Yerel Haberler
Antalya
Manavgat Belediyesi’ne yönelik soruşturmada 5 tutuklama 22 Nisan 2026 Çarşamba - 22:50:54 Manavgat Belediyesinin eski Başkanı Şükrü Sözen dönemine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 21 şüpheliden 5’i tutuklandı, 2 şüpheliye ev hapsi verilirken, 9 şüpheli ise adli kontrolle serbest bırakıldı. Gözaltına alınan 5 kişi ise savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Manavgat’ta ‘rüşvet’, ‘zimmet’ ve ‘ihaleye fesat karıştırma’ suçlarından geçen yıl Eylül ayında gözaltına alınan eski Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen ile kardeşi Fatih Sözen, tutuklandı. Şükrü Sözen hakkında ’suç işlemek amacıyla örgüt kurmak’, ’irtikap’, ’rüşvet’, ’suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ suçlarından devam eden soruşturma kapsamında Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan ifadeler, elde edilen yeni deliller çerçevesinde aralarında belediye çalışanı, turizmci, iş insanı ve müteahhitlerin bulunduğu 21 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Antalya İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü’nün Antalya İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü ile müşterek olarak düzenlediği operasyonda gözaltına alınan 21 şüpheli, işlemleri için Manavgat İlçe Jandarma Komutanlığı’na götürüldü. Dün ve bugün jandarmada işlemleri tamamlanan şüpheliler adliyeye sevk edildi. Savcılık tarafından ifadesi alınan şüphelilerden 5’i serbest bırakıldı. 16 şüpheli ise tutuklama ve adli kontrol istemiyle sulh ceza hakimine sevk edildi. Sulh Ceza Hakimi’ne savunma yapan şüphelilerden Ömer B., Muammer A., Mustafa Y., Serkan D., Ahmet Ö. tutuklandı. Tutuklanan şüphelilerden Ahmet Ö.’nün kalp krizi geçirdiği ve Manavgat Devlet Hastanesi’ndeki ilk müdahalenin ardından Antalya’ya sevk edildiği öğrenildi. Diğer şüphelilerden Mert Ö., Refik A.’ya ev hapsi cezası verilirken, 9 şüpheli yurt dışına çıkış yasağı ve karakola imza vermek gibi adli kontrol şartlarıyla serbest bırakıldı.
Antalya’dan orman yangınlarına karşı yeni model: Riskli alan ve döneme özel "acil kod" sistemi
10 Mart 2026 Salı - 14:53 Antalya’dan orman yangınlarına karşı yeni model: Riskli alan ve döneme özel "acil kod" sistemi Antalya İli Yangın Önleme Projesi Tanıtım Toplantısı, Orman Bölge Müdürlüğü Binası Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıda, Antalya’da orman yangınlarının önlenmesine yönelik yürütülecek çalışmalar ile projenin detayları paylaşıldı. Toplantıda konuşan Vali Hulusi Şahin, Antalya’nın Türkiye’de orman varlığı açısından birinci sırada bulunduğunu, ancak bu durumun aynı zamanda büyük bir riski de beraberinde getirdiğini söyledi. Şahin, "Antalya, orman varlığı açısından Türkiye’nin birinci sıradaki şehridir. Türkiye’nin toplam orman varlığının yüzde 5’i Antalya’dadır. Aynı zamanda bu zenginlik büyük bir riski de beraberinde getiriyor. Nitekim her yıl orman yangınları nedeniyle büyük miktarda alanımızı kaybediyoruz. Türkiye tarihinin en büyük orman yangını da 2021 yılında Antalya’nın Manavgat ilçesinde çıktı ve 60 bin hektar ormanlık alanı kaybettik" ifadelerini kullandı. "Esas olan, yangının çıkmadan önlenmesi" Orman yangınlarının söndürülmesinin hem ekonomik hem de insani açıdan çok ağır sonuçlar doğurduğunu belirten Şahin, asıl hedefin yangınların çıktıktan sonra söndürülmesi değil, hiç meydana gelmeden önlenmesi olduğunu vurguladı. Geçen yıl çok sayıda görev