Yerel Haberler
Antalya
Bayram ve sezon öncesi turizmde kritik uyarı: "Gerçek dışı fiyatlara aldanmayın" 27 Şubat 2026 Cuma - 10:29:03 Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Saatçioğlu, turizm sektöründe dijitalleşmeyle birlikte artan siber güvenlik risklerine dikkat çekti. Misafir verilerinin korunmasının artık hayati önemde olduğunu vurgulayan Saatçioğlu, sahte web siteleri ve kopyalanmış sosyal medya hesapları üzerinden sunulan gerçek dışı fiyatların misafirleri mağdur ettiğini belirterek, "Biz 7 günlük bir tatili 100 bin TL’ye pazarlarken 50 bin TL’ye verildiğini görüp gelen misafirler hayal kırıklığı yaşıyor. Çok gerçek dışı bir fiyat görüldüğünde bunun sahte olabileceği mutlaka göz önünde bulundurulmalı" dedi. POYD Başkanı Saatçioğlu, turizm ve otelcilik sektöründe dijitalleşmenin beraberinde getirdiği siber güvenlik tehditleri ve veri koruma süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dijitalleşmenin işletmeleri siber saldırılara karşı daha hassas hale getirdiğini belirten Saatçioğlu, geçmişte teorik düzeyde kalan saldırıların artık fiilen yaşandığını söyledi. "IT departmanı artık risk departmanı" Saatçioğlu, "IT departmanlarımız artık bizim için sıradan bir departman değil. Bir risk departmanı haline geldi. Aynı zamanda itibarımızı yöneten kritik bir birim oldu. Dijitalleşmeyle birlikte sistemleriniz birçok tehdide açık hale geliyor. Daha önce teorik olan siber saldırılar artık turizm sektöründe de yaşanmaya başladı. Bu nedenle veri güvenliği bizim için son derece önemli ve hassas bir konu" diye konuştu. "Misafirlerden minimum veri alıyoruz" Misafir verilerinin korunmasına yönelik uygulamalara değinen Saatçioğlu, veri minimizasyonu yaklaşımını benimsediklerini vurguladı. Saatçioğlu, "Misafirlerden mümkün olduğunca minimum veri almaya çalışıyoruz. Pasaport veya kimlik okutulduğunda yalnızca isim, doğum tarihi ve T.C. kimlik numarası alınıyor. Diğer bilgiler gölgeleniyor. Verilerin herhangi bir yerde depolanmaması, yanlış kişilerin eline geçmemesi ve otel dışından yapılabilecek saldırılara karşı korunması için mevcut tüm teknolojik altyapıyı kullanıyoruz" ifadelerini kullandı. Penetrasyon testleriyle sürekli denetim Otellerin siber dayanıklılık seviyesini ölçmek için düzenli testler yapıldığını belirten Saatçioğlu, sistemlerin sürekli kontrol altında tutulduğunu söyledi. Saatçioğlu, "Penetrasyon testleri yapılıyor. Dışarıdan gelebilecek bir saldırıya karşı altyapımızın ne kadar dayanıklı olduğunu, hangi önlemlerin yeterli olduğunu bu testlerle değerlendiriyoruz. Sistemlerimizi sürekli gözden geçiriyoruz" şeklinde konuştu. "Oteller günde ortalama 100 siber saldırıya maruz kalabiliyor" Siber tehditlerin küresel ölçekte arttığını dile getiren Saatçioğlu, büyük zincir otellerin daha yoğun saldırı riski taşıdığına dikkat çekti. Saatçioğlu, "Siber saldırılar artık ciddi bir suç alanı. Benim bildiğim kadarıyla dünya genelinde oteller günde ortalama 100 siber saldırıya maruz kalabiliyor. Hilton, Sheraton, Ritz Carlton gibi büyük veri depolayan zincirler çok daha fazla saldırı riskiyle karşı karşıya kalabiliyor" dedi. Saldırıların hedefinde kredi kartı ve operasyonel sistemler var Siber saldırıların temel hedeflerine değinen