ÇEVRE - 02 Haziran 2026 Salı 08:51

Aydın’da ilaçlama çalışmaları başladı

A
A
A
Aydın’da ilaçlama çalışmaları başladı

Aydın genelinde artan sivrisinek ve haşere şikayetleri üzerine, Cumhuriyet Halk Partili 10 ilçe belediye başkanı ortak bir kararla kent genelinde ilaçlama çalışması başlatılacağını duyurdu.


CHPli belediye başkanlarının yayınladıkları ortak açıklamanın ardından dün akşamdan itibaren kentte ilaçlama çalışmaları başladı.


Açıklamada, "Vatandaşlarımızın sivrisinek ve haşere istilasıyla baş başa bırakılmasını kabul etmiyoruz. Sivrisinek ve haşere istilasıyla vatandaşlarımızın hem sağlığını hem de yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bu ihmalkarlığa seyirci kalamayacağız. Vatandaşlarımızın mağdur olmaması adına bu akşamdan itibaren Cumhuriyet Halk Partili 10 ilçe belediyesi tarafından ilaçlama gerçekleştirilecektir. Halk sağlığı ihmale teslim edilemez" ifadelerine yer verildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Düğünlerde para çalmıştı, bu kez ATM’de yaşlıları hedef aldı Adana’da geçen yıl davetsiz katıldığı düğünlerde para çaldığı gerekçesiyle tutuklanan ve cezaevinden tahliye edilen adam, bu kez ATM’lerde yaşlı vatandaşları hedef aldı. Yardım etme bahanesiyle yaklaştığı yaşlıların paralarını el çabukluğuyla çaldığı belirlenen şüpheli, polis ekiplerince yakalanarak yeniden tutuklandı. Olay, 3 Nisan günü Yüreğir ilçesine bağlı PTT Evleri Mahallesi 75. Yıl Bulvarı üzerindeki ATM’lerin bulunduğu bölgede meydana geldi. İddiaya göre, Erdoğan K., para çekmek için ATM’ye geldiği sırada, telefonla konuşuyormuş gibi yapan S.E. (49)., yaşlı adamın yanına yaklaşarak yardım teklif etti. Para çekme işlemi sırasında ATM’den çıkan parayı alan şüpheli, el çabukluğuyla 7 bin TL’yi cebine koyup kalanını Erdoğan K.’ye verdi. Daha sonra bölgeden ayrıldı. Eve gidince parasını sayan Erdoğan K., eksik olduğunu fark ederek durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine çalışma başlatan İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık ve Yankesicilik Büro Amirliği ekipleri, güvenlik kamerası görüntülerini incelemeye aldı. Polis ekipleri, şüphelinin 2025 yılında Sarıçam ilçesindeki iki ayrı düğün salonuna davetsiz girerek para dolu zarfları ve takı kutusundaki nakit paraları çalan S.E. olduğunu tespit etti. Yapılan araştırmada şüphelinin aynı ATM yöntemiyle 3 kişiyi daha mağdur ettiği, toplamda 40 bin TL çaldığı belirlendi. Saklandığı adres belirlenen S.E., düzenlenen operasyonla yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki sorgusunda, "Paraya ihtiyacım vardı aldım. Paraları da harcadım" dediği öne sürülen şüpheli, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan S.E., tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Adana Adana’da 13 yaşındaki Ela Naz’dan 4 gündür haber alınamıyor Adana’da 4 gündür kayıp 13 yaşındaki Ela Naz Suci’yi arama çalışmaları sürerken annesi Gonca Sözbir (48), kızının hayatından endişe ettiğini belirterek yardım çağrısında bulundu. Edinilen bilgiye göre, merkez Çukurova ilçesi Huzurevleri Mahallesi’nde yaşayan 13 yaşındaki Ela Naz Suci’den cumartesi gününden bu yana haber alınamıyor. Ailenin kayıp