şehidi verildiğini hatırlatan Şahin, her yıl benzer acıların yaşandığını ifade ederek, "Orman yangınlarının söndürülmesi çok büyük zahmet, çok büyük maliyet; hem ekonomik hem de insan maliyetine sebebiyet veriyor. Geçen yıl çok sayıda görev şehidi verdik. Her yıl benzeri durumlar oluyor. Dolayısıyla esas olan, orman yangınlarının söndürülmesinden ziyade orman yangınlarının hiç oluşmadan önlenmesi. Bunu başardığınız zaman çok daha az maliyetle bu meseleyi çözmüş oluyorsunuz" dedi. Son 5 yıldaki tüm yangınlar haritaya işlendi Vali Şahin, meslek hayatının 40 yılını orman yangınlarıyla mücadelede geçiren, Orman Genel Müdür Yardımcılığı görevinden emekli Nurettin Doğan’ın fikir babalığı ve proje yöneticiliğinde yürütülen çalışma kapsamında Antalya Orman Yangınlarını Önleme Projesi’nin hazırlandığını söyledi. Proje kapsamında bir önleme planının da oluşturulduğunu belirten Şahin, bu planın kitapçık haline getirilerek tüm paydaşlara sunulduğunu kaydetti. Projede öncelikle "alan daraltma" yönteminin benimsendiğini ifade eden Şahin, 20 bin kilometrekarelik bir şehirde her noktada aynı düzeyde tedbir alınamayacağını belirterek, riskli alanların tespitine yönelik titiz bir çalışma yürütüldüğünü anlattı. Şahin, "Son beş yılda Antalya’da çıkan tüm orman yangınları tespit edildi ve haritaya işlendi. Böylece yangın yönünden kritik alanlar ortaya çıktı. Bunun yanında bölgede görev yapan, geçmişte görev yapmış, bölgede yaşayan ve bölgeyi bilen herkesle de aylardır görüşülüyor. Böylece kritik yerler net şekilde tespit edildi ve bunları paydaşlarımızla paylaştık" diye konuştu. Riskli zamanlar da ayrıca belirlendi Sadece riskli alanların değil, yangın açısından tehlikenin arttığı dönemlerin de belirlendiğini aktaran Şahin, tehdidin yaz aylarının tamamını kapsamadığını, özellikle kuzeyli rüzgarların kuvvetli estiği ve havayı kuruttuğu dönemlerde riskin yükseldiğini söyledi. Şahin, "Orman yangını açısından riskli alanların belirlenmesinden sonra riskli zamanları da çalıştık. Hangi dönemlerde risk oluşuyor, buna baktık. Gördük ki bunlar yaz aylarının tamamını kapsamıyor. Özellikle kuzeyli rüzgarların fazlaca estiği, fırtına seviyesine ulaştığı ve havayı çok kuruttuğu dönemlerde risk artıyor. Bu dönemlerde, bu yerlerde tedbir aldığımızda meselenin önemli kısmını çözmüş olacağız" dedi. Muhtar, çiftçi, imam, öğretmen ve kamu personeli sisteme dahil edilecek Projenin bilinçlendirme ayağına da dikkat çeken Şahin, belirlenen riskli bölgelerde yaşayan vatandaşların yanı sıra muhtarlar, çiftçiler, sulama kooperatifleri, cami imamları, okul müdürleri, öğretmenler ve bölgede görev yapan kamu personelinin sistemin bir parçası olacağını söyledi. Vali Şahin, bu kişiler için planlı bir farkındalık ve hazırlık mekanizması kurulacağını belirterek, "Böylece o bölgelerde yaşayan insanlarımız, muhtarlarımız, çiftçilerimiz, sulama kooperatifleri, cami imamlarımız, okul müdürlerimiz, öğretmenlerimiz ve o bölgede görev yapan tüm kamu kuruluşlarının personeli bu sistemin içinde olacak" ifadelerini kullandı. "Bir acil kodu yayınlandığında hepsi teyakkuza geçecek" Vali Şahin, belirlenen riskli dönemlerde ilgili kişilerin "acil kod" sistemiyle uyarılacağını, bu uyarının ardından herkesin plan dahilinde hareket edeceğini belirtti. Şahin, "Bir acil kodu yayınlandığında hepsi bu plan dahilinde teyakkuza geçecek, tedbirli olacak ve yangın ile ilgili risk teşkil eden faaliyetlerden hem uzak