Saatçioğlu, finansal verilerin ve otel operasyonlarının risk altında olduğunu belirterek, şöyle devam etti: "Genellikle misafir verilerine ve kredi kartı ödemelerine ulaşmaya çalışıyorlar. Bunun yanında otelin tüm hesaplarını bloke etmeye yönelik girişimler de söz konusu. Böyle bir durumda hiçbir işlem yapamaz hale gelebiliyorsunuz. Bu, otelin tüm operasyonel sisteminin durması anlamına geliyor." Sahte siteler ve sosyal medya tuzağı Saatçioğlu, kopyalanmış web siteleri ve sahte sosyal medya hesapları üzerinden yapılan dolandırıcılıklara karşı misafirleri uyardı. Saatçioğlu,"Otellerin birebir kopyalanmış web sayfaları açılıyor, sahte sosyal medya hesapları oluşturuluyor. Gerçek dışı ve çok düşük fiyatlarla rezervasyon sunuluyor. Misafirler bu siteler üzerinden işlem yaptığında ciddi mağduriyetler yaşanabiliyor. Zaman zaman misafir geliyor ancak sistemimizde rezervasyon bulunmuyor. Gerçek fiyatın yüzde 50 altında bir bedelle tatil satın aldığını düşünerek gelen misafir büyük hayal kırıklığı yaşıyor. Bu tür sahtecilikleri tespit ettiğimizde suç duyurusunda bulunuyoruz. Hem finansal hem de itibar kaybı yaşanıyor. Hatta itibar zedelenmesi çok daha büyük bir risk. Bir işletmenin itibarını yeniden inşa etmek son derece zor" diye konuştu. "Gerçek dışı fiyat mutlaka teyit edilmeli" Misafirlerin bilinçli hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Saatçioğlu, doğrudan teyit çağrısı yaparak, sözlerini şu şekilde tamamladı: "Kullanıcı çok bilinçli olmalı. Online pazarda fiyatlar birbirine çok yakındır. Channel Manager sistemleri sayesinde tüm platformlarda aynı fiyat politikası uygulanır. Çok gerçek dışı bir fiyat görüldüğünde mutlaka şüpheyle yaklaşılmalı ve tesis doğrudan aranarak teyit edilmelidir."
27 Şubat 2026 Cuma - 09:30 Türkiye son 20 yılda, Antalya’dan büyük tarım alanını kaybetti Türkiye İstatistik Kurumu’ndan alınan verilere göre; Türkiye’nin son 20 yılda kaybettiği tarım alanı, Antalya’nın yüzölçümünü aşarken; Antalya’da ise yüzölçümünün yüzde 3’ünü aşkın tarım toprağı kaybedildi. Tarım alanı kayıplarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, "Tarım toprağını kaybetmek, gelecek için üreteceğimiz gıdayı kaybetmek demektir. Toprak, üretemediğimiz bir varlık. O nedenle çok özen göstermemiz gerekiyor" dedi. Türkiye genelinde ve özellikle tarımın başkenti olarak gösterilen Antalya’da, aşırı kentleşme ve sanayileşmenin etkisiyle yaşanan tarım toprağı kaybı, rakamlarla çarpıcı biçimde ortaya kondu. Türkiye İstatistik Kurumu’ndan alınan verilere göre; Türkiye, son 20 yılda tarım topraklarının yüzde 9,7’sini kaybetti. Bu kayıp yaklaşık 25 milyon 910 bin dekar, yani 3 milyon 628 bin futbol sahası büyüklüğünde alana karşılık geliyor. Antalya’da ise son 20 yılda tarım topraklarının yüzde 16,7’si yok oldu. Kent yüzölçümünün yüzde 3’ünü aşan bu kayıp, yaklaşık 90 bin futbol sahası büyüklüğüne ulaştı. Türkiye’nin kaybı Antalya’yı aştı Son 20 yılda Türkiye genelinde kaybedilen 25 milyon 910 bin dekarlık tarım alanının, yüzölçümü bakımından Antalya’dan daha büyük bir alana karşılık gelmesi dikkat çekerken; Antalya’da kaybedilen 643 bin dekarlık tarım alanının ise kent yüzölçümünün yaklaşık yüzde 3,1’ine denk geldiği hesaplandı. Tarım potansiyeli ve