Yerel Haberler
Antalya
Domateste üretim planlaması fiyat dengesinin anahtarı 16 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:12:49 Antalya’da yaş sebze ve meyve piyasasında yılbaşından bu yana özellikle domates fiyatlarında dikkat çeken bir seyir yaşanırken, sektör temsilcileri fiyat istikrarı için üretim ve tüketim dengesinin daha sağlıklı kurulması gerektiğini belirtiyor. Antalya Toptancı Hal Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncular Derneği Başkanı Nevzat Akcan, bu yıl domateste arzın düşük olduğunu belirterek, "Bu yıl domates yılbaşından sonra iyi para etti. Genelde 80-100 TL bandında istikrarlı bir şekilde gitti. Yerli üreticiyi 12 ay üretimden düşürmememiz lazım " dedi. Akcan, fiyatlardaki dalgalanmaların önüne geçilebilmesi için yıl bazında üretim planlamasının önem taşıdığını vurguladı. "Domates 80-100 TL bandında istikrarlı gitti" Domatesin ocak ayından sonra yüksek fiyat bandında seyrettiğini ifade eden Nevzat Akcan, "Bu yıl domates yılbaşından sonra iyi para etti. Genelde 80-100 TL bandında istikrarlı bir şekilde gitti. Ürün yok bu sene. Geçen sene bu zamanlar domates fiyatı çok düşüktü" dedi. Geçen yıl üreticinin özellikle domateste beklediği geliri elde edemediğini belirten Akcan, bunun sonraki üretim dönemlerinde ekim tercihlerini etkilediğini anlattı. Akcan, "Bizim esas çektiğimiz sıkıntı bu. Yıl bazında 12 ay boyunca kaç ton, hangi şehirde, hangi bölgede ne kadar üretim var, ne kadar tüketim var, bu dengeyi sağlayamıyoruz. Üretici ne yapıyor? Geçen yıl hangi ayda para etmişse oraya odaklanıyor. Bu kez de devamlı boşluklara denk geliyoruz, fiyat istikrarını yakalayamıyoruz" diye konuştu. "Yüzde 45 ürün kaybı ciddi bir rakam" Geçen yıl domates üreticisinin yılın ilk aylarında para kazanamadığını belirten Akcan, üreticinin daha sonra çift ekim yapılan dönemlere yöneldiğini söyledi. Akcan, sadece domateste değil, biber, patlıcan ve diğer ürünlerde de benzer bir tablo yaşandığını dile getirdi. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden aldığı istatistiki bilgilere göre ürün kaybının yüksek olduğunu belirten Akcan, "Geçtiğimiz günlerde Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden istatistiki bilgiler aldım, yüzde 45 ürün kaybı var. Yüzde 45 çok ciddi bir rakam. Ürün az, az olunca ne olacak? Hangi ürün az olursa o ürün daha çok para ediyor" ifadelerini kullandı. "Domates hariç ürünler 15-30 TL bandında" Domates dışındaki sebze fiyatlarının ise daha düşük bantta seyrettiğini söyleyen Akcan, üretici açısından gelir dengesinin korunmasının önemine işaret etti. Akcan, "Domates hariç diğer ürünler 15-30 TL bandında. Biber, patlıcan, kabak hepsinin fiyatı birbirine yakın. Biz bu çiftçiye para kazandıramadığımız takdirde önümüzdeki seneler için tehlike çanları çalıyor. Onun için çiftçiyi nasıl koruyacağız, onun hesabını yapmamız lazım. Sebze ve meyve fiyatlarının enflasyon sepetinden kesinlikle çıkarılmasını istiyoruz. Yerli üreticimize sahip çıkmamız lazım. Yerli üreticiyi 12 ay üretimden düşürmememiz lazım ki tüketici de İstanbul’da, Ankara’da, Anadolu şehirlerinde rahatça sebze tüketebilsin. Üretimden düşersek ne yapacağız? İthalat çözüm değil" diye konuştu. "Geleceğimi bu mesleğe bağlamak istemiyorum" Aile mesleği olan çiftçiliği sürdüren 22 yaşındaki Akdeniz Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü öğrencisi Baha Karacula ise tarımsal üretimde maliyetlerin ve risklerin yüksek olduğuna dikkat çekti. Öğrencilik hayatının yanında üretime devam ettiğini belirten Karacula, çiftçiliğin doğal afetlerden maliyet artışlarına kadar birçok risk barındırdığını söyledi. Karacula, "Öğrenciyim, aynı zamanda aile mesleğim olan çiftçiliği sürdürüyorum. Akdeniz Üniversitesi’nde Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü okuyorum. 22 yaşındayım. Bu mesleğin risk oranı çok yüksek. Herhangi bir doğal afette bütün senenin mahsulü yerle bir olabilir, bütün kazanç kaybedilebilir. O açıdan geleceğimi bu mesleğe bağlamak istemiyorum. Sigortacılık yapmak istiyorum. Ama yine de elimizden geldiğince sürdürmeye çalışıyoruz" dedi. Tarımda girdi maliyetlerinin üretici üzerindeki etkisine değinen Karacula, özellikle tarım ilacı, gübre, mazot ve döviz kuruna bağlı maliyetlerin üretimi zorlaştırdığını belirtti. Karacula, "Bu mesleğin geleceğini parlak görmüyorum. Girdilerin yükselmesi, tarım ilaçlarını ve gübreleri üretmiyor oluşumuz, bunların yurt dışından gelmesi bizim için yüksek maliyet oluşturuyor. Mazotun yükselmesi de etkili. Dışa bağlı olduğumuz için de üretim sektörü bizim için bir hayli zor geçiyor" ifadelerini kullandı. Sadece kokteyl domates ürettiklerini söyleyen Karacula, ürününü markete verdiğini belirterek, "Kilosunu muhtemelen 50 TL civarı satarız, maliyeti de tahminim 50 lira" diye konuştu.