duracak hem de başkalarını uzak tutacak. Yani kendisi de uzak duracak, tedbirini de ona göre alacak" dedi. Yangınları önlemekten sorumlu kurumların da önlemlerini yine bu riskli alanlarda yoğunlaştıracağını dile getiren Şahin, böylece sınırlı kaynakların hedef odaklı şekilde kullanılacağını söyledi. Şahin, "Böylece biz spesifik noktalarda, spesifik dönemlerde müteyakkız olacağız. Bunu başardığımız zaman elimizdeki mahdut kaynaklarla hedef odaklı bir faaliyet yapmış olacağız" diye konuştu. Amaç, yangın mevsimi başlamadan hazırlığı tamamlamak Uygulamanın orman yangını mevsimi başlamadan önce devreye alınacağını belirten Şahin, hazırlıkların önceden tamamlanacağını, mevsim başladığında ise ilgili birimlere acil kodun ulaştırılarak tedbirlerin plan dahilinde hayata geçirileceğini ifade etti. Şahin, "Bu çalışma orman yangını mevsimi öncesinde yapılacak ve herkes hazırlıklı olacak. Mevsim başladığı zaman ise hazırlığını yapmış olduğumuz vasıtalarla bu acil kod ilgili birimlere ulaştırılacak ve tedbirler plan dahilinde harekete geçirilecek" dedi. "Başarılırsa Türkiye’ye model olacak" Antalya’da uygulanacak projenin başarıya ulaşması halinde Türkiye için örnek bir model haline gelebileceğini vurgulayan Şahin, her ağacın korunmasının büyük bir kazanım olduğunu söyledi. Vali Şahin, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Özetle Antalya ili orman yangınlarını önleme planı bu. Eğer önümüzdeki yangın mevsiminde uygulayacağımız bu projeyi başarıyla gerçekleştirebilirsek, bu aynı zamanda Türkiye için de bir model olacaktır. Ben bunu başaracağımıza inanıyorum. Her bir ağacı kurtarmak bizim için büyük bir zafer demektir. Bunun için çalışıyoruz."
Serik’te "ebru, hat ve naht" sanat sergisi açıldı
10 Mart 2026 Salı - 14:34 Serik’te "ebru, hat ve naht" sanat sergisi açıldı Serik’te, Halk Eğitimi Merkezi ile Serik Gençlik Merkezi iş birliğinde düzenlenen "ebru, hat ve naht" sanat sergisi sanatseverlerle buluştu. Mevlid-i Nebi etkinlikleri kapsamında hazırlanan temalı eserlerin yer aldığı sergi yoğun ilgi gördü. Sergide, usta öğreticiler rehberliğinde kursiyerler tarafından hazırlanan toplam 33 eser sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Ebru, hat ve naht sanatının örneklerinin yer aldığı eserler, ziyaretçiler tarafından ilgiyle incelendi. Sergi hakkında bilgi veren Halk Eğitimi Merkezi Müdürü İbrahim Türkmen, Mevlid-i Nebi etkinlikleri kapsamında anlamlı bir çalışma gerçekleştirdiklerini belirterek şunları söyledi: "Peygamberimiz Hazreti Muhammed (Sallallahü teala aleyhi ve sellem) Efendimizin doğumunun bin 500’üncü yılı dolayısıyla Serik Halk Eğitimi Merkezi olarak ebru, hat ve naht sanatlarından oluşan bir sergi düzenledik. Sergide yer alan 33 eser, kursiyerlerimizin hazırladığı çalışmalar arasından seçildi. Amacımız bu sanatları halkımıza ve öğrencilerimize tanıtarak önemini vurgulamak. Ayrıca Ramazan ayı içerisinde olmamız sebebiyle bu manevi atmosferi sanatla birleştirmek istedik. Kursiyerlerimizin yaklaşık iki aylık emeğini sergilemekten mutluluk duyuyoruz. Bu tür kurs ve sergilerimiz önümüzdeki dönemlerde de devam edecek." Serik Gençlik Merkezi spor salonunda gerçekleştirilen açılışa İlçe Milli Eğitim Müdürü İkram Ekiz, Halk Eğitimi Merkezi Müdürü İbrahim Türkmen, Gençlik Merkezi Müdürü İsa Seyyar, okul müdürleri, kursiyerler ve öğrenciler katıldı. Bir gün sürecek olan sergi, gün boyunca vatandaşların ziyaretine açık olacak.