örtü altı üretimdeki liderliğiyle öne çıkan kentte kayıp oranının Türkiye ortalamasının üzerinde gerçekleşmesi, tabloyu daha çarpıcı hale getirdi. Tarımın merkezi Antalya’da tablo ağırlaşıyor 2024 yılı itibarıyla Türkiye’nin toplam tarım alanlarının yüzde 14’ü Antalya’da yer alıyor, Antalya’nın en fazla tarım alanına sahip ilçeleri sıralamasında Korkuteli yüzde 31’lik payla ilk sırada yer aldı. Korkuteli’ni yüzde 14’lük payla Elmalı, yüzde 12’lik payla Manavgat ve yüzde 11’lik payla Serik takip etti. Antalya’daki tarım alanlarının kullanım dağılımında tarla bitkileri üretimi yüzde 47,4 ile en büyük payı alırken, meyvecilik yüzde 25, nadas alanları yüzde 14, sebze üretimi yüzde 13,3 ve süs bitkileri üretimi yüzde 0,2 oranında gerçekleşti. Son 30 yıllık veriler, Türkiye’nin tarım alanlarının yüzde 10,6’sını kaybettiğini, Antalya’daki kaybın ise yüzde 21’e ulaştığını ortaya koydu. Toprak kaybının Türkiye genelinde en hızlı yaşandığı dönemin 2005-2021 yılları arası olduğu belirtilirken, Antalya’da 1995-2010 ile 2020-2024 dönemleri öne çıktı. Bazı ilçelerde gerileme Antalya’da son 20 yılda en fazla tarım toprağı kaybı Akseki ve Gündoğmuş ilçelerinde yaşandı. Her iki ilçede tarım alanlarının yaklaşık yüzde 86’sının kaybedildiği belirlendi. Bu ilçeleri yüzde 72’lik kayıp ile İbradı takip etti. Merkez ilçelerde ise aynı dönemde tarım alanlarında yaklaşık yüzde 10 oranında azalma kaydedildi. Yoğun tarım yapılan ilçelerde de dikkat çekici kayıplar yaşandı. Kumluca’da tarım alanlarının yüzde 44’ünün, Kaş’ta yüzde 43’ünün, Demre’de yüzde 42’sinin, Gazipaşa’da yüzde 35’inin, Kemer’de yüzde 32’sinin ve Alanya’da yüzde 25’inin kaybedildiği açıklandı. Elmalı’da yüzde 20, Manavgat’ta ise yüzde 12 oranında tarım alanı kaybı yaşandı. Buna rağmen Korkuteli’nin son 20 yılda tarım alanlarını yüzde 8 artırdığı, Finike’de yüzde 4, Serik’te ise yüzde 0,6 oranında artış kaydedildiği görüldü. "Toprak üretemediğimiz bir varlık" Tarım alanı kayıplarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Antalya Tarım Konseyi ve Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, tarım topraklarının giderek artan baskı altında olduğunu söyledi. Çandır, "Aşırı kentleşmenin ve sanayileşmenin getirdiği yükle tarım toprakları sürekli tehdit altında. Son 20 yıla baktığımızda Türkiye genelinde tarım topraklarının yüzde 9,7’sini kaybetmiş durumdayız. Antalya gibi tarımsal üretimi ve ihracatıyla öne çıkan kentimizde durum daha acı. Antalya’da yüzde 16,7 civarında tarım toprağımızı kaybettik. Bu yaklaşık 90 bin futbol sahası demek. Tarım toprağını kaybetmek, geleceğe üreteceğimiz gıdayı kaybetmek demektir. Toprak, üretemediğimiz bir varlık. O nedenle çok özen göstermemiz gerekiyor" dedi. Tarım ve gıdanın artık küresel ölçekte stratejik sektörler arasında yer aldığını vurgulayan Çandır, "Türkiye ekonomisinde en belirgin başlıklardan biri enflasyon. Bunun tetikleyicisi olarak tarım ve gıda ürünleri öne çıkıyor. Tarım topraklarını kaybedersek, çiftçileri üretimden uzaklaştırırsak, üretimde düşüş başlar. Bu da enflasyona, ardından gıdaya erişim sorununa ve dışa bağımlılığa neden olur. Bu coğrafya bize dört mevsimi sunan verimli bir coğrafya. Bunun hakkını vermemiz gerekir" ifadelerini kullandı.
