Yerel Haberler
Antalya
Antalya’da rüşvet iddiası davasında 3 sanığa tahliye 24 Nisan 2026 Cuma - 18:01:52 Antalya’da denetime gittikleri özel hastaneden 90 bin euro rüşvet aldıkları iddiasıyla yargılanan eski Antalya SGK İl Müdürü ile SGK iş başmüfettişleri iki sanık hakkında görülen davada, cumhuriyet savcısı mütalaasını verdi. Savcı, sanıklar hakkında rüşvet teklifinin kabul edilmemesine ilişkin düzenleme kapsamında rüşvete teşebbüs suçundan ceza uygulanmasını talep ederken, mahkeme heyeti 3 sanığın yurt dışı çıkış yasağıyla tahliyesine karar verdi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 54 sayfalık iddianameye göre, SGK iş başmüfettişleri Erdoğan Ö. ile Murat Ayhan B., 2025 yılı sağlık sektörüne yönelik programlı teftiş kapsamında Antalya’da görevlendirildi. İki müfettişe, kentte faaliyet gösteren 3 özel hastanede denetim görevi verildi. İddianamede, müfettişlerin 9 Mayıs 2025 tarihinde daha önceden tanıdıkları ve danışmanlık şirketi bulunan eski SGK Antalya İl Müdürü Selim E. ile iletişime geçtiği belirtildi. İddianamede, iki müfettişin Antalya’da sağlık alanında danışmanlık hizmeti veren Selim E.’ye denetleyecekleri hastanelerin isimlerini verdiği ve "hazırlıklı olmalarını" istediği kaydedildi. İddianamede, müfettişler ile eski il müdürü arasında zımni bir anlaşma yapıldığı, bu anlaşmayla müfettişlerin hastanelerdeki denetim ve teftişi güçleştirerek "ölümü gösterecekleri", Selim E.’nin ise iş yerlerini "hastalığa razı edeceği" değerlendirmesine yer verildi. Selim E.’nin kişisel menfaat karşılığında denetim sürecinin sorunsuz geçmesini sağlayacağı ve yaşanan sıkıntıları çözeceği öne sürüldü. Görev emirlerinde olmayan hastanelere gittikleri öne sürüldü İddianamede, şüpheli iş başmüfettişi Erdoğan Ö.’nün ilk olarak görev emirlerinde yer almayan ancak Selim E.’nin danışmanlık hizmeti verdiği Özel Antalya Meydan Tıp Merkezi ile Özel Çallı Meydan Tıp Merkezi’ne gittiği belirtildi. Erdoğan Ö.’nün daha sonra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı’nı arayarak bu hastanelere "yanlışlıkla" gittiklerini ve teftişe başladıklarını bildirdiği, ardından bu 2 hastanenin de denetim görevinin kendisine verilmesini sağladığı iddia edildi. İddianameye göre, müfettişler denetim yaptıkları hastanelerde resmi tutanak düzenlemeden sözlü uyarılarla işverenleri baskı altına aldı. Hastane yetkililerine, eksikliklerin giderilmemesi halinde 45 ila 50 milyon TL arasında idari para cezası uygulanabileceği, teşvik iptalleri ve hatta kapatma riskiyle karşı karşıya kalabilecekleri yönünde uyarılar yapıldığı öne sürüldü. İddianamede, müfettişler adına iki hastane sahibiyle pazarlık yaptığı ileri sürülen Selim E.’nin, "40-40-40 olmak üzere toplamda 120 bin istiyorlar. 40 bin müfettişin biri, 40 bin müfettişin biri ve 40 bin de komisyon için" dediği yer aldı. Şikayet sonrası polis takibe aldı Antalya Meydan Tıp Merkezi ile Çallı Meydan Hastanesi sahipleri H.U.’nun şikayeti üzerine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında Antalya Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlar Büro Amirliği ekiplerinin, 3 Temmuz 2025 tarihinde Selim E.’nin gittiği Çallı Meydan Tıp Merkezi’ne gizli kamera yerleştirdiği kaydedildi. İddianameye göre Selim E., olay günü hastane sahibinin odasında 90 bin euroyu poşet içerisinde teslim aldı. İşletme müdürü V.D.’nin, daha önceden seri numaraları alınan 90 bin euroyu Selim E.’ye verirken, "Şu 30 bin komisyon, şu 30 bin, her biri 30 bin, Murat" dediği anların kamera kaydına yansıdığı belirtildi. Bu sırada aynı hastane içerisinde bulunan iş başmüfettişi Murat Ayhan B.’yi arayan Selim E.’nin, "Üstadım şimdi Hidayet Bey’in yanına geldim, emanetinizi aldım. Ben ofise doğru geçiyorum" dediği, tüm bu anların polis tarafından yerleştirilen gizli kamerayla kayıt altına alındığı ifade edildi. Poşetten 90 bin euro çıktı Hastaneden ayrılan Selim E.’ye, aracına binmek istediği sırada Antalya İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü ekiplerince suçüstü yapıldı. Selim E.’nin elindeki poşetten 90 bin euro çıktı. Selim E. ile iş başmüfettişleri Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B. gözaltına