Yerel Haberler
Antalya
Özgür Özel’den ’Tanju Özcan’ açıklaması 28 Şubat 2026 Cumartesi - 16:15:21 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik "rüşvet" ve "yolsuzluk" soruşturması kapsamında tutuklanan, görevinden uzaklaştırılan ve ilk duruşması 16 Mart tarihinde görülecek Muhittin Böcek’i kaldığı cezaevinde ziyaret etti. Ziyaret sonrası açıklama yapan Özel, Böcek’in sağlık durumuna dikkat çekerek, "Şu anda günde 22 tane ilaç içiyor" dedi. Özel, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın gözaltına alınmasına ilişkin ise, "Vakıf öğrencilere burs vermiş, bu da bize soruluyorsa vallahi bize bunlar sorulsun" ifadelerini kullandı. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının koordinesinde yürütülen "rüşvet" ve "yolsuzluk" soruşturması kapsamında görevinden uzaklaştırılan ve Döşemealtı L Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Muhittin Böcek’i ziyaret eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel, görüşme sonrası cezaevi önünde açıklamalarda bulundu. "Günde 22 ilaç içiyor" Böcek’in sağlık durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, tutukluluk sürecinin sağlık açısından ağır sonuçlar doğurduğunu belirtti. Böcek’in cezaevine ilk girdiğinde 12 ilaç kullandığını ifade eden Özel, "Şu anda günde 22 tane ilaç içiyor. Kendi deyimiyle ‘yuttuğum ilaçlara bakıyorum, bu kadarını böbrekler bir günde nasıl süzecek benim de aklım almıyor’ diyor" ifadelerini aktardı. Böcek’in dört-beş farklı hastalığının bulunduğunu kaydeden Özel, 100 günün üzerinde Covid-19 nedeniyle yoğun bakımda tedavi gördüğünü, birkaç kez hayatını kaybettiği yönünde haberler çıktığını ve olağanüstü şekilde hayata tutunduğunu söyledi. Ciğerlerinde hasar bulunduğunu belirten Özel, Böcek’te şeker, hipertansiyon, kalp rahatsızlığı ve ileri derecede uyku apnesi teşhisi bulunduğunu, tek başına kalmasının hem fiziki hem de psikolojik zorluk oluşturduğunu vurguladı. "16 Mart’ta mahkeme var, sorular sorulacak, cevaplar verilecek" Tutuksuz yargılama çağrısını yineleyen Özel, "Tutuksuz yargılama zaten esas. Sanki tutuksuz yargılama bir lütufmuş gibi ev hapsi talep etmeye insan utanıyor ama Mehmet Murat Çalık ve Muhittin Böcek için hiç değilse ev hapsi olsa bunun kime ne zararı var? Yargılanmasın mı diyoruz? Yargılanmasın demiyoruz. 16 Mart’ta mahkeme var, sorular sorulacak, cevaplar verilecek" dedi. Böcek’in yargılandığı dosyada yüzü aşkın kişi bulunduğunu belirten Özel, emniyet müdürü ve bir yakını hariç Böcek, oğlu ve bir kişi dışında tutuklu bulunmadığını ifade ederek, "Tutuksuz yargılamanın ya da ev hapsinde olmanın adaletin ve vicdanın gereği olduğunu bir kez daha çizmek isterim" diye konuştu. "Tanju Özcan’ın şahsına bağış yapmıyorlar, cebine konmuyor" Özel, sabah saatlerinde gözaltına alınan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Özcan’a yöneltilen soruların bir vakfın öğrencilere verdiği burslarla ilgili olduğunu belirten Özel, şu ifadeleri kullandı: "Bir vakıf var. Vakfın tek işi öğrenciye burs vermek. Vakıf öğrencilere burs vermiş. Tanju Özcan’a da diyorlar ki belediyeye gelenler vakfa da bağış yapıyormuş. Tanju Özcan’ın şahsına bağış yapmıyorlar, cebine konmuyor. Bolu’daki iş insanları vakfa bağış yapmışlar, o vakıf da Bolu’nun fakir öğrencisine burs veriyormuş. Bu da bize soruluyorsa vallahi bize bunlar sorulsun." Bolu’daki süreci yakından takip ettiklerini belirten Özel, en kısa sürede Özcan’ın serbest bırakılmasını beklediklerini ifade etti. "500 milyon liralık arsayı bağışladı" Muhittin Böcek’in Antalya’da 2 bin 200 okul arasında yer alan Muhittin Böcek Anadolu Lisesi’nin arsasını bağışladığını dile getiren Özel, bağışlanan arsanın değerinin 500 milyon TL olduğunu söyledi. Özel, "Muhittin Böcek’e beş kuruş hesabına para yattığına, zimmet ya da irtikap olduğuna dair bir şey yok. 500 milyon liralık yeri bağışlamış ve orasını özel okul yapsa para basacak bir yerde devlete Anadolu Lisesi olarak vermiş. Antalya’nın bir numaralı hayırsever insanı içeride duruyor" dedi. Adaletin yerini bulmasını temenni ettiklerini ifade eden Özel, arkadaşlarıyla gurur duyduklarını ve özgürlüklerine kavuşacakları günleri umut ettiklerini kaydetti. Soruşturma Öte yandan, 5 Temmuz 2025’te tutuklanan Muhittin Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek ve eski İl Emniyet Müdürü İlker Arslan’ın da aralarında bulunduğu 41 şüpheli hakkında 702 sayfalık iddianame düzenlenmişti. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, şüphelilerin zincirleme suç hükümleri kapsamında "icbar suretiyle irtikap", "haksız mal edinme", "nüfuz ticareti", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması", "nitelikli dolandırıcılık" ve "iftira" suçlarından cezalandırılması talep edildi. İddianamede, Muhittin Böcek’in "icbar suretiyle irtikap", "haksız mal edinme" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması" suçlarından 15 yıl 6 aydan 44 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve cezaların zincirleme suç hükümleri kapsamında artırılması istendi. Tüm tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilirken, ilk duruşma tarihinin 16 Mart olduğu bildirildi.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 16:08 Özgür Özel’den ’Tanju Özcan’ açıklaması CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik "rüşvet" ve "yolsuzluk" soruşturması kapsamında tutuklanan, görevinden uzaklaştırılan ve ilk duruşması 16 Mart tarihinde görülecek Muhittin Böcek’i kaldığı cezaevinde ziyaret etti. Ziyaret sonrası açıklama yapan Özel, Böcek’in sağlık durumuna dikkat çekerek, "Şu anda günde 22 tane ilaç içiyor" dedi. Özel, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın gözaltına alınmasına ilişkin ise, "Vakıf öğrencilere burs vermiş, bu da bize soruluyorsa vallahi bize bunlar sorulsun" ifadelerini kullandı. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının koordinesinde yürütülen "rüşvet" ve "yolsuzluk" soruşturması kapsamında görevinden uzaklaştırılan ve Döşemealtı L Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Muhittin Böcek’i ziyaret eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel, görüşme sonrası cezaevi önünde açıklamalarda bulundu. "Günde 22 ilaç içiyor" Böcek’in sağlık durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, tutukluluk sürecinin sağlık açısından ağır sonuçlar doğurduğunu belirtti. Böcek’in cezaevine ilk girdiğinde 12 ilaç kullandığını ifade eden Özel, "Şu anda günde 22 tane ilaç içiyor. Kendi deyimiyle ‘yuttuğum ilaçlara bakıyorum, bu kadarını böbrekler bir günde nasıl süzecek benim de aklım almıyor’ diyor" ifadelerini aktardı. Böcek’in dört-beş farklı hastalığının bulunduğunu kaydeden Özel, 100 günün üzerinde Covid-19 nedeniyle yoğun bakımda tedavi gördüğünü, birkaç kez hayatını kaybettiği yönünde haberler çıktığını ve olağanüstü şekilde hayata tutunduğunu söyledi. Ciğerlerinde hasar bulunduğunu belirten Özel, Böcek’te şeker, hipertansiyon, kalp rahatsızlığı ve ileri derecede uyku apnesi teşhisi bulunduğunu, tek başına kalmasının hem fiziki hem de psikolojik zorluk oluşturduğunu vurguladı. "16 Mart’ta mahkeme var, sorular sorulacak, cevaplar verilecek" Tutuksuz yargılama çağrısını yineleyen Özel, "Tutuksuz yargılama zaten esas. Sanki tutuksuz yargılama bir lütufmuş gibi ev hapsi talep etmeye insan utanıyor ama Mehmet Murat Çalık ve Muhittin Böcek için hiç değilse ev hapsi olsa bunun kime ne zararı var? Yargılanmasın mı diyoruz? Yargılanmasın demiyoruz. 