26 Şubat 2026 Perşembe - 18:43 Tour of Antalya, 12 Mart’ta başlayacak Türkiye Bisiklet Federasyonu ve UCI 2026 Yol Bisikleti Takvimi’nde UCI Europe Tour 2.2 kategorisinde yer alan Tour of Antalya, bu yıl tarihinde ilk kez 29 takım ve 174 sporcu ile start alacak. Tour of Antalya 2026, 12-15 Mart tarihlerinde dört etap üzerinden gerçekleştirilecek. 2026 yılında tüm etap startları 4 gün boyunca The Land of Legends’tan verilecek. Tour of Antalya 2026 Rotası: 1. Gün: 12 Mart- The Land of Legends -Erdal İnönü Parkı (145 km) 2. Gün: 13 Mart- The Land of Legends- The Land of Legends (138 km) 3. Gün: 14 Mart- The Land of Legends- Saklıkent Kayak Merkezi (Kraliçe Etap) (87,7 km) 4. Gün: 15 Mart- The Land of Legends- Atatürk Parkı (142,4 km) Kraliçe etap olarak öne çıkan Saklıkent Kayak Merkezi’ndeki tırmanış, genel klasmanın şekillenmesinde yarışın en kritik bölümlerinden biri olacak. Parkur, zorlu yapısıyla sportif rekabeti üst seviyeye taşırken; Perge Antik Kenti, Silyon Antik Kenti, Doyran Göleti, Kaleiçi ve Konyaaltı Sahili gibi Antalya’nın kültürel ve turistik değerlerini de uluslararası izleyiciyle buluşturacak. Tour of Antalya 2026, ulusal ve uluslararası yayınlarla geniş bir izleyici kitlesine ulaşacak. Yarışın 4. etabı TRT Spor’dan canlı yayınlanacak, ayrıca organizasyon için hazırlanan 52 dakikalık özel program Eurosport’ta iki kez ekranlara gelecek. Tüm etapların start ve finiş noktalarındaki heyecan, SportsTV canlı yayınlarıyla izleyicilere aktarılacak. Metin Cengiz: "Tour of Antalya, Antalya ve Türkiye için Büyük Değer Taşıyor" Antalya’nın tarihi miraslarından biri olan Hadrian (Hadrianus) Kapısı’nda düzenlenen Tour of Antalya basın toplantısında konuşan Türkiye Bisiklet Federasyonu Asbaşkanı Metin Cengiz, Tour of Antalya’nın Antalya ve Türkiye için sportif ve turizm değerini vurgulayarak şunları söyledi: "Bu yıl 6’ncısı gerçekleştirilecek olan Tour of Antalya, kısa süre içerisinde şehrimizin ve ülkemizin en önemli uluslararası spor organizasyonlarından biri haline gelmiştir. Antalya’mız; doğal güzellikleri, iklimi ve sahip olduğu güçlü turizm altyapısıyla yalnızca önemli bir tatil destinasyonu olmakla kalmayıp, Tour of Antalya gibi marka organizasyonlar sayesinde sporla, doğayla ve sürdürülebilir yaşam anlayışıyla bütünleşmiş çağdaş bir dünya kenti olarak da öne çıkmaktadır. Bu tür uluslararası organizasyonların; bisiklet altyapı yatırımlarının artmasına, bisiklete binen kişi sayısının artmasına ve ülkemizde bisiklet sporunun gelişimine önemli katkılar sunduğuna inanıyoruz. Bu nedenle Federasyon olarak, ev sahipliği yaptığımız tüm organizasyonlarda ’Bir bisiklet yarışının ötesinde’ anlayışını benimsiyoruz. Antalya’nın uluslararası takımlar için önemli bir kamp merkezi haline gelmesi, bu organizasyonlardan ilhamla kurulan Türk takımlarımız ve yarışı izleyen çocuklarımızın, gençlerimizin kurduğu hayaller bunun en somut göstergesidir." Tour of Antalya 2026’da 7 Türk Takımı Uluslararası Arenada UCI Europe Tour 2.2 kategorisinde