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:11 Domateste üretim planlaması fiyat dengesinin anahtarı Antalya’da yaş sebze ve meyve piyasasında yılbaşından bu yana özellikle domates fiyatlarında dikkat çeken bir seyir yaşanırken, sektör temsilcileri fiyat istikrarı için üretim ve tüketim dengesinin daha sağlıklı kurulması gerektiğini belirtiyor. Antalya Toptancı Hal Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncular Derneği Başkanı Nevzat Akcan, bu yıl domateste arzın düşük olduğunu belirterek, "Bu yıl domates yılbaşından sonra iyi para etti. Genelde 80-100 TL bandında istikrarlı bir şekilde gitti. Yerli üreticiyi 12 ay üretimden düşürmememiz lazım " dedi. Akcan, fiyatlardaki dalgalanmaların önüne geçilebilmesi için yıl bazında üretim planlamasının önem taşıdığını vurguladı. "Domates 80-100 TL bandında istikrarlı gitti" Domatesin ocak ayından sonra yüksek fiyat bandında seyrettiğini ifade eden Nevzat Akcan, "Bu yıl domates yılbaşından sonra iyi para etti. Genelde 80-100 TL bandında istikrarlı bir şekilde gitti. Ürün yok bu sene. Geçen sene bu zamanlar domates fiyatı çok düşüktü" dedi. Geçen yıl üreticinin özellikle domateste beklediği geliri elde edemediğini belirten Akcan, bunun sonraki üretim dönemlerinde ekim tercihlerini etkilediğini anlattı. Akcan, "Bizim esas çektiğimiz sıkıntı bu. Yıl bazında 12 ay boyunca kaç ton, hangi şehirde, hangi bölgede ne kadar üretim var, ne kadar tüketim var, bu dengeyi sağlayamıyoruz. Üretici ne yapıyor? Geçen yıl hangi ayda para etmişse oraya odaklanıyor. Bu kez de devamlı boşluklara denk geliyoruz, fiyat istikrarını yakalayamıyoruz" diye konuştu. "Yüzde 45 ürün kaybı ciddi bir rakam" Geçen yıl domates üreticisinin yılın ilk aylarında para kazanamadığını belirten Akcan, üreticinin daha sonra çift ekim yapılan dönemlere yöneldiğini söyledi. Akcan, sadece domateste değil, biber, patlıcan ve diğer ürünlerde de benzer bir tablo yaşandığını dile getirdi. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden aldığı istatistiki bilgilere göre ürün kaybının yüksek olduğunu belirten Akcan, "Geçtiğimiz günlerde Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden istatistiki bilgiler aldım, yüzde 45 ürün kaybı var. Yüzde 45 çok ciddi bir rakam. Ürün az, az olunca ne olacak? Hangi ürün az olursa o ürün daha çok para ediyor" ifadelerini kullandı. "Domates hariç ürünler 15-30 TL bandında" Domates dışındaki sebze fiyatlarının ise daha düşük bantta seyrettiğini söyleyen Akcan, üretici açısından gelir dengesinin korunmasının önemine işaret etti. Akcan, "Domates hariç diğer ürünler 15-30 TL bandında. Biber, patlıcan, kabak hepsinin fiyatı birbirine yakın. Biz bu çiftçiye para kazandıramadığımız takdirde önümüzdeki seneler için tehlike çanları çalıyor. Onun için çiftçiyi nasıl koruyacağız, onun hesabını yapmamız lazım. Sebze ve meyve fiyatlarının enflasyon sepetinden kesinlikle çıkarılmasını istiyoruz. Yerli üreticimize sahip çıkmamız lazım. Yerli üreticiyi 12 ay üretimden düşürmememiz lazım ki tüketici de İstanbul’da, Ankara’da, Anadolu şehirlerinde rahatça sebze tüketebilsin. Üretimden düşersek ne yapacağız? İthalat çözüm değil" diye konuştu. "Geleceğimi bu mesleğe bağlamak istemiyorum" Aile mesleği olan çiftçiliği sürdüren 22 yaşındaki Akdeniz Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü öğrencisi Baha Karacula ise tarımsal üretimde maliyetlerin ve risklerin yüksek olduğuna dikkat çekti. Öğrencilik hayatının yanında üretime devam ettiğini belirten Karacula, çiftçiliğin doğal afetlerden maliyet artışlarına kadar birçok risk barındırdığını söyledi. Karacula, "Öğrenciyim, aynı zamanda aile mesleğim olan çiftçiliği sürdürüyorum. Akdeniz Üniversitesi’nde Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü okuyorum. 