16 Mart’ta mahkeme var, sorular sorulacak, cevaplar verilecek" dedi. Böcek’in yargılandığı dosyada yüzü aşkın kişi bulunduğunu belirten Özel, emniyet müdürü ve bir yakını hariç Böcek, oğlu ve bir kişi dışında tutuklu bulunmadığını ifade ederek, "Tutuksuz yargılamanın ya da ev hapsinde olmanın adaletin ve vicdanın gereği olduğunu bir kez daha çizmek isterim" diye konuştu. "Tanju Özcan’ın şahsına bağış yapmıyorlar, cebine konmuyor" Özel, sabah saatlerinde gözaltına alınan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Özcan’a yöneltilen soruların bir vakfın öğrencilere verdiği burslarla ilgili olduğunu belirten Özel, şu ifadeleri kullandı: "Bir vakıf var. Vakfın tek işi öğrenciye burs vermek. Vakıf öğrencilere burs vermiş. Tanju Özcan’a da diyorlar ki belediyeye gelenler vakfa da bağış yapıyormuş. Tanju Özcan’ın şahsına bağış yapmıyorlar, cebine konmuyor. Bolu’daki iş insanları vakfa bağış yapmışlar, o vakıf da Bolu’nun fakir öğrencisine burs veriyormuş. Bu da bize soruluyorsa vallahi bize bunlar sorulsun." Bolu’daki süreci yakından takip ettiklerini belirten Özel, en kısa sürede Özcan’ın serbest bırakılmasını beklediklerini ifade etti. "500 milyon liralık arsayı bağışladı" Muhittin Böcek’in Antalya’da 2 bin 200 okul arasında yer alan Muhittin Böcek Anadolu Lisesi’nin arsasını bağışladığını dile getiren Özel, bağışlanan arsanın değerinin 500 milyon TL olduğunu söyledi. Özel, "Muhittin Böcek’e beş kuruş hesabına para yattığına, zimmet ya da irtikap olduğuna dair bir şey yok. 500 milyon liralık yeri bağışlamış ve orasını özel okul yapsa para basacak bir yerde devlete Anadolu Lisesi olarak vermiş. Antalya’nın bir numaralı hayırsever insanı içeride duruyor" dedi. Adaletin yerini bulmasını temenni ettiklerini ifade eden Özel, arkadaşlarıyla gurur duyduklarını ve özgürlüklerine kavuşacakları günleri umut ettiklerini kaydetti. Soruşturma Öte yandan, 5 Temmuz 2025’te tutuklanan Muhittin Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek ve eski İl Emniyet Müdürü İlker Arslan’ın da aralarında bulunduğu 41 şüpheli hakkında 702 sayfalık iddianame düzenlenmişti. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, şüphelilerin zincirleme suç hükümleri kapsamında "icbar suretiyle irtikap", "haksız mal edinme", "nüfuz ticareti", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması", "nitelikli dolandırıcılık" ve "iftira" suçlarından cezalandırılması talep edildi. İddianamede, Muhittin Böcek’in "icbar suretiyle irtikap", "haksız mal edinme" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması" suçlarından 15 yıl 6 aydan 44 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve cezaların zincirleme suç hükümleri kapsamında artırılması istendi. Tüm tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilirken, ilk duruşma tarihinin 16 Mart olduğu bildirildi. (BA-SM-
Zincirleme kazada 3 sürücüden 2’si ehliyetsiz 1’i hem ehliyetsiz hem alkollü çıktı
18 Ocak 2026 Pazar - 10:38 Zincirleme kazada 3 sürücüden 2’si ehliyetsiz 1’i hem ehliyetsiz hem alkollü çıktı Antalya’nın Manavgat ilçesinde 3 aracın karıştığı zincirleme kazada araçların 2’sinin sürücüsünün ehliyetinin olmadığı, ehliyetsiz sürücülerden birinin alkollü olduğu da belirlendi. Sürücülere toplam 83 bin 980 TL para cezası uygulandı. Kaza; Manavgat ilçesi Manavgat-Antalya D-400 Karayolu’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Manavgat’tan Antalya istikametine seyir halindeki Hasan K.D.’nin kullandığı 07 CDJ 468 plakalı Volkswagen Passat marka otomobil sürücüsü direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağındaki bariyerlere çarptı. Bariyerlere çarpan otomobile arkadan gelen Ahmet D.’nin kullandığı 81 ER 008 ve Ömer R.O.’nun kullandığı 07 LM 889 plakalı Volkswagen marka araçlar çarptı. Kazanın ardından olay yerine 112 sağlık, Bölge Trafik ve Kumköy Jandarma Karakolu ekipleri sevk edilirken, araç sürücüleri kendilerini iyi hissettiklerini belirterek hastaneye gitmeyi reddettiler. Kazaya karışan 2 sürücü ehliyetsiz çıktı Bölge Trafik İstasyon Amirliği ekiplerinin kazanın ardından yaptığı kontrolde 07 CDJ 468 plakalı araç sürücüsü Hasan K.D. ve 07 LM 889 plakalı araç sürücüsü Ömer R.O.’nun sürücü belgesinin olmadığı, Ömer R.O.’nun aynı zamanda alkollü olduğu belirlendi. Ekipler tarafından sürücülere ve araç sahiplerine toplam 83 bin 980 TL para cezası uygulandı. Kazanın ardından araçların yol ortasında kalması nedeniyle trafik tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken yolda uzun araç kuyruğu oluştu. Araçların kaldırılmasının ardından trafik normale döndü.