alınarak, 4 Temmuz 2025’te tutuklandı. Rüşvet almaya teşebbüs iddiasıyla Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan tutuklu sanıklar Selim E., Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B. ile taraf avukatlarının katıldığı davanın 2. duruşmasında, sanık ve müşteki yakınları da hazır bulundu. İlk duruşmada sanıklar, mağdur ifadeleri ve taraf avukatları dinlenirken, ikinci duruşmada tanık beyanları alındı. Tanıklar, rüşvete teşebbüs operasyonuna ilişkin bilgilerinin olmadığını ifade etti. "Kamu yararı gözeten devlet memurlarıyız" Savunma yapan sanık Murat Ayhan B., Çallı Tıp Merkezi’nde yapılan denetime ilişkin, "Haziran ayında Çallı Tıp Merkezi’ne geldiğimizde işçi ifadeleri almak istedik, printer talebinde bulunduk. Printer bilgisayarımı arızalandırdı. Bunun üzerine işçiyle görüşmelerimizi not olarak aldım. Onun dışında olmayan bilgisayarın, alınmayan çıktının düzenleme şansı yok. Suçsuzum, beraatimi talep ediyorum" dedi. Sanık Erdoğan Ö. ise denetimlerin kamu yararı gözetilerek yapıldığını savunarak, "Kamu yararı gözetilerek bizim Antalya’da olmamız sebebiyle bu hastaneleri denetleme görevi de bize verildi. İlk gittiğimizde Murat Bey’in bilgisayarı çalışmadı. Şikayetçiler, kamu yararına yaptığımız işe başka anlam kazandırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Kamu yararı gözeten devlet memurlarıyız" ifadelerini kullandı. "Üzerimize kumpas kurdu" Denetlenen iş yeri sahibinin kendilerine kumpas kurduğunu ileri süren Erdoğan Ö., "Denetlenen iş yeri sahibi yapılan denetimden sonuç çıkarmış olacak ki bu denetimden kurtulmak için üzerimize kumpas kurdu. Onurum zedelenmeye çalışılmaktadır. Herhangi bir kayıtta alışverişin içinde olmadığım bellidir. Böyle bir suçu işlemedim. Tek amacım kamu düzenini sağlamaktır. Yol gösterici olmak suretiyle yapılacak işleri belirttik. Her yaptığımız işi bir amaca yönelikmiş gibi ortaya çıkarmaya çalıştılar. Böyle bir suçu işlemedim" diye konuştu. Sanık Selim E. de önceki savunmasını tekrar ederek, "Savunmamı yapmıştım. Tespit olmadığı için haklılığımı dile getiremiyoruz. Suçsuzum, beraatimi talep ediyorum" dedi. Savcı mütalaasını verdi, mahkemeden tahliye kararı çıktı Duruşmada Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, sanıklar hakkında rüşvet teklifinin kabul edilmemesine ilişkin düzenleme kapsamında rüşvete teşebbüs suçundan ceza uygulanması yönünde mütalaa verdi. Mahkeme heyeti, mütalaanın ardından tüm delillerin toplanmış olması dolayısıyla tutuklu sanıklar Selim E., Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B.’nin yurt dışı çıkış yasağı adli kontrol tedbiriyle tahliyesine karar verdi. Heyet, davayı karar duruşması için ileri bir tarihe erteledi.
24 Nisan 2026 Cuma - 16:32 Antalya’da apartman dairesindeki yangın korkuttu: 5 kişi tedbir amaçlı hastaneye götürüldü Antalya’da öğrencilerin kaldığı bir apartman dairesinin bir odasında çıkan yangın, itfaiyenin müdahalesiyle büyümeden söndürüldü. Dumandan hafif etkilenen 5 kişi kontrol amaçlı hastaneye sevk edildi. Yangın, Kepez ilçesi Kültür Mahallesi Ulusoy Caddesi üzerinde bulunan 3 katlı bir apartmanın 2’nci katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, çoğunluğu üniversite öğrencilerinin ikamet ettiği öğrenilen dairenin bir odasında henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Dumanları fark eden bina sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Adrese gelen Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ekipleri, alevleri diğer odalara ve üst katlara sıçramadan kontrol altına aldı. Yangın sonucunda evin bir odasında maddi hasar meydana geldi. Yoğun duman nedeniyle bina içerisinde bulunan ve dışarı çıkmakta güçlük çeken bir vatandaş, itfaiye ekipleri tarafından merdivenli araç yardımıyla güvenli bir şekilde tahliye edildi. Daire içerisinde bulunan ve dumandan hafif şekilde etkilendiği belirtilen 5 kişi ise sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından tedbir amaçlı hastaneye götürüldü. Hastaneye sevk edilenlerin sağlık durumlarının iyi olduğu bildirilirken, itfaiye ve polis ekipleri yangının çıkış nedenine ilişkin inceleme başlattı.
