Yerel Haberler
Antalya
27 Şubat 2026 Cuma - 14:27 Alanya’da 3 bina tedbir amaçlı tahliye edildi Antalya’nın Alanya ilçesinde geçtiğimiz haftalarda etkili olan aşırı yağışların ardından Küçük Hasbahçe Mahallesi Alper Sokak’ta bulunan 3 bina tedbir amaçlı tahliye edildi. Yağış sonrası bölgede meydana gelen zemin kaymaları ve yol çökmeleri nedeniyle binalarda hasar oluştu. Geçtiğimiz haftalarda Meteoroloji 4. Bölge Müdürlüğü’nün sarı kod ile uyarıda bulunduğu Alanya’da uzun süre etkili olan sağanak yağışın ardından sokakta asfalt zeminde çökmeler meydana geldi. Yağışa bağlı olarak zeminde oluşan hareketlilik çevredeki binaları da etkiledi. Alper Sokak’ta bulunan 3 binada çeşitli seviyelerde hasar tespit edilirken, bazı dairelerin duvarlarında çatlaklar oluştu. Yan tarafta bulunan bir binanın 1. katında ise kısmi çökme yaşandı. Olayda can kaybı ya da yaralanan olmadığı öğrenildi. İlgili kurumların ekipleri mahalleye sevk edildi. Yapılan ilk teknik incelemelerin ardından risk taşıdığı değerlendirilen 3 bina tedbir amacıyla boşaltıldı. Bina sakinleri güvenli alanlara yönlendirilirken, Alper Sokak geçici olarak yaya ve araç trafiğine kapatıldı. Ekipler tarafından çevrede güvenlik önlemleri alınırken, heyelan riskine karşı bölgede izleme çalışması başlatıldı. Öte yandan, hasarın boyutu havadan dron ile görüntülendi. Görüntülerde yolun bazı bölümlerinde belirgin çökmeler olduğu, bina temellerinde ve taşıyıcı unsurlarda hasar meydana geldiği görüldü. 1. kattaki çökme ise yaşanan riskin boyutunu ortaya koydu. Mahalle sakinlerinden Hasan Sezen, "Komşular için üzüldük. Böyle olmasını istemezdik. Biz yukarıda oturuyoruz. Bizim evde bir şey yok. Heyelan riskinin olduğu yerleri gördüm, üzüldüm. Evleri kendileri yıkıp yapma durumları varsa daha olumlu olur. Heyelanın oluşmasının sebebi aşağıdaki derenin çekmesi. Dere dışarı dönüyor, doldurulan yerlerle beraber burayı götürdü" dedi.
Çocuklarda egzamanın en önemli ve en rahatsız edici belirtisi şiddetli kaşıntı
22 Ocak 2026 Perşembe - 10:31 Çocuklarda egzamanın en önemli ve en rahatsız edici belirtisi şiddetli kaşıntı Egzama nedenleri, belirtileri tanı ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi veren Çocuk Alerjisi Uzmanı Dr. Gülnar Aliyeva, "Atopik dermatitin en önemli ve en rahatsız edici belirtisi şiddetli kaşıntıdır. Kaşıntı özellikle geceleri artar, uyku düzenini bozar ve çocuklarda huzursuzluk, dikkat dağınıklığı ve kronik yorgunluğa neden olabilir" dedi. Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Çocuk Alerjisi Bölümü’nden Uzm. Dr. Gülnar Aliyeva, çocuklarda sık görülen atopik dermatit hakkında önemli uyarılarda bulundu. Aliyeva, hastalığın belirtilerinden risk faktörlerine, tanı sürecinden tedavi yöntemlerine kadar birçok konuda ailelerin bilinçli olması gerektiğini vurguladı. "Aile öyküsü önemlidir" Bu hastalıkta cildin koruyucu yapısının zayıfladığını belirten Aliyeva, "Bu hastalıkta cildin koruyucu yapısı zayıflamıştır ve cilt dış etkenlere karşı daha hassas hale gelir. Cilt üzerinde bulunan faydalı mikroorganizmaların dengesi bozulabilir ve bağışıklık sistemi normalden farklı tepkiler verebilir. Hastalık için en önemli risk faktörü, ailede egzama, astım ya da alerjik nezle gibi alerjik hastalıkların bulunmasıdır. Bunun yanı sıra hava kirliliği, sigara dumanı, iklim şartları, yaşam tarzı, beslenme alışkanlıkları ve stres hem hastalığın gelişiminde hem de alevlenmelerinde rol oynar. Sabun, deterjan ve parfüm gibi cildi tahriş eden ürünler, ev tozu, polenler, hayvan tüyleri, bazı mikroorganizmalar ve stres atopik dermatit belirtilerini artırabilen başlıca tetikleyicilerdir. Atopik dermatit, ilerleyen yıllarda besin alerjisi, alerjik rinit ve astım gibi diğer alerjik hastalıkların ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilir" ifadelerini kullandı. "Kaşıntı sadece cildi değil, uykuyu da etkiliyor" Atopik dermatitin en rahatsız edici belirtisinin kaşıntı olduğunu belirten Aliyeva, "Atopik dermatitin en önemli ve