Belediye iştirakleri soruşturmasında 5 kişi tutuklandı
17 Ocak 2026 Cumartesi - 22:24 Belediye iştirakleri soruşturmasında 5 kişi tutuklandı Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Altyapı Yönetim ve Danışmanlık Ticaret A.Ş. (ALDAŞ) ve Antalya Su ve Atıksu İdaresi (ASAT) üzerinden toplam 399 milyon 507 bin liralık kamu zararına yol açıldığı iddiasıyla Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada adliyeye sevk edilen 14 şüpheliden, aralarında eski ASAT genel müdürü ve eski ALDAŞ genel müdür yardımcısının da bulunduğu 5 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi. Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Altyapı Yönetim ve Danışmanlık Ticaret A.Ş. (ALDAŞ) ve Antalya Su ve Atıksu İdaresi (ASAT) üzerinden toplam 399 milyon 507 bin liralık kamu zararına yol açıldığı iddiasıyla Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada adliyeye sevk edilen 14 şüpheliden 2’si savcılık ifadesinin ardından serbest bırakılırken 3 şüpheli adli kontrol, 9 şüpheli ise tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza mahkemesine sevk edildi. Mahkeme heyeti adli kontrol talebiyle sevk edilen 3 kişinin adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verirken tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilen 9 kişiden 4’ü adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Aralarında eski ASAT genel müdürü ve eski ALDAŞ genel müdür yardımcısının da bulunduğu 5 kişi ise tutuklanarak cezaevine gönderildi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan Mülkiye Başmüfettişi raporu ile bilirkişi raporları doğrultusunda, Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden ALDAŞ Altyapı Yönetim ve Danışmanlık Ticaret A.Ş. üzerinden yapılan usulsüz harcamalar nedeniyle 399 milyon 507 bin 249 lira 78 kuruş tutarında kamu zararı tespit edildi. Raporda, 1995 yılında ASAT Genel Müdürlüğü ile yapılan müşavirlik sözleşmesi kapsamında ALDAŞ A.Ş. tarafından gerçekleştirilen harcamaların yüzde 15 fazlası ile ASAT’a yansıtıldığı, ancak bu harcamalara ilişkin faturalara dayanak belgelerin sunulmadığı, incelemenin engellendiği ve faturaların yalnızca ASAT Genel Müdürü tarafından onaylandığı ifade edildi. ALDAŞ A.Ş. kayıtlarında, yurt içi ve yurt dışı seyahatlerin büyük bölümünün şirket tarafından karşılandığı, görevlendirmesi bulunmayan ya da görevle ilgisi olmayan kişilerin bu seyahatlere katıldığı, bazı uçuş ve konaklamaların ALDAŞ ve ASAT ile herhangi bir bağı bulunmayan kişiler adına yapıldığı tespit edildi. Seyahat, konaklama ile temsil ve ağırlama giderlerinin isim, tarih ve oda bilgisi olmaksızın muhasebeleştirildiği; belediye ya da şirketle ilişkisi bulunmayan çok sayıda kişi ile aile bireylerinin ve bazı yabancı uyruklu kişilerin konaklama giderlerinin ödendiği belirlendi. Bilirkişi raporunda, temsil ve ağırlama harcamalarının lüks işletmelerde gerçekleştirildiği, bazı yurt dışı faturalarında alkol tüketiminin yer aldığı, ancak harcamaların kimler adına yapıldığının belirtilmediği kaydedildi. Bu kalemler nedeniyle 63 milyon 414 bin 381 lira 54 kuruş kamu zararı oluştuğu bildirildi. Şirket tarafından kiralanan hizmet araçlarının kişisel amaçlarla ya da şirketle ilgisi olmayan üçüncü kişiler tarafından kullanıldığı, bu araçlara ait trafik cezalarının da kamu kaynaklarıyla ve yüzde 15 fazlası ile ASAT’a fatura edildiği tespit edilirken, bu kalemde 24 milyon 782 bin 903 lira 15 kuruş kamu zararı hesaplandı. Şirket demirbaşına kayıtlı çok sayıda cep telefonu, tablet ve dizüstü bilgisayarın üçüncü kişilerin kullanımına verildiği ve bu nedenle 8 milyon 400 bin 700 lira kamu zararı oluştuğu belirlendi. Yönetim Kurulu kararıyla iç denetçi olarak görevlendirilen ve fiili hizmeti bulunmadığı tespit edilen bir kişi adına yapılan ödemeler nedeniyle 1 milyon 912 bin 43 lira, yine fiili hizmeti olmadığı