Kepez’de 32 bin 383 öğrenciye göz taraması
05 Mart 2026 Perşembe - 11:54 Kepez’de 32 bin 383 öğrenciye göz taraması Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, okul ziyaretinde öğrencilerle birlikte göz taramasına katıldı. Kepez Belediyesi, çocukların göz sağlığını korumak ve geleceğe daha sağlıklı nesiller yetişmesine katkı sağlamak amacıyla okullarda öğrencilere yönelik göz sağlığı taramaları gerçekleştiriyor. İlçedeki okullarda yürütülen göz sağlığı taramaları kapsamında bugüne kadar Kepez genelinde 159 okulda 32 bin 383 öğrencinin göz muayenesi gerçekleştirildi. Yapılan taramalarda 3 bin 341 öğrencide çeşitli görme problemleri tespit edildi. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, ilçedeki okullarda sürdürülen göz sağlığı taramaları kapsamında tarama çalışmalarının gerçekleştirildiği Mehmet Kemal Dedeman İlkokulu’nu ziyaret etti. Öğrencilerle bir araya gelen Başkan Kocagöz, taramalar hakkında bilgi verdi. Başkan Kocagöz, göz taraması yapılan alanda öğrencilerle birlikte göz ölçümü yaptırdı. Göz ölçümleri, göz numarasını hızlı şekilde belirleyen otorefraktometre cihazı ile gerçekleştirildi. 159 okulda göz taraması Okullarda yürütülen göz sağlığı taramaları hakkında bilgi veren Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, "Dünyanın en güzel şeyi çocuklar. Biz de onlar için çalışıyoruz. Bugüne kadar 159 okulumuzda 32 bin 383 öğrencimize göz taraması yaptık. Çocuklarımızın yaklaşık yüzde 10’unda göz problemi tespit edildi. Görme sorunu çıkan öğrencilerimize de hayırseverlerimiz ve belediyemizin iş birliğiyle gözlüklerini temin ederek dağıtıyoruz" dedi. Mehmet Kemal Dedeman İlkokulu’nda gerçekleştirilen taramalarda ise 260 öğrencinin göz muayenesi yapılırken, 19 öğrencide görme sorunu belirlendi.
Kasktan ceza yememek için plakasını kapattı, yediği cezayı görünce hayatının pişmanlığını yaşadı
05 Mart 2026 Perşembe - 11:44 Kasktan ceza yememek için plakasını kapattı, yediği cezayı görünce hayatının pişmanlığını yaşadı Antalya’nın Manavgat ilçesinde trafik polisinin durdurduğu plakası kağıtla kapatılmış motosikletin sürücüsüne 140 bin TL para cezası uygulanırken, motosiklet 30 günlüğüne trafikten men edildi. Kaskının çalındığını ve ceza yememek için kapattığını belirten motosiklet sürücüsü, "Plakanızı kapatmayın, kasktan cezanızı yiyin" nasihatinde bulundu. Aşağı Hisar Mahallesi Gülveren Caddesi üzerinde devriye görevi yapan Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği’ne bağlı Şahin ekibi, plakası beyaz bir kağıtla kapatılmış olan motosikleti durdurdu. 07 BDL 674 plakalı motosikleti kullanan Dilek Yıldız’a ’Araç plakasının farklı okunmasına veya okunamamasına bilerek neden olacak şekilde plakasında değişiklik yapmak suçundan’ 140 bin TL idari para cezası uygulanırken motosikleti otuz gün süre ile trafikten men edilerek yediemin otoparkına çekildi. "Vallahi bugün kaskım çalındı" Kaskını çaldırdığını belirten motosiklet sürücüsü Dilek Yıldız, trafiğin arkadan ceza yazmaması için plakayı kapattığını belirterek, "Benim yaptığımı başkaları yapmasın" dedi. Yıldız "Vallahi bugün kaskım çalındı. Ehliyetim, muayenem her şeyim tam. Kasktan ceza yemeyeyim diye, ergenlere uydum, ergenler kapatıyor ya plakayı. Ceza 150 bin lira. Plakanızı kapatmayın, kasktan cezanızı yiyin" derken gülmeyi de ihmal etmedi.