başvurusunda bulunmasının ardından polis ekiplerince çalışma başlatıldı. Ancak aradan geçen 4 güne rağmen kız çocuğuna ait bir ize rastlanmadı. Kızının bulunması için çağrıda bulunan anne Gonca Sözbir, "Cumartesi günü eski mahallemize gitmiştik. Kızım, oradaki parkta arkadaşlarıyla oturacağını söyledi. Daha sonra kendisinden haber alamadık. Gitmek istese daha önce de evden gidebilirdi. Başına bir şey gelmiş olabilir. Kızımı görüp haber veren olursa çok sevinirim. Kızım 13 yaşında, çok saf bir çocuk. Giderken üzerinde siyah tişört, altında ise bol paça pantolon vardı. Birinin götürdüğünü düşünüyorum. Çünkü benden hiç ayrı kalmadı. Çok kötü durumdayım. Uykuyu unuttuk. Aramadığımız yer kalmadı. Ne diyeceğimi bilemiyorum" dedi. Kızına çağrıda bulunan Sözbir, "Beni dinliyorsan; kendi iradenle gittiysen ya da birileri seni zorla götürdüyse, fırsatını bulursan kaç. Hayatından endişe ediyorum. Çocuğum daha çok küçük, aklıma kötü şeyler geliyor. Kim götürdüyse kızımı geri getirsin. Söz veriyorum, şikayetçi olmayacağım" diyerek gözyaşlarına boğuldu. Polis ekiplerinin kayıp kızın bulunması için çalışmalarını sürdürdüğü öğrenildi. Aile ise Ela Naz’ı gören veya yerini bilenlerin güvenlik güçlerine bilgi vermesini istedi.
Gaziantep Cinayeti işledikten sonra yemek yemişler Gaziantep’te 30 Ağustos 2025’te parkta motosikletli şahısların silahlı saldırısına uğrayarak hayatını kaybeden 18 yaşındaki Mehmet Akdeniz’in ölümüne ilişkin davada sanığın savunması dikkat çekti. Sanık, olayın ardından bağ evine giderek yemek yediklerini ve yaşananları arkadaşlarına anlattıklarını ifade etti. Gaziantep’te 30 Ağustos 2025’te parkta motosikletli şahısların silahlı saldırısına uğrayarak hayatını kaybeden 18 yaşındaki Mehmet Akdeniz’in ölümüne ilişkin davanın 3’üncü duruşması Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada, tutuklu sanıklar, sanık avukatları, maktul aile ve avukatları hazır bulundu. "Olaydan sonra yemek yedik" Duruşmada savunma yapan Sanık Ş.Z., "Annem beni arayarak ablamın evinin kurşunlandığını söyledi. Bunun üzerine ailemle birlikte ablamın evine gittik. Evin camında üç adet kurşun izi gördüm. Daha sonra Muhammet Arda Ç.’yi aradım. Telefonu açtı ve bana, ‘Ablanın evine ateş eden bizdik, ne olmuş yani? İstersen bir araya gelip konuşalım’ dedi. Ben de akşam saatlerinde buluşabileceğimizi söyledim. Sanık Volkan bana ne olduğunu sordu. Başta anlatmak istemedim ancak ısrar edince yaşananları anlattım. Böylece diğer sanıklar da olayı öğrenmiş oldu. Muhammet Murat D.’yi maktulün arayıp aramadığını ya da mesaj atıp atmadığını hatırlamıyorum. Ancak Murat abi bana, maktulün kendisini aradığını ve beni sorduğunu söyledi. Murat abi de ona, ‘Evet, seni soruyorum. Bir kardeşimle ilgili bir mesele var, onu çözelim’ şeklinde cevap vermişti. Daha sonra buluşmaya karar verdiler ve maktul Murat’a konum gönderdi. O sırada tüm sanıklar aynı evdeydi. Hepimiz aynı motosiklete binemediğimiz için Volkan bizimle gelemeyeceğini söyledi. Volkan’a ait araca üç kişi bindik ve olay yerine gittik. Maktul ile iki kişinin parkta oturduğunu gördük. Motosikletten inmeden yanlarına doğru yaklaştık. Maktul bizi görünce eliyle işaret