22 yaşındayım. Bu mesleğin risk oranı çok yüksek. Herhangi bir doğal afette bütün senenin mahsulü yerle bir olabilir, bütün kazanç kaybedilebilir. O açıdan geleceğimi bu mesleğe bağlamak istemiyorum. Sigortacılık yapmak istiyorum. Ama yine de elimizden geldiğince sürdürmeye çalışıyoruz" dedi. Tarımda girdi maliyetlerinin üretici üzerindeki etkisine değinen Karacula, özellikle tarım ilacı, gübre, mazot ve döviz kuruna bağlı maliyetlerin üretimi zorlaştırdığını belirtti. Karacula, "Bu mesleğin geleceğini parlak görmüyorum. Girdilerin yükselmesi, tarım ilaçlarını ve gübreleri üretmiyor oluşumuz, bunların yurt dışından gelmesi bizim için yüksek maliyet oluşturuyor. Mazotun yükselmesi de etkili. Dışa bağlı olduğumuz için de üretim sektörü bizim için bir hayli zor geçiyor" ifadelerini kullandı. Sadece kokteyl domates ürettiklerini söyleyen Karacula, ürününü markete verdiğini belirterek, "Kilosunu muhtemelen 50 TL civarı satarız, maliyeti de tahminim 50 lira" diye konuştu.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 18:30 Kepez’de 19 Mayıs coşkusu "GençFest" ile taçlandı Kepez Belediyesi’nin iki gün sürecek GençFest etkinlikleri renkli görüntülerle başladı. Çocuklarla beraber uçurtma uçuran Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, "Sizler de bu uçurtmalar gibi özgürce hayallerinizin peşinden uçun" dedi. Kepez Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlediği "GençFest" ile Hasan Doğan Stadyumu’nu bayram alanına çevirdi. Çocuk ve gençlerin yoğun ilgi gösterdiği festivalde uçurtma şenliğinden sportif etkinliklere, geleneksel oyunlardan sahne gösterilerine kadar birçok renkli etkinlik gerçekleştirildi. GençFest’in ilk gününde düzenlenen Uçurtma Şenliği ile stadyum rengarenk görüntülere sahne oldu. "Antalya’nın Geleceği Kepez" yazılı uçurtmalar gökyüzünü süslerken, çocuklar ve aileleri 19 Mayıs coşkusunu doyasıya yaşadı. Etkinlik alanında kurulan şişme oyun grupları gün boyunca çocukların yoğun ilgisini görürken; ayak tenisi, voleybol, futbol, basketbol, badminton ve masa tenisi gibi sportif aktiviteler de gençlerin ilgi odağı oldu. "Sizler bu ülkenin geleceğisiniz" 19 Mayıs coşkusuna ortak olan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz de, çocuklarla birlikte uçurtma uçurdu, gençlerle top oynadı. Çocuk ve gençlerle sohbet eden Başkan Kocagöz, "19 Mayıs, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe armağan ettiği, gençliğe duyulan güvenin ve geleceğe olan umudun simgesidir. Sizlerin mutlu olması bizim için çok kıymetli Biz de çocuklarımızın ve gençlerimizin mutlu olduğu bir Kepez için çalışıyoruz. Sizler bu ülkenin geleceğisiniz. Yüzünüzdeki mutluluk bizim en büyük gururumuz" diye konuştu. Çimlere uzanarak gökyüzündeki uçurtmaları izleyen çocukların yanına gelen Başkan Kocagöz, onlara "Çocuklar, sizler de bu uçurtmalar gibi özgürce hayallerinizin peşinden uçun" dedi. Festival kapsamında saat 20.30’da Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’nde "Bandırma Vapuru" tiyatro oyununun gala gösterimi de gerçekleştirilecek. Festivalin ikinci günü olan 17 Mayıs’ta ise Hasan Doğan Stadyumu’nda DJ performansları, dans gösterileri ve çeşitli gençlik etkinlikleri düzenlenecek. Saat 19.30’da gerçekleştirilecek kortej ve doğum günü buluşmasının ardından sanatçı Emir Can İğrek sahne alacak.
Antalya’da aile bağlarını güçlendiren etkinlik
27 Nisan 2025 Pazar - 15:15 Antalya’da aile bağlarını güçlendiren etkinlik Antalya’da 2025 Aile Yılı kapsamında ’Yolum Oryantiring, Pusulam Ailem’ etkinliği düzenlendi. 2025 Aile Yılı kapsamında aile bağlarını güçlendirmek, sağlıklı yaşamı teşvik etmek ve oryantiring sporuna olan ilgiyi artırmak amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen "Yolum Oryantiring, Pusulam Ailem" etkinliği, Antalya Valisi Hulusi Şahin ve eşi Ebru Şahin’in katılımıyla gerçekleştirildi. Oryantiring sporunun ailelerin birlikte kaliteli zaman geçirmesine ve çocukların dijital bağımlılıktan korunmasına önemli katkı sağladığını ifade eden Vali Şahin, "2025 Aile Yılı kapsamında ailelerimizle birlikte hareketli yaşamı ve doğayla iç içe bir hayatı destekleyen oryantiring sporunu daha da yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Oryantiring sporu, her yaşta herkesin yapabileceği, doğayla bütünleşen, yön bulmayı ve ekip çalışmasını temel alan bir spordur" dedi. "Antalya avantajlı bir şehir" Antalya’nın oryantiring sporu açısından son derece avantajlı bir şehir olduğunun altını çizen Şahin, "Bu spor, hem şehir içinde hem de çok sayıda haritalandırılmış alanda doğayla iç içe yapılabilmektedir. Antalya’nın muhteşem doğası eşliğinde çocuklarımızla ve ailelerimizle vakit geçirmek, aynı zamanda çocuklarımızı dijital dünyanın olumsuz etkilerinden korumak için büyük bir fırsat sunmaktadır. Bu organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. Ailelerle birlikte oryantiring sporu yapan Vali Şahin ve eşi Ebru Şahin, daha sonra çocuklarla masa tenisi, ayak tenisi ve futbol da oynayarak keyifli anlar yaşadılar.