yer alan Tour of Antalya 2026’ya 14 farklı ülkeden 29 takım ve 174 sporcu katılım sağlayacak. Rekor katılımın yaşandığı organizasyonda 7 Türk takımı da start alacak. Spor Toto Cycling Team, Konya Büyükşehir Belediye Spor, MBB Continental Cycling Team, İstanbul Team, Konya Gelişim Spor Kulübü, Gebiz Spor Kulübü ve Antalya Spor Kulübü, Tour of Antalya 2026’da Türkiye’yi temsil edecek. Tour of Antalya 2026 takımları şöyle: 1.Almaty Continental Team (Kazakistan) 2. Antalya Spor Kulübü (Türkiye) 3. APS Pro Cycling by Team Cadence Cyclery (ABD) 4. ASC Monsters Indonesia (Endonezya) 5. Azerbaijan National Team (Azerbaycan) 6. Bike Aid (Almanya) 7. China Anta - Mentech Cycling Team (Çin) 8. China Chermin Cycling Team (Çin) 9. CLN - Kosovo (Kosova) 10. Gebiz Spor Kulübü (Türkiye) 11. Hucare Factory Team (Almanya) 12. İstanbul Team (Türkiye) 13. Konya Büyükşehir Belediye Spor (Türkiye) 14. Konya Gelişim Spor Kulübü (Türkiye) 15. Les Rouleurs (Kanada) 16. Li Ning Star (Çin) 17. MBB Continental Cycling Team (Türkiye) 18. Mazowsze Serce Polski (Polonya) 19. National Team of Kazakhstan (Kazakistan) 20. Project Echelon Racing (ABD) 21. Rembe | rad-net (Almanya) 22. Shimano Racing Team (Japonya) 23. Soudal Quick-Step Devo Team (Belçika) 24. Spor Toto Cycling Team (Türkiye) 25. Team Amani (Ruanda) 26. Team Huansheng (Çin) 27. Team Vino (Kazakistan) 28. Uzbekistan National Team (Özbekistan) 29. Wibatech Lubelskie Pera Polski (Polonya)
Kardeşleri ve arkadaşlarıyla oynarken tahliye kanalına düşen 3 yaşındaki Berra hayatını kaybetti
24 Ocak 2026 Cumartesi - 14:04 Kardeşleri ve arkadaşlarıyla oynarken tahliye kanalına düşen 3 yaşındaki Berra hayatını kaybetti Antalya’nın Aksu ilçesinde kardeşleri ve mahalleden arkadaşlarıyla oynadığı sırada dengesini kaybeden 3 yaşındaki kız çocuğu, su tahliye kanalının içine düştü. Menfezde yapılan çalışma sonucu minik kız çocuğunun cansız bedenine ulaşıldı. Olay, Aksu ilçesi Boztepe Mahallesi 35020 Sokak’ta öğle saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, yabancı uyruklu 3 yaşındaki Berra Berhu, mahallede kardeşleri ve arkadaşlarıyla oynadığı sırada dengesini kaybederek su tahliye kanalının içine düştü. Çocuğun menfeze düştüğünü gören çevredeki vatandaşlar, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine AFAD, itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Suya kapılan küçük çocuğun ailesi de zaman kaybetmeden kendi imkânlarıyla menfeze girerek Berhu’yu çıkarmaya çalıştı ancak çabalar sonuçsuz kaldı. Ekipler, çocuğun bulunduğu menfeze ulaşabilmek için kırma ve açma çalışmalarını sürdürürken, olay yerinde güvenlik önlemleri alındı. Kurtarma çalışmalarının sürdüğü bölgede aile endişe içinde çocuğun kurtarılmasını beklerken, ekipler minik yavrunun bedenine ulaştı. Sağlık ekiplerince ambulansa alınan küçük çocuğun hayatını kaybettiği belirtildi. Olay yerine Cumhuriyet Savcısı ve Olay Yeri İnceleme ekiplerinin incelemesinin ardından talihsiz çocuğun cenazesi adli tıp morguna kaldırıldı.