Kırmızı ışıkta geçen kamyonet ile otomobilin çarpışma anı kamerada: 1 yaralı
05 Mart 2026 Perşembe - 11:36 Kırmızı ışıkta geçen kamyonet ile otomobilin çarpışma anı kamerada: 1 yaralı Antalya’nın Manavgat ilçesinde kırımızı ışık ihlali yapan kapalı kasa kamyonetin otomobille çarpıştığı kazada kamyonet sürücüsü yaralandı. Kazayı yara almadan atlatan otomobil sürücüsünün olayı anlatışı 2020 yılında kaza sonrası Türkiye’yi güldüren ’Zavadanak Bekir’in sözlerini hatırlattı. Kaza, Yukarı Pazarcı Mahallesi 4077 Sokakta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, G.D. nin kullandığı 68 BD 371 plakalı otomobil, İbrahim Sözen Caddesi’nde yapay şelale yönünde ileleyen Cemre A.’nın kullandığı 07 JJ 631 plakalı kapalı kasa kamyonetle çarpıştı. Güvenlik kamerasına saniye saniyesine yansıyan ve kapalı kasa kamyonetin kırmızı ışık ihlali yapması sonucu meydana geldiği belirlenen kamyonet sürücüsü Cemre A. yaralandı. Yaralı, 112 sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Zavadanak Bekir’i hatırlattı Kazayı yara almadan atlatan otomobil sürücüsünün olayı anlatışı 2020 yılında kaza sonrası diyaloğuyla yüzleri güldüren ’Zavadanak Bekir’in sözlerini hatırlattı. Sürücü G. D. "Ben kırmızı ışıkta duruyordum, yeşil yandı. Arabalarla beraber gidiyordum, kırmızı ışıktan gelen sürücü bana çarptı. Burada beni iki kere döndürdü, suçlu o" ifadelerini kullandı. İftar saati nedeniyle caddede uzun araç kuyruğu oluşurken araçların kaldırılmasıyla trafik akışı normale döndü.
ATSO Başkanı Ali Bahar’ın ölümüne ilişkin davada savcı mütalaasını açıkladı
04 Mart 2026 Çarşamba - 21:34 ATSO Başkanı Ali Bahar’ın ölümüne ilişkin davada savcı mütalaasını açıkladı Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Ali Bahar’ın denizde hayatını kaybetmesine ilişkin davada Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada savcı esasa ilişkin mütalaasını açıkladı. Savcı, sanık M.S.Ç.’nin "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılmasını talep ederken, sanık Y.C.Ç.’nin ise beraatini istedi. Bahar’ın eşi Şebnem Bahar, "Bu olay kaza değil. Ali’nin o şekilde suya düşmesi mümkün değil" diyerek sanıklardan şikayetçi olduğunu söyledi. Antalya Organize Sanayi Bölgesi ve ATSO Başkanı Ali Bahar, 18 Temmuz 2024 akşamı kendisine ait "Alber" isimli tekneyle iki arkadaşıyla birlikte denize açıldı. Geceyi denizde geçiren üçlü, sabah saatlerinde limana dönmek üzere hareket etti. İddiaya göre Bahar, marinaya yanaştıkları sırada teknede oturmak için kullanılan ve "armut koltuk" olarak bilinen minderin denize düşmesi üzerine suya atladı. Tekneyi kullanan arkadaşı M.S.Ç.’nin manevra yaptığı sırada Bahar motor pervanelerinin arasında kaldı. Durumun fark edilmesinin ardından 112 Acil Çağrı Merkezi’nden yardım istendi. Sahil Güvenlik ekipleri tarafından sudan çıkarılan Bahar, ambulansla Kemer’deki özel bir hastaneye kaldırıldı. Ağır yaralı olarak hastaneye götürülen Bahar, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Ali Bahar’ın cenazesi, ATSO’da düzenlenen törenin ardından Uncalı Mezarlığı’nda toprağa verildi. "Kanlar içinde suda gördüm" Kemer Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, M.S.Ç. ve Y.C.Ç. hakkında "taksirle ölüme neden olma" suçundan 2 yıldan 6’şar yıla kadar hapis cezası talep edildi. Şüpheli M.S.Ç., iddianameye yansıyan ifadesinde olay gününü şu sözlerle anlattı: "Tekneyi Ali Bahar kullandı. Phaselis koyuna demirledik. Birlikte yemek yedik, alkol aldık ve denize girdik. Sabah Kemer’e doğru hareket ettik. Marinaya yaklaşırken armut minderlerden birinin denize düştüğünü söyledi. Mindere yaklaşmak için manevra yaptım. Tornistan yapmamı istedi. Tornistan hareket ettikten birkaç saniye sonra Ali’yi göremedim. Motoru durdurup arkaya koştum. Ali’yi kanlar içerisinde suda gördüm." "Üçümüz de birbirimize fiziksel olarak yakın değildik" Teknede bulunan Y.C.