Arkadaşı tarafından başından vurularak öldürülen17 yaşındaki genç kızın cenazesi teslim alındı
27 Nisan 2025 Pazar - 14:55 Arkadaşı tarafından başından vurularak öldürülen17 yaşındaki genç kızın cenazesi teslim alındı Antalya’da polis ekiplerinden kaçan ve yakalanacağını anlayınca arkadaşı Sezer Bozkurt tarafından başından silahla vurularak öldürülen 17 yaşındaki genç kızın cenazesi yakınları tarafından teslim alınarak toprağa verilmek üzere memleketine götürüldü. Cuma günü gece saatlerinde Konyaaltı ilçesi Siteler Mahallesi 1327 Sokak’taki bir apartmanda meydana gelen olayda, hakkında arama kararı bulunan Sezer Bozkurt, durumundan şüphelenen bekçilerin kimlik kontrolü sırasında kaçmaya başladı. Takibe alınan Bozkurt, yanında bulunan 17 yaşındaki arkadaşı Elif G. ile birlikte eski eşinin yaşadığı apartmana sığınmaya çalıştı. Ancak eve alınmayan ikili, apartmanın odunluk bölümüne saklandı. Bozkurt’un yerini kısa sürede tespit edilirken adrese çok sayıda ekip sevk edildi. Yakanacağını anlayınca genç kızı başından vurmuştu Silahlı olduğu belirlenen Bozkurt, yakalanacağını anlayınca güvenlik güçlerine yaklaşmaları halinde hem Elif G.’yi hem de kendisini vuracağını söyledi. Bir süre sonra Bozkurt, 17 yaşındaki Elif G.’yi başından vurdu, ardından aynı silahla hayatına son verdi. Odunluktan gelen silah sesleri üzerine harekete geçen ekipler, içeri girdiklerinde Elif G. ve Sezer Bozkurt’u yerde hareketsiz yatarken buldu. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Elif G’nin hayatını kaybettiği belirlendi. Genç kızın cenazesini yakınları teslim aldı Savcılık ve Olay Yeri İnceleme ekipleri tarafından olay yerinde yapılan çalışmanın ardından Elif G:’nin cansız bedeni Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Buradaki otopsi işlemlerinin ardından 17 yaşındaki talihsiz genç kızın cenazesi dayısı ve yakınları tarafından teslim alındı. Arkadaşı tarafından öldürülen Elif G.’nin yakınlarının üzgün olduğu görülürken genç kızın cenazesi toprağa verilmek üzere memleketi Diyarbakır’a götürüldü.
60. Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu’nda Antalya - Antalya etabını Simon Dehairs kazandı
27 Nisan 2025 Pazar - 14:22 60. Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu’nda Antalya - Antalya etabını Simon Dehairs kazandı 60. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun ilk etabını Alpecin Deceunnick takımından Simon Dehairs 2 saat 51 dakika 06 saniyeyle kazandı. 60. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun ilk etabı olan Antalya - Antalya etabı, 23 ülkeden 160 sporcunun katılımıyla 132 kilometrelik parkurda tamamlandı. Etabın startı saat 10.20’de Atatürk Parkı’ndan verilirken 3 kilometre 200 metreyi nötralize (etap dışı) olarak pedal çeviren bisikletçilere gerçek start bu kilometreden sonra verildi. Bisikletçiler bu etabın ilk prim kapısı olan 43.6 kilometreye doğru mücadeleye başladı. Start sonrası Mevlana Caddesi’nden çıkan peloton (Ana Grup) içinde kopma görülmedi. Aspendos Bulvarı da toplu halde geçildi. 100. yıl Bulvarı kat edilirken ilk kaçışlar başladı. Ancak peloton kaçan küçük grupları yakın takibine aldı. 8’li bir grup 20 saniye kadar arayı açmayı başardı. Turkuaz mayoyu Simon Dehairs giyecek 60. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun yarın koşulacak Kemer-Kalkan etabında genel ferdi klasman birinciliğine yükselen Alpecin-Deceunnick Takımı’ndan Belçikalı sporcu Simon Dehairs giyecek. Dehairs, yeşil mayoyu da kazandığı için bu mayoyu Willem Smit giymeye hak kazandı. Beyaz mayoyu da Vinzent Dorn giyecek. Mayolar sahiplerini buldu Turkuaz mayonun sahibi olan Simon Dehairs’e mayoyu Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu ve Antalya Valisi Hulusi Şahin verdi. Yeşil mayoyu Simon Dehairs’e Antalya Valisi Hulusi Şahin teslim etti. Beyaz mayoyu ise Jacop Smith, Antalya Valisi Hulusi Şahin’in ellerinden aldı. Kemer - Kalkan etabı ile devam edecek 60. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun ikinci etabı olan 167.4 kilometrelik Kemer - Kalkan etabı yarın koşulacak ve startı saat 12.00’de Kemer Olbia Parkı üzerindeki Deniz Caddesi’nden verilecek.
