırlayacağımız yeni içeriklerle ilçemizin zenginliklerini dünyaya anlatmayı sürdüreceğiz" şeklinde konuştu.
ALKÜ ailesi geleneksel bayramlaşmada buluştu
16 Mart 2026 Pazartesi - 21:52 ALKÜ ailesi geleneksel bayramlaşmada buluştu Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesinde (ALKÜ) Ramazan Bayramı dolayısıyla bayramlaşma töreni düzenlendi. ALKÜ Alev Alatlı Konferans Salonu’nda her bayram öncesi gelenek haline gelen bayramlaşma töreni gerçekleştirildi. Törene ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Atıf Bayramoğlu, Genel Sekreter Hüseyin Er, dekanlar, MYO müdürleri, daire başkanları, akademik ve idari personel katıldı. Yoğun katılımın olduğu tören sonunda Rektör Türkdoğan ve ALKÜ yönetimi, tüm personel ile tek tek bayramlaştı. Programda konuşan Rektör Türkdoğan, bayramların birlik, beraberlik ve dayanışma duygularının güçlendiği, gönüllerin birbirine daha da yakınlaştığı müstesna zamanlar olduğunu ifade etti. Maddi ve manevi huzurun paylaşıldıkça büyüdüğünü ifade eden Rektör Türkdoğan, özellikle son yıllarda Türkiye’nin etrafında yaşanan gelişmelerin aile hayatı ve dayanışmanın değerini daha da artırdığını söyledi. ALKÜ’nün ulusal ve uluslararası alanda görünürlüğünün artmasında üniversite mensuplarının büyük emeği bulunduğunu da dile getiren Türkdoğan, yürütülen projelerden öğrencilerin temsil ettiği çalışmalara kadar her başarıda akademik ve idari personelin katkısı olduğunu vurguladı. Bayramlaşma programlarının bu emeği ve dayanışmayı dile getirmek için önemli fırsatlar sunduğunu belirten Türkdoğan, üniversite çalışanlarının ailelerine de selamlarını ileterek, fedakârlıkları için teşekkür etti. Konuşmasının sonunda Ramazan Bayramı’nı tebrik eden Türkdoğan, "Ramazan Bayramı’nın tüm ALKÜ ailesine sağlık, huzur ve mutluluk getirmesini diliyorum" ifadelerini kullandı.
Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik davanda tutuksuz sanıkların savunmaları alındı
16 Mart 2026 Pazartesi - 20:09 Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik davanda tutuksuz sanıkların savunmaları alındı Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davada, tutuksuz yargılanan bazı sanıkların savunmaları alındı. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti tarafından görülen duruşma, geniş katılım nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi toplantı salonunda gerçekleştirildi. Hakkında suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlaması bulunan Gökhan Böcek’in eski eşi Zeynep Kerimoğlu, mahkemede verdiği ifadede boşanma sürecine ilişkin detayları anlattı. Kerimoğlu, evliliğinin ilk aylarında boşanmak istediğini belirterek, "Evliliğimin 2 veya 3’üncü ayında zina sebebiyle boşanmak istedim. Çekişmeli boşanma sırasında ben de zina davası açtım. Daha sonra görüşmelerimiz sonucunda anlaşmalı boşanmaya karar verdik. Boşanma sürecimde Gökhan inşaat yapacağını söyledi, peyderpey ödeme yapacağını söyledi" dedi. Çekişmeli boşanma sürecinin kendisi için zor geçtiğini dile getiren Kerimoğlu, Gökhan Böcek’in başka bir çocuğunun olmasının ardından davayı anlaşmalı şekilde sonlandırmaya karar verdiklerini ifade etti. Kerimoğlu, bu süreçte bir ana protokol ve ayrıca kendi aralarında yaptıkları başka bir protokol bulunduğunu, boşanmanın ardından İstanbul’a taşındığını söyledi. 80 milyon liralık ödeme ve döviz detayı Zeynep Kerimoğlu, boşanma sürecinde gerçekleşen para trafiğine ilişkin de açıklamalarda bulundu. Gökhan Böcek’in inşaat yapacağını ve bu nedenle kendisine yapılacak ödemenin tek seferde gerçekleşemeyeceğini söylediğini belirten Kerimoğlu, bu nedenle senet düzenlendiğini ifade etti. Ancak boşanma gününde yaklaşık 80 milyon liralık ödemenin kendisine getirildiğini belirten Kerimoğlu, belgeyi de boşanmadan hemen önce imzaladığını söyledi. "Altın meselesini ifade verirken öğrendim" Kerimoğlu, paranın teslim edildiği günü de anlattı. Boşanma davasının görüleceği gün Gökhan Böcek ile avukatın ofisinde bir araya geldiklerini belirten Kerimoğlu, yanında bulunan kişileri tanımadığını söyledi. Paranın burada kendisine verildiğini, protokolün imzalanmasının ardından adliyeye geçtiklerini anlatan Kerimoğlu, dosyada geçen altın iddialarından o dönemde haberdar olmadığını savundu. Kerimoğlu, "Altına dair herhangi bir şey duymadım. Bu konuyu ancak ifade verirken öğrendim. MASAK raporu istendiğini de bankacı bana