Antalya’da sağanak taşkına yol açtı
24 Ocak 2026 Cumartesi - 13:53 Antalya’da sağanak taşkına yol açtı Antalya’nın Serik ilçesinde etkili olan sağanak yağış, Köprüçayı Irmağı’nın debisinin yükselmesine neden olurken, ilçe genelinde taşkınlar yaşandı. Irmak kenarındaki restoranların bazı bölümleri sular altında kalırken, tarım alanları zarar gördü bazı evlerde ve hayvan barınaklarında maddi kayıp oluştu. Serik ilçesine bağlı Belkıs Mahallesi’nde, Köprüçayı Irmağı’nın su seviyesinin yükselmesiyle birlikte taşkınlar meydana geldi. Irmak kenarında bulunan restoranların bazı bölümleri su altında kalırken, tarihi Aspendos Köprüsü’nden akan Köprüçayı’nın seviyesinin normalin çok üzerine çıktığı gözlendi. Taşkınlar nedeniyle çevredeki bazı tarım alanları da sular altında kaldı. Çandır Mahallesi’nde ise D-400 karayolu üzerinde bulunan köprünün, sel sularıyla sürüklenen çalı ve çırpı atıkları nedeniyle tıkanması sonucu taşkın yaşandı. Köprünün tıkanmasıyla birlikte Çandır Mahallesi’ndeki bazı tarım arazileri sular altında kaldı. Devlet Su İşleri (DSİ) ekipleri, iş makineleriyle tıkanan köprünün açılması için bölgede çalışma başlattı. Aynı noktada, yol üzerinde sel suları içinde mahsur kalan bir kamyonet, DSİ’ye ait iş makinesi yardımıyla bulunduğu yerden kurtarıldı. Kümes hayvanları telef oldu Kayaburnu Mahallesi’nde ise taşkın suları, portakal bahçesi içerisinde bulunan tek katlı bir evi bastı. Evde bulunan iki köpek sel suları nedeniyle mahsur kalırken, hayvanların kurtarılması için ekipler çalışma yaptı. Karıncalı Mahallesi’nde de bir evin kümesinin sular altında kalması sonucu bazı kümes hayvanları telef olurken bazıları bellerine kadar suyun içine giren sahipleri tarafnıdan kurtarıldı. Araçlar yolda kaldı Sağanak yağışın etkili olduğu bir diğer ilçe olan Aksu’da da tarım alanları ve seralar selden zarar gördü. Bazı evleri su basarken, ana arterlerde biriken yağmur suları nedeniyle araçlar ve personel servisleri yol ortasında kaldı. Bazı tarım arazilerinde ise taşkın sularının birikmesi sonucu ağaçların yarıya kadar suya gömüldüğü görüldü. Bölgede yağışların ardından hasar tespit çalışmalarının yapılması beklenirken, ekiplerin taşkın yaşanan noktalardaki müdahaleleri sürüyor.
MÜSİAD Antalya’dan iş dünyasını buluşturan dost meclisi etkinliği
24 Ocak 2026 Cumartesi - 13:04 MÜSİAD Antalya’dan iş dünyasını buluşturan dost meclisi etkinliği MÜSİAD Antalya Şubesi tarafından düzenlenen Dost Meclisi – Mangal Etkinliği, iş dünyası ve siyasetin önemli isimlerini bir araya getirdi. Çok sayıda MÜSİAD üyesinin katılım sağladığı program, birlik ve beraberlik vurgusuyla dikkat çekti. Etkinliğe, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Seçim İşleri Başkanı Ali İhsan Yavuz ile milletvekilleri Atay Uslu ve Kemal Çelik de katıldı. Programda konuşan MÜSİAD Antalya Şube Başkanı Yusuf Akgül, MÜSİAD’ın sadece bir iş insanları platformu değil, aynı zamanda üretimi, istihdamı ve toplumsal dayanışmayı önceleyen güçlü bir sivil toplum yapısı olduğunu vurguladı. Akgül, derneğin yerel ve ulusal ölçekte yürüttüğü projeler, girişimcilere sunulan destekler ve iş dünyasını güçlendirmeye yönelik çalışmalar hakkında katılımcılara bilgi verdi. Etkinlikte söz alan Ali İhsan Yavuz ise konuşmasında, Türkiye ekonomisinin büyümesinde iş dünyasının stratejik rolüne dikkat çekti. Yavuz, güçlü bir ekonomik yapı için üretim, yatırım ve ihracat odaklı politikaların önemine vurgu yaparak, sivil toplum kuruluşları ile iş dünyası arasındaki iş birliğinin ülkenin kalkınma hedeflerine doğrudan katkı sağladığını ifade etti. Samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşma, üyeler arasındaki dayanışmayı pekiştirirken, yeni iş birlikleri ve ortak projeler için de önemli bir zemin oluşturdu. Program, networking görüşmeleri ve karşılıklı istişarelerle sona erdi.