Manavgat, Akdeniz’in iki yakasından yükselen şarkılarla şenlendi
27 Nisan 2025 Pazar - 13:55 Manavgat, Akdeniz’in iki yakasından yükselen şarkılarla şenlendi Manavgat’ın simgelerinden Side Antik Kenti’ndeki tadım etkinliğinde Girit lezzetleri kaşıklardan taştı. Apollon Tapınağı’ndaki görkemli sahnede konser veren ünlü sanatçılar Girit ve Türk müziğini dostlukla harmanladı. Manavgat Belediyesi’nin ev sahipliğinde organize edilen Uluslararası Manavgat Girit’ten Side’ye Kültür ve Lezzet Festivali’nin son gününe, ülkesini Eurovision Şarkı Yarışması’nda temsil eden, "Platin Plak" ödüllü Sofia Vossou ile Anadolu rock ezgilerini modern soundlarla harmanlayan Necati ve Saykolar Grubu damga vurdu. Türk müzikseverlere tanıdık gelen ve Türkçe’ye çevrilmiş özel bir repertuar hazırlayan sanatçı Sofia Vossou, canlı performansında Ebru Gündeş’in "Seni Seviyorum" şarkısını seslendirerek meydanı dolduran dinleyicilere sürpriz yaptı. Sofia Vossou, Eurovision hayranları arasında klasikleşen ve kendisine plak kazandıran "I Anixi" (Bahar) isimli şarkısını seslendirirken de duygusal derinlik yaşattı. Necati ve Saykolar, enerjik şarkılarla coşturdu Apollon Tapınağı’ndaki sahnede daha sonra Necati ve Saykolar grubu konser verdi. Sahne performanslarında doğaçlama replikler ve tiyatral unsurlar kullanarak interaktif bir atmosfer oluşturan Necati ve Saykolar, enerjik şarkılarla sevenlerini coşturdu. Repertuarlarında, Barış Manço, Cem Karaca ve Selda Bağcan’ın özgün eserlerinin yanı sıra, "Bey Diyeceksiniz", "Leyla" ve "Fırtına" gibi kendi bestelerine de yer veren Necati ve Saykolar, dinleyicilere hem nostaljik hem de yenilikçi bir müzik deneyimi yaşattı. Manavgat Belediye Başkanı Dr. Niyazi Nefi Kara, Girit Hanya Belediyesi Başkan Yardımcısı Eleni Zervoudaki ve festival konuğu şefler ile müzisyenler sahne önünde hareketli müziğin ritmine kapılıp, karşılıklı danslar oynadı. Hemşehrilerini ücretsiz konserlerle buluşturan Manavgat Belediye Başkanı Dr. Niyazi Nefi Kara ve eşi Hacer Ceyhan Kara, Sofia Vossou ile Necati ve Saykolar’a plaket ve çiçek vererek ilçe halkı adına teşekkür etti. Ünlü şefler, Sideli kadınlarla birlikte Girit’in gizemli mutfağını keşfetti Festivalin gündüz kutlamalarında ise Sideli kadınlarla Girit mutfağının hafızası bir araya geldi. Side Antik Liman’daki "Sideli Kadınlarla Girit Yemekleri Yorumu" başlıklı tadım etkinliğinde dünyaca ünlü şefler Maria Ekmekçioğlu, Ioannis Koufos ve Rasim Sakarya’nın katkılarıyla yerel otlar, geleneksel tarifler ve köklü yemek hikâyeleri anlatıldı. Sideli kadınların pişirdiği "Lor Tatlısı", "Pitaraça" ve "Kuzu Etli Şevketi Bostan" lezzet avcılarına ikram edildi. Girit lezzetlerinin kaşıklardan taştığı etkinliği Girit Halk Dansları Topluluğu ve Manavgat Belediyesi Halk Oyunları Topluluğu’nun gösterileri renklendirdi. Manavgat ve Girit arasındaki kültürel bağlar irdelendi Apollon Tapınağı’ndaki "Manavgat ve Girit" başlıklı söyleşide iki kadim yerleşim arasındaki kültürel bağlar irdelendi. Kuşadası, Hatay, İzmir, Mersin, Adana, Silifke ve Antalya’nın tüm ilçelerinden Giritlileri Side’de buluşturan söyleşinin moderatörlüğünü Antalya Giritliler Derneği Başkanı, Gazeteci Cem Çon üstlendi. Samimi bir sohbet havasında geçen söyleşide Giritliler Federasyonu Başkanı Yunus Çengel, Yazar-Halk Kültürü Araştırmacısı Öznur Tanal ve Side’de yaşan Giritli Emekli Mehmet Çoban, Manavgat ile Girit bağlarını anlattı. İlk sözü alan Mehmet Çoban, eski Side’nin nasıl bir yer olduğunu, Giritlilerin Side’ye yerleşmesini ve geçmişteki yaşam zorluklarını anlattı. Giritlilerin tarımla, el sanatlarıyla geçindiklerini, dayanışma içinde büyüdüklerini vurguladı. Yunus Çengel ise Antalya’nın ve Side’nin Girit kültürü açısından önemini anlattı. Girit kültürünün unutulmaya yüz tutmuş dil, mani ve dans unsurlarını canlandırmak için bir merkez kurmayı hedeflediklerini söyleyen Yunus Çengel, Side’deki gibi kültür ve lezzet festivallerin aileleri bir araya getirme açısından çok değerli olduğuna dikkat çekti. Öznur Tanal da Side’deki Giritlileri araştırmasının sonuçlarını anlattı. 11 yıllık çalışmanın sonucunda 2011’de yayımlanan "Side Giritlileri" kitabından bahseden Öznur Tanal, Giritli kültürünün sağlıklı yaşam tarzını ve yaşanan göç acılarının nesiller üzerindeki etkilerini dile getirdi. Giritlilerin kök arayışında olduğuna dikkati çeken Öznur Tanal, Side’deki festivalin bu bakımdan çok kıymetli olduğunu ifade etti.