belirlenen bir personel için yapılan maaş ve sigorta ödemeleri nedeniyle 2 milyon 686 bin 400 lira kamu zararı oluştuğu raporda yer aldı. Yöneticilerin kişisel kredi kartı harcamalarının da şirket tarafından karşılandığı kaydedilirken, yürütülen yazılım projesi kapsamında bugüne kadar 158 milyon 171 bin 162 lira harcandığı, bu tutarın yüzde 94’ünün personel giderlerinden oluştuğu ve projeden herhangi bir gelir elde edilmediği ifade edildi. Ayrıca yazılım geliştirme amacıyla başka bir firmadan 59 milyon lira bedelle program satın alındığı, bu işlem sonucunda şirketin herhangi bir mali kazanım elde etmediği belirtildi. Bu kalemde toplam 274 milyon 969 bin 96 lira 7 kuruş kamu zararı tespit edildi. Şüpheli alacaklar, iş avansları ve belgesiz danışmanlık ödemeleri nedeniyle ise yaklaşık 2,7 milyon liralık ek kamu zararına yol açıldığı kaydedildi. 14 kişi gözaltına alındı Soruşturma kapsamında 14 Ocak tarihinde dosyada yer alan 18 şüphelinin yakalanarak gözaltına alınmasının, 4 şüphelinin ise ifadeye davet edilmesinin ve şüphelilerin ikametlerinde arama yapılmasının planlandığı bildirildi. ALDAŞ’a yönelik düzenlenen operasyonda, haklarında gözaltı kararı çıkartılan ve aralarında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ile ASAT eski genel müdürü ve çalışanlarının da yer aldığı 18 kişiden 14’ü gözaltına alındı. Gözaltı kararı bulunan 4 kişiden birinin tutuklu olarak cezaevinde bulunduğu, iki kişinin yurt dışında olduğu, bir kişinin ise ameliyat nedeniyle hastanede tedavi gördüğü öğrenildi. 5 kişi tutuklandı Emniyetteki işlemleri iki gün süren 14 şüpheli, kamu zararına yol açıldığı iddiasıyla adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden B.K. ve O.Y. savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Adli kontrol talebiyle mahkemeye sevk edilen ASAT Genel Müdür Yardımcısı N.E. ile şoförler Y.N. ve A.B., nöbetçi sulh ceza mahkemesince adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen Antalya Büyükşehir Belediyesi Mali Hizmetler Daire Başkanı Selahattin A., İdari İşler Müdürü ve Bilişim Şube Sorumlusu Yüksel Ö. ile şoförler Mehmet Y. ve Oktay Ö. adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, eski ASAT Genel Müdürü İbrahim K., ALDAŞ eski Genel Müdür Yardımcısı Murat Z., Finans Müdürü Merve D., Muhasebe ve Ödeme Hizmetleri Kontrolörü Pınar B. ve Satış Pazarlama Müdürü Lütfi E. tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Belediye iştirakleri soruşturmasında 3’ü adli kontrol şartıyla 5 kişi serbest, 9 şüphelinin ifade işlemleri sürüyor
17 Ocak 2026 Cumartesi - 18:43 Belediye iştirakleri soruşturmasında 3’ü adli kontrol şartıyla 5 kişi serbest, 9 şüphelinin ifade işlemleri sürüyor Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Altyapı Yönetim ve Danışmanlık Ticaret A.Ş. (ALDAŞ) ve Antalya Su ve Atıksu İdaresi (ASAT) üzerinden toplam 399 milyon 507 bin liralık kamu zararına yol açıldığı iddiasıyla Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, adliyeye sevk edilen 14 şüpheliden 2’si savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı. 3 şüpheli adli kontrol, 9 şüpheli ise tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza mahkemesine sevk edilirken, mahkeme heyeti adli kontrol talebiyle sevk edilen 3 kişinin adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi. 9 kişinin ifade işlemleri devam ediyor. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan Mülkiye Başmüfettişi raporu ile bilirkişi raporu doğrultusunda, Antalya Büyükşehir Belediyesinin iştiraklerinden ALDAŞ Altyapı Yönetim ve Danışmanlık Ticaret A.Ş. üzerinden yapılan usulsüz harcamalar nedeniyle 399 milyon 507 bin 249 lira 78 kuruş tutarında kamu zararı tespit edildi. Raporda, 1995 yılında ASAT Genel Müdürlüğü ile yapılan müşavirlik sözleşmesi kapsamında ALDAŞ A.