Ç. ise olay sırasında herhangi bir temas yaşanmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Olay günü herhangi bir tartışmamız olmadı. Olay anında hiçbir temasım olmadı. Ne o bana temas etti ne de ben onu ittim. Üçümüz de birbirimize olay anında fiziksel olarak yakın değildik. Teknede hiçbir şekilde ve hiç kimse arasında yakınlık olmadı. Bizim aramızdaki yakınlığın olay anı ve sonucu ile de bir bağı yoktur. Olay anında sevgi amaçlı veya şakalaşma amaçlı dahi olsa herhangi bir temasım olmadı." "Davacı ve şikayetçiyim" Müşteki Şebnem Bahar’ın Cumhuriyet Başsavcılığında alınan beyanı da dosyaya girdi. Bahar ifadesinde şu sözlere yer verdi: "Ali Bahar benim 1992 yılında resmi nikah ile evlendiğim eşimdir. Kendisi uzun yıllardır denizci lisansına sahiptir. Sık sık denize açılır. Tecrübeli bir denizcidir. Olayı öğrendiğim gün yaşadığım şok nedeniyle tansiyonum yükseldi ve alelacele alınan ifadede Sahil Güvenlik personeline şikayetçi olmadığımı söyledim. Ancak o sırada çevremdeki insanların baskı kurması sebebiyle böyle bir ifade vermem gerektiği söylendi. Bu olay neticesinde çeşitli sağlık problemleri yaşadım ve hayati nitelikte bir ameliyat oldum. Olay anına ilişkin bana verilen bilgiler ile dosyadaki bilgiler arasında ciddi farklılıklar olduğunu öğrendim. Tekne kaptanımız Fatih beyden aldığım bilgi doğrultusunda teknemiz karaya vites tornistanda, kontak kapatılmış vaziyette sahil güvenliğe teslim edilmiştir. Tarafımın da uzun yıllardır denizcilik tecrübesi bulunması sebebiyle bu hususun tekneyi o an kullanan M.S.Ç.’nin kusurlu hareketi olduğu kanaatindeyim. Bu hususun incelenmesini talep ediyorum. Olay günü teknede bulunan M.S.Ç. ve Y.C.Ç. isimli şahıslardan ve daha sonra tespit edilecek diğer şahıs veya şahıslardan davacı ve şikayetçiyim." Mahkeme dosyayı ağır cezaya göndermişti Dosya ilk olarak Kemer 4. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından görülmeye başlandı. Ancak mahkeme, olayda "kasten öldürme" ihtimali bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vererek dosyayı Antalya Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi. Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya müştekiler, avukatlar ve tutuksuz sanık M.S.Ç. katılırken, sanık Y.C.Ç. duruşmaya SEGBİS aracılığıyla bağlandı. "En yakın arkadaşımı kaybettim" Tutuksuz sanık M.S.Ç., duruşmada yaptığı savunmada Kemer’de görülen önceki duruşmalarda verdiği beyanları tekrar ettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: "Daha önce Kemer’de verdiğim beyanlara ilavem yoktur. Ali çok eski ve özel arkadaşımdır. 30 yılı aşan bir dostluğumuz vardı. Haftanın iki üç günü görüşürdük, her gün telefonla konuşurduk. Nikah şahidimdi. Oğlunun doğduğu günü bildiğim bir insandı. En yakın arkadaşımı ve dostumu kaybettiğim için derin bir üzüntü içerisindeyim. Orada bulunmuş olmaktan dolayı çok üzgünüm ve çok pişmanım. Kendisi çok ısrarcı bir kişilikti. Kazanın meydana geldiği tarihte organize ettiği tekne turuna beni sürekli arayarak davet etti. Tüm ısrarlara rağmen katılmak istemediğimi belirtmeme rağmen kendisini çok sevdiğim için tekne turuna katıldım. Tekne turuna katıldığım için büyük pişmanlık duyuyorum. Bu turun gerçekleşmemesi için her zaman itiraz ettim. Ta ki 13 Temmuz haftasına kadar. Çok yakın bir arkadaşımın annesi vefat edince 1 hafta erteledik. Bu seyahatin yapılması konusunda çok istekli ve çok ısrarcıydı. Bu durumun ortaya çıkmaması adına orada bulundum. Bunun dışında orada bulunduğum için çok pişman ve üzgünüm. Arkadaşlığı korumak adına çelişkili bir ifadem olmuştu fakat daha sonra açıklamamı düzelttim. Bu durumu Ali Bahar’ın vefatından sonra, ilk duruşmadan önce eşi Şebnem hanımın hayati bir operasyonu vardı, daveti üzerine kendisiyle görüştüm ve her şeyi o operasyondan önce anlattım. Olayın o anını içimde her zaman yaşadım. Bir türlü kamera kayıtlarına bakamadım. Ancak bu duruşmaya çıkmadan bir hafta önce kamera kayıtlarına baktım. Kamera kayıtlarındaki dakikalar, sanık C.’nin 112 ile konuşmaları ve orada yaşanan can pazarını tekrar izledim. Anlattıklarımla kamera kayıtlarının örtüştüğünü gördüm. En yakın arkadaşımı kaybettiğim ve o ortamda bulunduğum için pişmanım. Beraatimi istiyorum." "25-30 yıllık denizcilik geçmişim var" Müşteki avukatının olay anında tornistan yapıp yapmadığına ilişkin sorusunu da yanıtlayan M.S.