3 Oscarlı ’Zorba’ Girit’ten Side’ye Kültür ve Lezzet Festivali’nde izlendi
27 Nisan 2025 Pazar - 13:52 3 Oscarlı ’Zorba’ Girit’ten Side’ye Kültür ve Lezzet Festivali’nde izlendi Yunan edebiyatının en büyük isimlerinden Nikos Kazantzakis’in dünyaca ünlü romanından uyarlanan 3 Oscar ödüllü kült film Zorba’nın özel gösterimi düzenlenen Uluslararası Manavgat Girit’ten Side’ye Kültür ve Lezzet Festivali’nde gerçekleştirildi. Manavgat Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Manavgat Girit’ten Side’ye Kültür ve Lezzet Festivali’nde Yunan edebiyatının en büyük isimlerinden Nikos Kazantzakis’in dünyaca ünlü romanından uyarlanan 3 Oscar ödüllü kült film Zorba’nın özel gösterimi gerçekleştirildi. Yönetmenliğini Michael Cacoyannis’in yaptığı, başrollerini Anthony Quinn (Alexis Zorba), Alan Bates (Yazar - Basil), Irene Papas (Dul kadın) ve Lila Kedrova’nın (Madame Hortense) paylaştığı, 1964 yapımı Zorba filmi, festivalin son gününde Antik Liman Side Kültür Evi’nde ekrana yansıtıldı. Anthony Quinn’in sirtaki dansıyla hafızalara kazındı İngiltere’de yaşayan içine kapanık bir yazarın, Girit Adası’nda babasından kalan maden işine bakmak üzere Yunanistan’a gitmesiyle başlayan hikâyesini konu alan, yaşamın anlamı, ölüm, aşk, özgürlük ve insan doğasına dair derin temalarla örülü olan Zorba, 1965 yılında 3 dalda Oscar ödülü kazanmıştı. Başrolde Anthony Quinn (Alexis Zorba) ve Alan Bates’in (Basil) oynadığı film, Lila Kedrova’ya "En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu", Walter Lassally’e "En İyi Siyah-Beyaz Görüntü Yönetmeni", Vassilis Photopoulos’a "En İyi Sanat Yönetimi (Siyah-Beyaz)" ödüllerini getirmişti. Mikis Theodorakis’in bestelediği ve son sahnede Anthony Quinn ve Alan Bates’in dans ettiği ünlü "Sirtaki" müziğiyle hafızalara kazınan film, sinema tarihinin en ikonik anlarından biri olarak yorumlanıyor. Sayım Çınar, Kerem Akça ve Mustafa İri’den derinlikli söyleşi Zorba filminin özel gösteriminden sonra Hürriyet Gazetesi Yazarı ve Suare Dergi Yayın Danışmanı Sayım Çınar’ın moderatörlüğünde Sinema Yazarı Kerem Akça ve Kültür Sanat Yazarı Mustafa İri, Nikos Kazantzakis’in ölümsüz karakteri Zorba üzerinden hayata, özgürlüğe ve tutkulara dair derinlikli bir söyleşi gerçekleştirdi. Festivalin ev sahibi Manavgat Belediye Başkanı Dr. Niyazi Nefi Kara, hikâyesi Girit’te yaşanan ve Girit’te çekilen bir filmin Uluslararası Manavgat Girit’ten Side’ye Kültür ve Lezzet Festivali’nde gösterilmesinden büyük mutluluk duyduklarını belirtti. Bu filmin festival programına alınması fikrini veren Sayım Çınar’a, eserin verdiği mesajların Manavgatlı sinemaseverler tarafından daha iyi anlaşılması konusunda yorumlarda bulunan yazarlar Kerem Akça ve Mustafa İri’ye katkılarından dolayı teşekkür plaketi verdi.
Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz: "Kepez 81 ilden vatandaşlarımızın yaşadığı bir Türkiye mozaiği"
27 Nisan 2025 Pazar - 11:17 Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz: "Kepez 81 ilden vatandaşlarımızın yaşadığı bir Türkiye mozaiği" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Kepez denilince varoşların akla geldiğini belirterek, "Kepez tam bir Türkiye mozaiği, biz 700 bin nüfuslu kocaman bir köyüz. Bu yüzden Kepez’in geleceğini inşa etmek zorundayız" dedi. Antalya Dostlar Platformu’nun düzenlediği etkinliğe konuk olan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Belediyecilik tecrübelerini anlatarak insanların elini taşın altına koyması gerektiğini söyledi. Siyasetin bir araç olduğunu belirten Mesut Kocagöz, "Maalesef iyi insanlar siyasetten uzak duruyor. Böyle olunca da ortaya başarısızlık çıkıyor. Bu ülkeyi seviyorsak, memleketimizi seviyorsak bu değerleri korumanın tek yolu siyasetten geçer. Siyaset bir araç, herkesin istediği araca binmesi gibi istediği partide görev alabilir, ancak siyasete girmek gerekir. Bugün siyasette örnek alabileceğim kimse yok. İyi bir siyasetçinin asla egosu olmaması lazım. ‘Her şeyi ben bilirim’ derseniz bu millete hizmet edemezsiniz. Belediyeyi ortak akılla bir paydaşlarla birlikte yönetmelisiniz. Geçmişi eleştirmek sizi bir yere vardırmaz. Göreve geldikten sonra siyaseten bir tek kişiyi bile işten atmadık. Aynı kadro ile göreve devam ediyoruz" diye konuştu. Göreve başlamasının hemen ardından meydana gelen talihsiz teleferik kazası sonucu cezaevi ile tanıştıklarını ardından 2 ay kadar da hastane süreci yaşamak zorunda kaldığını dile getiren Kocagöz, "4,5 ay önce ANET’deki görevimden istifa ederek aday adayı oldum. İstifa etmeden aday olamazdım. Hepsi geride kaldı. 