etti. Ardından maktulün yanındaki şahıs bize ateş açtı. Bunun üzerine Murat abi de karşı tarafa ateş etmeye başladı. Olay yerinde sağa ya da sola kaçabileceğim bir alan yoktu. Panik halinde motosikleti onların bulunduğu yöne sürdüm. Hiç durmadan maktul ve arkadaşlarının yanından geçerek uzaklaştım. Geçerken yerde yatan ya da vurulmuş kimseyi görmedim. Olay yerinden ayrılırken arkamdan dört-beş el silah sesi daha duydum. Daha sonra bağ evine gittik. Dört kişiydik ve yanımızda başka kimse yoktu. Olaydan sonra yemek yedik ve yaşananları konuştuk. Volkan abi bize kızarak, ‘Neden böyle bir şey yaptınız’ dedi. Daha sonra kolluk kuvvetleri tarafından yakalandık. Böyle bir olayın yaşanmış olmasından dolayı üzgünüm" dedi. "Maktul ile aramda husumet yoktu" Sanık Muhammet Murat D., "Olaydan bir gün önce sanıklardan Eyüp beni aradı ve Ümit ile birlikte olduğunu, alkol aldıklarını söyledi. Gece saat 23.00 sıralarında yanıma geldiler. Birlikte alkol aldık, ardından uyuduk. Sabah Volkan beni arayarak yanıma gelmek istediğini söyledi. Yanında sanık Ş.’nin de olduğunu belirtti. Daha sonra sanık Ş. ağlayarak ablasının evinin kurşunlandığını anlattı. Kendisine polise haber verip vermediklerini sordum. Bana sürekli tehdit edildiklerini söyledi. Ben de kimsenin durduk yere tehdit etmeyeceğini söyledim ve karşı tarafı arayarak konuşmayı teklif ettim. Volkan, kadınların bulunduğu bir eve ateş edilmemesi gerektiğini söyleyerek tepki gösterdi. Karşı taraf da cevap verdi. Daha sonra taraflar birbirlerinden özür diledi. Eve ateş eden kişinin Mehmet olduğunu söylediler. Mehmet’in yerini öğrenebilecek ortak bir arkadaşımıza ulaştım. Maktul Mehmet Akdeniz’i tanıyıp tanımadığını sordum ve olayı anlattım. Arkadaşım, Mehmet’in böyle bir şey yapmayacağını söyledi. Ben de konuyu konuşup halledelim dedim. sanık Ş. ve ailesi ağlamaya devam edince üzüldüm. Daha sonra maktul bana ulaştı. sanık Ş.’nin anlattıklarını bildiğini, ancak benim bilmediğim bazı şeyler olduğunu söyledi. Buluşmak için konum göndereceğini belirtti ve bir yerde görüşmeyi teklif etti. Bir süre sonra Volkan, sanık Ş. ve Eyüp dışarı çıktı. Nereye gittiklerini sorduğumda motosiklet almaya gittiklerini söylediler. Daha sonra Volkan’ı aradım ve gidip konuşmamız gerektiğini söyledim. Ardından sanık Ş. ve Eyüp geri geldi. Önce araba ile gitmeyi düşündük, ancak daha sonra motosikletle gitmeye karar verdik. Mavi motosiklete sanık Ş. ile birlikte bindik. Motosikleti sanık Ş. kullanıyordu. Benim amacım yalnızca sanık Ş. ile birlikte gidip konuşmaktı. Eyüp ve Ümit’in olaydan haberi yoktu, aslında bağ evine gideceklerdi ve bu nedenle bizimle gelmişlerdi. Olay yerine vardığımızda maktul beni arayarak nerede olduğumuzu sordu. Ben de yolda olduğumuzu söyledim. Parka ulaştığımızda silah sesi duydum. Bunun üzerine silahımı çıkardım ve yere doğru ateş ettim. sanık Ş. de ‘Silah var’ diye bağırıyordu. Silah sesleri devam edince şarjördeki tüm mermileri kullandım. Daha sonra olay yerinden ayrıldık. Eyüp’ü arayarak bağ evine gideceğimizi söylemek istedim. Eyüp bana, ‘Hani sadece konuşacaktınız, neden size ateş ettiler?’ dedi. Ben de bize ateş edildiği için karşılık verdiğimizi söyledim. Bağ evine gittiğimizde Eyüp kapıyı açtı. Yaşananları anlattım. Eyüp ve Ümit olaydan o anda haberdar oldu. Aç oldukları için Volkan’ı arayıp yemek istedik. Bir süre sonra maktule ait telefondan bana mesaj geldi. Mesajda durumumuzun nasıl olduğu soruluyordu. Bunun üzerine maktulün sosyal medya hesabını aradım. Telefona çıkan kişi kendisini maktulün ağabeyi olarak tanıttı. Vurulan biri olup olmadığını sordum. O da maktulün hastaneye kaldırıldığını söyledi. Bu haberi arkadaşlarıma ilettim. Hepimizin morali bozuldu. Sinirlendiğim için bağırdım. Maktulün ağabeyini tekrar arayarak yapabileceğimiz bir şey olup olmadığını sordum. Bizi hastaneye çağırdı. Ben de olay yerine yalnızca konuşmak amacıyla gittiğimizi, kötü bir niyetimizin olmadığını söyledim. Daha sonra sanık Ş. ve Volkan bağ evinden ayrıldı. Bir süre sonra maktulün hayatını kaybettiğini öğrendik. Olay nedeniyle çok öfkelendim. sanık Ş.’yi darp etmeyi düşündüm ancak kendisi orada değildi. Eyüp ve Ümit beni sakinleştirmeye çalıştı. Daha sonra polis tarafından ifadeye çağrıldım. Rezidansa geçeceğimi ve oradan alınabileceğimi söyledim. Yaya olarak rezidansa giderken sanık Ş. ve Volkan ile karşılaştım. Ardından teslim oldum. Maktulle herhangi bir husumetim yoktu. Keşke bu olay hiç yaşanmasaydı. Yaşananlardan dolayı pişmanım" ifadelerini kullandı. Diğer sanıklar suçsuz olduklarını öne sürerek tahliyelerini talep etti. Tanık Cemal H. ise olay günü yaşananları anlatarak, "Mehmet’i evinden ben aldım. Birlikte parka gittik. Mehmet sürekli telefonla görüşüyordu. Parkta bir banka oturduk. Mehmet telefonda bulunduğumuz yeri tarif ediyordu. Bir süre sonra sanıklar seri şekilde ateş etmeye başladı. Ateş ettikten sonra hiç durmadan yanımızdan geçerek uzaklaştılar. Bu sırada Mehmet vurulduğunu söyledi. Daha sonra parkın yanından geçen başka bir motosikletten de ateş açıldı. Ardından hastaneye gittik. Bizim tarafımızdan hiç kimse silah kullanmadı. Benim üzerimde de silah yoktu" şeklinde konuştu. Duruşmada söz alan maktul yakınları ise sanıklardan şikayetçi olduklarını belirtti. Cumhuriyet savcısı, mevcut delil durumu ve suçun niteliğini dikkate alarak tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti ise dosyadaki eksikliklerin giderilmesine ve tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Olayın geçmişi Olay, 30 Ağustos tarihinde Şahinbey ilçesine bağlı Bülbülzade Parkı’nda meydana geldi. İddiaya göre Mehmet Akdeniz isimli şahıs ve arkadaşları, 2 motosikletle olay yerine gelen 4 şüpheli tarafından silahlı saldırıya uğradı. Vücuduna aldığı mermilerle yere yığılan genç ağır yaralandı. Çevredekilerin durumu 112 Acil Sağlık Merkezine bildirmesi üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri yönlendirildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri ağır yaralanan Mehmet Akdeniz isimli genci hastaneye kaldırdı. Hastaneye kaldırılan genç doktorların tüm müdahalelerine rağmen hayatını kaybetti. Olayın ardından harekete geçen Cinayet Büro Amirliği ekipleri, olayla ilgili 2 si Mehmet Akdeniz’in arkadaşı, 1’i saldırganlara yardım eden şahıs olmak üzere toplam 7 şüpheliyi olayda kullanılan silahlarla birlikte yakalayarak gözaltına almıştı.