Ş. tarafından yapılan harcamaların yüzde 15 fazlası ile ASAT’a yansıtıldığı, ancak bu faturaların dayanağı olan belgelerin sunulmadığı, incelemenin engellendiği, faturaların yalnızca ASAT Genel Müdürü tarafından onaylandığı ifade edildi. ALDAŞ A.Ş. kayıtlarında, yurt içi ve yurt dışı seyahatlerin büyük bölümünün şirket tarafından karşılandığı, görevlendirmesi bulunmayan ya da görevle ilgisi olmayan kişilerin bu seyahatlere katıldığı, bazı uçuş ve konaklamaların ALDAŞ ve ASAT ile hiçbir bağı olmayan kişiler adına yapıldığı tespit edildi. Seyahat, konaklama ve temsil-ağırlama giderlerinin isim, tarih ve oda bilgisi olmaksızın muhasebeleştirildiği; belediye veya şirketle ilişkisi bulunmayan çok sayıda kişi ile aile bireylerinin, ayrıca yabancı uyruklu bazı kişilerin konaklama giderlerinin ödendiği belirlendi. Bilirkişi raporunda, temsil ve ağırlama harcamalarının lüks işletmelerde yapıldığı, bazı yurt dışı faturalarında alkol tüketiminin yer aldığı, ancak harcamaların kimler adına yapıldığının belirtilmediği kaydedildi. Bu kalemlerden dolayı 63 milyon 414 bin 381 lira 54 kuruş kamu zararı oluştuğu bildirildi. Şirket tarafından kiralanan hizmet araçlarının kişisel kullanımda veya şirketle ilgisi olmayan üçüncü kişiler tarafından kullanıldığı, bu araçlara ait trafik cezalarının da kamu kaynakları ile yüzde 15 fazla fatura edilerek ASAT’tan tahsil edildiği tespit edilirken, bu kalemde 24 milyon 782 bin 903 lira 15 kuruş kamu zararı hesaplandı. Şirket demirbaşına kayıtlı çok sayıda cep telefonu, tablet ve dizüstü bilgisayarın üçüncü kişilerin kullanımına verildiği ve 8 milyon 400 bin 700 lira zarar oluştuğu belirlendi. Yönetim Kurulu kararıyla iç denetçi olarak görevlendirilen ve fiili hizmeti bulunmadığı tespit edilen bir kişi adına yapılan ödemeler nedeniyle 1 milyon 912 bin 43 lira, yine fiili hizmeti olmadığı belirlenen bir personel için yapılan maaş ve sigorta ödemeleri nedeniyle 2 milyon 686 bin 400 lira kamu zararı oluştuğu bildirildi. Yöneticilerin kişisel kredi kartı harcamalarının da şirket tarafından karşılandığı da kayda geçti. Raporda, yürütülen yazılım projesi kapsamında bugüne kadar 158 milyon 171 bin 162 lira harcandığı, bu tutarın yüzde 94’ünün personel giderlerinden oluştuğu ve herhangi bir gelir elde edilmediği ifade edildi. Ayrıca, yazılım geliştirme amacıyla başka bir firmadan 59 milyon lira bedelle program satın alındığı, bu işlem sonucunda şirketin mali kazanım elde etmediği belirtildi. Bu kalemde 274 milyon 969 bin 96 lira 7 kuruş kamu zararı tespit edildi. Şüpheli alacaklar, iş avansları ve belgesiz danışmanlık ödemeleri nedeniyle toplamda yaklaşık 2,7 milyon lira ek kamu zararına yol açıldığı kaydedildi. 14 gözaltı Soruşturma kapsamında, 14 Ocak tarihinde dosyada yer alan 18 şüphelinin yakalanarak gözaltına alınmasının, 4 şüphelinin ise ifadeye davet edilmesinin ve şüphelilerin ikametlerinde arama yapılmasının planlandığı bildirildi. ALDAŞ’a yapılan operasyonda haklarında gözaltı kararı bulunan ve aralarında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ve ASAT eski genel müdürü ve çalışanlarının da bulunduğu 18 kişiden 14’ü gözaltına alındı. Gözaltı kararı bulunan 4 kişiden 1’inin tutuklu olarak cezaevinde bulunduğu, 2 kişinin yurt dışında olduğu 1 kişinin ise ameliyat nedeniyle hastanede tedavi gördüğü öğrenildi. Emniyetteki işlemleri iki gün süren 14 şüpheli, kamu zararına yol açıldığı iddiasıyla adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden B.K. ve O.Y. savcılık ifadesinin ardından serbest bırakılırken, 3 kişi adli kontrol, 9 kişi ise tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza mahkemesine sevk edildi. Mahkeme heyeti, adli kontrol talebiyle sevk edilen ASAT Genel Müdür Yardımcısı N.E. ile şoförler Y.N. ve A.B.’nin adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verirken, 9 şüphelinin ifade işlemlerinin sürdüğü bildirildi.