11 Haziran’da yeniden bismillah dedik. İki şeye sevindim. Birincisi seçimi kazandığımıza, ikincisi de kasamızın para dolu olduğunun söylenmesiydi. Ancak gördüm ki durumumuz sıkıntı içindeki diğer belediyelerden farklı değildi. Ancak sahip olduğumuz makamın çözüm makamı olduğuna inanıyorduk. O tarihte belediyemizin bütçesi 2 milyar 700 milyon liraydı. Ancak bütçenin yarısı kadar 1 milyar 226 milyon lira da borç vardı. Hiçbir zaman borç edebiyatı yapmadık ve bu borcu kapatmak için çalışmaya başladık. Temel ilkemiz bu para milletin parasıydı, tek çözüm de masrafları kısmak ve geliri artırmaktı. Bunu başardık. 545 milyon 20 bin liralık borcu kapattık. Geriye 681 milyon lira borcumuz kaldı" dedi. "Kepez tam bir Türkiye mozaiği" Kepez’de 81 ilden insanların yaşadığını belirten Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, "Kepez’de yaşayan vatandaşlarımızın yüzde 34’ü Antalyalı, yüzde 12,8’i Doğu ve Güneydoğulu, Yüzde 6’sı Burdurlu, yüzde 4’ü Konyalı, yüzde 3’ü Ispartalı, yüzde 2’si Afyonlu ve böyle gidiyor. Biz 81 ilden insanların oluşturduğu güçlü ve kentiz’’ dedi. Kısa vadede yaptıklarını anlatan Kocagöz, belediye hizmetlerinde şikayetlerin büyük ölçüde azaldığını belirterek, ‘’Dere üzerindeki gecekonduları yıkıp dereleri ıslah ettik, sel baskınlarından kurtulduk, ama kimseyi de mağdur etmedik’’ dedi. Kepez’in bu yapısı ile bir yatakhane konumunda olduğunu dile getiren Kocagöz, hedeflerini de şöyle dile getirdi: "Antalya turizminin başkenti, ilçeler denince akla deniz, kum, güneş geliyor. Bizde bu özellikler yok. Biz Kepez’i spor, kültür ve sanat şehri yapacağız. Göreve başlarken hepsi vizyoner 107 proje ile yola çıktık. 26’sı bitti. Her hafta bir açılış yapıyoruz’’ şeklinde konuştu.
Osman Aşkın Bak: "Türkiye, dünyada büyük bir spor ülkesi haline geldi"
27 Nisan 2025 Pazar - 11:10 Osman Aşkın Bak: "Türkiye, dünyada büyük bir spor ülkesi haline geldi" Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, startını verdiği 60. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nda yaptığı açıklamada, "Spor turizmi açısından çok önemli bir organizasyon. Ülkemiz spor turizmiyle, spor organizasyonlarıyla pek çok turisti ağırlıyor. Türkiye, dünyada büyük bir spor ülkesi haline geldi" dedi. Bu yıl 60.’sı düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın startıyla Antalya’da başladı. Bakan Bak, startın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. İlk olarak Türkiye’nin büyük bir spor ülkesi olduğuna değinen Bakan Bak, "Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun 60.’sının startını verdik. Cumhurbaşkanımızın spora verdiği desteği biliyoruz. Türkiye’de bütün spor organizasyonlarına büyük destek veriliyor. Spor turizmi açısından çok önemli bir organizasyon. Ülkemiz spor turizmiyle, spor organizasyonlarıyla pek çok turisti ağırlıyor. Dünyada Türkiye büyük bir spor ülkesi haline geldi. Geçen hafta UEFA temsilciliği Türkiye’de açıldı. Birçok büyük organizasyona ev sahipliği yapacağız önümüzdeki yıllarda. Antalya, spor turizmi açısından bizim marka şehrimiz. 23 takım 160 sporcu, bugün 132 kilometrelik etabı tamamlayacak. Dünyanın pek çok yerinde canlı yayımlanıyor. Ülkemizin güzelliklerini canlı izleyecekler. Ülkemizin spor kapasitesi çok yüksek. Tesisler açısından spor devrimi yaptık. Türkiye ciddi bir spor ülkesi. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak da ülke sporuna ciddi yatırımlar yapıyoruz" diye konuştu. "Herkesi bisiklet sürmeye davet ediyoruz" Antalya’ya ve spora dair de açıklamalarda bulunan Bakan Bak, "Pek çok futbol takımı da Antalya’da sezon arası kampları yapıyor. Bisiklet çok keyifli bir spor. İnsanları doğayla buluşturuyor. Herkesi bisiklet sürmeye davet ediyoruz. Çağımızın sorunu obezite. Vatandaşlarımızın spor yapmasını istiyoruz, bisiklet de insanı dinlendiren bir spor" ifadelerini kullandı. "Esas hedefimiz ülkemizin spor turizmi kapasitesini artırmak" Ülkenin spor turizmi kapasitesi açısından da organizasyonun önemine vurgu yapan Bakan Osman Aşkın Bak, "Bu organizasyonda büyük bir emek var. 4 Mayıs’ta İzmir’de sona erecek. Geleneksel bisiklet turunun oluşmasına emek veren Cumhurbaşkanımıza ve emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Herkes bu parkurumuzu da sahiplenmiş. Güzel bir tablo var. Biz başlattık, inşallah kazasız belasız bir tur olur. Gelecek yıllarda daha üst noktalara gelecek bu tur. Daha güçlü takımların katılacağı bir tur haline gelecektir. İnşallah güzel bir tur olur. Esas hedefimiz ülkemizin spor turizmi kapasitesini artırmak. Spor turizminin de hedefimize katkı sağlamasını istiyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.
Havaların ısınmasıyla birlikte ilaçlama çalışmaları hız kazandı
27 Nisan 2025 Pazar - 11:07 Havaların ısınmasıyla birlikte ilaçlama çalışmaları hız kazandı Antalya Büyükşehir Belediyesi, yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte 19 ilçede yıl boyu aralıksız sürdürdüğü vektörle mücadele çalışmalarını yoğunlaştırdı. Büyükşehir ekipleri, vektörlere karşı 202 araç ve yaklaşık bin 600 saha personeli Antalya genelinde etkin mücadele yapıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı, halk sağlığını korumak ve yaz aylarını konforlu geçirilebilmesi için yıl boyu sürdürdüğü vektörle mücadele çalışmalarını yoğunlaştırdı. Havaların ısınmasıyla birlikte artış gösterebilecek vektör popülasyonunu çevre ve halk sağlığını tehdit etmeyecek düzeyde kontrol altında tutmayı hedefleyen ekipler, sivrisinek, karasinek, hamamböceği, pire ve kemirgen gibi uçkun türlerine yönelik etkin bir mücadele gerçekleştiriyor. Biyosidal ürün uygulayıcısı sertifikasına sahip yaklaşık bin 600 çevre sağlığı personeli, 202 adet vektörle mücadele aracıyla birlikte gece gündüz demeden Antalya’nın dört bir yanında denetim ve ilaçlama çalışmalarını sürdürüyor. Larva yaşam alanları imha ediliyor Büyükşehir ekipleri, halk sağlığını tehdit eden türlerin üreme alanlarına yönelik önleyici mücadele ve imha çalışması yaparken, rögarlar, menholler, yağmur suyu ızgaraları, inşaat alanı boşlukları, fosseptikler, mezbahaneler, ahırlar, çöp konteynırları, kullanılmayan su kuyuları, pazar yerleri, apartman ve site rögarları, dereler, göl ve göletler gibi geniş sucul ortamlarda ilaçlamalar yapıyor. Yağış rejimlerindeki değişikliklere bağlı, sürekli su birikintisi oluşturarak larvalara yaşam alanı oluşturan araç lastiği, bidon, varil ve saksı gibi pek çok materyallerde ekiplerce tespit edilerek imha ediliyor. Büyükşehirin biyolojik mücadelesi örnek oluyor Antalya Büyükşehir Belediyesine vektörle mücadele danışmanlığı yapan Akdeniz Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Çetin, Büyükşehir ekiplerinin 12 ay boyunca hem larva hem de ergin mücadelesi yaptığını kaydetti. Larva mücadelesinin yılın her ayı yapıldığına dikkat çeken Prof. Dr. Hüseyin Çetin, "Antalya’nın iklimi müsait olduğu için yılın tamamında özellikle fosseptik, kanalizasyon ve rögar gibi noktalarda sürekli ilaçlama yapılmaktadır. Yapılan çalışmalarda sadece kimyasal ilaçlar, zehirler kullanılmamaktadır. Biyolojik mücadele çalışmalarına da önem veriliyor. Yüz binlerce seranın sulama havuzlarında balıklar kullanılarak bu mücadele gerçekleştirilmektedir. Tarım ürünlerine zehir bulaşmaması için balık ve bakteriler kullanılarak bu süreçler titizlikle kontrol altında tutuluyor. Büyükşehir Belediyemizin özellikle değerli temiz su kaynaklarımıza yakın alanlarda uyguladığı biyolojik mücadelede örnek teşkil etmektedir" dedi. Vatandaşlara uyarılar Vatandaşların kullanılmayan otomobil lastikleri, saksılar ve çeşitli su tutabilecek materyalleri bahçelerinde tutmaması gerektiğine vurgu yapan Çetin, "Ekipler larva oluşumuna neden olan bu materyallere ve alanlara ulaşmak istiyor ancak yüksek duvarlar, kapalı kapılar nedeniyle bu mümkün olmuyor. Böylesi özel korunaklı alanlara ne yazık ki müdahale edilemiyor. Ekiplerimiz çeşitli nedenlerle bir bahçeye girip fosseptikleri kontrol edemedikleri zaman bu alanlarda ne yazık ki yoğun bir sivrisinek oluşabiliyor. Halkımızdan ricamız ekiplerimiz saha taraması yapıyor ancak kontrol edemedikleri, gözden kaçan noktalar olabiliyor. Bir metrekare alanda binlerce sineğin gelişebileceğini düşündüğümüzde ekiplere yardımcı olmanın ne kadar önemli olduğunu hatırlatmak ister, halkımızdan bu konuda bizlere destek olmalarını bekleriz" dedi. Sağlık Bakanlığı ve üniversite ile ortak çalışma Antalya Büyükşehir Belediyesi Çevre Sağlığı Şube Müdürü Mesut Çınar da Antalya’nın 19 ilçesinde 913 mahallesinde yaz uygulaması olarak nitelendirilen uçkun mücadelesine 1 Nisan tarihi itibarıyla başlandığını söyledi. Vektörle mücadelenin araç takip sistemleri ile takip edilerek mahallelerin en ücra köşelerine kadar ulaşılmaya çalışıldığını söyleyen Çınar, "Mücadelede kullandığımız kimyasalların tümü biyosidal ürün niteliği taşımakta olup insan sağlığına herhangi bir zararı bulunmamaktadır. Halk sağlığının korunması amacıyla Sağlık Bakanlığı, Akdeniz Üniversitesi ve Büyükşehir Belediyemiz tarafından ortak bir mücadele çalışması gerçekleştirilmekte. Bu ortak mücadele ile Antalya’da sıtma ve buna benzer hastalık vakaları son yıllarda hiç görülmemiştir. Yaz kış vektör mücadelemizi etkin bir şekilde sürdürmekteyiz. Bu çerçevede vatandaşlarımızdan gelebilecek talep, şikâyet ve olumsuz durumları Antalya Büyükşehir Belediyesi İletişim Merkezi (ABİM) üzerinden bizlere ulaştırarak mücadelemize destek olmalarını bekleriz" dedi.