Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Antalya
Antalya’da kayıp zabıta için arama çalışması başlatıldı
20 Nisan 2026 Pazartesi - 21:54:38
Antalya’nın Manavgat ilçesinde 6 gündür haber alınamayan zabıta memuru için arama çalışması başlatıldı. Ekipler zabıta memurunun telefonundan son sinyalin alındığı ırmakta arama çalışması yaptı. 14 Nisan gecesi Çeltikçi Mahallesi’ndeki evinden ayrılan Manavgat Belediyesi Zabıta Müdürlüğü personeli Ali Savaş’tan (42) 6 gündür haber alınamıyor. Güvenlik güçleri tarafından yapılan araştırmalar sonucunda Savaş’ın telefonundan son sinyalin Salkımevler Mahallesi’nde Manavgat Irmağı kenarından alındığı belirlenirken, aramalar bu bölgede yoğunlaştı. Manavgat İlçe Jandarma Komutanlığı Merkez Karakolu ve Manavgat İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri karadan dron destekli arama yaparken, Deniz Polisi dalgıçları da ırmakta arama yaptı. Dalgıçlar kanal boyunda bulunan Aşıklar Çeşmesi’nin bulunduğu bölgeden Manavgat Irmağı’na girerek, Şavlak bölgesine kadar bölgeyi tamamen taradı. Ali Savaş’ın yakınlarının da takip ettiği arama çalışmalarından 6. günün sonunda da sonuç alınamazken, arama çalışmalarının sabah saatlerinden itibaren yeniden başlatılacağı bildirildi.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 21:44
Alanyaspor, Beşiktaş maçı hazırlıklarına başladı
Corendon Alanyaspor, Ziraat Türkiye Kupası çeyrek finalinde Beşiktaş ile oynayacağı karşılaşmanın hazırlıklarına başladı. Turuncu-yeşilli ekip, teknik direktör Joao Pereira yönetiminde tesislerde gerçekleştirilen antrenmanla çalışmalarını sürdürdü. Antrenman, ısınma hareketleriyle başlarken, dün oynanan Kasımpaşa maçında ilk 11’de forma giyen futbolcular yenileme çalışması yaptı. Diğer oyuncular ise pas çalışmasının ardından dar alanda oyun oynayarak idmanı tamamladı. Alanyaspor, Beşiktaş maçı hazırlıklarını yarın yapacağı antrenman ile devam edecek.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 18:10
Fiziksel engelli bireyler Aspendos Antik Tiyatrosu’nu VR gözlükleri ile sanal ortamda gezdi
Akdeniz Üniversitesi Serik Gülsün Süleyman Süral Meslek Yüksekokulu’nda hayata geçirilen proje ile fiziksel engelli bireyler, Aspendos Antik Tiyatrosu’nu VR gözlükleri ile sanal ortamda gezdi. Akdeniz Üniversitesi Serik Gülsün Süleyman Süral Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Ramazan Erdem’in koordinatörlüğünde ve Müdür Yardımcısı Öğr. Gör. İbrahim Korkmaz’ın akademik danışmanlığında geliştirilen "Engelsiz Aspendos" projesi, fiziksel engelli bireylere unutulmaz bir deneyim sundu. Tekstil Teknolojisi Programı öğrencilerinin özverili çalışmalarıyla ortaya çıkan proje, "Toplumsal Duyarlılık ve Katkı Projeleri" kapsamında tasarlandı. Projenin uygulama aşamasında fiziksel engelli vatandaşlar Serik Meslek Yüksekokulu yerleşkesinde ağırlandı. Katılımcılar, VR (Sanal Gerçeklik) gözlükleri aracılığıyla tarihi Aspendos Antik Tiyatrosu’nu sanal ortamda gezme imkânı buldu. Daha önce Aspendos’u hiç görme fırsatı bulamadıklarını dile getiren engelli bireyler, yaşadıkları deneyimin son derece etkileyici olduğunu ifade ettiler. Katılımcılar, sanal tur sırasında "sanki gerçekten oradaymış gibi" hissettiklerini belirterek, projeye emek veren öğrencilere teşekkür ettiler.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 17:33
Antalya’da 2 kişinin ölümüne neden yangında perdelerin tutuşturulduğu iddiası
Antalya’da 3 yıl önce Muharrem Barış ile kız arkadaşı Berna Shermetova’nın yaşamını yitirdiği yangına ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. İddianamede, evin perdesinin dışarıdan tutuşturulması sonucu yangının çıktığı değerlendirilirken, tutuklu sanıklar hakkında "canavarca hisle yangın çıkarmak suretiyle kasten öldürme" ve "mala zarar verme" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Kepez ilçesi Fatih Mahallesi 3412 Sokak’ta bulunan gecekonduda, 3 Şubat 2023 günü saat 02.00 sıralarında yangın çıktı. Evden yükselen alevleri gören mahalle sakinlerinin ihbarı üzerine bölgeye itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Yangının söndürülmesinin ardından evde yapılan incelemede 2 kişinin cansız bedenine ulaşıldı. Hayatını kaybedenlerin Muharrem Barış ile kız arkadaşı Berna Shermetova olduğu belirlendi. Olayın ardından başlatılan soruşturmada dosya, Antalya Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin başka bir olayı araştırdığı sırada ulaştığı bilgiler doğrultusunda yeniden ele alındı. Shermetova ile Barış’ın öldürülmüş olabileceği yönündeki bilgi üzerine derinleştirilen çalışmada, Muharrem Barış ile İsmail Ö’nün arasında alacak meselesi nedeniyle husumet bulunduğu tespit edildi. Soruşturma kapsamında, olay günü İsmail Ö’nün, Barış’ın kaldığı evin perdesini pencere dışından tutuşturduğu, yangının bu şekilde çıktığı, Mehmet U. ile suça sürüklenen çocuklar M. Ç. ve Z. H. da olayın farklı aşamalarında yer aldığı yönünde değerlendirme yapıldı. Başka suçlardan cezaevinde bulunan İsmail Ö. ile Mehmet U’nun ifadeleri alınırken, iki şüpheli de tutuklandı. "Yangının evdeki elektrik aksamından çıkmadığı kanaatine varıldı" Antalya 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede, tüm soruşturma evrakı ile birlikte elektrik prizlerinden alınan kabloların Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından incelendiği, düzenlenen raporda elektriksel bir arıza tespit edilemediği kaydedildi. Bu nedenle yangının evde bulunan elektrik aksamından kaynaklanmadığı, dışarıdan gerçekleşen bir müdahale sonucu çıktığı kanaatine varıldığı belirtildi. İddianamede, müştekiler Damla Barış ile Ebru Biçer’in, babaları Muharrem Barış’ın bulunduğu evin İsmail Ö. ve M. Ç. tarafından yakıldığı yönündeki beyanlarının da dosyaya girdiği ifade edildi. Mağdur Ebru Biçer’in beyanında, kardeşi Damla Barış ile birlikte daha önce Cumhuriyet Başsavcılığı’na sundukları dilekçeyi tekrar ettiğini söylediği, ses kaydında ismi geçen İsmail Ö. ve M. Ç.’den şikayetçi olduğunu belirttiği de dosyada yer aldı. Mağdur Damla Barış’ın ifadesinde ise, ölen Muharrem Barış’ın öz babası olduğu, babasının Berna Shermetova ile birlikte aynı evde yaşadığı, olaydan sonra kardeşi Fırat Orhan’ın kendisine "evi perdeyi ateş vererek İsmail Ö’nün yaktığını" söylediği aktarıldı. Damla Barış, ayrıca babasının İsmail Ö’ye uyuşturucu verdiğini, İsmail’in eve sık sık geldiğini, babasıyla bu nedenle kavga ettiklerini ve Mehmet U’nun da İsmail’le birlikte gezdiğini beyan etti. "Perdeyi tutuşturduğunu, evdekilerin öldüğünü söyledi" İddianamede ifadesine yer verilen tanık Uğur G., İsmail Ö. ile arkadaş ortamında tanıştığını belirterek, 2023 yılının ilk aylarında İsmail Ö’nün yanına gelerek olayı anlattığını söyledi. Uğur G. ifadesinde, "İsmail yanıma gelerek, Muharrem Barış ile tartıştığını ve çok sinirlendiği için kalmış olduğu evin perdesini tutuşturduğunu, çıkan yangında da evdekilerin öldüğünü söyledi. Ben İsmail’e neden böyle bir şey yaptığını sorduğumda, o da bana, ‘Böyle olacağını bilmiyordum’ dedi" beyanında bulundu. Dosyada yer alan ses çözümleme tutanağında da kimlik bilgileri tespit edilemeyen bir erkek ile kadın sesinin, "evin yanmasında ya İso ve Mürüvvet’in parmağı var, İso çakmağı çakmış perdeyi yol almışlar oradan" şeklinde konuştuğunun görüldüğü aktarıldı. "İsmail, itfaiyeyi arayın yangın var dedi" Suç tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle hakkında ayrı soruşturma yürütülen M. Ç.’nin ifadesinde, olay günü İsmail Ö. ile ilk kez buluştuğunu, beyaz bir araçla Antalya içinde dolaştıklarını, daha sonra araçla bazı yerlere uğradıklarını ve son olarak bir yere gittiklerini anlattığı kaydedildi. M. Ç. ifadesinde, "İsmail araçtan tek başına indi, 10-15 dakika sonra elinde çakmaklar ve kredi kartlarıyla geri döndü. Ardından aracı kullanan Mehmet U’ya "sür, sür" dedi ve bir süre sonra itfaiyenin aranmasını isteyerek ‘itfaiyeyi arayın, yangın var deyin gibi bir şeyler’ dedi" şeklinde konuştu. M. Ç, daha sonra Belek’e gittiklerini, burada İsmail ile Mehmet’in kendi aralarında konuştuklarını, ne konuştuklarını duymadığını, yaklaşık bir hafta sonra Antalya’ya döndüğünde İsmail ile Mehmet U’nun buluştukları sırada İsmail’in "bir ev yaktığını" anlattığını söyledi. M. Ç., "Evin içinde birilerinin olduğundan bahsetmedi. Benim Berna ve Muharrem’in ölümüyle ilgim yoktur. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" dedi. Suç tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle hakkında ayrı soruşturma yürütülen Z. H’de ifadesinde, olay gecesi İsmail ve Mehmet ile birlikte araçta bulunduğunu, Kepez’e giderken arabanın içinde uyuyakaldığını, 10-15 dakika sonra İsmail’in yeniden araca geldiğini, bir süre sonra sabaha karşı otobanda giderlerken İsmail’in aracı durdurup "gittikleri evi yaktığını" söylediğini anlattı. Yangında iki kişinin öldüğünü ise haberlerden öğrendiğini belirten Z. H., olayla ilgisinin olmadığını savundu. "Z. H. benim eski kız arkadaşımdı, ifadesi bu nedenle olabilir" Şüpheli Mehmet U. ise savunmasında, daha önce bu dosyada tanık olarak ifade verdiğini, neden şüpheli olarak dinlendiğini anlamadığını söyledi. Maktul Muharrem’i tanıdığını, kendisine borcu bulunduğunu ancak aralarında husumet olmadığını ileri süren Mehmet U, olay günü İsmail, M. Ç. ve Z. H. ile beyaz araçla gezdiklerini, bir süre sonra Mazi Dağı’nda bulunduklarını, daha sonra birlikte Serik’e gidip dolaştıktan sonra Antalya’ya döndüklerini söyledi. Mehmet U., "Ben Muharrem ile Berna’nın öldüğünü internetten öğrendim. Bütün gün Z. H. ile birlikteydik, hiç yanımdan ayrılmadı. Z. H. benim eski kız arkadaşımdı, kendisiyle kavgalı ayrıldık, bu nedenle benim hakkımda ifade vermiş olabilir. Mürüvvet’in de ifadesini kabul etmiyorum, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" dedi. İsmail Ö. suçlamayı reddetti Şüpheli İsmail Ö. ise savunmasında, maktulleri ve dosyadaki diğer şüphelileri tanıdığını, olay günü Mehmet U., Z. H. ve M. Ç. ile birlikte buluştuklarını doğruladı. Önce Mehmet ile Z. H.yi Mehmet’in bir arkadaşının evine bıraktıklarını, ardından M. Ç. ile birlikte annesinin Konuksever Mahallesi’ndeki evine gittiklerini, burada üzerini değiştirdikten sonra Mehmet ile Z. H’yi tekrar alıp Serik’e gittiklerini anlattı. İsmail Ö. savcılık ifadesinde, "Ben hakkımda neden suçlama yapıldığını anlamış değilim. Muharrem ve Berna’nın ölümüyle bir alakam yoktur. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" dedi. Ağırlaştırılmış müebbet talebi İddianamede, kriminal rapor, müşteki ve tanık ifadeleri ile şüphelilerin birbirleriyle çelişen savunmalarının birlikte değerlendirildiği, yangının kasten çıkarılarak maktullerin ölümüne sebebiyet verildiğinin anlaşıldığı belirtildi. Savcılık, şüpheli İsmail Ö’nün maktul Muharrem Barış’tan uyuşturucu alışverişinden kaynaklı alacağının bulunması nedeniyle olay günü Mehmet U. ile birlikte Muharrem’in kaldığı eve gittiğini, evi yaktığını, Mehmet U’nun da bu eyleme iştirak ettiğini değerlendirdi. İddianamede, iki şüphelinin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek Muharrem Barış ile Berna Shermetova’ya karşı "canavarca hisle yangın çıkarmak suretiyle kasten öldürme" ve maktul Muharrem Barış’a yönelik "yangın çıkarmak suretiyle mala zarar verme" suçlarını işlediklerinin anlaşıldığı kaydedildi. Savcı, İsmail Ö. ile Mehmet U’nun ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Antalya 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianame doğrultusunda davanın ileriki günlerde görülmesine başlanacak.
16 Mart 2026 Pazartesi - 18:33
Cam Piramit’te Karadeniz ve Burdur rüzgarı esti
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin geleneksel Ramazan etkinlikleri hafta sonu da devam etti. Karadenizliler ve Burdurlular Gecesi’nde konserler, halk oyunları ve çeşitli gösteriler düzenlendi. Antalya Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayı boyunca vatandaşları kültür ve sanat programlarıyla buluşturmaya devam ediyor. Hafta sonu gerçekleştirilen Karadenizliler ve Burdurlular Gecesi’nde müzik, halk oyunları gösterileri ve sahne performansları yer aldı. Etkinlikler, Ramazan ayının birlik ve beraberlik atmosferine katkı sundu. Cumartesi akşamı gerçekleştirilen Karadenizliler Gecesi’nde Okan Kaya ve Miraç Yılmaz, Karadeniz müziğinin sevilen ezgilerini seslendirdi. Pazar günü gerçekleştirilen Burdurlular Gecesi ise jonglör gösterisiyle başladı. Programın devamında İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı Halk Oyunları Topluluğu sahne aldı. Gösterilerin ardından yerel sanatçı Fatih Burdurlu, Burdur yöresine ait şarkılar seslendirdi.
16 Mart 2026 Pazartesi - 17:56
Kaş’a modern hükümet konağı
Antalya’nın Kaş ilçesinde yapımı tamamlanan hükümet konağı ve İlçe Emniyet Müdürlüğü hizmet binası hizmete girdi. AK Parti Antalya Milletvekili Atay Uslu, Kaş ilçesinde yapımı tamamlanan yeni hükümet konağında incelemelerde bulundu. Ziyarette Kaş Kaymakamı Tevfik Kumbasar, AK Parti Kaş İlçe Başkanı Okay Bilgin ve teşkilat üyeleri de hazır bulundu. İncelemeleri sonrası açıklama yapan Milletvekili Uslu, "Özgün mimarisi ve geniş kullanım alanlarıyla Antalya’nın Kaş ilçesinde yapımı tamamlanan hükümet konağı ve İlçe Emniyet Müdürlüğü hizmet binası vatandaşlara hizmet vermeye başladı. Hem hükümet konağı, hem Emniyet Müdürlüğü olarak hizmet verecek Selçuklu mimarisi ile inşa edillen 5 bin 300 metrekare geniş kullanım alanına sahip binada ilçedeki kamu kurumlarını tek çatı altında toplayarak vatandaşlara daha konforlu bir hizmet ortamı sunacak" dedi.
16 Mart 2026 Pazartesi - 17:06
Antalya’da esnaf kavgası kanlı bitti: 1 ölü, 2 yaralı
Antalya’da komşu iki esnaf arasında çıkan tartışmada oto yıkama dükkanı işleten şahıs, market çalışanı 22 yaşındaki genci tabancayla öldürdü, 2 kişiyi de yaraladı.