Antalya’da araç içinde bulunan yanmış ceset olayında yeni detaylar ortaya çıktı
17 Ocak 2026 Cumartesi - 14:49 Antalya’da araç içinde bulunan yanmış ceset olayında yeni detaylar ortaya çıktı Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde araç içerisinde yanmış halde bir erkek cesedi bulunmasıyla ilgili olayda yeni detaylar ortaya çıktı. Tutuklanan cinayet zanlısının, Hacı Ali Tuncer’i levye ile öldürüp, kaza süsü vermek için de cesedi şoför koltuğuna koyduktan sonra emniyet kemerini taktığı tespit edildi. Olay, geçtiğimiz Perşembe günü 22.00 sıralarında Gazipaşa’nın Korubaşı Mahallesi Sarıağaç mevkiinde meydana geldi. Araç yangını olduğu yönünde gelen ihbar üzerine bölgeye jandarma, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Yangına müdahale eden ekipler, 07 HZV 34 plakalı araç içerisinde bir kişinin yanmış halde olduğunu fark etti. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, erkek olduğu belirlenen şahsın hayatını kaybettiği tespit edildi. Güvenlik önlemleri alınan araç ve çevresinde yapılan incelemenin ardından cenaze, kimlik tespiti ve kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu Morguna kaldırıldı. Hayatını kaybeden kişinin Hacı Ali Tuncer olduğu belirlenirken jandarma araçtaki yangını şüpheli bularak olayın kaza mı yoksa cinayet mi olduğunun belirlenmesi amacıyla geniş çaplı araştırma başlattı. 4 gözaltı Soruşturma kapsamında şüphelilerden A.K. jandarmaya teslim olurken, olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen K.D., A.Ö. ve B.Ö. Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) tarafından Alanya’nın Kestel Mahallesi’ndeki bir evde operasyonla yakalandı. Gözaltına alınan şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından adliyeye sevk edildi. Cinayeti itiraf etti Şüphelilerden A.Ö.’nün jandarmadaki sorgusunda cinayeti itiraf ettiği, maktulü araç içerisinde öldürdüğünü, ardından delilleri yok etmek amacıyla aracı yanıcı madde kullanarak ateşe verdiğini söylediği öğrenildi. 1 tutuklama, 3 kişi adli kontrolle serbest Soruşturma kapsamında, olayın birinci derecede şüphelisi olduğu değerlendirilen A.Ö., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. A.Ö., işlemlerinin ardından Alanya L Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu’na gönderildi. Gözaltına alınan şüphelilerden A.K., K.D. ve B.Ö., adli mercilerce adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olaya ilişkin yeni detaylar ortaya çıktı Şüpheli A.Ö.’nün kasten yaralama ve tehdit suçlarından kayıtları olduğu öğrenildi. Namus meselesi iddiasıyla ikili arasında tartışmanın çıktığı daha sonrasında birlikte oldukları araç ile olay yerine geldikleri, şoför koltuğunda oturan A.Ö.’nün, yolcu koltuğunda oturan Hacı Ali Tuncer’e levye ile saldırarak öldürdüğü belirlendi. Şüpheli A.Ö.’nün olaya kaza süsü vermek için Tuncer’in cesedini şoför koltuğuna aldığı ve emniyet kemerini taktıktan sonra aracı benzinle ateşe verdiği tespit edildi. Ayrıca olayda kullanılan levyenin de olay yeri inceleme ekipleri tarafından bulunarak muhafaza altına alındığı öğrenildi.
Başkan Uysal: "Kara çadır, bu ülkenin vicdanıdır"
17 Ocak 2026 Cumartesi - 14:44 Başkan Uysal: "Kara çadır, bu ülkenin vicdanıdır" Antalya Muratpaşa Belediyesi’nin Yörük Çalıştayı’nın 8’incisi, bu yıl "Yörüklerde Çocuklar ve Aksaçlılar" temasıyla Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde başladı. Açılış konuşmasını yapan Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Yörük kültürünün tarihsel, toplumsal ve çağdaş önemine dikkat çekerek, "Kara çadır, bu ülkenin vicdanıdır" dedi. Geçen yıl çalıştayın ana teması olan "kara çadır" kavramına değinen Başkan Uysal, kara çadırın bir barınaktan çok daha fazlasını temsil ettiğini belirtti. Yörük kültürünün tarih boyunca ülke kurucu bir rol üstlendiğini vurgulayan Uysal, şunları söyledi: "Kara çadır, krizlerde en önde olan ama barış zamanında mütevazı biçimde kenara çekilen bir toplum kesimini temsil eder. Oradaki duruştaki asalet, ulviyet ve toplumdaki bütün polemiklerin üzerinde kalan o çatı olma özelliği, kara çadırı değerli ve anlamlı kılar. Kara çadıra söz söyleme hakkını bağışlayan, kara çadırın o durumu, o pozisyonu." Uysal, kara çadırın ayrımcılığın karşısında duran bir sağduyu odağı olduğunu ifade ederek, onun toplumsal ve siyasal kutuplaşmaların üzerinde bir denge unsuru olduğunu söyledi. Kara çadırın "vicdani bir duruş" olduğunu vurgulayan Başkan Uysal, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Toroslar’daki kara çadıra yüklediği anlamı hatırlatarak Yörük-Türkmen kültürünün toplumun ortak vicdanı olduğunu dile getirdi. Konuşmasında küresel gelişmelere de değinen Uysal, dünyada sert bir ticaret ve teknoloji rekabeti yaşandığını belirterek Türkiye’nin bu sürecin dışında kalamayacağını söyledi. Rekabetçi bir ekonomik yapının zorunlu hale geldiğini ifade eden Uysal, ihracat potansiyeli yüksek ve teknoloji odaklı sektörler için acil teşvik ve planlamaların gerektiğini vurguladı. Merkez Bankası bağımsızlığı, bütçe disiplini ve kuvvetler ayrılığı gibi temel ilkelerin anayasal güvence altına alınmasının hayati önemde olduğunu belirten Uysal, yargı bağımsızlığının kamuya güvenin temel şartı olduğunu söyledi. Ayrıca anayasa tartışmalarında önceliğin ekonomi ve adalet olması gerektiğini de dile getiren Başkan Uysal, şöyle konuştu: "Anayasa konuşacaksak, ekonomimizi ve toplumumuzu güvenceye alacak konuları konuşmalıyız. Etnik veya siyasi ayrıcalıklar gündemimizde olmamalıdır. Devletin bekası, ülkenin ve toplumun geleceği için yasama, yürütme ve yargı erklerinin birbirinden bağımsız, dengeli ve denetleyici şekilde yapılanması esastır. Yargı, adaletin temelidir. Yargı bağımsızlığı, kamuya ve devlet mekanizmasına güvenin yeniden tesis edilmesi için acilen sağlanmalıdır." Göç konusuna da değinen Uysal, yasal göçe saygı duyulması gerektiğini, ancak yasa dışı göçle mücadelede devletin sınır dışı etme yetkisini etkin biçimde kullanmasının şart olduğunu belirtti. Türkiye’nin toplumsal bütünlüğünü zedeleyecek uygulamalardan kaçınılması gerektiğini vurgulayan Uysal, para karşılığı vatandaşlık verilmesi uygulamasını da doğru bulmadığını ifade etti. Uysal, "Bu tür düzenlemeler ülkemizi kötü paranın hedefi haline getirir. Türkiye’miz kıymetlidir, değerlidir; her şeyimizdir, bugünümüzdür, geleceğimizdir. Edirne’den Hakkari’ye, İzmir’den Van’a, Artvin’den Muğla’ya kadar her insanımız ve her toprak parçamız çok kıymetlidir"dedi.