en rahatsız edici belirtisi şiddetli kaşıntıdır. Kaşıntı özellikle geceleri artar, uyku düzenini bozar ve çocuklarda huzursuzluk, dikkat dağınıklığı ve kronik yorgunluğa neden olabilir. Bebeklik döneminde hastalık genellikle yanaklarda kızarıklık, kuruluk ve pullanma şeklinde başlar; zamanla saçlı deri, kulak arkası, boyun ve gövdeye yayılabilir. Kol ve bacakların dış yüzleri bu dönemde sık tutulur. Çocukluk çağında ağız çevresi, göz çevresi ile dirsek ve diz arkaları gibi cilt kıvrımlarında daha sık görülür. Ergenlik döneminde ise bu bölgelere ek olarak eller ve göz kapaklarında da tutulum olabilir. Hastalık dalgalı seyir gösterir; belirtiler zaman zaman hafifler, zaman zaman alevlenir" dedi. "Alerji testi tek başına tanı için yeterli değildir" Tanıda öykü ve muayenenin belirleyici olduğunu söyleyen Aliyeva, "Atopik dermatit tanısı genelde hastanın öyküsü ve dermatolojik muayene ile konur. Küçük çocuklarda, uygun tedaviye rağmen düzelmeyen ya da orta ve ağır şiddette seyreden atopik dermatit varlığında besin alerjileri açısından değerlendirme yapılabilir. Bu yaş grubunda en sık sorumlu olan besinler inek sütü, yumurta, buğday ve kuruyemişlerdir. Yaş ilerledikçe ev tozu akarları, hayvan tüyleri ve polen gibi solunum yoluyla alınan alerjenlerin önemi artar. Yapılan alerji testleri mutlaka hastanın şikâyetleri ve klinik çalışmalarıyla birlikte değerlendirilmelidir. Doktor önerisi olmadan besinlerin diyetten çıkarılması doğru değildir. Atopik dermatit, bazı diğer cilt hastalıklarıyla benzer çalışmalarıyla gösterebileceği için uzun süren, şiddetli veya tedaviye yanıt vermeyen durumlarda ayırıcı tanı yapılması önemlidir" şeklinde konuştu. "Doğru cilt bakımı tedavinin temel taşıdır" Tedavide cilt bakımının önemine dikkat çeken Aliyeva, "Atopik dermatit tedavisinin temelini tetikleyici faktörlerin kontrol altına alınması ve doğru cilt bakımı oluşturur. Cildin düzenli olarak nemlendirilmesi, uygun banyo alışkanlıklarının kazandırılması ve cildi tahriş edebilecek ürünlerden kaçınılması tedavinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Alevlenme dönemlerinde doktorun önerdiği tedavilerle belirtiler kontrol altına alınır. Bunun yanında enfeksiyonlardan korunma, stresin azaltılması ve hasta ile ailenin bilgilendirilmesi tedavinin başarısını artırır. Doğru ve düzenli takip ile atopik dermatit büyük ölçüde kontrol altına alınabilir ve hastaların yaşam kalitesi belirgin şekilde iyileştirilebilir" ifadelerini kullandı.
Asansör görevlisiyle hasta yakını arasında ’hasta asansörü’ tartışması
21 Ocak 2026 Çarşamba - 16:34 Asansör görevlisiyle hasta yakını arasında ’hasta asansörü’ tartışması Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi sedyeli hasta asansöründe, asansör görevlisi ile hasta yakınları arasında tartışma yaşandı. Olay, dün saat 14.15 sıralarında Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaşandı. İddiaya göre, hasta taşıma asansörüne hasta yakınlarının binmesi üzerine asansör görevlisi ile hasta yakınları arasında tartışma yaşandı. Hasta yakınlarından birinin babasının beyin ameliyatı geçirdiği ve tomografi çekimi için götürülmesi gerektiğini söylediği belirtildi. Hasta için asansör beklendiği sırada, görevli personelin karşı asansörden gelerek yüksek sesle bağırdığı, küfür ile hakaretler de bulunduğu öne sürüldü. Asansör görevlisinin hasta yakınlarına yönelik davranışı çevrede bulunan vatandaşlar ve hasta yakınları tarafından tepkiyle karşılandı. Yaşanan tartışma sırasında hasta yakınlarından birinin yaşananları cep telefonu kamerasıyla kaydetmeye başlaması üzerine tartışmanın daha da arttığı öğrenildi. Hasta yakının şikayet edeceğini söylemesi üzerine de görevlinin, "edersen et" diyerek tepki gösterdiği, ardından diğer asansöre doğru koşarak "o asansör de bana ait" ifadelerini kullandığı ileri sürüldü. Olayın ardından hasta yakınlarının başhekimliğe yazılı şikâyette bulunduğu belirtildi. Yaşanan olayla ilgili hastane yönetimi tarafından henüz açıklama yapılmadı.
Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Özdemir: "COP31 sürecinde iklimin başkenti olacağız"
21 Ocak 2026 Çarşamba - 14:55 Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Özdemir: "COP31 sürecinde iklimin başkenti olacağız" Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) 31. Taraflar Konferansı (COP31) bu yıl Antalya’da gerçekleştirecek. Konferans kapsamında Antalya’da temaslarını sürdüren COP31 operasyon heyeti, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir’i ziyaret etti. Özdemir, COP31’i yalnızca bir organizasyon değil, kalıcı bir dönüşüm fırsatı olarak gördüklerini belirterek, "Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak kentimizin altyapısı, organizasyon kapasitesi ve uluslararası deneyimiyle COP31’e en güçlü şekilde ev sahipliği yapacağız" dedi. 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya’da düzenlenecek BM İklim Zirvesi COP31 hazırlıkları kapsamında Birleşmiş Milletler İcra Sekreter Yardımcısı Naura Hamladjı, Antalya Vali Yardımcısı Salih Yüce ve Bakanlık temsilcilerinden oluşan bir heyet, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir’i makamında ziyaret etti. Başkan Vekili Özdemir, COP31’in Antalya’da düzenlenecek olmasının son derece önemli ve stratejik bir adım olduğunu söyledi. "İklimin başkenti olacağız" İklim değişikliğinden en çok etkilenecek coğrafyada Antalya’nın da yer aldığını aktaran Özdemir, "Antalya, Türk turizminin ve tarımın başkenti olarak tanımlanır. 2025 yılında 40 ülkeden 96 kentin üye olduğu Asya Belediye Başkanları Forumu tarafından ’2025 yılı Çevre Başkenti’ olarak ilan edildi. Şimdi de COP31 sürecinde ’İklimin Başkenti’ olacağız. Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi Antalya’da da son yıllarda artan aşırı yağışlar, seller, hortumlar, yüksek sıcaklıklar, mega orman yangınları gibi yaşadığımız pek çok çevre felaketi iklim krizine karşı ne derece kırılgan olduğumuzu açıkça göstermektedir" dedi. "İklime dirençli bir Antalya için çalışıyoruz" İklime dirençli bir kent olma noktasında büyük bir sorumluluk ile hareket ettiklerini söyleyen Özdemir, "Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planımız kapsamında 2050 yılı karbon nötr hedefimize kararlılıkla ilerliyoruz. İklim değişikliği ile mücadele ve uyum kapsamında çalışma alanlarımızda çevre odaklı, bilime ve tekniğe dayalı ortak akılla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 2019’dan bugüne ulusal ve uluslararası alanda aldığımız 27 çevre ödülü bunun en güçlü göstergesidir. COP31 sürecini yalnızca bir organizasyon değil, kalıcı bir dönüşüm fırsatı olarak görüyoruz. Kentimizin altyapısı, organizasyon kapasitesi ve uluslararası deneyimiyle COP31’e en güçlü şekilde ev sahipliği yapacağımıza yürekten inanıyorum" diye konuştu. "BM Genel Kurulu’ndan daha kalabalık bir heyet gelecek" Türkiye ve Antalya’yı COP31’e ev sahipliği yapacak olmasından dolayı tebrik eden Birleşmiş Milletler İcra Sekreter Yardımcısı Naura Hamladjı ise, COP31 sürecinde Türkiye ve Antalya’nın iklim diplomasisinin kalbinde yer alacağını kaydetti. BM İcra Sekreter Yardımcısı Naura Hamladjı, "COP31, BM Genel Kurulu’ndan bile daha çok katılımcı çeken büyük bir organizasyon. 193 ülkeden müzakereci ve 50 bini aşkın heyet üyesi gelecek. Etkinliğin yapılacağı alan, tesisler, ulaşım, emniyet ve sağlık gibi birçok faaliyetin nasıl yürütüleceğine bakıyoruz. 3 gün boyunca teknik incelememiz sürecek. Aynı zamanda Antalya’nın güzelliklerini de keşfediyoruz. BM ekibi olarak COP31 süresince yanınızda olacağız. Organizasyonun başarılı olması için ortaklık ruhu ile birlikte hareket edeceğiz" diye konuştu. Başkan Vekili Büşra Özdemir, Naura Hamladjı, Büyükşehir Belediyesi bürokratları ve COP31 heyeti, çalışmalara ilişkin değerlendirme toplantısı yaptı. Toplantı sonunda Başkan Vekili Büşra Özdemir, BM İcra Sekreter Yardımcısı Naura Hamladjı’ya ziyaret anısına plaket takdim etti.