16 Mart 2026 Pazartesi - 17:01
Kaymakamlık binasında ateş açarak kendini odaya kilitleyen şahıs teslim oldu
Antalya’da Kepez Kaymakamlığı binasında çevreye rastgele ateş ederek kendisini bir odaya kilitleyen şahıs, 4.5 saatlik uğraş sonunda polis ekiplerince ikna edilerek teslim oldu. Olay, saat 11.00 sıralarında Kepez ilçesi Sakarya Bulvarı üzerinde bulunan Kepez Kaymakamlık binasının 3’üncü katında yer alan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nde meydana geldi. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde görevli memur olarak çalışan ve isminin Mahmut Y. (39) olduğu öğrenilen şahıs, ilk olarak 3. katta bulunan toplantı salonuna geçerek burada bir video çekip sosyal medya hesabına yükledi. Mahmut Y. ardından, elinde biri kurusıkı 2 tabanca ile 3. katta bulunan vatandaşlara ve görevlilere dışarı çıkmasını söyledi. Ardından yanında bulunan tabancalardan biri ile rastgele 7-8 el ateş etti. Silah sesleri üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Tedbir amacıyla kaymakamlık binasında bulunan personel ve vatandaşlar tahliye edildi. Olay yerine Özel Harekat polisleri de sevk edilirken, kaymakamlık binası çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Kendisini bir odaya kilitleyen ve hayatına son vereceğini söyleyen Mahmut Y. kendisini ikna etmek için gelen müzakereci personel ile yaptığı yaklaşık 4.5 saat süren görüşmenin sonunda saat 15.30 sıralarında silahını bırakarak teslim oldu. Mahmut Y. ifade işlemleri için Antalya Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Olayın ardından gazetecilere açıklamada bulunan Kepez İlçe Kaymakamı Suat Dervişoğlu, "Bugün sabah saat 11.10 sularında İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüzde görevli ancak hakkında yürütülen adli ve idari soruşturmalarda dolayısıyla rehberlik ve araştırma merkezimizde görevlendirilen yardımcı hizmetli personelimiz Mahmut Y., bugün yanında bir kurusıkı tabanca bir adette ateşli silah ile İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüze geliyor. Bir odaya geçerek orada bir video kaydı alıyor. Akabinde koridora çıkarak çıkarak rastgele kurusıkı tabancayla 7-8 adet atış ateş ediyor. Bunun akabinde kendisini bir odaya hapsediyor. Söylemlerinde intihar edeceğini, hakkında yapılan asılsız olduğunu ve bir takım söylemlerde bulunuyor" dedi. Yaklaşık 4.5 saat süren görüşmelerin ardından Mahmut Y.’nin silahını bırakarak teslim olduğunu söyleyen Dervişoğlu, "Bu süre içerisinde biz Kepez Kaymakamlığı olarak o ondan itibaren kaymakamlığı, hükümet konağı ve tüm birimlerimizi tahliye ettik. Çalışan personelimizi dışarıya aldık. Süreci Emniyet Müdürlüğümüz, İlçe ve İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz ile beraber süreci sağlık bir şekilde yürütmeye çalıştık. Bu süreç içerisinde herhangi bir rehine veya yaralı yok. Saat 11’den bu saate kadar emniyetteki uzman müzakereci arkadaşlarımız kendisi ile devamlı görüşme halinde oldular. Psikolog arkadaşlarımız kendisine destek vermeye çalıştı ve en son saat 15.20 itibariyle silahını bırakarak tespit oldu. Emniyetteki arkadaşlarımıza beraber ifadesi alınmak üzere emniyette şu anda, süreci kendisi de dahil olmak üzere herhangi bir personelimize zarar gelmeden sağlıklı bir şekilde yürütmeye çalıştık. Konu ile ilgili inceleme ve soruşturmalar devam edecek. Zaten konu ile ilgili adli ve idari soruşturmalar devam ediyor, biz de bu soruşturmanın takipçisi olacağız" ifadelerini kullandı.
16 Mart 2026 Pazartesi - 16:40
Antalya’da 30 metrelik falezlerden düşerek ölen müzisyenin son türküsü yürekleri yaktı
Antalya’da arkadaşları ile birlikte falezlerde vakit geçirdikten sonra yakın noktadaki patikaya gelen ve ardından dengesini kaybederek 30 metre yükseklikten denize düşerek hayatını kaybeden 38 yaşındaki müzisyenin cenazesi yakınları tarafından alındı. Özel bir okulda da müzik öğretmenliği yaptığı öğrenilen kadının, en son 3 gün önce 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma günü anısına çalıştığı özel okulda seslendirdiği türkü ise yürekleri yaktı.
16 Mart 2026 Pazartesi - 15:33
BAKA, Batı Akdeniz Kırsal Turizmini Küresel Pazara Taşıyor: 2.5 Milyon Euro’luk "CReSInMed" projesi başlıyor
Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA), Antalya, Burdur ve Isparta’daki kırsal turizm potansiyelinin uluslararası alandaki görünürlüğünü artırmak ve yerel işletmelerin rekabet gücünü güçlendirmek amacıyla CReSInMed Avrupa Birliği projesinde ülkemizi temsil ediyor. Avrupa Birliği’nin Interreg NEXT MED Programı kapsamında finanse edilen "CReSInMed – Akdeniz’de Kırsal Turizm KOBİ’lerinin Rekabet Gücü ve Uluslararasılaşması" projesi, BAKA’nın öncülüğünde Batı Akdeniz Bölgesi için sürdürülebilir kırsal kalkınmada yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Akdeniz Havzası’nda sınır ötesi iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan CReSInMed projesi, farklı ülkelerden kurumları ortak bir çalışma platformunda buluşturuyor. Proje kapsamında yürütülecek ortak çalışmalar ve bilgi paylaşımı sayesinde Batı Akdeniz’de faaliyet gösteren kırsal turizm işletmelerinin uluslararası deneyimlerden faydalanması ve yeni iş birlikleri geliştirmesi hedefleniyor. Hedefimiz turizmi 12 aya yaymak CReSInMed projesinin Batı Akdeniz Bölgesi’nde sürdürülebilir kırsal kalkınma için önemli bir fırsat sunduğunu vurgulayan BAKA Genel Sekreteri Volkan Güler, projeye ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı olarak önceliklerimiz; turizmi yılın 12 ayına yaymak, kırsal alanlardaki turizm faaliyetlerini çeşitlendirmek ve yerel KOBİ’lerin uluslararası pazarlara erişimini güçlendirmektir. Bu proje ile turizm faaliyetlerinde sunulan çeşitliliğin artırılmasının yanı sıra turizm gelirlerinin bölge geneline daha dengeli bir şekilde yayılması hedeflenmektedir. Aynı zamanda kırsal yerleşimlerde yaşayan vatandaşlarımızın turizme yönelik ekonomik faaliyetlere katılımının artırılması ve turizm gelirlerinden aldıkları payın yükseltilmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirilecektir." Güler ayrıca, proje kapsamında turizm alanında faaliyet gösteren paydaşlar arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesine de önem verdiklerini belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Bölgemizde turizme yönelik faaliyetlerde paydaşlar arası koordinasyon ve entegrasyonun güçlendirilmesiyle somut sonuçlar elde edileceğine inanıyoruz. Projedeki uluslararası ortaklarımızla eşgüdüm içerisinde çalışarak karşılıklı bilgi ve deneyim paylaşımı gerçekleştireceğiz. Bizdeki uygulamalarla diğer ülkelerdeki uygulamalar arasındaki farkları değerlendirme imkânı bulacağız. Özellikle yöresel ürünlerin kırsal turizm anlamında markalaştırılması ve pazarlanması konusunda farklı ülkelerin deneyimlerini inceleyerek bölgemiz için yeni fırsatlar ortaya çıkarmayı hedefliyoruz." Filistin dahil yedi ülkeden yerel KOBİ’ler projede yer alacak Yerel işletmelere ve topluluklara somut faydalar sağlaması hedeflenen proje; İtalya, Yunanistan, Türkiye, Ürdün, Tunus, İspanya ve Filistin’den kuruluşları bir araya getiren geniş bir Akdeniz iş birliği ağı oluşturuyor. Proje kapsamında kırsal alanlarda faaliyet gösteren 50 KOBİ merkeze alınacak. Bu işletmelere yönelik olarak özel eğitim programları, kişiselleştirilmiş uluslararasılaşma planları, ağ oluşturma faaliyetleri, turizm kümelenmesi çalışmaları ve yenilikçi dijital araçlar sunulacak. Böylece kırsal turizm işletmelerinin yönetim, pazarlama ve uluslararası iş birlikleri konularında kapasitelerinin artırılması hedefleniyor. Projenin açılış toplantısı İtalya’da yapılacak 2026 yılının Ocak ayında başlayan proje 36 ay boyunca devam edecek ve 2029 yılının Ocak ayında tamamlanacak. Toplam bütçesi 2milyon 561 bin 648,80 Euro olan projenin 2 milyon 279 bin 867,43 Euro’luk kısmı, yani yaklaşık yüzde 89’u, Avrupa Birliği tarafından finanse ediliyor. CReSInMed projesinin resmi başlangıç toplantısı 23–25 Mart 2026 tarihleri arasında İtalya’nın Sardinya adasındaki Cagliari şehrinde gerçekleştirilecek. Program kapsamında proje faaliyetlerine yönelik operasyonel, teknik ve finansal planlamaların yapılacağı Yönlendirme Komitesi toplantıları düzenlenecek. Bunun yanı sıra halka açık bir proje tanıtım etkinliği gerçekleştirilecek ve İtalya’daki kırsal turizm alanında faaliyet gösteren kurumlara saha ziyaretleri yapılacak.
16 Mart 2026 Pazartesi - 15:24
Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturmasında sanıkların yargılanmasına devam ediliyor
Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında aralarında görevinden uzaklaştırılan Başkan Muhittin Böcek’in oğlu Gökhan Böcek ve 2 tutuklu sanığın daha savunmaları alındı. Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında aralarında görevinden uzaklaştırılan Başkan Muhittin Böcek’in de bulunduğu 5’i tutuklu toplam 41 sanık hakim karşısına çıktı. Muhittin Böcek’in ardından oğlu Gökhan Böcek ile iş insanı Fazlı Ateş ve Antalya Emniyet Müdürlüğü görevinden uzaklaştırılan İlker Arslan ilk duruşmada savunmasını verdi. Gökhan Böcek, kendisi hakkında yöneltilen eylemlere cevap verdi. Kendisine yöneltilen suçlamaların babasının bilgisi dahilinde olmadığını ifade eden Gökhan Böcek, yerel seçim propaganda çalışmaları kapsamında bir reklam firmasından yapmış olduğu işlere yönelik ödemeler için fatura ödeme talebinde bulunması eylemine yönelik, "Y. Y. ile yerel seçim propagandası kapsamında yardım etmek istediğini söyledi, maddi tutar söylemedim, reklam konusunda anlaştık. A. bey de destek olmak istediğini söyledi, kabul ettim" dedi. Eski eşine boşanma konusu karşılığında lüks dubleks villa alımı eylemine yönelik savunma yapan Gökhan Böcek, "Y. abiden borç istedim, Konyaaltı’nda villa projemiz vardı, oradaki daire karşılığında borç istemiştim, İstanbul dosyasında tutuklandıktan sonra bu ifadeyi verdiğini düşünüyorum" şeklinde konuştu. Oğlu M. A. B. üzerine dubleks villa alınması eyleminde B. Ç.’nin 26 12 Aralık 2024 tarihinde iki farklı işlemde bir döviz işletmesine belirtilen tutarı gönderdiği, karşılığında herhangi bir döviz alımı yapmadığı suçlamasına yönelik savunma yapan Böcek, "Eşimin yurt dışında yaşayan ablası Türkiye ye gelmişti, buraya kesin dönüş yapmak istiyordu, altın bozdurulup ev alınmak istiyordu. Benim çocuğum yok, yeğenlerime ev almak istiyorum dedi. Altınları bozdurup ev aldık, B. Ç.’nin suçlamasını kabul etmiyorum" dedi. Zuhal B’nin 4 ayrı lüks araç devir ve satışları eylemine ilişkin açıklama yapan Böcek, "Kara para gibi bir durum söz konusu olsa gerçek firmadan almazdık" derken iş insanı E. H.’den nakdi olarak alınan paralara ilişkin ise, "E. H. benim sürekli görüştüğüm biriydi, sanki ona dayatma yapmışım gibi ifadeleri var. Bu doğru değil, oradan bir araç alınma durumu var. Elden nakit verdiğimiz halde hakkımızda icra işlemi başlattı" savunmasını yaptı. Bir kuyumcunun Muhittin Böcek’in hesabına para göndermesine ilişkin de savunma yapan Gökhan Böcek, "Babam bana altın vermişti, ben gidip hesabına yatırdım. Bizim milletin parasına ihtiyacımız yoktur, varlıklı bir aileyiz" dedi. Son olarak arkadaşı F. S. isimli şahsın şüpheli olduğu değerlendirilen finansal irtibatları hakkında konuşan Böcek, "F. çocukluk arkadaşımdır, yatırım yapmak istedi, B. beyle tanıştırdım. Bu yatırım sadece Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin vermiş olduğu bir karar değildir, Antalya Valiliği ve Tarım ve Orman Müdürlüğü’nü de kapsamaktadır. Burada nüfuz ticareti yapmam söz konusu değildir" dedi. Tutuklu diğer sanık Fazlı Ateş de, iş çözme vaadiyle iş adamlarından para alması eylemine yönelik savunma yaptı. Ateş, "B. Ç.’yi uzun süredir tanırım, zaman zaman para alışverişim olmuştur. Maddi sıkıntım vardı, 4 buçuk milyon kendisinden para aldım. Ufuk sitesinde oturduğum evi onun yeğenine devrettim. Evin bedeli 15 milyon TL, borcumu ödediğimde evimi geri alırım demiştim. B. Ç.’nin bana hala borcu bulunmaktadır. Bana verdiği 6 milyon TL’dir. Benim dolandırıcı olduğunu ifade etmiş, sürekli görüşüyorduk, 10 milyonluk senetim var hala kendisinde. E. T. bana geldi, "Hak edişlerim imzalanmıyor, Muhittin başkanla diyaloğunuz var" dedi. Muhittin başkanın müsait olduğu dönemde kendisine sordum, bu firmanın usulsüz iş yaptığından dolayı imzalamadıklarını dile getirdi. Sonra onlara bunu iletince bizim işimiz sağlam dediler, o zaman Ticaret Mahkemesi’ne başvurun dedim. Ben kendilerinden 2 milyon borç almıştım, daha sonra ibanlarına atarak ödedim. Bu borç nedeniyle şikayetçi olduklarını düşünüyorum" dedi. Antalya Emniyet Müdürlüğü görevinden uzaklaştırılan İlker Arslan ise kendisine yöneltilen suçlamalara şu şekilde cevap verdi: "31 yıllık meslek hayatımda hakkımda akçe konularına ilişkin en ufak bir ithamda bulunulmamıştır, devletimin kaynaklarına hiçbir zaman yan gözle bakmadığım için Allah’ıma şükrediyorum. 3 kez FETÖ kumpasının mağduru oldum. Bu kadar hizmet etmeme rağmen bir evim bile yok, Ankara’daki evim kirada. Tutuklanmama neden olan 2 ifade, operasyon yapılmadan 2 gün önce alınmış, daha önceki ifadelerinde ismim dahi geçmiyor. Kararname hazırlıkları yapıldığında ismim ortaya çıkmış, ben tutuklandıktan 3 gün sonra kararname hazırlanmıştır. İfade verenlerden biri benimle hiç görüşmediğini söylüyor. Bu kişilerle para trafiğim yok, benim adım kullanılarak para isteniyorsa ve haberdar değilsem o zaman benim bu davanın şüphelisi değil, mağduru olmam gerekir. Günümüzde nüfuz ticareti o kadar yaygın ki; görevdeyken 3 kez başsavcının adını kullanarak nüfuz ticareti yapan kişi bulunmuştur. Antalya’ya atanmamdan sonra sivilden tek tanıdığım Fazlı Ateş’e Ankara’dan aldığım araziyi satmaya karar vermiştim. Sözlü olarak anlatmıştım, sonra yazıya döktüm. Polis olan birisi suç olan transferi banka yoluyla yapar mı, bu transferler de banka yoluyla yapıldı, gizli değildir. Antalya’da 1 yıllık görev sürem boyunca bütçemde artma değil, tam tersine azalma meydana gelmiştir. Bunlar mal bildirme formunda görünmektedir. " "Üzerime atılı suçları işlemedim" Büyükşehir Belediyesi ile resmi iş ilişkisi olan iş adamlarından suça konu maddi menfaatlerin şahsına aktarılmasına yönelik eyleme ilişkin savunma yapan tutuklu sanık Mehmet Okan Kaya, "Akarlar adlı firmadan zorla para alındığı ve benim de buna yardım ettiğim söyleniyor, bu suçlamayı tamamen reddediyorum. Belediyede görüşmem vardı, firmayı tanımam. S. T. ile karşılaştık, odasına gittim, baba oğul firması odadalardı. Samimim bir ortam vardı, yerel seçimde sponsor olmak istiyorlarmış, daha sonra firmadan arıyorum, şu kadar faturayı keser misin dediler, kestim. Çalıştığım 30 yıl da ses ışık sahne hizmetleri verdim. Hiçbir belediye başkanı kendisi ödeme yapmamıştır, sponsorları ödeme yapmıştır. Bu sadece Antalya’ya mahsus değildir. Ben ödemelerimi fatura karşılığında aldım. Sponsorlarından ödeme aldım. Sponsor konusu çok yaygın olduğu için herhangi bir konudan şüphelenmedim" dedi. "Bu suçlamalara konu paralar, yüksek sezonda 1 günlük cirom bile değildir" Hakkında bir şirketten usulüne uygun olmayan para aldığına yönelik iddiaya ilişkin de açıklamada bulunan Kaya, "Hakkımda başka bir iddia bir şirketten ödeme aldığımla ilgili, ben kendilerinden para almadım. Bu üstüme atılmış iftiradır, para almış olsam bir delili olurdu. Ekrem isimli adı geçen şahsı şirket sahibi olarak tanımıştım, esas sahibi Cengiz adlı bir isimmiş. Bahsi geçen parayı ben almadım, emniyette ifade verirken öğrendim, şok oldum. Kimseden para almadım, alsam faturasını keserdim, yaklaşık 7 aylık cezaevi sürecimde üzerime atılan suçları gördüm, neden atıldığını anlayamadım. Ben tutuklandığımdan beri aynı ifadeyi veriyorum, bakıyorum adı geçenler serbestken ben tutukluyum. Bir diğer suçlamada malvarlığını aklamak, kesinlikle kabul etmiyorum, hesap hareketlerimde görülen işlemler, gerçek işlerdir. Kesilen her faturanın resmi görseli videosu vardır, konser organizasyonlarında sanatçılar para almadan sahneye çıkmazlar, iş öncesinde bu sebeple bu şirketlere ödeme yaparım. İş bitiminde bu firmalar bana fatura düzenlerler. Bu suçlamalara konu paralar, yüksek sezonda 1 günlük cirom bile değildir" ifadelerini kullandı. Son olarak tahliyesini isteyen Kaya, mağdur olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti: "Ben suç işlemedim, 7 aydır cezaevindeyim, oturup kalkmakta zorlanıyorum, sağ ayağımda kısalma meydana geldi, yataktan bile zor kalkıyorum. Daha fazla mağdur olmak istemiyorum, önümüz bayram, iki tane çocuğum var. Uzun zamandır çocuklarımı görmedim, tahliyemi ve beraatimi istiyorum."
16 Mart 2026 Pazartesi - 15:08
Antalya’da Kaymakamlık binasında ateş açtı, kendisini odaya kilitledi
Antalya’nın Kepez ilçesinde kaymakamlık binasında bir kişi silahla 4 el ateş açtıktan sonra kendisini odaya kilitledi. Güvenlik nedeniyle bina tahliye edilirken polis ekiplerinin şahsı ikna çalışması sürüyor. Olay, saat 11.00 sıralarında Kepez ilçesinde kaymakamlık binasında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Kaymakamlık binasından 4 el silah sesi duyulması üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Olayın ardından emniyet güçleri güvenlik önlemi alarak binada bulunan vatandaşları tahliye etti. Bölgeye Özel Harekat ekipleri de sevk edildi. İlk belirlemelere göre silahla ateş eden kişinin Kepez İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nde görevli olduğu belirtilen M.Y. olduğu ve kendisini binadaki bir odaya kilitlediği öğrenildi. Öte yandan, M.Y.’nin olay öncesinde sosyal medya hesabından paylaştığı videoda kendisine uygulandığını iddia ettiği mobbingden şikayetçi olduğu görüldü. Polis ekiplerinin şahsı ikna çalışmaları sürüyor.
16 Mart 2026 Pazartesi - 15:07
Muhittin Böcek: "Tüm bu suçlardan beraat edeceğimi biliyorum ve tahliyemi istiyorum"
Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında aralarında görevinden uzaklaştırılan Başkan Muhittin Böcek’in de bulunduğu 5’i tutuklu toplam 41 sanık hakim karşısına çıktı. Muhittin Böcek savunmasında, "Ben yaşamak istiyorum. Uyku annesi, kalp, astım, prostat, böbreklerimle ilgili çeşitli rahatsızlıklarım var. 5 Temmuz’da alnım açık başım dik onurumla cezaevine girdim, 9. aya giriyorum. Tedavi olmak istiyorum. Tüm bu suçlardan beraat edeceğimi biliyorum ve tahliyemi istiyorum" dedi. Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanıklar Muhittin Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek, eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan, Fazlı Ateş ve Mehmet Okan Kaya ile birlikte toplam 41 sanık yargılanıyor. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilerek kamu davası açıldı. Dosyanın ilk duruşması bugün görülmeye başlandı. Muhittin Böcek, İlker Arslan, Fazlı Ateş, Gökhan Böcek ve Mehmet Okan Kaya davaya duruşma salonunda katılırken, tutuklu ve tutuksuz sanık yakınları, CHP Genel Merkezi’nden yöneticiler, CHP Antalya Milletvekilleri, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Özdemir duruşma salonunda yer aldı. Şüpheliler arasında ve haklarında yakalama kararı bulunan N.E. ve O.M. ile şüpheli U.K.Y. de duruşmaya katılmadı. İçişleri Bakanlığı kararıyla görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek, mahkemede yaptığı savunmada babasını 13 yaşındayken kaybettiğini, dün babasını 51. yılında ilk kez mezarında ziyaret edemediğini dile getirerek, şu ifadelere yer verdi: "İlk defa babamın mezarına gidemedim,13 yaşında babamı kaybettim, dün 51. yılıydı. 1999’da Konyaaltı Belediye Başkanı oldum, benim hayalim Cumhuriyetin 100. Yılında belediye başkanı olmaktı. 2019 yılında göreve geldiğimizden 6 ay sonra Cumhurbaşkanı tüm büyükşehir belediye başkanlarını külliyeye davet etti. 6 milyar 180 bin borcumuz var dedik, kredi ile ilgili konuştuk, 200 milyon kredi verildi. Ardından pandemi dönemi geldi, rahatsızlığım nedeniyle 1 yıl görevimden uzaklaştım, ardından Manavgat yangınları sonra deprem, acı süreçlerden geçtik." "Hiçbir yakınımı zengin etmedim, göreve bir akrabamı zengin etmek için gelmedim" Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde bin 129 ihale yapıldığını aktaran Böcek, ihalelere kendisinin girmediğini vurgulayarak, şu ifadelere yer verdi: "İhalelere belediyeden denetimden geçtikten sonra mülkiye başmüfettişi gelir, asla bir ihaleyle ilgili sorunumuz olmadı. 24 yıldır Antalya’da muhalefet partiden görevli olarak görevimi sürdürüyorum. Hiçbir yakınımı zengin etmedim, göreve bir akrabamı zengin etmek için gelmedim. Bu yılki bütçemiz 84 buçuk milyar, bu bütçeyi namusum gibi koruyarak devam edeceğim. 2024 yılında borçlu belediyelerin listesi asıldı, Antalya Büyükşehir’in hiçbir borcu yansımadı. Belediyede 19 bin 180 kişi çalışıyor, hepsinin emeğinin karşılığını veriyoruz, kimsenin emeğini peşkeş çekmedim. " "Yaşamak istiyorum" "Rahmetli babam Çağlarca köyü ağası" diyen Böcek, maddi durumlarının iyi olduğuna dikkat çekti. Madden belediyeden gelecek hiçbir gelire ihtiyacı olmadığını belirten Böcek, "27 milyona ev sahipliği yapıyoruz, şantajlara kumpaslara fırsat vermedim, hiçbir şekilde çalışmalarımız süresince kamu zararına uğratmadım. 10 defa hastaneye kaldırıldım, hayatım boyunca hastalığı bahane edip hiçbir zaman rapor almadım, 5 Temmuz’da tutuklandığımda 12 ilaç kullanıyordum, şimdi 22 ilaç kullanıyorum. Türk hekimlerine emanetiz deniyor, üniversiteye tedavi olmak için gidemedim. Ben yaşamak istiyorum. Uyku apnesi, kalp, astım, prostat, böbreklerimle ilgili çeşitli rahatsızlıklarım var. 5 Temmuz’da alnım açık başım dik onurumla cezaevine girdim, 9. aya giriyorum. Tedavi olmak istiyorum. Tüm bu atılı suçlardan beraat edeceğimi biliyorum ve tahliyemi istiyorum" dedi. "Kimsenin bir kuruşunda gözüm yoktur" "2024 Yılı Yerel Seçim propaganda çalışmaları kapsamında Anadolu Reklam isimli firmanın yapmış olduğu işlere yönelik ödemeler için oğlu Mustafa Gökhan Böcek ve S.T. aracılığıyla Y.Y., A.Y. ve S.K.’den fatura ödeme talebinde bulunması yönünde savunma yapan Muhittin Böcek, "Doğrudan ya da dolaylı talimatım olmadı, gece gündüz demeden çalışmalarımı yapıyordum seçim döneminde, o yoğunlukta kimseyi görmedim. Tüm siyasi partilerde partiler komisyon kurar, kendi gönülleriyle yapmıştır, benim haberim ve dahilim olmamıştır. Haksız mal edinme konusunu reddediyorum, kimsenin bir kuruşunda gözüm yoktur, mal beyanım ortadadır, haksız mal edinme konusunu kabul etmiyorum" diye konuştu. "Suçun neden bana yöneltildiğini anlamıyorum" Zeynep K’ye lüks dubleks daire alımı hakkında konuşan Böcek, "Emniyete verdiğim ifademi tekrar ediyorum. Zeynep’e ev alımı konusunda Y.G.’ye borç vermiş, ikisi arasında alacak ilişkisi. Bu eylem nedeniyle neden suçlanıyorum, suçun neden bana yöneltildiğini anlamıyorum, kabul etmiyorum" şeklinde konuştu. Mustafa Gökhan Böcek ve Zuhal B. ortak çocukları M.A.B. üzerine dubleks villa alınması hususunda hakkında icbar suretiyle irtikap suçunu işlediği hususunda kamu davası açmaya yetecek yeterli şüphelinin oluştuğu, Mustafa Gökhan Böcek’in ise yardım eden sıfatıyla bahse konu suça iştirak ettiğine dair savunma yapan Böcek, "S.A. herhangi bir talimatım asla bulunmamaktadır, S.A’nın gönderdiği mesaj benimle ilişkilendirilmiştir. Kimsenin hakkı yenmemiştir, bir anlam çıkarılmasını anlamış değilim, irtikap suçunu işlediğimin sonucuna varılması mümkün değildir, mali hizmetler başkanının bana bilgi vermesinin nasıl bir garip yönü olabilir. Bütün daire başkanlarıyla çalışma şeklim bu yöndedir, hepsine destek olurum. Belediyenin parasını kuruşu kuruşuna gözüm gibi korudum. Oğlum Gökhan’la şahsi ticarete dayamalı ödemelerin benimle ilişkilendirilmesini kesinlikle kabul etmiyorum. B.Ç.’yi bugüne kadar 2-3 kez gördüm, M.Y.’yi hiç görmedim, talimatım ya da vaadim söz konusu değildir" dedi. M.K. adına araç, ikamet etmesi için kendi adına ev alması ve B.G. ve A.A. isimli şahıslardan M.K.’ye saat ile elden para alınması eylemine ilişkin değerlendirmede bulunan Böcek, "M.K. hanım adına 30 yılı aşkın dostluğum olan A.A.’dan araç alınmıştır. Makamımda görüşmesi yapılmıştır, aracın 1 milyon 800 bin TL ödemeye anlaşılmıştır. Kasamda bulunan altını oğluna teslim ettim, araç satış bedelinin gönderileceğini söylemiştim. Ortada gerçek bir alım satım ilişkisi vardır, herhangi bir suç işlenmemiştir. Bildiğiniz gibi Yörük çocuğuyum, hayat arkadaşına alacağın bir şeyi başkasına aldırtmak bizim adetimizde var mı, M. hanıma saatini hediye ederken faturasının alınmadığını şimdilik saati kullanmaması gerektiğini söylemiştim, evinde de o şekilde bulundu. M. hanıma hediye ettiğim saat ya da tadilat için herhangi bir talebim bulunmadı, iş insanlarına baskı kurmam, dolaylı bir menfaat talep etmem asla söz konusu değil, tüm suçlamaları reddediyorum" diye konuştu. H.A. tarafından şahsına Aksu ilçesi Altıntaş Mahallesi’nde daire satışı eylemine ilişkin konuşan Böcek, "1 milyon 650 bin TL’ye el sıkıştık, 650 bin için 25 bin dolar verdim, geri kalan 1 milyonu kendi aramızda halledeceğimiz konusunda el sıkıştık. Bu durum iki kişi arasında ticaretten ibarettir. Atadan kalma yerlerim, mal beyanlarım günü gününe görülecektir, böylesine mal varlığı olan birinin bunlarına ihtiyacı yoktur" ifadelerini kullandı. İ. E.’nin gerçekte şahsına ait olduğunu iddia ettiği bir sitedeki lüks daire ve Kemer ilçesi Kuzdere mevkiindeki tarla vasfındaki taşınmazı kendi üzerine alması eylemi hakkında savunma yapan Böcek, şu ifadelere yer verdi: "Üzerinden 10 yıl geçtiği için bu konuları hatırlamam, nasıl ruhsat alındığına dair bilgim yoktur, bu ev benim evim değildir, İ. E. tarafından nasıl temin edildiğini bilmiyorum." Başka bir siteden kendisine üç adet ve diğer belediye çalışanlarına maliyeti karşılığında iki adet dükkan alınması konusuna yönelik Böcek, "2019 yılı yerel seçimlerini kazandıktan sonra Güneş Mahallesi’ne ziyaretimizde söz alan bir vatandaş, önceki başkanın dönüşüm sözü verdiğini, seçilemeyince iş makinelerini mahalleden topladığını belirtti. Geçmiş dönem başkanı vaatlerini yerine getirmeyince talimat verdim, bir an önce sürecin tamamlanmasını istedim. Belediye meclisimizden oy birliğiyle geçti, ihale süreci tamamlandı. S.K. 15 yıldır tanıdığım, oğlunun nikahını kıydığım kişi, işin yavaşlatılması iddiası tamamen asılsız. S.T.’ye birkaç daire iste gibi talimatım asla olmadı, 15 yılık dostumdan asla böyle bir şey istemedim. S.T.’yi tersleyip neden böyle bir talepte bulunuyorsun demeliydi, sonuç olarak bu taşınmazlarla hiçbir alakam bulunmamaktadır" diye konuştu. Büyükşehir belediyesi ile resmi iş ilişkisi olan iş adamlarından suça konu maddi menfaatlerin reklam ve organizasyon işi yapan Mehmet Okan Kaya isimli şahsa aktarılması eylemi hakkında Böcek, "Tüm organizasyonlarda herkese aynı eşit mesafede olan birisiyim, Türkiye’nin her yerinde gönüllülük aracılığıyla sponsor olunur. Ben bu konulara girmem, bilgim dahilinde olmaz, yardım istemem tamamen gerçek dışıdır. Seçim sürecinde insanlar destekledikleri adaya destek olmak isterler. Var olan bu gerçeği sanki bir iş insanına dayatıyor gibi yapmam düşünülemez" dedi. Polis memuru O.A. ile olan irtibatı hakkında da açıklamada bulunan Böcek, "O.A.’yı tanırım, eşi belediyede çalışır, belediye başkanı olarak iftiralar maruz kaldığım olmuştur. Kendisi bana destek vermek adına bilgi vermiş olabilir, başka bir ilişkim bulunmamıştır" ifadelerini kullandı. Eski Emniyet Müdürü İlker Arslan hakkında kendisine yöneltilen soruya da cevap veren Böcek, "İlker Arslan’a yönelik hiçbir talimatım olmadı" dedi. Böcek hakkında üç ayrı suçlama Dosyada görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek hakkında "icbar suretiyle irtikap", "haksız mal edinme" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması" suçlarından yargılama talep ediliyor. Tutuklu sanıklardan Mustafa Gökhan Böcek hakkında ise "nüfuz ticareti", "yardım eden sıfatıyla haksız mal edinme" ve "yardım eden sıfatıyla icbar suretiyle irtikap" suçlamaları yöneltiliyor. Eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan hakkında da zincirleme suç hükümleri kapsamında "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması" ve "haksız mal edinme" suçlarından cezalandırılması talep ediliyor. Soruşturma kapsamında tutuksuz yargılanan sanıklar Zuhal B. ve Zeynep K. hakkında ise "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması" suçundan cezalandırılmaları isteniyor. Dosyada 26 ayrı iddia incelendi Savcılık tarafından hazırlanan 702 sayfalık iddianamede, belediyedeki çeşitli işlemler ve mali hareketlere ilişkin 26 ayrı iddia hakkında hukuki değerlendirme yapıldı. İddianamede özellikle yerel seçim sürecinde yürütülen propaganda faaliyetleri kapsamında bazı reklam harcamalarının iş insanlarına fatura ettirildiği iddiaları, bazı taşınmaz ve araçların üçüncü kişiler üzerine geçirilmesi, yüksek tutarlı para ve döviz transferleri ile iskan ve ruhsat işlemleri karşılığında menfaat sağlandığına ilişkin değerlendirmeler yer aldı. İddianamede incelenen bazı iddialar yönünden ise kamu davası açılması için yeterli delil bulunmadığı değerlendirmesine yer verildi. "Suçu meslek edinme" değerlendirmesi İddianamede Mustafa Gökhan Böcek hakkında dikkat çeken bir değerlendirme de yer aldı. Savcılık, Böcek’in resmi bir gelirinin bulunmamasına rağmen elde ettiği menfaatlerin kaynağını gizlemek amacıyla bazı malvarlığı değerlerini üçüncü kişiler üzerine tescil ettirdiğini veya çeşitli finansal işlemlerle meşru gelir gibi göstermeye çalıştığını değerlendirdi. Bu nedenle Mustafa Gökhan Böcek’in Türk Ceza Kanunu’nun 58’inci maddesi kapsamında "suçu meslek edinen kişi" olarak cezalandırılması talep edildi. MASAK ve HTS verileri delil olarak dosyada Savcılık iddianamede olaylara ilişkin değerlendirmelerin; taraf beyanları, MASAK finansal verileri, HTS analizleri, tapu kayıtları, mali inceleme raporları ve kurum yazışmaları birlikte incelenerek yapıldığını belirtti. 258 milyon liralık mal varlığı için müsadere talebi Soruşturma kapsamında yapılan aramalar ve mali incelemelerde yaklaşık 170 milyon lira tutarında nakit mevduata el konulduğu belirtildi. Ayrıca 10 daire, 5 araç, 5 iş yeri, bir saat ve bir cep telefonu olmak üzere toplam değeri yaklaşık 258,6 milyon lira olarak hesaplanan malvarlığının da müsaderesi talep edildi.
16 Mart 2026 Pazartesi - 15:03
Muhittin Böcek: "Tüm bu suçlardan beraat edeceğimi biliyorum ve tahliyemi istiyorum"
Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında aralarında görevinden uzaklaştırılan Başkan Muhittin Böcek’in de bulunduğu 5’i tutuklu toplam 41 sanık hakim karşısına çıktı. Muhittin Böcek savunmasında, "Ben yaşamak istiyorum. Uyku annesi, kalp, astım, prostat, böbreklerimle ilgili çeşitli rahatsızlıklarım var. 5 Temmuz’da alnım açık başım dik onurumla cezaevine girdim, 9. aya giriyorum. Tedavi olmak istiyorum. Tüm bu suçlardan beraat edeceğimi biliyorum ve tahliyemi istiyorum" dedi. Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanıklar Muhittin Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek, eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan, Fazlı Ateş ve Mehmet Okan Kaya ile birlikte toplam 41 sanık yargılanıyor. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilerek kamu davası açıldı. Dosyanın ilk duruşması bugün görülmeye başlandı. Muhittin Böcek, İlker Arslan, Fazlı Ateş, Gökhan Böcek ve Mehmet Okan Kaya davaya duruşma salonunda katılırken, tutuklu ve tutuksuz sanık yakınları, CHP Genel Merkezi’nden yöneticiler, CHP Antalya Milletvekilleri, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Özdemir duruşma salonunda yer aldı. Şüpheliler arasında ve haklarında yakalama kararı bulunan N.E. ve O.M. ile şüpheli U.K.Y. de duruşmaya katılmadı. İçişleri Bakanlığı kararıyla görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek, mahkemede yaptığı savunmada babasını 13 yaşındayken kaybettiğini, dün babasını 51. yılında ilk kez mezarında ziyaret edemediğini dile getirerek, şu ifadelere yer verdi: "İlk defa babamın mezarına gidemedim,13 yaşında babamı kaybettim, dün 51. yılıydı. 1999’da Konyaaltı Belediye Başkanı oldum, benim hayalim Cumhuriyetin 100. Yılında belediye başkanı olmaktı. 2019 yılında göreve geldiğimizden 6 ay sonra Cumhurbaşkanı tüm büyükşehir belediye başkanlarını külliyeye davet etti. 6 milyar 180 bin borcumuz var dedik, kredi ile ilgili konuştuk, 200 milyon kredi verildi. Ardından pandemi dönemi geldi, rahatsızlığım nedeniyle 1 yıl görevimden uzaklaştım, ardından Manavgat yangınları sonra deprem, acı süreçlerden geçtik." "Hiçbir yakınımı zengin etmedim, göreve bir akrabamı zengin etmek için gelmedim" Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde bin 129 ihale yapıldığını aktaran Böcek, ihalelere kendisinin girmediğini vurgulayarak, şu ifadelere yer verdi: "İhalelere belediyeden denetimden geçtikten sonra mülkiye başmüfettişi gelir, asla bir ihaleyle ilgili sorunumuz olmadı. 24 yıldır Antalya’da muhalefet partiden görevli olarak görevimi sürdürüyorum. Hiçbir yakınımı zengin etmedim, göreve bir akrabamı zengin etmek için gelmedim. Bu yılki bütçemiz 84 buçuk milyar, bu bütçeyi namusum gibi koruyarak devam edeceğim. 2024 yılında borçlu belediyelerin listesi asıldı, Antalya Büyükşehir’in hiçbir borcu yansımadı. Belediyede 19 bin 180 kişi çalışıyor, hepsinin emeğinin karşılığını veriyoruz, kimsenin emeğini peşkeş çekmedim. " "Yaşamak istiyorum" "Rahmetli babam Çağlarca köyü ağası" diyen Böcek, maddi durumlarının iyi olduğuna dikkat çekti. Madden belediyeden gelecek hiçbir gelire ihtiyacı olmadığını belirten Böcek, "27 milyona ev sahipliği yapıyoruz, şantajlara kumpaslara fırsat vermedim, hiçbir şekilde çalışmalarımız süresince kamu zararına uğratmadım. 10 defa hastaneye kaldırıldım, hayatım boyunca hastalığı bahane edip hiçbir zaman rapor almadım, 5 Temmuz’da tutuklandığımda 12 ilaç kullanıyordum, şimdi 22 ilaç kullanıyorum. Türk hekimlerine emanetiz deniyor, üniversiteye tedavi olmak için gidemedim. Ben yaşamak istiyorum. Uyku apnesi, kalp, astım, prostat, böbreklerimle ilgili çeşitli rahatsızlıklarım var. 5 Temmuz’da alnım açık başım dik onurumla cezaevine girdim, 9. aya giriyorum. Tedavi olmak istiyorum. Tüm bu atılı suçlardan beraat edeceğimi biliyorum ve tahliyemi istiyorum" dedi. "Kimsenin bir kuruşunda gözüm yoktur" "2024 Yılı Yerel Seçim propaganda çalışmaları kapsamında Anadolu Reklam isimli firmanın yapmış olduğu işlere yönelik ödemeler için oğlu Mustafa Gökhan Böcek ve S.T. aracılığıyla Y.Y., A.Y. ve S.K.’den fatura ödeme talebinde bulunması yönünde savunma yapan Muhittin Böcek, "Doğrudan ya da dolaylı talimatım olmadı, gece gündüz demeden çalışmalarımı yapıyordum seçim döneminde, o yoğunlukta kimseyi görmedim. Tüm siyasi partilerde partiler komisyon kurar, kendi gönülleriyle yapmıştır, benim haberim ve dahilim olmamıştır. Haksız mal edinme konusunu reddediyorum, kimsenin bir kuruşunda gözüm yoktur, mal beyanım ortadadır, haksız mal edinme konusunu kabul etmiyorum" diye konuştu. "Suçun neden bana yöneltildiğini anlamıyorum" Zeynep K’ye lüks dubleks daire alımı hakkında konuşan Böcek, "Emniyete verdiğim ifademi tekrar ediyorum. Zeynep’e ev alımı konusunda Y.G.’ye borç vermiş, ikisi arasında alacak ilişkisi. Bu eylem nedeniyle neden suçlanıyorum, suçun neden bana yöneltildiğini anlamıyorum, kabul etmiyorum" şeklinde konuştu. Mustafa Gökhan Böcek ve Zuhal B. ortak çocukları M.A.B. üzerine dubleks villa alınması hususunda hakkında icbar suretiyle irtikap suçunu işlediği hususunda kamu davası açmaya yetecek yeterli şüphelinin oluştuğu, Mustafa Gökhan Böcek’in ise yardım eden sıfatıyla bahse konu suça iştirak ettiğine dair savunma yapan Böcek, "S.A. herhangi bir talimatım asla bulunmamaktadır, S.A’nın gönderdiği mesaj benimle ilişkilendirilmiştir. Kimsenin hakkı yenmemiştir, bir anlam çıkarılmasını anlamış değilim, irtikap suçunu işlediğimin sonucuna varılması mümkün değildir, mali hizmetler başkanının bana bilgi vermesinin nasıl bir garip yönü olabilir. Bütün daire başkanlarıyla çalışma şeklim bu yöndedir, hepsine destek olurum. Belediyenin parasını kuruşu kuruşuna gözüm gibi korudum. Oğlum Gökhan’la şahsi ticarete dayamalı ödemelerin benimle ilişkilendirilmesini kesinlikle kabul etmiyorum. B.Ç.’yi bugüne kadar 2-3 kez gördüm, M.Y.’yi hiç görmedim, talimatım ya da vaadim söz konusu değildir" dedi. M.K. adına araç, ikamet etmesi için kendi adına ev alması ve B.G. ve A.A. isimli şahıslardan M.K.’ye saat ile elden para alınması eylemine ilişkin değerlendirmede bulunan Böcek, "M.K. hanım adına 30 yılı aşkın dostluğum olan A.A.’dan araç alınmıştır. Makamımda görüşmesi yapılmıştır, aracın 1 milyon 800 bin TL ödemeye anlaşılmıştır. Kasamda bulunan altını oğluna teslim ettim, araç satış bedelinin gönderileceğini söylemiştim. Ortada gerçek bir alım satım ilişkisi vardır, herhangi bir suç işlenmemiştir. Bildiğiniz gibi Yörük çocuğuyum, hayat arkadaşına alacağın bir şeyi başkasına aldırtmak bizim adetimizde var mı, M. hanıma saatini hediye ederken faturasının alınmadığını şimdilik saati kullanmaması gerektiğini söylemiştim, evinde de o şekilde bulundu. M. hanıma hediye ettiğim saat ya da tadilat için herhangi bir talebim bulunmadı, iş insanlarına baskı kurmam, dolaylı bir menfaat talep etmem asla söz konusu değil, tüm suçlamaları reddediyorum" diye konuştu. H.A. tarafından şahsına Aksu ilçesi Altıntaş Mahallesi’nde daire satışı eylemine ilişkin konuşan Böcek, "1 milyon 650 bin TL’ye el sıkıştık, 650 bin için 25 bin dolar verdim, geri kalan 1 milyonu kendi aramızda halledeceğimiz konusunda el sıkıştık. Bu durum iki kişi arasında ticaretten ibarettir. Atadan kalma yerlerim, mal beyanlarım günü gününe görülecektir, böylesine mal varlığı olan birinin bunlarına ihtiyacı yoktur" ifadelerini kullandı. İ. E.’nin gerçekte şahsına ait olduğunu iddia ettiği bir sitedeki lüks daire ve Kemer ilçesi Kuzdere mevkiindeki tarla vasfındaki taşınmazı kendi üzerine alması eylemi hakkında savunma yapan Böcek, şu ifadelere yer verdi: "Üzerinden 10 yıl geçtiği için bu konuları hatırlamam, nasıl ruhsat alındığına dair bilgim yoktur, bu ev benim evim değildir, İ. E. tarafından nasıl temin edildiğini bilmiyorum." Başka bir siteden kendisine üç adet ve diğer belediye çalışanlarına maliyeti karşılığında iki adet dükkan alınması konusuna yönelik Böcek, "2019 yılı yerel seçimlerini kazandıktan sonra Güneş Mahallesi’ne ziyaretimizde söz alan bir vatandaş, önceki başkanın dönüşüm sözü verdiğini, seçilemeyince iş makinelerini mahalleden topladığını belirtti. Geçmiş dönem başkanı vaatlerini yerine getirmeyince talimat verdim, bir an önce sürecin tamamlanmasını istedim. Belediye meclisimizden oy birliğiyle geçti, ihale süreci tamamlandı. S.K. 15 yıldır tanıdığım, oğlunun nikahını kıydığım