Kepez’de her gün iftar, her gün bereket
10 Mart 2026 Salı - 13:17 Kepez’de her gün iftar, her gün bereket Kepez’de Ramazan ayının manevi iklimi, her gün kurulan iftar sofralarıyla yaşanıyor. Ramazan’ın on dokuzuncu gününde Duraliler ve Avni Tolunay mahalle sakinleri, aynı sofrada oruçlarını açmanın mutluluğunu paylaştı. Kepez Belediyesi’nin Ramazan ayının on dokuzuncu gününde kurulan iftar sofraları Duraliler ve Avni Tolunay mahalle sakinlerini bir araya getirdi. Duraliler Mahallesi kapalı pazar alanında düzenlenen ve yoğun katılımın olduğu iftar programında vatandaşlar aynı sofrada oruçlarını açmanın heyecanını yaşadı. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz de, iftar yemeğinde mahalle sakinleriyle bir araya geldi. Başkan Kocagöz, iftar öncesinde kurulan masaları tek tek dolaşarak vatandaşlarla sohbet etti. Vatandaşların Ramazan ayını tebrik ederek, hayırlı iftar dileklerini iletti. Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhuna dikkat çeken Başkan Kocagöz, aynı sofrada buluşmanın önemine vurgu yaparak Ramazan’ın toplumsal birlikteliği güçlendirdiğini ifade etti. Ramazan ayının sadece oruç tutmak olmadığını belirten Başkan Kocagöz, "Ramazan ayı sabırlı, adaletli olmak, paylaşmak, dayanışmak, birlik ve beraberlik içinde olmak demektir. İşte bizde tamda burada Kepez Belediyesi olarak sadece hizmet üretmiyoruz. Birlik ve beraberliği sağlıyoruz. Çocuklarımızın umutları, gençlerimizin hayalleri, büyüklerimizin huzur içerisinde yaşayabilecekleri bir ilçe için gecemizi gündüzümüze katıyoruz ve sizlere layık olmaya çalışıyoruz" dedi. "Birlik ve beraberlik içinde olmalıyız" Kepez yolculuğuna çıkarken, "Kepez’de hiç kimse kendini yalnız hissetmeyecek" sözlerine değinen Başkan Kocagöz, " Bizim olduğumuz yerde bir çocuğumuz üşümeyecek, bir insanımız yatağa aç girmeyecek. Belediyecilik demek budur. Yol yapmak, park yapmak bizim asli görevimizdir. Birlik ve beraberlik içinde olmalıyız. Etrafımızda yoksul insan, çaresiz insan olmamalı Bunu hep beraber sağlayacağız" diye konuştu. Dünya’daki sıcak gelişmelere de değinerek, "Elbet bir gün bu ateşi yakanlar, o ateşte yanacaklardır" diyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta Sulh Cihanda Sulh’ sözlerine değindi. Seçim döneminde vaat edilen 105 projenin 50’sini tamamladıklarını ve 98 projenin ise ilçede işler halde olduğunu söyledi. Duraliler ve Avni Tolunay muhtarlarına da çalışmalarından dolayı teşekkür eden Başkan Kocagöz, "Onlar bizim hizmet elçimiz Biz hizmet elçilerimiz, muhtarlarımız sayesinde mahallelerimizin ihtiyaçlarını çok daha rahat gözlemliyoruz. Elimizden geleni mahallelerimiz ve vatandaşlarımız için yapmaya çalışıyoruz" dedi. Başkan Kocagöz, Ramazan ayında Kepez’de her gün iftar sofralarının kurulduğunu, Dokumapark ve Kent Meydanı’nda da Ramazan etkinliklerinin düzenlendiğini söyledi. Kepez’in ortak gelecekleri olduğunu belirten Başkan Kocagöz, "Çocuklarımız, gençlerimiz, yaşlılarımız ve engellilerimiz Kepez’de bizim baş tacımız" ifadelerini kullandı.