haber verdi. Bunun üzerine dekontları sundum" dedi. "Gökhan’a güvenmediğim için daha önce bana ev almasını istemedim" Tutuksuz yargılanan Zuhal Böcek ise, oğlu adına alınan evin nasıl temin edildiğine ilişkin savunmasında sürecin kendi ailesinin desteğiyle geliştiğini söyledi. Zuhal Böcek, "Kızımla kirada yaşıyorduk. Gökhan ile Zeynep’in iletişimi hiç bitmiyordu. Gökhan’a güvenmediğim için daha önce bana ev almasını istemedim. Zaten böyle bir hedefim de yoktu. Hamile kalmıştım. Yurt dışında bulunan ablama durumu açıklamak zorunda kaldım. Artık iki çocuğum olacaktı, kirada oturmak istemiyordum" dedi Ablasının ciddi bir birikimi olduğunu ve sağlık sorunları nedeniyle Türkiye’ye kesin dönüş yapmak istediğini belirten Zuhal Böcek, "Ablamın yardım talebini Gökhan’a aktardım. Gökhan’la birlikte altınları bozdurup üzerime kayıtlı tapulu evi satarak bir ev aldık. Ablam Gökhan’ın evden talebinin olmasını istemiyordu, bu yüzden evi oğlumun üzerine yaptı" ifadelerini kullandı. Zuhal Böcek ayrıca, "Gökhan, annesi ve babasının yardımıyla geçinen biri. Annesine sıkıntıları aktardığımda ‘Gökhan’ın maddi sıkıntısı olmaz, en fazla bir arsamı satarım’ derdi" şeklinde konuştu. Araç devrine ilişkin savunmasında ise Zuhal Böcek, "Doğum hediyesi olarak bu araç bana alındı. Gelen paraları sorgulamadım" dedi. "Hakkımdaki iddiaları yapsaydım olay bambaşka olurdu" Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçlamasıyla tutuksuz yargılanan G.B. de mahkemede yaptığı savunmada suçlamaları kabul etmedi. G.B., "Yurt dışındayken ‘Ağabey eşimi sakinleştirir misin’ dedi. Eşiyle tanıştım, sakinleştirdim. Hakkımda iddia edilen hususları yapacak olsam olay bambaşka olurdu" dedi. "Çocuklarına baktığım için bana araba aldı" Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlamasıyla yargılanan Y.M. ise üzerine alınan araçla ilgili olarak, "Gökhan Böcek çocuklarına baktığım için bana hediye aldı" dedi. "Maaşım için verilen talimatları yaptım" Yardım eden sıfatıyla suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlamasıyla yargılanan O.N., Gökhan Böcek’in şoförlüğünü yaptığını belirterek, olay günü yaşananları şöyle anlattı: "2022 yılından beri Gökhan Böcek’in servis şoförlüğünü yaptım. Olay günü Gökhan Böcek’in talimatıyla kendisini evden aldım. Ben, ağabeyim Gökhan Böcek ve B.Ç. Finike Döviz’e gittik. Daha sonra ağabeyim B.Ç. ile birlikte adliyeye gitti. Biz avukatlık bürosuna gittik, sonrasında imzalar atıldı. Maaşım için verilen talimatları yaptım." "Poşeti araca götürdüm" Aynı suçlamayla yargılanan Y.N. de makam şoförü olarak verilen görevleri sorgulamadan yerine getirdiğini söyledi. Y.N., "Makamda çalıştığım için verilen görevi sorgulamadan yaptım. Gökhan Bey’i sabah aldık, mahkeme diye yola çıktık. Finike Döviz’e gittik. Biz aşağıda bekledik, Gökhan Bey yukarıdaydı. Yarım saat sonra beni çağırıp poşet verdi. Poşeti araca götürdük. Ardından Güllük’te bir ofise poşetleri bıraktık, sonra adliyeye geçtik. Bana para soruluyor, paranın değerini bilmiyorum. Bana ne derlerse onu yaparım" dedi. "15 milyon TL gönderdim" Nüfuz ticareti suçlamasına ilişkin savunma yapan F.S. ise Kaş ilçesindeki bir arsa yatırımı sürecini anlattı. F.S., "Gökhan benim yakın arkadaşım. 2024 yılında Kaş’taki bir arsadan bahsetti bana. Araştırma yaptım, yatırıma değerdi. Beni B.S. ile tanıştırdı, sonra süreç başladı. B.’ye vekalet verdim, B.S. benim adıma takibe başladı. Gökhan bana yeni harç ödemesi yapılması gerektiğini söyledi, Finike Döviz’e 15 milyon TL attım. Kötü bir niyetim yok, hatalı bir işlem gibi görünüyor ama ben kötü yönlendirildim" dedi. "Tayin süreciyle ilgili başkanla görüştüm" Nüfuz ticareti suçlaması yöneltilen O.A., eş durumu tayini için Muhittin Böcek ile görüştüğünü söyledi. O.A., "Eş durumu tayinlerim reddedilmişti. 2023 yılında Muhittin başkanımla görüştük, konuyu arz ettik, yardımcı olacağını söyledi. 2023 Aralık ayında İstanbul’dan eşimin tayini Antalya Büyükşehir’e oldu. 2024 Mayıs ayında ben de eş durumu nedeniyle Antalya’ya tayin oldum. Muhittin başkanın Muratpaşa Belediye Başkanı hakkında soruları oldu. Kendisini geçiştirmek amacıyla irtibatım olmadığını söyledim. Sadece sosyal medyada gördüğüm açık kaynağı paylaştım" dedi. Mahkeme heyeti, N.E. ve O.M. hakkında yakalama emrinin bulunduğunu bildirdi. Duruşmada yarın tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilecek.