Yerel Haberler
Antalya
Rıza Perçin: "2-2’lik sonuç bizi üzdü" 01 Mart 2026 Pazar - 23:44:03 Antalyaspor Başkanı Rıza Perçin, Fenerbahçe karşısında alınan 2-2’lik beraberliğin ardından yaptığı açıklamada, "2-0 öne geçtik, daha farklı olabilirdi. Genel tabloya baktığımızda bugün üzülen taraf biziz" dedi. Trendyol Süper Lig’in 24. haftasında Antalyaspor, sahasında Fenerbahçe ile 2-2 berabere kaldı. Karşılaşma sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Antalyaspor Başkanı Rıza Perçin, sergilenen oyunun skora yansımamasından dolayı üzgün olduklarını dile getirdi. "60 dakika müthiş bir oyun vardı" Maça oldukça etkili başladıklarını hatırlatan Başkan Perçin, "Maç 2-2 sona erdi ancak biz bu sonuca sevinmiyoruz. 2-0 öne geçtik, daha farklı olabilirdi. Yaklaşık 60 dakika çok iyi bir oyun ortaya koyduk. Futbolcu kardeşlerimizi ve teknik ekibimizi kutluyorum. Taraftarlarımız da 90 dakika boyunca müthiş bir destek verdi" ifadelerini kullandı. "3. golü bulabilirdik" Hafta içi yapılan hazırlıkların sahaya yansıdığını ancak son bölümde stres yaşadıklarını belirten Perçin, "Hafta içi çok iyi çalışılmıştı. Son dakikalarda biraz stres yaşadık. 3. golü de bulabilirdik. Ancak genel tabloya baktığımızda bugün üzülen taraf biziz" şeklinde konuştu. Hakemlere cesaret çağrısı Hakem yönetimiyle ilgili de değerlendirmelerde bulunan Perçin, "Hakem arkadaşların biraz daha cesaretli olmasını istirham ediyoruz. Zaman zaman sıkıntılar yaşayabiliyoruz" dedi. "Alınan puan elbette kıymetli" Fenerbahçe’nin gücüne vurgu yapan Başkan Rıza Perçin, "Fenerbahçe gibi büyük bir takıma karşı alınan bir puan elbette kıymetli. Ancak oyuna baktığımızda 2-2’lik sonuç bizi üzmüştür" diyerek sözlerini noktaladı.
01 Mart 2026 Pazar - 20:57 Trendyol Süper Lig: Antalyaspor: 1 - Fenerbahçe: 0 (İlk yarı) Trendyol Süper Lig’in 24. haftasında Antalyaspor, sahasında Fenerbahçe ile karşılaşıyor. Müsanakanın ilk yarısı ev sahibi ekibin 1-0 üstünlüğüyle sonuçlandı. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 9. dakikada Antalyaspor’un çıkarken kaptırdığı topu önünde bulan Kerem Aktürkoğlu, kaleci Cuesta’nın önde olduğunu görerek yaptığı vuruşta top yan ağlarda kaldı. 33. dakikada orta sahada topu kapan Kerem Aktürkoğlu, ceza sahası yayına kadar topu sürüp yerden şutunu çekerken, meşin yuvarlak kaleci Cuesta’da kaldı. 38. dakikada ceza sahası dışından Bünyamin Balcı’nın sert şutunu, kaleci Ederson kornere çeldi. 43. dakikada sağ kanattan ceza sahası içerisine giren Ballet, son çizgiye kadar inip yerden içeriye çevirdiği topa Soner Dikmen dokunarak ağlarla buluşturdu. 1-0 Stat: Corendon Airlines Park Hakemler: Alper Akarsu, Mehmet Kısal, Bahtiyar Birinci Antalyaspor: Cuesta, Hüseyin Türkmen, Veysel Sarı, Gianetti (Bünyamin Balcı Dk. 28), Paal, Soner Dikmen, Ceesay, Ballet, Storm, Doğukan Sinik, Van de Streek Yedekler: Abdullah Yiğiter, Samet Karakoç, Bahadır Öztürk, Dzhikiya, Abdülkadir Ömür, Erdoğan Yeşilyurt, Saric, Boli, Kerem Kayaarası Teknik Direktör: Sami Uğurlu Fenerbahçe: Ederson, Nelson Semedo (Mert Müldür dk. 20), Yiğit Efe Demir, Oosterwolde, Levent Mercan, Matteo Guendouzi, N’Golo Kante, İsmail Yüksek, Marco Asensio, Kerem Aktürkoğlu, Cherif Yedekler: Tarık Çetin, Mert Günok, Brown, Kamil Efe Üregen, Fred, Oğuz Aydın, Musaba, Nene, Alaettin Ekici Teknik Sorumlu: Zeki Murat Göle Gol: Levent Mercan (dk. 43 k.k.) (Antalyaspor)
HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan: "Taşeronda tarih yazdık, şimdi sıra ev işçilerinin haklarında"
10 Ocak 2026 Cumartesi - 12:59 HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan: "Taşeronda tarih yazdık, şimdi sıra ev işçilerinin haklarında" HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan’ın katılımıyla Antalya’da düzenlenen "Kayıtdışı İstihdamla Mücadele Ev İşçileri" çalıştayında konuşan Arslan, "Türkiye’nin köklü sorunlarından biri olan taşeron işçiliğinde kararlı bir mücadele yürüttük ve taşeron işçilerini kamu kadrosuna dahil ederek tarihî bir başarıya imza attık. Bugün 104 bin ev işçisi üyemizle önemli bir başarı elde ettik; hedefimiz yüz binlercesini daha sendikal haklarla buluşturmak" dedi. Antalya’da HAK-İŞ Konfederasyonu tarafından "Kayıtdışı İstihdamla Mücadele Ev İşçileri" konulu çalıştay, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Bir otelde düzenlenen program, saat 09.30’da saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Açılış bölümünde HAK-İŞ Konfederasyonu’nun 50. Yıl Filmi gösterildi. Ardından Hizmet-İş Sendikası Komitesi Başkanı Hatice Ayhan ile HAK-İŞ Kadın Komitesi Başkanı Fatma Zengin konuşmalarını yaptı. "Mazlumların bizden alacağı var" HAK İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan yaptığı konuşmada, "Bugün sendikal hareketin, Türk endüstri ilişkileri sistemi açısından ne kadar önemli bir görevi üstlendiğini bir kez daha görüyoruz. Bu mücadelemizde destek veren, yanımızda olan, bizimle heyecanlanan, bizimle birlikte geleceğe umutla bakan herkese başta Sayın Bakanımız olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Allah hepinizden razı olsun. Biz ülkemizin, bölgemizin ve küremizin tüm mağdur ve mazlumlarının bizden alacaklı olduğuna inanıyoruz. Genel kurul kararımız da bize bu sorumluluğu yükledi. Bu sorumluluğun farkındayız. Dünyanın herhangi bir köşesinde, inancı, dili, yaşadığı coğrafya ne olursa olsun bir mazlum varsa onun yanında olmak zorundayız. Çünkü onların bizden alacakları var ve bizim de bu borcu ödememiz gerekiyor" dedi. "Taşeron mücadelesi önemli bir başarı hikâyesi yazdı" "Ülkemizin mazlumları ve mağdurları için de sorumluluklarımız var, bunları yerine getirmek zorundayız" diyen Arslan, "1980’li yılların sonunda işçilerinin Borçlar Kanunu kapsamından çıkarılarak İş Kanunu kapsamına alınması için başlattığımız büyük fakat zorlu mücadeleyi, Allah’a şükür başarıyla tamamladık. İş Kanunu’nda yapılan düzenlemelerle bu işçiler için önemli bir başarı hikâyesi yazdık. Türkiye’nin ne yazık ki köleleri olmuş meselelerinden biri olan kamuda taşeron işçileri konusunda da vazgeçilmez ve geri adım atmayan bir mücadele yürüttük. Aylar değil, yıllar süren zorluklarla karşılaştık fakat sonunda taşeron işçilerini kamu çalışanı kadrosuna dahil ederek önemli bir kazanım elde ettik" diye konuştu. Kayıt dışı istihdama karşı net bir duruş Bugün ev işçilerinin sendikal örgütlenmesi, İş Kanunu kapsamına alınması, sosyal güvenlik sisteminden tam olarak yararlanması ve toplu sözleşme haklarına kavuşması için yürüttükleri mücadelede de aynı kararlılığı sürdürdüklerini belirten Arslan, "Kayıt dışı istihdamın ortadan kaldırılması için kapsamlı bir yaklaşım sergiliyoruz. Elbette her zaman olduğu gibi önce mevzuatı, sonra konfederasyonumuzu, ardından işçileri ikna etmekte zorluklar yaşadık. Taşeron mücadelesinde olduğu gibi, "Bu yapılabilir mi?" diye soranlara karşı kararlılıkla şunu anlattık: Bu insanların bizden alacakları var ve mücadele etmek zorundayız" şeklinde konuştu. Ev işçilerinde 104 bin üyeye ulaşan tarihî başarı Bugün 100 binleri aşan, 104 bine ulaşan ev işçisi üyelerinin olduğunu söyleyen Arslan, "Bu, hep birlikte yazdığımız büyük bir başarı hikâyesidir. Çünkü bu insanlara karşı bir borcumuz olduğunu biliyoruz. Uluslararası sendikal hareketin ilkeleriyle uyumlu şekilde, bu insanlara insan onuruna yakışır bir iş ve onurlu bir ücret mücadelesi yürütüyoruz. Zorluklar elbette var ama biz zorlukları aşarak bugünlere geldik. Konfederasyonumuzun mücadele tarihi ortadadır. Henüz 4 yaşındayken 12 Eylül darbesinin ağır bedellerini ödedik. 28 Şubat sürecinde millet iradesinin yanında durduğumuz için ağır yaptırımlarla karşılaştık. O dönem sivil toplum adına konuşan pek çok kesim, milletin değil vesayetin yanında yer aldı. Biz ise milletimizin yanında dimdik durduk. Bu mücadele yıllar sürdü ama bedeli de, onuru da bize aittir. Sayın Cumhurbaşkanımızın çeşitli programlarda ifade ettiği gibi, biz bu hareketi kurulduğu günden bu yana aynı ilke ve hedeflerle sürdürüyoruz. Sesimiz değişse de hedeflerimizden asla vazgeçmeyeceğiz" ifadelerini kullandı. Ev işçilerinin iş kanunu kapsamına alınması için kararlı adımlar "Ev işçileri mücadelesine baktığımızda tablo nettir" diyen Arslan, "Uluslararası Çalışma Teşkilatı (ILO)’nun verilerine göre dünyada 1,5 milyon çalışan var ve bunların yüzde 90’ından fazlası kadınlarındır. Bizde ise 10 günden az çalışan kayıtlı işçi sayısı yalnızca 4 bin 100’dür. Kayıtlı olup 10 günden daha fazla çalışan işçi sayımız 28 bindir. Toplam 1,5 milyon pastada sadece 32 bin kayıtlı çalışan kardeşlerimiz var. Bu tablo bizim için korkutucu. İşte bu tabloyu değiştirmek için çalışıyoruz. 104 bin üyemizin arkasından yüz binlerce ev işçisine daha ulaşmak ve onların sendikal haklara kavuşmasını sağlamak zorundayız. Hedefimiz nettir. Ev işçilerinin İş Kanunu kapsamına alınması, toplu sözleşme hakkına kavuşması, kayıt dışılığın ortadan kaldırılması ve sosyal güvenlik sistemine tam katılımın sağlanmasını istiyoruz. Ayrıca uluslararası sendikal platformlarda da bu konuyu gündeme taşıdık. Kamu Çalışanları Uluslararası Federasyonu’nun (PSI) 2023 Kongresi öncesinde hazırladığımız karar tasarısını kabul ettirdik ve ev işçileri hakkında uluslararası bir karar çıkmasını sağladık. Bu mücadele hem ulusal hem uluslararası düzeyde yürüttüğümüz ve başarıyla ilerlettiğimiz bir süreçtir" dedi. "Ev işçilerinin hak mücadelesi uluslararası platformlara taşındı" Arslan, ev işçileri için yürütülen mücadelenin yalnızca ulusal değil, uluslararası ölçekte de karşılık bulduğunu vurgulayarak, PSI 2023 Kongresi’nde ev işçilerine yönelik kararın kabul edilmesinin önemli bir kazanım olduğunu kaydetti. "Hedefimiz açıktır" diyen Arslan, ev işçilerinin İş Kanunu kapsamına alınması, toplu sözleşme hakkı elde etmesi, kayıt dışılığın tamamen ortadan kaldırılması ve sosyal güvenlik sistemine tam katılımın sağlanması için kararlılıkla çalışmaya devam edeceklerini belirtti. Arslan, "104 bin üyemizle bu mücadelenin omurgasını oluşturuyoruz. Ancak asıl hedefimiz, yüz binlerce ev işçisinin daha sendikal haklarla buluşmasıdır. Bu süreç, hem ülkemizde hem de uluslararası alanda başarıyla yürüttüğümüz bir mücadeledir ve aynı kararlılıkla devam edecektir" diyerek konuşmasını tamamladı. Mevzuat eksiklikleri ve örgütlenme modelleri değerlendirildi Çalıştayda, "Ev İşçileri Açısından Mevzuatın Yetersizlikleri ve Hukuki Boşluklar", "Ev İşçilerinin Örgütlenmesi: Zorluklar ve Yeni Temsil Modelleri", "Kayıtlı İstihdamın Önündeki Engellerin Tespiti ve Mevzuat Çözüm Önerileri", "Örgütlenme ve Eğitim Boyutu", "İş Sağlığı ve Güvenliği – Şiddet ve Tacizle Mücadele" başlıkları altında kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. Alanında uzman akademisyenler, ev işçilerinin yaşadığı yapısal sorunlar ile çözüm önerilerine ilişkin sunumlarda bulundu.
Bakan Işıkhan: "Ülkemizde ev hizmetlerinde çalışanlar, 4857 sayılı İş Kanunu’nun kapsamı dışında tutulmuştur"
10 Ocak 2026 Cumartesi - 12:40 Bakan Işıkhan: "Ülkemizde ev hizmetlerinde çalışanlar, 4857 sayılı İş Kanunu’nun kapsamı dışında tutulmuştur" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, kadınların işgücü piyasasındaki haklarına önem verdiklerini belirterek, "Ek 9 sigortalılığı ve Kolay İşverenlik uygulamalarıyla ev hizmetlerinde çalışanların korunmasına yönelik önemli adımlar atılmıştır. Kadınları; işgücü piyasası, sendikal örgütlenme hakkı, çalışma saatleri, iş-aile uyumu gibi başlıca çalışma şartları da dahil olmak üzere her alanda güçlendirmeye büyük önem veriyoruz" dedi. Antalya’da HAK-İŞ Konfederasyonu tarafından "Kayıtdışı İstihdamla Mücadele Ev İşçileri" konulu çalıştay, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Bir otelde düzenlenen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Açılış bölümünde HAK-İŞ Konfederasyonu’nun 50. Yıl Filmi gösterildi. Ardından Hizmet-İş Sendikası Komitesi Başkanı Hatice Ayhan ile HAK-İŞ Kadın Komitesi Başkanı Fatma Zengin ve HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan konuşmalarını yaptı. Programda konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Vedat Işıkhan, özellikle, "Ev İşçileri Çalıştayı"nı düzenleyerek çalışma hayatımızda önemli bir inisiyatif alan, başta HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Aslan olmak üzere, bu konuda çalışan, fikir ve çözüm üreten herkesi tebrik etti. Bakan Işıkhan, "Çalışma hayatında, sosyal diyalog ilkemizi, birlik ve beraberlik şuurumuzu içselleştirerek, her konuya çözüm odaklı ve sağ duyulu yaklaşan, emeğin hakkını müdafaa hususunda, her zaman elini taşın altına koymaktan çekinmeyen başta Genel Başkanımız Mahmut Arslan başta olmak üzere HAK-İŞ camiamızın her bir ferdine, bugüne kadar ortaya koymuş oldukları değerli çalışmalar için de ayrıca şükranlarımı sunuyorum. Bu vesileyle, HAK-İŞ’in 50. Kuruluş yıl dönümünü bir kez daha kutluyorum. Metodu veya modeli ne olursa olsun; çalışmak, üretmek ve ekmeğini helalinden kazanmak için verilen emek ve dökülen alın teri; çeyrek asırdır, ülkemize ve aziz milletimize hizmet etmek için durmaksızın icraat üreten hükümetimiz için her daim paha biçilemez bir değer olmuştur" şeklinde konuştu. "Geçen 24 yıl boyunca da bu hedefimize ulaşmak için gece gündüz çalıştık, çabaladık" Bakan Işıkhan, tüm vatandaşlarının refahını, hakkını ve hukukunu korumak için çalıştıklarını belirterek, "2000’li yılların başında, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, ülkemizin yönetimini devralırken, ülkemizin her bir ferdinin refahının, hakkının, hukukunun korunması için, başta emek mücadelesi olmak üzere geçmiş yönetimlerin atıl bıraktığı her alanda adaleti sağlamak üzere yola çıkmıştık. Hamdolsun; geçen 24 yıl boyunca da bu hedefimize ulaşmak için gece gündüz çalıştık, çabaladık. Türkiye’yi adeta, sıfırdan alıp en yüksek standartlara çıkardık, çıkarmaya da devam ediyoruz. Öncelikle, ekonomi ve çalışma hayatı politikalarından başlayarak, sosyal hayatı huzura kavuşturacak, milletimizin yüzünü güldürecek her adımı tereddüt etmeden attık. Özellikle çalışma hayatının çözülemez olarak görülen sorunlarının büyük bir kısmı, hükümetlerimiz döneminde çözüldü. Sosyal diyalog, istişare kültürü, ortak hareket anlayışı ve çok sesli karar mekanizmaları yine bizim hükümetlerimiz eliyle, yeniden canlandırıldı. Tabi bu süreçte yalnız değildik. Sosyal paydaşlarımız, sendikalarımız, konfederasyonlarımız, akademi camiamız, sivil toplum kuruluşlarımız bu gelişim sürecinde her daim yanımızda oldular ve destekçimiz oldular" diye konuştu. "Mevcut sorunların çözümü için de ciddi bir mesai harcadığımızın bilinmesini isterim" Hızla gelişen teknolojiye ve sürekli dalgalanan finansal sisteme ayak uydurmak için yoğun mesai harcadıklarını ifade eden Bakan Işıkhan, "Bir taraftan istihdamı artırırken bir taraftan da bu artışa paralel olarak, nitelikli işgücünün yetiştirilmesi, kayıtlı istihdamın teşvik edilmesi, başta kadınlar ve gençler olmak üzere nispeten daha kırılgan olan grupları, çalışma hayatında daha da güçlendirecek politikaları hayata geçirdik. Bunların yerli ve milli kalkınma mücadelemize, katma değer üretecek hale getirilmesi için bütüncül bir emek politikası gütmenin derdinde olduk. Bu kapsamda, kadın istihdamını artıracak yeni programlarla birlikte mevcut sorunların çözümü için de ciddi bir mesai harcadığımızın bilinmesini isterim. Kadın istihdamının artışıyla birlikte ortaya çıkan veya geçmişe oranla yaygınlık kazanan esnek çalışma modellerine yönelik tedbirleri, çağın şartlarına uygun çalışma hayatı dönüşümlerini de gerçekleştirmemiz gerektiğinin farkındayız" ifadelerini kullandı. "Ülkemizde ev hizmetlerinde çalışanlar, 4857 sayılı İş Kanunu’nun kapsamı dışında tutulmuştur" Çalıştayın ana temasını oluşturan; ev hizmetleri tam olarak böyle bir değişim ve dönüşüme ihtiyaç duyan bir çalışma modeli olarak karşılarına çıktığını söyleyen Bakan Işıkhan, "Bildiğiniz gibi, ev hizmetleri, işin, özel hane içerisinde görülmesi nedeniyle klasik işyeri anlayışından ayrılan, kendine özgü bir istihdam alanıdır. Bu sebeple ülkemizde ev hizmetlerinde çalışanlar, 4857 sayılı İş Kanunu’nun kapsamı dışında tutulmuştur. Bu alan; temizlikten bakıma, çocuk ve yaşlı hizmetlerinden bahçe işlerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsamakta ve özellikle kadın emeğinin yoğun olduğu önemli bir çalışma biçimini oluşturmaktadır. Dolayısıyla iş ilişkisi, İş Kanunu’na dayalı bir iş sözleşmesiyle değil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen hizmet sözleşmesiyle kurulmaktadır. Bunun doğal bir sonucu olarak da; kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, iş güvencesi gibi İş Kanunu kaynaklı haklardan yararlanılamamaktadır. Benzer şekilde ev hizmetleri, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun kapsamının da dışındadır. Ancak bu durum, çalışanın tamamen korumasız olduğu anlamına gelmemektedir" dedi. "Hayata geçirilen Kolay İşverenlik uygulaması, ev hizmetleri alanında önemli bir kolaylık sağlamaktadır" Bakan Işıkhan son olarak, "Türk Borçlar Kanunu’nun, 417’nci maddesi uyarınca; işveren, iş sağlığı ve güvenliği için gerekli her türlü önlemi almakla yükümlüdür. Bu alandaki önemli bir avantaj ise; vergi boyutunda karşımıza çıkmaktadır. Gelir Vergisi Kanunu’nun 23’üncü maddesi gereği, ev hizmetlerinde özel kişiler tarafından çalıştırılanların ücretleri gelir vergisinden istisna edilmiştir. Hayata geçirilen Kolay İşverenlik uygulaması, ev hizmetleri alanında önemli bir kolaylık sağlamaktadır. Ev hizmetlerinde; ayda 10 gün ve daha fazla sigortalı çalıştıran ve daha önce işveren tescili bulunmayan gerçek kişiler, e-Devlet üzerinden başvuru yaparak kolaylıkla Kolay İşverenlik sistemine dahil olabilmektedir. Kolay İşverenlik uygulaması; bürokratik işlemleri azaltan, dijitalleşmeyi esas alan, vatandaş odaklı ve erişilebilir bir yaklaşımdır. Ek 9 sigortalılığı ve Kolay İşverenlik uygulamalarıyla ev hizmetlerinde çalışanların korunmasına yönelik önemli adımlar atılmıştır. Kadınları; işgücü piyasası, sendikal örgütlenme hakkı, çalışma saatleri, iş-aile uyumu gibi başlıca çalışma şartları da dahil olmak üzere her alanda güçlendirmeye büyük önem veriyoruz. Ben de bir Sosyal Hizmet Hocası olarak özellikle çocuk, yaşlı, hasta bakım işçileri ile ev işçilerinin ihtiyaçlarını ve sorunlarını yakından takip ediyorum. Akademisyenlik hayatım boyunca sağlık ve sosyal hizmet işkolundaki sendikalarla, bakım hizmetleri konusunda çeşitli faaliyetlerde katkı sağlamaya gayret ettim. Evde bakım modeli, sosyal hizmetlerin çok önemli bir alanıdır. Dolayısıyla evde bakım işlerinin bu perspektifle geliştirilmesi, hem sendikacılığa, hem de örgütlenmeye önemli katkılar sağlayacaktır. ILO’nun 4 temel sosyal koruma ayağından biri olan; Bakım Sigortası’nın da Uzun Süreli Yaşlı Bakım Sigortası ülkemizde hayata geçmesi için çalışmalar yapıyoruz. Bu nedenle bakım alanında daha birçok yetişmiş profesyonele ihtiyaç olacak. Tabi sağlık riski barındırmayan, eğitim gerektirmeyen evde bakım işi dışındaki diğer ev işlerinde, genel işlerde de ülkemizde giderek artan ihtiyaç var. Örgütlenme çok yönlü bir bakış açısı ile yapıldığında hem hak arayışının gücü, hem de çalışmanın cazibesi artar. Evde çocuk bakımı, yaşlı bakımı, hasta bakımı gibi diğer ev işlerinde de örgütlenme mücadelesini çok değerli buluyorum" şeklinde konuştu.
Muratpaşa’da 2025 yılında 928 bin 662 kilogram atık ayrıştırıldı
10 Ocak 2026 Cumartesi - 10:40 Muratpaşa’da 2025 yılında 928 bin 662 kilogram atık ayrıştırıldı Antalya’da Muratpaşa Belediyesi tarafından yürütülen Çevreci Komşu Kart projesiyle ilçe sakinleri, 2025 yılında 928 bin 662 kilogram atığı kaynağında ayrıştırarak geri dönüşüme kazandırdı. Bunun karşılığında Muratpaşalıların kartlarına yüklenen toplam tutar 1 milyon 182 bin 371 lira oldu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen ‘Sıfır Atık’ projesinin temelini oluşturan Çevreci Komşu Kart, Muratpaşa Belediyesi tarafından Nisan 2016’da iki mahallede pilot uygulama olarak başlatıldı. Elde edilen başarının ardından proje, tüm Muratpaşa’ya yayıldı. 2025 yılı boyunca evlerden toplanan cam, kağıt, plastik ve metal ambalaj atıklarının toplamı 928 bin 662 kilograma ulaştı. Toplanan atık türleri arasında yüzde 64 oranla plastik ilk sırada yer alırken, bunu yüzde 25 oranında kağıt atık izledi. Geriye kalan oran ise cam ve metal atıklardan oluştu. Ayrıca,132 bin kilogram da tekstil atığı toplandı. İlçe sakinleri, bu atık karşılığında 452 bin 802 lira kazanç sağladı. Bununla birlikte 2 bin 517 parça elektronik atık ve 25 bin 320 litre atık yağ da Çevreci Komşu Kart kapsamında toplandı. Elektronik atıklar ve atık yağlardan ilçe sakinlerinin kartlarına yüklenen tutar ise 500 bin liraya yaklaştı. Proje kapsamında, kaynağında ayrıştırılan atıklar, belediye ekipleri tarafından evlerden belli bir ücret karşılığında toplanıyor. Toplanan atıkların karşılığı olarak ilçe sakinlerinin Çevreci Komşu Kartları’na ücret yatırılıyor. Para kart özelliği taşıyan Çevreci Komşu Kart, Türkiye genelinde alışverişlerde ve online ödemelerde kullanılabiliyor, ayrıca biriken bakiyeler tüm bankamatiklerden nakit olarak çekilebiliyor.