Ç., şöyle devam etti: "Ben C.’nin verdiği beyanları bilmiyorum. Çünkü kendisi teknede bayılmıştı. Teknede yaşadığı korku anı 112 kayıtlarına yansımıştır. 25-30 yıllık denizcilik geçmişim vardır. Bu anlamda tekne kullanımına ilişkin yeterli tecrübeye sahibim. Diğer sanık C.’nin, Ali Bahar denize atladıktan sonra benim tornistan manevrası yaptığıma dair beyanına diyeceğim yok." "Bir can pazarı yaşadık" Tutuksuz sanık Y.C.Ç. ise savunmasını SEGBİS aracılığıyla yaptı. Bodrum’da sabit bir düzeni ve evi bulunduğunu belirten Y.C.Ç., Ali Bahar’ın davetlisi olarak teknede bulunduğunu söyleyerek suçlamaları reddetti. Olayın kendisi için de ağır bir travma olduğunu dile getiren Y.C.Ç., şu ifadeleri kullandı: "Bodrum ilçesinde sabit bir düzenim ve evim var. Savunmamı SEGBİS üzerinden yapacağım. Ali beyin arkadaşı ve davetlisi olarak teknedeydim. Suçlamaları reddediyorum. Hâlâ bu konuyu konuşmak benim için çok güç. Kimsenin şahit olmaması gereken çok üzücü, çok ağır bir hadise yaşandı. Bunun etkileri benim üzerimde de hala devam ediyor. Gelişen olaylar silsilesi içerisinde orada bir can pazarı yaşadık. Bu bir kazaydı. Elimden geleni yaptım. Olay çok ani gelişti. Olayın ardından çok ciddi bir çaba sarf ettik. Bunu yaşayan bilir. Allah düşmanımın başına vermesin. Keşke böyle olmasaydı. Elimizden geleni yaptık. Ali bey çok kıymetli bir insandı, benim için de çok kıymetliydi. Ben hayatımda hiç kaza geçirmedim, herhangi bir kaza anına da tanıklık etmedim. Ne önemli ne de önemsiz bir kazaya dair hiçbir bilgim yok. Ben de M. gibi cesaretimi yeni toplayarak olay görüntülerini yeni izledim ve konuşmaları yeni dinledim. Yardım isteme sebebiyle o an insanlara yalvarıyordum. Olay yaşandıktan sonra defalarca platforma inerek Ali’yi tekneye çıkarmaya çalıştım. Başaramayacağımı anlayınca tekrar yukarı çıktım. Onu kurtarmak için elimden geleni yaptım ama başaramadım. Ali beyi oturduğum yerden son gördüğüm yer, teknenin arka kısmında platforma geçilecek kapının önüydü. Bence arka platforma indi. Ondan sonra alkollü olduğu için düştü ya da atladı, o anı bilmiyorum. Düştüğü ana dair bir ses duymadım. Kaza olan yer marinanın önüdür. Güvenlik kameralarının orayı görmemesi düşünülebilir değil. Çok büyük bir şanssızlık." "Bu olay kaza değil" Duruşmada söz alan Ali Bahar’ın eşi Şebnem Bahar ise yaşadıkları sürecin çok ağır olduğunu belirterek sanıklardan şikayetçi olduğunu söyledi. Şebnem Bahar, şu ifadeleri kullandı: "Daha önce hiç adliyeye gelmedim. İlk kez eşimin ölümüyle ilgili buraya geldim. Ali bey Antalya için çok değerli bir insandı. Son bir buçuk yıldır yaşadıklarımızı kelimelerle anlatamam. Çok ciddi sağlık sorunları yaşadım, ölümden döndüm. Çocuklarım için ayakta duruyorum. Duyduklarıma ve gördüklerime inanamıyorum. M.’nin söylediği ‘yakın arkadaş’ kelimesine inanamıyorum. Son nefesime kadar her iki sanıktan da şikayetçiyim. Ben denizci kızıyım, çocukluğum okyanuslarda geçti. Bu olay kaza değil. Ali beyi gördükleri yer çelişkili. Orası bizim üçüncü odamız gibiydi. Ben o teknede her şeyi biliyorum. Anlattıkları her şey yalan. Ali’nin o suya o şekilde düşmesi mümkün değil." Bahar ayrıca sanık Y.C.