Nineler ve torunları mendil geleneğinde buluştu: Ellerini öptükleri ninelerinin sardığı mendillerden hediyelerini aldılar
10 Mart 2026 Salı - 12:04 Nineler ve torunları mendil geleneğinde buluştu: Ellerini öptükleri ninelerinin sardığı mendillerden hediyelerini aldılar Antalya’da Olgunlaşma Enstitüsü tarafından kültürde ayrı bir yeri olan mendil geleneğini genç kuşaklara tanıtmak amacıyla "Nineler ve torunlar ile bayram geleneği" etkinliği düzenlendi. Kuşakları bir araya getiren etkinlikte nineler ve torunlar gelenekleri yeniden canlandırdı. Olgunlaşma enstitüsü Müdürü Emine Erkal, "Bu geleneği yaşatmak adına burada toplandık. Olgunlaşma enstitüleri olarak geleneği birlikte kucaklamaya ihtiyacımız var" dedi. Ramazan ve kurban bayramlarında unutulmaya yüz tutmuş, ziyarete gelen küçüklere mendil verme geleneği, Antalya’da Olgunlaşma Enstitüsü tarafından "Nineler ve torunlar ile bayram geleneği" etkinliği ile tekrar yaşatılıyor. Eski bayram geleneklerinin unutulmaması için gerçekleştirilen etkinlikte nineler ve torunlar birlikte mendil hazırladı. Mendillere torunların isimlerinin baş harfleri yazıldı ve geleneksel motifler işlendi. Hazırlanan mendillerin içerisine nineler tarafından para ve şeker konuldu, torunlar ise ninelerinin ellerini öperek hediyelerini aldılar. Gelecek ile gelenek arasında köprü kuran etkinlikte eski bayram günleri tekrar yaşatıldı. "Etkinliğin birliğimizi koruyacağına inanıyorum" Antalya Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Emine Erkal, teknolojideki hızlı gelişmelerin geleneklerin unutulmasına neden olduğunu söyledi. Geleneklerin tekrar yaşatmak adına etkinliği düzenlediğini ifade eden Erkal, "Ramazan bayramı öncesinde mendiller işlenir ve torunlarımıza ve çocuklarımıza hediye edilirdi. Bu geleneği yaşatmak adına burada toplandık. Mendiller işlendi. İçlerine şekerler kondu ve hep birlikte bu güzel geleneğimizi yaşatmış olduk. Olgunlaşma enstitüleri olarak geleneği birlikte kucaklamaya ihtiyacımız var. Son dönemde teknolojinin bu kadar arttığı ve iletişim sorunlarının yaşandığı günümüzde, bu tür etkinliklerin birliğimizi koruyacağına inanıyoruz" dedi "Geçmiş olmadan geleceğe bakamayız" Bedriye Bileydi İlkokulunda Öğretmen Nursen Yurtkulu bayramlarda çocuklara mendil verme geleneğini tekrar yaşatmak için öğrenciler ile birlikte etkinliğe katıldığını belirtti. Yurtkulu, kültürün inceliğine değinerek şöyle konuştu: "Nineler ile torunları buluşturduk, bayramda nasıl hediye veriliyorsa onu yaşatmaya çalıştık. Bugün çocuklar büyük bir keyif ile geldiler. Nineleri ile Mendillere baş harflerini işlediler, mutluydular. Bayramda büyüklerimiz mendil içinde çocuklara para verirlermiş, paranın mendil içinde verilmesinin sebebi çocukların etraftakilerin görüp utanmamasıymış. Gelenek ve göreneklerimizin bu kadar güzel bir inceliği var. Geçmiş olmadan geleceğe bakamayacağımız için bu köprüyü bir öğretmen olarak ben kurabilirim diye düşündüm." Etkinliğe katılan nine Hatice Çiftçi ise duygularını, "Çok güzel bir etkinlikti. Böyle bir şey tahmin etmiyordum. Heyecanlı geldim, mendilimi işledim" sözleriyle dile getirdi. Etkinliğe katılan öğrenci Esma Tanem Ekmekçi de, "İsimlerimizin baş harfini diktik. Mendilin içine ninelerimiz içine harçlık koyup bize verdiği geleneği sürdürdük. Geleneklerimizi yaşatmak çok güzel, içimde güzel bir his oldu." Etkinliğe katılan öğrenci Asya Lina Yıldırım ise "Mendillere isimlerimizin baş harfini işledik, çiçek ve kalp işledik. Bayramlarda yapılan çok güzel bir gelenek, tekrar canlandırmaya geldik" ifadelerini kullandı.