Bitki koruma ürünlerinin doğru kullanımı izlenecek
09 Ocak 2026 Cuma - 16:51 Bitki koruma ürünlerinin doğru kullanımı izlenecek Bitki koruma ürünlerinin doğru kullanımı ve izlenebilirliğinin sağlanması amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hayata geçirilecek B-REÇETE Sistemi hakkında; ziraî ilaç bayileri, reçete yazma yetkilileri ve sektör paydaşlarına yönelik bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Bitkisel üretimin yoğun olarak yapıldığı Antalya’da, Expo 2016 Antalya Kongre Merkezi’nde düzenlenen yüksek katılımın olduğu toplantının" açılış konuşmasını yapan Antalya İl Tarım ve Orman Müdürü Fırat Erkal, Antalya’nın tarımsal üretimde Türkiye’nin en önemli merkezlerinden biri olduğunu vurguladı. Türkiye’deki örtü altı üretim varlığının yaklaşık yarısının Antalya’da bulunduğunu belirten Erkal, bu durumun Antalya ilini bitki koruma uygulamaları açısından da stratejik bir konuma taşıdığını ifade etti. "Antalya’da bin 910 reçete yazma yetkilisi bulunuyor" Türkiye genelinde bitki koruma ürünü satışı yapan bayilerin yaklaşık yüzde 9’unun Antalya’da faaliyet gösterdiğini, il genelinde görev yapan bin 910 reçete yazma yetkilisinin bulunduğu ve ülke genelinde bulunan bitki koruma ürünü uygulayıcısının yaklaşık yüzde 12 sinin Antalya İlinde olduğunu belirtti. Bu güçlü altyapı sayesinde söz konusu sistemin Antalya’da başarıyla uygulanmasının, tüm Türkiye’de başarılı olacağının önemli bir göstergesi olacağını dile getiren Erkal, bitki sağlığının yalnızca bitkilerle sınırlı olmadığını vurgulayarak; insan sağlığı, çevre sağlığı, hayvan sağlığı ve gelecek nesillerin sağlığını doğrudan etkileyen bütüncül bir konu olduğunu ifade etti. Erkal, sürdürülebilir ve devrim niteliğinde bir sistemin kararlılıkla hayata geçirileceğine olan inancını da sözlerine ekledi. Toplantıda konuşan Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Yunus Bayram ise bitkisel üretimde zirai mücadelenin kaçınılmaz olduğu, bu mücadelenin doğru yönetilmesi gerektiğinin altını çizdi. "Sistem sayesinde hangi tarlada, hangi ürüne, ne kadar bitki koruma ürünü kullanıldığı il, ilçe ve parsel bazında izlenebilecek" B-REÇETE Sisteminin Türkiye’de bir ilk olduğuna dikkat çeken Bayram, "Bayiden üreticiye, reçete yazandan müdürlüklere kadar herkes bu sistemin bir paydaşıdır. Sistem sayesinde hangi tarlada, hangi ürüne, ne kadar bitki koruma ürünü kullanıldığı il, ilçe ve parsel bazında izlenebilecektir" şeklinde konuştu. "B-Reçete 1 Temmuz 2026’da tüm illerde uygulanmaya başlayacak" Bayram, B-Reçete Sistemi’nin 4 pilot ilde 5 etken madde ile uygulanmaya başlandığını, 1 Temmuz 2026’da ise tüm illerde uygulanmaya başlanacağını ve sistemle artık zirai ilaç üreten, satan ve uygulayanların hepsinin elektronik olarak kaydedilip ve izleneceğini belirtti. Sistem zirai ilaçların hatalı ve gereğinden fazla kullanımı ile pestisit kalıntısının önlenmesinde önemli katkı sağlayacağını belirtti. Sistemin hâlen geliştirme aşamasında olduğunu belirten Bayram, ÇKS ve TÜKAS gibi mevcut sistemlerle entegre şekilde çalışacağını, kullanıcıların katkı ve önerileriyle zaman içerisinde daha da güçleneceğini ifade etti. Bayram, amaçlarının üreticiyi zorlamak değil; tarımsal üretimde ihtiyaç kadar, doğru dozda ve doğru zamanda ilaç kullanımını sağlamak olduğunu vurguladı. Toplantının bilgilendirme bölümünün ardından Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Yunus Bayram katılımcıların B-REÇETE Sistemine ilişkin sorularını yanıtladı. Toplantıya ziraî ilaç bayileri, üreticiler, oda ve birlik temsilcileri, teknik personel ile tarım sektörünün paydaşları katılım sağladı.