Büyükşehir son 3 yılda 32 ton tehlikeli atığı bertaraf etti
21 Ocak 2026 Çarşamba - 11:49 Büyükşehir son 3 yılda 32 ton tehlikeli atığı bertaraf etti Antalya Büyükşehir Belediyesi ‘Sıfır Atık Projesi’ kapsamında birimlerinden çıkan tonlarca atığın bertaraf ve geri dönüşümünü sağlıyor. Çevreye zararlı tehlikeli atıklar periyodik olarak bertaraf edilirken belediyenin birim ve yerleşkelerine konulan atık ayrıştırma üniteleri ile atıklar geri dönüşüme kazandırılıyor. Son 3 yılda toplam 32 ton tehlikeli atık bertaraf edilirken, 125 ton atık ise geri dönüşüme kazandırıldı. Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı "Sıfır Atık" prensibiyle sürdürdüğü atık politikaları ile çevre dostu belediyeciliğe öncülük ediyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Sıfır Atık Sistemi’ne kayıt olan Antalya Büyükşehir Belediyesi, hizmet binaları, birimleri ve sorumluluk alanlarında bulunan yerleşkelerinden ayrıştırarak topladığı atıkları geri dönüşümle yeniden ekonomiye kazandırıyor. Lisanslı kuruluşlar aracılığı ile belediyenin tonlarca kurumsal tehlikeli atığı da bertaraf ediliyor. Tehlikeli atık yönetmeliğine uygun bertaraf Atık yönetimi yönetmeliğinde tehlikeli atıklar olarak yer alan araçların bakım ve onarımlarından çıkan araç yağ ve hava filtreleri, aküler, piller, floresan lambalar, kartuş, tonerler, temizlik kimyasalları, boya, solvent boyalı kutular, basınçlı sprey kutuları, laboratuvar atıkları ve vektörel ilaç ambalajları gibi atıklar özel olarak bertaraf ediliyor. 3 yılda 32 ton tehlikeli atık bertaraf edildi Toprağı, yeraltı sularını kirleterek yangın, patlama ve zehirlenme gibi insan sağlığına ciddi zararlar oluşturabilecek bu atıklar ayrı olarak titizlikle toplanarak bertarafı için anlaşmalı lisanslı kuruluşlara teslim ediliyor. Uygun etiketleme, sızdırmaz ambalajlama ve ayrı toplama konteynerlerine nakliyesiyle süreç işletiliyor. 180 günden fazla depolarda bekletilemeyen tehlikeli atıklar yılda iki kez bertarafa gönderiliyor. Lisanslı kuruluşlar tarafından teslim alınan tehlikeli atıklar, ulusal atık izleme sistemi üzerinden kayıt altına alınarak takibi yapılıyor. Atıklar yetkili bertaraf tesislerinde çevreye zarar vermeyecek şekilde bertaraf ediliyor. Büyükşehir son 3 yılda 32 ton tehlikeli atığın bertaraf edilmesini sağladı. Sıfır atık belge sayısı 21’e ulaştı Kurumsal sıfır atık çalışmaları kapsamında hizmet binalarından çıkan atıkları ayrıştırma üniteleri ile toplayan Büyükşehir, kağıt, cam, plastik ve metal atıkların ayrıştırılmasıyla da son 3 yılda 125 ton atık geri dönüşüme kazandırdı. Kurumsal sıfır atık hedefiyle 2023 yılında 7 sıfır atık belgesi bulunan Büyükşehir 2025 yılında bu sayıyı 21’e çıkardı. Kurumsal tehlikeli atık bertaraf çalışmaları ile ilgili bilgi veren "Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı, Sıfır Atık ve Çevre Eğitim Şube Müdürlüğü Çevre Mühendisi Dilayda Can, kurumsal faaliyetler sonucunda oluşan tehlikeli atıkların yürürlükte olan çevre mevzuatına uygun şekilde anlaşmalı lisanslı kuruluşlarımız aracılığı ile bertaraf edildiğini söyledi. Can, "Tehlikeli atık sınıfına giren tüm maddeler 6 aylık periyotlarla toplanarak bertaraf ediliyor. Çevresel sürdürülebilirlik ve yasal yükümlülüklerimiz doğrultusunda atık yönetimi süreçlerimizi titizlikle yürütüyoruz. Antalya’mızın doğasını ve doğal kaynaklarını sıfır atık hedeflerimiz doğrultusunda en iyi şekilde korumaya devam edeceğiz" dedi.