Ç.’nin olay günü teknede madde kullandığını öğrendiğini öne sürerek, "C. teknede sabah saat 08.00’de madde kullanmış. Bilirkişi raporu Ali’nin tek başına düşmediğini ispatlıyor. Duymamalarına, görmemelerine ihtimal yok" dedi. Şebnem Bahar, duruşma salonundan çıkarıldı Müşteki Şebnem Bahar, eşi Ali Bahar’ın teknenin arka kısmındaki platforma düşme anının çıkardığı sesi gösterebilmek için duruşma sırasında masaya vurdu. Mahkeme başkanı, duruşma düzenini bozduğu gerekçesiyle Şebnem Bahar’ın salondan çıkarılmasına karar verdi. Savcı mütalaasını açıkladı Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada savcı esasa ilişkin mütalaasını açıkladı. Savcı, sanık M.S.Ç.’nin "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılmasını, sanık Y.C.Ç.’nin ise beraatini talep etti. Mahkeme heyeti, sanıkların adli kontrol tedbirlerinin kaldırılması taleplerini reddederken, müşteki avukatının dosyaya yansıyan ses kayıtlarının çözümlenmesi talebini kabul etti. Diğer talepler ise reddedildi. Mahkeme heyeti duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Antalya’da yaşlı çiftin evi alevlere teslim oldu
04 Mart 2026 Çarşamba - 20:44 Antalya’da yaşlı çiftin evi alevlere teslim oldu Antalya’da yaşlı bir çiftin yaşadığı iki katlı müstakil evde yangın çıktı. Alevlere teslim olan ikamet kullanılamaz hale gelirken, yangına müdahale etmek isterken dumandan etkilenen yaşlı adam hastaneye kaldırıldı. Yangın, saat 18.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Yeşildere Mahallesi 1168 sokak üzerinde bulunan iki katlı evin üst katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, eşi ile birlikte yaşadığı Mehmet Pehlivan’a (80) ait iki katlı müstakil evin üst katında henüz bilinmeyen bir nedende yangın çıktı. Evde kimsenin bulunmadığı bir sırada ikametten dumanlar çıktığını gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yangına ilk müdahaleyi yaşlı adamın komşuları ve Antalya Emniyet Müdürlüğü’nün bölgede oluşturduğu polis noktasında görevli memurlar yaptı. Mahallede büyük panik yaşanmasına neden olan ve kısa sürede alevlerin sardığı ikamete vatandaşlar hortumlarla müdahale etti. 1 saatte söndürülebildi Vatandaşlar alevlerin birbirine bitişik konumda bulunan diğer evlere sıçramaması için büyük çaba harcarken, olay yerine gelen Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri yangına müdahale etti. İlk olarak alevlerin diğer evlere sıçramasını engelleyen itfaiye ekiplerinin yaklaşık 1 saatlik çalışmasının ardından yangın tamamen söndürüldü. Bu sırada evini saran alevlere komşuları ile birlikte müdahale etmek isteyen Mehmet Pehlivan dumandan etkilendi. Yaşlı adama olay yerinde bulunan 112 Acil Sağlık ekipleri tarafından ilk oksijen verilirken kontrol amacıyla hastaneye götürüldü.
Kepez Meclisi’nden eğitim ve sağlık yatırımlarına tam destek
04 Mart 2026 Çarşamba - 16:40 Kepez Meclisi’nden eğitim ve sağlık yatırımlarına tam destek Kepez Belediye Meclisi Mart ayı oturumunda ilçenin eğitim ve sağlık altyapısına katkı sağlayacak kararlara imza attı. Hisse payı Kepez Belediyesi’ne ait Kuzeyyaka Mahallesi’ndeki 31134 ada 1 nolu taşınmaz okul yatırımı yapılmak üzere 25 yıllığına Milli Eğitim Bakanlığına, Kütükçü Mahallesi’ndeki park alanı da Aile Sağlığı Merkezi yapılması için 25 yıllığına Sağlık Bakanlığına tahsis edilmesi için Başkan Mesut Kocagöz’e yetki verildi. Kepez Belediye Meclisi’nin, Mart ayı olağan toplantısı Başkan Mesut Kocagöz başkanlığında gerçekleştirildi. Kepez meclisinde 33 yazılı, 7 önerge olmak üzere 40 gündem maddesi görüşüldü. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan meclis toplantısında, siyasi partilerin grup sözcüleri konuştu. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz de, birlik ve beraberlik ayı olan Ramazan ayının hayırlara vesile olması dileklerini iletti. Dünyadaki sıcak gelişmeler değinerek, "Bütün dünyada şu an kan ve gözyaşı var. Savaşın kazananı yoktur. Savaşta çocuklar ölür. Savaşta insanlar ölür, doğa ölür. Gerçek güç aslında bir çocuğun hayatını korumaktır. Gerçek güç barışı savunabilmektir. İşte, bizim önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk yıllar öncesinde ne güzel söylemiş; ’Yurtta sulh, cihan sulh’ demiş. Bu söz aslında insanlığın vicdanıdır. Dünyayı ancak bu şekilde koruyabiliriz" dedi. "Silahlar sussun" Başkan Kocagöz, Kepez meclisinden dünyaya seslenerek, "Artık şu silahlar bir sussun, kan bitsin. Dünyayı ateşe verenler bir gün bu ateşte yanacaklar. Özellikle söylüyorum. Türklere kimse bulaşmasın. Türk’ü ayağa kaldırmak zordur, Türk ayağa kalktığı zaman oturtmaları çok daha zordur. Biz Türk milleti olarak hep barışı savunduk ve savunmaya devam edeceğiz. Allah birlik ve beraberliğimizi bozmasın. Her zaman birlik ve beraberlik içerisinde olalım. Bu bayrak her zaman dalgalansın. Biz NATO’nun en büyük ordusuyuz. İnanıyorum ki; yeni nesil daha da güçlü yapmak zorunda" diye konuştu. "Fatma öğretmen bizi çok üzdü" İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Borsa İstanbul Mesleki Teknik Anadolu Lisesi’nde öğrencisi tarafından bıçaklanarak öldürülen öğretmen Fatma Nur Çelik’e Allah’tan rahmet yakınlarına da başsağlığı dileklerinde bulunarak, "Öğretmenimiz bizi çok üzdü. Ama beni üzen bir başka konu ise gençlerimizin bu ruh hali. Sadece öğretmeler değil, ailelere ve bizlere büyük görevler düşmekte Yeni nesle sahip çıkmamız gerekli Sorgulamamız gereken konular var. Maalesef teknolojinin getirdiği bir yozlaşma var" dedi. Konuşmaların ardından Şubat ayı meclisinde alınan kararlar görüşülerek, oy birliğiyle kabul edildi. Yavuz Selim Mahallesi ve Kuzeyyaka mahallelerine semt evi yapılması amacıyla protokol ve işlemlerin yürütülmesi için Başkan Kocagöz’e yetki verildi. Mart ayı meclisinde; Barış Mahallesi 2927 sokak üzerinde bulunan parka İsmet Paşa Parkı, Varsak Esentepe Mahallesi 13. Cadde ile 7014 Sokak kesişimindeki parka Mehmet Çavuş Parkı, yine aynı mahallede 7112- 7113 sokak kesişimindeki parka Durmuş Kula Parkı, Erenköy Mahallesi 4861- 4851 Sokaklar arasında bulunan parkta Erenköy Parkı olarak isimlendirildi. Eğitime destek Kepez Meclisi, ilçenin eğitim altyapısına katkı sağlayacak yine önemli bir karara da imza attı. Şubat ayı meclis toplantısında, Kuzeyyaka Mahallesi’nde belediyenin hisseli olduğu bir parsel üzerinde önemli bir karar alındı. 31134 ada 1 nolu taşınmaz, 1/1000 ölçekli imar planında ortaokul alanı olarak belirlenen alan üzerindeki belediye hissesi, okul yatırımı yapılmak üzere Milli Eğitim Bakanlığı adına 25 yıl süreyle tahsis edilecek. İlçeye yeni bir okul yatırımı kazandıracak gündem maddesi için Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’e yetki verildi. Kepez’e sağlık yatırımı Kepez Belediyesi meclisi, Kütükçü Mahallesi’nde 29038 adada bulunan park alanına Aile Sağlığı Merkezi yapılması ve 25 yıl süreyle Sağlık Bakanlığı’na tahsis edilmesi konusunda da Başkan Kocagöz’ü yetkilendirdi. Kepez hizmet araç filosunu büyütüyor Kepez Belediyesi Mart ayı meclis toplantısında, ilçeye daha iyi hizmet verebilmek amacıyla da önemli kararlar alındı. Fen İşleri Müdürlüğü hizmetlerinden kullanılmak üzere 5 adet damperli kamyon, Temizlik İşleri Müdürlüğü hizmetlerinde kullanılmak üzere 3 adet kazıcı, yükleyici kepçe, 2 adet damperli kamyon, 1 adet dorseli atık taşıma tırı, belediye hizmetlerinin aksamadan etkin bir şekilde yürütülmesi için park yapım, bakım ve yeşil alanları sulama çalışmalarında kullanılmak üzere 2 adet su arazözü, 1 adet damperli kamyon, 1 adet kamyonet (tek kabin), 1 adet kamyonet (çift kabin) 1 adet sepetli vinç alınması için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan gerekli izinlerin alınabilmesine yönelik meclis kararı oy birliğiyle kabul edildi. Yazılı gündem maddelerinin ardından meclise önergeyle sunulan 7 gündem maddesinin görüşülmesine geçildi. Mülkiyeti belediyeye ait Gülveren Mahallesi’nde 3760 sokak ile 3710 sokak kesişimindeki park alanına Yeni Kuşak Köy Enstitüler Derneği tarafından Köy Enstitüleri Kültür Merkezi binası yapılarak belediyeye devredilmesi hususu oy birliğiyle kabul edildi.