kişi, işin yavaşlatılması iddiası tamamen asılsız. S.T.’ye birkaç daire iste gibi talimatım asla olmadı, 15 yılık dostumdan asla böyle bir şey istemedim. S.T.’yi tersleyip neden böyle bir talepte bulunuyorsun demeliydi, sonuç olarak bu taşınmazlarla hiçbir alakam bulunmamaktadır" diye konuştu. Büyükşehir belediyesi ile resmi iş ilişkisi olan iş adamlarından suça konu maddi menfaatlerin reklam ve organizasyon işi yapan Mehmet Okan Kaya isimli şahsa aktarılması eylemi hakkında Böcek, "Tüm organizasyonlarda herkese aynı eşit mesafede olan birisiyim, Türkiye’nin her yerinde gönüllülük aracılığıyla sponsor olunur. Ben bu konulara girmem, bilgim dahilinde olmaz, yardım istemem tamamen gerçek dışıdır. Seçim sürecinde insanlar destekledikleri adaya destek olmak isterler. Var olan bu gerçeği sanki bir iş insanına dayatıyor gibi yapmam düşünülemez" dedi. Polis memuru O.A. ile olan irtibatı hakkında da açıklamada bulunan Böcek, "O.A.’yı tanırım, eşi belediyede çalışır, belediye başkanı olarak iftiralar maruz kaldığım olmuştur. Kendisi bana destek vermek adına bilgi vermiş olabilir, başka bir ilişkim bulunmamıştır" ifadelerini kullandı. Eski Emniyet Müdürü İlker Arslan hakkında kendisine yöneltilen soruya da cevap veren Böcek, "İlker Arslan’a yönelik hiçbir talimatım olmadı" dedi. Böcek hakkında üç ayrı suçlama Dosyada görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek hakkında "icbar suretiyle irtikap", "haksız mal edinme" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması" suçlarından yargılama talep ediliyor. Tutuklu sanıklardan Mustafa Gökhan Böcek hakkında ise "nüfuz ticareti", "yardım eden sıfatıyla haksız mal edinme" ve "yardım eden sıfatıyla icbar suretiyle irtikap" suçlamaları yöneltiliyor. Eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan hakkında da zincirleme suç hükümleri kapsamında "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması" ve "haksız mal edinme" suçlarından cezalandırılması talep ediliyor. Soruşturma kapsamında tutuksuz yargılanan sanıklar Zuhal B. ve Zeynep K. hakkında ise "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması" suçundan cezalandırılmaları isteniyor. Dosyada 26 ayrı iddia incelendi Savcılık tarafından hazırlanan 702 sayfalık iddianamede, belediyedeki çeşitli işlemler ve mali hareketlere ilişkin 26 ayrı iddia hakkında hukuki değerlendirme yapıldı. İddianamede özellikle yerel seçim sürecinde yürütülen propaganda faaliyetleri kapsamında bazı reklam harcamalarının iş insanlarına fatura ettirildiği iddiaları, bazı taşınmaz ve araçların üçüncü kişiler üzerine geçirilmesi, yüksek tutarlı para ve döviz transferleri ile iskan ve ruhsat işlemleri karşılığında menfaat sağlandığına ilişkin değerlendirmeler yer aldı. İddianamede incelenen bazı iddialar yönünden ise kamu davası açılması için yeterli delil bulunmadığı değerlendirmesine yer verildi. "Suçu meslek edinme" değerlendirmesi İddianamede Mustafa Gökhan Böcek hakkında dikkat çeken bir değerlendirme de yer aldı. Savcılık, Böcek’in resmi bir gelirinin bulunmamasına rağmen elde ettiği menfaatlerin kaynağını gizlemek amacıyla bazı malvarlığı değerlerini üçüncü kişiler üzerine tescil ettirdiğini veya çeşitli finansal işlemlerle meşru gelir gibi göstermeye çalıştığını değerlendirdi. Bu nedenle Mustafa Gökhan Böcek’in Türk Ceza Kanunu’nun 58’inci maddesi kapsamında "suçu meslek edinen kişi" olarak cezalandırılması talep edildi. MASAK ve HTS verileri delil olarak dosyada Savcılık iddianamede olaylara ilişkin değerlendirmelerin; taraf beyanları, MASAK finansal verileri, HTS analizleri, tapu kayıtları, mali inceleme raporları ve kurum yazışmaları birlikte incelenerek yapıldığını belirtti. 258 milyon liralık mal varlığı için müsadere talebi Soruşturma kapsamında yapılan aramalar ve mali incelemelerde yaklaşık 170 milyon lira tutarında nakit mevduata el konulduğu belirtildi. Ayrıca 10 daire, 5 araç, 5 iş yeri, bir saat ve bir cep telefonu olmak üzere toplam değeri yaklaşık 258,6 milyon lira olarak hesaplanan malvarlığının da müsaderesi talep edildi.
16 Mart 2026 Pazartesi - 14:37
Manavgat Belediyesi Tenis Kulübü sporcularından derece
Antalya’da Türkiye Tenis Federasyonu tarafından düzenlenen 8-9-10 Yaş Hafta Sonu Tenis Turnuvası’nda, Manavgat Belediyesi Tenis Kulübü sporcularından Güneş Bulut kendi kategorisinde birinci olurken, Elisa İnce ise kendi kategorisinde ikinci olarak önemli bir başarıya imza attı. Türkiye Tenis Federasyonu tarafından Antalya’da düzenlenen 8-9-10 Yaş Hafta Sonu Tenis Turnuvası’nda, Manavgat Belediyesi Tenis Kulübü sporcuları önemli dereceler elde etti. 13-15 Mart 2026 tarihleri arasında Lara Tenis Spor Kulübü tesislerinde gerçekleştirilen turnuvada, Manavgat Belediyesi Tenis Kulübü sporcuları Güneş Bulut kendi kategorisinde zirvede yer alırken, Elisa İnce ise kendi kategorisini ikinci sırada tamamladı. Manavgat Belediye Başkan Vekili Av. Mehmet Çiçek, turnuvada derece elde eden sporcuları ve antrenörlerini tebrik etti. Çiçek, "Gençlerin sporla iç içe büyümesi hem fiziksel hem de sosyal gelişimleri açısından büyük önem taşıyor. Manavgat Belediyesi olarak gençlerimizin yanında olmaya, onları desteklemeye devam edeceğiz" dedi.
16 Mart 2026 Pazartesi - 14:26
Büyükşehir’de "Kadın Dostu Kentler" toplantısı
Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) Türkiye Ofisi tarafından yürütülen ve Avrupa Birliği’nin IPA III mali desteğiyle hayata geçirilen Kadın Dostu Kentler Programı Üçüncü Fazı (KDK III) kapsamında Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Birleşmiş Milletler temsilcileri tarafından gerçekleştirilen toplantıda, belediye bürokratları ve personeline yerel eşitlik mekanizmalarına ilişkin bilgi verildi. Antalya Büyükşehir Belediyesi, Kadın Dostu Kentler Programı kapsamındaki çalışmalarını sürdürüyor. Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) Türkiye Ofisi tarafından yürütülen ve Avrupa Birliği’nin IPA III mali desteği ile hayata geçirilen Kadın Dostu Kentler Programı Üçüncü Fazı (KDK III) kapsamında, Birleşmiş Milletler temsilcileri tarafından Antalya Büyükşehir Belediyesi bürokratları ve personellerine yönelik bir bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Toplantının ilk oturumunda, kurulması planlanan Yerel Eşitlik Kurulu’nda yer alacak genel sekreter yardımcıları ve daire başkanlarına mekanizmanın çerçevesi ve uygulama süreçleri aktarıldı. İkinci oturumda ise Yerel Eşitlik Masası temsilcileri olarak belirlenen personele yönelik bilgilendirme yapıldı. "Yerel eşitlikte yerel yönetimler önemli" Toplantıda konuşmacı olarak katılan Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu Kadın Dostu Kentler Programı Bölge Saha Koordinatörü Sinem Mısırlıoğlu, "Kadın Dostu Kentler Programı’nın 3’üncü fazı Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’nun 2006 Yılından beri yürüttüğü bir program. Antalya Büyükşehir Belediyesi 2’nci fazda da yer alan belediyelerden biriydi. Program, yerel yönetimlerde yerel eşitlik mekanizmalarının kurulması, yerel eşitlik eylem planlarının hayata geçirilmesi, aslında kentlerin eşitlik politikalarının, kurumsal bir yapıda oluşturulmasını hedefleyen programlardan bir tanesi" dedi. Yol haritası çizildi Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde başarılı bir toplantı gerçekleştirdiklerini söyleyen Mısırlıoğlu, "Genel sekreter yardımcıları ve daire başkanlarıyla bir araya geldik. Çünkü bir kentte yerel eşitlik mekanizmalarının ve eşitlik politikalarının hayata geçirilmesi ancak belediyelerin, üst yapının bunu sahiplenmesiyle olur. Buna yönelik politika geliştirmesiyle olur. Antalya’da bunların çok daha fazlasının yapıldığını söylemek doğru olacaktır. Çünkü Antalya Büyükşehir Belediyesi, eşitlik masalarını kurdu. Bugün, yerel eşitlik kurulumuzla, yani burada toplanan genel sekreter yardımcıları ve daire başkanlarıyla oluşturulan kurulun; yapısı, eşitlik biriminin yapısı, yerel eşitlik eylem planlarının yapılış süreci ve bu noktada hep beraber, bir bütün olarak nasıl ilerleyeceğimize dair bir yol haritası çizdik" şeklinde konuştu. Yerel eşitlik eylem planında yol haritası belirlendi Yerel Eşitlik Masası temsilcilerinin, bağlı bulundukları daire başkanlıklarında kadın-erkek eşitliği perspektifinin, adil uygulamaların geliştirilmesi ve izlenmesi, veri toplama ve raporlama süreçlerinin yürütülmesi ile Yerel Eşitlik Eylem Planı çalışmalarına katkı sunması hedefleniyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder